Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapıl...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin 15. maddesi gereğince, pay senetleri borsada işlem gören ortaklıkların Kurul kaydında olan, ancak borsada işlem görmeyen statüde pay senetlerinin borsada satışa konu edilebilmesi amacıyla Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan başvurulara ait bilgiler şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin 15. maddesi gereğince, pay senetleri borsada işlem gören ortaklıkların Kurul kaydında olan, ancak borsada işlem görmeyen statüde pay senetlerinin borsada satışa konu edilebilmesi amacıyla Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan başvurulara ait bilgiler şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yap...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''13 Ağustos 2026 tarihinde pay başına 3,34 TL - 3,38 TL fiyat aralığından (ağırlıklı ortalama 3,3583 TL) nominal tutarlı 300.000 adet ARSAN payı geri alınmıştır. Şirketimizin sahip olduğu ARSAN payları toplam 122.414.358,608 adet seviyesine ulaşmıştır. (Şirket sermayesine oranı yüzde 6,95)'' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''13 Ağustos 2026 tarihinde pay başına 3,34 TL - 3,38 TL fiyat aralığından (ağırlıklı ortalama 3,3583 TL) nominal tutarlı 300.000 adet ARSAN payı geri alınmıştır. Şirketimizin sahip olduğu ARSAN payları toplam 122.414.358,608 adet seviyesine ulaşmıştır. (Şirket sermayesine oranı yüzde 6,95)'' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) ya...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''07 Eylül 2026 tarihinde toplam 100.000 adet pay geri alınmıştır. 07 Eylül 2026 tarihinde alınan payların sermayeye oranı yüzde 0,012'dir. (Alınan toplam pay sayısı 4.350.000 adete ulaşmış olup, toplam alınan payların şirket sermayesine oranı yüzde 0,52'ye yükselmiştir)'' bilgisi aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''07 Eylül 2026 tarihinde toplam 100.000 adet pay geri alınmıştır. 07 Eylül 2026 tarihinde alınan payların sermayeye oranı yüzde 0,012'dir. (Alınan toplam pay sayısı 4.350.000 adete ulaşmış olup, toplam alınan payların şirket sermayesine oranı yüzde 0,52'ye yükselmiştir)'' bilgisi aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''Çitlekçi Mağazacılık Gıda A.Ş'nin sermayesini temsil eden 180.000.000 TL nominal değerli payları Kotasyon Yönergesi'nin 8. maddesi çerçevesinde kota alınmıştır. Halka arz edilen 36.500.000 TL nominal değerli şirket payı 18.08.2026 tarihinden itibaren Yıldız Pazarda 73,70 TL/pay baz fiyat, CITAS.E kodu ve sürekli işlem yöntemiyle işlem görmeye başlayacaktır. İlgili sırada maksimum emir değeri 1.000.000 TL olarak belirlenmiştir.'' bilgisi paylaşıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''Çitlekçi Mağazacılık Gıda A.Ş'nin sermayesini temsil eden 180.000.000 TL nominal değerli payları Kotasyon Yönergesi'nin 8. maddesi çerçevesinde kota alınmıştır. Halka arz edilen 36.500.000 TL nominal değerli şirket payı 18.08.2026 tarihinden itibaren Yıldız Pazarda 73,70 TL/pay baz fiyat, CITAS.E kodu ve sürekli işlem yöntemiyle işlem görmeye başlayacaktır. İlgili sırada maksimum emir değeri 1.000.000 TL olarak belirlenmiştir.'' bilgisi paylaşıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, bağımsız belgelendirme kur...
Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, bağımsız belgelendirme kur...
Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, bağımsız belgelendirme kuruluşu ICMQ tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde, ürünlerde kullanılan tüketim sonrası geri dönüştürülmüş PET girdilerinin kaynağı ve tedarik zinciri boyunca izlenebilirliği incelendi.
Değerlendirme kapsamında ayrıca üretim kayıtları ile kütle denkliği esasına dayanan hesaplama metodolojisi ele alınırken, sertifika kapsamındaki nihai ürünlerin geri dönüştürülmüş içerik oranları bağımsız olarak doğrulandı.
Sertifikalı ürünlerin, Avrupa'da faaliyet gösteren sandviç panel üreticilerinin asgari çevresel kriterlere (Criteri Ambientali Minimi - CAM) uyum süreçlerini desteklemesi ve Kimteks Poliüretan'ın sürdürülebilir ürün portföyünün geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Bu kapsamda sertifikalı ürünlerin, Avrupa'da faaliyet gösteren bir sandviç panel üreticisine ilk ticari sevkiyatının gerçekleştirildiği bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, bağımsız belgelendirme kuruluşu ICMQ tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde, ürünlerde kullanılan tüketim sonrası geri dönüştürülmüş PET girdilerinin kaynağı ve tedarik zinciri boyunca izlenebilirliği incelendi.
Değerlendirme kapsamında ayrıca üretim kayıtları ile kütle denkliği esasına dayanan hesaplama metodolojisi ele alınırken, sertifika kapsamındaki nihai ürünlerin geri dönüştürülmüş içerik oranları bağımsız olarak doğrulandı.
Sertifikalı ürünlerin, Avrupa'da faaliyet gösteren sandviç panel üreticilerinin asgari çevresel kriterlere (Criteri Ambientali Minimi - CAM) uyum süreçlerini desteklemesi ve Kimteks Poliüretan'ın sürdürülebilir ürün portföyünün geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Bu kapsamda sertifikalı ürünlerin, Avrupa'da faaliyet gösteren bir sandviç panel üreticisine ilk ticari sevkiyatının gerçekleştirildiği bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, iş hacmini düşük marjlarla korumaya dayalı modelin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, sektörde büyümenin ciro kadar sağlıklı karlılık, operasyonel verimlilik ve finansal dayanıklılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları a...
Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, iş hacmini düşük marjlarla korumaya dayalı modelin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, sektörde büyümenin ciro kadar sağlıklı karlılık, operasyonel verimlilik ve finansal dayanıklılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları a...
Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, iş hacmini düşük marjlarla korumaya dayalı modelin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, sektörde büyümenin ciro kadar sağlıklı karlılık, operasyonel verimlilik ve finansal dayanıklılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları arasındaki makasın sıkışması, sektörde iş hacmi korunurken şirketlerin kar marjlarının daralmasına yol açıyor.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye sınır kapılarındaki akaryakıt fiyat artışı Mart 2026 itibarıyla yüzde 110 bandına ulaştı. Yine aynı verilere göre, uluslararası taşımacılıkta kullanılan bazı Ro-Ro hatlarındaki Yakıt Ayarlama Faktörü (BAF) bedelleri mart-mayıs döneminde yaklaşık yüzde 150 yükseldi. Akaryakıt maliyetlerinde kısa sürede yaşanan bu artışlar, özellikle önceden fiyatlandırılmış uluslararası taşıma sözleşmelerinin yönetimini zorlaştırırken taşımacılık şirketlerinin yanı sıra ihracat zinciri üzerinde de ilave baskı oluşturuyor.
'Düşük marjlarla iş hacmini korumak sürdürülebilir değil'
Sektörde maliyetlerin yükselmesine karşın taşıma fiyatlarının aynı hızda güncellenemediğine dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, fiyat rekabetinin yalnızca şirketlerin karlılığını değil, hizmet kalitesinin ve operasyonel kapasitenin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceğini belirtti.
Akça, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
'Akaryakıt ve döviz kuru hareketleri başta olmak üzere finansman, bakım, lastik ve diğer operasyonel giderlerdeki değişimler, nakliye operasyonlarının planlanmasını ve fiyatlandırılmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Ancak yoğun rekabet nedeniyle maliyet artışlarının taşıma fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığı dönemlerde şirketlerin marjları daralıyor. Müşteri ve iş hacmini korumak amacıyla sürekli düşük marjlarla çalışmak, uzun vadede sürdürülebilir bir model oluşturmuyor. Bu nedenle sektörde başarıyı yalnızca ciro veya taşınan yük miktarıyla değil sağlıklı karlılık, hizmet kalitesi ve operasyonel sürdürülebilirlikle birlikte değerlendirmek gerekiyor.'
Maliyetlerdeki öngörülemezliğin bütçe ve fiyatlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Akça, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilen fiyatlandırma modellerinin önem kazandığını ifade etti. Akça, müşterilerle yapılan sözleşmelerde akaryakıt, kur ve diğer temel maliyet kalemlerindeki olağandışı değişimleri dikkate alan, şeffaf ve karşılıklı olarak öngörülebilir mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Taşımacılıktaki maliyet baskısı ihracat zincirini de etkiliyor
Taşımacılık maliyetlerinde yaşanan artışlar, yalnızca lojistik şirketlerinin finansal yapısını ilgilendirmiyor. Navlun maliyetlerinin yükselmesi; üreticilerin, ihracatçıların ve perakende şirketlerinin tedarik zinciri giderlerini de artırıyor. Maliyet artışlarının tamamen taşımacılık şirketleri tarafından üstlenilmesi lojistik hizmetlerinin sürdürülebilirliğini zorlarken, navlun fiyatlarına doğrudan yansıtılması ise ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı yaratabiliyor.
Bu nedenle maliyet artışlarının tedarik zincirindeki taraflardan yalnızca birinin üzerinde bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Enes Akça, şöyle konuştu:
'Lojistik, üretim ile pazar arasındaki stratejik bağlantıyı oluşturuyor. Taşıma operasyonlarının sürdürülebilirliği zayıfladığında bunun etkisi yalnızca lojistik şirketleriyle sınırlı kalmıyor; üretimden ihracata kadar bütün zincire yayılıyor. Bu nedenle maliyet ve risklerin üretici, müşteri ve lojistik hizmet sağlayıcı arasında şeffaf, ölçülebilir ve tarafların kontrol alanlarıyla uyumlu şekilde paylaşılması gerekiyor.'
Verimlilik ve dijital planlama belirleyici olacak
Artan maliyetler karşısında operasyonel verimliliğin şirketler açısından en önemli rekabet unsurlarından biri haline geldiğini söyleyen Akça, doğru kapasite kullanımı, rota planlaması, gerçek zamanlı raporlama ve ölçülebilir performans göstergelerinin kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını ifade etti.
Akca Lojistik'te operasyonların belirlenen performans göstergeleri üzerinden düzenli olarak takip edildiğini, maliyet analizlerinin güncellediğini ve süreç iyileştirme çalışmalarına odaklandığını belirten Akça; teknolojiden süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirmek amacıyla istifade ettiklerini söyledi. WMS (Depo Yönetim Sistemi) - TMS (Nakliye Yönetim Sistemi) çözümlerinden eş zamanlı veri akışlarına, stok yönetiminden sistem entegrasyonlarına kadar kullanılan uygulamaların sahadaki kayıpların daha erken tespit edilmesine ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesine katkı sağladığını ifade etti.
Akça, 'Teknoloji tek başına bütün maliyet sorunlarını çözmüyor elbette ancak veriyle desteklenen planlama, mevcut kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İzlenebilirlik ve anlık veri akışıyla beklemeleri, kapasite kayıplarını ve operasyonel sapmaları daha erken tespit edebiliyoruz. Böylece yalnızca maliyetleri kontrol etmekle kalmıyor, müşterilere daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir hizmet sunabiliyoruz.' diye konuştu.
Sürücü açığı kapasite kullanımını zorlaştırıyor
Sektörde maliyet baskısına eşlik eden diğer önemli sorunun deneyimli sürücü ve nitelikli operasyon personeli ihtiyacı olduğunu belirten Akça, insan kaynağına erişimde yaşanan güçlüğün mevcut filoların etkin kullanımını sınırlayabildiğini kaydetti.
Deneyimli çalışanların sektörde tutulması kadar yeni sürücülerin yetiştirilmesinin de önem taşıdığını ifade eden Akça, dijitalleşen lojistik operasyonlarının sürücülerin yanı sıra veri analitiği, mühendislik, yazılım ve operasyon yönetimi gibi farklı alanlarda yetkin profesyonellere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Akça sözlerini şöyle tamamladı:
'Maliyetlerin yükseldiği, fiyat baskısının devam ettiği ve nitelikli insan kaynağına erişimin zorlaştığı bir ortamda rekabet yalnızca en düşük fiyatı sunmak üzerinden şekillenemez. Önümüzdeki dönemde finansal dayanıklılığını koruyan, risklerini doğru yöneten, operasyonlarını ölçülebilir hale getiren ve teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanan şirketler daha güçlü bir konuma gelecek. Lojistik sektörünün sürdürülebilirliği için fiyat, hizmet kalitesi ve sağlıklı karlılık arasında dengeli bir yapı kurulması gerekiyor.'
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, iş hacmini düşük marjlarla korumaya dayalı modelin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çekerek, sektörde büyümenin ciro kadar sağlıklı karlılık, operasyonel verimlilik ve finansal dayanıklılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları arasındaki makasın sıkışması, sektörde iş hacmi korunurken şirketlerin kar marjlarının daralmasına yol açıyor.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye sınır kapılarındaki akaryakıt fiyat artışı Mart 2026 itibarıyla yüzde 110 bandına ulaştı. Yine aynı verilere göre, uluslararası taşımacılıkta kullanılan bazı Ro-Ro hatlarındaki Yakıt Ayarlama Faktörü (BAF) bedelleri mart-mayıs döneminde yaklaşık yüzde 150 yükseldi. Akaryakıt maliyetlerinde kısa sürede yaşanan bu artışlar, özellikle önceden fiyatlandırılmış uluslararası taşıma sözleşmelerinin yönetimini zorlaştırırken taşımacılık şirketlerinin yanı sıra ihracat zinciri üzerinde de ilave baskı oluşturuyor.
