Kaza gece saatlerinde Bursa-Yalova Karayolu...
Kaza gece saatlerinde Bursa-Yalova Karayolu'nda meydana geldi. İddiaya göre Abdullah D. idaresindeki otomobil kırmızı ışıkta geçti. Bu sırada Doğan M. ve Muhammed H. yönetimindeki iki otomobile çarptı.
Kazada Muhammed H. idaresindeki otomobil savrularak takla attı. Üç aracın sürücüleri ile Fıryal E. ve Fatma H. yaralandı.
Orhangazi Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Abdullah D.’nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Kaza gece saatlerinde Bursa-Yalova Karayolu'nda meydana geldi. İddiaya göre Abdullah D. idaresindeki otomobil kırmızı ışıkta geçti. Bu sırada Doğan M. ve Muhammed H. yönetimindeki iki otomobile çarptı.
Kazada Muhammed H. idaresindeki otomobil savrularak takla attı. Üç aracın sürücüleri ile Fıryal E. ve Fatma H. yaralandı.
Orhangazi Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Abdullah D.’nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.
AK Parti25. yaşını kutluyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'nın da partisinin kuruluş yılına özel olarak kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirtti.
Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek v...
AK Parti25. yaşını kutluyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'nın da partisinin kuruluş yılına özel olarak kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirtti.
Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek v...
AK Parti25. yaşını kutluyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'nın da partisinin kuruluş yılına özel olarak kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirtti.
Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı.
“TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI”
"14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü. Demokratik meşruiyetin güçlenmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin temelini oluşturdu. Bunun en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık. Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu. Bu kararlı duruş, vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasimizin kökleşmesinde tarihî bir dönüm noktası oldu."
"YENİ BİR SIÇRAMAYA DÖNÜŞTÜRECEĞİZ"
Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti.
Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi.
Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
"ORTAK GELECEĞİMİZ İÇİN ZORUNLU"
Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı.
Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz."
6 ŞUBAT DEPREMLERİ
Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti.
6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.
"KARARLILIKLA DEVAM EDİYORUZ"
Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı.
Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu.
5 HEDEF
"Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır." açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı.
Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.
AK Parti25. yaşını kutluyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'nın da partisinin kuruluş yılına özel olarak kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirtti.
Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı.
“TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI”
"14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü. Demokratik meşruiyetin güçlenmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin temelini oluşturdu. Bunun en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık. Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu. Bu kararlı duruş, vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasimizin kökleşmesinde tarihî bir dönüm noktası oldu."
"YENİ BİR SIÇRAMAYA DÖNÜŞTÜRECEĞİZ"
Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti.
Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi.
Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
"ORTAK GELECEĞİMİZ İÇİN ZORUNLU"
Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı.
Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz."
6 ŞUBAT DEPREMLERİ
Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti.
6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.
"KARARLILIKLA DEVAM EDİYORUZ"
Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı.
Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu.
5 HEDEF
"Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır." açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı.
Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.
İstanbul'un Silivri ilçesi açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin kayıp 10 mürettebatını arama çalışmaları sürüyor.
ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYORSilivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde 2 Eylül günü meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Al...
İstanbul'un Silivri ilçesi açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin kayıp 10 mürettebatını arama çalışmaları sürüyor.
ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYORSilivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde 2 Eylül günü meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Al...
İstanbul'un Silivri ilçesi açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin kayıp 10 mürettebatını arama çalışmaları sürüyor.
ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYORSilivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde 2 Eylül günü meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpıştı.
Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu isimli gemi battı.
Gemide bulunan 10 mürettebattan haber alınamaması üzerine denizde başlatılan arama kurtarma çalışmaları altıncı gününde devam ediyor.
GEMİNİN ENKAZI TESPİT EDİLDİDeniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait TCG Akın gemisinin gelişmiş sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) ile yaptığı çalışmalar sonucunda, kazanın dördüncü gününde batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin enkazının yeri tespit edildi.
Enkazın bulunmasının ardından kayıp 10 mürettebata ulaşılması için yürütülen çalışmalara ağırlık verildi.
AİLELERİN BEKLEYİŞİ SÜRÜYORKayıp 10 mürettebatın yakınlarının Silivri sahilinde kendileri için oluşturulan irtibat noktasındaki bekleyişi sürüyor.
Ailelerin, arama kurtarma çalışmalarındaki gelişmeler hakkında ekipler tarafından düzenli olarak bilgilendirildiği öğrenildi.
KAZA NASIL MEYDANA GELDİ?Silivri açıklarındaki gemi kazasının bilirkişi raporu, önemli bilgiler içeriyor.
Kazanın hemen ardından yapılan açıklamalar Alsu'nun, Tuğberk İmamoğlu isimli geminin batmasına neden olduğuna, uyarıya rağmen bir dizi tehlikeli manevra yaptığına yönelikti.
Hazırlanan ilk bilirkişi raporu, iki geminin de personel ve seyir cihazlarında sorun yaşadığını, kazanın neredeyse kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Raporda kazanın gelişimi şöyle özetlendi;
- Kaza anında Alsu gemisinde 3. Kaptan olarak Murat Evciman görevliydi. Bu görev Evciman'ı bu gemideki ilk vardiya nöbetiydi. Evciman gemideki seyir cihazlarını tanımıyordu.
- Alsu gemisinde saat 03.10'de görevli bir stajyer gözcü vardı. Bu sırada kaptan dahil bütün personel uyuyordu.
- Kaptan Ahmet Eraslan da uyuyordu ve saat 03.20 gibi uyanarak durumu anlamaya çalıştı.
HANGİ GEMİ, HANGİ MANEVRAYI YAPTI?Bilirkişi raporunda iki geminin kaza öncesi manevralarına da yer verildi.
Raporda manevraların dakika dakika gelişimi şöyle aktarıldı:
- Kazadan kısa süre önce, saat 03.08 sıralarında Tuğberk İmamoğlu gemisi, AIS verisi göndermiyordu. Bu cihaz, otomatik tanımlama sistemi olarak biliniyor ve geminin rotasını çevredeki gemilere bildiriyor. İmamoğlu gemisi bu veriyi göndermediği için çevredeki gemiler için görünmez ve tanınmaz hale geldi.
- Kazadan 5 dakika önce, yani saat 03.08 ile 03.09 arasında, Alsu gemisindeki 3. Kaptan Evciman, Tuğberk İmamoğlu gemisiyle temasa geçti. Tuğberk İmamoğlu, Alsu'dan “iskeleye kaçmasını” yani dümeni sola kırmasını istedi.
-Alsu bu istek üzerine, rotasını kendi soluna doğru çevirmeye başladı.
-Alsu rotasını çevirirken Tuğberk İmamoğlu ECDIS sisteminden kayboldu. Elektronik Harita Görüntüleme ve Bilgi Sistemi olarak bilinen bu sistem, haritalar yerine kullanılıyor.
İstanbul'un Silivri ilçesi açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin kayıp 10 mürettebatını arama çalışmaları sürüyor.
ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYORSilivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde 2 Eylül günü meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpıştı.
Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu isimli gemi battı.
Gemide bulunan 10 mürettebattan haber alınamaması üzerine denizde başlatılan arama kurtarma çalışmaları altıncı gününde devam ediyor.
GEMİNİN ENKAZI TESPİT EDİLDİDeniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait TCG Akın gemisinin gelişmiş sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) ile yaptığı çalışmalar sonucunda, kazanın dördüncü gününde batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin enkazının yeri tespit edildi.
Enkazın bulunmasının ardından kayıp 10 mürettebata ulaşılması için yürütülen çalışmalara ağırlık verildi.
AİLELERİN BEKLEYİŞİ SÜRÜYORKayıp 10 mürettebatın yakınlarının Silivri sahilinde kendileri için oluşturulan irtibat noktasındaki bekleyişi sürüyor.
Ailelerin, arama kurtarma çalışmalarındaki gelişmeler hakkında ekipler tarafından düzenli olarak bilgilendirildiği öğrenildi.
KAZA NASIL MEYDANA GELDİ?Silivri açıklarındaki gemi kazasının bilirkişi raporu, önemli bilgiler içeriyor.
Kazanın hemen ardından yapılan açıklamalar Alsu'nun, Tuğberk İmamoğlu isimli geminin batmasına neden olduğuna, uyarıya rağmen bir dizi tehlikeli manevra yaptığına yönelikti.
Hazırlanan ilk bilirkişi raporu, iki geminin de personel ve seyir cihazlarında sorun yaşadığını, kazanın neredeyse kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Raporda kazanın gelişimi şöyle özetlendi;
- Kaza anında Alsu gemisinde 3. Kaptan olarak Murat Evciman görevliydi. Bu görev Evciman'ı bu gemideki ilk vardiya nöbetiydi. Evciman gemideki seyir cihazlarını tanımıyordu.
- Alsu gemisinde saat 03.10'de görevli bir stajyer gözcü vardı. Bu sırada kaptan dahil bütün personel uyuyordu.
- Kaptan Ahmet Eraslan da uyuyordu ve saat 03.20 gibi uyanarak durumu anlamaya çalıştı.
HANGİ GEMİ, HANGİ MANEVRAYI YAPTI?Bilirkişi raporunda iki geminin kaza öncesi manevralarına da yer verildi.
Raporda manevraların dakika dakika gelişimi şöyle aktarıldı:
- Kazadan kısa süre önce, saat 03.08 sıralarında Tuğberk İmamoğlu gemisi, AIS verisi göndermiyordu. Bu cihaz, otomatik tanımlama sistemi olarak biliniyor ve geminin rotasını çevredeki gemilere bildiriyor. İmamoğlu gemisi bu veriyi göndermediği için çevredeki gemiler için görünmez ve tanınmaz hale geldi.
- Kazadan 5 dakika önce, yani saat 03.08 ile 03.09 arasında, Alsu gemisindeki 3. Kaptan Evciman, Tuğberk İmamoğlu gemisiyle temasa geçti. Tuğberk İmamoğlu, Alsu'dan “iskeleye kaçmasını” yani dümeni sola kırmasını istedi.
-Alsu bu istek üzerine, rotasını kendi soluna doğru çevirmeye başladı.
-Alsu rotasını çevirirken Tuğberk İmamoğlu ECDIS sisteminden kayboldu. Elektronik Harita Görüntüleme ve Bilgi Sistemi olarak bilinen bu sistem, haritalar yerine kullanılıyor.
Balıkesir'deki Adramyt...
Balıkesir'deki Adramytteion Antik Kenti'nde bulunan Roma mozaiği, "Zümrüt" adlı bir kedi ile "Okyanus" adlı bir köpeği betimliyor. Devamı burada: Balıkesir’de Zümrüt Adlı Kedi ve Okyanus Adlı Köpek Mozaiği Arkeofili.
Balıkesir'deki Adramytteion Antik Kenti'nde bulunan Roma mozaiği, "Zümrüt" adlı bir kedi ile "Okyanus" adlı bir köpeği betimliyor.
Devamı burada: Balıkesir’de Zümrüt Adlı Kedi ve Okyanus Adlı Köpek Mozaiği Arkeofili.
Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturma sürüyor.
Örgüte yönelik soruşturma; yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketi oluşturma suçlamalarıyla yürütülüyor.
Soruşturmada gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki 31 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.
Peki Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında bugüne kadar neler oldu, hangi açıklamalar yapıldı?
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASINDA SUÇLAMALAR NELER?Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü...
Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturma sürüyor.
Örgüte yönelik soruşturma; yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketi oluşturma suçlamalarıyla yürütülüyor.
Soruşturmada gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki 31 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.
Peki Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında bugüne kadar neler oldu, hangi açıklamalar yapıldı?
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASINDA SUÇLAMALAR NELER?Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü...
Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturma sürüyor.
Örgüte yönelik soruşturma; yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketi oluşturma suçlamalarıyla yürütülüyor.
Soruşturmada gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki 31 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.
Peki Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında bugüne kadar neler oldu, hangi açıklamalar yapıldı?
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASINDA SUÇLAMALAR NELER?Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor.
Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması herhangi bir sosyal veya dini faaliyet alanına değil, iddiaya konu yapılanmanın hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı suç yapılanması olarak faaliyet gösterip göstermediğine odaklanıyor.
Soruşturmada adı geçen 49 şüpheliye yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketi oluşturma suçlamaları yöneltiliyor.
Bu kapsamda ilk operasyon 13 Ağustos sabahı yapıldı. Ankara merkezli 17 şehirde belirlenen adreslere eş zamanlı polis baskınları gerçekleşti.
Emniyet güçleri aralarında Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliyi gözaltına aldı.
MAHKEMEDEN KAYYUM KARARISoruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemelerinin dikkate alındığı belirtilirken, örgütle bağlantılı olduğu ifade edilen 33 şirkete kayyum atanmasına karar verildi.
Kayyum atanan şirketler arasında yurt genelinde 40'tan fazla mağazası ve 500'den fazla çalışanı olduğu belirtilen Ayakkabı Dünyası isimli şirket de yer aldı.
İÇİŞLERİ BAKANI ÇİFTÇİ: OPERASYON ÖRGÜTÜN SUÇ KAYNAKLARINA YÖNELİKOperasyonun gerçekletiği 13 Ağustos günü NTV canlı yayınına katılan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kuriş'in 2016 yılında Süleymancılar olarak bilinen akımın başına geçtiğine işaret etti.
"Kuriş'in akımın başına geçmesiyle birlikte faaliyetler daha gizlilik içerisinde büyümeye başladı." diyen Bakan Çiftçi, örgütün Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez inşa ettirdiğini aktardı.
Bakan Çiftçi, bu merkez tamamlandığında faaliyetlerin tamamının oraya aktarılacağının tespit ediliği bilgisini verdi.
Çiftçi, operasyonun örgütün suç kaynaklarına yönelik gerçekleştiğinin altını çizdi.
ADALET BAKANI GÜRLEK: MALİ YAPIYA YÖNELİK BİR OPERASYONAdalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmaya ilişkin ilk açıklamasını operasyonun gerçekleştiği 13 Ağustos günü yaptı.
Trabzon'da konuşan Bakan Gürlek, "Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu, tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon." dedi.
Gürlek, operasyonun uzun süreden beri takip edilen ve üzerinde çalışılan bir dosya olduğunu söyledi.
KURİŞ GİZLİ BÖLMEDE YAKALANDIKuriş ve beraberindeki 38 şüphelinin gözaltına alındığı anlara ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı.
Buna göre Kuriş, operasyon sabahı evinde bulunamadı. Ekipler, Kuriş'in telefonunu da evde bıraktığını tespit eti.
Başka bir adrese gittiği belirlenen Kuriş arama yapılan ikinci bir evdeki gizli bölmede yakalandı.
MASAK RAPORU ORTAYA ÇIKTI: 66 MİLYAR LİRAYI AŞAN PARA TRAFİĞİAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporu ortaya çıktı.
168 sayfadan oluşan raporda, örgüte bağlı olduğu değerlendirilen şirketlerde 66 milyar lirayı aşan para trafiği tespitine yer verildi.
Raporda tek bir şirketten 8 milyar liralık para çıkışı kaydı dikkat çekti.
Aynı zamanda yüksek nakit girişlerinin kaynağının açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
MASAK raporundaki bir diğer ayrıntı ise şirketler arası para trafiğindeki yoğun bağlantı tespitiydi.
Raporda, "Kaynağından şüphe duyulan finansal işlemlerin organize bir çalışma sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde şüphe oluştuğu." değerlendirmesine yer verildi.
İSTANBUL'DA YENİ OPERASYON: PARÇALANMIŞ EVRAKLAR BULUNDUAlihan Kuriş soruşturmasında son operasyon dün gerçekleşti.
Emniyet güçleri 15 Ağustos günü bir ihbar üzerine İstanbul Ümraniye'deki adrese baskın yaptı.
Adreste gerçekleştirilen aramada, imha edilmek amacıyla parçalandığı belirlenen evraklar bulundu.
Büyük çöp torbaları içinde ince halde parçalanmış evraklara el konuldu.
32 ŞÜPHELİ TUTUKLANDIKuriş soruşturmasında perşembe sabahı gözaltına alınan şüpheliler 16 Ağustos sabahı adliyeye sevk edildi.
Mahkeme aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliden 32'sini tutukladı. Altı şüpheli hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
Tutuklanmasına karar verilen isimler şöyle: Alihan Kuriş, Fahri Candemir, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar, Şeref Toprak, Mehmet Hilmi Molla, Nezih Murat Büyükgöze, Metin Güer, Hilmi Şenol, Süleyman Hilmi Dinç, Yunus Aslan, Muharrem Hilmi Akbulut, Mehmet Aksu, Muhammed Dağ, Mehmet Bozpınar, Mehmet Akbacakoğlu, Ahmet Şimşek, Abdulkerim Emrah, İsa Çardak, Cevat Bağcı, Zeki Altınel, Hüseyin Türker, Mehmet Kurban, Mehmet Tekin, Mustafa Gökduman, Hamza Deniz, Kazım Per, Ahmet Uğur Pakcan, Rıdvan Erdal, Zübeyr Özcan, Hayrullah Uusl, Muhammet Karaköse.
Ev hapsine çarptırılan isimler: Yusuf Büyükgöze, Ahmet Gökcen, Ömer Yılmaz, Ahmet Efe, Selman Süleyman Keşkekçi, İsmail Hakkı Akgün.
Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturma sürüyor.
Örgüte yönelik soruşturma; yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketi oluşturma suçlamalarıyla yürütülüyor.
Soruşturmada gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki 31 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.
Peki Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında bugüne kadar neler oldu, hangi açıklamalar yapıldı?
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASINDA SUÇLAMALAR NELER?Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor.
Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması herhangi bir sosyal veya dini faaliyet alanına değil, iddiaya konu yapılanmanın hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı suç yapılanması olarak faaliyet gösterip göstermediğine odaklanıyor.
Soruşturmada adı geçen 49 şüpheliye yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketi oluşturma suçlamaları yöneltiliyor.
Bu kapsamda ilk operasyon 13 Ağustos sabahı yapıldı. Ankara merkezli 17 şehirde belirlenen adreslere eş zamanlı polis baskınları gerçekleşti.
Emniyet güçleri aralarında Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliyi gözaltına aldı.
MAHKEMEDEN KAYYUM KARARISoruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemelerinin dikkate alındığı belirtilirken, örgütle bağlantılı olduğu ifade edilen 33 şirkete kayyum atanmasına karar verildi.
Kayyum atanan şirketler arasında yurt genelinde 40'tan fazla mağazası ve 500'den fazla çalışanı olduğu belirtilen Ayakkabı Dünyası isimli şirket de yer aldı.
İÇİŞLERİ BAKANI ÇİFTÇİ: OPERASYON ÖRGÜTÜN SUÇ KAYNAKLARINA YÖNELİKOperasyonun gerçekletiği 13 Ağustos günü NTV canlı yayınına katılan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kuriş'in 2016 yılında Süleymancılar olarak bilinen akımın başına geçtiğine işaret etti.
"Kuriş'in akımın başına geçmesiyle birlikte faaliyetler daha gizlilik içerisinde büyümeye başladı." diyen Bakan Çiftçi, örgütün Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez inşa ettirdiğini aktardı.
Bakan Çiftçi, bu merkez tamamlandığında faaliyetlerin tamamının oraya aktarılacağının tespit ediliği bilgisini verdi.
