Yeni eğitim-öğretim yılı önümüzdeki pazartesi günü başlayacak.
Milyonlarca öğrencinin d...
Yeni eğitim-öğretim yılı önümüzdeki pazartesi günü başlayacak.
Milyonlarca öğrencinin d...
Yeni eğitim-öğretim yılı önümüzdeki pazartesi günü başlayacak.
Milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı okullarda, kantin fiyatları da belli oldu.
Okul kantinlerinde bir tost, bir ayran 130 liraya satılacak. Kantinlerde tost, geçen yıl 90 liradan satılıyordu.
TAVUK DÖNER 145 LİRABu yıl simit 30 lira, açma ve poğaça 35 lira olacak. Tavuk dönerin fiyatı ise 145 lira olarak belirlendi.
Yarım litre suyun fiyatı 15, çay fiyatı ise 25 lira olacak.
TABLDOT YEMEK GÜNLÜK 245 LİRA OLACAKOkullardaki tabldot yemek fiyatları da belli oldu.
Üç çeşit yemeğin fiyatı 245, dört çeşit yemeğin fiyatı ise 285 lira olarak belirlendi.
"BU YIL CÜZZİ BİR ZAM YAPTIK"İstanbul Kantinciler Odası Başkanı Vahap Osmanoğlu, bu yıl cüzzi bir zam yaptıklarını söyledi.
Kantinciler olarak enflasyonla mücadele başlattıklarını söyleyen Osmanoğlu, genel toplamda yüzde 6,8 oranında zam yaptıklarını söyledi.
Yeni eğitim-öğretim yılı önümüzdeki pazartesi günü başlayacak.
Milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı okullarda, kantin fiyatları da belli oldu.
Okul kantinlerinde bir tost, bir ayran 130 liraya satılacak. Kantinlerde tost, geçen yıl 90 liradan satılıyordu.
TAVUK DÖNER 145 LİRABu yıl simit 30 lira, açma ve poğaça 35 lira olacak. Tavuk dönerin fiyatı ise 145 lira olarak belirlendi.
Yarım litre suyun fiyatı 15, çay fiyatı ise 25 lira olacak.
TABLDOT YEMEK GÜNLÜK 245 LİRA OLACAKOkullardaki tabldot yemek fiyatları da belli oldu.
Üç çeşit yemeğin fiyatı 245, dört çeşit yemeğin fiyatı ise 285 lira olarak belirlendi.
"BU YIL CÜZZİ BİR ZAM YAPTIK"İstanbul Kantinciler Odası Başkanı Vahap Osmanoğlu, bu yıl cüzzi bir zam yaptıklarını söyledi.
Kantinciler olarak enflasyonla mücadele başlattıklarını söyleyen Osmanoğlu, genel toplamda yüzde 6,8 oranında zam yaptıklarını söyledi.
Üsküdar Belediyesi'nde cumartesi günü salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen belediye başkanvekili seçimi bugün saat 09.00'da yapıl...
Üsküdar Belediyesi'nde cumartesi günü salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen belediye başkanvekili seçimi bugün saat 09.00'da yapıl...
Üsküdar Belediyesi'nde cumartesi günü salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen belediye başkanvekili seçimi bugün saat 09.00'da yapılacak.
Söz konusu seçimin 6 Eylül'de yapılması planlanıyorduancak CHP ile YENİ Parti, Üsküdar Belediye başkan vekilliği seçimine katılmadı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, seçime katılmama kararını YENİ Parti'yle birlikte aldıklarını duyurmuştu. Sarı, gözaltında bulunan CHP'li Belediye Meclis Üyeleri'nin oy kullanabilmeleri için bu yola başvurduklarını bildirmişti.
YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINDI
NTV muhabiri Özgür Yılmaz, son gelişmeleri aktardı.
"İkinci kez başkanvekili seçimi gerçekleştiriyor. Yoğun güvenlik önlemi alındı. Belediyenin çevresi bariyerler kapatıldı. Sadece Meclis üyelerinin girişine izin verilecek. Cumhur İttifakı'nın 21 üyesi, CHP ve Yeni Parti'nin de 21 üyesi bulunuyor."
SİNEM DEDETAŞ GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMIŞTI
Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.
Bu karar sonrası 1 Ağustos'ta başkanvekili seçimi yapılmıştı. Seçimi CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 4 oy farkla kazanmıştı.
Seçimlerde CHP'den 28, Cumhur ittifakından 17 üye sandık başına gitmişti. AK Parti Grubu usulsüz oy sayımı yapıldığı ve seçim sürecinde hukuka aykırılıklar bulunduğu gerekçesiyle yargıya başvurmuştu.
Üsküdar Belediyesi'nde cumartesi günü salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen belediye başkanvekili seçimi bugün saat 09.00'da yapılacak.
Söz konusu seçimin 6 Eylül'de yapılması planlanıyorduancak CHP ile YENİ Parti, Üsküdar Belediye başkan vekilliği seçimine katılmadı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, seçime katılmama kararını YENİ Parti'yle birlikte aldıklarını duyurmuştu. Sarı, gözaltında bulunan CHP'li Belediye Meclis Üyeleri'nin oy kullanabilmeleri için bu yola başvurduklarını bildirmişti.
YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINDI
NTV muhabiri Özgür Yılmaz, son gelişmeleri aktardı.
"İkinci kez başkanvekili seçimi gerçekleştiriyor. Yoğun güvenlik önlemi alındı. Belediyenin çevresi bariyerler kapatıldı. Sadece Meclis üyelerinin girişine izin verilecek. Cumhur İttifakı'nın 21 üyesi, CHP ve Yeni Parti'nin de 21 üyesi bulunuyor."
SİNEM DEDETAŞ GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMIŞTI
Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.
Bu karar sonrası 1 Ağustos'ta başkanvekili seçimi yapılmıştı. Seçimi CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 4 oy farkla kazanmıştı.
Seçimlerde CHP'den 28, Cumhur ittifakından 17 üye sandık başına gitmişti. AK Parti Grubu usulsüz oy sayımı yapıldığı ve seçim sürecinde hukuka aykırılıklar bulunduğu gerekçesiyle yargıya başvurmuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararl...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararl...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Sayıştay Savcılığına Milli Emlak Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Akcan getirildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Bitlis İl Kültür Turizm Müdürlüğüne Osman Fadıl Üner atandı.
Kararla birlikte, Mersin İl Kültür Turizm Müdürü Hakan Doğanay görevinden alınırken yerine, Malatya İl Kültür Turizm Müdürü Yener Oba getirildi. Abdullah Oğuz Aksaray İl Kültür Turizm Müdürlüğüne, Süleyman Demirtaş ise Samsun İl Kültür Turizm Müdürlüğüne atandı.
Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğüne Faruk Berat Akçeşme getirildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Sayıştay Savcılığına Milli Emlak Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Akcan getirildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Bitlis İl Kültür Turizm Müdürlüğüne Osman Fadıl Üner atandı.
Kararla birlikte, Mersin İl Kültür Turizm Müdürü Hakan Doğanay görevinden alınırken yerine, Malatya İl Kültür Turizm Müdürü Yener Oba getirildi. Abdullah Oğuz Aksaray İl Kültür Turizm Müdürlüğüne, Süleyman Demirtaş ise Samsun İl Kültür Turizm Müdürlüğüne atandı.
Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğüne Faruk Berat Akçeşme getirildi.
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
MİLLETLERARASI ANDLAŞMALAR
– Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Kapsamında Akdedilen 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümet...
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
MİLLETLERARASI ANDLAŞMALAR
– Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Kapsamında Akdedilen 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümet...
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
MİLLETLERARASI ANDLAŞMALAR
– Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Kapsamında Akdedilen 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Komisyonu Arasında 23/6/2026 ve 24/7/2026 Tarihli Mektupların Teatisi Yoluyla İmzalanan Ekli Değişiklik Protokolünün Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11777)
– Türkiye Cumhuriyeti Adına 15 Mayıs 2026 Tarihinde Ankara’da İmzalanan Ekli 2016 Yılı İçin Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Altında Türkiye’ye Yönelik Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasına 4 No’lu Zeyilnamenin İlişik Notalarla Birlikte Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11778)
– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekreteryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının Otuz Birinci Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Yirmi Birinci Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Sekizinci Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11779)
– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Verilere İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11780)
CUMHURBAŞKANI KARARLARI
– 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11781)
– 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11782)
ATAMA KARARLARI
– Cumhurbaşkanlığı Tarafından Yapılan Atamalar Hakkında Kararlar (Karar: 2026/303, 304, 305, 306, 307, 308, 309)
YÖNETMELİK
– Sahil Güvenlik Komutanlığına Ait Araç, Gereç, Mal ve Malzemelerin Satış, Hibe, HEK ve Hurda Durum ve İşlemleri ile Hizmet Satışına Dair Yönetmelik
TEBLİĞLER
– Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 4/9/2026 Tarihli ve 2026/ÖİB-K-35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 Sayılı Kararları
İLÂN BÖLÜMÜ
a - Yargı İlânları
b - Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
c - Çeşitli İlânlar
– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
MİLLETLERARASI ANDLAŞMALAR
– Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Kapsamında Akdedilen 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Komisyonu Arasında 23/6/2026 ve 24/7/2026 Tarihli Mektupların Teatisi Yoluyla İmzalanan Ekli Değişiklik Protokolünün Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11777)
– Türkiye Cumhuriyeti Adına 15 Mayıs 2026 Tarihinde Ankara’da İmzalanan Ekli 2016 Yılı İçin Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Altında Türkiye’ye Yönelik Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasına 4 No’lu Zeyilnamenin İlişik Notalarla Birlikte Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11778)
– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekreteryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının Otuz Birinci Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Yirmi Birinci Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Sekizinci Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11779)
– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Verilere İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11780)
CUMHURBAŞKANI KARARLARI
– 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11781)
– 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11782)
ATAMA KARARLARI
– Cumhurbaşkanlığı Tarafından Yapılan Atamalar Hakkında Kararlar (Karar: 2026/303, 304, 305, 306, 307, 308, 309)
YÖNETMELİK
– Sahil Güvenlik Komutanlığına Ait Araç, Gereç, Mal ve Malzemelerin Satış, Hibe, HEK ve Hurda Durum ve İşlemleri ile Hizmet Satışına Dair Yönetmelik
TEBLİĞLER
– Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 4/9/2026 Tarihli ve 2026/ÖİB-K-35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 Sayılı Kararları
İLÂN BÖLÜMÜ
a - Yargı İlânları
b - Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
c - Çeşitli İlânlar
– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
Süper Loto sonuçları için beklenen an geldi. Milyonlarca liralık b...