'Düşük marjlarla iş hacmini korumak sürdürülebilir değil'
Sektörde maliyetlerin yükselmesine karşın taşıma fiyatlarının aynı hızda güncellenemediğine dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, fiyat rekabetinin yalnızca şirketlerin karlılığını değil, hizmet kalitesinin ve operasyonel kapasitenin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceğini belirtti.
Akça, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
'Akaryakıt ve döviz kuru hareketleri başta olmak üzere finansman, bakım, lastik ve diğer operasyonel giderlerdeki değişimler, nakliye operasyonlarının planlanmasını ve fiyatlandırılmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Ancak yoğun rekabet nedeniyle maliyet artışlarının taşıma fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığı dönemlerde şirketlerin marjları daralıyor. Müşteri ve iş hacmini korumak amacıyla sürekli düşük marjlarla çalışmak, uzun vadede sürdürülebilir bir model oluşturmuyor. Bu nedenle sektörde başarıyı yalnızca ciro veya taşınan yük miktarıyla değil sağlıklı karlılık, hizmet kalitesi ve operasyonel sürdürülebilirlikle birlikte değerlendirmek gerekiyor.'
Maliyetlerdeki öngörülemezliğin bütçe ve fiyatlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Akça, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilen fiyatlandırma modellerinin önem kazandığını ifade etti. Akça, müşterilerle yapılan sözleşmelerde akaryakıt, kur ve diğer temel maliyet kalemlerindeki olağandışı değişimleri dikkate alan, şeffaf ve karşılıklı olarak öngörülebilir mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Taşımacılıktaki maliyet baskısı ihracat zincirini de etkiliyor
Taşımacılık maliyetlerinde yaşanan artışlar, yalnızca lojistik şirketlerinin finansal yapısını ilgilendirmiyor. Navlun maliyetlerinin yükselmesi; üreticilerin, ihracatçıların ve perakende şirketlerinin tedarik zinciri giderlerini de artırıyor. Maliyet artışlarının tamamen taşımacılık şirketleri tarafından üstlenilmesi lojistik hizmetlerinin sürdürülebilirliğini zorlarken, navlun fiyatlarına doğrudan yansıtılması ise ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı yaratabiliyor.
Bu nedenle maliyet artışlarının tedarik zincirindeki taraflardan yalnızca birinin üzerinde bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Enes Akça, şöyle konuştu:
'Lojistik, üretim ile pazar arasındaki stratejik bağlantıyı oluşturuyor. Taşıma operasyonlarının sürdürülebilirliği zayıfladığında bunun etkisi yalnızca lojistik şirketleriyle sınırlı kalmıyor; üretimden ihracata kadar bütün zincire yayılıyor. Bu nedenle maliyet ve risklerin üretici, müşteri ve lojistik hizmet sağlayıcı arasında şeffaf, ölçülebilir ve tarafların kontrol alanlarıyla uyumlu şekilde paylaşılması gerekiyor.'
Verimlilik ve dijital planlama belirleyici olacak
Artan maliyetler karşısında operasyonel verimliliğin şirketler açısından en önemli rekabet unsurlarından biri haline geldiğini söyleyen Akça, doğru kapasite kullanımı, rota planlaması, gerçek zamanlı raporlama ve ölçülebilir performans göstergelerinin kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını ifade etti.
Akca Lojistik'te operasyonların belirlenen performans göstergeleri üzerinden düzenli olarak takip edildiğini, maliyet analizlerinin güncellediğini ve süreç iyileştirme çalışmalarına odaklandığını belirten Akça; teknolojiden süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirmek amacıyla istifade ettiklerini söyledi. WMS (Depo Yönetim Sistemi) - TMS (Nakliye Yönetim Sistemi) çözümlerinden eş zamanlı veri akışlarına, stok yönetiminden sistem entegrasyonlarına kadar kullanılan uygulamaların sahadaki kayıpların daha erken tespit edilmesine ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesine katkı sağladığını ifade etti.
Akça, 'Teknoloji tek başına bütün maliyet sorunlarını çözmüyor elbette ancak veriyle desteklenen planlama, mevcut kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İzlenebilirlik ve anlık veri akışıyla beklemeleri, kapasite kayıplarını ve operasyonel sapmaları daha erken tespit edebiliyoruz. Böylece yalnızca maliyetleri kontrol etmekle kalmıyor, müşterilere daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir hizmet sunabiliyoruz.' diye konuştu.
Sürücü açığı kapasite kullanımını zorlaştırıyor
Sektörde maliyet baskısına eşlik eden diğer önemli sorunun deneyimli sürücü ve nitelikli operasyon personeli ihtiyacı olduğunu belirten Akça, insan kaynağına erişimde yaşanan güçlüğün mevcut filoların etkin kullanımını sınırlayabildiğini kaydetti.
Deneyimli çalışanların sektörde tutulması kadar yeni sürücülerin yetiştirilmesinin de önem taşıdığını ifade eden Akça, dijitalleşen lojistik operasyonlarının sürücülerin yanı sıra veri analitiği, mühendislik, yazılım ve operasyon yönetimi gibi farklı alanlarda yetkin profesyonellere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Akça sözlerini şöyle tamamladı:
'Maliyetlerin yükseldiği, fiyat baskısının devam ettiği ve nitelikli insan kaynağına erişimin zorlaştığı bir ortamda rekabet yalnızca en düşük fiyatı sunmak üzerinden şekillenemez. Önümüzdeki dönemde finansal dayanıklılığını koruyan, risklerini doğru yöneten, operasyonlarını ölçülebilir hale getiren ve teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanan şirketler daha güçlü bir konuma gelecek. Lojistik sektörünün sürdürülebilirliği için fiyat, hizmet kalitesi ve sağlıklı karlılık arasında dengeli bir yapı kurulması gerekiyor.'
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Metin Kuru'nun yönetim kurulu...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Metin Kuru'nun yönetim kurulu...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Metin Kuru'nun yönetim kurulu üyeliğinden istifası kabul edildi. Boşalan üyeliğe, Türk Ticaret Kanununun 363. maddesi kapsamında ilk genel kurulun onayına sunulmak üzere Sedat Kılıç atandı.
7 Eylül 2026 tarihli yönetim kurulu kararı doğrultusunda görev dağılımı da yeniden düzenlendi. Buna göre Emre Tezmen yönetim kurulu başkanlığına, Kutlu Hakan Özgül ve Sedat Kılıç ise yönetim kurulu başkan vekilliğine seçildi.
Ayrıca Metin Kuru'nun şirketi temsil ve ilzam yetkisinin sona erdirilmesine, Emre Tezmen, Kutlu Hakan Özgül ve Sedat Kılıç'tan herhangi ikisinin müşterek imzasıyla şirketin her konuda ve sınırsız şekilde temsil ve ilzam edilmesine karar verildi.
Söz konusu kararların ticaret sicili müdürlüğü nezdinde tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesi kararlaştırıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Metin Kuru'nun yönetim kurulu üyeliğinden istifası kabul edildi. Boşalan üyeliğe, Türk Ticaret Kanununun 363. maddesi kapsamında ilk genel kurulun onayına sunulmak üzere Sedat Kılıç atandı.
7 Eylül 2026 tarihli yönetim kurulu kararı doğrultusunda görev dağılımı da yeniden düzenlendi. Buna göre Emre Tezmen yönetim kurulu başkanlığına, Kutlu Hakan Özgül ve Sedat Kılıç ise yönetim kurulu başkan vekilliğine seçildi.
Ayrıca Metin Kuru'nun şirketi temsil ve ilzam yetkisinin sona erdirilmesine, Emre Tezmen, Kutlu Hakan Özgül ve Sedat Kılıç'tan herhangi ikisinin müşterek imzasıyla şirketin her konuda ve sınırsız şekilde temsil ve ilzam edilmesine karar verildi.
Söz konusu kararların ticaret sicili müdürlüğü nezdinde tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesi kararlaştırıldı.
Kamuyu Aydınlatma...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Merkezi Kaydi Sistemde gerçekleştirilen hak kullanım ödemelerine ait kayıtlar şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Merkezi Kaydi Sistemde gerçekleştirilen hak kullanım ödemelerine ait kayıtlar şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İstanbul Küçükçekmece'de iddiaya göre, iki akraba arasında alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışm...
İstanbul Küçükçekmece'de iddiaya göre, iki akraba arasında alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışm...
İstanbul Küçükçekmece'de iddiaya göre, iki akraba arasında alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek silahlı kavgaya dönüştü.
Tarafların birbirine silahla ateş açtığı kavgada bacağından yaralanan Erhan A. kendi imkanlarıyla hastaneye giderken, diğer şüpheli ise kaçtı.
SİLAHTAN ÇIKAN KURŞUN OYUN OYNAYAN ÇOCUĞA İSABET ETTİ
Silahlı çatışma sırasında tabancadan seken kurşunlardan biri sokakta oyun oynayan çocuğa isabet etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin kontrollerinde olayda bacağından yaralandığı belirlenen çocuk ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasıyla kaydedildi.
Görüntülerde, çocuğun bacağından yaralandığı, yoldan geçen bir kadının ise yardım ederek ambulansın gelmesini beklediği anlar yer aldı.
Yaralanan çocuk, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
İstanbul Küçükçekmece'de iddiaya göre, iki akraba arasında alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek silahlı kavgaya dönüştü.
Tarafların birbirine silahla ateş açtığı kavgada bacağından yaralanan Erhan A. kendi imkanlarıyla hastaneye giderken, diğer şüpheli ise kaçtı.
SİLAHTAN ÇIKAN KURŞUN OYUN OYNAYAN ÇOCUĞA İSABET ETTİ
Silahlı çatışma sırasında tabancadan seken kurşunlardan biri sokakta oyun oynayan çocuğa isabet etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin kontrollerinde olayda bacağından yaralandığı belirlenen çocuk ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasıyla kaydedildi.
Görüntülerde, çocuğun bacağından yaralandığı, yoldan geçen bir kadının ise yardım ederek ambulansın gelmesini beklediği anlar yer aldı.
Yaralanan çocuk, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Metropal ile Bilet.Com'un hissedarları arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, şirket sermayesini...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Metropal ile Bilet.Com'un hissedarları arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, şirket sermayesini...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Metropal ile Bilet.Com'un hissedarları arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, şirket sermayesini temsil eden payların toplam yüzde 72,50'sinin devrine ilişkin tek bir sözleşme 7 Eylül 2026 tarihinde imzalandı.
Sözleşme kapsamında Bilet.Com paylarının yüzde 51'i Metropal, yüzde 10,75'i Metropal yönetim kurulu başkanı, yüzde 10,75'i ise yönetim kurulu başkan vekili tarafından devralınacak. Tüm alıcılar için aynı pay birim fiyatı ve aynı ekonomik koşullar uygulanacak.
Açıklamada, işlem öncesinde pay satıcılarının Metropal, yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkan vekili ile herhangi bir ortaklık, yönetim, kontrol veya diğer ilişkili taraf ilişkisinin bulunmadığı belirtildi. İşlemin tamamlanmasının ardından Bilet.Com'un kurucu ortaklarının şirkette azınlık pay sahibi olarak kalacağı ve taraflar arasında pay sahipleri sözleşmesi imzalanacağı bildirildi.
Pay devrinin, sözleşmede belirlenen kapanış ön koşullarının yerine getirilmesi veya alıcılar tarafından öngörülen şekilde bu koşullardan feragat edilmesi ve kapanışın gerçekleşmesiyle tamamlanması planlanıyor.
Kapanışın gerçekleşmesiyle Metropal'in Bilet.Com'daki payının yüzde 51'e ulaşması ve şirket üzerinde kontrol sağlaması öngörülüyor.
Şirket, sözleşmenin imzalanmasıyla daha önce kamuya açıklanması ertelenen içsel bilginin açıklanmasına ilişkin erteleme gerekçelerinin ortadan kalktığını ve söz konusu bilginin kamuoyuyla paylaşıldığını bildirdi. İşlemin tamamlanmasına ilişkin gelişmelerin ayrıca duyurulacağı belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Metropal ile Bilet.Com'un hissedarları arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, şirket sermayesini temsil eden payların toplam yüzde 72,50'sinin devrine ilişkin tek bir sözleşme 7 Eylül 2026 tarihinde imzalandı.
Sözleşme kapsamında Bilet.Com paylarının yüzde 51'i Metropal, yüzde 10,75'i Metropal yönetim kurulu başkanı, yüzde 10,75'i ise yönetim kurulu başkan vekili tarafından devralınacak. Tüm alıcılar için aynı pay birim fiyatı ve aynı ekonomik koşullar uygulanacak.
Açıklamada, işlem öncesinde pay satıcılarının Metropal, yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkan vekili ile herhangi bir ortaklık, yönetim, kontrol veya diğer ilişkili taraf ilişkisinin bulunmadığı belirtildi. İşlemin tamamlanmasının ardından Bilet.Com'un kurucu ortaklarının şirkette azınlık pay sahibi olarak kalacağı ve taraflar arasında pay sahipleri sözleşmesi imzalanacağı bildirildi.
Pay devrinin, sözleşmede belirlenen kapanış ön koşullarının yerine getirilmesi veya alıcılar tarafından öngörülen şekilde bu koşullardan feragat edilmesi ve kapanışın gerçekleşmesiyle tamamlanması planlanıyor.
Kapanışın gerçekleşmesiyle Metropal'in Bilet.Com'daki payının yüzde 51'e ulaşması ve şirket üzerinde kontrol sağlaması öngörülüyor.
