Trive Yatırım tarafından yayımlanan Piyasa Notu'nda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgedeki bir ABD savaş gemisini iki kez balistik füzeyle hedef almasına misilleme olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğunu açıkladığı aktarıldı.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, Devrim Muhafızları'nın bu sabah karşılık verdiğini duyurduğu ve Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on ayrı geminin hedef alındığını, ayrıca iki güdümlü füze destroyerine ciddi hasar verildiğini öne sürdüğü belirtildi. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Tankerlere yönelik saldırıların yeni bir aşama olmadığı, süregelen bir örüntünün genişlemesi niteliğinde bulunduğu aktarılan notta, 5 ve 6 Eylül'de Devrim Muhafızları'nın boğazdan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü üç petrol tankeri ile başka bölgelerde ABD bağlantılı üç gemiyi vurduğu, ABD'nin de İran'a ait üç tankeri hedef aldığı kaydedildi.
Trive Yatırım, altı aydır süren savaşta yeni olan unsurun saldırıların tek seferde beş gemiye ulaşan ölçeği ve karşılıklı hale gelm...
Trive Yatırım tarafından yayımlanan Piyasa Notu'nda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgedeki bir ABD savaş gemisini iki kez balistik füzeyle hedef almasına misilleme olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğunu açıkladığı aktarıldı.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, Devrim Muhafızları'nın bu sabah karşılık verdiğini duyurduğu ve Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on ayrı geminin hedef alındığını, ayrıca iki güdümlü füze destroyerine ciddi hasar verildiğini öne sürdüğü belirtildi. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Tankerlere yönelik saldırıların yeni bir aşama olmadığı, süregelen bir örüntünün genişlemesi niteliğinde bulunduğu aktarılan notta, 5 ve 6 Eylül'de Devrim Muhafızları'nın boğazdan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü üç petrol tankeri ile başka bölgelerde ABD bağlantılı üç gemiyi vurduğu, ABD'nin de İran'a ait üç tankeri hedef aldığı kaydedildi.
Trive Yatırım, altı aydır süren savaşta yeni olan unsurun saldırıların tek seferde beş gemiye ulaşan ölçeği ve karşılıklı hale gelm...
Trive Yatırım tarafından yayımlanan Piyasa Notu'nda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgedeki bir ABD savaş gemisini iki kez balistik füzeyle hedef almasına misilleme olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğunu açıkladığı aktarıldı.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, Devrim Muhafızları'nın bu sabah karşılık verdiğini duyurduğu ve Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on ayrı geminin hedef alındığını, ayrıca iki güdümlü füze destroyerine ciddi hasar verildiğini öne sürdüğü belirtildi. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Tankerlere yönelik saldırıların yeni bir aşama olmadığı, süregelen bir örüntünün genişlemesi niteliğinde bulunduğu aktarılan notta, 5 ve 6 Eylül'de Devrim Muhafızları'nın boğazdan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü üç petrol tankeri ile başka bölgelerde ABD bağlantılı üç gemiyi vurduğu, ABD'nin de İran'a ait üç tankeri hedef aldığı kaydedildi.
Trive Yatırım, altı aydır süren savaşta yeni olan unsurun saldırıların tek seferde beş gemiye ulaşan ölçeği ve karşılıklı hale gelmesi olduğunu belirtti. Arz riskini besleyen unsurlar arasında Suudi Arabistan'ın güney bölgelerindeki enerji tesislerinin hedef alınması ve bazı tesislerde faaliyetlerin durdurulması, Hark Adası çevresinde bildirilen patlamalar ve İran'ın Ürdün'deki ABD üssüne yönelik saldırısı da sıralandı.
Brent petrolün üst üste dördüncü seansta yükselerek sabah saatlerinde yüzde 1,4 artışla 99,33 dolara çıktığı, WTI'ın da yüzde 1,4 artışla 94,34 dolarda bulunduğu aktarıldı. Brent'in 8 Eylül seansını 97,31 dolardan kapattığı ve gün içinde 99,45 dolarla son bir ayın zirvesini gördüğü belirtildi.
Notta, Brent'in temmuz başında 72 dolar civarında olduğu, 10 Ağustos'ta 83,33 dolara kadar gerilediği ve ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükseldiği ifade edildi. Enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye açısından söz konusu fiyat bandının cari dengede ve yılın kalanına ilişkin fiyat patikasında doğrudan bir maliyet kalemi anlamına geldiği, Para Politikası Kurulu kararı öncesindeki seansta tahvil tarafındaki fiyatlamanın da ana girdilerinden biri olacağı aktarıldı.
Trive Yatırım, fiyatlamanın ikinci ayağının para politikası beklentisinde oluştuğunu belirtti. Fed'in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde faiz artırımı ihtimalini besleyen temel gelişmenin 5 Eylül'de açıklanan beklenti üstü istihdam verisi olduğu, petrol kaynaklı maliyet baskısının ise bu beklentiyi güçlendiren ikinci unsur olduğu kaydedildi.
Jeopolitik riskin klasik sığınak fiyatlamasının ters yönde hareket ettiği belirtilen değerlendirmede, ons altının 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın ise 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği aktarıldı. On yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78, otuz yıllık getirinin yüzde 5,24 düzeyinde bulunduğu ifade edildi. Cuma günü açıklanacak ABD enflasyon verisinin ayın en kritik başlığı olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, açılış öncesindeki piyasa görünümünde Asya tarafının öne çıktığını bildirdi. Kospi'nin yüzde 1,24 yükselişle 7.040,98 puana çıkarak 7.000 eşiğinin üzerine yerleştiği, Nikkei 225'in yüzde 0,40 primli, Hang Seng'in ise yüzde 0,18 ekside olduğu aktarıldı. ABD vadeli işlemlerinin yatay seyrettiği ve gün içinde yeni bir yön sinyali vermediği belirtildi.
Borsa İstanbul'un son işlem gününü BIST 100'de yüzde 1,79 artışla 14.405,25, BIST 30'da ise yüzde 2,23 artışla 17.103,71 puandan tamamladığı kaydedildi. Yurt içi seansın yönünü petrol maliyeti ile faiz kararı beklentisi arasındaki gerilimin belirleyeceği ifade edildi.
Trive Yatırım, Wall Street'in son seansta satıcılı kapandığını bildirdi. Dow Jones'un yüzde 1,18 kayıpla 52.786,07 puana gerilediği ve 600 puanın üzerinde değer kaybettiği, S&P 500'ün yüzde 0,58 kayıpla 7.673,52, Nasdaq Bileşik'in yüzde 0,32 kayıpla 26.421,41 puanda kapandığı, Russell 2000'in ise yüzde 0,52 gerilediği aktarıldı.
Avrupa tarafının ayrıştığı belirtilen notta, FTSE 100'ün yüzde 0,10 ekside, DAX'ın yatay tamamlandığı, CAC 40 ve Euro Stoxx 50'nin ise yüzde 0,14 artıda kapandığı ifade edildi. Dow Jones'taki kaybın sektörel bir okumaya bağlanamayacağı, yüksek petrol, buna bağlı enflasyon riski, güçlü istihdam verisinin Fed'e açtığı alan ve yüksek tahvil getirilerinin hisse senetlerine getirdiği rekabetin aynı anda fiyatlandığı belirtildi.
Trive Yatırım, BIST 100'deki 253,66 puanlık artışın büyük bölümünün bankacılık sektöründen geldiğini aktardı. Bankacılık endeksinin yüzde 4,32 değer kazanarak günün en iyi performansını gösterdiği, holding endeksinin yüzde 1,95 yükseldiği, bilişim endeksinin ise yüzde 2,39 kayıpla negatif ayrıştığı kaydedildi.
Toplam işlem hacminin 254,6 milyar liraya çıktığı ve önceki günün 247,6 milyar liralık hacminin sınırlı biçimde üzerinde kaldığı belirtildi. Endeksin saat 13.00 itibarıyla yüzde 0,35 ekside olduğu, gün içinde 14.075,91 puana kadar gerilediği, alımların öğleden sonraki seansta geldiği ve kapanışın gün içi zirvede gerçekleştiği aktarıldı.
AA Finans anketine katılan 25 ekonomistten 24'ünün politika faizinin yüzde 37'de sabit bırakılmasını beklediği, medyan beklentinin yüzde 37, yıl sonu beklentisinin ise yüzde 35 olduğu ifade edildi.
Asya seansında Kospi'nin 7.040,98 puana çıkarak 7.000 seviyesinin üzerinde işlem gördüğü aktarıldı. Yükselişin dayanağında yapay zeka talebine yönelik beklentinin çip ihracatçılarında sürmesinin öne çıktığı belirtildi. Nikkei 225'in yüzde 0,40 artışla 65.529,76 puanda olduğu ve önceki seanstaki kaybını telafi ettiği, Şanghay Bileşik'in yüzde 0,23 artıda, Hang Seng'in yüzde 0,18 ve ASX 200'ün yüzde 0,17 ekside bulunduğu kaydedildi.
ABD vadeli işlemlerinin yatay seyretmesinin bölgedeki alımın küresel bir risk iştahı dalgasından değil, sektörel bir hikayeden beslendiğine işaret ettiği belirtildi. Orta Doğu kaynaklı riskin Asya hisselerine sınırlı yansımasının da bu ayrımı desteklediği aktarıldı.
Trive Yatırım, Sermaye Piyasası Kurulu'nun 8 Eylül tarihli ve 2026/57 sayılı bülteninde yayımlanan iki ilke kararıyla pay sahipliği bildirim eşiği ile fiili dolaşımdaki payların hesaplanma yönteminin değiştirildiğini bildirdi. 11 Eylül gün sonundan itibaren borsada işlem gören bir ihraççının sermayesindeki payların veya oy haklarının belirli oranlara ulaşması ya da bu oranların altına inmesi halinde yapılacak açıklamalarda alt sınırın yüzde 3 olarak uygulanacağı aktarıldı.
Doğrudan yüzde 3 ve üzeri paya sahip kişileri gösteren tablo ile serbest fonlar dahil dolaylı yoldan yüzde 10 ve üzeri paya sahip olanları gösteren tablonun Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından anlık güncelleneceği belirtildi.
Fiili dolaşımdaki payın halka açıklık oranını gösteren kavram olarak tanımlandığı, oranın MKK'nın izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanacağı ifade edildi. Hesap dışında tutulacak kalemler arasında kamu tüzel kişiliğine ait paylar, geri alınan paylar, sermayenin yüzde 10 veya daha fazlasına sahip ortakların payları, kurucular ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin, genel müdür ve üst düzey yöneticilerin payları, şirket sandık ve vakıflarının payları, teminata verilmiş, hukuken kısıtlı, yasaklı ve hacizli paylar ile yurt dışı piyasalarda işlem gören payların bulunduğu aktarıldı.
Verilerin 11 Eylül'den itibaren MKK tarafından günlük olarak hesaplanıp kamuya duyurulacağı, şirketlerin ise kapsama giren kişilerin kimlik ve unvan bilgilerini her ayın ilk iş gününde MKK'ya bildireceği belirtildi. Kurulun fiili dolaşıma ilişkin daha önce aldığı bazı kararları da yürürlükten kaldırdığı kaydedildi. Dolaşım oranının endeks ağırlıklarının ve tedbir eşiklerinin girdisi olduğu, bu nedenle düzenlemenin bu haftadan itibaren pay bazında likidite dağılımını değiştirebilecek nitelikte olduğu ifade edildi.
Trive Yatırım, Çin'de ağustos ayında tüketici fiyatlarının yıllık yüzde 0,8 arttığını, temmuzdaki yüzde 0,5'lik artışın üzerine çıktığını bildirdi. Aylık artışın yüzde 0,4 ile yüzde 0,3'lük beklentinin üzerinde gerçekleştiği, üretici fiyatlarının yıllık yüzde 3,8 yükseldiği aktarıldı.
Aynı ayda ihracatın yıllık yüzde 25, ithalatın yüzde 28,2 arttığı belirtildi. Veri setinin, iç talebi canlandırmaya çalışan politika yapıcılar açısından fiyat baskılarında sınırlı bir iyileşmeye işaret ettiği ve acil parasal gevşeme baskısını azalttığı ifade edildi. Büyüme hedefinin yüzde 4,5-5 aralığında bulunduğu, ikinci çeyrekte ivmenin yüzde 4,3'e yavaşladığı kaydedildi.
Altın tarafında ise çatışmanın genişlemesine karşın değerli metallerin belirgin bir alıcı bulamadığı aktarıldı. Ons altının 8 Eylül seansında 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği belirtildi. Bunun nedeninin tahvil tarafında aranması gerektiği ifade edildi.
Güçlü istihdam verisi ve petrol kaynaklı enflasyon riskinin faiz artırımı ihtimalini beslediği, bu nedenle reel getiri beklentisinin yukarı kaydığı ve on yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78 düzeyinde bulunduğu aktarıldı. Değerli metallerin bu kez sığınak işlevini üstlenmemesinin, piyasanın gelişmeyi bir güvenlik şoku yerine maliyet şoku olarak fiyatladığını ortaya koyduğu belirtildi.
Trive Yatırım, ABD'nin Kanada ithalatına yönelik yeni yasak ve tarifelerini de değerlendirdi. ABD'nin 22 Ağustos'ta yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada malına, Kanada ithalatının yaklaşık yüzde 5'ine, yüzde 50 tarife uygulamaya başladığı aktarıldı. Kanada'nın buna karşılık yaklaşık 20 milyar dolarlık ABD malına getirdiği misilleme tarifelerinin salı günü gece yarısından itibaren yürürlüğe girdiği belirtildi.
ABD yönetiminin aynı gün 1930 tarihli Tarife Kanunu'nun 338. maddesine dayanarak Kanada'dan alkollü içecek, bazı süt ürünleri ve büyük motosiklet ithalatını yasakladığı, yasağın 29 Eylül'de yürürlüğe gireceği kaydedildi. Aynı kapsamda bazı peynir ürünleri, kağıt, alüminyum, ahşap, mobilya ve aydınlatma ürünlerinin yüzde 50 tarife listesine eklendiği aktarıldı.
Trump'ın ayrıca Kanada menşeli ürünlerin büyük ve uzun vadeli kamu ihalelerinden çıkarılması talimatını verdiği, otomobil, kamyon ve otomotiv parçalarında tarifenin 1 Ocak'tan itibaren yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkarılması tehdidinin de yürürlükte olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu kararının 10 Eylül Perşembe günü saat 14.00'te açıklanacağını bildirdi. Politika faizinin yılın ilk toplantısında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirildiği, mart, nisan, haziran ve temmuz toplantılarında ise değiştirilmediği aktarıldı.
Gecelik borç verme oranının yüzde 40, borçlanma oranının yüzde 35,5 olarak uygulandığı, dolar/TL'nin son işlem gününü 48,47 seviyesinde tamamladığı belirtildi. Beklenti anketlerinin medyanının faizin yüzde 37'de sabit kalması yönünde olduğu, karar metnindeki ileriye dönük yönlendirmenin piyasa açısından karardan daha belirleyici olacağı ifade edildi. Toplantı özetinin 17 Eylül'de yayımlanacağı ve bir sonraki kararın 22 Ekim'de açıklanacağı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Trive Yatırım tarafından yayımlanan Piyasa Notu'nda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun bölgedeki bir ABD savaş gemisini iki kez balistik füzeyle hedef almasına misilleme olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran'a ait beş ham petrol tankerini vurduğunu açıkladığı aktarıldı.
Trive Yatırım'ın değerlendirmesinde, Devrim Muhafızları'nın bu sabah karşılık verdiğini duyurduğu ve Hürmüz Boğazı'nda iki ABD gemisi, sekiz tanker ve on ayrı geminin hedef alındığını, ayrıca iki güdümlü füze destroyerine ciddi hasar verildiğini öne sürdüğü belirtildi. ABD makamlarının söz konusu iddiaları doğrulamadığı ifade edildi.
Tankerlere yönelik saldırıların yeni bir aşama olmadığı, süregelen bir örüntünün genişlemesi niteliğinde bulunduğu aktarılan notta, 5 ve 6 Eylül'de Devrim Muhafızları'nın boğazdan izinsiz geçtiğini öne sürdüğü üç petrol tankeri ile başka bölgelerde ABD bağlantılı üç gemiyi vurduğu, ABD'nin de İran'a ait üç tankeri hedef aldığı kaydedildi.
Trive Yatırım, altı aydır süren savaşta yeni olan unsurun saldırıların tek seferde beş gemiye ulaşan ölçeği ve karşılıklı hale gelmesi olduğunu belirtti. Arz riskini besleyen unsurlar arasında Suudi Arabistan'ın güney bölgelerindeki enerji tesislerinin hedef alınması ve bazı tesislerde faaliyetlerin durdurulması, Hark Adası çevresinde bildirilen patlamalar ve İran'ın Ürdün'deki ABD üssüne yönelik saldırısı da sıralandı.
Brent petrolün üst üste dördüncü seansta yükselerek sabah saatlerinde yüzde 1,4 artışla 99,33 dolara çıktığı, WTI'ın da yüzde 1,4 artışla 94,34 dolarda bulunduğu aktarıldı. Brent'in 8 Eylül seansını 97,31 dolardan kapattığı ve gün içinde 99,45 dolarla son bir ayın zirvesini gördüğü belirtildi.
Notta, Brent'in temmuz başında 72 dolar civarında olduğu, 10 Ağustos'ta 83,33 dolara kadar gerilediği ve ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükseldiği ifade edildi. Enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye açısından söz konusu fiyat bandının cari dengede ve yılın kalanına ilişkin fiyat patikasında doğrudan bir maliyet kalemi anlamına geldiği, Para Politikası Kurulu kararı öncesindeki seansta tahvil tarafındaki fiyatlamanın da ana girdilerinden biri olacağı aktarıldı.
Trive Yatırım, fiyatlamanın ikinci ayağının para politikası beklentisinde oluştuğunu belirtti. Fed'in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde faiz artırımı ihtimalini besleyen temel gelişmenin 5 Eylül'de açıklanan beklenti üstü istihdam verisi olduğu, petrol kaynaklı maliyet baskısının ise bu beklentiyi güçlendiren ikinci unsur olduğu kaydedildi.
Jeopolitik riskin klasik sığınak fiyatlamasının ters yönde hareket ettiği belirtilen değerlendirmede, ons altının 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın ise 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği aktarıldı. On yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78, otuz yıllık getirinin yüzde 5,24 düzeyinde bulunduğu ifade edildi. Cuma günü açıklanacak ABD enflasyon verisinin ayın en kritik başlığı olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, açılış öncesindeki piyasa görünümünde Asya tarafının öne çıktığını bildirdi. Kospi'nin yüzde 1,24 yükselişle 7.040,98 puana çıkarak 7.000 eşiğinin üzerine yerleştiği, Nikkei 225'in yüzde 0,40 primli, Hang Seng'in ise yüzde 0,18 ekside olduğu aktarıldı. ABD vadeli işlemlerinin yatay seyrettiği ve gün içinde yeni bir yön sinyali vermediği belirtildi.
Borsa İstanbul'un son işlem gününü BIST 100'de yüzde 1,79 artışla 14.405,25, BIST 30'da ise yüzde 2,23 artışla 17.103,71 puandan tamamladığı kaydedildi. Yurt içi seansın yönünü petrol maliyeti ile faiz kararı beklentisi arasındaki gerilimin belirleyeceği ifade edildi.
Trive Yatırım, Wall Street'in son seansta satıcılı kapandığını bildirdi. Dow Jones'un yüzde 1,18 kayıpla 52.786,07 puana gerilediği ve 600 puanın üzerinde değer kaybettiği, S&P 500'ün yüzde 0,58 kayıpla 7.673,52, Nasdaq Bileşik'in yüzde 0,32 kayıpla 26.421,41 puanda kapandığı, Russell 2000'in ise yüzde 0,52 gerilediği aktarıldı.