Süper Loto sonuçları için beklenen an geldi. Milyonlarca liralık b...
Süper Loto sonuçları için beklenen an geldi. Milyonlarca liralık büyük ikramiyenin sahibini bulup bulmadığı merak ediliyor.
Haftanın 3 günü çekilişi yapılan Süper Loto'da bir çekiliş maratonu daha geride kaldı. Küreye giren 60 numara içinden çekilen 6 şanslı rakam, devasa ikramiyenin kazandıran numaralarını belirledi. Rekor ikramiye seviyelerine ulaşan Süper Loto'da bilet alan vatandaşlar, "Süper Loto sonuç sorgulama" ekranı üzerinden biletlerini sorgulayabiliyor. Biletinize ikramiye vurup vurmadığını öğrenmek için bilet kodunuzu bilet sorgulama ekranına girmeniz yeterli.
Altı bilenin olmadığı çekilişte çıkan sayılar şöyle: 27, 30, 31, 41, 43, 57
Süper Loto sonuçları için beklenen an geldi. Milyonlarca liralık büyük ikramiyenin sahibini bulup bulmadığı merak ediliyor.
Haftanın 3 günü çekilişi yapılan Süper Loto'da bir çekiliş maratonu daha geride kaldı. Küreye giren 60 numara içinden çekilen 6 şanslı rakam, devasa ikramiyenin kazandıran numaralarını belirledi. Rekor ikramiye seviyelerine ulaşan Süper Loto'da bilet alan vatandaşlar, "Süper Loto sonuç sorgulama" ekranı üzerinden biletlerini sorgulayabiliyor. Biletinize ikramiye vurup vurmadığını öğrenmek için bilet kodunuzu bilet sorgulama ekranına girmeniz yeterli.
Altı bilenin olmadığı çekilişte çıkan sayılar şöyle: 27, 30, 31, 41, 43, 57
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle yarın özel bir miting yapılacak.
“Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganıyla gerçekleşecek mitinge Cumhurbaşkan...
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle yarın özel bir miting yapılacak.
“Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganıyla gerçekleşecek mitinge Cumhurbaşkan...
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle yarın özel bir miting yapılacak.
“Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganıyla gerçekleşecek mitinge Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, partisinin 25. kuruluş yıl dönümü mitingine ilişkin açıklama yaptı.
Acar, Başkent Millet Bahçesi'nde düzenlenen toplantıda, yarın gerçekleştirilecek mitingle ilgili hazırlıkları büyük oranda tamamladıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla 25'inci yıl kutlamalarını milletle birlikte yapacaklarını söyleyen Acar, şöyle devam etti:
"- Yoğun ve hummalı bir çalışma yapmaya başladık. 'AK Parti 25 yılını nasıl anlatabilir?' diye önce buna odaklandık. 25 yılı anlatmak ne bir ansiklopediye ne de bir filme sığabiliyor. Mümkün olduğunca bunları bir kampanya formatı üzerinden anlatmayı tercih ettik.
- Yaklaşık bir aydır hem açık havalarda hem dijital ve sosyal medya araçlarıyla bakanlıklarımızın 25 yılda hayata geçirdiği tüm hizmetleri, eserleri anlatmaya gayret gösterdiğimiz süreç devam ediyor."
100 BİN DAVETLİ VAR
Mitinge çok büyük bir katılımın olacağını öngördüklerini dile getiren Acar, programa tüm halkın davetli olduğunu söyledi.
Genel Sekreterlik tarafından herkesin davet edildiğini aktaran Acar, "Kıymetli çınarlarımız, kurucularımızdan gelebilenler burada olacaklar. Eskiden bakanlık, milletvekilliği, belediye başkanlığı yapan, halihazırdaki görevde olan insanlar dahil olmak üzere yaklaşık 100 bin kişilik bir davet çıkardık. Dolayısıyla bu tarihi bir miting organizasyonu, özel bir miting olacak." dedi.
Acar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın mitingde 2001'de doğmuş ve yarın doğum günü olan yaklaşık 25 gençle birlikte oturacağını açıkladı.
AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle yarın özel bir miting yapılacak.
“Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganıyla gerçekleşecek mitinge Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, partisinin 25. kuruluş yıl dönümü mitingine ilişkin açıklama yaptı.
Acar, Başkent Millet Bahçesi'nde düzenlenen toplantıda, yarın gerçekleştirilecek mitingle ilgili hazırlıkları büyük oranda tamamladıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla 25'inci yıl kutlamalarını milletle birlikte yapacaklarını söyleyen Acar, şöyle devam etti:
"- Yoğun ve hummalı bir çalışma yapmaya başladık. 'AK Parti 25 yılını nasıl anlatabilir?' diye önce buna odaklandık. 25 yılı anlatmak ne bir ansiklopediye ne de bir filme sığabiliyor. Mümkün olduğunca bunları bir kampanya formatı üzerinden anlatmayı tercih ettik.
- Yaklaşık bir aydır hem açık havalarda hem dijital ve sosyal medya araçlarıyla bakanlıklarımızın 25 yılda hayata geçirdiği tüm hizmetleri, eserleri anlatmaya gayret gösterdiğimiz süreç devam ediyor."
100 BİN DAVETLİ VAR
Mitinge çok büyük bir katılımın olacağını öngördüklerini dile getiren Acar, programa tüm halkın davetli olduğunu söyledi.
Genel Sekreterlik tarafından herkesin davet edildiğini aktaran Acar, "Kıymetli çınarlarımız, kurucularımızdan gelebilenler burada olacaklar. Eskiden bakanlık, milletvekilliği, belediye başkanlığı yapan, halihazırdaki görevde olan insanlar dahil olmak üzere yaklaşık 100 bin kişilik bir davet çıkardık. Dolayısıyla bu tarihi bir miting organizasyonu, özel bir miting olacak." dedi.
Acar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın mitingde 2001'de doğmuş ve yarın doğum günü olan yaklaşık 25 gençle birlikte oturacağını açıkladı.
Giresun'da yağmur sonrası debisi yükselen derede akıntıya kapılan anne ile iki kızı yaşamını yitirdi.
Olayın ardından anne ile kızlarının acı hikayesi kaldı.
ANNE İLE KIZLARI ÖLDÜA...
Giresun'da yağmur sonrası debisi yükselen derede akıntıya kapılan anne ile iki kızı yaşamını yitirdi.
Olayın ardından anne ile kızlarının acı hikayesi kaldı.
ANNE İLE KIZLARI ÖLDÜA...
Giresun'da yağmur sonrası debisi yükselen derede akıntıya kapılan anne ile iki kızı yaşamını yitirdi.
Olayın ardından anne ile kızlarının acı hikayesi kaldı.
ANNE İLE KIZLARI ÖLDÜAcı olay Görele ilçesinde yaşandı. Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca'nın piknik yaptıkları sırada başlayan yağmur sonrası debisi artan derede akıntıya kapıldı.
Baba Mehmet Kırca ise akıntıya kapılmaktan son anda kurtuldu.
İhbar üzerine harekete geçen ekipler, Burcu ve Burçin Kırca'nın cansız bedenlerine ulaştı. Zekiye Kırca'nın cansız bedeni ise bu sabah saatlerinde bulundu.
20 YIL SONRA GELMİŞLEROlaya ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Aile fertlerinin, köylerine inşa ettirdikleri tek katlı evlerini görmek için İstanbul’dan Görele ilçesine geldikleri öğrenildi.
20 yıl aradan sonra geldikleri Hamzalı köyünde yeni evlerinde vakit geçiren ve olaydan bir gün sonra İstanbul'a dönüş hazırlığında oldukları öğrenilen anne ve iki kızının cenazelerinin, otopsi işlemlerinin ardından yarın ilçede toprağa verileceği belirtildi.
"ENİŞTEM 'GİTMEYELİM' DEMİŞ"Zekiye Kırca'nın ağabeyi Enver Yıkızoğlu, yaşananları anlattı.
