Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamay...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamay...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, REM GSYO'nun çıkarılmış sermayesinin 200 milyon TL'den 400 milyon TL'ye yükseltilmesi ve kayıtlı sermaye tavanının 2026-2030 dönemini kapsayacak şekilde yeniden belirlenmesi amacıyla esas sözleşmenin 8. maddesinde yapılan değişiklikler Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylandı.
Söz konusu değişiklikler, 8 Eylül 2026 tarihli ve 11661 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve ilan edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, REM GSYO'nun çıkarılmış sermayesinin 200 milyon TL'den 400 milyon TL'ye yükseltilmesi ve kayıtlı sermaye tavanının 2026-2030 dönemini kapsayacak şekilde yeniden belirlenmesi amacıyla esas sözleşmenin 8. maddesinde yapılan değişiklikler Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylandı.
Söz konusu değişiklikler, 8 Eylül 2026 tarihli ve 11661 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve ilan edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, sözleşmelerin toplam b...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, sözleşmelerin toplam b...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, sözleşmelerin toplam bedeli 7,5 milyon dolar olarak belirlendi. 7 Eylül 2026 tarihli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) döviz alış kuru esas alındığında bu tutar 362 milyon 598 bin 750 TL'ye karşılık geliyor.
Sözleşmeler kapsamında GES ve BESS ekipmanlarının tedarik ve tesliminin yanı sıra sistemlerin montajı, testleri, devreye alınması ve enerji yönetim sisteminin kurulumu gerçekleştirilecek.
Projenin, lagün ve deniz ortamına uygun mühendislik çözümleriyle güneş enerjisi üretimi, batarya depolama, güç dönüşümü ve enerji yönetim sistemlerini bir araya getirmesi planlanıyor. Proje ile bir lüks turizm tesisinin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması ve enerji verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, sözleşmelerin toplam bedeli 7,5 milyon dolar olarak belirlendi. 7 Eylül 2026 tarihli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) döviz alış kuru esas alındığında bu tutar 362 milyon 598 bin 750 TL'ye karşılık geliyor.
Sözleşmeler kapsamında GES ve BESS ekipmanlarının tedarik ve tesliminin yanı sıra sistemlerin montajı, testleri, devreye alınması ve enerji yönetim sisteminin kurulumu gerçekleştirilecek.
Projenin, lagün ve deniz ortamına uygun mühendislik çözümleriyle güneş enerjisi üretimi, batarya depolama, güç dönüşümü ve enerji yönetim sistemlerini bir araya getirmesi planlanıyor. Proje ile bir lüks turizm tesisinin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması ve enerji verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İkon Menkul tarafından yayımlanan Yurt Dışı Akşam Analizi'nde, Japon yeni, Almanya'nın doğal gaz depoları, İngiltere tahvil faizleri, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Almanya'nın ihracatı ve İngiltere Merkez Bankası'nın enerji enflasyonuna ilişkin endişeler değerlendirildi.
Japon yeninin, BoJ'un faiz artıracağı beklentilerinin güçlenmesiyle dolar karşısında...
İkon Menkul tarafından yayımlanan Yurt Dışı Akşam Analizi'nde, Japon yeni, Almanya'nın doğal gaz depoları, İngiltere tahvil faizleri, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Almanya'nın ihracatı ve İngiltere Merkez Bankası'nın enerji enflasyonuna ilişkin endişeler değerlendirildi.
Japon yeninin, BoJ'un faiz artıracağı beklentilerinin güçlenmesiyle dolar karşısında...
İkon Menkul tarafından yayımlanan Yurt Dışı Akşam Analizi'nde, Japon yeni, Almanya'nın doğal gaz depoları, İngiltere tahvil faizleri, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Almanya'nın ihracatı ve İngiltere Merkez Bankası'nın enerji enflasyonuna ilişkin endişeler değerlendirildi.
Japon yeninin, BoJ'un faiz artıracağı beklentilerinin güçlenmesiyle dolar karşısında şubattan bu yana en güçlü seviyelerine yaklaştığı belirtilen analizde, USD/JPY'nin 155 seviyesinin belirgin şekilde altına gerilediği aktarıldı. Japonya'da büyümenin yukarı revize edilmesi ve ücret artışlarının hızlanmasının BoJ sıkılaşma beklentilerini desteklediği, Japon yetkililerin ise ABD ile koordineli müdahale sonrası kur politikasında değişiklik olmadığını vurguladığı ifade edildi.
Almanya'nın doğal gaz depolarının eylül başında yaklaşık yüzde 53 dolulukla son 15 yılın en düşük seviyesine gerilediği belirtilen analizde, kış öncesinde stokların yeterli seviyeye çıkarılmasının giderek zorlaştığı kaydedildi. INES'e göre 1 Kasım'a kadar teknik olarak yaklaşık yüzde 77 doluluğun mümkün olduğu, ancak mevcut dolum hızı, yüksek gaz fiyatları ve Hürmüz kaynaklı LNG arz risklerinin özellikle sert bir kış senaryosunda Almanya'nın enerji güvenliği üzerindeki baskıyı artırdığı aktarıldı.
Küresel tahvil piyasalarındaki satışların sürmesiyle uzun vadeli faizlerin yükseldiği belirtilen analizde, daha yüksek borçlanma ve iskonto oranlarının hisse senetlerinden değerli metallere kadar geniş bir varlık grubunda baskı yarattığı ifade edildi. Piyasa açısından ana riskin, tahvil faizlerindeki yükselişin kalıcı hale gelerek finansal koşulları daha da sıkılaştırması ve özellikle yüksek değerlemeli büyüme hisseleri ile faiz hassasiyeti yüksek varlıklarda satış baskısını artırması olduğu kaydedildi.
İngiltere'nin 2056 vadeli 4,25 milyar sterlinlik tahvil ihracında yüzde 5,8168 faizle, Borç Yönetimi Ofisi'nin kuruluşundan bu yana görülen en yüksek borçlanma maliyetine ulaştığı belirtilen analizde, enerji kaynaklı enflasyon endişeleri, yüksek kamu açıkları ve büyük ölçekli kurumsal tahvil arzının İngiltere tahvil faizlerini onlarca yılın zirvesine taşıdığı aktarıldı. Buna rağmen ihraçta güçlü talep görülmesinin yatırımcı ilgisinin yüksek getiri seviyelerinde sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçici bir transit güzergâh oluşturulması konusunda Umman ile yürütülen görüşmelerde önemli ilerleme sağlandığını açıkladığı belirtilen analizde, tarafların güvenli ve serbest deniz trafiğini yeniden tesis etmeye yönelik anlaşmaya yaklaşmasının boğazdaki arz ve taşımacılık risklerini azaltabilecek bir gelişme olarak öne çıktığı kaydedildi. Bunun enerji piyasalarındaki jeopolitik risk priminin de bir miktar gevşemesine yol açabileceği belirtildi.
Almanya'nın ihracatının temmuzda aylık bazda gerileyerek ocak ayından bu yana ilk düşüşünü kaydettiği belirtilen analizde, dış talepteki zayıflığın Avrupa'nın en büyük ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi. İhracattaki geri çekilmenin, yüksek finansman maliyetleri ve küresel ticaret belirsizlikleriyle birlikte Almanya'nın büyüme görünümünde dış talep kaynaklı kırılganlığın sürdüğüne işaret ettiği aktarıldı.
İngiltere Merkez Bankası cephesinde ise enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden yukarı çekebileceğine yönelik kaygıların öne çıktığı belirtilen analizde, özellikle petrol ve doğal gaz kaynaklı maliyet baskılarının kalıcı hale gelmesinin BoE'nin faiz indirimlerinde daha temkinli davranmasına ve sıkı para politikasını daha uzun süre korumasına neden olabileceği kaydedildi.
Kaynak: RSS
İkon Menkul tarafından yayımlanan Yurt Dışı Akşam Analizi'nde, Japon yeni, Almanya'nın doğal gaz depoları, İngiltere tahvil faizleri, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Almanya'nın ihracatı ve İngiltere Merkez Bankası'nın enerji enflasyonuna ilişkin endişeler değerlendirildi.
Japon yeninin, BoJ'un faiz artıracağı beklentilerinin güçlenmesiyle dolar karşısında şubattan bu yana en güçlü seviyelerine yaklaştığı belirtilen analizde, USD/JPY'nin 155 seviyesinin belirgin şekilde altına gerilediği aktarıldı. Japonya'da büyümenin yukarı revize edilmesi ve ücret artışlarının hızlanmasının BoJ sıkılaşma beklentilerini desteklediği, Japon yetkililerin ise ABD ile koordineli müdahale sonrası kur politikasında değişiklik olmadığını vurguladığı ifade edildi.
Almanya'nın doğal gaz depolarının eylül başında yaklaşık yüzde 53 dolulukla son 15 yılın en düşük seviyesine gerilediği belirtilen analizde, kış öncesinde stokların yeterli seviyeye çıkarılmasının giderek zorlaştığı kaydedildi. INES'e göre 1 Kasım'a kadar teknik olarak yaklaşık yüzde 77 doluluğun mümkün olduğu, ancak mevcut dolum hızı, yüksek gaz fiyatları ve Hürmüz kaynaklı LNG arz risklerinin özellikle sert bir kış senaryosunda Almanya'nın enerji güvenliği üzerindeki baskıyı artırdığı aktarıldı.
Küresel tahvil piyasalarındaki satışların sürmesiyle uzun vadeli faizlerin yükseldiği belirtilen analizde, daha yüksek borçlanma ve iskonto oranlarının hisse senetlerinden değerli metallere kadar geniş bir varlık grubunda baskı yarattığı ifade edildi. Piyasa açısından ana riskin, tahvil faizlerindeki yükselişin kalıcı hale gelerek finansal koşulları daha da sıkılaştırması ve özellikle yüksek değerlemeli büyüme hisseleri ile faiz hassasiyeti yüksek varlıklarda satış baskısını artırması olduğu kaydedildi.
İngiltere'nin 2056 vadeli 4,25 milyar sterlinlik tahvil ihracında yüzde 5,8168 faizle, Borç Yönetimi Ofisi'nin kuruluşundan bu yana görülen en yüksek borçlanma maliyetine ulaştığı belirtilen analizde, enerji kaynaklı enflasyon endişeleri, yüksek kamu açıkları ve büyük ölçekli kurumsal tahvil arzının İngiltere tahvil faizlerini onlarca yılın zirvesine taşıdığı aktarıldı. Buna rağmen ihraçta güçlü talep görülmesinin yatırımcı ilgisinin yüksek getiri seviyelerinde sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçici bir transit güzergâh oluşturulması konusunda Umman ile yürütülen görüşmelerde önemli ilerleme sağlandığını açıkladığı belirtilen analizde, tarafların güvenli ve serbest deniz trafiğini yeniden tesis etmeye yönelik anlaşmaya yaklaşmasının boğazdaki arz ve taşımacılık risklerini azaltabilecek bir gelişme olarak öne çıktığı kaydedildi. Bunun enerji piyasalarındaki jeopolitik risk priminin de bir miktar gevşemesine yol açabileceği belirtildi.
Almanya'nın ihracatının temmuzda aylık bazda gerileyerek ocak ayından bu yana ilk düşüşünü kaydettiği belirtilen analizde, dış talepteki zayıflığın Avrupa'nın en büyük ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi. İhracattaki geri çekilmenin, yüksek finansman maliyetleri ve küresel ticaret belirsizlikleriyle birlikte Almanya'nın büyüme görünümünde dış talep kaynaklı kırılganlığın sürdüğüne işaret ettiği aktarıldı.
İngiltere Merkez Bankası cephesinde ise enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden yukarı çekebileceğine yönelik kaygıların öne çıktığı belirtilen analizde, özellikle petrol ve doğal gaz kaynaklı maliyet baskılarının kalıcı hale gelmesinin BoE'nin faiz indirimlerinde daha temkinli davranmasına ve sıkı para politikasını daha uzun süre korumasına neden olabileceği kaydedildi.
Kaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Merkezi Kaydi Sistemde gerçekleştirilen hak kullanım ödemelerine ait kayıtlar şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Merkezi Kaydi Sistemde gerçekleştirilen hak kullanım ödemelerine ait kayıtlar şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP)...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 24 Şubat 2026 tarihli yönetim kurulu kararı kapsamında 26 Şubat 2026 tarihinde SPK'ya yaptığı başvurunun geri çekilmesine karar verildi.
Şirketin geri çekme talebinin kurul tarafından olumlu karşılandığı, 7 Eylül 2026 tarihli SPK yazısıyla şirkete bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 24 Şubat 2026 tarihli yönetim kurulu kararı kapsamında 26 Şubat 2026 tarihinde SPK'ya yaptığı başvurunun geri çekilmesine karar verildi.
Şirketin geri çekme talebinin kurul tarafından olumlu karşılandığı, 7 Eylül 2026 tarihli SPK yazısıyla şirkete bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İkon Menkul, piyasalara ilişkin yayımladığı değerlendirmede ons altının son günlerde 4.350-4.500 dolar bandında yön arayışını sürdürdüğünü ve 4.400 dolar civarında dengelendiğini belirtti. Analizde, 4.350 dolar desteğinin korunmasının kısa vadede önem taşıdığı, MACD çizgisinin sinyal çizgisinin altında kalması ve histogramın negatif bölgede seyretmesinin yukarı yönlü momentumun henüz güç kazanmadığına işaret ettiği aktarıldı. RSI'ın 50,7 seviyesinde bulunmasının ise alıcı ve satıcılar arasındaki dengenin sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
Temel görünüm açısından petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte enflasyon endişelerinin yeniden güçlendiği belirtilen değerlendirmede, piyasanın Fed'in eylül toplantısında faiz artırma ihtimalini yaklaşık yüzde 60 seviyesinde fiyatladığı kaydedildi. Yaklaşan ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve özellikle Tüketici Fiy...
İkon Menkul, piyasalara ilişkin yayımladığı değerlendirmede ons altının son günlerde 4.350-4.500 dolar bandında yön arayışını sürdürdüğünü ve 4.400 dolar civarında dengelendiğini belirtti. Analizde, 4.350 dolar desteğinin korunmasının kısa vadede önem taşıdığı, MACD çizgisinin sinyal çizgisinin altında kalması ve histogramın negatif bölgede seyretmesinin yukarı yönlü momentumun henüz güç kazanmadığına işaret ettiği aktarıldı. RSI'ın 50,7 seviyesinde bulunmasının ise alıcı ve satıcılar arasındaki dengenin sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
Temel görünüm açısından petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte enflasyon endişelerinin yeniden güçlendiği belirtilen değerlendirmede, piyasanın Fed'in eylül toplantısında faiz artırma ihtimalini yaklaşık yüzde 60 seviyesinde fiyatladığı kaydedildi. Yaklaşan ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve özellikle Tüketici Fiy...
İkon Menkul, piyasalara ilişkin yayımladığı değerlendirmede ons altının son günlerde 4.350-4.500 dolar bandında yön arayışını sürdürdüğünü ve 4.400 dolar civarında dengelendiğini belirtti. Analizde, 4.350 dolar desteğinin korunmasının kısa vadede önem taşıdığı, MACD çizgisinin sinyal çizgisinin altında kalması ve histogramın negatif bölgede seyretmesinin yukarı yönlü momentumun henüz güç kazanmadığına işaret ettiği aktarıldı. RSI'ın 50,7 seviyesinde bulunmasının ise alıcı ve satıcılar arasındaki dengenin sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
Temel görünüm açısından petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte enflasyon endişelerinin yeniden güçlendiği belirtilen değerlendirmede, piyasanın Fed'in eylül toplantısında faiz artırma ihtimalini yaklaşık yüzde 60 seviyesinde fiyatladığı kaydedildi. Yaklaşan ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve özellikle Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin faiz beklentileri üzerinden altının kısa vadeli yönünde etkili olabileceği aktarıldı. Buna karşılık Çin Merkez Bankası'nın altın alımlarını 22'nci aya taşıması ve ağustos ayında altın fonlarına yönelik güçlü girişlerin görülmesinin, geri çekilmelerde orta vadeli talebin korunduğuna işaret ettiği değerlendirildi.
İkon Menkul, ons altında 4.350 dolar üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 4.500 dolar seviyesinin yeniden test edilebileceğini, 4.500 dolar üzerinde günlük kapanış gerçekleşmesi durumunda ise 4.600 ve 4.750 dolar seviyelerinin gündeme gelebileceğini belirtti.
Petrol tarafında ise ham petrolün gün içinde 94,70 dolara kadar yükseldikten sonra 93,4 dolar civarında işlem gördüğü aktarıldı. Değerlendirmede, fiyatların son günlerde 90 dolar üzerinde oluşturduğu tabanı koruyarak 95 dolar direncine doğru yükselişini sürdürdüğü ifade edildi. MACD'nin sinyal çizgisinin üzerinde kalması ve pozitif histogramın yeniden genişlemesinin yukarı yönlü hareketi desteklediği, RSI'ın 65,8 seviyesine yükselmesinin ise alıcıların güçlü kaldığını ancak fiyatın aşırı alım bölgesine yaklaştığını gösterdiği belirtildi.
Petrol fiyatlarında Suudi enerji tesislerine yönelik saldırılar, ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker akışının düşük kalmasının arz riskini canlı tuttuğu ifade edildi. Buna karşılık alternatif ihracat güzergahları, yüksek küresel stoklar ve OPEC dışı üretimdeki artışın fiyatların 100 doların üzerine hızlı şekilde yerleşmesini sınırlayabilecek unsurlar olduğu aktarıldı. Teknik açıdan 95 dolar üzerinde günlük kapanış alınması halinde 100 dolar seviyesinin yeniden gündeme gelebileceği, 95 dolardan gelecek satışlarda ise 90 doların ilk kritik destek olduğu değerlendirildi.
EUR/USD paritesinin 1,1600-1,1650 bandında yatay seyrettiği belirtilen analizde, piyasanın Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı ile ABD TÜFE verisini beklediği aktarıldı. ECB'nin 25 baz puanlık faiz artışıyla mevduat faizini yüzde 2,50'ye çıkarmasının büyük ölçüde fiyatlandığı belirtilirken, ECB Başkanı Christine Lagarde'ın yılın geri kalanına yönelik yönlendirmesinin euro açısından önemli olabileceği ifade edildi.
ABD'de güçlü tarım dışı istihdam verisinin ardından Fed'in eylül ayında faiz artırma ihtimalinin yaklaşık yüzde 60 seviyesine yükseldiği belirtilen değerlendirmede, cuma günü açıklanacak TÜFE verisinin dolar açısından öneminin arttığı kaydedildi. Yüksek enflasyonun Fed beklentilerini daha şahin hale getirerek EUR/USD'de aşağı yönlü hareketi güçlendirebileceği, daha düşük bir enflasyon verisinin ise faiz artırım beklentisini azaltarak euro lehine hareket oluşturabileceği aktarıldı. Teknik açıdan 1,1600 seviyesinin üzerinde kalınmasının kısa vadeli dengeyi koruduğu, 1,1650-1,1685 bandının aşılması halinde 1,1750 seviyesine doğru hareket alanı oluşabileceği belirtildi.
USD/JPY paritesinin 30 Ağustos'tan bu yana yaklaşık yüzde 4 gerileyerek 153,70 civarına indiği ifade edilen analizde, düşüşün temel nedeninin dolar zayıflığından ziyade yen tarafındaki yeniden fiyatlama olduğu değerlendirildi. Japonya'da ikinci çeyrek büyümesinin yıllıklandırılmış bazda yüzde 1,4'e revize edilmesi, reel ücretlerin temmuzda yıllık yüzde 2,4 artması ve piyasanın Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) 17-18 Eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımını yaklaşık yüzde 97 olasılıkla fiyatlamasının yen lehine beklentileri güçlendirdiği aktarıldı.
Değerlendirmede, carry trade pozisyonlarının çözülmesi ve Japon sermayesinin ülkeye dönüş beklentisinin de satışları hızlandırdığı ifade edildi. Teknik görünümde 155 desteğinin kırılması sonrasında satışların hızlandığı, MACD'nin negatif bölgede aşağı yönlü açılmasının düşüş momentumunun güçlü kaldığını gösterdiği belirtildi. RSI'ın 25,6 seviyesine gerilemesinin ise paritenin aşırı satım bölgesine girdiğine işaret ettiği aktarıldı. Buna göre 155 seviyesi yeniden kazanılmadıkça ana görünümün aşağı yönlü olduğu, 153 altında kalıcılık sağlanması halinde 152 ve 150 seviyelerinin gündeme gelebileceği ifade edildi.
Nasdaq vadeli endeksinin son dört işlem gününde yükselişini sürdürerek 29.650 civarına geldiği ve 30.000 direncine yaklaştığı belirtilen analizde, MACD'nin yeniden sinyal çizgisinin üzerine çıkması ve histogramın pozitif bölgeye dönmesinin momentumda alıcıların lehine gelişmeye işaret ettiği aktarıldı. RSI'ın 53,8 seviyesinde bulunmasının da kısa vadeli görünümün pozitif olduğuna işaret ettiği ifade edildi.
Bununla birlikte 30.000 seviyesinin güçlü bir psikolojik ve teknik eşik olduğu belirtilirken, ABD TÜFE verisinin endeksin yönü açısından önem taşıdığı kaydedildi. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,8'e yaklaşmasının yüksek değerlemeli teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturabilecek risklerden biri olduğu, petrol fiyatlarının 100 dolara yaklaşmasının da enflasyon endişelerini artırdığı aktarıldı. Beklentilerin üzerinde gelecek TÜFE verisinin tahvil faizlerini yükselterek Nasdaq'ta 29.300 ve 28.750 seviyelerine doğru satışları tetikleyebileceği, daha düşük enflasyonun ise 30.000 seviyesinin aşılması ve 30.500-31.000 bandına doğru hareketi destekleyebileceği değerlendirildi.
Ons gümüşün 65-70 dolar bandında yatay ve kararsız bir görünüm sergilediği, 66,2 dolar civarında işlem gördüğü belirtildi. 65 dolar desteğinin korunduğu ancak 70 dolar seviyesinin aşılamamasının yukarı yönlü ivmeyi sınırladığı aktarıldı. MACD'nin sinyal çizgisinin altında seyretmesi ve histogramın negatif bölgede bulunmasının kısa vadeli momentumun zayıf olduğuna işaret ettiği, RSI'ın 53 civarında ve 50'nin üzerinde bulunmasının ise satış baskısının henüz belirgin şekilde güçlenmediğini gösterdiği ifade edildi.
İkon Menkul, gümüş fiyatlarında Orta Doğu kaynaklı petrol yükselişi, Fed'in faiz artırım beklentisi ve ABD 10 yıllık tahvil faizindeki yükselişin değerli metalleri baskıladığını; buna karşılık jeopolitik riskler, Çin'in yüksek teknoloji ihracatı ve yapay zeka ile elektronik altyapıya yönelik sanayi talebinin fiyatları desteklediğini belirtti. Silver Institute'un 2026'da Çin'deki güneş enerjisi kurulumlarının yavaşlaması ve hücre başına gümüş kullanımının azaltılması nedeniyle fotovoltaik kaynaklı gümüş talebinde baskı beklediği de aktarıldı.
Teknik açıdan 65 dolar üzerinde kalındığı sürece görünümün nötr-pozitif olduğu, 70 dolar üzerinde günlük kapanışın 75 dolara doğru yeni bir alan açabileceği, 65 doların kaybedilmesi halinde ise 60 dolar bölgesine doğru düzeltme görülebileceği değerlendirildi.