Çiftçi, operasyonun örgütün suç kaynaklarına yönelik gerçekleştiğinin altını çizdi.
ADALET BAKANI GÜRLEK: MALİ YAPIYA YÖNELİK BİR OPERASYONAdalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmaya ilişkin ilk açıklamasını operasyonun gerçekleştiği 13 Ağustos günü yaptı.
Trabzon'da konuşan Bakan Gürlek, "Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu, tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon." dedi.
Gürlek, operasyonun uzun süreden beri takip edilen ve üzerinde çalışılan bir dosya olduğunu söyledi.
KURİŞ GİZLİ BÖLMEDE YAKALANDIKuriş ve beraberindeki 38 şüphelinin gözaltına alındığı anlara ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı.
Buna göre Kuriş, operasyon sabahı evinde bulunamadı. Ekipler, Kuriş'in telefonunu da evde bıraktığını tespit eti.
Başka bir adrese gittiği belirlenen Kuriş arama yapılan ikinci bir evdeki gizli bölmede yakalandı.
MASAK RAPORU ORTAYA ÇIKTI: 66 MİLYAR LİRAYI AŞAN PARA TRAFİĞİAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporu ortaya çıktı.
168 sayfadan oluşan raporda, örgüte bağlı olduğu değerlendirilen şirketlerde 66 milyar lirayı aşan para trafiği tespitine yer verildi.
Raporda tek bir şirketten 8 milyar liralık para çıkışı kaydı dikkat çekti.
Aynı zamanda yüksek nakit girişlerinin kaynağının açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
MASAK raporundaki bir diğer ayrıntı ise şirketler arası para trafiğindeki yoğun bağlantı tespitiydi.
Raporda, "Kaynağından şüphe duyulan finansal işlemlerin organize bir çalışma sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde şüphe oluştuğu." değerlendirmesine yer verildi.
İSTANBUL'DA YENİ OPERASYON: PARÇALANMIŞ EVRAKLAR BULUNDUAlihan Kuriş soruşturmasında son operasyon dün gerçekleşti.
Emniyet güçleri 15 Ağustos günü bir ihbar üzerine İstanbul Ümraniye'deki adrese baskın yaptı.
Adreste gerçekleştirilen aramada, imha edilmek amacıyla parçalandığı belirlenen evraklar bulundu.
Büyük çöp torbaları içinde ince halde parçalanmış evraklara el konuldu.
32 ŞÜPHELİ TUTUKLANDIKuriş soruşturmasında perşembe sabahı gözaltına alınan şüpheliler 16 Ağustos sabahı adliyeye sevk edildi.
Mahkeme aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliden 32'sini tutukladı. Altı şüpheli hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
Tutuklanmasına karar verilen isimler şöyle: Alihan Kuriş, Fahri Candemir, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar, Şeref Toprak, Mehmet Hilmi Molla, Nezih Murat Büyükgöze, Metin Güer, Hilmi Şenol, Süleyman Hilmi Dinç, Yunus Aslan, Muharrem Hilmi Akbulut, Mehmet Aksu, Muhammed Dağ, Mehmet Bozpınar, Mehmet Akbacakoğlu, Ahmet Şimşek, Abdulkerim Emrah, İsa Çardak, Cevat Bağcı, Zeki Altınel, Hüseyin Türker, Mehmet Kurban, Mehmet Tekin, Mustafa Gökduman, Hamza Deniz, Kazım Per, Ahmet Uğur Pakcan, Rıdvan Erdal, Zübeyr Özcan, Hayrullah Uusl, Muhammet Karaköse.
Ev hapsine çarptırılan isimler: Yusuf Büyükgöze, Ahmet Gökcen, Ömer Yılmaz, Ahmet Efe, Selman Süleyman Keşkekçi, İsmail Hakkı Akgün.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ilk MASAK raporunda, şüphelilerle bağlantılı şirketler aracılığıyla ve yurt içi ve yurt dışına gerçekleştirilen para transferleri dikkati çekti.
Buna göre, 168 sayfalık raporda, Güleryüz Kuyumculuk'un 66,2 milyar lirayı aşan bankacılık işlem hacmi ve 26,2 milyar liralık nakit yatırma işlemleri, İstanbul Hisar Turizm'den 8 milyar lirayı aşan para çıkışı, 1 milyar 358 milyon lira sermayeli İstanbul Hisar Sağlık Yatırım'ın yalnızca 34 bin liralık banka hareketi, yurt dışından gelen milyonlarca doların kısa süre içinde nakit çekilmesi veya başka şirketlere aktarılması ve şirketler arasındaki yüksek tutarlı çift yönlü para trafiği tespit edildi.
Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv AŞ'nin 2017-2026 dönemine ait bankacılık işlem hacmi...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ilk MASAK raporunda, şüphelilerle bağlantılı şirketler aracılığıyla ve yurt içi ve yurt dışına gerçekleştirilen para transferleri dikkati çekti.
Buna göre, 168 sayfalık raporda, Güleryüz Kuyumculuk'un 66,2 milyar lirayı aşan bankacılık işlem hacmi ve 26,2 milyar liralık nakit yatırma işlemleri, İstanbul Hisar Turizm'den 8 milyar lirayı aşan para çıkışı, 1 milyar 358 milyon lira sermayeli İstanbul Hisar Sağlık Yatırım'ın yalnızca 34 bin liralık banka hareketi, yurt dışından gelen milyonlarca doların kısa süre içinde nakit çekilmesi veya başka şirketlere aktarılması ve şirketler arasındaki yüksek tutarlı çift yönlü para trafiği tespit edildi.
Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv AŞ'nin 2017-2026 dönemine ait bankacılık işlem hacmi...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ilk MASAK raporunda, şüphelilerle bağlantılı şirketler aracılığıyla ve yurt içi ve yurt dışına gerçekleştirilen para transferleri dikkati çekti.
Buna göre, 168 sayfalık raporda, Güleryüz Kuyumculuk'un 66,2 milyar lirayı aşan bankacılık işlem hacmi ve 26,2 milyar liralık nakit yatırma işlemleri, İstanbul Hisar Turizm'den 8 milyar lirayı aşan para çıkışı, 1 milyar 358 milyon lira sermayeli İstanbul Hisar Sağlık Yatırım'ın yalnızca 34 bin liralık banka hareketi, yurt dışından gelen milyonlarca doların kısa süre içinde nakit çekilmesi veya başka şirketlere aktarılması ve şirketler arasındaki yüksek tutarlı çift yönlü para trafiği tespit edildi.
Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv AŞ'nin 2017-2026 dönemine ait bankacılık işlem hacmi MASAK tablosunda 66 milyar 211 milyon lira olarak hesaplandı. Aynı dönemde 17,26 milyar lira para girişi, 18,32 milyar lira para çıkışı kaydedilirken, şirket hesaplarına yatırılan nakit toplamı 26 milyar 213 milyon lira, nakit çekim toplamı ise 4 milyar 415 milyon lira oldu.
Rapora göre, 2023'te 2 milyar 89 milyon lira nakit yatırma ve 1 milyar 556 milyon lira nakit çekme, 2024'te ise 1 milyar 417 milyon lira nakit yatırma ve 826 milyon lira nakit çekme işlemi kaydedildi.
TEK BİR ŞİRKETTEN 8 MİLYAR LİRAYI AŞAN PARA ÇIKIŞI
Raporda, İstanbul Hisar Turizm ve Ticaret AŞ'nin yabancı ülke bağlantılı para hareketleri de yer aldı.
Şirketin 1 milyon lira ve üzerindeki yabancı ülke bağlantılı işlemlerine göre yalnızca Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı para çıkışlarının yaklaşık 8 milyar lira olarak kayıtlara geçti.
Suudi Arabistan bağlantılı işlemlerde 4 milyar 863 milyon 884 bin 701 lira para çıkışı, buna karşılık 189 milyon 358 bin lira para girişi kaydedildi. Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı para çıkışı ise 3 milyar 163 milyon 164 bin 102 lira olurken, bu ülkeden yaklaşık 18 milyon lira giriş tespit edildi.
İsrail, Özbekistan, Hindistan, ABD, Kazakistan, Fas ve İspanya'nın yanı sıra İngiltere, Ürdün, Bosna Hersek, Sri Lanka, Endonezya, Almanya, Arnavutluk ve başka ülkelerdeki hesaplara da para çıkışları yapıldığı MASAK raporunda yer aldı.
Rapora göre, 18 Kasım 2025'te kurulan ve sermayesi 1 milyar 358 milyon 236 bin 351 lira olan İstanbul Hisar Sağlık Yatırım ve Turizm Ticaret AŞ'nin, MASAK'ın bankacılık kayıtlarında görülen toplam işlem hacmi yalnızca 34 bin 176 lira seviyesinde kaldı. Şirketin brüt ve net satışları sıfır görünürken, herhangi bir mal alış-satış kaydının da bulunmadığı tespit edildi.
Şirket sermayesinin büyük bölümünün "bağlı ortaklıklar" hesabının finansmanında kullanıldığı, ancak VEDOP ve GİB kayıtlarından şirketin ortak olduğu şirkete ulaşılamadığı belirtildi. Çok yüksek sermayeye rağmen aktif ticari hayatının bulunmadığı tespit edilen şirket için MASAK raporunda, bu durumun "oldukça dikkat çekici" olduğu ifade edildi.
DUBAİ'DEN GELEN MİLYON DOLARLAR NAKİT ÇEKİLDİ
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin MASAK raporunda, Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ'nin hesaplarına yurt dışından gelen yüksek tutarlı döviz hareketleri de yansıdı.
Buna göre, Temmuz 2018'de FIDATO General Trading'den birer gün arayla önce 2,5 milyon dolar, ardından 2,6 milyon dolar para geldi. Ertesi gün ise hesaptan 2,6 milyon dolar, 1 milyon 183 bin 550 dolar ve 1 milyon 316 bin 450 dolar tutarında nakit çekim yapıldı.
Hesaba, "Shanghai Omega FZE" kaynaklı 12 Ocak 2017'de ise 2 milyon 365 bin dolar giriş oldu, ertesi gün buna yakın tutarda nakit çekim gerçekleştirildi. 26 Eylül 2019'da ise FIDATO'dan 2 milyon 250 bin dolar geldi, dört gün sonra İstanbul Hisar Turizm'e 1 milyon 800 bin dolar, Çamlıca Basım Yayın'a ise 450 bin dolar transfer yapıldı.
Bu şirketin hesabına 15 Kasım 2022'de, "Nurettin Kaya teslimatı olarak nakit yatırılan" açıklamasıyla 989 bin 800 dolar karşılığı 18 milyon 392 bin lira yatırıldı. Bir gün sonra bir enerji şirketine "GES için panel alımı ön ödemesi" açıklamasıyla gönderildi. 7 Kasım 2023'te de yatırılan yaklaşık 1 milyon dolar, aynı enerji şirketine aktarıldı.
"YÜKSEK NAKİT GİRİŞLERİNİN KAYNAĞININ AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASI GEREKİR''
İstanbul Hisar Turizm'in hesaplarında da 2017-2024 döneminde çok sayıda yüksek tutarlı nakit yatırma işlemi gerçekleşti. Bazı dolar cinsi nakit girişlerinde "ortak İrfan Yılmaz adına yatırılan" ve "Ortak İrfan Yılmaz teslimatı olarak nakit yatırılan" açıklamalarına yer verildi. 25 Haziran 2024'te 2 milyon dolar, 31 Temmuz 2024'te 1,2 milyon dolar, 4 Ocak 2024'te 1 milyon dolar, Aralık 2023'te ise farklı tarihlerde iki ayrı 1 milyon dolarlık nakit yatırma işlemi kayıtlara girdi.
Raporda, Hisar Sağlık Hizmetleri Eğitim-Araştırma ve Tıbbi Cihazlar AŞ'nin hesaplarındaki milyarlarca liralık nakit hareketlerinde ise "Abdullah Özcan Yavuz teslimatı", "Abdullah Özcan Yavuz tarafından yatırılan" ve "Abdullah Özcan Yavuz adına Kasım Arınç tarafından yatırılan" açıklamalarının kullanıldığı görüldü.
Raporda, "özellikle 2024'te ortaya çıkan yüksek nakit girişlerinin kaynağının açıklığa kavuşturulması gerektiğine" işaret edildi.
MASAK kayıtlarında, Ümran Eğitim AŞ'nin 2017-2026 döneminde 1 milyar lirayı aşan para girişi ve yüz milyonlarca liralık para çıkışı bulunduğu görüldü.
Raporda hesaba yatırılan nakitlerin veya dernek ve vakıflardan gelen paraların ardından aynı gün ya da takip eden günlerde başka şirketlere transferlerinin yapıldığı ifade edildi.
"KURBAN PARASI" TRAFİĞİ
MASAK raporunda, 1 Haziran 2026'da Mehmet Toktaş'a 9 milyon 300 bin liranın "46 Büyükbaş Kurbanlık Ödemesi" açıklamasıyla gönderildiği, ertesi gün aynı paranın Ümran Eğitim hesabına "yanlış para transferi" notuyla iade edildiği, ardından Ahmet Seven'e aynı miktarda paranın "Müstahsil 46 Büyükbaş Kurban Ödemesi" açıklamasıyla gönderildiği tespitine yer verildi.
Ayrıca, aynı günlerde şirket hesabına milyonlarca liralık peş peşe nakit girişleri ve farklı kişilere yüksek tutarlı para çıkışları kaydedildi.
KURAN OKUTMA VAKFININ 567 MİLYONLUK İŞLEM HACMİ VAR
MASAK raporuna göre, soruşturmayla bağlantılı Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı'nın 2017-2026 dönemindeki bankacılık işlem hacmi yaklaşık 567 milyon lira olarak kayıtlara geçti.
Rapora göre, vakıf hesaplarına gelen paralar, nakit yatırılan tutarlar ve "bağış" açıklamalı para girişleri, daha sonra çeşitli şirketlere yüksek tutarlı transferlerle gönderildi.
Bu kapsamda vakıftan Ümran Eğitime 142 işlemde yaklaşık 52,1 milyon lira, Yavuzlar Grup İnşaat'a ise 83 işlemde yaklaşık 38,9 milyon lira gönderildi.
ŞİRKETLER ARASI PARA TRAFİĞİNDE ‘’YOĞUN BAĞLANTI'' TESPİTİ
MASAK raporunda, Ümran Eğitim, Akdeniz Toros, Çamlıca Basım Yayın, İstanbul Hisar Turizm, Hisar Sağlık ve Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı başta olmak üzere raporda adı geçen kuruluşların arasında hem banka transferleri hem de mal alış-satış kayıtları bakımından yoğun bağlantıların bulunduğu tespitine yer verildi.
Raporda ayrıca, incelenen şirketlerin önemli bölümünde özellikle 2020 sonrasında, daha belirgin biçimde ise 2022'den itibaren finansal işlem hacimleriyle mal alış-satış tutarlarında ciddi artış yaşandığını bildirildi.
Şirketlerin ödeme kuruluşlarından para alması, yüksek nakit sirkülasyonu, ortaklar tarafından yapılan kaynağı izaha muhtaç nakit girişleri ve bu paraların kısa süre içerisinde başka şirketlere aktarılması raporun dikkat çektiği ortak özellikler arasında yer aldı.
MASAK raporunda, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" ile ilişkili şirket ve kuruluşlara ilişkin incelemede, "kaynağından şüphe duyulan finansal işlemlerin organize bir çalışma sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde şüphe oluştuğu" değerlendirmesine yer verildi.
13 AĞUSTOS'TA GÖZALTI KARARI VERİLDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 13 Ağustos'ta "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, 33'ü yakalanmıştı.
Başsavcılık, soruşturmanın "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "vergi usul kanununa muhalefet" suçlarından yürütüldüğünü bildirmişti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ilk MASAK raporunda, şüphelilerle bağlantılı şirketler aracılığıyla ve yurt içi ve yurt dışına gerçekleştirilen para transferleri dikkati çekti.
Buna göre, 168 sayfalık raporda, Güleryüz Kuyumculuk'un 66,2 milyar lirayı aşan bankacılık işlem hacmi ve 26,2 milyar liralık nakit yatırma işlemleri, İstanbul Hisar Turizm'den 8 milyar lirayı aşan para çıkışı, 1 milyar 358 milyon lira sermayeli İstanbul Hisar Sağlık Yatırım'ın yalnızca 34 bin liralık banka hareketi, yurt dışından gelen milyonlarca doların kısa süre içinde nakit çekilmesi veya başka şirketlere aktarılması ve şirketler arasındaki yüksek tutarlı çift yönlü para trafiği tespit edildi.
Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv AŞ'nin 2017-2026 dönemine ait bankacılık işlem hacmi MASAK tablosunda 66 milyar 211 milyon lira olarak hesaplandı. Aynı dönemde 17,26 milyar lira para girişi, 18,32 milyar lira para çıkışı kaydedilirken, şirket hesaplarına yatırılan nakit toplamı 26 milyar 213 milyon lira, nakit çekim toplamı ise 4 milyar 415 milyon lira oldu.
Rapora göre, 2023'te 2 milyar 89 milyon lira nakit yatırma ve 1 milyar 556 milyon lira nakit çekme, 2024'te ise 1 milyar 417 milyon lira nakit yatırma ve 826 milyon lira nakit çekme işlemi kaydedildi.
TEK BİR ŞİRKETTEN 8 MİLYAR LİRAYI AŞAN PARA ÇIKIŞI
Raporda, İstanbul Hisar Turizm ve Ticaret AŞ'nin yabancı ülke bağlantılı para hareketleri de yer aldı.
Şirketin 1 milyon lira ve üzerindeki yabancı ülke bağlantılı işlemlerine göre yalnızca Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı para çıkışlarının yaklaşık 8 milyar lira olarak kayıtlara geçti.
Suudi Arabistan bağlantılı işlemlerde 4 milyar 863 milyon 884 bin 701 lira para çıkışı, buna karşılık 189 milyon 358 bin lira para girişi kaydedildi. Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı para çıkışı ise 3 milyar 163 milyon 164 bin 102 lira olurken, bu ülkeden yaklaşık 18 milyon lira giriş tespit edildi.
İsrail, Özbekistan, Hindistan, ABD, Kazakistan, Fas ve İspanya'nın yanı sıra İngiltere, Ürdün, Bosna Hersek, Sri Lanka, Endonezya, Almanya, Arnavutluk ve başka ülkelerdeki hesaplara da para çıkışları yapıldığı MASAK raporunda yer aldı.
Rapora göre, 18 Kasım 2025'te kurulan ve sermayesi 1 milyar 358 milyon 236 bin 351 lira olan İstanbul Hisar Sağlık Yatırım ve Turizm Ticaret AŞ'nin, MASAK'ın bankacılık kayıtlarında görülen toplam işlem hacmi yalnızca 34 bin 176 lira seviyesinde kaldı. Şirketin brüt ve net satışları sıfır görünürken, herhangi bir mal alış-satış kaydının da bulunmadığı tespit edildi.
Şirket sermayesinin büyük bölümünün "bağlı ortaklıklar" hesabının finansmanında kullanıldığı, ancak VEDOP ve GİB kayıtlarından şirketin ortak olduğu şirkete ulaşılamadığı belirtildi. Çok yüksek sermayeye rağmen aktif ticari hayatının bulunmadığı tespit edilen şirket için MASAK raporunda, bu durumun "oldukça dikkat çekici" olduğu ifade edildi.
