CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Ekrem İmamoğlu ve CHP kurultayına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Euronews'i...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Ekrem İmamoğlu ve CHP kurultayına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Euronews'i...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Ekrem İmamoğlu ve CHP kurultayına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Euronews'in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu'nun siyasi tutuklu olmadığını dile getirdi.
"Siyasi görüşünden dolayı da içeri alınmış biri değil." diye konuşan Kılıçdaroğlu, "Kalkıpta bir kişiyi cumhurbaşkanı ilan edip ondan sonra bu oldu diye ona siyasi dava diyemezsin." dedi.
CHP lideri, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığıyla, hakkındaki davaların ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
CHP KURULTAYINDA ADAY OLACAK MI?
Kılıçdaroğlu, "CHP kurultayında yeniden genel başkan adayı olacak mısınız?" sorusuna da yanıt verdi.
Delegenin istemesi şartıyla adaylığa kapıyı açık bırakan CHP lideri, "Ben hiçbir zaman ve hiçbir dönem genel başkan adayıyım demedim. Delege derse ki 'Şu kişi gelsin genel başkan olsun' nasıl reddeceksiniz." açıklamasında bulundu.
Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı seçiminde işbirliğine de açık kapı bıraktı.
Muhalefetin seçimi kazanabilmesi için birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Yüzde 51'i nasıl alacaksınız? İşbirliği yaparak. İşbirliği yapmadan nasıl alacaksınız?" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Ekrem İmamoğlu ve CHP kurultayına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Euronews'in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu'nun siyasi tutuklu olmadığını dile getirdi.
"Siyasi görüşünden dolayı da içeri alınmış biri değil." diye konuşan Kılıçdaroğlu, "Kalkıpta bir kişiyi cumhurbaşkanı ilan edip ondan sonra bu oldu diye ona siyasi dava diyemezsin." dedi.
CHP lideri, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığıyla, hakkındaki davaların ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
CHP KURULTAYINDA ADAY OLACAK MI?
Kılıçdaroğlu, "CHP kurultayında yeniden genel başkan adayı olacak mısınız?" sorusuna da yanıt verdi.
Delegenin istemesi şartıyla adaylığa kapıyı açık bırakan CHP lideri, "Ben hiçbir zaman ve hiçbir dönem genel başkan adayıyım demedim. Delege derse ki 'Şu kişi gelsin genel başkan olsun' nasıl reddeceksiniz." açıklamasında bulundu.
Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı seçiminde işbirliğine de açık kapı bıraktı.
Muhalefetin seçimi kazanabilmesi için birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Yüzde 51'i nasıl alacaksınız? İşbirliği yaparak. İşbirliği yapmadan nasıl alacaksınız?" ifadelerini kullandı.
BMD Araştırma'nın analizine göre; Ana harcama grupları incelendiğinde eğitim, aylık yüzde 8,62 ile en çok artan grup olurken aylık enflasyona 17 baz puan katkı verdi. Alkollü içecekler ve...
BMD Araştırma'nın analizine göre; Ana harcama grupları incelendiğinde eğitim, aylık yüzde 8,62 ile en çok artan grup olurken aylık enflasyona 17 baz puan katkı verdi. Alkollü içecekler ve...
BMD Araştırma'nın analizine göre; Ana harcama grupları incelendiğinde eğitim, aylık yüzde 8,62 ile en çok artan grup olurken aylık enflasyona 17 baz puan katkı verdi. Alkollü içecekler ve tütün, aylık yüzde 6,89 ile en çok artan ikinci grup oldu. Ulaştırma aylık yüzde 4,82 artarken aylık enflasyona 82 baz puanla en çok katkı veren grup oldu. Giyim ve ayakkabı ise sezon indirimlerinin devam etmesiyle aylık yüzde 3,54 azalarak aylık enflasyonu 24 baz puan ile aşağı çeken tek grup oldu.
Yıllık bazda bakıldığında 13 ana harcama grubunun tamamında artış yaşandı. Eğitim, yıllık yüzde 53,44 ile en çok artan grup olurken yıllık enflasyona 114 baz puan katkı verdi. Sağlık, yıllık yüzde 43,46 ile en çok artan ikinci grup oldu. Enflasyon sepetinde en yüksek ağırlığa sahip olan gıda ve alkolsüz içecekler, yıllık yüzde 33,79 artış gösterirken yıllık enflasyona 812 baz puan ile en çok katkı veren grup oldu.
Sanayinin dört ana sektörüne göre elektrik ve gaz, aylık yüzde 6,03 ile en çok artan sektör oldu. En yüksek ağırlığa sahip imalat, aylık yüzde 2,35 artarken aylık Yİ-ÜFE'ye 203 baz puan ile en yüksek katkıyı veren sektör oldu. Aylık bazda yalnızca madencilik yüzde 0,14 azaldı.
Madencilik, yıllık yüzde 38,88 ile en çok artan ana sektör oldu. İmalat yüzde 29,68 artış gösterirken yıllık Yİ-ÜFE'ye 2.533 baz puan ile en çok katkıyı verdi. Yıllık bazda düşüş gösteren ana sektör olmadı.
TCMB'nin 2026 yılı takviminde ağustos ayında Para Politikası Kurulu toplantısı bulunmadığı için politika faizi 23 Temmuz kararıyla yüzde 37,00 seviyesinde kaldı. TCMB, yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nda 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26'dan yüzde 28'e yükseltti.
Yıllık enflasyon ağustos ayında da gerilemeye devam ederken eğitim ücretlerindeki mevsimsel ayarlamalar ile enerji fiyatları enflasyon üzerinde baskı yaratmaya devam edebileceği aktarıldı.
Kaynak: RSS
BMD Araştırma'nın analizine göre; Ana harcama grupları incelendiğinde eğitim, aylık yüzde 8,62 ile en çok artan grup olurken aylık enflasyona 17 baz puan katkı verdi. Alkollü içecekler ve tütün, aylık yüzde 6,89 ile en çok artan ikinci grup oldu. Ulaştırma aylık yüzde 4,82 artarken aylık enflasyona 82 baz puanla en çok katkı veren grup oldu. Giyim ve ayakkabı ise sezon indirimlerinin devam etmesiyle aylık yüzde 3,54 azalarak aylık enflasyonu 24 baz puan ile aşağı çeken tek grup oldu.
Yıllık bazda bakıldığında 13 ana harcama grubunun tamamında artış yaşandı. Eğitim, yıllık yüzde 53,44 ile en çok artan grup olurken yıllık enflasyona 114 baz puan katkı verdi. Sağlık, yıllık yüzde 43,46 ile en çok artan ikinci grup oldu. Enflasyon sepetinde en yüksek ağırlığa sahip olan gıda ve alkolsüz içecekler, yıllık yüzde 33,79 artış gösterirken yıllık enflasyona 812 baz puan ile en çok katkı veren grup oldu.
Sanayinin dört ana sektörüne göre elektrik ve gaz, aylık yüzde 6,03 ile en çok artan sektör oldu. En yüksek ağırlığa sahip imalat, aylık yüzde 2,35 artarken aylık Yİ-ÜFE'ye 203 baz puan ile en yüksek katkıyı veren sektör oldu. Aylık bazda yalnızca madencilik yüzde 0,14 azaldı.
Madencilik, yıllık yüzde 38,88 ile en çok artan ana sektör oldu. İmalat yüzde 29,68 artış gösterirken yıllık Yİ-ÜFE'ye 2.533 baz puan ile en çok katkıyı verdi. Yıllık bazda düşüş gösteren ana sektör olmadı.
TCMB'nin 2026 yılı takviminde ağustos ayında Para Politikası Kurulu toplantısı bulunmadığı için politika faizi 23 Temmuz kararıyla yüzde 37,00 seviyesinde kaldı. TCMB, yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nda 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26'dan yüzde 28'e yükseltti.
Yıllık enflasyon ağustos ayında da gerilemeye devam ederken eğitim ücretlerindeki mevsimsel ayarlamalar ile enerji fiyatları enflasyon üzerinde baskı yaratmaya devam edebileceği aktarıldı.
Kaynak: RSS
Antalya ve Adana'da çıkan üç ayrı orman yangınına müdahale ediliyor.
Antalya'nın Aksu ilçesi ile Adana'nın Kozan ilçesinde iki ayrı noktada çıkan yangınları kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
İşte orman yangını bölgelerinden son gelişmeler…
ANTALYA'DAKİ YA...
Antalya ve Adana'da çıkan üç ayrı orman yangınına müdahale ediliyor.
Antalya'nın Aksu ilçesi ile Adana'nın Kozan ilçesinde iki ayrı noktada çıkan yangınları kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
İşte orman yangını bölgelerinden son gelişmeler…
ANTALYA'DAKİ YA...
Antalya ve Adana'da çıkan üç ayrı orman yangınına müdahale ediliyor.
Antalya'nın Aksu ilçesi ile Adana'nın Kozan ilçesinde iki ayrı noktada çıkan yangınları kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
İşte orman yangını bölgelerinden son gelişmeler…
ANTALYA'DAKİ YANGIN RÜZGARIN ETKİSİYLE BÜYÜDÜAntalya'nın Aksu ilçesindeki yangın dün başladı. Akşam saat 16.30'da başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle büyüdü.
Yerleşim yerlerine yakın noktada ilerleyen yangına orman ve itfaiye ekipleri, karadan ve havadan müdahalesi sürüyor.
Yangını söndürme çalışmalarına, köylüler de destek veriyor.
Dün gece boşaltılması için anonslar yapılan Kızıllı Mahallesi'nde sabah saatlerinde de camiden “Yangın havuzu için su taşınacak” anonsu yapıldı. Bunun üzerine onlarca mahalleli, helikopter ve arazözlerin su doldurduğu su havuzuna traktörleriyle su taşıdı.
Sırayla suyu havuza boşaltan köylüler, tankerlerini tekrar doldurmak için köye döndü.
BAZI EVLER TAHLİYE EDİLDİAntalya Valiliği, alevlerin tehdit ettiği 254 evden 720 kişinin tahliye edildiğini açıkladı.
Bölgede alevlerle mücadele gece boyunca sürerken, günün aydınlanmasıyla havadan müdahale yeniden başladı.
Yangın nedeniyle oluşan duman ise çevreyi kapladı.
Kentin bir bölümü duman bulutu altında kaldı.
2 BİNDEN FAZLA EVDE ELEKTRİKLER KESİLDİOrman yangını nedeniyle bölgede büyük çapta elektrik kesintisi yaşandı.
Valilik, 2 bin 97 aboneye elektrik verilemediğini açıkladı.
Yangın bölgesinde açıklama yapan Antalya Valisi Hulusi Şahin, alevleri kontrol altına alma çabalarının sürdüğünü ve yangının enerjisinin düşürüldüğünü söyledi.
ADANA KOZAN'DA ALEVLERE MÜDAHALE SÜRÜYORAdana'nın Kozan ilçesinde iki noktada çıkan orman yangınları, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alınmaya çalışılıyor.
Doğanalanı Mahallesi kırsalında henüz belirlenemeyen nedenle orman yangını çıktı.
Yangına üç uçak, 9 helikopter, iki İHA, bir TOMA, 55 arazöz, 14 su tankeri ve çok sayıda araç ile 476 personelin müdahalesi devam ederken, 40 ev tahliye edildi.
Müdahaleler sürerken mahallede 40 ev de önlem amaçlı tahliye edildi.
İKİNCİ YANGIN ÇIKTIEkiplerin yangına müdahalesi sürerken Düzağaç Mahallesi'nin Dağılcak mevkisindeki ormanlık alandan da bilinmeyen nedenle duman yükseldi.
Bölgeye yönlendirilen ekipler, alevlere havadan ve karadan müdahale etti.
İki farklı noktadaki yangınların kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.
132 HEKTAR ORMAN ZARAR GÖRDÜDün kontrol altına alınan Karaisalı Çorlu Mahallesi, Feke ilçesi Mahsurlu Mahallesi yangınları ile bugün kontrol altına alınan Kozan ilçesi Düzağaç Mahallesi'ndeki yangınlarda 132 hektar ormanın zarar gördüğü belirtildi.
Antalya ve Adana'da çıkan üç ayrı orman yangınına müdahale ediliyor.
Antalya'nın Aksu ilçesi ile Adana'nın Kozan ilçesinde iki ayrı noktada çıkan yangınları kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
İşte orman yangını bölgelerinden son gelişmeler…
ANTALYA'DAKİ YANGIN RÜZGARIN ETKİSİYLE BÜYÜDÜAntalya'nın Aksu ilçesindeki yangın dün başladı. Akşam saat 16.30'da başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle büyüdü.
Yerleşim yerlerine yakın noktada ilerleyen yangına orman ve itfaiye ekipleri, karadan ve havadan müdahalesi sürüyor.
Yangını söndürme çalışmalarına, köylüler de destek veriyor.
Dün gece boşaltılması için anonslar yapılan Kızıllı Mahallesi'nde sabah saatlerinde de camiden “Yangın havuzu için su taşınacak” anonsu yapıldı. Bunun üzerine onlarca mahalleli, helikopter ve arazözlerin su doldurduğu su havuzuna traktörleriyle su taşıdı.
Sırayla suyu havuza boşaltan köylüler, tankerlerini tekrar doldurmak için köye döndü.
BAZI EVLER TAHLİYE EDİLDİAntalya Valiliği, alevlerin tehdit ettiği 254 evden 720 kişinin tahliye edildiğini açıkladı.
Bölgede alevlerle mücadele gece boyunca sürerken, günün aydınlanmasıyla havadan müdahale yeniden başladı.
Yangın nedeniyle oluşan duman ise çevreyi kapladı.
Kentin bir bölümü duman bulutu altında kaldı.
2 BİNDEN FAZLA EVDE ELEKTRİKLER KESİLDİOrman yangını nedeniyle bölgede büyük çapta elektrik kesintisi yaşandı.
Valilik, 2 bin 97 aboneye elektrik verilemediğini açıkladı.
Yangın bölgesinde açıklama yapan Antalya Valisi Hulusi Şahin, alevleri kontrol altına alma çabalarının sürdüğünü ve yangının enerjisinin düşürüldüğünü söyledi.
ADANA KOZAN'DA ALEVLERE MÜDAHALE SÜRÜYORAdana'nın Kozan ilçesinde iki noktada çıkan orman yangınları, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alınmaya çalışılıyor.
Doğanalanı Mahallesi kırsalında henüz belirlenemeyen nedenle orman yangını çıktı.
Yangına üç uçak, 9 helikopter, iki İHA, bir TOMA, 55 arazöz, 14 su tankeri ve çok sayıda araç ile 476 personelin müdahalesi devam ederken, 40 ev tahliye edildi.
Müdahaleler sürerken mahallede 40 ev de önlem amaçlı tahliye edildi.
İKİNCİ YANGIN ÇIKTIEkiplerin yangına müdahalesi sürerken Düzağaç Mahallesi'nin Dağılcak mevkisindeki ormanlık alandan da bilinmeyen nedenle duman yükseldi.
Bölgeye yönlendirilen ekipler, alevlere havadan ve karadan müdahale etti.
İki farklı noktadaki yangınların kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.
132 HEKTAR ORMAN ZARAR GÖRDÜDün kontrol altına alınan Karaisalı Çorlu Mahallesi, Feke ilçesi Mahsurlu Mahallesi yangınları ile bugün kontrol altına alınan Kozan ilçesi Düzağaç Mahallesi'ndeki yangınlarda 132 hektar ormanın zarar gördüğü belirtildi.
Danimarka'da bir meza...
Danimarka'da bir mezarda bulunan 3.400 yıllık katlanır sandalye, Tunç Çağı Avrupası'ndan günümüze ulaşan tek eksiksiz ahşap sandalye. Devamı burada: Tunç Çağı’na Ait Sağlam Bir Katlanır Sandalye Arkeofili.
Danimarka'da bir mezarda bulunan 3.400 yıllık katlanır sandalye, Tunç Çağı Avrupası'ndan günümüze ulaşan tek eksiksiz ahşap sandalye.
Devamı burada: Tunç Çağı’na Ait Sağlam Bir Katlanır Sandalye Arkeofili.
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Arnavutköy'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte seyir halinde olan 34 NHZ 679 plaka...
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Arnavutköy'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte seyir halinde olan 34 NHZ 679 plaka...
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Arnavutköy'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte seyir halinde olan 34 NHZ 679 plakalı otomobil ile 34 NAG 704 plakalı kırmızı Opel marka otomobil, araçların arasında art arda şerit değiştirerek ilerledi.
O sırada trafikteki bir vatandaş, 2 otomobilin makas atarak ilerlediği anları kaydetti. Vatandaş, çektiği görüntülerle birlikte durumu emniyet ekiplerine ihbar etti.
Vatandaşın görüntülü ihbarı üzerine harekete geçtiler
İhbarın ardından Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri görüntüleri incelemeye aldı. Plakalar üzerinden yapılan çalışmalar sonucunda araç sürücülerinin Muhammed Ali Y. ve Tunahan Ö. olduğu tespit edildi.
181 bin lira ceza kesildi
Yapılan işlemlerde 34 NHZ 679 plakalı otomobilin sürücüsü Muhammed Ali Y.'ye Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-G ve 73/B maddeleri kapsamında 91 bin lira, 34 NAG 704 plakalı otomobilin sürücüsü Tunahan Ö.'ye ise 46/2-G maddesi kapsamında 90 bin lira idari para cezası uygulandı.
