Gedik Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'nın dünkü açıklamasında Yemen'deki Husilerin ülkenin güneyindeki bazı enerji tesislerini hedef aldığını belirttiği aktarıldı. Enerji arzına yönelik endişelerin son haftalarda petrol...
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'nın dünkü açıklamasında Yemen'deki Husilerin ülkenin güneyindeki bazı enerji tesislerini hedef aldığını belirttiği aktarıldı. Enerji arzına yönelik endişelerin son haftalarda petrol...
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'nın dünkü açıklamasında Yemen'deki Husilerin ülkenin güneyindeki bazı enerji tesislerini hedef aldığını belirttiği aktarıldı. Enerji arzına yönelik endişelerin son haftalarda petrol fiyatlarında yükselişlere neden olduğu ifade edildi.
Raporda, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin Hürmüz Boğazı üzerinden geçici bir transit güzergahı oluşturulması konusunda Umman ile yürütülen görüşmelerde önemli ilerleme kaydedildiğini belirttiği aktarılırken, İran ve Umman arasındaki olası bir mutabakatın ABD tarafından kabul görme ihtimalinin piyasalarda düşük görüldüğü kaydedildi.
Petrol başta olmak üzere enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin küresel çapta enflasyon endişelerini gündemde tuttuğu belirtilen raporda, ABD-İran arasındaki süregelen gerilim ve jeopolitik belirsizliklerin küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Küresel çapta veri akışının bugün de sakin seyrettiği belirtilirken, Avrupa Merkez Bankası'nın toplantısı ile ABD'deki enflasyon verilerinin haftanın kalan bölümündeki önemli veri akışlarını oluşturacağı aktarıldı.
Yurt içinde ise küresel piyasalardan pozitif ayrışma gözlendiği belirtilen raporda, gözlerin yarınki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası toplantısında olacağı ifade edildi. Ek olarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) dün aldığı ilke kararları ile şirketlerin fiili dolaşım oranı hesaplaması ve pay sahipliği konusunda önemli değişikliklere gittiği kaydedildi.
Raporda, bugün açıklanacak önemli bir ekonomik veri akışının bulunmadığı belirtildi. BIST 100 Endeksi'nin dün 14.075 ile 14.405 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 1,79'luk yükselişle 14.405 seviyesinden tamamladığı aktarıldı. İşlem hacminin ise 254,6 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtildi.
Son dönemde zayıflayan işlem hacminin aksine yüksek işlem hacmiyle 14.250 üzerindeki ivmelenen hareketin pozitif değerlendirilebileceği ifade edildi. Teknik görünümde yükseliş eğilimlerinin devamı durumunda 14.562 ve 14.730 seviyelerinin direnç noktaları olduğu bilgisi verildi.
Fiyatlamada 14.730 üzerinde kalıcı fiyat hareketlerinde 14.876-15.000 ve 15.205 seviyelerinin ana direnç noktaları olarak izlenebileceği kaydedildi. Gün içi geri çekilmelerde 14.340 ve 14.250 seviyelerinin düzeltme hareketi olarak takip edilebileceği açıklandı.
Fiyatlamada 14.250 üzerinde kalındıkça pozitif seyrin devam edeceğinin düşünüldüğü belirtilen raporda, 14.250 altı kalıcı hareketlerde ise 14.043-14.000 aralığının tekrardan gündeme gelebileceği ifade edildi.
Raporda, BIST 100 Endeksi'nin güne dalgalı bir başlangıç yapmasının beklendiği bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'nın dünkü açıklamasında Yemen'deki Husilerin ülkenin güneyindeki bazı enerji tesislerini hedef aldığını belirttiği aktarıldı. Enerji arzına yönelik endişelerin son haftalarda petrol fiyatlarında yükselişlere neden olduğu ifade edildi.
Raporda, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin Hürmüz Boğazı üzerinden geçici bir transit güzergahı oluşturulması konusunda Umman ile yürütülen görüşmelerde önemli ilerleme kaydedildiğini belirttiği aktarılırken, İran ve Umman arasındaki olası bir mutabakatın ABD tarafından kabul görme ihtimalinin piyasalarda düşük görüldüğü kaydedildi.
Petrol başta olmak üzere enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin küresel çapta enflasyon endişelerini gündemde tuttuğu belirtilen raporda, ABD-İran arasındaki süregelen gerilim ve jeopolitik belirsizliklerin küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Küresel çapta veri akışının bugün de sakin seyrettiği belirtilirken, Avrupa Merkez Bankası'nın toplantısı ile ABD'deki enflasyon verilerinin haftanın kalan bölümündeki önemli veri akışlarını oluşturacağı aktarıldı.
Yurt içinde ise küresel piyasalardan pozitif ayrışma gözlendiği belirtilen raporda, gözlerin yarınki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası toplantısında olacağı ifade edildi. Ek olarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) dün aldığı ilke kararları ile şirketlerin fiili dolaşım oranı hesaplaması ve pay sahipliği konusunda önemli değişikliklere gittiği kaydedildi.
Raporda, bugün açıklanacak önemli bir ekonomik veri akışının bulunmadığı belirtildi. BIST 100 Endeksi'nin dün 14.075 ile 14.405 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 1,79'luk yükselişle 14.405 seviyesinden tamamladığı aktarıldı. İşlem hacminin ise 254,6 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtildi.
Son dönemde zayıflayan işlem hacminin aksine yüksek işlem hacmiyle 14.250 üzerindeki ivmelenen hareketin pozitif değerlendirilebileceği ifade edildi. Teknik görünümde yükseliş eğilimlerinin devamı durumunda 14.562 ve 14.730 seviyelerinin direnç noktaları olduğu bilgisi verildi.
Fiyatlamada 14.730 üzerinde kalıcı fiyat hareketlerinde 14.876-15.000 ve 15.205 seviyelerinin ana direnç noktaları olarak izlenebileceği kaydedildi. Gün içi geri çekilmelerde 14.340 ve 14.250 seviyelerinin düzeltme hareketi olarak takip edilebileceği açıklandı.
Fiyatlamada 14.250 üzerinde kalındıkça pozitif seyrin devam edeceğinin düşünüldüğü belirtilen raporda, 14.250 altı kalıcı hareketlerde ise 14.043-14.000 aralığının tekrardan gündeme gelebileceği ifade edildi.
Raporda, BIST 100 Endeksi'nin güne dalgalı bir başlangıç yapmasının beklendiği bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, ABD'nin bir savaş gemisinin füzeyle vurulmasına misilleme olarak İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğu belirtildi.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, İran Devrim Muhafızları'nın karşılık verdiğini duyurduğu, Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on geminin hedef alındığını öne sürdüğü aktarıldı. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğ...
Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, ABD'nin bir savaş gemisinin füzeyle vurulmasına misilleme olarak İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğu belirtildi.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, İran Devrim Muhafızları'nın karşılık verdiğini duyurduğu, Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on geminin hedef alındığını öne sürdüğü aktarıldı. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğ...
Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, ABD'nin bir savaş gemisinin füzeyle vurulmasına misilleme olarak İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğu belirtildi.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, İran Devrim Muhafızları'nın karşılık verdiğini duyurduğu, Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on geminin hedef alındığını öne sürdüğü aktarıldı. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Saldırıların eylülden bu yana devam eden örüntünün genişlemesi olduğu belirtilen değerlendirmede, yeni unsurun tek seferde beş gemiye ulaşan saldırı ölçeği ve saldırıların karşılıklı hale gelmesi olduğu aktarıldı. Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırılar ve Hark Adası çevresinde bildirilen patlamaların da arz riskini artırdığı belirtildi.
Trive Yatırım, söz konusu gelişmelerin etkisiyle Brent petrolün üst üste dördüncü seansta yükselerek 99,33 dolara çıktığını aktardı.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun 8 Eylül tarihli ve 2026/57 sayılı bülteniyle pay sahipliği bildirim eşiği ve fiili dolaşım hesaplama yönteminin değiştirildiği belirtildi. 11 Eylül'den itibaren sermayedeki payların belirli oranlara ulaşması veya bu oranların altına inmesi durumunda yapılacak açıklamalarda alt sınırın yüzde 3 olacağı aktarıldı.
Trive Yatırım, yüzde 3 ve üzeri doğrudan pay sahiplerini ve yüzde 10 ve üzeri dolaylı pay sahiplerini gösteren tabloların Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından anlık güncelleneceğini belirtti. Fiili dolaşımın MKK'nın izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanacağı, kamu, yöneticiler ve yüzde 10 ve üzeri ortakların paylarının hesaplama dışında tutulacağı ifade edildi.
Düzenlemenin endeks ağırlıkları ve likidite dağılımı üzerinde etkili olabilecek nitelikte olduğu kaydedildi.
Borsa İstanbul tarafında BIST 100 endeksinin son işlem gününü yüzde 1,79 yükselişle 14.405,25 puandan, BIST 30 endeksinin ise yüzde 2,23 artışla 17.103,71 puandan tamamladığı aktarıldı. Toplam işlem hacminin 254,6 milyar lira olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, yükselişte bankacılık endeksinin yüzde 4,32 değer kazanarak öne çıktığını, holding endeksinin yüzde 1,95 yükseldiğini ve bilişim endeksinin yüzde 2,39 gerilediğini bildirdi. Endeksin saat 13.00'te ekside olduğu ve 14.075,91 puana kadar gerilediği, alımların öğleden sonraki seansta geldiği aktarıldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) kararının 10 Eylül saat 14.00'te açıklanacağı belirtilen değerlendirmede, politika faizinin dört toplantıdır yüzde 37 seviyesinde sabit tutulduğu aktarıldı. Ankete katılan 25 ekonomistten 24'ünün faiz oranının yüzde 37'de sabit kalmasını beklediği, yıl sonu beklentisinin ise yüzde 35 olduğu ifade edildi.
Dolar/TL'nin son işlem gününü 48,47 seviyesinde tamamladığı, petrol fiyatlarının enflasyon riskini artırdığı ortamda PPK karar metnindeki yönlendirmenin piyasa açısından daha belirleyici olacağı kaydedildi.
Trive Yatırım'ın teknik değerlendirmesinde, BIST 100 endeksinin son işlem gününü yüzde 1,8 yükselişle 14.405,3 puandan tamamladığı belirtildi. Endeks için yukarı yönlü hareketlerde 14.515,0, 14.624,8 ve 14.844,4 seviyelerinin öncelikli direnç, aşağı yönlü hareketlerde ise 14.185,7, 13.966,1 ve 13.856,4 seviyelerinin öncelikli destek olarak takip edilebileceği aktarıldı.
Son işlem günü itibarıyla mevcut trendin yukarı yönlü olduğu, trend gücünün ise +3 ile orta konumda bulunduğu ifade edildi. Trive Yatırım, 13.868,6 seviyesindeki trend değişim seviyesi (TDS) aşağı yönlü kırılmadığı sürece yukarı yönlü trendin devam etme eğiliminde olacağını belirtti.
VİOP 30 endeksinin son işlem gününü yüzde 1,7 yükselişle 17.700,0 puandan tamamladığı aktarıldı. Trive Yatırım'ın değerlendirmesine göre, gün içindeki yukarı yönlü hareketlerde 17.929,0, 18.158,0 ve 18.506,0 seviyeleri öncelikli direnç, aşağı yönlü hareketlerde ise 17.352,0, 17.004,0 ve 16.775,0 seviyeleri öncelikli destek olarak izlenebilecek.
VİOP 30 endeksinde de mevcut trendin yukarı yönlü olduğu ve trend gücünün +3 ile orta konumda bulunduğu belirtildi. Trive Yatırım, 16.949,7 seviyesindeki trend değişim seviyesi aşağı yönlü kırılmadığı sürece yukarı yönlü trendin devam etme eğiliminde olacağını aktardı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, ABD'nin bir savaş gemisinin füzeyle vurulmasına misilleme olarak İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğu belirtildi.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, İran Devrim Muhafızları'nın karşılık verdiğini duyurduğu, Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on geminin hedef alındığını öne sürdüğü aktarıldı. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Saldırıların eylülden bu yana devam eden örüntünün genişlemesi olduğu belirtilen değerlendirmede, yeni unsurun tek seferde beş gemiye ulaşan saldırı ölçeği ve saldırıların karşılıklı hale gelmesi olduğu aktarıldı. Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırılar ve Hark Adası çevresinde bildirilen patlamaların da arz riskini artırdığı belirtildi.
Trive Yatırım, söz konusu gelişmelerin etkisiyle Brent petrolün üst üste dördüncü seansta yükselerek 99,33 dolara çıktığını aktardı.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun 8 Eylül tarihli ve 2026/57 sayılı bülteniyle pay sahipliği bildirim eşiği ve fiili dolaşım hesaplama yönteminin değiştirildiği belirtildi. 11 Eylül'den itibaren sermayedeki payların belirli oranlara ulaşması veya bu oranların altına inmesi durumunda yapılacak açıklamalarda alt sınırın yüzde 3 olacağı aktarıldı.
Trive Yatırım, yüzde 3 ve üzeri doğrudan pay sahiplerini ve yüzde 10 ve üzeri dolaylı pay sahiplerini gösteren tabloların Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından anlık güncelleneceğini belirtti. Fiili dolaşımın MKK'nın izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanacağı, kamu, yöneticiler ve yüzde 10 ve üzeri ortakların paylarının hesaplama dışında tutulacağı ifade edildi.
Düzenlemenin endeks ağırlıkları ve likidite dağılımı üzerinde etkili olabilecek nitelikte olduğu kaydedildi.
Borsa İstanbul tarafında BIST 100 endeksinin son işlem gününü yüzde 1,79 yükselişle 14.405,25 puandan, BIST 30 endeksinin ise yüzde 2,23 artışla 17.103,71 puandan tamamladığı aktarıldı. Toplam işlem hacminin 254,6 milyar lira olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, yükselişte bankacılık endeksinin yüzde 4,32 değer kazanarak öne çıktığını, holding endeksinin yüzde 1,95 yükseldiğini ve bilişim endeksinin yüzde 2,39 gerilediğini bildirdi. Endeksin saat 13.00'te ekside olduğu ve 14.075,91 puana kadar gerilediği, alımların öğleden sonraki seansta geldiği aktarıldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) kararının 10 Eylül saat 14.00'te açıklanacağı belirtilen değerlendirmede, politika faizinin dört toplantıdır yüzde 37 seviyesinde sabit tutulduğu aktarıldı. Ankete katılan 25 ekonomistten 24'ünün faiz oranının yüzde 37'de sabit kalmasını beklediği, yıl sonu beklentisinin ise yüzde 35 olduğu ifade edildi.
Dolar/TL'nin son işlem gününü 48,47 seviyesinde tamamladığı, petrol fiyatlarının enflasyon riskini artırdığı ortamda PPK karar metnindeki yönlendirmenin piyasa açısından daha belirleyici olacağı kaydedildi.
Trive Yatırım'ın teknik değerlendirmesinde, BIST 100 endeksinin son işlem gününü yüzde 1,8 yükselişle 14.405,3 puandan tamamladığı belirtildi. Endeks için yukarı yönlü hareketlerde 14.515,0, 14.624,8 ve 14.844,4 seviyelerinin öncelikli direnç, aşağı yönlü hareketlerde ise 14.185,7, 13.966,1 ve 13.856,4 seviyelerinin öncelikli destek olarak takip edilebileceği aktarıldı.
Son işlem günü itibarıyla mevcut trendin yukarı yönlü olduğu, trend gücünün ise +3 ile orta konumda bulunduğu ifade edildi. Trive Yatırım, 13.868,6 seviyesindeki trend değişim seviyesi (TDS) aşağı yönlü kırılmadığı sürece yukarı yönlü trendin devam etme eğiliminde olacağını belirtti.
VİOP 30 endeksinin son işlem gününü yüzde 1,7 yükselişle 17.700,0 puandan tamamladığı aktarıldı. Trive Yatırım'ın değerlendirmesine göre, gün içindeki yukarı yönlü hareketlerde 17.929,0, 18.158,0 ve 18.506,0 seviyeleri öncelikli direnç, aşağı yönlü hareketlerde ise 17.352,0, 17.004,0 ve 16.775,0 seviyeleri öncelikli destek olarak izlenebilecek.
VİOP 30 endeksinde de mevcut trendin yukarı yönlü olduğu ve trend gücünün +3 ile orta konumda bulunduğu belirtildi. Trive Yatırım, 16.949,7 seviyesindeki trend değişim seviyesi aşağı yönlü kırılmadığı sürece yukarı yönlü trendin devam etme eğiliminde olacağını aktardı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Trive Yatırım tarafından yayımlanan Piyasa Notu'nda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgedeki bir ABD savaş gemisini iki kez balistik füzeyle hedef almasına misilleme olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğunu açıkladığı aktarıldı.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, Devrim Muhafızları'nın bu sabah karşılık verdiğini duyurduğu ve Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on ayrı geminin hedef alındığını, ayrıca iki güdümlü füze destroyerine ciddi hasar verildiğini öne sürdüğü belirtildi. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Tankerlere yönelik saldırıların yeni bir aşama olmadığı, süregelen bir örüntünün genişlemesi niteliğinde bulunduğu aktarılan notta, 5 ve 6 Eylül'de Devrim Muhafızları'nın boğazdan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü üç petrol tankeri ile başka bölgelerde ABD bağlantılı üç gemiyi vurduğu, ABD'nin de İran'a ait üç tankeri hedef aldığı kaydedildi.
Trive Yatırım, altı aydır süren savaşta yeni olan unsurun saldırıların tek seferde beş gemiye ulaşan ölçeği ve karşılıklı hale gelm...
Trive Yatırım tarafından yayımlanan Piyasa Notu'nda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgedeki bir ABD savaş gemisini iki kez balistik füzeyle hedef almasına misilleme olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğunu açıkladığı aktarıldı.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, Devrim Muhafızları'nın bu sabah karşılık verdiğini duyurduğu ve Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on ayrı geminin hedef alındığını, ayrıca iki güdümlü füze destroyerine ciddi hasar verildiğini öne sürdüğü belirtildi. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Tankerlere yönelik saldırıların yeni bir aşama olmadığı, süregelen bir örüntünün genişlemesi niteliğinde bulunduğu aktarılan notta, 5 ve 6 Eylül'de Devrim Muhafızları'nın boğazdan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü üç petrol tankeri ile başka bölgelerde ABD bağlantılı üç gemiyi vurduğu, ABD'nin de İran'a ait üç tankeri hedef aldığı kaydedildi.
Trive Yatırım, altı aydır süren savaşta yeni olan unsurun saldırıların tek seferde beş gemiye ulaşan ölçeği ve karşılıklı hale gelm...
Trive Yatırım tarafından yayımlanan Piyasa Notu'nda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgedeki bir ABD savaş gemisini iki kez balistik füzeyle hedef almasına misilleme olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğunu açıkladığı aktarıldı.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, Devrim Muhafızları'nın bu sabah karşılık verdiğini duyurduğu ve Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on ayrı geminin hedef alındığını, ayrıca iki güdümlü füze destroyerine ciddi hasar verildiğini öne sürdüğü belirtildi. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Tankerlere yönelik saldırıların yeni bir aşama olmadığı, süregelen bir örüntünün genişlemesi niteliğinde bulunduğu aktarılan notta, 5 ve 6 Eylül'de Devrim Muhafızları'nın boğazdan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü üç petrol tankeri ile başka bölgelerde ABD bağlantılı üç gemiyi vurduğu, ABD'nin de İran'a ait üç tankeri hedef aldığı kaydedildi.
Trive Yatırım, altı aydır süren savaşta yeni olan unsurun saldırıların tek seferde beş gemiye ulaşan ölçeği ve karşılıklı hale gelmesi olduğunu belirtti. Arz riskini besleyen unsurlar arasında Suudi Arabistan'ın güney bölgelerindeki enerji tesislerinin hedef alınması ve bazı tesislerde faaliyetlerin durdurulması, Hark Adası çevresinde bildirilen patlamalar ve İran'ın Ürdün'deki ABD üssüne yönelik saldırısı da sıralandı.
Brent petrolün üst üste dördüncü seansta yükselerek sabah saatlerinde yüzde 1,4 artışla 99,33 dolara çıktığı, WTI'ın da yüzde 1,4 artışla 94,34 dolarda bulunduğu aktarıldı. Brent'in 8 Eylül seansını 97,31 dolardan kapattığı ve gün içinde 99,45 dolarla son bir ayın zirvesini gördüğü belirtildi.
Notta, Brent'in temmuz başında 72 dolar civarında olduğu, 10 Ağustos'ta 83,33 dolara kadar gerilediği ve ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükseldiği ifade edildi. Enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye açısından söz konusu fiyat bandının cari dengede ve yılın kalanına ilişkin fiyat patikasında doğrudan bir maliyet kalemi anlamına geldiği, Para Politikası Kurulu kararı öncesindeki seansta tahvil tarafındaki fiyatlamanın da ana girdilerinden biri olacağı aktarıldı.
Trive Yatırım, fiyatlamanın ikinci ayağının para politikası beklentisinde oluştuğunu belirtti. Fed'in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde faiz artırımı ihtimalini besleyen temel gelişmenin 5 Eylül'de açıklanan beklenti üstü istihdam verisi olduğu, petrol kaynaklı maliyet baskısının ise bu beklentiyi güçlendiren ikinci unsur olduğu kaydedildi.
Jeopolitik riskin klasik sığınak fiyatlamasının ters yönde hareket ettiği belirtilen değerlendirmede, ons altının 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın ise 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği aktarıldı. On yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78, otuz yıllık getirinin yüzde 5,24 düzeyinde bulunduğu ifade edildi. Cuma günü açıklanacak ABD enflasyon verisinin ayın en kritik başlığı olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, açılış öncesindeki piyasa görünümünde Asya tarafının öne çıktığını bildirdi. Kospi'nin yüzde 1,24 yükselişle 7.040,98 puana çıkarak 7.000 eşiğinin üzerine yerleştiği, Nikkei 225'in yüzde 0,40 primli, Hang Seng'in ise yüzde 0,18 ekside olduğu aktarıldı. ABD vadeli işlemlerinin yatay seyrettiği ve gün içinde yeni bir yön sinyali vermediği belirtildi.
Borsa İstanbul'un son işlem gününü BIST 100'de yüzde 1,79 artışla 14.405,25, BIST 30'da ise yüzde 2,23 artışla 17.103,71 puandan tamamladığı kaydedildi. Yurt içi seansın yönünü petrol maliyeti ile faiz kararı beklentisi arasındaki gerilimin belirleyeceği ifade edildi.
Trive Yatırım, Wall Street'in son seansta satıcılı kapandığını bildirdi. Dow Jones'un yüzde 1,18 kayıpla 52.786,07 puana gerilediği ve 600 puanın üzerinde değer kaybettiği, S&P 500'ün yüzde 0,58 kayıpla 7.673,52, Nasdaq Bileşik'in yüzde 0,32 kayıpla 26.421,41 puanda kapandığı, Russell 2000'in ise yüzde 0,52 gerilediği aktarıldı.
Avrupa tarafının ayrıştığı belirtilen notta, FTSE 100'ün yüzde 0,10 ekside, DAX'ın yatay tamamlandığı, CAC 40 ve Euro Stoxx 50'nin ise yüzde 0,14 artıda kapandığı ifade edildi. Dow Jones'taki kaybın sektörel bir okumaya bağlanamayacağı, yüksek petrol, buna bağlı enflasyon riski, güçlü istihdam verisinin Fed'e açtığı alan ve yüksek tahvil getirilerinin hisse senetlerine getirdiği rekabetin aynı anda fiyatlandığı belirtildi.
Trive Yatırım, BIST 100'deki 253,66 puanlık artışın büyük bölümünün bankacılık sektöründen geldiğini aktardı. Bankacılık endeksinin yüzde 4,32 değer kazanarak günün en iyi performansını gösterdiği, holding endeksinin yüzde 1,95 yükseldiği, bilişim endeksinin ise yüzde 2,39 kayıpla negatif ayrıştığı kaydedildi.