Kardeşinin ailesiyle birlikte tatil için ilçeye geldiğini anlatan Yıkızoğlu, "Sabahleyin kahvaltı yapmak için dere kenarına gidiyorlar. Dere kenarında piknik yapıp, çay içerlerken dağdan gelen sel felaketi alıp götürüyor. Eniştem 'Hayır, oraya gitmeyelim’ demiş ama kızları ısrar ediyorlar, 'İlla oraya gideceğiz' demişler." ifadelerini kullandı.
"EVİ GÖRÜP GERİ DÖNECEKLERDİ"Yaşamını yitirenlerin yakınlarından Muzaffer Tıngır ise ailenin yeni yaptırdıkları evi görmek için ilçeye geldiğini söyledi.
Tıngır, "Yeni ev yapmıştı babaları, evi görelim diye kızlar özellikle ısrar edip, geliyorlar. Gelip evi görüp geri İstanbul'a döneceklermiş ama dönemediler. Kısmet buymuş." diye konuştu.
Giresun'da yağmur sonrası debisi yükselen derede akıntıya kapılan anne ile iki kızı yaşamını yitirdi.
Olayın ardından anne ile kızlarının acı hikayesi kaldı.
ANNE İLE KIZLARI ÖLDÜAcı olay Görele ilçesinde yaşandı. Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca'nın piknik yaptıkları sırada başlayan yağmur sonrası debisi artan derede akıntıya kapıldı.
Baba Mehmet Kırca ise akıntıya kapılmaktan son anda kurtuldu.
İhbar üzerine harekete geçen ekipler, Burcu ve Burçin Kırca'nın cansız bedenlerine ulaştı. Zekiye Kırca'nın cansız bedeni ise bu sabah saatlerinde bulundu.
20 YIL SONRA GELMİŞLEROlaya ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Aile fertlerinin, köylerine inşa ettirdikleri tek katlı evlerini görmek için İstanbul’dan Görele ilçesine geldikleri öğrenildi.
20 yıl aradan sonra geldikleri Hamzalı köyünde yeni evlerinde vakit geçiren ve olaydan bir gün sonra İstanbul'a dönüş hazırlığında oldukları öğrenilen anne ve iki kızının cenazelerinin, otopsi işlemlerinin ardından yarın ilçede toprağa verileceği belirtildi.
"ENİŞTEM 'GİTMEYELİM' DEMİŞ"Zekiye Kırca'nın ağabeyi Enver Yıkızoğlu, yaşananları anlattı.
Kardeşinin ailesiyle birlikte tatil için ilçeye geldiğini anlatan Yıkızoğlu, "Sabahleyin kahvaltı yapmak için dere kenarına gidiyorlar. Dere kenarında piknik yapıp, çay içerlerken dağdan gelen sel felaketi alıp götürüyor. Eniştem 'Hayır, oraya gitmeyelim’ demiş ama kızları ısrar ediyorlar, 'İlla oraya gideceğiz' demişler." ifadelerini kullandı.
"EVİ GÖRÜP GERİ DÖNECEKLERDİ"Yaşamını yitirenlerin yakınlarından Muzaffer Tıngır ise ailenin yeni yaptırdıkları evi görmek için ilçeye geldiğini söyledi.
Tıngır, "Yeni ev yapmıştı babaları, evi görelim diye kızlar özellikle ısrar edip, geliyorlar. Gelip evi görüp geri İstanbul'a döneceklermiş ama dönemediler. Kısmet buymuş." diye konuştu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Trabzon Valiliği'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak "Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir." dedi.
Hukukun...
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Trabzon Valiliği'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak "Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir." dedi.
Hukukun...
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Trabzon Valiliği'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak "Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir." dedi.
Hukukun herkes için işlediğini ve asli amacın vatandaşı huzur ve güven içinde tutmak olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Gürlek, "Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer, dosyanın üzerindeki isme bakmaz, hukuk gereğini yapar." açıklamasında bulundu.
SALAH TRANSFERİ
Gürlek, Trabzonluların spor sevgisini, 7'den 77'ye Trabzonspor aşkını bildiğini belirterek, Muhammed Salah'ın camiaya hayırlı olmasını diledi.
"YOLUMUZDAN ŞAŞMAYACAĞIZ"
Bakan Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefine işaret ederek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak da görüyoruz. Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz." dedi.
"Suçun yöntemi değişse de araçları değişse de örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var, devletin suçla mücadele iradesidir" ifadesini kullanan Gürlek, şunları kaydetti:
"Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik. Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna, organize suçta suçun failinden azmettiricisine, yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar oluşturdu. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasal düzenleme, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz."
Yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisi olduklarını belirten Bakan Gürlek, "Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğiz, operasyonlarımıza devam edeceğiz." mesajını verdi.
Milletin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizen Bakan Gürlek, devletten daha güçlü bir yapı ve Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de olmadığını ifade etti.
"DOSYALARI YENİDEN AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
"Adaletin önünde zaman aşınır, hakikat aşınmaz" ifadesini kullanan Gürlek, "Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir, bir dosya rafta bekleyebilir ama faili meçhul kalan her ölüm devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız, delillerin izini süreceğiz, faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız." diye konuştu.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca terörün ağır bedellerini ödediğine dikkati çekerek, "Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Türkiye enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkanlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır." açıklamasında bulundu.
“MESELE HUZURLU TÜRKİYE MESELESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefinin, milletin sağduyusu ve Gazi Meclisin iradesiyle yeni ve tarihi bir aşamaya taşındığına işaret eden Gürlek, şu değerlendirmede bulundu:
"Meclisimizin gündemine gelen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir milli irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor, Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihi bir iradedir. Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon vatandaşımız olacaktır. Milli şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sınırlarının terörle değil, üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılması meselesidir. Mesele, bir daha hiçbir Eren Bülbül'ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir. Mesele, bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir."
Bakan Gürlek, amaçlarının Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, milli birlik ve beraberliğii daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini sağlamak olduğunu söyledi.
"Şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakarlığı bizim için tartışmaya kapalıdır." diye konuşan Akın Gürkek, "Tek gayemiz güçlü Türkiye'dir. Güçlü Türkiye'ye giden yolda iç cepheyi güçlendirmektir." dedi.
Türkiye'nin bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke olduğunu vurgulayan Gürlek, "Terör meselesinde de böyledir. Suç örgütleriyle mücadelede de böyledir. Adalet sistemimizin eksiklerinde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz. Nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz. Nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa hukuk içerisinde karşısında duracağız." diye konuştu.
ADALET TEŞKİLATI GÜÇLENECEK
Bakan Gürlek, adalet teşkilatını daha güçlü hale getirecek, yargılamanın etkinliğini artıracak, vatandaşın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformları sürdüreceklerini söyledi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Trabzon Valiliği'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak "Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir." dedi.
Hukukun herkes için işlediğini ve asli amacın vatandaşı huzur ve güven içinde tutmak olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Gürlek, "Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer, dosyanın üzerindeki isme bakmaz, hukuk gereğini yapar." açıklamasında bulundu.
SALAH TRANSFERİ
Gürlek, Trabzonluların spor sevgisini, 7'den 77'ye Trabzonspor aşkını bildiğini belirterek, Muhammed Salah'ın camiaya hayırlı olmasını diledi.
"YOLUMUZDAN ŞAŞMAYACAĞIZ"
Bakan Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefine işaret ederek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak da görüyoruz. Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz." dedi.
"Suçun yöntemi değişse de araçları değişse de örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var, devletin suçla mücadele iradesidir" ifadesini kullanan Gürlek, şunları kaydetti:
"Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik. Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna, organize suçta suçun failinden azmettiricisine, yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar oluşturdu. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasal düzenleme, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz."
Yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisi olduklarını belirten Bakan Gürlek, "Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğiz, operasyonlarımıza devam edeceğiz." mesajını verdi.
Milletin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizen Bakan Gürlek, devletten daha güçlü bir yapı ve Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de olmadığını ifade etti.
"DOSYALARI YENİDEN AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
"Adaletin önünde zaman aşınır, hakikat aşınmaz" ifadesini kullanan Gürlek, "Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir, bir dosya rafta bekleyebilir ama faili meçhul kalan her ölüm devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız, delillerin izini süreceğiz, faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız." diye konuştu.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca terörün ağır bedellerini ödediğine dikkati çekerek, "Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Türkiye enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkanlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır." açıklamasında bulundu.
“MESELE HUZURLU TÜRKİYE MESELESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefinin, milletin sağduyusu ve Gazi Meclisin iradesiyle yeni ve tarihi bir aşamaya taşındığına işaret eden Gürlek, şu değerlendirmede bulundu:
"Meclisimizin gündemine gelen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir milli irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor, Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihi bir iradedir. Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon vatandaşımız olacaktır. Milli şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sınırlarının terörle değil, üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılması meselesidir. Mesele, bir daha hiçbir Eren Bülbül'ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir. Mesele, bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir."
Bakan Gürlek, amaçlarının Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, milli birlik ve beraberliğii daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini sağlamak olduğunu söyledi.
"Şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakarlığı bizim için tartışmaya kapalıdır." diye konuşan Akın Gürkek, "Tek gayemiz güçlü Türkiye'dir. Güçlü Türkiye'ye giden yolda iç cepheyi güçlendirmektir." dedi.