İki sürücüye toplam 181 bin lira ceza kesilirken, sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konuldu. İki otomobil de çekici yardımıyla yediemin otoparkına götürülerek 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Öte yandan 2 otomobilin trafikte art arda şerit değiştirerek makas attığı anlar, ihbarda bulunan vatandaşın kamerasına saniye saniye yansıdı.
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Arnavutköy'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte seyir halinde olan 34 NHZ 679 plakalı otomobil ile 34 NAG 704 plakalı kırmızı Opel marka otomobil, araçların arasında art arda şerit değiştirerek ilerledi.
O sırada trafikteki bir vatandaş, 2 otomobilin makas atarak ilerlediği anları kaydetti. Vatandaş, çektiği görüntülerle birlikte durumu emniyet ekiplerine ihbar etti.
Vatandaşın görüntülü ihbarı üzerine harekete geçtiler
İhbarın ardından Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri görüntüleri incelemeye aldı. Plakalar üzerinden yapılan çalışmalar sonucunda araç sürücülerinin Muhammed Ali Y. ve Tunahan Ö. olduğu tespit edildi.
181 bin lira ceza kesildi
Yapılan işlemlerde 34 NHZ 679 plakalı otomobilin sürücüsü Muhammed Ali Y.'ye Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-G ve 73/B maddeleri kapsamında 91 bin lira, 34 NAG 704 plakalı otomobilin sürücüsü Tunahan Ö.'ye ise 46/2-G maddesi kapsamında 90 bin lira idari para cezası uygulandı.
İki sürücüye toplam 181 bin lira ceza kesilirken, sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konuldu. İki otomobil de çekici yardımıyla yediemin otoparkına götürülerek 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Öte yandan 2 otomobilin trafikte art arda şerit değiştirerek makas attığı anlar, ihbarda bulunan vatandaşın kamerasına saniye saniye yansıdı.
İzmir’de, uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen ve Belçika merkezli faaliyet gösteren “Yaramışlar” suç örgütüyle bağlantılı olduğu tespit e...
İzmir’de, uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen ve Belçika merkezli faaliyet gösteren “Yaramışlar” suç örgütüyle bağlantılı olduğu tespit e...
İzmir’de, uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen ve Belçika merkezli faaliyet gösteren “Yaramışlar” suç örgütüyle bağlantılı olduğu tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Bayram Yaramış’ın yöneticiliğini yaptığı suç örgütüyle birlikte hareket ettiği belirlenen 38 şüpheli hakkında çalışma başlatıldı.
Belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda şu ana kadar 24 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin cezaevinde bulunduğu, 2’sinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Diğer 11 şüphelinin ise yurt dışında olduğu bildirildi. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait taşınmaz mallar, araçlar ve teknelere de el konuldu.
1 MİLYAR TL DEĞERİNDE MAL VARLIĞINA EL KONULDU
Yapılan analiz, istihbarat çalışmaları ve mali incelemeler sonucu, söz konusu suç örgütünün uluslararası ölçekte faaliyet gösteren, hiyerarşik yapıya sahip, süreklilik arz eden ve çok yönlü suç işleme kapasitesi bulunan organize bir yapı olduğu değerlendirildi.
Soruşturma kapsamında ayrıca, suçtan elde edildiği değerlendirilen ve yaklaşık toplam değeri 1 milyar TL (20,7 milyon ABD doları) olan 87 adet taşınmaza, 18 adet araca, 4 adet özel tekneye, 14 adet şirket ortaklık payına, banka hesapları ile diğer malvarlığı unsurlarına el konuldu.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, uyuşturucu madde ticareti ve organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen soruşturmanın titizlikle ve çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.
İzmir’de, uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen ve Belçika merkezli faaliyet gösteren “Yaramışlar” suç örgütüyle bağlantılı olduğu tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Bayram Yaramış’ın yöneticiliğini yaptığı suç örgütüyle birlikte hareket ettiği belirlenen 38 şüpheli hakkında çalışma başlatıldı.
Belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda şu ana kadar 24 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin cezaevinde bulunduğu, 2’sinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Diğer 11 şüphelinin ise yurt dışında olduğu bildirildi. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait taşınmaz mallar, araçlar ve teknelere de el konuldu.
1 MİLYAR TL DEĞERİNDE MAL VARLIĞINA EL KONULDU
Yapılan analiz, istihbarat çalışmaları ve mali incelemeler sonucu, söz konusu suç örgütünün uluslararası ölçekte faaliyet gösteren, hiyerarşik yapıya sahip, süreklilik arz eden ve çok yönlü suç işleme kapasitesi bulunan organize bir yapı olduğu değerlendirildi.
Soruşturma kapsamında ayrıca, suçtan elde edildiği değerlendirilen ve yaklaşık toplam değeri 1 milyar TL (20,7 milyon ABD doları) olan 87 adet taşınmaza, 18 adet araca, 4 adet özel tekneye, 14 adet şirket ortaklık payına, banka hesapları ile diğer malvarlığı unsurlarına el konuldu.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, uyuşturucu madde ticareti ve organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen soruşturmanın titizlikle ve çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) tarafından açıklanan KYK yurt başvuru sonuçları sonrasında öğrencilerin gündeminde bu kez "taah...
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) tarafından açıklanan KYK yurt başvuru sonuçları sonrasında öğrencilerin gündeminde bu kez "taah...
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) tarafından açıklanan KYK yurt başvuru sonuçları sonrasında öğrencilerin gündeminde bu kez "taahhütname onayı" yer almaya başladı.
KYK taahhütname onayının nasıl yapılacağı, 2026-2027 KYK yurt sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrenciler tarafından sorgulanıyor. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim yılı GSB yurt başvuru sonuçlarının 8 Eylül tarihinde açıklandığını duyurdu. GSB tarafından KYK yurtlarında kalmaya hak kazanan öğrenciler için ise şimdi taahhütname onayı süreci başlayacak. Peki, KYK taahhütname onayı nedir, nasıl yapılır?
TAAHHÜTNAME ONAYI NEDİR?Taahhütname, şahsın kendine ait olan hesabı veya kendi adına, farklı bir “gerçek” ya da “tüzel” kişiye, sözleşmeli veya sözleşmesiz bir şekilde, bir işin yapılmasını ya da bir şeyin teslim alındığının kanıtı olarak verdiği/aldığı belgeye verilen isimdir.
KYK YURT TAAHHÜTNAME ONAYI NASIL YAPILIR?Ödeme işleminin ardından turkiye.gov.tr'de bulunan “YURT KAYIT İŞLEMLERİ” linkinden taahhütname onayı yapılması gerekmektedir. KYK yurt taahhütname onayı, e-Devlet Kapısı üzerinden ilk kayıt ücretinin ödenmesinin ardından tamamlanır.
KYK yurt taahhütname onayları, 10 Eylül saat 23.00’e kadar yapılabilecek.
KYK TAAHHÜTNAME ONAYI İÇİN TIKLAYIN
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) tarafından açıklanan KYK yurt başvuru sonuçları sonrasında öğrencilerin gündeminde bu kez "taahhütname onayı" yer almaya başladı.
KYK taahhütname onayının nasıl yapılacağı, 2026-2027 KYK yurt sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrenciler tarafından sorgulanıyor. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim yılı GSB yurt başvuru sonuçlarının 8 Eylül tarihinde açıklandığını duyurdu. GSB tarafından KYK yurtlarında kalmaya hak kazanan öğrenciler için ise şimdi taahhütname onayı süreci başlayacak. Peki, KYK taahhütname onayı nedir, nasıl yapılır?
TAAHHÜTNAME ONAYI NEDİR?Taahhütname, şahsın kendine ait olan hesabı veya kendi adına, farklı bir “gerçek” ya da “tüzel” kişiye, sözleşmeli veya sözleşmesiz bir şekilde, bir işin yapılmasını ya da bir şeyin teslim alındığının kanıtı olarak verdiği/aldığı belgeye verilen isimdir.
KYK YURT TAAHHÜTNAME ONAYI NASIL YAPILIR?Ödeme işleminin ardından turkiye.gov.tr'de bulunan “YURT KAYIT İŞLEMLERİ” linkinden taahhütname onayı yapılması gerekmektedir. KYK yurt taahhütname onayı, e-Devlet Kapısı üzerinden ilk kayıt ücretinin ödenmesinin ardından tamamlanır.
KYK yurt taahhütname onayları, 10 Eylül saat 23.00’e kadar yapılabilecek.
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu...
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu...
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Orta Doğu bölgesinde genel olarak iyileşme eğilimi gözlendi.
Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin Ağustos 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Endekste eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.
Temmuzda 52,2 olan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi ağustosta üst üste dördüncü ay artış kaydederek 52,7'ye yükseldi. Son veriler, ihracat pazarlarında talep koşullarının aylık bazda güçlü bir şekilde iyileştiğine ve bu iyileşmenin Mayıs 2024'ten bu yana en belirgin düzeyde gerçekleştiğine işaret etti.
ABD'de üretimde güçlü artış
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Söz konusu artış, son 52 ayın en yüksek hızına ulaştı. ABD, Türk imalat sektörü ihracat pazarının yaklaşık yüzde 6'sını oluşturuyor. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Yine de bölgenin büyük bölümünde ekonomik aktivite ağustos ayında genişleme kaydetti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Her iki ülkede de büyüme ılımlı düzeylerde kalmaya devam etse de temmuz ayına göre hız kazandı. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Romanya'da ise son 27 ayın en yüksek hızına ulaştı. Ağustosta önemli ihracat pazarları içerisinde yalnızca Fransa ve Polonya'da ekonomik aktivite zayıflama gösterdi. Bu iki ülkenin üretiminde düşüş temmuz ayına göre de belirginleşti.
Orta Doğu'da genel iyileşme eğilimi
Ağustosta Orta Doğu bölgesinde genel olarak iyileşme eğilimi gözlendi. Üretim artışı Birleşik Arap Emirlikleri'nde son altı ayın, Suudi Arabistan'da son yedi ayın zirvesine ulaştı ve küresel ölçekte en güçlü artışlar olarak kayda geçti. Kuveyt'te büyüme, bölgedeki savaşın patlak vermesinden önceki dönemden bu yana en güçlü düzeyde gerçekleşti. Üretim, Katar ve Mısır'da düşmeye devam ederken, Lübnan'da ise hemen hemen aynı kaldı. Ağustosta anket kapsamındaki ülkeler içerisinde en sert üretim kaybı, seçim dönemi nedeniyle ekonomik aktivitenin belirgin şekilde yavaşladığı Zambiya'da görüldü.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:
'Üçüncü çeyrek ilerledikçe, küresel ekonomik büyümenin güçlendiği görülüyor; bu eğilimin yurt dışı pazarlarda iş hacimlerini artırmak konusunda Türk imalatçılarına yardımcı olması bekleniyor. Talep koşullarındaki güçlü iyileşmede iki önemli bölge belirleyici: Üretim artışının yaklaşık dört buçuk yılın zirvesine ulaştığı ABD ve bölgedeki savaşın patlak vermesinin ardından toparlanma eğiliminin devam ettiği Orta Doğu. Avrupa pazarlarında büyüme genel olarak daha ılımlı düzeylerde gerçekleşti; ancak önümüzdeki aylarda burada da başlayacak bir ivmelenme Türk imalatçılar için fırsatları genişletecektir.'
Kaynak: RSS
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Orta Doğu bölgesinde genel olarak iyileşme eğilimi gözlendi.
Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin Ağustos 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Endekste eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.
Temmuzda 52,2 olan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi ağustosta üst üste dördüncü ay artış kaydederek 52,7'ye yükseldi. Son veriler, ihracat pazarlarında talep koşullarının aylık bazda güçlü bir şekilde iyileştiğine ve bu iyileşmenin Mayıs 2024'ten bu yana en belirgin düzeyde gerçekleştiğine işaret etti.
ABD'de üretimde güçlü artış
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Söz konusu artış, son 52 ayın en yüksek hızına ulaştı. ABD, Türk imalat sektörü ihracat pazarının yaklaşık yüzde 6'sını oluşturuyor. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Yine de bölgenin büyük bölümünde ekonomik aktivite ağustos ayında genişleme kaydetti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Her iki ülkede de büyüme ılımlı düzeylerde kalmaya devam etse de temmuz ayına göre hız kazandı. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Romanya'da ise son 27 ayın en yüksek hızına ulaştı. Ağustosta önemli ihracat pazarları içerisinde yalnızca Fransa ve Polonya'da ekonomik aktivite zayıflama gösterdi. Bu iki ülkenin üretiminde düşüş temmuz ayına göre de belirginleşti.
Orta Doğu'da genel iyileşme eğilimi
Ağustosta Orta Doğu bölgesinde genel olarak iyileşme eğilimi gözlendi. Üretim artışı Birleşik Arap Emirlikleri'nde son altı ayın, Suudi Arabistan'da son yedi ayın zirvesine ulaştı ve küresel ölçekte en güçlü artışlar olarak kayda geçti. Kuveyt'te büyüme, bölgedeki savaşın patlak vermesinden önceki dönemden bu yana en güçlü düzeyde gerçekleşti. Üretim, Katar ve Mısır'da düşmeye devam ederken, Lübnan'da ise hemen hemen aynı kaldı. Ağustosta anket kapsamındaki ülkeler içerisinde en sert üretim kaybı, seçim dönemi nedeniyle ekonomik aktivitenin belirgin şekilde yavaşladığı Zambiya'da görüldü.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:
'Üçüncü çeyrek ilerledikçe, küresel ekonomik büyümenin güçlendiği görülüyor; bu eğilimin yurt dışı pazarlarda iş hacimlerini artırmak konusunda Türk imalatçılarına yardımcı olması bekleniyor. Talep koşullarındaki güçlü iyileşmede iki önemli bölge belirleyici: Üretim artışının yaklaşık dört buçuk yılın zirvesine ulaştığı ABD ve bölgedeki savaşın patlak vermesinin ardından toparlanma eğiliminin devam ettiği Orta Doğu. Avrupa pazarlarında büyüme genel olarak daha ılımlı düzeylerde gerçekleşti; ancak önümüzdeki aylarda burada da başlayacak bir ivmelenme Türk imalatçılar için fırsatları genişletecektir.'
Kaynak: RSS
SON KAYIT KURTULUŞTAN BİR GÜN ÖNCEİzmir’in Basmane semtindeki tarihi Halk Eczanesi’nde korunan ve son kaydı 8 Eylül 1922’de tutulan reçete defteri, kentin kurtuluşundan önceki günlere ışık tutuyor.
Konak ilçesindeki eczane, Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a aitti. Cumhuriyet’in ilanının ardından 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahs...
SON KAYIT KURTULUŞTAN BİR GÜN ÖNCEİzmir’in Basmane semtindeki tarihi Halk Eczanesi’nde korunan ve son kaydı 8 Eylül 1922’de tutulan reçete defteri, kentin kurtuluşundan önceki günlere ışık tutuyor.
Konak ilçesindeki eczane, Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a aitti. Cumhuriyet’in ilanının ardından 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahs...
SON KAYIT KURTULUŞTAN BİR GÜN ÖNCEİzmir’in Basmane semtindeki tarihi Halk Eczanesi’nde korunan ve son kaydı 8 Eylül 1922’de tutulan reçete defteri, kentin kurtuluşundan önceki günlere ışık tutuyor.
Konak ilçesindeki eczane, Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a aitti. Cumhuriyet’in ilanının ardından 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahsis edilen eczanenin yıkıntıları arasında Tholoos’a ait bir reçete defteri bulundu.
1923 YILINDAN BERİ AYNI ECZANEFransızca tutulan defterde ağırlıklı olarak Rum hastaların isimleri yer alırken, az sayıda Türk, Ermeni, Yahudi ve Levanten hastanın da kaydı bulunuyor.
Tholoos’un deftere düştüğü son kayıt ise İzmir’in kurtuluşundan bir gün önce, 8 Eylül 1922 tarihini taşıyor.
Defteri koruma altına alan Ali Bey, ilerleyen yıllarda boş kalan sayfalara kendi notlarını da yazdı. Böylece reçete defteri, farklı dönemlerden kayıtların bir araya geldiği tarihi bir belge olarak muhafaza edildi.
Ali Bey’in ölümünün ardından Halk Eczanesi’ni oğlu Cengiz Dermancı, daha sonra ise üçüncü kuşak temsilcisi torunu Ali Dermancı (57) devraldı.
ECZANEDE ÜÇ KUŞAKTIR HİZMET VERİYORLARÜç kuşaktır Dermancı ailesinin koruduğu asırlık reçete defteri, İzmir’in kurtuluş günlerine uzanan hafızayı günümüze taşıyor
Ali Dermancı, eczacılık fakültesinden 1992 yılında mezun olduğunu, 32 yıldır dedesinin eczanesinde çalıştığını söyledi. Dermancı, kızının da eczacılık fakültesinde okuduğunu, dördüncü nesil olarak yetiştiğini söyledi.
DEFTERDE İZMİR’İN FARKLI TOPLUMLARINDAN HASTALARIN İSİMLERİ VARDedesinin mesleğe başlama ve eczanenin kuruluş sürecini anlatan Dermancı, "Dedem Makedonya'dan İstanbul'a gelerek eczacılık fakültesi okuyor. Okul bittikten sonra tekrar Makedonya'ya dönüyor. 1922 yılında tekrar Türkiye'ye dönerek bir süre Manisa Turgutlu'da çalışıyor. Ardından İzmir'de bir eczane açmaya karar veriyor. Şimdiki kanuna benzer şekilde o zamanda da eczane açarken nüfus ve mesafe sınırı varmış. Tilkilik, Agora uygun değilmiş, dedem de Kapılar semtinde eczane açmaya karar vermiş. Bu bölgede 1923 yılından beri hizmet vermekteyiz. Önce dedem, sonra babamla ve ardından ben" dedi.