DUBAİ'DEN GELEN MİLYON DOLARLAR NAKİT ÇEKİLDİ
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin MASAK raporunda, Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ'nin hesaplarına yurt dışından gelen yüksek tutarlı döviz hareketleri de yansıdı.
Buna göre, Temmuz 2018'de FIDATO General Trading'den birer gün arayla önce 2,5 milyon dolar, ardından 2,6 milyon dolar para geldi. Ertesi gün ise hesaptan 2,6 milyon dolar, 1 milyon 183 bin 550 dolar ve 1 milyon 316 bin 450 dolar tutarında nakit çekim yapıldı.
Hesaba, "Shanghai Omega FZE" kaynaklı 12 Ocak 2017'de ise 2 milyon 365 bin dolar giriş oldu, ertesi gün buna yakın tutarda nakit çekim gerçekleştirildi. 26 Eylül 2019'da ise FIDATO'dan 2 milyon 250 bin dolar geldi, dört gün sonra İstanbul Hisar Turizm'e 1 milyon 800 bin dolar, Çamlıca Basım Yayın'a ise 450 bin dolar transfer yapıldı.
Bu şirketin hesabına 15 Kasım 2022'de, "Nurettin Kaya teslimatı olarak nakit yatırılan" açıklamasıyla 989 bin 800 dolar karşılığı 18 milyon 392 bin lira yatırıldı. Bir gün sonra bir enerji şirketine "GES için panel alımı ön ödemesi" açıklamasıyla gönderildi. 7 Kasım 2023'te de yatırılan yaklaşık 1 milyon dolar, aynı enerji şirketine aktarıldı.
İstanbul Hisar Turizm'in hesaplarında da 2017-2024 döneminde çok sayıda yüksek tutarlı nakit yatırma işlemi gerçekleşti. Bazı dolar cinsi nakit girişlerinde "ortak İrfan Yılmaz adına yatırılan" ve "Ortak İrfan Yılmaz teslimatı olarak nakit yatırılan" açıklamalarına yer verildi. 25 Haziran 2024'te 2 milyon dolar, 31 Temmuz 2024'te 1,2 milyon dolar, 4 Ocak 2024'te 1 milyon dolar, Aralık 2023'te ise farklı tarihlerde iki ayrı 1 milyon dolarlık nakit yatırma işlemi kayıtlara girdi.
Raporda, Hisar Sağlık Hizmetleri Eğitim-Araştırma ve Tıbbi Cihazlar AŞ'nin hesaplarındaki milyarlarca liralık nakit hareketlerinde ise "Abdullah Özcan Yavuz teslimatı", "Abdullah Özcan Yavuz tarafından yatırılan" ve "Abdullah Özcan Yavuz adına Kasım Arınç tarafından yatırılan" açıklamalarının kullanıldığı görüldü.
Raporda, "özellikle 2024'te ortaya çıkan yüksek nakit girişlerinin kaynağının açıklığa kavuşturulması gerektiğine" işaret edildi.
MASAK kayıtlarında, Ümran Eğitim AŞ'nin 2017-2026 döneminde 1 milyar lirayı aşan para girişi ve yüz milyonlarca liralık para çıkışı bulunduğu görüldü.
Raporda hesaba yatırılan nakitlerin veya dernek ve vakıflardan gelen paraların ardından aynı gün ya da takip eden günlerde başka şirketlere transferlerinin yapıldığı ifade edildi.
"KURBAN PARASI" TRAFİĞİ
MASAK raporunda, 1 Haziran 2026'da Mehmet Toktaş'a 9 milyon 300 bin liranın "46 Büyükbaş Kurbanlık Ödemesi" açıklamasıyla gönderildiği, ertesi gün aynı paranın Ümran Eğitim hesabına "yanlış para transferi" notuyla iade edildiği, ardından Ahmet Seven'e aynı miktarda paranın "Müstahsil 46 Büyükbaş Kurban Ödemesi" açıklamasıyla gönderildiği tespitine yer verildi.
Ayrıca, aynı günlerde şirket hesabına milyonlarca liralık peş peşe nakit girişleri ve farklı kişilere yüksek tutarlı para çıkışları kaydedildi.
KURAN OKUTMA VAKFININ 567 MİLYONLUK İŞLEM HACMİ VAR
MASAK raporuna göre, soruşturmayla bağlantılı Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı'nın 2017-2026 dönemindeki bankacılık işlem hacmi yaklaşık 567 milyon lira olarak kayıtlara geçti.
Rapora göre, vakıf hesaplarına gelen paralar, nakit yatırılan tutarlar ve "bağış" açıklamalı para girişleri, daha sonra çeşitli şirketlere yüksek tutarlı transferlerle gönderildi.
Bu kapsamda vakıftan Ümran Eğitime 142 işlemde yaklaşık 52,1 milyon lira, Yavuzlar Grup İnşaat'a ise 83 işlemde yaklaşık 38,9 milyon lira gönderildi.
ŞİRKETLER ARASI PARA TRAFİĞİNDE ‘’YOĞUN BAĞLANTI'' TESPİTİ
MASAK raporunda, Ümran Eğitim, Akdeniz Toros, Çamlıca Basım Yayın, İstanbul Hisar Turizm, Hisar Sağlık ve Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı başta olmak üzere raporda adı geçen kuruluşların arasında hem banka transferleri hem de mal alış-satış kayıtları bakımından yoğun bağlantıların bulunduğu tespitine yer verildi.
Raporda ayrıca, incelenen şirketlerin önemli bölümünde özellikle 2020 sonrasında, daha belirgin biçimde ise 2022'den itibaren finansal işlem hacimleriyle mal alış-satış tutarlarında ciddi artış yaşandığını bildirildi.
Şirketlerin ödeme kuruluşlarından para alması, yüksek nakit sirkülasyonu, ortaklar tarafından yapılan kaynağı izaha muhtaç nakit girişleri ve bu paraların kısa süre içerisinde başka şirketlere aktarılması raporun dikkat çektiği ortak özellikler arasında yer aldı.
MASAK raporunda, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" ile ilişkili şirket ve kuruluşlara ilişkin incelemede, "kaynağından şüphe duyulan finansal işlemlerin organize bir çalışma sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde şüphe oluştuğu" değerlendirmesine yer verildi.
13 AĞUSTOS'TA GÖZALTI KARARI VERİLDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 13 Ağustos'ta "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, 33'ü yakalanmıştı.
Başsavcılık, soruşturmanın "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "vergi usul kanununa muhalefet" suçlarından yürütüldüğünü bildirmişti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada liderliğini Alihan Kuriş'in üstlendiği Kuriş suç örgütüne yönelik dün operasyon gerçekleştirildi.
Ankara merkezli 17 ilde yürütülen operasyonda 123 adreste arama ve el koym...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada liderliğini Alihan Kuriş'in üstlendiği Kuriş suç örgütüne yönelik dün operasyon gerçekleştirildi.
Ankara merkezli 17 ilde yürütülen operasyonda 123 adreste arama ve el koym...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada liderliğini Alihan Kuriş'in üstlendiği Kuriş suç örgütüne yönelik dün operasyon gerçekleştirildi.
Ankara merkezli 17 ilde yürütülen operasyonda 123 adreste arama ve el koyma tedbirleri uygulanırken aralarında Alihan Kuriş'in de olduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
ALİHAN KURİŞ NASIL YAKALANDI?NTV muhabiri Öykü Tüccar, NTV canlı yayınında suçlamalara ilişkin bilgi verdi. Tüccar, Alican Kuriş'in yakalandığı operasyona ilişkin de şu bilgileri aktardı:
“Sabah 05.00'de operasyon gerçekleştirildi. Operasyon yapılan adreslerden biri de Kuriş'in ikametgahıydı ancak burada ele yakalanamadı. Ekipler, Kuriş'in telefonunu evde bıraktığını tespit etti ve şüphelinin başka bir adrese geçtiğini tespit etti. Bu adrese düzenlenen operasyonda ekipler, Kuriş'e rastlamadı. Fakat yapılan ikinci aramada evde gizli bölme olduğu belirlendi. Kuriş de bu bölgede saklanırken yakalandı.”
SUÇLAMALAR NELER?Dosyanın ana odağının “örgütlü mali suçlar” olduğu ifade ediliyor.
Şüphelilere “yolsuzluk”, “kara para aklama”, “yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma” ve “milyarlarca liralık ticari hacme ilişkin usulsüzlük yapma” suçlamaları yöneltildiği öğrenildi.
MASAK RAPORUNDAN AYRINTILARMali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analizlerin de incelemeye alındığı öğrenildi.
Dosyadaki iddialara göre, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor.
Söz konusu rakamın ve para transferlerinin suçtan elde edilen gelirle bağlantısının, yürütülecek mali ve adli incelemeler sonucunda kesinlik kazanacağı belirtiliyor.
Yurt dışı kaynaklı para transferlerinin de mercek altına alındığı, para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamında araştırıldığı ifade ediliyor.
2020 YILINDAN SONRA ARTIŞ2020'den sonra finansal işlemlerinin belirgin şekilde arttığı belirtiliyor. Bazışirketlerinsermaye dışında herhangi bir kaynağının bulunmadığı, bu şirketlerin aktif olarak ticaret yapmadığı da MASAK raporunda yer aldı.
Ortaklar tarafından şirketlere izahata muhtaç yüksek miktarda nakit girişi gerçekleştirdiği belirtildi.
Son olarak İsrail bağlantılı hareketlere dair iddialar da inceleniyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada liderliğini Alihan Kuriş'in üstlendiği Kuriş suç örgütüne yönelik dün operasyon gerçekleştirildi.
Ankara merkezli 17 ilde yürütülen operasyonda 123 adreste arama ve el koyma tedbirleri uygulanırken aralarında Alihan Kuriş'in de olduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
ALİHAN KURİŞ NASIL YAKALANDI?NTV muhabiri Öykü Tüccar, NTV canlı yayınında suçlamalara ilişkin bilgi verdi. Tüccar, Alican Kuriş'in yakalandığı operasyona ilişkin de şu bilgileri aktardı:
“Sabah 05.00'de operasyon gerçekleştirildi. Operasyon yapılan adreslerden biri de Kuriş'in ikametgahıydı ancak burada ele yakalanamadı. Ekipler, Kuriş'in telefonunu evde bıraktığını tespit etti ve şüphelinin başka bir adrese geçtiğini tespit etti. Bu adrese düzenlenen operasyonda ekipler, Kuriş'e rastlamadı. Fakat yapılan ikinci aramada evde gizli bölme olduğu belirlendi. Kuriş de bu bölgede saklanırken yakalandı.”
SUÇLAMALAR NELER?Dosyanın ana odağının “örgütlü mali suçlar” olduğu ifade ediliyor.
Şüphelilere “yolsuzluk”, “kara para aklama”, “yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma” ve “milyarlarca liralık ticari hacme ilişkin usulsüzlük yapma” suçlamaları yöneltildiği öğrenildi.
MASAK RAPORUNDAN AYRINTILARMali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analizlerin de incelemeye alındığı öğrenildi.
Dosyadaki iddialara göre, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor.
Söz konusu rakamın ve para transferlerinin suçtan elde edilen gelirle bağlantısının, yürütülecek mali ve adli incelemeler sonucunda kesinlik kazanacağı belirtiliyor.
Yurt dışı kaynaklı para transferlerinin de mercek altına alındığı, para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamında araştırıldığı ifade ediliyor.
2020 YILINDAN SONRA ARTIŞ2020'den sonra finansal işlemlerinin belirgin şekilde arttığı belirtiliyor. Bazışirketlerinsermaye dışında herhangi bir kaynağının bulunmadığı, bu şirketlerin aktif olarak ticaret yapmadığı da MASAK raporunda yer aldı.
Ortaklar tarafından şirketlere izahata muhtaç yüksek miktarda nakit girişi gerçekleştirdiği belirtildi.
Son olarak İsrail bağlantılı hareketlere dair iddialar da inceleniyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından "Terörsüz Türkiye" temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda konuştu.
Kurtulmuş, çatışma çözümleri uygulamalarında hep bir üçüncü gözün bulunduğunun altını çizerek, "Bir tarafta örgüt, bir tarafta devlet, bir de başka bir...
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından "Terörsüz Türkiye" temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda konuştu.
Kurtulmuş, çatışma çözümleri uygulamalarında hep bir üçüncü gözün bulunduğunun altını çizerek, "Bir tarafta örgüt, bir tarafta devlet, bir de başka bir...
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından "Terörsüz Türkiye" temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda konuştu.
Kurtulmuş, çatışma çözümleri uygulamalarında hep bir üçüncü gözün bulunduğunun altını çizerek, "Bir tarafta örgüt, bir tarafta devlet, bir de başka bir devlet ya da başka bir uluslararası kuruluş üçüncü göz olarak süreci kontrol eder. Bizim örneğimizde üçüncü göz yoktur. Üçüncü göz de birinci göz de bizatihi milletin kendisidir ve milletin temsilcileridir. Ümit ediyorum, aradan yıllar geçtikten sonra Türkiye'deki bu çaba, bütün uluslararası ilişkiler okullarında, kamu yönetimiyle ilgili üniversitelerde çatışma çözümlerinin halledilmesi bakımından bir ders olarak okutulacaktır. Onun için diyoruz ki bu model, Türkiye modelidir." diye konuştu.
KURTULMUŞ: YASANIN ÜÇ SİGORTASI VAR
"Başından itibaren şunu söyleyeyim. Bu asla bir partinin ya da iktidarın meselesi değil, bu Türkiye'nin meselesidir, bütün partilerin meselesidir. Eğer bir başarı olacaksa buna güç, kuvvet, destek veren herkesin başarısı olacaktır." diyen Kurtulmuş, geçen hafta Meclis'ten geçen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un üç sigortasının bulunduğunu söyledi.
Kurtulmuş, "Herhalde dünyada hiçbir çatışma çözümünde bir devlet, işini yaparken kendisini bu kadar garantiye almamıştır. Üç sigorta var. Hiçbirisinin atlanması mümkün değil. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil." dedi.
SİLAH BIRAKMAYAN YASADAN YARARLANAMAYACAK
Yasanın geçici olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, PKK, PYD ve KCK haricindeki örgütlerin düzenlemeden yararlanamayacağını belirtti.
Kurtulmuş, yasanın yürürlüğe girdiğinin tespit edilmesinin ardından altı aylık süre verileceğini belirterek, bu süre içinde silahlarını bırakan ve örgütsel faaliyetlerinden vazgeçen örgüt mensuplarının düzenlemeden yararlanabileceğini söyledi.
“İMRALI DAHİL ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER YARARLANAMAZ”
Kurtulmuş, "Bir başka soru çok sık soruluyor. Yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin, bu haliyle yasadan yararlanması mümkün değildir." diye konuştu.
“BU YASAYLA HER ŞEY BİTECEK DEĞİL”
Kurtulmuş, Türkiye'nin terör nedeniyle büyük ekonomik ve insani kayıplar yaşadığını belirterek, yasanın tek başına bütün sorunları çözmeyeceğini söyledi.
"Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir." diyen Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun sürecin kapısını araladığını, çıkarılan yasanın ise bu kapıyı sonuna kadar açtığını belirtti.
“NE AYRILIKÇI NE DE AYRIMCI SÖZE YER VAR”
Kurtulmuş, Türkiye'de terör ve ayrılık söylemlerinin geride kalacağını belirterek, "Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur." dedi.
Kardeşlik ve toplumsal bütünleşme vurgusu yapan Kurtulmuş, insanların ötekileştirilmesine ve ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesine karşı olduklarını söyledi.
“BÜTÜN ŞARTLAR ÜST ÜSTE GELDİ”
Gelecek dönemde sürecin tamamlanmasının önemine işaret eden Kurtulmuş, "Bütün şartlar üst üste geldi, çok şükür bu noktaya kadar geldi. Bunun kıymetini bilmek lazım." dedi.
Kurtulmuş, sürece karşı içeride ve dışarıda girişimlerde bulunabilecek odakların bulunduğunu savunarak, "467 oyla yasanın kabul edildiği günün akşamı kim bilir hangi ülkedeki, hangi enstitüde masaların üstüne haritalar konuldu ve yeniden bir ayrılık senaryosu nasıl yazılır, bunların çalışmaları başladı. Buna fırsat vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından "Terörsüz Türkiye" temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda konuştu.
Kurtulmuş, çatışma çözümleri uygulamalarında hep bir üçüncü gözün bulunduğunun altını çizerek, "Bir tarafta örgüt, bir tarafta devlet, bir de başka bir devlet ya da başka bir uluslararası kuruluş üçüncü göz olarak süreci kontrol eder. Bizim örneğimizde üçüncü göz yoktur. Üçüncü göz de birinci göz de bizatihi milletin kendisidir ve milletin temsilcileridir. Ümit ediyorum, aradan yıllar geçtikten sonra Türkiye'deki bu çaba, bütün uluslararası ilişkiler okullarında, kamu yönetimiyle ilgili üniversitelerde çatışma çözümlerinin halledilmesi bakımından bir ders olarak okutulacaktır. Onun için diyoruz ki bu model, Türkiye modelidir." diye konuştu.
KURTULMUŞ: YASANIN ÜÇ SİGORTASI VAR
"Başından itibaren şunu söyleyeyim. Bu asla bir partinin ya da iktidarın meselesi değil, bu Türkiye'nin meselesidir, bütün partilerin meselesidir. Eğer bir başarı olacaksa buna güç, kuvvet, destek veren herkesin başarısı olacaktır." diyen Kurtulmuş, geçen hafta Meclis'ten geçen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un üç sigortasının bulunduğunu söyledi.
Kurtulmuş, "Herhalde dünyada hiçbir çatışma çözümünde bir devlet, işini yaparken kendisini bu kadar garantiye almamıştır. Üç sigorta var. Hiçbirisinin atlanması mümkün değil. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil." dedi.
SİLAH BIRAKMAYAN YASADAN YARARLANAMAYACAK
Yasanın geçici olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, PKK, PYD ve KCK haricindeki örgütlerin düzenlemeden yararlanamayacağını belirtti.
Kurtulmuş, yasanın yürürlüğe girdiğinin tespit edilmesinin ardından altı aylık süre verileceğini belirterek, bu süre içinde silahlarını bırakan ve örgütsel faaliyetlerinden vazgeçen örgüt mensuplarının düzenlemeden yararlanabileceğini söyledi.
“İMRALI DAHİL ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER YARARLANAMAZ”
Kurtulmuş, "Bir başka soru çok sık soruluyor. Yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin, bu haliyle yasadan yararlanması mümkün değildir." diye konuştu.
“BU YASAYLA HER ŞEY BİTECEK DEĞİL”
Kurtulmuş, Türkiye'nin terör nedeniyle büyük ekonomik ve insani kayıplar yaşadığını belirterek, yasanın tek başına bütün sorunları çözmeyeceğini söyledi.
"Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir." diyen Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun sürecin kapısını araladığını, çıkarılan yasanın ise bu kapıyı sonuna kadar açtığını belirtti.