Toplam işlem hacminin 254,6 milyar liraya çıktığı ve önceki günün 247,6 milyar liralık hacminin sınırlı biçimde üzerinde kaldığı belirtildi. Endeksin saat 13.00 itibarıyla yüzde 0,35 ekside olduğu, gün içinde 14.075,91 puana kadar gerilediği, alımların öğleden sonraki seansta geldiği ve kapanışın gün içi zirvede gerçekleştiği aktarıldı.
AA Finans anketine katılan 25 ekonomistten 24'ünün politika faizinin yüzde 37'de sabit bırakılmasını beklediği, medyan beklentinin yüzde 37, yıl sonu beklentisinin ise yüzde 35 olduğu ifade edildi.
Asya seansında Kospi'nin 7.040,98 puana çıkarak 7.000 seviyesinin üzerinde işlem gördüğü aktarıldı. Yükselişin dayanağında yapay zeka talebine yönelik beklentinin çip ihracatçılarında sürmesinin öne çıktığı belirtildi. Nikkei 225'in yüzde 0,40 artışla 65.529,76 puanda olduğu ve önceki seanstaki kaybını telafi ettiği, Şanghay Bileşik'in yüzde 0,23 artıda, Hang Seng'in yüzde 0,18 ve ASX 200'ün yüzde 0,17 ekside bulunduğu kaydedildi.
ABD vadeli işlemlerinin yatay seyretmesinin bölgedeki alımın küresel bir risk iştahı dalgasından değil, sektörel bir hikayeden beslendiğine işaret ettiği belirtildi. Orta Doğu kaynaklı riskin Asya hisselerine sınırlı yansımasının da bu ayrımı desteklediği aktarıldı.
Trive Yatırım, Sermaye Piyasası Kurulu'nun 8 Eylül tarihli ve 2026/57 sayılı bülteninde yayımlanan iki ilke kararıyla pay sahipliği bildirim eşiği ile fiili dolaşımdaki payların hesaplanma yönteminin değiştirildiğini bildirdi. 11 Eylül gün sonundan itibaren borsada işlem gören bir ihraççının sermayesindeki payların veya oy haklarının belirli oranlara ulaşması ya da bu oranların altına inmesi halinde yapılacak açıklamalarda alt sınırın yüzde 3 olarak uygulanacağı aktarıldı.
Doğrudan yüzde 3 ve üzeri paya sahip kişileri gösteren tablo ile serbest fonlar dahil dolaylı yoldan yüzde 10 ve üzeri paya sahip olanları gösteren tablonun Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından anlık güncelleneceği belirtildi.
Fiili dolaşımdaki payın halka açıklık oranını gösteren kavram olarak tanımlandığı, oranın MKK'nın izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanacağı ifade edildi. Hesap dışında tutulacak kalemler arasında kamu tüzel kişiliğine ait paylar, geri alınan paylar, sermayenin yüzde 10 veya daha fazlasına sahip ortakların payları, kurucular ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin, genel müdür ve üst düzey yöneticilerin payları, şirket sandık ve vakıflarının payları, teminata verilmiş, hukuken kısıtlı, yasaklı ve hacizli paylar ile yurt dışı piyasalarda işlem gören payların bulunduğu aktarıldı.
Verilerin 11 Eylül'den itibaren MKK tarafından günlük olarak hesaplanıp kamuya duyurulacağı, şirketlerin ise kapsama giren kişilerin kimlik ve unvan bilgilerini her ayın ilk iş gününde MKK'ya bildireceği belirtildi. Kurulun fiili dolaşıma ilişkin daha önce aldığı bazı kararları da yürürlükten kaldırdığı kaydedildi. Dolaşım oranının endeks ağırlıklarının ve tedbir eşiklerinin girdisi olduğu, bu nedenle düzenlemenin bu haftadan itibaren pay bazında likidite dağılımını değiştirebilecek nitelikte olduğu ifade edildi.
Trive Yatırım, Çin'de ağustos ayında tüketici fiyatlarının yıllık yüzde 0,8 arttığını, temmuzdaki yüzde 0,5'lik artışın üzerine çıktığını bildirdi. Aylık artışın yüzde 0,4 ile yüzde 0,3'lük beklentinin üzerinde gerçekleştiği, üretici fiyatlarının yıllık yüzde 3,8 yükseldiği aktarıldı.
Aynı ayda ihracatın yıllık yüzde 25, ithalatın yüzde 28,2 arttığı belirtildi. Veri setinin, iç talebi canlandırmaya çalışan politika yapıcılar açısından fiyat baskılarında sınırlı bir iyileşmeye işaret ettiği ve acil parasal gevşeme baskısını azalttığı ifade edildi. Büyüme hedefinin yüzde 4,5-5 aralığında bulunduğu, ikinci çeyrekte ivmenin yüzde 4,3'e yavaşladığı kaydedildi.
Altın tarafında ise çatışmanın genişlemesine karşın değerli metallerin belirgin bir alıcı bulamadığı aktarıldı. Ons altının 8 Eylül seansında 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği belirtildi. Bunun nedeninin tahvil tarafında aranması gerektiği ifade edildi.
Güçlü istihdam verisi ve petrol kaynaklı enflasyon riskinin faiz artırımı ihtimalini beslediği, bu nedenle reel getiri beklentisinin yukarı kaydığı ve on yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78 düzeyinde bulunduğu aktarıldı. Değerli metallerin bu kez sığınak işlevini üstlenmemesinin, piyasanın gelişmeyi bir güvenlik şoku yerine maliyet şoku olarak fiyatladığını ortaya koyduğu belirtildi.
Trive Yatırım, ABD'nin Kanada ithalatına yönelik yeni yasak ve tarifelerini de değerlendirdi. ABD'nin 22 Ağustos'ta yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada malına, Kanada ithalatının yaklaşık yüzde 5'ine, yüzde 50 tarife uygulamaya başladığı aktarıldı. Kanada'nın buna karşılık yaklaşık 20 milyar dolarlık ABD malına getirdiği misilleme tarifelerinin salı günü gece yarısından itibaren yürürlüğe girdiği belirtildi.
ABD yönetiminin aynı gün 1930 tarihli Tarife Kanunu'nun 338. maddesine dayanarak Kanada'dan alkollü içecek, bazı süt ürünleri ve büyük motosiklet ithalatını yasakladığı, yasağın 29 Eylül'de yürürlüğe gireceği kaydedildi. Aynı kapsamda bazı peynir ürünleri, kağıt, alüminyum, ahşap, mobilya ve aydınlatma ürünlerinin yüzde 50 tarife listesine eklendiği aktarıldı.
Trump'ın ayrıca Kanada menşeli ürünlerin büyük ve uzun vadeli kamu ihalelerinden çıkarılması talimatını verdiği, otomobil, kamyon ve otomotiv parçalarında tarifenin 1 Ocak'tan itibaren yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkarılması tehdidinin de yürürlükte olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu kararının 10 Eylül Perşembe günü saat 14.00'te açıklanacağını bildirdi. Politika faizinin yılın ilk toplantısında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirildiği, mart, nisan, haziran ve temmuz toplantılarında ise değiştirilmediği aktarıldı.
Gecelik borç verme oranının yüzde 40, borçlanma oranının yüzde 35,5 olarak uygulandığı, dolar/TL'nin son işlem gününü 48,47 seviyesinde tamamladığı belirtildi. Beklenti anketlerinin medyanının faizin yüzde 37'de sabit kalması yönünde olduğu, karar metnindeki ileriye dönük yönlendirmenin piyasa açısından karardan daha belirleyici olacağı ifade edildi. Toplantı özetinin 17 Eylül'de yayımlanacağı ve bir sonraki kararın 22 Ekim'de açıklanacağı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Trive Yatırım tarafından yayımlanan Piyasa Notu'nda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgedeki bir ABD savaş gemisini iki kez balistik füzeyle hedef almasına misilleme olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğunu açıkladığı aktarıldı.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, Devrim Muhafızları'nın bu sabah karşılık verdiğini duyurduğu ve Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on ayrı geminin hedef alındığını, ayrıca iki güdümlü füze destroyerine ciddi hasar verildiğini öne sürdüğü belirtildi. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Tankerlere yönelik saldırıların yeni bir aşama olmadığı, süregelen bir örüntünün genişlemesi niteliğinde bulunduğu aktarılan notta, 5 ve 6 Eylül'de Devrim Muhafızları'nın boğazdan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü üç petrol tankeri ile başka bölgelerde ABD bağlantılı üç gemiyi vurduğu, ABD'nin de İran'a ait üç tankeri hedef aldığı kaydedildi.
Trive Yatırım, altı aydır süren savaşta yeni olan unsurun saldırıların tek seferde beş gemiye ulaşan ölçeği ve karşılıklı hale gelmesi olduğunu belirtti. Arz riskini besleyen unsurlar arasında Suudi Arabistan'ın güney bölgelerindeki enerji tesislerinin hedef alınması ve bazı tesislerde faaliyetlerin durdurulması, Hark Adası çevresinde bildirilen patlamalar ve İran'ın Ürdün'deki ABD üssüne yönelik saldırısı da sıralandı.
Brent petrolün üst üste dördüncü seansta yükselerek sabah saatlerinde yüzde 1,4 artışla 99,33 dolara çıktığı, WTI'ın da yüzde 1,4 artışla 94,34 dolarda bulunduğu aktarıldı. Brent'in 8 Eylül seansını 97,31 dolardan kapattığı ve gün içinde 99,45 dolarla son bir ayın zirvesini gördüğü belirtildi.
Notta, Brent'in temmuz başında 72 dolar civarında olduğu, 10 Ağustos'ta 83,33 dolara kadar gerilediği ve ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükseldiği ifade edildi. Enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye açısından söz konusu fiyat bandının cari dengede ve yılın kalanına ilişkin fiyat patikasında doğrudan bir maliyet kalemi anlamına geldiği, Para Politikası Kurulu kararı öncesindeki seansta tahvil tarafındaki fiyatlamanın da ana girdilerinden biri olacağı aktarıldı.
Trive Yatırım, fiyatlamanın ikinci ayağının para politikası beklentisinde oluştuğunu belirtti. Fed'in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde faiz artırımı ihtimalini besleyen temel gelişmenin 5 Eylül'de açıklanan beklenti üstü istihdam verisi olduğu, petrol kaynaklı maliyet baskısının ise bu beklentiyi güçlendiren ikinci unsur olduğu kaydedildi.
Jeopolitik riskin klasik sığınak fiyatlamasının ters yönde hareket ettiği belirtilen değerlendirmede, ons altının 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın ise 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği aktarıldı. On yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78, otuz yıllık getirinin yüzde 5,24 düzeyinde bulunduğu ifade edildi. Cuma günü açıklanacak ABD enflasyon verisinin ayın en kritik başlığı olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, açılış öncesindeki piyasa görünümünde Asya tarafının öne çıktığını bildirdi. Kospi'nin yüzde 1,24 yükselişle 7.040,98 puana çıkarak 7.000 eşiğinin üzerine yerleştiği, Nikkei 225'in yüzde 0,40 primli, Hang Seng'in ise yüzde 0,18 ekside olduğu aktarıldı. ABD vadeli işlemlerinin yatay seyrettiği ve gün içinde yeni bir yön sinyali vermediği belirtildi.
Borsa İstanbul'un son işlem gününü BIST 100'de yüzde 1,79 artışla 14.405,25, BIST 30'da ise yüzde 2,23 artışla 17.103,71 puandan tamamladığı kaydedildi. Yurt içi seansın yönünü petrol maliyeti ile faiz kararı beklentisi arasındaki gerilimin belirleyeceği ifade edildi.
Trive Yatırım, Wall Street'in son seansta satıcılı kapandığını bildirdi. Dow Jones'un yüzde 1,18 kayıpla 52.786,07 puana gerilediği ve 600 puanın üzerinde değer kaybettiği, S&P 500'ün yüzde 0,58 kayıpla 7.673,52, Nasdaq Bileşik'in yüzde 0,32 kayıpla 26.421,41 puanda kapandığı, Russell 2000'in ise yüzde 0,52 gerilediği aktarıldı.
Avrupa tarafının ayrıştığı belirtilen notta, FTSE 100'ün yüzde 0,10 ekside, DAX'ın yatay tamamlandığı, CAC 40 ve Euro Stoxx 50'nin ise yüzde 0,14 artıda kapandığı ifade edildi. Dow Jones'taki kaybın sektörel bir okumaya bağlanamayacağı, yüksek petrol, buna bağlı enflasyon riski, güçlü istihdam verisinin Fed'e açtığı alan ve yüksek tahvil getirilerinin hisse senetlerine getirdiği rekabetin aynı anda fiyatlandığı belirtildi.
Trive Yatırım, BIST 100'deki 253,66 puanlık artışın büyük bölümünün bankacılık sektöründen geldiğini aktardı. Bankacılık endeksinin yüzde 4,32 değer kazanarak günün en iyi performansını gösterdiği, holding endeksinin yüzde 1,95 yükseldiği, bilişim endeksinin ise yüzde 2,39 kayıpla negatif ayrıştığı kaydedildi.
Toplam işlem hacminin 254,6 milyar liraya çıktığı ve önceki günün 247,6 milyar liralık hacminin sınırlı biçimde üzerinde kaldığı belirtildi. Endeksin saat 13.00 itibarıyla yüzde 0,35 ekside olduğu, gün içinde 14.075,91 puana kadar gerilediği, alımların öğleden sonraki seansta geldiği ve kapanışın gün içi zirvede gerçekleştiği aktarıldı.
AA Finans anketine katılan 25 ekonomistten 24'ünün politika faizinin yüzde 37'de sabit bırakılmasını beklediği, medyan beklentinin yüzde 37, yıl sonu beklentisinin ise yüzde 35 olduğu ifade edildi.
Asya seansında Kospi'nin 7.040,98 puana çıkarak 7.000 seviyesinin üzerinde işlem gördüğü aktarıldı. Yükselişin dayanağında yapay zeka talebine yönelik beklentinin çip ihracatçılarında sürmesinin öne çıktığı belirtildi. Nikkei 225'in yüzde 0,40 artışla 65.529,76 puanda olduğu ve önceki seanstaki kaybını telafi ettiği, Şanghay Bileşik'in yüzde 0,23 artıda, Hang Seng'in yüzde 0,18 ve ASX 200'ün yüzde 0,17 ekside bulunduğu kaydedildi.
ABD vadeli işlemlerinin yatay seyretmesinin bölgedeki alımın küresel bir risk iştahı dalgasından değil, sektörel bir hikayeden beslendiğine işaret ettiği belirtildi. Orta Doğu kaynaklı riskin Asya hisselerine sınırlı yansımasının da bu ayrımı desteklediği aktarıldı.
Trive Yatırım, Sermaye Piyasası Kurulu'nun 8 Eylül tarihli ve 2026/57 sayılı bülteninde yayımlanan iki ilke kararıyla pay sahipliği bildirim eşiği ile fiili dolaşımdaki payların hesaplanma yönteminin değiştirildiğini bildirdi. 11 Eylül gün sonundan itibaren borsada işlem gören bir ihraççının sermayesindeki payların veya oy haklarının belirli oranlara ulaşması ya da bu oranların altına inmesi halinde yapılacak açıklamalarda alt sınırın yüzde 3 olarak uygulanacağı aktarıldı.
Doğrudan yüzde 3 ve üzeri paya sahip kişileri gösteren tablo ile serbest fonlar dahil dolaylı yoldan yüzde 10 ve üzeri paya sahip olanları gösteren tablonun Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından anlık güncelleneceği belirtildi.
Fiili dolaşımdaki payın halka açıklık oranını gösteren kavram olarak tanımlandığı, oranın MKK'nın izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanacağı ifade edildi. Hesap dışında tutulacak kalemler arasında kamu tüzel kişiliğine ait paylar, geri alınan paylar, sermayenin yüzde 10 veya daha fazlasına sahip ortakların payları, kurucular ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin, genel müdür ve üst düzey yöneticilerin payları, şirket sandık ve vakıflarının payları, teminata verilmiş, hukuken kısıtlı, yasaklı ve hacizli paylar ile yurt dışı piyasalarda işlem gören payların bulunduğu aktarıldı.
Verilerin 11 Eylül'den itibaren MKK tarafından günlük olarak hesaplanıp kamuya duyurulacağı, şirketlerin ise kapsama giren kişilerin kimlik ve unvan bilgilerini her ayın ilk iş gününde MKK'ya bildireceği belirtildi. Kurulun fiili dolaşıma ilişkin daha önce aldığı bazı kararları da yürürlükten kaldırdığı kaydedildi. Dolaşım oranının endeks ağırlıklarının ve tedbir eşiklerinin girdisi olduğu, bu nedenle düzenlemenin bu haftadan itibaren pay bazında likidite dağılımını değiştirebilecek nitelikte olduğu ifade edildi.
Trive Yatırım, Çin'de ağustos ayında tüketici fiyatlarının yıllık yüzde 0,8 arttığını, temmuzdaki yüzde 0,5'lik artışın üzerine çıktığını bildirdi. Aylık artışın yüzde 0,4 ile yüzde 0,3'lük beklentinin üzerinde gerçekleştiği, üretici fiyatlarının yıllık yüzde 3,8 yükseldiği aktarıldı.
Aynı ayda ihracatın yıllık yüzde 25, ithalatın yüzde 28,2 arttığı belirtildi. Veri setinin, iç talebi canlandırmaya çalışan politika yapıcılar açısından fiyat baskılarında sınırlı bir iyileşmeye işaret ettiği ve acil parasal gevşeme baskısını azalttığı ifade edildi. Büyüme hedefinin yüzde 4,5-5 aralığında bulunduğu, ikinci çeyrekte ivmenin yüzde 4,3'e yavaşladığı kaydedildi.
Altın tarafında ise çatışmanın genişlemesine karşın değerli metallerin belirgin bir alıcı bulamadığı aktarıldı. Ons altının 8 Eylül seansında 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği belirtildi. Bunun nedeninin tahvil tarafında aranması gerektiği ifade edildi.
Güçlü istihdam verisi ve petrol kaynaklı enflasyon riskinin faiz artırımı ihtimalini beslediği, bu nedenle reel getiri beklentisinin yukarı kaydığı ve on yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78 düzeyinde bulunduğu aktarıldı. Değerli metallerin bu kez sığınak işlevini üstlenmemesinin, piyasanın gelişmeyi bir güvenlik şoku yerine maliyet şoku olarak fiyatladığını ortaya koyduğu belirtildi.
Trive Yatırım, ABD'nin Kanada ithalatına yönelik yeni yasak ve tarifelerini de değerlendirdi. ABD'nin 22 Ağustos'ta yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada malına, Kanada ithalatının yaklaşık yüzde 5'ine, yüzde 50 tarife uygulamaya başladığı aktarıldı. Kanada'nın buna karşılık yaklaşık 20 milyar dolarlık ABD malına getirdiği misilleme tarifelerinin salı günü gece yarısından itibaren yürürlüğe girdiği belirtildi.
ABD yönetiminin aynı gün 1930 tarihli Tarife Kanunu'nun 338. maddesine dayanarak Kanada'dan alkollü içecek, bazı süt ürünleri ve büyük motosiklet ithalatını yasakladığı, yasağın 29 Eylül'de yürürlüğe gireceği kaydedildi. Aynı kapsamda bazı peynir ürünleri, kağıt, alüminyum, ahşap, mobilya ve aydınlatma ürünlerinin yüzde 50 tarife listesine eklendiği aktarıldı.
Trump'ın ayrıca Kanada menşeli ürünlerin büyük ve uzun vadeli kamu ihalelerinden çıkarılması talimatını verdiği, otomobil, kamyon ve otomotiv parçalarında tarifenin 1 Ocak'tan itibaren yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkarılması tehdidinin de yürürlükte olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu kararının 10 Eylül Perşembe günü saat 14.00'te açıklanacağını bildirdi. Politika faizinin yılın ilk toplantısında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirildiği, mart, nisan, haziran ve temmuz toplantılarında ise değiştirilmediği aktarıldı.
Gecelik borç verme oranının yüzde 40, borçlanma oranının yüzde 35,5 olarak uygulandığı, dolar/TL'nin son işlem gününü 48,47 seviyesinde tamamladığı belirtildi. Beklenti anketlerinin medyanının faizin yüzde 37'de sabit kalması yönünde olduğu, karar metnindeki ileriye dönük yönlendirmenin piyasa açısından karardan daha belirleyici olacağı ifade edildi. Toplantı özetinin 17 Eylül'de yayımlanacağı ve bir sonraki kararın 22 Ekim'de açıklanacağı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Avrupa'nın güvenlik mimarisi son yıllarda köklü bir dönüşüm geçiriyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Amerika’nın Avrupa’daki askeri yükünü azaltma tartışmaları ve savunma harcamalarındaki hızlı artış, kıtanın yalnızca daha fazla silaha değil, bu silahları kısa sürede üretebilecek güvenilir ortaklara da ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Bu yeni denklemde ülkelerin uluslararası ağırlığı artık yalnızca diplomatik nüfuzlarıyla değil, savunma sanayilerinin üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme becerisi ve kriz anlarında tedarik sağlayabilme kabiliyetleriyle de ölçülüyor. Türkiye de son yıllarda geliştirdiği savunma sanayisi sayesinde bu değişen jeopolitiğin en dikkat çeken aktörlerinden biri hâline geldi.
Financial Times internet sitesinde yayımlanan ve sitenin İstanbul muhabiri John Paul Rathbone ile Brüksel büro şefi Henry Foy tarafından kaleme alınan yazı, Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisi içinde Türkiye’nin yükselen rolünü ve bunun savunma sanayisine yansımalarını inceliyor. Yazı, Amerika’nın Avrupa’daki askeri varlığını azaltma ihtimalinin Avrupa’yı yeni ortaklar ve ü...
Avrupa'nın güvenlik mimarisi son yıllarda köklü bir dönüşüm geçiriyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Amerika’nın Avrupa’daki askeri yükünü azaltma tartışmaları ve savunma harcamalarındaki hızlı artış, kıtanın yalnızca daha fazla silaha değil, bu silahları kısa sürede üretebilecek güvenilir ortaklara da ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Bu yeni denklemde ülkelerin uluslararası ağırlığı artık yalnızca diplomatik nüfuzlarıyla değil, savunma sanayilerinin üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme becerisi ve kriz anlarında tedarik sağlayabilme kabiliyetleriyle de ölçülüyor. Türkiye de son yıllarda geliştirdiği savunma sanayisi sayesinde bu değişen jeopolitiğin en dikkat çeken aktörlerinden biri hâline geldi.
Financial Times internet sitesinde yayımlanan ve sitenin İstanbul muhabiri John Paul Rathbone ile Brüksel büro şefi Henry Foy tarafından kaleme alınan yazı, Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisi içinde Türkiye’nin yükselen rolünü ve bunun savunma sanayisine yansımalarını inceliyor. Yazı, Amerika’nın Avrupa’daki askeri varlığını azaltma ihtimalinin Avrupa’yı yeni ortaklar ve ü...
Avrupa'nın güvenlik mimarisi son yıllarda köklü bir dönüşüm geçiriyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Amerika’nın Avrupa’daki askeri yükünü azaltma tartışmaları ve savunma harcamalarındaki hızlı artış, kıtanın yalnızca daha fazla silaha değil, bu silahları kısa sürede üretebilecek güvenilir ortaklara da ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Bu yeni denklemde ülkelerin uluslararası ağırlığı artık yalnızca diplomatik nüfuzlarıyla değil, savunma sanayilerinin üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme becerisi ve kriz anlarında tedarik sağlayabilme kabiliyetleriyle de ölçülüyor. Türkiye de son yıllarda geliştirdiği savunma sanayisi sayesinde bu değişen jeopolitiğin en dikkat çeken aktörlerinden biri hâline geldi.