Avrupa tarafının ayrıştığı belirtilen notta, FTSE 100'ün yüzde 0,10 ekside, DAX'ın yatay tamamlandığı, CAC 40 ve Euro Stoxx 50'nin ise yüzde 0,14 artıda kapandığı ifade edildi. Dow Jones'taki kaybın sektörel bir okumaya bağlanamayacağı, yüksek petrol, buna bağlı enflasyon riski, güçlü istihdam verisinin Fed'e açtığı alan ve yüksek tahvil getirilerinin hisse senetlerine getirdiği rekabetin aynı anda fiyatlandığı belirtildi.
Trive Yatırım, BIST 100'deki 253,66 puanlık artışın büyük bölümünün bankacılık sektöründen geldiğini aktardı. Bankacılık endeksinin yüzde 4,32 değer kazanarak günün en iyi performansını gösterdiği, holding endeksinin yüzde 1,95 yükseldiği, bilişim endeksinin ise yüzde 2,39 kayıpla negatif ayrıştığı kaydedildi.
Toplam işlem hacminin 254,6 milyar liraya çıktığı ve önceki günün 247,6 milyar liralık hacminin sınırlı biçimde üzerinde kaldığı belirtildi. Endeksin saat 13.00 itibarıyla yüzde 0,35 ekside olduğu, gün içinde 14.075,91 puana kadar gerilediği, alımların öğleden sonraki seansta geldiği ve kapanışın gün içi zirvede gerçekleştiği aktarıldı.
AA Finans anketine katılan 25 ekonomistten 24'ünün politika faizinin yüzde 37'de sabit bırakılmasını beklediği, medyan beklentinin yüzde 37, yıl sonu beklentisinin ise yüzde 35 olduğu ifade edildi.
Asya seansında Kospi'nin 7.040,98 puana çıkarak 7.000 seviyesinin üzerinde işlem gördüğü aktarıldı. Yükselişin dayanağında yapay zeka talebine yönelik beklentinin çip ihracatçılarında sürmesinin öne çıktığı belirtildi. Nikkei 225'in yüzde 0,40 artışla 65.529,76 puanda olduğu ve önceki seanstaki kaybını telafi ettiği, Şanghay Bileşik'in yüzde 0,23 artıda, Hang Seng'in yüzde 0,18 ve ASX 200'ün yüzde 0,17 ekside bulunduğu kaydedildi.
ABD vadeli işlemlerinin yatay seyretmesinin bölgedeki alımın küresel bir risk iştahı dalgasından değil, sektörel bir hikayeden beslendiğine işaret ettiği belirtildi. Orta Doğu kaynaklı riskin Asya hisselerine sınırlı yansımasının da bu ayrımı desteklediği aktarıldı.
Trive Yatırım, Sermaye Piyasası Kurulu'nun 8 Eylül tarihli ve 2026/57 sayılı bülteninde yayımlanan iki ilke kararıyla pay sahipliği bildirim eşiği ile fiili dolaşımdaki payların hesaplanma yönteminin değiştirildiğini bildirdi. 11 Eylül gün sonundan itibaren borsada işlem gören bir ihraççının sermayesindeki payların veya oy haklarının belirli oranlara ulaşması ya da bu oranların altına inmesi halinde yapılacak açıklamalarda alt sınırın yüzde 3 olarak uygulanacağı aktarıldı.
Doğrudan yüzde 3 ve üzeri paya sahip kişileri gösteren tablo ile serbest fonlar dahil dolaylı yoldan yüzde 10 ve üzeri paya sahip olanları gösteren tablonun Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından anlık güncelleneceği belirtildi.
Fiili dolaşımdaki payın halka açıklık oranını gösteren kavram olarak tanımlandığı, oranın MKK'nın izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanacağı ifade edildi. Hesap dışında tutulacak kalemler arasında kamu tüzel kişiliğine ait paylar, geri alınan paylar, sermayenin yüzde 10 veya daha fazlasına sahip ortakların payları, kurucular ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin, genel müdür ve üst düzey yöneticilerin payları, şirket sandık ve vakıflarının payları, teminata verilmiş, hukuken kısıtlı, yasaklı ve hacizli paylar ile yurt dışı piyasalarda işlem gören payların bulunduğu aktarıldı.
Verilerin 11 Eylül'den itibaren MKK tarafından günlük olarak hesaplanıp kamuya duyurulacağı, şirketlerin ise kapsama giren kişilerin kimlik ve unvan bilgilerini her ayın ilk iş gününde MKK'ya bildireceği belirtildi. Kurulun fiili dolaşıma ilişkin daha önce aldığı bazı kararları da yürürlükten kaldırdığı kaydedildi. Dolaşım oranının endeks ağırlıklarının ve tedbir eşiklerinin girdisi olduğu, bu nedenle düzenlemenin bu haftadan itibaren pay bazında likidite dağılımını değiştirebilecek nitelikte olduğu ifade edildi.
Trive Yatırım, Çin'de ağustos ayında tüketici fiyatlarının yıllık yüzde 0,8 arttığını, temmuzdaki yüzde 0,5'lik artışın üzerine çıktığını bildirdi. Aylık artışın yüzde 0,4 ile yüzde 0,3'lük beklentinin üzerinde gerçekleştiği, üretici fiyatlarının yıllık yüzde 3,8 yükseldiği aktarıldı.
Aynı ayda ihracatın yıllık yüzde 25, ithalatın yüzde 28,2 arttığı belirtildi. Veri setinin, iç talebi canlandırmaya çalışan politika yapıcılar açısından fiyat baskılarında sınırlı bir iyileşmeye işaret ettiği ve acil parasal gevşeme baskısını azalttığı ifade edildi. Büyüme hedefinin yüzde 4,5-5 aralığında bulunduğu, ikinci çeyrekte ivmenin yüzde 4,3'e yavaşladığı kaydedildi.
Altın tarafında ise çatışmanın genişlemesine karşın değerli metallerin belirgin bir alıcı bulamadığı aktarıldı. Ons altının 8 Eylül seansında 4.400 dolar bandında dalgalandığı, aralık vadeli kontratın 4.475 dolar civarında yataya yakın seyrettiği belirtildi. Bunun nedeninin tahvil tarafında aranması gerektiği ifade edildi.
Güçlü istihdam verisi ve petrol kaynaklı enflasyon riskinin faiz artırımı ihtimalini beslediği, bu nedenle reel getiri beklentisinin yukarı kaydığı ve on yıllık ABD tahvil getirisinin yüzde 4,78 düzeyinde bulunduğu aktarıldı. Değerli metallerin bu kez sığınak işlevini üstlenmemesinin, piyasanın gelişmeyi bir güvenlik şoku yerine maliyet şoku olarak fiyatladığını ortaya koyduğu belirtildi.
Trive Yatırım, ABD'nin Kanada ithalatına yönelik yeni yasak ve tarifelerini de değerlendirdi. ABD'nin 22 Ağustos'ta yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada malına, Kanada ithalatının yaklaşık yüzde 5'ine, yüzde 50 tarife uygulamaya başladığı aktarıldı. Kanada'nın buna karşılık yaklaşık 20 milyar dolarlık ABD malına getirdiği misilleme tarifelerinin salı günü gece yarısından itibaren yürürlüğe girdiği belirtildi.
ABD yönetiminin aynı gün 1930 tarihli Tarife Kanunu'nun 338. maddesine dayanarak Kanada'dan alkollü içecek, bazı süt ürünleri ve büyük motosiklet ithalatını yasakladığı, yasağın 29 Eylül'de yürürlüğe gireceği kaydedildi. Aynı kapsamda bazı peynir ürünleri, kağıt, alüminyum, ahşap, mobilya ve aydınlatma ürünlerinin yüzde 50 tarife listesine eklendiği aktarıldı.
Trump'ın ayrıca Kanada menşeli ürünlerin büyük ve uzun vadeli kamu ihalelerinden çıkarılması talimatını verdiği, otomobil, kamyon ve otomotiv parçalarında tarifenin 1 Ocak'tan itibaren yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkarılması tehdidinin de yürürlükte olduğu belirtildi.
Trive Yatırım, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu kararının 10 Eylül Perşembe günü saat 14.00'te açıklanacağını bildirdi. Politika faizinin yılın ilk toplantısında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirildiği, mart, nisan, haziran ve temmuz toplantılarında ise değiştirilmediği aktarıldı.
Gecelik borç verme oranının yüzde 40, borçlanma oranının yüzde 35,5 olarak uygulandığı, dolar/TL'nin son işlem gününü 48,47 seviyesinde tamamladığı belirtildi. Beklenti anketlerinin medyanının faizin yüzde 37'de sabit kalması yönünde olduğu, karar metnindeki ileriye dönük yönlendirmenin piyasa açısından karardan daha belirleyici olacağı ifade edildi. Toplantı özetinin 17 Eylül'de yayımlanacağı ve bir sonraki kararın 22 Ekim'de açıklanacağı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ekim 2026 vadeli Endeks 30 sözleşmesi, önceki işlem gününde tepki alımlarının öne çıkmasıyla günü pozitif bölgede 17.700 s...
Ekim 2026 vadeli Endeks 30 sözleşmesi, önceki işlem gününde tepki alımlarının öne çıkmasıyla günü pozitif bölgede 17.700 s...
Ekim 2026 vadeli Endeks 30 sözleşmesi, önceki işlem gününde tepki alımlarının öne çıkmasıyla günü pozitif bölgede 17.700 seviyesinden tamamladı. Sözleşmenin 22 ve 50 günlük hareketli ortalamaların üzerinde ilerlediği belirtildi.
Analizde, Stokastik, RSI, MFI ve Momentum göstergelerinin yukarı yönlü sinyal üretmesinin kısa vadede alım iştahı, para akışı ve momentumun güçlendiğine işaret ettiği ifade edildi. Buna karşın MACD göstergesinin aşağı yönlü seyretmesinin toparlanmanın henüz tam olarak teyit edilmediğini gösterdiği kaydedildi.
Analize göre göstergelerin büyük bölümündeki pozitif görünüm, kısa vadede tepki alımlarının devam edebileceğine işaret ediyor. Yeni güne tepki alımlarıyla başlanması ve yükselişin gün boyunca sürmesi halinde Bollinger üst bandı olan 17.795 seviyesinin üzerindeki fiyatlamaların önemini koruyacağı belirtildi. Bu seviyenin üzerine kalıcı olarak yerleşilmesi halinde yükselişin ivme kazanarak 17.950 seviyesine devam edebileceği ifade edildi.
Olası geri çekilmelerde ise 17.560 seviyesinin kısa vadeli destek olarak izlenebileceği, bu seviyenin altında sırasıyla 17.450 ve 17.320 seviyelerinin alt destekler olarak takip edilebileceği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ekim 2026 vadeli Endeks 30 sözleşmesi, önceki işlem gününde tepki alımlarının öne çıkmasıyla günü pozitif bölgede 17.700 seviyesinden tamamladı. Sözleşmenin 22 ve 50 günlük hareketli ortalamaların üzerinde ilerlediği belirtildi.
Analizde, Stokastik, RSI, MFI ve Momentum göstergelerinin yukarı yönlü sinyal üretmesinin kısa vadede alım iştahı, para akışı ve momentumun güçlendiğine işaret ettiği ifade edildi. Buna karşın MACD göstergesinin aşağı yönlü seyretmesinin toparlanmanın henüz tam olarak teyit edilmediğini gösterdiği kaydedildi.
Analize göre göstergelerin büyük bölümündeki pozitif görünüm, kısa vadede tepki alımlarının devam edebileceğine işaret ediyor. Yeni güne tepki alımlarıyla başlanması ve yükselişin gün boyunca sürmesi halinde Bollinger üst bandı olan 17.795 seviyesinin üzerindeki fiyatlamaların önemini koruyacağı belirtildi. Bu seviyenin üzerine kalıcı olarak yerleşilmesi halinde yükselişin ivme kazanarak 17.950 seviyesine devam edebileceği ifade edildi.
Olası geri çekilmelerde ise 17.560 seviyesinin kısa vadeli destek olarak izlenebileceği, bu seviyenin altında sırasıyla 17.450 ve 17.320 seviyelerinin alt destekler olarak takip edilebileceği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Enerya Enerji A.Ş Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu...
Enerya Enerji A.Ş Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu...
Enerya Enerji A.Ş Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, geri alım işlemleri 10,99 TL ile 11,05 TL fiyat aralığında, ağırlıklı ortalama 11,022 TL fiyattan gerçekleştirildi.
İşlemle birlikte şirketin sahip olduğu ENERY paylarının toplamı 367 milyon 502 bin 835 adede, sermayeye oranı ise yüzde 4,0834'e ulaştı.
Şirket, geri alım programının amacını pay sahiplerini korumak ve pay fiyatının istikrarlı şekilde gerçek değerine uygun oluşumuna katkı sağlamak olarak açıkladı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Enerya Enerji A.Ş Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, geri alım işlemleri 10,99 TL ile 11,05 TL fiyat aralığında, ağırlıklı ortalama 11,022 TL fiyattan gerçekleştirildi.
İşlemle birlikte şirketin sahip olduğu ENERY paylarının toplamı 367 milyon 502 bin 835 adede, sermayeye oranı ise yüzde 4,0834'e ulaştı.
Şirket, geri alım programının amacını pay sahiplerini korumak ve pay fiyatının istikrarlı şekilde gerçek değerine uygun oluşumuna katkı sağlamak olarak açıkladı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (K...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, gerçekleştirilen geri alım şirket sermayesinin yüzde 0,012'sine karşılık geldi.
Son işlemle şirket tarafından geri alınan toplam pay sayısı 4 milyon 540 bin adede, geri alınan payların sermayeye oranı ise yüzde 0,54'e yükseldi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, gerçekleştirilen geri alım şirket sermayesinin yüzde 0,012'sine karşılık geldi.
Son işlemle şirket tarafından geri alınan toplam pay sayısı 4 milyon 540 bin adede, geri alınan payların sermayeye oranı ise yüzde 0,54'e yükseldi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP)...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 22,66 TL - 23,20 TL fiyat aralığından toplam 236 bin 537 TL nominal değerli ORGE payı geri alındı.
Bu işlemle 8 Eylül 2026 itibarıyla geri alınan payların toplam nominal değeri 1 milyon 835 bin 877 TL'ye, şirket sermayesine oranı ise yüzde 0,459'a ulaştı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 22,66 TL - 23,20 TL fiyat aralığından toplam 236 bin 537 TL nominal değerli ORGE payı geri alındı.
Bu işlemle 8 Eylül 2026 itibarıyla geri alınan payların toplam nominal değeri 1 milyon 835 bin 877 TL'ye, şirket sermayesine oranı ise yüzde 0,459'a ulaştı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 1.110 b...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 1.110 b...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 1.110 bağımsız bölümden oluşan proje kapsamında alınan ruhsat, B bloktaki 54 mesken ve 8 iş yeri olmak üzere toplam 62 bağımsız bölümü kapsıyor. Blokta toplam 9 bin 156,58 metrekare inşaat alanı bulunuyor.
Yapı ruhsatının alınmasıyla proje faaliyetlerinin planlamalar doğrultusunda sürdürüldüğü bildirildi.
Açıklamada, ruhsatlandırılan blokların ilerleyen dönemde bağımsız değerleme çalışmalarına konu edilebileceği, projenin güncel değerinin ise yetkili bağımsız değerleme kuruluşunun çalışmaları sonucunda belirleneceği ve mevzuat kapsamında kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 1.110 bağımsız bölümden oluşan proje kapsamında alınan ruhsat, B bloktaki 54 mesken ve 8 iş yeri olmak üzere toplam 62 bağımsız bölümü kapsıyor. Blokta toplam 9 bin 156,58 metrekare inşaat alanı bulunuyor.
Yapı ruhsatının alınmasıyla proje faaliyetlerinin planlamalar doğrultusunda sürdürüldüğü bildirildi.
Açıklamada, ruhsatlandırılan blokların ilerleyen dönemde bağımsız değerleme çalışmalarına konu edilebileceği, projenin güncel değerinin ise yetkili bağımsız değerleme kuruluşunun çalışmaları sonucunda belirleneceği ve mevzuat kapsamında kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapı...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''Etiler Gıda ve Ticari Yatırımlar Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin gerçekleştireceğini bildirdiği tahsisli sermaye artırım işleminde 10.288.924 TL nominal değerli kaydi bakiye (ISIN Kod: TREEIBG00017), şirketin talebi üzerine 07.09.2026 tarihinde borsada işlem gören statüde ihraç edilmiştir.'' bilgisi aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''Etiler Gıda ve Ticari Yatırımlar Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin gerçekleştireceğini bildirdiği tahsisli sermaye artırım işleminde 10.288.924 TL nominal değerli kaydi bakiye (ISIN Kod: TREEIBG00017), şirketin talebi üzerine 07.09.2026 tarihinde borsada işlem gören statüde ihraç edilmiştir.'' bilgisi aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Sermaye Piyasası...
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Seri:II No 15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 12-(4). maddesi gereğince yapılan açıklama şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Seri:II No 15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 12-(4). maddesi gereğince yapılan açıklama şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platf...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 10.09.2026 tarihinden itibaren hak kullanımı işlemleri nedeniyle ilgili hakları kullanılmış olarak işlem görecek payların listesi şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 10.09.2026 tarihinden itibaren hak kullanımı işlemleri nedeniyle ilgili hakları kullanılmış olarak işlem görecek payların listesi şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ahlatcı Yatırım, 28 Ağustos ile biten haftada topl...
Ahlatcı Yatırım, 28 Ağustos ile biten haftada topl...
Ahlatcı Yatırım, 28 Ağustos ile biten haftada toplam banka kartı ve kredi kartı harcamalarının bir önceki haftaya göre yüzde 2,8 artarak 708,3 milyar TL'ye yükseldiğini duyurdu.
Bu yükselişin en çok eğitim, kırtasiye, ofis Malzemeleri, kamu, vergi ödemeleri ve diğer sektörlerinden kaynaklandığı belirtildi.
Bir önceki haftaya göre en çok düşüş gösteren sektörlerin ise bireysel emeklilik, telekomünikasyon ve sağlık, sağlık ürünleri, kozmetik olduğu kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ahlatcı Yatırım, 28 Ağustos ile biten haftada toplam banka kartı ve kredi kartı harcamalarının bir önceki haftaya göre yüzde 2,8 artarak 708,3 milyar TL'ye yükseldiğini duyurdu.
Bu yükselişin en çok eğitim, kırtasiye, ofis Malzemeleri, kamu, vergi ödemeleri ve diğer sektörlerinden kaynaklandığı belirtildi.
Bir önceki haftaya göre en çok düşüş gösteren sektörlerin ise bireysel emeklilik, telekomünikasyon ve sağlık, sağlık ürünleri, kozmetik olduğu kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tarımsal ürünlerin güvenli ve sağlıklı koşullarda depolanması, üreticilerin ürünlerini daha etkin şekilde değerlendirebilmesi ve lisanslı depoculuk sistemin...
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tarımsal ürünlerin güvenli ve sağlıklı koşullarda depolanması, üreticilerin ürünlerini daha etkin şekilde değerlendirebilmesi ve lisanslı depoculuk sistemin...
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tarımsal ürünlerin güvenli ve sağlıklı koşullarda depolanması, üreticilerin ürünlerini daha etkin şekilde değerlendirebilmesi ve lisanslı depoculuk sisteminin daha güçlü bir yapıya kavuşturulması amacıyla çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.
Bu kapsamda Lisanslı Depo İşletmelerine Kuruluş İzni Verilmesi Hakkında Tebliğ ile Hububat, Baklagiller ve Yağlı Tohumlar Lisanslı Depo Tebliğinde değişiklik yapıldı.
Türkiye'de faaliyet gösteren 266 lisanslı depoculuk şirketi, toplam 14,4 milyon ton depolama kapasitesiyle tarımsal üretimin değerini bulması ve ürün arzının yönetilmesi açısından önemli bir faaliyet yürütüyor.