“NE AYRILIKÇI NE DE AYRIMCI SÖZE YER VAR”
Kurtulmuş, Türkiye'de terör ve ayrılık söylemlerinin geride kalacağını belirterek, "Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur." dedi.
Kardeşlik ve toplumsal bütünleşme vurgusu yapan Kurtulmuş, insanların ötekileştirilmesine ve ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesine karşı olduklarını söyledi.
“BÜTÜN ŞARTLAR ÜST ÜSTE GELDİ”
Gelecek dönemde sürecin tamamlanmasının önemine işaret eden Kurtulmuş, "Bütün şartlar üst üste geldi, çok şükür bu noktaya kadar geldi. Bunun kıymetini bilmek lazım." dedi.
Kurtulmuş, sürece karşı içeride ve dışarıda girişimlerde bulunabilecek odakların bulunduğunu savunarak, "467 oyla yasanın kabul edildiği günün akşamı kim bilir hangi ülkedeki, hangi enstitüde masaların üstüne haritalar konuldu ve yeniden bir ayrılık senaryosu nasıl yazılır, bunların çalışmaları başladı. Buna fırsat vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Yalancıboğaz mevkisinde sahil kesiminde karadan ulaşımın olmadığı bir ormanlık alanda çıkan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürl...
Yalancıboğaz mevkisinde sahil kesiminde karadan ulaşımın olmadığı bir ormanlık alanda çıkan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürl...
Yalancıboğaz mevkisinde sahil kesiminde karadan ulaşımın olmadığı bir ormanlık alanda çıkan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne ait hava ve kara araçları sevk edildi.
Alevleri kontrol altına almak için seferber olan ekiplerin çalışması gece boyu devam etti.
Muğla Valisi İdris Akbıyık, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya ile Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür, yangın bölgesinde inceleme yaptı.
Akbıyık, gazetecilere yaptığı açıklamada yangın ihbarının ardından 10 dakika içerisinde Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün hava araçlarıyla müdahaleye başlandığını söyledi.
Yangın çıkan arazinin çok dik olması nedeniyle karadan müdahalenin yapılamadığını dile getiren Akbıyık, şunları kaydetti:
"Dolayısıyla alevlere ağırlıkla havadan ve denizden müdahale edildi. Ancak karadan da yol açma çalışmaları devam ediyor. Toplam 217 personel, 7 uçak, 16 helikopter, toplam 82 kara unsuruyla müdahale edildi. Müdahale sırasında Milli Savunma Bakanlığımız, Aksaz Deniz Üs Komutanlığımızdan da çıkarma gemileri ve helikopterlerden faydalandık. Çıkarma gemilerimiz arazözlerimiz ve yangın söndürme personelimizi yangın alanına intikal ettirdiler. Ayrıca sahil güvenlik botları personellerimizi yangın alanına intikal ettiriyor ve büyük su topu atan gemilerle de müdahale etmeye gayret ediyorlar."
Akbıyık, afet planı çerçevesinde Muğla'da ilgili kurumların da koordineli şekilde söndürme çalışmasına destek verdiğini anlattı.
Yangının üç kısmında enerjisinin düştüğünü, bir kısmında devam ettiğini belirten Akbıyık, "Şu anda gece görüşlü 3 helikopterimiz çalışıyor. Bu noktayı da inşallah hava araçlarımızla kontrol altına almayı hedefliyoruz. Bir miktar rüzgar var. Arazi çok dik, bu biraz işimizi zorlaştırıyor. Tüm kurumlarımızın unsurlarını kullanarak inşallah yangını en kısa sürede kontrol altına almaya çalışıyoruz." diye konuştu.
Yalancıboğaz mevkisinde sahil kesiminde karadan ulaşımın olmadığı bir ormanlık alanda çıkan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne ait hava ve kara araçları sevk edildi.
Alevleri kontrol altına almak için seferber olan ekiplerin çalışması gece boyu devam etti.
Muğla Valisi İdris Akbıyık, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya ile Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür, yangın bölgesinde inceleme yaptı.
Akbıyık, gazetecilere yaptığı açıklamada yangın ihbarının ardından 10 dakika içerisinde Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün hava araçlarıyla müdahaleye başlandığını söyledi.
Yangın çıkan arazinin çok dik olması nedeniyle karadan müdahalenin yapılamadığını dile getiren Akbıyık, şunları kaydetti:
"Dolayısıyla alevlere ağırlıkla havadan ve denizden müdahale edildi. Ancak karadan da yol açma çalışmaları devam ediyor. Toplam 217 personel, 7 uçak, 16 helikopter, toplam 82 kara unsuruyla müdahale edildi. Müdahale sırasında Milli Savunma Bakanlığımız, Aksaz Deniz Üs Komutanlığımızdan da çıkarma gemileri ve helikopterlerden faydalandık. Çıkarma gemilerimiz arazözlerimiz ve yangın söndürme personelimizi yangın alanına intikal ettirdiler. Ayrıca sahil güvenlik botları personellerimizi yangın alanına intikal ettiriyor ve büyük su topu atan gemilerle de müdahale etmeye gayret ediyorlar."
Akbıyık, afet planı çerçevesinde Muğla'da ilgili kurumların da koordineli şekilde söndürme çalışmasına destek verdiğini anlattı.
Yangının üç kısmında enerjisinin düştüğünü, bir kısmında devam ettiğini belirten Akbıyık, "Şu anda gece görüşlü 3 helikopterimiz çalışıyor. Bu noktayı da inşallah hava araçlarımızla kontrol altına almayı hedefliyoruz. Bir miktar rüzgar var. Arazi çok dik, bu biraz işimizi zorlaştırıyor. Tüm kurumlarımızın unsurlarını kullanarak inşallah yangını en kısa sürede kontrol altına almaya çalışıyoruz." diye konuştu.
İçişleri Bakanlığı, 18 ilde polis tarafından “Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, 246 milyon liralık dolandırıcılık...
İçişleri Bakanlığı, 18 ilde polis tarafından “Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, 246 milyon liralık dolandırıcılık...
İçişleri Bakanlığı, 18 ilde polis tarafından “Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, 246 milyon liralık dolandırıcılık yaptığı tespit edilip yakalanan 281 şüpheliden 153'ünün tutuklandığını duyurdu.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre; Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, 18 ilde “Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik operasyon düzenlendi.
Operasyonlarda 281 şüpheli yakalanıp gözaltına alındı.
Şüphelilerin; kendilerini kamu görevlisi veya banka görevlisi olarak tanıttığı, sosyal medya ve sahte internet sitelerinden araç, ev, yedek parça satışı ve araç kiralama ilanları verip, kendilerini internet/iletişim firması temsilcisi olarak tanıttığı ve yüksek kazanç vaadiyle vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi.
MASAK raporlarına göre, şüphelilerin hesaplarında 351 milyon TL işlem hacmi olduğu belirlendi.
246 milyon liralık dolandırıcılık yaptığı tespit edilen şüphelilerden 153'ü tutuklanırken, 128'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.
“SUÇLULARA GÖZ AÇTIRMIYORUZ”
Açıklamada ayrıca, "Vatandaşlarımızı mağdur ederek haksız kazanç elde eden suç şebekelerine ve yasa dışı yapılanmalara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyor, suçlulara göz açtırmıyoruz. Kahraman polislerimizi, Asayiş Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
İçişleri Bakanlığı, 18 ilde polis tarafından “Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, 246 milyon liralık dolandırıcılık yaptığı tespit edilip yakalanan 281 şüpheliden 153'ünün tutuklandığını duyurdu.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre; Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, 18 ilde “Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik operasyon düzenlendi.
Operasyonlarda 281 şüpheli yakalanıp gözaltına alındı.
Şüphelilerin; kendilerini kamu görevlisi veya banka görevlisi olarak tanıttığı, sosyal medya ve sahte internet sitelerinden araç, ev, yedek parça satışı ve araç kiralama ilanları verip, kendilerini internet/iletişim firması temsilcisi olarak tanıttığı ve yüksek kazanç vaadiyle vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi.
MASAK raporlarına göre, şüphelilerin hesaplarında 351 milyon TL işlem hacmi olduğu belirlendi.
246 milyon liralık dolandırıcılık yaptığı tespit edilen şüphelilerden 153'ü tutuklanırken, 128'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.
“SUÇLULARA GÖZ AÇTIRMIYORUZ”
Açıklamada ayrıca, "Vatandaşlarımızı mağdur ederek haksız kazanç elde eden suç şebekelerine ve yasa dışı yapılanmalara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyor, suçlulara göz açtırmıyoruz. Kahraman polislerimizi, Asayiş Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
20 kişilik gru...
20 kişilik grupla evini bastığı damadını darp ettiği öne sürülen İYİ Parti Kızıltepe İlçe Başkanı Fahrettin Cevheroğlu gözaltına alındı.
20 kişilik grupla evini bastığı damadını darp ettiği öne sürülen İYİ Parti Kızıltepe İlçe Başkanı Fahrettin Cevheroğlu gözaltına alındı.
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü bugün Ankara Millet Bahçesi'nde gerçekleşecek büyük bir mitingle kutlanacak.
Mitinge ilişkin günler öncesinde başlayan hazırlıklar tamamlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılacağı miting saat 17.00'de başladı.
25'inci yıl kutlamaları kapsamında gerçekleşecek miting için 100 bin kişilik davetli listesi bulunuyor.
BAHÇELİ'DEN ÖZEL ÇELENKMHP Lideri Devlet Bahçeli'nin AK Parti'nin 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'na özel bir çelenk gönderdi. Bahçeli'nin gönderdiği beyaz kırmızı renkli karanfillerden oluşan çelenkte büyük “25” yazısı yer alıyor.
OKULLARDA GÜVENLİK ÖNLEMİ A...
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü bugün Ankara Millet Bahçesi'nde gerçekleşecek büyük bir mitingle kutlanacak.
Mitinge ilişkin günler öncesinde başlayan hazırlıklar tamamlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılacağı miting saat 17.00'de başladı.
25'inci yıl kutlamaları kapsamında gerçekleşecek miting için 100 bin kişilik davetli listesi bulunuyor.
BAHÇELİ'DEN ÖZEL ÇELENKMHP Lideri Devlet Bahçeli'nin AK Parti'nin 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'na özel bir çelenk gönderdi. Bahçeli'nin gönderdiği beyaz kırmızı renkli karanfillerden oluşan çelenkte büyük “25” yazısı yer alıyor.
OKULLARDA GÜVENLİK ÖNLEMİ A...
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü bugün Ankara Millet Bahçesi'nde gerçekleşecek büyük bir mitingle kutlanacak.
Mitinge ilişkin günler öncesinde başlayan hazırlıklar tamamlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılacağı miting saat 17.00'de başladı.
25'inci yıl kutlamaları kapsamında gerçekleşecek miting için 100 bin kişilik davetli listesi bulunuyor.
BAHÇELİ'DEN ÖZEL ÇELENKMHP Lideri Devlet Bahçeli'nin AK Parti'nin 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'na özel bir çelenk gönderdi. Bahçeli'nin gönderdiği beyaz kırmızı renkli karanfillerden oluşan çelenkte büyük “25” yazısı yer alıyor.
OKULLARDA GÜVENLİK ÖNLEMİ ARTIYORAlandan yapılan NTV canlı yayınına katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ahmed Arpat ve Ahmet Ergen'in sorularını yanıtladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sınıf mevcutlarının liselerde 16-17, ilkokullarda 24 kişi olduğunu söyledi. Tekin, “2002 yılında 355 bin dersliğimiz varmış. Bunun aşağı yukarı yarısı deprem ya da ekonomik ömrünü tamamladığı için yıkılıp yeniden yapıldı. Şu an 750 bin dersliğimiz var.” dedi. Bakan Tekin okullarda alınacak önlemler ilgili soruya ise, “Bu konuda psikososyal alınması gereken tedbirler vardı. Onları aldık. Bazı okullarda insan kaynağı dışında tedbirler alınması gerekiyor. Dedektörler, X-ray cihazları veya kamera sistemi gibi onların satın alma süreçlerini yaptık. Bir de İçişleri bakanımızın açıkladığı bizim ‘risk durumuna göre mutlaka insan kaynağı ile desteklenmesi gerekir’ dediğimiz okullarımız var. Bahçe görevlisi unvanı iel istihdamlar yapacağız. Bunu da okulların açılmasına yakın diğer bakanlarımızla birlikte ortak bir basın toplantısıyla yapacağız.” diye konuştu.
BAKAN BAYRAKTAR: ENERJİ ALANINDA SESSİZ DEVRİMLER YAPTIKEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 25 yılın çok heyecan verici olduğunu belirtirken, “Enerji alanında sessiz devrimler yaptık” dedi. Bayraktar, “Sadece 5 ilde olan doğalgaz bugün 81 ile ulaşmış durumda. Bugün 23 milyon haneye ulaşmış durumda. Bunlar aynı zamanda bize yeni vizyonda neler yapabileceğimizi göstermesi açısından önemli.” diye konuştu. Bakan Bayraktar'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle; “Bu sene sonuna kadar Akkuyu Nükleer Santrali'ni devreye alma hedefimiz var. İlk elektriği inşallah bu sene sonuna kadar üretmiş olacağız. Hürmüz'deki belirsizlik devam ediyor. Barışa yaklaşıldı, ateşkes yapıldı anonslarının olduğu zamanlarda da ifade ettik, kimse tam olarak bu işin ne olduğunu, nereye evrileceğini bilmiyor. İyi haberlere muhtacız ama her iyi haberden sonra krizin devam ettiğine şahit oluyoruz. Bu kriz aslında bölge için yeni bir fırsatı da barındırıyor. Irak başbakanı geldiğinde Irak petrolünün önemli bir kısmının Türkiye üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılması söz konusu. Bu projeler daha çok önemli hale geldi. Bu kriz böyle fırsatlara kapı aralayabilir."
EFKAN ALA: AK PARTİ'DEN ÖNCE PARTİLER HÜKÜMET OLURDU, İKTİDAR OLAMAZDIAK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise, Türkiye'nin ekonomide lig atladığını belirtirken, trilyon dolarlık ülkeler ligine yükseldiğini söyledi. Ala, “Türkiye'nin en önemli kazanımı sistemin kendi içindeki çatışmalarını ortadan kaldırdık,” dedi. Ala, AK Parti'den önce partilerin hükümet olduğunu ancak iktidar olamadığını, vesayetin iktidar olduğunu söylerken, “Cumhurbaşkanımızın doğrudan seçilmesiyle devlet idaresine milletin iradesi hakim olmuştur” ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecinde çıkan yasayla ilgili de konuşan Ala, “Bu yasanın amacı PKK terör örgütünün, Irak, İran, Suriye, Avrupa bütün unsurlarıyla silahlarını teslim etmesi ve kendini feshetmesi. Herkes buna katkı vermeli. TBMM'de ortaya çıkan manzara siyasal katkının ne kadar yüksek olduğunu gösterdi, 467 görülmüş bir oran değildir. Huzur gelebileceğine dair bir inanç ortaya çıktı.” diye konuştu.
LOGODAKİ SEMBOLLER NE ANLAMA GELİYOR?Bu kapsamda hazırlanan AK Parti'nin 25'inci yıl logosunda ise dikkat çekici ayrıntılara yer verildi.
NTV Ankara Temsilcisi Ahmet Ergen, logodaki sembollerin ne anlama geldiğini aktardı.AK Parti'nin 25'inci kuruluş yılı için hazırlanan logoda partinin iktidarda bulunduğu 24 yıllık süreçte hayata geçirilen proje ve yatırımları simgeleyen çok sayıda figüre yer verildi.
Logoda savunma sanayisini temsilen Gökbey helikopteri, milli muharip uçak KAAN ve Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A bulunuyor.
KÖPRÜLER VE TOGG DA LOGODA YER ALIYORUlaştırma projelerini simgeleyen figürler arasında İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu ve yüksek hızlı tren yer alıyor.
Enerji alanındaki yatırımları temsilen ise Fatih Sondaj Gemisi ile Yusufeli Barajı logoya yerleştirildi.
Yerli sanayi ve teknoloji hamlesini simgeleyen Togg'un yanı sıra TOKİ tarafından inşa edilen konutları temsil eden bir figür de logoda kendisine yer buldu.
ÇİÇEK VE YAPRAK MOTİFLERİ DİKKAT ÇEKİYORBaşakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi sağlık yatırımlarını temsilen logoya eklenirken, Ayasofya Camisi ile Büyük Çamlıca Camisi de logoda yer alan ayrıntılar arasında bulunuyor.
Logodaki çiçek ve yaprak motifleri de dikkat çekiyor. AK Parti kaynakları, "partinin millete duyduğu sevgiyi ifade etmek" amacıyla bu ayrıntılara yer verildiğini aktardı.
VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİMiting öncesinde vatandaşlar Başkent Millet Bahçesi'ne alınmaya başlandı. Programa vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği görülürken, alanı dolduran vatandaşlar AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümüne özel hazırlanan pankartlar açtı.
Miting alanında da 25'inci yıla ilişkin hazırlıklar dikkat çekerken, vatandaşların açtığı pankartlar ve yoğun katılım program öncesinde alandaki hareketliliği artırdı.
ERDOĞAN TARİHİ BİR AÇIKLAMA YAPACAKNTV'ye değerlendirmelerde bulunan AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı Eyyüp Kadir İnan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti tarihi ve demokrasi açısından tarihi bir açıklama yapacağını dile getirdi.
İnan, "Vizyon belgesi de hazırladık. Bugün ilan etmiş olacağız." dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişi değerlendirmesi ve önümüzdeki 10 yıl boyunca gelişecek siyasetin yol haritasını paylaşacağını söyledi.
TÜRKİYE'NİN 39'UNCU PARTİSİ OLARAK YOLA ÇIKTICumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, 14 Ağustos 2001'de Türkiye'nin 39'uncu partisi olarak Türk siyasi hayatına giren AK Parti, siyasetteki 25'inci yılını kutluyor.
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü bugün Ankara Millet Bahçesi'nde gerçekleşecek büyük bir mitingle kutlanacak.
Mitinge ilişkin günler öncesinde başlayan hazırlıklar tamamlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılacağı miting saat 17.00'de başladı.
25'inci yıl kutlamaları kapsamında gerçekleşecek miting için 100 bin kişilik davetli listesi bulunuyor.
BAHÇELİ'DEN ÖZEL ÇELENKMHP Lideri Devlet Bahçeli'nin AK Parti'nin 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'na özel bir çelenk gönderdi. Bahçeli'nin gönderdiği beyaz kırmızı renkli karanfillerden oluşan çelenkte büyük “25” yazısı yer alıyor.
