Manisa'da Gördes Belediyesi'nde görev yapan personelin maaşlarının zamanında ödenmediği yönündeki iddialar ü...
Manisa'da Gördes Belediyesi'nde görev yapan personelin maaşlarının zamanında ödenmediği yönündeki iddialar ü...
Manisa'da Gördes Belediyesi'nde görev yapan personelin maaşlarının zamanında ödenmediği yönündeki iddialar üzerine yapılan ön inceleme tamamlandı.
İncelemede, 21 aylık dönemin 12 ayında personel maaşlarının ayın 15'inden sonra ödendiği, bazı aylarda ise gecikmenin bir haftaya kadar ulaştığı belirlendi.
Maaş ödemelerine ilişkin talimatların ilgili birimler tarafından zamanında hazırlanmasına rağmen Belediye Başkanı İbrahim Büke tarafından geç imzalandığı tespit edildi.
İncelemede ayrıca belediyenin banka hesabında yeterli bakiyenin bulunmamasının ve personel maaşlarında kullanılabilecek bazı tutarların vadeli hesaplarda tutulmasının da gecikmelerde etkili olduğu kaydedildi.
Söz konusu uygulamalar, Belediye Kanunu, Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendirildi.
İçişleri Bakanlığı, ön inceleme sonucunda Büke hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma izni verilmesine karar verdi.
Gördes Cumhuriyet Başsavcılığının gerekli soruşturma işlemlerine başlayacağı bildirildi.
Manisa'da Gördes Belediyesi'nde görev yapan personelin maaşlarının zamanında ödenmediği yönündeki iddialar üzerine yapılan ön inceleme tamamlandı.
İncelemede, 21 aylık dönemin 12 ayında personel maaşlarının ayın 15'inden sonra ödendiği, bazı aylarda ise gecikmenin bir haftaya kadar ulaştığı belirlendi.
Maaş ödemelerine ilişkin talimatların ilgili birimler tarafından zamanında hazırlanmasına rağmen Belediye Başkanı İbrahim Büke tarafından geç imzalandığı tespit edildi.
İncelemede ayrıca belediyenin banka hesabında yeterli bakiyenin bulunmamasının ve personel maaşlarında kullanılabilecek bazı tutarların vadeli hesaplarda tutulmasının da gecikmelerde etkili olduğu kaydedildi.
Söz konusu uygulamalar, Belediye Kanunu, Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendirildi.
İçişleri Bakanlığı, ön inceleme sonucunda Büke hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma izni verilmesine karar verdi.
Gördes Cumhuriyet Başsavcılığının gerekli soruşturma işlemlerine başlayacağı bildirildi.
14 yıl önce işlenen faili meçhul cinayet aydınlatıldı.
Aydın'ın Söke ilçesi Akçakonak Mahallesi’nde yaşayan, Gülizar Aydın, 2 Aralık 2012 tarihinde kayboldu.
Aydın, oğlu Burak Zülam'ın 31 Ekim 2017...
14 yıl önce işlenen faili meçhul cinayet aydınlatıldı.
Aydın'ın Söke ilçesi Akçakonak Mahallesi’nde yaşayan, Gülizar Aydın, 2 Aralık 2012 tarihinde kayboldu.
Aydın, oğlu Burak Zülam'ın 31 Ekim 2017...
14 yıl önce işlenen faili meçhul cinayet aydınlatıldı.
Aydın'ın Söke ilçesi Akçakonak Mahallesi’nde yaşayan, Gülizar Aydın, 2 Aralık 2012 tarihinde kayboldu.
Aydın, oğlu Burak Zülam'ın 31 Ekim 2017’de polise yaptığı müracaatın ardından kayıp olarak aranmaya başlandı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Söke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da Gülizar Aydın ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Yapılan araştırmada, Aydın’ın yaşadığına ilişkin herhangi bir bulgu elde edilemeyince kadının öldürülmüş olabileceği değerlendirildi.
Ekiplerin çalışmaları cinayet şüphesi üzerinde yoğunlaştırıldı.
KİMLİĞİ BELİRSİZ CESETLER İNCELENDİ
Soruşturma kapsamında çevre illerde bulunan ve kimlik tespiti yapılamayan cesetlere ilişkin kayıtlar incelendi.
Gülizar Aydın’ın kaybolduğu gün, Muğla’nın Milas ile Aydın’ın Söke ilçelerini birbirine bağlayan kara yolu üzerinde parçalanmış bir kadın cesedinin bulunduğu belirlendi.
AİLESİYLE GÖRÜŞMEDİ, İL İL DOLAŞTI
Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, Gülizar Aydın’ın eşi Selami Aydın’ın eşinin kaybolmasının ardından Aydın’dan ayrıldığı, yaklaşık 14 yıl boyunca farklı illerde yaşadığı, eşi hakkında kayıp müracaatında bulunmadığı ve ailesiyle irtibatını kestiği tespit edildi.
Söke Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda Selami Aydın’ın olay dönemine ilişkin baz kayıtları, HTS verileri, araç hareketleri ve tanık beyanları ayrıntılı şekilde analiz edildi.
TUTUKLANDI
Toplanan deliller doğrultusunda şüpheli olarak belirlenen Selami Aydın, 11 Haziran 2026’da İzmir’deki adresine düzenlenen operasyonla yakalandı. Selami Aydın, 12 Haziran 2026’da çıkarıldığı mahkeme tarafından Gülizar Aydın’ı öldürdüğü şüphesiyle tutuklandı.
DNA'LAR EŞLEŞTİ
Söke Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmadaki belirsizliğin giderilmesi amacıyla 15 Haziran 2026’da İzmir Adli Tıp Kurumu'na yazı gönderdi.
Gülizar Aydın’ın annesi ve oğlu Burak Zülam'dan alınan kan örnekleri ile 2012 yılında bulunan kadın cesedinden alınan DNA örnekleri eşleşti.
14 yıl önce işlenen faili meçhul cinayet aydınlatıldı.
Aydın'ın Söke ilçesi Akçakonak Mahallesi’nde yaşayan, Gülizar Aydın, 2 Aralık 2012 tarihinde kayboldu.
Aydın, oğlu Burak Zülam'ın 31 Ekim 2017’de polise yaptığı müracaatın ardından kayıp olarak aranmaya başlandı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Söke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da Gülizar Aydın ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Yapılan araştırmada, Aydın’ın yaşadığına ilişkin herhangi bir bulgu elde edilemeyince kadının öldürülmüş olabileceği değerlendirildi.
Ekiplerin çalışmaları cinayet şüphesi üzerinde yoğunlaştırıldı.
KİMLİĞİ BELİRSİZ CESETLER İNCELENDİ
Soruşturma kapsamında çevre illerde bulunan ve kimlik tespiti yapılamayan cesetlere ilişkin kayıtlar incelendi.
Gülizar Aydın’ın kaybolduğu gün, Muğla’nın Milas ile Aydın’ın Söke ilçelerini birbirine bağlayan kara yolu üzerinde parçalanmış bir kadın cesedinin bulunduğu belirlendi.
AİLESİYLE GÖRÜŞMEDİ, İL İL DOLAŞTI
Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, Gülizar Aydın’ın eşi Selami Aydın’ın eşinin kaybolmasının ardından Aydın’dan ayrıldığı, yaklaşık 14 yıl boyunca farklı illerde yaşadığı, eşi hakkında kayıp müracaatında bulunmadığı ve ailesiyle irtibatını kestiği tespit edildi.
Söke Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda Selami Aydın’ın olay dönemine ilişkin baz kayıtları, HTS verileri, araç hareketleri ve tanık beyanları ayrıntılı şekilde analiz edildi.
TUTUKLANDI
Toplanan deliller doğrultusunda şüpheli olarak belirlenen Selami Aydın, 11 Haziran 2026’da İzmir’deki adresine düzenlenen operasyonla yakalandı. Selami Aydın, 12 Haziran 2026’da çıkarıldığı mahkeme tarafından Gülizar Aydın’ı öldürdüğü şüphesiyle tutuklandı.
DNA'LAR EŞLEŞTİ
Söke Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmadaki belirsizliğin giderilmesi amacıyla 15 Haziran 2026’da İzmir Adli Tıp Kurumu'na yazı gönderdi.
Gülizar Aydın’ın annesi ve oğlu Burak Zülam'dan alınan kan örnekleri ile 2012 yılında bulunan kadın cesedinden alınan DNA örnekleri eşleşti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlattı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada; sosyal medya platformlarında dolaşıma sokul...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlattı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada; sosyal medya platformlarında dolaşıma sokul...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlattı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada; sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadelerin yer aldığı paylaşımlara ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen inceleme yapıldığı bu incelemeler sonucunda da feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçu kapsamında soruşturma başlatıldığı belirtildi.
GELECEK PARTİSİ FESHEDİLMİŞTİ
Gelecek Partisi, eski dışişleri bakanı (2009-2014) ve başbakan (2014-2016) Ahmet Davutoğlu tarafından 12 Aralık 2019’da kurulmuştu.
2021 yılında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından seçimlere girme yeterliliği kazanan parti, 2023 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesinde CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile birlikte kamuoyunda "Altılı Masa" olarak bilinen Millet İttifakı’nın bileşenleri arasında yer almıştı.
Millet İttifakı'nın ortak aday belirleme sürecine ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş çalışmalarına katılan Gelecek Partisi, seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listelerinden girerek 10 milletvekili ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil hakkı kazanmıştı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Gelecek Partisi ile DEVA Partisi arasında ortak grup kurularak gündeme gelen birleşme kararında görüşmeler sonuçsuz kalınca Gelecek Partisi ile Saadet Partisi anlaşmıştı.
Anlaşma doğrultusunda Gelecek Partili 10 milletvekili Saadet Partisi’ne geçerek TBMM’de ortak grup kurulmasını sağlamıştı. Daha sonra bu yapı, DEVA Partisi’nin de katılımıyla Yeni Yol çatısı altında faaliyet göstermeye başlamıştı.
Bu yıl 29 Temmuz'da ise Gelecek Partisi, siyasi faaliyetlerinin sonlandırılması yönündeki kararı kamuoyuna duyurmuştu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlattı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada; sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadelerin yer aldığı paylaşımlara ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen inceleme yapıldığı bu incelemeler sonucunda da feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçu kapsamında soruşturma başlatıldığı belirtildi.
GELECEK PARTİSİ FESHEDİLMİŞTİ
Gelecek Partisi, eski dışişleri bakanı (2009-2014) ve başbakan (2014-2016) Ahmet Davutoğlu tarafından 12 Aralık 2019’da kurulmuştu.
2021 yılında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından seçimlere girme yeterliliği kazanan parti, 2023 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesinde CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile birlikte kamuoyunda "Altılı Masa" olarak bilinen Millet İttifakı’nın bileşenleri arasında yer almıştı.
Millet İttifakı'nın ortak aday belirleme sürecine ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş çalışmalarına katılan Gelecek Partisi, seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listelerinden girerek 10 milletvekili ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil hakkı kazanmıştı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Gelecek Partisi ile DEVA Partisi arasında ortak grup kurularak gündeme gelen birleşme kararında görüşmeler sonuçsuz kalınca Gelecek Partisi ile Saadet Partisi anlaşmıştı.
Anlaşma doğrultusunda Gelecek Partili 10 milletvekili Saadet Partisi’ne geçerek TBMM’de ortak grup kurulmasını sağlamıştı. Daha sonra bu yapı, DEVA Partisi’nin de katılımıyla Yeni Yol çatısı altında faaliyet göstermeye başlamıştı.
Bu yıl 29 Temmuz'da ise Gelecek Partisi, siyasi faaliyetlerinin sonlandırılması yönündeki kararı kamuoyuna duyurmuştu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma tarafından hazırlanan “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli, araştırmanın Amedspor taraftarlığı ile kimlik arasındaki bağı öne ç...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma tarafından hazırlanan “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli, araştırmanın Amedspor taraftarlığı ile kimlik arasındaki bağı öne ç...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma tarafından hazırlanan “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli, araştırmanın Amedspor taraftarlığı ile kimlik arasındaki bağı öne çıkarmasını eleştirerek, “Araştırma, Amedspor taraftarı, futbol ile kimlik arasındaki çizginin nasıl yoğunlaştırdığını iddia etmekte, bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Sporun kardeşlik, barış, dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin önemli araçlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, spor alanının kimlik siyaseti veya ayrıştırıcı söylemler için kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Amedspor dahil tüm spor kulüplerinin sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Spor kisvesiyle Terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur” dedi.
Bahçeli, araştırma şirketlerinin kamuoyunu yönlendirdiğini öne sürerek, söz konusu çalışmaların toplum üzerindeki etkilerinin “bütün yönleriyle araştırılması” çağrısında bulundu.
MHP liderinin tepki gösterdiği araştırmada Amedspor’a yönelik desteğin sportif başarının yanı sıra kimlik ve aidiyetle ilişkili olduğu savunulmuştu. Katılımcıların yüzde 38’i Amedspor’u daha çok “kimliğin temsilcisi”, yüzde 38’i ise hem futbol takımı hem de kimliğin taşıyıcısı olarak tanımlamıştı.
Bahçeli, Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesini daha önce memnuniyetle karşıladığını hatırlatarak kulübe yönelik eleştirisinin sportif başarıya ilişkin olmadığını vurguladı. Amedspor'un Süper Lig'deki başarısından memnuniyet duyulduğunu belirten Bahçeli, kulübün “Türkiye'nin bir futbol kulübü olduğunu ve öyle kalması gerektiğini” ifade etti.
Amedspor'un bazı çevreler tarafından “kirli projelere alet edilmek istendiğini” savunan Bahçeli, kulüp yönetimi ve Diyarbakır halkına buna karşı tepki gösterme çağrısında bulundu. Tribünlerin provokasyon alanına dönüştürülmemesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye'den geriye dönüş olmayacaktır” dedi.
Bahçeli ayrıca kamuoyu araştırmalarına ilişkin yasal düzenleme yapılmasını istedi. Araştırma kuruluşları ve araştırmacıların niteliklerinin belirlenmesini öneren Bahçeli, kamuoyunu yönlendirmek amacıyla yanıltıcı bilgi sunduğu tespit edilenlere cezai yaptırım uygulanması gerektiğini söyledi.
MAYISTA AMEDSPOR'U TEBRİK ETMİŞTİ
Bahçeli, Amedspor'un geçen mayıs ayında tarihinde ilk kez Süper Lig'e yükselmesinin ardından kulüp başkanı Nahit Eren'e bir mesaj göndermişti.
Amedspor'un başarısını “Diyarbakır ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme” olarak değerlendiren Bahçeli, kulübün Süper Lig yolculuğunda kardeşlik hukukunu önceleyerek Türkiye'nin birlik ve dayanışma iklimine katkı sunmasını temenni etmişti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma tarafından hazırlanan “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli, araştırmanın Amedspor taraftarlığı ile kimlik arasındaki bağı öne çıkarmasını eleştirerek, “Araştırma, Amedspor taraftarı, futbol ile kimlik arasındaki çizginin nasıl yoğunlaştırdığını iddia etmekte, bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Sporun kardeşlik, barış, dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin önemli araçlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, spor alanının kimlik siyaseti veya ayrıştırıcı söylemler için kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Amedspor dahil tüm spor kulüplerinin sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Spor kisvesiyle Terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur” dedi.