Lisanslı Depo İşletmelerine Kuruluş İzni Verilmesi Hakkında Tebliğ'de yapılan değişiklikle, bundan sonra gerçekleştirilecek yatırımlarda yatay depolara kuruluş izni verilmeyecek.
Yeni tesislerde bulunması gereken asgari çelik silo sayısı belirlenirken, lisanslı depolar için asgari depolama kapasitesi 35 bin ton olarak düzenlendi.
Bununla birlikte mevcut lisanslı depo işletmelerine, gerekli şartları karşılamaları halinde kapasite artış izni alma imkânı getirildi.
Hububat, Baklagiller ve Yağlı Tohumlar Lisanslı Depo Tebliği'nde yapılan değişikliklerle lisanslı depo işletmelerinin mali yapılarının güçlendirilmesi ve işletme verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Bu doğrultuda lisanslı depo işletmelerinin asgari sermaye tutarları artırılırken, depolama kapasiteleri de yükseltiliyor.
Yapılan düzenlemelerle lisanslı depoculuk sisteminin daha güçlü, sürdürülebilir ve etkin bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor.
Düzenlemelerin aynı zamanda tarımsal ürünlerin depolanmasına yönelik altyapının geliştirilmesine ve sektörün finansal dayanıklılığının artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Ticaret Bakanlığı açıklamasında, tarımsal ticaretin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde gelişmesine katkı sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmeye devam edileceği ve sektörün ihtiyaçları doğrultusunda çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.
İŞİN DETAYI HABER
Kaynak: RSS
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tarımsal ürünlerin güvenli ve sağlıklı koşullarda depolanması, üreticilerin ürünlerini daha etkin şekilde değerlendirebilmesi ve lisanslı depoculuk sisteminin daha güçlü bir yapıya kavuşturulması amacıyla çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.
Bu kapsamda Lisanslı Depo İşletmelerine Kuruluş İzni Verilmesi Hakkında Tebliğ ile Hububat, Baklagiller ve Yağlı Tohumlar Lisanslı Depo Tebliğinde değişiklik yapıldı.
Türkiye'de faaliyet gösteren 266 lisanslı depoculuk şirketi, toplam 14,4 milyon ton depolama kapasitesiyle tarımsal üretimin değerini bulması ve ürün arzının yönetilmesi açısından önemli bir faaliyet yürütüyor.
Lisanslı Depo İşletmelerine Kuruluş İzni Verilmesi Hakkında Tebliğ'de yapılan değişiklikle, bundan sonra gerçekleştirilecek yatırımlarda yatay depolara kuruluş izni verilmeyecek.
Yeni tesislerde bulunması gereken asgari çelik silo sayısı belirlenirken, lisanslı depolar için asgari depolama kapasitesi 35 bin ton olarak düzenlendi.
Bununla birlikte mevcut lisanslı depo işletmelerine, gerekli şartları karşılamaları halinde kapasite artış izni alma imkânı getirildi.
Hububat, Baklagiller ve Yağlı Tohumlar Lisanslı Depo Tebliği'nde yapılan değişikliklerle lisanslı depo işletmelerinin mali yapılarının güçlendirilmesi ve işletme verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Bu doğrultuda lisanslı depo işletmelerinin asgari sermaye tutarları artırılırken, depolama kapasiteleri de yükseltiliyor.
Yapılan düzenlemelerle lisanslı depoculuk sisteminin daha güçlü, sürdürülebilir ve etkin bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor.
Düzenlemelerin aynı zamanda tarımsal ürünlerin depolanmasına yönelik altyapının geliştirilmesine ve sektörün finansal dayanıklılığının artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Ticaret Bakanlığı açıklamasında, tarımsal ticaretin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde gelişmesine katkı sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmeye devam edileceği ve sektörün ihtiyaçları doğrultusunda çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.
İŞİN DETAYI HABER
Kaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan açıklamaya göre, 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel ku...
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan açıklamaya göre, 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel ku...
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan açıklamaya göre, 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurulda bağımsız yönetim kurulu üyesi seçilen Katja Windt, kendi isteğiyle görevinden ayrıldı.
Kurumsal Yönetim Komitesi tarafından yapılan değerlendirme sonrasında, yönetim kurulu, Windt'in yerine Kay-Dirk Lindemann'ın bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak atanması için SPK'dan uygun görüş talep edilmesine karar verdi.
SPK'dan uygun görüş alınması halinde Lindemann'ın, Türk Ticaret Kanununun 363. maddesi kapsamında ilk genel kurulda onaya sunulmak üzere bağımsız yönetim kurulu üyeliğine atanması planlanıyor.
Ayrıca SPK uygun görüşünün alınmasının ardından Lindemann'ın Denetimden Sorumlu Komite ile Kurumsal Yönetim Komitesi'nde görevlendirilmesine karar verildi.
Yönetim kurulunda bir değişiklik daha
Ford Otomotiv'de 12 Mart 2026 tarihli genel kurulda seçilen Yönetim Kurulu Üyesi James Kieran Vincent Cahill de görevinden ayrıldı.
Cahill'in yerine Maria Grazia Davino, ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapmak ve genel kurulun onaylaması halinde selefinin kalan görev süresini tamamlamak üzere yönetim kurulu üyeliğine atandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan açıklamaya göre, 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurulda bağımsız yönetim kurulu üyesi seçilen Katja Windt, kendi isteğiyle görevinden ayrıldı.
Kurumsal Yönetim Komitesi tarafından yapılan değerlendirme sonrasında, yönetim kurulu, Windt'in yerine Kay-Dirk Lindemann'ın bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak atanması için SPK'dan uygun görüş talep edilmesine karar verdi.
SPK'dan uygun görüş alınması halinde Lindemann'ın, Türk Ticaret Kanununun 363. maddesi kapsamında ilk genel kurulda onaya sunulmak üzere bağımsız yönetim kurulu üyeliğine atanması planlanıyor.
Ayrıca SPK uygun görüşünün alınmasının ardından Lindemann'ın Denetimden Sorumlu Komite ile Kurumsal Yönetim Komitesi'nde görevlendirilmesine karar verildi.
Yönetim kurulunda bir değişiklik daha
Ford Otomotiv'de 12 Mart 2026 tarihli genel kurulda seçilen Yönetim Kurulu Üyesi James Kieran Vincent Cahill de görevinden ayrıldı.
Cahill'in yerine Maria Grazia Davino, ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapmak ve genel kurulun onaylaması halinde selefinin kalan görev süresini tamamlamak üzere yönetim kurulu üyeliğine atandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ikon Menkul Değerler'in analizine göre, BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü yüzde 0,57 yükselişle 14.012,42 puandan tamamladı. Endeks gün içinde 13.895,82 ile 14.066,72 seviyeleri arasında hareket etti.
BIST 100'de pivot seviye 13.991,65 olarak hesaplanırken, aşağı yönlü hareketlerde 13.916,59 ve 13.820,75 seviyeleri destek olarak izleniyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 14.087,49 ve 14.162,55 seviyeleri direnç konumunda bulunuyor.
Ikon Menkul, endeksin 5 günlük hareketli ortalamasının yüzde 0,70, 22 günlük hareketli ortalamasının is...
Ikon Menkul Değerler'in analizine göre, BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü yüzde 0,57 yükselişle 14.012,42 puandan tamamladı. Endeks gün içinde 13.895,82 ile 14.066,72 seviyeleri arasında hareket etti.
BIST 100'de pivot seviye 13.991,65 olarak hesaplanırken, aşağı yönlü hareketlerde 13.916,59 ve 13.820,75 seviyeleri destek olarak izleniyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 14.087,49 ve 14.162,55 seviyeleri direnç konumunda bulunuyor.
Ikon Menkul, endeksin 5 günlük hareketli ortalamasının yüzde 0,70, 22 günlük hareketli ortalamasının is...
Ikon Menkul Değerler'in analizine göre, BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü yüzde 0,57 yükselişle 14.012,42 puandan tamamladı. Endeks gün içinde 13.895,82 ile 14.066,72 seviyeleri arasında hareket etti.
BIST 100'de pivot seviye 13.991,65 olarak hesaplanırken, aşağı yönlü hareketlerde 13.916,59 ve 13.820,75 seviyeleri destek olarak izleniyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 14.087,49 ve 14.162,55 seviyeleri direnç konumunda bulunuyor.
Ikon Menkul, endeksin 5 günlük hareketli ortalamasının yüzde 0,70, 22 günlük hareketli ortalamasının ise yüzde 1,35 altında hareket ettiğine dikkat çekti. Son işlem günündeki işlem hacmi de 5 günlük ortalama hacmin yüzde 6,80 altında gerçekleşti.
BIST 30 yakın vadeli endeks kontratı günü yüzde 0,73 yükselişle 17.065 puandan tamamladı. Kontrat gün içinde 16.901 ile 17.183 seviyeleri arasında hareket etti.
Pivot seviyeyi 17.049,67 olarak hesaplayan İKON Menkul, aşağı yönlü hareketlerde 16.916,33 ve 16.767,67 seviyelerini destek, yukarı yönlü hareketlerde ise 17.198,33 ve 17.331,67 seviyelerini direnç olarak belirledi.
Kontratın 5 günlük hareketli ortalamanın yüzde 0,80, 22 günlük hareketli ortalamanın ise yüzde 3,41 üzerinde bulunduğu belirtildi. Son işlem günündeki hacim, 5 günlük ortalama hacmin yüzde 3,15 üzerinde gerçekleşti.
USD/TL yakın vadeli kontratı günü yüzde 0,10 düşüşle 49,31 seviyesinden tamamladı. Gün içinde 49,30-49,36 aralığında hareket eden kontratta pivot seviye 49,32 olarak hesaplandı.
Aşağı yönlü hareketlerde 49,29 ve 49,26 seviyeleri destek, yukarı yönlü hareketlerde ise 49,35 ve 49,38 seviyeleri direnç olarak öne çıkıyor.
Kontratın 5 günlük hareketli ortalamanın yüzde 0,38, 22 günlük hareketli ortalamanın ise yüzde 1,59 üzerinde hareket ettiği belirtildi. İşlem hacmi ise 5 günlük ortalama hacmin yüzde 59,78 altında kaldı.
Ikon Menkul'ün değerlendirmesine göre Borsa İstanbul, sert satışların görüldüğü haftayı cuma günü toparlanma çabasıyla tamamladı. BIST 100 haftalık bazda yüzde 4,30 gerilerken, BIST 30'daki haftalık kayıp yüzde 2,05 oldu.
BIST 100 içerisinde savunmacı sektörlerde görece dirençli bir görünüm oluşurken, ulaştırma yüzde 8,73, taş-toprak yüzde 6,93, teknoloji yüzde 6,74 ve elektrik yüzde 6,12 geriledi. Bankacılık endeksindeki haftalık kayıp yüzde 0,65 ile sınırlı kaldı.
Ikon Menkul, hafta sonu açıklanan 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program'ın yurt içi piyasaların ana gündem maddesi olduğunu belirtti. Programda 2026 büyümesinin yüzde 3,3, sonraki üç yılda ise sırasıyla yüzde 4,2, yüzde 4,6 ve yüzde 5 olması; enflasyonun 2026 sonunda yüzde 28,4'ten 2027'de yüzde 21'e ve 2029'da yüzde 9'a gerilemesi öngörülüyor.
Küresel piyasalarda güçlü ABD istihdam verilerinin ardından Fed'in eylül ayında faiz artırabileceğine yönelik beklentilerin güçlendiği belirtildi. Artan tahvil faizleri ve güçlenen doların altın fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Ikon Menkul, küresel piyasalarda gözlerin 10 Eylül'de açıklanacak ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve özellikle 11 Eylül'de açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerine çevrildiğini belirtti.
Brent petrolün ABD-İran geriliminin etkisiyle 96 dolar civarında seyrettiği, ons altının ise 4.400 doların altında bulunduğu aktarıldı.
Bültende BIST 100'de en fazla para girişi gözlenen hisseler MGROS, MIATK, TOASO, ENERY ve IEYHO olarak sıralandı. Para çıkışının en fazla görüldüğü hisseler ise KTLEV, EUPWR, GESAN, KUYAS ve BALSU oldu.
Günün en yüksek işlem hacmine ulaşan hisseleri KTLEV, THYAO, ASELS, AKBNK ve TUPRS oluşturdu.
Günlük bazda en fazla yükselen hisseler arasında BIGTK, HPSOL, IPBIR, KOCMT ve UFUK yer alırken, en fazla gerileyen hisseler LIDER, HEDEF, TKNKA, TPKGY ve BIGEN oldu.
Ikon Menkul'ün teknik analiz kapsamında takip ettiği hisselerden TAV Havalimanları günü yüzde 0,75 yükselişle 268,25 TL'den tamamladı. Hissede 266,50 pivot seviyesinin üzerinde 270,75 ve 273,25 TL dirençleri, aşağı yönlü hareketlerde ise 264 ve 259,75 TL destekleri izleniyor.
Koç Holding günü yüzde 0,60 düşüşle 215,10 TL seviyesinden tamamladı. Hissede 215,57 TL pivot seviyesinin üzerinde 218,23 ve 221,37 TL direnç, aşağı yönlü hareketlerde ise 212,43 ve 209,77 TL destek seviyeleri bulunuyor.
Kardemir (D) ise günü yüzde 1,26 yükselişle 43,52 TL'den tamamladı. Hissede 43,31 TL pivot seviyesinin üzerinde 43,79 ve 44,05 TL dirençleri, aşağı yönlü hareketlerde ise 43,05 ve 42,57 TL destekleri takip ediliyor.
Ikon Menkul'ün BIST 30 hisselerine yönelik teknik değerlendirmesinde, ASELS yüzde 2,10, TOASO yüzde 5,28, TTKOM yüzde 2,20 ve TUPRS yüzde 0,60 düşüşle öne çıktı. Haftalık performansta ise DSTKF yüzde 18,1 yükselirken ASTOR yüzde 15,5, KRDMD yüzde 6,6 ve TAVHL yüzde 5,2 geriledi.
Teknik göstergelerde bazı hisselerde aşırı alım ve aşırı satım sinyalleri öne çıktı. ENERY, HALKB ve IEYHO'da birden fazla göstergede aşırı alım sinyali görülürken, ASTOR, BALSU, EUPWR, GESAN, IZENR ve ODINE gibi hisselerde aşırı satım sinyalleri dikkat çekti.
Ikon Menkul, teknik göstergelerde yer alan 'al', 'sat', 'aşırı alım' ve 'aşırı satım' ifadelerinin yatırım tavsiyesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Bültende, gün içinde yurt içi piyasalarda OVP'nin fiyatlamasının takip edileceği, saat 17.30'da açıklanacak ağustos ayı Hazine nakit ve faiz dışı dengesinin izleneceği belirtildi.
Küresel tarafta ise ABD enflasyon verileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerin piyasaların yönü açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ikon Menkul Değerler'in analizine göre, BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü yüzde 0,57 yükselişle 14.012,42 puandan tamamladı. Endeks gün içinde 13.895,82 ile 14.066,72 seviyeleri arasında hareket etti.
BIST 100'de pivot seviye 13.991,65 olarak hesaplanırken, aşağı yönlü hareketlerde 13.916,59 ve 13.820,75 seviyeleri destek olarak izleniyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 14.087,49 ve 14.162,55 seviyeleri direnç konumunda bulunuyor.
Ikon Menkul, endeksin 5 günlük hareketli ortalamasının yüzde 0,70, 22 günlük hareketli ortalamasının ise yüzde 1,35 altında hareket ettiğine dikkat çekti. Son işlem günündeki işlem hacmi de 5 günlük ortalama hacmin yüzde 6,80 altında gerçekleşti.
BIST 30 yakın vadeli endeks kontratı günü yüzde 0,73 yükselişle 17.065 puandan tamamladı. Kontrat gün içinde 16.901 ile 17.183 seviyeleri arasında hareket etti.
Pivot seviyeyi 17.049,67 olarak hesaplayan İKON Menkul, aşağı yönlü hareketlerde 16.916,33 ve 16.767,67 seviyelerini destek, yukarı yönlü hareketlerde ise 17.198,33 ve 17.331,67 seviyelerini direnç olarak belirledi.
Kontratın 5 günlük hareketli ortalamanın yüzde 0,80, 22 günlük hareketli ortalamanın ise yüzde 3,41 üzerinde bulunduğu belirtildi. Son işlem günündeki hacim, 5 günlük ortalama hacmin yüzde 3,15 üzerinde gerçekleşti.
USD/TL yakın vadeli kontratı günü yüzde 0,10 düşüşle 49,31 seviyesinden tamamladı. Gün içinde 49,30-49,36 aralığında hareket eden kontratta pivot seviye 49,32 olarak hesaplandı.
Aşağı yönlü hareketlerde 49,29 ve 49,26 seviyeleri destek, yukarı yönlü hareketlerde ise 49,35 ve 49,38 seviyeleri direnç olarak öne çıkıyor.
Kontratın 5 günlük hareketli ortalamanın yüzde 0,38, 22 günlük hareketli ortalamanın ise yüzde 1,59 üzerinde hareket ettiği belirtildi. İşlem hacmi ise 5 günlük ortalama hacmin yüzde 59,78 altında kaldı.
Ikon Menkul'ün değerlendirmesine göre Borsa İstanbul, sert satışların görüldüğü haftayı cuma günü toparlanma çabasıyla tamamladı. BIST 100 haftalık bazda yüzde 4,30 gerilerken, BIST 30'daki haftalık kayıp yüzde 2,05 oldu.
BIST 100 içerisinde savunmacı sektörlerde görece dirençli bir görünüm oluşurken, ulaştırma yüzde 8,73, taş-toprak yüzde 6,93, teknoloji yüzde 6,74 ve elektrik yüzde 6,12 geriledi. Bankacılık endeksindeki haftalık kayıp yüzde 0,65 ile sınırlı kaldı.
Ikon Menkul, hafta sonu açıklanan 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program'ın yurt içi piyasaların ana gündem maddesi olduğunu belirtti. Programda 2026 büyümesinin yüzde 3,3, sonraki üç yılda ise sırasıyla yüzde 4,2, yüzde 4,6 ve yüzde 5 olması; enflasyonun 2026 sonunda yüzde 28,4'ten 2027'de yüzde 21'e ve 2029'da yüzde 9'a gerilemesi öngörülüyor.
Küresel piyasalarda güçlü ABD istihdam verilerinin ardından Fed'in eylül ayında faiz artırabileceğine yönelik beklentilerin güçlendiği belirtildi. Artan tahvil faizleri ve güçlenen doların altın fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Ikon Menkul, küresel piyasalarda gözlerin 10 Eylül'de açıklanacak ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve özellikle 11 Eylül'de açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerine çevrildiğini belirtti.
Brent petrolün ABD-İran geriliminin etkisiyle 96 dolar civarında seyrettiği, ons altının ise 4.400 doların altında bulunduğu aktarıldı.
Bültende BIST 100'de en fazla para girişi gözlenen hisseler MGROS, MIATK, TOASO, ENERY ve IEYHO olarak sıralandı. Para çıkışının en fazla görüldüğü hisseler ise KTLEV, EUPWR, GESAN, KUYAS ve BALSU oldu.
Günün en yüksek işlem hacmine ulaşan hisseleri KTLEV, THYAO, ASELS, AKBNK ve TUPRS oluşturdu.
Günlük bazda en fazla yükselen hisseler arasında BIGTK, HPSOL, IPBIR, KOCMT ve UFUK yer alırken, en fazla gerileyen hisseler LIDER, HEDEF, TKNKA, TPKGY ve BIGEN oldu.
Ikon Menkul'ün teknik analiz kapsamında takip ettiği hisselerden TAV Havalimanları günü yüzde 0,75 yükselişle 268,25 TL'den tamamladı. Hissede 266,50 pivot seviyesinin üzerinde 270,75 ve 273,25 TL dirençleri, aşağı yönlü hareketlerde ise 264 ve 259,75 TL destekleri izleniyor.