OKULLARDA GÜVENLİK ÖNLEMİ ARTIYORAlandan yapılan NTV canlı yayınına katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ahmed Arpat ve Ahmet Ergen'in sorularını yanıtladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sınıf mevcutlarının liselerde 16-17, ilkokullarda 24 kişi olduğunu söyledi. Tekin, “2002 yılında 355 bin dersliğimiz varmış. Bunun aşağı yukarı yarısı deprem ya da ekonomik ömrünü tamamladığı için yıkılıp yeniden yapıldı. Şu an 750 bin dersliğimiz var.” dedi. Bakan Tekin okullarda alınacak önlemler ilgili soruya ise, “Bu konuda psikososyal alınması gereken tedbirler vardı. Onları aldık. Bazı okullarda insan kaynağı dışında tedbirler alınması gerekiyor. Dedektörler, X-ray cihazları veya kamera sistemi gibi onların satın alma süreçlerini yaptık. Bir de İçişleri bakanımızın açıkladığı bizim ‘risk durumuna göre mutlaka insan kaynağı ile desteklenmesi gerekir’ dediğimiz okullarımız var. Bahçe görevlisi unvanı iel istihdamlar yapacağız. Bunu da okulların açılmasına yakın diğer bakanlarımızla birlikte ortak bir basın toplantısıyla yapacağız.” diye konuştu.
BAKAN BAYRAKTAR: ENERJİ ALANINDA SESSİZ DEVRİMLER YAPTIKEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 25 yılın çok heyecan verici olduğunu belirtirken, “Enerji alanında sessiz devrimler yaptık” dedi. Bayraktar, “Sadece 5 ilde olan doğalgaz bugün 81 ile ulaşmış durumda. Bugün 23 milyon haneye ulaşmış durumda. Bunlar aynı zamanda bize yeni vizyonda neler yapabileceğimizi göstermesi açısından önemli.” diye konuştu. Bakan Bayraktar'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle; “Bu sene sonuna kadar Akkuyu Nükleer Santrali'ni devreye alma hedefimiz var. İlk elektriği inşallah bu sene sonuna kadar üretmiş olacağız. Hürmüz'deki belirsizlik devam ediyor. Barışa yaklaşıldı, ateşkes yapıldı anonslarının olduğu zamanlarda da ifade ettik, kimse tam olarak bu işin ne olduğunu, nereye evrileceğini bilmiyor. İyi haberlere muhtacız ama her iyi haberden sonra krizin devam ettiğine şahit oluyoruz. Bu kriz aslında bölge için yeni bir fırsatı da barındırıyor. Irak başbakanı geldiğinde Irak petrolünün önemli bir kısmının Türkiye üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılması söz konusu. Bu projeler daha çok önemli hale geldi. Bu kriz böyle fırsatlara kapı aralayabilir."
EFKAN ALA: AK PARTİ'DEN ÖNCE PARTİLER HÜKÜMET OLURDU, İKTİDAR OLAMAZDIAK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise, Türkiye'nin ekonomide lig atladığını belirtirken, trilyon dolarlık ülkeler ligine yükseldiğini söyledi. Ala, “Türkiye'nin en önemli kazanımı sistemin kendi içindeki çatışmalarını ortadan kaldırdık,” dedi. Ala, AK Parti'den önce partilerin hükümet olduğunu ancak iktidar olamadığını, vesayetin iktidar olduğunu söylerken, “Cumhurbaşkanımızın doğrudan seçilmesiyle devlet idaresine milletin iradesi hakim olmuştur” ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecinde çıkan yasayla ilgili de konuşan Ala, “Bu yasanın amacı PKK terör örgütünün, Irak, İran, Suriye, Avrupa bütün unsurlarıyla silahlarını teslim etmesi ve kendini feshetmesi. Herkes buna katkı vermeli. TBMM'de ortaya çıkan manzara siyasal katkının ne kadar yüksek olduğunu gösterdi, 467 görülmüş bir oran değildir. Huzur gelebileceğine dair bir inanç ortaya çıktı.” diye konuştu.
LOGODAKİ SEMBOLLER NE ANLAMA GELİYOR?Bu kapsamda hazırlanan AK Parti'nin 25'inci yıl logosunda ise dikkat çekici ayrıntılara yer verildi.
NTV Ankara Temsilcisi Ahmet Ergen, logodaki sembollerin ne anlama geldiğini aktardı.AK Parti'nin 25'inci kuruluş yılı için hazırlanan logoda partinin iktidarda bulunduğu 24 yıllık süreçte hayata geçirilen proje ve yatırımları simgeleyen çok sayıda figüre yer verildi.
Logoda savunma sanayisini temsilen Gökbey helikopteri, milli muharip uçak KAAN ve Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A bulunuyor.
KÖPRÜLER VE TOGG DA LOGODA YER ALIYORUlaştırma projelerini simgeleyen figürler arasında İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu ve yüksek hızlı tren yer alıyor.
Enerji alanındaki yatırımları temsilen ise Fatih Sondaj Gemisi ile Yusufeli Barajı logoya yerleştirildi.
Yerli sanayi ve teknoloji hamlesini simgeleyen Togg'un yanı sıra TOKİ tarafından inşa edilen konutları temsil eden bir figür de logoda kendisine yer buldu.
ÇİÇEK VE YAPRAK MOTİFLERİ DİKKAT ÇEKİYORBaşakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi sağlık yatırımlarını temsilen logoya eklenirken, Ayasofya Camisi ile Büyük Çamlıca Camisi de logoda yer alan ayrıntılar arasında bulunuyor.
Logodaki çiçek ve yaprak motifleri de dikkat çekiyor. AK Parti kaynakları, "partinin millete duyduğu sevgiyi ifade etmek" amacıyla bu ayrıntılara yer verildiğini aktardı.
VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİMiting öncesinde vatandaşlar Başkent Millet Bahçesi'ne alınmaya başlandı. Programa vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği görülürken, alanı dolduran vatandaşlar AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümüne özel hazırlanan pankartlar açtı.
Miting alanında da 25'inci yıla ilişkin hazırlıklar dikkat çekerken, vatandaşların açtığı pankartlar ve yoğun katılım program öncesinde alandaki hareketliliği artırdı.
ERDOĞAN TARİHİ BİR AÇIKLAMA YAPACAKNTV'ye değerlendirmelerde bulunan AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı Eyyüp Kadir İnan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti tarihi ve demokrasi açısından tarihi bir açıklama yapacağını dile getirdi.
İnan, "Vizyon belgesi de hazırladık. Bugün ilan etmiş olacağız." dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişi değerlendirmesi ve önümüzdeki 10 yıl boyunca gelişecek siyasetin yol haritasını paylaşacağını söyledi.
TÜRKİYE'NİN 39'UNCU PARTİSİ OLARAK YOLA ÇIKTICumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, 14 Ağustos 2001'de Türkiye'nin 39'uncu partisi olarak Türk siyasi hayatına giren AK Parti, siyasetteki 25'inci yılını kutluyor.
Muammer Yılmaz, 2014 yılında başladığı yolculuklarında kimi zaman otostopla, kimi zaman bisikletle, kimi zaman da yürüyerek 5 kıtada 133 ülkeyi gezdi. Seyahat etmeyi yaşam biçimine dönüştüren Yılmaz, son 6 yıldır yanına çanta almadan, yalnızca diş fırçasıyla yola çıkıyor.
Gezdiği ülkelerde farklı kültürleri, inançları, yemekleri ve yaşam biçimlerini deneyimleyen Yılmaz, yolculuklarında edindiği tecrübeleri gezi günlüğü kitaplarında da paylaşıyor. Yılmaz’ın en büyük hayali ise Türkiye’de iyi insanların olduğunu g...
Muammer Yılmaz, 2014 yılında başladığı yolculuklarında kimi zaman otostopla, kimi zaman bisikletle, kimi zaman da yürüyerek 5 kıtada 133 ülkeyi gezdi. Seyahat etmeyi yaşam biçimine dönüştüren Yılmaz, son 6 yıldır yanına çanta almadan, yalnızca diş fırçasıyla yola çıkıyor.
Gezdiği ülkelerde farklı kültürleri, inançları, yemekleri ve yaşam biçimlerini deneyimleyen Yılmaz, yolculuklarında edindiği tecrübeleri gezi günlüğü kitaplarında da paylaşıyor. Yılmaz’ın en büyük hayali ise Türkiye’de iyi insanların olduğunu g...
Muammer Yılmaz, 2014 yılında başladığı yolculuklarında kimi zaman otostopla, kimi zaman bisikletle, kimi zaman da yürüyerek 5 kıtada 133 ülkeyi gezdi. Seyahat etmeyi yaşam biçimine dönüştüren Yılmaz, son 6 yıldır yanına çanta almadan, yalnızca diş fırçasıyla yola çıkıyor.
Gezdiği ülkelerde farklı kültürleri, inançları, yemekleri ve yaşam biçimlerini deneyimleyen Yılmaz, yolculuklarında edindiği tecrübeleri gezi günlüğü kitaplarında da paylaşıyor. Yılmaz’ın en büyük hayali ise Türkiye’de iyi insanların olduğunu gösteren bir program hazırlamak.
İlk büyük macerasına 2014 yılında çıktığını anlatan Yılmaz, “80 Günde Parasız Devriâlem” projesiyle 19 ülkeyi otostop yaparak dolaştı. Yolculuk boyunca insanların kendilerine yardımcı olduğunu belirten Yılmaz, sonraki seyahatlerinde de yürümek, otostop yapmak ve bisiklete binmek gibi farklı yöntemler kullandı.
Altı yıldır seyahatlerinde çanta taşımadığını belirten Yılmaz, “Her şeyim cebimde. Çantam yok. Altı yıldır diş fırçasıyla geziyorum, başka bir şeyim yok” dedi.
EŞİYLE BİR YILDA 22 ÜLKE GEZDİ
2023 yılında eşiyle birlikte 10. yıllarını farklı bir yolculukla kutlamak istediklerini belirten Yılmaz, eşinin başlangıçta parasız ve otostoplu bir yolculuğa sıcak bakmadığını söyledi. Bunun üzerine daha klasik bir dünya turu yapmaya karar verdiklerini belirten gezgin, bir yıl boyunca 22 ülke gezdiklerini ifade etti.
Gezdiği 133 ülkenin kendisi için yalnızca bir sayı olduğunu vurgulayan Yılmaz, asıl zenginliğinin dünyanın farklı yerlerinde edindiği dostluklar olduğunu söyledi.
En sıra dışı deneyimlerinden biri ise Avrupa'nın en yüksek dağı olan Mont Blanc çevresindeki yürüyüşü olduğunu kaydeden Yılmaz, Fransa, İsviçre ve İtalya sınırlarından geçen rotada 11 gün boyunca toplam 160 kilometre yürüdüğünü, bu yolculukta yemek yemediğini söyledi.
Bir sonraki macerasında arkadaşı Milan ile birlikte İstanbul'dan bisikletle yola çıkmayı planlayan Yılmaz, hedefinin Çin'in başkenti Pekin'e ulaşmak olduğunu söyledi.
Dünyayı keşfederek öğrenmeye çalıştığını belirten Yılmaz, "Dünyayı geziyorum, öğreniyorum, keşfediyorum. Bugüne kadar 133 ülkeyi gezdim. Her ülkede değişik kültürleri, değişik dinleri, değişik inançları ve değişik yemekleri görerek paylaşıyorum. İlk olarak ailemle ülkeleri geziyorduk. Oradan geziye tutuldum. Okulla Amerika'ya gittim. Oradan sonra gezmeyi tutku haline getirdim. İlk büyük maceramız, 2014 yılında "80 Günde Parasız Devriâlem" oldu. Otostop yaptık. 19 ülkede iyiliği gördük. Yardım ettiler, arabaya aldılar, yemek verdiler, konaklama için bize yardımcı oldular. Hiçbir zaman sokakta yatmadık. Amacımız, her yerde güzel insanların olduğunu göstermek. 17 yaşında lisede gezi organize ediliyordu. Babama, "Gidebilir miyim?" dedim. "Tamam" dedi. Babama ücretli olduğunu söyledim. Bana, "Çalış, git" dedi. Ben de "Baba, arkadaşlarıma babaları para veriyor" dedim. Bana, "Bizde öyle değil" dedi. Ben de gittim, çikolata sattım, bulaşık yıkadım. Paramı kazandım ve Amerika'ya gittim. 133 ülkeyi gezme şansım oldu. 5 kıtada değişik değişik ülkeler gezdim. Bir kıtadan bir kıtaya çok farklılıklar var. Değişik maceralar yaşadık. Bazen otostop yaptık, bazen yürüyerek gittik. Bazen yemek yemeden, bazen çantasız, sadece bir diş fırçasıyla yolculuk yaptık. Altı yıldır diş fırçasıyla geziyorum. Başka bir şeyim yok. Her şeyim cebimde, çanta yok; öyle geziyorum. Geçen sene bisikletle Paris'ten başladık, İstanbul'da bitirdik. 2 bin 500 kilometrelik bir gezi oldu" dedi.
"HER ÜLKEDE BİR ARKADAŞIM VAR"
Gezdiği ülkede arkadaşlıklar edindiğini ifade eden Yılmaz, " Bugüne kadar 3 tane kitap yaptık. 2023 yılında hanımla, "10 yılımızı kutlayalım, büyük bir gezi yapalım" dedik. Hanım hayır dedi, korktu. "Çantasız, yemeksiz, otostopla gezi mi olacak? Ben gitmiyorum" dedi. Ben de kendisine normal dünya turu yapalım dedim ve çıktık. Bir yıl dünyayı turladık, 22 ülke gezdik. Normal bir şekilde, ara sıra yine otostop yaptık. Bu kadar ülke gezmem sadece bir sayı, 133. Ama bütün dünyada bir arkadaşım var. Bu, en güzel zenginlik, en güzel mutluluk benim için. Yolculukta korktuğumuz, zor durumlar tabii ki oldu. Ama bu da yolculuğun bir tarafı. Bu zorlukları yaşayınca mutluluklar on kat artıyor ve hayat dolu dolu oluyor. Sağlığımız yerinde olduğu sürece devam edecek" dedi.
On bir gün yemek yemeden 160 kilometre yürüdüğünü iddia eden Yılmaz, "11 gün dağlarda yemek yemeden 160 kilometre yürüyüş yaptım. Avrupa'nın en yüksek dağı olan Mont Blanc'ın etrafında yürüdük. Üç ülke; Fransa, İsviçre ve İtalya. On bir gün yemek yemeden. Bunu niye yaptım? İçimizdeki gücü göstermek için. Bir dahaki macera arkadaşım Milan ile beraber Asya. Yani İstanbul'dan bisikletlerimizi alacağız, inşallah Pekin'e kadar, Çin'e kadar devam edeceğiz" dedi.
Yılmaz, en büyük hayalinin kendi ülkesinde bir televizyon programı hazırlamak olduğunu ifade ederek, "Benim işim dünyayı gezmek, paylaşmak. Konferans veriyorum, televizyon programları yapıyorum, kitap yazıyorum. En büyük hayalim Türkiye'de bir televizyon programı yapmak ve bu tecrübemi paylaşmak. Mesela Kapadokya'da bir mağarada, parasız, diş fırçamla bir program yapacağım. Türkiye'de iyi insanların olduğunu göstermek için bu programı yapmak hayalim" dedi.
Muammer Yılmaz, 2014 yılında başladığı yolculuklarında kimi zaman otostopla, kimi zaman bisikletle, kimi zaman da yürüyerek 5 kıtada 133 ülkeyi gezdi. Seyahat etmeyi yaşam biçimine dönüştüren Yılmaz, son 6 yıldır yanına çanta almadan, yalnızca diş fırçasıyla yola çıkıyor.
Gezdiği ülkelerde farklı kültürleri, inançları, yemekleri ve yaşam biçimlerini deneyimleyen Yılmaz, yolculuklarında edindiği tecrübeleri gezi günlüğü kitaplarında da paylaşıyor. Yılmaz’ın en büyük hayali ise Türkiye’de iyi insanların olduğunu gösteren bir program hazırlamak.
İlk büyük macerasına 2014 yılında çıktığını anlatan Yılmaz, “80 Günde Parasız Devriâlem” projesiyle 19 ülkeyi otostop yaparak dolaştı. Yolculuk boyunca insanların kendilerine yardımcı olduğunu belirten Yılmaz, sonraki seyahatlerinde de yürümek, otostop yapmak ve bisiklete binmek gibi farklı yöntemler kullandı.
Altı yıldır seyahatlerinde çanta taşımadığını belirten Yılmaz, “Her şeyim cebimde. Çantam yok. Altı yıldır diş fırçasıyla geziyorum, başka bir şeyim yok” dedi.
EŞİYLE BİR YILDA 22 ÜLKE GEZDİ
2023 yılında eşiyle birlikte 10. yıllarını farklı bir yolculukla kutlamak istediklerini belirten Yılmaz, eşinin başlangıçta parasız ve otostoplu bir yolculuğa sıcak bakmadığını söyledi. Bunun üzerine daha klasik bir dünya turu yapmaya karar verdiklerini belirten gezgin, bir yıl boyunca 22 ülke gezdiklerini ifade etti.
Gezdiği 133 ülkenin kendisi için yalnızca bir sayı olduğunu vurgulayan Yılmaz, asıl zenginliğinin dünyanın farklı yerlerinde edindiği dostluklar olduğunu söyledi.
En sıra dışı deneyimlerinden biri ise Avrupa'nın en yüksek dağı olan Mont Blanc çevresindeki yürüyüşü olduğunu kaydeden Yılmaz, Fransa, İsviçre ve İtalya sınırlarından geçen rotada 11 gün boyunca toplam 160 kilometre yürüdüğünü, bu yolculukta yemek yemediğini söyledi.
Bir sonraki macerasında arkadaşı Milan ile birlikte İstanbul'dan bisikletle yola çıkmayı planlayan Yılmaz, hedefinin Çin'in başkenti Pekin'e ulaşmak olduğunu söyledi.
Dünyayı keşfederek öğrenmeye çalıştığını belirten Yılmaz, "Dünyayı geziyorum, öğreniyorum, keşfediyorum. Bugüne kadar 133 ülkeyi gezdim. Her ülkede değişik kültürleri, değişik dinleri, değişik inançları ve değişik yemekleri görerek paylaşıyorum. İlk olarak ailemle ülkeleri geziyorduk. Oradan geziye tutuldum. Okulla Amerika'ya gittim. Oradan sonra gezmeyi tutku haline getirdim. İlk büyük maceramız, 2014 yılında "80 Günde Parasız Devriâlem" oldu. Otostop yaptık. 19 ülkede iyiliği gördük. Yardım ettiler, arabaya aldılar, yemek verdiler, konaklama için bize yardımcı oldular. Hiçbir zaman sokakta yatmadık. Amacımız, her yerde güzel insanların olduğunu göstermek. 17 yaşında lisede gezi organize ediliyordu. Babama, "Gidebilir miyim?" dedim. "Tamam" dedi. Babama ücretli olduğunu söyledim. Bana, "Çalış, git" dedi. Ben de "Baba, arkadaşlarıma babaları para veriyor" dedim. Bana, "Bizde öyle değil" dedi. Ben de gittim, çikolata sattım, bulaşık yıkadım. Paramı kazandım ve Amerika'ya gittim. 133 ülkeyi gezme şansım oldu. 5 kıtada değişik değişik ülkeler gezdim. Bir kıtadan bir kıtaya çok farklılıklar var. Değişik maceralar yaşadık. Bazen otostop yaptık, bazen yürüyerek gittik. Bazen yemek yemeden, bazen çantasız, sadece bir diş fırçasıyla yolculuk yaptık. Altı yıldır diş fırçasıyla geziyorum. Başka bir şeyim yok. Her şeyim cebimde, çanta yok; öyle geziyorum. Geçen sene bisikletle Paris'ten başladık, İstanbul'da bitirdik. 2 bin 500 kilometrelik bir gezi oldu" dedi.