USD/CHF paritesinin 0,8110 civarında yatay-pozitif bir görünüm sergilediği belirtilen değerlendirmede, güçlü ABD istihdam verisinin ardından Fed'in eylül ayında faiz artırma ihtimalinin yaklaşık yüzde 60 seviyesinde bulunduğu, ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,78 civarında ve Brent petrolün 100 dolara yakın seyretmesinin doların faiz avantajını desteklediği aktarıldı.
Buna karşılık Orta Doğu'daki gerilim, küresel hisse senedi satışları ve yen carry trade pozisyonlarının çözülmesinin İsviçre frangına yönelik güvenli liman talebini artırdığı ifade edildi. İsviçre ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 1,5 büyümesi, PMI'ın 57,1'e yükselmesi ve ağustosta enerji kaynaklı enflasyonun artmasının İsviçre Merkez Bankası'nın (SNB) para politikasına ilişkin beklentileri etkilediği belirtildi. Piyasanın SNB'nin 24 Eylül'de politika faizini yüzde 0 seviyesinde bırakmasını büyük ölçüde fiyatladığı aktarıldı.
Teknik tarafta USD/CHF'nin 0,8060-0,8150 bandında sıkıştığı, MACD'de yeniden pozitif fark oluşması ve histogramın artıya dönmesinin yukarı yönlü momentumun toparlandığını gösterdiği ifade edildi. RSI'ın 53,8 seviyesinde bulunmasının da alıcıların sınırlı üstünlüğüne işaret ettiği belirtilirken, 0,8150 üzerinde günlük kapanış alınması halinde 0,8200 seviyesinin gündeme gelebileceği değerlendirildi.
Kaynak: RSS
İkon Menkul, piyasalara ilişkin yayımladığı değerlendirmede ons altının son günlerde 4.350-4.500 dolar bandında yön arayışını sürdürdüğünü ve 4.400 dolar civarında dengelendiğini belirtti. Analizde, 4.350 dolar desteğinin korunmasının kısa vadede önem taşıdığı, MACD çizgisinin sinyal çizgisinin altında kalması ve histogramın negatif bölgede seyretmesinin yukarı yönlü momentumun henüz güç kazanmadığına işaret ettiği aktarıldı. RSI'ın 50,7 seviyesinde bulunmasının ise alıcı ve satıcılar arasındaki dengenin sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
Temel görünüm açısından petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte enflasyon endişelerinin yeniden güçlendiği belirtilen değerlendirmede, piyasanın Fed'in eylül toplantısında faiz artırma ihtimalini yaklaşık yüzde 60 seviyesinde fiyatladığı kaydedildi. Yaklaşan ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve özellikle Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin faiz beklentileri üzerinden altının kısa vadeli yönünde etkili olabileceği aktarıldı. Buna karşılık Çin Merkez Bankası'nın altın alımlarını 22'nci aya taşıması ve ağustos ayında altın fonlarına yönelik güçlü girişlerin görülmesinin, geri çekilmelerde orta vadeli talebin korunduğuna işaret ettiği değerlendirildi.
İkon Menkul, ons altında 4.350 dolar üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 4.500 dolar seviyesinin yeniden test edilebileceğini, 4.500 dolar üzerinde günlük kapanış gerçekleşmesi durumunda ise 4.600 ve 4.750 dolar seviyelerinin gündeme gelebileceğini belirtti.
Petrol tarafında ise ham petrolün gün içinde 94,70 dolara kadar yükseldikten sonra 93,4 dolar civarında işlem gördüğü aktarıldı. Değerlendirmede, fiyatların son günlerde 90 dolar üzerinde oluşturduğu tabanı koruyarak 95 dolar direncine doğru yükselişini sürdürdüğü ifade edildi. MACD'nin sinyal çizgisinin üzerinde kalması ve pozitif histogramın yeniden genişlemesinin yukarı yönlü hareketi desteklediği, RSI'ın 65,8 seviyesine yükselmesinin ise alıcıların güçlü kaldığını ancak fiyatın aşırı alım bölgesine yaklaştığını gösterdiği belirtildi.
Petrol fiyatlarında Suudi enerji tesislerine yönelik saldırılar, ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker akışının düşük kalmasının arz riskini canlı tuttuğu ifade edildi. Buna karşılık alternatif ihracat güzergahları, yüksek küresel stoklar ve OPEC dışı üretimdeki artışın fiyatların 100 doların üzerine hızlı şekilde yerleşmesini sınırlayabilecek unsurlar olduğu aktarıldı. Teknik açıdan 95 dolar üzerinde günlük kapanış alınması halinde 100 dolar seviyesinin yeniden gündeme gelebileceği, 95 dolardan gelecek satışlarda ise 90 doların ilk kritik destek olduğu değerlendirildi.
EUR/USD paritesinin 1,1600-1,1650 bandında yatay seyrettiği belirtilen analizde, piyasanın Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı ile ABD TÜFE verisini beklediği aktarıldı. ECB'nin 25 baz puanlık faiz artışıyla mevduat faizini yüzde 2,50'ye çıkarmasının büyük ölçüde fiyatlandığı belirtilirken, ECB Başkanı Christine Lagarde'ın yılın geri kalanına yönelik yönlendirmesinin euro açısından önemli olabileceği ifade edildi.
ABD'de güçlü tarım dışı istihdam verisinin ardından Fed'in eylül ayında faiz artırma ihtimalinin yaklaşık yüzde 60 seviyesine yükseldiği belirtilen değerlendirmede, cuma günü açıklanacak TÜFE verisinin dolar açısından öneminin arttığı kaydedildi. Yüksek enflasyonun Fed beklentilerini daha şahin hale getirerek EUR/USD'de aşağı yönlü hareketi güçlendirebileceği, daha düşük bir enflasyon verisinin ise faiz artırım beklentisini azaltarak euro lehine hareket oluşturabileceği aktarıldı. Teknik açıdan 1,1600 seviyesinin üzerinde kalınmasının kısa vadeli dengeyi koruduğu, 1,1650-1,1685 bandının aşılması halinde 1,1750 seviyesine doğru hareket alanı oluşabileceği belirtildi.
USD/JPY paritesinin 30 Ağustos'tan bu yana yaklaşık yüzde 4 gerileyerek 153,70 civarına indiği ifade edilen analizde, düşüşün temel nedeninin dolar zayıflığından ziyade yen tarafındaki yeniden fiyatlama olduğu değerlendirildi. Japonya'da ikinci çeyrek büyümesinin yıllıklandırılmış bazda yüzde 1,4'e revize edilmesi, reel ücretlerin temmuzda yıllık yüzde 2,4 artması ve piyasanın Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) 17-18 Eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımını yaklaşık yüzde 97 olasılıkla fiyatlamasının yen lehine beklentileri güçlendirdiği aktarıldı.
Değerlendirmede, carry trade pozisyonlarının çözülmesi ve Japon sermayesinin ülkeye dönüş beklentisinin de satışları hızlandırdığı ifade edildi. Teknik görünümde 155 desteğinin kırılması sonrasında satışların hızlandığı, MACD'nin negatif bölgede aşağı yönlü açılmasının düşüş momentumunun güçlü kaldığını gösterdiği belirtildi. RSI'ın 25,6 seviyesine gerilemesinin ise paritenin aşırı satım bölgesine girdiğine işaret ettiği aktarıldı. Buna göre 155 seviyesi yeniden kazanılmadıkça ana görünümün aşağı yönlü olduğu, 153 altında kalıcılık sağlanması halinde 152 ve 150 seviyelerinin gündeme gelebileceği ifade edildi.
Nasdaq vadeli endeksinin son dört işlem gününde yükselişini sürdürerek 29.650 civarına geldiği ve 30.000 direncine yaklaştığı belirtilen analizde, MACD'nin yeniden sinyal çizgisinin üzerine çıkması ve histogramın pozitif bölgeye dönmesinin momentumda alıcıların lehine gelişmeye işaret ettiği aktarıldı. RSI'ın 53,8 seviyesinde bulunmasının da kısa vadeli görünümün pozitif olduğuna işaret ettiği ifade edildi.
Bununla birlikte 30.000 seviyesinin güçlü bir psikolojik ve teknik eşik olduğu belirtilirken, ABD TÜFE verisinin endeksin yönü açısından önem taşıdığı kaydedildi. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,8'e yaklaşmasının yüksek değerlemeli teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturabilecek risklerden biri olduğu, petrol fiyatlarının 100 dolara yaklaşmasının da enflasyon endişelerini artırdığı aktarıldı. Beklentilerin üzerinde gelecek TÜFE verisinin tahvil faizlerini yükselterek Nasdaq'ta 29.300 ve 28.750 seviyelerine doğru satışları tetikleyebileceği, daha düşük enflasyonun ise 30.000 seviyesinin aşılması ve 30.500-31.000 bandına doğru hareketi destekleyebileceği değerlendirildi.
Ons gümüşün 65-70 dolar bandında yatay ve kararsız bir görünüm sergilediği, 66,2 dolar civarında işlem gördüğü belirtildi. 65 dolar desteğinin korunduğu ancak 70 dolar seviyesinin aşılamamasının yukarı yönlü ivmeyi sınırladığı aktarıldı. MACD'nin sinyal çizgisinin altında seyretmesi ve histogramın negatif bölgede bulunmasının kısa vadeli momentumun zayıf olduğuna işaret ettiği, RSI'ın 53 civarında ve 50'nin üzerinde bulunmasının ise satış baskısının henüz belirgin şekilde güçlenmediğini gösterdiği ifade edildi.
İkon Menkul, gümüş fiyatlarında Orta Doğu kaynaklı petrol yükselişi, Fed'in faiz artırım beklentisi ve ABD 10 yıllık tahvil faizindeki yükselişin değerli metalleri baskıladığını; buna karşılık jeopolitik riskler, Çin'in yüksek teknoloji ihracatı ve yapay zeka ile elektronik altyapıya yönelik sanayi talebinin fiyatları desteklediğini belirtti. Silver Institute'un 2026'da Çin'deki güneş enerjisi kurulumlarının yavaşlaması ve hücre başına gümüş kullanımının azaltılması nedeniyle fotovoltaik kaynaklı gümüş talebinde baskı beklediği de aktarıldı.
Teknik açıdan 65 dolar üzerinde kalındığı sürece görünümün nötr-pozitif olduğu, 70 dolar üzerinde günlük kapanışın 75 dolara doğru yeni bir alan açabileceği, 65 doların kaybedilmesi halinde ise 60 dolar bölgesine doğru düzeltme görülebileceği değerlendirildi.
USD/CHF paritesinin 0,8110 civarında yatay-pozitif bir görünüm sergilediği belirtilen değerlendirmede, güçlü ABD istihdam verisinin ardından Fed'in eylül ayında faiz artırma ihtimalinin yaklaşık yüzde 60 seviyesinde bulunduğu, ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,78 civarında ve Brent petrolün 100 dolara yakın seyretmesinin doların faiz avantajını desteklediği aktarıldı.
Buna karşılık Orta Doğu'daki gerilim, küresel hisse senedi satışları ve yen carry trade pozisyonlarının çözülmesinin İsviçre frangına yönelik güvenli liman talebini artırdığı ifade edildi. İsviçre ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 1,5 büyümesi, PMI'ın 57,1'e yükselmesi ve ağustosta enerji kaynaklı enflasyonun artmasının İsviçre Merkez Bankası'nın (SNB) para politikasına ilişkin beklentileri etkilediği belirtildi. Piyasanın SNB'nin 24 Eylül'de politika faizini yüzde 0 seviyesinde bırakmasını büyük ölçüde fiyatladığı aktarıldı.