Bahçeli, araştırma şirketlerinin kamuoyunu yönlendirdiğini öne sürerek, söz konusu çalışmaların toplum üzerindeki etkilerinin “bütün yönleriyle araştırılması” çağrısında bulundu.
MHP liderinin tepki gösterdiği araştırmada Amedspor’a yönelik desteğin sportif başarının yanı sıra kimlik ve aidiyetle ilişkili olduğu savunulmuştu. Katılımcıların yüzde 38’i Amedspor’u daha çok “kimliğin temsilcisi”, yüzde 38’i ise hem futbol takımı hem de kimliğin taşıyıcısı olarak tanımlamıştı.
Bahçeli, Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesini daha önce memnuniyetle karşıladığını hatırlatarak kulübe yönelik eleştirisinin sportif başarıya ilişkin olmadığını vurguladı. Amedspor'un Süper Lig'deki başarısından memnuniyet duyulduğunu belirten Bahçeli, kulübün “Türkiye'nin bir futbol kulübü olduğunu ve öyle kalması gerektiğini” ifade etti.
Amedspor'un bazı çevreler tarafından “kirli projelere alet edilmek istendiğini” savunan Bahçeli, kulüp yönetimi ve Diyarbakır halkına buna karşı tepki gösterme çağrısında bulundu. Tribünlerin provokasyon alanına dönüştürülmemesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye'den geriye dönüş olmayacaktır” dedi.
Bahçeli ayrıca kamuoyu araştırmalarına ilişkin yasal düzenleme yapılmasını istedi. Araştırma kuruluşları ve araştırmacıların niteliklerinin belirlenmesini öneren Bahçeli, kamuoyunu yönlendirmek amacıyla yanıltıcı bilgi sunduğu tespit edilenlere cezai yaptırım uygulanması gerektiğini söyledi.
MAYISTA AMEDSPOR'U TEBRİK ETMİŞTİ
Bahçeli, Amedspor'un geçen mayıs ayında tarihinde ilk kez Süper Lig'e yükselmesinin ardından kulüp başkanı Nahit Eren'e bir mesaj göndermişti.
Amedspor'un başarısını “Diyarbakır ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme” olarak değerlendiren Bahçeli, kulübün Süper Lig yolculuğunda kardeşlik hukukunu önceleyerek Türkiye'nin birlik ve dayanışma iklimine katkı sunmasını temenni etmişti.
Kırıkkale'de cesedi derin dondurucuda bulunan Hüseyin Okumuşoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya yeniden ele alındı.
Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın koordinasyonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir çalışma yürüttü.
CESEDİ DERİN DONDURUCUDA BULUNDUKo...
Kırıkkale'de cesedi derin dondurucuda bulunan Hüseyin Okumuşoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya yeniden ele alındı.
Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın koordinasyonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir çalışma yürüttü.
CESEDİ DERİN DONDURUCUDA BULUNDUKo...
Kırıkkale'de cesedi derin dondurucuda bulunan Hüseyin Okumuşoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya yeniden ele alındı.
Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın koordinasyonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir çalışma yürüttü.
CESEDİ DERİN DONDURUCUDA BULUNDUKorkunç olay 16 Mayıs 2025 günü ortaya çıkmıştı. Kırıkkale'de evi bulunan C.Ç., kira ücretini alamayınca kiracısı olduğu öğrenilen M.V'yi aramış, telefonu açan M.V'nin kızı, annesinin 3 Mayıs'ta vefat ettiğini söylemişti.
Ev sahibi C.Ç, bunun üzerine il dışından Kırıkkale'ye gelerek evin durumunu görmek için dairenin kapısını çilingire açtırarak içeri girmiş, evde yaptığı incelemede, buzdolabı ve derin dondurucuda parçalanmış ceset bulmuştu.
2014'TEN BERİ ARANIYORDUEkiplerce yapılan incelemede, bir erkek cesedinin parçalanarak çöp poşetleri içinde dolaplara yerleştirildiği belirlenmiş, evde satır ele geçirilmişti.
Kırıkkale Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsinin ardından cesedin, 2014'te kayıp ilanı verilen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Hüseyin Okumuşoğlu'na ait olduğu belirlenmişti.
98 KİŞİNİN İFADESİNE BAŞVURULDUAdalet Bakanı Akın Gürlek, dosyanın yeniden açılarak soruşturmanın derinleştirdiğini açıkladı.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar kapsamında yeniden açılan soruşturmada 98 kişinin ifadesine başvuruldu.
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi.
16 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDITeknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli belirlendi.
Olay tarihinden yaklaşık 12 yıl sonra bugün sabah saatlerinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi tarafından çok sayıda polisin katılımıyla Kırıkkale, Ankara ve Aydın'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 16 ŞÜPHELİ gözaltına alındı.
Soruşturmanın tüm yönleriyle ve en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmek suretiyle büyük bir titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü belirtildi.
"ARADAN KAÇ YIL GEÇERSE GEÇSİN..."Bakan Gürlek, 2019 yılında Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde öldürülen Emrah Daşdemir'e ilişkin soruşturmada da yeni bir gelişme yaşandığı bilgisini verdi.
HTS kayıtları, baz hareketleri, sosyal medya yazışmaları ve şüpheli beyanlarının ayrıntılı şekilde incelendiğini belirten Bakan Gürlek, "Şüpheli hakkında daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Soruşturma kapsamında Halil Can Çelik bu sabah gözaltına alındı." dedi.
Her iki dosya üzerindeki çalışmaların sürdüğü bilgisini veren Gürlek, "Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Kırıkkale'de cesedi derin dondurucuda bulunan Hüseyin Okumuşoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya yeniden ele alındı.
Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın koordinasyonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir çalışma yürüttü.
CESEDİ DERİN DONDURUCUDA BULUNDUKorkunç olay 16 Mayıs 2025 günü ortaya çıkmıştı. Kırıkkale'de evi bulunan C.Ç., kira ücretini alamayınca kiracısı olduğu öğrenilen M.V'yi aramış, telefonu açan M.V'nin kızı, annesinin 3 Mayıs'ta vefat ettiğini söylemişti.
Ev sahibi C.Ç, bunun üzerine il dışından Kırıkkale'ye gelerek evin durumunu görmek için dairenin kapısını çilingire açtırarak içeri girmiş, evde yaptığı incelemede, buzdolabı ve derin dondurucuda parçalanmış ceset bulmuştu.
2014'TEN BERİ ARANIYORDUEkiplerce yapılan incelemede, bir erkek cesedinin parçalanarak çöp poşetleri içinde dolaplara yerleştirildiği belirlenmiş, evde satır ele geçirilmişti.
Kırıkkale Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsinin ardından cesedin, 2014'te kayıp ilanı verilen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Hüseyin Okumuşoğlu'na ait olduğu belirlenmişti.
98 KİŞİNİN İFADESİNE BAŞVURULDUAdalet Bakanı Akın Gürlek, dosyanın yeniden açılarak soruşturmanın derinleştirdiğini açıkladı.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar kapsamında yeniden açılan soruşturmada 98 kişinin ifadesine başvuruldu.
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi.
16 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDITeknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli belirlendi.
Olay tarihinden yaklaşık 12 yıl sonra bugün sabah saatlerinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi tarafından çok sayıda polisin katılımıyla Kırıkkale, Ankara ve Aydın'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 16 ŞÜPHELİ gözaltına alındı.
Soruşturmanın tüm yönleriyle ve en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmek suretiyle büyük bir titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü belirtildi.
"ARADAN KAÇ YIL GEÇERSE GEÇSİN..."Bakan Gürlek, 2019 yılında Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde öldürülen Emrah Daşdemir'e ilişkin soruşturmada da yeni bir gelişme yaşandığı bilgisini verdi.
HTS kayıtları, baz hareketleri, sosyal medya yazışmaları ve şüpheli beyanlarının ayrıntılı şekilde incelendiğini belirten Bakan Gürlek, "Şüpheli hakkında daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Soruşturma kapsamında Halil Can Çelik bu sabah gözaltına alındı." dedi.
Her iki dosya üzerindeki çalışmaların sürdüğü bilgisini veren Gürlek, "Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
2026-2027 KYK yurt ücretlerinin ne kadar olacağı, üniversite kayıtlarını tamamlayan ve göz...
2026-2027 KYK yurt ücretlerinin ne kadar olacağı, üniversite kayıtlarını tamamlayan ve göz...
2026-2027 KYK yurt ücretlerinin ne kadar olacağı, üniversite kayıtlarını tamamlayan ve gözlerini KYK yurt sonuçlarına çeviren öğrenciler tarafından sorgulanıyor. Geçtiğimiz yıl en yüksek 1250 lira olan KYK yurt ücretlerinin bu yıl ne kadar olacağı, zam yapılıp yapılmayacağı araştırılmaya başlandı. Peki, 2026-2027 KYK yurt ücretleri ne kadar oldu, zam geldi mi?
2026-2027 KYK YURT ÜCRETLERİ NE KADAR?2026-2027 yılı Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü bünyesindeki 1. tip ile 6. tip arasındaki yurtların güncel fiyat listesi, depozito (güvence bedeli) detayları ve ödeme ayrıntıları henüz netleşmedi.
GÜNCEL KYK YURT ÜCRETLERİGeçtiğimiz yıl GSB KYK yurt ücretlerine uygulanan güncel tutarlar şu şekildeydi:
- Birinci tip oda: 750 TL
- İkinci tip oda: 850 TL
- Üçüncü tip oda: 850 TL
- Dördüncü tip oda: 1050 TL
- Beşinci tip oda: 1150 TL
- Altıncı tip oda: 1250 TL
2026-2027 KYK yurt ücretlerinin ne kadar olacağı, üniversite kayıtlarını tamamlayan ve gözlerini KYK yurt sonuçlarına çeviren öğrenciler tarafından sorgulanıyor. Geçtiğimiz yıl en yüksek 1250 lira olan KYK yurt ücretlerinin bu yıl ne kadar olacağı, zam yapılıp yapılmayacağı araştırılmaya başlandı. Peki, 2026-2027 KYK yurt ücretleri ne kadar oldu, zam geldi mi?
2026-2027 KYK YURT ÜCRETLERİ NE KADAR?2026-2027 yılı Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü bünyesindeki 1. tip ile 6. tip arasındaki yurtların güncel fiyat listesi, depozito (güvence bedeli) detayları ve ödeme ayrıntıları henüz netleşmedi.
GÜNCEL KYK YURT ÜCRETLERİGeçtiğimiz yıl GSB KYK yurt ücretlerine uygulanan güncel tutarlar şu şekildeydi:
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, belediye çalışanlarına uyuşturucu...
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, belediye çalışanlarına uyuşturucu...
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, belediye çalışanlarına uyuşturucu testi yaptırdı. İlk taramalarda 171 personelin test sonucu pozitif çıktı.
Testi pozitif çıkan 171 kişiden 42'sinin daha sonra yapılan testlerinde sonuçların negatif olduğu bildirildi.
129 ŞÜPHELİ HAKKINDA SORUŞTURMAAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı pozitif sonuçlara ilişkin harekete geçti.
Başsavcılık; test sonuçları pozitif çıkan veya uyuşturucu kullandığı tespit edilecek kişiler hakkında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" suçundan işlem yapılmasını istedi.
Ayrıca şüpheliler için kan, kıl ve idrar örneklerinin alınması yönünde talimat verdi. Karar doğrultusunda, 129 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, belediye çalışanlarına uyuşturucu testi yaptırdı. İlk taramalarda 171 personelin test sonucu pozitif çıktı.
Testi pozitif çıkan 171 kişiden 42'sinin daha sonra yapılan testlerinde sonuçların negatif olduğu bildirildi.
129 ŞÜPHELİ HAKKINDA SORUŞTURMAAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı pozitif sonuçlara ilişkin harekete geçti.
Başsavcılık; test sonuçları pozitif çıkan veya uyuşturucu kullandığı tespit edilecek kişiler hakkında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" suçundan işlem yapılmasını istedi.
Ayrıca şüpheliler için kan, kıl ve idrar örneklerinin alınması yönünde talimat verdi. Karar doğrultusunda, 129 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
İkon Menkul tarafından yayımlanan Yurt Dışı Akşam Teknik Bülteni'nde, 4.000-4.100 bölgesinden başlayan toparlanmanın 4.350'nin üzerine taşınmasıyla birlikte bu seviyenin artık yükseliş hareketinin korunup korunamayacağının izleneceği ana referans noktası konumunda olduğu belirtildi. Fiyatın 4.375 dolar çevresinde dengelenmesinin 4.350 üzerinde yeni bir yukarı yönlü tepki arayışının sürdüğüne işaret ettiği, 4.500 dolar seviyesinin ise kısa v...
İkon Menkul tarafından yayımlanan Yurt Dışı Akşam Teknik Bülteni'nde, 4.000-4.100 bölgesinden başlayan toparlanmanın 4.350'nin üzerine taşınmasıyla birlikte bu seviyenin artık yükseliş hareketinin korunup korunamayacağının izleneceği ana referans noktası konumunda olduğu belirtildi. Fiyatın 4.375 dolar çevresinde dengelenmesinin 4.350 üzerinde yeni bir yukarı yönlü tepki arayışının sürdüğüne işaret ettiği, 4.500 dolar seviyesinin ise kısa v...
İkon Menkul tarafından yayımlanan Yurt Dışı Akşam Teknik Bülteni'nde, 4.000-4.100 bölgesinden başlayan toparlanmanın 4.350'nin üzerine taşınmasıyla birlikte bu seviyenin artık yükseliş hareketinin korunup korunamayacağının izleneceği ana referans noktası konumunda olduğu belirtildi. Fiyatın 4.375 dolar çevresinde dengelenmesinin 4.350 üzerinde yeni bir yukarı yönlü tepki arayışının sürdüğüne işaret ettiği, 4.500 dolar seviyesinin ise kısa vadede ilk önemli hedef ve direnç olarak öne çıktığı kaydedildi.
Momentum tarafının da mevcut yapıyı desteklediği belirtilirken, RSI'ın 64,4 seviyesinde ve kendi ortalamasının üzerinde bulunmasının önemli olduğu ifade edildi. MACD'de yukarı yönlü kesişimin korunması ve histogramın pozitif bölgede kalmasının da yükseliş momentumunun henüz belirgin şekilde bozulmadığını teyit ettiği aktarıldı. Bu nedenle 4.350 üzerinde kalıcılık sürdüğü sürece 4.500 direncinin yeniden test edilmesinin teknik olarak ön planda olduğu belirtildi.