"HER ÜLKEDE BİR ARKADAŞIM VAR"
Gezdiği ülkede arkadaşlıklar edindiğini ifade eden Yılmaz, " Bugüne kadar 3 tane kitap yaptık. 2023 yılında hanımla, "10 yılımızı kutlayalım, büyük bir gezi yapalım" dedik. Hanım hayır dedi, korktu. "Çantasız, yemeksiz, otostopla gezi mi olacak? Ben gitmiyorum" dedi. Ben de kendisine normal dünya turu yapalım dedim ve çıktık. Bir yıl dünyayı turladık, 22 ülke gezdik. Normal bir şekilde, ara sıra yine otostop yaptık. Bu kadar ülke gezmem sadece bir sayı, 133. Ama bütün dünyada bir arkadaşım var. Bu, en güzel zenginlik, en güzel mutluluk benim için. Yolculukta korktuğumuz, zor durumlar tabii ki oldu. Ama bu da yolculuğun bir tarafı. Bu zorlukları yaşayınca mutluluklar on kat artıyor ve hayat dolu dolu oluyor. Sağlığımız yerinde olduğu sürece devam edecek" dedi.
On bir gün yemek yemeden 160 kilometre yürüdüğünü iddia eden Yılmaz, "11 gün dağlarda yemek yemeden 160 kilometre yürüyüş yaptım. Avrupa'nın en yüksek dağı olan Mont Blanc'ın etrafında yürüdük. Üç ülke; Fransa, İsviçre ve İtalya. On bir gün yemek yemeden. Bunu niye yaptım? İçimizdeki gücü göstermek için. Bir dahaki macera arkadaşım Milan ile beraber Asya. Yani İstanbul'dan bisikletlerimizi alacağız, inşallah Pekin'e kadar, Çin'e kadar devam edeceğiz" dedi.
Yılmaz, en büyük hayalinin kendi ülkesinde bir televizyon programı hazırlamak olduğunu ifade ederek, "Benim işim dünyayı gezmek, paylaşmak. Konferans veriyorum, televizyon programları yapıyorum, kitap yazıyorum. En büyük hayalim Türkiye'de bir televizyon programı yapmak ve bu tecrübemi paylaşmak. Mesela Kapadokya'da bir mağarada, parasız, diş fırçamla bir program yapacağım. Türkiye'de iyi insanların olduğunu göstermek için bu programı yapmak hayalim" dedi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sürücülerin sık sık yaşadığı, depoya yanlış yakın konulmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar için kararını verdi.
Yüksek Ma...
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sürücülerin sık sık yaşadığı, depoya yanlış yakın konulmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar için kararını verdi.
Yüksek Ma...
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sürücülerin sık sık yaşadığı, depoya yanlış yakın konulmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar için kararını verdi.
Yüksek Mahkeme, İzmir'de bir akaryakıt istasyonunun depoya yanlış yakıt doldurmasının ardından başlayan yasal anlaşmazlığı irledi.
Dava dosyasına göre, 2022 yılında araç sahibi yanlış yakıt konulması üzerine İzmir'de yasal haklarını aramaya başladı. Sürücü, aracında 59 bin liralık tamir zararı oluştuğunu ileri sürerek dava açtı. Sürücü davayı kazandı ancak istasyona yakıt temin eden ana dağıtıcı şirket, kararlara itiraz etti. Yerel mahkeme itirazı haklı buldu ve yanlış yakıttan ana dağıtıcıya değil istasyona yönelik dava açılmasını gerektiğine hükmetti.
YANLIŞ YAKITTAN ANA BAYİ DE SORUMLU
Dosya Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edilince, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, dosyayı ayrıntılı ele aldı. Daire, Resmi Gazete'de 1 Eylül 2026 tarihinde yayınlanan kararına göre, yerel mahkemenin kararını hatalı buldu. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararına göre, ayıplı hizmetten bayi kadar ana dağıtıcı da sorumlu, Tüketici haklarıyla ilgili yasaya gönderme yapan Daire, “Davacının ve bayinin ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ortak sorumlu olduğu” kararına vardı, yerel mahkemenin kararını bozdu ve temyiz talebini haklı buldu.
Karar, yanlış yakıt gibi sorunlar nedeniyle zarara uğrayan sürücülerin hem istasyonu hem de bu istasyona yakıt sağlayan ana dağıtıcıyı sorumlu tutacağı anlamına geliyor.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sürücülerin sık sık yaşadığı, depoya yanlış yakın konulmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar için kararını verdi.
Yüksek Mahkeme, İzmir'de bir akaryakıt istasyonunun depoya yanlış yakıt doldurmasının ardından başlayan yasal anlaşmazlığı irledi.
Dava dosyasına göre, 2022 yılında araç sahibi yanlış yakıt konulması üzerine İzmir'de yasal haklarını aramaya başladı. Sürücü, aracında 59 bin liralık tamir zararı oluştuğunu ileri sürerek dava açtı. Sürücü davayı kazandı ancak istasyona yakıt temin eden ana dağıtıcı şirket, kararlara itiraz etti. Yerel mahkeme itirazı haklı buldu ve yanlış yakıttan ana dağıtıcıya değil istasyona yönelik dava açılmasını gerektiğine hükmetti.
YANLIŞ YAKITTAN ANA BAYİ DE SORUMLU
Dosya Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edilince, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, dosyayı ayrıntılı ele aldı. Daire, Resmi Gazete'de 1 Eylül 2026 tarihinde yayınlanan kararına göre, yerel mahkemenin kararını hatalı buldu. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararına göre, ayıplı hizmetten bayi kadar ana dağıtıcı da sorumlu, Tüketici haklarıyla ilgili yasaya gönderme yapan Daire, “Davacının ve bayinin ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ortak sorumlu olduğu” kararına vardı, yerel mahkemenin kararını bozdu ve temyiz talebini haklı buldu.
Karar, yanlış yakıt gibi sorunlar nedeniyle zarara uğrayan sürücülerin hem istasyonu hem de bu istasyona yakıt sağlayan ana dağıtıcıyı sorumlu tutacağı anlamına geliyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçla...
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçla...
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Azerbaycan Polisi tarafından ortak çalışma yürütüldü.
Yapılan çalışmalarda, iş yerlerinin kurşunlanması ve iş insanlarından tehditle para istenmesi suretiyle yağmaya teşebbüs olaylarına karıştığı belirtilen yeni nesil suç örgütü üyeleriyle bağlantılı olduğu tespit edilen Ö.A.K.'nin izine ulaşıldı.
BAKÜ'DE YAKALANDI
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin açıklamasına göre, hakkında kasten adam öldürme, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma ile iki ayrı ruhsatsız ateşli silah ve mermi satın alma veya taşıma suçlarından yakalama kararı bulunan Ö.A.K., Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de yakalandı.
Şüpheli, işlemlerinin ardından Türkiye'ye getirildi.
Çiftçi, operasyona ilişkin, "Organize suç örgütleri ve şehir eşkıyalarıyla mücadelemizi, sınırlarımızda da sınır ötesinde de kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi.
Çiftçi, operasyonda görev alan KOM Başkanlığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve polis ekiplerini tebrik ederken Azerbaycan Polisine de iş birliği dolayısıyla teşekkür etti.
İLK 7 AYDA 1445 OPERASYON
Çiftçi, 13 Ağustos'ta NTV canlı yayınında yaptığı açıklamada da 2026'yı yeni nesil suç örgütleri ve uyuşturucuyla mücadele yılı ilan ettiklerini belirtmişti.
Yılın ilk 7 ayında 518 yeni nesil suç örgütüne yönelik 1445 operasyon gerçekleştirildiğini açıklayan Çiftçi, söz konusu örgütlerin 17'sinin uluslararası çapta faaliyet yürüttüğünü söylemişti.
Çiftçi, yeni nesil suç örgütleriyle mücadelenin hem yurt içinde hem de yurt dışında sürdürüleceğini belirtmişti.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Azerbaycan Polisi tarafından ortak çalışma yürütüldü.
Yapılan çalışmalarda, iş yerlerinin kurşunlanması ve iş insanlarından tehditle para istenmesi suretiyle yağmaya teşebbüs olaylarına karıştığı belirtilen yeni nesil suç örgütü üyeleriyle bağlantılı olduğu tespit edilen Ö.A.K.'nin izine ulaşıldı.
BAKÜ'DE YAKALANDI
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin açıklamasına göre, hakkında kasten adam öldürme, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma ile iki ayrı ruhsatsız ateşli silah ve mermi satın alma veya taşıma suçlarından yakalama kararı bulunan Ö.A.K., Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de yakalandı.
Şüpheli, işlemlerinin ardından Türkiye'ye getirildi.
Çiftçi, operasyona ilişkin, "Organize suç örgütleri ve şehir eşkıyalarıyla mücadelemizi, sınırlarımızda da sınır ötesinde de kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi.
Çiftçi, operasyonda görev alan KOM Başkanlığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve polis ekiplerini tebrik ederken Azerbaycan Polisine de iş birliği dolayısıyla teşekkür etti.
İLK 7 AYDA 1445 OPERASYON
Çiftçi, 13 Ağustos'ta NTV canlı yayınında yaptığı açıklamada da 2026'yı yeni nesil suç örgütleri ve uyuşturucuyla mücadele yılı ilan ettiklerini belirtmişti.
Yılın ilk 7 ayında 518 yeni nesil suç örgütüne yönelik 1445 operasyon gerçekleştirildiğini açıklayan Çiftçi, söz konusu örgütlerin 17'sinin uluslararası çapta faaliyet yürüttüğünü söylemişti.
Çiftçi, yeni nesil suç örgütleriyle mücadelenin hem yurt içinde hem de yurt dışında sürdürüleceğini belirtmişti.
Eskişehir merkezli 19 ilde düzenlenen operasyonda, kendilerini kurumsal internet ve iletişim firmalarının temsilcisi olarak tanıtarak “internet altyapısı değişikliği” bahanesiyle dolandırıcılık yaptıkları öne sürü...
Eskişehir merkezli 19 ilde düzenlenen operasyonda, kendilerini kurumsal internet ve iletişim firmalarının temsilcisi olarak tanıtarak “internet altyapısı değişikliği” bahanesiyle dolandırıcılık yaptıkları öne sürü...
Eskişehir merkezli 19 ilde düzenlenen operasyonda, kendilerini kurumsal internet ve iletişim firmalarının temsilcisi olarak tanıtarak “internet altyapısı değişikliği” bahanesiyle dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen 90 şüpheli yakalandı.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmada, şüphelilerin bu yöntemle 801 kişiyi yaklaşık 116 milyon lira dolandırdıkları öne sürüldü. Soruşturma kapsamında Eskişehir merkezli 19 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda 90 şüpheli yakalanırken, şüphelilerle ilgili işlemlerin sürdüğü öğrenildi.Şüphelilerin, vatandaşlara ülke genelinde internet altyapısının değişeceğini, mevcut modemlerin kullanılamayacağını ve internet hizmetlerinin kısa sürede kesileceğini, zorunlu altyapı geçişi yapılacağını ve yeni modem alınması halinde internet faturalarında indirim uygulanacağını söyledikleri tespit edildi.
Şüphelilerin modem değişikliği yapılmaması durumunda internet faturalarının artacağını belirterek vatandaşları modem satın almaya yönlendirdikleri belirlendi.
Polisin çalışmasında zanlıların bu yöntemle ülke genelinde 801 mağdura modem sattıkları, gönderilen modemlerin büyük bölümünün mevcut internet altyapısıyla uyumlu olmadığı ve vadedilen internet faturası indirimlerinin uygulanmadığı tespit edildi.
Mağdurların şüphelilere ait hesaplara yaklaşık 116 milyon lira gönderdikleri belirlendi.
Bunun üzerine Eskişehir merkezli olmak üzere İstanbul, Kocaeli, Bursa, Çanakkale, Muğla, Düzce, Zonguldak, Bolu, Karabük, Erzurum, Kars, Ankara, Antalya, Adana, Kahramanmaraş, Hatay, Afyonkarahisar ve Yozgat'ta eş zamanlı düzenlenen operasyonda aralarında dolandırıcılık faaliyetlerinin organize edildiği değerlendirilen şirketlerin yöneticilerinin de bulunduğu 90 şüpheli yakalandı.
Çalışma kapsamında çok sayıda şüphelinin ve 13 şirketin banka ve kripto varlık hesapları ile dolandırıcılıktan elde edilen gelirle satın alındığı değerlendirilen 5 otomobil, 1 daire, 1 dubleks villa ve 1 arsaya el konuldu.
Zanlıların emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Eskişehir merkezli 19 ilde düzenlenen operasyonda, kendilerini kurumsal internet ve iletişim firmalarının temsilcisi olarak tanıtarak “internet altyapısı değişikliği” bahanesiyle dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen 90 şüpheli yakalandı.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmada, şüphelilerin bu yöntemle 801 kişiyi yaklaşık 116 milyon lira dolandırdıkları öne sürüldü. Soruşturma kapsamında Eskişehir merkezli 19 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda 90 şüpheli yakalanırken, şüphelilerle ilgili işlemlerin sürdüğü öğrenildi.Şüphelilerin, vatandaşlara ülke genelinde internet altyapısının değişeceğini, mevcut modemlerin kullanılamayacağını ve internet hizmetlerinin kısa sürede kesileceğini, zorunlu altyapı geçişi yapılacağını ve yeni modem alınması halinde internet faturalarında indirim uygulanacağını söyledikleri tespit edildi.
Şüphelilerin modem değişikliği yapılmaması durumunda internet faturalarının artacağını belirterek vatandaşları modem satın almaya yönlendirdikleri belirlendi.
Polisin çalışmasında zanlıların bu yöntemle ülke genelinde 801 mağdura modem sattıkları, gönderilen modemlerin büyük bölümünün mevcut internet altyapısıyla uyumlu olmadığı ve vadedilen internet faturası indirimlerinin uygulanmadığı tespit edildi.
Mağdurların şüphelilere ait hesaplara yaklaşık 116 milyon lira gönderdikleri belirlendi.
Bunun üzerine Eskişehir merkezli olmak üzere İstanbul, Kocaeli, Bursa, Çanakkale, Muğla, Düzce, Zonguldak, Bolu, Karabük, Erzurum, Kars, Ankara, Antalya, Adana, Kahramanmaraş, Hatay, Afyonkarahisar ve Yozgat'ta eş zamanlı düzenlenen operasyonda aralarında dolandırıcılık faaliyetlerinin organize edildiği değerlendirilen şirketlerin yöneticilerinin de bulunduğu 90 şüpheli yakalandı.
Çalışma kapsamında çok sayıda şüphelinin ve 13 şirketin banka ve kripto varlık hesapları ile dolandırıcılıktan elde edilen gelirle satın alındığı değerlendirilen 5 otomobil, 1 daire, 1 dubleks villa ve 1 arsaya el konuldu.
Hakkari'nin Derecik ilçesinde görev yapan Uzman Çavuş Kas...
Hakkari'nin Derecik ilçesinde görev yapan Uzman Çavuş Kas...
Hakkari'nin Derecik ilçesinde görev yapan Uzman Çavuş Kasım Yurt, evinin anahtarını unutunca 5'inci kattaki dairesine girebilmek için 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istedi. Bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi.
Yurt, itfaiye aracının sepetiyle balkona ulaşmaya çalıştı. Merdivenin balkona yetişmemesi üzerine Yurt, aşağı inmek istedi. Ancak bu sırada itfaiye aracı henüz belirlenemeyen nedenle kaydı.
Duvar ile sepet arasında sıkışarak ağır yaralanan ve hastaneye kaldırılan Kasım Yurt, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Hakkari'nin Derecik ilçesinde görev yapan Uzman Çavuş Kasım Yurt, evinin anahtarını unutunca 5'inci kattaki dairesine girebilmek için 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istedi. Bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi.
Yurt, itfaiye aracının sepetiyle balkona ulaşmaya çalıştı. Merdivenin balkona yetişmemesi üzerine Yurt, aşağı inmek istedi. Ancak bu sırada itfaiye aracı henüz belirlenemeyen nedenle kaydı.
Duvar ile sepet arasında sıkışarak ağır yaralanan ve hastaneye kaldırılan Kasım Yurt, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karadeniz Sahil Yolu’nun Pazar - Ardeşen ayrımından başlayarak Çamlıhemşin ilçe merkezinden geçip Ayder’e ulaşan güzergâhta yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Uraloğlu, 36,5 kilometrelik Pazar - Ardeşe...
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karadeniz Sahil Yolu’nun Pazar - Ardeşen ayrımından başlayarak Çamlıhemşin ilçe merkezinden geçip Ayder’e ulaşan güzergâhta yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Uraloğlu, 36,5 kilometrelik Pazar - Ardeşe...
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karadeniz Sahil Yolu’nun Pazar - Ardeşen ayrımından başlayarak Çamlıhemşin ilçe merkezinden geçip Ayder’e ulaşan güzergâhta yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Uraloğlu, 36,5 kilometrelik Pazar - Ardeşen Ayrım - Çamlıhemşin - Ayder İl Yolu kapsamında yapımı tamamlanan 955 metre uzunluğundaki Çamlıhemşin Tüneli ile Fırtına Deresi ve Hala Deresi-1 köprülerini kapsayan 2 kilometrelik kesimin pazartesi günü hizmete açılacağını bildirdi.
“YOLUN KAPASİTESİNİ ARTIRIYORUZ”
Pazar-Ardeşen Ayrım-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu’nun bölge turizmi açısından önemli bir güzergâh olduğunu belirten Uraloğlu, "Ayder Yaylamız her yıl bir milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlıyor. Hem kış hem de yayla turizminin gelişmesiyle birlikte güzergâhtaki trafik yoğunluğu da arttı. Mevcut yola şerit ilaveleri yaparak yolun kapasitesini artırıyor, vatandaşlarımıza daha hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım imkânı sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, proje kapsamında ilk 5,5 kilometrelik kesimin bitümlü sıcak karışım kaplamalı toplam 4 şeritli bölünmüş yol standardında, devamındaki kesimlerin ise 12 metre platform genişliğinde ve tırmanma şeritli olarak inşa edildiğini kaydetti.
7 KİLOMETRELİK KESİMDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYORDaha önce tek yol standardındaki yaklaşık 8 kilometrelik kesimin trafiğe açıldığını hatırlatan Uraloğlu, "Pazartesi günü de Çamlıhemşin Tüneli, 135 metre uzunluğundaki Fırtına Deresi Köprüsü ve 90 metre uzunluğundaki Hala Deresi-1 Köprüsü’nü kapsayan 2 kilometrelik Çamlıhemşin Tünelli Geçişi’ni hizmete sunuyoruz. Böylece projemizin toplam 10 kilometrelik bölümünü tamamlamış olduk." açıklamasında bulundu.
Güzergahın kalan bölümlerindeki çalışmalara da değinen Uraloğlu, Hala Tüneli’nde kazı ve kaplama betonu çalışmalarının tamamlandığını bildirdi. Hala-2 Tüneli’nde ise kazı ve destekleme çalışmalarının tamamlandığını, kemer betonu imalatlarının sürdüğünü kaydetti.