Türkiye'nin bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke olduğunu vurgulayan Gürlek, "Terör meselesinde de böyledir. Suç örgütleriyle mücadelede de böyledir. Adalet sistemimizin eksiklerinde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz. Nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz. Nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa hukuk içerisinde karşısında duracağız." diye konuştu.
ADALET TEŞKİLATI GÜÇLENECEK
Bakan Gürlek, adalet teşkilatını daha güçlü hale getirecek, yargılamanın etkinliğini artıracak, vatandaşın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformları sürdüreceklerini söyledi.
Şiddetli rüzgarın etkili olduğu Balıkesir'in iki içesinde alevlerle mücadele ediliyor.
EDREMİT YANGINI
Kadıköy Mahallesi'ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, yakındaki ormana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü...
Şiddetli rüzgarın etkili olduğu Balıkesir'in iki içesinde alevlerle mücadele ediliyor.
EDREMİT YANGINI
Kadıköy Mahallesi'ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, yakındaki ormana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü...
Şiddetli rüzgarın etkili olduğu Balıkesir'in iki içesinde alevlerle mücadele ediliyor.
EDREMİT YANGINI
Kadıköy Mahallesi'ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, yakındaki ormana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler, 11 uçak, 7 helikopter, 13 arazöz, 3 su ikmal aracı, 5 su tankeri ve 45 personelle yangına müdahale ediyor.
Yangının zeytinliklerin yanı sıra çamlık alanda etkili olduğu ifade edildi. Bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı çok sayıda ekip sevk edildi.
Jandarma da yangının çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlattı.
EDREMİT KAYMAKAMI: 7-8 VATANDAŞIMIZI TAHLİYE ETTİK
Edremit Kaymakam Vekili Muhammed Evlice, yangın bölgesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının yerleşim yerine yakın bir bölgede çıktığını belirtti.
Evlice, şunları söyledi:
"Hem orman hem de itfaiye ekiplerimiz hızlı bir şekilde müdahale ettiler. Şu an yerleşim yerine yakın bölgede çok fazla sıkıntımız kalmadı. Ormanın arka taraflarına olan bölümlerde devam ediyor. Oraya da uçak ve helikopterlerimizin müdahalesi sürüyor. İnşallah kısa sürede kontrol altına alırız diye düşünüyoruz. Şu anda 7-8 vatandaşımızı tahliye ettik fakat mahalle boyutunda şu an gerek yok."
Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da yerleşim yerine yakın bölgedeki kısımda tehlike kalmadığını dile getirdi.
ALEVLER KAZ DAĞLARI'NA DOĞRU İLERLİYORYangının yerleşim yerlerini tehdit ettiği belirlenirken NTV Bölge Temsilcisi Merih Ak, çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
"ALEVLERİN İLERLEMESİ DURDURULDU"
"Yangın 14.00 sıralarında başladı. Çok kuvvetli rüzgar var." diye konuşan Ak, yangının yerleşim yerlerine alanlardaki zeytinliklerde başladığını ifade ederek şu bilgileri verdi:
“Kuvvetli rüzgarla birlikte yayılma eğilimi gösterdi. Ekipleri yangına anında müdahale etti ama rüzgar nedeniyle çalışmalar zorlaştı. Risk altındaki bazı evler tahliye edildi. Yerleşim yerlerine yakın bölgeledeki otluk alanlarda çıkan yangın bazı evlerde kısmen zarara neden oldu. Tehlike kısa sürede giderildi. Bazı vatandaşların hastanede tedavi altına alındığı bildirildi.Havadan ve karadan yoğun çabalar sonucunda yangın büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumda. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor."
RÜZGAR HIZLANACAK
Ak, bölgedeki hava durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
“Bir süredir bölge aşırı sıcakları yaşıyordu." diye konuşan Ak, “Yarından itibaren kuvvetli rüzgarın çıkması bekleniyor. İlerleyen saatlerde rüzgarın etkisini artırması bekleniyor.” dedi.
BAŞKA BİR İLÇEDE DE YANGIN ÇIKTIDursunbey ilçesinde orman dışı alanda çıkan yangın, ormana sıçradı. Alevlere havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Dursunbey ilçesi Kurtlar Mahallesi yakınlarındaki orman dışı alanda saat 14.30 sıralarında yangın çıktı. Alevler rüzgarın da etkisiyle ormana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye 4 uçak, 4 helikopter ve çok sayıda ekip sevk edildi. Ekiplerin, alevlere havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.
Şiddetli rüzgarın etkili olduğu Balıkesir'in iki içesinde alevlerle mücadele ediliyor.
EDREMİT YANGINI
Kadıköy Mahallesi'ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, yakındaki ormana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler, 11 uçak, 7 helikopter, 13 arazöz, 3 su ikmal aracı, 5 su tankeri ve 45 personelle yangına müdahale ediyor.
Yangının zeytinliklerin yanı sıra çamlık alanda etkili olduğu ifade edildi. Bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı çok sayıda ekip sevk edildi.
Jandarma da yangının çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlattı.
EDREMİT KAYMAKAMI: 7-8 VATANDAŞIMIZI TAHLİYE ETTİK
Edremit Kaymakam Vekili Muhammed Evlice, yangın bölgesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının yerleşim yerine yakın bir bölgede çıktığını belirtti.
Evlice, şunları söyledi:
"Hem orman hem de itfaiye ekiplerimiz hızlı bir şekilde müdahale ettiler. Şu an yerleşim yerine yakın bölgede çok fazla sıkıntımız kalmadı. Ormanın arka taraflarına olan bölümlerde devam ediyor. Oraya da uçak ve helikopterlerimizin müdahalesi sürüyor. İnşallah kısa sürede kontrol altına alırız diye düşünüyoruz. Şu anda 7-8 vatandaşımızı tahliye ettik fakat mahalle boyutunda şu an gerek yok."
Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da yerleşim yerine yakın bölgedeki kısımda tehlike kalmadığını dile getirdi.
ALEVLER KAZ DAĞLARI'NA DOĞRU İLERLİYORYangının yerleşim yerlerini tehdit ettiği belirlenirken NTV Bölge Temsilcisi Merih Ak, çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
"ALEVLERİN İLERLEMESİ DURDURULDU"
"Yangın 14.00 sıralarında başladı. Çok kuvvetli rüzgar var." diye konuşan Ak, yangının yerleşim yerlerine alanlardaki zeytinliklerde başladığını ifade ederek şu bilgileri verdi:
“Kuvvetli rüzgarla birlikte yayılma eğilimi gösterdi. Ekipleri yangına anında müdahale etti ama rüzgar nedeniyle çalışmalar zorlaştı. Risk altındaki bazı evler tahliye edildi. Yerleşim yerlerine yakın bölgeledeki otluk alanlarda çıkan yangın bazı evlerde kısmen zarara neden oldu. Tehlike kısa sürede giderildi. Bazı vatandaşların hastanede tedavi altına alındığı bildirildi.Havadan ve karadan yoğun çabalar sonucunda yangın büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumda. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor."
RÜZGAR HIZLANACAK
Ak, bölgedeki hava durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
“Bir süredir bölge aşırı sıcakları yaşıyordu." diye konuşan Ak, “Yarından itibaren kuvvetli rüzgarın çıkması bekleniyor. İlerleyen saatlerde rüzgarın etkisini artırması bekleniyor.” dedi.
BAŞKA BİR İLÇEDE DE YANGIN ÇIKTIDursunbey ilçesinde orman dışı alanda çıkan yangın, ormana sıçradı. Alevlere havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Dursunbey ilçesi Kurtlar Mahallesi yakınlarındaki orman dışı alanda saat 14.30 sıralarında yangın çıktı. Alevler rüzgarın da etkisiyle ormana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye 4 uçak, 4 helikopter ve çok sayıda ekip sevk edildi. Ekiplerin, alevlere havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.
ABD ve İran orduları, dün Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemileri karşılıklı hedef aldı. ABD kuvvetleri İran'a ait üç petrol tankerini vururken, Tahran yönetimi de Hürmüz Boğazı'nda izin verilmeyen rotaları kullanan üç gemiyi hedef aldığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Devrim Muhafızları Ordusunun ABD Donanmasına ait...
ABD ve İran orduları, dün Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemileri karşılıklı hedef aldı. ABD kuvvetleri İran'a ait üç petrol tankerini vururken, Tahran yönetimi de Hürmüz Boğazı'nda izin verilmeyen rotaları kullanan üç gemiyi hedef aldığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Devrim Muhafızları Ordusunun ABD Donanmasına ait...
ABD ve İran orduları, dün Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemileri karşılıklı hedef aldı. ABD kuvvetleri İran'a ait üç petrol tankerini vururken, Tahran yönetimi de Hürmüz Boğazı'nda izin verilmeyen rotaları kullanan üç gemiyi hedef aldığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Devrim Muhafızları Ordusunun ABD Donanmasına ait iki gemiye balistik füze fırlatmasının ardından üç İran gemisini vurduğunu açıkladı.
Hedef alınan gemilerden biri, Tahran'ın petrol ihracat merkezi konumundaki Hark Adası açıklarında seyrediyordu.
CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper kararlılık mesajı vererek, "Devrim Muhafızları mesajı net alsın: İki gemimize ateş açarsanız, üç geminizi devre dışı bırakarak çok daha ağır bir ekonomik bedel ödetiriz" dedi.