Şirket, sözleşmenin imzalanmasıyla daha önce kamuya açıklanması ertelenen içsel bilginin açıklanmasına ilişkin erteleme gerekçelerinin ortadan kalktığını ve söz konusu bilginin kamuoyuyla paylaşıldığını bildirdi. İşlemin tamamlanmasına ilişkin gelişmelerin ayrıca duyurulacağı belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Murat Hakan Çi...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Murat Hakan Çi...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Murat Hakan Çil ile Bulls Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş arasında, Çil'in sahip olduğu 51 milyon 0,50 adet hamiline yazılı halka kapalı payın devrine ilişkin pay devir sözleşmesi imzalanmıştı.
Söz konusu payların, şirket sermayesinin yüzde 27,18'ine karşılık geldiği belirtildi.
Payların borsa dışında gerçekleştirilecek devri kapsamında, VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin 27. maddesi ile SPK'nın 28 Ağustos 2026 tarihli ve 52/1589 sayılı kararıyla kabul edilen i-SPK.128.31 sayılı ilke kararı doğrultusunda pay satış bilgi formu hazırlandı.
Açıklamada, söz konusu formun onaylanması amacıyla 2 Eylül 2026 tarihinde SPK'ya başvurulduğu kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Murat Hakan Çil ile Bulls Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş arasında, Çil'in sahip olduğu 51 milyon 0,50 adet hamiline yazılı halka kapalı payın devrine ilişkin pay devir sözleşmesi imzalanmıştı.
Söz konusu payların, şirket sermayesinin yüzde 27,18'ine karşılık geldiği belirtildi.
Payların borsa dışında gerçekleştirilecek devri kapsamında, VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin 27. maddesi ile SPK'nın 28 Ağustos 2026 tarihli ve 52/1589 sayılı kararıyla kabul edilen i-SPK.128.31 sayılı ilke kararı doğrultusunda pay satış bilgi formu hazırlandı.
Açıklamada, söz konusu formun onaylanması amacıyla 2 Eylül 2026 tarihinde SPK'ya başvurulduğu kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş tarafından Kamuyu Aydınlatma Pl...
Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş tarafından Kamuyu Aydınlatma Pl...
Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, anlaşmalar Türkiye'nin önde gelen İSO 500 şirketleri arasında yer alan ve demir-çelik, cam ile çimento sektörlerinde faaliyet gösteren kuruluşlarla gerçekleştirildi.
Söz konusu satışların Efor Yatırım'ın konsolide cirosuna yaklaşık 15 milyon dolar katkı sağlaması öngörülüyor.
Açıklamada, anlaşmaların Efor Global Madencilik'in kurumsal müşteri portföyünün genişletilmesi, katı yakıt ticaretindeki faaliyetlerinin geliştirilmesi ve satış hacminin artırılması açısından önem taşıdığı belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, anlaşmalar Türkiye'nin önde gelen İSO 500 şirketleri arasında yer alan ve demir-çelik, cam ile çimento sektörlerinde faaliyet gösteren kuruluşlarla gerçekleştirildi.
Söz konusu satışların Efor Yatırım'ın konsolide cirosuna yaklaşık 15 milyon dolar katkı sağlaması öngörülüyor.
Açıklamada, anlaşmaların Efor Global Madencilik'in kurumsal müşteri portföyünün genişletilmesi, katı yakıt ticaretindeki faaliyetlerinin geliştirilmesi ve satış hacminin artırılması açısından önem taşıdığı belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kiralık sosyal konut projesinde ilk kuranın Ekim ayında yapılacağını söyledi. Başvurular ise 14 Eylül'de başlayacak.
Erdoğan ''İstanbu...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kiralık sosyal konut projesinde ilk kuranın Ekim ayında yapılacağını söyledi. Başvurular ise 14 Eylül'de başlayacak.
Erdoğan ''İstanbu...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kiralık sosyal konut projesinde ilk kuranın Ekim ayında yapılacağını söyledi. Başvurular ise 14 Eylül'de başlayacak.
Erdoğan ''İstanbul'da yapacağımız 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızla buluşturacağız. Kiralık konutlarımızla ilgili başvuruları 14 Eylül'de almaya başlıyoruz. İnşallah ekim ayında ilk 1000 kiralık konutumuzun kurasını çekeceğiz.'' dedi.
Milyonlarca kişinin beklediği kiralık sosyal konutlara ilişkin inşaatların ilk etabın tamamlanmak üzere olduğu bildirilmişti.
''KİRA ENFLASYONUNU AŞAĞI ÇEKEBİLMEK İÇİN BU İRADE ORTAYA KONULDU''Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada "Eylül ayı içinde ilk konutlarımızın teslimlerini de İstanbullu vatandaşlarımıza yapıyor olacağız. Bunun müjdesini de buradan vermiş olalım. Önümüzdeki hafta hangi şartlar dahilinde olabileceğini de Sayın Cumhurbaşkanımız milletimize ilan edecektir. Bu önemli. İstanbul’da hem kentsel dönüşümü de deprem dönüşümüne destek verebilmek hem de kira fiyatlarını, kira enflasyonunu aşağı çekebilmek adına bu irade ortaya konuldu ve daha da güçlendirilecek." ifadelerini kullandı.
NEREDE YAPILACAK?Konutların yapılacağı ilçe listesi henüz resmi olarak açıklanmadı. Bakan Murat Kurum, daha önce yaptığı açıklamada yüksek kira fiyatlarının görüldüğü Ataşehir gibi ilçelerde de kiralık sosyal konutların yapılabileceğini belirtmişti.
KİRA NE KADAR OLACAK?Kiralık sosyal konutların, bulundukları bölgedeki kiralık ev fiyatlarının altında tutulması planlanıyor. Bakan Murat Kurum, örnek olarak ortalama kirası 30 bin TL olan bir bölgede sosyal konut kirasının 15 bin TL veya daha düşük olabileceğini açıklamıştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kiralık sosyal konut projesinde ilk kuranın Ekim ayında yapılacağını söyledi. Başvurular ise 14 Eylül'de başlayacak.
Erdoğan ''İstanbul'da yapacağımız 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızla buluşturacağız. Kiralık konutlarımızla ilgili başvuruları 14 Eylül'de almaya başlıyoruz. İnşallah ekim ayında ilk 1000 kiralık konutumuzun kurasını çekeceğiz.'' dedi.
Milyonlarca kişinin beklediği kiralık sosyal konutlara ilişkin inşaatların ilk etabın tamamlanmak üzere olduğu bildirilmişti.
''KİRA ENFLASYONUNU AŞAĞI ÇEKEBİLMEK İÇİN BU İRADE ORTAYA KONULDU''Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada "Eylül ayı içinde ilk konutlarımızın teslimlerini de İstanbullu vatandaşlarımıza yapıyor olacağız. Bunun müjdesini de buradan vermiş olalım. Önümüzdeki hafta hangi şartlar dahilinde olabileceğini de Sayın Cumhurbaşkanımız milletimize ilan edecektir. Bu önemli. İstanbul’da hem kentsel dönüşümü de deprem dönüşümüne destek verebilmek hem de kira fiyatlarını, kira enflasyonunu aşağı çekebilmek adına bu irade ortaya konuldu ve daha da güçlendirilecek." ifadelerini kullandı.
NEREDE YAPILACAK?Konutların yapılacağı ilçe listesi henüz resmi olarak açıklanmadı. Bakan Murat Kurum, daha önce yaptığı açıklamada yüksek kira fiyatlarının görüldüğü Ataşehir gibi ilçelerde de kiralık sosyal konutların yapılabileceğini belirtmişti.
KİRA NE KADAR OLACAK?Kiralık sosyal konutların, bulundukları bölgedeki kiralık ev fiyatlarının altında tutulması planlanıyor. Bakan Murat Kurum, örnek olarak ortalama kirası 30 bin TL olan bir bölgede sosyal konut kirasının 15 bin TL veya daha düşük olabileceğini açıklamıştı.
Süleymancılar olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilerin çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlamalarla tutuklandığı soruşturma sürüyor.
Son olarak eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in ifadesi alındı. Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ifadesi 12 sayfa tuttu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ifadesinin ardından eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında TCK 220/7 kapsamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ile TCK 283/1 kapsamında “suçluyu kayırma” suçlarından yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.
Şahin, adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Soruşturmada, Şahin adına tahsisli araçların kimler tarafından, hangi dönemlerde ve ne amaçla kullanıldığına ilişkin kayıtla...
Süleymancılar olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilerin çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlamalarla tutuklandığı soruşturma sürüyor.
Son olarak eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in ifadesi alındı. Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ifadesi 12 sayfa tuttu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ifadesinin ardından eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında TCK 220/7 kapsamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ile TCK 283/1 kapsamında “suçluyu kayırma” suçlarından yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.
Şahin, adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Soruşturmada, Şahin adına tahsisli araçların kimler tarafından, hangi dönemlerde ve ne amaçla kullanıldığına ilişkin kayıtla...
Süleymancılar olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilerin çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlamalarla tutuklandığı soruşturma sürüyor.
Son olarak eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in ifadesi alındı. Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ifadesi 12 sayfa tuttu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ifadesinin ardından eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında TCK 220/7 kapsamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ile TCK 283/1 kapsamında “suçluyu kayırma” suçlarından yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.
Şahin, adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Soruşturmada, Şahin adına tahsisli araçların kimler tarafından, hangi dönemlerde ve ne amaçla kullanıldığına ilişkin kayıtlar ile Ömür Yücel’in beyanları, trafik kontrol kayıtları ve Belarus bağlantılı temasların diğer delillerle birlikte değerlendirildiği öğrenildi.
BİN LİRALIK ARAÇ KİRASI
İdris Naim Şahin'e tahsisli araç, soruşturmanın kilit isimlerinden olduğu belirtilen Hilmi Tuna Kuriş'in kaçırılmasında kullanılmıştı.
Şahin, ifadesinde aracı en son haziran ayında kullandığını savundu.
Sorguda araçlardan birinin kira sözleşmesi dikkati çekti. Şahin, otomobili Mehmet Özmen’in şirketinden 25 Aralık 2025’te kiraladığını ve sözleşmede yıllık kira bedelinin bin lira olduğunu ileri sürdü.
Şahin’in avukatı bahse konu ücretin “sembolik” olduğunu, noter işlemleri nedeniyle bu şekilde düzenlendiğini ekledi.
SORULARIN BÜYÜK KISMI ARAÇLA İLGİLİ OLDU
Savcılığın Şahin’e yönelttiği soruların önemli bir bölümünü 34 SL 313 plakalı Volvo S90 oluşturdu.
Soruşturma dosyasına göre firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş ile dosyanın diğer firari şüphelisi Erhan Yılmaz, 21 Ağustos 2026’da Muğla’da söz konusu araçta yakalandı. Aracı Mehmet Özmen’in kullandığı belirtildi.
Savcılık kayıtlarına göre araç, Mehmet Özmen’in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlıydı. Aracın plakası ise 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edilmişti.
Şahin, aracı kiraladığını kabul ederek, “Bu aracı en son haziran ayı içerisinde kullandım. Sonrasında kimin kullandığını bilmiyorum” dedi.
Şahin, eski bakan olması nedeniyle dört araç için tahsis hakkının bulunduğunu söyledi.
Savcılık tarafından 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçlara ilişkin Şahin’e ayrı ayrı sorular yöneltildi.
Şahin, bazı araçları hatırlamadığını, kiralama işlemlerinin büyük bölümünün eski danışmanı Ömür Yücel tarafından organize edildiğini belirtti.
Şahin, ifadesinde, “Adıma tahsisli araçları ben kullanırım fakat benim kullanımımda olmadığı dönemlerde kimin kullandığını bilmiyorum” dedi.
“TAHSİS YENİ YAPILDI” DEDİ, ESKİ TARİHLİ KONTROLLER SORULDU
Savcılık, Şahin adına tahsisli 34 S 7815 plakalı Audi Q7’ye ilişkin trafik kontrol kayıtlarını da gündeme getirdi.
Dosyaya göre araç 15 Mayıs 2025’te Recep Oktay Çolak, 30 Ekim 2025’te ise Ömer Sipahioğlu tarafından kullanılırken trafik kontrolüne girdi.
Şahin ise söz konusu plaka için, “Bu araç plakası adıma tahsislidir. Tahsisi yeni yapıldı. Bir ay bile olmadı” dedi.
Recep Oktay Çolak ile Ömer Sipahioğlu’nu tanımadığını söyleyen Şahin, aracın son dönemde Belarus’tan gelen misafirleri tarafından bilgisi dahilinde kullanıldığını belirtti.
Şahin, adına tahsisli 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’nin Belarus’tan gelen bir heyet tarafından kullanıldığını da kabul etti.
Şahin’in anlatımına göre araç Bodrum’da kaza yaptı. Bunun üzerine misafirlerin mağdur olmaması için 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin edildi.
Araçların kiralanması ve Belaruslu misafirlerin ağırlanması süreçlerini Ömür Yücel’in yürüttüğünü söyleyen Şahin’in bu beyanına karşılık, Yücel’in soruşturma dosyasındaki anlatımında daha ayrıntılı bilgiler yer aldı.
Yücel, 34 EMT 156 plakalı aracın İstanbul’da Kemal Özmen’den teslim alındığını, Belarus Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle Bodrum’a gidildiğini, araçtaki çakar tertibatının sökülerek aracın heyete bırakıldığını ve aracın daha sonra kaza yaptığını anlattı.
2011’DEKİ FUHUŞ VE ŞANTAJ İHBARI DA SORULDU
Savcılık, Şahin’e 14 Eylül 2011’de İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbarı da sordu.
İhbarda, Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bürokratları gizli kamerayla görüntüleyerek şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği iddia ediliyordu.
Aynı ihbarda Mehmet Özmen’in “getir götür işlerini”, Nevzat Büküm’ün ise elektronik şirketlerinin ihale işlerini yürüttüğü öne sürülüyordu.