Bakan Uraloğlu, "Çamlıhemşin Tüneli ile Ayder Yaylası arasında kalan yaklaşık 7 kilometrelik kesimde çalışmalarımız devam ediyor." dedi.
"SEYAHAT SÜRESİ 35 DAKİKAYA DÜŞECEK"Yolun tamamlanmasıyla güzergâhın 1,5 kilometre kısalacağını vurgulayan Uraloğlu, "Seyahat süresini 55 dakikadan 35 dakikaya indireceğiz. Böylece zamandan 675 milyon lira, akaryakıttan 97 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 772 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Karbon emisyonunu da yıllık 4 bin 800 ton azaltacağız." ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, projenin Karadeniz sahilinden iç kesimlere ulaşımı kolaylaştıracağını belirtti; yolun tamamlanmasıyla Ayder Yaylası başta olmak üzere bölgenin turizm merkezlerine erişimin daha konforlu hale geleceğini, bölgedeki ticaret ve turizm potansiyeline de katkı sağlanacağını kaydetti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karadeniz Sahil Yolu’nun Pazar - Ardeşen ayrımından başlayarak Çamlıhemşin ilçe merkezinden geçip Ayder’e ulaşan güzergâhta yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Uraloğlu, 36,5 kilometrelik Pazar - Ardeşen Ayrım - Çamlıhemşin - Ayder İl Yolu kapsamında yapımı tamamlanan 955 metre uzunluğundaki Çamlıhemşin Tüneli ile Fırtına Deresi ve Hala Deresi-1 köprülerini kapsayan 2 kilometrelik kesimin pazartesi günü hizmete açılacağını bildirdi.
“YOLUN KAPASİTESİNİ ARTIRIYORUZ”
Pazar-Ardeşen Ayrım-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu’nun bölge turizmi açısından önemli bir güzergâh olduğunu belirten Uraloğlu, "Ayder Yaylamız her yıl bir milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlıyor. Hem kış hem de yayla turizminin gelişmesiyle birlikte güzergâhtaki trafik yoğunluğu da arttı. Mevcut yola şerit ilaveleri yaparak yolun kapasitesini artırıyor, vatandaşlarımıza daha hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım imkânı sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, proje kapsamında ilk 5,5 kilometrelik kesimin bitümlü sıcak karışım kaplamalı toplam 4 şeritli bölünmüş yol standardında, devamındaki kesimlerin ise 12 metre platform genişliğinde ve tırmanma şeritli olarak inşa edildiğini kaydetti.
7 KİLOMETRELİK KESİMDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYORDaha önce tek yol standardındaki yaklaşık 8 kilometrelik kesimin trafiğe açıldığını hatırlatan Uraloğlu, "Pazartesi günü de Çamlıhemşin Tüneli, 135 metre uzunluğundaki Fırtına Deresi Köprüsü ve 90 metre uzunluğundaki Hala Deresi-1 Köprüsü’nü kapsayan 2 kilometrelik Çamlıhemşin Tünelli Geçişi’ni hizmete sunuyoruz. Böylece projemizin toplam 10 kilometrelik bölümünü tamamlamış olduk." açıklamasında bulundu.
Güzergahın kalan bölümlerindeki çalışmalara da değinen Uraloğlu, Hala Tüneli’nde kazı ve kaplama betonu çalışmalarının tamamlandığını bildirdi. Hala-2 Tüneli’nde ise kazı ve destekleme çalışmalarının tamamlandığını, kemer betonu imalatlarının sürdüğünü kaydetti.
Bakan Uraloğlu, "Çamlıhemşin Tüneli ile Ayder Yaylası arasında kalan yaklaşık 7 kilometrelik kesimde çalışmalarımız devam ediyor." dedi.
"SEYAHAT SÜRESİ 35 DAKİKAYA DÜŞECEK"Yolun tamamlanmasıyla güzergâhın 1,5 kilometre kısalacağını vurgulayan Uraloğlu, "Seyahat süresini 55 dakikadan 35 dakikaya indireceğiz. Böylece zamandan 675 milyon lira, akaryakıttan 97 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 772 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Karbon emisyonunu da yıllık 4 bin 800 ton azaltacağız." ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, projenin Karadeniz sahilinden iç kesimlere ulaşımı kolaylaştıracağını belirtti; yolun tamamlanmasıyla Ayder Yaylası başta olmak üzere bölgenin turizm merkezlerine erişimin daha konforlu hale geleceğini, bölgedeki ticaret ve turizm potansiyeline de katkı sağlanacağını kaydetti.
Kastamonu'daki Pompeio...
Kastamonu'daki Pompeiopolis Antik Kenti'nde, MS 4. yüzyıla tarihlenen yaklaşık 105 metrekarelik geometrik zemin mozaiği ortaya çıkarıldı. Devamı burada: Kastamonu’da Dev Roma Mozaiği ve Eros Başı Bulundu Arkeofili.
Kastamonu'daki Pompeiopolis Antik Kenti'nde, MS 4. yüzyıla tarihlenen yaklaşık 105 metrekarelik geometrik zemin mozaiği ortaya çıkarıldı.
Devamı burada: Kastamonu’da Dev Roma Mozaiği ve Eros Başı Bulundu Arkeofili.
Süper Loto sonuçları için beklenen an geldi. Milyonlarca liralık b...
Süper Loto sonuçları için beklenen an geldi. Milyonlarca liralık b...
Süper Loto sonuçları için beklenen an geldi. Milyonlarca liralık büyük ikramiyenin sahibini bulup bulmadığı merak ediliyor.
Haftanın 3 günü çekilişi yapılan Süper Loto'da bir çekiliş maratonu daha geride kaldı. Küreye giren 60 numara içinden çekilen 6 şanslı rakam, devasa ikramiyenin kazandıran numaralarını belirledi. Rekor ikramiye seviyelerine ulaşan Süper Loto'da bilet alan vatandaşlar, "Süper Loto sonuç sorgulama" ekranı üzerinden biletlerini sorgulayabiliyor. Biletinize ikramiye vurup vurmadığını öğrenmek için bilet kodunuzu bilet sorgulama ekranına girmeniz yeterli.
Altı bilenin olmadığı çekilişte çıkan sayılar şöyle: 27, 30, 31, 41, 43, 57
Süper Loto sonuçları için beklenen an geldi. Milyonlarca liralık büyük ikramiyenin sahibini bulup bulmadığı merak ediliyor.
Haftanın 3 günü çekilişi yapılan Süper Loto'da bir çekiliş maratonu daha geride kaldı. Küreye giren 60 numara içinden çekilen 6 şanslı rakam, devasa ikramiyenin kazandıran numaralarını belirledi. Rekor ikramiye seviyelerine ulaşan Süper Loto'da bilet alan vatandaşlar, "Süper Loto sonuç sorgulama" ekranı üzerinden biletlerini sorgulayabiliyor. Biletinize ikramiye vurup vurmadığını öğrenmek için bilet kodunuzu bilet sorgulama ekranına girmeniz yeterli.
Altı bilenin olmadığı çekilişte çıkan sayılar şöyle: 27, 30, 31, 41, 43, 57
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle yarın özel bir miting yapılacak.
“Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganıyla gerçekleşecek mitinge Cumhurbaşkan...
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle yarın özel bir miting yapılacak.
“Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganıyla gerçekleşecek mitinge Cumhurbaşkan...
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle yarın özel bir miting yapılacak.
“Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganıyla gerçekleşecek mitinge Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, partisinin 25. kuruluş yıl dönümü mitingine ilişkin açıklama yaptı.
Acar, Başkent Millet Bahçesi'nde düzenlenen toplantıda, yarın gerçekleştirilecek mitingle ilgili hazırlıkları büyük oranda tamamladıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla 25'inci yıl kutlamalarını milletle birlikte yapacaklarını söyleyen Acar, şöyle devam etti:
"- Yoğun ve hummalı bir çalışma yapmaya başladık. 'AK Parti 25 yılını nasıl anlatabilir?' diye önce buna odaklandık. 25 yılı anlatmak ne bir ansiklopediye ne de bir filme sığabiliyor. Mümkün olduğunca bunları bir kampanya formatı üzerinden anlatmayı tercih ettik.
- Yaklaşık bir aydır hem açık havalarda hem dijital ve sosyal medya araçlarıyla bakanlıklarımızın 25 yılda hayata geçirdiği tüm hizmetleri, eserleri anlatmaya gayret gösterdiğimiz süreç devam ediyor."
100 BİN DAVETLİ VAR
Mitinge çok büyük bir katılımın olacağını öngördüklerini dile getiren Acar, programa tüm halkın davetli olduğunu söyledi.
Genel Sekreterlik tarafından herkesin davet edildiğini aktaran Acar, "Kıymetli çınarlarımız, kurucularımızdan gelebilenler burada olacaklar. Eskiden bakanlık, milletvekilliği, belediye başkanlığı yapan, halihazırdaki görevde olan insanlar dahil olmak üzere yaklaşık 100 bin kişilik bir davet çıkardık. Dolayısıyla bu tarihi bir miting organizasyonu, özel bir miting olacak." dedi.
Acar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın mitingde 2001'de doğmuş ve yarın doğum günü olan yaklaşık 25 gençle birlikte oturacağını açıkladı.
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle yarın özel bir miting yapılacak.
“Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganıyla gerçekleşecek mitinge Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, partisinin 25. kuruluş yıl dönümü mitingine ilişkin açıklama yaptı.
Acar, Başkent Millet Bahçesi'nde düzenlenen toplantıda, yarın gerçekleştirilecek mitingle ilgili hazırlıkları büyük oranda tamamladıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla 25'inci yıl kutlamalarını milletle birlikte yapacaklarını söyleyen Acar, şöyle devam etti:
"- Yoğun ve hummalı bir çalışma yapmaya başladık. 'AK Parti 25 yılını nasıl anlatabilir?' diye önce buna odaklandık. 25 yılı anlatmak ne bir ansiklopediye ne de bir filme sığabiliyor. Mümkün olduğunca bunları bir kampanya formatı üzerinden anlatmayı tercih ettik.
- Yaklaşık bir aydır hem açık havalarda hem dijital ve sosyal medya araçlarıyla bakanlıklarımızın 25 yılda hayata geçirdiği tüm hizmetleri, eserleri anlatmaya gayret gösterdiğimiz süreç devam ediyor."
100 BİN DAVETLİ VAR
Mitinge çok büyük bir katılımın olacağını öngördüklerini dile getiren Acar, programa tüm halkın davetli olduğunu söyledi.
Genel Sekreterlik tarafından herkesin davet edildiğini aktaran Acar, "Kıymetli çınarlarımız, kurucularımızdan gelebilenler burada olacaklar. Eskiden bakanlık, milletvekilliği, belediye başkanlığı yapan, halihazırdaki görevde olan insanlar dahil olmak üzere yaklaşık 100 bin kişilik bir davet çıkardık. Dolayısıyla bu tarihi bir miting organizasyonu, özel bir miting olacak." dedi.
Acar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın mitingde 2001'de doğmuş ve yarın doğum günü olan yaklaşık 25 gençle birlikte oturacağını açıkladı.
Giresun'da yağmur sonrası debisi yükselen derede akıntıya kapılan anne ile iki kızı yaşamını yitirdi.
Olayın ardından anne ile kızlarının acı hikayesi kaldı.
ANNE İLE KIZLARI ÖLDÜA...
Giresun'da yağmur sonrası debisi yükselen derede akıntıya kapılan anne ile iki kızı yaşamını yitirdi.
Olayın ardından anne ile kızlarının acı hikayesi kaldı.
ANNE İLE KIZLARI ÖLDÜA...
Giresun'da yağmur sonrası debisi yükselen derede akıntıya kapılan anne ile iki kızı yaşamını yitirdi.
Olayın ardından anne ile kızlarının acı hikayesi kaldı.
ANNE İLE KIZLARI ÖLDÜAcı olay Görele ilçesinde yaşandı. Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca'nın piknik yaptıkları sırada başlayan yağmur sonrası debisi artan derede akıntıya kapıldı.
Baba Mehmet Kırca ise akıntıya kapılmaktan son anda kurtuldu.
İhbar üzerine harekete geçen ekipler, Burcu ve Burçin Kırca'nın cansız bedenlerine ulaştı. Zekiye Kırca'nın cansız bedeni ise bu sabah saatlerinde bulundu.
20 YIL SONRA GELMİŞLEROlaya ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Aile fertlerinin, köylerine inşa ettirdikleri tek katlı evlerini görmek için İstanbul’dan Görele ilçesine geldikleri öğrenildi.
20 yıl aradan sonra geldikleri Hamzalı köyünde yeni evlerinde vakit geçiren ve olaydan bir gün sonra İstanbul'a dönüş hazırlığında oldukları öğrenilen anne ve iki kızının cenazelerinin, otopsi işlemlerinin ardından yarın ilçede toprağa verileceği belirtildi.
"ENİŞTEM 'GİTMEYELİM' DEMİŞ"Zekiye Kırca'nın ağabeyi Enver Yıkızoğlu, yaşananları anlattı.
Kardeşinin ailesiyle birlikte tatil için ilçeye geldiğini anlatan Yıkızoğlu, "Sabahleyin kahvaltı yapmak için dere kenarına gidiyorlar. Dere kenarında piknik yapıp, çay içerlerken dağdan gelen sel felaketi alıp götürüyor. Eniştem 'Hayır, oraya gitmeyelim’ demiş ama kızları ısrar ediyorlar, 'İlla oraya gideceğiz' demişler." ifadelerini kullandı.
"EVİ GÖRÜP GERİ DÖNECEKLERDİ"Yaşamını yitirenlerin yakınlarından Muzaffer Tıngır ise ailenin yeni yaptırdıkları evi görmek için ilçeye geldiğini söyledi.
Tıngır, "Yeni ev yapmıştı babaları, evi görelim diye kızlar özellikle ısrar edip, geliyorlar. Gelip evi görüp geri İstanbul'a döneceklermiş ama dönemediler. Kısmet buymuş." diye konuştu.
Giresun'da yağmur sonrası debisi yükselen derede akıntıya kapılan anne ile iki kızı yaşamını yitirdi.
Olayın ardından anne ile kızlarının acı hikayesi kaldı.
ANNE İLE KIZLARI ÖLDÜAcı olay Görele ilçesinde yaşandı. Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca'nın piknik yaptıkları sırada başlayan yağmur sonrası debisi artan derede akıntıya kapıldı.
Baba Mehmet Kırca ise akıntıya kapılmaktan son anda kurtuldu.
İhbar üzerine harekete geçen ekipler, Burcu ve Burçin Kırca'nın cansız bedenlerine ulaştı. Zekiye Kırca'nın cansız bedeni ise bu sabah saatlerinde bulundu.
20 YIL SONRA GELMİŞLEROlaya ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Aile fertlerinin, köylerine inşa ettirdikleri tek katlı evlerini görmek için İstanbul’dan Görele ilçesine geldikleri öğrenildi.
20 yıl aradan sonra geldikleri Hamzalı köyünde yeni evlerinde vakit geçiren ve olaydan bir gün sonra İstanbul'a dönüş hazırlığında oldukları öğrenilen anne ve iki kızının cenazelerinin, otopsi işlemlerinin ardından yarın ilçede toprağa verileceği belirtildi.
"ENİŞTEM 'GİTMEYELİM' DEMİŞ"Zekiye Kırca'nın ağabeyi Enver Yıkızoğlu, yaşananları anlattı.
Kardeşinin ailesiyle birlikte tatil için ilçeye geldiğini anlatan Yıkızoğlu, "Sabahleyin kahvaltı yapmak için dere kenarına gidiyorlar. Dere kenarında piknik yapıp, çay içerlerken dağdan gelen sel felaketi alıp götürüyor. Eniştem 'Hayır, oraya gitmeyelim’ demiş ama kızları ısrar ediyorlar, 'İlla oraya gideceğiz' demişler." ifadelerini kullandı.
"EVİ GÖRÜP GERİ DÖNECEKLERDİ"Yaşamını yitirenlerin yakınlarından Muzaffer Tıngır ise ailenin yeni yaptırdıkları evi görmek için ilçeye geldiğini söyledi.
Tıngır, "Yeni ev yapmıştı babaları, evi görelim diye kızlar özellikle ısrar edip, geliyorlar. Gelip evi görüp geri İstanbul'a döneceklermiş ama dönemediler. Kısmet buymuş." diye konuştu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Trabzon Valiliği'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak "Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir." dedi.
Hukukun...
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Trabzon Valiliği'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak "Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir." dedi.
Hukukun...
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Trabzon Valiliği'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak "Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir." dedi.
Hukukun herkes için işlediğini ve asli amacın vatandaşı huzur ve güven içinde tutmak olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Gürlek, "Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer, dosyanın üzerindeki isme bakmaz, hukuk gereğini yapar." açıklamasında bulundu.
SALAH TRANSFERİ
Gürlek, Trabzonluların spor sevgisini, 7'den 77'ye Trabzonspor aşkını bildiğini belirterek, Muhammed Salah'ın camiaya hayırlı olmasını diledi.
"YOLUMUZDAN ŞAŞMAYACAĞIZ"
Bakan Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefine işaret ederek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak da görüyoruz. Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz." dedi.
"Suçun yöntemi değişse de araçları değişse de örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var, devletin suçla mücadele iradesidir" ifadesini kullanan Gürlek, şunları kaydetti:
"Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik. Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna, organize suçta suçun failinden azmettiricisine, yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar oluşturdu. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasal düzenleme, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz."
Yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisi olduklarını belirten Bakan Gürlek, "Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğiz, operasyonlarımıza devam edeceğiz." mesajını verdi.
Milletin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizen Bakan Gürlek, devletten daha güçlü bir yapı ve Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de olmadığını ifade etti.
"DOSYALARI YENİDEN AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
"Adaletin önünde zaman aşınır, hakikat aşınmaz" ifadesini kullanan Gürlek, "Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir, bir dosya rafta bekleyebilir ama faili meçhul kalan her ölüm devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız, delillerin izini süreceğiz, faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız." diye konuştu.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca terörün ağır bedellerini ödediğine dikkati çekerek, "Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Türkiye enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkanlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır." açıklamasında bulundu.
“MESELE HUZURLU TÜRKİYE MESELESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefinin, milletin sağduyusu ve Gazi Meclisin iradesiyle yeni ve tarihi bir aşamaya taşındığına işaret eden Gürlek, şu değerlendirmede bulundu:
"Meclisimizin gündemine gelen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir milli irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor, Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihi bir iradedir. Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon vatandaşımız olacaktır. Milli şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sınırlarının terörle değil, üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılması meselesidir. Mesele, bir daha hiçbir Eren Bülbül'ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir. Mesele, bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir."
Bakan Gürlek, amaçlarının Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, milli birlik ve beraberliğii daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini sağlamak olduğunu söyledi.
"Şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakarlığı bizim için tartışmaya kapalıdır." diye konuşan Akın Gürkek, "Tek gayemiz güçlü Türkiye'dir. Güçlü Türkiye'ye giden yolda iç cepheyi güçlendirmektir." dedi.
Türkiye'nin bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke olduğunu vurgulayan Gürlek, "Terör meselesinde de böyledir. Suç örgütleriyle mücadelede de böyledir. Adalet sistemimizin eksiklerinde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz. Nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz. Nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa hukuk içerisinde karşısında duracağız." diye konuştu.