CENTCOM, çatışmalarda hiçbir Amerikan askerinin zarar görmediğini açıkladı.
Devrim Muhafızları Ordusu ise bölgedeki Amerikan askeri unsurlarına yönelik saldırılarını artırma tehdidinde bulundu.
İranlı yetkililer daha sonra, Hürmüz Boğazı'ndaki üç tankerin yanı sıra farklı sahalarda ABD ile bağlantılı üç gemiyi daha vurduklarını bildirdi.
Reuters ajansının aktardığına göre İran devlet televizyonunda yayımlanan Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri açıklamasında, gemi personeline yönelik uyarılar yer aldı.
Bildiride, "'Terörist' ABD ordusuna kanmayın, yetki verilmeyen suyollarından geçmeyi amaçlayan her türlü şüpheli hareketten uzak durun. Aksi takdirde hedef alınırsınız" ifadeleri kullanıldı.
İran'ın yarı resmi haber ajansı Tasnim, Hark Adası demirleme bölgesindeki bir tankere dört ABD füzesinin isabet ettiğini aktardı. Yerel kaynaklara dayandırılan haberde can kaybı yaşanmadığı, mürettebatın tahliye edildiği kaydedildi.
Son karşılıklı saldırılar, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a yönelik başlattığı bombardımanlarla tırmanan çatışmaları daha da derinleştirme tehlikesi taşıyor.
Başkan Donald Trump yönetimi yaptırımları genişleterek İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya çalışırken, Trump askeri müdahale seçeneğini gündemde tutmayı sürdürüyor.
Trump, 31 Ağustos'ta sosyal medya hesabından Hark Adası'nın "yerle bir edildiğini" gösteren yapay zeka üretimi bir video paylaştı. İran makamları ise Hark Adası'na yönelik olası bir saldırıya çok sert karşılık vereceklerini duyurdu.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üçüncü büyük üreticisi olan İran, savaştan önce ham petrol ihracatının yüzde 90'ını Hark Adası üzerinden gerçekleştiriyordu.
Sevkiyatlar, ABD'nin nisan ayı ortasında başlattığı deniz ablukası nedeniyle büyük ölçüde aksadı.
Trump daha önce de Hark Adası'nı hedef alan açıklamalar yapmıştı.
11 Haziran'da adayı ele geçirmek istediğini söyleyen Trump, Tahran ile Washington'ın savaşı sonlandırmayı amaçlayan 17 Haziran tarihli geçici anlaşmayı imzalamasından birkaç gün önce askeri operasyon ihtimalini rafa kaldırdığını belirtmişti.
İran'ın savaştan önce küresel petrol arzının beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının ardından Washington, İran limanlarına abluka uygulamaya başladı.
Hark Adası'na yönelik Amerikan saldırıları, söz konusu deniz ablukası altında zorlanan İran petrol sektörünü ve genel ülke ekonomisini daha ağır bir baskıyla yüz yüze bırakıyor.
Ortadoğu'da tırmanan askeri gerilim küresel tedarik endişelerini körüklerken, Brent ham petrolün varil fiyatı cuma günü 96,28 dolara çıkarak 24 Temmuz'dan bu yana görülen en yüksek seviyeden kapandı.
ABD ve İran orduları, dün Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemileri karşılıklı hedef aldı. ABD kuvvetleri İran'a ait üç petrol tankerini vururken, Tahran yönetimi de Hürmüz Boğazı'nda izin verilmeyen rotaları kullanan üç gemiyi hedef aldığını duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Devrim Muhafızları Ordusunun ABD Donanmasına ait iki gemiye balistik füze fırlatmasının ardından üç İran gemisini vurduğunu açıkladı.
Hedef alınan gemilerden biri, Tahran'ın petrol ihracat merkezi konumundaki Hark Adası açıklarında seyrediyordu.
CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper kararlılık mesajı vererek, "Devrim Muhafızları mesajı net alsın: İki gemimize ateş açarsanız, üç geminizi devre dışı bırakarak çok daha ağır bir ekonomik bedel ödetiriz" dedi.
CENTCOM, çatışmalarda hiçbir Amerikan askerinin zarar görmediğini açıkladı.
Devrim Muhafızları Ordusu ise bölgedeki Amerikan askeri unsurlarına yönelik saldırılarını artırma tehdidinde bulundu.
İranlı yetkililer daha sonra, Hürmüz Boğazı'ndaki üç tankerin yanı sıra farklı sahalarda ABD ile bağlantılı üç gemiyi daha vurduklarını bildirdi.
Reuters ajansının aktardığına göre İran devlet televizyonunda yayımlanan Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri açıklamasında, gemi personeline yönelik uyarılar yer aldı.
Bildiride, "'Terörist' ABD ordusuna kanmayın, yetki verilmeyen suyollarından geçmeyi amaçlayan her türlü şüpheli hareketten uzak durun. Aksi takdirde hedef alınırsınız" ifadeleri kullanıldı.
İran'ın yarı resmi haber ajansı Tasnim, Hark Adası demirleme bölgesindeki bir tankere dört ABD füzesinin isabet ettiğini aktardı. Yerel kaynaklara dayandırılan haberde can kaybı yaşanmadığı, mürettebatın tahliye edildiği kaydedildi.
Son karşılıklı saldırılar, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a yönelik başlattığı bombardımanlarla tırmanan çatışmaları daha da derinleştirme tehlikesi taşıyor.
Başkan Donald Trump yönetimi yaptırımları genişleterek İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya çalışırken, Trump askeri müdahale seçeneğini gündemde tutmayı sürdürüyor.
Trump, 31 Ağustos'ta sosyal medya hesabından Hark Adası'nın "yerle bir edildiğini" gösteren yapay zeka üretimi bir video paylaştı. İran makamları ise Hark Adası'na yönelik olası bir saldırıya çok sert karşılık vereceklerini duyurdu.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üçüncü büyük üreticisi olan İran, savaştan önce ham petrol ihracatının yüzde 90'ını Hark Adası üzerinden gerçekleştiriyordu.
Sevkiyatlar, ABD'nin nisan ayı ortasında başlattığı deniz ablukası nedeniyle büyük ölçüde aksadı.
Trump daha önce de Hark Adası'nı hedef alan açıklamalar yapmıştı.
11 Haziran'da adayı ele geçirmek istediğini söyleyen Trump, Tahran ile Washington'ın savaşı sonlandırmayı amaçlayan 17 Haziran tarihli geçici anlaşmayı imzalamasından birkaç gün önce askeri operasyon ihtimalini rafa kaldırdığını belirtmişti.
İran'ın savaştan önce küresel petrol arzının beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının ardından Washington, İran limanlarına abluka uygulamaya başladı.
Hark Adası'na yönelik Amerikan saldırıları, söz konusu deniz ablukası altında zorlanan İran petrol sektörünü ve genel ülke ekonomisini daha ağır bir baskıyla yüz yüze bırakıyor.
Ortadoğu'da tırmanan askeri gerilim küresel tedarik endişelerini körüklerken, Brent ham petrolün varil fiyatı cuma günü 96,28 dolara çıkarak 24 Temmuz'dan bu yana görülen en yüksek seviyeden kapandı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Rusya'dan Çin’e gitmekte olan...
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Rusya'dan Çin’e gitmekte olan...
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Rusya'dan Çin’e gitmekte olan petrol yüklü bir tankere Marmara Adası açıklarında makine arızası nedeniyle sürüklendiğini ve yardım talebinde bulunduğunu duyurdu.
243 metre boyunda ve 96 bin 544 ton ham petrol yüklü olduğu belirtilen Rusya bayraklı Pioner 1 isimli tanker için Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi koordinesinde Nene Hatun Acil Müdahale Gemisi ve Kurtarma-16 Römorkörü bölgeye sevk edildi.
Nene Hatun'un saat 22.30’da tankeri yedekleyerek emniyete almış olduğu belirtildi. Pioner 1, Şevketiye Demir Sahası’na çekilerek emniyetli şekilde demirletilecek.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Rusya'dan Çin’e gitmekte olan petrol yüklü bir tankere Marmara Adası açıklarında makine arızası nedeniyle sürüklendiğini ve yardım talebinde bulunduğunu duyurdu.
243 metre boyunda ve 96 bin 544 ton ham petrol yüklü olduğu belirtilen Rusya bayraklı Pioner 1 isimli tanker için Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi koordinesinde Nene Hatun Acil Müdahale Gemisi ve Kurtarma-16 Römorkörü bölgeye sevk edildi.
Nene Hatun'un saat 22.30’da tankeri yedekleyerek emniyete almış olduğu belirtildi. Pioner 1, Şevketiye Demir Sahası’na çekilerek emniyetli şekilde demirletilecek.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bayındır Memur-Sen'in 8. Olağan Genel Kurulu toplantısına katıldı.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, çalışanların üretimi etkileyen, kaliteyi artıran, milletin refahını yükselten en önemli güç olduğunu belirtti.
Kendisinin de çalışma hayatına 1989 yı...
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bayındır Memur-Sen'in 8. Olağan Genel Kurulu toplantısına katıldı.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, çalışanların üretimi etkileyen, kaliteyi artıran, milletin refahını yükselten en önemli güç olduğunu belirtti.