Financial Times internet sitesinde yayımlanan ve sitenin İstanbul muhabiri John Paul Rathbone ile Brüksel büro şefi Henry Foy tarafından kaleme alınan yazı, Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisi içinde Türkiye’nin yükselen rolünü ve bunun savunma sanayisine yansımalarını inceliyor. Yazı, Amerika’nın Avrupa’daki askeri varlığını azaltma ihtimalinin Avrupa’yı yeni ortaklar ve üretim kapasitesi arayışına yönelttiğini; bu süreçte Türkiye’nin mühimmat, insansız hava araçları ve savunma teknolojilerindeki üretim kabiliyetiyle öne çıktığını ortaya koyuyor.
Yazıdan öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:
“Brüksel’deki NATO karargahında Türkiye, Amerika’dan sonra en önemli ikinci aktör, ittifakın güneydoğu kanadındaki sarsılmaz bir kale ve Karadeniz’deki en büyük deniz güçlerinden biri olarak nitelendiriliyor. Üstelik ülkenin savunma sanayisi, Avrupalı NATO üyelerinin acilen ihtiyaç duyduğu İHA’lar ve güdümlü füzeler gibi mühimmatları seri üretebilecek kapasiteye ve uzmanlığa sahip.
Ankara şimdi bu artan jeopolitik gücünü; Avrupa Birliği (AB) ile daha yakın ilişkiler kurmak, Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisinde resmi bir rol edinmek ve büyüyen savunma sanayisi için yeni pazarlar açmak amacıyla avantaja çevirmek istiyor. Avrupa orduları Türk mermilerine, insansız hava araçlarına ve kara gücüne ihtiyaç duyarken Türkiye de AB pazarlarına daha rahat erişim, yeni savunma ihaleleri ve en önemlisi bunlarla birlikte gelecek olan teknoloji ve finansmanın peşinde.
Avrupa’nın yeni güvenlik hesabı ve Türkiye’nin rolü
Amerika Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’daki askeri varlığı azaltma planları düşünüldüğünde, birçok Avrupalı lider bu taleplere yeşil ışık yakılması gerektiği görüşünde. Nitekim Türkiye’nin geçen yılki 10 milyar dolarlık savunma ihracatının yarısından fazlası NATO ülkelerine yapıldı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb da Haziran ayında bu duruma dikkat çekerek, güvenlik perspektifinden bakıldığında Türkiye’yi kendilerine olabildiğince yakın tutmaları gerektiğini ve Avrupa küresel bir güç olmak istiyorsa artık büyük düşünmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Yine de Türkiye’nin AB ile entegrasyon ve uluslararası meşruiyet arayışının bir sınırı var. Birçok Avrupalı müttefik, Ankara ile yapılabilecek olan işbirliklerinden şüphe duyuyor. Analistler, bu kaygının romantik bir demokrasi sevdasından değil, tamamen pragmatik ve stratejik çıkarlardan kaynaklandığını vurguluyor.
İstanPol Enstitüsü Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz da bu noktaya değinerek, demokrasi ile jeostratejik istikrarın iç içe olduğunu belirtiyor. Korkmaz’a göre demokratik kurumlar, Türkiye’nin stratejik güvenilirliğini sağlıyor ve uluslararası anlaşmaların liderlerin görev sürelerini aşacak ölçüde kalıcı olması için güvence sunuyor. Batılı bir yetkili ise durumu en net sorusuyla özetliyor: ‘Türkiye’nin iç siyasi, ekonomik ve toplumsal kırılganlıkları, jeostratejik önemine ne zaman ve ne ölçüde gölge düşürmeye başlar?’ Günün sonunda asıl önemli olan tek soru bu.
Türkiye’nin savunma sanayisi devrimi
Ankara’nın 200 kilometre batısındaki devasa bir tesiste üretim yapan Arca Savunma, hafif silah, havan ve top mühimmatıyla Türkiye’nin askeri gücünün neden bu denli değerlendiğinin sırrını taşıyor. Şirket, ülkenin adını en az duyurduğu ama en büyük olan savunma devlerinden biri. Eski bir NATO yetkilisi tarafından sadece altı yıl önce kurulan Arca, hızla büyüyerek geçen yıl Türkiye’nin en büyük savunma ihracatçısı oldu. Slovakya, Bulgaristan ve Estonya ile milyarlarca dolarlık anlaşmalara imza atan şirket, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin tabiriyle ‘Türkiye’nin savunma sanayisi devriminin en net sembolü konumunda.
Küresel piyasa taleplerine hızla yanıt veren Türk savunma firmaları, hükümet tarafından da ulusal gururun en önemli kalelerinden biri olarak parlatılıyor. Sektör, bir ülkenin NATO standartlarında dışa bağımlılığı nasıl sıfırlayabileceğinin somut bir örneğini sunuyor.
Bu büyük atılımın temelleri 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası maruz kalınan Amerika ambargosuna dayansa da, süreç Erdoğan döneminde bütçe dışı özel savunma fonlarıyla iyice vites büyüttü. Harcamalar 2018’de zirveye ulaşarak GSYH’nin yarım puanına, yani yaklaşık 3 milyar dolara denk geldi. Üst düzey bir yetkili, geçmişteki savunma hamlelerinin meyvelerini topladıklarını ifade ederek, bu yıl savunma ihracatının yaklaşık yüzde 30 artışla 13 milyar dolara çıkabileceğini öngörüyor. Aynı yetkili yüzünde bir gülümsemeyle, Avrupa’nın kendilerinden öğreneceği çok şey olduğunu da sözlerine ekliyor.
Bugün Avrupa da savunma sanayisini canlandırmak için benzer bir çaba harcıyor. Üstelik Türkiye, savunma girdilerinin yüzde 80’inden fazlasını yerli kaynaklardan sağlıyor. Üst düzey bir NATO yetkilisi; Türkiye’nin girişimcilik ve endüstriyel ölçekte ancak Almanya ile yarışabileceğini, fakat Almanya’nın çok pahalı bir alternatif olduğunu belirtiyor. Yetkili, toplantılara hazırlıklı gelen ve zorlu sorular soran Türkleri herkesin kendi saflarında görmek isteyeceğini vurguluyor.
Avrupa ile ekonomi, teknoloji ve güven sorunu
Ne var ki güçlü askeri kapasite, Türkiye’yi tek başına sarsılmaz bir müttefik yapmaya yetmiyor. Sektör, müttefiklerin genel çekincelerini özetleyen engellerle de boğuşuyor. İlk ve en sembolik sorun, pazarın dışında bırakılmak. Avrupalı bir NATO üyesi olmasına karşın Avrupa Birliği üyesi olmayan Ankara; savunma üretimini, inovasyonu ve sınır ötesi işbirliğini desteklemek amacıyla AB bütçesinden finanse edilen 150 milyar euroluk silah kredisi programından faydalanamıyor. Türkiye ise Brüksel’i aradan çıkarıp doğrudan ikili anlaşmalara yönelerek bu engeli aşıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın yönettiği, insansız hava araçları üretiminde dünya lideri Baykar, İtalyan şirketi Leonardo ile ortak bir girişime imza atarak Avrupa’da faaliyet gösteren kurum statüsü kazandı ve AB fonlarının kapısını araladı. Benzer şekilde Türk mühimmat üreticisi Repkon da Almanya’da üretim tesisleri kurmak için anlaştı. Geçen yılın sonlarında Türkiye, Airbus ortaklığıyla İspanya hava kuvvetlerine 2,6 milyar euroluk 30 eğitim uçağı sattı. Analistler, bu ortak üretim modelinin Avrupa yapımı silah kullanan diğer Türk savunma platformlarına da uyarlanabileceğini belirtiyor.
Savunma danışmanı Arda Mevlütoğlu, Batılı sistemlerin Türk platformlarına kolayca entegre edilebileceği devasa bir potansiyel olduğunu belirtse de; bu işbirliklerinin Avrupa güvenlik mimarisini kapsayan bir anlaşmaya dayanmaması gelişimi sınırlandırıyor. Siyaset bilimci Korkmaz da asıl sorunun Avrupa’nın Türkiye’den ne istediğindeki belirsizlik olduğunu söylüyor. Siyasi bir altyapı olmadan sürdürülen ilişkiler, Türkiye’yi bir yandan önemli kılarken diğer yandan stratejik tartışmalarda zayıflatabiliyor.
İkinci büyük sıkıntı finansal boyutta. Sektör altın çağını yaşasa da ekonominin geneli yüzde 33’lük enflasyon, artan maliyetler ve yabancı yatırımları ürküten hukukun üstünlüğü kaygıları altında eziliyor. Üçüncü sorun ise güvenilirlik. Ankara’nın sektörünü abartılı şekilde göklere çıkarması bazen ters tepebiliyor. KAAN savaş uçağının yabancı motorlara bağımlı olduğunun itiraf edilmesi veya Yıldırımhan füzesi için mevcut kapasitenin 10 katı menzil iddia edilmesi inandırıcılığı zedeliyor. Avrupalı bir yetkili, Türk sektörünün büyümesini övse de müttefiklerin henüz rüştünü tam kanıtlamamış bu sistemlere kendi güvenliklerini emanet edip etmeyeceğini sorguluyor.
Tüm bu zorluklara rağmen Türk şirketleri Avrupa ordularının ana tedarikçilerinden oldu. Avrupa’nın Çin’e uzanan Orta Koridor rotasının Türkiye’den geçmesi ülkenin stratejik konumunu pekiştiriyor. Moskova ile ilişkilere gelince; Ankara, Kırım’ın Ukrayna’ya iadesini savunup Rus enerjisine bağımlılığını azaltırken, Batı ilişkilerine yeniden kıymet vermeye başladı. Türkiye’ye yönelen İran füzelerini NATO bataryalarının imha etmesi bu değerin bir kanıtı.
Savunma Sanayii Başkanlığı’ndan Ertaç Koca, özellikle Çin tehdidine karşı durabilmek ve rekabet gücünü korumak için firmaların Batı’nın teknolojisine, finansmanına ve ortaklıklarına ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Ayrıca, Birleşik Krallık gibi AB dışı ülkeler dahil Avrupa, Türkiye’nin yıllık 720 milyar euroluk ticaretinin yaklaşık yarısını sırtlıyor. Üst düzey bir Türk yetkili, Avrupa’nın tek güvenli sınırları olduğunu itiraf ederek, Avrupa’nın istikrarına ve güvenliğine son derece değer verdiklerinin altını çiziyor.
Karşılıklı güvensizliğin gölgesinde
Buna karşın, savunma alanındaki yakınlaşma her şeyi sihirli bir değnek gibi çözmüyor. İlişkilerin onarılmış görünmesi, ekonomik akışın önündeki görünmez engelleri kaldırmıyor. 2018’de askıya alınan AB katılım süreci ve güncellenmesi gereken gümrük birliği için, Ankara’nın pek sıcak bakmayacağı şeffaf ihale politikaları gibi siyasi adımlar atılması şart.
Şimdilik her iki taraf da Amerika’nın Avrupa güvenliğinde eskisi gibi baskın rol oynamadığı tekinsizleşen bir dünyada, yeni bir güvenlik düzenine doğru yolunu bulmaya çabalıyor. EDAM Direktörü Sinan Ülgen, tam da bu yüzden geçmişten gelen karşılıklı güvensizlik mirasının her zamankinden çok daha önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Ülgen’e göre Avrupa’nın asıl sorusu, kriz anında Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin yanında durup durmayacağı iken; Türkiye’nin endişesi, bu çıkmazın kendisini tamamen dışarıda bırakan bir AB savunma mimarisine yol açıp açmayacağı yönünde. Ülgen, en kötü senaryonun gerçekleşmesi halinde zayıflamış bir Avrupa ve tek başına kalmış bir Türkiye tablosunun ortaya çıkacağını belirterek sözlerini noktalıyor. Bu durum, tamamen bilinmezlerle dolu sulara yelken açmak anlamına geliyor.”
Kaynak: Yazı ilk olarak 3 Eylül 2026 tarihinde yayınlanmıştır.
Yazıda geçen ifadeler Tarihistan'ın yayın politikasını yansıtmaz.
Yazar Hakkında:
John Paul Rathbone ve Henry Foy’un Financial Times internet sitesinde yayımlanan “Turkey’s defence industry is booming. Europe is in its sights” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Mert Söyler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:
Not: Görsel Yapay Zeka tarafından üretilmiştir.
Avrupa'nın güvenlik mimarisi son yıllarda köklü bir dönüşüm geçiriyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Amerika’nın Avrupa’daki askeri yükünü azaltma tartışmaları ve savunma harcamalarındaki hızlı artış, kıtanın yalnızca daha fazla silaha değil, bu silahları kısa sürede üretebilecek güvenilir ortaklara da ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Bu yeni denklemde ülkelerin uluslararası ağırlığı artık yalnızca diplomatik nüfuzlarıyla değil, savunma sanayilerinin üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme becerisi ve kriz anlarında tedarik sağlayabilme kabiliyetleriyle de ölçülüyor. Türkiye de son yıllarda geliştirdiği savunma sanayisi sayesinde bu değişen jeopolitiğin en dikkat çeken aktörlerinden biri hâline geldi.
Financial Times internet sitesinde yayımlanan ve sitenin İstanbul muhabiri John Paul Rathbone ile Brüksel büro şefi Henry Foy tarafından kaleme alınan yazı, Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisi içinde Türkiye’nin yükselen rolünü ve bunun savunma sanayisine yansımalarını inceliyor. Yazı, Amerika’nın Avrupa’daki askeri varlığını azaltma ihtimalinin Avrupa’yı yeni ortaklar ve üretim kapasitesi arayışına yönelttiğini; bu süreçte Türkiye’nin mühimmat, insansız hava araçları ve savunma teknolojilerindeki üretim kabiliyetiyle öne çıktığını ortaya koyuyor.
Yazıdan öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:
“Brüksel’deki NATO karargahında Türkiye, Amerika’dan sonra en önemli ikinci aktör, ittifakın güneydoğu kanadındaki sarsılmaz bir kale ve Karadeniz’deki en büyük deniz güçlerinden biri olarak nitelendiriliyor. Üstelik ülkenin savunma sanayisi, Avrupalı NATO üyelerinin acilen ihtiyaç duyduğu İHA’lar ve güdümlü füzeler gibi mühimmatları seri üretebilecek kapasiteye ve uzmanlığa sahip.
Ankara şimdi bu artan jeopolitik gücünü; Avrupa Birliği (AB) ile daha yakın ilişkiler kurmak, Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisinde resmi bir rol edinmek ve büyüyen savunma sanayisi için yeni pazarlar açmak amacıyla avantaja çevirmek istiyor. Avrupa orduları Türk mermilerine, insansız hava araçlarına ve kara gücüne ihtiyaç duyarken Türkiye de AB pazarlarına daha rahat erişim, yeni savunma ihaleleri ve en önemlisi bunlarla birlikte gelecek olan teknoloji ve finansmanın peşinde.
Avrupa’nın yeni güvenlik hesabı ve Türkiye’nin rolü
Amerika Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’daki askeri varlığı azaltma planları düşünüldüğünde, birçok Avrupalı lider bu taleplere yeşil ışık yakılması gerektiği görüşünde. Nitekim Türkiye’nin geçen yılki 10 milyar dolarlık savunma ihracatının yarısından fazlası NATO ülkelerine yapıldı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb da Haziran ayında bu duruma dikkat çekerek, güvenlik perspektifinden bakıldığında Türkiye’yi kendilerine olabildiğince yakın tutmaları gerektiğini ve Avrupa küresel bir güç olmak istiyorsa artık büyük düşünmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Yine de Türkiye’nin AB ile entegrasyon ve uluslararası meşruiyet arayışının bir sınırı var. Birçok Avrupalı müttefik, Ankara ile yapılabilecek olan işbirliklerinden şüphe duyuyor. Analistler, bu kaygının romantik bir demokrasi sevdasından değil, tamamen pragmatik ve stratejik çıkarlardan kaynaklandığını vurguluyor.
İstanPol Enstitüsü Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz da bu noktaya değinerek, demokrasi ile jeostratejik istikrarın iç içe olduğunu belirtiyor. Korkmaz’a göre demokratik kurumlar, Türkiye’nin stratejik güvenilirliğini sağlıyor ve uluslararası anlaşmaların liderlerin görev sürelerini aşacak ölçüde kalıcı olması için güvence sunuyor. Batılı bir yetkili ise durumu en net sorusuyla özetliyor: ‘Türkiye’nin iç siyasi, ekonomik ve toplumsal kırılganlıkları, jeostratejik önemine ne zaman ve ne ölçüde gölge düşürmeye başlar?’ Günün sonunda asıl önemli olan tek soru bu.
Türkiye’nin savunma sanayisi devrimi
Ankara’nın 200 kilometre batısındaki devasa bir tesiste üretim yapan Arca Savunma, hafif silah, havan ve top mühimmatıyla Türkiye’nin askeri gücünün neden bu denli değerlendiğinin sırrını taşıyor. Şirket, ülkenin adını en az duyurduğu ama en büyük olan savunma devlerinden biri. Eski bir NATO yetkilisi tarafından sadece altı yıl önce kurulan Arca, hızla büyüyerek geçen yıl Türkiye’nin en büyük savunma ihracatçısı oldu. Slovakya, Bulgaristan ve Estonya ile milyarlarca dolarlık anlaşmalara imza atan şirket, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin tabiriyle ‘Türkiye’nin savunma sanayisi devriminin en net sembolü konumunda.
Küresel piyasa taleplerine hızla yanıt veren Türk savunma firmaları, hükümet tarafından da ulusal gururun en önemli kalelerinden biri olarak parlatılıyor. Sektör, bir ülkenin NATO standartlarında dışa bağımlılığı nasıl sıfırlayabileceğinin somut bir örneğini sunuyor.
Bu büyük atılımın temelleri 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası maruz kalınan Amerika ambargosuna dayansa da, süreç Erdoğan döneminde bütçe dışı özel savunma fonlarıyla iyice vites büyüttü. Harcamalar 2018’de zirveye ulaşarak GSYH’nin yarım puanına, yani yaklaşık 3 milyar dolara denk geldi. Üst düzey bir yetkili, geçmişteki savunma hamlelerinin meyvelerini topladıklarını ifade ederek, bu yıl savunma ihracatının yaklaşık yüzde 30 artışla 13 milyar dolara çıkabileceğini öngörüyor. Aynı yetkili yüzünde bir gülümsemeyle, Avrupa’nın kendilerinden öğreneceği çok şey olduğunu da sözlerine ekliyor.
Bugün Avrupa da savunma sanayisini canlandırmak için benzer bir çaba harcıyor. Üstelik Türkiye, savunma girdilerinin yüzde 80’inden fazlasını yerli kaynaklardan sağlıyor. Üst düzey bir NATO yetkilisi; Türkiye’nin girişimcilik ve endüstriyel ölçekte ancak Almanya ile yarışabileceğini, fakat Almanya’nın çok pahalı bir alternatif olduğunu belirtiyor. Yetkili, toplantılara hazırlıklı gelen ve zorlu sorular soran Türkleri herkesin kendi saflarında görmek isteyeceğini vurguluyor.
Avrupa ile ekonomi, teknoloji ve güven sorunu
Ne var ki güçlü askeri kapasite, Türkiye’yi tek başına sarsılmaz bir müttefik yapmaya yetmiyor. Sektör, müttefiklerin genel çekincelerini özetleyen engellerle de boğuşuyor. İlk ve en sembolik sorun, pazarın dışında bırakılmak. Avrupalı bir NATO üyesi olmasına karşın Avrupa Birliği üyesi olmayan Ankara; savunma üretimini, inovasyonu ve sınır ötesi işbirliğini desteklemek amacıyla AB bütçesinden finanse edilen 150 milyar euroluk silah kredisi programından faydalanamıyor. Türkiye ise Brüksel’i aradan çıkarıp doğrudan ikili anlaşmalara yönelerek bu engeli aşıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın yönettiği, insansız hava araçları üretiminde dünya lideri Baykar, İtalyan şirketi Leonardo ile ortak bir girişime imza atarak Avrupa’da faaliyet gösteren kurum statüsü kazandı ve AB fonlarının kapısını araladı. Benzer şekilde Türk mühimmat üreticisi Repkon da Almanya’da üretim tesisleri kurmak için anlaştı. Geçen yılın sonlarında Türkiye, Airbus ortaklığıyla İspanya hava kuvvetlerine 2,6 milyar euroluk 30 eğitim uçağı sattı. Analistler, bu ortak üretim modelinin Avrupa yapımı silah kullanan diğer Türk savunma platformlarına da uyarlanabileceğini belirtiyor.
Savunma danışmanı Arda Mevlütoğlu, Batılı sistemlerin Türk platformlarına kolayca entegre edilebileceği devasa bir potansiyel olduğunu belirtse de; bu işbirliklerinin Avrupa güvenlik mimarisini kapsayan bir anlaşmaya dayanmaması gelişimi sınırlandırıyor. Siyaset bilimci Korkmaz da asıl sorunun Avrupa’nın Türkiye’den ne istediğindeki belirsizlik olduğunu söylüyor. Siyasi bir altyapı olmadan sürdürülen ilişkiler, Türkiye’yi bir yandan önemli kılarken diğer yandan stratejik tartışmalarda zayıflatabiliyor.
İkinci büyük sıkıntı finansal boyutta. Sektör altın çağını yaşasa da ekonominin geneli yüzde 33’lük enflasyon, artan maliyetler ve yabancı yatırımları ürküten hukukun üstünlüğü kaygıları altında eziliyor. Üçüncü sorun ise güvenilirlik. Ankara’nın sektörünü abartılı şekilde göklere çıkarması bazen ters tepebiliyor. KAAN savaş uçağının yabancı motorlara bağımlı olduğunun itiraf edilmesi veya Yıldırımhan füzesi için mevcut kapasitenin 10 katı menzil iddia edilmesi inandırıcılığı zedeliyor. Avrupalı bir yetkili, Türk sektörünün büyümesini övse de müttefiklerin henüz rüştünü tam kanıtlamamış bu sistemlere kendi güvenliklerini emanet edip etmeyeceğini sorguluyor.
Tüm bu zorluklara rağmen Türk şirketleri Avrupa ordularının ana tedarikçilerinden oldu. Avrupa’nın Çin’e uzanan Orta Koridor rotasının Türkiye’den geçmesi ülkenin stratejik konumunu pekiştiriyor. Moskova ile ilişkilere gelince; Ankara, Kırım’ın Ukrayna’ya iadesini savunup Rus enerjisine bağımlılığını azaltırken, Batı ilişkilerine yeniden kıymet vermeye başladı. Türkiye’ye yönelen İran füzelerini NATO bataryalarının imha etmesi bu değerin bir kanıtı.
Savunma Sanayii Başkanlığı’ndan Ertaç Koca, özellikle Çin tehdidine karşı durabilmek ve rekabet gücünü korumak için firmaların Batı’nın teknolojisine, finansmanına ve ortaklıklarına ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Ayrıca, Birleşik Krallık gibi AB dışı ülkeler dahil Avrupa, Türkiye’nin yıllık 720 milyar euroluk ticaretinin yaklaşık yarısını sırtlıyor. Üst düzey bir Türk yetkili, Avrupa’nın tek güvenli sınırları olduğunu itiraf ederek, Avrupa’nın istikrarına ve güvenliğine son derece değer verdiklerinin altını çiziyor.
Karşılıklı güvensizliğin gölgesinde
Buna karşın, savunma alanındaki yakınlaşma her şeyi sihirli bir değnek gibi çözmüyor. İlişkilerin onarılmış görünmesi, ekonomik akışın önündeki görünmez engelleri kaldırmıyor. 2018’de askıya alınan AB katılım süreci ve güncellenmesi gereken gümrük birliği için, Ankara’nın pek sıcak bakmayacağı şeffaf ihale politikaları gibi siyasi adımlar atılması şart.