Crude Oil'de fiyatın 81,3 dolar çevresine geri çekilmesinin, 85 dolar bölgesinden gelen satışların kısa vadede etkisini koruduğunu gösterdiği, 80 dolar seviyesinin üzerinde tutunma çabasının ise teknik görünüm açısından kritik önem taşıdığı kaydedildi. Son yükseliş denemesinde 85 doların kalıcı şekilde aşılamamasının alıcı momentumunun sınırlı kaldığına işaret ettiği, RSI'ın yaklaşık 50 seviyesinde bulunmasının ise piyasada belirgin bir yön üstünlüğü oluşmadığını gösterdiği ifade edildi.
MACD tarafında çizgilerin birbirine yaklaşması ve histogramın hafif negatif bölgede seyretmesinin de momentum kaybını teyit ettiği belirtildi. 80 dolar üzerinde kalındığı sürece 85 dolar direncine yönelik yeni tepki denemelerinin gündemde kalabileceği, buna karşılık 80 doların aşağı yönlü kırılması halinde satış baskısının artarak 75 ve ardından 70 dolar bölgelerine doğru geri çekilme görülebileceği aktarıldı.
EURUSD paritesinde 1,1530 çevresinde yükseliş ivmesinin bir miktar yavaşlayarak yataylaşmaya başladığı belirtildi. Teknik yapıda 1,1500 üzerinde kalıcılık sağlanmasının son toparlanmanın korunması açısından olumlu olduğu, yukarı yönlü hareketin yeniden hız kazanabilmesi için 1,1600 seviyesinin aşılması gerektiği kaydedildi.
RSI'ın 57,5 ile 50 eşiğinin üzerinde bulunmasının momentumun halen alıcılar lehine olduğunu gösterdiği, ancak göstergenin yataylaşmasının kısa vadede güçlü bir ivmeden ziyade kontrollü bir toparlanmaya işaret ettiği ifade edildi. MACD çizgisinin sinyal çizgisinin üzerinde ve histogramın pozitif bölgede kalmasının da yükseliş eğilimini desteklediği, ancak fiyatın 1,1600 altında sıkışması nedeniyle henüz güçlü bir trend teyidi bulunmadığı aktarıldı. 1,1600 üzerinde günlük kapanış görülmesi halinde 1,1650 ve 1,1685 seviyelerine doğru hareket alanının genişleyebileceği, 1,1500 desteğinin kaybedilmesi durumunda ise mevcut toparlanmanın zayıflayarak 1,1445 ve 1,1420 bölgelerinin yeniden test edilmesine neden olabileceği belirtildi.
USDJPY paritesinde temel tarafta son dönemde gerçekleştirilen yen alım müdahalelerinin ardından piyasanın odağının giderek Bank of Japan'ın para politikasına kaydığı, Japonya'da yüksek seyreden üretici fiyatlarının eylül toplantısında faiz artırımı beklentilerini güçlendirdiği kaydedildi. Piyasaların BOJ'un eylülde faiz artırmasına yaklaşık yüzde 76 olasılık verdiği belirtildi. ABD tarafında ise temmuz TÜFE verisinin Fed'e yönelik faiz artırım beklentilerini bir miktar azaltmasının doların yukarı yönlü hareket alanını sınırlayan diğer unsur olmaya devam ettiği ifade edildi.
Teknik görünümde 158,50 seviyesinin üzerinde kalınmasının kısa vadeli toparlanmanın korunması açısından olumlu olduğu, ancak 160,00 seviyesinin halen ana eşik konumunda bulunduğu aktarıldı. RSI'ın 42,6 seviyesinde bulunmasının aşırı satım bölgesinden toparlanma yaşandığını ancak momentumun henüz güçlü biçimde alıcılar lehine dönmediğini gösterdiği belirtildi. MACD'nin negatif bölgede kalmasına rağmen histogramdaki negatif barların küçülmesinin ise satış momentumunun zayıfladığına işaret ettiği kaydedildi.
158,50 üzerinde kalıcılık sağlandığı sürece 160,00 ve ardından 161,25 bölgelerine yönelik tepki hareketinin devamının mümkün göründüğü, 160,00 üzerinde günlük kapanışın yükselişin güç kazanması açısından daha belirgin bir teyit oluşturduğu ifade edildi. Ancak 160 eşiğinden sonra olası müdahale risklerinin artmasının da hesaba katılması gereken bir durum olduğu aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İkon Menkul tarafından yayımlanan Yurt Dışı Akşam Teknik Bülteni'nde, 4.000-4.100 bölgesinden başlayan toparlanmanın 4.350'nin üzerine taşınmasıyla birlikte bu seviyenin artık yükseliş hareketinin korunup korunamayacağının izleneceği ana referans noktası konumunda olduğu belirtildi. Fiyatın 4.375 dolar çevresinde dengelenmesinin 4.350 üzerinde yeni bir yukarı yönlü tepki arayışının sürdüğüne işaret ettiği, 4.500 dolar seviyesinin ise kısa vadede ilk önemli hedef ve direnç olarak öne çıktığı kaydedildi.
Momentum tarafının da mevcut yapıyı desteklediği belirtilirken, RSI'ın 64,4 seviyesinde ve kendi ortalamasının üzerinde bulunmasının önemli olduğu ifade edildi. MACD'de yukarı yönlü kesişimin korunması ve histogramın pozitif bölgede kalmasının da yükseliş momentumunun henüz belirgin şekilde bozulmadığını teyit ettiği aktarıldı. Bu nedenle 4.350 üzerinde kalıcılık sürdüğü sürece 4.500 direncinin yeniden test edilmesinin teknik olarak ön planda olduğu belirtildi.
Crude Oil'de fiyatın 81,3 dolar çevresine geri çekilmesinin, 85 dolar bölgesinden gelen satışların kısa vadede etkisini koruduğunu gösterdiği, 80 dolar seviyesinin üzerinde tutunma çabasının ise teknik görünüm açısından kritik önem taşıdığı kaydedildi. Son yükseliş denemesinde 85 doların kalıcı şekilde aşılamamasının alıcı momentumunun sınırlı kaldığına işaret ettiği, RSI'ın yaklaşık 50 seviyesinde bulunmasının ise piyasada belirgin bir yön üstünlüğü oluşmadığını gösterdiği ifade edildi.
MACD tarafında çizgilerin birbirine yaklaşması ve histogramın hafif negatif bölgede seyretmesinin de momentum kaybını teyit ettiği belirtildi. 80 dolar üzerinde kalındığı sürece 85 dolar direncine yönelik yeni tepki denemelerinin gündemde kalabileceği, buna karşılık 80 doların aşağı yönlü kırılması halinde satış baskısının artarak 75 ve ardından 70 dolar bölgelerine doğru geri çekilme görülebileceği aktarıldı.
EURUSD paritesinde 1,1530 çevresinde yükseliş ivmesinin bir miktar yavaşlayarak yataylaşmaya başladığı belirtildi. Teknik yapıda 1,1500 üzerinde kalıcılık sağlanmasının son toparlanmanın korunması açısından olumlu olduğu, yukarı yönlü hareketin yeniden hız kazanabilmesi için 1,1600 seviyesinin aşılması gerektiği kaydedildi.
RSI'ın 57,5 ile 50 eşiğinin üzerinde bulunmasının momentumun halen alıcılar lehine olduğunu gösterdiği, ancak göstergenin yataylaşmasının kısa vadede güçlü bir ivmeden ziyade kontrollü bir toparlanmaya işaret ettiği ifade edildi. MACD çizgisinin sinyal çizgisinin üzerinde ve histogramın pozitif bölgede kalmasının da yükseliş eğilimini desteklediği, ancak fiyatın 1,1600 altında sıkışması nedeniyle henüz güçlü bir trend teyidi bulunmadığı aktarıldı. 1,1600 üzerinde günlük kapanış görülmesi halinde 1,1650 ve 1,1685 seviyelerine doğru hareket alanının genişleyebileceği, 1,1500 desteğinin kaybedilmesi durumunda ise mevcut toparlanmanın zayıflayarak 1,1445 ve 1,1420 bölgelerinin yeniden test edilmesine neden olabileceği belirtildi.
USDJPY paritesinde temel tarafta son dönemde gerçekleştirilen yen alım müdahalelerinin ardından piyasanın odağının giderek Bank of Japan'ın para politikasına kaydığı, Japonya'da yüksek seyreden üretici fiyatlarının eylül toplantısında faiz artırımı beklentilerini güçlendirdiği kaydedildi. Piyasaların BOJ'un eylülde faiz artırmasına yaklaşık yüzde 76 olasılık verdiği belirtildi. ABD tarafında ise temmuz TÜFE verisinin Fed'e yönelik faiz artırım beklentilerini bir miktar azaltmasının doların yukarı yönlü hareket alanını sınırlayan diğer unsur olmaya devam ettiği ifade edildi.
Teknik görünümde 158,50 seviyesinin üzerinde kalınmasının kısa vadeli toparlanmanın korunması açısından olumlu olduğu, ancak 160,00 seviyesinin halen ana eşik konumunda bulunduğu aktarıldı. RSI'ın 42,6 seviyesinde bulunmasının aşırı satım bölgesinden toparlanma yaşandığını ancak momentumun henüz güçlü biçimde alıcılar lehine dönmediğini gösterdiği belirtildi. MACD'nin negatif bölgede kalmasına rağmen histogramdaki negatif barların küçülmesinin ise satış momentumunun zayıfladığına işaret ettiği kaydedildi.
158,50 üzerinde kalıcılık sağlandığı sürece 160,00 ve ardından 161,25 bölgelerine yönelik tepki hareketinin devamının mümkün göründüğü, 160,00 üzerinde günlük kapanışın yükselişin güç kazanması açısından daha belirgin bir teyit oluşturduğu ifade edildi. Ancak 160 eşiğinden sonra olası müdahale risklerinin artmasının da hesaba katılması gereken bir durum olduğu aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Bakan Fidan, Libya ziyareti çerçevesinde Trablus ve Bingazi'de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Bingazi'den ayrılmadan önce basın mensuplarına değerlendirmede bulundu.
Fidan, "Devrimin başından beri maalesef Libya'da son 15 yıldır çok ciddi, çalkantılı bir döneme şahit olduk. 2019'dan itibaren de savaşsız, sakin bir dönem var." diyerek, Libya'daki sessizlik sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip E...
Bakan Fidan, Libya ziyareti çerçevesinde Trablus ve Bingazi'de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Bingazi'den ayrılmadan önce basın mensuplarına değerlendirmede bulundu.
Fidan, "Devrimin başından beri maalesef Libya'da son 15 yıldır çok ciddi, çalkantılı bir döneme şahit olduk. 2019'dan itibaren de savaşsız, sakin bir dönem var." diyerek, Libya'daki sessizlik sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip E...
Bakan Fidan, Libya ziyareti çerçevesinde Trablus ve Bingazi'de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Bingazi'den ayrılmadan önce basın mensuplarına değerlendirmede bulundu.
Fidan, "Devrimin başından beri maalesef Libya'da son 15 yıldır çok ciddi, çalkantılı bir döneme şahit olduk. 2019'dan itibaren de savaşsız, sakin bir dönem var." diyerek, Libya'daki sessizlik sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürüttükleri dış politikanın yapıcı katkısı olduğunu söyledi.
Trablus ve Bingazi'de binaların yükseldiğini ve Türk müteahhitlerin Libya'da büyük işlere imza attığını dile getiren Fidan, işbirliğinin güçlendiğine işaret etti.
Fidan, dün Trablus'ta Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Libya Yüksek Devlet Konseyi (Senato) Başkanı Muhammed Miftah Takala ve diğer yetkililerle bir araya geldiğini aktararak, "Trablus'ta Milli Birlik Hükümeti tarafında gerçekten Libya'nın tekrar birleşmesine, doğu-batı birleşmesine büyük bir destek var. Müzakerelere giriyorlar ama belli şartlar var." dedi.
Bugün de Bingazi'yi ziyaret ederek Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanı Halife Hafter, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Yeniden İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter ile görüştüğünü anımsatan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
"Bunların hepsi Bingazi'de kilit aktörler ve onların da Libya'nın bütünleşmesine, birleşmesine verdiği büyük bir destek var. Türkiye'nin hem doğuyla hem batıyla eşit düzeyde ilişkileri yürütmesi ve Libya'nın gerçekçi ve samimi bir şekilde birliğini, bütünlüğünü isteyen bir ülke olması burada çok büyük bir takdir görüyor. Cumhurbaşkanımız gibi büyük bir liderin, Türkiye gibi güçlü bir ülkenin de böyle bir politikayı ortaya koyması bu politikanın da kıymetini değerini daha çok artırıyor."
Fidan, Libya'nın doğusunda ve batısındaki liderlerin, ülkenin bütünleşmesi durumunda ortaya çıkacak güç potansiyeli ve refahın farkında olduğunu vurguladı.
Ülkenin bütünlüğünün Libya'nın sorunlarını çözmekle kalmayıp Afrika'nın tamamına, İslam dünyasına ve bölgeye büyük katkı sunacağına işaret eden Fidan, Libya'dan iyimser ayrılacağını söyledi.
Fidan, "Bazı engeller var. O engellerle ilgili hem içeride gittiğimiz zaman başka ilgili kurumlarımızla da ve arkadaşlarımızla da konuşacağız. Başka ülkelerle de bazı istişarelerde bulunmamız lazım." diyerek, müzakereler hakkında "olumlu" değerlendirmesinde bulundu.
"Buradaki yapıcı rolümüzü, arabulucu rolümüzü yürütmeye devam edeceğiz. Amerika'nın ortaya koyduğu bir kağıt var. O kağıtta da bazı hususlar var. Bizimle istişare halinde gidiyorlar." ifadelerini kullanan Fidan, ABD, Mısır ve başka bölge ülkeleriyle istişare halinde süreci ilerlettiklerini vurguladı.
LİBYA'DAKİ İŞ POTANSİYELİ
Fidan, hem Bingazi'de hem de Trablus'ta Türkiye ile ilişkiler açısından ciddi ilerleme kaydedildiğini belirterek, "Türk firmalarının ortaya koyduğu profesyonel, nitelikli ve kaliteli çalışmalar her iki tarafta da ciddi şekilde takdir ve tasvip ediliyor, dolayısıyla daha çok Türk firmasının buraya gelmesi gerekiyor." dedi.
Libya'daki görüşmelerinde yalnızca Türk müteahhitlik firmalarının değil, sanayi şirketlerinin de ülkede fabrika açmasına ihtiyaç olduğunu sık sık dile getirdiğini aktaran Fidan, Libya'da enerji kaynaklarının bol, işçiliğin ucuz, pazar erişiminin de belli ürünler için kolay ve avantajlı olduğunu vurguladı.
Fidan, Türkiye'nin Libya'daki her iki tarafla stratejik, güvenlik ve askeri alanların yanı sıra siyasi ve ticari ilişkilerinin de son derece iyi olduğunu belirterek, "Hem doğuyla hem de batıyla ortaya koyduğumuz bu iyi ilişkileri, iki tarafın da birleşmesi tek, egemen, bağımsız Libya'nın ortaya çıkması için kullanmaya çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Yarın Mısır'ı ziyaret edeceğini dile getiren Fidan, başta Körfez ve Filistin'deki sorunlar olmak üzere bölgesel meselelerin çözümü için yakın çalıştıkları Mısır'ı "dost ve müttefik" bir ülke olarak nitelendirdi.