Kendisinin de çalışma hayatına 1989 yı...
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bayındır Memur-Sen'in 8. Olağan Genel Kurulu toplantısına katıldı.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, çalışanların üretimi etkileyen, kaliteyi artıran, milletin refahını yükselten en önemli güç olduğunu belirtti.
Kendisinin de çalışma hayatına 1989 yılında Karayolları Erzurum 12. Bölge Müdürlüğünde mühendis olarak başladığını ifade eden Uraloğlu, başmühendislikten Karayolları Genel Müdürlüğü görevine yükseldiğini, oradan da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle bakanlık görevine geldiğini aktardı.
Uraloğlu, sendikaların amacının, çalışanların özlük haklarını ve geleceğe dair beklentilerini karşılamak olduğunu kaydetti.
Memur-Sen'in de bunu yaptığını, sadece üyelerinin beklentilerini değil, milletin dertlerini dile getirdiğini bildiren Uraloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz de AK Parti hükümetleri olarak sosyal diyalog ile çalışanlarımızın hak ve hukukunu gözetmeye gayret ediyoruz." ifadesini kullandı.
Uraloğlu, Memur-Sen'in özellikle Filistin konusundaki duruşuna işaret ederek Türkiye'nin mazlum coğrafyalarda birçok insana ulaştığını belirtti.
24 YILDA 355 MİLYAR DOLARLIK YATIRIMUlaştırma ve altyapı alanında 2002 yılından bu yana hayata geçirilen projelere ilişkin bilgi veren Uraloğlu, son 24 yılda söz konusu alanlarda 355 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını ifade etti.
Uraloğlu, 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin kilometrenin üzerine çıkardıklarını, sadece 6 il birbirine bölünmüş yollarla bağlanırken bugün bu sayının 77'ye ulaştığını belirtti.
Mevcut trafiğin yüzde 85'inin bu bölünmüş yollar üzerinden gerçekleştiğine işaret eden Uraloğlu, otoyol uzunluğunu da 4 bin kilometreye yaklaştırdıklarını bildirdi.
"MEVCUT DEMİRYOLLARINI NEREDEYSE SİL BAŞTAN YENİLEDİK"Uraloğlu, demir yollarını 11 bin kilometreden 14 bin kilometreye çıkardıklarını, bunun 2 bin 251 kilometresinin yüksek hızlı demir yolundan oluştuğunu vurguladı.
Mevcut demir yollarını neredeyse sil baştan yenilediklerini, elektrikli, sinyalli hale getirdiklerini ifade eden Uraloğlu, Türkiye'nin Avrupa'da 6'ncı, dünyada ise 8'inci yüksek hızlı demir yolu işleten ülke olduğunun bilgisini verdi.
"2053'TE TÜM TÜRKİYE'Yİ 48 SAATTE HIZLI TREN AĞLARIYLA GEZEBİLECEĞİZ"Uraloğlu ayrıca, Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Bursa-Bandırma, Ankara-Çorum, Yerköy-Kayseri gibi birçok hatta çalışmalar sürdürdüklerini bildirerek, "Bugün 11 olan hızlı trenle gittiğimiz il sayısını 2028 yılında 27'ye çıkarmış olacağız. 2053'te bütün Türkiye'yi 48 saatte hızlı tren ağlarıyla gezebileceğiz." ifadelerini kullandı.
"HEM AVRUPA'DA HEM DÜNYADA SÖZ SAHİBİYİZ"Türkiye'nin 4 saatlik uçuş mesafesiyle 67 ülkeye ulaşabildiğini anımsatan Uraloğlu, 2002'de 26 olan havalimanı sayısının 58'e ulaştığını, bu havalimanlarının geçen yıl 247 milyon insana hizmet verdiğini belirtti.
Uraloğlu, halihazırda Türkiye'nin dış hatlardaki uçuş ağını 133 ülkede 356 noktaya ulaştırdığını, ülkenin bu alanda hem Avrupa'da hem dünyada söz sahibi olduğunu ifade etti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bayındır Memur-Sen'in 8. Olağan Genel Kurulu toplantısına katıldı.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, çalışanların üretimi etkileyen, kaliteyi artıran, milletin refahını yükselten en önemli güç olduğunu belirtti.
Kendisinin de çalışma hayatına 1989 yılında Karayolları Erzurum 12. Bölge Müdürlüğünde mühendis olarak başladığını ifade eden Uraloğlu, başmühendislikten Karayolları Genel Müdürlüğü görevine yükseldiğini, oradan da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle bakanlık görevine geldiğini aktardı.
Uraloğlu, sendikaların amacının, çalışanların özlük haklarını ve geleceğe dair beklentilerini karşılamak olduğunu kaydetti.
Memur-Sen'in de bunu yaptığını, sadece üyelerinin beklentilerini değil, milletin dertlerini dile getirdiğini bildiren Uraloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz de AK Parti hükümetleri olarak sosyal diyalog ile çalışanlarımızın hak ve hukukunu gözetmeye gayret ediyoruz." ifadesini kullandı.
Uraloğlu, Memur-Sen'in özellikle Filistin konusundaki duruşuna işaret ederek Türkiye'nin mazlum coğrafyalarda birçok insana ulaştığını belirtti.
24 YILDA 355 MİLYAR DOLARLIK YATIRIMUlaştırma ve altyapı alanında 2002 yılından bu yana hayata geçirilen projelere ilişkin bilgi veren Uraloğlu, son 24 yılda söz konusu alanlarda 355 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını ifade etti.
Uraloğlu, 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin kilometrenin üzerine çıkardıklarını, sadece 6 il birbirine bölünmüş yollarla bağlanırken bugün bu sayının 77'ye ulaştığını belirtti.
Mevcut trafiğin yüzde 85'inin bu bölünmüş yollar üzerinden gerçekleştiğine işaret eden Uraloğlu, otoyol uzunluğunu da 4 bin kilometreye yaklaştırdıklarını bildirdi.
"MEVCUT DEMİRYOLLARINI NEREDEYSE SİL BAŞTAN YENİLEDİK"Uraloğlu, demir yollarını 11 bin kilometreden 14 bin kilometreye çıkardıklarını, bunun 2 bin 251 kilometresinin yüksek hızlı demir yolundan oluştuğunu vurguladı.
Mevcut demir yollarını neredeyse sil baştan yenilediklerini, elektrikli, sinyalli hale getirdiklerini ifade eden Uraloğlu, Türkiye'nin Avrupa'da 6'ncı, dünyada ise 8'inci yüksek hızlı demir yolu işleten ülke olduğunun bilgisini verdi.
"2053'TE TÜM TÜRKİYE'Yİ 48 SAATTE HIZLI TREN AĞLARIYLA GEZEBİLECEĞİZ"Uraloğlu ayrıca, Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Bursa-Bandırma, Ankara-Çorum, Yerköy-Kayseri gibi birçok hatta çalışmalar sürdürdüklerini bildirerek, "Bugün 11 olan hızlı trenle gittiğimiz il sayısını 2028 yılında 27'ye çıkarmış olacağız. 2053'te bütün Türkiye'yi 48 saatte hızlı tren ağlarıyla gezebileceğiz." ifadelerini kullandı.
"HEM AVRUPA'DA HEM DÜNYADA SÖZ SAHİBİYİZ"Türkiye'nin 4 saatlik uçuş mesafesiyle 67 ülkeye ulaşabildiğini anımsatan Uraloğlu, 2002'de 26 olan havalimanı sayısının 58'e ulaştığını, bu havalimanlarının geçen yıl 247 milyon insana hizmet verdiğini belirtti.
Uraloğlu, halihazırda Türkiye'nin dış hatlardaki uçuş ağını 133 ülkede 356 noktaya ulaştırdığını, ülkenin bu alanda hem Avrupa'da hem dünyada söz sahibi olduğunu ifade etti.
Çılgın Sayısal Loto çekilişi tamamlandı. Büyük ikramiye miktarının katlanarak büyüdüğü çekiliş...
Çılgın Sayısal Loto çekilişi tamamlandı. Büyük ikramiye miktarının katlanarak büyüdüğü çekilişte şanslı rakamlar belli oldu. İşte Sayısal Loto sonuçları bilet sorgulama ekranı.
Devasa ikramiye tutarlarıyla Türkiye'nin en popüler şans oyunlarından biri olan Çılgın Sayısal Loto'da heyecanlı bekleyiş sona erdi. Noter huzurunda ve canlı yayında gerçekleştirilen çekilişle birlikte haftanın kazandıran numaraları belli oldu. Oynadığı kupona güvenen şans oyunu severler, Sayısal Loto sonuçları ekranından biletlerini kontrol etmeye başladı. 6 bilen çıkıp çıkmadığı, ikramiyenin bir sonraki çekilişe devredip devretmediği ve ikramiye dağılım tablosu Milli Piyango TV ve resmi web sitesinde yayınlandı. Bilet numaranız ile kazanç durumunuzu kontrol etmek için resmi sorgulama ekranını ziyaret edebilirsiniz.
Çıkan sayılar 1, 3, 4, 43, 64, 69 oldu. Joker 58, SüperStar sayısı 80.
616 milyon TL'yi aşan ikramiye bir sonraki çekilişe devroldu.
Çılgın Sayısal Loto çekilişi tamamlandı. Büyük ikramiye miktarının katlanarak büyüdüğü çekilişte şanslı rakamlar belli oldu. İşte Sayısal Loto sonuçları bilet sorgulama ekranı.