Koç Holding günü yüzde 0,60 düşüşle 215,10 TL seviyesinden tamamladı. Hissede 215,57 TL pivot seviyesinin üzerinde 218,23 ve 221,37 TL direnç, aşağı yönlü hareketlerde ise 212,43 ve 209,77 TL destek seviyeleri bulunuyor.
Kardemir (D) ise günü yüzde 1,26 yükselişle 43,52 TL'den tamamladı. Hissede 43,31 TL pivot seviyesinin üzerinde 43,79 ve 44,05 TL dirençleri, aşağı yönlü hareketlerde ise 43,05 ve 42,57 TL destekleri takip ediliyor.
Ikon Menkul'ün BIST 30 hisselerine yönelik teknik değerlendirmesinde, ASELS yüzde 2,10, TOASO yüzde 5,28, TTKOM yüzde 2,20 ve TUPRS yüzde 0,60 düşüşle öne çıktı. Haftalık performansta ise DSTKF yüzde 18,1 yükselirken ASTOR yüzde 15,5, KRDMD yüzde 6,6 ve TAVHL yüzde 5,2 geriledi.
Teknik göstergelerde bazı hisselerde aşırı alım ve aşırı satım sinyalleri öne çıktı. ENERY, HALKB ve IEYHO'da birden fazla göstergede aşırı alım sinyali görülürken, ASTOR, BALSU, EUPWR, GESAN, IZENR ve ODINE gibi hisselerde aşırı satım sinyalleri dikkat çekti.
Ikon Menkul, teknik göstergelerde yer alan 'al', 'sat', 'aşırı alım' ve 'aşırı satım' ifadelerinin yatırım tavsiyesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Bültende, gün içinde yurt içi piyasalarda OVP'nin fiyatlamasının takip edileceği, saat 17.30'da açıklanacak ağustos ayı Hazine nakit ve faiz dışı dengesinin izleneceği belirtildi.
Küresel tarafta ise ABD enflasyon verileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerin piyasaların yönü açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada,'Şirketimiz ile profesyonel futbolcumuz John David Lundstram arasındaki 01.07.2024 başlangıç ve 30.06.2027 bitiş tarihli profesyonel futbolcu sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilmiştir.' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada,'Şirketimiz ile profesyonel futbolcumuz John David Lundstram arasındaki 01.07.2024 başlangıç ve 30.06.2027 bitiş tarihli profesyonel futbolcu sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilmiştir.' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) ya...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''07 Eylül 2026 tarihinde toplam 100.000 adet pay geri alınmıştır. 07 Eylül 2026 tarihinde alınan payların sermayeye oranı yüzde 0,012'dir. (Alınan toplam pay sayısı 4.350.000 adete ulaşmış olup, toplam alınan payların şirket sermayesine oranı yüzde 0,52'ye yükselmiştir)'' bilgisi aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''07 Eylül 2026 tarihinde toplam 100.000 adet pay geri alınmıştır. 07 Eylül 2026 tarihinde alınan payların sermayeye oranı yüzde 0,012'dir. (Alınan toplam pay sayısı 4.350.000 adete ulaşmış olup, toplam alınan payların şirket sermayesine oranı yüzde 0,52'ye yükselmiştir)'' bilgisi aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Marbaş Menkul Değerler analizine göre, BIST 100 Endeksi haftanın son işlem gününü yüzde 0,57 yükselişle 14.012,42 puandan tamamladı.
BIST 30 vadeli kontrat yüzde 0,19 artışla 17.065 seviyesine yükselirken, 5 yıllık CDS yüzde 0,57 düşüşle 217,60 seviyesinde gerçekleşti. Dolar/TL ise yüzde 0,01 artışla 48,44 oldu.
Marbaş Menkul Değerler, endekste 14 bin bölgesindeki fiyatlamanın sürdüğünü ve fon kaynaklı hisse bazlı ayrışmaların belirleyici olmaya devam ettiğini değerlendirdi.
Hafta sonu açıklanan Orta Vadeli Program'da 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4'e yükseltilmesi ve büyüme tahmininin yüzde 3,3'e çekilmesinin, savaşın makroekonomik görün...
Marbaş Menkul Değerler analizine göre, BIST 100 Endeksi haftanın son işlem gününü yüzde 0,57 yükselişle 14.012,42 puandan tamamladı.
BIST 30 vadeli kontrat yüzde 0,19 artışla 17.065 seviyesine yükselirken, 5 yıllık CDS yüzde 0,57 düşüşle 217,60 seviyesinde gerçekleşti. Dolar/TL ise yüzde 0,01 artışla 48,44 oldu.
Marbaş Menkul Değerler, endekste 14 bin bölgesindeki fiyatlamanın sürdüğünü ve fon kaynaklı hisse bazlı ayrışmaların belirleyici olmaya devam ettiğini değerlendirdi.
Hafta sonu açıklanan Orta Vadeli Program'da 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4'e yükseltilmesi ve büyüme tahmininin yüzde 3,3'e çekilmesinin, savaşın makroekonomik görün...
Marbaş Menkul Değerler analizine göre, BIST 100 Endeksi haftanın son işlem gününü yüzde 0,57 yükselişle 14.012,42 puandan tamamladı.
BIST 30 vadeli kontrat yüzde 0,19 artışla 17.065 seviyesine yükselirken, 5 yıllık CDS yüzde 0,57 düşüşle 217,60 seviyesinde gerçekleşti. Dolar/TL ise yüzde 0,01 artışla 48,44 oldu.
Marbaş Menkul Değerler, endekste 14 bin bölgesindeki fiyatlamanın sürdüğünü ve fon kaynaklı hisse bazlı ayrışmaların belirleyici olmaya devam ettiğini değerlendirdi.
Hafta sonu açıklanan Orta Vadeli Program'da 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4'e yükseltilmesi ve büyüme tahmininin yüzde 3,3'e çekilmesinin, savaşın makroekonomik görünüm üzerindeki etkisinin resmi tahminlere yansıması olarak değerlendirildiği belirtildi.
Enerji ithalatı ve dış ticaret açığı tahminlerindeki yukarı yönlü güncellemelerin de aynı çerçevede takip edildiği ifade edildi.
Bu hafta yurt içi piyasalarda ana gündemin perşembe günü açıklanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı olacağı belirtildi. Marbaş'ın beklentisi politika faizinin sabit tutulması yönünde olurken, kararın kendisinden ziyade karar metnindeki yönlendirmelerin piyasalar açısından belirleyici olabileceği değerlendirildi.
Teknik görünümde 14 bin seviyesinin üzerinde kalıcılığın kısa vadeli görünüm açısından önemli olduğu, aşağı yönlü hareketlerde ise 13.800 bölgesinin destek olarak takip edileceği ifade edildi.
ABD piyasalarının İşçi Bayramı nedeniyle kapalı olduğu belirtilen bültende, Asya-Pasifik piyasalarında haftanın ilk işlem gününde teknoloji hisseleri öncülüğünde pozitif görünümün öne çıktığı aktarıldı.
Güney Kore Kospi yaklaşık yüzde 3, Japonya Nikkei ise yüzde 2'nin üzerinde yükseldi. Yapay zekâ ve yarı iletken sektörüne yönelik beklentilerin Samsung Electronics ve SK Hynix gibi şirketleri desteklediği belirtildi.
Çin yönetiminin devlet bankaları ve sigorta şirketlerine yönelik yaklaşık 54 milyar dolarlık sermaye güçlendirme planı da bölgedeki önemli gelişmeler arasında gösterildi.
Buna karşılık ABD-İran geriliminin Hürmüz Boğazı çevresinde tırmanmasıyla Brent petrolün 97 dolar seviyesine yaklaşmasının, özellikle enerji ithalatçısı Asya ekonomilerinde enflasyonist riskleri artırdığı değerlendirildi.
Japonya'da iç talepteki zayıflık ve yen piyasasına yönelik müdahaleler, Hindistan'da ise yükselen petrol fiyatlarının piyasa ve para birimi üzerindeki etkileri takip ediliyor.
Avrupa piyasalarında petrol fiyatlarındaki yükseliş ve buna bağlı enflasyon endişelerinin gündemin merkezinde yer aldığı belirtildi. STOXX 600 endeksi geçen haftayı yüzde 0,8 düşüşle tamamladı.
Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatı baskısının, Avrupa Merkez Bankası'nın 10 Eylül'de gerçekleştireceği toplantı öncesinde faiz artırım beklentilerini güçlendirdiği ifade edildi.
Yüksek tahvil faizleri ve sıkı para politikasının daha uzun süre devam edebileceğine yönelik beklentilerin Avrupa hisse piyasalarında risk iştahını sınırladığı belirtilirken, Volkswagen hisselerindeki yükselişin otomotiv sektöründe pozitif ayrışmaya işaret ettiği aktarıldı.
Rusya-Ukrayna savaşına yönelik diplomatik gelişmelerin ise Karadeniz ticareti ve tarımsal emtia fiyatları açısından takip edilmeye devam ettiği kaydedildi.
Emtia tarafında ABD-İran hattındaki gerilimin sürmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş trafiğinin normalin altında kalması nedeniyle Brent petrolün son bir ayın en yüksek seviyelerine yükseldiği belirtildi.
Bültende yer alan verilere göre Brent petrol 95,59 dolar seviyesinde bulunurken günlük değişim yüzde 1,47 oldu. Ons altın ise 4.404 dolar seviyesinde ve yüzde 0,51 aşağıda yer aldı.
Altındaki baskının, cuma günü beklentilerin üzerinde açıklanan ABD istihdam verisinin faiz artırımı beklentilerini yeniden gündeme getirmesinden kaynaklandığı değerlendirildi.
Marbaş Menkul Değerler'in şirket haberleri bölümünde öne çıkan gelişmeler şöyle sıralandı:
AVPGY, Forum Trabzon Alışveriş Merkezi'nin ana binasının yanındaki komşu parselde bulunan yapılar için yıkım ruhsatı alınarak yıkım çalışmalarına başlandığını açıkladı.
BINBN, yüzde 50 oranında pay sahibi olduğu Ekolog Bilgi ve Kartlı Sistem Hizmetleri'ndeki paylarının tamamının 40 milyon TL karşılığında satışı konusunda pay devri sözleşmesi imzaladı.
FROTO'nun Eskişehir İnönü'de bulunan yaklaşık 109,4 hektarlık alanı, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi ilan edildi.
INFO, azami pay sayısının 96 milyon 33 bin 600 adet, azami fon tutarının ise 650 milyon TL olarak belirlendiği pay geri alım programını başlattı.
GENIL'in yüzde 35,15 oranında pay sahibi olduğu Neo Auvra'nın sermayesinin yüzde 41,79'unu temsil eden paylar devralındı. Böylece GENIL'in Neo Auvra'daki hissedarlık oranı yüzde 76,94'e yükseldi.
BIST 100 hisselerinde toplam para girişinde HALKB 890,3 milyon TL ile ilk sırada yer aldı. HALKB'yi 589,5 milyon TL ile PEKGY, 297,9 milyon TL ile SASA, 247,3 milyon TL ile EREGL ve 225,6 milyon TL ile ISCTR takip etti.
Para çıkışında ise ASTOR 1,48 milyar TL ile ilk sırada bulunurken, ASELS 1,11 milyar TL, THYAO 928,5 milyon TL, FROTO 275,9 milyon TL ve EUPWR 263 milyon TL ile öne çıktı.
Son 10 günde net para girişinde ENERY 78,9 milyon TL ile ilk sırada yer alırken, HALKB 890,3 milyon TL, BIMAS 162 milyon TL, ALARK 51 milyon TL ve SKBNK 49,9 milyon TL net giriş kaydetti.
Kurum bazında son 10 günlük toplam para girişinde TERA Yatırım Menkul 85,64 milyar TL ile ilk sırada yer aldı. Onu Yapı Kredi Yatırım 4,29 milyar TL, Ziraat Yatırım 2,76 milyar TL ve HSBC Yatırım 2,52 milyar TL ile takip etti.
5 günlük basit hareketli ortalamasını yukarı kıran hisseler arasında MGROS, MIATK, MPARK, FENER, FROTO, ASELS, TABGD, TAVHL, TCELL ve EFOR yer aldı.
10 günlük ortalamasını yukarı kıran hisseler MIATK, RALYH, TOASO, ZOREN ve AEFES olurken, 22 günlük ortalamasını yukarı kıran hisseler arasında MIATK, RALYH, TOASO ve ASELS bulundu.
50 günlük ortalamasını yukarı kıran hisseler ise ALTNY ve EFOR olarak sıralandı.
Marbaş Menkul Değerler'in hedef fiyat listesinde yer alan hisselerin tamamında 'AL' tavsiyesi bulunuyor.
Listede en yüksek hedef fiyat potansiyeli yüzde 146,9 ile Teknosa (TKNSA) için öngörülürken, Yataş (YATAS) için yüzde 120,5, Ford Otosan (FROTO) için yüzde 117,6, Pegasus (PGSUS) için yüzde 115,0 ve Vakıf GYO (VKGYO) için yüzde 113,2 potansiyel öngörüldü.
Diğer öne çıkan hedef fiyatlar arasında Galata Wind Enerji (GWIND) için yüzde 109,9, Anadolu Hayat Emeklilik (ANHYT) için yüzde 73,6, Türk Hava Yolları (THYAO) için yüzde 60,1, Turkcell (TCELL) için yüzde 63,7 ve Garanti Bankası (GARAN) için yüzde 53,2 bulunuyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Marbaş Menkul Değerler analizine göre, BIST 100 Endeksi haftanın son işlem gününü yüzde 0,57 yükselişle 14.012,42 puandan tamamladı.
BIST 30 vadeli kontrat yüzde 0,19 artışla 17.065 seviyesine yükselirken, 5 yıllık CDS yüzde 0,57 düşüşle 217,60 seviyesinde gerçekleşti. Dolar/TL ise yüzde 0,01 artışla 48,44 oldu.
Marbaş Menkul Değerler, endekste 14 bin bölgesindeki fiyatlamanın sürdüğünü ve fon kaynaklı hisse bazlı ayrışmaların belirleyici olmaya devam ettiğini değerlendirdi.
Hafta sonu açıklanan Orta Vadeli Program'da 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4'e yükseltilmesi ve büyüme tahmininin yüzde 3,3'e çekilmesinin, savaşın makroekonomik görünüm üzerindeki etkisinin resmi tahminlere yansıması olarak değerlendirildiği belirtildi.
Enerji ithalatı ve dış ticaret açığı tahminlerindeki yukarı yönlü güncellemelerin de aynı çerçevede takip edildiği ifade edildi.
Bu hafta yurt içi piyasalarda ana gündemin perşembe günü açıklanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı olacağı belirtildi. Marbaş'ın beklentisi politika faizinin sabit tutulması yönünde olurken, kararın kendisinden ziyade karar metnindeki yönlendirmelerin piyasalar açısından belirleyici olabileceği değerlendirildi.
Teknik görünümde 14 bin seviyesinin üzerinde kalıcılığın kısa vadeli görünüm açısından önemli olduğu, aşağı yönlü hareketlerde ise 13.800 bölgesinin destek olarak takip edileceği ifade edildi.
ABD piyasalarının İşçi Bayramı nedeniyle kapalı olduğu belirtilen bültende, Asya-Pasifik piyasalarında haftanın ilk işlem gününde teknoloji hisseleri öncülüğünde pozitif görünümün öne çıktığı aktarıldı.
Güney Kore Kospi yaklaşık yüzde 3, Japonya Nikkei ise yüzde 2'nin üzerinde yükseldi. Yapay zekâ ve yarı iletken sektörüne yönelik beklentilerin Samsung Electronics ve SK Hynix gibi şirketleri desteklediği belirtildi.
Çin yönetiminin devlet bankaları ve sigorta şirketlerine yönelik yaklaşık 54 milyar dolarlık sermaye güçlendirme planı da bölgedeki önemli gelişmeler arasında gösterildi.
Buna karşılık ABD-İran geriliminin Hürmüz Boğazı çevresinde tırmanmasıyla Brent petrolün 97 dolar seviyesine yaklaşmasının, özellikle enerji ithalatçısı Asya ekonomilerinde enflasyonist riskleri artırdığı değerlendirildi.
Japonya'da iç talepteki zayıflık ve yen piyasasına yönelik müdahaleler, Hindistan'da ise yükselen petrol fiyatlarının piyasa ve para birimi üzerindeki etkileri takip ediliyor.
Avrupa piyasalarında petrol fiyatlarındaki yükseliş ve buna bağlı enflasyon endişelerinin gündemin merkezinde yer aldığı belirtildi. STOXX 600 endeksi geçen haftayı yüzde 0,8 düşüşle tamamladı.
Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatı baskısının, Avrupa Merkez Bankası'nın 10 Eylül'de gerçekleştireceği toplantı öncesinde faiz artırım beklentilerini güçlendirdiği ifade edildi.
Yüksek tahvil faizleri ve sıkı para politikasının daha uzun süre devam edebileceğine yönelik beklentilerin Avrupa hisse piyasalarında risk iştahını sınırladığı belirtilirken, Volkswagen hisselerindeki yükselişin otomotiv sektöründe pozitif ayrışmaya işaret ettiği aktarıldı.
Rusya-Ukrayna savaşına yönelik diplomatik gelişmelerin ise Karadeniz ticareti ve tarımsal emtia fiyatları açısından takip edilmeye devam ettiği kaydedildi.
Emtia tarafında ABD-İran hattındaki gerilimin sürmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş trafiğinin normalin altında kalması nedeniyle Brent petrolün son bir ayın en yüksek seviyelerine yükseldiği belirtildi.
Bültende yer alan verilere göre Brent petrol 95,59 dolar seviyesinde bulunurken günlük değişim yüzde 1,47 oldu. Ons altın ise 4.404 dolar seviyesinde ve yüzde 0,51 aşağıda yer aldı.
Altındaki baskının, cuma günü beklentilerin üzerinde açıklanan ABD istihdam verisinin faiz artırımı beklentilerini yeniden gündeme getirmesinden kaynaklandığı değerlendirildi.
Marbaş Menkul Değerler'in şirket haberleri bölümünde öne çıkan gelişmeler şöyle sıralandı:
AVPGY, Forum Trabzon Alışveriş Merkezi'nin ana binasının yanındaki komşu parselde bulunan yapılar için yıkım ruhsatı alınarak yıkım çalışmalarına başlandığını açıkladı.
BINBN, yüzde 50 oranında pay sahibi olduğu Ekolog Bilgi ve Kartlı Sistem Hizmetleri'ndeki paylarının tamamının 40 milyon TL karşılığında satışı konusunda pay devri sözleşmesi imzaladı.
FROTO'nun Eskişehir İnönü'de bulunan yaklaşık 109,4 hektarlık alanı, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi ilan edildi.
INFO, azami pay sayısının 96 milyon 33 bin 600 adet, azami fon tutarının ise 650 milyon TL olarak belirlendiği pay geri alım programını başlattı.
GENIL'in yüzde 35,15 oranında pay sahibi olduğu Neo Auvra'nın sermayesinin yüzde 41,79'unu temsil eden paylar devralındı. Böylece GENIL'in Neo Auvra'daki hissedarlık oranı yüzde 76,94'e yükseldi.
BIST 100 hisselerinde toplam para girişinde HALKB 890,3 milyon TL ile ilk sırada yer aldı. HALKB'yi 589,5 milyon TL ile PEKGY, 297,9 milyon TL ile SASA, 247,3 milyon TL ile EREGL ve 225,6 milyon TL ile ISCTR takip etti.
Para çıkışında ise ASTOR 1,48 milyar TL ile ilk sırada bulunurken, ASELS 1,11 milyar TL, THYAO 928,5 milyon TL, FROTO 275,9 milyon TL ve EUPWR 263 milyon TL ile öne çıktı.