Bakan Fidan, Libya ziyareti çerçevesinde Trablus ve Bingazi'de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Bingazi'den ayrılmadan önce basın mensuplarına değerlendirmede bulundu.
Fidan, "Devrimin başından beri maalesef Libya'da son 15 yıldır çok ciddi, çalkantılı bir döneme şahit olduk. 2019'dan itibaren de savaşsız, sakin bir dönem var." diyerek, Libya'daki sessizlik sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürüttükleri dış politikanın yapıcı katkısı olduğunu söyledi.
Trablus ve Bingazi'de binaların yükseldiğini ve Türk müteahhitlerin Libya'da büyük işlere imza attığını dile getiren Fidan, işbirliğinin güçlendiğine işaret etti.
Fidan, dün Trablus'ta Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Libya Yüksek Devlet Konseyi (Senato) Başkanı Muhammed Miftah Takala ve diğer yetkililerle bir araya geldiğini aktararak, "Trablus'ta Milli Birlik Hükümeti tarafında gerçekten Libya'nın tekrar birleşmesine, doğu-batı birleşmesine büyük bir destek var. Müzakerelere giriyorlar ama belli şartlar var." dedi.
Bugün de Bingazi'yi ziyaret ederek Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanı Halife Hafter, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Yeniden İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter ile görüştüğünü anımsatan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
"Bunların hepsi Bingazi'de kilit aktörler ve onların da Libya'nın bütünleşmesine, birleşmesine verdiği büyük bir destek var. Türkiye'nin hem doğuyla hem batıyla eşit düzeyde ilişkileri yürütmesi ve Libya'nın gerçekçi ve samimi bir şekilde birliğini, bütünlüğünü isteyen bir ülke olması burada çok büyük bir takdir görüyor. Cumhurbaşkanımız gibi büyük bir liderin, Türkiye gibi güçlü bir ülkenin de böyle bir politikayı ortaya koyması bu politikanın da kıymetini değerini daha çok artırıyor."
Fidan, Libya'nın doğusunda ve batısındaki liderlerin, ülkenin bütünleşmesi durumunda ortaya çıkacak güç potansiyeli ve refahın farkında olduğunu vurguladı.
Ülkenin bütünlüğünün Libya'nın sorunlarını çözmekle kalmayıp Afrika'nın tamamına, İslam dünyasına ve bölgeye büyük katkı sunacağına işaret eden Fidan, Libya'dan iyimser ayrılacağını söyledi.
Fidan, "Bazı engeller var. O engellerle ilgili hem içeride gittiğimiz zaman başka ilgili kurumlarımızla da ve arkadaşlarımızla da konuşacağız. Başka ülkelerle de bazı istişarelerde bulunmamız lazım." diyerek, müzakereler hakkında "olumlu" değerlendirmesinde bulundu.
"Buradaki yapıcı rolümüzü, arabulucu rolümüzü yürütmeye devam edeceğiz. Amerika'nın ortaya koyduğu bir kağıt var. O kağıtta da bazı hususlar var. Bizimle istişare halinde gidiyorlar." ifadelerini kullanan Fidan, ABD, Mısır ve başka bölge ülkeleriyle istişare halinde süreci ilerlettiklerini vurguladı.
LİBYA'DAKİ İŞ POTANSİYELİ
Fidan, hem Bingazi'de hem de Trablus'ta Türkiye ile ilişkiler açısından ciddi ilerleme kaydedildiğini belirterek, "Türk firmalarının ortaya koyduğu profesyonel, nitelikli ve kaliteli çalışmalar her iki tarafta da ciddi şekilde takdir ve tasvip ediliyor, dolayısıyla daha çok Türk firmasının buraya gelmesi gerekiyor." dedi.
Libya'daki görüşmelerinde yalnızca Türk müteahhitlik firmalarının değil, sanayi şirketlerinin de ülkede fabrika açmasına ihtiyaç olduğunu sık sık dile getirdiğini aktaran Fidan, Libya'da enerji kaynaklarının bol, işçiliğin ucuz, pazar erişiminin de belli ürünler için kolay ve avantajlı olduğunu vurguladı.
Fidan, Türkiye'nin Libya'daki her iki tarafla stratejik, güvenlik ve askeri alanların yanı sıra siyasi ve ticari ilişkilerinin de son derece iyi olduğunu belirterek, "Hem doğuyla hem de batıyla ortaya koyduğumuz bu iyi ilişkileri, iki tarafın da birleşmesi tek, egemen, bağımsız Libya'nın ortaya çıkması için kullanmaya çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Yarın Mısır'ı ziyaret edeceğini dile getiren Fidan, başta Körfez ve Filistin'deki sorunlar olmak üzere bölgesel meselelerin çözümü için yakın çalıştıkları Mısır'ı "dost ve müttefik" bir ülke olarak nitelendirdi.
İlçede günübirlik mavi tur düzenlenen "İmparator Atila" isimli teknede, Katrancı Koyu yakınlarında henüz belirlenemeye...
İlçede günübirlik mavi tur düzenlenen "İmparator Atila" isimli teknede, Katrancı Koyu yakınlarında henüz belirlenemeye...
İlçede günübirlik mavi tur düzenlenen "İmparator Atila" isimli teknede, Katrancı Koyu yakınlarında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Alevler kısa sürede tekneye yayıldı.
115 KİŞİ DENİZE ATLADIAlevlerin kısa sürede büyümesi üzerine teknede bulunan aralarında çocukların da olduğu 115 kişi, can yeleklerini giyerek denize atladı.
İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisi ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin çalışması sonucu tekneden, çalışanlarla birlikte aralarında çocukların da bulunduğu 115 kişinin tahliyesi gerçekleştirildi.
BATMAYA BAŞLADIYangın nedeniyle teknenin büyük bölümünde hasar oluşurken, teknenin daha sonra batmaya başladığı öğrenildi.
Tahliye edilenlerden bazıları Göcek ve Karagözler mahallelerindeki Sahil Güvenlik Komutanlığının iskelelerine getirildi.
Bekleyen ambulanslarla dumandan etkilenen 2 kişi hastaneye kaldırıldı. Bazı çocukların ise sağlık ekiplerince tedbir amaçlı kontrolleri yapıldı.
Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangın sonrası kullanılmaz hale gelen teknenin karaya çıkarılması için çalışma yapılacağı öğrenildi.
Öte yandan yangınla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.
İlçede günübirlik mavi tur düzenlenen "İmparator Atila" isimli teknede, Katrancı Koyu yakınlarında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Alevler kısa sürede tekneye yayıldı.
115 KİŞİ DENİZE ATLADIAlevlerin kısa sürede büyümesi üzerine teknede bulunan aralarında çocukların da olduğu 115 kişi, can yeleklerini giyerek denize atladı.
İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisi ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin çalışması sonucu tekneden, çalışanlarla birlikte aralarında çocukların da bulunduğu 115 kişinin tahliyesi gerçekleştirildi.
BATMAYA BAŞLADIYangın nedeniyle teknenin büyük bölümünde hasar oluşurken, teknenin daha sonra batmaya başladığı öğrenildi.
Tahliye edilenlerden bazıları Göcek ve Karagözler mahallelerindeki Sahil Güvenlik Komutanlığının iskelelerine getirildi.
Bekleyen ambulanslarla dumandan etkilenen 2 kişi hastaneye kaldırıldı. Bazı çocukların ise sağlık ekiplerince tedbir amaçlı kontrolleri yapıldı.
Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangın sonrası kullanılmaz hale gelen teknenin karaya çıkarılması için çalışma yapılacağı öğrenildi.
Öte yandan yangınla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Ankara'nın Çankaya ilçesinde, ODTÜ'de Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde eğitim gören Mert Doğan Aydın'a (23), 26 Ağustos günü saat 21.30 sıralarında Fenerbahçe'nin UEFA...
Ankara'nın Çankaya ilçesinde, ODTÜ'de Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde eğitim gören Mert Doğan Aydın'a (23), 26 Ağustos günü saat 21.30 sıralarında Fenerbahçe'nin UEFA...
Ankara'nın Çankaya ilçesinde, ODTÜ'de Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde eğitim gören Mert Doğan Aydın'a (23), 26 Ağustos günü saat 21.30 sıralarında Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi play off mücadelesinde Lyon ile oynadığı maçı izlemek için kafeye gitmek üzere yolun karşısına geçerken, otomobil çarptı.
Kazada yaralanan Aydın, kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Kaza sonrası kaçan sürücü, çevredeki esnaf ve kuryelerin aracı takip etmesi sonucu durdurulup, polis tarafından yakalandı.
İsmi açıklanmayan 25 yaşındaki sürücünün daha önce alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulduğu, kaza sırasında da alkollü olduğu iddia edildi.
"FREN YAPMADI"Kaza yeri yakınındaki restoranda çalışan görgü tanığı Y.G., ses duyması üzerine dışarıya çıktığını söyleyerek, "Sesin geldiği yöne doğru baktığımda çocuğu havada gördüm. Yere doğru düştüğünü gördüm. İçeride bulunan kişiler dışarı çıktı. O esnada çocuk yerde kanlar içindeydi. Çarpan araç hiçbir şekilde durmadı, fren yapmadı. Esnaf ve kuryeler peşinden gitti. Duyduğumuz sürücünün 2.00 promil alkollü olduğu. 2 ay önce de ehliyeti alındı diye biliyoruz. Araçta yanında iki kadın daha varmış." dedi.
LÖSEMİYİ YENMİŞTİ
Yaşamını yitiren Fenerbahçe taraftarı Mert Doğan Aydın'ın 5 yıl önce 18 yaşında lösemiye yakalandığı ve tedavi sürecinde gerçekleştirilen ilik nakli ile birlikte 2 yıl sonra sağlığına kavuştuğu öğrenildi.
Aydın'ın, hastalığı yendikten sonra Lösemili Çocuklar Vakfı Gençlik Kolları'nın faaliyetlerine katıldığı belirtildi. ODTÜ’de Okul Öncesi Öğretmenliği okuyan Aydın'ın cenazesi, 28 Ağustos’ta Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
Ankara'nın Çankaya ilçesinde, ODTÜ'de Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde eğitim gören Mert Doğan Aydın'a (23), 26 Ağustos günü saat 21.30 sıralarında Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi play off mücadelesinde Lyon ile oynadığı maçı izlemek için kafeye gitmek üzere yolun karşısına geçerken, otomobil çarptı.
Kazada yaralanan Aydın, kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Kaza sonrası kaçan sürücü, çevredeki esnaf ve kuryelerin aracı takip etmesi sonucu durdurulup, polis tarafından yakalandı.
İsmi açıklanmayan 25 yaşındaki sürücünün daha önce alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulduğu, kaza sırasında da alkollü olduğu iddia edildi.
"FREN YAPMADI"Kaza yeri yakınındaki restoranda çalışan görgü tanığı Y.G., ses duyması üzerine dışarıya çıktığını söyleyerek, "Sesin geldiği yöne doğru baktığımda çocuğu havada gördüm. Yere doğru düştüğünü gördüm. İçeride bulunan kişiler dışarı çıktı. O esnada çocuk yerde kanlar içindeydi. Çarpan araç hiçbir şekilde durmadı, fren yapmadı. Esnaf ve kuryeler peşinden gitti. Duyduğumuz sürücünün 2.00 promil alkollü olduğu. 2 ay önce de ehliyeti alındı diye biliyoruz. Araçta yanında iki kadın daha varmış." dedi.
LÖSEMİYİ YENMİŞTİ
Yaşamını yitiren Fenerbahçe taraftarı Mert Doğan Aydın'ın 5 yıl önce 18 yaşında lösemiye yakalandığı ve tedavi sürecinde gerçekleştirilen ilik nakli ile birlikte 2 yıl sonra sağlığına kavuştuğu öğrenildi.
Aydın'ın, hastalığı yendikten sonra Lösemili Çocuklar Vakfı Gençlik Kolları'nın faaliyetlerine katıldığı belirtildi. ODTÜ’de Okul Öncesi Öğretmenliği okuyan Aydın'ın cenazesi, 28 Ağustos’ta Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderilen açıklamaya göre, yönetim kurulunun 12 Ağustos 20...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderilen açıklamaya göre, yönetim kurulunun 12 Ağustos 20...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderilen açıklamaya göre, yönetim kurulunun 12 Ağustos 2026 tarihli kararı kapsamında, İzmir'in Aliağa ilçesi Çoraklar Mahallesi'nde şirket mülkiyetinde bulunan taşınmazın finansal yapıya sağlayabileceği katkının en üst seviyeye çıkarılması amacıyla çeşitli finansal ve stratejik alternatiflerin araştırılmasına karar verildi.
Bu kapsamda, satış seçeneği de dahil olmak üzere taşınmazın değerlendirilmesine yönelik alternatiflerin araştırılması için Emre Mollaoğlu'na yetki verildi.Taşınmazın değerlendirilmesi ve olası satış sürecine ilişkin piyasa araştırmalarının yürütülmesi amacıyla FD Gayrimenkul Danışmanlık Hizmetleri A.Ş ile aracılık hizmet sözleşmesi imzalandı.
Şirketin açıklamasında, taşınmazın satışına ilişkin kesinleşmiş bir karar verildiğine dair bir bilgiye yer verilmezken, mevcut aşamada farklı finansal ve stratejik seçeneklerin araştırıldığı belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderilen açıklamaya göre, yönetim kurulunun 12 Ağustos 2026 tarihli kararı kapsamında, İzmir'in Aliağa ilçesi Çoraklar Mahallesi'nde şirket mülkiyetinde bulunan taşınmazın finansal yapıya sağlayabileceği katkının en üst seviyeye çıkarılması amacıyla çeşitli finansal ve stratejik alternatiflerin araştırılmasına karar verildi.
Bu kapsamda, satış seçeneği de dahil olmak üzere taşınmazın değerlendirilmesine yönelik alternatiflerin araştırılması için Emre Mollaoğlu'na yetki verildi.Taşınmazın değerlendirilmesi ve olası satış sürecine ilişkin piyasa araştırmalarının yürütülmesi amacıyla FD Gayrimenkul Danışmanlık Hizmetleri A.Ş ile aracılık hizmet sözleşmesi imzalandı.
Şirketin açıklamasında, taşınmazın satışına ilişkin kesinleşmiş bir karar verildiğine dair bir bilgiye yer verilmezken, mevcut aşamada farklı finansal ve stratejik seçeneklerin araştırıldığı belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İstanbul'da rezidansın 14. katından düşen bir üniversite öğrencisi hayatını kaybetti. Olay, dün saat 05.00 sıralarında Kağıthane ilçesi Yahya Kemal Mahallesi’nde bulunan bir rez...
İstanbul'da rezidansın 14. katından düşen bir üniversite öğrencisi hayatını kaybetti. Olay, dün saat 05.00 sıralarında Kağıthane ilçesi Yahya Kemal Mahallesi’nde bulunan bir rez...