Devasa ikramiye tutarlarıyla Türkiye'nin en popüler şans oyunlarından biri olan Çılgın Sayısal Loto'da heyecanlı bekleyiş sona erdi. Noter huzurunda ve canlı yayında gerçekleştirilen çekilişle birlikte haftanın kazandıran numaraları belli oldu. Oynadığı kupona güvenen şans oyunu severler, Sayısal Loto sonuçları ekranından biletlerini kontrol etmeye başladı. 6 bilen çıkıp çıkmadığı, ikramiyenin bir sonraki çekilişe devredip devretmediği ve ikramiye dağılım tablosu Milli Piyango TV ve resmi web sitesinde yayınlandı. Bilet numaranız ile kazanç durumunuzu kontrol etmek için resmi sorgulama ekranını ziyaret edebilirsiniz.
Çıkan sayılar 1, 3, 4, 43, 64, 69 oldu. Joker 58, SüperStar sayısı 80.
616 milyon TL'yi aşan ikramiye bir sonraki çekilişe devroldu.
Türkiye, kamu çalışanlarının yapay zeka teknolojilerini güvenli ve etkin kullanabilmeleri amacıyla temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimini zorunlu hale getirecek.
Edinilen bilgiye göre kamu çalışanlarına, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yürütülen 2026-2030 dönemi Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'ndaki hedeflere uyumlu ş...
Türkiye, kamu çalışanlarının yapay zeka teknolojilerini güvenli ve etkin kullanabilmeleri amacıyla temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimini zorunlu hale getirecek.
Edinilen bilgiye göre kamu çalışanlarına, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yürütülen 2026-2030 dönemi Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'ndaki hedeflere uyumlu ş...
Türkiye, kamu çalışanlarının yapay zeka teknolojilerini güvenli ve etkin kullanabilmeleri amacıyla temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimini zorunlu hale getirecek.
Edinilen bilgiye göre kamu çalışanlarına, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yürütülen 2026-2030 dönemi Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'ndaki hedeflere uyumlu şekilde e-öğrenme yöntemiyle temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilecek.
Eğitim zorunlu olacak.
Çalışanlara ayrıca görev ve sorumluluklarına göre hazırlanan kısa uygulama modülleri sunulacak. Eğitimler, kamu kurumlarının insan kaynakları sistemleri üzerinden zorunlu tutulacak.
Personelin yalnızca eğitimleri tamamlayıp tamamlamadığı değil, eğitimlerdeki başarı düzeyi de düzenli izlenecek.
YANLIŞ BİLGİYE KARŞI İLKELER ÖĞRETİLECEKKamu personelinin de hedef grupları arasında bulunduğu yapay zeka okuryazarlığı programlarında, yapay zekanın temel kavramları, üretken yapay zeka araçlarının güvenli kullanımı, kişisel verilerin korunması, yanlış bilgi ve derin sahte içeriklere karşı farkındalık ile etik kullanım ilkeleri öğretilecek.
Eğitimleri tamamlayanlara, ölçme ve değerlendirme sonucunda kazandıkları temel yetkinlikleri gösteren seviye bazlı mikro sertifikalar verilecek.
HER KURUMUN YAPAY ZEKA YÖNETİCİSİ OLACAKKamu kurumlarındaki dönüşüm, kullanım alanlarının belirlenmesi, uygulamaların sahada denenmesi ve başarılı projelerin yaygınlaştırılmasını içeren "tara-pilotla-ölçekle" döngüsüyle bütüncül bir yönetişim ve güven çerçevesinde yürütülecek.
Kamudaki bu dönüşümü yönetmek üzere kurumlarda bu alandan sorumlu birim amiri veya başkana bağlı üst düzey yönetici görevlendirilecek.
Söz konusu yönetici, kurumun yapay zeka proje ve uygulamalarından oluşan portföyünü yönetecek, çalışmaların ilerleme durumunu düzenli olarak raporlayacak.
YILLIK HEDEFLER HAZIRLANACAKGörevlendirmelerin tamamlanmasının ardından tüm kurumlar, 12 hafta içinde üç yıllık "Yapay Zeka Yol Haritası" ile yıllık hedeflerini hazırlayacak.
Pilot ve ilk ölçekli konuşlandırmalar için küçük-orta hacimli alımlar önceliklendirilecek, yapay zeka projelerine yönelik kamu alımlarına katılacak girişimlerin teknogirişim belgesine sahip olması esas alınacak.
Her bakanlıkta yapay zekadan yararlanılabilecek alanlar sistematik olarak taranacak. Potansiyeli yüksek alanlarda hızlı pilot uygulamalar başlatılacak, belirlenen başarı eşiğini geçen projeler 6 ile 12 ay içinde ölçeklendirilecek.
Plan kapsamında ilk 12 ayda en az 2 pilot dalgasıyla 10 veya daha fazla bakanlıkta toplam en az 30 yapay zeka pilotunun başlatılması hedefleniyor.
En az 10 kritik kamu hizmeti için pilot aşamasından ölçeklendirmeye uzanan uçtan uca "pilot-ölçek hattı" kurulacak.
e-Devlet, vatandaşların yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği öncelikli dönüşüm alanı olacak. Kişiselleştirilmiş hizmet yönlendirmesi, başvuruların ön kontrolü ve akıllı belge desteği gibi uygulamalar öncelikle pilot olarak hayata geçirilecek.
En az 5 yapay zeka destekli vatandaş hizmetinin e-Devlet üzerinden pilotlanarak ölçeklendirilmesi planlanıyor. Uygulamalarda kişisel verilerin korunması, kararların açıklanabilir olması ve insan gözetimi ilkeleri dikkate alınacak.
Kamu kurumlarında devreye alınan yüksek etkili yapay zeka sistemlerinin de belgelendirme ve değerlendirme süreçlerinden geçirilmesi zorunlu olacak.
Türkiye, kamu çalışanlarının yapay zeka teknolojilerini güvenli ve etkin kullanabilmeleri amacıyla temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimini zorunlu hale getirecek.
Edinilen bilgiye göre kamu çalışanlarına, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yürütülen 2026-2030 dönemi Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'ndaki hedeflere uyumlu şekilde e-öğrenme yöntemiyle temel yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilecek.
Eğitim zorunlu olacak.
Çalışanlara ayrıca görev ve sorumluluklarına göre hazırlanan kısa uygulama modülleri sunulacak. Eğitimler, kamu kurumlarının insan kaynakları sistemleri üzerinden zorunlu tutulacak.
Personelin yalnızca eğitimleri tamamlayıp tamamlamadığı değil, eğitimlerdeki başarı düzeyi de düzenli izlenecek.
YANLIŞ BİLGİYE KARŞI İLKELER ÖĞRETİLECEKKamu personelinin de hedef grupları arasında bulunduğu yapay zeka okuryazarlığı programlarında, yapay zekanın temel kavramları, üretken yapay zeka araçlarının güvenli kullanımı, kişisel verilerin korunması, yanlış bilgi ve derin sahte içeriklere karşı farkındalık ile etik kullanım ilkeleri öğretilecek.
Eğitimleri tamamlayanlara, ölçme ve değerlendirme sonucunda kazandıkları temel yetkinlikleri gösteren seviye bazlı mikro sertifikalar verilecek.
HER KURUMUN YAPAY ZEKA YÖNETİCİSİ OLACAKKamu kurumlarındaki dönüşüm, kullanım alanlarının belirlenmesi, uygulamaların sahada denenmesi ve başarılı projelerin yaygınlaştırılmasını içeren "tara-pilotla-ölçekle" döngüsüyle bütüncül bir yönetişim ve güven çerçevesinde yürütülecek.
Kamudaki bu dönüşümü yönetmek üzere kurumlarda bu alandan sorumlu birim amiri veya başkana bağlı üst düzey yönetici görevlendirilecek.
Söz konusu yönetici, kurumun yapay zeka proje ve uygulamalarından oluşan portföyünü yönetecek, çalışmaların ilerleme durumunu düzenli olarak raporlayacak.
YILLIK HEDEFLER HAZIRLANACAKGörevlendirmelerin tamamlanmasının ardından tüm kurumlar, 12 hafta içinde üç yıllık "Yapay Zeka Yol Haritası" ile yıllık hedeflerini hazırlayacak.
Pilot ve ilk ölçekli konuşlandırmalar için küçük-orta hacimli alımlar önceliklendirilecek, yapay zeka projelerine yönelik kamu alımlarına katılacak girişimlerin teknogirişim belgesine sahip olması esas alınacak.
Her bakanlıkta yapay zekadan yararlanılabilecek alanlar sistematik olarak taranacak. Potansiyeli yüksek alanlarda hızlı pilot uygulamalar başlatılacak, belirlenen başarı eşiğini geçen projeler 6 ile 12 ay içinde ölçeklendirilecek.
Plan kapsamında ilk 12 ayda en az 2 pilot dalgasıyla 10 veya daha fazla bakanlıkta toplam en az 30 yapay zeka pilotunun başlatılması hedefleniyor.