"DEDEM, RUM ECZACININ KALDIĞI YERDEN BÖLGEYE HİZMET VERMİŞ"“Dedem 1923'te eczaneyi işletmeye başlıyor fakat 1922'de aynı yerde bir Rum eczacı hizmet vermekteymiş. Ona ait de bir reçete kayıt defteri hala ailemizde. Rum eczacı 8 Eylül 1922'ye kadar reçete kaydetmiş, fakat 9 Eylül ve sonrası yok. Bu 9 Eylül 1922 tarihinin anlamını ve önemini belirten kanıt niteliğinde bir belge.”
Rum eczacının defteri Fransızca ve Latince tuttuğunu söyleyen Dermancı, "Rum eczacı İzmir'in o anki nüfusuna paralel olarak Rum, Ermeni olmak üzere her sınıftan insana hizmet vermekteymiş. Dedem 1923'ten itibaren de Rum eczacının kaldığı yerden bölgeye hizmet vermiş" dedi.
"RUM ECZACININ TORUNLARI 2006'DAN BERİ ECZANEYİ ZİYARET EDİYOR"Rum eczacının torunlarının eczaneyi ziyaret ettiğini söyleyen Dermancı, "Torunlarından biri eczacıymış, serbest eczacılık yapmıyor ancak sektörün başka alanlarında çalışıyor. 2-3 kez ziyaret ettiler. Defteri gördüler, fotoğraflarını çektiler. Onlarla iletişimimiz kısıtlı da olsa da hala görüşmekteyiz. En son 1 hafta 10 gün önce Türkiye'deydiler ve bizi tekrar ziyaret ettiler. İlk defa 20 yıl önce, 2006 yılında gelmişlerdi. Olumsuz duyguları yoktu, geçmişleriyle bağlantı kurmakla ilgili bir zaman ve mesai harcıyor gibiydiler. Benim hissettiğim oydu. Bilginin peşine düştüler. Biz de elimizden geldiği kadar yardımcı olduk. Özellikle defter onlar için önemliydi" dedi.
ASIRLIK ECZANENİN GEÇMİŞTEN BİR FOTOĞRAFI
SON KAYIT KURTULUŞTAN BİR GÜN ÖNCEİzmir’in Basmane semtindeki tarihi Halk Eczanesi’nde korunan ve son kaydı 8 Eylül 1922’de tutulan reçete defteri, kentin kurtuluşundan önceki günlere ışık tutuyor.
Konak ilçesindeki eczane, Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a aitti. Cumhuriyet’in ilanının ardından 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahsis edilen eczanenin yıkıntıları arasında Tholoos’a ait bir reçete defteri bulundu.
1923 YILINDAN BERİ AYNI ECZANEFransızca tutulan defterde ağırlıklı olarak Rum hastaların isimleri yer alırken, az sayıda Türk, Ermeni, Yahudi ve Levanten hastanın da kaydı bulunuyor.
Tholoos’un deftere düştüğü son kayıt ise İzmir’in kurtuluşundan bir gün önce, 8 Eylül 1922 tarihini taşıyor.
Defteri koruma altına alan Ali Bey, ilerleyen yıllarda boş kalan sayfalara kendi notlarını da yazdı. Böylece reçete defteri, farklı dönemlerden kayıtların bir araya geldiği tarihi bir belge olarak muhafaza edildi.
Ali Bey’in ölümünün ardından Halk Eczanesi’ni oğlu Cengiz Dermancı, daha sonra ise üçüncü kuşak temsilcisi torunu Ali Dermancı (57) devraldı.
ECZANEDE ÜÇ KUŞAKTIR HİZMET VERİYORLARÜç kuşaktır Dermancı ailesinin koruduğu asırlık reçete defteri, İzmir’in kurtuluş günlerine uzanan hafızayı günümüze taşıyor
Ali Dermancı, eczacılık fakültesinden 1992 yılında mezun olduğunu, 32 yıldır dedesinin eczanesinde çalıştığını söyledi. Dermancı, kızının da eczacılık fakültesinde okuduğunu, dördüncü nesil olarak yetiştiğini söyledi.
DEFTERDE İZMİR’İN FARKLI TOPLUMLARINDAN HASTALARIN İSİMLERİ VARDedesinin mesleğe başlama ve eczanenin kuruluş sürecini anlatan Dermancı, "Dedem Makedonya'dan İstanbul'a gelerek eczacılık fakültesi okuyor. Okul bittikten sonra tekrar Makedonya'ya dönüyor. 1922 yılında tekrar Türkiye'ye dönerek bir süre Manisa Turgutlu'da çalışıyor. Ardından İzmir'de bir eczane açmaya karar veriyor. Şimdiki kanuna benzer şekilde o zamanda da eczane açarken nüfus ve mesafe sınırı varmış. Tilkilik, Agora uygun değilmiş, dedem de Kapılar semtinde eczane açmaya karar vermiş. Bu bölgede 1923 yılından beri hizmet vermekteyiz. Önce dedem, sonra babamla ve ardından ben" dedi.
"DEDEM, RUM ECZACININ KALDIĞI YERDEN BÖLGEYE HİZMET VERMİŞ"“Dedem 1923'te eczaneyi işletmeye başlıyor fakat 1922'de aynı yerde bir Rum eczacı hizmet vermekteymiş. Ona ait de bir reçete kayıt defteri hala ailemizde. Rum eczacı 8 Eylül 1922'ye kadar reçete kaydetmiş, fakat 9 Eylül ve sonrası yok. Bu 9 Eylül 1922 tarihinin anlamını ve önemini belirten kanıt niteliğinde bir belge.”
Rum eczacının defteri Fransızca ve Latince tuttuğunu söyleyen Dermancı, "Rum eczacı İzmir'in o anki nüfusuna paralel olarak Rum, Ermeni olmak üzere her sınıftan insana hizmet vermekteymiş. Dedem 1923'ten itibaren de Rum eczacının kaldığı yerden bölgeye hizmet vermiş" dedi.
"RUM ECZACININ TORUNLARI 2006'DAN BERİ ECZANEYİ ZİYARET EDİYOR"Rum eczacının torunlarının eczaneyi ziyaret ettiğini söyleyen Dermancı, "Torunlarından biri eczacıymış, serbest eczacılık yapmıyor ancak sektörün başka alanlarında çalışıyor. 2-3 kez ziyaret ettiler. Defteri gördüler, fotoğraflarını çektiler. Onlarla iletişimimiz kısıtlı da olsa da hala görüşmekteyiz. En son 1 hafta 10 gün önce Türkiye'deydiler ve bizi tekrar ziyaret ettiler. İlk defa 20 yıl önce, 2006 yılında gelmişlerdi. Olumsuz duyguları yoktu, geçmişleriyle bağlantı kurmakla ilgili bir zaman ve mesai harcıyor gibiydiler. Benim hissettiğim oydu. Bilginin peşine düştüler. Biz de elimizden geldiği kadar yardımcı olduk. Özellikle defter onlar için önemliydi" dedi.
ASIRLIK ECZANENİN GEÇMİŞTEN BİR FOTOĞRAFI
Gençlik ve Spor Bakanlığı'na (GSB) bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurt başvuru sonuçları için heyecanlı bekleyiş sona erdi ve sonuçlar açıklandı. İşte 2026-2027 KYK yurt sonuçları...
Gençlik ve Spor Bakanlığı'na (GSB) bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurt başvuru sonuçları için heyecanlı bekleyiş sona erdi ve sonuçlar açıklandı. İşte 2026-2027 KYK yurt sonuçları...
Gençlik ve Spor Bakanlığı'na (GSB) bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurt başvuru sonuçları için heyecanlı bekleyiş sona erdi ve sonuçlar açıklandı. İşte 2026-2027 KYK yurt sonuçları sorgulama.
2026-2027 KYK yurt başvuru sonuçlarının ne zaman açıklanacağı, yurt başvurusunda bulunan yüz binlerce öğrencinin gündeminde yer alıyordu. KYK yurt sonuçları açıklandı. Geçtiğimiz yıl eylül ayında açıklanan KYK yurt sonuçlarının bu yıl da eylül ayı içerisinde açıklandı. Peki, 2026-2027 KYK yurt sonuçları nasıl sorgulanır?
2026 KYK YURT SONUÇLARI AÇIKLANDIGençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yapılan duyuruyla birlikte, 2026-2027 KYK yurt sonuçları açıklandı.
8 Eylül tarihinde açıklanan KYK yurt başvuru sonuçları saat 10.07 itibarıyla e-Devlet üzerinden sorgulanabilecek.
KYK YURT SONUÇLARI NASIL SORGULANIR?KYK yurt yerleştirme sonuçları e-Devlet üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle birlikte sorgulanabilecek.
Yerleştirme sonuçları ilan edildikten sonra sonuç ekranında durumu “ Yurt kazandı” olarak yer alan adaylar yurtlara konaklama hakkı elde edecek.
KYK yurt yerleştirme sonuçları ekranında kayıt hakkı elde edilen yurdun adı, açık adresi ve kayıt için gerekli bilgiler yer alacak.KYK YURT SONUÇLARI İÇİN TIKLAYIN
SONUÇLARIN ARDINDAN ADAYLAR NE YAPACAK?KYK yurt sonuçları ilan edildikten sonra adayların sırasıyla kayıt işlemlerini gerçekleştirmesi gerekiyor. Belirlenen süre zarfında işlem yapmayan adayların yurt hakkı, yedek adaylara devrediliyor.
Sonuçlar ilan edildikten sonra adaylar, taahhütname onayı yapacak ve ilk kayıt ücretini yatıracak. Yurt hakkı elde eden ancak yurtta kalmak istemeyen öğrenciler, ilk kayıt ücretini yatırmadığı durumda yurt hakkı iptal olacak.
İlk kayıt ücretinin süresi içerisinde ödenmesi durumunda ilgili yurt müdürlüğüne başvurarak taahhütname onayının yapılması gerekmektedir.
Gençlik ve Spor Bakanlığı'na (GSB) bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurt başvuru sonuçları için heyecanlı bekleyiş sona erdi ve sonuçlar açıklandı. İşte 2026-2027 KYK yurt sonuçları sorgulama.
2026-2027 KYK yurt başvuru sonuçlarının ne zaman açıklanacağı, yurt başvurusunda bulunan yüz binlerce öğrencinin gündeminde yer alıyordu. KYK yurt sonuçları açıklandı. Geçtiğimiz yıl eylül ayında açıklanan KYK yurt sonuçlarının bu yıl da eylül ayı içerisinde açıklandı. Peki, 2026-2027 KYK yurt sonuçları nasıl sorgulanır?
2026 KYK YURT SONUÇLARI AÇIKLANDIGençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yapılan duyuruyla birlikte, 2026-2027 KYK yurt sonuçları açıklandı.
8 Eylül tarihinde açıklanan KYK yurt başvuru sonuçları saat 10.07 itibarıyla e-Devlet üzerinden sorgulanabilecek.
KYK YURT SONUÇLARI NASIL SORGULANIR?KYK yurt yerleştirme sonuçları e-Devlet üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle birlikte sorgulanabilecek.
Yerleştirme sonuçları ilan edildikten sonra sonuç ekranında durumu “ Yurt kazandı” olarak yer alan adaylar yurtlara konaklama hakkı elde edecek.
KYK yurt yerleştirme sonuçları ekranında kayıt hakkı elde edilen yurdun adı, açık adresi ve kayıt için gerekli bilgiler yer alacak.KYK YURT SONUÇLARI İÇİN TIKLAYIN
SONUÇLARIN ARDINDAN ADAYLAR NE YAPACAK?KYK yurt sonuçları ilan edildikten sonra adayların sırasıyla kayıt işlemlerini gerçekleştirmesi gerekiyor. Belirlenen süre zarfında işlem yapmayan adayların yurt hakkı, yedek adaylara devrediliyor.
Sonuçlar ilan edildikten sonra adaylar, taahhütname onayı yapacak ve ilk kayıt ücretini yatıracak. Yurt hakkı elde eden ancak yurtta kalmak istemeyen öğrenciler, ilk kayıt ücretini yatırmadığı durumda yurt hakkı iptal olacak.
İlk kayıt ücretinin süresi içerisinde ödenmesi durumunda ilgili yurt müdürlüğüne başvurarak taahhütname onayının yapılması gerekmektedir.
Gedik Yatırım'ın Forex Günlük Analizi'nde, Japon yeninin ay başından bu yana değer kazancının yüzde 4'ü aştığı belirtildi. Japonya ekonomisinin ikinci çeyrek büyümesinin yukarı yönlü revize edilmesi ve ücretlerin temmuz ayında yaklaşık 30 yılın en güçlü artışını kaydetmesinin, BOJ'un 18 Eylül toplantısı...
Gedik Yatırım'ın Forex Günlük Analizi'nde, Japon yeninin ay başından bu yana değer kazancının yüzde 4'ü aştığı belirtildi. Japonya ekonomisinin ikinci çeyrek büyümesinin yukarı yönlü revize edilmesi ve ücretlerin temmuz ayında yaklaşık 30 yılın en güçlü artışını kaydetmesinin, BOJ'un 18 Eylül toplantısı...
Gedik Yatırım'ın Forex Günlük Analizi'nde, Japon yeninin ay başından bu yana değer kazancının yüzde 4'ü aştığı belirtildi. Japonya ekonomisinin ikinci çeyrek büyümesinin yukarı yönlü revize edilmesi ve ücretlerin temmuz ayında yaklaşık 30 yılın en güçlü artışını kaydetmesinin, BOJ'un 18 Eylül toplantısında faiz artırabileceği beklentilerini desteklediği aktarıldı. S&P 500 vadeli işlemlerinin düştüğü, Avrupa vadeli endekslerinin ise yatay seyrettiği ifade edildi.
Petrol fiyatlarında İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğine yönelik olası anlaşmaya ilişkin gelişmelerin takip edildiği belirtilirken, Çin'den gelen güçlü talep ve sıkılaşan arzın Brent petrolü yüzde 1 yükselişle 97,46 dolara taşıdığı kaydedildi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon endişelerini canlı tuttuğu, merkez bankalarının daha sıkı para politikası uygulayabileceği beklentilerinin ise risk iştahını sınırladığı ifade edildi.
ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,79 civarında yatay kaldığı, doların zayıflamasından destek bulan altının yüzde 0,4 artışla 4.420 dolar seviyesine yükseldiği aktarıldı. Bakırın ise yakın vadeli arz sıkıntıları ve ABD'nin rafine bakır ithalatına yönelik tarife uygulayabileceği beklentileriyle 14.617 dolar/ton seviyesine çıkarak üst üste ikinci seansta rekor kırdığı belirtildi.
Haftanın devamında ABD'den gelecek ekonomik veriler ve özellikle cuma günü açıklanacak enflasyon rakamlarının Fed'in faiz kararı açısından piyasaların ana gündeminde yer alacağı kaydedildi. Perşembe günü açıklanacak Oracle ve Adobe bilançolarının da yapay zeka altyapı harcamaları ve teknoloji sektörünün görünümü açısından yakından takip edileceği ifade edildi.
Avrupa piyasalarının salı gününe hafif negatif bir görünümle hazırlandığı belirtilen analizde, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskıyı artırabileceği ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği endişelerinin yatırımcıların odağında yer aldığı aktarıldı.
Yurt içinde ve ABD'de dün veri akışının sakin seyrettiği, kurda yataya yakın hareketler izlendiği belirtildi. Orta Doğu'da tansiyonun yüksek seyrettiği, İran'ın Körfez'de yeni bir kısıtlı bölge planı ve Aramco'nun Cizan petrol tesislerinin vurulmasıyla petrol fiyatlarının haftanın ilk işlem gününde yükseliş eğilimi gösterdiği kaydedildi. Dolar endeksinin de dün değer kaybettiği ifade edildi.
Bu perşembe TCMB'nin faiz kararını açıklayacağı belirtilirken, Gedik Yatırım'ın ve piyasa beklentisinin politika faizinin sabit tutulacağı yönünde olduğu aktarıldı. Karar metninde verilecek mesajların yakından izleneceği ifade edildi.
ABD tarafında ise cuma günü açıklanacak TÜFE verisinin, güçlü istihdam verileri sonrası önem kazandığı ve haftaya Fed faiz kararı toplantısı öncesi volatiliteyi artırabileceği belirtildi. Bugün veri akışı bakımından sakin bir görünüm bulunduğu kaydedildi.
Dolar/TL'nin bu sabah saat 08.00 itibarıyla 48,45 civarında hafif yükseliş eğiliminde hareket ettiği, dolar endeksinin ise 98,83 civarında bulunduğu bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Gedik Yatırım'ın Forex Günlük Analizi'nde, Japon yeninin ay başından bu yana değer kazancının yüzde 4'ü aştığı belirtildi. Japonya ekonomisinin ikinci çeyrek büyümesinin yukarı yönlü revize edilmesi ve ücretlerin temmuz ayında yaklaşık 30 yılın en güçlü artışını kaydetmesinin, BOJ'un 18 Eylül toplantısında faiz artırabileceği beklentilerini desteklediği aktarıldı. S&P 500 vadeli işlemlerinin düştüğü, Avrupa vadeli endekslerinin ise yatay seyrettiği ifade edildi.