Teknik tarafta USD/CHF'nin 0,8060-0,8150 bandında sıkıştığı, MACD'de yeniden pozitif fark oluşması ve histogramın artıya dönmesinin yukarı yönlü momentumun toparlandığını gösterdiği ifade edildi. RSI'ın 53,8 seviyesinde bulunmasının da alıcıların sınırlı üstünlüğüne işaret ettiği belirtilirken, 0,8150 üzerinde günlük kapanış alınması halinde 0,8200 seviyesinin gündeme gelebileceği değerlendirildi.
Kaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapıl...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin 15. maddesi gereğince, pay senetleri borsada işlem gören ortaklıkların Kurul kaydında olan, ancak borsada işlem görmeyen statüde pay senetlerinin borsada satışa konu edilebilmesi amacıyla Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan başvurulara ait bilgiler şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin 15. maddesi gereğince, pay senetleri borsada işlem gören ortaklıkların Kurul kaydında olan, ancak borsada işlem görmeyen statüde pay senetlerinin borsada satışa konu edilebilmesi amacıyla Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan başvurulara ait bilgiler şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP)...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 2025/3 satış dosya numarası kapsamında yürütülen ve UYAP elektronik satış portalı üzerinden gerçekleştirilen ihalede teklif verme süresi 9 Eylül 2026 tarihinde sona erecek.
Şirket, ihale süreci ve sonuçlarına ilişkin gelişmeleri ayrıca kamuoyuyla paylaşacak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 2025/3 satış dosya numarası kapsamında yürütülen ve UYAP elektronik satış portalı üzerinden gerçekleştirilen ihalede teklif verme süresi 9 Eylül 2026 tarihinde sona erecek.
Şirket, ihale süreci ve sonuçlarına ilişkin gelişmeleri ayrıca kamuoyuyla paylaşacak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Özdal'ın görevden ayrılması 8 Eylül 2026 tarihi itibarıyla geçerli olacak.
Turkcell Global Bilgi Genel Müdürü Metin Tuğtağ ise mevcut görevinden ayrılarak 9 Eylül 2026 itibarıyla Turkcell satıştan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak atandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Özdal'ın görevden ayrılması 8 Eylül 2026 tarihi itibarıyla geçerli olacak.
Turkcell Global Bilgi Genel Müdürü Metin Tuğtağ ise mevcut görevinden ayrılarak 9 Eylül 2026 itibarıyla Turkcell satıştan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak atandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Cuma günü açıklanan güçlü istihdam verilerinin ardından Fed'in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına gitme ihtimali yaklaşık yüzde 58 seviyesinde fiyatlanmaya devam ediyor.
Analize göre altında, d...
Cuma günü açıklanan güçlü istihdam verilerinin ardından Fed'in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına gitme ihtimali yaklaşık yüzde 58 seviyesinde fiyatlanmaya devam ediyor.
Analize göre altında, d...
Cuma günü açıklanan güçlü istihdam verilerinin ardından Fed'in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına gitme ihtimali yaklaşık yüzde 58 seviyesinde fiyatlanmaya devam ediyor.
Analize göre altında, doların zayıflamasından gelen destek ile yüksek faiz beklentisinin oluşturduğu baskı arasında dengeli bir görünüm öne çıkıyor.
Ahlatcı Yatırım'ın değerlendirmesinde, günün altın açısından en önemli başlığının yeniden petrol piyasası olduğu belirtildi.
İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırılarının ardından Brent petrolün gün içinde 99,46 dolara kadar yükseldiğine dikkat çekilen analizde, İran'ın ABD'yi 'ekonomik savaş' ile tehdit etmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin normal seviyelerin altında seyretmesinin arz endişelerini canlı tuttuğu ifade edildi.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin enerji kaynaklı enflasyon riskini artırarak Fed'in faizleri yükseltme ihtimalini desteklediği, bunun da mevcut aşamada ons altın üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
ABD tarafında bugün piyasaların yönünü değiştirecek büyüklükte bir veri bulunmadığı belirtilen analizde, haftanın ana gündeminin enflasyon verileri olacağı ifade edildi.
Buna göre ABD'de ağustos ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) perşembe günü, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ise cuma günü açıklanacak.
Güçlü istihdam verisinin ardından enflasyonun da beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi halinde Fed'in faiz artırım ihtimalinin güçlenebileceği ve bunun dolar ile tahvil faizleri üzerinden ons altında yeni bir satış baskısı yaratabileceği değerlendirildi.
Daha ılımlı enflasyon verilerinin ise mevcut faiz artırım fiyatlamasının gevşemesine ve ons altında toparlanma alanı oluşmasına katkı sağlayabileceği belirtildi.
Ahlatcı Yatırım'ın teknik analizine göre ons altında kısa vadede 4.380, 4.355 ve 4.320 dolar seviyeleri destek olarak takip edilecek.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.435 dolar ilk direnç seviyesi olarak öne çıkarken, bu seviyenin üzerinde 4.470 ve 4.490 dolar dirençleri izlenecek.
Destek: 4.380 / 4.355 / 4.320
Direnç: 4.435 / 4.470 / 4.490
Kaynak: RSS
Cuma günü açıklanan güçlü istihdam verilerinin ardından Fed'in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına gitme ihtimali yaklaşık yüzde 58 seviyesinde fiyatlanmaya devam ediyor.
Analize göre altında, doların zayıflamasından gelen destek ile yüksek faiz beklentisinin oluşturduğu baskı arasında dengeli bir görünüm öne çıkıyor.
Ahlatcı Yatırım'ın değerlendirmesinde, günün altın açısından en önemli başlığının yeniden petrol piyasası olduğu belirtildi.
İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırılarının ardından Brent petrolün gün içinde 99,46 dolara kadar yükseldiğine dikkat çekilen analizde, İran'ın ABD'yi 'ekonomik savaş' ile tehdit etmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin normal seviyelerin altında seyretmesinin arz endişelerini canlı tuttuğu ifade edildi.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin enerji kaynaklı enflasyon riskini artırarak Fed'in faizleri yükseltme ihtimalini desteklediği, bunun da mevcut aşamada ons altın üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
ABD tarafında bugün piyasaların yönünü değiştirecek büyüklükte bir veri bulunmadığı belirtilen analizde, haftanın ana gündeminin enflasyon verileri olacağı ifade edildi.
Buna göre ABD'de ağustos ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) perşembe günü, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ise cuma günü açıklanacak.
Güçlü istihdam verisinin ardından enflasyonun da beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi halinde Fed'in faiz artırım ihtimalinin güçlenebileceği ve bunun dolar ile tahvil faizleri üzerinden ons altında yeni bir satış baskısı yaratabileceği değerlendirildi.
Daha ılımlı enflasyon verilerinin ise mevcut faiz artırım fiyatlamasının gevşemesine ve ons altında toparlanma alanı oluşmasına katkı sağlayabileceği belirtildi.
Ahlatcı Yatırım'ın teknik analizine göre ons altında kısa vadede 4.380, 4.355 ve 4.320 dolar seviyeleri destek olarak takip edilecek.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.435 dolar ilk direnç seviyesi olarak öne çıkarken, bu seviyenin üzerinde 4.470 ve 4.490 dolar dirençleri izlenecek.
Destek: 4.380 / 4.355 / 4.320
Direnç: 4.435 / 4.470 / 4.490
Kaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 1 milyon TL olan ödenmiş sermayesinin 2,5 milyon TL artırılarak 3,5 milyon TL'ye çıkarılması planlanıyor.
Sermaye artırımının tamamı, şirketin tek pay sahibi Osmanlı Yatırım Menkul Değerler A.Ş tarafından daha önce sermaye avansı olarak nakden ödenen tutarın sermayeye mahsubu yoluyla karşılanacak.
Bu kapsamda, esas sözleşmenin 'Sermaye' başlıklı 9. maddesinin değiştirilmesi için gerekli iznin alınması amacıyla SPK'ya başvuru yapıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 1 milyon TL olan ödenmiş sermayesinin 2,5 milyon TL artırılarak 3,5 milyon TL'ye çıkarılması planlanıyor.
Sermaye artırımının tamamı, şirketin tek pay sahibi Osmanlı Yatırım Menkul Değerler A.Ş tarafından daha önce sermaye avansı olarak nakden ödenen tutarın sermayeye mahsubu yoluyla karşılanacak.
Bu kapsamda, esas sözleşmenin 'Sermaye' başlıklı 9. maddesinin değiştirilmesi için gerekli iznin alınması amacıyla SPK'ya başvuru yapıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ahlatcı Yatırım'ın Gün İçi Endeks Değerlendirme ve Teknik Analiz Raporu'na göre, küresel piyasalarda Orta Doğu'daki gerilimin petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar sınırına yaklaştırması ve bunun enflasyon ile faiz görünümüne etkileri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Raporda, Japonya'da güçlü ücret verilerinin Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) yeniden fai...
Ahlatcı Yatırım'ın Gün İçi Endeks Değerlendirme ve Teknik Analiz Raporu'na göre, küresel piyasalarda Orta Doğu'daki gerilimin petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar sınırına yaklaştırması ve bunun enflasyon ile faiz görünümüne etkileri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Raporda, Japonya'da güçlü ücret verilerinin Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) yeniden fai...
Ahlatcı Yatırım'ın Gün İçi Endeks Değerlendirme ve Teknik Analiz Raporu'na göre, küresel piyasalarda Orta Doğu'daki gerilimin petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar sınırına yaklaştırması ve bunun enflasyon ile faiz görünümüne etkileri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Raporda, Japonya'da güçlü ücret verilerinin Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) yeniden faiz artırabileceği beklentisini güçlendirmesi ve yenin değer kazanmasıyla carry trade pozisyonlarına ilişkin endişelerin de küresel risk iştahını sınırladığı belirtildi. Piyasaların ABD tarafındaki ana odağının ise cuma günü açıklanacak enflasyon verisi olduğu kaydedildi.
Rapora göre Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyindeki enerji tesislerini hedef alması öne çıkan jeopolitik gelişmeler arasında bulunuyor.
Suudi yetkililerin bazı tesislerde faaliyetlerin durdurulduğunu açıkladığı belirtilirken, saldırıların Brent petrol fiyatlarını çok haftalı zirvelere taşıdığı ifade edildi.
İran'ın ABD'ye yönelik 'ekonomik savaş' tehdidi ve Hürmüz Boğazı'ndaki tanker geçişlerinin normalin altında seyretmesinin enerji arzına ilişkin riskleri canlı tuttuğu kaydedildi.
Yurt içi piyasalarda ise Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK), MSCI'ın Türkiye piyasasına yönelik fiili dolaşım ve koordineli işlem konularındaki eleştirilerini gidermeye yönelik düzenlemeyi tamamlama aşamasına gelmesi öne çıktı.
Söz konusu düzenlemeyle pay sahipliği bilgilerinin daha ayrıntılı açıklanması ve fiili dolaşım oranlarının daha şeffaf hale getirilmesinin hedeflendiği belirtildi.
Ahlatcı Yatırım değerlendirmesinde düzenlemenin kısa vadeli fiyatlamadan ziyade Türkiye hisselerinin uluslararası endekslerdeki ağırlığı ve yabancı pasif fon akımları açısından stratejik önem taşıdığı ifade edildi.
Gün ortası verilerine göre BIST 100'de işlem hacmi 140 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Önceki işlem gününde aynı saatlerde işlem hacmi 110 milyar TL olmuştu.
BIST 100'de gün ortasında en yüksek işlem hacmine ulaşan hisseler ISCTR, SASA ve AKBNK oldu.
Endeks üzerinde pozitif yönde en fazla etki yapan hisseler SASA, ISCTR ve PETKM olurken, negatif etkisi öne çıkan hisseler KTLEV, ODINE ve ASELS olarak sıralandı.
Raporda, ihracat pazarlarındaki talep koşullarında iyileşmenin devam ettiği belirtildi.
İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin ağustos ayında 52,7 seviyesine yükselerek üst üste dördüncü ay iyileşme kaydettiği, faaliyet koşullarında ise Mayıs 2024'ten bu yana en belirgin toparlanmanın yaşandığı aktarıldı.