Şimdilik her iki taraf da Amerika’nın Avrupa güvenliğinde eskisi gibi baskın rol oynamadığı tekinsizleşen bir dünyada, yeni bir güvenlik düzenine doğru yolunu bulmaya çabalıyor. EDAM Direktörü Sinan Ülgen, tam da bu yüzden geçmişten gelen karşılıklı güvensizlik mirasının her zamankinden çok daha önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Ülgen’e göre Avrupa’nın asıl sorusu, kriz anında Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin yanında durup durmayacağı iken; Türkiye’nin endişesi, bu çıkmazın kendisini tamamen dışarıda bırakan bir AB savunma mimarisine yol açıp açmayacağı yönünde. Ülgen, en kötü senaryonun gerçekleşmesi halinde zayıflamış bir Avrupa ve tek başına kalmış bir Türkiye tablosunun ortaya çıkacağını belirterek sözlerini noktalıyor. Bu durum, tamamen bilinmezlerle dolu sulara yelken açmak anlamına geliyor.”
Kaynak: Yazı ilk olarak 3 Eylül 2026 tarihinde yayınlanmıştır.
Yazıda geçen ifadeler Tarihistan'ın yayın politikasını yansıtmaz.
Yazar Hakkında:
John Paul Rathbone ve Henry Foy’un Financial Times internet sitesinde yayımlanan “Turkey’s defence industry is booming. Europe is in its sights” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Mert Söyler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:
Not: Görsel Yapay Zeka tarafından üretilmiştir.
Sermaye Piyasası...
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Seri:II No 15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 12-(4). maddesi gereğince yapılan açıklama şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Seri:II No 15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 12-(4). maddesi gereğince yapılan açıklama şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İkon Menkul'un Günlük Analizleri'nde BIST 100 endeksinin 14.152 puandan başladığı günü 14.076-14.405 bandında geçirdiği ve kapanışını günün zirvesinde yaptığı toplam piyasa hacminin 318,5...
İkon Menkul'un Günlük Analizleri'nde BIST 100 endeksinin 14.152 puandan başladığı günü 14.076-14.405 bandında geçirdiği ve kapanışını günün zirvesinde yaptığı toplam piyasa hacminin 318,5...
İkon Menkul'un Günlük Analizleri'nde BIST 100 endeksinin 14.152 puandan başladığı günü 14.076-14.405 bandında geçirdiği ve kapanışını günün zirvesinde yaptığı toplam piyasa hacminin 318,5 milyar TL olduğu aktarıldı.
Yükselişi bankacılık grubunun taşıdığı belirtilen analizde, XBANK'ın yüzde 4,32 ile açık ara en güçlü sektör endeksi olduğu ifade edildi. İş Bankası ve VakıfBank'ın tavan yaptığı, Garanti ve Halkbank'ın ise sektör endeksinin belirgin gerisinde kaldığı kaydedildi. Ana metal, iletişim ve kimya gruplarının da endeksin üzerinde kapandığı, teknolojinin ise günü ekside tamamlayan tek sektör olduğu belirtildi.
Fiyatlamayı açıklayan tek bir haber başlığının bulunmadığı, asıl hikayenin işlem akışında olduğu ifade edilen analizde, İş Bankası'nın 24,6 milyar TL ile piyasanın en çok işlem gören hissesi olduğu aktarıldı. Tek bir aracı kurumun ortalama 13,84 TL maliyetle 436,8 milyon adetlik net alımla hissedeki net alımın yüzde 96'sını üstlendiği, aynı kurumun Akbank, Şişecam ve Yapı Kredi'de de net alıcı olduğu belirtildi.
İş Bankası'nın tek başına BIST 30'un dünkü 373 puanlık kazancının 52 puanını ürettiği belirtilen analizde, tavandan ve alış kuyruğunda kapanan beş isimle birlikte bu payın 138 puana çıktığı kaydedildi. Bu kadar dar bir tabanın korunmasının dünkü alımın devamına bağlı olduğu, söz konusu beş BIST 30 hissesindeki alım iştahının sürüp sürmeyeceğinin seansın başlarında takip edilecek ana başlık olacağı ifade edildi.
Brent petrolün Hürmüz gerilimi ve Husi saldırılarıyla 100 dolara yaklaşırken enerji kaynaklı enflasyon korkusunun Fed'in eylül artırım ihtimalini yüzde 60'a taşıdığı belirtilen analizde, ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,8'e çıktığı, Wall Street ve altının baskılandığı aktarıldı. Gözlerin ÜFE ve TÜFE verilerinde olduğu, bakırın ise arz sıkışmasıyla rekor kırdığı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İkon Menkul'un Günlük Analizleri'nde BIST 100 endeksinin 14.152 puandan başladığı günü 14.076-14.405 bandında geçirdiği ve kapanışını günün zirvesinde yaptığı toplam piyasa hacminin 318,5 milyar TL olduğu aktarıldı.
Yükselişi bankacılık grubunun taşıdığı belirtilen analizde, XBANK'ın yüzde 4,32 ile açık ara en güçlü sektör endeksi olduğu ifade edildi. İş Bankası ve VakıfBank'ın tavan yaptığı, Garanti ve Halkbank'ın ise sektör endeksinin belirgin gerisinde kaldığı kaydedildi. Ana metal, iletişim ve kimya gruplarının da endeksin üzerinde kapandığı, teknolojinin ise günü ekside tamamlayan tek sektör olduğu belirtildi.
Fiyatlamayı açıklayan tek bir haber başlığının bulunmadığı, asıl hikayenin işlem akışında olduğu ifade edilen analizde, İş Bankası'nın 24,6 milyar TL ile piyasanın en çok işlem gören hissesi olduğu aktarıldı. Tek bir aracı kurumun ortalama 13,84 TL maliyetle 436,8 milyon adetlik net alımla hissedeki net alımın yüzde 96'sını üstlendiği, aynı kurumun Akbank, Şişecam ve Yapı Kredi'de de net alıcı olduğu belirtildi.
İş Bankası'nın tek başına BIST 30'un dünkü 373 puanlık kazancının 52 puanını ürettiği belirtilen analizde, tavandan ve alış kuyruğunda kapanan beş isimle birlikte bu payın 138 puana çıktığı kaydedildi. Bu kadar dar bir tabanın korunmasının dünkü alımın devamına bağlı olduğu, söz konusu beş BIST 30 hissesindeki alım iştahının sürüp sürmeyeceğinin seansın başlarında takip edilecek ana başlık olacağı ifade edildi.
Brent petrolün Hürmüz gerilimi ve Husi saldırılarıyla 100 dolara yaklaşırken enerji kaynaklı enflasyon korkusunun Fed'in eylül artırım ihtimalini yüzde 60'a taşıdığı belirtilen analizde, ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,8'e çıktığı, Wall Street ve altının baskılandığı aktarıldı. Gözlerin ÜFE ve TÜFE verilerinde olduğu, bakırın ise arz sıkışmasıyla rekor kırdığı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Halk Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Analiz'de, ABD'nin beş İran petrol tankerini vurmasının ardından İran Devrim Muhafızları'nın iki ABD gemisi ile sekiz petrol tankerini hedef aldığını açıklamasının enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdığı belirtil...
Halk Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Analiz'de, ABD'nin beş İran petrol tankerini vurmasının ardından İran Devrim Muhafızları'nın iki ABD gemisi ile sekiz petrol tankerini hedef aldığını açıklamasının enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdığı belirtil...
Halk Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Analiz'de, ABD'nin beş İran petrol tankerini vurmasının ardından İran Devrim Muhafızları'nın iki ABD gemisi ile sekiz petrol tankerini hedef aldığını açıklamasının enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdığı belirtildi.
Güney Kore'de Kospi'nin yüzde 1,6, Japonya'da Nikkei'nin yüzde 0,03 ve Şanghay Bileşik Endeksi'nin yüzde 0,2 civarında yükseldiği belirtilen analizde, Hang Seng ve Nifty 50 endekslerinde ise satışların etkili olduğu ifade edildi.
Çin'de ağustos ayı TÜFE'nin yıllık bazda yüzde 0,8 ile beklentilere paralel gerçekleştiği, ÜFE'nin ise yüzde 3,8 artışla yüzde 3,6 seviyesindeki beklentinin üzerinde geldiği aktarıldı. Üretici fiyatlarındaki yükselişte artan emtia maliyetlerinin etkili olduğu kaydedildi. ABD'de bugün MBA mortgage başvuruları ve ADP haftalık istihdam verisinin takip edileceği belirtilen analizde, mortgage başvurularının önceki hafta yüzde 0,8 arttığı, haftalık istihdamın ise 11,8 milyon seviyesinde gerçekleştiği açıklandı.
ABD'de yarın ve cuma günü gözlerin enflasyon verilerinde olacağı belirtilen analizde, yarın açıklanacak ÜFE'nin yükselen enerji fiyatlarının ulaştırma ve depolama maliyetlerini artırması nedeniyle aylık yüzde 0,4 artışla yıllık yüzde 5,2'ye yükselmesinin öngörüldüğü aktarıldı.
Çekirdek verinin de aylık yüzde 0,3 artışla yıllık yüzde 4,6'ya çıkmasının beklendiği belirtilen analizde, ÜFE'nin PCE'ye giren bazı bileşenlerinin ağustos aylık PCE enflasyonuna yaklaşık 5 baz puan katkı yapmasının beklendiği ifade edildi. Uçak biletlerinde sınırlı artış, sağlık hizmetlerinde ise yaklaşık yüzde 0,3 yükseliş öngörüldüğü kaydedildi.
TÜFE cephesinde ise ağustos ayı manşet verisinin benzin fiyatlarındaki artış nedeniyle aylık yüzde 0,4 artışla yıllık yüzde 3,4 seviyesindeki seyrini sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Çekirdek TÜFE'nin ise aylık yüzde 0,2 artışla yıllık yüzde 2,5'ten yüzde 2,4'e sınırlı gerilemesinin öngörüldüğü, bunun 2021'den bu yana görülen en düşük seviye olduğu ifade edildi.
Ağustos ÜFE tahminiyle birlikte değerlendirildiğinde, yıllık çekirdek PCE verisinin yüzde 3,3 civarındaki seyrini sürdüreceğine yönelik öngörülerin, TÜFE'deki iyileşmenin PCE tarafına aynı ölçüde yansımayabileceğini gösterdiği bilgisi verildi.
Euro Bölgesi'nde yarın ECB'nin faiz kararı ve Lagarde'ın konuşmasının takip edileceği belirtilen analizde, ECB'nin faizleri 25 baz puan artıracağının tahmin edildiği aktarıldı.
Japonya'da ise cuma günü ÜFE'nin açıklanacağı ifade edilen analizde, ağustosta aylık bazda değişim beklenmezken, yıllık ÜFE'nin yüzde 7,2'den yüzde 7,4'e yükselmesinin öngörüldüğü belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Halk Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Analiz'de, ABD'nin beş İran petrol tankerini vurmasının ardından İran Devrim Muhafızları'nın iki ABD gemisi ile sekiz petrol tankerini hedef aldığını açıklamasının enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdığı belirtildi.
Güney Kore'de Kospi'nin yüzde 1,6, Japonya'da Nikkei'nin yüzde 0,03 ve Şanghay Bileşik Endeksi'nin yüzde 0,2 civarında yükseldiği belirtilen analizde, Hang Seng ve Nifty 50 endekslerinde ise satışların etkili olduğu ifade edildi.
Çin'de ağustos ayı TÜFE'nin yıllık bazda yüzde 0,8 ile beklentilere paralel gerçekleştiği, ÜFE'nin ise yüzde 3,8 artışla yüzde 3,6 seviyesindeki beklentinin üzerinde geldiği aktarıldı. Üretici fiyatlarındaki yükselişte artan emtia maliyetlerinin etkili olduğu kaydedildi. ABD'de bugün MBA mortgage başvuruları ve ADP haftalık istihdam verisinin takip edileceği belirtilen analizde, mortgage başvurularının önceki hafta yüzde 0,8 arttığı, haftalık istihdamın ise 11,8 milyon seviyesinde gerçekleştiği açıklandı.
ABD'de yarın ve cuma günü gözlerin enflasyon verilerinde olacağı belirtilen analizde, yarın açıklanacak ÜFE'nin yükselen enerji fiyatlarının ulaştırma ve depolama maliyetlerini artırması nedeniyle aylık yüzde 0,4 artışla yıllık yüzde 5,2'ye yükselmesinin öngörüldüğü aktarıldı.
Çekirdek verinin de aylık yüzde 0,3 artışla yıllık yüzde 4,6'ya çıkmasının beklendiği belirtilen analizde, ÜFE'nin PCE'ye giren bazı bileşenlerinin ağustos aylık PCE enflasyonuna yaklaşık 5 baz puan katkı yapmasının beklendiği ifade edildi. Uçak biletlerinde sınırlı artış, sağlık hizmetlerinde ise yaklaşık yüzde 0,3 yükseliş öngörüldüğü kaydedildi.
TÜFE cephesinde ise ağustos ayı manşet verisinin benzin fiyatlarındaki artış nedeniyle aylık yüzde 0,4 artışla yıllık yüzde 3,4 seviyesindeki seyrini sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Çekirdek TÜFE'nin ise aylık yüzde 0,2 artışla yıllık yüzde 2,5'ten yüzde 2,4'e sınırlı gerilemesinin öngörüldüğü, bunun 2021'den bu yana görülen en düşük seviye olduğu ifade edildi.
Ağustos ÜFE tahminiyle birlikte değerlendirildiğinde, yıllık çekirdek PCE verisinin yüzde 3,3 civarındaki seyrini sürdüreceğine yönelik öngörülerin, TÜFE'deki iyileşmenin PCE tarafına aynı ölçüde yansımayabileceğini gösterdiği bilgisi verildi.
Euro Bölgesi'nde yarın ECB'nin faiz kararı ve Lagarde'ın konuşmasının takip edileceği belirtilen analizde, ECB'nin faizleri 25 baz puan artıracağının tahmin edildiği aktarıldı.
Japonya'da ise cuma günü ÜFE'nin açıklanacağı ifade edilen analizde, ağustosta aylık bazda değişim beklenmezken, yıllık ÜFE'nin yüzde 7,2'den yüzde 7,4'e yükselmesinin öngörüldüğü belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, fonların BIST 30 tarafındaki pozisyonlanmasının fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ettiği belirtildi.
Bugün majör bir veri gündemi bulunmazken, yarın açıklanacak T...
Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, fonların BIST 30 tarafındaki pozisyonlanmasının fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ettiği belirtildi.
Bugün majör bir veri gündemi bulunmazken, yarın açıklanacak T...
Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, fonların BIST 30 tarafındaki pozisyonlanmasının fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ettiği belirtildi.
Bugün majör bir veri gündemi bulunmazken, yarın açıklanacak TCMB faiz kararının haftanın ana gündemi olmayı sürdürdüğü ifade edilen raporda, politika faizinin sabit tutulmasının beklendiği kaydedildi. Karar metnindeki yönlendirmelerin ise belirleyici olacağı değerlendirildi.
Teknik tarafta 14.350 üzerindeki kalıcılığın korunmasının olumlu bulunduğu belirtilen raporda, yukarıda 14.620 direncinin takip edileceği aktarıldı. Fon akışlarının ve yarınki PPK kararının endeksin kısa vadeli yönünü şekillendireceği bilgisi verildi.
ABD piyasalarında ise dün yükselen petrol fiyatları ve enflasyon endişelerinin baskısıyla endekslerin ekside kapandığı, Dow'un yaklaşık üç haftanın en zayıf gününü geride bıraktığı belirtildi. ABD-İran hattındaki gerilimin tırmanmasıyla Brent petrolün 100 dolara yaklaşmasının arz endişelerini derinleştirdiği belirtilen raporda, 10 yıllık ABD tahvil faizinin gün içinde yüzde 4,8 üzerine çıkmasının enerji kaynaklı enflasyon baskısının fiyatlamalara yansıması olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Bugün ABD'de majör bir veri gündemi bulunmazken, haftanın devamında açıklanacak enflasyon verilerinin Fed'in faiz kararı açısından belirleyici olacağı kaydedildi. Enerji fiyatları ve tahvil faizlerindeki yükselişin risk iştahını sınırlamayı sürdürdüğü değerlendirildi.
Asya-Pasifik piyasalarında jeopolitik risklerin ve petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle karışık bir görünümün öne çıktığı belirtilen raporda, teknoloji ve yarı iletken hisselerinin bölge piyasalarını desteklediği aktarıldı.
Brent petrolün 100 dolar seviyesine yaklaşmasının enflasyon endişelerini yeniden artırdığı, Japonya'da AI ve yarı iletken sektörüne yönelik güçlü talebin Nikkei'yi desteklediği ifade edildi. Güney Kore'de Kospi'nin teknoloji hisselerinin öncülüğünde pozitif ayrıştığı, Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji arzı risklerinin ise yakından izlendiği açıklandı.
Öte yandan Japon yeninin dolar karşısında güçlü seyrini sürdürmesi ve gelecek haftaki BOJ toplantısında faiz artırımına yönelik beklentilerin, bölge piyasalarının takip ettiği önemli başlıklar arasında yer aldığı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, fonların BIST 30 tarafındaki pozisyonlanmasının fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ettiği belirtildi.
Bugün majör bir veri gündemi bulunmazken, yarın açıklanacak TCMB faiz kararının haftanın ana gündemi olmayı sürdürdüğü ifade edilen raporda, politika faizinin sabit tutulmasının beklendiği kaydedildi. Karar metnindeki yönlendirmelerin ise belirleyici olacağı değerlendirildi.
Teknik tarafta 14.350 üzerindeki kalıcılığın korunmasının olumlu bulunduğu belirtilen raporda, yukarıda 14.620 direncinin takip edileceği aktarıldı. Fon akışlarının ve yarınki PPK kararının endeksin kısa vadeli yönünü şekillendireceği bilgisi verildi.
ABD piyasalarında ise dün yükselen petrol fiyatları ve enflasyon endişelerinin baskısıyla endekslerin ekside kapandığı, Dow'un yaklaşık üç haftanın en zayıf gününü geride bıraktığı belirtildi. ABD-İran hattındaki gerilimin tırmanmasıyla Brent petrolün 100 dolara yaklaşmasının arz endişelerini derinleştirdiği belirtilen raporda, 10 yıllık ABD tahvil faizinin gün içinde yüzde 4,8 üzerine çıkmasının enerji kaynaklı enflasyon baskısının fiyatlamalara yansıması olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Bugün ABD'de majör bir veri gündemi bulunmazken, haftanın devamında açıklanacak enflasyon verilerinin Fed'in faiz kararı açısından belirleyici olacağı kaydedildi. Enerji fiyatları ve tahvil faizlerindeki yükselişin risk iştahını sınırlamayı sürdürdüğü değerlendirildi.
Asya-Pasifik piyasalarında jeopolitik risklerin ve petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle karışık bir görünümün öne çıktığı belirtilen raporda, teknoloji ve yarı iletken hisselerinin bölge piyasalarını desteklediği aktarıldı.
Brent petrolün 100 dolar seviyesine yaklaşmasının enflasyon endişelerini yeniden artırdığı, Japonya'da AI ve yarı iletken sektörüne yönelik güçlü talebin Nikkei'yi desteklediği ifade edildi. Güney Kore'de Kospi'nin teknoloji hisselerinin öncülüğünde pozitif ayrıştığı, Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji arzı risklerinin ise yakından izlendiği açıklandı.
Öte yandan Japon yeninin dolar karşısında güçlü seyrini sürdürmesi ve gelecek haftaki BOJ toplantısında faiz artırımına yönelik beklentilerin, bölge piyasalarının takip ettiği önemli başlıklar arasında yer aldığı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Raporu'nda, ekim vadeli endeks sözleşmesinin 17.233 ile 17.810 seviyeleri arasında hareket ederek dün günü yüzde 2,36 oranında yükselişle 17.770 uzlaşma fiyatından tamamladığı belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının ise uzlaşma fiyatının bir miktar alt...
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Raporu'nda, ekim vadeli endeks sözleşmesinin 17.233 ile 17.810 seviyeleri arasında hareket ederek dün günü yüzde 2,36 oranında yükselişle 17.770 uzlaşma fiyatından tamamladığı belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının ise uzlaşma fiyatının bir miktar alt...
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Raporu'nda, ekim vadeli endeks sözleşmesinin 17.233 ile 17.810 seviyeleri arasında hareket ederek dün günü yüzde 2,36 oranında yükselişle 17.770 uzlaşma fiyatından tamamladığı belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının ise uzlaşma fiyatının bir miktar altında 17.700 puandan gerçekleştiği aktarıldı.
ABD ile İran arasındaki gerilim ve Yemen'deki Husiler tarafından Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırıların düzenlendiğine ilişkin haberlerin jeopolitik riskleri canlı tuttuğu ifade edilen raporda, petrol fiyatlarındaki yükseliş eğiliminin küresel risk iştahını baskıladığı, yurt içinde ise yükselişlerin etkili olduğu bir fiyatlamanın takip edildiği kaydedildi.
ABD borsalarının dün günü düşüşlerle tamamladığı, bu sabah ABD vadeli piyasalarında hafif alıcılı bir seyrin izlendiği belirtilen raporda, Avrupa endekslerinin zayıf açılışlara işaret ettiği ve Asya piyasalarında karışık bir görünümün hakim olduğu aktarıldı. Sözleşmenin güne dalgalı bir açılışla başlamasının beklendiği ifade edildi.
Geçen hafta kaydedilen düşüşlerin ardından bu hafta yükselişlerin öne çıktığı sözleşmede, 17.770 - 17.810 aralığının ilk direnç bölgesi olduğu belirtilen raporda, devamında 17.890 - 17.940 ve 18.000 seviyelerinin direnç noktaları olarak izleneceği kaydedildi.
Psikolojik öneme sahip 18.000 üzerinde kalıcılık sağlanabilmesi durumunda yükseliş eğiliminin etkisini sürdürebileceği belirtilen raporda, 18.060 - 18.150 - 18.240 ve 18.335 seviyelerinin direnç konumunda bulunduğu ifade edildi. Sözleşmede düzeltmelerin gözlenmesi halinde ise 17.660 - 17.600 ve 17.510 seviyelerinin kısa vadeli destek noktaları olduğu aktarılan raporda, 17.500 bölgesi altına sarkmalarda 17.435 - 17.300 ve 50 günlük ortalamanın bulunduğu 17.240 seviyesinin destek olarak takip edilebileceği belirtildi.
Eylül vadeli dolar/TL sözleşmesinin ise dün 49,2520 ile 49,2700 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 0,01'lik düşüşle 49,2610 uzlaşma fiyatından tamamladığı belirtildi. Veri akışının sakin seyrettiği günde spot kurda düşük volatilitede yataya yakın seyirlerin takip edildiği ifade edildi.
Yurt içinde gözlerin yarınki TCMB PPK faiz kararı toplantısında olacağı belirtilen raporda, Gedik Yatırım ve piyasanın beklentisinin politika faizinin yüzde 37 düzeyinde sabit bırakılması yönünde olduğu kaydedildi. Karar metninin ise piyasalarca yakından takip edileceği aktarıldı.
ABD tarafında cuma günkü TÜFE verilerinin yakından takip edileceği belirtilen raporda, son güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından TÜFE verilerinin piyasalarda volatiliteyi artırabileceği ifade edildi. Piyasada TÜFE verileri öncesinde FED'in gelecek haftaki toplantıda 25 baz puanlık faiz artırımına gitmesinin fiyatlandığı belirtildi.
Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yükseliş yönlü desteklediği kaydedilen raporda, dolar/TL spot kurunun bu sabah saat 08:00 itibarıyla 48,47 civarında hafif yükseliş eğiliminde hareket ettiği, dolar endeksinin ise 98,75 civarında bulunduğu aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Raporu'nda, ekim vadeli endeks sözleşmesinin 17.233 ile 17.810 seviyeleri arasında hareket ederek dün günü yüzde 2,36 oranında yükselişle 17.770 uzlaşma fiyatından tamamladığı belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının ise uzlaşma fiyatının bir miktar altında 17.700 puandan gerçekleştiği aktarıldı.
ABD ile İran arasındaki gerilim ve Yemen'deki Husiler tarafından Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırıların düzenlendiğine ilişkin haberlerin jeopolitik riskleri canlı tuttuğu ifade edilen raporda, petrol fiyatlarındaki yükseliş eğiliminin küresel risk iştahını baskıladığı, yurt içinde ise yükselişlerin etkili olduğu bir fiyatlamanın takip edildiği kaydedildi.