İstanbul'da rezidansın 14. katından düşen bir üniversite öğrencisi hayatını kaybetti. Olay, dün saat 05.00 sıralarında Kağıthane ilçesi Yahya Kemal Mahallesi’nde bulunan bir rezidansta meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne rezidansta yüksekten düşme olayı meydana geldiği yönünde ihbar yapıldı. Olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri incelemelerinde binanın arka bölümündeki avluda hareketsiz halde yatan kadının hayatını kaybettiğini belirledi.
DAİREYİ UYGULAMA ÜZERİNDEN KİRALAMIŞKağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri, ölen kadının kimliğinin belirlenmesi için rezidansta çalışma başlattı. Ekipler, 14’üncü kattaki 122 numaralı dairenin kapısında anahtar buldu.
Dairede bulunan kimlik kartları ve kişisel eşyalar üzerinde yapılan incelemede, hayatını kaybeden kişinin üniversite öğrencisi Nisa Nur Oğul (26) olduğu tespit edildi.
DÜŞME ANI KAMERADAPolis ekipleri Oğul’un daireyi konaklama uygulaması üzerinden kiraladığını da belirledi. Akşam saatlerinde rezidansa geldiği öğrenilen Oğul'un saat 05.00 sıralarında 14’üncü kattaki dairenin balkonundan binanın arka bölümündeki avluya düştüğü belirlendi.
Nisa Nur Oğul’un düştüğü anlar ve sonrasında yaşanan panik güvenlik kamerasıyla görüntülendi.
Görüntülerde, Oğul’un düşmesinin ardından iki erkeğin avluya geldiği, Oğul’un durumunu kontrol ettiği, yaşadıkları panik, daha sonra da ekiplerinin olay yerine geldiği anlar görülüyor.
SORUŞTURMA BAŞLATILDIOlay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısı, rezidansın avlusunda inceleme yaptı. Çalışmaların ardından Oğul’un cansız bedeni cenaze aracıyla Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.
Nisa Nur Oğul’un kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından belli olacak. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
İstanbul'da rezidansın 14. katından düşen bir üniversite öğrencisi hayatını kaybetti. Olay, dün saat 05.00 sıralarında Kağıthane ilçesi Yahya Kemal Mahallesi’nde bulunan bir rezidansta meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne rezidansta yüksekten düşme olayı meydana geldiği yönünde ihbar yapıldı. Olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri incelemelerinde binanın arka bölümündeki avluda hareketsiz halde yatan kadının hayatını kaybettiğini belirledi.
DAİREYİ UYGULAMA ÜZERİNDEN KİRALAMIŞKağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri, ölen kadının kimliğinin belirlenmesi için rezidansta çalışma başlattı. Ekipler, 14’üncü kattaki 122 numaralı dairenin kapısında anahtar buldu.
Dairede bulunan kimlik kartları ve kişisel eşyalar üzerinde yapılan incelemede, hayatını kaybeden kişinin üniversite öğrencisi Nisa Nur Oğul (26) olduğu tespit edildi.
DÜŞME ANI KAMERADAPolis ekipleri Oğul’un daireyi konaklama uygulaması üzerinden kiraladığını da belirledi. Akşam saatlerinde rezidansa geldiği öğrenilen Oğul'un saat 05.00 sıralarında 14’üncü kattaki dairenin balkonundan binanın arka bölümündeki avluya düştüğü belirlendi.
Nisa Nur Oğul’un düştüğü anlar ve sonrasında yaşanan panik güvenlik kamerasıyla görüntülendi.
Görüntülerde, Oğul’un düşmesinin ardından iki erkeğin avluya geldiği, Oğul’un durumunu kontrol ettiği, yaşadıkları panik, daha sonra da ekiplerinin olay yerine geldiği anlar görülüyor.
SORUŞTURMA BAŞLATILDIOlay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısı, rezidansın avlusunda inceleme yaptı. Çalışmaların ardından Oğul’un cansız bedeni cenaze aracıyla Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.
Nisa Nur Oğul’un kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından belli olacak. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Gülistan Doku soruşturmasında dün bir şüphelinin daha tutuklanmasıyla birlikte toplam tutuklu sayısı 30'a yükselmişti.
Soruşturmada yeni bir gelişme daha yaşandı. Gülistan'ın eski erkek arkadaşı Ze...
Gülistan Doku soruşturmasında dün bir şüphelinin daha tutuklanmasıyla birlikte toplam tutuklu sayısı 30'a yükselmişti.
Soruşturmada yeni bir gelişme daha yaşandı. Gülistan'ın eski erkek arkadaşı Ze...
Gülistan Doku soruşturmasında dün bir şüphelinin daha tutuklanmasıyla birlikte toplam tutuklu sayısı 30'a yükselmişti.
Soruşturmada yeni bir gelişme daha yaşandı. Gülistan'ın eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov'un tekrar ifadesi alındı.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklananlar arasında yer alan Gülistan’ın eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Erzincan Cezaevi'nden Tunceli’ye getirildi.
DÖRT SAAT İFADESİ ALINDIÖğleden sonra Tunceli Adliyesi’ne götürülen Abarakov’un ifadesi, Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından alındı.
Yaklaşık 4 saat süren ifade işlemlerinin ardından Abarakov, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeden çıkarılarak yeniden cezaevine götürüldü.
BEŞİNCİ DALGA OPERASYON
Gülistan Doku soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde yeni operasyon yapılmıştı .
Adalet Bakanı Akın Gürlek, beşinci dalga operasyona ilişkin bilgi verip 10 şüphelinin yakalandığını duyurmuştu.
Soruşturmanın beşinci dalga operasyonunda dalgıç polisler de gözaltına alınmıştı.
"DİKKAT ÇEKİCİ TESPİTLERE ULAŞILDI"
Gürlek, "Soruşturma kapsamında dikkat çekici tespitlere ulaşıldı." diyerek gelişmeleri paylaşmıştı.
Bakan Gürlek, Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman dilimine ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ve kaybolmasının ardından Doku'nun Instagram hesabına gerçekleştirilen şüpheli erişim/işlemlere ve su altı arama çalışmalarına ilişkin yapılan çalışmaları açıklamıştı.
ADLİ MAKAMLARDAN GİZLEMİŞLER
Gürlek, dalgıç defterindeki kayıtlarla resmî arama tutanaklarının uyuşmadığı ve bunların adli makamlardan gizlendiğinin tespit edildiğini bildirmişti.
İNTİHAR GÖRÜNTÜSÜ İDDİASI
Adalet Bakanı, Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin yeni bulgulara da ulaşıldığını duyurmuştu.
Gülistan Doku soruşturmasında dün bir şüphelinin daha tutuklanmasıyla birlikte toplam tutuklu sayısı 30'a yükselmişti.
Soruşturmada yeni bir gelişme daha yaşandı. Gülistan'ın eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov'un tekrar ifadesi alındı.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklananlar arasında yer alan Gülistan’ın eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Erzincan Cezaevi'nden Tunceli’ye getirildi.
DÖRT SAAT İFADESİ ALINDIÖğleden sonra Tunceli Adliyesi’ne götürülen Abarakov’un ifadesi, Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından alındı.
Yaklaşık 4 saat süren ifade işlemlerinin ardından Abarakov, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeden çıkarılarak yeniden cezaevine götürüldü.
BEŞİNCİ DALGA OPERASYON
Gülistan Doku soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde yeni operasyon yapılmıştı .
Adalet Bakanı Akın Gürlek, beşinci dalga operasyona ilişkin bilgi verip 10 şüphelinin yakalandığını duyurmuştu.
Soruşturmanın beşinci dalga operasyonunda dalgıç polisler de gözaltına alınmıştı.
"DİKKAT ÇEKİCİ TESPİTLERE ULAŞILDI"
Gürlek, "Soruşturma kapsamında dikkat çekici tespitlere ulaşıldı." diyerek gelişmeleri paylaşmıştı.
Bakan Gürlek, Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman dilimine ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ve kaybolmasının ardından Doku'nun Instagram hesabına gerçekleştirilen şüpheli erişim/işlemlere ve su altı arama çalışmalarına ilişkin yapılan çalışmaları açıklamıştı.
ADLİ MAKAMLARDAN GİZLEMİŞLER
Gürlek, dalgıç defterindeki kayıtlarla resmî arama tutanaklarının uyuşmadığı ve bunların adli makamlardan gizlendiğinin tespit edildiğini bildirmişti.
İNTİHAR GÖRÜNTÜSÜ İDDİASI
Adalet Bakanı, Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin yeni bulgulara da ulaşıldığını duyurmuştu.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, şunlar aktarıldı...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, şunlar aktarıldı...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, şunlar aktarıldı:
''Kasım 2025 tarihinde Mısır merkezli bir firmaya iş geliştirme faaliyetlerimiz kapsamında gerçekleştirilen ziyarette hatıra amaçlı çekilen fotoğrafların ilgili firmanın sosyal medya hesaplarında farklı tarihlerde paylaşımı esnasında lansman, iş birliği anlaşması, ortaklık gibi maksadını aşan ifadeler kullanıldığı tespit edilmiştir. İlgili ülke ve belirtilen firma ile imzalanmış herhangi bir iş birliği, ortaklık, anlaşma/sözleşme ilişkimiz bulunmamaktadır. Şirketimizce her türlü açıklamanın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yapılacağı ve sosyal medya paylaşımlarının dikkate alınmaması hususu, Kamuoyuna saygıyla duyurulur.''
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, şunlar aktarıldı:
''Kasım 2025 tarihinde Mısır merkezli bir firmaya iş geliştirme faaliyetlerimiz kapsamında gerçekleştirilen ziyarette hatıra amaçlı çekilen fotoğrafların ilgili firmanın sosyal medya hesaplarında farklı tarihlerde paylaşımı esnasında lansman, iş birliği anlaşması, ortaklık gibi maksadını aşan ifadeler kullanıldığı tespit edilmiştir. İlgili ülke ve belirtilen firma ile imzalanmış herhangi bir iş birliği, ortaklık, anlaşma/sözleşme ilişkimiz bulunmamaktadır. Şirketimizce her türlü açıklamanın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yapılacağı ve sosyal medya paylaşımlarının dikkate alınmaması hususu, Kamuoyuna saygıyla duyurulur.''
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsa...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsa...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, şüpheli İmran Deniz Göktaş’ın, 24 Haziran 2026 tarihinde Youtube isimli sosyal meyda platformunda “ Ölü Deniz “ ismiyle yayınlanan gösteri içeriğinde sarf ettiği söz ve ifadelerle TCK’nın 299/1-2 maddelerinde tanımlı Cumhurbaşkanına Hakaret suçu, TCK’nın 216/1 maddesinde tanımlı Haklı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama suçu ve TCK’nın 215'nci maddesinde tanımlı Suçu ve Suçluyu Övme suçunu işlediği değerlendirmesiyle 04 Eylül 2026 tarihinde iddianame düzenlendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tüm yönleriyle yapılan araştırma sonucu düzenlenen 2026/26488 numaralı iddianame, İstanbul 14'üncü Asliye Ceza Mahkemesinin 2026/343 sayısında değerlendirme aşamasında bulunuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, şüpheli İmran Deniz Göktaş’ın, 24 Haziran 2026 tarihinde Youtube isimli sosyal meyda platformunda “ Ölü Deniz “ ismiyle yayınlanan gösteri içeriğinde sarf ettiği söz ve ifadelerle TCK’nın 299/1-2 maddelerinde tanımlı Cumhurbaşkanına Hakaret suçu, TCK’nın 216/1 maddesinde tanımlı Haklı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama suçu ve TCK’nın 215'nci maddesinde tanımlı Suçu ve Suçluyu Övme suçunu işlediği değerlendirmesiyle 04 Eylül 2026 tarihinde iddianame düzenlendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tüm yönleriyle yapılan araştırma sonucu düzenlenen 2026/26488 numaralı iddianame, İstanbul 14'üncü Asliye Ceza Mahkemesinin 2026/343 sayısında değerlendirme aşamasında bulunuyor.
A.K. idaresindeki plakası öğrenilemeyen römork takılı t...
A.K. idaresindeki plakası öğrenilemeyen römork takılı t...
A.K. idaresindeki plakası öğrenilemeyen römork takılı traktör, 1 Eylül'de Şahinler köyü Yukarı Mahalle mevkisinde rampadan inerken aniden hızlandı. Sürücünün kontrolünden çıkan traktör, bir süre sonra devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan sürücü ile traktördeki Makbule Koçak (75) ve M.S. sağlık ekiplerince Nevşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Yaralılardan Koçak, hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Kaza anı bölgedeki bir güvenlik kamerasınca kaydedildi.
A.K. idaresindeki plakası öğrenilemeyen römork takılı traktör, 1 Eylül'de Şahinler köyü Yukarı Mahalle mevkisinde rampadan inerken aniden hızlandı. Sürücünün kontrolünden çıkan traktör, bir süre sonra devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan sürücü ile traktördeki Makbule Koçak (75) ve M.S. sağlık ekiplerince Nevşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Yaralılardan Koçak, hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Kaza anı bölgedeki bir güvenlik kamerasınca kaydedildi.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, ABD'de yürütülen ticari görüşmeler sonucunda alınan yeni siparişlerin üretim ve sevkiyat takvimleri, mevcut sipariş portföyündeki projelerin güncellenen programlarıyla birlikte değerlendirildi.
360 milyon ABD Doları tutarındaki yeni satış siparişlerinin büyük bölümünün 2027 yılı içerisinde üretilerek sevk edilmesi ve Borusan Boru'nun konsolide gelirlerine katkı sağlaması öngörülüyor. Siparişlerin kalan bölümünün ise 2028 yılında sevk edilerek konsolide gelirlere yansıması bekleniyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, ABD'de yürütülen ticari görüşmeler sonucunda alınan yeni siparişlerin üretim ve sevkiyat takvimleri, mevcut sipariş portföyündeki projelerin güncellenen programlarıyla birlikte değerlendirildi.
360 milyon ABD Doları tutarındaki yeni satış siparişlerinin büyük bölümünün 2027 yılı içerisinde üretilerek sevk edilmesi ve Borusan Boru'nun konsolide gelirlerine katkı sağlaması öngörülüyor. Siparişlerin kalan bölümünün ise 2028 yılında sevk edilerek konsolide gelirlere yansıması bekleniyor.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderilen faaliyet raporuna göre, Aksa Enerj...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderilen faaliyet raporuna göre, Aksa Enerj...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderilen faaliyet raporuna göre, Aksa Enerji'nin yılın ilk yarısındaki hasılatı, geçen yılın aynı dönemindeki 26,51 milyar TL seviyesine göre yüzde 25 azalarak 19,99 milyar TL oldu.
Brüt kar ise yüzde 1,5 artışla 6,17 milyar TL'ye yükseldi. Finansman gideri öncesi faaliyet karı 5,10 milyar TL olarak gerçekleşti.