İhbarın yapıldığı tarihte İçişleri Bakanı olan Şahin, söz konusu iddialara ilişkin herhangi bir bilgi veya duyumunun olmadığını söyledi. Şahin ancak ihbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm’ü tanıdığını belirtti.
KALCI’YLA 2019’A KADAR İRTİBAT
Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı’yı Belarus’ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan bir kişi olarak tanıdığını söyledi.
Kalcı’nın Belarus’taki siyasi çevrelerle bağlantıları bulunduğunu bildiğini belirten Şahin, 2011-2019 yılları arasında kendisiyle irtibatının bulunduğunu, son görüşmelerinin ise 2019 yılında gerçekleştiğini anlattı.
Kalcı’nın Belarus’tan kadın getirerek fuhuş yaptırdığı yönündeki iddialardan haberi olmadığını savunan Şahin, Mehmet Özmen’i de İstanbul milletvekilliği döneminden tanıdığını söyledi.
Şahin, Özmen’in çocukluk döneminde Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı olduğunu söylediği cemaatin kurslarında okuduğuna ilişkin bilgisinin bulunduğunu da ifade etti.
Operasyonun başlamasının ardından Ömür Yücel’i aradığını belirten Şahin, Özmen’in bu geçmişini hatırlatarak protesto eylemlerine katılmaması konusunda uyarılmasını istediğini anlattı.
ESKİ DANIŞMAN “ŞAHİN’İN BİLGİSİ DAHİLİNDE” DEDİ, ŞAHİN REDDETTİ
İfadenin dikkat çeken bölümlerinden birini Şahin ile eski danışmanı Ömür Yücel’in beyanları arasındaki farklılık oluşturdu.
Yücel’in telefonunda yapılan incelemede Belarus’taki Türk Konsolosluğu ile bazı yabancı uyruklu kişilerin vize işlemlerine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi.
Yücel, Fatıma Ovezova, Gulsum Ovezova ve Gulnara Bahımora isimli üç kişinin Türkiye’ye giriş vizesi için yaptığı girişimlerin İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Yücel ayrıca Arte Fatih Saladuka isimli kişinin denklik işlemleri konusunda da yine Şahin’in bilgisi dahilinde girişimde bulunduğunu ifade etti.
Şahin ise eski danışmanının bu beyanlarını reddetti.
Şahin, “Ömür Yücel isimli şahsa bu konuda herhangi bir talimat vermedim. Bunlardan benim kesinlikle bilgim ve haberim yoktur. İlk defa şu anda bunları duydum” dedi.
Yücel’le herhangi bir husumeti bulunmadığını da belirten Şahin, eski danışmanının neden bu yönde ifade verdiğini anlayamadığını söyledi.
“NEDEN ALEYHİMDE İFADE VERDİĞİNİ ANLAMIYORUM”
Savcılık, Ömür Yücel’in bir başka beyanını da Şahin’e sordu.
Yücel, “Alex” olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı’nın kendisiyle irtibata geçerek, basına yansıyan çakarlı araçla ilgili olarak aracın İdris Naim Şahin’den izinsiz kullanıldığının söylenmesini istediğini ifade etmişti.
Şahin ise Kalcı ile 2019’dan bu yana doğrudan irtibatının bulunmadığını savundu.
Bununla birlikte Şahin, Ömür Yücel’in Kalcı ile iletişim kurduğunu bildiğini ve Yücel’in zaman zaman Kalcı’dan kendisine selam getirdiğini söyledi.
ŞAHİN: ARAÇLAR BİLGİM DIŞINDA KULLANILDI
Şahin, ifadesinin sonunda hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Adına tahsis edilen araçların kendi bilgisi dışında ve tahsis amacı dışında kullanılmasının “güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, bu konuda suç duyurusunda bulunduğunu ve araçların tahsislerini iptal ettirdiğini söyledi.
Şahin, eski danışmanı Ömür Yücel’in yabancı uyruklu kadınların vize işlemlerine yardımcı olduğuna ilişkin beyanlara karşılık, bu işlemlerin kendi talimatıyla yapılmadığını savundu.
Şahin ifadesinde, “Kadınları benim adıma tahsisli araçla alıp fuhuşta kullandı ise de araçların bu amaçla kullanımı benim bilgim dışındadır” dedi.
Firari Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın kendisi adına tahsisli araçta yakalanması konusunda da herhangi bir bilgisinin bulunmadığını söyledi.
GÜRLEK TEPKİ GÖSTERDİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise İdris Naim Şahin'in söyledikleriyle dosyadaki delillerin uyuşmadığını söylemişti.
"Bakanımızın bunu yapmaması lazımdı. Kiralama yoluyla bunu verdiğini söylüyor. Ama dosyadaki deliller ile bu tutmuyor." diyen Gürlek, şunları kaydetmişti:
"- Mehmet Özmen ile öncesine dayanan bir tanışıklıkları var. Bu aracın HTS kayıtlarına baktık. 'Bu aracı sadece İstanbul'a gelince kullanıyorum' diyor Bakan İdris Naim Şahin Bey. Ama bu araba uzun süredir kullanılıyor.
- HTS ile söyledikleri tutmuyor. Söyledikleri ile dosyadakiler uyuşmuyor."
Süleymancılar olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilerin çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlamalarla tutuklandığı soruşturma sürüyor.
Son olarak eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in ifadesi alındı. Şahin’in yaklaşık 3,5 saat süren ifadesi 12 sayfa tuttu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ifadesinin ardından eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında TCK 220/7 kapsamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ile TCK 283/1 kapsamında “suçluyu kayırma” suçlarından yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.
Şahin, adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Soruşturmada, Şahin adına tahsisli araçların kimler tarafından, hangi dönemlerde ve ne amaçla kullanıldığına ilişkin kayıtlar ile Ömür Yücel’in beyanları, trafik kontrol kayıtları ve Belarus bağlantılı temasların diğer delillerle birlikte değerlendirildiği öğrenildi.
Şahin, ifadesinde aracı en son haziran ayında kullandığını savundu.
Sorguda araçlardan birinin kira sözleşmesi dikkati çekti. Şahin, otomobili Mehmet Özmen’in şirketinden 25 Aralık 2025’te kiraladığını ve sözleşmede yıllık kira bedelinin bin lira olduğunu ileri sürdü.
Şahin’in avukatı bahse konu ücretin “sembolik” olduğunu, noter işlemleri nedeniyle bu şekilde düzenlendiğini ekledi.
SORULARIN BÜYÜK KISMI ARAÇLA İLGİLİ OLDU
Savcılığın Şahin’e yönelttiği soruların önemli bir bölümünü 34 SL 313 plakalı Volvo S90 oluşturdu.
Soruşturma dosyasına göre firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş ile dosyanın diğer firari şüphelisi Erhan Yılmaz, 21 Ağustos 2026’da Muğla’da söz konusu araçta yakalandı. Aracı Mehmet Özmen’in kullandığı belirtildi.
Savcılık kayıtlarına göre araç, Mehmet Özmen’in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlıydı. Aracın plakası ise 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edilmişti.
Şahin, aracı kiraladığını kabul ederek, “Bu aracı en son haziran ayı içerisinde kullandım. Sonrasında kimin kullandığını bilmiyorum” dedi.
Şahin, eski bakan olması nedeniyle dört araç için tahsis hakkının bulunduğunu söyledi.
Savcılık tarafından 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçlara ilişkin Şahin’e ayrı ayrı sorular yöneltildi.
Şahin, bazı araçları hatırlamadığını, kiralama işlemlerinin büyük bölümünün eski danışmanı Ömür Yücel tarafından organize edildiğini belirtti.
Şahin, ifadesinde, “Adıma tahsisli araçları ben kullanırım fakat benim kullanımımda olmadığı dönemlerde kimin kullandığını bilmiyorum” dedi.
Savcılık, Şahin adına tahsisli 34 S 7815 plakalı Audi Q7’ye ilişkin trafik kontrol kayıtlarını da gündeme getirdi.
Dosyaya göre araç 15 Mayıs 2025’te Recep Oktay Çolak, 30 Ekim 2025’te ise Ömer Sipahioğlu tarafından kullanılırken trafik kontrolüne girdi.
Şahin ise söz konusu plaka için, “Bu araç plakası adıma tahsislidir. Tahsisi yeni yapıldı. Bir ay bile olmadı” dedi.
Recep Oktay Çolak ile Ömer Sipahioğlu’nu tanımadığını söyleyen Şahin, aracın son dönemde Belarus’tan gelen misafirleri tarafından bilgisi dahilinde kullanıldığını belirtti.
Şahin, adına tahsisli 34 EMT 156 plakalı Audi Q7’nin Belarus’tan gelen bir heyet tarafından kullanıldığını da kabul etti.
Şahin’in anlatımına göre araç Bodrum’da kaza yaptı. Bunun üzerine misafirlerin mağdur olmaması için 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin edildi.
Araçların kiralanması ve Belaruslu misafirlerin ağırlanması süreçlerini Ömür Yücel’in yürüttüğünü söyleyen Şahin’in bu beyanına karşılık, Yücel’in soruşturma dosyasındaki anlatımında daha ayrıntılı bilgiler yer aldı.
Yücel, 34 EMT 156 plakalı aracın İstanbul’da Kemal Özmen’den teslim alındığını, Belarus Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle Bodrum’a gidildiğini, araçtaki çakar tertibatının sökülerek aracın heyete bırakıldığını ve aracın daha sonra kaza yaptığını anlattı.
2011’DEKİ FUHUŞ VE ŞANTAJ İHBARI DA SORULDU
Savcılık, Şahin’e 14 Eylül 2011’de İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbarı da sordu.
İhbarda, Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bürokratları gizli kamerayla görüntüleyerek şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği iddia ediliyordu.
Aynı ihbarda Mehmet Özmen’in “getir götür işlerini”, Nevzat Büküm’ün ise elektronik şirketlerinin ihale işlerini yürüttüğü öne sürülüyordu.
İhbarın yapıldığı tarihte İçişleri Bakanı olan Şahin, söz konusu iddialara ilişkin herhangi bir bilgi veya duyumunun olmadığını söyledi. Şahin ancak ihbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm’ü tanıdığını belirtti.
KALCI’YLA 2019’A KADAR İRTİBAT
Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı’yı Belarus’ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan bir kişi olarak tanıdığını söyledi.
Kalcı’nın Belarus’taki siyasi çevrelerle bağlantıları bulunduğunu bildiğini belirten Şahin, 2011-2019 yılları arasında kendisiyle irtibatının bulunduğunu, son görüşmelerinin ise 2019 yılında gerçekleştiğini anlattı.
Kalcı’nın Belarus’tan kadın getirerek fuhuş yaptırdığı yönündeki iddialardan haberi olmadığını savunan Şahin, Mehmet Özmen’i de İstanbul milletvekilliği döneminden tanıdığını söyledi.
Şahin, Özmen’in çocukluk döneminde Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı olduğunu söylediği cemaatin kurslarında okuduğuna ilişkin bilgisinin bulunduğunu da ifade etti.
Operasyonun başlamasının ardından Ömür Yücel’i aradığını belirten Şahin, Özmen’in bu geçmişini hatırlatarak protesto eylemlerine katılmaması konusunda uyarılmasını istediğini anlattı.
ESKİ DANIŞMAN “ŞAHİN’İN BİLGİSİ DAHİLİNDE” DEDİ, ŞAHİN REDDETTİ
İfadenin dikkat çeken bölümlerinden birini Şahin ile eski danışmanı Ömür Yücel’in beyanları arasındaki farklılık oluşturdu.
Yücel’in telefonunda yapılan incelemede Belarus’taki Türk Konsolosluğu ile bazı yabancı uyruklu kişilerin vize işlemlerine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi.
Yücel, Fatıma Ovezova, Gulsum Ovezova ve Gulnara Bahımora isimli üç kişinin Türkiye’ye giriş vizesi için yaptığı girişimlerin İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Yücel ayrıca Arte Fatih Saladuka isimli kişinin denklik işlemleri konusunda da yine Şahin’in bilgisi dahilinde girişimde bulunduğunu ifade etti.
Şahin ise eski danışmanının bu beyanlarını reddetti.
Şahin, “Ömür Yücel isimli şahsa bu konuda herhangi bir talimat vermedim. Bunlardan benim kesinlikle bilgim ve haberim yoktur. İlk defa şu anda bunları duydum” dedi.
Yücel’le herhangi bir husumeti bulunmadığını da belirten Şahin, eski danışmanının neden bu yönde ifade verdiğini anlayamadığını söyledi.
“NEDEN ALEYHİMDE İFADE VERDİĞİNİ ANLAMIYORUM”
Savcılık, Ömür Yücel’in bir başka beyanını da Şahin’e sordu.
Yücel, “Alex” olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı’nın kendisiyle irtibata geçerek, basına yansıyan çakarlı araçla ilgili olarak aracın İdris Naim Şahin’den izinsiz kullanıldığının söylenmesini istediğini ifade etmişti.
Şahin ise Kalcı ile 2019’dan bu yana doğrudan irtibatının bulunmadığını savundu.
Bununla birlikte Şahin, Ömür Yücel’in Kalcı ile iletişim kurduğunu bildiğini ve Yücel’in zaman zaman Kalcı’dan kendisine selam getirdiğini söyledi.
ŞAHİN: ARAÇLAR BİLGİM DIŞINDA KULLANILDI
Şahin, ifadesinin sonunda hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Adına tahsis edilen araçların kendi bilgisi dışında ve tahsis amacı dışında kullanılmasının “güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, bu konuda suç duyurusunda bulunduğunu ve araçların tahsislerini iptal ettirdiğini söyledi.
Şahin, eski danışmanı Ömür Yücel’in yabancı uyruklu kadınların vize işlemlerine yardımcı olduğuna ilişkin beyanlara karşılık, bu işlemlerin kendi talimatıyla yapılmadığını savundu.