ABD borsalarının dün günü düşüşlerle tamamladığı, bu sabah ABD vadeli piyasalarında hafif alıcılı bir seyrin izlendiği belirtilen raporda, Avrupa endekslerinin zayıf açılışlara işaret ettiği ve Asya piyasalarında karışık bir görünümün hakim olduğu aktarıldı. Sözleşmenin güne dalgalı bir açılışla başlamasının beklendiği ifade edildi.
Geçen hafta kaydedilen düşüşlerin ardından bu hafta yükselişlerin öne çıktığı sözleşmede, 17.770 - 17.810 aralığının ilk direnç bölgesi olduğu belirtilen raporda, devamında 17.890 - 17.940 ve 18.000 seviyelerinin direnç noktaları olarak izleneceği kaydedildi.
Psikolojik öneme sahip 18.000 üzerinde kalıcılık sağlanabilmesi durumunda yükseliş eğiliminin etkisini sürdürebileceği belirtilen raporda, 18.060 - 18.150 - 18.240 ve 18.335 seviyelerinin direnç konumunda bulunduğu ifade edildi. Sözleşmede düzeltmelerin gözlenmesi halinde ise 17.660 - 17.600 ve 17.510 seviyelerinin kısa vadeli destek noktaları olduğu aktarılan raporda, 17.500 bölgesi altına sarkmalarda 17.435 - 17.300 ve 50 günlük ortalamanın bulunduğu 17.240 seviyesinin destek olarak takip edilebileceği belirtildi.
Eylül vadeli dolar/TL sözleşmesinin ise dün 49,2520 ile 49,2700 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 0,01'lik düşüşle 49,2610 uzlaşma fiyatından tamamladığı belirtildi. Veri akışının sakin seyrettiği günde spot kurda düşük volatilitede yataya yakın seyirlerin takip edildiği ifade edildi.
Yurt içinde gözlerin yarınki TCMB PPK faiz kararı toplantısında olacağı belirtilen raporda, Gedik Yatırım ve piyasanın beklentisinin politika faizinin yüzde 37 düzeyinde sabit bırakılması yönünde olduğu kaydedildi. Karar metninin ise piyasalarca yakından takip edileceği aktarıldı.
ABD tarafında cuma günkü TÜFE verilerinin yakından takip edileceği belirtilen raporda, son güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından TÜFE verilerinin piyasalarda volatiliteyi artırabileceği ifade edildi. Piyasada TÜFE verileri öncesinde FED'in gelecek haftaki toplantıda 25 baz puanlık faiz artırımına gitmesinin fiyatlandığı belirtildi.
Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yükseliş yönlü desteklediği kaydedilen raporda, dolar/TL spot kurunun bu sabah saat 08:00 itibarıyla 48,47 civarında hafif yükseliş eğiliminde hareket ettiği, dolar endeksinin ise 98,75 civarında bulunduğu aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ahlatcı Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmede, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) pay sahipliği bildirim yükümlülük sınırını yüzde 3'e indirdiği ve fiili dolaşımdaki pay tanımını yeniden belirlediği belirtildi. Kararların 11 Eylül gün sonundan itibaren geçerli olacağı aktarıldı.
Ahlatcı Yatırım, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun yarın toplanacağını ve piyasa beklentisinin politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması yönünde olduğunu ifade etti. Aynı gün Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararının ve ABD üretici fiyat endeksinin açıklanacağı, cuma günü ise ABD tüketici fiyat endeksinin yayımlanacağı aktarıldı.
ABD'de faiz artırımı fi...
Ahlatcı Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmede, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) pay sahipliği bildirim yükümlülük sınırını yüzde 3'e indirdiği ve fiili dolaşımdaki pay tanımını yeniden belirlediği belirtildi. Kararların 11 Eylül gün sonundan itibaren geçerli olacağı aktarıldı.
Ahlatcı Yatırım, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun yarın toplanacağını ve piyasa beklentisinin politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması yönünde olduğunu ifade etti. Aynı gün Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararının ve ABD üretici fiyat endeksinin açıklanacağı, cuma günü ise ABD tüketici fiyat endeksinin yayımlanacağı aktarıldı.
ABD'de faiz artırımı fi...
Ahlatcı Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmede, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) pay sahipliği bildirim yükümlülük sınırını yüzde 3'e indirdiği ve fiili dolaşımdaki pay tanımını yeniden belirlediği belirtildi. Kararların 11 Eylül gün sonundan itibaren geçerli olacağı aktarıldı.
Ahlatcı Yatırım, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun yarın toplanacağını ve piyasa beklentisinin politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması yönünde olduğunu ifade etti. Aynı gün Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararının ve ABD üretici fiyat endeksinin açıklanacağı, cuma günü ise ABD tüketici fiyat endeksinin yayımlanacağı aktarıldı.
ABD'de faiz artırımı fiyatlamasının güçlendiği belirtilen değerlendirmede, para piyasalarında eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı olasılığının yaklaşık yüzde 60 seviyesinde bulunduğu ifade edildi.
ABD Hazine Bakanlığı'nın, İran'ın havacılık sektörünü destekledikleri gerekçesiyle 27 İran hava yolu şirketinin de aralarında bulunduğu 36 şirketi yaptırım listesine aldığı ve üç havacılık iznini askıya aldığı aktarıldı.
Husilerin saldırılarının ardından Suudi Arabistan'ın birçok enerji tesisinde faaliyetleri durdurduğu belirtildi. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'nın çeşitli noktalarda yangın çıktığını doğruladığı ifade edildi.
Borsa İstanbul 100 Endeksi'nin (BIST 100) salı gününü yüzde 1,79 değişimle 14.405 seviyesinden tamamladığı aktarıldı. Gün içerisinde endeksin en düşük 14.076, en yüksek ise 14.405 seviyesini gördüğü belirtildi.
Ahlatcı Yatırım, BIST 100 Endeksi'nde 14.515 seviyesinin öncelikli direnç noktası olduğunu değerlendirdi. Bu seviyenin aşılması ve yukarı yönlü hareketin devam etmesi halinde 14.625 ve 14.844 seviyelerinin direnç olarak takip edilebileceği ifade edildi. Olası aşağı yönlü hareketlerde ise 14.186 seviyesinin öncelikli destek, 13.966 ve 13.856 seviyelerinin sonraki destek noktaları olarak izlenebileceği aktarıldı.
SPK'nın 3 Eylül tarihli iki ilke kararının 11 Eylül gün sonundan itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi. II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği kapsamında, pay veya oy haklarının belirli oranlara ulaşması halinde yapılacak açıklamalara ilişkin alt sınırın yüzde 3'ten başlatılacağı aktarıldı.
Doğrudan yüzde 3 ve üzeri paya sahip kişileri gösteren tablo ile serbest fonlar ve borsada işlem gören diğer halka açık şirketler üzerinden dolaylı olarak yüzde 10 ve üzeri paya sahip olanları gösteren tablonun, değişiklik olması halinde Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından güncelleneceği ifade edildi.
TCMB Para Politikası Kurulu'nun yarın toplanacağı ve piyasa beklentisinin politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması yönünde olduğu aktarıldı.
ABD'de tüketici kredilerinin temmuz ayında 18,1 milyar dolar artarak beklentilerin üzerinde gerçekleştiği belirtildi. Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisinin ise ağustos ayında değişmeyerek yüzde 3,6 seviyesinde kaldığı ifade edildi. Verilerin, güçlü istihdam rakamlarının ardından ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyon tarafındaki temkinli duruşunu sürdürmesine gerekçe oluşturan görünümü değiştirmediği aktarıldı.
ABD Hazine Bakanlığı'nın, İran'ın silah, personel ve yasa dışı kargo taşımak için kullandığı havacılık sektörünü destekledikleri gerekçesiyle 36 şirketi yaptırım listesine aldığı belirtildi. Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi'nin (OFAC) 'Ekonomik Dışlama Operasyonu' kapsamında aldığı kararın 27 İranlı hava yolu şirketi ile farklı ülkelerden 9 uluslararası havacılık şirketini kapsadığı aktarıldı. OFAC'ın aynı zamanda İran'a ilişkin üç havacılık iznini askıya aldığı ifade edildi.
Küresel piyasalarda günün ana gündeminin Orta Doğu'daki tırmanışın enerji arzına doğrudan yönelmesi olduğu belirtildi. ABD güçlerinin Umman Körfezi ve Harg Adası yakınlarında İran'a ait beş ham petrol tankerini imha ettiği bildirildiği aktarıldı. İran'ın ise Ürdün'deki ABD güçlerine 20 balistik füze fırlattığı ve bunların 18'inin engellendiğinin aktarıldığı ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Kanada'nın 'ayrımcı ticaret uygulamalarını' gerekçe göstererek 1930 Tarife Yasası'nın 338. bölümü kapsamında beş yeni bildiriye imza attığı belirtildi. Üç bildiriyle daha önce yüzde 50 ek gümrük vergisine tabi tutulan Kanada menşeli belirli motosiklet, süt ürünü ve alkollü içeceklerin ithalatının 29 Eylül itibarıyla yasaklandığı aktarıldı. Diğer iki bildiriyle yüzde 50'lik ek verginin kapsamının 15 Eylül'den geçerli olmak üzere değiştirildiği ifade edildi.
Çin'de tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) ağustos ayında yıllık yüzde 0,8 yükselerek temmuzdaki yüzde 0,5'lik artışın üzerine çıktığı ve beklentiyle örtüştüğü belirtildi. Çin Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) istatistikçisi Dong Lijuan'ın, yıllık TÜFE artışının 0,28 puanının enerji fiyatlarından kaynaklandığını ifade ettiği aktarıldı.
Şirket haberleri tarafında Alves Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (ALVES) malvarlıkları üzerine toplam 1 milyar 62 milyon TL tutarında haciz işlendiği belirtildi. Şirketin borçlarına ilişkin icra takipleri ve haciz işlemleri başlatıldığı, haciz kapsamındaki makinelerin faal olduğu ve üretimin sürdüğü aktarıldı.
Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (MAGEN), 24 MWm kurulu güce sahip HEZ MORALI JES-1 jeotermal santralini bünyesinde bulunduran Hez Enerji İnşaat'ın yüzde 100 payını satın aldığı ifade edildi. Toplam bedelin 105 milyon 500 bin ABD doları, TL karşılığının ise 5 milyar 85 milyon 891 bin 250 TL olduğu ve hisse devrinin 8 Eylül 2026 tarihinde tescil edildiği aktarıldı.
Astor Enerji A.Ş.'nin (ASTOR), yenilenebilir enerji projeleri geliştiren Astor RO Energy S.R.L.'nin yüzde 100 payını ilişkili taraf konumundaki Astor Holding'e sattığı belirtildi. İşlemin toplam bedelinin 56 milyon 750 bin euro olduğu ve pay devrine ilişkin tescil işlemlerinin 8 Eylül 2026 tarihinde tamamlandığı ifade edildi.
Erciyas Çelik Boru Sanayi A.Ş.'nin (ERCB), Millî Savunma Bakanlığı projesi kapsamında Çanakkale Boğazı'nda inşa edilen iskelede kullanılacak 563 adet çelik kazık borunun üretimini üstlendiği aktarıldı. Söz konusu işin şirketin satış gelirlerine yaklaşık 12 milyon ABD doları katkı sağlamasının öngörüldüğü belirtildi.
Kuzugrup Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'de (KZGYO), şirket ortaklarından Kuzu Toplu Konut İnşaat'ın sahip olduğu ve sermayenin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli pay için toptan alış satış başvurusu yapıldığı ifade edildi. Pay başına fiyatın 21 TL olduğu ve işlemin 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü aktarıldı.
CW Enerji Mühendislik Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin (CWENE), yüzde 100 bağlı ortaklığı CW Energy USA Inc. bünyesinde ABD'de yıllık 1 gigavat (GW) üretim kapasitesine sahip güneş paneli üretim tesisi kurulmasına yönelik fizibilite, yatırım ve kuruluş çalışmalarının başlatılmasına karar verdiği belirtildi. Yatırımın bedeline ilişkin ise herhangi bir tutar açıklanmadığı aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ahlatcı Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmede, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) pay sahipliği bildirim yükümlülük sınırını yüzde 3'e indirdiği ve fiili dolaşımdaki pay tanımını yeniden belirlediği belirtildi. Kararların 11 Eylül gün sonundan itibaren geçerli olacağı aktarıldı.
Ahlatcı Yatırım, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun yarın toplanacağını ve piyasa beklentisinin politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması yönünde olduğunu ifade etti. Aynı gün Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararının ve ABD üretici fiyat endeksinin açıklanacağı, cuma günü ise ABD tüketici fiyat endeksinin yayımlanacağı aktarıldı.
ABD'de faiz artırımı fiyatlamasının güçlendiği belirtilen değerlendirmede, para piyasalarında eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı olasılığının yaklaşık yüzde 60 seviyesinde bulunduğu ifade edildi.
ABD Hazine Bakanlığı'nın, İran'ın havacılık sektörünü destekledikleri gerekçesiyle 27 İran hava yolu şirketinin de aralarında bulunduğu 36 şirketi yaptırım listesine aldığı ve üç havacılık iznini askıya aldığı aktarıldı.
Husilerin saldırılarının ardından Suudi Arabistan'ın birçok enerji tesisinde faaliyetleri durdurduğu belirtildi. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'nın çeşitli noktalarda yangın çıktığını doğruladığı ifade edildi.
Borsa İstanbul 100 Endeksi'nin (BIST 100) salı gününü yüzde 1,79 değişimle 14.405 seviyesinden tamamladığı aktarıldı. Gün içerisinde endeksin en düşük 14.076, en yüksek ise 14.405 seviyesini gördüğü belirtildi.
Ahlatcı Yatırım, BIST 100 Endeksi'nde 14.515 seviyesinin öncelikli direnç noktası olduğunu değerlendirdi. Bu seviyenin aşılması ve yukarı yönlü hareketin devam etmesi halinde 14.625 ve 14.844 seviyelerinin direnç olarak takip edilebileceği ifade edildi. Olası aşağı yönlü hareketlerde ise 14.186 seviyesinin öncelikli destek, 13.966 ve 13.856 seviyelerinin sonraki destek noktaları olarak izlenebileceği aktarıldı.
SPK'nın 3 Eylül tarihli iki ilke kararının 11 Eylül gün sonundan itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi. II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği kapsamında, pay veya oy haklarının belirli oranlara ulaşması halinde yapılacak açıklamalara ilişkin alt sınırın yüzde 3'ten başlatılacağı aktarıldı.
Doğrudan yüzde 3 ve üzeri paya sahip kişileri gösteren tablo ile serbest fonlar ve borsada işlem gören diğer halka açık şirketler üzerinden dolaylı olarak yüzde 10 ve üzeri paya sahip olanları gösteren tablonun, değişiklik olması halinde Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından güncelleneceği ifade edildi.
TCMB Para Politikası Kurulu'nun yarın toplanacağı ve piyasa beklentisinin politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması yönünde olduğu aktarıldı.
ABD'de tüketici kredilerinin temmuz ayında 18,1 milyar dolar artarak beklentilerin üzerinde gerçekleştiği belirtildi. Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisinin ise ağustos ayında değişmeyerek yüzde 3,6 seviyesinde kaldığı ifade edildi. Verilerin, güçlü istihdam rakamlarının ardından ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyon tarafındaki temkinli duruşunu sürdürmesine gerekçe oluşturan görünümü değiştirmediği aktarıldı.
ABD Hazine Bakanlığı'nın, İran'ın silah, personel ve yasa dışı kargo taşımak için kullandığı havacılık sektörünü destekledikleri gerekçesiyle 36 şirketi yaptırım listesine aldığı belirtildi. Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi'nin (OFAC) 'Ekonomik Dışlama Operasyonu' kapsamında aldığı kararın 27 İranlı hava yolu şirketi ile farklı ülkelerden 9 uluslararası havacılık şirketini kapsadığı aktarıldı. OFAC'ın aynı zamanda İran'a ilişkin üç havacılık iznini askıya aldığı ifade edildi.
Küresel piyasalarda günün ana gündeminin Orta Doğu'daki tırmanışın enerji arzına doğrudan yönelmesi olduğu belirtildi. ABD güçlerinin Umman Körfezi ve Harg Adası yakınlarında İran'a ait beş ham petrol tankerini imha ettiği bildirildiği aktarıldı. İran'ın ise Ürdün'deki ABD güçlerine 20 balistik füze fırlattığı ve bunların 18'inin engellendiğinin aktarıldığı ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Kanada'nın 'ayrımcı ticaret uygulamalarını' gerekçe göstererek 1930 Tarife Yasası'nın 338. bölümü kapsamında beş yeni bildiriye imza attığı belirtildi. Üç bildiriyle daha önce yüzde 50 ek gümrük vergisine tabi tutulan Kanada menşeli belirli motosiklet, süt ürünü ve alkollü içeceklerin ithalatının 29 Eylül itibarıyla yasaklandığı aktarıldı. Diğer iki bildiriyle yüzde 50'lik ek verginin kapsamının 15 Eylül'den geçerli olmak üzere değiştirildiği ifade edildi.
Çin'de tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) ağustos ayında yıllık yüzde 0,8 yükselerek temmuzdaki yüzde 0,5'lik artışın üzerine çıktığı ve beklentiyle örtüştüğü belirtildi. Çin Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) istatistikçisi Dong Lijuan'ın, yıllık TÜFE artışının 0,28 puanının enerji fiyatlarından kaynaklandığını ifade ettiği aktarıldı.
Şirket haberleri tarafında Alves Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (ALVES) malvarlıkları üzerine toplam 1 milyar 62 milyon TL tutarında haciz işlendiği belirtildi. Şirketin borçlarına ilişkin icra takipleri ve haciz işlemleri başlatıldığı, haciz kapsamındaki makinelerin faal olduğu ve üretimin sürdüğü aktarıldı.
Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (MAGEN), 24 MWm kurulu güce sahip HEZ MORALI JES-1 jeotermal santralini bünyesinde bulunduran Hez Enerji İnşaat'ın yüzde 100 payını satın aldığı ifade edildi. Toplam bedelin 105 milyon 500 bin ABD doları, TL karşılığının ise 5 milyar 85 milyon 891 bin 250 TL olduğu ve hisse devrinin 8 Eylül 2026 tarihinde tescil edildiği aktarıldı.
Astor Enerji A.Ş.'nin (ASTOR), yenilenebilir enerji projeleri geliştiren Astor RO Energy S.R.L.'nin yüzde 100 payını ilişkili taraf konumundaki Astor Holding'e sattığı belirtildi. İşlemin toplam bedelinin 56 milyon 750 bin euro olduğu ve pay devrine ilişkin tescil işlemlerinin 8 Eylül 2026 tarihinde tamamlandığı ifade edildi.
Erciyas Çelik Boru Sanayi A.Ş.'nin (ERCB), Millî Savunma Bakanlığı projesi kapsamında Çanakkale Boğazı'nda inşa edilen iskelede kullanılacak 563 adet çelik kazık borunun üretimini üstlendiği aktarıldı. Söz konusu işin şirketin satış gelirlerine yaklaşık 12 milyon ABD doları katkı sağlamasının öngörüldüğü belirtildi.
Kuzugrup Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'de (KZGYO), şirket ortaklarından Kuzu Toplu Konut İnşaat'ın sahip olduğu ve sermayenin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli pay için toptan alış satış başvurusu yapıldığı ifade edildi. Pay başına fiyatın 21 TL olduğu ve işlemin 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü aktarıldı.
CW Enerji Mühendislik Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin (CWENE), yüzde 100 bağlı ortaklığı CW Energy USA Inc. bünyesinde ABD'de yıllık 1 gigavat (GW) üretim kapasitesine sahip güneş paneli üretim tesisi kurulmasına yönelik fizibilite, yatırım ve kuruluş çalışmalarının başlatılmasına karar verdiği belirtildi. Yatırımın bedeline ilişkin ise herhangi bir tutar açıklanmadığı aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirket portföyünde bulunan Kemer arazisinin bir bölümünde yapımına başlanan 141 odalı otelin, 'The Ritz-Carlton Kemer' markası altında işletilmesi konusunda Marriott International ile anlaşmaya varıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirket portföyünde bulunan Kemer arazisinin bir bölümünde yapımına başlanan 141 odalı otelin, 'The Ritz-Carlton Kemer' markası altında işletilmesi konusunda Marriott International ile anlaşmaya varıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük analizinde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran Devrim Muhafızları'nın Amerikan savaş gemilerine fırlattığı balistik füzelere misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini mürettebatı tahliye ettirdikten sonra elverişsiz hale g...
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük analizinde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran Devrim Muhafızları'nın Amerikan savaş gemilerine fırlattığı balistik füzelere misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini mürettebatı tahliye ettirdikten sonra elverişsiz hale g...
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük analizinde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran Devrim Muhafızları'nın Amerikan savaş gemilerine fırlattığı balistik füzelere misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini mürettebatı tahliye ettirdikten sonra elverişsiz hale getirdiği belirtildi.
Bunun ardından Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'nda yasaklı ve güvensiz ilan ettiği alandan geçmeye çalışan iki Amerikan gemisini ve sekiz petrol tankerini vurduğunu duyurduğu aktarılan analizde, tırmanan karşılıklı misillemelerin Brent petrolün varil fiyatını 100 dolara yaklaştırdığı ifade edildi.
Askeri gerilimin yanı sıra ABD'nin ekonomik yaptırım stratejisini eleştiren İran Dışişleri Bakanı Abbas Arazçi'nin bu adımları başarısız politikaların tekrarı olarak nitelendirdiği belirtilen analizde, insansız teknolojilerin yoğun şekilde kullanıldığı çatışma alanında Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı girişinde ele geçirdiğini iddia ettiği ABD'ye ait gelişmiş insansız denizaltı hakkında da açıklamalara yer verildi.
ABD Donanması'nın söz konusu aracın arızalanarak ele geçen 2,5 milyon dolar değerindeki eski model bir Anduril Dive-LD otonom su altı aracı olduğunu bildirdiği aktarılan analizde, aracın üzerinde hassas veya gizli radar ve sonar ekipmanı bulunmadığı kaydedildi.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun çarşamba günü açıkladığı verilere göre, İran'daki savaşın küresel emtia ve petrol fiyatlarını yükseltmesi ile yüksek teknoloji sektöründeki talep artışının etkisiyle üretici fiyat endeksinin ağustos ayında yüzde 3,6'lık beklentiyi aşarak yüzde 3,8'e yükseldiği belirtildi.
Tüketici fiyat endeksinin ise temmuzdaki yüzde 0,5'lik artışın ardından beklentilere paralel olarak yüzde 0,8'e ivmelendiği ifade edildi.
Gıda ve enerjiyi dışarıda bırakan çekirdek TÜFE'nin yüzde 0,9'dan yüzde 1'e tırmandığı belirtilen analizde, bu toparlanmanın hanehalkı talebinin güçlenmesinden ziyade baz etkileri ve küresel emtia fiyatlarından kaynaklandığı vurgulandı.
Yaz turizmindeki zayıflık ve düşen konut fiyatları, yüksek tasarruf oranları, zayıf istihdam ve yavaşlayan tüketici harcamalarının yarattığı olumsuz döngü nedeniyle iç talebin hala durgun seyrettiği aktarılan analizde, temmuzda genç işsizliğinin yüzde 17,9 ile Ağustos 2025'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktığı belirtildi.
Fabrika çıkış fiyatlarındaki artışın esas olarak enerji odaklı sektörlerde ve küresel bellek çipi kıtlığına bağlı olarak elektronik ürünlerde yoğunlaştığı kaydedilen analizde, Körfez bölgesindeki enerji akışının normale dönmesi durumunda enflasyonun gevşeyeceği ve ÜFE'nin gelecek yıl yeniden deflasyona gireceğinin öngörüldüğü ifade edildi.