Ağustos ayındaki yatırım araçlarının reel getirilerine ilişkin TÜİK verilerine de yer verilen raporda, en yüksek aylık reel getirinin külçe altında gerçekleştiği belirtildi. Külçe altının Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,17, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 reel getiri sağladığı ifade edildi.
Ahlatcı Yatırım'ın teknik değerlendirmesine göre BIST 100 Endeksi, önceki işlem gününü 14.152 seviyesinden tamamladı. Endeks yeni güne yüzde 0,00 değişimle 14.152 seviyesinden başlarken, gün içinde en düşük 14.080, en yüksek ise 14.159 seviyesini gördü.
Yukarı yönlü hareketlerde ilk olarak 14.164 seviyesinin direnç olarak takip edileceği belirtildi. Bu seviyenin aşılması halinde 14.201 ikinci direnç, daha yukarıda ise 14.243 seviyesi izlenecek.
Aşağı yönlü hareketlerde ise 14.085 seviyesi ilk destek olarak öne çıkıyor. Endeksin bu seviyenin üzerinde kalmasının kısa vadeli pozitif görünümün korunması açısından önemli olduğu kaydedildi.
14.085 seviyesinin altında 14.043, geri çekilmenin derinleşmesi halinde ise 14.006 seviyesi destek bölgesi olarak takip edilecek.
Raporda teknik seviyeler ayrıca şöyle sıralandı:
Destekler: 14.090 / 14.050 / 14.010Dirençler: 14.170 / 14.205 / 14.250
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ahlatcı Yatırım'ın Gün İçi Endeks Değerlendirme ve Teknik Analiz Raporu'na göre, küresel piyasalarda Orta Doğu'daki gerilimin petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar sınırına yaklaştırması ve bunun enflasyon ile faiz görünümüne etkileri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Raporda, Japonya'da güçlü ücret verilerinin Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) yeniden faiz artırabileceği beklentisini güçlendirmesi ve yenin değer kazanmasıyla carry trade pozisyonlarına ilişkin endişelerin de küresel risk iştahını sınırladığı belirtildi. Piyasaların ABD tarafındaki ana odağının ise cuma günü açıklanacak enflasyon verisi olduğu kaydedildi.
Rapora göre Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyindeki enerji tesislerini hedef alması öne çıkan jeopolitik gelişmeler arasında bulunuyor.
Suudi yetkililerin bazı tesislerde faaliyetlerin durdurulduğunu açıkladığı belirtilirken, saldırıların Brent petrol fiyatlarını çok haftalı zirvelere taşıdığı ifade edildi.
İran'ın ABD'ye yönelik 'ekonomik savaş' tehdidi ve Hürmüz Boğazı'ndaki tanker geçişlerinin normalin altında seyretmesinin enerji arzına ilişkin riskleri canlı tuttuğu kaydedildi.
Yurt içi piyasalarda ise Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK), MSCI'ın Türkiye piyasasına yönelik fiili dolaşım ve koordineli işlem konularındaki eleştirilerini gidermeye yönelik düzenlemeyi tamamlama aşamasına gelmesi öne çıktı.
Söz konusu düzenlemeyle pay sahipliği bilgilerinin daha ayrıntılı açıklanması ve fiili dolaşım oranlarının daha şeffaf hale getirilmesinin hedeflendiği belirtildi.
Ahlatcı Yatırım değerlendirmesinde düzenlemenin kısa vadeli fiyatlamadan ziyade Türkiye hisselerinin uluslararası endekslerdeki ağırlığı ve yabancı pasif fon akımları açısından stratejik önem taşıdığı ifade edildi.
Gün ortası verilerine göre BIST 100'de işlem hacmi 140 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Önceki işlem gününde aynı saatlerde işlem hacmi 110 milyar TL olmuştu.
BIST 100'de gün ortasında en yüksek işlem hacmine ulaşan hisseler ISCTR, SASA ve AKBNK oldu.
Endeks üzerinde pozitif yönde en fazla etki yapan hisseler SASA, ISCTR ve PETKM olurken, negatif etkisi öne çıkan hisseler KTLEV, ODINE ve ASELS olarak sıralandı.
Raporda, ihracat pazarlarındaki talep koşullarında iyileşmenin devam ettiği belirtildi.
İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin ağustos ayında 52,7 seviyesine yükselerek üst üste dördüncü ay iyileşme kaydettiği, faaliyet koşullarında ise Mayıs 2024'ten bu yana en belirgin toparlanmanın yaşandığı aktarıldı.
Ağustos ayındaki yatırım araçlarının reel getirilerine ilişkin TÜİK verilerine de yer verilen raporda, en yüksek aylık reel getirinin külçe altında gerçekleştiği belirtildi. Külçe altının Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,17, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 reel getiri sağladığı ifade edildi.
Ahlatcı Yatırım'ın teknik değerlendirmesine göre BIST 100 Endeksi, önceki işlem gününü 14.152 seviyesinden tamamladı. Endeks yeni güne yüzde 0,00 değişimle 14.152 seviyesinden başlarken, gün içinde en düşük 14.080, en yüksek ise 14.159 seviyesini gördü.
Yukarı yönlü hareketlerde ilk olarak 14.164 seviyesinin direnç olarak takip edileceği belirtildi. Bu seviyenin aşılması halinde 14.201 ikinci direnç, daha yukarıda ise 14.243 seviyesi izlenecek.
Aşağı yönlü hareketlerde ise 14.085 seviyesi ilk destek olarak öne çıkıyor. Endeksin bu seviyenin üzerinde kalmasının kısa vadeli pozitif görünümün korunması açısından önemli olduğu kaydedildi.
14.085 seviyesinin altında 14.043, geri çekilmenin derinleşmesi halinde ise 14.006 seviyesi destek bölgesi olarak takip edilecek.
Raporda teknik seviyeler ayrıca şöyle sıralandı:
Destekler: 14.090 / 14.050 / 14.010Dirençler: 14.170 / 14.205 / 14.250
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Brent petrol 98,87 seviyesinde hareket ederken, 96,30 seviyesini aşmasıyla yükseliş eğilimini güçlendirdi. Teknik görünüme göre 96,30 s...
Brent petrol 98,87 seviyesinde hareket ederken, 96,30 seviyesini aşmasıyla yükseliş eğilimini güçlendirdi. Teknik görünüme göre 96,30 s...
Brent petrol 98,87 seviyesinde hareket ederken, 96,30 seviyesini aşmasıyla yükseliş eğilimini güçlendirdi. Teknik görünüme göre 96,30 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda yükselişin önce 105,30, ardından 120,30 seviyelerine doğru devam etmesi bekleniyor.
Öte yandan 96,30 seviyesinin altına inilmesi halinde satış baskısının artabileceği ve fiyatın 91,60 ile 89,50 bölgelerine doğru geri çekilebileceği değerlendiriliyor.
Analizde, altın 4.396 seviyesinde hareket ederken, son yükselişin ardından 4.564 direncinin altında dengelenmeye çalışıyor. Bu seviyenin aşılması halinde yükselişin 4.761 ve 4.958 bölgelerine doğru sürmesi bekleniyor.
Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.320 seviyesi ilk önemli destek olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin kırılması durumunda satış baskısının artması ve altının 4.254 seviyesine doğru gerilemesi beklenebilir.
S&P 500 vadeli endeksi 7.699 seviyesinde hareket ederken, 7.726 direncinin altında yatay ve kararsız bir görünüm sergiliyor. Yükseliş eğiliminin güç kazanması için 7.726 seviyesinin aşılması önem taşıyor.
Analize göre bu seviyenin üzerinde 7.878 ve 8.030 seviyeleri direnç olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü hareketlerde ise 7.628 seviyesi ilk önemli destek konumunda bulunuyor. Bu seviyenin altına inilmesi halinde 7.537 ve 7.509 bölgelerine doğru geri çekilme görülebilir.
Kaynak: RSS
Brent petrol 98,87 seviyesinde hareket ederken, 96,30 seviyesini aşmasıyla yükseliş eğilimini güçlendirdi. Teknik görünüme göre 96,30 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda yükselişin önce 105,30, ardından 120,30 seviyelerine doğru devam etmesi bekleniyor.
Öte yandan 96,30 seviyesinin altına inilmesi halinde satış baskısının artabileceği ve fiyatın 91,60 ile 89,50 bölgelerine doğru geri çekilebileceği değerlendiriliyor.
Analizde, altın 4.396 seviyesinde hareket ederken, son yükselişin ardından 4.564 direncinin altında dengelenmeye çalışıyor. Bu seviyenin aşılması halinde yükselişin 4.761 ve 4.958 bölgelerine doğru sürmesi bekleniyor.
Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.320 seviyesi ilk önemli destek olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin kırılması durumunda satış baskısının artması ve altının 4.254 seviyesine doğru gerilemesi beklenebilir.
S&P 500 vadeli endeksi 7.699 seviyesinde hareket ederken, 7.726 direncinin altında yatay ve kararsız bir görünüm sergiliyor. Yükseliş eğiliminin güç kazanması için 7.726 seviyesinin aşılması önem taşıyor.
Analize göre bu seviyenin üzerinde 7.878 ve 8.030 seviyeleri direnç olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü hareketlerde ise 7.628 seviyesi ilk önemli destek konumunda bulunuyor. Bu seviyenin altına inilmesi halinde 7.537 ve 7.509 bölgelerine doğru geri çekilme görülebilir.
Kaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Teksas eyaletinin ekonomi geliştirme kurumu aracılığıyla ilgili eyalet kurumlarıyla yatırım teşviklerine yönelik görüşmeler yapıldı.
Görüşmelerin olumlu sonuçlanması halinde yatırımın önemli bir bölümünün hibe, vergi indirimi ve diğer teşvik mekanizmalarıyla karşılanması ve böylece yatırım maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Teksas eyaletinin ekonomi geliştirme kurumu aracılığıyla ilgili eyalet kurumlarıyla yatırım teşviklerine yönelik görüşmeler yapıldı.
Görüşmelerin olumlu sonuçlanması halinde yatırımın önemli bir bölümünün hibe, vergi indirimi ve diğer teşvik mekanizmalarıyla karşılanması ve böylece yatırım maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, sermaye artı...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, sermaye artı...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, sermaye artırımına katılım ve işlemlerin tamamlanması sonrasında Metropal'ın İmros Yapay Zeka'daki pay oranının yüzde 2,09'dan yüzde 11,21'e yükselmesi bekleniyor.
Yatırım kapsamında İmros Yapay Zeka'nın yapay zeka teknolojileri alanındaki yetkinliklerinden yararlanılarak Metropal'ın mevcut ürün ve hizmetlerinin yapay zeka çözümleriyle desteklenmesi ve iş ortağı ekosistemine yeni nesil teknoloji hizmetleri sunulması hedefleniyor.
Ayrıca iki şirketin teknoloji ve sektörel yetkinliklerinin bir araya getirilmesiyle yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi, uzun vadede yeni gelir modelleri oluşturulmasına katkı sağlanması planlanıyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, sermaye artırımına katılım ve işlemlerin tamamlanması sonrasında Metropal'ın İmros Yapay Zeka'daki pay oranının yüzde 2,09'dan yüzde 11,21'e yükselmesi bekleniyor.
Yatırım kapsamında İmros Yapay Zeka'nın yapay zeka teknolojileri alanındaki yetkinliklerinden yararlanılarak Metropal'ın mevcut ürün ve hizmetlerinin yapay zeka çözümleriyle desteklenmesi ve iş ortağı ekosistemine yeni nesil teknoloji hizmetleri sunulması hedefleniyor.