Şahin ifadesinde, “Kadınları benim adıma tahsisli araçla alıp fuhuşta kullandı ise de araçların bu amaçla kullanımı benim bilgim dışındadır” dedi.
Firari Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın kendisi adına tahsisli araçta yakalanması konusunda da herhangi bir bilgisinin bulunmadığını söyledi.
GÜRLEK TEPKİ GÖSTERDİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise İdris Naim Şahin'in söyledikleriyle dosyadaki delillerin uyuşmadığını söylemişti.
"Bakanımızın bunu yapmaması lazımdı. Kiralama yoluyla bunu verdiğini söylüyor. Ama dosyadaki deliller ile bu tutmuyor." diyen Gürlek, şunları kaydetmişti:
"- Mehmet Özmen ile öncesine dayanan bir tanışıklıkları var. Bu aracın HTS kayıtlarına baktık. 'Bu aracı sadece İstanbul'a gelince kullanıyorum' diyor Bakan İdris Naim Şahin Bey. Ama bu araba uzun süredir kullanılıyor.
- HTS ile söyledikleri tutmuyor. Söyledikleri ile dosyadakiler uyuşmuyor."
İzmir’de, uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen ve Belçika merkezli faaliyet gösteren “Yaramışlar” suç örgütüyle bağlantılı olduğu tespit e...
İzmir’de, uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen ve Belçika merkezli faaliyet gösteren “Yaramışlar” suç örgütüyle bağlantılı olduğu tespit e...
İzmir’de, uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen ve Belçika merkezli faaliyet gösteren “Yaramışlar” suç örgütüyle bağlantılı olduğu tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Bayram Yaramış’ın yöneticiliğini yaptığı suç örgütüyle birlikte hareket ettiği belirlenen 38 şüpheli hakkında çalışma başlatıldı.
Belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda şu ana kadar 24 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin cezaevinde bulunduğu, 2’sinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Diğer 11 şüphelinin ise yurt dışında olduğu bildirildi. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait taşınmaz mallar, araçlar ve teknelere de el konuldu.
1 MİLYAR TL DEĞERİNDE MAL VARLIĞINA EL KONULDU
Yapılan analiz, istihbarat çalışmaları ve mali incelemeler sonucu, söz konusu suç örgütünün uluslararası ölçekte faaliyet gösteren, hiyerarşik yapıya sahip, süreklilik arz eden ve çok yönlü suç işleme kapasitesi bulunan organize bir yapı olduğu değerlendirildi.
Soruşturma kapsamında ayrıca, suçtan elde edildiği değerlendirilen ve yaklaşık toplam değeri 1 milyar TL (20,7 milyon ABD doları) olan 87 adet taşınmaza, 18 adet araca, 4 adet özel tekneye, 14 adet şirket ortaklık payına, banka hesapları ile diğer malvarlığı unsurlarına el konuldu.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, uyuşturucu madde ticareti ve organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen soruşturmanın titizlikle ve çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.
İzmir’de, uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen ve Belçika merkezli faaliyet gösteren “Yaramışlar” suç örgütüyle bağlantılı olduğu tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Bayram Yaramış’ın yöneticiliğini yaptığı suç örgütüyle birlikte hareket ettiği belirlenen 38 şüpheli hakkında çalışma başlatıldı.
Belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda şu ana kadar 24 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin cezaevinde bulunduğu, 2’sinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Diğer 11 şüphelinin ise yurt dışında olduğu bildirildi. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait taşınmaz mallar, araçlar ve teknelere de el konuldu.
1 MİLYAR TL DEĞERİNDE MAL VARLIĞINA EL KONULDU
Yapılan analiz, istihbarat çalışmaları ve mali incelemeler sonucu, söz konusu suç örgütünün uluslararası ölçekte faaliyet gösteren, hiyerarşik yapıya sahip, süreklilik arz eden ve çok yönlü suç işleme kapasitesi bulunan organize bir yapı olduğu değerlendirildi.
Soruşturma kapsamında ayrıca, suçtan elde edildiği değerlendirilen ve yaklaşık toplam değeri 1 milyar TL (20,7 milyon ABD doları) olan 87 adet taşınmaza, 18 adet araca, 4 adet özel tekneye, 14 adet şirket ortaklık payına, banka hesapları ile diğer malvarlığı unsurlarına el konuldu.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, uyuşturucu madde ticareti ve organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen soruşturmanın titizlikle ve çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu...
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu...
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Orta Doğu bölgesinde genel olarak iyileşme eğilimi gözlendi.
Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin Ağustos 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Endekste eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.
Temmuzda 52,2 olan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi ağustosta üst üste dördüncü ay artış kaydederek 52,7'ye yükseldi. Son veriler, ihracat pazarlarında talep koşullarının aylık bazda güçlü bir şekilde iyileştiğine ve bu iyileşmenin Mayıs 2024'ten bu yana en belirgin düzeyde gerçekleştiğine işaret etti.
ABD'de üretimde güçlü artış
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Söz konusu artış, son 52 ayın en yüksek hızına ulaştı. ABD, Türk imalat sektörü ihracat pazarının yaklaşık yüzde 6'sını oluşturuyor. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Yine de bölgenin büyük bölümünde ekonomik aktivite ağustos ayında genişleme kaydetti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Her iki ülkede de büyüme ılımlı düzeylerde kalmaya devam etse de temmuz ayına göre hız kazandı. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Romanya'da ise son 27 ayın en yüksek hızına ulaştı. Ağustosta önemli ihracat pazarları içerisinde yalnızca Fransa ve Polonya'da ekonomik aktivite zayıflama gösterdi. Bu iki ülkenin üretiminde düşüş temmuz ayına göre de belirginleşti.
Orta Doğu'da genel iyileşme eğilimi
Ağustosta Orta Doğu bölgesinde genel olarak iyileşme eğilimi gözlendi. Üretim artışı Birleşik Arap Emirlikleri'nde son altı ayın, Suudi Arabistan'da son yedi ayın zirvesine ulaştı ve küresel ölçekte en güçlü artışlar olarak kayda geçti. Kuveyt'te büyüme, bölgedeki savaşın patlak vermesinden önceki dönemden bu yana en güçlü düzeyde gerçekleşti. Üretim, Katar ve Mısır'da düşmeye devam ederken, Lübnan'da ise hemen hemen aynı kaldı. Ağustosta anket kapsamındaki ülkeler içerisinde en sert üretim kaybı, seçim dönemi nedeniyle ekonomik aktivitenin belirgin şekilde yavaşladığı Zambiya'da görüldü.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:
'Üçüncü çeyrek ilerledikçe, küresel ekonomik büyümenin güçlendiği görülüyor; bu eğilimin yurt dışı pazarlarda iş hacimlerini artırmak konusunda Türk imalatçılarına yardımcı olması bekleniyor. Talep koşullarındaki güçlü iyileşmede iki önemli bölge belirleyici: Üretim artışının yaklaşık dört buçuk yılın zirvesine ulaştığı ABD ve bölgedeki savaşın patlak vermesinin ardından toparlanma eğiliminin devam ettiği Orta Doğu. Avrupa pazarlarında büyüme genel olarak daha ılımlı düzeylerde gerçekleşti; ancak önümüzdeki aylarda burada da başlayacak bir ivmelenme Türk imalatçılar için fırsatları genişletecektir.'
Kaynak: RSS
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Orta Doğu bölgesinde genel olarak iyileşme eğilimi gözlendi.
Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi'nin Ağustos 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Endekste eşik değer olan 50,0'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50'nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.
Temmuzda 52,2 olan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi ağustosta üst üste dördüncü ay artış kaydederek 52,7'ye yükseldi. Son veriler, ihracat pazarlarında talep koşullarının aylık bazda güçlü bir şekilde iyileştiğine ve bu iyileşmenin Mayıs 2024'ten bu yana en belirgin düzeyde gerçekleştiğine işaret etti.
ABD'de üretimde güçlü artış
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de üretim ağustosta güçlü artış kaydetti. Söz konusu artış, son 52 ayın en yüksek hızına ulaştı. ABD, Türk imalat sektörü ihracat pazarının yaklaşık yüzde 6'sını oluşturuyor. Avrupa'da büyüme oranları genel olarak daha mütevazı düzeylerde seyretti. Yine de bölgenin büyük bölümünde ekonomik aktivite ağustos ayında genişleme kaydetti. Almanya ve Birleşik Krallık'ta üst üste ikinci ay büyüme gerçekleşti. Her iki ülkede de büyüme ılımlı düzeylerde kalmaya devam etse de temmuz ayına göre hız kazandı. Hollanda ve İspanya'da ekonomik aktivite ağustosta belirgin artışlar sergiledi. İtalya'da genişleme güçlü düzeyde ve 2025 Kasım ayından bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Romanya'da ise son 27 ayın en yüksek hızına ulaştı. Ağustosta önemli ihracat pazarları içerisinde yalnızca Fransa ve Polonya'da ekonomik aktivite zayıflama gösterdi. Bu iki ülkenin üretiminde düşüş temmuz ayına göre de belirginleşti.
Orta Doğu'da genel iyileşme eğilimi
Ağustosta Orta Doğu bölgesinde genel olarak iyileşme eğilimi gözlendi. Üretim artışı Birleşik Arap Emirlikleri'nde son altı ayın, Suudi Arabistan'da son yedi ayın zirvesine ulaştı ve küresel ölçekte en güçlü artışlar olarak kayda geçti. Kuveyt'te büyüme, bölgedeki savaşın patlak vermesinden önceki dönemden bu yana en güçlü düzeyde gerçekleşti. Üretim, Katar ve Mısır'da düşmeye devam ederken, Lübnan'da ise hemen hemen aynı kaldı. Ağustosta anket kapsamındaki ülkeler içerisinde en sert üretim kaybı, seçim dönemi nedeniyle ekonomik aktivitenin belirgin şekilde yavaşladığı Zambiya'da görüldü.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:
'Üçüncü çeyrek ilerledikçe, küresel ekonomik büyümenin güçlendiği görülüyor; bu eğilimin yurt dışı pazarlarda iş hacimlerini artırmak konusunda Türk imalatçılarına yardımcı olması bekleniyor. Talep koşullarındaki güçlü iyileşmede iki önemli bölge belirleyici: Üretim artışının yaklaşık dört buçuk yılın zirvesine ulaştığı ABD ve bölgedeki savaşın patlak vermesinin ardından toparlanma eğiliminin devam ettiği Orta Doğu. Avrupa pazarlarında büyüme genel olarak daha ılımlı düzeylerde gerçekleşti; ancak önümüzdeki aylarda burada da başlayacak bir ivmelenme Türk imalatçılar için fırsatları genişletecektir.'
Kaynak: RSS
SON KAYIT KURTULUŞTAN BİR GÜN ÖNCEİzmir’in Basmane semtindeki tarihi Halk Eczanesi’nde korunan ve son kaydı 8 Eylül 1922’de tutulan reçete defteri, kentin kurtuluşundan önceki günlere ışık tutuyor.
Konak ilçesindeki eczane, Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a aitti. Cumhuriyet’in ilanının ardından 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahs...
SON KAYIT KURTULUŞTAN BİR GÜN ÖNCEİzmir’in Basmane semtindeki tarihi Halk Eczanesi’nde korunan ve son kaydı 8 Eylül 1922’de tutulan reçete defteri, kentin kurtuluşundan önceki günlere ışık tutuyor.
Konak ilçesindeki eczane, Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a aitti. Cumhuriyet’in ilanının ardından 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahs...
SON KAYIT KURTULUŞTAN BİR GÜN ÖNCEİzmir’in Basmane semtindeki tarihi Halk Eczanesi’nde korunan ve son kaydı 8 Eylül 1922’de tutulan reçete defteri, kentin kurtuluşundan önceki günlere ışık tutuyor.
Konak ilçesindeki eczane, Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a aitti. Cumhuriyet’in ilanının ardından 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahsis edilen eczanenin yıkıntıları arasında Tholoos’a ait bir reçete defteri bulundu.
1923 YILINDAN BERİ AYNI ECZANEFransızca tutulan defterde ağırlıklı olarak Rum hastaların isimleri yer alırken, az sayıda Türk, Ermeni, Yahudi ve Levanten hastanın da kaydı bulunuyor.
Tholoos’un deftere düştüğü son kayıt ise İzmir’in kurtuluşundan bir gün önce, 8 Eylül 1922 tarihini taşıyor.
Defteri koruma altına alan Ali Bey, ilerleyen yıllarda boş kalan sayfalara kendi notlarını da yazdı. Böylece reçete defteri, farklı dönemlerden kayıtların bir araya geldiği tarihi bir belge olarak muhafaza edildi.
Ali Bey’in ölümünün ardından Halk Eczanesi’ni oğlu Cengiz Dermancı, daha sonra ise üçüncü kuşak temsilcisi torunu Ali Dermancı (57) devraldı.
ECZANEDE ÜÇ KUŞAKTIR HİZMET VERİYORLARÜç kuşaktır Dermancı ailesinin koruduğu asırlık reçete defteri, İzmir’in kurtuluş günlerine uzanan hafızayı günümüze taşıyor
Ali Dermancı, eczacılık fakültesinden 1992 yılında mezun olduğunu, 32 yıldır dedesinin eczanesinde çalıştığını söyledi. Dermancı, kızının da eczacılık fakültesinde okuduğunu, dördüncü nesil olarak yetiştiğini söyledi.