Analizde, Çin ekonomisinin ikinci çeyrekte son üç yılı aşkın sürenin en yavaş büyümesini kaydetmesi ve temmuz verilerinin zayıflaması üzerine ülkenin 2026 GSYİH büyüme tahminlerinin yüzde 4,8'den yüzde 4,6'ya, yıllık TÜFE beklentisinin ise yüzde 1'den yüzde 0,8'e düşürüldüğü belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük analizinde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran Devrim Muhafızları'nın Amerikan savaş gemilerine fırlattığı balistik füzelere misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini mürettebatı tahliye ettirdikten sonra elverişsiz hale getirdiği belirtildi.
Bunun ardından Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'nda yasaklı ve güvensiz ilan ettiği alandan geçmeye çalışan iki Amerikan gemisini ve sekiz petrol tankerini vurduğunu duyurduğu aktarılan analizde, tırmanan karşılıklı misillemelerin Brent petrolün varil fiyatını 100 dolara yaklaştırdığı ifade edildi.
Askeri gerilimin yanı sıra ABD'nin ekonomik yaptırım stratejisini eleştiren İran Dışişleri Bakanı Abbas Arazçi'nin bu adımları başarısız politikaların tekrarı olarak nitelendirdiği belirtilen analizde, insansız teknolojilerin yoğun şekilde kullanıldığı çatışma alanında Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı girişinde ele geçirdiğini iddia ettiği ABD'ye ait gelişmiş insansız denizaltı hakkında da açıklamalara yer verildi.
ABD Donanması'nın söz konusu aracın arızalanarak ele geçen 2,5 milyon dolar değerindeki eski model bir Anduril Dive-LD otonom su altı aracı olduğunu bildirdiği aktarılan analizde, aracın üzerinde hassas veya gizli radar ve sonar ekipmanı bulunmadığı kaydedildi.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun çarşamba günü açıkladığı verilere göre, İran'daki savaşın küresel emtia ve petrol fiyatlarını yükseltmesi ile yüksek teknoloji sektöründeki talep artışının etkisiyle üretici fiyat endeksinin ağustos ayında yüzde 3,6'lık beklentiyi aşarak yüzde 3,8'e yükseldiği belirtildi.
Tüketici fiyat endeksinin ise temmuzdaki yüzde 0,5'lik artışın ardından beklentilere paralel olarak yüzde 0,8'e ivmelendiği ifade edildi.
Gıda ve enerjiyi dışarıda bırakan çekirdek TÜFE'nin yüzde 0,9'dan yüzde 1'e tırmandığı belirtilen analizde, bu toparlanmanın hanehalkı talebinin güçlenmesinden ziyade baz etkileri ve küresel emtia fiyatlarından kaynaklandığı vurgulandı.
Yaz turizmindeki zayıflık ve düşen konut fiyatları, yüksek tasarruf oranları, zayıf istihdam ve yavaşlayan tüketici harcamalarının yarattığı olumsuz döngü nedeniyle iç talebin hala durgun seyrettiği aktarılan analizde, temmuzda genç işsizliğinin yüzde 17,9 ile Ağustos 2025'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktığı belirtildi.
Fabrika çıkış fiyatlarındaki artışın esas olarak enerji odaklı sektörlerde ve küresel bellek çipi kıtlığına bağlı olarak elektronik ürünlerde yoğunlaştığı kaydedilen analizde, Körfez bölgesindeki enerji akışının normale dönmesi durumunda enflasyonun gevşeyeceği ve ÜFE'nin gelecek yıl yeniden deflasyona gireceğinin öngörüldüğü ifade edildi.
Analizde, Çin ekonomisinin ikinci çeyrekte son üç yılı aşkın sürenin en yavaş büyümesini kaydetmesi ve temmuz verilerinin zayıflaması üzerine ülkenin 2026 GSYİH büyüme tahminlerinin yüzde 4,8'den yüzde 4,6'ya, yıllık TÜFE beklentisinin ise yüzde 1'den yüzde 0,8'e düşürüldüğü belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
BIST 100 endeksi, son işlem gününü 14.405 seviyesinden alıcılı tamamladı. Analize göre endeks, böylece yeniden kısa vadeli hareketli ortalamalarının üzerine çıkarken, eylül ayının başında oluşan çanağını da tam...
BIST 100 endeksi, son işlem gününü 14.405 seviyesinden alıcılı tamamladı. Analize göre endeks, böylece yeniden kısa vadeli hareketli ortalamalarının üzerine çıkarken, eylül ayının başında oluşan çanağını da tam...
BIST 100 endeksi, son işlem gününü 14.405 seviyesinden alıcılı tamamladı. Analize göre endeks, böylece yeniden kısa vadeli hareketli ortalamalarının üzerine çıkarken, eylül ayının başında oluşan çanağını da tamamladı.
Güne satıcılı başlanması durumunda 14.400 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanamaması halinde 14.250 seviyesinin kritik destek olarak takip edileceği belirtildi. Analize göre bu seviyenin de aşağı yönlü geçilmesi durumunda endekste 14.130 seviyesine kadar geri çekilme görülebilir.
Alıcılı bir başlangıç yaşanması halinde ise ağustos ayında başlayan kanalın alt bandına denk gelen 14.600 seviyesinin takip edileceği kaydedildi. Bu seviyenin üzerinde 14.690 seviyesinin gündeme geleceği, söz konusu bölgenin aşılması halinde ise tepki alımlarının hız kazanabileceği ifade edildi.
VİOP'ta BIST 30 yakın vadeli kontratın ise eylül ayına girilmesiyle güncellenen yapısıyla son işlem gününü 17.700 seviyesinden alıcılı tamamladığı aktarıldı. Olası satış baskısında 17.440 seviyesinin altına inilmesi halinde 17.350 seviyesinin takip edileceği belirtildi.
Analize göre yukarı yönlü hareketlerde 17.700 seviyesinin üzerinde kalıcılığın sürmesi, mayıs ayından bu yana devam eden trend açısından kritik önem taşıyor. Bu seviyenin aşılması ve kalıcılık sağlanması halinde ilk etapta 17.850 seviyesinin üzerinde hareket görülmesi, ardından 18.200 seviyesinin test edilmesi bekleniyor. 18.200 seviyesinin de aşılması halinde yeni rekor seviyelerin gündeme gelebileceği kaydedildi.
Dolar/TL tarafında ise kurun son işlem gününü 48,45 civarında yatay tamamladığı, yeni işlem gününde ise 48,47 seviyesinden yukarı yönlü fiyatlamanın öne çıktığı belirtildi. Alnus Yatırım, kurun rekor seviyelere yakın olması nedeniyle yukarı yönlü hareketler açısından teknik direnç seviyesi vermedi.
Aşağı yönlü hareketlerde ise önceki gün kapanışı olan 48,45 seviyesinin altında kalıcılık oluşup oluşmayacağının takip edileceği ifade edildi. Analize göre söz konusu seviyenin altında kalıcılık sağlanması, kurda teknik açıdan geri çekilmelerin oluşması açısından önem taşıyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
BIST 100 endeksi, son işlem gününü 14.405 seviyesinden alıcılı tamamladı. Analize göre endeks, böylece yeniden kısa vadeli hareketli ortalamalarının üzerine çıkarken, eylül ayının başında oluşan çanağını da tamamladı.
Güne satıcılı başlanması durumunda 14.400 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanamaması halinde 14.250 seviyesinin kritik destek olarak takip edileceği belirtildi. Analize göre bu seviyenin de aşağı yönlü geçilmesi durumunda endekste 14.130 seviyesine kadar geri çekilme görülebilir.
Alıcılı bir başlangıç yaşanması halinde ise ağustos ayında başlayan kanalın alt bandına denk gelen 14.600 seviyesinin takip edileceği kaydedildi. Bu seviyenin üzerinde 14.690 seviyesinin gündeme geleceği, söz konusu bölgenin aşılması halinde ise tepki alımlarının hız kazanabileceği ifade edildi.
VİOP'ta BIST 30 yakın vadeli kontratın ise eylül ayına girilmesiyle güncellenen yapısıyla son işlem gününü 17.700 seviyesinden alıcılı tamamladığı aktarıldı. Olası satış baskısında 17.440 seviyesinin altına inilmesi halinde 17.350 seviyesinin takip edileceği belirtildi.
Analize göre yukarı yönlü hareketlerde 17.700 seviyesinin üzerinde kalıcılığın sürmesi, mayıs ayından bu yana devam eden trend açısından kritik önem taşıyor. Bu seviyenin aşılması ve kalıcılık sağlanması halinde ilk etapta 17.850 seviyesinin üzerinde hareket görülmesi, ardından 18.200 seviyesinin test edilmesi bekleniyor. 18.200 seviyesinin de aşılması halinde yeni rekor seviyelerin gündeme gelebileceği kaydedildi.
Dolar/TL tarafında ise kurun son işlem gününü 48,45 civarında yatay tamamladığı, yeni işlem gününde ise 48,47 seviyesinden yukarı yönlü fiyatlamanın öne çıktığı belirtildi. Alnus Yatırım, kurun rekor seviyelere yakın olması nedeniyle yukarı yönlü hareketler açısından teknik direnç seviyesi vermedi.
Aşağı yönlü hareketlerde ise önceki gün kapanışı olan 48,45 seviyesinin altında kalıcılık oluşup oluşmayacağının takip edileceği ifade edildi. Analize göre söz konusu seviyenin altında kalıcılık sağlanması, kurda teknik açıdan geri çekilmelerin oluşması açısından önem taşıyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
A1 Capital tarafından yayımlanan değerlendirmede, Brent petrolün 100 dolar seviyesine yaklaşmasının küresel piyasalarda enflasyonun yeniden hızlanacağı ve merkez bankalarının faiz oranlarını daha da artırabileceği yönündeki endişeleri canlı tuttuğu ifade edildi.
Raporda, Brent petrolün sabah saatlerinde yaklaşık yüzde 1,5 yükselişle 99,4-99,5 dolar, ABD ham petrolünün ise 94,5-94,6 dolar seviyelerinde bulunduğu belirtildi. Husilerin Suudi Arabistan'daki şehir ve enerji tesislerine yönelik saldırıları, ABD'nin İran tankerlerine yönelik saldırıları ve İran'ın Ürdün'deki bir ABD üssünü hedef almasının arz kesintisi riskini artırdığı aktarıldı. Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin yavaşlamasının da petrol fiyatlarına ek risk primi getirdiği kaydedildi.
A1 Capital, petrol fiyatının 100 doların üzerinde kalıcı hale gelmesinin küresel enflasyon beklentilerini yükseltebileceğini, ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) üzerindeki faiz artırımı baskısını artırabileceğini değerlendirdi. Bu durumun enerji ithalatçısı ülkelerin cari dengelerini olumsuz etkileyebileceği, havacılık, ulaştırma, kimya ve enerji yoğun sanayi şirketleri üzerinde baskı oluşturabileceği, petrol üreticileri ve bazı enerji şirketlerini ise destekleyebileceği belirtildi.
ABD borsalarının önceki günü düşüşle tamamladığı aktarılan raporda, Dow Jones'un yüzde 1,18 gerileyerek 52.786, S&P 500'ün yüzde 0,58 düşüşle 7.673 ve Nasdaq'ın yüzde 0,32 kayıpla 26.421 puanda...
A1 Capital tarafından yayımlanan değerlendirmede, Brent petrolün 100 dolar seviyesine yaklaşmasının küresel piyasalarda enflasyonun yeniden hızlanacağı ve merkez bankalarının faiz oranlarını daha da artırabileceği yönündeki endişeleri canlı tuttuğu ifade edildi.
Raporda, Brent petrolün sabah saatlerinde yaklaşık yüzde 1,5 yükselişle 99,4-99,5 dolar, ABD ham petrolünün ise 94,5-94,6 dolar seviyelerinde bulunduğu belirtildi. Husilerin Suudi Arabistan'daki şehir ve enerji tesislerine yönelik saldırıları, ABD'nin İran tankerlerine yönelik saldırıları ve İran'ın Ürdün'deki bir ABD üssünü hedef almasının arz kesintisi riskini artırdığı aktarıldı. Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin yavaşlamasının da petrol fiyatlarına ek risk primi getirdiği kaydedildi.
A1 Capital, petrol fiyatının 100 doların üzerinde kalıcı hale gelmesinin küresel enflasyon beklentilerini yükseltebileceğini, ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) üzerindeki faiz artırımı baskısını artırabileceğini değerlendirdi. Bu durumun enerji ithalatçısı ülkelerin cari dengelerini olumsuz etkileyebileceği, havacılık, ulaştırma, kimya ve enerji yoğun sanayi şirketleri üzerinde baskı oluşturabileceği, petrol üreticileri ve bazı enerji şirketlerini ise destekleyebileceği belirtildi.
ABD borsalarının önceki günü düşüşle tamamladığı aktarılan raporda, Dow Jones'un yüzde 1,18 gerileyerek 52.786, S&P 500'ün yüzde 0,58 düşüşle 7.673 ve Nasdaq'ın yüzde 0,32 kayıpla 26.421 puanda...
A1 Capital tarafından yayımlanan değerlendirmede, Brent petrolün 100 dolar seviyesine yaklaşmasının küresel piyasalarda enflasyonun yeniden hızlanacağı ve merkez bankalarının faiz oranlarını daha da artırabileceği yönündeki endişeleri canlı tuttuğu ifade edildi.
Raporda, Brent petrolün sabah saatlerinde yaklaşık yüzde 1,5 yükselişle 99,4-99,5 dolar, ABD ham petrolünün ise 94,5-94,6 dolar seviyelerinde bulunduğu belirtildi. Husilerin Suudi Arabistan'daki şehir ve enerji tesislerine yönelik saldırıları, ABD'nin İran tankerlerine yönelik saldırıları ve İran'ın Ürdün'deki bir ABD üssünü hedef almasının arz kesintisi riskini artırdığı aktarıldı. Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin yavaşlamasının da petrol fiyatlarına ek risk primi getirdiği kaydedildi.
A1 Capital, petrol fiyatının 100 doların üzerinde kalıcı hale gelmesinin küresel enflasyon beklentilerini yükseltebileceğini, ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) üzerindeki faiz artırımı baskısını artırabileceğini değerlendirdi. Bu durumun enerji ithalatçısı ülkelerin cari dengelerini olumsuz etkileyebileceği, havacılık, ulaştırma, kimya ve enerji yoğun sanayi şirketleri üzerinde baskı oluşturabileceği, petrol üreticileri ve bazı enerji şirketlerini ise destekleyebileceği belirtildi.
ABD borsalarının önceki günü düşüşle tamamladığı aktarılan raporda, Dow Jones'un yüzde 1,18 gerileyerek 52.786, S&P 500'ün yüzde 0,58 düşüşle 7.673 ve Nasdaq'ın yüzde 0,32 kayıpla 26.421 puandan kapandığı ifade edildi. Satışlarda petrol fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra yapay zekanın mevcut yazılım şirketlerinin gelir modellerini bozabileceğine yönelik endişelerin etkili olduğu belirtildi.
Buna karşın teknoloji sektöründe satışların genele yayılmadığı, sermayenin yazılım şirketlerinden çip, veri merkezi ve altyapı şirketlerine yöneldiği değerlendirildi. ABD vadeli piyasalarında ise sınırlı bir tepki görüldüğü, S&P 500 vadeli endeksinin yaklaşık yüzde 0,1 yükseldiği, Dow vadeli endeksinin yataya yakın seyrettiği ve Nasdaq vadeli endeksinin çip hisselerindeki toparlanmanın desteğiyle hafif pozitif olduğu aktarıldı.
Raporda Avrupa piyasalarının ana gündeminin ECB toplantısı olduğu belirtildi. Reuters anketine katılan 65 ekonomistin tamamının ECB'nin mevduat faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,50'ye çıkarmasını beklediği ifade edildi. Euro Bölgesi enflasyonunun enerji etkisiyle yüzde 3,3'e yükselmesinin bu beklentiyi güçlendirdiği aktarıldı.
A1 Capital Araştırma, piyasalar açısından faiz kararından ziyade ECB Başkanı Christine Lagarde'ın bundan sonraki faiz adımlarına ilişkin mesajlarının önem taşıdığını değerlendirdi. Lagarde'ın enerji şokunun geçici olduğunu ve ücret-fiyat etkilerinin sınırlı kaldığını belirtmesi halinde güvercin bir faiz artırımının fiyatlanabileceği, petrolün 100 dolar üzerinde kalıcılaşacağına ve enflasyon beklentilerinin bozulduğuna yönelik mesajların ise Avrupa tahvil faizleri ve euroyu desteklerken hisse piyasalarını baskılayabileceği ifade edildi.
Asya piyasalarının karışık seyrettiği belirtilen raporda, Nikkei'nin yaklaşık yüzde 0,6, Güney Kore KOSPI'nin yüzde 1,6 ve Tayvan endeksinin yüzde 0,6 yükseldiği, Hang Seng'in yüzde 0,6 gerilediği ve Çin CSI 300'ün yaklaşık yüzde 0,2 artıda olduğu aktarıldı. Çip ve yapay zeka hisselerinin Japonya, Güney Kore ve Tayvan piyasalarını desteklediği, Çin ve Hong Kong'da ise enerji maliyetleri, gayrimenkul sorunları ve zayıf iç tüketimin daha temkinli fiyatlamaya neden olduğu değerlendirildi.
Çin'de ağustos ayında tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) yıllık yüzde 0,8 yükselerek beklentiye paralel gerçekleştiği, aylık artışın ise yüzde 0,4 ile yüzde 0,3 olan beklentinin üzerinde geldiği belirtildi. Üretici fiyat endeksinin (ÜFE) yıllık yüzde 3,8 yükseldiği ve yüzde 3,6 olan piyasa beklentisini aştığı aktarıldı. Çekirdek TÜFE'nin yüzde 1 seviyesinde kaldığı ifade edilerek, verilerin Çin'de güçlü bir talep enflasyonundan ziyade petrol ve metal fiyatlarından kaynaklanan maliyet enflasyonuna işaret ettiği değerlendirildi.
A1 Capital Araştırma, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) beklenen düzenlemesinin de yürürlüğe gireceğini aktardı. Düzenlemenin özellikle serbest fonlar ve halka açık şirketler üzerinden oluşan dolaylı ortaklıklar yoluyla fiili dolaşım oranının yüksek görünmesine ilişkin uygulamalara yönelik olduğu belirtildi.
11 Eylül 2026'dan itibaren pay veya oy haklarında kamuya açıklama yapılmasını gerektiren sınırın yüzde 3'e indirileceği, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından doğrudan yüzde 3 ve üzerinde pay veya oy hakkına sahip kişileri gösteren tablonun değişiklik olması halinde güncelleneceği aktarıldı. Serbest fonlar, serbest özel fonlar ve diğer halka açık şirketler üzerinden oluşan dolaylı sahipliklerin de izleneceği, bu kanallarla bir şirkette ekonomik olarak yüzde 10 veya daha fazla paya ulaşan gerçek ve tüzel kişilerin ayrıca görünür hale geleceği ifade edildi.
Raporda, MKK tarafından açıklanacak dolaylı sahiplik bilgilerinin pay alım teklifi yükümlülüğünün otomatik olarak belirlenmesinde doğrudan kullanılmayacağı, söz konusu verilerin esas olarak malvarlıksal haklara ilişkin bilgi verme amacı taşıdığı belirtildi.
SPK düzenlemesinin fiili dolaşım tanımında da değişiklik getirdiği aktarıldı. Buna göre şirket sermayesinin yüzde 10 veya daha fazlasına sahip ortakların doğrudan paylarının yanı sıra serbest fonlar, serbest özel fonlar veya başka halka açık şirketler aracılığıyla sahip oldukları dolaylı payların da fiili dolaşım hesabında dikkate alınacağı ifade edildi.
Kamuya ait paylar, şirket ve ilişkili kuruluşlarının payları, geri alınmış paylar, yüzde 10 ve üzeri ortakların payları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile belirli üst düzey yöneticilerin payları, şirket sandık ve vakıflarına ait paylar ile belirli teminatlı, hukuken kısıtlı, yasaklı ve hacizli payların fiili dolaşıma dahil edilmeyeceği aktarıldı. Yurt dışı piyasalarda işlem gören payların da fiili dolaşım dışında bırakılacağı belirtildi.
A1 Capital, 11 Eylül 2026'dan itibaren MKK'nın fiili dolaşımdaki pay adedi ve oranını günlük olarak hesaplayıp kamuya açıklayacağını bildirdi. Şirketlerin ise kapsama giren gerçek ve tüzel kişilerin kimlik ve unvan bilgilerini her ayın ilk iş gününde MKK'ya ileteceği ifade edildi.
Düzenlemenin Borsa İstanbul (BIST) endekslerinde de etkiler oluşturabileceği değerlendirildi. Fiili dolaşım oranı ciddi biçimde aşağı revize edilen şirketlerde endeks ağırlıklarının azalabileceği ve buna bağlı olarak pasif endeks fonlarında yeniden dengeleme işlemlerinin gündeme gelebileceği aktarıldı. Fiili dolaşım oranındaki düşüşün bazı hisselerde işlem derinliğini azaltabileceği, alış-satış makasının açılmasına ve volatilitenin artmasına neden olabileceği belirtildi.
Serbest fonlar açısından da yeni düzenlemenin ekonomik sahipliğin zincirin arkasına doğru izlenmesini sağlayacağı değerlendirildi. Bunun serbest fonların yüzde 10'dan fazla hisse almasını yasaklayan bir düzenleme olmadığı, esas değişikliğin sahiplik görünürlüğü ve fiili dolaşım hesabında yapıldığı vurgulandı.
A1 Capital Araştırma, düzenlemenin Türkiye sermaye piyasasında ekonomik sahipliğin daha şeffaf biçimde izlenmesine katkı sağlayabileceğini, ancak kısa vadede fiili dolaşımı ciddi biçimde aşağı revize edilecek şirketlerde endeks ağırlığı, likidite ve fon akımları üzerinden fiyat hareketleri oluşturabileceğini değerlendirdi.
Raporda ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın, Kanada'nın Amerikan çiftçileri ve şirketlerine adil ticaret imkanları sunmadığı gerekçesiyle Kanada menşeli ürünlerin kamu ihalelerinden çıkarılması talimatını verdiği aktarıldı. Trump'ın ayrıca Kanada menşeli belirli motosiklet, süt ürünleri ve alkollü içeceklerin ithalatının 29 Eylül'den itibaren yasaklanmasını öngören bildirilere imza attığı belirtildi.
ABD'nin İran'ın havacılık sektörü ve bağlantılı şirketlerine yönelik 36 yeni yaptırım açıkladığı ifade edildi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in ise Demokratların kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre'nin herhangi bir kanadında çoğunluğu ele geçirmesi halinde Trump yönetiminin federal bütçe açığını azaltma planını yıl sonuna kadar Kongre'den geçirmeye çalışacağını söylediği aktarıldı.
Bessent'in ABD'nin finansal kaynaklarının müttefiklerin desteklenmesi ve ülke çıkarlarının ilerletilmesi amacıyla dış politika aracı olarak kullanılmasını savunduğu, ayrıca Japon yenini destekleme konusundaki kararlılığını dile getirdiği belirtildi.
ABD hükümetinin aralarında DeepSeek, Moonshot AI ve Alibaba'nın da bulunduğu 6 Çinli yapay zeka şirketini Amerikan şirketlerine ait teknolojileri kötü niyetli biçimde kopyalamakla suçladığı aktarıldı.
ABD Merkez Bankası verilerine göre toplam tüketici kredilerinin temmuz ayında 18,1 milyar dolar arttığı, ekonomistlerin medyan beklentisinin 11,3 milyar dolar olduğu belirtildi. Haziran ayındaki kredi artışının ise 14,6 milyar dolara revize edildiği aktarıldı.
Asya Kalkınma Bankası (ADB) Başkanı Kanda Masato'nun üye ülkeler arasındaki işbirliğinin geliştirileceğini ve 2030 yılına kadar özel sektör finansmanının 4 katına çıkarılacağını bildirdiği ifade edildi.