Ayrıca iki şirketin teknoloji ve sektörel yetkinliklerinin bir araya getirilmesiyle yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi, uzun vadede yeni gelir modelleri oluşturulmasına katkı sağlanması planlanıyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP)...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, yurt içi ve yurt dışında elektrik üretim tesislerinin kurulması, işletilmesi ve elektrik enerjisi üretimi ile satışı faaliyetlerinde bulunan H20 Solar Enerji'nin sermayesini temsil eden 1.000 payın tamamının 500 bin TL bedelle satın alınmasına karar verildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, yurt içi ve yurt dışında elektrik üretim tesislerinin kurulması, işletilmesi ve elektrik enerjisi üretimi ile satışı faaliyetlerinde bulunan H20 Solar Enerji'nin sermayesini temsil eden 1.000 payın tamamının 500 bin TL bedelle satın alınmasına karar verildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, iş hacmini düşük marjlarla korumaya dayalı modelin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, sektörde büyümenin ciro kadar sağlıklı karlılık, operasyonel verimlilik ve finansal dayanıklılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları a...
Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, iş hacmini düşük marjlarla korumaya dayalı modelin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, sektörde büyümenin ciro kadar sağlıklı karlılık, operasyonel verimlilik ve finansal dayanıklılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları a...
Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, iş hacmini düşük marjlarla korumaya dayalı modelin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, sektörde büyümenin ciro kadar sağlıklı karlılık, operasyonel verimlilik ve finansal dayanıklılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları arasındaki makasın sıkışması, sektörde iş hacmi korunurken şirketlerin kar marjlarının daralmasına yol açıyor.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye sınır kapılarındaki akaryakıt fiyat artışı Mart 2026 itibarıyla yüzde 110 bandına ulaştı. Yine aynı verilere göre, uluslararası taşımacılıkta kullanılan bazı Ro-Ro hatlarındaki Yakıt Ayarlama Faktörü (BAF) bedelleri mart-mayıs döneminde yaklaşık yüzde 150 yükseldi. Akaryakıt maliyetlerinde kısa sürede yaşanan bu artışlar, özellikle önceden fiyatlandırılmış uluslararası taşıma sözleşmelerinin yönetimini zorlaştırırken taşımacılık şirketlerinin yanı sıra ihracat zinciri üzerinde de ilave baskı oluşturuyor.
'Düşük marjlarla iş hacmini korumak sürdürülebilir değil'
Sektörde maliyetlerin yükselmesine karşın taşıma fiyatlarının aynı hızda güncellenemediğine dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, fiyat rekabetinin yalnızca şirketlerin karlılığını değil, hizmet kalitesinin ve operasyonel kapasitenin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceğini belirtti.
Akça, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
'Akaryakıt ve döviz kuru hareketleri başta olmak üzere finansman, bakım, lastik ve diğer operasyonel giderlerdeki değişimler, nakliye operasyonlarının planlanmasını ve fiyatlandırılmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Ancak yoğun rekabet nedeniyle maliyet artışlarının taşıma fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığı dönemlerde şirketlerin marjları daralıyor. Müşteri ve iş hacmini korumak amacıyla sürekli düşük marjlarla çalışmak, uzun vadede sürdürülebilir bir model oluşturmuyor. Bu nedenle sektörde başarıyı yalnızca ciro veya taşınan yük miktarıyla değil sağlıklı karlılık, hizmet kalitesi ve operasyonel sürdürülebilirlikle birlikte değerlendirmek gerekiyor.'
Maliyetlerdeki öngörülemezliğin bütçe ve fiyatlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Akça, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilen fiyatlandırma modellerinin önem kazandığını ifade etti. Akça, müşterilerle yapılan sözleşmelerde akaryakıt, kur ve diğer temel maliyet kalemlerindeki olağandışı değişimleri dikkate alan, şeffaf ve karşılıklı olarak öngörülebilir mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Taşımacılıktaki maliyet baskısı ihracat zincirini de etkiliyor
Taşımacılık maliyetlerinde yaşanan artışlar, yalnızca lojistik şirketlerinin finansal yapısını ilgilendirmiyor. Navlun maliyetlerinin yükselmesi; üreticilerin, ihracatçıların ve perakende şirketlerinin tedarik zinciri giderlerini de artırıyor. Maliyet artışlarının tamamen taşımacılık şirketleri tarafından üstlenilmesi lojistik hizmetlerinin sürdürülebilirliğini zorlarken, navlun fiyatlarına doğrudan yansıtılması ise ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı yaratabiliyor.
Bu nedenle maliyet artışlarının tedarik zincirindeki taraflardan yalnızca birinin üzerinde bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Enes Akça, şöyle konuştu:
'Lojistik, üretim ile pazar arasındaki stratejik bağlantıyı oluşturuyor. Taşıma operasyonlarının sürdürülebilirliği zayıfladığında bunun etkisi yalnızca lojistik şirketleriyle sınırlı kalmıyor; üretimden ihracata kadar bütün zincire yayılıyor. Bu nedenle maliyet ve risklerin üretici, müşteri ve lojistik hizmet sağlayıcı arasında şeffaf, ölçülebilir ve tarafların kontrol alanlarıyla uyumlu şekilde paylaşılması gerekiyor.'
Verimlilik ve dijital planlama belirleyici olacak
Artan maliyetler karşısında operasyonel verimliliğin şirketler açısından en önemli rekabet unsurlarından biri haline geldiğini söyleyen Akça, doğru kapasite kullanımı, rota planlaması, gerçek zamanlı raporlama ve ölçülebilir performans göstergelerinin kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını ifade etti.
Akca Lojistik'te operasyonların belirlenen performans göstergeleri üzerinden düzenli olarak takip edildiğini, maliyet analizlerinin güncellediğini ve süreç iyileştirme çalışmalarına odaklandığını belirten Akça; teknolojiden süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirmek amacıyla istifade ettiklerini söyledi. WMS (Depo Yönetim Sistemi) - TMS (Nakliye Yönetim Sistemi) çözümlerinden eş zamanlı veri akışlarına, stok yönetiminden sistem entegrasyonlarına kadar kullanılan uygulamaların sahadaki kayıpların daha erken tespit edilmesine ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesine katkı sağladığını ifade etti.
Akça, 'Teknoloji tek başına bütün maliyet sorunlarını çözmüyor elbette ancak veriyle desteklenen planlama, mevcut kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İzlenebilirlik ve anlık veri akışıyla beklemeleri, kapasite kayıplarını ve operasyonel sapmaları daha erken tespit edebiliyoruz. Böylece yalnızca maliyetleri kontrol etmekle kalmıyor, müşterilere daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir hizmet sunabiliyoruz.' diye konuştu.
Sürücü açığı kapasite kullanımını zorlaştırıyor
Sektörde maliyet baskısına eşlik eden diğer önemli sorunun deneyimli sürücü ve nitelikli operasyon personeli ihtiyacı olduğunu belirten Akça, insan kaynağına erişimde yaşanan güçlüğün mevcut filoların etkin kullanımını sınırlayabildiğini kaydetti.
Deneyimli çalışanların sektörde tutulması kadar yeni sürücülerin yetiştirilmesinin de önem taşıdığını ifade eden Akça, dijitalleşen lojistik operasyonlarının sürücülerin yanı sıra veri analitiği, mühendislik, yazılım ve operasyon yönetimi gibi farklı alanlarda yetkin profesyonellere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Akça sözlerini şöyle tamamladı:
'Maliyetlerin yükseldiği, fiyat baskısının devam ettiği ve nitelikli insan kaynağına erişimin zorlaştığı bir ortamda rekabet yalnızca en düşük fiyatı sunmak üzerinden şekillenemez. Önümüzdeki dönemde finansal dayanıklılığını koruyan, risklerini doğru yöneten, operasyonlarını ölçülebilir hale getiren ve teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanan şirketler daha güçlü bir konuma gelecek. Lojistik sektörünün sürdürülebilirliği için fiyat, hizmet kalitesi ve sağlıklı karlılık arasında dengeli bir yapı kurulması gerekiyor.'
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, iş hacmini düşük marjlarla korumaya dayalı modelin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, sektörde büyümenin ciro kadar sağlıklı karlılık, operasyonel verimlilik ve finansal dayanıklılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları arasındaki makasın sıkışması, sektörde iş hacmi korunurken şirketlerin kar marjlarının daralmasına yol açıyor.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye sınır kapılarındaki akaryakıt fiyat artışı Mart 2026 itibarıyla yüzde 110 bandına ulaştı. Yine aynı verilere göre, uluslararası taşımacılıkta kullanılan bazı Ro-Ro hatlarındaki Yakıt Ayarlama Faktörü (BAF) bedelleri mart-mayıs döneminde yaklaşık yüzde 150 yükseldi. Akaryakıt maliyetlerinde kısa sürede yaşanan bu artışlar, özellikle önceden fiyatlandırılmış uluslararası taşıma sözleşmelerinin yönetimini zorlaştırırken taşımacılık şirketlerinin yanı sıra ihracat zinciri üzerinde de ilave baskı oluşturuyor.
'Düşük marjlarla iş hacmini korumak sürdürülebilir değil'
Sektörde maliyetlerin yükselmesine karşın taşıma fiyatlarının aynı hızda güncellenemediğine dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, fiyat rekabetinin yalnızca şirketlerin karlılığını değil, hizmet kalitesinin ve operasyonel kapasitenin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceğini belirtti.
Akça, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
'Akaryakıt ve döviz kuru hareketleri başta olmak üzere finansman, bakım, lastik ve diğer operasyonel giderlerdeki değişimler, nakliye operasyonlarının planlanmasını ve fiyatlandırılmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Ancak yoğun rekabet nedeniyle maliyet artışlarının taşıma fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığı dönemlerde şirketlerin marjları daralıyor. Müşteri ve iş hacmini korumak amacıyla sürekli düşük marjlarla çalışmak, uzun vadede sürdürülebilir bir model oluşturmuyor. Bu nedenle sektörde başarıyı yalnızca ciro veya taşınan yük miktarıyla değil sağlıklı karlılık, hizmet kalitesi ve operasyonel sürdürülebilirlikle birlikte değerlendirmek gerekiyor.'
Maliyetlerdeki öngörülemezliğin bütçe ve fiyatlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Akça, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilen fiyatlandırma modellerinin önem kazandığını ifade etti. Akça, müşterilerle yapılan sözleşmelerde akaryakıt, kur ve diğer temel maliyet kalemlerindeki olağandışı değişimleri dikkate alan, şeffaf ve karşılıklı olarak öngörülebilir mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Taşımacılıktaki maliyet baskısı ihracat zincirini de etkiliyor
Taşımacılık maliyetlerinde yaşanan artışlar, yalnızca lojistik şirketlerinin finansal yapısını ilgilendirmiyor. Navlun maliyetlerinin yükselmesi; üreticilerin, ihracatçıların ve perakende şirketlerinin tedarik zinciri giderlerini de artırıyor. Maliyet artışlarının tamamen taşımacılık şirketleri tarafından üstlenilmesi lojistik hizmetlerinin sürdürülebilirliğini zorlarken, navlun fiyatlarına doğrudan yansıtılması ise ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı yaratabiliyor.
Bu nedenle maliyet artışlarının tedarik zincirindeki taraflardan yalnızca birinin üzerinde bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Enes Akça, şöyle konuştu:
'Lojistik, üretim ile pazar arasındaki stratejik bağlantıyı oluşturuyor. Taşıma operasyonlarının sürdürülebilirliği zayıfladığında bunun etkisi yalnızca lojistik şirketleriyle sınırlı kalmıyor; üretimden ihracata kadar bütün zincire yayılıyor. Bu nedenle maliyet ve risklerin üretici, müşteri ve lojistik hizmet sağlayıcı arasında şeffaf, ölçülebilir ve tarafların kontrol alanlarıyla uyumlu şekilde paylaşılması gerekiyor.'
Verimlilik ve dijital planlama belirleyici olacak
Artan maliyetler karşısında operasyonel verimliliğin şirketler açısından en önemli rekabet unsurlarından biri haline geldiğini söyleyen Akça, doğru kapasite kullanımı, rota planlaması, gerçek zamanlı raporlama ve ölçülebilir performans göstergelerinin kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını ifade etti.
