Tablo Altı Şiir
Sinem AKYEL Tablo altı şiir, bir resim ya da tablo karşısında duyulan izlenimlerin ve duyguların şiir aracılığıyla ifade edilmesine dayanan bir şiir anlayışıdır. Bu tür şiirlerde şair, bir ressamın tablo oluştururken yaptığı g...
Sinem AKYEL Tablo altı şiir, bir resim ya da tablo karşısında duyulan izlenimlerin ve duyguların şiir aracılığıyla ifade edilmesine dayanan bir şiir anlayışıdır. Bu tür şiirlerde şair, bir ressamın tablo oluştururken yaptığı g... Sinem AKYEL Tablo altı şiir, bir resim ya da tablo karşısında duyulan izlenimlerin ve duyguların şiir aracılığıyla ifade edilmesine dayanan bir şiir anlayışıdır. Bu tür şiirlerde şair, bir ressamın tablo oluştururken yaptığı gibi kelimeler aracılığıyla zihinde canlı bir görüntü meydana getirmeye çalışır. Bu nedenle şiirde tasvir, görsellik ve betimleme önemli bir yer tutar. Tablo altı şiir anlayışının temelinde resim ve şiir arasındaki ilişki bulunur. Şair, bir manzarayı, doğa görüntüsünü, insanı veya herhangi bir olayı göz önünde canlandıracak ayrıntılarla anlatır. Ancak amaç yalnızca gördüğünü aktarmak değildir. Görüntünün şairde meydana getirdiği duygu, düşünce ve hayaller de şiire yansıtılır. Böylece okuyucunun yalnızca şiiri okuması değil, anlatılan sahneyi adeta gözünde canlandırması hedeflenir. Bu anlayış, özellikle Servetifünun Dönemi şiirinde kendini gösterir. Dönemin sanatçıları, Batı edebiyatındaki akımlardan etkilenmiş ve şiirde resimsel bir anlatım oluşturmaya önem vermişlerdir. Özellikle Parnasizm, bu anlayışın gelişmesinde etkili olmuştur. Parnasizmin dış dünyayı nesnel, ayrıntılı ve görsel bir biçimde betimlemeye verdiği önem, Servetifünun şairlerinin şiir anlayışında da görülmektedir. Tevfik Fikret, şiirlerinde tablo etkisi oluşturan tasvirleriyle bu anlayışın Türk edebiyatındaki önemli temsilcilerinden biridir. Onun bazı şiirlerinde doğa, şehir ve insan manzaraları ayrıntılı biçimde ele alınır. Şair, kelimeleri adeta bir ressamın renkleri kullanması gibi kullanarak okuyucunun zihninde bir görüntü oluşturur. Sonuç olarak tablo altı şiir; görsel bir sahnenin, manzaranın veya tablonun şiir diliyle betimlenmesi ve bu görüntünün şairde uyandırdığı duygu ve izlenimlerin aktarılması şeklinde açıklanabilir. Bu yönüyle şiir ile resim sanatını birbirine yaklaştıran bir anlayış olarak değerlendirilebilir. Yazmış olduğum “Kız Kulesi” adlı şiir de bu anlayıştan hareketle ortaya çıkmıştır. Kız Kulesi’nin bir resmini incelerken bende uyandırdığı duygu, düşünce ve hayalleri tasvirler aracılığıyla kelimelere dökmeye çalıştım. Böylece gördüğüm görüntüyü yalnızca anlatmakla kalmayıp, o görüntünün bende bıraktığı izlenimleri de şiire yansıttım. Bu yönüyle “Kız Kulesi”, benim için bir tablonun şiir aracılığıyla yeniden yorumlanmasıdır.Sinem AKYEL
Tablo altı şiir, bir resim ya da tablo karşısında duyulan izlenimlerin ve duyguların şiir aracılığıyla ifade edilmesine dayanan bir şiir anlayışıdır. Bu tür şiirlerde şair, bir ressamın tablo oluştururken yaptığı gibi kelimeler aracılığıyla zihinde canlı bir görüntü meydana getirmeye çalışır. Bu nedenle şiirde tasvir, görsellik ve betimleme önemli bir yer tutar.
Tablo altı şiir anlayışının temelinde resim ve şiir arasındaki ilişki bulunur. Şair, bir manzarayı, doğa görüntüsünü, insanı veya herhangi bir olayı göz önünde canlandıracak ayrıntılarla anlatır. Ancak amaç yalnızca gördüğünü aktarmak değildir. Görüntünün şairde meydana getirdiği duygu, düşünce ve hayaller de şiire yansıtılır. Böylece okuyucunun yalnızca şiiri okuması değil, anlatılan sahneyi adeta gözünde canlandırması hedeflenir.
Bu anlayış, özellikle Servetifünun Dönemi şiirinde kendini gösterir. Dönemin sanatçıları, Batı edebiyatındaki akımlardan etkilenmiş ve şiirde resimsel bir anlatım oluşturmaya önem vermişlerdir. Özellikle Parnasizm, bu anlayışın gelişmesinde etkili olmuştur. Parnasizmin dış dünyayı nesnel, ayrıntılı ve görsel bir biçimde betimlemeye verdiği önem, Servetifünun şairlerinin şiir anlayışında da görülmektedir.
Tevfik Fikret, şiirlerinde tablo etkisi oluşturan tasvirleriyle bu anlayışın Türk edebiyatındaki önemli temsilcilerinden biridir. Onun bazı şiirlerinde doğa, şehir ve insan manzaraları ayrıntılı biçimde ele alınır. Şair, kelimeleri adeta bir ressamın renkleri kullanması gibi kullanarak okuyucunun zihninde bir görüntü oluşturur.
Sonuç olarak tablo altı şiir; görsel bir sahnenin, manzaranın veya tablonun şiir diliyle betimlenmesi ve bu görüntünün şairde uyandırdığı duygu ve izlenimlerin aktarılması şeklinde açıklanabilir. Bu yönüyle şiir ile resim sanatını birbirine yaklaştıran bir anlayış olarak değerlendirilebilir.
Yazmış olduğum “Kız Kulesi” adlı şiir de bu anlayıştan hareketle ortaya çıkmıştır. Kız Kulesi’nin bir resmini incelerken bende uyandırdığı duygu, düşünce ve hayalleri tasvirler aracılığıyla kelimelere dökmeye çalıştım. Böylece gördüğüm görüntüyü yalnızca anlatmakla kalmayıp, o görüntünün bende bıraktığı izlenimleri de şiire yansıttım. Bu yönüyle “Kız Kulesi”, benim için bir tablonun şiir aracılığıyla yeniden yorumlanmasıdır.





.webp)

.gif)

.gif)
.gif)
.gif)
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....