Şirketin ana ortaklık paylarına ait net dönem karı 1,17 milyar TL olurken, kontrol gücü olmayan paylar dahil toplam dönem karı 1,69 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Faaliyet raporunda, yurt içi operasyonların zayıf spot elektrik fiyatlarından etkilenmesine karşın garantili ve yabancı para bazlı gelir sağlayan yeni santral yatırımlarının devreye girmesiyle FAVÖK marjının yüzde 29'dan yüzde 36'ya yükseldiği belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderilen faaliyet raporuna göre, Aksa Enerji'nin yılın ilk yarısındaki hasılatı, geçen yılın aynı dönemindeki 26,51 milyar TL seviyesine göre yüzde 25 azalarak 19,99 milyar TL oldu.
Brüt kar ise yüzde 1,5 artışla 6,17 milyar TL'ye yükseldi. Finansman gideri öncesi faaliyet karı 5,10 milyar TL olarak gerçekleşti.
Şirketin ana ortaklık paylarına ait net dönem karı 1,17 milyar TL olurken, kontrol gücü olmayan paylar dahil toplam dönem karı 1,69 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Faaliyet raporunda, yurt içi operasyonların zayıf spot elektrik fiyatlarından etkilenmesine karşın garantili ve yabancı para bazlı gelir sağlayan yeni santral yatırımlarının devreye girmesiyle FAVÖK marjının yüzde 29'dan yüzde 36'ya yükseldiği belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Tunceli'de 2020 yılında kaybolduktan sonra bir daha haber alınamayan Gülistan Doku'ya ilişkin başlatılan soruşturmada bir şüpheli daha tutuklandı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, emniyet ve jandarma koordinasyonunda y...
Tunceli'de 2020 yılında kaybolduktan sonra bir daha haber alınamayan Gülistan Doku'ya ilişkin başlatılan soruşturmada bir şüpheli daha tutuklandı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, emniyet ve jandarma koordinasyonunda y...
Tunceli'de 2020 yılında kaybolduktan sonra bir daha haber alınamayan Gülistan Doku'ya ilişkin başlatılan soruşturmada bir şüpheli daha tutuklandı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, emniyet ve jandarma koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında beşinci dalga operasyon düzenlendi.
Çeşitli kentlerde düzenlenen operasyonda 10 şüpheli, gözaltına alındı.
BİR ŞÜPHELİ DAHA TUTUKLANDI
Şüphelilerden ikisi bugün adliyeye getirildi.
Cumhuriyet savcılığı tarafından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen şüphelilerden biri adli kontrol şartıyla serbest kalırken diğeri tutuklandı.
DALGIÇ POLİS TUTUKLANMIŞTI
Soruşturmanın beşinci dalga operasyonunda dalgıç polisler de gözaltına alınmıştı.
Aralarında 2017-2019 yılları arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K., eşi B.H.K., polis dalgıçları A.K., G.G. ve V.İ., soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.'nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve o dönem üniversite öğrencisi olan P.B., Erzurum'a getirilmişti.
Cumhuriyet Savcılığı tarafından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen dalgıç polislerden G.G. tutuklanırken, A.K. ile V.İ. adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
BEŞİNCİ DALGA OPERASYON
Gülistan Doku soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde yeni operasyon yapılmıştı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, beşinci dalga operasyona ilişkin bilgi verip 10 şüphelinin yakalandığını duyurmuştu.
"DİKKAT ÇEKİCİ TESPİTLERE ULAŞILDI"
Gürlek, "Soruşturma kapsamında dikkat çekici tespitlere ulaşıldı." diyerek gelişmeleri paylaşmıştı.
Bakan Gürlek, Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman dilimine ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ve kaybolmasının ardından Doku'nun Instagram hesabına gerçekleştirilen şüpheli erişim/işlemlere ve su altı arama çalışmalarına ilişkin yapılan çalışmaları açıklamıştı.
ADLİ MAKAMLARDAN GİZLEMİŞLER
Gürlek, dalgıç defterindeki kayıtlarla resmî arama tutanaklarının uyuşmadığı ve bunların adli makamlardan gizlendiğinin tespit edildiğini bildirmişti.
İNTİHAR GÖRÜNTÜSÜ İDDİASI
Adalet Bakanı, Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin yeni bulgulara da ulaşıldığını duyurmuştu.
Tunceli'de 2020 yılında kaybolduktan sonra bir daha haber alınamayan Gülistan Doku'ya ilişkin başlatılan soruşturmada bir şüpheli daha tutuklandı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, emniyet ve jandarma koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında beşinci dalga operasyon düzenlendi.
Çeşitli kentlerde düzenlenen operasyonda 10 şüpheli, gözaltına alındı.
BİR ŞÜPHELİ DAHA TUTUKLANDI
Şüphelilerden ikisi bugün adliyeye getirildi.
Cumhuriyet savcılığı tarafından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen şüphelilerden biri adli kontrol şartıyla serbest kalırken diğeri tutuklandı.
DALGIÇ POLİS TUTUKLANMIŞTI
Soruşturmanın beşinci dalga operasyonunda dalgıç polisler de gözaltına alınmıştı.
Aralarında 2017-2019 yılları arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K., eşi B.H.K., polis dalgıçları A.K., G.G. ve V.İ., soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.'nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve o dönem üniversite öğrencisi olan P.B., Erzurum'a getirilmişti.
Cumhuriyet Savcılığı tarafından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen dalgıç polislerden G.G. tutuklanırken, A.K. ile V.İ. adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
BEŞİNCİ DALGA OPERASYON
Gülistan Doku soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde yeni operasyon yapılmıştı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, beşinci dalga operasyona ilişkin bilgi verip 10 şüphelinin yakalandığını duyurmuştu.
"DİKKAT ÇEKİCİ TESPİTLERE ULAŞILDI"
Gürlek, "Soruşturma kapsamında dikkat çekici tespitlere ulaşıldı." diyerek gelişmeleri paylaşmıştı.
Bakan Gürlek, Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman dilimine ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ve kaybolmasının ardından Doku'nun Instagram hesabına gerçekleştirilen şüpheli erişim/işlemlere ve su altı arama çalışmalarına ilişkin yapılan çalışmaları açıklamıştı.
ADLİ MAKAMLARDAN GİZLEMİŞLER
Gürlek, dalgıç defterindeki kayıtlarla resmî arama tutanaklarının uyuşmadığı ve bunların adli makamlardan gizlendiğinin tespit edildiğini bildirmişti.
İNTİHAR GÖRÜNTÜSÜ İDDİASI
Adalet Bakanı, Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin yeni bulgulara da ulaşıldığını duyurmuştu.
Ahlatcı Yatırım tarafından yayımlanan Gün İçi Endeks Değerlendirme raporunda, ABD'de üretici enflasyonu ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının saat 15.30'da açıklanacağı belirtildi. Veri...
Ahlatcı Yatırım tarafından yayımlanan Gün İçi Endeks Değerlendirme raporunda, ABD'de üretici enflasyonu ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının saat 15.30'da açıklanacağı belirtildi. Veri...
Ahlatcı Yatırım tarafından yayımlanan Gün İçi Endeks Değerlendirme raporunda, ABD'de üretici enflasyonu ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının saat 15.30'da açıklanacağı belirtildi. Verilerin, Fed'in eylül ayı faiz kararına yönelik fiyatlamalar üzerinde etkili olacağından yakından takip edileceği aktarıldı.
Yurt içi piyasaların ana gündemini TCMB'nin yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nun oluşturduğu belirtilirken, Merkez Bankası'nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26'dan yüzde 28'e yükselttiği, aynı yıl için yüzde 24 seviyesindeki ara hedefini koruduğu kaydedildi. 2027 ve 2028 yıl sonu tahminlerinin ise sırasıyla yüzde 15 ve yüzde 9'da bırakıldığı ifade edildi.
Tahmin artışında son aylarda dezenflasyonun yavaşlaması, gıda fiyatlarındaki olumsuz ayrışma ve petrol fiyatlarının yüksek ve oynak seyretmesinin etkili olduğu belirtildi. İç talepteki belirgin yavaşlama ve talep koşullarının dezenflasyonist bölgede bulunmasının ise enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlayan unsurlar olarak öne çıktığı açıklandı.
Para politikası tarafında sıkı duruşun korunacağı mesajının verildiği, mevcut parasal sıkılığın yeterli olduğu ancak enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma yaşanması halinde ilave sıkılaştırmaya hazır olunduğunun belirtildiği kaydedildi. TCMB'nin ayrıca mevcut üst banttan fonlama uygulamasını sürdürürken, bir hafta vadeli repo fonlamasına dönüşün gündemde olduğunu ve kararın piyasa koşullarına göre değerlendirileceğini açıkladığı bilgisi verildi.
Enflasyon tahmininin yukarı yönlü güncellenmesi ve sıkılığın korunacağı mesajının, özellikle faiz indirimlerinden olumlu etkilenmesi beklenen bankacılık hisselerinde gün içindeki iyimserliği sınırladığı belirtildi. Bankacılık endeksinin sunum sırasında yüzde 1'in üzerinde yükselmesine rağmen öğle saatlerinde yönünü aşağı çevirerek yüzde 1'in üzerinde gerilediği kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ahlatcı Yatırım tarafından yayımlanan Gün İçi Endeks Değerlendirme raporunda, ABD'de üretici enflasyonu ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının saat 15.30'da açıklanacağı belirtildi. Verilerin, Fed'in eylül ayı faiz kararına yönelik fiyatlamalar üzerinde etkili olacağından yakından takip edileceği aktarıldı.
Yurt içi piyasaların ana gündemini TCMB'nin yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nun oluşturduğu belirtilirken, Merkez Bankası'nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26'dan yüzde 28'e yükselttiği, aynı yıl için yüzde 24 seviyesindeki ara hedefini koruduğu kaydedildi. 2027 ve 2028 yıl sonu tahminlerinin ise sırasıyla yüzde 15 ve yüzde 9'da bırakıldığı ifade edildi.
Tahmin artışında son aylarda dezenflasyonun yavaşlaması, gıda fiyatlarındaki olumsuz ayrışma ve petrol fiyatlarının yüksek ve oynak seyretmesinin etkili olduğu belirtildi. İç talepteki belirgin yavaşlama ve talep koşullarının dezenflasyonist bölgede bulunmasının ise enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlayan unsurlar olarak öne çıktığı açıklandı.
Para politikası tarafında sıkı duruşun korunacağı mesajının verildiği, mevcut parasal sıkılığın yeterli olduğu ancak enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma yaşanması halinde ilave sıkılaştırmaya hazır olunduğunun belirtildiği kaydedildi. TCMB'nin ayrıca mevcut üst banttan fonlama uygulamasını sürdürürken, bir hafta vadeli repo fonlamasına dönüşün gündemde olduğunu ve kararın piyasa koşullarına göre değerlendirileceğini açıkladığı bilgisi verildi.
Enflasyon tahmininin yukarı yönlü güncellenmesi ve sıkılığın korunacağı mesajının, özellikle faiz indirimlerinden olumlu etkilenmesi beklenen bankacılık hisselerinde gün içindeki iyimserliği sınırladığı belirtildi. Bankacılık endeksinin sunum sırasında yüzde 1'in üzerinde yükselmesine rağmen öğle saatlerinde yönünü aşağı çevirerek yüzde 1'in üzerinde gerilediği kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'deki Taşucu Limanı'na gittiği esnada alabora olarak batan geminin enkazına ulaşıldı.
Filo Jet isimli yolcu feribotu, 31 Ağustos günü öğle saatlerinde...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'deki Taşucu Limanı'na gittiği esnada alabora olarak batan geminin enkazına ulaşıldı.
Filo Jet isimli yolcu feribotu, 31 Ağustos günü öğle saatlerinde...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'deki Taşucu Limanı'na gittiği esnada alabora olarak batan geminin enkazına ulaşıldı.
Filo Jet isimli yolcu feribotu, 31 Ağustos günü öğle saatlerinde batmıştı. KKTC tarihinin en büyük deniz kazasında şu ana kadar sekiz kişinin cansız bedeni bulunmuştu.
Kazada kaybolan 20 kişiye ulaşmak için başlatılan arama kurtarma çalışmaları dört gündür sürüyor.
KKTC Cumhurbaşkanlığı'ndan bugün yapılan açıklamada geminin enkazına ulaşıldığı bildirildi.
BÖLGEDEKİ ÇALIŞMALAR İKİ GEMİYLE SÜRÜYORNTV muhabiri Melike Şahin, Girne'den son gelişmeleri aktardı.
TCG Işın gemisi dün bölgeye ulaşmış ve batık geminin enkazına ulaşabilmek için çalışmalara başlamıştı.
Bugün ise TCG Alemdar gemisi Girne'ye ulaştı. İki gemi bölgedeki çalışmalarını sürdürüyor.
GEMİDEN İLK GÖRÜNTÜ ALINACAKHer iki geminin görüntüleme ve arama çalışmaları 24 saat esasına göre sürdürülüyor.
Dün yapılan ilk incelemede feribotun enkazının 550 metreye kadar sürüklendiği tespit edilmişti. Geminin enkazına ulaşılmasıyla birlikte ROW cihazı aracılığıyla gemiden ilk görüntüler alınacak.
Bu aşamada gerçekleştirilecek çalışmada ilk olarak feribotun içerisinde cansız beden olup olmadığı kontrol edilecek.
ROV CİHAZININ ÖZELLİKLERİ NELER?Enkazı görüntülemek için kullanılacak ROV cihazı, bin metreye kadar dalış yapabiliyor.
Cihaz, kayıp ve batın nesneleri güvenli bir şekilde kavrayıp yüzeye çıkarabiliyor.
Bu cihaz 135 kilogram yükü denizden çıkarabiliyor.
NE OLMUŞTU?Girne'den Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere 30 Ağustos 2026 tarihinde, öğleden sonra hareket eden katamaran tipi Türk yolcu gemisi, kalkışından kısa süre sonra alabora oldu.
Kaza sırasında gemide mürettebat dahil 267 yolcu vardı. Kazada sekiz kişi yaşamını yitirdi, 20 yolcunun arama çalışmaları sürüyor.
Kaza, Girne kıyılarının yaklaşık 2 kilometre kuzeyinde meydana geldi. Olayın hemen ardından Kıbrıs Türk sahil güvenlik botları bölgeye sevk edildi.
Yolcuların bir bölümü alabora olan feribotun üstünde kurtarılmayı bekledi. Yolcular kurtarma sallarıyla denize açıldı. Olay yerine ilk anda kurtarma gemileri ve özel tekneler ulaştı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'deki Taşucu Limanı'na gittiği esnada alabora olarak batan geminin enkazına ulaşıldı.
Filo Jet isimli yolcu feribotu, 31 Ağustos günü öğle saatlerinde batmıştı. KKTC tarihinin en büyük deniz kazasında şu ana kadar sekiz kişinin cansız bedeni bulunmuştu.
Kazada kaybolan 20 kişiye ulaşmak için başlatılan arama kurtarma çalışmaları dört gündür sürüyor.
KKTC Cumhurbaşkanlığı'ndan bugün yapılan açıklamada geminin enkazına ulaşıldığı bildirildi.