Akca Lojistik'te operasyonların belirlenen performans göstergeleri üzerinden düzenli olarak takip edildiğini, maliyet analizlerinin güncellediğini ve süreç iyileştirme çalışmalarına odaklandığını belirten Akça; teknolojiden süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirmek amacıyla istifade ettiklerini söyledi. WMS (Depo Yönetim Sistemi) - TMS (Nakliye Yönetim Sistemi) çözümlerinden eş zamanlı veri akışlarına, stok yönetiminden sistem entegrasyonlarına kadar kullanılan uygulamaların sahadaki kayıpların daha erken tespit edilmesine ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesine katkı sağladığını ifade etti.
Akça, 'Teknoloji tek başına bütün maliyet sorunlarını çözmüyor elbette ancak veriyle desteklenen planlama, mevcut kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İzlenebilirlik ve anlık veri akışıyla beklemeleri, kapasite kayıplarını ve operasyonel sapmaları daha erken tespit edebiliyoruz. Böylece yalnızca maliyetleri kontrol etmekle kalmıyor, müşterilere daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir hizmet sunabiliyoruz.' diye konuştu.
Sürücü açığı kapasite kullanımını zorlaştırıyor
Sektörde maliyet baskısına eşlik eden diğer önemli sorunun deneyimli sürücü ve nitelikli operasyon personeli ihtiyacı olduğunu belirten Akça, insan kaynağına erişimde yaşanan güçlüğün mevcut filoların etkin kullanımını sınırlayabildiğini kaydetti.
Deneyimli çalışanların sektörde tutulması kadar yeni sürücülerin yetiştirilmesinin de önem taşıdığını ifade eden Akça, dijitalleşen lojistik operasyonlarının sürücülerin yanı sıra veri analitiği, mühendislik, yazılım ve operasyon yönetimi gibi farklı alanlarda yetkin profesyonellere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Akça sözlerini şöyle tamamladı:
'Maliyetlerin yükseldiği, fiyat baskısının devam ettiği ve nitelikli insan kaynağına erişimin zorlaştığı bir ortamda rekabet yalnızca en düşük fiyatı sunmak üzerinden şekillenemez. Önümüzdeki dönemde finansal dayanıklılığını koruyan, risklerini doğru yöneten, operasyonlarını ölçülebilir hale getiren ve teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanan şirketler daha güçlü bir konuma gelecek. Lojistik sektörünün sürdürülebilirliği için fiyat, hizmet kalitesi ve sağlıklı karlılık arasında dengeli bir yapı kurulması gerekiyor.'
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Üç mağaradan çıkan kemi...
Üç mağaradan çıkan kemikler, Neolitik yamyamlığın katliamdan ritüele uzanan, 1.500 yıla yayılmış farklı olaylar olduğunu ortaya koyuyor. Devamı burada: İspanya’da Neolitik Yamyamlık 1.500 Yıl Boyunca Tekrarlanmış Arkeofili.
Üç mağaradan çıkan kemikler, Neolitik yamyamlığın katliamdan ritüele uzanan, 1.500 yıla yayılmış farklı olaylar olduğunu ortaya koyuyor.
Devamı burada: İspanya’da Neolitik Yamyamlık 1.500 Yıl Boyunca Tekrarlanmış Arkeofili.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Atıf Tun...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Atıf Tun...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Atıf Tunç Atıl ile Nilüfer Atıl'ın 8 Eylül 2026 itibarıyla istifaları yönetim kurulu tarafından kabul edildi.
Boşalan yönetim kurulu üyeliklerine Türk Ticaret Kanununun 363. maddesi kapsamında Diyaddin Kasımoğlu ile Muhammet Emin Çoban atandı. Yeni üyelerin atamaları, ilk genel kurul toplantısında ortakların onayına sunulacak.
Kasımoğlu ve Çoban, ayrılan üyelerin kalan görev süreleri olan 7 Ekim 2028 tarihine kadar görev yapacak.
İstifa eden üyelerin görev aldığı komitelerdeki başkanlık ve üyelik görevlerinin de yeni atanan yönetim kurulu üyeleri tarafından yürütülmesine karar verildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Atıf Tunç Atıl ile Nilüfer Atıl'ın 8 Eylül 2026 itibarıyla istifaları yönetim kurulu tarafından kabul edildi.
Boşalan yönetim kurulu üyeliklerine Türk Ticaret Kanununun 363. maddesi kapsamında Diyaddin Kasımoğlu ile Muhammet Emin Çoban atandı. Yeni üyelerin atamaları, ilk genel kurul toplantısında ortakların onayına sunulacak.
Kasımoğlu ve Çoban, ayrılan üyelerin kalan görev süreleri olan 7 Ekim 2028 tarihine kadar görev yapacak.
İstifa eden üyelerin görev aldığı komitelerdeki başkanlık ve üyelik görevlerinin de yeni atanan yönetim kurulu üyeleri tarafından yürütülmesine karar verildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Milli Savunma Bakanlığının NSosyal hesabından, Türk Yıldızları'nın Mısır'd...
Milli Savunma Bakanlığının NSosyal hesabından, Türk Yıldızları'nın Mısır'd...
Milli Savunma Bakanlığının NSosyal hesabından, Türk Yıldızları'nın Mısır'da gerçekleştirdiği gösteriye ilişkin yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi: "Dikkat, bu görüntüler yapay zekanın değil, gökyüzündeki cesaretimizin bir ürünüdür. Mısır'da gerçekleştirilen 'El Alamein International Airshow' kapsamında gökyüzüne yükselen Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz, dünyanın en görkemli tarihi miraslarından Mısır Piramitleri'nin üzerinde unutulmaz bir gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Binlerce yıllık tarihin semalarında Ay Yıldızın izini bırakan Türk Yıldızları, eşsiz gösterileriyle Mısırlı kardeşlerimizi selamladı. Tarih yerde, Türk Yıldızları göklerde."
Paylaşımda, Mısır Piramitleri üzerindeki gösteri uçuşundan görüntüler de yer aldı.
Milli Savunma Bakanlığının NSosyal hesabından, Türk Yıldızları'nın Mısır'da gerçekleştirdiği gösteriye ilişkin yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi: "Dikkat, bu görüntüler yapay zekanın değil, gökyüzündeki cesaretimizin bir ürünüdür. Mısır'da gerçekleştirilen 'El Alamein International Airshow' kapsamında gökyüzüne yükselen Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz, dünyanın en görkemli tarihi miraslarından Mısır Piramitleri'nin üzerinde unutulmaz bir gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Binlerce yıllık tarihin semalarında Ay Yıldızın izini bırakan Türk Yıldızları, eşsiz gösterileriyle Mısırlı kardeşlerimizi selamladı. Tarih yerde, Türk Yıldızları göklerde."
Paylaşımda, Mısır Piramitleri üzerindeki gösteri uçuşundan görüntüler de yer aldı.
Kaza, 5 Eylül’de TEM Otoyolu’nun Bolu geçişinde Çaydurt mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul istikametind...
Kaza, 5 Eylül’de TEM Otoyolu’nun Bolu geçişinde Çaydurt mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul istikametind...
Kaza, 5 Eylül’de TEM Otoyolu’nun Bolu geçişinde Çaydurt mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul istikametinde seyreden hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle yolcu otobüsünün önüne savruldu. Otobüsün bir süre sürüklediği araç, yolda takla atarak ters döndü. Meydana gelen kazada hafif ticari araç içerisindeki 3 kişi yaralandı. Durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar şehirdeki hastanelere kaldırıldı.
Hastanede hayatını kaybetti
Kazada ağır yaralanan Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Burak Çınar 3 gündür hastanede tedavi altındaydı. Hastanede yaşam mücadelesi veren Burak Çınar, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Çınar’ın cenazesi yarın Trabzon’un Çaykara ilçesinde toprağa verilecek.
Kaza anı anbean kamerada
Öte yandan 1 kişinin hayatını kaybettiği 2 kişinin de yaralandığı kaza aynı istikamette ilerleyen başka bir aracın araç içi kamerasına yansıdı. Hafif ticari aracın ani bir manevra ile yolcu otobüsünün önüne savrulduğu ve bir süre sürüklendikten sonra takla attığı anlar yer aldı.
Kaza, 5 Eylül’de TEM Otoyolu’nun Bolu geçişinde Çaydurt mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul istikametinde seyreden hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle yolcu otobüsünün önüne savruldu. Otobüsün bir süre sürüklediği araç, yolda takla atarak ters döndü. Meydana gelen kazada hafif ticari araç içerisindeki 3 kişi yaralandı. Durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar şehirdeki hastanelere kaldırıldı.
Hastanede hayatını kaybetti
Kazada ağır yaralanan Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Burak Çınar 3 gündür hastanede tedavi altındaydı. Hastanede yaşam mücadelesi veren Burak Çınar, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Çınar’ın cenazesi yarın Trabzon’un Çaykara ilçesinde toprağa verilecek.
Kaza anı anbean kamerada
Öte yandan 1 kişinin hayatını kaybettiği 2 kişinin de yaralandığı kaza aynı istikamette ilerleyen başka bir aracın araç içi kamerasına yansıdı. Hafif ticari aracın ani bir manevra ile yolcu otobüsünün önüne savrulduğu ve bir süre sürüklendikten sonra takla attığı anlar yer aldı.
Okullarda yeni eğitim-öğretim yılı pazartesi günü başlayacak. Milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı okullarda hazırlıklar tamamlandı.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırılarının ardından bu yıl Türkiye genelindeki okullarda bir dizi güvenlik önlemi alındı.
İs...
Okullarda yeni eğitim-öğretim yılı pazartesi günü başlayacak. Milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı okullarda hazırlıklar tamamlandı.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırılarının ardından bu yıl Türkiye genelindeki okullarda bir dizi güvenlik önlemi alındı.
İs...
Okullarda yeni eğitim-öğretim yılı pazartesi günü başlayacak. Milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı okullarda hazırlıklar tamamlandı.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırılarının ardından bu yıl Türkiye genelindeki okullarda bir dizi güvenlik önlemi alındı.
İstanbul'un Esenler ilçesinde ise farklı bir proje hayata geçirildi. İlçede eğitim veren 70 okula kameralar yerleştirildi.
70 OKUL 7/24 İZLENİYOREsenler ilçesindeki proje İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile Esenler Belediyesi'nin ortak çalışmasıyla hayata geçirildi.
Projeyle birlikte okul binaları, bahçeleri ve çevresindeki sokaklar 7 gün 24 saat boyunca kameralarla izleniyor.
YÜKSEK ZOOM KAPASİTESİEsenler Belediyesi'nin Afet Koordinasyon Merkezi'nde projeye ilişkin ayrıntıları anlatan NTV muhabiri Sinan Kunter, projede kullanılan kameraların yüksek kapasitede zoom yapabilme özelliğine sahip olduğunu söyledi.
"YAPAY ZEKA EKİPLERE HABER VERECEK"Kunter, projede yapay zekadan da faydalanıldığını anlattı. "Okul bahçesinde ya da çevresinde herhangi bir olumsuzluk yaşandığında o yapay zeka sistemi bu durumu tespit edip birimlere haber veriyor." diyen Sinan Kunter, böylece ekiplerin yaşanabilmesi muhtemel bir olaya hızlıca müdahale edebileceğini kaydetti.
Sistem yüz tanıma özelliğine de sahip. Okul çevresinde dolaşması muhtemel sabıkalı bir kişi, bu sistemle tespit edilebiliyor.
OKULLARDA YEDİ BASAMAKLI GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINACAKKahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan saldırıların ardından okullardaki güvenlik önlemleri uzun süre Türkiye'nin gündeminde yer almıştı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, daha önce yaptığı açıklamada, okullarda yedi basamaklı güvenlik önlemi uygulamasını hayata geçireceklerini söylemişti.