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey'nin ise Bankanın faiz artırmasının yalnızca zaman meselesi olduğu yönündeki değerlendirmeyi reddettiği, olası faiz adımının ekonomik ve jeopolitik gelişmelere bağlı olduğunu söylediği aktarıldı.
A1 Capital Araştırma'nın şirket haberleri bölümünde Alves Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş. paylarının 9 Eylül 2026 tarihinde Yakın İzleme Pazarı'na alınmak üzere işlem sırasının kapatılacağı, 10 Eylül 2026'dan itibaren yeniden işleme açılacağı belirtildi. Şirketin borçları nedeniyle farklı kişi ve kurumlar tarafından icra takipleri ve haciz işlemleri başlatıldığı, malvarlıkları üzerinde 1 milyar 62 milyon TL tutarında haciz bulunduğu aktarıldı. Şirketin üretim faaliyetlerinin kesintisiz devam ettiği ve haczedilen malvarlıklarına ilişkin herhangi bir satış talebi veya kararının bulunmadığı ifade edildi.
Bülbüloğlu Vinç Sanayi ve Ticaret A.Ş. ortaklarından Önder Bülbüloğlu'nun şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 1 milyon 128 bin TL nominal değerli paylarını pay başına 95,67 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye satacağı aktarıldı.
CW Enerji Mühendislik Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin, ABD'de yıllık 1 gigavat üretim kapasitesine sahip güneş paneli üretim tesisi kurulmasına yönelik fizibilite, yatırım ve kuruluş çalışmalarını başlatma kararı aldığı belirtildi.
Etiler Gıda ve Ticari Yatırımlar Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 10 milyon 288 bin 924 TL nominal değerli paylarının pay başına 6,11 TL fiyatla İzzettin Kaplan'a tahsisli satışının gerçekleştirileceği aktarıldı.
Masmfen? Wait: MASFN kodlu şirketin Maldivler'de faaliyet gösteren bir şirketle, lagün üzerine kurulacak güneş enerjisi santrali ve batarya enerji depolama sistemi projesine ilişkin iki sözleşme imzaladığı, sözleşmelerin toplam bedelinin 7,5 milyon dolar olduğu belirtildi.
Parsan Makina Parçaları Sanayii A.Ş. hakkında Rekabet Kurulu tarafından iş gücü piyasasında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4'üncü maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik soruşturma açıldığı aktarıldı. Soruşturma açılmasının şirketin kanunu ihlal ettiği veya cezai yaptırımla karşı karşıya olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.
Türk Hava Yolları A.O.'nun (THY) ocak-ağustos 2026 döneminde taşıdığı yolcu sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,4 artarak 64 milyona ulaştığı belirtildi. Yurt dışı yolcu sayısının yüzde 6,1 artışla 41,8 milyon, yurt içi yolcu sayısının ise yüzde 4,3 artışla 22,2 milyon olduğu aktarıldı. Yolcu doluluk oranının yüzde 82,7'den yüzde 84,7'ye yükseldiği ifade edildi.
Türkiye Sigorta A.Ş.'nin 1 Ocak-31 Ağustos 2026 döneminde bağımsız denetimden geçmemiş brüt prim üretiminin 120 milyar 434 milyon 918 bin 660 TL'ye ulaştığı ve yıllık bazda yüzde 29 arttığı belirtildi.
Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri Ticaret A.Ş.'nin enerji, e-mobilite ve iklimlendirme faaliyetlerinde verimliliği artırmak amacıyla ÜÇAY 360 Franchise Sistemi'ni uygulamaya alma kararı aldığı aktarıldı. Sistemin ilk aşamasında mevcut şubelerin franchise modeli altında faaliyet gösterecek iş ortaklarına devredileceği, ikinci aşamada ise yeni franchise noktalarının sisteme dahil edileceği ifade edildi.
A1 Capital Araştırma'nın pay alım satım haberlerinde ise AKSA'da Emniyet Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin 8 Eylül 2026'da 9 milyon 518 bin TL nominal tutarlı alış gerçekleştirdiği ve şirketteki payının yüzde 25,857906'ya ulaştığı aktarıldı.
Avrasya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'de Metro Portföy Yönetimi A.Ş.'nin payının yüzde 4,13'e yükseldiği belirtildi. Bahadır Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Serkan Bahadır'ın payının yüzde 59,990 seviyesine ulaştığı aktarıldı.
Borlease Otomotiv A.Ş.'de Pusula Portföy Yönetimi A.Ş.'nin kurucusu ve yöneticisi olduğu yatırım fonlarının pay oranının yüzde 7,5875'ten yüzde 4,8643'e, oy hakkı oranının ise yüzde 4,1398'den yüzde 2,6540'a gerilediği ifade edildi.
Burçelik Vana Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Ümit Gümüş'ün payının yüzde 54,73'e ulaştığı, Bulls Portföy Yönetimi A.Ş.'nin yönettiği fonların satışları sonrasında fiili dolaşım içindeki pay oranının yüzde 3,26'ya düştüğü belirtildi.
CW Enerji'de Bulls Portföy Yönetimi A.Ş.'nin yönettiği Dördüncü Hisse Senedi Serbest Fon'un satışları sonrasında söz konusu fonların fiili dolaşım içindeki pay oranının yüzde 17,82'ye gerilediği aktarıldı.
Logo Yazılım Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Mehmet Tuğrul Tekbulut'un payının yüzde 0,117225'e ulaştığı, Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Yusuf Şenel'in payının yüzde 0,673 seviyesine yükseldiği ifade edildi.
Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Tera Portföy Yönetimi A.Ş.'nin kurucusu ve yöneticisi olduğu fonların satışları sonucunda şirket sermayesindeki toplam pay oranının yüzde 23,162619'dan yüzde 15,293516'ya gerilediği aktarıldı. 7 Eylül 2026 tarihli işlemlerle bu oranın yüzde 14,470253'e düştüğü belirtildi.
Mepet Metro Petrol ve Tesisleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Metro Portföy Yönetimi A.Ş.'nin payının yüzde 80'e ulaştığı, MMC Sanayi ve Ticari Yatırımlar A.Ş.'de Ümit Gümüş'ün payının yüzde 9,16'ya çıktığı aktarıldı.
Tekfen Holding A.Ş.'de Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin 7 Eylül 2026 tarihinde 45 milyon 305 bin TL tutarında alış gerçekleştirdiği ve payının yüzde 0,681'e ulaştığı ifade edildi. Libco İnşaat ve Sanayi ve Ticaret A.Ş., Vera Ticari Danışmanlık A.Ş. ve CDC Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin birlikte hareket ettiği, bu ortaklığın Tekfen Holding'deki toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,680'e ulaştığı aktarıldı.
Temapol Polimer Plastik ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş.'de Tera Portföy Yönetimi A.Ş.'nin yönettiği fonların 4 Eylül 2026 tarihli işlemleri sonucunda şirket sermayesindeki toplam pay oranının yüzde 25,231012'den yüzde 24,836755'e gerilediği belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
A1 Capital tarafından yayımlanan değerlendirmede, Brent petrolün 100 dolar seviyesine yaklaşmasının küresel piyasalarda enflasyonun yeniden hızlanacağı ve merkez bankalarının faiz oranlarını daha da artırabileceği yönündeki endişeleri canlı tuttuğu ifade edildi.
Raporda, Brent petrolün sabah saatlerinde yaklaşık yüzde 1,5 yükselişle 99,4-99,5 dolar, ABD ham petrolünün ise 94,5-94,6 dolar seviyelerinde bulunduğu belirtildi. Husilerin Suudi Arabistan'daki şehir ve enerji tesislerine yönelik saldırıları, ABD'nin İran tankerlerine yönelik saldırıları ve İran'ın Ürdün'deki bir ABD üssünü hedef almasının arz kesintisi riskini artırdığı aktarıldı. Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin yavaşlamasının da petrol fiyatlarına ek risk primi getirdiği kaydedildi.
A1 Capital, petrol fiyatının 100 doların üzerinde kalıcı hale gelmesinin küresel enflasyon beklentilerini yükseltebileceğini, ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) üzerindeki faiz artırımı baskısını artırabileceğini değerlendirdi. Bu durumun enerji ithalatçısı ülkelerin cari dengelerini olumsuz etkileyebileceği, havacılık, ulaştırma, kimya ve enerji yoğun sanayi şirketleri üzerinde baskı oluşturabileceği, petrol üreticileri ve bazı enerji şirketlerini ise destekleyebileceği belirtildi.
ABD borsalarının önceki günü düşüşle tamamladığı aktarılan raporda, Dow Jones'un yüzde 1,18 gerileyerek 52.786, S&P 500'ün yüzde 0,58 düşüşle 7.673 ve Nasdaq'ın yüzde 0,32 kayıpla 26.421 puandan kapandığı ifade edildi. Satışlarda petrol fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra yapay zekanın mevcut yazılım şirketlerinin gelir modellerini bozabileceğine yönelik endişelerin etkili olduğu belirtildi.
Buna karşın teknoloji sektöründe satışların genele yayılmadığı, sermayenin yazılım şirketlerinden çip, veri merkezi ve altyapı şirketlerine yöneldiği değerlendirildi. ABD vadeli piyasalarında ise sınırlı bir tepki görüldüğü, S&P 500 vadeli endeksinin yaklaşık yüzde 0,1 yükseldiği, Dow vadeli endeksinin yataya yakın seyrettiği ve Nasdaq vadeli endeksinin çip hisselerindeki toparlanmanın desteğiyle hafif pozitif olduğu aktarıldı.
Raporda Avrupa piyasalarının ana gündeminin ECB toplantısı olduğu belirtildi. Reuters anketine katılan 65 ekonomistin tamamının ECB'nin mevduat faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,50'ye çıkarmasını beklediği ifade edildi. Euro Bölgesi enflasyonunun enerji etkisiyle yüzde 3,3'e yükselmesinin bu beklentiyi güçlendirdiği aktarıldı.
A1 Capital Araştırma, piyasalar açısından faiz kararından ziyade ECB Başkanı Christine Lagarde'ın bundan sonraki faiz adımlarına ilişkin mesajlarının önem taşıdığını değerlendirdi. Lagarde'ın enerji şokunun geçici olduğunu ve ücret-fiyat etkilerinin sınırlı kaldığını belirtmesi halinde güvercin bir faiz artırımının fiyatlanabileceği, petrolün 100 dolar üzerinde kalıcılaşacağına ve enflasyon beklentilerinin bozulduğuna yönelik mesajların ise Avrupa tahvil faizleri ve euroyu desteklerken hisse piyasalarını baskılayabileceği ifade edildi.
Asya piyasalarının karışık seyrettiği belirtilen raporda, Nikkei'nin yaklaşık yüzde 0,6, Güney Kore KOSPI'nin yüzde 1,6 ve Tayvan endeksinin yüzde 0,6 yükseldiği, Hang Seng'in yüzde 0,6 gerilediği ve Çin CSI 300'ün yaklaşık yüzde 0,2 artıda olduğu aktarıldı. Çip ve yapay zeka hisselerinin Japonya, Güney Kore ve Tayvan piyasalarını desteklediği, Çin ve Hong Kong'da ise enerji maliyetleri, gayrimenkul sorunları ve zayıf iç tüketimin daha temkinli fiyatlamaya neden olduğu değerlendirildi.
Çin'de ağustos ayında tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) yıllık yüzde 0,8 yükselerek beklentiye paralel gerçekleştiği, aylık artışın ise yüzde 0,4 ile yüzde 0,3 olan beklentinin üzerinde geldiği belirtildi. Üretici fiyat endeksinin (ÜFE) yıllık yüzde 3,8 yükseldiği ve yüzde 3,6 olan piyasa beklentisini aştığı aktarıldı. Çekirdek TÜFE'nin yüzde 1 seviyesinde kaldığı ifade edilerek, verilerin Çin'de güçlü bir talep enflasyonundan ziyade petrol ve metal fiyatlarından kaynaklanan maliyet enflasyonuna işaret ettiği değerlendirildi.
A1 Capital Araştırma, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) beklenen düzenlemesinin de yürürlüğe gireceğini aktardı. Düzenlemenin özellikle serbest fonlar ve halka açık şirketler üzerinden oluşan dolaylı ortaklıklar yoluyla fiili dolaşım oranının yüksek görünmesine ilişkin uygulamalara yönelik olduğu belirtildi.
11 Eylül 2026'dan itibaren pay veya oy haklarında kamuya açıklama yapılmasını gerektiren sınırın yüzde 3'e indirileceği, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından doğrudan yüzde 3 ve üzerinde pay veya oy hakkına sahip kişileri gösteren tablonun değişiklik olması halinde güncelleneceği aktarıldı. Serbest fonlar, serbest özel fonlar ve diğer halka açık şirketler üzerinden oluşan dolaylı sahipliklerin de izleneceği, bu kanallarla bir şirkette ekonomik olarak yüzde 10 veya daha fazla paya ulaşan gerçek ve tüzel kişilerin ayrıca görünür hale geleceği ifade edildi.
Raporda, MKK tarafından açıklanacak dolaylı sahiplik bilgilerinin pay alım teklifi yükümlülüğünün otomatik olarak belirlenmesinde doğrudan kullanılmayacağı, söz konusu verilerin esas olarak malvarlıksal haklara ilişkin bilgi verme amacı taşıdığı belirtildi.
SPK düzenlemesinin fiili dolaşım tanımında da değişiklik getirdiği aktarıldı. Buna göre şirket sermayesinin yüzde 10 veya daha fazlasına sahip ortakların doğrudan paylarının yanı sıra serbest fonlar, serbest özel fonlar veya başka halka açık şirketler aracılığıyla sahip oldukları dolaylı payların da fiili dolaşım hesabında dikkate alınacağı ifade edildi.
Kamuya ait paylar, şirket ve ilişkili kuruluşlarının payları, geri alınmış paylar, yüzde 10 ve üzeri ortakların payları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile belirli üst düzey yöneticilerin payları, şirket sandık ve vakıflarına ait paylar ile belirli teminatlı, hukuken kısıtlı, yasaklı ve hacizli payların fiili dolaşıma dahil edilmeyeceği aktarıldı. Yurt dışı piyasalarda işlem gören payların da fiili dolaşım dışında bırakılacağı belirtildi.
A1 Capital, 11 Eylül 2026'dan itibaren MKK'nın fiili dolaşımdaki pay adedi ve oranını günlük olarak hesaplayıp kamuya açıklayacağını bildirdi. Şirketlerin ise kapsama giren gerçek ve tüzel kişilerin kimlik ve unvan bilgilerini her ayın ilk iş gününde MKK'ya ileteceği ifade edildi.
Düzenlemenin Borsa İstanbul (BIST) endekslerinde de etkiler oluşturabileceği değerlendirildi. Fiili dolaşım oranı ciddi biçimde aşağı revize edilen şirketlerde endeks ağırlıklarının azalabileceği ve buna bağlı olarak pasif endeks fonlarında yeniden dengeleme işlemlerinin gündeme gelebileceği aktarıldı. Fiili dolaşım oranındaki düşüşün bazı hisselerde işlem derinliğini azaltabileceği, alış-satış makasının açılmasına ve volatilitenin artmasına neden olabileceği belirtildi.
Serbest fonlar açısından da yeni düzenlemenin ekonomik sahipliğin zincirin arkasına doğru izlenmesini sağlayacağı değerlendirildi. Bunun serbest fonların yüzde 10'dan fazla hisse almasını yasaklayan bir düzenleme olmadığı, esas değişikliğin sahiplik görünürlüğü ve fiili dolaşım hesabında yapıldığı vurgulandı.
A1 Capital Araştırma, düzenlemenin Türkiye sermaye piyasasında ekonomik sahipliğin daha şeffaf biçimde izlenmesine katkı sağlayabileceğini, ancak kısa vadede fiili dolaşımı ciddi biçimde aşağı revize edilecek şirketlerde endeks ağırlığı, likidite ve fon akımları üzerinden fiyat hareketleri oluşturabileceğini değerlendirdi.
Raporda ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın, Kanada'nın Amerikan çiftçileri ve şirketlerine adil ticaret imkanları sunmadığı gerekçesiyle Kanada menşeli ürünlerin kamu ihalelerinden çıkarılması talimatını verdiği aktarıldı. Trump'ın ayrıca Kanada menşeli belirli motosiklet, süt ürünleri ve alkollü içeceklerin ithalatının 29 Eylül'den itibaren yasaklanmasını öngören bildirilere imza attığı belirtildi.
ABD'nin İran'ın havacılık sektörü ve bağlantılı şirketlerine yönelik 36 yeni yaptırım açıkladığı ifade edildi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in ise Demokratların kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre'nin herhangi bir kanadında çoğunluğu ele geçirmesi halinde Trump yönetiminin federal bütçe açığını azaltma planını yıl sonuna kadar Kongre'den geçirmeye çalışacağını söylediği aktarıldı.
Bessent'in ABD'nin finansal kaynaklarının müttefiklerin desteklenmesi ve ülke çıkarlarının ilerletilmesi amacıyla dış politika aracı olarak kullanılmasını savunduğu, ayrıca Japon yenini destekleme konusundaki kararlılığını dile getirdiği belirtildi.
ABD hükümetinin aralarında DeepSeek, Moonshot AI ve Alibaba'nın da bulunduğu 6 Çinli yapay zeka şirketini Amerikan şirketlerine ait teknolojileri kötü niyetli biçimde kopyalamakla suçladığı aktarıldı.
ABD Merkez Bankası verilerine göre toplam tüketici kredilerinin temmuz ayında 18,1 milyar dolar arttığı, ekonomistlerin medyan beklentisinin 11,3 milyar dolar olduğu belirtildi. Haziran ayındaki kredi artışının ise 14,6 milyar dolara revize edildiği aktarıldı.
Asya Kalkınma Bankası (ADB) Başkanı Kanda Masato'nun üye ülkeler arasındaki işbirliğinin geliştirileceğini ve 2030 yılına kadar özel sektör finansmanının 4 katına çıkarılacağını bildirdiği ifade edildi.
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey'nin ise Bankanın faiz artırmasının yalnızca zaman meselesi olduğu yönündeki değerlendirmeyi reddettiği, olası faiz adımının ekonomik ve jeopolitik gelişmelere bağlı olduğunu söylediği aktarıldı.
A1 Capital Araştırma'nın şirket haberleri bölümünde Alves Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş. paylarının 9 Eylül 2026 tarihinde Yakın İzleme Pazarı'na alınmak üzere işlem sırasının kapatılacağı, 10 Eylül 2026'dan itibaren yeniden işleme açılacağı belirtildi. Şirketin borçları nedeniyle farklı kişi ve kurumlar tarafından icra takipleri ve haciz işlemleri başlatıldığı, malvarlıkları üzerinde 1 milyar 62 milyon TL tutarında haciz bulunduğu aktarıldı. Şirketin üretim faaliyetlerinin kesintisiz devam ettiği ve haczedilen malvarlıklarına ilişkin herhangi bir satış talebi veya kararının bulunmadığı ifade edildi.
Bülbüloğlu Vinç Sanayi ve Ticaret A.Ş. ortaklarından Önder Bülbüloğlu'nun şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 1 milyon 128 bin TL nominal değerli paylarını pay başına 95,67 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye satacağı aktarıldı.
CW Enerji Mühendislik Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin, ABD'de yıllık 1 gigavat üretim kapasitesine sahip güneş paneli üretim tesisi kurulmasına yönelik fizibilite, yatırım ve kuruluş çalışmalarını başlatma kararı aldığı belirtildi.
Etiler Gıda ve Ticari Yatırımlar Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 10 milyon 288 bin 924 TL nominal değerli paylarının pay başına 6,11 TL fiyatla İzzettin Kaplan'a tahsisli satışının gerçekleştirileceği aktarıldı.
Masmfen? Wait: MASFN kodlu şirketin Maldivler'de faaliyet gösteren bir şirketle, lagün üzerine kurulacak güneş enerjisi santrali ve batarya enerji depolama sistemi projesine ilişkin iki sözleşme imzaladığı, sözleşmelerin toplam bedelinin 7,5 milyon dolar olduğu belirtildi.
Parsan Makina Parçaları Sanayii A.Ş. hakkında Rekabet Kurulu tarafından iş gücü piyasasında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4'üncü maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik soruşturma açıldığı aktarıldı. Soruşturma açılmasının şirketin kanunu ihlal ettiği veya cezai yaptırımla karşı karşıya olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.
Türk Hava Yolları A.O.'nun (THY) ocak-ağustos 2026 döneminde taşıdığı yolcu sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,4 artarak 64 milyona ulaştığı belirtildi. Yurt dışı yolcu sayısının yüzde 6,1 artışla 41,8 milyon, yurt içi yolcu sayısının ise yüzde 4,3 artışla 22,2 milyon olduğu aktarıldı. Yolcu doluluk oranının yüzde 82,7'den yüzde 84,7'ye yükseldiği ifade edildi.
Türkiye Sigorta A.Ş.'nin 1 Ocak-31 Ağustos 2026 döneminde bağımsız denetimden geçmemiş brüt prim üretiminin 120 milyar 434 milyon 918 bin 660 TL'ye ulaştığı ve yıllık bazda yüzde 29 arttığı belirtildi.
Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri Ticaret A.Ş.'nin enerji, e-mobilite ve iklimlendirme faaliyetlerinde verimliliği artırmak amacıyla ÜÇAY 360 Franchise Sistemi'ni uygulamaya alma kararı aldığı aktarıldı. Sistemin ilk aşamasında mevcut şubelerin franchise modeli altında faaliyet gösterecek iş ortaklarına devredileceği, ikinci aşamada ise yeni franchise noktalarının sisteme dahil edileceği ifade edildi.
A1 Capital Araştırma'nın pay alım satım haberlerinde ise AKSA'da Emniyet Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin 8 Eylül 2026'da 9 milyon 518 bin TL nominal tutarlı alış gerçekleştirdiği ve şirketteki payının yüzde 25,857906'ya ulaştığı aktarıldı.
Avrasya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'de Metro Portföy Yönetimi A.Ş.'nin payının yüzde 4,13'e yükseldiği belirtildi. Bahadır Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Serkan Bahadır'ın payının yüzde 59,990 seviyesine ulaştığı aktarıldı.
Borlease Otomotiv A.Ş.'de Pusula Portföy Yönetimi A.Ş.'nin kurucusu ve yöneticisi olduğu yatırım fonlarının pay oranının yüzde 7,5875'ten yüzde 4,8643'e, oy hakkı oranının ise yüzde 4,1398'den yüzde 2,6540'a gerilediği ifade edildi.
Burçelik Vana Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Ümit Gümüş'ün payının yüzde 54,73'e ulaştığı, Bulls Portföy Yönetimi A.Ş.'nin yönettiği fonların satışları sonrasında fiili dolaşım içindeki pay oranının yüzde 3,26'ya düştüğü belirtildi.
CW Enerji'de Bulls Portföy Yönetimi A.Ş.'nin yönettiği Dördüncü Hisse Senedi Serbest Fon'un satışları sonrasında söz konusu fonların fiili dolaşım içindeki pay oranının yüzde 17,82'ye gerilediği aktarıldı.
Logo Yazılım Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Mehmet Tuğrul Tekbulut'un payının yüzde 0,117225'e ulaştığı, Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Yusuf Şenel'in payının yüzde 0,673 seviyesine yükseldiği ifade edildi.
Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Tera Portföy Yönetimi A.Ş.'nin kurucusu ve yöneticisi olduğu fonların satışları sonucunda şirket sermayesindeki toplam pay oranının yüzde 23,162619'dan yüzde 15,293516'ya gerilediği aktarıldı. 7 Eylül 2026 tarihli işlemlerle bu oranın yüzde 14,470253'e düştüğü belirtildi.
Mepet Metro Petrol ve Tesisleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Metro Portföy Yönetimi A.Ş.'nin payının yüzde 80'e ulaştığı, MMC Sanayi ve Ticari Yatırımlar A.Ş.'de Ümit Gümüş'ün payının yüzde 9,16'ya çıktığı aktarıldı.