DEFTERDE İZMİR’İN FARKLI TOPLUMLARINDAN HASTALARIN İSİMLERİ VARDedesinin mesleğe başlama ve eczanenin kuruluş sürecini anlatan Dermancı, "Dedem Makedonya'dan İstanbul'a gelerek eczacılık fakültesi okuyor. Okul bittikten sonra tekrar Makedonya'ya dönüyor. 1922 yılında tekrar Türkiye'ye dönerek bir süre Manisa Turgutlu'da çalışıyor. Ardından İzmir'de bir eczane açmaya karar veriyor. Şimdiki kanuna benzer şekilde o zamanda da eczane açarken nüfus ve mesafe sınırı varmış. Tilkilik, Agora uygun değilmiş, dedem de Kapılar semtinde eczane açmaya karar vermiş. Bu bölgede 1923 yılından beri hizmet vermekteyiz. Önce dedem, sonra babamla ve ardından ben" dedi.
"DEDEM, RUM ECZACININ KALDIĞI YERDEN BÖLGEYE HİZMET VERMİŞ"“Dedem 1923'te eczaneyi işletmeye başlıyor fakat 1922'de aynı yerde bir Rum eczacı hizmet vermekteymiş. Ona ait de bir reçete kayıt defteri hala ailemizde. Rum eczacı 8 Eylül 1922'ye kadar reçete kaydetmiş, fakat 9 Eylül ve sonrası yok. Bu 9 Eylül 1922 tarihinin anlamını ve önemini belirten kanıt niteliğinde bir belge.”
Rum eczacının defteri Fransızca ve Latince tuttuğunu söyleyen Dermancı, "Rum eczacı İzmir'in o anki nüfusuna paralel olarak Rum, Ermeni olmak üzere her sınıftan insana hizmet vermekteymiş. Dedem 1923'ten itibaren de Rum eczacının kaldığı yerden bölgeye hizmet vermiş" dedi.
"RUM ECZACININ TORUNLARI 2006'DAN BERİ ECZANEYİ ZİYARET EDİYOR"Rum eczacının torunlarının eczaneyi ziyaret ettiğini söyleyen Dermancı, "Torunlarından biri eczacıymış, serbest eczacılık yapmıyor ancak sektörün başka alanlarında çalışıyor. 2-3 kez ziyaret ettiler. Defteri gördüler, fotoğraflarını çektiler. Onlarla iletişimimiz kısıtlı da olsa da hala görüşmekteyiz. En son 1 hafta 10 gün önce Türkiye'deydiler ve bizi tekrar ziyaret ettiler. İlk defa 20 yıl önce, 2006 yılında gelmişlerdi. Olumsuz duyguları yoktu, geçmişleriyle bağlantı kurmakla ilgili bir zaman ve mesai harcıyor gibiydiler. Benim hissettiğim oydu. Bilginin peşine düştüler. Biz de elimizden geldiği kadar yardımcı olduk. Özellikle defter onlar için önemliydi" dedi.
ASIRLIK ECZANENİN GEÇMİŞTEN BİR FOTOĞRAFI
SON KAYIT KURTULUŞTAN BİR GÜN ÖNCEİzmir’in Basmane semtindeki tarihi Halk Eczanesi’nde korunan ve son kaydı 8 Eylül 1922’de tutulan reçete defteri, kentin kurtuluşundan önceki günlere ışık tutuyor.
Konak ilçesindeki eczane, Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a aitti. Cumhuriyet’in ilanının ardından 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahsis edilen eczanenin yıkıntıları arasında Tholoos’a ait bir reçete defteri bulundu.
1923 YILINDAN BERİ AYNI ECZANEFransızca tutulan defterde ağırlıklı olarak Rum hastaların isimleri yer alırken, az sayıda Türk, Ermeni, Yahudi ve Levanten hastanın da kaydı bulunuyor.
Tholoos’un deftere düştüğü son kayıt ise İzmir’in kurtuluşundan bir gün önce, 8 Eylül 1922 tarihini taşıyor.
Defteri koruma altına alan Ali Bey, ilerleyen yıllarda boş kalan sayfalara kendi notlarını da yazdı. Böylece reçete defteri, farklı dönemlerden kayıtların bir araya geldiği tarihi bir belge olarak muhafaza edildi.
Ali Bey’in ölümünün ardından Halk Eczanesi’ni oğlu Cengiz Dermancı, daha sonra ise üçüncü kuşak temsilcisi torunu Ali Dermancı (57) devraldı.
ECZANEDE ÜÇ KUŞAKTIR HİZMET VERİYORLARÜç kuşaktır Dermancı ailesinin koruduğu asırlık reçete defteri, İzmir’in kurtuluş günlerine uzanan hafızayı günümüze taşıyor
Ali Dermancı, eczacılık fakültesinden 1992 yılında mezun olduğunu, 32 yıldır dedesinin eczanesinde çalıştığını söyledi. Dermancı, kızının da eczacılık fakültesinde okuduğunu, dördüncü nesil olarak yetiştiğini söyledi.
DEFTERDE İZMİR’İN FARKLI TOPLUMLARINDAN HASTALARIN İSİMLERİ VARDedesinin mesleğe başlama ve eczanenin kuruluş sürecini anlatan Dermancı, "Dedem Makedonya'dan İstanbul'a gelerek eczacılık fakültesi okuyor. Okul bittikten sonra tekrar Makedonya'ya dönüyor. 1922 yılında tekrar Türkiye'ye dönerek bir süre Manisa Turgutlu'da çalışıyor. Ardından İzmir'de bir eczane açmaya karar veriyor. Şimdiki kanuna benzer şekilde o zamanda da eczane açarken nüfus ve mesafe sınırı varmış. Tilkilik, Agora uygun değilmiş, dedem de Kapılar semtinde eczane açmaya karar vermiş. Bu bölgede 1923 yılından beri hizmet vermekteyiz. Önce dedem, sonra babamla ve ardından ben" dedi.
"DEDEM, RUM ECZACININ KALDIĞI YERDEN BÖLGEYE HİZMET VERMİŞ"“Dedem 1923'te eczaneyi işletmeye başlıyor fakat 1922'de aynı yerde bir Rum eczacı hizmet vermekteymiş. Ona ait de bir reçete kayıt defteri hala ailemizde. Rum eczacı 8 Eylül 1922'ye kadar reçete kaydetmiş, fakat 9 Eylül ve sonrası yok. Bu 9 Eylül 1922 tarihinin anlamını ve önemini belirten kanıt niteliğinde bir belge.”
Rum eczacının defteri Fransızca ve Latince tuttuğunu söyleyen Dermancı, "Rum eczacı İzmir'in o anki nüfusuna paralel olarak Rum, Ermeni olmak üzere her sınıftan insana hizmet vermekteymiş. Dedem 1923'ten itibaren de Rum eczacının kaldığı yerden bölgeye hizmet vermiş" dedi.
"RUM ECZACININ TORUNLARI 2006'DAN BERİ ECZANEYİ ZİYARET EDİYOR"Rum eczacının torunlarının eczaneyi ziyaret ettiğini söyleyen Dermancı, "Torunlarından biri eczacıymış, serbest eczacılık yapmıyor ancak sektörün başka alanlarında çalışıyor. 2-3 kez ziyaret ettiler. Defteri gördüler, fotoğraflarını çektiler. Onlarla iletişimimiz kısıtlı da olsa da hala görüşmekteyiz. En son 1 hafta 10 gün önce Türkiye'deydiler ve bizi tekrar ziyaret ettiler. İlk defa 20 yıl önce, 2006 yılında gelmişlerdi. Olumsuz duyguları yoktu, geçmişleriyle bağlantı kurmakla ilgili bir zaman ve mesai harcıyor gibiydiler. Benim hissettiğim oydu. Bilginin peşine düştüler. Biz de elimizden geldiği kadar yardımcı olduk. Özellikle defter onlar için önemliydi" dedi.
ASIRLIK ECZANENİN GEÇMİŞTEN BİR FOTOĞRAFI
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Arnavutköy'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte seyir halinde olan 34 NHZ 679 plaka...
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Arnavutköy'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte seyir halinde olan 34 NHZ 679 plaka...
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Arnavutköy'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte seyir halinde olan 34 NHZ 679 plakalı otomobil ile 34 NAG 704 plakalı kırmızı Opel marka otomobil, araçların arasında art arda şerit değiştirerek ilerledi.
O sırada trafikteki bir vatandaş, 2 otomobilin makas atarak ilerlediği anları kaydetti. Vatandaş, çektiği görüntülerle birlikte durumu emniyet ekiplerine ihbar etti.
Vatandaşın görüntülü ihbarı üzerine harekete geçtiler
İhbarın ardından Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri görüntüleri incelemeye aldı. Plakalar üzerinden yapılan çalışmalar sonucunda araç sürücülerinin Muhammed Ali Y. ve Tunahan Ö. olduğu tespit edildi.
181 bin lira ceza kesildi
Yapılan işlemlerde 34 NHZ 679 plakalı otomobilin sürücüsü Muhammed Ali Y.'ye Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-G ve 73/B maddeleri kapsamında 91 bin lira, 34 NAG 704 plakalı otomobilin sürücüsü Tunahan Ö.'ye ise 46/2-G maddesi kapsamında 90 bin lira idari para cezası uygulandı.
İki sürücüye toplam 181 bin lira ceza kesilirken, sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konuldu. İki otomobil de çekici yardımıyla yediemin otoparkına götürülerek 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Öte yandan 2 otomobilin trafikte art arda şerit değiştirerek makas attığı anlar, ihbarda bulunan vatandaşın kamerasına saniye saniye yansıdı.
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Arnavutköy'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte seyir halinde olan 34 NHZ 679 plakalı otomobil ile 34 NAG 704 plakalı kırmızı Opel marka otomobil, araçların arasında art arda şerit değiştirerek ilerledi.
O sırada trafikteki bir vatandaş, 2 otomobilin makas atarak ilerlediği anları kaydetti. Vatandaş, çektiği görüntülerle birlikte durumu emniyet ekiplerine ihbar etti.
Vatandaşın görüntülü ihbarı üzerine harekete geçtiler
İhbarın ardından Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri görüntüleri incelemeye aldı. Plakalar üzerinden yapılan çalışmalar sonucunda araç sürücülerinin Muhammed Ali Y. ve Tunahan Ö. olduğu tespit edildi.
181 bin lira ceza kesildi
Yapılan işlemlerde 34 NHZ 679 plakalı otomobilin sürücüsü Muhammed Ali Y.'ye Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-G ve 73/B maddeleri kapsamında 91 bin lira, 34 NAG 704 plakalı otomobilin sürücüsü Tunahan Ö.'ye ise 46/2-G maddesi kapsamında 90 bin lira idari para cezası uygulandı.
İki sürücüye toplam 181 bin lira ceza kesilirken, sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konuldu. İki otomobil de çekici yardımıyla yediemin otoparkına götürülerek 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Öte yandan 2 otomobilin trafikte art arda şerit değiştirerek makas attığı anlar, ihbarda bulunan vatandaşın kamerasına saniye saniye yansıdı.
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yapan Ebubekir Uçar, geçirdiği trafik kaza...
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yapan Ebubekir Uçar, geçirdiği trafik kaza...
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yapan Ebubekir Uçar, geçirdiği trafik kazasına yaşamını yitirdi.
Kaza, 17 Ağustos günü saat 17.00 sıralarında Acarlar Mahallesi Yeni Riva Yolu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsü Ebubekir Uçar'ın makas atarak ilerlediği öne sürülen otomobil, aynı istikamette seyreden hafif ticari araca çarptı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis kaza nedeniyle trafik akışını kontrollü olarak sağladı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada otomobil sürücüsü Ebubekir Uçar'ın yaşamını yitirdiği belirlendi.
Uçar'ın, Türkiye Futbol Federasyonu'nda Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yaptığı öğrenildi.
Kazada yaşamını yitiren Ebubekir Uçar, 18 Ağustos'ta Pendik Koca Sinan Camii'nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Pendik Koca Mezarlığı'nda toprağa verildi.
ARACI 12 TAKLA ATTI
Çevredeki güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntülerde, Ebubekir Uçar idaresindeki otomobil ile hafif ticari aracın çarpıştığı anlar yer aldı.
Kazada Uçar'ın kullandığı otomobilin 12 kez takla attığı görüldü.
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yapan Ebubekir Uçar, geçirdiği trafik kazasına yaşamını yitirdi.
Kaza, 17 Ağustos günü saat 17.00 sıralarında Acarlar Mahallesi Yeni Riva Yolu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsü Ebubekir Uçar'ın makas atarak ilerlediği öne sürülen otomobil, aynı istikamette seyreden hafif ticari araca çarptı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis kaza nedeniyle trafik akışını kontrollü olarak sağladı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada otomobil sürücüsü Ebubekir Uçar'ın yaşamını yitirdiği belirlendi.
Uçar'ın, Türkiye Futbol Federasyonu'nda Güvenlik Birim Sorumlusu olarak görev yaptığı öğrenildi.
Kazada yaşamını yitiren Ebubekir Uçar, 18 Ağustos'ta Pendik Koca Sinan Camii'nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Pendik Koca Mezarlığı'nda toprağa verildi.
ARACI 12 TAKLA ATTI
Çevredeki güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntülerde, Ebubekir Uçar idaresindeki otomobil ile hafif ticari aracın çarpıştığı anlar yer aldı.
Kazada Uçar'ın kullandığı otomobilin 12 kez takla attığı görüldü.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre külçe altın, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93...
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre külçe altın, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93...
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre külçe altın, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 oranlarında yatırımcısına en yüksek aylık reel getiriyi sağladı.
Aylık değerlendirmede Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,66, Euro yüzde 0,61 ve mevduat faizi yüzde 0,33 oranında reel getiri sunarken; Amerikan Doları yüzde 0,86 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,83 oranında kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,38, Euro yüzde 1,34 ve mevduat faizi yüzde 1,05 oranında kazandırdı; Amerikan Doları yüzde 0,15 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,13 oranında kaybettirdi.