BÖLGEDEKİ ÇALIŞMALAR İKİ GEMİYLE SÜRÜYORNTV muhabiri Melike Şahin, Girne'den son gelişmeleri aktardı.
TCG Işın gemisi dün bölgeye ulaşmış ve batık geminin enkazına ulaşabilmek için çalışmalara başlamıştı.
Bugün ise TCG Alemdar gemisi Girne'ye ulaştı. İki gemi bölgedeki çalışmalarını sürdürüyor.
GEMİDEN İLK GÖRÜNTÜ ALINACAKHer iki geminin görüntüleme ve arama çalışmaları 24 saat esasına göre sürdürülüyor.
Dün yapılan ilk incelemede feribotun enkazının 550 metreye kadar sürüklendiği tespit edilmişti. Geminin enkazına ulaşılmasıyla birlikte ROW cihazı aracılığıyla gemiden ilk görüntüler alınacak.
Bu aşamada gerçekleştirilecek çalışmada ilk olarak feribotun içerisinde cansız beden olup olmadığı kontrol edilecek.
ROV CİHAZININ ÖZELLİKLERİ NELER?Enkazı görüntülemek için kullanılacak ROV cihazı, bin metreye kadar dalış yapabiliyor.
Cihaz, kayıp ve batın nesneleri güvenli bir şekilde kavrayıp yüzeye çıkarabiliyor.
Bu cihaz 135 kilogram yükü denizden çıkarabiliyor.
NE OLMUŞTU?Girne'den Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere 30 Ağustos 2026 tarihinde, öğleden sonra hareket eden katamaran tipi Türk yolcu gemisi, kalkışından kısa süre sonra alabora oldu.
Kaza sırasında gemide mürettebat dahil 267 yolcu vardı. Kazada sekiz kişi yaşamını yitirdi, 20 yolcunun arama çalışmaları sürüyor.
Kaza, Girne kıyılarının yaklaşık 2 kilometre kuzeyinde meydana geldi. Olayın hemen ardından Kıbrıs Türk sahil güvenlik botları bölgeye sevk edildi.
Yolcuların bir bölümü alabora olan feribotun üstünde kurtarılmayı bekledi. Yolcular kurtarma sallarıyla denize açıldı. Olay yerine ilk anda kurtarma gemileri ve özel tekneler ulaştı.
Ahlatcı Yatırım'ın 12 Ağustos 2026 tarihli günlük altın analizinde, ons altında haftanın dördüncü işlem gününde iki ayın en yüksek seviyelerinden geri çekilme görüldüğ...
Ahlatcı Yatırım'ın 12 Ağustos 2026 tarihli günlük altın analizinde, ons altında haftanın dördüncü işlem gününde iki ayın en yüksek seviyelerinden geri çekilme görüldüğ...
Ahlatcı Yatırım'ın 12 Ağustos 2026 tarihli günlük altın analizinde, ons altında haftanın dördüncü işlem gününde iki ayın en yüksek seviyelerinden geri çekilme görüldüğü belirtildi.
Analizde, değerli metalin günün ilk bölümünde 5 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyesini test ettiği, ardından kâr realizasyonlarıyla 4 bin 400 dolar çevresine gerilediği aktarıldı.
ABD'de açıklanan temmuz ayı Üretici Fiyat Endeksi'nin aylık bazda değişim göstermediği, piyasa beklentisinin ise yüzde 0,2 artış yönünde olduğu belirtildi. Yıllık üretici enflasyonunun yüzde 4,7'ye gerilediği, gıda ve enerji hariç ÜFE'nin aylık yüzde 0,2 artarken yıllık bazda yüzde 4,2 seviyesine indiği kaydedildi.
Gıda, enerji ve ticaret hizmetleri hariç göstergenin ise aylık yüzde 0,4 arttığı ifade edildi.
Aynı saatte açıklanan haftalık işsizlik maaşı başvurularının 202 bin olan beklentiye karşılık 209 bine yükseldiği, devam eden başvuruların ise 1 milyon 777 bine gerilediği aktarıldı.
Ahlatcı Yatırım, verilerin birlikte değerlendirildiğinde, 'Fed'in eylül ayında yeniden faiz artırımına gitmesini gerektirecek güçlü bir makro sinyal oluşmadığı' değerlendirmesinde bulundu.
Analizde petrol fiyatlarındaki gerilemenin de enflasyon tarafındaki baskıyı sınırladığı belirtildi. Brent petrolün 88 doların altına çekildiği, ancak Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin görüşmelerde ilerleme sağlanamamasının enerji fiyatları açısından risk oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.
Ahlatcı Yatırım'ın analizinde ons altın için destek seviyeleri 4 bin 380, 4 bin 360 ve 4 bin 300 dolar; direnç seviyeleri ise 4 bin 435, 4 bin 500 ve 4 bin 540 dolar olarak sıralandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ahlatcı Yatırım'ın 12 Ağustos 2026 tarihli günlük altın analizinde, ons altında haftanın dördüncü işlem gününde iki ayın en yüksek seviyelerinden geri çekilme görüldüğü belirtildi.
Analizde, değerli metalin günün ilk bölümünde 5 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyesini test ettiği, ardından kâr realizasyonlarıyla 4 bin 400 dolar çevresine gerilediği aktarıldı.
ABD'de açıklanan temmuz ayı Üretici Fiyat Endeksi'nin aylık bazda değişim göstermediği, piyasa beklentisinin ise yüzde 0,2 artış yönünde olduğu belirtildi. Yıllık üretici enflasyonunun yüzde 4,7'ye gerilediği, gıda ve enerji hariç ÜFE'nin aylık yüzde 0,2 artarken yıllık bazda yüzde 4,2 seviyesine indiği kaydedildi.
Gıda, enerji ve ticaret hizmetleri hariç göstergenin ise aylık yüzde 0,4 arttığı ifade edildi.
Aynı saatte açıklanan haftalık işsizlik maaşı başvurularının 202 bin olan beklentiye karşılık 209 bine yükseldiği, devam eden başvuruların ise 1 milyon 777 bine gerilediği aktarıldı.
Ahlatcı Yatırım, verilerin birlikte değerlendirildiğinde, 'Fed'in eylül ayında yeniden faiz artırımına gitmesini gerektirecek güçlü bir makro sinyal oluşmadığı' değerlendirmesinde bulundu.
Analizde petrol fiyatlarındaki gerilemenin de enflasyon tarafındaki baskıyı sınırladığı belirtildi. Brent petrolün 88 doların altına çekildiği, ancak Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin görüşmelerde ilerleme sağlanamamasının enerji fiyatları açısından risk oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.
Ahlatcı Yatırım'ın analizinde ons altın için destek seviyeleri 4 bin 380, 4 bin 360 ve 4 bin 300 dolar; direnç seviyeleri ise 4 bin 435, 4 bin 500 ve 4 bin 540 dolar olarak sıralandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Pusula Yatırım'ın Yurt Dışı Piyasalar Günlük Bülteni'nde, küresel piyasalarda ABD'de açıklanan üretici fiyatları, İngiltere ekonomisinin büyüme performansı ve Yeni Zelanda Merkez Bankası'nın enflasyon beklentileri öne çıktı.
Raporda, 'ABD Üretici Fiyat Endeksi Şahin Duruşu Gölgede Bırakabilir' başlığı altında, zayıf istihdam görünümü ve normalleşen ÜFE'nin faiz artışı ihtimalini sınırlayabileceği değerlendirildi.
Rapora göre ABD'de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Temmuz 2026'da bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yıllık bazda yüzde 4,7 arttı.
Verinin, üretici enflasyonunun düşüş eğilimine girebileceğine yönelik ilk sinyalleri verdiği ve Federal Rezerv'in mevcut faiz politikasını koruması yönündeki beklentileri desteklediği belirtildi.
İkinci çeyrekte tüketici mal harcamalarında hız...
Pusula Yatırım'ın Yurt Dışı Piyasalar Günlük Bülteni'nde, küresel piyasalarda ABD'de açıklanan üretici fiyatları, İngiltere ekonomisinin büyüme performansı ve Yeni Zelanda Merkez Bankası'nın enflasyon beklentileri öne çıktı.
Raporda, 'ABD Üretici Fiyat Endeksi Şahin Duruşu Gölgede Bırakabilir' başlığı altında, zayıf istihdam görünümü ve normalleşen ÜFE'nin faiz artışı ihtimalini sınırlayabileceği değerlendirildi.
Rapora göre ABD'de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Temmuz 2026'da bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yıllık bazda yüzde 4,7 arttı.
Verinin, üretici enflasyonunun düşüş eğilimine girebileceğine yönelik ilk sinyalleri verdiği ve Federal Rezerv'in mevcut faiz politikasını koruması yönündeki beklentileri desteklediği belirtildi.
İkinci çeyrekte tüketici mal harcamalarında hız...
Pusula Yatırım'ın Yurt Dışı Piyasalar Günlük Bülteni'nde, küresel piyasalarda ABD'de açıklanan üretici fiyatları, İngiltere ekonomisinin büyüme performansı ve Yeni Zelanda Merkez Bankası'nın enflasyon beklentileri öne çıktı.
Raporda, 'ABD Üretici Fiyat Endeksi Şahin Duruşu Gölgede Bırakabilir' başlığı altında, zayıf istihdam görünümü ve normalleşen ÜFE'nin faiz artışı ihtimalini sınırlayabileceği değerlendirildi.
Rapora göre ABD'de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Temmuz 2026'da bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yıllık bazda yüzde 4,7 arttı.
Verinin, üretici enflasyonunun düşüş eğilimine girebileceğine yönelik ilk sinyalleri verdiği ve Federal Rezerv'in mevcut faiz politikasını koruması yönündeki beklentileri desteklediği belirtildi.
İkinci çeyrekte tüketici mal harcamalarında hızlanma görülmesine rağmen mal ÜFE'sinin üst üste ikinci ay gerilediğine dikkat çekilen raporda, enerji ÜFE'sinin yüzde 3,1 düşmesinin gelecek dönemde üretim maliyetleri üzerinden tüketici enflasyonunu rahatlatma potansiyeli taşıdığı ifade edildi.
Hizmetler ÜFE'sinin ise ay içinde yükseliş gösteren tek ana kategori olduğu ve mütevazı bir artış kaydettiği aktarıldı.
Gıda ve enerji hariç tutulan çekirdek nihai talep ÜFE'sindeki yavaşlamaya rağmen çekirdek üretici fiyatlarının yıllık bazda yüzde 4,2 seviyesinde kalmasının, yıl içinde yaşanan petrol fiyatı şokunun geniş kapsamlı etkilerinin sürdüğüne işaret ettiği belirtildi.
Raporda ayrıca Temmuz ayı istihdam verilerindeki net iş kayıpları ve Fed içerisindeki görüş ayrılıkları birlikte değerlendirilerek, PNC'nin politika faizinin 2026'nın geri kalanında ve 2027 boyunca sabit tutulacağı yönündeki beklentisini koruduğu aktarıldı.
İngiltere ekonomisinin 2026'ya görece güçlü bir başlangıç yaptığı belirtilen raporda, ilk çeyrekteki yüzde 0,6'lık büyümenin ardından ikinci çeyrekte reel GSYİH'nin yüzde 0,4 arttığı kaydedildi.
Böylece yılın ilk yarısındaki toplam büyüme yüzde 1,0 seviyesine ulaşırken, İngiltere ekonomisinin aynı dönemde yüzde 0,4 büyüyen Euro Bölgesi'nin üzerinde performans gösterdiği belirtildi. Bu sonuçların İngiltere Merkez Bankası ve Bütçe Sorumluluk Ofisi'nin (OBR) yavaşlama yönündeki düşük tahminlerinin üzerinde gerçekleştiği ifade edildi.
Haziran ayında aylık büyümenin yüzde 0,3 olduğu belirtilirken, imalat, üretim ve inşaat sektörlerindeki gerilemelere karşın hizmetler sektörünün ekonomiye destek verdiği kaydedildi.
Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler, idari destek hizmetleri ile bilgi ve iletişim sektörlerinin öncülüğünde hizmetler sektörünün Haziran'da yüzde 0,4 büyüdüğü belirtildi.
İkinci çeyrek verilerinin yıllık bazda yüzde 1,1 büyümeye işaret ettiği ifade edilirken, toptan ticaret ve temel ilaç üretimindeki belirgin daralmalar ile enerjide dışa bağımlılığın yarattığı maliyet baskılarının, İngiltere'nin tarihsel ortalaması olan yüzde 3'lük trend büyüme oranının ve kamu finansmanını rahatlatacak seviyelerin hâlâ gerisinde kalındığını gösterdiği vurgulandı.
Yeni Zelanda Merkez Bankası'nın Ağustos 2026 Beklentiler Anketi de raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Haziran 2026 çeyreğinde yıllık TÜFE enflasyonu yüzde 4,1'e yükselmesine rağmen, gelecek döneme ilişkin enflasyon beklentilerinde düşüş görüldü.
Buna göre yıllık TÜFE beklentisi bir yıl sonrası için 81 baz puan gerileyerek yüzde 2,60'a, iki yıl sonrası için ise 19 baz puan düşerek yüzde 2,34'e indi.
Uzun vadeli enflasyon beklentileri ise beş yıl sonrası için yüzde 2,31, 10 yıl sonrası için yüzde 2,20 olarak kaydedildi.
Yeni Zelanda'da mevcut yüzde 2,5 seviyesindeki resmi gösterge faiz oranına ilişkin ortalama beklenti, Eylül 2026 çeyrek sonu için yüzde 2,73, bir yıl sonrası için ise 20 baz puanlık artışla yüzde 3,21 oldu.
İşsizlik oranı beklentileri bir yıl sonrası için yüzde 5,24'e, iki yıl sonrası için yüzde 4,90'a geriledi.
Yıllık ücret enflasyonu beklentileri bir yıl sonrası için yüzde 2,78, iki yıl sonrası için yüzde 2,93 olurken, reel GSYİH büyüme beklentileri bir yıl sonrası için yüzde 2,16'ya, iki yıl sonrası için yüzde 2,43'e yükseldi.
Konut fiyat enflasyonu beklentilerinin de tüm vadelerde arttığı ve bir yıl sonrası için yüzde 1,47'ye, iki yıl sonrası için yüzde 3,27'ye ulaştığı belirtildi.
Bültende yer alan verilere göre FTSE All World Endeksi 764,07 puanla yüzde 0,02, gelişmekte olan piyasalar endeksi ise 747,83 puanla yüzde 0,56 geriledi.
ABD tarafında Dow Jones 30.084,50 puanla yüzde 1,15, S&P 500 7.800,65 puanla yüzde 0,67 ve Nasdaq 100 30.133,50 puanla yüzde 0,18 düşüş gösterdi.
Avrupa'da DAX 26.299,74 puanla yüzde 0,12, FTSE 100 10.772,67 puanla yüzde 0,56 geriledi.
Asya piyasalarında Şanghay Bileşik Endeksi 3.918,65 puanla yüzde 0,71, Hang Seng 25.160,25 puanla yüzde 1,10 düşerken, Nikkei 225 68.574,02 puanla yüzde 0,39 yükseldi.