Son 10 günde net para girişinde ENERY 78,9 milyon TL ile ilk sırada yer alırken, HALKB 890,3 milyon TL, BIMAS 162 milyon TL, ALARK 51 milyon TL ve SKBNK 49,9 milyon TL net giriş kaydetti.
Kurum bazında son 10 günlük toplam para girişinde TERA Yatırım Menkul 85,64 milyar TL ile ilk sırada yer aldı. Onu Yapı Kredi Yatırım 4,29 milyar TL, Ziraat Yatırım 2,76 milyar TL ve HSBC Yatırım 2,52 milyar TL ile takip etti.
5 günlük basit hareketli ortalamasını yukarı kıran hisseler arasında MGROS, MIATK, MPARK, FENER, FROTO, ASELS, TABGD, TAVHL, TCELL ve EFOR yer aldı.
10 günlük ortalamasını yukarı kıran hisseler MIATK, RALYH, TOASO, ZOREN ve AEFES olurken, 22 günlük ortalamasını yukarı kıran hisseler arasında MIATK, RALYH, TOASO ve ASELS bulundu.
50 günlük ortalamasını yukarı kıran hisseler ise ALTNY ve EFOR olarak sıralandı.
Marbaş Menkul Değerler'in hedef fiyat listesinde yer alan hisselerin tamamında 'AL' tavsiyesi bulunuyor.
Listede en yüksek hedef fiyat potansiyeli yüzde 146,9 ile Teknosa (TKNSA) için öngörülürken, Yataş (YATAS) için yüzde 120,5, Ford Otosan (FROTO) için yüzde 117,6, Pegasus (PGSUS) için yüzde 115,0 ve Vakıf GYO (VKGYO) için yüzde 113,2 potansiyel öngörüldü.
Diğer öne çıkan hedef fiyatlar arasında Galata Wind Enerji (GWIND) için yüzde 109,9, Anadolu Hayat Emeklilik (ANHYT) için yüzde 73,6, Türk Hava Yolları (THYAO) için yüzde 60,1, Turkcell (TCELL) için yüzde 63,7 ve Garanti Bankası (GARAN) için yüzde 53,2 bulunuyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 3 milyar TL olan çıkarılmış sermayesi, tamamı nakden karşılanmak üzere 3 milyar T...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 3 milyar TL olan çıkarılmış sermayesi, tamamı nakden karşılanmak üzere 3 milyar T...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 3 milyar TL olan çıkarılmış sermayesi, tamamı nakden karşılanmak üzere 3 milyar TL artırılarak 6 milyar TL'ye yükseltilecek. Sermaye artırımının, 10 milyar TL kayıtlı sermaye tavanı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Mevcut pay sahiplerinin yeni pay alma hakları kısıtlanmayacak ve rüçhan hakları, sahip olunan pay grupları itibarıyla yüzde 100 oranında kullandırılacak.
Sermaye artırımında ihraç edilecek 3 milyar TL nominal değerli payların 240 milyon 451 bin 707,58 TL nominal değerli kısmı A grubu nama yazılı, 2 milyar 759 milyon 548 bin 292,42 TL nominal değerli kısmı ise B grubu hamiline yazılı olacak.
Yeni pay alma hakları, 1 TL nominal değerli pay için 1 TL kullanım fiyatı üzerinden 15 gün süreyle kullandırılacak. Rüçhan haklarının kullanımı sonrasında kalan paylar ise nominal değerden düşük olmamak üzere Borsa İstanbul Birincil Piyasada oluşacak fiyat üzerinden 2 iş günü satışa sunulacak.
Borsa İstanbul Birincil Piyasada satılamayan payların bulunması halinde, bu payların satış süresinin sona ermesinden itibaren 3 iş günü içerisinde, halka arz fiyatının ortalamasından aşağı olmamak üzere bedellerinin tam ve nakden ödenmesi suretiyle satın alınması Sibel Gökalp'e teklif edilecek.
Sermaye artırımına ilişkin gerekli başvuruların Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Ticaret Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlar nezdinde yapılmasına karar verildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 3 milyar TL olan çıkarılmış sermayesi, tamamı nakden karşılanmak üzere 3 milyar TL artırılarak 6 milyar TL'ye yükseltilecek. Sermaye artırımının, 10 milyar TL kayıtlı sermaye tavanı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Mevcut pay sahiplerinin yeni pay alma hakları kısıtlanmayacak ve rüçhan hakları, sahip olunan pay grupları itibarıyla yüzde 100 oranında kullandırılacak.
Sermaye artırımında ihraç edilecek 3 milyar TL nominal değerli payların 240 milyon 451 bin 707,58 TL nominal değerli kısmı A grubu nama yazılı, 2 milyar 759 milyon 548 bin 292,42 TL nominal değerli kısmı ise B grubu hamiline yazılı olacak.
Yeni pay alma hakları, 1 TL nominal değerli pay için 1 TL kullanım fiyatı üzerinden 15 gün süreyle kullandırılacak. Rüçhan haklarının kullanımı sonrasında kalan paylar ise nominal değerden düşük olmamak üzere Borsa İstanbul Birincil Piyasada oluşacak fiyat üzerinden 2 iş günü satışa sunulacak.
Borsa İstanbul Birincil Piyasada satılamayan payların bulunması halinde, bu payların satış süresinin sona ermesinden itibaren 3 iş günü içerisinde, halka arz fiyatının ortalamasından aşağı olmamak üzere bedellerinin tam ve nakden ödenmesi suretiyle satın alınması Sibel Gökalp'e teklif edilecek.
Sermaye artırımına ilişkin gerekli başvuruların Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Ticaret Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlar nezdinde yapılmasına karar verildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, 1 Eylül 2026 tarihinde Borsa İstanbul'd...
Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, 1 Eylül 2026 tarihinde Borsa İstanbul'd...
Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, 1 Eylül 2026 tarihinde Borsa İstanbul'da pay başına 23,68 TL fiyattan toplam 9 milyon 854 bin 768 adet BSOKE payı geri alındı.
Yönetim kurulu, ayrılan azami fon tavanının kullanılmış olması nedeniyle 7 Mayıs 2025 tarihli kararla başlatılan pay geri alım programının 1 Eylül 2026 itibarıyla sonlandırılmasına karar verdi.
Program kapsamında gerçekleştirilen pay geri alımlarının, ilgili mevzuat çerçevesinde pay fiyatının şirket faaliyetlerinin gerçek performansını yansıtmasına katkı sağlamak ve pay sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak amacı taşıdığı belirtildi.
Şirket, geri alım programının sonlandırılmasına ilişkin kararın ilk genel kurulda pay sahiplerinin bilgisine sunulacağını bildirdi.
Toplam geri alım 233,36 milyon TL nominal tutara ulaştı
Şirket açıklamasında, pay geri alım programı kapsamında, toplam 233 milyon 360 bin 906,24 TL nominal tutarlı ve 9 milyon 854 bin 768 adet BSOKE payının geri alındığı belirtildi.
Geri alınan payların şirket sermayesine oranı yüzde 0,616 olarak açıklandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, 1 Eylül 2026 tarihinde Borsa İstanbul'da pay başına 23,68 TL fiyattan toplam 9 milyon 854 bin 768 adet BSOKE payı geri alındı.
Yönetim kurulu, ayrılan azami fon tavanının kullanılmış olması nedeniyle 7 Mayıs 2025 tarihli kararla başlatılan pay geri alım programının 1 Eylül 2026 itibarıyla sonlandırılmasına karar verdi.
Program kapsamında gerçekleştirilen pay geri alımlarının, ilgili mevzuat çerçevesinde pay fiyatının şirket faaliyetlerinin gerçek performansını yansıtmasına katkı sağlamak ve pay sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak amacı taşıdığı belirtildi.
Şirket, geri alım programının sonlandırılmasına ilişkin kararın ilk genel kurulda pay sahiplerinin bilgisine sunulacağını bildirdi.
Toplam geri alım 233,36 milyon TL nominal tutara ulaştı
Şirket açıklamasında, pay geri alım programı kapsamında, toplam 233 milyon 360 bin 906,24 TL nominal tutarlı ve 9 milyon 854 bin 768 adet BSOKE payının geri alındığı belirtildi.
Geri alınan payların şirket sermayesine oranı yüzde 0,616 olarak açıklandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Analiz'de, yurt dışındaki zayıf görünüme ve petroldeki yükselişe karşın yurt içinde pozitif ayrışma etkisinin sürdüğü belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının uzlaşma fiyatının hafif üzerinde 17.916 puandan gerçekleştiği aktarı...
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Analiz'de, yurt dışındaki zayıf görünüme ve petroldeki yükselişe karşın yurt içinde pozitif ayrışma etkisinin sürdüğü belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının uzlaşma fiyatının hafif üzerinde 17.916 puandan gerçekleştiği aktarı...
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Analiz'de, yurt dışındaki zayıf görünüme ve petroldeki yükselişe karşın yurt içinde pozitif ayrışma etkisinin sürdüğü belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının uzlaşma fiyatının hafif üzerinde 17.916 puandan gerçekleştiği aktarıldı.
ABD ile İran arasında Basra Körfezi'nde tırmanan askeri gerilim ve karşılıklı saldırıların enerji piyasalarında yükselişin hız kazanmasına neden olurken küresel risk iştahını baskıladığı ifade edildi. Bugün küreselde Avrupa Merkez Bankası ile yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz kararlarının yakından izleneceği kaydedildi.
ABD borsalarının dün günü düşüşlerle tamamladığı, bu sabah ABD vadeli endekslerinde hafif alıcılı bir seyir izlendiği belirtildi. Avrupa endekslerinin yatay açılışlara işaret ettiği, Asya piyasalarında ise kırmızı rengin hakim olduğu aktarıldı. Sözleşmenin güne yatay bir açılışla başlamasının beklendiği bildirildi.
Sözleşmede yukarı yönlü denemelerde 18.000 seviyesinin ilk direnç bölgesi olduğu belirtilen analizde, psikolojik öneme sahip 18.000 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş eğiliminin devamlılığı açısından önem taşıdığı ifade edildi. 18.000 üzerine yerleşmelerde 18.075-18.160 seviyelerinin kısa vadeli direnç noktaları olduğu, devamında 18.240-18.335 ve 18.410 seviyelerinin direnç konumunda bulunduğu kaydedildi.
Sözleşmede düzeltmelerin gözlenmesi halinde 17.850-17.800 aralığının kısa vadeli destek bölgesi olduğu, devamında 17.740, 17.690, 17.600, 17.510 ve 17.405 seviyelerinin destek olarak takip edilebileceği belirtildi.
Eylül vadeli dolar/TL sözleşmesinin ise dün 49,2380-49,2720 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 0,002 düşüşle 49,2600 uzlaşma fiyatından tamamladığı bildirildi. Veri akışının sakin seyrettiği spot kurda düşük volatilitede yataya yakın seyrin etkisini sürdürdüğü aktarıldı.
Bugün yurt içinde gündemin odağında TCMB PPK faiz kararı toplantısının yer aldığı belirtilirken, Gedik Yatırım ve piyasanın ortak beklentisinin politika faizinin yüzde 37 düzeyinde sabit bırakılması yönünde olduğu ifade edildi. Toplantı sonrası yayımlanacak karar metninin de piyasa tarafından yakından izleneceği kaydedildi.
ABD tarafında bugün ÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının takip edileceği, son açıklanan tarım dışı istihdam verisinin ardından TÜFE verisinin piyasaların odağına yerleştiği belirtildi. Cuma günü açıklanacak TÜFE verisinin, Fed'in yaklaşan faiz kararı öncesinde kritik önemini koruduğu aktarıldı.
Diğer taraftan Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yükseliş yönünde desteklemeye devam ettiği ifade edildi. Dolar/TL spot kurunun bu sabah saat 08.00 itibarıyla 48,47 civarında hafif yükseliş eğiliminde hareket ettiği, dolar endeksinin ise 98,74 civarında bulunduğu kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Analiz'de, yurt dışındaki zayıf görünüme ve petroldeki yükselişe karşın yurt içinde pozitif ayrışma etkisinin sürdüğü belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının uzlaşma fiyatının hafif üzerinde 17.916 puandan gerçekleştiği aktarıldı.
ABD ile İran arasında Basra Körfezi'nde tırmanan askeri gerilim ve karşılıklı saldırıların enerji piyasalarında yükselişin hız kazanmasına neden olurken küresel risk iştahını baskıladığı ifade edildi. Bugün küreselde Avrupa Merkez Bankası ile yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz kararlarının yakından izleneceği kaydedildi.
ABD borsalarının dün günü düşüşlerle tamamladığı, bu sabah ABD vadeli endekslerinde hafif alıcılı bir seyir izlendiği belirtildi. Avrupa endekslerinin yatay açılışlara işaret ettiği, Asya piyasalarında ise kırmızı rengin hakim olduğu aktarıldı. Sözleşmenin güne yatay bir açılışla başlamasının beklendiği bildirildi.
Sözleşmede yukarı yönlü denemelerde 18.000 seviyesinin ilk direnç bölgesi olduğu belirtilen analizde, psikolojik öneme sahip 18.000 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş eğiliminin devamlılığı açısından önem taşıdığı ifade edildi. 18.000 üzerine yerleşmelerde 18.075-18.160 seviyelerinin kısa vadeli direnç noktaları olduğu, devamında 18.240-18.335 ve 18.410 seviyelerinin direnç konumunda bulunduğu kaydedildi.
Sözleşmede düzeltmelerin gözlenmesi halinde 17.850-17.800 aralığının kısa vadeli destek bölgesi olduğu, devamında 17.740, 17.690, 17.600, 17.510 ve 17.405 seviyelerinin destek olarak takip edilebileceği belirtildi.
Eylül vadeli dolar/TL sözleşmesinin ise dün 49,2380-49,2720 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 0,002 düşüşle 49,2600 uzlaşma fiyatından tamamladığı bildirildi. Veri akışının sakin seyrettiği spot kurda düşük volatilitede yataya yakın seyrin etkisini sürdürdüğü aktarıldı.
Bugün yurt içinde gündemin odağında TCMB PPK faiz kararı toplantısının yer aldığı belirtilirken, Gedik Yatırım ve piyasanın ortak beklentisinin politika faizinin yüzde 37 düzeyinde sabit bırakılması yönünde olduğu ifade edildi. Toplantı sonrası yayımlanacak karar metninin de piyasa tarafından yakından izleneceği kaydedildi.
ABD tarafında bugün ÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının takip edileceği, son açıklanan tarım dışı istihdam verisinin ardından TÜFE verisinin piyasaların odağına yerleştiği belirtildi. Cuma günü açıklanacak TÜFE verisinin, Fed'in yaklaşan faiz kararı öncesinde kritik önemini koruduğu aktarıldı.
Diğer taraftan Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yükseliş yönünde desteklemeye devam ettiği ifade edildi. Dolar/TL spot kurunun bu sabah saat 08.00 itibarıyla 48,47 civarında hafif yükseliş eğiliminde hareket ettiği, dolar endeksinin ise 98,74 civarında bulunduğu kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 31 Ağustos 2026 tarihli onayının ardından esas sözleşmenin 'Sermaye' başlıklı 6. maddesine ilişkin tadil metni, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 8 Eylül 2026 tarihinde tescil edildi.
Söz konusu tescil işlemi, 8 Eylül 2026 tarihli ve 11661 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 31 Ağustos 2026 tarihli onayının ardından esas sözleşmenin 'Sermaye' başlıklı 6. maddesine ilişkin tadil metni, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 8 Eylül 2026 tarihinde tescil edildi.
Söz konusu tescil işlemi, 8 Eylül 2026 tarihli ve 11661 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İkon Menkul tarafından yayımlanan Günlük Analizler'de, BIST 100 endeksinin 14.381,24 puandan satıcılı açılışın ardından gün içinde 14.357,04 - 14.673,07 bandında hareket ettiği belirtildi. Zirvede yüzde 1,86'ya ulaşan...
İkon Menkul tarafından yayımlanan Günlük Analizler'de, BIST 100 endeksinin 14.381,24 puandan satıcılı açılışın ardından gün içinde 14.357,04 - 14.673,07 bandında hareket ettiği belirtildi. Zirvede yüzde 1,86'ya ulaşan...
İkon Menkul tarafından yayımlanan Günlük Analizler'de, BIST 100 endeksinin 14.381,24 puandan satıcılı açılışın ardından gün içinde 14.357,04 - 14.673,07 bandında hareket ettiği belirtildi. Zirvede yüzde 1,86'ya ulaşan kazancın yarısından fazlasının kapanışa doğru geri verildiği, endeksin gün içi zirvesinin yaklaşık 170 puan altında ve bandın ortasına yakın bir seviyede kapandığı aktarıldı. Toplam piyasa hacminin ise 407,7 milyar TL ile yüksek seyrettiği kaydedildi.
Günün asıl hikayesinin sert bir sektör rotasyonu olduğu belirtilen raporda, Brent petrolün 100 doları aşmasının rafineri ve petrokimya tarafını öne çıkardığı ifade edildi. Kimya endeksinin yüzde 3,25 primlendiği, TUPRS ve ASELS ikilisinin tek başlarına endekse 107 puanın üzerinde katkı ürettiği ve bu iki isim olmasaydı kapanışın negatif bölgede kalacağı aktarıldı.
Bankacılık endeksinin ise yüzde 2,43 gerileyerek endeksi aşağı çeken başlıca unsur olduğu, satışların ağır isimlerin tamamına yayıldığı belirtildi. EKGYO'nun ise gün boyu güçlü alıcılı seyrederek tavandan kapandığı kaydedildi.
Raporda, yarının ana gündeminin TCMB Para Politikası Kurulu kararı olacağı belirtildi. Politika faizinin yüzde 37'de sabit tutulmasının beklendiği, indirim patikasının son çeyrekte başlamasının öngörüldüğü aktarıldı. Kısa vadede kritik sorunun, petrol kaynaklı maliyet şokunun bu patikayı ötelemesi riskinin karar metnine ne ölçüde yansıyacağı olduğu ifade edildi.
Tonun sertleşmesinin, bugün zaten baskı altında kalan bankacılıkta satışın sürmesine zemin hazırlayabileceği belirtilen raporda, son dönemde olduğu gibi faiz kararından çok açıklama metnindeki alt mesajların takip edileceği bir faiz kararı olacağı kaydedildi.
Brent petrolün, ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kaybının etkisiyle 100 doların üzerine çıktığı belirtilen raporda, Fed'in faiz artırımı ihtimalinin yeniden gündeme geldiği aktarıldı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,8 seviyesine yakın seyrettiği, Wall Street endekslerinin gerilediği kaydedildi. Piyasalarda odağın, Fed'in para politikası kararını şekillendirebilecek ABD ÜFE ve TÜFE verilerine çevrildiği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İkon Menkul tarafından yayımlanan Günlük Analizler'de, BIST 100 endeksinin 14.381,24 puandan satıcılı açılışın ardından gün içinde 14.357,04 - 14.673,07 bandında hareket ettiği belirtildi. Zirvede yüzde 1,86'ya ulaşan kazancın yarısından fazlasının kapanışa doğru geri verildiği, endeksin gün içi zirvesinin yaklaşık 170 puan altında ve bandın ortasına yakın bir seviyede kapandığı aktarıldı. Toplam piyasa hacminin ise 407,7 milyar TL ile yüksek seyrettiği kaydedildi.
Günün asıl hikayesinin sert bir sektör rotasyonu olduğu belirtilen raporda, Brent petrolün 100 doları aşmasının rafineri ve petrokimya tarafını öne çıkardığı ifade edildi. Kimya endeksinin yüzde 3,25 primlendiği, TUPRS ve ASELS ikilisinin tek başlarına endekse 107 puanın üzerinde katkı ürettiği ve bu iki isim olmasaydı kapanışın negatif bölgede kalacağı aktarıldı.