Petrol fiyatlarında İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğine yönelik olası anlaşmaya ilişkin gelişmelerin takip edildiği belirtilirken, Çin'den gelen güçlü talep ve sıkılaşan arzın Brent petrolü yüzde 1 yükselişle 97,46 dolara taşıdığı kaydedildi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon endişelerini canlı tuttuğu, merkez bankalarının daha sıkı para politikası uygulayabileceği beklentilerinin ise risk iştahını sınırladığı ifade edildi.
ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,79 civarında yatay kaldığı, doların zayıflamasından destek bulan altının yüzde 0,4 artışla 4.420 dolar seviyesine yükseldiği aktarıldı. Bakırın ise yakın vadeli arz sıkıntıları ve ABD'nin rafine bakır ithalatına yönelik tarife uygulayabileceği beklentileriyle 14.617 dolar/ton seviyesine çıkarak üst üste ikinci seansta rekor kırdığı belirtildi.
Haftanın devamında ABD'den gelecek ekonomik veriler ve özellikle cuma günü açıklanacak enflasyon rakamlarının Fed'in faiz kararı açısından piyasaların ana gündeminde yer alacağı kaydedildi. Perşembe günü açıklanacak Oracle ve Adobe bilançolarının da yapay zeka altyapı harcamaları ve teknoloji sektörünün görünümü açısından yakından takip edileceği ifade edildi.
Avrupa piyasalarının salı gününe hafif negatif bir görünümle hazırlandığı belirtilen analizde, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskıyı artırabileceği ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği endişelerinin yatırımcıların odağında yer aldığı aktarıldı.
Yurt içinde ve ABD'de dün veri akışının sakin seyrettiği, kurda yataya yakın hareketler izlendiği belirtildi. Orta Doğu'da tansiyonun yüksek seyrettiği, İran'ın Körfez'de yeni bir kısıtlı bölge planı ve Aramco'nun Cizan petrol tesislerinin vurulmasıyla petrol fiyatlarının haftanın ilk işlem gününde yükseliş eğilimi gösterdiği kaydedildi. Dolar endeksinin de dün değer kaybettiği ifade edildi.
Bu perşembe TCMB'nin faiz kararını açıklayacağı belirtilirken, Gedik Yatırım'ın ve piyasa beklentisinin politika faizinin sabit tutulacağı yönünde olduğu aktarıldı. Karar metninde verilecek mesajların yakından izleneceği ifade edildi.
ABD tarafında ise cuma günü açıklanacak TÜFE verisinin, güçlü istihdam verileri sonrası önem kazandığı ve haftaya Fed faiz kararı toplantısı öncesi volatiliteyi artırabileceği belirtildi. Bugün veri akışı bakımından sakin bir görünüm bulunduğu kaydedildi.
Dolar/TL'nin bu sabah saat 08.00 itibarıyla 48,45 civarında hafif yükseliş eğiliminde hareket ettiği, dolar endeksinin ise 98,83 civarında bulunduğu bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre külçe altın, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93...
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre külçe altın, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93...
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre külçe altın, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 oranlarında yatırımcısına en yüksek aylık reel getiriyi sağladı.
Aylık değerlendirmede Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,66, Euro yüzde 0,61 ve mevduat faizi yüzde 0,33 oranında reel getiri sunarken; Amerikan Doları yüzde 0,86 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,83 oranında kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,38, Euro yüzde 1,34 ve mevduat faizi yüzde 1,05 oranında kazandırdı; Amerikan Doları yüzde 0,15 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,13 oranında kaybettirdi.
Üç aylık değerlendirmede DİBS; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,46, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,77 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sağlayan araç oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,15, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,98 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
Altı aylık değerlendirmeye göre mevduat faizi (brüt); Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,19, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,87 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sundu. Aynı dönemde külçe altın Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,35, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 18,01 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren araç olarak kayıtlara geçti.
Yıllık değerlendirmede külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,73, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,49 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sağladı.
Yıllık bazda Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde DİBS yüzde 4,21 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 3,35 oranında kazandırırken; BIST 100 endeksi yüzde 0,20, Amerikan Doları yüzde 8,36 ve Euro yüzde 8,68 oranında kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,39 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,56 oranında kazanç sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 2,90, Amerikan Doları yüzde 10,84 ve Euro yüzde 11,16 oranında yatırımcısına kaybettirdi.
Kaynak: RSS
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre külçe altın, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 oranlarında yatırımcısına en yüksek aylık reel getiriyi sağladı.
Aylık değerlendirmede Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,66, Euro yüzde 0,61 ve mevduat faizi yüzde 0,33 oranında reel getiri sunarken; Amerikan Doları yüzde 0,86 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,83 oranında kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,38, Euro yüzde 1,34 ve mevduat faizi yüzde 1,05 oranında kazandırdı; Amerikan Doları yüzde 0,15 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,13 oranında kaybettirdi.
Üç aylık değerlendirmede DİBS; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,46, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,77 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sağlayan araç oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,15, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,98 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
Altı aylık değerlendirmeye göre mevduat faizi (brüt); Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,19, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,87 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sundu. Aynı dönemde külçe altın Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,35, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 18,01 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren araç olarak kayıtlara geçti.
Yıllık değerlendirmede külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,73, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,49 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sağladı.
Yıllık bazda Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde DİBS yüzde 4,21 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 3,35 oranında kazandırırken; BIST 100 endeksi yüzde 0,20, Amerikan Doları yüzde 8,36 ve Euro yüzde 8,68 oranında kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,39 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,56 oranında kazanç sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 2,90, Amerikan Doları yüzde 10,84 ve Euro yüzde 11,16 oranında yatırımcısına kaybettirdi.
Michael Harari
İsrail’in Suriye’nin kuzeyine düzenlediği son saldırı, Kudüs ile Ankara arasındaki gerilimin ciddi şekilde tırmanmasına yol açtı. İki ülke arasındaki ilişkiler, son üç yılda belirgin biçimde kötüleşirken, derin görüş ayrılıklarının merkezinde, en azından Suriye’de Esed rejiminin devrilmesine kadar, Filistin meselesi ve Gazze savaşı yer aldı. Bugün ise Şam’daki yeni yönetimle birlikte Suriye, iki taraf arasındaki anlaşmazlığın bir başka cephesine dönüşmüş durumda. Bu durum, ağustos ayının ortalarında İsrail’in düzenlediği saldırının da gösterdiği üzere, tarafları tehlikeli biçimde doğrudan bir çatışmaya yaklaştırabilir. İki ülkenin kasıtlı ya da istemeden doğrudan bir...
Michael Harari
İsrail’in Suriye’nin kuzeyine düzenlediği son saldırı, Kudüs ile Ankara arasındaki gerilimin ciddi şekilde tırmanmasına yol açtı. İki ülke arasındaki ilişkiler, son üç yılda belirgin biçimde kötüleşirken, derin görüş ayrılıklarının merkezinde, en azından Suriye’de Esed rejiminin devrilmesine kadar, Filistin meselesi ve Gazze savaşı yer aldı. Bugün ise Şam’daki yeni yönetimle birlikte Suriye, iki taraf arasındaki anlaşmazlığın bir başka cephesine dönüşmüş durumda. Bu durum, ağustos ayının ortalarında İsrail’in düzenlediği saldırının da gösterdiği üzere, tarafları tehlikeli biçimde doğrudan bir çatışmaya yaklaştırabilir. İki ülkenin kasıtlı ya da istemeden doğrudan bir...
Michael Harari
İsrail’in Suriye’nin kuzeyine düzenlediği son saldırı, Kudüs ile Ankara arasındaki gerilimin ciddi şekilde tırmanmasına yol açtı. İki ülke arasındaki ilişkiler, son üç yılda belirgin biçimde kötüleşirken, derin görüş ayrılıklarının merkezinde, en azından Suriye’de Esed rejiminin devrilmesine kadar, Filistin meselesi ve Gazze savaşı yer aldı. Bugün ise Şam’daki yeni yönetimle birlikte Suriye, iki taraf arasındaki anlaşmazlığın bir başka cephesine dönüşmüş durumda. Bu durum, ağustos ayının ortalarında İsrail’in düzenlediği saldırının da gösterdiği üzere, tarafları tehlikeli biçimde doğrudan bir çatışmaya yaklaştırabilir. İki ülkenin kasıtlı ya da istemeden doğrudan bir çatışmaya sürüklenmesini önlemek için öncelikle her iki tarafın çıkarlarının ortaya konulması ve sınırlarının net biçimde belirlenmesi gerekiyor.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 17 Nisan 2026’da Antalya’da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’ndaki bir oturumda konuşma yapıyor. (Reuters)
İsrail, son dönemde ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamalarına rağmen Türkiye ile doğrudan bir çatışma arayışında değil. Ancak olası bir İran senaryosuna karşı Suriye hava sahasında hareket serbestisini korumak istiyor. Bununla birlikte İsrail, Şera hükümetine yönelik derin şüphelerini sürdürüyor. Barrack da yakın zamanda verdiği bir röportajda bu kaygıları dikkat çekici bir ayrıntı düzeyi ve kayda değer bir tarafsızlıkla açıkladı.
İsrail ayrıca Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunun genişlemesini veya aşırı ölçüde kalıcı hale gelmesini engellemek istiyor. Daha somut ifadeyle İsrail, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki mevcut askeri varlığını genişletmesinin önüne geçmeye çalışıyor. Tüm bu hesaplamaların arka planında ise 7 Ekim’in yarattığı sonuçlar ve sonrasında İsrail’de ortaya çıkan yeni zihniyet bulunuyor. Bu zihniyet, kontrol altına alma politikasına dayanan yaklaşımları sert ve zaman zaman aşırı bir biçimde reddediyor.
Türkiye ise İsrail’le doğrudan bir çatışma istemiyor. Ancak Ankara, İsrail’in bölgedeki çeşitli cephelerde yürüttüğü ve giderek ‘yoğunlaşan İsrail faaliyetleri’ olarak değerlendirdiği girişimlerden duyduğu endişeyi artırıyor ve bunları bölgede ‘İsrail hegemonyası’ kurma çabası olarak görüyor.
Ankara, özellikle Suriye’de Şera hükümetini, başta Kürt meselesi olmak üzere hayati çıkarlarını korumasına ve aynı zamanda Suriye’de ve ötesinde nüfuzunu genişletmesine yardımcı olacak stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması da bu daha geniş hedefin son dönemdeki önemli örneklerinden birini oluşturuyor.
Suriye ise kendisini iki tarafın arasında sıkışmış halde buluyor. Bir yandan İsrail’in saldırısı siyasi açıdan Şam’ın işine geliyor. Saldırı, Şam’ın ‘İsrail’in saldırgan niyetleri’ ve Suriye’nin egemenliğinin ihlal edildiğine ilişkin söylemini güçlendirirken, İsrail’in faaliyetlerini sınırlandırması yönündeki uluslararası baskının artmasına da katkı sağlayabilir. Öte yandan Suriye’nin giderek tırmanan bir İsrail-Türkiye karşılaşmasının sahasına dönüşmesi, Şera’nın ülke üzerindeki kontrolünü pekiştirme ve ağır ekonomik sorunlarla mücadele etme çabalarını doğrudan zayıflatıyor. Bölgedeki pek çok dosyada olduğu gibi çözümün anahtarı Washington’da bulunuyor. ABD, yakın bölgesel ortakları olan İsrail ve Türkiye ile, siyasi açıdan büyük yatırım yaptığı Suriye hükümeti arasında denge kurmaya çalışırken, stratejik odağını İran üzerinde tutmak istiyor.
Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Barrack’ın son açıklamaları İsrail’i açıkça sorumlu tutan bir nitelik taşıdı. Barrack, ABD’nin Türkiye’nin İsrail tarafından hedef alınan havaalanında askeri varlık kurma yönündeki iddia edilen planlarına ilişkin İsrail istihbaratını incelediğini ve bu bilgilerin doğru olmadığı sonucuna vardığını söyledi. İsrail’de yaklaşan seçimlere yaptığı gönderme ise daha da dikkat çekiciydi. Başkan Trump bu açıklamalara doğrudan yanıt vermedi ve Barrack’ın tutumunu destekleyip desteklemeyeceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Bununla birlikte, adil bir değerlendirme açısından Barrack’ın Ankara’ya olan açık yakınlığının da göz önünde bulundurulması gerekiyor.
Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi tarafından 17 Nisan 2026 tarihinde yayınlanan fotoğrafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Antalya Diplomasi Forumu’nun beşinci oturumunun açılış töreninde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile tokalaştığı görülüyor. (AFP)
İsrail ile Türkiye’nin bugün Suriye’de birbirlerinin ‘kırmızı çizgilerini’ test ettiği görülüyor. Taraflar, Suriye hükümeti ve merkezi yönetimin ülkenin tamamında kontrolü yeniden tesis etmeye çalıştığı bir dönemde, kendi çıkarlarını koruma ve nüfuzlarını genişletme konusunda ne kadar ileri gidebileceklerini anlamaya çalışıyor.
Türkiye, Ankara ile yakın ilişkiler içinde olan, güçlü ve kararlı bir merkezi hükümetin Şam’da yönetimi elinde tutmasını ve kendisine Suriye’de geniş bir nüfuz alanı açmasını tercih ediyor. İsrail ise mevcut Suriye hükümetine ne ölçüde güvenebileceği konusunda henüz kesin bir karar vermiş değil. Ancak Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunun daha fazla genişlemesini veya kalıcı hale gelmesini açıkça istemiyor. Bununla birlikte iki tarafın ortak bir temel çıkarı bulunuyor: İran’ı Suriye’nin dışında tutmak. İlginç olan ise tarafların bu ortak paydanın öneminin henüz tam anlamıyla farkında görünmemesi.
Önümüzdeki haftalar, özellikle her iki taraftaki iç siyasi hesaplar nedeniyle kritik olacak. Bu durum, özellikle 27 Ekim’de yapılması planlanan İsrail seçimleri yaklaşırken daha da önem kazanıyor. Bu nedenle, aralarındaki gerilim ve düşmanlık giderek artan iki tarafın yanlış hesaplamalar yaparak daha büyük bir çatışmaya yol açmasını önlemek için ABD’nin daha kararlı biçimde devreye girmesi gerekiyor. Türkiye’nin 2015’te bir Rus uçağını düşürmesi ve Suriye hava savunmasının 2018’de Lazkiye üzerinde başka bir Rus uçağını düşürmesi, ilgili tarafların aslında tırmanmayı istemediği durumlarda bile krizlerin ne kadar hızlı biçimde daha geniş çaplı çatışmalara dönüşebileceğini hatırlatmalı.
Bu nedenle İsrail ile Türkiye’nin, kamuoyundan uzak ve üst düzey doğrudan bir iletişim kanalı açması gerekiyor. Böylece taraflar hayati çıkarlarını ortaya koyabilir ve bir şekilde kendi kırmızı çizgileri üzerinde müzakere yürütebilir. Böyle bir kanal, yanlış anlamaların ve bunların sonucunda hesaplanmamış bir çatışmanın ortaya çıkma ihtimalini azaltabilir. Ayrıca iki taraf üzerinde ABDîn dengeleyici politikasına acilen ihtiyaç var. ABD, bu aşamada özel ve acil bir sorumluluk taşıyor. Washington’ın rolü, İsrail ile Türkiye’nin her ikisinin de istemediği bir çatışmaya sürüklenmesini önlemek açısından belirleyici.
yazı ilk olarak Şarku'l Avsat yayınlanmıştır.
Yazıda geçen yorumlar yazarının kişisel görüşleridir. Tarihistan'ın yayın politikasına ait değiş-ldir.
08:04-6 Eylül 2026 AD ـ 24 Rabi’ Al-Awwal 1448 AH
Michael Harari
İsrail’in Suriye’nin kuzeyine düzenlediği son saldırı, Kudüs ile Ankara arasındaki gerilimin ciddi şekilde tırmanmasına yol açtı. İki ülke arasındaki ilişkiler, son üç yılda belirgin biçimde kötüleşirken, derin görüş ayrılıklarının merkezinde, en azından Suriye’de Esed rejiminin devrilmesine kadar, Filistin meselesi ve Gazze savaşı yer aldı. Bugün ise Şam’daki yeni yönetimle birlikte Suriye, iki taraf arasındaki anlaşmazlığın bir başka cephesine dönüşmüş durumda. Bu durum, ağustos ayının ortalarında İsrail’in düzenlediği saldırının da gösterdiği üzere, tarafları tehlikeli biçimde doğrudan bir çatışmaya yaklaştırabilir. İki ülkenin kasıtlı ya da istemeden doğrudan bir çatışmaya sürüklenmesini önlemek için öncelikle her iki tarafın çıkarlarının ortaya konulması ve sınırlarının net biçimde belirlenmesi gerekiyor.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 17 Nisan 2026’da Antalya’da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’ndaki bir oturumda konuşma yapıyor. (Reuters)
İsrail, son dönemde ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamalarına rağmen Türkiye ile doğrudan bir çatışma arayışında değil. Ancak olası bir İran senaryosuna karşı Suriye hava sahasında hareket serbestisini korumak istiyor. Bununla birlikte İsrail, Şera hükümetine yönelik derin şüphelerini sürdürüyor. Barrack da yakın zamanda verdiği bir röportajda bu kaygıları dikkat çekici bir ayrıntı düzeyi ve kayda değer bir tarafsızlıkla açıkladı.