Tekfen Holding A.Ş.'de Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin 7 Eylül 2026 tarihinde 45 milyon 305 bin TL tutarında alış gerçekleştirdiği ve payının yüzde 0,681'e ulaştığı ifade edildi. Libco İnşaat ve Sanayi ve Ticaret A.Ş., Vera Ticari Danışmanlık A.Ş. ve CDC Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin birlikte hareket ettiği, bu ortaklığın Tekfen Holding'deki toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,680'e ulaştığı aktarıldı.
Temapol Polimer Plastik ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş.'de Tera Portföy Yönetimi A.Ş.'nin yönettiği fonların 4 Eylül 2026 tarihli işlemleri sonucunda şirket sermayesindeki toplam pay oranının yüzde 25,231012'den yüzde 24,836755'e gerilediği belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ekim 2026 vadeli Endeks 30 sözleşmesi, önceki işlem gününde tepki alımlarının öne çıkmasıyla günü pozitif bölgede 17.700 s...
Ekim 2026 vadeli Endeks 30 sözleşmesi, önceki işlem gününde tepki alımlarının öne çıkmasıyla günü pozitif bölgede 17.700 s...
Ekim 2026 vadeli Endeks 30 sözleşmesi, önceki işlem gününde tepki alımlarının öne çıkmasıyla günü pozitif bölgede 17.700 seviyesinden tamamladı. Sözleşmenin 22 ve 50 günlük hareketli ortalamaların üzerinde ilerlediği belirtildi.
Analizde, Stokastik, RSI, MFI ve Momentum göstergelerinin yukarı yönlü sinyal üretmesinin kısa vadede alım iştahı, para akışı ve momentumun güçlendiğine işaret ettiği ifade edildi. Buna karşın MACD göstergesinin aşağı yönlü seyretmesinin toparlanmanın henüz tam olarak teyit edilmediğini gösterdiği kaydedildi.
Analize göre göstergelerin büyük bölümündeki pozitif görünüm, kısa vadede tepki alımlarının devam edebileceğine işaret ediyor. Yeni güne tepki alımlarıyla başlanması ve yükselişin gün boyunca sürmesi halinde Bollinger üst bandı olan 17.795 seviyesinin üzerindeki fiyatlamaların önemini koruyacağı belirtildi. Bu seviyenin üzerine kalıcı olarak yerleşilmesi halinde yükselişin ivme kazanarak 17.950 seviyesine devam edebileceği ifade edildi.
Olası geri çekilmelerde ise 17.560 seviyesinin kısa vadeli destek olarak izlenebileceği, bu seviyenin altında sırasıyla 17.450 ve 17.320 seviyelerinin alt destekler olarak takip edilebileceği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ekim 2026 vadeli Endeks 30 sözleşmesi, önceki işlem gününde tepki alımlarının öne çıkmasıyla günü pozitif bölgede 17.700 seviyesinden tamamladı. Sözleşmenin 22 ve 50 günlük hareketli ortalamaların üzerinde ilerlediği belirtildi.
Analizde, Stokastik, RSI, MFI ve Momentum göstergelerinin yukarı yönlü sinyal üretmesinin kısa vadede alım iştahı, para akışı ve momentumun güçlendiğine işaret ettiği ifade edildi. Buna karşın MACD göstergesinin aşağı yönlü seyretmesinin toparlanmanın henüz tam olarak teyit edilmediğini gösterdiği kaydedildi.
Analize göre göstergelerin büyük bölümündeki pozitif görünüm, kısa vadede tepki alımlarının devam edebileceğine işaret ediyor. Yeni güne tepki alımlarıyla başlanması ve yükselişin gün boyunca sürmesi halinde Bollinger üst bandı olan 17.795 seviyesinin üzerindeki fiyatlamaların önemini koruyacağı belirtildi. Bu seviyenin üzerine kalıcı olarak yerleşilmesi halinde yükselişin ivme kazanarak 17.950 seviyesine devam edebileceği ifade edildi.
Olası geri çekilmelerde ise 17.560 seviyesinin kısa vadeli destek olarak izlenebileceği, bu seviyenin altında sırasıyla 17.450 ve 17.320 seviyelerinin alt destekler olarak takip edilebileceği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
BIST 100 endeksi, önceki işlem gününe 14.151 seviyesinden yatay başlangıç yaparken günü yüzde 1,79 yükselişle 14.405 puandan tamamladı. Endeks gün i...
BIST 100 endeksi, önceki işlem gününe 14.151 seviyesinden yatay başlangıç yaparken günü yüzde 1,79 yükselişle 14.405 puandan tamamladı. Endeks gün i...
BIST 100 endeksi, önceki işlem gününe 14.151 seviyesinden yatay başlangıç yaparken günü yüzde 1,79 yükselişle 14.405 puandan tamamladı. Endeks gün içinde 14.075-14.405 puan aralığında hareket ederken, Borsa İstanbul'da toplam işlem hacmi 254,6 milyar lira oldu. 83 şirket günü yükselişle tamamlarken, 15 şirket negatif bölgede kapandı.
En çok yükselen sektör endeksleri bankacılık, orman-kağıt-basım ve metal ana olurken, en fazla gerileyen sektörler bilişim, teknoloji ve tekstil-deri olarak sıralandı. Endekse puan bazında en yüksek pozitif katkıyı İş Bankası C grubu, Şişe Cam ve Sasa Polyester sağlarken, Odine Teknoloji, Katılımevim ve Aselsan hisseleri negatif yönde etkiledi.
Analizde, Stokastik, RSI, MFI ve Momentum göstergelerinin yukarı yönlü sinyal üretmesinin kısa vadede alım iştahı, para akışı ve momentumun güçlendiğine işaret ettiği belirtildi. Buna karşın MACD göstergesinin aşağı yönlü seyretmesinin pozitif görünümün henüz tam olarak teyit edilmediğini gösterdiği kaydedildi.
Analize göre göstergelerin büyük bölümündeki olumlu seyir, kısa vadede toparlanma eğiliminin öne çıktığına işaret ediyor. Endeksin yeni güne tepki alımlarıyla başlaması ve gün boyunca alımlarını koruması halinde 14.550 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlamasının önem taşıdığı ifade edildi. Olası geri çekilmelerde ise 14.300 seviyesi kısa vadeli destek olarak öne çıkarken, bu seviyenin altında 14.050 puana doğru güç kayıpları görülebileceği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
BIST 100 endeksi, önceki işlem gününe 14.151 seviyesinden yatay başlangıç yaparken günü yüzde 1,79 yükselişle 14.405 puandan tamamladı. Endeks gün içinde 14.075-14.405 puan aralığında hareket ederken, Borsa İstanbul'da toplam işlem hacmi 254,6 milyar lira oldu. 83 şirket günü yükselişle tamamlarken, 15 şirket negatif bölgede kapandı.
En çok yükselen sektör endeksleri bankacılık, orman-kağıt-basım ve metal ana olurken, en fazla gerileyen sektörler bilişim, teknoloji ve tekstil-deri olarak sıralandı. Endekse puan bazında en yüksek pozitif katkıyı İş Bankası C grubu, Şişe Cam ve Sasa Polyester sağlarken, Odine Teknoloji, Katılımevim ve Aselsan hisseleri negatif yönde etkiledi.
Analizde, Stokastik, RSI, MFI ve Momentum göstergelerinin yukarı yönlü sinyal üretmesinin kısa vadede alım iştahı, para akışı ve momentumun güçlendiğine işaret ettiği belirtildi. Buna karşın MACD göstergesinin aşağı yönlü seyretmesinin pozitif görünümün henüz tam olarak teyit edilmediğini gösterdiği kaydedildi.
Analize göre göstergelerin büyük bölümündeki olumlu seyir, kısa vadede toparlanma eğiliminin öne çıktığına işaret ediyor. Endeksin yeni güne tepki alımlarıyla başlaması ve gün boyunca alımlarını koruması halinde 14.550 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlamasının önem taşıdığı ifade edildi. Olası geri çekilmelerde ise 14.300 seviyesi kısa vadeli destek olarak öne çıkarken, bu seviyenin altında 14.050 puana doğru güç kayıpları görülebileceği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
ABD, İran'ın bir ABD uçak gemisine düzenlediği balistik füze saldırısına karşılık olarak nitelendirdiği bir hamleyle, Amerikan güçlerinin gece boyunca beş İran ham petrol tankerini imha ettiğ...
ABD, İran'ın bir ABD uçak gemisine düzenlediği balistik füze saldırısına karşılık olarak nitelendirdiği bir hamleyle, Amerikan güçlerinin gece boyunca beş İran ham petrol tankerini imha ettiğ...
ABD, İran'ın bir ABD uçak gemisine düzenlediği balistik füze saldırısına karşılık olarak nitelendirdiği bir hamleyle, Amerikan güçlerinin gece boyunca beş İran ham petrol tankerini imha ettiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Kolombiya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, İran'ın ABD donanma gemilerine yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde tanker kaybetmeye devam edeceğini söyledi.
Analizde, ABD ile İran arasındaki karşılıklı askeri adımların enerji piyasaları başta olmak üzere küresel piyasalarda yakından takip edildiği belirtildi. İran Devrim Muhafızları ise 9 Eylül sabahı erken saatlerde, hava kuvvetlerinin seyir füzeleri ve Aegis savunma sistemleriyle donatılmış iki ABD Donanması destroyerine balistik füzeler fırlattığını açıkladı. Muhafızlar, saldırıların ağır hasara yol açtığını ve eylemin ABD'nin İran tankerleri ile gemilerine yönelik saldırılarına misilleme olduğunu bildirdi.
ABD'nin Kanada'dan ithal edilen çeşitli alkollü içecekler, motosikletler ve süt ürünlerine yönelik yasaklar getirdiği kaydedildi. Beyaz Saray tarafından açıklanan önlemlerin 29 Eylül'de yürürlüğe girmesinin beklendiği, kararların Kanada'nın ABD mallarına yönelik misilleme gümrük vergilerinin ardından geldiği aktarıldı.
Çin'in ağustos ayı enflasyon verilerinde tüketici fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 0,8 yükseldiği belirtildi. Aylık bazda ise tüketici fiyat endeksinin yüzde 0,4 arttığı ve böylece temmuz ayındaki aylık düşüşün ardından yükseliş kaydettiği ifade edildi.
Altın piyasasına ilişkin değerlendirmede bulunan UBS'nin ise son dönemde yaşanan geri çekilmeyi metalin uzun vadeli yatırım potansiyelinde bir kırılma olarak görmediği aktarıldı. Analize göre UBS, geri çekilmenin Fed beklentilerindeki değişimden kaynaklandığını değerlendirirken, faiz oranlarındaki düşüşlerin altın açısından bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
ABD, İran'ın bir ABD uçak gemisine düzenlediği balistik füze saldırısına karşılık olarak nitelendirdiği bir hamleyle, Amerikan güçlerinin gece boyunca beş İran ham petrol tankerini imha ettiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Kolombiya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, İran'ın ABD donanma gemilerine yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde tanker kaybetmeye devam edeceğini söyledi.
Analizde, ABD ile İran arasındaki karşılıklı askeri adımların enerji piyasaları başta olmak üzere küresel piyasalarda yakından takip edildiği belirtildi. İran Devrim Muhafızları ise 9 Eylül sabahı erken saatlerde, hava kuvvetlerinin seyir füzeleri ve Aegis savunma sistemleriyle donatılmış iki ABD Donanması destroyerine balistik füzeler fırlattığını açıkladı. Muhafızlar, saldırıların ağır hasara yol açtığını ve eylemin ABD'nin İran tankerleri ile gemilerine yönelik saldırılarına misilleme olduğunu bildirdi.
ABD'nin Kanada'dan ithal edilen çeşitli alkollü içecekler, motosikletler ve süt ürünlerine yönelik yasaklar getirdiği kaydedildi. Beyaz Saray tarafından açıklanan önlemlerin 29 Eylül'de yürürlüğe girmesinin beklendiği, kararların Kanada'nın ABD mallarına yönelik misilleme gümrük vergilerinin ardından geldiği aktarıldı.
Çin'in ağustos ayı enflasyon verilerinde tüketici fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 0,8 yükseldiği belirtildi. Aylık bazda ise tüketici fiyat endeksinin yüzde 0,4 arttığı ve böylece temmuz ayındaki aylık düşüşün ardından yükseliş kaydettiği ifade edildi.
Altın piyasasına ilişkin değerlendirmede bulunan UBS'nin ise son dönemde yaşanan geri çekilmeyi metalin uzun vadeli yatırım potansiyelinde bir kırılma olarak görmediği aktarıldı. Analize göre UBS, geri çekilmenin Fed beklentilerindeki değişimden kaynaklandığını değerlendirirken, faiz oranlarındaki düşüşlerin altın açısından bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Brent petrolde yukarı yönlü hareketlerin devam etmesi halinde temmuz ayında test edilen 102 dolar seviyesinin önemli bir direnç olarak takip edileceği belirtildi. Analize göre bu direncin aşılması durumunda 111,6...
Brent petrolde yukarı yönlü hareketlerin devam etmesi halinde temmuz ayında test edilen 102 dolar seviyesinin önemli bir direnç olarak takip edileceği belirtildi. Analize göre bu direncin aşılması durumunda 111,6...
Brent petrolde yukarı yönlü hareketlerin devam etmesi halinde temmuz ayında test edilen 102 dolar seviyesinin önemli bir direnç olarak takip edileceği belirtildi. Analize göre bu direncin aşılması durumunda 111,60 dolar bölgesi bir sonraki direnç olarak öne çıkabilir. Aşağı yönlü baskıların oluşması halinde ise 94,70 dolar seviyesinin destek oluşturabileceği kaydedildi. RSI göstergesinin aşırı alım bölgesine yaklaştığı ifade edildi.
Ons altında ise artan enerji fiyatlarının enflasyon endişelerini artırarak ABD Merkez Bankasının (Fed) şahin tutumunu desteklemesinin aşağı yönlü baskı oluşturduğu belirtildi. Analizde, ons altının 4.380 dolar desteğini aşağı yönlü kırarak bu bölgenin hemen altında bulunan 100 günlük hareketli ortalamayı destek olarak test ettiği aktarıldı. 100 günlük hareketli ortalamanın da aşağı yönlü kırılması halinde 4.200 dolar bölgesine doğru düşüşlerin gündeme gelebileceği, yukarı yönlü hareketlerde ise 4.500 dolar seviyesinin kritik direnç olarak takip edilebileceği kaydedildi.
Analizde, euro/dolar paritesinde son günlerde 20 günlük hareketli ortalama çevresindeki fiyatlamaların euro lehine ivmeli bir görünüm oluşturduğu ifade edildi. 1,1578 desteğinden başlayan yükselişlerin 1,1630 bölgesini gündemde tuttuğu belirtilirken, analize göre euro lehine hareketin sürmesi halinde 1,1670 seviyesinin direnç olarak test edilebileceği bildirildi. Aşağı yönlü hareketlerde ise 1,1578 desteğinin önemini koruduğu, bu seviyenin kırılması halinde 1,1485 bölgesine doğru baskı oluşabileceği aktarıldı.
Ons gümüşte ise 63 dolar bölgesine doğru yaşanan düşüşün ardından toparlanma çabasının sürdüğü ancak 67 dolar seviyesindeki direncin aşılmakta zorlanıldığı belirtildi. Bu direncin 20 günlük hareketli ortalamayla kesişerek teknik açıdan güç kazandığı ifade edildi. Analize göre 67 dolar direncinin aşılması halinde 71,32 dolar bölgesi bir sonraki direnç olarak takip edilebilirken, aşağı yönlü hareketlerde 61,18 dolar seviyesi destek konumunu koruyor. RSI göstergesinin ise nötr bölgenin hemen üzerinde hafif pozitif momentuma işaret ettiği kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Brent petrolde yukarı yönlü hareketlerin devam etmesi halinde temmuz ayında test edilen 102 dolar seviyesinin önemli bir direnç olarak takip edileceği belirtildi. Analize göre bu direncin aşılması durumunda 111,60 dolar bölgesi bir sonraki direnç olarak öne çıkabilir. Aşağı yönlü baskıların oluşması halinde ise 94,70 dolar seviyesinin destek oluşturabileceği kaydedildi. RSI göstergesinin aşırı alım bölgesine yaklaştığı ifade edildi.
Ons altında ise artan enerji fiyatlarının enflasyon endişelerini artırarak ABD Merkez Bankasının (Fed) şahin tutumunu desteklemesinin aşağı yönlü baskı oluşturduğu belirtildi. Analizde, ons altının 4.380 dolar desteğini aşağı yönlü kırarak bu bölgenin hemen altında bulunan 100 günlük hareketli ortalamayı destek olarak test ettiği aktarıldı. 100 günlük hareketli ortalamanın da aşağı yönlü kırılması halinde 4.200 dolar bölgesine doğru düşüşlerin gündeme gelebileceği, yukarı yönlü hareketlerde ise 4.500 dolar seviyesinin kritik direnç olarak takip edilebileceği kaydedildi.
Analizde, euro/dolar paritesinde son günlerde 20 günlük hareketli ortalama çevresindeki fiyatlamaların euro lehine ivmeli bir görünüm oluşturduğu ifade edildi. 1,1578 desteğinden başlayan yükselişlerin 1,1630 bölgesini gündemde tuttuğu belirtilirken, analize göre euro lehine hareketin sürmesi halinde 1,1670 seviyesinin direnç olarak test edilebileceği bildirildi. Aşağı yönlü hareketlerde ise 1,1578 desteğinin önemini koruduğu, bu seviyenin kırılması halinde 1,1485 bölgesine doğru baskı oluşabileceği aktarıldı.
Ons gümüşte ise 63 dolar bölgesine doğru yaşanan düşüşün ardından toparlanma çabasının sürdüğü ancak 67 dolar seviyesindeki direncin aşılmakta zorlanıldığı belirtildi. Bu direncin 20 günlük hareketli ortalamayla kesişerek teknik açıdan güç kazandığı ifade edildi. Analize göre 67 dolar direncinin aşılması halinde 71,32 dolar bölgesi bir sonraki direnç olarak takip edilebilirken, aşağı yönlü hareketlerde 61,18 dolar seviyesi destek konumunu koruyor. RSI göstergesinin ise nötr bölgenin hemen üzerinde hafif pozitif momentuma işaret ettiği kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KA...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 1 Ocak-31 Ağustos 2026 dönemindeki bağımsız denetimden geçmemiş brüt prim üretimi 120,43 milyar TL olarak gerçekleşti.
Şirketin geçen yılın aynı dönemindeki brüt prim üretimi ise 93 milyar 43 milyon 999 bin 128 TL seviyesindeydi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 1 Ocak-31 Ağustos 2026 dönemindeki bağımsız denetimden geçmemiş brüt prim üretimi 120,43 milyar TL olarak gerçekleşti.
Şirketin geçen yılın aynı dönemindeki brüt prim üretimi ise 93 milyar 43 milyon 999 bin 128 TL seviyesindeydi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, yönetim kurulunun toplantısında, sermaye artırımında kullanılacak iç kaynak kalemleri ve tutarlarına ilişkin güncelleme doğrultusunda revizyon gerçekleştirildi.
Buna göre şirketin 112 milyon TL olan çıkarılmış sermayesinin, tamamı iç kaynaklardan karşılanmak üzere 1 milyar 8 milyon TL artırılarak 1 milyar 120 milyon TL'ye yükseltilmesi planlanıyor.
Sermaye artırımına ilişkin başvurunun, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) nezdindeki süreci devam ediyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, yönetim kurulunun toplantısında, sermaye artırımında kullanılacak iç kaynak kalemleri ve tutarlarına ilişkin güncelleme doğrultusunda revizyon gerçekleştirildi.
Buna göre şirketin 112 milyon TL olan çıkarılmış sermayesinin, tamamı iç kaynaklardan karşılanmak üzere 1 milyar 8 milyon TL artırılarak 1 milyar 120 milyon TL'ye yükseltilmesi planlanıyor.
Sermaye artırımına ilişkin başvurunun, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) nezdindeki süreci devam ediyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan faaliyet raporuna göre, şir...
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan faaliyet raporuna göre, şir...
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan faaliyet raporuna göre, şirketin ve bağlı ortaklıklarının 2026 yılının ilk yarısındaki konsolide hasılatı 11 milyar 710 milyon 838 bin TL oldu. Brüt kar 4 milyar 320 milyon 880 bin TL, esas faaliyet karı ise 4 milyar 645 milyon 82 bin TL olarak gerçekleşti.
Finansal gelirler 499 milyon 403 bin TL olurken, finansal giderler 2 milyar 280 milyon 699 bin TL ve parasal kayıp 1 milyar 693 milyon 335 bin TL olarak kaydedildi. Vergi öncesi kar 1 milyar 1 milyon 400 bin TL, dönem karı ise 365 milyon 98 bin TL oldu.
31 Aralık 2025 itibarıyla 3 milyar 175 milyon 624 bin TL olan dönem karı ile karşılaştırıldığında, 2026'nın ilk yarısındaki dönem karı daha düşük gerçekleşti.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan faaliyet raporuna göre, şirketin ve bağlı ortaklıklarının 2026 yılının ilk yarısındaki konsolide hasılatı 11 milyar 710 milyon 838 bin TL oldu. Brüt kar 4 milyar 320 milyon 880 bin TL, esas faaliyet karı ise 4 milyar 645 milyon 82 bin TL olarak gerçekleşti.
Finansal gelirler 499 milyon 403 bin TL olurken, finansal giderler 2 milyar 280 milyon 699 bin TL ve parasal kayıp 1 milyar 693 milyon 335 bin TL olarak kaydedildi. Vergi öncesi kar 1 milyar 1 milyon 400 bin TL, dönem karı ise 365 milyon 98 bin TL oldu.
31 Aralık 2025 itibarıyla 3 milyar 175 milyon 624 bin TL olan dönem karı ile karşılaştırıldığında, 2026'nın ilk yarısındaki dönem karı daha düşük gerçekleşti.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (K...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Borsa İstanbul Kotasyon Yönergesi'nin 35/1-d maddesi kapsamında şirket paylarının işlem sırası 9 Eylül 2026 tarihinde kapatılacak.
Paylar, 10 Eylül 2026 tarihinden itibaren Yakın İzleme Pazarında yeniden işlem görmeye başlayacak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Borsa İstanbul Kotasyon Yönergesi'nin 35/1-d maddesi kapsamında şirket paylarının işlem sırası 9 Eylül 2026 tarihinde kapatılacak.
Paylar, 10 Eylül 2026 tarihinden itibaren Yakın İzleme Pazarında yeniden işlem görmeye başlayacak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Pla...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 12 Ağustos 2026 tarihinde kamuoyuna duyurulan pay devrine ilişkin tescil işlemleri sonuçlandı ve pay devri sona erdi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 12 Ağustos 2026 tarihinde kamuoyuna duyurulan pay devrine ilişkin tescil işlemleri sonuçlandı ve pay devri sona erdi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan a...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, soruşturma iş gücü piyasasında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik yürütülecek.
Açıklamada, Rekabet Kurulu tarafından soruşturma açılmasının, soruşturmaya konu şirketlerin kanunu ihlal ettiği veya ceza yaptırımıyla karşı karşıya olduğu ya da olacağı anlamına gelmediği belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, soruşturma iş gücü piyasasında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik yürütülecek.
Açıklamada, Rekabet Kurulu tarafından soruşturma açılmasının, soruşturmaya konu şirketlerin kanunu ihlal ettiği veya ceza yaptırımıyla karşı karşıya olduğu ya da olacağı anlamına gelmediği belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformun...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, söz konusu geri alımın şirket sermayesine oranı yüzde 0,011 oldu.
İşlemle, şirketin toplam geri aldığı pay sayısı 4 milyon 440 bine, bu payların sermayeye oranı ise yüzde 0,53'e yükseldi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, söz konusu geri alımın şirket sermayesine oranı yüzde 0,011 oldu.
İşlemle, şirketin toplam geri aldığı pay sayısı 4 milyon 440 bine, bu payların sermayeye oranı ise yüzde 0,53'e yükseldi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....