Bankacılık endeksinin ise yüzde 2,43 gerileyerek endeksi aşağı çeken başlıca unsur olduğu, satışların ağır isimlerin tamamına yayıldığı belirtildi. EKGYO'nun ise gün boyu güçlü alıcılı seyrederek tavandan kapandığı kaydedildi.
Raporda, yarının ana gündeminin TCMB Para Politikası Kurulu kararı olacağı belirtildi. Politika faizinin yüzde 37'de sabit tutulmasının beklendiği, indirim patikasının son çeyrekte başlamasının öngörüldüğü aktarıldı. Kısa vadede kritik sorunun, petrol kaynaklı maliyet şokunun bu patikayı ötelemesi riskinin karar metnine ne ölçüde yansıyacağı olduğu ifade edildi.
Tonun sertleşmesinin, bugün zaten baskı altında kalan bankacılıkta satışın sürmesine zemin hazırlayabileceği belirtilen raporda, son dönemde olduğu gibi faiz kararından çok açıklama metnindeki alt mesajların takip edileceği bir faiz kararı olacağı kaydedildi.
Brent petrolün, ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kaybının etkisiyle 100 doların üzerine çıktığı belirtilen raporda, Fed'in faiz artırımı ihtimalinin yeniden gündeme geldiği aktarıldı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,8 seviyesine yakın seyrettiği, Wall Street endekslerinin gerilediği kaydedildi. Piyasalarda odağın, Fed'in para politikası kararını şekillendirebilecek ABD ÜFE ve TÜFE verilerine çevrildiği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Bor Şeker ile Yıldız Holding A.Ş arasında 21 Nisan 2026 tarihinde imzalanan pay alım satım sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilen devir işlemi 9 Eylül 2026 tarihinde sona erdi.
İşleme ilişkin Rekabet Kurulu onayı 30 Nisan 2026 tarihinde alınmıştı.
Devir işlemi sonucunda Bor Şeker'in toplam şeker üretim kotasındaki payı yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldi. Şirket, bu artışla kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'de en yüksek şeker üretim kotasına sahip firma konumuna geldi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Bor Şeker ile Yıldız Holding A.Ş arasında 21 Nisan 2026 tarihinde imzalanan pay alım satım sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilen devir işlemi 9 Eylül 2026 tarihinde sona erdi.
İşleme ilişkin Rekabet Kurulu onayı 30 Nisan 2026 tarihinde alınmıştı.
Devir işlemi sonucunda Bor Şeker'in toplam şeker üretim kotasındaki payı yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldi. Şirket, bu artışla kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'de en yüksek şeker üretim kotasına sahip firma konumuna geldi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
A1 Capital tarafından yayımlanan araştırma ürününde, ECB açısından bugünkü toplantının temel başlığının yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıktığı, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. ECB'nin petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatları, ücretler ve hizmet enflasyonu üzerindeki etkisini değerlendirdiği belirtildi.
Bugünkü ECB toplantısında 25 baz puanlık faiz artışının ana senaryo olduğu, böylece mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükselmesinin beklendiği ifade edildi. ECB'nin karşı karşıya olduğu temel riskin, enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşme ihtimali olduğu kaydedildi.
Araştırmada, ECB'yi faiz artışına yönelten nedenler arasında Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükselmesi gösterildi. Aynı dönemde enerji enflasyonunun yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı ve enerji şokunun enflasyon verilerinde daha belirgin hale geldiği ifade edildi.
Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişesini artırdığı, ECB'nin ise bu gelişmenin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki etkisini izlediği aktarıldı.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek ölçüde zayıf olmadığına dikkat çekildi. Ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde bulunduğu ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde kalmayı sürdürdüğü, özel sektör ihracat siparişlerinin ise dört buçuk yıl sonra ilk kez arttığı ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesinin de karar üzerinde etkili olabileceği belirtildi. Haziran ayında enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle mevduat faizinin 25 baz puan artırılarak yüzde 2,25'e çıkarıldığı, o dönemde 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği hatırlatıldı.
25 baz puanlık faiz artışının büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riskini beraberinde getirebileceği değerlendirildi.
ECB'...
A1 Capital tarafından yayımlanan araştırma ürününde, ECB açısından bugünkü toplantının temel başlığının yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıktığı, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. ECB'nin petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatları, ücretler ve hizmet enflasyonu üzerindeki etkisini değerlendirdiği belirtildi.
Bugünkü ECB toplantısında 25 baz puanlık faiz artışının ana senaryo olduğu, böylece mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükselmesinin beklendiği ifade edildi. ECB'nin karşı karşıya olduğu temel riskin, enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşme ihtimali olduğu kaydedildi.
Araştırmada, ECB'yi faiz artışına yönelten nedenler arasında Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükselmesi gösterildi. Aynı dönemde enerji enflasyonunun yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı ve enerji şokunun enflasyon verilerinde daha belirgin hale geldiği ifade edildi.
Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişesini artırdığı, ECB'nin ise bu gelişmenin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki etkisini izlediği aktarıldı.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek ölçüde zayıf olmadığına dikkat çekildi. Ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde bulunduğu ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde kalmayı sürdürdüğü, özel sektör ihracat siparişlerinin ise dört buçuk yıl sonra ilk kez arttığı ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesinin de karar üzerinde etkili olabileceği belirtildi. Haziran ayında enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle mevduat faizinin 25 baz puan artırılarak yüzde 2,25'e çıkarıldığı, o dönemde 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği hatırlatıldı.
25 baz puanlık faiz artışının büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riskini beraberinde getirebileceği değerlendirildi.
ECB'...
A1 Capital tarafından yayımlanan araştırma ürününde, ECB açısından bugünkü toplantının temel başlığının yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıktığı, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. ECB'nin petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatları, ücretler ve hizmet enflasyonu üzerindeki etkisini değerlendirdiği belirtildi.
Bugünkü ECB toplantısında 25 baz puanlık faiz artışının ana senaryo olduğu, böylece mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükselmesinin beklendiği ifade edildi. ECB'nin karşı karşıya olduğu temel riskin, enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşme ihtimali olduğu kaydedildi.
Araştırmada, ECB'yi faiz artışına yönelten nedenler arasında Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükselmesi gösterildi. Aynı dönemde enerji enflasyonunun yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı ve enerji şokunun enflasyon verilerinde daha belirgin hale geldiği ifade edildi.
Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişesini artırdığı, ECB'nin ise bu gelişmenin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki etkisini izlediği aktarıldı.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek ölçüde zayıf olmadığına dikkat çekildi. Ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde bulunduğu ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde kalmayı sürdürdüğü, özel sektör ihracat siparişlerinin ise dört buçuk yıl sonra ilk kez arttığı ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesinin de karar üzerinde etkili olabileceği belirtildi. Haziran ayında enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle mevduat faizinin 25 baz puan artırılarak yüzde 2,25'e çıkarıldığı, o dönemde 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği hatırlatıldı.
25 baz puanlık faiz artışının büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riskini beraberinde getirebileceği değerlendirildi.
ECB'nin bugünkü yüzde 3,3 seviyesindeki enflasyondan ziyade 2027 yılındaki enflasyon görünümünü güvence altına almaya çalıştığı ifade edildi. Reuters anketinde ekonomistlerin 2026 enflasyon tahminini yüzde 2,9'a yükselttiği ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün ancak 2027 sonlarına doğru gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.
Bununla birlikte ağustos ayındaki enflasyon bozulmasının büyük ölçüde enerji fiyatlarından kaynaklandığına dikkat çekildi. Enerji hariç enflasyonun yüzde 2,2 seviyesinde bulunduğu, hizmet enflasyonunun ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,0'a gerilediği belirtilerek, enerji şokunun henüz geniş tabanlı bir çekirdek enflasyon sorununa dönüştüğüne ilişkin kesin kanıt bulunmadığı ifade edildi.
Bu çerçevede olası 25 baz puanlık faiz artışının klasik bir sıkılaştırma hamlesinden ziyade, enerji kaynaklı enflasyon risklerine karşı bir 'sigorta faiz artırımı' olarak değerlendirilebileceği aktarıldı.
A1 Capital'in değerlendirmesinde TCMB açısından ise bugünkü toplantıda temel konunun yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, önümüzdeki aylarda enflasyonun izleyeceği patika ile enerji, kur ve beklentiler kanalından oluşabilecek yeni riskler olduğu ifade edildi.
Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutan TCMB'nin, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseldiğine ve bunun enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğine dikkat çektiği belirtildi.
Küresel enerji fiyatlarındaki yeni yükselişin TCMB açısından doğrudan para politikası denklemine giren bir risk olduğu kaydedildi. Değerlendirmede, faiz indirimi için alan bulunup bulunmadığından ziyade mevcut reel faiz tamponunu azaltmanın zamanlamasının önem taşıdığı ifade edildi.
Türkiye açısından petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, enerji ithalatı nedeniyle enflasyonu, cari dengeyi ve döviz talebini de etkilediği belirtildi. Petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki artışın enerji ve ulaştırma fiyatlarından üretim ve lojistik maliyetlerine, buradan da mal ve hizmet fiyatlarına yayılabileceği aktarıldı.
TCMB'nin dezenflasyon süreci ile Türk lirasına olan güveni aynı anda koruması gerektiği ifade edildi. Faizin erken indirilmesi durumunda iç talep koşullarının gevşemesinin yanı sıra TL'de kalmayı destekleyen reel getirinin de azalabileceği, bunun döviz ve altın talebini artırarak kur beklentilerini olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Para politikasının başarısının politika faizinin seviyesinin yanı sıra beklenen enflasyona göre reel faiz, rezerv birikimi, dolarizasyon eğilimi ve kur istikrarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Küresel merkez bankalarının yeniden daha şahin bir tutuma yöneldiği ortamda TCMB'nin hızlı bir gevşeme sürecine girmesinin Türkiye'nin faiz farkını daraltabileceği ve TL varlıkların göreli cazibesini azaltabileceği değerlendirildi. ECB'de faiz artışının beklendiği, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) sıkılaşmaya yöneldiği ve ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında da faiz artışı tartışmalarının yeniden güçlendiği aktarıldı.
Brent petrolün 100 dolar civarında seyretmesinin Türkiye açısından hem enflasyon hem de ithalat faturası ve cari denge bakımından ek risk oluşturduğu ifade edildi.
Bu kapsamda TCMB açısından faizi bir toplantı daha yüksek seviyede tutmanın maliyetinin kredi ve finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalması olduğu, ancak erken faiz indirimi sonucunda kur ve enflasyon beklentilerinin bozulmasının daha yüksek maliyet yaratabileceği belirtildi.
Değerlendirmede, TCMB'nin mevcut aşamada önceliğinin faiz indirimlerini hızlandırmak yerine indirim döngüsünün güvenilirliğini korumak olması gerektiği ifade edildi.
A1 Capital'in şirket haberleri bölümünde ise AKHAN'ın, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen FOODIST 2026 Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katıldığı belirtildi. Şirketin fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmi yakaladığı ve bu gelişmenin gelecekteki faaliyetler üzerinde olumlu etki yaratmasının beklendiği aktarıldı. Şirketin 2026 yılının ilk altı ayı itibarıyla nakit ve nakit benzerleri varlıklarının yaklaşık 623 milyon TL seviyesinde olduğu da ifade edildi.
BNTAS'ın ise yatırım programı kapsamında entegre tesis yatırımının tamamlanmasına yönelik inşaat çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılması, kesilmesi ve levha ile baskılı levha olarak iç ve dış pazarlara satılmasına yönelik işlemlerin planlı şekilde devam ettiği kaydedildi.
BORSK tarafından, Yıldız Holding'den Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş. paylarının devralınmasına ilişkin sürecin tamamlandığı açıklandı. Satışa konu payların 9 Eylül itibarıyla şirket tarafından devralındığı, işlem sonucunda şirketin toplam şeker üretim kotası içindeki payının yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldiği ifade edildi. Böylece Bor Şeker'in kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'nin en yüksek şeker üretim kotasına sahip şirket haline geldiği aktarıldı.
GLCVY'nin, Akbank'ın 9 Eylül'de gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında toplam 1 milyar 548 milyon TL anapara büyüklüğündeki üç bireysel ağırlıklı karma portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı belirtildi. İhale sonuçlarının Akbank Yönetim Kurulu'nun onayına bağlı olduğu, onay sonrasında sözleşme ve devir sürecinin başlatılacağı ifade edildi.
JANTS'ın bağlı ortaklığı JMW Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programı kapsamında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği açıklandı. Projenin bağlı ortaklığın faaliyet hacmi ve uzun vadeli büyüme hedeflerine olumlu katkı sağlamasının beklendiği aktarıldı.
KZGYO'da Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş.'nin sahip olduğu şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli payların, pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye toptan alış satış işlemleri kapsamında 10 Eylül'de satılacağı belirtildi.
RGYAS'ın müşterek yönetime tabi ortaklığın yüzde 50 payı için 68,9 milyon euro tutarında satın alım fiyatı belirlediği, bu tutara göre hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değerinin 137,8 milyon euro olduğu ifade edildi.
VANGD'nin kira sözleşmesine konu fabrika, makine, teçhizat, taşıtlar ve diğer varlıklarla ilgili İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir kararı verildiği aktarıldı. Ara karar kapsamında sözleşmeye konu varlıkların alt kiraya verilmesi, üçüncü kişilere devredilmesi, satılması veya tesis dışına çıkarılmasının tedbiren engellendiği, kiralananların şirkete tedbiren teslimine karar verildiği belirtildi. Yargılama sürecinin ise devam ettiği ifade edildi.
Pay alım satım haberlerinde Serkan Bahadır'ın BAHKM paylarında gerçekleştirdiği alımlar sonucunda şirketteki pay oranının yüzde 60,026'ya yükseldiği belirtildi. Önder Bülbüloğlu'nun BVSAN paylarında gerçekleştirdiği satış sonrasında doğrudan pay oranının yüzde 17,94'e gerilediği aktarıldı.
Tarzan Tarık Sarvan'ın CWENE paylarında 11 milyon 415 bin 836 TL nominal tutarlı satış yaptığı ve pay oranının yüzde 48,68'e düştüğü belirtildi. Bulls Portföy Yönetimi A.Ş. bünyesindeki fonların da CWENE'de 10 milyon nominal pay satışı gerçekleştirdiği, fonların fiili dolaşımdaki pay oranının yüzde 14,64'e gerilediği ifade edildi.
EFOR Holding'in EFOR Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş. paylarında 18,50 TL fiyattan 23 milyon 217 bin 478 TL nominal tutarlı alım yaptığı ve pay oranını yüzde 6,58'e yükselttiği aktarıldı.
Gökhan Saygı'nın FLAP paylarında gerçekleştirdiği alım sonrasında pay oranının yüzde 12,99'dan yüzde 13,10'a çıktığı, Mehmet Kutman'ın GLYHO paylarında 200 bin TL nominal tutarlı alım yaptığı ve pay oranının yüzde 36,338'e ulaştığı belirtildi.
Bank of America Corporation'ın iştiraki Merrill Lynch International aracılığıyla HATEK paylarında net 295 bin 764 adet alım gerçekleştirdiği ve dolaylı pay oranının yüzde 5,032 seviyesine ulaştığı ifade edildi.
Orhun Kartal'ın KGYO paylarında 4 milyon 200 bin adet alım yaptığı ve pay oranını yüzde 55,15'e yükselttiği, Yusuf Şenel'in ise MAGEN paylarında 4 milyon 4 bin 569 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği aktarıldı.
Tera Portföy fonlarının MANAS paylarında gerçekleştirdiği işlemler sonucunda toplam pay oranının yüzde 14,470253'ten yüzde 15,799868'e yükseldiği belirtildi. Aynı portföylerin TMPOL paylarında yaptığı alımlarla toplam pay oranının yüzde 24,784233'ten yüzde 25,169347'ye çıktığı ifade edildi.
Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin TKFEN paylarında 100 bin adet karşılığı 21,3 milyon TL tutarında alım gerçekleştirdiği, birlikte hareket eden taraflarla toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,707'ye ulaştığı aktarıldı.
ChatGPT Seçenek 2
Başlık: ECB ve TCMB kararları öncesi piyasalarda enflasyon ve enerji riski öne çıktı
Spot: İstanbul, 10 Eylül (Hibya) - A1 Capital, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplantıları öncesinde enerji fiyatları, enflasyon görünümü ve faiz politikalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Haber metni: A1 Capital'in araştırma ürününde yer alan değerlendirmede, ECB açısından bugünkü toplantıda temel meselenin yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin üzerine çıkması ve enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. Merkez bankasının petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatlarına, ücretlere ve hizmet enflasyonuna ne ölçüde yansıyacağını değerlendirdiği belirtildi.
A1 Capital'in değerlendirmesinde, ECB'nin 25 baz puanlık faiz artışıyla mevduat faizini yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükseltmesinin piyasanın ana senaryosu olduğu kaydedildi. ECB'nin faiz artırma ihtiyacının yalnızca enflasyonun yüzde 3,3 seviyesine çıkmasından kaynaklanmadığı, asıl riskin enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşmesi olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükseldiği, enerji enflasyonunun ise yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı aktarıldı. Böylece enerji şokunun enflasyon verilerindeki etkisinin daha belirgin hale geldiği belirtildi.
Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk unsuru olduğu ifade edildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişelerini artırdığı, ECB'nin ise enerji maliyetlerinin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki olası etkilerini izlediği kaydedildi.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek kadar zayıf olmadığına dikkat çekilen değerlendirmede, ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde bulunduğu belirtildi. Euro Bölgesi özel sektör ihracat siparişlerinin de dört buçuk yıl sonra ilk kez artış gösterdiği ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesini koruma ihtiyacının da faiz kararı üzerinde etkili olduğu belirtilirken, bankanın haziranda enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle 25 baz puanlık artışla mevduat faizini yüzde 2,25'e çıkardığı hatırlatıldı. O dönemde ECB'nin 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği ve enerji fiyatlarının yeniden artış gösterdiği aktarıldı.
25 baz puanlık artışın büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riski yaratabileceği ifade edildi. ECB'nin mevcut yüzde 3,3'lük enflasyondan çok 2027 yılı enflasyon görünümünü güvence altına almaya çalıştığı belirtildi.
Reuters anketinde ekonomistlerin 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 2,9'a yükselttiği ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün ancak 2027 sonlarına doğru gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.
Bununla birlikte, ağustos ayındaki enflasyon bozulmasının büyük bölümünün enerjiden kaynaklandığına dikkat çekildi. Enerji hariç enflasyonun yüzde 2,2 seviyesinde bulunduğu, hizmet enflasyonunun ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,0'a gerilediği ifade edildi. Bu nedenle enerji şokunun henüz geniş tabanlı bir çekirdek enflasyon sorununa dönüştüğüne ilişkin kesin kanıt bulunmadığı belirtildi.
A1 Capital değerlendirmesinde, ECB'nin olası 25 baz puanlık faiz artışının klasik bir sıkılaştırma hamlesinden ziyade enflasyon risklerine karşı bir 'sigorta faiz artırımı' olarak değerlendirilebileceği aktarıldı.
TCMB açısından ise bugünkü toplantıda mevcut enflasyon seviyesinin yanı sıra önümüzdeki aylardaki enflasyon patikasının, enerji fiyatlarının, döviz kurunun ve beklentilerin önem taşıdığı ifade edildi. Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutan TCMB'nin jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseldiğine ve bunun enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğine dikkat çektiği hatırlatıldı.
Küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin TCMB açısından doğrudan para politikası denklemine giren bir risk olduğu belirtilirken, kararın 'faiz indirimi için alan var mı' sorusundan ziyade mevcut reel faiz tamponunu azaltmanın zamanlaması üzerinden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Türkiye'nin enerji ithalatçısı olması nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, enflasyonu, cari dengeyi ve döviz talebini de etkileyebileceği aktarıldı. Petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki yükselişin enerji ve ulaştırma fiyatlarının ardından üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden mal ve hizmet fiyatlarına yansıyabileceği, döviz kurundaki eş zamanlı hareketlerin ise bu geçişkenliği artırabileceği belirtildi.
TCMB'nin dezenflasyon süreci ile Türk lirasına olan güveni aynı anda koruması gerektiği ifade edildi. Faizlerin erken indirilmesi halinde iç talep koşullarının gevşeyebileceği ve Türk lirasında kalmayı destekleyen reel getirinin azalabileceği aktarıldı. Bunun döviz ve altın talebini artırarak kur beklentilerinde bozulmaya yol açabileceği ve enflasyonist baskıların yeniden güçlenebileceği belirtildi.
Türkiye'de para politikasının başarısının yalnızca politika faizinin seviyesiyle değil, beklenen enflasyona göre reel faiz, rezerv birikimi, dolarizasyon eğilimi ve kur istikrarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Faiz indiriminin enflasyon beklentilerinin bozulmasına ve Türk lirasından çıkış algısının güçlenmesine neden olması halinde para politikasının aktarım mekanizmasının tersine çalışabileceği aktarıldı.
Küresel merkez bankalarının daha şahin bir noktaya yöneldiği ortamın da TCMB açısından karar sürecini zorlaştırdığı belirtildi. ECB'de faiz artışı beklentilerinin öne çıktığı, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) sıkılaşmaya yöneldiği ve ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında da faiz artışı tartışmalarının güçlendiği ifade edildi.
Reuters'ın son anketinde Fed için faiz artışı bekleyen ekonomistlerin sayısının belirgin şekilde yükseldiği aktarılırken, küresel merkez bankalarının yeniden sıkılaşma eğilimine yöneldiği bir dönemde TCMB'nin hızlı gevşemesinin Türkiye'nin faiz farkını daraltabileceği ve Türk lirası cinsinden varlıkların göreli cazibesini azaltabileceği kaydedildi.
Brent petrolün 100 dolar civarına yükseldiği mevcut ortamın Türkiye açısından daha hassas sonuçlar doğurabileceği belirtilirken, enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye'de yalnızca enflasyon şoku değil, aynı zamanda ithalat faturası ve cari denge üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme olduğu ifade edildi.
A1 Capital'in değerlendirmesinde, TCMB açısından faizi bir toplantı daha yüksek tutmanın maliyetinin kredi ve finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalması olduğu, ancak erken faiz indiriminin kur ve enflasyon beklentilerini bozması halinde daha yüksek maliyetler yaratabileceği aktarıldı. Böyle bir durumda TCMB'nin yeniden sıkılaşmaya yönelmek veya likidite araçlarıyla faiz indiriminin etkilerini geri almak zorunda kalabileceği belirtildi.
Değerlendirmede, TCMB'nin mevcut aşamada önceliğinin faiz indirimlerini hızlandırmak yerine indirim döngüsünün güvenilirliğini korumak olması gerektiği ifade edildi.
Şirket haberlerinde ise AKHAN'ın, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP'ta düzenlenen FOODIST 2026 İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katıldığı belirtildi. Şirketin makarna ve un ürünleriyle sektör profesyonelleriyle bir araya geldiği, fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmine ulaşılmasının beklendiği aktarıldı. Bu gelişmenin şirketin gelecekteki faaliyetleri üzerinde olumlu etki yaratmasının öngörüldüğü kaydedildi.
AKHAN'ın 2026 yılının ilk altı ayı finansal sonuçlarına göre yaklaşık 623 milyon TL seviyesindeki nakit ve nakit benzerleri varlıklarının operasyonel açıdan yukarı yönlü pozitif etki oluşturmasının beklendiği ifade edildi. Şirketin yüksek likidite seviyesini korumaya, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında mevcut pazarlardaki payını korumaya ve yeni pazarlara yönelmeye devam ettiği belirtildi.
BNTAS tarafından, daha önce açıklanan yatırım programı kapsamında stratejik büyümenin sürdürülmesi ve entegre tesis yatırımının tamamlanması amacıyla inşaat çalışmalarının devam ettiği aktarıldı. Rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılması, kesilmesi, kullanılması ve levha ile baskılı levha olarak iç ve dış pazarlara satışına yönelik işlemlerin planlı şekilde sürdürüldüğü ifade edildi.
BORSK'nin Yıldız Holding A.Ş. ile yürüttüğü süreç kapsamında Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş.'nin yüzde 99,584 oranındaki paylarının 9 Eylül 2026 tarihinde devralındığı belirtildi. İşlem sonucunda şirketin toplam şeker üretim kotası içindeki payının yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldiği aktarıldı. Böylece Bor Şeker'in kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'nin en yüksek şeker üretim kotasına sahip şirket konumuna ulaştığı ifade edildi.
GLCVY'nin, Akbank T.A.Ş.'nin 9 Eylül'de gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında toplam 1 milyar 548 milyon TL anapara büyüklüğündeki üç bireysel ağırlıklı karma portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı belirtildi. İhaleye 15 varlık yönetim şirketinin katıldığı, sonuçların kesinleşmesinin Akbank Yönetim Kurulu'nun onayına bağlı olduğu aktarıldı.
JANTS'ın bağlı ortaklığı JMW Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği ifade edildi. Projenin bağlı ortaklığın faaliyet hacmine ve uzun vadeli büyüme hedeflerine olumlu katkı sağlamasının beklendiği kaydedildi.
KZGYO ortaklarından Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş.'nin sahip olduğu şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli payların, pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye toptan alış satış işlemleri kapsamında 10 Eylül 2026 tarihinde satılacağı belirtildi.
RGYAS'ın Feriköy Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yüzde 50 payına ilişkin satın alma fiyatının 68,9 milyon euro olduğu aktarıldı. Buna göre hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değerinin 137,8 milyon euro olduğu ifade edildi.
VANGD tarafından ise Van'ın Edremit ilçesindeki taşınmazlar ile fabrika, makine, teçhizat ve diğer varlıkların kiralanmasına ilişkin dava kapsamında mahkemenin 9 Eylül'de ara karar verdiği belirtildi. Karar uyarınca kira sözleşmesine konu taşıtların, fabrika makinelerinin, teçhizatların ve diğer varlıkların alt kiraya verilmesi, üçüncü kişilere devredilmesi, satılması veya tesis dışına çıkarılması tedbiren engellendi. Söz konusu varlıkların şirkete tedbiren teslimine karar verildiği, yargılama sürecinin ise devam ettiği aktarıldı.
Pay alım satım haberlerinde BAHKM'de Serkan Bahadır'ın 8 ve 9 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdiği alımlarla şirketteki pay oranının yüzde 60,026'ya ulaştığı ifade edildi.
BVSAN'da Önder Bülbüloğlu'nun 9 Eylül'de 95,67 TL fiyattan toplam 1 milyon 128 bin TL nominal tutarlı satış işlemi gerçekleştirdiği, doğrudan pay oranının yüzde 17,94 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bülbüloğlu Holding A.Ş.'nin sahip olduğu yüzde 42,49 oranındaki payların da yönetim kontrolü altında bulunduğu belirtildi.
CWENE'de Tarzan Tarık Sarvan'ın 8 Eylül'de 31,80-31,90 TL fiyat aralığından toplam 11 milyon 415 bin 836 TL nominal tutarlı satış gerçekleştirdiği ifade edildi. Ayrıca Bulls Portföy Yönetimi A.Ş. bünyesindeki fonların 10 milyon nominal adet CW Enerji payı sattığı, bu fonların fiili dolaşımdaki pay oranının yüzde 14,64'e gerilediği aktarıldı.
EFOR Holding A.Ş.'nin, 9 Eylül'de Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş. paylarında 18,50 TL fiyattan 23 milyon 217 bin 478 TL nominal tutarlı alım yaptığı ve sermayedeki pay oranını yüzde 6,58'e çıkardığı belirtildi.
FLAP'ta Gökhan Saygı'nın ortalama 11,34 TL fiyattan 106 bin 289 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği, pay oranının yüzde 12,99'dan yüzde 13,10'a yükseldiği ifade edildi.
GLYHO'da Mehmet Kutman'ın 8 Eylül'de 16,91 TL fiyattan 200 bin TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği ve şirketteki pay oranının yüzde 36,338 seviyesine ulaştığı aktarıldı.
HATEK'te Bank of America Corporation'ın yüzde 100 kontrolündeki Merrill Lynch International aracılığıyla 8 Eylül'de gerçekleştirdiği işlemler sonucunda net 295 bin 764 adet pay satın alındığı ifade edildi. Dolaylı olarak sahip olunan pay oranının yüzde 5,032 seviyesine ulaştığı belirtildi.
KGYO'da Orhun Kartal'ın 9 Eylül'de 4 milyon 200 bin nominal değerli pay alımı gerçekleştirdiği ve şirketteki pay oranının yüzde 55,15'e yükseldiği aktarıldı.
MAGEN'de Yusuf Şenel'in 8 Eylül'de 4 milyon 4 bin 569 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği, pay oranının yüzde 0,809 seviyesine ulaştığı belirtildi.
MANAS'ta Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen fonların 8 Eylül itibarıyla gerçekleştirdiği işlemler sonucunda toplam pay oranının yüzde 14,470253'ten yüzde 15,799868'e yükseldiği ifade edildi.
TKFEN'de Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin 8 Eylül'de 207,70 TL ile 216,10 TL fiyat aralığından toplam 100 bin adet pay karşılığı 21,3 milyon TL tutarında alım yaptığı belirtildi. Birlikte hareket eden taraflarla birlikte Tekfen Holding A.Ş.'deki toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,707'ye, pay adedinin ise 135 milyon 818 bin 329'a ulaştığı aktarıldı.
TMPOL'de ise Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen fonların 8 Eylül itibarıyla gerçekleştirdiği alımlar sonucunda şirket sermayesindeki toplam pay oranının yüzde 24,784233'ten yüzde 25,169347'ye yükseldiği ifade edildi.
Hibya Haber Ajansı
Kaynak: RSS
A1 Capital tarafından yayımlanan araştırma ürününde, ECB açısından bugünkü toplantının temel başlığının yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıktığı, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. ECB'nin petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatları, ücretler ve hizmet enflasyonu üzerindeki etkisini değerlendirdiği belirtildi.
Bugünkü ECB toplantısında 25 baz puanlık faiz artışının ana senaryo olduğu, böylece mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükselmesinin beklendiği ifade edildi. ECB'nin karşı karşıya olduğu temel riskin, enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşme ihtimali olduğu kaydedildi.
Araştırmada, ECB'yi faiz artışına yönelten nedenler arasında Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükselmesi gösterildi. Aynı dönemde enerji enflasyonunun yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı ve enerji şokunun enflasyon verilerinde daha belirgin hale geldiği ifade edildi.
Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişesini artırdığı, ECB'nin ise bu gelişmenin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki etkisini izlediği aktarıldı.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek ölçüde zayıf olmadığına dikkat çekildi. Ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde bulunduğu ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde kalmayı sürdürdüğü, özel sektör ihracat siparişlerinin ise dört buçuk yıl sonra ilk kez arttığı ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesinin de karar üzerinde etkili olabileceği belirtildi. Haziran ayında enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle mevduat faizinin 25 baz puan artırılarak yüzde 2,25'e çıkarıldığı, o dönemde 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği hatırlatıldı.
25 baz puanlık faiz artışının büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riskini beraberinde getirebileceği değerlendirildi.
ECB'nin bugünkü yüzde 3,3 seviyesindeki enflasyondan ziyade 2027 yılındaki enflasyon görünümünü güvence altına almaya çalıştığı ifade edildi. Reuters anketinde ekonomistlerin 2026 enflasyon tahminini yüzde 2,9'a yükselttiği ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün ancak 2027 sonlarına doğru gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.
Bununla birlikte ağustos ayındaki enflasyon bozulmasının büyük ölçüde enerji fiyatlarından kaynaklandığına dikkat çekildi. Enerji hariç enflasyonun yüzde 2,2 seviyesinde bulunduğu, hizmet enflasyonunun ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,0'a gerilediği belirtilerek, enerji şokunun henüz geniş tabanlı bir çekirdek enflasyon sorununa dönüştüğüne ilişkin kesin kanıt bulunmadığı ifade edildi.
Bu çerçevede olası 25 baz puanlık faiz artışının klasik bir sıkılaştırma hamlesinden ziyade, enerji kaynaklı enflasyon risklerine karşı bir 'sigorta faiz artırımı' olarak değerlendirilebileceği aktarıldı.
A1 Capital'in değerlendirmesinde TCMB açısından ise bugünkü toplantıda temel konunun yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, önümüzdeki aylarda enflasyonun izleyeceği patika ile enerji, kur ve beklentiler kanalından oluşabilecek yeni riskler olduğu ifade edildi.
Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutan TCMB'nin, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseldiğine ve bunun enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğine dikkat çektiği belirtildi.
Küresel enerji fiyatlarındaki yeni yükselişin TCMB açısından doğrudan para politikası denklemine giren bir risk olduğu kaydedildi. Değerlendirmede, faiz indirimi için alan bulunup bulunmadığından ziyade mevcut reel faiz tamponunu azaltmanın zamanlamasının önem taşıdığı ifade edildi.
Türkiye açısından petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, enerji ithalatı nedeniyle enflasyonu, cari dengeyi ve döviz talebini de etkilediği belirtildi. Petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki artışın enerji ve ulaştırma fiyatlarından üretim ve lojistik maliyetlerine, buradan da mal ve hizmet fiyatlarına yayılabileceği aktarıldı.
TCMB'nin dezenflasyon süreci ile Türk lirasına olan güveni aynı anda koruması gerektiği ifade edildi. Faizin erken indirilmesi durumunda iç talep koşullarının gevşemesinin yanı sıra TL'de kalmayı destekleyen reel getirinin de azalabileceği, bunun döviz ve altın talebini artırarak kur beklentilerini olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Para politikasının başarısının politika faizinin seviyesinin yanı sıra beklenen enflasyona göre reel faiz, rezerv birikimi, dolarizasyon eğilimi ve kur istikrarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Küresel merkez bankalarının yeniden daha şahin bir tutuma yöneldiği ortamda TCMB'nin hızlı bir gevşeme sürecine girmesinin Türkiye'nin faiz farkını daraltabileceği ve TL varlıkların göreli cazibesini azaltabileceği değerlendirildi. ECB'de faiz artışının beklendiği, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) sıkılaşmaya yöneldiği ve ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında da faiz artışı tartışmalarının yeniden güçlendiği aktarıldı.
Brent petrolün 100 dolar civarında seyretmesinin Türkiye açısından hem enflasyon hem de ithalat faturası ve cari denge bakımından ek risk oluşturduğu ifade edildi.
Bu kapsamda TCMB açısından faizi bir toplantı daha yüksek seviyede tutmanın maliyetinin kredi ve finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalması olduğu, ancak erken faiz indirimi sonucunda kur ve enflasyon beklentilerinin bozulmasının daha yüksek maliyet yaratabileceği belirtildi.
Değerlendirmede, TCMB'nin mevcut aşamada önceliğinin faiz indirimlerini hızlandırmak yerine indirim döngüsünün güvenilirliğini korumak olması gerektiği ifade edildi.
A1 Capital'in şirket haberleri bölümünde ise AKHAN'ın, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen FOODIST 2026 Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katıldığı belirtildi. Şirketin fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmi yakaladığı ve bu gelişmenin gelecekteki faaliyetler üzerinde olumlu etki yaratmasının beklendiği aktarıldı. Şirketin 2026 yılının ilk altı ayı itibarıyla nakit ve nakit benzerleri varlıklarının yaklaşık 623 milyon TL seviyesinde olduğu da ifade edildi.
BNTAS'ın ise yatırım programı kapsamında entegre tesis yatırımının tamamlanmasına yönelik inşaat çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılması, kesilmesi ve levha ile baskılı levha olarak iç ve dış pazarlara satılmasına yönelik işlemlerin planlı şekilde devam ettiği kaydedildi.
BORSK tarafından, Yıldız Holding'den Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş. paylarının devralınmasına ilişkin sürecin tamamlandığı açıklandı. Satışa konu payların 9 Eylül itibarıyla şirket tarafından devralındığı, işlem sonucunda şirketin toplam şeker üretim kotası içindeki payının yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldiği ifade edildi. Böylece Bor Şeker'in kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'nin en yüksek şeker üretim kotasına sahip şirket haline geldiği aktarıldı.
GLCVY'nin, Akbank'ın 9 Eylül'de gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında toplam 1 milyar 548 milyon TL anapara büyüklüğündeki üç bireysel ağırlıklı karma portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı belirtildi. İhale sonuçlarının Akbank Yönetim Kurulu'nun onayına bağlı olduğu, onay sonrasında sözleşme ve devir sürecinin başlatılacağı ifade edildi.
JANTS'ın bağlı ortaklığı JMW Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programı kapsamında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği açıklandı. Projenin bağlı ortaklığın faaliyet hacmi ve uzun vadeli büyüme hedeflerine olumlu katkı sağlamasının beklendiği aktarıldı.
KZGYO'da Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş.'nin sahip olduğu şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli payların, pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye toptan alış satış işlemleri kapsamında 10 Eylül'de satılacağı belirtildi.
RGYAS'ın müşterek yönetime tabi ortaklığın yüzde 50 payı için 68,9 milyon euro tutarında satın alım fiyatı belirlediği, bu tutara göre hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değerinin 137,8 milyon euro olduğu ifade edildi.
VANGD'nin kira sözleşmesine konu fabrika, makine, teçhizat, taşıtlar ve diğer varlıklarla ilgili İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir kararı verildiği aktarıldı. Ara karar kapsamında sözleşmeye konu varlıkların alt kiraya verilmesi, üçüncü kişilere devredilmesi, satılması veya tesis dışına çıkarılmasının tedbiren engellendiği, kiralananların şirkete tedbiren teslimine karar verildiği belirtildi. Yargılama sürecinin ise devam ettiği ifade edildi.
Pay alım satım haberlerinde Serkan Bahadır'ın BAHKM paylarında gerçekleştirdiği alımlar sonucunda şirketteki pay oranının yüzde 60,026'ya yükseldiği belirtildi. Önder Bülbüloğlu'nun BVSAN paylarında gerçekleştirdiği satış sonrasında doğrudan pay oranının yüzde 17,94'e gerilediği aktarıldı.
Tarzan Tarık Sarvan'ın CWENE paylarında 11 milyon 415 bin 836 TL nominal tutarlı satış yaptığı ve pay oranının yüzde 48,68'e düştüğü belirtildi. Bulls Portföy Yönetimi A.Ş. bünyesindeki fonların da CWENE'de 10 milyon nominal pay satışı gerçekleştirdiği, fonların fiili dolaşımdaki pay oranının yüzde 14,64'e gerilediği ifade edildi.
EFOR Holding'in EFOR Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş. paylarında 18,50 TL fiyattan 23 milyon 217 bin 478 TL nominal tutarlı alım yaptığı ve pay oranını yüzde 6,58'e yükselttiği aktarıldı.
Gökhan Saygı'nın FLAP paylarında gerçekleştirdiği alım sonrasında pay oranının yüzde 12,99'dan yüzde 13,10'a çıktığı, Mehmet Kutman'ın GLYHO paylarında 200 bin TL nominal tutarlı alım yaptığı ve pay oranının yüzde 36,338'e ulaştığı belirtildi.
Bank of America Corporation'ın iştiraki Merrill Lynch International aracılığıyla HATEK paylarında net 295 bin 764 adet alım gerçekleştirdiği ve dolaylı pay oranının yüzde 5,032 seviyesine ulaştığı ifade edildi.