İsrail ayrıca Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunun genişlemesini veya aşırı ölçüde kalıcı hale gelmesini engellemek istiyor. Daha somut ifadeyle İsrail, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki mevcut askeri varlığını genişletmesinin önüne geçmeye çalışıyor. Tüm bu hesaplamaların arka planında ise 7 Ekim’in yarattığı sonuçlar ve sonrasında İsrail’de ortaya çıkan yeni zihniyet bulunuyor. Bu zihniyet, kontrol altına alma politikasına dayanan yaklaşımları sert ve zaman zaman aşırı bir biçimde reddediyor.
Türkiye ise İsrail’le doğrudan bir çatışma istemiyor. Ancak Ankara, İsrail’in bölgedeki çeşitli cephelerde yürüttüğü ve giderek ‘yoğunlaşan İsrail faaliyetleri’ olarak değerlendirdiği girişimlerden duyduğu endişeyi artırıyor ve bunları bölgede ‘İsrail hegemonyası’ kurma çabası olarak görüyor.
Ankara, özellikle Suriye’de Şera hükümetini, başta Kürt meselesi olmak üzere hayati çıkarlarını korumasına ve aynı zamanda Suriye’de ve ötesinde nüfuzunu genişletmesine yardımcı olacak stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması da bu daha geniş hedefin son dönemdeki önemli örneklerinden birini oluşturuyor.
Suriye ise kendisini iki tarafın arasında sıkışmış halde buluyor. Bir yandan İsrail’in saldırısı siyasi açıdan Şam’ın işine geliyor. Saldırı, Şam’ın ‘İsrail’in saldırgan niyetleri’ ve Suriye’nin egemenliğinin ihlal edildiğine ilişkin söylemini güçlendirirken, İsrail’in faaliyetlerini sınırlandırması yönündeki uluslararası baskının artmasına da katkı sağlayabilir. Öte yandan Suriye’nin giderek tırmanan bir İsrail-Türkiye karşılaşmasının sahasına dönüşmesi, Şera’nın ülke üzerindeki kontrolünü pekiştirme ve ağır ekonomik sorunlarla mücadele etme çabalarını doğrudan zayıflatıyor. Bölgedeki pek çok dosyada olduğu gibi çözümün anahtarı Washington’da bulunuyor. ABD, yakın bölgesel ortakları olan İsrail ve Türkiye ile, siyasi açıdan büyük yatırım yaptığı Suriye hükümeti arasında denge kurmaya çalışırken, stratejik odağını İran üzerinde tutmak istiyor.
Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Barrack’ın son açıklamaları İsrail’i açıkça sorumlu tutan bir nitelik taşıdı. Barrack, ABD’nin Türkiye’nin İsrail tarafından hedef alınan havaalanında askeri varlık kurma yönündeki iddia edilen planlarına ilişkin İsrail istihbaratını incelediğini ve bu bilgilerin doğru olmadığı sonucuna vardığını söyledi. İsrail’de yaklaşan seçimlere yaptığı gönderme ise daha da dikkat çekiciydi. Başkan Trump bu açıklamalara doğrudan yanıt vermedi ve Barrack’ın tutumunu destekleyip desteklemeyeceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Bununla birlikte, adil bir değerlendirme açısından Barrack’ın Ankara’ya olan açık yakınlığının da göz önünde bulundurulması gerekiyor.
Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi tarafından 17 Nisan 2026 tarihinde yayınlanan fotoğrafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Antalya Diplomasi Forumu’nun beşinci oturumunun açılış töreninde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile tokalaştığı görülüyor. (AFP)
İsrail ile Türkiye’nin bugün Suriye’de birbirlerinin ‘kırmızı çizgilerini’ test ettiği görülüyor. Taraflar, Suriye hükümeti ve merkezi yönetimin ülkenin tamamında kontrolü yeniden tesis etmeye çalıştığı bir dönemde, kendi çıkarlarını koruma ve nüfuzlarını genişletme konusunda ne kadar ileri gidebileceklerini anlamaya çalışıyor.
Türkiye, Ankara ile yakın ilişkiler içinde olan, güçlü ve kararlı bir merkezi hükümetin Şam’da yönetimi elinde tutmasını ve kendisine Suriye’de geniş bir nüfuz alanı açmasını tercih ediyor. İsrail ise mevcut Suriye hükümetine ne ölçüde güvenebileceği konusunda henüz kesin bir karar vermiş değil. Ancak Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunun daha fazla genişlemesini veya kalıcı hale gelmesini açıkça istemiyor. Bununla birlikte iki tarafın ortak bir temel çıkarı bulunuyor: İran’ı Suriye’nin dışında tutmak. İlginç olan ise tarafların bu ortak paydanın öneminin henüz tam anlamıyla farkında görünmemesi.
Önümüzdeki haftalar, özellikle her iki taraftaki iç siyasi hesaplar nedeniyle kritik olacak. Bu durum, özellikle 27 Ekim’de yapılması planlanan İsrail seçimleri yaklaşırken daha da önem kazanıyor. Bu nedenle, aralarındaki gerilim ve düşmanlık giderek artan iki tarafın yanlış hesaplamalar yaparak daha büyük bir çatışmaya yol açmasını önlemek için ABD’nin daha kararlı biçimde devreye girmesi gerekiyor. Türkiye’nin 2015’te bir Rus uçağını düşürmesi ve Suriye hava savunmasının 2018’de Lazkiye üzerinde başka bir Rus uçağını düşürmesi, ilgili tarafların aslında tırmanmayı istemediği durumlarda bile krizlerin ne kadar hızlı biçimde daha geniş çaplı çatışmalara dönüşebileceğini hatırlatmalı.
Bu nedenle İsrail ile Türkiye’nin, kamuoyundan uzak ve üst düzey doğrudan bir iletişim kanalı açması gerekiyor. Böylece taraflar hayati çıkarlarını ortaya koyabilir ve bir şekilde kendi kırmızı çizgileri üzerinde müzakere yürütebilir. Böyle bir kanal, yanlış anlamaların ve bunların sonucunda hesaplanmamış bir çatışmanın ortaya çıkma ihtimalini azaltabilir. Ayrıca iki taraf üzerinde ABDîn dengeleyici politikasına acilen ihtiyaç var. ABD, bu aşamada özel ve acil bir sorumluluk taşıyor. Washington’ın rolü, İsrail ile Türkiye’nin her ikisinin de istemediği bir çatışmaya sürüklenmesini önlemek açısından belirleyici.
yazı ilk olarak Şarku'l Avsat yayınlanmıştır.
Yazıda geçen yorumlar yazarının kişisel görüşleridir. Tarihistan'ın yayın politikasına ait değiş-ldir.
08:04-6 Eylül 2026 AD ـ 24 Rabi’ Al-Awwal 1448 AH
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yapan Ebubekir Uçar, geçirdiği trafik kaza...
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yapan Ebubekir Uçar, geçirdiği trafik kaza...
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yapan Ebubekir Uçar, geçirdiği trafik kazasına yaşamını yitirdi.
Kaza, 17 Ağustos günü saat 17.00 sıralarında Acarlar Mahallesi Yeni Riva Yolu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsü Ebubekir Uçar'ın makas atarak ilerlediği öne sürülen otomobil, aynı istikamette seyreden hafif ticari araca çarptı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis kaza nedeniyle trafik akışını kontrollü olarak sağladı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada otomobil sürücüsü Ebubekir Uçar'ın yaşamını yitirdiği belirlendi.
Uçar'ın, Türkiye Futbol Federasyonu'nda Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yaptığı öğrenildi.
Kazada yaşamını yitiren Ebubekir Uçar, 18 Ağustos'ta Pendik Koca Sinan Camii'nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Pendik Koca Mezarlığı'nda toprağa verildi.
ARACI 12 TAKLA ATTI
Çevredeki güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntülerde, Ebubekir Uçar idaresindeki otomobil ile hafif ticari aracın çarpıştığı anlar yer aldı.
Kazada Uçar'ın kullandığı otomobilin 12 kez takla attığı görüldü.
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yapan Ebubekir Uçar, geçirdiği trafik kazasına yaşamını yitirdi.
Kaza, 17 Ağustos günü saat 17.00 sıralarında Acarlar Mahallesi Yeni Riva Yolu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsü Ebubekir Uçar'ın makas atarak ilerlediği öne sürülen otomobil, aynı istikamette seyreden hafif ticari araca çarptı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis kaza nedeniyle trafik akışını kontrollü olarak sağladı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada otomobil sürücüsü Ebubekir Uçar'ın yaşamını yitirdiği belirlendi.
Uçar'ın, Türkiye Futbol Federasyonu'nda Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yaptığı öğrenildi.
Kazada yaşamını yitiren Ebubekir Uçar, 18 Ağustos'ta Pendik Koca Sinan Camii'nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Pendik Koca Mezarlığı'nda toprağa verildi.
ARACI 12 TAKLA ATTI
Çevredeki güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntülerde, Ebubekir Uçar idaresindeki otomobil ile hafif ticari aracın çarpıştığı anlar yer aldı.
Kazada Uçar'ın kullandığı otomobilin 12 kez takla attığı görüldü.
A1 Capital'in günlük raporunda, cari yıl tahminlerinde OVP'nin TCMB Enflasyon Raporu III'e göre genel olarak daha gerçekçi bir performans gösterdiği belirtildi. Özellikle 2022, 2023, 2024 ve 2025 gerçekleşmelerinde OVP'nin tahmin hatasının daha düşük olduğu aktarıldı.
Raporda, bi...
A1 Capital'in günlük raporunda, cari yıl tahminlerinde OVP'nin TCMB Enflasyon Raporu III'e göre genel olarak daha gerçekçi bir performans gösterdiği belirtildi. Özellikle 2022, 2023, 2024 ve 2025 gerçekleşmelerinde OVP'nin tahmin hatasının daha düşük olduğu aktarıldı.
Raporda, bi...
A1 Capital'in günlük raporunda, cari yıl tahminlerinde OVP'nin TCMB Enflasyon Raporu III'e göre genel olarak daha gerçekçi bir performans gösterdiği belirtildi. Özellikle 2022, 2023, 2024 ve 2025 gerçekleşmelerinde OVP'nin tahmin hatasının daha düşük olduğu aktarıldı.
Raporda, bir yıl sonrasına yönelik tahminlerde ise her iki kurumun performansının ciddi biçimde bozulduğu ifade edildi. Buna göre asıl problemin yılın ikinci yarısında enflasyonun seviyesini görmekten çok, enflasyonun orta vadeli patikasını öngörmekte ortaya çıktığı belirtildi.
2021 yılında yıl sonu enflasyonunun yüzde 36,08'e çıkmasına karşılık OVP'nin yüzde 16,2, Enflasyon Raporu III'ün ise yüzde 14,1 tahmininde bulunduğu kaydedildi. OVP'nin yaklaşık 19,9 puan, TCMB'nin ise 22 puan aşağıda kaldığı belirtilirken, her iki tahminin de yılın son bölümünde ortaya çıkan kur şoku ve fiyatlama davranışındaki kırılmayı yakalayamadığı ifade edildi.
2022 yılında gerçekleşmenin yüzde 64,27 olduğu, OVP'nin yüzde 65 tahmininin 0,73 puanlık hata ile gerçekleşmeye oldukça yakın olduğu, TCMB'nin yüzde 60 tahmininin ise yaklaşık 4,3 puan aşağıda kaldığı aktarıldı. Bu dönemin, rapordaki yıllar arasında OVP'nin en başarılı tahminlerinden biri olduğu belirtildi.
2023 yılında gerçekleşen yüzde 64,77 enflasyona karşı OVP'nin yüzde 65 ile 0,23 puanlık farkla tahmin yaptığı, TCMB Enflasyon Raporu III'ün yüzde 58 tahmininin ise yaklaşık 6,8 puan aşağıda kaldığı kaydedildi. Böylece 2022 ve 2023 birlikte değerlendirildiğinde cari yıl tahminlerinde OVP'nin belirgin üstünlüğü olduğu ifade edildi.
2024 yılında gerçekleşen yüzde 44,38 enflasyona karşı OVP'nin yüzde 41,5, TCMB'nin ise yüzde 38 tahmininde bulunduğu belirtildi. OVP'nin yaklaşık 2,9 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 6,4 puan aşağıda kaldığı aktarıldı. 2025 yılında da gerçekleşmenin yüzde 30,89 olduğu, OVP'nin yüzde 28,5 ile 2,4 puan, TCMB'nin yüzde 27 ile 3,9 puan aşağıda kaldığı kaydedildi.
OVP'nin açık biçimde daha başarılı olduğu belirtilen raporda, 2021'deki olağanüstü sapma dışarıda bırakıldığında 2022-2025 arasında OVP'nin ortalama mutlak hatasının yaklaşık 1,6 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 5,3 puan olduğu ifade edildi. Buna göre yakın dönem enflasyon seviyesini yakalamakta OVP'nin oldukça güçlü bir performans gösterdiği aktarıldı.
Raporda, gelecek yıl tahminlerinin ise daha dikkat çekici olduğu belirtildi. 2021 yılında OVP'nin 2022 enflasyonunu yüzde 9,8, TCMB'nin ise yüzde 7,8 olarak öngördüğü, gerçekleşmenin yüzde 64,27 olduğu kaydedildi. Her iki tahminin de büyük ölçüde gerçekleşmenin altında kaldığı ifade edildi.
2022 yılında 2023 için OVP'nin yüzde 24,9, TCMB'nin yüzde 19,2 tahmininde bulunduğu, gerçekleşmenin ise yüzde 64,77 olduğu aktarıldı. Buna göre OVP'nin yaklaşık 40 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 46 puan aşağıda kaldığı belirtildi.
Kaynak: RSS
A1 Capital'in günlük raporunda, cari yıl tahminlerinde OVP'nin TCMB Enflasyon Raporu III'e göre genel olarak daha gerçekçi bir performans gösterdiği belirtildi. Özellikle 2022, 2023, 2024 ve 2025 gerçekleşmelerinde OVP'nin tahmin hatasının daha düşük olduğu aktarıldı.
Raporda, bir yıl sonrasına yönelik tahminlerde ise her iki kurumun performansının ciddi biçimde bozulduğu ifade edildi. Buna göre asıl problemin yılın ikinci yarısında enflasyonun seviyesini görmekten çok, enflasyonun orta vadeli patikasını öngörmekte ortaya çıktığı belirtildi.
2021 yılında yıl sonu enflasyonunun yüzde 36,08'e çıkmasına karşılık OVP'nin yüzde 16,2, Enflasyon Raporu III'ün ise yüzde 14,1 tahmininde bulunduğu kaydedildi. OVP'nin yaklaşık 19,9 puan, TCMB'nin ise 22 puan aşağıda kaldığı belirtilirken, her iki tahminin de yılın son bölümünde ortaya çıkan kur şoku ve fiyatlama davranışındaki kırılmayı yakalayamadığı ifade edildi.
2022 yılında gerçekleşmenin yüzde 64,27 olduğu, OVP'nin yüzde 65 tahmininin 0,73 puanlık hata ile gerçekleşmeye oldukça yakın olduğu, TCMB'nin yüzde 60 tahmininin ise yaklaşık 4,3 puan aşağıda kaldığı aktarıldı. Bu dönemin, rapordaki yıllar arasında OVP'nin en başarılı tahminlerinden biri olduğu belirtildi.
2023 yılında gerçekleşen yüzde 64,77 enflasyona karşı OVP'nin yüzde 65 ile 0,23 puanlık farkla tahmin yaptığı, TCMB Enflasyon Raporu III'ün yüzde 58 tahmininin ise yaklaşık 6,8 puan aşağıda kaldığı kaydedildi. Böylece 2022 ve 2023 birlikte değerlendirildiğinde cari yıl tahminlerinde OVP'nin belirgin üstünlüğü olduğu ifade edildi.
2024 yılında gerçekleşen yüzde 44,38 enflasyona karşı OVP'nin yüzde 41,5, TCMB'nin ise yüzde 38 tahmininde bulunduğu belirtildi. OVP'nin yaklaşık 2,9 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 6,4 puan aşağıda kaldığı aktarıldı. 2025 yılında da gerçekleşmenin yüzde 30,89 olduğu, OVP'nin yüzde 28,5 ile 2,4 puan, TCMB'nin yüzde 27 ile 3,9 puan aşağıda kaldığı kaydedildi.
OVP'nin açık biçimde daha başarılı olduğu belirtilen raporda, 2021'deki olağanüstü sapma dışarıda bırakıldığında 2022-2025 arasında OVP'nin ortalama mutlak hatasının yaklaşık 1,6 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 5,3 puan olduğu ifade edildi. Buna göre yakın dönem enflasyon seviyesini yakalamakta OVP'nin oldukça güçlü bir performans gösterdiği aktarıldı.
Raporda, gelecek yıl tahminlerinin ise daha dikkat çekici olduğu belirtildi. 2021 yılında OVP'nin 2022 enflasyonunu yüzde 9,8, TCMB'nin ise yüzde 7,8 olarak öngördüğü, gerçekleşmenin yüzde 64,27 olduğu kaydedildi. Her iki tahminin de büyük ölçüde gerçekleşmenin altında kaldığı ifade edildi.
2022 yılında 2023 için OVP'nin yüzde 24,9, TCMB'nin yüzde 19,2 tahmininde bulunduğu, gerçekleşmenin ise yüzde 64,77 olduğu aktarıldı. Buna göre OVP'nin yaklaşık 40 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 46 puan aşağıda kaldığı belirtildi.
Kaynak: RSS
Alnus Yatırım'ın analizine göre, bankacılık endeksi yüzde 0,55, holding endeksi yüzde 1,02 yükselirken, orman-kağıt-basım sektörü yüzde 3,38 ile en güçlü, bilişim sektörü ise yüzde 2,41 düşüşle en zayıf sektör oldu. Cuma günü geri alınan 14.000 seviyesinin üzerinde tutunmanın sürmesi olumlu değerlendirilirken, teknik olarak 14.200-14.300 bandı direnç, 14.000-13.900 bölgesi ise destek olarak öne çıktı.