Küresel vadeli piyasalarda Nasdaq 100 vadeli kontratı 30.133,50 puanla yüzde 0,18, S&P 500 vadeli kontratı 7.822,00 puanla yüzde 0,01 gerilerken, Dow Jones vadeli kontratı 53.963,00 puanla yüzde 0,05, DAX vadeli kontratı ise 26.476,00 puanla yüzde 0,45 yükseldi.
Bültende Dolar/TL 47,87 ile yüzde 0,09, Euro/TL 55,30 ile yüzde 0,28 ve EUR/USD 1,1540 ile yüzde 0,10 yükseldi. GBP/USD 1,3498 ile yüzde 0,09 artarken, USD/JPY 159,3125 ile yüzde 0,12 geriledi. DXY ise 99,86 ile yüzde 0,05 düşüş kaydetti.
Emtia tarafında ons altın 4.318,44 dolar ile yüzde 0,75, ons gümüş 63,80 dolar ile yüzde 0,94, gram altın 6.645,83 TL ile yüzde 0,66 ve Brent petrol 98,20 dolar ile yüzde 0,81 geriledi. Gram gümüş 85,94 TL ile yüzde 0,09, buğday 676,25 ile yüzde 1,20 yükselirken, çelik 3.325,82 ile yüzde 0,99 değer kaybetti.
Raporda ayrıca şeker fiyatı 16,75 seviyesinde yüzde 2,01 artış gösterdi.
Türkiye'de TL gecelik faiz oranı yüzde 39,81 seviyesinde yatay kalırken, Türkiye 2 yıllık tahvil faizi yüzde 40,4886 ile yüzde 3,28, 5 yıllık tahvil faizi yüzde 37,4345 ile yüzde 0,68, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 30,118 ile yüzde 0,49 geriledi.
ABD'de 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,16 seviyesinde yatay kalırken, 5 yıllık tahvil faizi yüzde 4,33 ile yüzde 0,02, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,66 ile yüzde 0,02 yükseldi. Volatilite endeksi 14,64 seviyesinde değişmedi.
Pusula Yatırım'ın teknik değerlendirmesinde gümüşte 67,41, 71,60 ve 76,50 seviyeleri direnç; 59,30, 54,58 ve 47,95 seviyeleri destek olarak takip ediliyor.
Altında fiyatların önemli direnç seviyelerinde seyrettiği ve yeni günün ilk saatlerinde satıcılı bir eğilim görüldüğü belirtildi. Ons altın için 4.413, 4.589 ve 4.723 seviyeleri direnç; 4.202, 4.049 ve 3.878 seviyeleri destek olarak öne çıkarıldı.
EUR/USD paritesinde ABD ÜFE verisinin ardından hafif toparlanma görüldüğü belirtildi. Paritede 1,1572, 1,1623 ve 1,1687 seviyeleri direnç; 1,1432, 1,1356 ve 1,1290 seviyeleri destek olarak izleniyor.
Nasdaq tarafında önemli bir direnç seviyesinin aşılmasıyla kısa vadeli yükseliş trendinin desteklendiği ifade edildi. Endekste 30.661 ve 31.362 seviyeleri direnç; 28.956, 28.182 ve 27.012 seviyeleri destek konumunda bulunuyor.
Petrol tarafında ise ateşkes sürecinin devam etmesi ve hava saldırılarının sona ermesiyle fiyatların gerilediği, ancak savaş endişelerinin devam etmesi nedeniyle yeniden yükseliş görüldüğü belirtildi. Pusula Yatırım, mevcut koşullarda doğrudan destek ve direnç belirlemenin riskli olduğunu değerlendirdi.
Pusula Yatırım, rapordaki bilgi, değerlendirme, yorum ve istatistiklerin hazırlandığı tarihteki piyasa koşulları ve güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlendiğini belirtti. Raporda yer alan bilgilerin genel bilgilendirme amacı taşıdığı, yatırım danışmanlığı kapsamında olmadığı ve yatırım kararlarına esas alınmaması gerektiği vurgulandı.
Kurum ayrıca rapordaki yorum ve tavsiyelerin yatırımcıların mali durumları ile risk ve getiri tercihlerine uygun olmayabileceğine dikkat çekti.
Pusula Yatırım'ın açıkladığı verilere göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde karda olan hesapların oranı yüzde 18,75, zararda olan hesapların oranı ise yüzde 81,25 olarak gerçekleşti.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Pusula Yatırım'ın Yurt Dışı Piyasalar Günlük Bülteni'nde, küresel piyasalarda ABD'de açıklanan üretici fiyatları, İngiltere ekonomisinin büyüme performansı ve Yeni Zelanda Merkez Bankası'nın enflasyon beklentileri öne çıktı.
Raporda, 'ABD Üretici Fiyat Endeksi Şahin Duruşu Gölgede Bırakabilir' başlığı altında, zayıf istihdam görünümü ve normalleşen ÜFE'nin faiz artışı ihtimalini sınırlayabileceği değerlendirildi.
Rapora göre ABD'de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Temmuz 2026'da bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yıllık bazda yüzde 4,7 arttı.
Verinin, üretici enflasyonunun düşüş eğilimine girebileceğine yönelik ilk sinyalleri verdiği ve Federal Rezerv'in mevcut faiz politikasını koruması yönündeki beklentileri desteklediği belirtildi.
İkinci çeyrekte tüketici mal harcamalarında hızlanma görülmesine rağmen mal ÜFE'sinin üst üste ikinci ay gerilediğine dikkat çekilen raporda, enerji ÜFE'sinin yüzde 3,1 düşmesinin gelecek dönemde üretim maliyetleri üzerinden tüketici enflasyonunu rahatlatma potansiyeli taşıdığı ifade edildi.
Hizmetler ÜFE'sinin ise ay içinde yükseliş gösteren tek ana kategori olduğu ve mütevazı bir artış kaydettiği aktarıldı.
Gıda ve enerji hariç tutulan çekirdek nihai talep ÜFE'sindeki yavaşlamaya rağmen çekirdek üretici fiyatlarının yıllık bazda yüzde 4,2 seviyesinde kalmasının, yıl içinde yaşanan petrol fiyatı şokunun geniş kapsamlı etkilerinin sürdüğüne işaret ettiği belirtildi.
Raporda ayrıca Temmuz ayı istihdam verilerindeki net iş kayıpları ve Fed içerisindeki görüş ayrılıkları birlikte değerlendirilerek, PNC'nin politika faizinin 2026'nın geri kalanında ve 2027 boyunca sabit tutulacağı yönündeki beklentisini koruduğu aktarıldı.
İngiltere ekonomisinin 2026'ya görece güçlü bir başlangıç yaptığı belirtilen raporda, ilk çeyrekteki yüzde 0,6'lık büyümenin ardından ikinci çeyrekte reel GSYİH'nin yüzde 0,4 arttığı kaydedildi.
Böylece yılın ilk yarısındaki toplam büyüme yüzde 1,0 seviyesine ulaşırken, İngiltere ekonomisinin aynı dönemde yüzde 0,4 büyüyen Euro Bölgesi'nin üzerinde performans gösterdiği belirtildi. Bu sonuçların İngiltere Merkez Bankası ve Bütçe Sorumluluk Ofisi'nin (OBR) yavaşlama yönündeki düşük tahminlerinin üzerinde gerçekleştiği ifade edildi.
Haziran ayında aylık büyümenin yüzde 0,3 olduğu belirtilirken, imalat, üretim ve inşaat sektörlerindeki gerilemelere karşın hizmetler sektörünün ekonomiye destek verdiği kaydedildi.
Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler, idari destek hizmetleri ile bilgi ve iletişim sektörlerinin öncülüğünde hizmetler sektörünün Haziran'da yüzde 0,4 büyüdüğü belirtildi.
İkinci çeyrek verilerinin yıllık bazda yüzde 1,1 büyümeye işaret ettiği ifade edilirken, toptan ticaret ve temel ilaç üretimindeki belirgin daralmalar ile enerjide dışa bağımlılığın yarattığı maliyet baskılarının, İngiltere'nin tarihsel ortalaması olan yüzde 3'lük trend büyüme oranının ve kamu finansmanını rahatlatacak seviyelerin hâlâ gerisinde kalındığını gösterdiği vurgulandı.
Yeni Zelanda Merkez Bankası'nın Ağustos 2026 Beklentiler Anketi de raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Haziran 2026 çeyreğinde yıllık TÜFE enflasyonu yüzde 4,1'e yükselmesine rağmen, gelecek döneme ilişkin enflasyon beklentilerinde düşüş görüldü.
Buna göre yıllık TÜFE beklentisi bir yıl sonrası için 81 baz puan gerileyerek yüzde 2,60'a, iki yıl sonrası için ise 19 baz puan düşerek yüzde 2,34'e indi.
Uzun vadeli enflasyon beklentileri ise beş yıl sonrası için yüzde 2,31, 10 yıl sonrası için yüzde 2,20 olarak kaydedildi.
Yeni Zelanda'da mevcut yüzde 2,5 seviyesindeki resmi gösterge faiz oranına ilişkin ortalama beklenti, Eylül 2026 çeyrek sonu için yüzde 2,73, bir yıl sonrası için ise 20 baz puanlık artışla yüzde 3,21 oldu.
İşsizlik oranı beklentileri bir yıl sonrası için yüzde 5,24'e, iki yıl sonrası için yüzde 4,90'a geriledi.
Yıllık ücret enflasyonu beklentileri bir yıl sonrası için yüzde 2,78, iki yıl sonrası için yüzde 2,93 olurken, reel GSYİH büyüme beklentileri bir yıl sonrası için yüzde 2,16'ya, iki yıl sonrası için yüzde 2,43'e yükseldi.
Konut fiyat enflasyonu beklentilerinin de tüm vadelerde arttığı ve bir yıl sonrası için yüzde 1,47'ye, iki yıl sonrası için yüzde 3,27'ye ulaştığı belirtildi.
Bültende yer alan verilere göre FTSE All World Endeksi 764,07 puanla yüzde 0,02, gelişmekte olan piyasalar endeksi ise 747,83 puanla yüzde 0,56 geriledi.
ABD tarafında Dow Jones 30.084,50 puanla yüzde 1,15, S&P 500 7.800,65 puanla yüzde 0,67 ve Nasdaq 100 30.133,50 puanla yüzde 0,18 düşüş gösterdi.
Avrupa'da DAX 26.299,74 puanla yüzde 0,12, FTSE 100 10.772,67 puanla yüzde 0,56 geriledi.
Asya piyasalarında Şanghay Bileşik Endeksi 3.918,65 puanla yüzde 0,71, Hang Seng 25.160,25 puanla yüzde 1,10 düşerken, Nikkei 225 68.574,02 puanla yüzde 0,39 yükseldi.
Küresel vadeli piyasalarda Nasdaq 100 vadeli kontratı 30.133,50 puanla yüzde 0,18, S&P 500 vadeli kontratı 7.822,00 puanla yüzde 0,01 gerilerken, Dow Jones vadeli kontratı 53.963,00 puanla yüzde 0,05, DAX vadeli kontratı ise 26.476,00 puanla yüzde 0,45 yükseldi.
Bültende Dolar/TL 47,87 ile yüzde 0,09, Euro/TL 55,30 ile yüzde 0,28 ve EUR/USD 1,1540 ile yüzde 0,10 yükseldi. GBP/USD 1,3498 ile yüzde 0,09 artarken, USD/JPY 159,3125 ile yüzde 0,12 geriledi. DXY ise 99,86 ile yüzde 0,05 düşüş kaydetti.
Emtia tarafında ons altın 4.318,44 dolar ile yüzde 0,75, ons gümüş 63,80 dolar ile yüzde 0,94, gram altın 6.645,83 TL ile yüzde 0,66 ve Brent petrol 98,20 dolar ile yüzde 0,81 geriledi. Gram gümüş 85,94 TL ile yüzde 0,09, buğday 676,25 ile yüzde 1,20 yükselirken, çelik 3.325,82 ile yüzde 0,99 değer kaybetti.
Raporda ayrıca şeker fiyatı 16,75 seviyesinde yüzde 2,01 artış gösterdi.
Türkiye'de TL gecelik faiz oranı yüzde 39,81 seviyesinde yatay kalırken, Türkiye 2 yıllık tahvil faizi yüzde 40,4886 ile yüzde 3,28, 5 yıllık tahvil faizi yüzde 37,4345 ile yüzde 0,68, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 30,118 ile yüzde 0,49 geriledi.
ABD'de 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,16 seviyesinde yatay kalırken, 5 yıllık tahvil faizi yüzde 4,33 ile yüzde 0,02, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,66 ile yüzde 0,02 yükseldi. Volatilite endeksi 14,64 seviyesinde değişmedi.
Pusula Yatırım'ın teknik değerlendirmesinde gümüşte 67,41, 71,60 ve 76,50 seviyeleri direnç; 59,30, 54,58 ve 47,95 seviyeleri destek olarak takip ediliyor.
Altında fiyatların önemli direnç seviyelerinde seyrettiği ve yeni günün ilk saatlerinde satıcılı bir eğilim görüldüğü belirtildi. Ons altın için 4.413, 4.589 ve 4.723 seviyeleri direnç; 4.202, 4.049 ve 3.878 seviyeleri destek olarak öne çıkarıldı.
EUR/USD paritesinde ABD ÜFE verisinin ardından hafif toparlanma görüldüğü belirtildi. Paritede 1,1572, 1,1623 ve 1,1687 seviyeleri direnç; 1,1432, 1,1356 ve 1,1290 seviyeleri destek olarak izleniyor.
Nasdaq tarafında önemli bir direnç seviyesinin aşılmasıyla kısa vadeli yükseliş trendinin desteklendiği ifade edildi. Endekste 30.661 ve 31.362 seviyeleri direnç; 28.956, 28.182 ve 27.012 seviyeleri destek konumunda bulunuyor.
Petrol tarafında ise ateşkes sürecinin devam etmesi ve hava saldırılarının sona ermesiyle fiyatların gerilediği, ancak savaş endişelerinin devam etmesi nedeniyle yeniden yükseliş görüldüğü belirtildi. Pusula Yatırım, mevcut koşullarda doğrudan destek ve direnç belirlemenin riskli olduğunu değerlendirdi.
Pusula Yatırım, rapordaki bilgi, değerlendirme, yorum ve istatistiklerin hazırlandığı tarihteki piyasa koşulları ve güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan derlendiğini belirtti. Raporda yer alan bilgilerin genel bilgilendirme amacı taşıdığı, yatırım danışmanlığı kapsamında olmadığı ve yatırım kararlarına esas alınmaması gerektiği vurgulandı.
Kurum ayrıca rapordaki yorum ve tavsiyelerin yatırımcıların mali durumları ile risk ve getiri tercihlerine uygun olmayabileceğine dikkat çekti.
Pusula Yatırım'ın açıkladığı verilere göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde karda olan hesapların oranı yüzde 18,75, zararda olan hesapların oranı ise yüzde 81,25 olarak gerçekleşti.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....