Üç aylık değerlendirmede DİBS; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,46, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,77 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sağlayan araç oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,15, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,98 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
Altı aylık değerlendirmeye göre mevduat faizi (brüt); Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,19, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,87 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sundu. Aynı dönemde külçe altın Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,35, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 18,01 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren araç olarak kayıtlara geçti.
Yıllık değerlendirmede külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,73, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,49 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sağladı.
Yıllık bazda Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde DİBS yüzde 4,21 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 3,35 oranında kazandırırken; BIST 100 endeksi yüzde 0,20, Amerikan Doları yüzde 8,36 ve Euro yüzde 8,68 oranında kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,39 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,56 oranında kazanç sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 2,90, Amerikan Doları yüzde 10,84 ve Euro yüzde 11,16 oranında yatırımcısına kaybettirdi.
Kaynak: RSS
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre külçe altın, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,17, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,93 oranlarında yatırımcısına en yüksek aylık reel getiriyi sağladı.
Aylık değerlendirmede Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,66, Euro yüzde 0,61 ve mevduat faizi yüzde 0,33 oranında reel getiri sunarken; Amerikan Doları yüzde 0,86 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,83 oranında kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,38, Euro yüzde 1,34 ve mevduat faizi yüzde 1,05 oranında kazandırdı; Amerikan Doları yüzde 0,15 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,13 oranında kaybettirdi.
Üç aylık değerlendirmede DİBS; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,46, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,77 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sağlayan araç oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,15, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,98 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
Altı aylık değerlendirmeye göre mevduat faizi (brüt); Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,19, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,87 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sundu. Aynı dönemde külçe altın Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,35, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 18,01 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren araç olarak kayıtlara geçti.
Yıllık değerlendirmede külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,73, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,49 oranlarıyla en yüksek reel getiriyi sağladı.
Yıllık bazda Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde DİBS yüzde 4,21 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 3,35 oranında kazandırırken; BIST 100 endeksi yüzde 0,20, Amerikan Doları yüzde 8,36 ve Euro yüzde 8,68 oranında kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,39 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,56 oranında kazanç sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 2,90, Amerikan Doları yüzde 10,84 ve Euro yüzde 11,16 oranında yatırımcısına kaybettirdi.
Arnavutköy’de trafikte art arda şerit değiştirerek makas atan 2 sürücü, bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntüler üzerine tespit edildi.
Olay, 6 Eylül...
Arnavutköy’de trafikte art arda şerit değiştirerek makas atan 2 sürücü, bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntüler üzerine tespit edildi.
Olay, 6 Eylül...
Arnavutköy’de trafikte art arda şerit değiştirerek makas atan 2 sürücü, bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntüler üzerine tespit edildi.
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında meydana geldi. 34 NHZ 679 plakalı otomobil ile 34 NAG 704 plakalı kırmızı Opel’in sürücüleri, trafikte araçların arasından art arda şerit değiştirerek ilerledi.
O anlara tanık olan bir vatandaş, 2 otomobilin makas atarak ilerlediği anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntüler daha sonra emniyet ekiplerine ihbar olarak iletildi.
Polis ekiplerinin çalışmasıyla kimlikleri belirlenen 2 sürücüye toplam 181 bin lira idari para cezası uygulandı. Sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konulurken, kullandıkları araçlar da 60 gün trafikten men edildi.
VATANDAŞIN GÖRÜNTÜLÜ İHBARI ÜZERİNE HAREKETE GEÇTİLER
İhbarın ardından Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri görüntüleri incelemeye aldı.
Plakalar üzerinden yapılan çalışmalar sonucunda araç sürücülerinin Muhammed Ali Y. ve Tunahan Ö. olduğu tespit edildi.
181 BİN LİRA CEZA KESİLDİ
Yapılan işlemlerde 34 NHZ 679 plakalı otomobilin sürücüsü Muhammed Ali Y.'ye Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-G ve 73/B maddeleri kapsamında 91 bin lira, 34 NAG 704 plakalı otomobilin sürücüsü Tunahan Ö.'ye ise 46/2-G maddesi kapsamında 90 bin lira idari para cezası uygulandı.
İki sürücüye toplam 181 bin lira ceza kesilirken, sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konuldu.
İki otomobil de çekici yardımıyla yediemin otoparkına götürülerek 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Öte yandan 2 otomobilin trafikte art arda şerit değiştirerek makas attığı anlar, ihbarda bulunan vatandaşın kamerasına yansıdı.
Arnavutköy’de trafikte art arda şerit değiştirerek makas atan 2 sürücü, bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntüler üzerine tespit edildi.
Olay, 6 Eylül günü saat 17.00 sıralarında meydana geldi. 34 NHZ 679 plakalı otomobil ile 34 NAG 704 plakalı kırmızı Opel’in sürücüleri, trafikte araçların arasından art arda şerit değiştirerek ilerledi.
O anlara tanık olan bir vatandaş, 2 otomobilin makas atarak ilerlediği anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntüler daha sonra emniyet ekiplerine ihbar olarak iletildi.
Polis ekiplerinin çalışmasıyla kimlikleri belirlenen 2 sürücüye toplam 181 bin lira idari para cezası uygulandı. Sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konulurken, kullandıkları araçlar da 60 gün trafikten men edildi.
VATANDAŞIN GÖRÜNTÜLÜ İHBARI ÜZERİNE HAREKETE GEÇTİLER
İhbarın ardından Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri görüntüleri incelemeye aldı.
Plakalar üzerinden yapılan çalışmalar sonucunda araç sürücülerinin Muhammed Ali Y. ve Tunahan Ö. olduğu tespit edildi.
181 BİN LİRA CEZA KESİLDİ
Yapılan işlemlerde 34 NHZ 679 plakalı otomobilin sürücüsü Muhammed Ali Y.'ye Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-G ve 73/B maddeleri kapsamında 91 bin lira, 34 NAG 704 plakalı otomobilin sürücüsü Tunahan Ö.'ye ise 46/2-G maddesi kapsamında 90 bin lira idari para cezası uygulandı.
İki sürücüye toplam 181 bin lira ceza kesilirken, sürücülerin ehliyetlerine 60 gün süreyle el konuldu.
İki otomobil de çekici yardımıyla yediemin otoparkına götürülerek 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Öte yandan 2 otomobilin trafikte art arda şerit değiştirerek makas attığı anlar, ihbarda bulunan vatandaşın kamerasına yansıdı.
Antalya ve Adana'da çıkan üç ayrı orman yangınına müdahale ediliyor.
Antalya'nın Aksu ilçesi ile Adana'nın Kozan ilçesinde iki ayrı noktada çıkan yangınları kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
İşte orman yangını bölgelerinden son gelişmeler…
ANTALYA'DAKİ YA...
Antalya ve Adana'da çıkan üç ayrı orman yangınına müdahale ediliyor.
Antalya'nın Aksu ilçesi ile Adana'nın Kozan ilçesinde iki ayrı noktada çıkan yangınları kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
İşte orman yangını bölgelerinden son gelişmeler…
ANTALYA'DAKİ YA...
Antalya ve Adana'da çıkan üç ayrı orman yangınına müdahale ediliyor.
Antalya'nın Aksu ilçesi ile Adana'nın Kozan ilçesinde iki ayrı noktada çıkan yangınları kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
İşte orman yangını bölgelerinden son gelişmeler…
ANTALYA'DAKİ YANGIN RÜZGARIN ETKİSİYLE BÜYÜDÜAntalya'nın Aksu ilçesindeki yangın dün başladı. Akşam saat 16.30'da başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle büyüdü.
Yerleşim yerlerine yakın noktada ilerleyen yangına orman ve itfaiye ekipleri, karadan ve havadan müdahalesi sürüyor.
Yangını söndürme çalışmalarına, köylüler de destek veriyor.
Dün gece boşaltılması için anonslar yapılan Kızıllı Mahallesi'nde sabah saatlerinde de camiden “Yangın havuzu için su taşınacak” anonsu yapıldı. Bunun üzerine onlarca mahalleli, helikopter ve arazözlerin su doldurduğu su havuzuna traktörleriyle su taşıdı.
Sırayla suyu havuza boşaltan köylüler, tankerlerini tekrar doldurmak için köye döndü.
BAZI EVLER TAHLİYE EDİLDİAntalya Valiliği, alevlerin tehdit ettiği 254 evden 720 kişinin tahliye edildiğini açıkladı.
Bölgede alevlerle mücadele gece boyunca sürerken, günün aydınlanmasıyla havadan müdahale yeniden başladı.
Yangın nedeniyle oluşan duman ise çevreyi kapladı.
Kentin bir bölümü duman bulutu altında kaldı.
2 BİNDEN FAZLA EVDE ELEKTRİKLER KESİLDİOrman yangını nedeniyle bölgede büyük çapta elektrik kesintisi yaşandı.
Valilik, 2 bin 97 aboneye elektrik verilemediğini açıkladı.
Yangın bölgesinde açıklama yapan Antalya Valisi Hulusi Şahin, alevleri kontrol altına alma çabalarının sürdüğünü ve yangının enerjisinin düşürüldüğünü söyledi.
ADANA KOZAN'DA ALEVLERE MÜDAHALE SÜRÜYORAdana'nın Kozan ilçesinde iki noktada çıkan orman yangınları, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alınmaya çalışılıyor.
Doğanalanı Mahallesi kırsalında henüz belirlenemeyen nedenle orman yangını çıktı.
Yangına üç uçak, 9 helikopter, iki İHA, bir TOMA, 55 arazöz, 14 su tankeri ve çok sayıda araç ile 476 personelin müdahalesi devam ederken, 40 ev tahliye edildi.
Müdahaleler sürerken mahallede 40 ev de önlem amaçlı tahliye edildi.
İKİNCİ YANGIN ÇIKTIEkiplerin yangına müdahalesi sürerken Düzağaç Mahallesi'nin Dağılcak mevkisindeki ormanlık alandan da bilinmeyen nedenle duman yükseldi.
Bölgeye yönlendirilen ekipler, alevlere havadan ve karadan müdahale etti.
İki farklı noktadaki yangınların kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.
132 HEKTAR ORMAN ZARAR GÖRDÜDün kontrol altına alınan Karaisalı Çorlu Mahallesi, Feke ilçesi Mahsurlu Mahallesi yangınları ile bugün kontrol altına alınan Kozan ilçesi Düzağaç Mahallesi'ndeki yangınlarda 132 hektar ormanın zarar gördüğü belirtildi.
Antalya ve Adana'da çıkan üç ayrı orman yangınına müdahale ediliyor.
Antalya'nın Aksu ilçesi ile Adana'nın Kozan ilçesinde iki ayrı noktada çıkan yangınları kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.
İşte orman yangını bölgelerinden son gelişmeler…
ANTALYA'DAKİ YANGIN RÜZGARIN ETKİSİYLE BÜYÜDÜAntalya'nın Aksu ilçesindeki yangın dün başladı. Akşam saat 16.30'da başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle büyüdü.
Yerleşim yerlerine yakın noktada ilerleyen yangına orman ve itfaiye ekipleri, karadan ve havadan müdahalesi sürüyor.
Yangını söndürme çalışmalarına, köylüler de destek veriyor.
Dün gece boşaltılması için anonslar yapılan Kızıllı Mahallesi'nde sabah saatlerinde de camiden “Yangın havuzu için su taşınacak” anonsu yapıldı. Bunun üzerine onlarca mahalleli, helikopter ve arazözlerin su doldurduğu su havuzuna traktörleriyle su taşıdı.
Sırayla suyu havuza boşaltan köylüler, tankerlerini tekrar doldurmak için köye döndü.
BAZI EVLER TAHLİYE EDİLDİAntalya Valiliği, alevlerin tehdit ettiği 254 evden 720 kişinin tahliye edildiğini açıkladı.
Bölgede alevlerle mücadele gece boyunca sürerken, günün aydınlanmasıyla havadan müdahale yeniden başladı.
Yangın nedeniyle oluşan duman ise çevreyi kapladı.
Kentin bir bölümü duman bulutu altında kaldı.
2 BİNDEN FAZLA EVDE ELEKTRİKLER KESİLDİOrman yangını nedeniyle bölgede büyük çapta elektrik kesintisi yaşandı.
Valilik, 2 bin 97 aboneye elektrik verilemediğini açıkladı.
Yangın bölgesinde açıklama yapan Antalya Valisi Hulusi Şahin, alevleri kontrol altına alma çabalarının sürdüğünü ve yangının enerjisinin düşürüldüğünü söyledi.
ADANA KOZAN'DA ALEVLERE MÜDAHALE SÜRÜYORAdana'nın Kozan ilçesinde iki noktada çıkan orman yangınları, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alınmaya çalışılıyor.
Doğanalanı Mahallesi kırsalında henüz belirlenemeyen nedenle orman yangını çıktı.
Yangına üç uçak, 9 helikopter, iki İHA, bir TOMA, 55 arazöz, 14 su tankeri ve çok sayıda araç ile 476 personelin müdahalesi devam ederken, 40 ev tahliye edildi.
Müdahaleler sürerken mahallede 40 ev de önlem amaçlı tahliye edildi.
İKİNCİ YANGIN ÇIKTIEkiplerin yangına müdahalesi sürerken Düzağaç Mahallesi'nin Dağılcak mevkisindeki ormanlık alandan da bilinmeyen nedenle duman yükseldi.
Bölgeye yönlendirilen ekipler, alevlere havadan ve karadan müdahale etti.
İki farklı noktadaki yangınların kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.
132 HEKTAR ORMAN ZARAR GÖRDÜDün kontrol altına alınan Karaisalı Çorlu Mahallesi, Feke ilçesi Mahsurlu Mahallesi yangınları ile bugün kontrol altına alınan Kozan ilçesi Düzağaç Mahallesi'ndeki yangınlarda 132 hektar ormanın zarar gördüğü belirtildi.