Analizde, yurt içinde piyasanın odağının perşembe günü gerçekleştirilecek Türkiye...
Alnus Yatırım'ın analizine göre, bankacılık endeksi yüzde 0,55, holding endeksi yüzde 1,02 yükselirken, orman-kağıt-basım sektörü yüzde 3,38 ile en güçlü, bilişim sektörü ise yüzde 2,41 düşüşle en zayıf sektör oldu. Cuma günü geri alınan 14.000 seviyesinin üzerinde tutunmanın sürmesi olumlu değerlendirilirken, teknik olarak 14.200-14.300 bandı direnç, 14.000-13.900 bölgesi ise destek olarak öne çıktı.
Analizde, yurt içinde piyasanın odağının perşembe günü gerçekleştirilecek Türkiye...
Alnus Yatırım'ın analizine göre, bankacılık endeksi yüzde 0,55, holding endeksi yüzde 1,02 yükselirken, orman-kağıt-basım sektörü yüzde 3,38 ile en güçlü, bilişim sektörü ise yüzde 2,41 düşüşle en zayıf sektör oldu. Cuma günü geri alınan 14.000 seviyesinin üzerinde tutunmanın sürmesi olumlu değerlendirilirken, teknik olarak 14.200-14.300 bandı direnç, 14.000-13.900 bölgesi ise destek olarak öne çıktı.
Analizde, yurt içinde piyasanın odağının perşembe günü gerçekleştirilecek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplantısına çevrildiği belirtildi. Geçen hafta ağustos TÜFE'sinin aylık yüzde 1,84 ile beklentilere yakın gelmesinin para politikası beklentilerinde önemli bir kırılma yaratmadığı aktarıldı. BIST'in son iki seansta 14.000 üzerine dönmesinin özellikle banka hisselerinde Para Politikası Kurulu (PPK) öncesi pozisyonlanmayı desteklediği, buna karşılık Brent petrolün 97 dolar bölgesine yükselmesinin Türkiye açısından enflasyon ve cari denge kanalıyla dış risk oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.
ABD nakit piyasalarının dün Labor Day tatili nedeniyle kapalı olduğu, bu nedenle S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones için yeni bir kapanış bulunmadığı kaydedildi. Son işlem günü olan cuma günü S&P 500 7.718,41, Nasdaq 26.506,99 ve Dow Jones 53.413,60 seviyesinden kapanmıştı. Güçlü ağustos istihdam raporunun ardından piyasanın 16 Eylül'deki Fed toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına yaklaşık yüzde 60 ihtimal verdiği belirtilirken, haftanın ana belirleyicisinin perşembe günü açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (PPI) ve cuma günü açıklanacak TÜFE verilerinin mevcut şahin fiyatlamayı destekleyip desteklemeyeceği olacağı aktarıldı.
Avrupa'da petrol kaynaklı enflasyon endişelerinin yükselişi sınırladığı belirtilen analizde, STOXX 600'ün günü yataya yakın 649,9 puandan tamamladığı, enerji hisselerinin yüzde 1,2 yükseldiği ve Almanya DAX'ın yüzde 0,2 gerilediği bildirildi. Euro Bölgesi ikinci çeyrek büyümesinin çeyreklik yüzde 0,6 ve yıllık yüzde 1,2 ile beklentileri aşmasının ekonomik görünüme destek verdiği, ancak Brent petrolün 100 dolara yaklaşmasının faiz beklentilerini yukarıda tuttuğu ifade edildi. Piyasanın ECB'nin perşembe günü 25 baz puanlık faiz artırımına gitmesini beklediği, Deutsche Bank'ın ise aralık ayında da bir artış öngörmeye başladığı kaydedildi.
Petrolün yeni haftanın en önemli risk başlığı olmaya devam ettiği belirtilen analizde, Brent petrolün pazartesi günü 1,03 dolar veya yüzde 1,1 yükselerek 97,31 dolar/varilden kapandığı ve gün içinde 98,06 dolarla 24 Temmuz'dan bu yana en yüksek seviyesini gördüğü aktarıldı. İran'ın yeni ABD saldırılarına karşı Körfez'de enerji altyapısını hedef alma tehdidi, tanker ve savaş gemilerine yönelik karşılıklı saldırılar ve Hürmüz trafiğinin mayıstan bu yana en düşük seviyelere inmesinin fiyatı desteklediği belirtildi. Bu sabah Brent petrolün yükselişini sürdürerek yaklaşık 97,5 dolar seviyesinde olduğu ifade edildi.
Altının güçlü istihdam verisi sonrası faiz beklentilerinin etkisiyle dün zayıf kaldığı belirtilirken, spot ons altının pazartesi günü yaklaşık yüzde 0,4 düşüşle 4.410,55 dolar civarında işlem gördüğü, aralık vadeli kontratların ise yüzde 0,5 kayıpla 4.456,40 dolar seviyesine gerilediği aktarıldı. Bu sabah doların zayıflamasıyla spot altının yeniden 4.430 doların üzerine çıktığı kaydedildi. Fed faiz artırımı ihtimalinin yüzde 60 civarında kalmasının yukarı hareketi sınırladığı, İran kaynaklı jeopolitik risk ve dolar endeksinin 98,8 bölgesine gerilemesinin ise altını desteklediği ifade edildi.
Döviz tarafında günün dikkat çekici hareketinin Japon yeninde olduğu belirtildi. USDJPY'nin bu sabah 152,9'a kadar gerileyerek yenin şubat ayından bu yana en güçlü seviyesine ulaşmasına işaret ettiği, yenin son bir haftada dolar karşısında yaklaşık yüzde 4,5 değer kazandığı aktarıldı. Japonya'da reel ücretlerin temmuzda yıllık yüzde 2,4 artması ve ikinci çeyrek büyümesinin yukarı revize edilmesinin BOJ'un yeniden faiz artıracağı beklentisini güçlendirdiği kaydedildi. Dolar endeksinin 98,8, EURUSD'nin yaklaşık 1,1625 seviyesinde, ABD 10 yıllık tahvil faizinin ise yüzde 4,79 civarında seyrettiği bilgisi verildi.
Genel çerçevede BIST'in 14.000 üzerine dönmesinin içeride olumlu olduğu, ancak küresel risklerin yüksek kalmaya devam ettiği belirtildi. Brent petrolün 97-98 dolar bandında olması, Fed faiz artırımı ihtimalinin yüzde 60 civarında kalması ve Hürmüz'deki gerilimin risk iştahını sınırladığı ifade edildi. Buna karşılık Çin'in ağustos ihracatının yıllık yüzde 25 artmasının Asya büyüme görünümüne destek verdiği, bu sabah KOSPI'nin yüzde 1'in üzerinde, MSCI Asya-Pasifik endeksinin ise sınırlı artıda olduğu aktarıldı. BIST açısından 14.200-14.300 direncinin, küresel tarafta ise petrol, ABD enflasyon verileri ve perşembe günü hem TCMB hem ECB kararlarının haftanın ana başlıkları olacağı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Alnus Yatırım'ın analizine göre, bankacılık endeksi yüzde 0,55, holding endeksi yüzde 1,02 yükselirken, orman-kağıt-basım sektörü yüzde 3,38 ile en güçlü, bilişim sektörü ise yüzde 2,41 düşüşle en zayıf sektör oldu. Cuma günü geri alınan 14.000 seviyesinin üzerinde tutunmanın sürmesi olumlu değerlendirilirken, teknik olarak 14.200-14.300 bandı direnç, 14.000-13.900 bölgesi ise destek olarak öne çıktı.
Analizde, yurt içinde piyasanın odağının perşembe günü gerçekleştirilecek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplantısına çevrildiği belirtildi. Geçen hafta ağustos TÜFE'sinin aylık yüzde 1,84 ile beklentilere yakın gelmesinin para politikası beklentilerinde önemli bir kırılma yaratmadığı aktarıldı. BIST'in son iki seansta 14.000 üzerine dönmesinin özellikle banka hisselerinde Para Politikası Kurulu (PPK) öncesi pozisyonlanmayı desteklediği, buna karşılık Brent petrolün 97 dolar bölgesine yükselmesinin Türkiye açısından enflasyon ve cari denge kanalıyla dış risk oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.
ABD nakit piyasalarının dün Labor Day tatili nedeniyle kapalı olduğu, bu nedenle S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones için yeni bir kapanış bulunmadığı kaydedildi. Son işlem günü olan cuma günü S&P 500 7.718,41, Nasdaq 26.506,99 ve Dow Jones 53.413,60 seviyesinden kapanmıştı. Güçlü ağustos istihdam raporunun ardından piyasanın 16 Eylül'deki Fed toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına yaklaşık yüzde 60 ihtimal verdiği belirtilirken, haftanın ana belirleyicisinin perşembe günü açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (PPI) ve cuma günü açıklanacak TÜFE verilerinin mevcut şahin fiyatlamayı destekleyip desteklemeyeceği olacağı aktarıldı.
Avrupa'da petrol kaynaklı enflasyon endişelerinin yükselişi sınırladığı belirtilen analizde, STOXX 600'ün günü yataya yakın 649,9 puandan tamamladığı, enerji hisselerinin yüzde 1,2 yükseldiği ve Almanya DAX'ın yüzde 0,2 gerilediği bildirildi. Euro Bölgesi ikinci çeyrek büyümesinin çeyreklik yüzde 0,6 ve yıllık yüzde 1,2 ile beklentileri aşmasının ekonomik görünüme destek verdiği, ancak Brent petrolün 100 dolara yaklaşmasının faiz beklentilerini yukarıda tuttuğu ifade edildi. Piyasanın ECB'nin perşembe günü 25 baz puanlık faiz artırımına gitmesini beklediği, Deutsche Bank'ın ise aralık ayında da bir artış öngörmeye başladığı kaydedildi.
Petrolün yeni haftanın en önemli risk başlığı olmaya devam ettiği belirtilen analizde, Brent petrolün pazartesi günü 1,03 dolar veya yüzde 1,1 yükselerek 97,31 dolar/varilden kapandığı ve gün içinde 98,06 dolarla 24 Temmuz'dan bu yana en yüksek seviyesini gördüğü aktarıldı. İran'ın yeni ABD saldırılarına karşı Körfez'de enerji altyapısını hedef alma tehdidi, tanker ve savaş gemilerine yönelik karşılıklı saldırılar ve Hürmüz trafiğinin mayıstan bu yana en düşük seviyelere inmesinin fiyatı desteklediği belirtildi. Bu sabah Brent petrolün yükselişini sürdürerek yaklaşık 97,5 dolar seviyesinde olduğu ifade edildi.
Altının güçlü istihdam verisi sonrası faiz beklentilerinin etkisiyle dün zayıf kaldığı belirtilirken, spot ons altının pazartesi günü yaklaşık yüzde 0,4 düşüşle 4.410,55 dolar civarında işlem gördüğü, aralık vadeli kontratların ise yüzde 0,5 kayıpla 4.456,40 dolar seviyesine gerilediği aktarıldı. Bu sabah doların zayıflamasıyla spot altının yeniden 4.430 doların üzerine çıktığı kaydedildi. Fed faiz artırımı ihtimalinin yüzde 60 civarında kalmasının yukarı hareketi sınırladığı, İran kaynaklı jeopolitik risk ve dolar endeksinin 98,8 bölgesine gerilemesinin ise altını desteklediği ifade edildi.
Döviz tarafında günün dikkat çekici hareketinin Japon yeninde olduğu belirtildi. USDJPY'nin bu sabah 152,9'a kadar gerileyerek yenin şubat ayından bu yana en güçlü seviyesine ulaşmasına işaret ettiği, yenin son bir haftada dolar karşısında yaklaşık yüzde 4,5 değer kazandığı aktarıldı. Japonya'da reel ücretlerin temmuzda yıllık yüzde 2,4 artması ve ikinci çeyrek büyümesinin yukarı revize edilmesinin BOJ'un yeniden faiz artıracağı beklentisini güçlendirdiği kaydedildi. Dolar endeksinin 98,8, EURUSD'nin yaklaşık 1,1625 seviyesinde, ABD 10 yıllık tahvil faizinin ise yüzde 4,79 civarında seyrettiği bilgisi verildi.
Genel çerçevede BIST'in 14.000 üzerine dönmesinin içeride olumlu olduğu, ancak küresel risklerin yüksek kalmaya devam ettiği belirtildi. Brent petrolün 97-98 dolar bandında olması, Fed faiz artırımı ihtimalinin yüzde 60 civarında kalması ve Hürmüz'deki gerilimin risk iştahını sınırladığı ifade edildi. Buna karşılık Çin'in ağustos ihracatının yıllık yüzde 25 artmasının Asya büyüme görünümüne destek verdiği, bu sabah KOSPI'nin yüzde 1'in üzerinde, MSCI Asya-Pasifik endeksinin ise sınırlı artıda olduğu aktarıldı. BIST açısından 14.200-14.300 direncinin, küresel tarafta ise petrol, ABD enflasyon verileri ve perşembe günü hem TCMB hem ECB kararlarının haftanın ana başlıkları olacağı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, söz konusu ödeme 7 Eylül 2026 tarihinde şirket hesaplarına yatırıldı.
Bu ödemeyle Sarvan tarafından şirkete aktarılan toplam sermaye avansı tutarı 2 milyar 713 milyon 774 bin 391,42 TL'ye ulaştı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, söz konusu ödeme 7 Eylül 2026 tarihinde şirket hesaplarına yatırıldı.
Bu ödemeyle Sarvan tarafından şirkete aktarılan toplam sermaye avansı tutarı 2 milyar 713 milyon 774 bin 391,42 TL'ye ulaştı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
BMD Araştırma'nın Piyasalara Analitik Bakış raporunda, Bankacılık Endeksi'nin yüzde 0,55 ve Sınai Endeksi'nin yüzde 1,81 değer kazandığı belirtildi. Türkiye 2 yıllık tahvil faizinin bir önceki kapanışa göre değişmeyerek yüzde 39,57 seviyesinde sabit kaldığı, 10 yıllık tahvil faizinin ise 1 baz puan azalışla yüzde 34,20 seviyesinden işlem gördüğü aktarıldı. Dolar/TL'nin 48,42-48,45 ve Euro/TL'nin 56,26-56,40 aralı...
BMD Araştırma'nın Piyasalara Analitik Bakış raporunda, Bankacılık Endeksi'nin yüzde 0,55 ve Sınai Endeksi'nin yüzde 1,81 değer kazandığı belirtildi. Türkiye 2 yıllık tahvil faizinin bir önceki kapanışa göre değişmeyerek yüzde 39,57 seviyesinde sabit kaldığı, 10 yıllık tahvil faizinin ise 1 baz puan azalışla yüzde 34,20 seviyesinden işlem gördüğü aktarıldı. Dolar/TL'nin 48,42-48,45 ve Euro/TL'nin 56,26-56,40 aralı...
BMD Araştırma'nın Piyasalara Analitik Bakış raporunda, Bankacılık Endeksi'nin yüzde 0,55 ve Sınai Endeksi'nin yüzde 1,81 değer kazandığı belirtildi. Türkiye 2 yıllık tahvil faizinin bir önceki kapanışa göre değişmeyerek yüzde 39,57 seviyesinde sabit kaldığı, 10 yıllık tahvil faizinin ise 1 baz puan azalışla yüzde 34,20 seviyesinden işlem gördüğü aktarıldı. Dolar/TL'nin 48,42-48,45 ve Euro/TL'nin 56,26-56,40 aralığında hareket ettiği, Türkiye'nin dolar bazlı 5 yıl vadeli CDS oranının 217,7 olduğu ifade edildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre Hazine'nin nakit gelirlerinin ağustos ayında 1 trilyon 677,1 milyar lira, nakit giderlerinin ise 1 trilyon 627,3 milyar lira olarak gerçekleştiği belirtildi. Buna göre Hazine nakit dengesi ağustos ayında 49,8 milyar lira fazla verdi.
Faiz dışı denge 209,6 milyar lira fazla verirken faiz ödemelerinin 159,8 milyar lira olduğu aktarıldı. Hazine nakit dengesinin ocak-ağustos döneminde ise 1 trilyon 404,2 milyar lira açık verdiği kaydedildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, enflasyonla mücadelede kararlı duruşlarının süreceğini belirterek Türkiye ekonomisini her alanda daha güçlü, rekabetçi ve dayanıklı bir yapıya kavuşturmak için ne gerekiyorsa yapılacağını söylediği aktarıldı. Erdoğan'ın sosyal kiralık konutlarla ilgili başvuruların 14 Eylül'de alınmaya başlanacağını ve 2027 Mart itibarıyla anahtar teslimlerine geçileceğini bildirdiği belirtildi.
ABD Borsalarının İşçi Bayramı nedeniyle kapalı olduğu günde Avrupa Borsalarının günü karışık seyirle tamamladığı ifade edildi. Kanada'nın, ABD'nin tarifelerine misilleme olarak ABD'den ithal edilen yüzlerce ürüne yüzde 15 ila yüzde 50 arasında değişen gümrük vergileri getirdiği belirtildi. Kanada hükümetinin ABD'den ithal edilen birçok çelik ürünündeki vergiyi yüzde 25'ten yüzde 50'ye yükselttiği, motosiklet, kozmetik, peynir ve çeşitli tüketim ürünlerine de yeni tarifeler uygulamaya başladığı aktarıldı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yönetilmesine ilişkin Umman ile yapılacak anlaşmanın son aşamaya geldiğini belirttiği ve anlaşmanın Hürmüz Boğazı'ndan geçecek geçici güvenli güzergahın ayrıntılarını içereceğini söylediği kaydedildi. Kanada'nın İran'a karşı baskıyı sürdürmek ve daha fazla yaptırım uygulamak için uluslararası müttefikleriyle koordinasyonu artıracağını bildirdiği ifade edildi.