Orhun Kartal'ın KGYO paylarında 4 milyon 200 bin adet alım yaptığı ve pay oranını yüzde 55,15'e yükselttiği, Yusuf Şenel'in ise MAGEN paylarında 4 milyon 4 bin 569 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği aktarıldı.
Tera Portföy fonlarının MANAS paylarında gerçekleştirdiği işlemler sonucunda toplam pay oranının yüzde 14,470253'ten yüzde 15,799868'e yükseldiği belirtildi. Aynı portföylerin TMPOL paylarında yaptığı alımlarla toplam pay oranının yüzde 24,784233'ten yüzde 25,169347'ye çıktığı ifade edildi.
Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin TKFEN paylarında 100 bin adet karşılığı 21,3 milyon TL tutarında alım gerçekleştirdiği, birlikte hareket eden taraflarla toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,707'ye ulaştığı aktarıldı.
ChatGPT Seçenek 2
Başlık: ECB ve TCMB kararları öncesi piyasalarda enflasyon ve enerji riski öne çıktı
Spot: İstanbul, 10 Eylül (Hibya) - A1 Capital, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplantıları öncesinde enerji fiyatları, enflasyon görünümü ve faiz politikalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Haber metni: A1 Capital'in araştırma ürününde yer alan değerlendirmede, ECB açısından bugünkü toplantıda temel meselenin yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin üzerine çıkması ve enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. Merkez bankasının petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatlarına, ücretlere ve hizmet enflasyonuna ne ölçüde yansıyacağını değerlendirdiği belirtildi.
A1 Capital'in değerlendirmesinde, ECB'nin 25 baz puanlık faiz artışıyla mevduat faizini yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükseltmesinin piyasanın ana senaryosu olduğu kaydedildi. ECB'nin faiz artırma ihtiyacının yalnızca enflasyonun yüzde 3,3 seviyesine çıkmasından kaynaklanmadığı, asıl riskin enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşmesi olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükseldiği, enerji enflasyonunun ise yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı aktarıldı. Böylece enerji şokunun enflasyon verilerindeki etkisinin daha belirgin hale geldiği belirtildi.
Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk unsuru olduğu ifade edildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişelerini artırdığı, ECB'nin ise enerji maliyetlerinin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki olası etkilerini izlediği kaydedildi.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek kadar zayıf olmadığına dikkat çekilen değerlendirmede, ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde bulunduğu belirtildi. Euro Bölgesi özel sektör ihracat siparişlerinin de dört buçuk yıl sonra ilk kez artış gösterdiği ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesini koruma ihtiyacının da faiz kararı üzerinde etkili olduğu belirtilirken, bankanın haziranda enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle 25 baz puanlık artışla mevduat faizini yüzde 2,25'e çıkardığı hatırlatıldı. O dönemde ECB'nin 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği ve enerji fiyatlarının yeniden artış gösterdiği aktarıldı.
25 baz puanlık artışın büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riski yaratabileceği ifade edildi. ECB'nin mevcut yüzde 3,3'lük enflasyondan çok 2027 yılı enflasyon görünümünü güvence altına almaya çalıştığı belirtildi.
Reuters anketinde ekonomistlerin 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 2,9'a yükselttiği ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün ancak 2027 sonlarına doğru gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.
Bununla birlikte, ağustos ayındaki enflasyon bozulmasının büyük bölümünün enerjiden kaynaklandığına dikkat çekildi. Enerji hariç enflasyonun yüzde 2,2 seviyesinde bulunduğu, hizmet enflasyonunun ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,0'a gerilediği ifade edildi. Bu nedenle enerji şokunun henüz geniş tabanlı bir çekirdek enflasyon sorununa dönüştüğüne ilişkin kesin kanıt bulunmadığı belirtildi.
A1 Capital değerlendirmesinde, ECB'nin olası 25 baz puanlık faiz artışının klasik bir sıkılaştırma hamlesinden ziyade enflasyon risklerine karşı bir 'sigorta faiz artırımı' olarak değerlendirilebileceği aktarıldı.
TCMB açısından ise bugünkü toplantıda mevcut enflasyon seviyesinin yanı sıra önümüzdeki aylardaki enflasyon patikasının, enerji fiyatlarının, döviz kurunun ve beklentilerin önem taşıdığı ifade edildi. Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutan TCMB'nin jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseldiğine ve bunun enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğine dikkat çektiği hatırlatıldı.
Küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin TCMB açısından doğrudan para politikası denklemine giren bir risk olduğu belirtilirken, kararın 'faiz indirimi için alan var mı' sorusundan ziyade mevcut reel faiz tamponunu azaltmanın zamanlaması üzerinden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Türkiye'nin enerji ithalatçısı olması nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, enflasyonu, cari dengeyi ve döviz talebini de etkileyebileceği aktarıldı. Petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki yükselişin enerji ve ulaştırma fiyatlarının ardından üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden mal ve hizmet fiyatlarına yansıyabileceği, döviz kurundaki eş zamanlı hareketlerin ise bu geçişkenliği artırabileceği belirtildi.
TCMB'nin dezenflasyon süreci ile Türk lirasına olan güveni aynı anda koruması gerektiği ifade edildi. Faizlerin erken indirilmesi halinde iç talep koşullarının gevşeyebileceği ve Türk lirasında kalmayı destekleyen reel getirinin azalabileceği aktarıldı. Bunun döviz ve altın talebini artırarak kur beklentilerinde bozulmaya yol açabileceği ve enflasyonist baskıların yeniden güçlenebileceği belirtildi.
Türkiye'de para politikasının başarısının yalnızca politika faizinin seviyesiyle değil, beklenen enflasyona göre reel faiz, rezerv birikimi, dolarizasyon eğilimi ve kur istikrarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Faiz indiriminin enflasyon beklentilerinin bozulmasına ve Türk lirasından çıkış algısının güçlenmesine neden olması halinde para politikasının aktarım mekanizmasının tersine çalışabileceği aktarıldı.
Küresel merkez bankalarının daha şahin bir noktaya yöneldiği ortamın da TCMB açısından karar sürecini zorlaştırdığı belirtildi. ECB'de faiz artışı beklentilerinin öne çıktığı, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) sıkılaşmaya yöneldiği ve ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında da faiz artışı tartışmalarının güçlendiği ifade edildi.
Reuters'ın son anketinde Fed için faiz artışı bekleyen ekonomistlerin sayısının belirgin şekilde yükseldiği aktarılırken, küresel merkez bankalarının yeniden sıkılaşma eğilimine yöneldiği bir dönemde TCMB'nin hızlı gevşemesinin Türkiye'nin faiz farkını daraltabileceği ve Türk lirası cinsinden varlıkların göreli cazibesini azaltabileceği kaydedildi.
Brent petrolün 100 dolar civarına yükseldiği mevcut ortamın Türkiye açısından daha hassas sonuçlar doğurabileceği belirtilirken, enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye'de yalnızca enflasyon şoku değil, aynı zamanda ithalat faturası ve cari denge üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme olduğu ifade edildi.
A1 Capital'in değerlendirmesinde, TCMB açısından faizi bir toplantı daha yüksek tutmanın maliyetinin kredi ve finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalması olduğu, ancak erken faiz indiriminin kur ve enflasyon beklentilerini bozması halinde daha yüksek maliyetler yaratabileceği aktarıldı. Böyle bir durumda TCMB'nin yeniden sıkılaşmaya yönelmek veya likidite araçlarıyla faiz indiriminin etkilerini geri almak zorunda kalabileceği belirtildi.
Değerlendirmede, TCMB'nin mevcut aşamada önceliğinin faiz indirimlerini hızlandırmak yerine indirim döngüsünün güvenilirliğini korumak olması gerektiği ifade edildi.
Şirket haberlerinde ise AKHAN'ın, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP'ta düzenlenen FOODIST 2026 İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katıldığı belirtildi. Şirketin makarna ve un ürünleriyle sektör profesyonelleriyle bir araya geldiği, fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmine ulaşılmasının beklendiği aktarıldı. Bu gelişmenin şirketin gelecekteki faaliyetleri üzerinde olumlu etki yaratmasının öngörüldüğü kaydedildi.
AKHAN'ın 2026 yılının ilk altı ayı finansal sonuçlarına göre yaklaşık 623 milyon TL seviyesindeki nakit ve nakit benzerleri varlıklarının operasyonel açıdan yukarı yönlü pozitif etki oluşturmasının beklendiği ifade edildi. Şirketin yüksek likidite seviyesini korumaya, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında mevcut pazarlardaki payını korumaya ve yeni pazarlara yönelmeye devam ettiği belirtildi.
BNTAS tarafından, daha önce açıklanan yatırım programı kapsamında stratejik büyümenin sürdürülmesi ve entegre tesis yatırımının tamamlanması amacıyla inşaat çalışmalarının devam ettiği aktarıldı. Rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılması, kesilmesi, kullanılması ve levha ile baskılı levha olarak iç ve dış pazarlara satışına yönelik işlemlerin planlı şekilde sürdürüldüğü ifade edildi.
BORSK'nin Yıldız Holding A.Ş. ile yürüttüğü süreç kapsamında Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş.'nin yüzde 99,584 oranındaki paylarının 9 Eylül 2026 tarihinde devralındığı belirtildi. İşlem sonucunda şirketin toplam şeker üretim kotası içindeki payının yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldiği aktarıldı. Böylece Bor Şeker'in kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'nin en yüksek şeker üretim kotasına sahip şirket konumuna ulaştığı ifade edildi.
GLCVY'nin, Akbank T.A.Ş.'nin 9 Eylül'de gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında toplam 1 milyar 548 milyon TL anapara büyüklüğündeki üç bireysel ağırlıklı karma portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı belirtildi. İhaleye 15 varlık yönetim şirketinin katıldığı, sonuçların kesinleşmesinin Akbank Yönetim Kurulu'nun onayına bağlı olduğu aktarıldı.
JANTS'ın bağlı ortaklığı JMW Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği ifade edildi. Projenin bağlı ortaklığın faaliyet hacmine ve uzun vadeli büyüme hedeflerine olumlu katkı sağlamasının beklendiği kaydedildi.
KZGYO ortaklarından Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş.'nin sahip olduğu şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli payların, pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye toptan alış satış işlemleri kapsamında 10 Eylül 2026 tarihinde satılacağı belirtildi.
RGYAS'ın Feriköy Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yüzde 50 payına ilişkin satın alma fiyatının 68,9 milyon euro olduğu aktarıldı. Buna göre hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değerinin 137,8 milyon euro olduğu ifade edildi.
VANGD tarafından ise Van'ın Edremit ilçesindeki taşınmazlar ile fabrika, makine, teçhizat ve diğer varlıkların kiralanmasına ilişkin dava kapsamında mahkemenin 9 Eylül'de ara karar verdiği belirtildi. Karar uyarınca kira sözleşmesine konu taşıtların, fabrika makinelerinin, teçhizatların ve diğer varlıkların alt kiraya verilmesi, üçüncü kişilere devredilmesi, satılması veya tesis dışına çıkarılması tedbiren engellendi. Söz konusu varlıkların şirkete tedbiren teslimine karar verildiği, yargılama sürecinin ise devam ettiği aktarıldı.
Pay alım satım haberlerinde BAHKM'de Serkan Bahadır'ın 8 ve 9 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdiği alımlarla şirketteki pay oranının yüzde 60,026'ya ulaştığı ifade edildi.
BVSAN'da Önder Bülbüloğlu'nun 9 Eylül'de 95,67 TL fiyattan toplam 1 milyon 128 bin TL nominal tutarlı satış işlemi gerçekleştirdiği, doğrudan pay oranının yüzde 17,94 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bülbüloğlu Holding A.Ş.'nin sahip olduğu yüzde 42,49 oranındaki payların da yönetim kontrolü altında bulunduğu belirtildi.
CWENE'de Tarzan Tarık Sarvan'ın 8 Eylül'de 31,80-31,90 TL fiyat aralığından toplam 11 milyon 415 bin 836 TL nominal tutarlı satış gerçekleştirdiği ifade edildi. Ayrıca Bulls Portföy Yönetimi A.Ş. bünyesindeki fonların 10 milyon nominal adet CW Enerji payı sattığı, bu fonların fiili dolaşımdaki pay oranının yüzde 14,64'e gerilediği aktarıldı.
EFOR Holding A.Ş.'nin, 9 Eylül'de Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş. paylarında 18,50 TL fiyattan 23 milyon 217 bin 478 TL nominal tutarlı alım yaptığı ve sermayedeki pay oranını yüzde 6,58'e çıkardığı belirtildi.
FLAP'ta Gökhan Saygı'nın ortalama 11,34 TL fiyattan 106 bin 289 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği, pay oranının yüzde 12,99'dan yüzde 13,10'a yükseldiği ifade edildi.
GLYHO'da Mehmet Kutman'ın 8 Eylül'de 16,91 TL fiyattan 200 bin TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği ve şirketteki pay oranının yüzde 36,338 seviyesine ulaştığı aktarıldı.
HATEK'te Bank of America Corporation'ın yüzde 100 kontrolündeki Merrill Lynch International aracılığıyla 8 Eylül'de gerçekleştirdiği işlemler sonucunda net 295 bin 764 adet pay satın alındığı ifade edildi. Dolaylı olarak sahip olunan pay oranının yüzde 5,032 seviyesine ulaştığı belirtildi.
KGYO'da Orhun Kartal'ın 9 Eylül'de 4 milyon 200 bin nominal değerli pay alımı gerçekleştirdiği ve şirketteki pay oranının yüzde 55,15'e yükseldiği aktarıldı.
MAGEN'de Yusuf Şenel'in 8 Eylül'de 4 milyon 4 bin 569 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği, pay oranının yüzde 0,809 seviyesine ulaştığı belirtildi.
MANAS'ta Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen fonların 8 Eylül itibarıyla gerçekleştirdiği işlemler sonucunda toplam pay oranının yüzde 14,470253'ten yüzde 15,799868'e yükseldiği ifade edildi.
TKFEN'de Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin 8 Eylül'de 207,70 TL ile 216,10 TL fiyat aralığından toplam 100 bin adet pay karşılığı 21,3 milyon TL tutarında alım yaptığı belirtildi. Birlikte hareket eden taraflarla birlikte Tekfen Holding A.Ş.'deki toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,707'ye, pay adedinin ise 135 milyon 818 bin 329'a ulaştığı aktarıldı.
TMPOL'de ise Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen fonların 8 Eylül itibarıyla gerçekleştirdiği alımlar sonucunda şirket sermayesindeki toplam pay oranının yüzde 24,784233'ten yüzde 25,169347'ye yükseldiği ifade edildi.
Hibya Haber Ajansı
Kaynak: RSS
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük Analiz'de, ABD ordusunun bir Amerikan savaş gemisine yönelik saldırı girişimlerine misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini elverişsiz hale...
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük Analiz'de, ABD ordusunun bir Amerikan savaş gemisine yönelik saldırı girişimlerine misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini elverişsiz hale...
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük Analiz'de, ABD ordusunun bir Amerikan savaş gemisine yönelik saldırı girişimlerine misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini elverişsiz hale getirmesinin gerilimi tırmandırdığı ve çatışmaların petrol fiyatlarını varil başına 120 doların üzerine çıkarma riski taşıdığı belirtildi. Beyaz Saray danışmanlarının ise Wall Street Journal'a göre çatışmanın Başkan Donald Trump'ın görev süresinin sonuna kadar uzayabileceği ihtimalini değerlendirdiği bildirildi.
Geçiş hacimlerindeki düşüş ve enerji altyapısına yönelik tehditlerin fiziki piyasayı daha da sıkılaştırarak fiyatları yukarı taşıyabileceği ifade edildi.
ABD Hazine Bakanlığı'nın, tahvil piyasalarının düzenli işleyişini sağlamak ve 2008 küresel finans krizinden bu yana en yüksek seviyelere ulaşan tahvil faizlerini dizginlemek amacıyla hükümet borcunun 6 milyar dolara kadar olan kısmını geri satın alacağını duyurduğu aktarıldı. Gelecekteki operasyonların ise en az 4 milyar dolar olacağı ve normal işlemlerin üç katına çıkarıldığı belirtildi.
Kararın ardından 10 yıllık gösterge tahvil faizinin yüzde 4,841'e, 20 yıllık faizin yüzde 5,314'e ve 30 yıllık faizin 5 baz puan artışla yüzde 5,307'ye yükselerek olumsuz bir piyasa reaksiyonuna yol açtığı kaydedildi. Kamuya açık borcun yüzde 8,2 artarak 31,8 trilyon dolara ulaştığı, toplam hükümet borcunun 40 trilyon doları aştığı ve Hazine ihraçlarının 2025'e göre yüzde 11,8 arttığı ortamda bu adımın piyasa beklentilerinin alt sınırında kaldığı belirtildi.
Tarife kaynaklı enflasyon endişeleri, İran savaşı ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doları aşmasıyla yükselen faiz baskılarına karşı alınan bu önlemin, temel piyasa dinamiklerine müdahale edildiği gerekçesiyle eleştirildiği ifade edildi.
Fed Başkanı Kevin Warsh'un piyasalara daha az müdahale vurgusu yaptığı ve piyasaların gelecek haftaki Fed faiz kararına kilitlendiği dönemde Hazine'nin bu hamlesinin, mali politika veya faiz oranlarında gerçek bir değişim yaratmadan baskıyı hafifletmeye yetmeyebileceği değerlendirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük Analiz'de, ABD ordusunun bir Amerikan savaş gemisine yönelik saldırı girişimlerine misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini elverişsiz hale getirmesinin gerilimi tırmandırdığı ve çatışmaların petrol fiyatlarını varil başına 120 doların üzerine çıkarma riski taşıdığı belirtildi. Beyaz Saray danışmanlarının ise Wall Street Journal'a göre çatışmanın Başkan Donald Trump'ın görev süresinin sonuna kadar uzayabileceği ihtimalini değerlendirdiği bildirildi.
Geçiş hacimlerindeki düşüş ve enerji altyapısına yönelik tehditlerin fiziki piyasayı daha da sıkılaştırarak fiyatları yukarı taşıyabileceği ifade edildi.
ABD Hazine Bakanlığı'nın, tahvil piyasalarının düzenli işleyişini sağlamak ve 2008 küresel finans krizinden bu yana en yüksek seviyelere ulaşan tahvil faizlerini dizginlemek amacıyla hükümet borcunun 6 milyar dolara kadar olan kısmını geri satın alacağını duyurduğu aktarıldı. Gelecekteki operasyonların ise en az 4 milyar dolar olacağı ve normal işlemlerin üç katına çıkarıldığı belirtildi.
Kararın ardından 10 yıllık gösterge tahvil faizinin yüzde 4,841'e, 20 yıllık faizin yüzde 5,314'e ve 30 yıllık faizin 5 baz puan artışla yüzde 5,307'ye yükselerek olumsuz bir piyasa reaksiyonuna yol açtığı kaydedildi. Kamuya açık borcun yüzde 8,2 artarak 31,8 trilyon dolara ulaştığı, toplam hükümet borcunun 40 trilyon doları aştığı ve Hazine ihraçlarının 2025'e göre yüzde 11,8 arttığı ortamda bu adımın piyasa beklentilerinin alt sınırında kaldığı belirtildi.
Tarife kaynaklı enflasyon endişeleri, İran savaşı ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doları aşmasıyla yükselen faiz baskılarına karşı alınan bu önlemin, temel piyasa dinamiklerine müdahale edildiği gerekçesiyle eleştirildiği ifade edildi.
Fed Başkanı Kevin Warsh'un piyasalara daha az müdahale vurgusu yaptığı ve piyasaların gelecek haftaki Fed faiz kararına kilitlendiği dönemde Hazine'nin bu hamlesinin, mali politika veya faiz oranlarında gerçek bir değişim yaratmadan baskıyı hafifletmeye yetmeyebileceği değerlendirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....