ADALET TEŞKİLATI GÜÇLENECEK
Bakan Gürlek, adalet teşkilatını daha güçlü hale getirecek, yargılamanın etkinliğini artıracak, vatandaşın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformları sürdüreceklerini söyledi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Trabzon Valiliği'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak "Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir." dedi.
Hukukun herkes için işlediğini ve asli amacın vatandaşı huzur ve güven içinde tutmak olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Gürlek, "Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer, dosyanın üzerindeki isme bakmaz, hukuk gereğini yapar." açıklamasında bulundu.
SALAH TRANSFERİ
Gürlek, Trabzonluların spor sevgisini, 7'den 77'ye Trabzonspor aşkını bildiğini belirterek, Muhammed Salah'ın camiaya hayırlı olmasını diledi.
"YOLUMUZDAN ŞAŞMAYACAĞIZ"
Bakan Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefine işaret ederek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak da görüyoruz. Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz." dedi.
"Suçun yöntemi değişse de araçları değişse de örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var, devletin suçla mücadele iradesidir" ifadesini kullanan Gürlek, şunları kaydetti:
"Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik. Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna, organize suçta suçun failinden azmettiricisine, yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar oluşturdu. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasal düzenleme, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz."
Yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisi olduklarını belirten Bakan Gürlek, "Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğiz, operasyonlarımıza devam edeceğiz." mesajını verdi.
Milletin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizen Bakan Gürlek, devletten daha güçlü bir yapı ve Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de olmadığını ifade etti.
"DOSYALARI YENİDEN AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
"Adaletin önünde zaman aşınır, hakikat aşınmaz" ifadesini kullanan Gürlek, "Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir, bir dosya rafta bekleyebilir ama faili meçhul kalan her ölüm devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız, delillerin izini süreceğiz, faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız." diye konuştu.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca terörün ağır bedellerini ödediğine dikkati çekerek, "Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Türkiye enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkanlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır." açıklamasında bulundu.
“MESELE HUZURLU TÜRKİYE MESELESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefinin, milletin sağduyusu ve Gazi Meclisin iradesiyle yeni ve tarihi bir aşamaya taşındığına işaret eden Gürlek, şu değerlendirmede bulundu:
"Meclisimizin gündemine gelen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir milli irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor, Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihi bir iradedir. Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon vatandaşımız olacaktır. Milli şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sınırlarının terörle değil, üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılması meselesidir. Mesele, bir daha hiçbir Eren Bülbül'ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir. Mesele, bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir."
Bakan Gürlek, amaçlarının Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, milli birlik ve beraberliğii daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini sağlamak olduğunu söyledi.
"Şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakarlığı bizim için tartışmaya kapalıdır." diye konuşan Akın Gürkek, "Tek gayemiz güçlü Türkiye'dir. Güçlü Türkiye'ye giden yolda iç cepheyi güçlendirmektir." dedi.
Türkiye'nin bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke olduğunu vurgulayan Gürlek, "Terör meselesinde de böyledir. Suç örgütleriyle mücadelede de böyledir. Adalet sistemimizin eksiklerinde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz. Nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz. Nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa hukuk içerisinde karşısında duracağız." diye konuştu.
ADALET TEŞKİLATI GÜÇLENECEK
Bakan Gürlek, adalet teşkilatını daha güçlü hale getirecek, yargılamanın etkinliğini artıracak, vatandaşın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformları sürdüreceklerini söyledi.
Şiddetli rüzgarın etkili olduğu Balıkesir'in iki içesinde alevlerle mücadele ediliyor.
EDREMİT YANGINI
Kadıköy Mahallesi'ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, yakındaki ormana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü...
Şiddetli rüzgarın etkili olduğu Balıkesir'in iki içesinde alevlerle mücadele ediliyor.
EDREMİT YANGINI
Kadıköy Mahallesi'ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, yakındaki ormana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü...
Şiddetli rüzgarın etkili olduğu Balıkesir'in iki içesinde alevlerle mücadele ediliyor.
EDREMİT YANGINI
Kadıköy Mahallesi'ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, yakındaki ormana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler, 11 uçak, 7 helikopter, 13 arazöz, 3 su ikmal aracı, 5 su tankeri ve 45 personelle yangına müdahale ediyor.
Yangının zeytinliklerin yanı sıra çamlık alanda etkili olduğu ifade edildi. Bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı çok sayıda ekip sevk edildi.
Jandarma da yangının çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlattı.
EDREMİT KAYMAKAMI: 7-8 VATANDAŞIMIZI TAHLİYE ETTİK
Edremit Kaymakam Vekili Muhammed Evlice, yangın bölgesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının yerleşim yerine yakın bir bölgede çıktığını belirtti.
Evlice, şunları söyledi:
"Hem orman hem de itfaiye ekiplerimiz hızlı bir şekilde müdahale ettiler. Şu an yerleşim yerine yakın bölgede çok fazla sıkıntımız kalmadı. Ormanın arka taraflarına olan bölümlerde devam ediyor. Oraya da uçak ve helikopterlerimizin müdahalesi sürüyor. İnşallah kısa sürede kontrol altına alırız diye düşünüyoruz. Şu anda 7-8 vatandaşımızı tahliye ettik fakat mahalle boyutunda şu an gerek yok."
Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da yerleşim yerine yakın bölgedeki kısımda tehlike kalmadığını dile getirdi.
ALEVLER KAZ DAĞLARI'NA DOĞRU İLERLİYORYangının yerleşim yerlerini tehdit ettiği belirlenirken NTV Bölge Temsilcisi Merih Ak, çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
"ALEVLERİN İLERLEMESİ DURDURULDU"
"Yangın 14.00 sıralarında başladı. Çok kuvvetli rüzgar var." diye konuşan Ak, yangının yerleşim yerlerine alanlardaki zeytinliklerde başladığını ifade ederek şu bilgileri verdi:
“Kuvvetli rüzgarla birlikte yayılma eğilimi gösterdi. Ekipleri yangına anında müdahale etti ama rüzgar nedeniyle çalışmalar zorlaştı. Risk altındaki bazı evler tahliye edildi. Yerleşim yerlerine yakın bölgeledeki otluk alanlarda çıkan yangın bazı evlerde kısmen zarara neden oldu. Tehlike kısa sürede giderildi. Bazı vatandaşların hastanede tedavi altına alındığı bildirildi.Havadan ve karadan yoğun çabalar sonucunda yangın büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumda. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor."
RÜZGAR HIZLANACAK
Ak, bölgedeki hava durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
“Bir süredir bölge aşırı sıcakları yaşıyordu." diye konuşan Ak, “Yarından itibaren kuvvetli rüzgarın çıkması bekleniyor. İlerleyen saatlerde rüzgarın etkisini artırması bekleniyor.” dedi.
BAŞKA BİR İLÇEDE DE YANGIN ÇIKTIDursunbey ilçesinde orman dışı alanda çıkan yangın, ormana sıçradı. Alevlere havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Dursunbey ilçesi Kurtlar Mahallesi yakınlarındaki orman dışı alanda saat 14.30 sıralarında yangın çıktı. Alevler rüzgarın da etkisiyle ormana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye 4 uçak, 4 helikopter ve çok sayıda ekip sevk edildi. Ekiplerin, alevlere havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.
Şiddetli rüzgarın etkili olduğu Balıkesir'in iki içesinde alevlerle mücadele ediliyor.
EDREMİT YANGINI
Kadıköy Mahallesi'ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, yakındaki ormana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler, 11 uçak, 7 helikopter, 13 arazöz, 3 su ikmal aracı, 5 su tankeri ve 45 personelle yangına müdahale ediyor.
Yangının zeytinliklerin yanı sıra çamlık alanda etkili olduğu ifade edildi. Bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı çok sayıda ekip sevk edildi.
Jandarma da yangının çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlattı.
EDREMİT KAYMAKAMI: 7-8 VATANDAŞIMIZI TAHLİYE ETTİK
Edremit Kaymakam Vekili Muhammed Evlice, yangın bölgesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının yerleşim yerine yakın bir bölgede çıktığını belirtti.
Evlice, şunları söyledi:
"Hem orman hem de itfaiye ekiplerimiz hızlı bir şekilde müdahale ettiler. Şu an yerleşim yerine yakın bölgede çok fazla sıkıntımız kalmadı. Ormanın arka taraflarına olan bölümlerde devam ediyor. Oraya da uçak ve helikopterlerimizin müdahalesi sürüyor. İnşallah kısa sürede kontrol altına alırız diye düşünüyoruz. Şu anda 7-8 vatandaşımızı tahliye ettik fakat mahalle boyutunda şu an gerek yok."
Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da yerleşim yerine yakın bölgedeki kısımda tehlike kalmadığını dile getirdi.
ALEVLER KAZ DAĞLARI'NA DOĞRU İLERLİYORYangının yerleşim yerlerini tehdit ettiği belirlenirken NTV Bölge Temsilcisi Merih Ak, çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
"ALEVLERİN İLERLEMESİ DURDURULDU"
"Yangın 14.00 sıralarında başladı. Çok kuvvetli rüzgar var." diye konuşan Ak, yangının yerleşim yerlerine alanlardaki zeytinliklerde başladığını ifade ederek şu bilgileri verdi:
“Kuvvetli rüzgarla birlikte yayılma eğilimi gösterdi. Ekipleri yangına anında müdahale etti ama rüzgar nedeniyle çalışmalar zorlaştı. Risk altındaki bazı evler tahliye edildi. Yerleşim yerlerine yakın bölgeledeki otluk alanlarda çıkan yangın bazı evlerde kısmen zarara neden oldu. Tehlike kısa sürede giderildi. Bazı vatandaşların hastanede tedavi altına alındığı bildirildi.Havadan ve karadan yoğun çabalar sonucunda yangın büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumda. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor."
RÜZGAR HIZLANACAK
Ak, bölgedeki hava durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
“Bir süredir bölge aşırı sıcakları yaşıyordu." diye konuşan Ak, “Yarından itibaren kuvvetli rüzgarın çıkması bekleniyor. İlerleyen saatlerde rüzgarın etkisini artırması bekleniyor.” dedi.
BAŞKA BİR İLÇEDE DE YANGIN ÇIKTIDursunbey ilçesinde orman dışı alanda çıkan yangın, ormana sıçradı. Alevlere havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Dursunbey ilçesi Kurtlar Mahallesi yakınlarındaki orman dışı alanda saat 14.30 sıralarında yangın çıktı. Alevler rüzgarın da etkisiyle ormana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye 4 uçak, 4 helikopter ve çok sayıda ekip sevk edildi. Ekiplerin, alevlere havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.
ABD ve İran orduları, dün Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemileri karşılıklı hedef aldı. ABD kuvvetleri İran'a ait üç petrol tankerini vururken, Tahran yönetimi de Hürmüz Boğazı'nda izin verilmeyen rotaları kullanan üç gemiyi hedef aldığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Devrim Muhafızları Ordusunun ABD Donanmasına ait...
ABD ve İran orduları, dün Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemileri karşılıklı hedef aldı. ABD kuvvetleri İran'a ait üç petrol tankerini vururken, Tahran yönetimi de Hürmüz Boğazı'nda izin verilmeyen rotaları kullanan üç gemiyi hedef aldığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Devrim Muhafızları Ordusunun ABD Donanmasına ait...
ABD ve İran orduları, dün Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemileri karşılıklı hedef aldı. ABD kuvvetleri İran'a ait üç petrol tankerini vururken, Tahran yönetimi de Hürmüz Boğazı'nda izin verilmeyen rotaları kullanan üç gemiyi hedef aldığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Devrim Muhafızları Ordusunun ABD Donanmasına ait iki gemiye balistik füze fırlatmasının ardından üç İran gemisini vurduğunu açıkladı.
Hedef alınan gemilerden biri, Tahran'ın petrol ihracat merkezi konumundaki Hark Adası açıklarında seyrediyordu.
CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper kararlılık mesajı vererek, "Devrim Muhafızları mesajı net alsın: İki gemimize ateş açarsanız, üç geminizi devre dışı bırakarak çok daha ağır bir ekonomik bedel ödetiriz" dedi.
CENTCOM, çatışmalarda hiçbir Amerikan askerinin zarar görmediğini açıkladı.
Devrim Muhafızları Ordusu ise bölgedeki Amerikan askeri unsurlarına yönelik saldırılarını artırma tehdidinde bulundu.
İranlı yetkililer daha sonra, Hürmüz Boğazı'ndaki üç tankerin yanı sıra farklı sahalarda ABD ile bağlantılı üç gemiyi daha vurduklarını bildirdi.
Reuters ajansının aktardığına göre İran devlet televizyonunda yayımlanan Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri açıklamasında, gemi personeline yönelik uyarılar yer aldı.
Bildiride, "'Terörist' ABD ordusuna kanmayın, yetki verilmeyen suyollarından geçmeyi amaçlayan her türlü şüpheli hareketten uzak durun. Aksi takdirde hedef alınırsınız" ifadeleri kullanıldı.
İran'ın yarı resmi haber ajansı Tasnim, Hark Adası demirleme bölgesindeki bir tankere dört ABD füzesinin isabet ettiğini aktardı. Yerel kaynaklara dayandırılan haberde can kaybı yaşanmadığı, mürettebatın tahliye edildiği kaydedildi.
Son karşılıklı saldırılar, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a yönelik başlattığı bombardımanlarla tırmanan çatışmaları daha da derinleştirme tehlikesi taşıyor.
Başkan Donald Trump yönetimi yaptırımları genişleterek İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya çalışırken, Trump askeri müdahale seçeneğini gündemde tutmayı sürdürüyor.
Trump, 31 Ağustos'ta sosyal medya hesabından Hark Adası'nın "yerle bir edildiğini" gösteren yapay zeka üretimi bir video paylaştı. İran makamları ise Hark Adası'na yönelik olası bir saldırıya çok sert karşılık vereceklerini duyurdu.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üçüncü büyük üreticisi olan İran, savaştan önce ham petrol ihracatının yüzde 90'ını Hark Adası üzerinden gerçekleştiriyordu.
Sevkiyatlar, ABD'nin nisan ayı ortasında başlattığı deniz ablukası nedeniyle büyük ölçüde aksadı.
Trump daha önce de Hark Adası'nı hedef alan açıklamalar yapmıştı.
11 Haziran'da adayı ele geçirmek istediğini söyleyen Trump, Tahran ile Washington'ın savaşı sonlandırmayı amaçlayan 17 Haziran tarihli geçici anlaşmayı imzalamasından birkaç gün önce askeri operasyon ihtimalini rafa kaldırdığını belirtmişti.
İran'ın savaştan önce küresel petrol arzının beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının ardından Washington, İran limanlarına abluka uygulamaya başladı.
Hark Adası'na yönelik Amerikan saldırıları, söz konusu deniz ablukası altında zorlanan İran petrol sektörünü ve genel ülke ekonomisini daha ağır bir baskıyla yüz yüze bırakıyor.
Ortadoğu'da tırmanan askeri gerilim küresel tedarik endişelerini körüklerken, Brent ham petrolün varil fiyatı cuma günü 96,28 dolara çıkarak 24 Temmuz'dan bu yana görülen en yüksek seviyeden kapandı.
ABD ve İran orduları, dün Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemileri karşılıklı hedef aldı. ABD kuvvetleri İran'a ait üç petrol tankerini vururken, Tahran yönetimi de Hürmüz Boğazı'nda izin verilmeyen rotaları kullanan üç gemiyi hedef aldığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Devrim Muhafızları Ordusunun ABD Donanmasına ait iki gemiye balistik füze fırlatmasının ardından üç İran gemisini vurduğunu açıkladı.
Hedef alınan gemilerden biri, Tahran'ın petrol ihracat merkezi konumundaki Hark Adası açıklarında seyrediyordu.
CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper kararlılık mesajı vererek, "Devrim Muhafızları mesajı net alsın: İki gemimize ateş açarsanız, üç geminizi devre dışı bırakarak çok daha ağır bir ekonomik bedel ödetiriz" dedi.
CENTCOM, çatışmalarda hiçbir Amerikan askerinin zarar görmediğini açıkladı.
Devrim Muhafızları Ordusu ise bölgedeki Amerikan askeri unsurlarına yönelik saldırılarını artırma tehdidinde bulundu.
İranlı yetkililer daha sonra, Hürmüz Boğazı'ndaki üç tankerin yanı sıra farklı sahalarda ABD ile bağlantılı üç gemiyi daha vurduklarını bildirdi.
Reuters ajansının aktardığına göre İran devlet televizyonunda yayımlanan Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri açıklamasında, gemi personeline yönelik uyarılar yer aldı.
Bildiride, "'Terörist' ABD ordusuna kanmayın, yetki verilmeyen suyollarından geçmeyi amaçlayan her türlü şüpheli hareketten uzak durun. Aksi takdirde hedef alınırsınız" ifadeleri kullanıldı.
İran'ın yarı resmi haber ajansı Tasnim, Hark Adası demirleme bölgesindeki bir tankere dört ABD füzesinin isabet ettiğini aktardı. Yerel kaynaklara dayandırılan haberde can kaybı yaşanmadığı, mürettebatın tahliye edildiği kaydedildi.
Son karşılıklı saldırılar, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a yönelik başlattığı bombardımanlarla tırmanan çatışmaları daha da derinleştirme tehlikesi taşıyor.
Başkan Donald Trump yönetimi yaptırımları genişleterek İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya çalışırken, Trump askeri müdahale seçeneğini gündemde tutmayı sürdürüyor.
Trump, 31 Ağustos'ta sosyal medya hesabından Hark Adası'nın "yerle bir edildiğini" gösteren yapay zeka üretimi bir video paylaştı. İran makamları ise Hark Adası'na yönelik olası bir saldırıya çok sert karşılık vereceklerini duyurdu.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üçüncü büyük üreticisi olan İran, savaştan önce ham petrol ihracatının yüzde 90'ını Hark Adası üzerinden gerçekleştiriyordu.
Sevkiyatlar, ABD'nin nisan ayı ortasında başlattığı deniz ablukası nedeniyle büyük ölçüde aksadı.
Trump daha önce de Hark Adası'nı hedef alan açıklamalar yapmıştı.
11 Haziran'da adayı ele geçirmek istediğini söyleyen Trump, Tahran ile Washington'ın savaşı sonlandırmayı amaçlayan 17 Haziran tarihli geçici anlaşmayı imzalamasından birkaç gün önce askeri operasyon ihtimalini rafa kaldırdığını belirtmişti.
İran'ın savaştan önce küresel petrol arzının beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının ardından Washington, İran limanlarına abluka uygulamaya başladı.
Hark Adası'na yönelik Amerikan saldırıları, söz konusu deniz ablukası altında zorlanan İran petrol sektörünü ve genel ülke ekonomisini daha ağır bir baskıyla yüz yüze bırakıyor.
Ortadoğu'da tırmanan askeri gerilim küresel tedarik endişelerini körüklerken, Brent ham petrolün varil fiyatı cuma günü 96,28 dolara çıkarak 24 Temmuz'dan bu yana görülen en yüksek seviyeden kapandı.
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....