Almanya'da sanayi üretiminin temmuz ayında aylık yüzde 1,1, yıllık yüzde 1,6 azaldığı aktarıldı. Euro Bölgesi ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 büyüdüğü belirtildi. Japonya ekonomisinin ise 2026 yılının ikinci çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 ve yıllık bazda yüzde 1,4 büyüdüğü kaydedildi.
Yeni güne başlarken Asya piyasalarının satıcılı bir seyir izlediği belirtildi. Dow Jones vadeli endeksinin yüzde 0,87 ekside olduğu, Dolar/TL'nin 48,46 ve Euro/TL'nin 56,38 seviyelerinden işlem gördüğü aktarıldı. Dolar endeksinin 98,84 seviyesinde bulunduğu, Euro/Dolar paritesinin 1,1625 sınırında olduğu ifade edildi. Brent tipi petrolün 98,28 dolardan, altının onsunun 4.401,79 dolardan ve gramının ise 6.858,2 liradan alıcı bulduğu kaydedildi.
Bugün yurt içinde önemli bir veri akışı bulunmazken yurt dışında Almanya'da dış ticaret dengesi verisinin takip edileceği bildirildi.
Ağustos 2026 tarihli TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, ağustos ayında yüzde 1,84 artan TÜFE'nin eylül ayında yüzde 2,08, 2026 sonunda yüzde 29,43 ve 2027 sonunda yüzde 21,94 artmasının beklendiği belirtildi.
Aynı ankette Dolar/TL'nin 2026 sonunda 51,66 ve 12 ay sonrasında 57,43 olması öngörülürken, cari dengenin 2026 sonunda 50,2 milyar dolar, 2027 sonunda ise 44,4 milyar dolar açık vermesinin beklendiği aktarıldı. GSYH büyümesinin 2026 ve 2027'de sırasıyla yüzde 3,1 ve yüzde 4,0 olacağının öngörüldüğü, TCMB haftalık repo faizinin ilk toplantıda yüzde 37,00 ve 2026 yıl sonunda yüzde 35,25 olması beklendiği ifade edildi.
8 Eylül 2026 tarihli teknik takip listesinde GEDZA, MEGMT, DOFER ve TEZOL'un yer aldığı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
BMD Araştırma'nın Piyasalara Analitik Bakış raporunda, Bankacılık Endeksi'nin yüzde 0,55 ve Sınai Endeksi'nin yüzde 1,81 değer kazandığı belirtildi. Türkiye 2 yıllık tahvil faizinin bir önceki kapanışa göre değişmeyerek yüzde 39,57 seviyesinde sabit kaldığı, 10 yıllık tahvil faizinin ise 1 baz puan azalışla yüzde 34,20 seviyesinden işlem gördüğü aktarıldı. Dolar/TL'nin 48,42-48,45 ve Euro/TL'nin 56,26-56,40 aralığında hareket ettiği, Türkiye'nin dolar bazlı 5 yıl vadeli CDS oranının 217,7 olduğu ifade edildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre Hazine'nin nakit gelirlerinin ağustos ayında 1 trilyon 677,1 milyar lira, nakit giderlerinin ise 1 trilyon 627,3 milyar lira olarak gerçekleştiği belirtildi. Buna göre Hazine nakit dengesi ağustos ayında 49,8 milyar lira fazla verdi.
Faiz dışı denge 209,6 milyar lira fazla verirken faiz ödemelerinin 159,8 milyar lira olduğu aktarıldı. Hazine nakit dengesinin ocak-ağustos döneminde ise 1 trilyon 404,2 milyar lira açık verdiği kaydedildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, enflasyonla mücadelede kararlı duruşlarının süreceğini belirterek Türkiye ekonomisini her alanda daha güçlü, rekabetçi ve dayanıklı bir yapıya kavuşturmak için ne gerekiyorsa yapılacağını söylediği aktarıldı. Erdoğan'ın sosyal kiralık konutlarla ilgili başvuruların 14 Eylül'de alınmaya başlanacağını ve 2027 Mart itibarıyla anahtar teslimlerine geçileceğini bildirdiği belirtildi.
ABD Borsalarının İşçi Bayramı nedeniyle kapalı olduğu günde Avrupa Borsalarının günü karışık seyirle tamamladığı ifade edildi. Kanada'nın, ABD'nin tarifelerine misilleme olarak ABD'den ithal edilen yüzlerce ürüne yüzde 15 ila yüzde 50 arasında değişen gümrük vergileri getirdiği belirtildi. Kanada hükümetinin ABD'den ithal edilen birçok çelik ürünündeki vergiyi yüzde 25'ten yüzde 50'ye yükselttiği, motosiklet, kozmetik, peynir ve çeşitli tüketim ürünlerine de yeni tarifeler uygulamaya başladığı aktarıldı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yönetilmesine ilişkin Umman ile yapılacak anlaşmanın son aşamaya geldiğini belirttiği ve anlaşmanın Hürmüz Boğazı'ndan geçecek geçici güvenli güzergahın ayrıntılarını içereceğini söylediği kaydedildi. Kanada'nın İran'a karşı baskıyı sürdürmek ve daha fazla yaptırım uygulamak için uluslararası müttefikleriyle koordinasyonu artıracağını bildirdiği ifade edildi.
Almanya'da sanayi üretiminin temmuz ayında aylık yüzde 1,1, yıllık yüzde 1,6 azaldığı aktarıldı. Euro Bölgesi ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 büyüdüğü belirtildi. Japonya ekonomisinin ise 2026 yılının ikinci çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 ve yıllık bazda yüzde 1,4 büyüdüğü kaydedildi.
Yeni güne başlarken Asya piyasalarının satıcılı bir seyir izlediği belirtildi. Dow Jones vadeli endeksinin yüzde 0,87 ekside olduğu, Dolar/TL'nin 48,46 ve Euro/TL'nin 56,38 seviyelerinden işlem gördüğü aktarıldı. Dolar endeksinin 98,84 seviyesinde bulunduğu, Euro/Dolar paritesinin 1,1625 sınırında olduğu ifade edildi. Brent tipi petrolün 98,28 dolardan, altının onsunun 4.401,79 dolardan ve gramının ise 6.858,2 liradan alıcı bulduğu kaydedildi.
Bugün yurt içinde önemli bir veri akışı bulunmazken yurt dışında Almanya'da dış ticaret dengesi verisinin takip edileceği bildirildi.
Ağustos 2026 tarihli TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, ağustos ayında yüzde 1,84 artan TÜFE'nin eylül ayında yüzde 2,08, 2026 sonunda yüzde 29,43 ve 2027 sonunda yüzde 21,94 artmasının beklendiği belirtildi.
Aynı ankette Dolar/TL'nin 2026 sonunda 51,66 ve 12 ay sonrasında 57,43 olması öngörülürken, cari dengenin 2026 sonunda 50,2 milyar dolar, 2027 sonunda ise 44,4 milyar dolar açık vermesinin beklendiği aktarıldı. GSYH büyümesinin 2026 ve 2027'de sırasıyla yüzde 3,1 ve yüzde 4,0 olacağının öngörüldüğü, TCMB haftalık repo faizinin ilk toplantıda yüzde 37,00 ve 2026 yıl sonunda yüzde 35,25 olması beklendiği ifade edildi.
8 Eylül 2026 tarihli teknik takip listesinde GEDZA, MEGMT, DOFER ve TEZOL'un yer aldığı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Piramit Menkul Kıymetler'in Günlük Strateji Analizi'nde, Japonya'da Nikkei225 Endeksi'nin yüzde 0,75, Topix Endeksi'nin yüzde 1,12 gerilediği, Japonya'nın ikinci çeyrek büyüm...
Piramit Menkul Kıymetler'in Günlük Strateji Analizi'nde, Japonya'da Nikkei225 Endeksi'nin yüzde 0,75, Topix Endeksi'nin yüzde 1,12 gerilediği, Japonya'nın ikinci çeyrek büyüm...
Piramit Menkul Kıymetler'in Günlük Strateji Analizi'nde, Japonya'da Nikkei225 Endeksi'nin yüzde 0,75, Topix Endeksi'nin yüzde 1,12 gerilediği, Japonya'nın ikinci çeyrek büyüme rakamlarının ise hafifçe yukarı revize edildiği belirtildi. Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,24 yükselirken Shenzhen Bileşik Endeksi yüzde 0,40, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 0,35 değer kaybetti. Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 0,86 yükselirken Tayvan Taiex Endeksi yüzde 0,47 ve Avustralya S&P/ASX200 Endeksi yüzde 1,03 geriledi.
Raporda, hisse senedi piyasalarında dün karışık bir seyrin hakim olduğu aktarıldı. Asya'da Hang Seng Endeksi yüzde 0,93, Japonya Nikkei225 Endeksi yüzde 0,59, Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 4,61 ve Çin CSI300 Endeksi yüzde 0,10 geriledi.
Avrupa tarafında Stoxx Europe 600 Endeksi ve İngiltere FTSE100 Endeksi'nin yatay seyrettiği günde Almanya DAX Endeksi yüzde 0,15 gerilerken Fransa CAC40 Endeksi yüzde 0,33 yükseldi. ABD borsalarının ise tatil nedeniyle kapalı olduğu belirtildi.
Borsa İstanbul'da pozitif bir seyrin hakim olduğu ifade edildi. BIST100 Endeksi yüzde 0,99 yükselerek günü 14.151 puandan tamamlarken, BIST 100'de işlem hacmi 175,48 milyar TL oldu. BIST30 Endeksi yüzde 1,73 yükselişle 16.730 puandan seansı tamamladı. BIST Banka Endeksi yüzde 0,55, BIST Sınai Endeksi ise yüzde 1,81 yükseldi.
Euro Bölgesi Sentix yatırımcı güven endeksinin ağustostaki 0,9 seviyesinden 5,1'e yükselerek beklentileri aştığı ve endeksin son dört yılın zirvesine çıktığı belirtildi.
Ayrıca Euro Bölgesi'nin ikinci çeyrek nihai büyüme verilerinin izlendiği, bölge ekonomisinin çeyreklik yüzde 0,6 yükselerek beklentiyi aşarken yıllık yüzde 0,5 artışla beklentinin altında gerçekleştiği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Piramit Menkul Kıymetler'in Günlük Strateji Analizi'nde, Japonya'da Nikkei225 Endeksi'nin yüzde 0,75, Topix Endeksi'nin yüzde 1,12 gerilediği, Japonya'nın ikinci çeyrek büyüme rakamlarının ise hafifçe yukarı revize edildiği belirtildi. Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,24 yükselirken Shenzhen Bileşik Endeksi yüzde 0,40, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 0,35 değer kaybetti. Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 0,86 yükselirken Tayvan Taiex Endeksi yüzde 0,47 ve Avustralya S&P/ASX200 Endeksi yüzde 1,03 geriledi.
Raporda, hisse senedi piyasalarında dün karışık bir seyrin hakim olduğu aktarıldı. Asya'da Hang Seng Endeksi yüzde 0,93, Japonya Nikkei225 Endeksi yüzde 0,59, Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 4,61 ve Çin CSI300 Endeksi yüzde 0,10 geriledi.
Avrupa tarafında Stoxx Europe 600 Endeksi ve İngiltere FTSE100 Endeksi'nin yatay seyrettiği günde Almanya DAX Endeksi yüzde 0,15 gerilerken Fransa CAC40 Endeksi yüzde 0,33 yükseldi. ABD borsalarının ise tatil nedeniyle kapalı olduğu belirtildi.
Borsa İstanbul'da pozitif bir seyrin hakim olduğu ifade edildi. BIST100 Endeksi yüzde 0,99 yükselerek günü 14.151 puandan tamamlarken, BIST 100'de işlem hacmi 175,48 milyar TL oldu. BIST30 Endeksi yüzde 1,73 yükselişle 16.730 puandan seansı tamamladı. BIST Banka Endeksi yüzde 0,55, BIST Sınai Endeksi ise yüzde 1,81 yükseldi.
Euro Bölgesi Sentix yatırımcı güven endeksinin ağustostaki 0,9 seviyesinden 5,1'e yükselerek beklentileri aştığı ve endeksin son dört yılın zirvesine çıktığı belirtildi.
Ayrıca Euro Bölgesi'nin ikinci çeyrek nihai büyüme verilerinin izlendiği, bölge ekonomisinin çeyreklik yüzde 0,6 yükselerek beklentiyi aşarken yıllık yüzde 0,5 artışla beklentinin altında gerçekleştiği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Arnavutköy’de trafikte art arda şerit değiştirerek makas atan 2 sürücü, bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntüler üzerine tespit edildi.
Olay, 6 Eylül...
Arnavutköy’de trafikte art arda şerit değiştirerek makas atan 2 sürücü, bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntüler üzerine tespit edildi.
Olay, 6 Eylül...
Arnavutköy’de trafikte art arda şerit değiştirerek makas atan 2 sürücü, bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntüler üzerine tespit edildi.
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında meydana geldi. 34 NHZ 679 plakalı otomobil ile 34 NAG 704 plakalı kırmızı Opel’in sürücüleri, trafikte araçların arasından art arda şerit değiştirerek ilerledi.
O anlara tanık olan bir vatandaş, 2 otomobilin makas atarak ilerlediği anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntüler daha sonra emniyet ekiplerine ihbar olarak iletildi.
Polis ekiplerinin çalışmasıyla kimlikleri belirlenen 2 sürücüye toplam 181 bin lira idari para cezası uygulandı. Sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konulurken, kullandıkları araçlar da 60 gün trafikten men edildi.
VATANDAŞIN GÖRÜNTÜLÜ İHBARI ÜZERİNE HAREKETE GEÇTİLER
İhbarın ardından Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri görüntüleri incelemeye aldı.
Plakalar üzerinden yapılan çalışmalar sonucunda araç sürücülerinin Muhammed Ali Y. ve Tunahan Ö. olduğu tespit edildi.
181 BİN LİRA CEZA KESİLDİ
Yapılan işlemlerde 34 NHZ 679 plakalı otomobilin sürücüsü Muhammed Ali Y.'ye Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-G ve 73/B maddeleri kapsamında 91 bin lira, 34 NAG 704 plakalı otomobilin sürücüsü Tunahan Ö.'ye ise 46/2-G maddesi kapsamında 90 bin lira idari para cezası uygulandı.
İki sürücüye toplam 181 bin lira ceza kesilirken, sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konuldu.
İki otomobil de çekici yardımıyla yediemin otoparkına götürülerek 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Öte yandan 2 otomobilin trafikte art arda şerit değiştirerek makas attığı anlar, ihbarda bulunan vatandaşın kamerasına yansıdı.
Arnavutköy’de trafikte art arda şerit değiştirerek makas atan 2 sürücü, bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntüler üzerine tespit edildi.
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında meydana geldi. 34 NHZ 679 plakalı otomobil ile 34 NAG 704 plakalı kırmızı Opel’in sürücüleri, trafikte araçların arasından art arda şerit değiştirerek ilerledi.
O anlara tanık olan bir vatandaş, 2 otomobilin makas atarak ilerlediği anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntüler daha sonra emniyet ekiplerine ihbar olarak iletildi.
Polis ekiplerinin çalışmasıyla kimlikleri belirlenen 2 sürücüye toplam 181 bin lira idari para cezası uygulandı. Sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konulurken, kullandıkları araçlar da 60 gün trafikten men edildi.
VATANDAŞIN GÖRÜNTÜLÜ İHBARI ÜZERİNE HAREKETE GEÇTİLER
İhbarın ardından Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri görüntüleri incelemeye aldı.
Plakalar üzerinden yapılan çalışmalar sonucunda araç sürücülerinin Muhammed Ali Y. ve Tunahan Ö. olduğu tespit edildi.
181 BİN LİRA CEZA KESİLDİ
Yapılan işlemlerde 34 NHZ 679 plakalı otomobilin sürücüsü Muhammed Ali Y.'ye Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-G ve 73/B maddeleri kapsamında 91 bin lira, 34 NAG 704 plakalı otomobilin sürücüsü Tunahan Ö.'ye ise 46/2-G maddesi kapsamında 90 bin lira idari para cezası uygulandı.
İki sürücüye toplam 181 bin lira ceza kesilirken, sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konuldu.
İki otomobil de çekici yardımıyla yediemin otoparkına götürülerek 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Öte yandan 2 otomobilin trafikte art arda şerit değiştirerek makas attığı anlar, ihbarda bulunan vatandaşın kamerasına yansıdı.
İnfo Yatırım Menkul Değerler AŞ'nin Günlük FX Raporu'nda, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon baskılarını artırmasının ECB'nin bu hafta faiz artışına gideceği beklentilerini desteklediği, yıl sonuna kadar ikinci bir faiz artışı ihtimal...
İnfo Yatırım Menkul Değerler AŞ'nin Günlük FX Raporu'nda, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon baskılarını artırmasının ECB'nin bu hafta faiz artışına gideceği beklentilerini desteklediği, yıl sonuna kadar ikinci bir faiz artışı ihtimal...