A1 Capital'in günlük raporunda, cari yıl tahminlerinde OVP'nin TCMB Enflasyon Raporu III'e göre genel olarak daha gerçekçi bir performans gösterdiği belirtildi. Özellikle 2022, 2023, 2024 ve 2025 gerçekleşmelerinde OVP'nin tahmin hatasının daha düşük olduğu aktarıldı.
Raporda, bi...
A1 Capital'in günlük raporunda, cari yıl tahminlerinde OVP'nin TCMB Enflasyon Raporu III'e göre genel olarak daha gerçekçi bir performans gösterdiği belirtildi. Özellikle 2022, 2023, 2024 ve 2025 gerçekleşmelerinde OVP'nin tahmin hatasının daha düşük olduğu aktarıldı.
Raporda, bi...
A1 Capital'in günlük raporunda, cari yıl tahminlerinde OVP'nin TCMB Enflasyon Raporu III'e göre genel olarak daha gerçekçi bir performans gösterdiği belirtildi. Özellikle 2022, 2023, 2024 ve 2025 gerçekleşmelerinde OVP'nin tahmin hatasının daha düşük olduğu aktarıldı.
Raporda, bir yıl sonrasına yönelik tahminlerde ise her iki kurumun performansının ciddi biçimde bozulduğu ifade edildi. Buna göre asıl problemin yılın ikinci yarısında enflasyonun seviyesini görmekten çok, enflasyonun orta vadeli patikasını öngörmekte ortaya çıktığı belirtildi.
2021 yılında yıl sonu enflasyonunun yüzde 36,08'e çıkmasına karşılık OVP'nin yüzde 16,2, Enflasyon Raporu III'ün ise yüzde 14,1 tahmininde bulunduğu kaydedildi. OVP'nin yaklaşık 19,9 puan, TCMB'nin ise 22 puan aşağıda kaldığı belirtilirken, her iki tahminin de yılın son bölümünde ortaya çıkan kur şoku ve fiyatlama davranışındaki kırılmayı yakalayamadığı ifade edildi.
2022 yılında gerçekleşmenin yüzde 64,27 olduğu, OVP'nin yüzde 65 tahmininin 0,73 puanlık hata ile gerçekleşmeye oldukça yakın olduğu, TCMB'nin yüzde 60 tahmininin ise yaklaşık 4,3 puan aşağıda kaldığı aktarıldı. Bu dönemin, rapordaki yıllar arasında OVP'nin en başarılı tahminlerinden biri olduğu belirtildi.
2023 yılında gerçekleşen yüzde 64,77 enflasyona karşı OVP'nin yüzde 65 ile 0,23 puanlık farkla tahmin yaptığı, TCMB Enflasyon Raporu III'ün yüzde 58 tahmininin ise yaklaşık 6,8 puan aşağıda kaldığı kaydedildi. Böylece 2022 ve 2023 birlikte değerlendirildiğinde cari yıl tahminlerinde OVP'nin belirgin üstünlüğü olduğu ifade edildi.
2024 yılında gerçekleşen yüzde 44,38 enflasyona karşı OVP'nin yüzde 41,5, TCMB'nin ise yüzde 38 tahmininde bulunduğu belirtildi. OVP'nin yaklaşık 2,9 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 6,4 puan aşağıda kaldığı aktarıldı. 2025 yılında da gerçekleşmenin yüzde 30,89 olduğu, OVP'nin yüzde 28,5 ile 2,4 puan, TCMB'nin yüzde 27 ile 3,9 puan aşağıda kaldığı kaydedildi.
OVP'nin açık biçimde daha başarılı olduğu belirtilen raporda, 2021'deki olağanüstü sapma dışarıda bırakıldığında 2022-2025 arasında OVP'nin ortalama mutlak hatasının yaklaşık 1,6 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 5,3 puan olduğu ifade edildi. Buna göre yakın dönem enflasyon seviyesini yakalamakta OVP'nin oldukça güçlü bir performans gösterdiği aktarıldı.
Raporda, gelecek yıl tahminlerinin ise daha dikkat çekici olduğu belirtildi. 2021 yılında OVP'nin 2022 enflasyonunu yüzde 9,8, TCMB'nin ise yüzde 7,8 olarak öngördüğü, gerçekleşmenin yüzde 64,27 olduğu kaydedildi. Her iki tahminin de büyük ölçüde gerçekleşmenin altında kaldığı ifade edildi.
2022 yılında 2023 için OVP'nin yüzde 24,9, TCMB'nin yüzde 19,2 tahmininde bulunduğu, gerçekleşmenin ise yüzde 64,77 olduğu aktarıldı. Buna göre OVP'nin yaklaşık 40 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 46 puan aşağıda kaldığı belirtildi.
Kaynak: RSS
A1 Capital'in günlük raporunda, cari yıl tahminlerinde OVP'nin TCMB Enflasyon Raporu III'e göre genel olarak daha gerçekçi bir performans gösterdiği belirtildi. Özellikle 2022, 2023, 2024 ve 2025 gerçekleşmelerinde OVP'nin tahmin hatasının daha düşük olduğu aktarıldı.
Raporda, bir yıl sonrasına yönelik tahminlerde ise her iki kurumun performansının ciddi biçimde bozulduğu ifade edildi. Buna göre asıl problemin yılın ikinci yarısında enflasyonun seviyesini görmekten çok, enflasyonun orta vadeli patikasını öngörmekte ortaya çıktığı belirtildi.
2021 yılında yıl sonu enflasyonunun yüzde 36,08'e çıkmasına karşılık OVP'nin yüzde 16,2, Enflasyon Raporu III'ün ise yüzde 14,1 tahmininde bulunduğu kaydedildi. OVP'nin yaklaşık 19,9 puan, TCMB'nin ise 22 puan aşağıda kaldığı belirtilirken, her iki tahminin de yılın son bölümünde ortaya çıkan kur şoku ve fiyatlama davranışındaki kırılmayı yakalayamadığı ifade edildi.
2022 yılında gerçekleşmenin yüzde 64,27 olduğu, OVP'nin yüzde 65 tahmininin 0,73 puanlık hata ile gerçekleşmeye oldukça yakın olduğu, TCMB'nin yüzde 60 tahmininin ise yaklaşık 4,3 puan aşağıda kaldığı aktarıldı. Bu dönemin, rapordaki yıllar arasında OVP'nin en başarılı tahminlerinden biri olduğu belirtildi.
2023 yılında gerçekleşen yüzde 64,77 enflasyona karşı OVP'nin yüzde 65 ile 0,23 puanlık farkla tahmin yaptığı, TCMB Enflasyon Raporu III'ün yüzde 58 tahmininin ise yaklaşık 6,8 puan aşağıda kaldığı kaydedildi. Böylece 2022 ve 2023 birlikte değerlendirildiğinde cari yıl tahminlerinde OVP'nin belirgin üstünlüğü olduğu ifade edildi.
2024 yılında gerçekleşen yüzde 44,38 enflasyona karşı OVP'nin yüzde 41,5, TCMB'nin ise yüzde 38 tahmininde bulunduğu belirtildi. OVP'nin yaklaşık 2,9 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 6,4 puan aşağıda kaldığı aktarıldı. 2025 yılında da gerçekleşmenin yüzde 30,89 olduğu, OVP'nin yüzde 28,5 ile 2,4 puan, TCMB'nin yüzde 27 ile 3,9 puan aşağıda kaldığı kaydedildi.
OVP'nin açık biçimde daha başarılı olduğu belirtilen raporda, 2021'deki olağanüstü sapma dışarıda bırakıldığında 2022-2025 arasında OVP'nin ortalama mutlak hatasının yaklaşık 1,6 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 5,3 puan olduğu ifade edildi. Buna göre yakın dönem enflasyon seviyesini yakalamakta OVP'nin oldukça güçlü bir performans gösterdiği aktarıldı.
Raporda, gelecek yıl tahminlerinin ise daha dikkat çekici olduğu belirtildi. 2021 yılında OVP'nin 2022 enflasyonunu yüzde 9,8, TCMB'nin ise yüzde 7,8 olarak öngördüğü, gerçekleşmenin yüzde 64,27 olduğu kaydedildi. Her iki tahminin de büyük ölçüde gerçekleşmenin altında kaldığı ifade edildi.
2022 yılında 2023 için OVP'nin yüzde 24,9, TCMB'nin yüzde 19,2 tahmininde bulunduğu, gerçekleşmenin ise yüzde 64,77 olduğu aktarıldı. Buna göre OVP'nin yaklaşık 40 puan, TCMB'nin ise yaklaşık 46 puan aşağıda kaldığı belirtildi.
Kaynak: RSS
Piramit Menkul Kıymetler'in Günlük Strateji Analizi'nde, Japonya'da Nikkei225 Endeksi'nin yüzde 0,75, Topix Endeksi'nin yüzde 1,12 gerilediği, Japonya'nın ikinci çeyrek büyüm...
Piramit Menkul Kıymetler'in Günlük Strateji Analizi'nde, Japonya'da Nikkei225 Endeksi'nin yüzde 0,75, Topix Endeksi'nin yüzde 1,12 gerilediği, Japonya'nın ikinci çeyrek büyüm...
Piramit Menkul Kıymetler'in Günlük Strateji Analizi'nde, Japonya'da Nikkei225 Endeksi'nin yüzde 0,75, Topix Endeksi'nin yüzde 1,12 gerilediği, Japonya'nın ikinci çeyrek büyüme rakamlarının ise hafifçe yukarı revize edildiği belirtildi. Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,24 yükselirken Shenzhen Bileşik Endeksi yüzde 0,40, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 0,35 değer kaybetti. Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 0,86 yükselirken Tayvan Taiex Endeksi yüzde 0,47 ve Avustralya S&P/ASX200 Endeksi yüzde 1,03 geriledi.
Raporda, hisse senedi piyasalarında dün karışık bir seyrin hakim olduğu aktarıldı. Asya'da Hang Seng Endeksi yüzde 0,93, Japonya Nikkei225 Endeksi yüzde 0,59, Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 4,61 ve Çin CSI300 Endeksi yüzde 0,10 geriledi.
Avrupa tarafında Stoxx Europe 600 Endeksi ve İngiltere FTSE100 Endeksi'nin yatay seyrettiği günde Almanya DAX Endeksi yüzde 0,15 gerilerken Fransa CAC40 Endeksi yüzde 0,33 yükseldi. ABD borsalarının ise tatil nedeniyle kapalı olduğu belirtildi.
Borsa İstanbul'da pozitif bir seyrin hakim olduğu ifade edildi. BIST100 Endeksi yüzde 0,99 yükselerek günü 14.151 puandan tamamlarken, BIST 100'de işlem hacmi 175,48 milyar TL oldu. BIST30 Endeksi yüzde 1,73 yükselişle 16.730 puandan seansı tamamladı. BIST Banka Endeksi yüzde 0,55, BIST Sınai Endeksi ise yüzde 1,81 yükseldi.
Euro Bölgesi Sentix yatırımcı güven endeksinin ağustostaki 0,9 seviyesinden 5,1'e yükselerek beklentileri aştığı ve endeksin son dört yılın zirvesine çıktığı belirtildi.
Ayrıca Euro Bölgesi'nin ikinci çeyrek nihai büyüme verilerinin izlendiği, bölge ekonomisinin çeyreklik yüzde 0,6 yükselerek beklentiyi aşarken yıllık yüzde 0,5 artışla beklentinin altında gerçekleştiği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Piramit Menkul Kıymetler'in Günlük Strateji Analizi'nde, Japonya'da Nikkei225 Endeksi'nin yüzde 0,75, Topix Endeksi'nin yüzde 1,12 gerilediği, Japonya'nın ikinci çeyrek büyüme rakamlarının ise hafifçe yukarı revize edildiği belirtildi. Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,24 yükselirken Shenzhen Bileşik Endeksi yüzde 0,40, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 0,35 değer kaybetti. Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 0,86 yükselirken Tayvan Taiex Endeksi yüzde 0,47 ve Avustralya S&P/ASX200 Endeksi yüzde 1,03 geriledi.
Raporda, hisse senedi piyasalarında dün karışık bir seyrin hakim olduğu aktarıldı. Asya'da Hang Seng Endeksi yüzde 0,93, Japonya Nikkei225 Endeksi yüzde 0,59, Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 4,61 ve Çin CSI300 Endeksi yüzde 0,10 geriledi.
Avrupa tarafında Stoxx Europe 600 Endeksi ve İngiltere FTSE100 Endeksi'nin yatay seyrettiği günde Almanya DAX Endeksi yüzde 0,15 gerilerken Fransa CAC40 Endeksi yüzde 0,33 yükseldi. ABD borsalarının ise tatil nedeniyle kapalı olduğu belirtildi.
Borsa İstanbul'da pozitif bir seyrin hakim olduğu ifade edildi. BIST100 Endeksi yüzde 0,99 yükselerek günü 14.151 puandan tamamlarken, BIST 100'de işlem hacmi 175,48 milyar TL oldu. BIST30 Endeksi yüzde 1,73 yükselişle 16.730 puandan seansı tamamladı. BIST Banka Endeksi yüzde 0,55, BIST Sınai Endeksi ise yüzde 1,81 yükseldi.
Euro Bölgesi Sentix yatırımcı güven endeksinin ağustostaki 0,9 seviyesinden 5,1'e yükselerek beklentileri aştığı ve endeksin son dört yılın zirvesine çıktığı belirtildi.
Ayrıca Euro Bölgesi'nin ikinci çeyrek nihai büyüme verilerinin izlendiği, bölge ekonomisinin çeyreklik yüzde 0,6 yükselerek beklentiyi aşarken yıllık yüzde 0,5 artışla beklentinin altında gerçekleştiği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....