Okulların güvenliğini yalnızca bina güvenliği olarak ele almadıklarını söyleyen Bakan Çiftçi, şunları kaydetmişti:
"- Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Bunlar; risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi."
BAHÇE GÖREVLİLERİ GÖREVE BAŞLAYACAKOkullarda bahçe görevlisi uygulamasının da bu yıl hayata geçmesi bekleniyor.
İçişleri Bakanı Çiftçi, okullarda bahçe görevlisi olarak istihdam edilecek görevlilerin okulların güvenliği ve şiddet olaylarının önüne geçebilmek için mesai yapacağını duyurmuştu.
Bahçe görevlilerinin göreve başlamasıyla birlikte söz konusu modelin fiziki güvenlik ve erken uyarı ayağının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Buna göre bahçe görevlileri okul giriş-çıkışlarında görev yapacak.
Görevliler, öğrenci, veli ve ziyaretçi hareketliliğini takip edecek ve şüpheli bir durum yaşanması halinde bu durumu okul yönetimi ile kolluk kuvvetlerine bildirecek.
Okullarda yeni eğitim-öğretim yılı pazartesi günü başlayacak. Milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı okullarda hazırlıklar tamamlandı.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırılarının ardından bu yıl Türkiye genelindeki okullarda bir dizi güvenlik önlemi alındı.
İstanbul'un Esenler ilçesinde ise farklı bir proje hayata geçirildi. İlçede eğitim veren 70 okula kameralar yerleştirildi.
70 OKUL 7/24 İZLENİYOREsenler ilçesindeki proje İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile Esenler Belediyesi'nin ortak çalışmasıyla hayata geçirildi.
Projeyle birlikte okul binaları, bahçeleri ve çevresindeki sokaklar 7 gün 24 saat boyunca kameralarla izleniyor.
YÜKSEK ZOOM KAPASİTESİEsenler Belediyesi'nin Afet Koordinasyon Merkezi'nde projeye ilişkin ayrıntıları anlatan NTV muhabiri Sinan Kunter, projede kullanılan kameraların yüksek kapasitede zoom yapabilme özelliğine sahip olduğunu söyledi.
"YAPAY ZEKA EKİPLERE HABER VERECEK"Kunter, projede yapay zekadan da faydalanıldığını anlattı. "Okul bahçesinde ya da çevresinde herhangi bir olumsuzluk yaşandığında o yapay zeka sistemi bu durumu tespit edip birimlere haber veriyor." diyen Sinan Kunter, böylece ekiplerin yaşanabilmesi muhtemel bir olaya hızlıca müdahale edebileceğini kaydetti.
Sistem yüz tanıma özelliğine de sahip. Okul çevresinde dolaşması muhtemel sabıkalı bir kişi, bu sistemle tespit edilebiliyor.
OKULLARDA YEDİ BASAMAKLI GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINACAKKahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan saldırıların ardından okullardaki güvenlik önlemleri uzun süre Türkiye'nin gündeminde yer almıştı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, daha önce yaptığı açıklamada, okullarda yedi basamaklı güvenlik önlemi uygulamasını hayata geçireceklerini söylemişti.
Okulların güvenliğini yalnızca bina güvenliği olarak ele almadıklarını söyleyen Bakan Çiftçi, şunları kaydetmişti:
"- Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Bunlar; risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi."
BAHÇE GÖREVLİLERİ GÖREVE BAŞLAYACAKOkullarda bahçe görevlisi uygulamasının da bu yıl hayata geçmesi bekleniyor.
İçişleri Bakanı Çiftçi, okullarda bahçe görevlisi olarak istihdam edilecek görevlilerin okulların güvenliği ve şiddet olaylarının önüne geçebilmek için mesai yapacağını duyurmuştu.
Bahçe görevlilerinin göreve başlamasıyla birlikte söz konusu modelin fiziki güvenlik ve erken uyarı ayağının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Buna göre bahçe görevlileri okul giriş-çıkışlarında görev yapacak.
Görevliler, öğrenci, veli ve ziyaretçi hareketliliğini takip edecek ve şüpheli bir durum yaşanması halinde bu durumu okul yönetimi ile kolluk kuvvetlerine bildirecek.
Olay, dün saat 22.30 sıralarında Reşitpaşa...
Olay, dün saat 22.30 sıralarında Reşitpaşa Caddesi’nde meydana geldi. İki grup arasında bilinmeyen nedenle başlayan tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavgaya karışan 8 kişi, birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdı. Bazı kişiler ise caddede açık bulunan restorana ait sandalyeleri alarak karşılarındaki kişilere vurdu. Kavga, çevredekilerin müdahalesiyle sona erdi. Yaşananlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Olay, dün saat 22.30 sıralarında Reşitpaşa Caddesi’nde meydana geldi. İki grup arasında bilinmeyen nedenle başlayan tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavgaya karışan 8 kişi, birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdı. Bazı kişiler ise caddede açık bulunan restorana ait sandalyeleri alarak karşılarındaki kişilere vurdu. Kavga, çevredekilerin müdahalesiyle sona erdi. Yaşananlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Pusula Yatırım'ın analizinde şu ifadeler yer aldı:
''Küresel risklerin yüksek seyrini koruduğu yeni haftada petrol piyasası yeniden ana gündem maddesi oldu. İran kaynaklı gelişmeler ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin yavaşlamasıyla Brent petrol 97 dolar seviyelerin...
Pusula Yatırım'ın analizinde şu ifadeler yer aldı:
''Küresel risklerin yüksek seyrini koruduğu yeni haftada petrol piyasası yeniden ana gündem maddesi oldu. İran kaynaklı gelişmeler ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin yavaşlamasıyla Brent petrol 97 dolar seviyelerin...
Pusula Yatırım'ın analizinde şu ifadeler yer aldı:
''Küresel risklerin yüksek seyrini koruduğu yeni haftada petrol piyasası yeniden ana gündem maddesi oldu. İran kaynaklı gelişmeler ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin yavaşlamasıyla Brent petrol 97 dolar seviyelerinde fiyatlanıyor. 100 dolar seviyesi psikolojik eşik olarak önemini korurken, Hürmüz Boğazı'ndaki trafik ve jeopolitik gelişmeler yakından izleniyor.
Geçen hafta beklentilerin üzerinde gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından değerli metallerde geri çekilme görülürken, ons altın ve gümüşte kararsız fiyatlama devam ediyor. Ons altında 4.400 dolar çevresi takip edilirken, yukarı yönlü hareketlerde 4.500-4.600 dolar bandı öne çıkıyor. 4.300 dolar altı ise teknik görünüm açısından kritik seviye olarak değerlendiriliyor. Gümüşte 68 dolar üst bant, 63 dolar altı ise zayıf bölge olarak izleniyor.
Beklentilerin üzerinde gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından Fed'in eylül toplantısında faiz artırımı ihtimali yüzde 58,4 seviyesinde fiyatlanırken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,78 çevresindeki yüksek seyrini koruyor. ABD'de bugün veri takvimi daha sakin olurken, haftanın makro gündeminde perşembe günü açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve cuma günü açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri bulunuyor.
Şirketler tarafında Apple'ın yarın gerçekleştireceği ürün lansmanı haftanın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Yeni iPhone serisinin yanı sıra ilk katlanabilir iPhone modeline ilişkin beklentiler bulunurken, yeni ürün döngüsüne ilişkin verilecek mesajlar şirket özelinde takip edilecek.
Nvidia destekli Firmus, OpenAI'ye Malezya'daki iki veri merkezinden bilgi işlem kapasitesi sağlamak üzere anlaşma imzaladı. Birkaç yılı kapsayan anlaşma kapsamında OpenAI, Firmus'un ana müşterilerinden biri olacak.
Mistral ise Samsung'un da yer aldığı yatırım turunda 3 milyar avro fon sağlayarak 24 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirketin yeni kaynağı model geliştirme ve yapay zeka yatırımlarında kullanması bekleniyor.
EverBank ile WaFd, 3,9 milyar dolarlık ters birleşme konusunda anlaşmaya vardı. İşlemin tamamlanmasının ardından yaklaşık 75 milyar dolar aktif büyüklüğüne sahip yeni bir bölgesel bankanın oluşması bekleniyor. ABD piyasalarının dün kapalı olması nedeniyle anlaşmanın ilk fiyatlaması bugün yapılacak.
ExxonMobil'in ise Papua LNG projesinde TotalEnergies'den operatörlüğü devralacağı bildirildi. Yaklaşık 14 milyar dolarlık projede nihai yatırım kararının yıl sonuna kadar alınması hedefleniyor. Petrol fiyatlarının yüksek seyrini koruduğu mevcut görünümde gelişme ExxonMobil açısından takip edilecek.''
Kaynak: RSS
Pusula Yatırım'ın analizinde şu ifadeler yer aldı:
''Küresel risklerin yüksek seyrini koruduğu yeni haftada petrol piyasası yeniden ana gündem maddesi oldu. İran kaynaklı gelişmeler ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin yavaşlamasıyla Brent petrol 97 dolar seviyelerinde fiyatlanıyor. 100 dolar seviyesi psikolojik eşik olarak önemini korurken, Hürmüz Boğazı'ndaki trafik ve jeopolitik gelişmeler yakından izleniyor.
Geçen hafta beklentilerin üzerinde gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından değerli metallerde geri çekilme görülürken, ons altın ve gümüşte kararsız fiyatlama devam ediyor. Ons altında 4.400 dolar çevresi takip edilirken, yukarı yönlü hareketlerde 4.500-4.600 dolar bandı öne çıkıyor. 4.300 dolar altı ise teknik görünüm açısından kritik seviye olarak değerlendiriliyor. Gümüşte 68 dolar üst bant, 63 dolar altı ise zayıf bölge olarak izleniyor.
Beklentilerin üzerinde gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından Fed'in eylül toplantısında faiz artırımı ihtimali yüzde 58,4 seviyesinde fiyatlanırken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,78 çevresindeki yüksek seyrini koruyor. ABD'de bugün veri takvimi daha sakin olurken, haftanın makro gündeminde perşembe günü açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve cuma günü açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri bulunuyor.
Şirketler tarafında Apple'ın yarın gerçekleştireceği ürün lansmanı haftanın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Yeni iPhone serisinin yanı sıra ilk katlanabilir iPhone modeline ilişkin beklentiler bulunurken, yeni ürün döngüsüne ilişkin verilecek mesajlar şirket özelinde takip edilecek.
Nvidia destekli Firmus, OpenAI'ye Malezya'daki iki veri merkezinden bilgi işlem kapasitesi sağlamak üzere anlaşma imzaladı. Birkaç yılı kapsayan anlaşma kapsamında OpenAI, Firmus'un ana müşterilerinden biri olacak.
Mistral ise Samsung'un da yer aldığı yatırım turunda 3 milyar avro fon sağlayarak 24 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirketin yeni kaynağı model geliştirme ve yapay zeka yatırımlarında kullanması bekleniyor.
EverBank ile WaFd, 3,9 milyar dolarlık ters birleşme konusunda anlaşmaya vardı. İşlemin tamamlanmasının ardından yaklaşık 75 milyar dolar aktif büyüklüğüne sahip yeni bir bölgesel bankanın oluşması bekleniyor. ABD piyasalarının dün kapalı olması nedeniyle anlaşmanın ilk fiyatlaması bugün yapılacak.
ExxonMobil'in ise Papua LNG projesinde TotalEnergies'den operatörlüğü devralacağı bildirildi. Yaklaşık 14 milyar dolarlık projede nihai yatırım kararının yıl sonuna kadar alınması hedefleniyor. Petrol fiyatlarının yüksek seyrini koruduğu mevcut görünümde gelişme ExxonMobil açısından takip edilecek.''
Kaynak: RSS
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....