İnfo Yatırım Menkul Değerler AŞ'nin Günlük FX Raporu'nda, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon baskılarını artırmasının ECB'nin bu hafta faiz artışına gideceği beklentilerini desteklediği, yıl sonuna kadar ikinci bir faiz artışı ihtimalinin de fiyatlamalarda etkili olduğu belirtildi.
Teknik açıdan EUR/USD paritesinde 1,1625 bölgesinin destek olarak takip edilebileceği, yukarı tarafta ise 1,1634 seviyesinin aşılmasının yukarı yönlü hareketi destekleyebileceği aktarıldı.
Raporda, 4.400 dolar civarında işlem gören ons altının, yükselen petrol fiyatları ve büyük merkez bankalarından bu ay faiz artışı beklentilerinin güçlenmesiyle baskı altında kaldığı ifade edildi.Bununla birlikte merkez bankası alımları, korunma talebi ve doların değer kaybı endişesinin altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldığı belirtildi. Teknik açıdan 4.398 seviyesinin ilk destek, 4.460 seviyesinin ise yukarı yönlü harekette aşılması halinde yükselişi destekleyebilecek direnç seviyesi olduğu kaydedildi.
98 dolar üzerinde tutunan Brent petrolün, ABD ile İran arasında hafta sonu yeniden tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin artan belirsizliklerle altı haftanın zirvesine yakın seyrettiği aktarıldı. İran'ın Umman ile sevkiyat yönetimine yönelik anlaşmaya yaklaşması ve bölgedeki saldırıların sürmesinin enerji arzına yönelik endişeleri canlı tuttuğu belirtildi. Haber akışına oldukça duyarlı paritede 97,68 bölgesinin ilk destek olarak takip edilebileceği, yukarı tarafta 98,65 direncinin aşılmasının yükselişi destekleyebileceği ifade edildi.
NASDAQ endeksinin tatil sonrası haftaya hafif satıcılı başladığı, yükselen petrol fiyatları ve faiz artışı beklentilerinin risk iştahını baskıladığı belirtildi. Kanada'nın ABD mallarına yönelik misilleme tarifelerinin de ticaret gerilimini artırarak fiyatlamalarda etkili olduğu kaydedildi. Teknik açıdan 29.712 üzerinde kapanışın yükseliş momentumunu destekleyebileceği, aşağı tarafta ise 29.519 bölgesinin destek olarak izlenebileceği aktarıldı.
66 dolar üzerine toparlanan gümüşün, büyük merkez bankalarının bu ay faiz artırabileceği beklentileri ve yükselen petrol fiyatlarının yarattığı enflasyon baskısıyla temkinli seyrini koruduğu belirtildi.
Buna karşın merkez bankası alımları, korunma talebi ve doların değer kaybı endişesinin gümüş fiyatlarını desteklemeye devam ettiği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İnfo Yatırım Menkul Değerler AŞ'nin Günlük FX Raporu'nda, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon baskılarını artırmasının ECB'nin bu hafta faiz artışına gideceği beklentilerini desteklediği, yıl sonuna kadar ikinci bir faiz artışı ihtimalinin de fiyatlamalarda etkili olduğu belirtildi.
Teknik açıdan EUR/USD paritesinde 1,1625 bölgesinin destek olarak takip edilebileceği, yukarı tarafta ise 1,1634 seviyesinin aşılmasının yukarı yönlü hareketi destekleyebileceği aktarıldı.
Raporda, 4.400 dolar civarında işlem gören ons altının, yükselen petrol fiyatları ve büyük merkez bankalarından bu ay faiz artışı beklentilerinin güçlenmesiyle baskı altında kaldığı ifade edildi.Bununla birlikte merkez bankası alımları, korunma talebi ve doların değer kaybı endişesinin altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldığı belirtildi. Teknik açıdan 4.398 seviyesinin ilk destek, 4.460 seviyesinin ise yukarı yönlü harekette aşılması halinde yükselişi destekleyebilecek direnç seviyesi olduğu kaydedildi.
98 dolar üzerinde tutunan Brent petrolün, ABD ile İran arasında hafta sonu yeniden tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin artan belirsizliklerle altı haftanın zirvesine yakın seyrettiği aktarıldı. İran'ın Umman ile sevkiyat yönetimine yönelik anlaşmaya yaklaşması ve bölgedeki saldırıların sürmesinin enerji arzına yönelik endişeleri canlı tuttuğu belirtildi. Haber akışına oldukça duyarlı paritede 97,68 bölgesinin ilk destek olarak takip edilebileceği, yukarı tarafta 98,65 direncinin aşılmasının yükselişi destekleyebileceği ifade edildi.
NASDAQ endeksinin tatil sonrası haftaya hafif satıcılı başladığı, yükselen petrol fiyatları ve faiz artışı beklentilerinin risk iştahını baskıladığı belirtildi. Kanada'nın ABD mallarına yönelik misilleme tarifelerinin de ticaret gerilimini artırarak fiyatlamalarda etkili olduğu kaydedildi. Teknik açıdan 29.712 üzerinde kapanışın yükseliş momentumunu destekleyebileceği, aşağı tarafta ise 29.519 bölgesinin destek olarak izlenebileceği aktarıldı.
66 dolar üzerine toparlanan gümüşün, büyük merkez bankalarının bu ay faiz artırabileceği beklentileri ve yükselen petrol fiyatlarının yarattığı enflasyon baskısıyla temkinli seyrini koruduğu belirtildi.
Buna karşın merkez bankası alımları, korunma talebi ve doların değer kaybı endişesinin gümüş fiyatlarını desteklemeye devam ettiği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İstanbul'da, terör örgütü DAEŞ'e yönelik operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı.
İst...
İstanbul'da, terör örgütü DAEŞ'e yönelik operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı.
İst...
İstanbul'da, terör örgütü DAEŞ'e yönelik operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütünün finans kaynaklarının deşifre edilmesi ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.
Çalışmaların ardından çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğu ve MASAK tarafından gönderilen hesap hareketlerinde terör örgütü DAEŞ ile diğer dini motifli terör örgütleri kapsamında adli işlem gören çok sayıda kişiyle para transferi ilişkisi bulunan şüphelilerin kimlikleri ve adresleri tespit edildi.
Belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı.
Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.
Ayrıca para transferlerinin işlem açıklamalarında infak, yetimler, yetimhane, kömür yardımı, kira yardımı, Suriyeliler vb. ifadelerinin kullanıldığı görüldü.
İstanbul'da, terör örgütü DAEŞ'e yönelik operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütünün finans kaynaklarının deşifre edilmesi ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.
Çalışmaların ardından çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğu ve MASAK tarafından gönderilen hesap hareketlerinde terör örgütü DAEŞ ile diğer dini motifli terör örgütleri kapsamında adli işlem gören çok sayıda kişiyle para transferi ilişkisi bulunan şüphelilerin kimlikleri ve adresleri tespit edildi.
Belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı.
Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.
Ayrıca para transferlerinin işlem açıklamalarında infak, yetimler, yetimhane, kömür yardımı, kira yardımı, Suriyeliler vb. ifadelerinin kullanıldığı görüldü.
Piramit Menkul Kıymetler teknik analizinde, BIST 100 Endeksi'nin işlem hacminin 175,48 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtildi. Yukarı yönlü hareketlerde yatay direnç olan 1...
Piramit Menkul Kıymetler teknik analizinde, BIST 100 Endeksi'nin işlem hacminin 175,48 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtildi. Yukarı yönlü hareketlerde yatay direnç olan 1...
Piramit Menkul Kıymetler teknik analizinde, BIST 100 Endeksi'nin işlem hacminin 175,48 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtildi. Yukarı yönlü hareketlerde yatay direnç olan 14.650 seviyesinin takip edilebileceği, aşağı yönlü hareketlerde ise ilk etapta yatay destek olan 14.085 seviyesinin izlenebileceği aktarıldı. Desteğin kırılması durumunda yükselen trendin desteği olan 13.810 seviyesinin hedeflenebileceği ifade edildi.
Dolar bazlı BIST 100 Endeksi'nin güne 289 dolar seviyesinden başladığı ve gün içinde 289-292 dolar bandında hareket ederek günü 292 dolar seviyesinden kapattığı kaydedildi. Yukarı yönlü hareketlerde yatay direnç olan 293 dolar seviyesinin izlenebileceği, direncin kırılması durumunda yatay direnç olan 305 dolar seviyesinin takip edilebileceği belirtildi. Aşağı yönlü hareketlerde ise yükselen trendin desteği olan 284 dolar seviyesinin hedeflenebileceği bildirildi.
VİOP30 Yakın Vade Kontratı'nın pazartesi gününü yüzde 2,01 yükselişle 17.392 puandan kapattığı, kontratın gün içinde 17.036-17.402 bandında hareket ettiği belirtildi. Yukarı yönlü hareketlerde yatay direnç olan 17.835 seviyesinin takip edilebileceği, aşağı yönlü hareketlerde ise ilk etapta alçalan trendin desteği ve yatay desteğin kesişimi olan 16.830 seviyesinin izlenebileceği aktarıldı. Desteğin kırılması durumunda yükselen trendin desteği olan 16.280 seviyesinin hedeflenebileceği ifade edildi.
USDTRY kurunda pazartesi günü 48,39-48,43 bandında hareket edildiği kaydedildi. Dolar/TL'de aşağı yönlü hareketlerde ilk etapta yükselen kanalın üst bant desteği olan 47,77 seviyesinin takip edilebileceği, desteğin kırılması durumunda yükselen kanalın alt bant desteği olan 47,10 seviyesinin izlenebileceği belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Piramit Menkul Kıymetler teknik analizinde, BIST 100 Endeksi'nin işlem hacminin 175,48 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtildi. Yukarı yönlü hareketlerde yatay direnç olan 14.650 seviyesinin takip edilebileceği, aşağı yönlü hareketlerde ise ilk etapta yatay destek olan 14.085 seviyesinin izlenebileceği aktarıldı. Desteğin kırılması durumunda yükselen trendin desteği olan 13.810 seviyesinin hedeflenebileceği ifade edildi.
Dolar bazlı BIST 100 Endeksi'nin güne 289 dolar seviyesinden başladığı ve gün içinde 289-292 dolar bandında hareket ederek günü 292 dolar seviyesinden kapattığı kaydedildi. Yukarı yönlü hareketlerde yatay direnç olan 293 dolar seviyesinin izlenebileceği, direncin kırılması durumunda yatay direnç olan 305 dolar seviyesinin takip edilebileceği belirtildi. Aşağı yönlü hareketlerde ise yükselen trendin desteği olan 284 dolar seviyesinin hedeflenebileceği bildirildi.
VİOP30 Yakın Vade Kontratı'nın pazartesi gününü yüzde 2,01 yükselişle 17.392 puandan kapattığı, kontratın gün içinde 17.036-17.402 bandında hareket ettiği belirtildi. Yukarı yönlü hareketlerde yatay direnç olan 17.835 seviyesinin takip edilebileceği, aşağı yönlü hareketlerde ise ilk etapta alçalan trendin desteği ve yatay desteğin kesişimi olan 16.830 seviyesinin izlenebileceği aktarıldı. Desteğin kırılması durumunda yükselen trendin desteği olan 16.280 seviyesinin hedeflenebileceği ifade edildi.
USDTRY kurunda pazartesi günü 48,39-48,43 bandında hareket edildiği kaydedildi. Dolar/TL'de aşağı yönlü hareketlerde ilk etapta yükselen kanalın üst bant desteği olan 47,77 seviyesinin takip edilebileceği, desteğin kırılması durumunda yükselen kanalın alt bant desteği olan 47,10 seviyesinin izlenebileceği belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen sor...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen sor...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.
Çapkanlar ve Yalçın olarak bilinen yasadışı bahis oynatarak haksız kazanç elde ettikleri tespit edilen, aralarında yasa dışı bahis organizasyonuna dair örgüt lideri ve yöneticileri ile panel temin eden ve ofis çalışanı olan 58 suç örgütü üyesi hakkında İstanbul merkezli olmak üzere toplamda 8 ilde operasyon gerçekleştirildi.
64 ADRESTE ARAMA YAPILDI, 35 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
Şüphelilere ait 64 adres ve ofislerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konulurken 35 kişi de gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde yapılan ön incelemelerde “Mtpay” ve “Jbfinans” isimli yasa dışı bahis sitelerine entegre edilmiş panellere erişim yapıldığı tespit edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.
Çapkanlar ve Yalçın olarak bilinen yasadışı bahis oynatarak haksız kazanç elde ettikleri tespit edilen, aralarında yasa dışı bahis organizasyonuna dair örgüt lideri ve yöneticileri ile panel temin eden ve ofis çalışanı olan 58 suç örgütü üyesi hakkında İstanbul merkezli olmak üzere toplamda 8 ilde operasyon gerçekleştirildi.
64 ADRESTE ARAMA YAPILDI, 35 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
Şüphelilere ait 64 adres ve ofislerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konulurken 35 kişi de gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde yapılan ön incelemelerde “Mtpay” ve “Jbfinans” isimli yasa dışı bahis sitelerine entegre edilmiş panellere erişim yapıldığı tespit edildi.
Gedik Yatırım Günlük Analiz'de, ABD ve İran arasındaki gerilim ile son günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlere yönelik artan saldırıların enerji fiyatlarında yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğ...
Gedik Yatırım Günlük Analiz'de, ABD ve İran arasındaki gerilim ile son günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlere yönelik artan saldırıların enerji fiyatlarında yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğ...
Gedik Yatırım Günlük Analiz'de, ABD ve İran arasındaki gerilim ile son günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlere yönelik artan saldırıların enerji fiyatlarında yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğu belirtildi. Petrol başta olmak üzere enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin küresel çapta enflasyon endişelerini gündemde tuttuğu, merkez bankalarının ise para politikalarında sıkı ve temkinli duruşlarını sürdürdükleri ifade edildi.
Makroekonomik verilerle birlikte jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyrinin piyasaların yakın takibinde yer almaya ve risk iştahı üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği aktarıldı. Küresel ve yurt içinde bugün ekonomik veri akışının sakin seyrettiği belirtilirken, bu hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararları ve ABD'de enflasyon rakamlarının önemli olacağı kaydedildi.
Bugün önemli bir ekonomik veri akışının bulunmadığı bildirildi.
BIST 100 Endeksi'nin dün 14.000 ile 14.169 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 0,99'luk yükselişle 14.151 seviyesinden tamamladığı belirtildi. İşlem hacminin ise 175,4 milyar TL olarak gerçekleştiği aktarıldı.
Haftanın ilk işlem gününde endekste alıcılı seyirlerin etkili olduğunun görüldüğü, işlem hacminin ise son beş güne göre zayıf kalmaya devam ettiği ifade edildi. Teknik görünümde 21 ve 100 günlük basit hareketli ortalamaların bugün itibarıyla 14.190 - 14.241 bölgesinden geçtiği, fiyatlamada 14.250 seviyesinin direnç olarak takip edilebileceği kaydedildi.
Yükselişlerin 14.250 üzerinde kalıcılık sağlaması durumunda 14.340, 14.562 ve 14.730 seviyelerinin direnç olarak gündeme gelebileceği belirtildi. Aşağıda 13.876 seviyesinin ana destek bölgesi olarak takip edildiği, fiyatlamada 13.876 öncesinde 14.000 seviyesinin destek olarak izleneceği aktarıldı. BIST 100 Endeksi'nin güne hafif alıcılı bir başlangıç yapmasının beklendiği bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Gedik Yatırım Günlük Analiz'de, ABD ve İran arasındaki gerilim ile son günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlere yönelik artan saldırıların enerji fiyatlarında yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğu belirtildi. Petrol başta olmak üzere enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin küresel çapta enflasyon endişelerini gündemde tuttuğu, merkez bankalarının ise para politikalarında sıkı ve temkinli duruşlarını sürdürdükleri ifade edildi.
Makroekonomik verilerle birlikte jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyrinin piyasaların yakın takibinde yer almaya ve risk iştahı üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği aktarıldı. Küresel ve yurt içinde bugün ekonomik veri akışının sakin seyrettiği belirtilirken, bu hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararları ve ABD'de enflasyon rakamlarının önemli olacağı kaydedildi.
Bugün önemli bir ekonomik veri akışının bulunmadığı bildirildi.
BIST 100 Endeksi'nin dün 14.000 ile 14.169 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 0,99'luk yükselişle 14.151 seviyesinden tamamladığı belirtildi. İşlem hacminin ise 175,4 milyar TL olarak gerçekleştiği aktarıldı.
Haftanın ilk işlem gününde endekste alıcılı seyirlerin etkili olduğunun görüldüğü, işlem hacminin ise son beş güne göre zayıf kalmaya devam ettiği ifade edildi. Teknik görünümde 21 ve 100 günlük basit hareketli ortalamaların bugün itibarıyla 14.190 - 14.241 bölgesinden geçtiği, fiyatlamada 14.250 seviyesinin direnç olarak takip edilebileceği kaydedildi.
Yükselişlerin 14.250 üzerinde kalıcılık sağlaması durumunda 14.340, 14.562 ve 14.730 seviyelerinin direnç olarak gündeme gelebileceği belirtildi. Aşağıda 13.876 seviyesinin ana destek bölgesi olarak takip edildiği, fiyatlamada 13.876 öncesinde 14.000 seviyesinin destek olarak izleneceği aktarıldı. BIST 100 Endeksi'nin güne hafif alıcılı bir başlangıç yapmasının beklendiği bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....