En az 10 kritik kamu hizmeti için pilot aşamasından ölçeklendirmeye uzanan uçtan uca "pilot-ölçek hattı" kurulacak.
e-Devlet, vatandaşların yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği öncelikli dönüşüm alanı olacak. Kişiselleştirilmiş hizmet yönlendirmesi, başvuruların ön kontrolü ve akıllı belge desteği gibi uygulamalar öncelikle pilot olarak hayata geçirilecek.
En az 5 yapay zeka destekli vatandaş hizmetinin e-Devlet üzerinden pilotlanarak ölçeklendirilmesi planlanıyor. Uygulamalarda kişisel verilerin korunması, kararların açıklanabilir olması ve insan gözetimi ilkeleri dikkate alınacak.
Kamu kurumlarında devreye alınan yüksek etkili yapay zeka sistemlerinin de belgelendirme ve değerlendirme süreçlerinden geçirilmesi zorunlu olacak.
Erenköy-Eğribucak seferini gerçekleştirmek üz...
Erenköy-Eğribucak seferini gerçekleştirmek üzere hareket eden 38 AB 169 plakalı özel halk otobüsünde seyahat eden kadın yolcu, bir süre sonra aniden fenalaştı. Durumu fark eden otobüs şoförü Bünyamin Yıldırım, güzergah değiştirip yolcuyu Erciyes Üniversitesi Hastanesi’ne ulaştırdı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından sedyeye alınan yolcu, hastanede tedaviye alındı. Şoförün yolcuyu yetiştirdiği anlar, aracın güvenlik kamerasına yansıdı.
Erenköy-Eğribucak seferini gerçekleştirmek üzere hareket eden 38 AB 169 plakalı özel halk otobüsünde seyahat eden kadın yolcu, bir süre sonra aniden fenalaştı. Durumu fark eden otobüs şoförü Bünyamin Yıldırım, güzergah değiştirip yolcuyu Erciyes Üniversitesi Hastanesi’ne ulaştırdı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından sedyeye alınan yolcu, hastanede tedaviye alındı. Şoförün yolcuyu yetiştirdiği anlar, aracın güvenlik kamerasına yansıdı.
Tayland'da tatil yapan Fransız bir aile, jet ski gezisi sırasında ölümden döndü.
50 yaşındaki baba ile 5 ve 7 yaşlarındaki iki oğlu, kiraladıkları jet skinin...
Tayland'da tatil yapan Fransız bir aile, jet ski gezisi sırasında ölümden döndü.
50 yaşındaki baba ile 5 ve 7 yaşlarındaki iki oğlu, kiraladıkları jet skinin...
Tayland'da tatil yapan Fransız bir aile, jet ski gezisi sırasında ölümden döndü.
50 yaşındaki baba ile 5 ve 7 yaşlarındaki iki oğlu, kiraladıkları jet skinin Koh Samui Adası açıklarında devrilmesinin ardından denizde 16 saatten fazla sürüklendi.
Yerel yetkili Amorn Chomchoey, kurtarıldıklarında üçünün de çok miktarda deniz suyu yuttuğunu, solgun ve bitkin olduklarını söyledi.
Baba ve çocukları sağlık kontrolleri için hastaneye kaldırıldı, kısa süre sonra taburcu edildi.
45 DAKİKALIK GEZİ İÇİN KİRALADI
Bangkok Post'un haberine göre baba, perşembe günü yerel saatle 17.00 sıralarında jet skiyi 45 dakikalık bir gezi için kiraladı.
Jet skinin kararlaştırılan zamanda geri getirilmemesi üzerine kurtarma ekiplerine haber verildi.
Ekipler sürat tekneleri ve jet skilerle Koh Samui çevresinde ve yakındaki Koh Phangan Adası yönünde arama çalışması başlattı.
Gece boyunca koşullar nedeniyle çalışmalara ara verilirken, baba ve iki oğlu ertesi sabah hâlâ denizde sürüklenirken bulundu.
Üç kişi cuma günü saat 10.00 sıralarında kurtarıldı.
DALGALAR JET SKİYİ DURDURDU
Baba, yetkililere kiralama süresinin sonlarına doğru sert dalgaların jet skiye çarptığını ve motorun durduğunu anlattı.
Kurtarma görüntülerinde çocuklardan birinin büyük bölümü suya gömülmüş jet skinin ön kısmında oturduğu, babanın ise yakınında can yeleğiyle yüzerek kurtarma ekiplerine el salladığı görülüyor.
Çocukların annesi ve ablasının ise üçlünün dönüşünü sahilde beklediği belirtildi.
Yetkililer, ailenin olayın ardından Tayland'da kalmaya ve tatillerine devam etmeye karar verdiğini bildirdi.
Tayland'da tatil yapan Fransız bir aile, jet ski gezisi sırasında ölümden döndü.
50 yaşındaki baba ile 5 ve 7 yaşlarındaki iki oğlu, kiraladıkları jet skinin Koh Samui Adası açıklarında devrilmesinin ardından denizde 16 saatten fazla sürüklendi.
Yerel yetkili Amorn Chomchoey, kurtarıldıklarında üçünün de çok miktarda deniz suyu yuttuğunu, solgun ve bitkin olduklarını söyledi.
Baba ve çocukları sağlık kontrolleri için hastaneye kaldırıldı, kısa süre sonra taburcu edildi.
45 DAKİKALIK GEZİ İÇİN KİRALADI
Bangkok Post'un haberine göre baba, perşembe günü yerel saatle 17.00 sıralarında jet skiyi 45 dakikalık bir gezi için kiraladı.
Jet skinin kararlaştırılan zamanda geri getirilmemesi üzerine kurtarma ekiplerine haber verildi.
Ekipler sürat tekneleri ve jet skilerle Koh Samui çevresinde ve yakındaki Koh Phangan Adası yönünde arama çalışması başlattı.
Gece boyunca koşullar nedeniyle çalışmalara ara verilirken, baba ve iki oğlu ertesi sabah hâlâ denizde sürüklenirken bulundu.
Üç kişi cuma günü saat 10.00 sıralarında kurtarıldı.
DALGALAR JET SKİYİ DURDURDU
Baba, yetkililere kiralama süresinin sonlarına doğru sert dalgaların jet skiye çarptığını ve motorun durduğunu anlattı.
Kurtarma görüntülerinde çocuklardan birinin büyük bölümü suya gömülmüş jet skinin ön kısmında oturduğu, babanın ise yakınında can yeleğiyle yüzerek kurtarma ekiplerine el salladığı görülüyor.
Çocukların annesi ve ablasının ise üçlünün dönüşünü sahilde beklediği belirtildi.
Yetkililer, ailenin olayın ardından Tayland'da kalmaya ve tatillerine devam etmeye karar verdiğini bildirdi.
DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde gen...
DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde genel başkanlık seçimi yapıldı.
Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen kongrede kayıtlı delegeler oy kullandı.
Seçimlerde yeniden aday gösterilen Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını alarak eş genel başkanlığa seçildi.
Kongrede, Parti Meclisi (PM), Merkez Disiplin Kurulu ve Uzlaşma Kurulunun asil ve yedek üyeleri de belirlendi.
DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde genel başkanlık seçimi yapıldı.
Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen kongrede kayıtlı delegeler oy kullandı.
Seçimlerde yeniden aday gösterilen Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını alarak eş genel başkanlığa seçildi.
Kongrede, Parti Meclisi (PM), Merkez Disiplin Kurulu ve Uzlaşma Kurulunun asil ve yedek üyeleri de belirlendi.
Türkiye genelinde milyonlarca memur adayının katılımıyla gerçekleştirilen Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu Antalya'da hareketli anların yaşanmasına sahne oldu. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ta...
Türkiye genelinde milyonlarca memur adayının katılımıyla gerçekleştirilen Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu Antalya'da hareketli anların yaşanmasına sahne oldu. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ta...
Türkiye genelinde milyonlarca memur adayının katılımıyla gerçekleştirilen Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu Antalya'da hareketli anların yaşanmasına sahne oldu. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) takvimi doğrultusunda organize edilen Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans oturumları için adaylar sabah erken saatlerden itibaren sınav merkezlerinde hazır bulundu. Sınav merkezlerinin bulunduğu bölgelerde sabah saatlerinden itibaren yoğunluk dikkat çekerken, memur olma hayali kuran binlerce aday sınav salonlarına girerek ter döktü.
Yalın ayak koşarak geldi, saniyelerle kaçırdı
Adayların birçoğu erken saatlerde geldikleri sınav merkezlerinde yerlerini alırken, kimileri ise son dakikada sınav merkezine yetişebildi. Bazı adaylar ise tüm çabalarına rağmen kapıların kapanmasına yetişemedi. İlk kez KPPS'ye girecek olan Baran Bayraklı ise elinde terlik yalın ayak koşarak geldiği sınav merkezinde kapının kapanmasını saniyelerle kaçırdı. Nefes nefese geldiği sınav merkezinde kapıların kapandığını gören Bayraklı "Spor yapmış olduk. Seneye tekrar gireriz artık" dedi. Bayraklı çevredeki vatandaşların uzattığı suyu içerek bir süre dinlendikten sonra sınav merkezinden ayrıldı.
"Bizde heyecan yaşadık"
Sınava giren adayların yanı sıra onları yalnız bırakmayan veliler okul bahçeleri ve çevrelerinde heyecanla sınavın bitmesini bekledi. Çocuklarının geleceği için okul önlerinde bekleyen aileler, sınav heyecanını dışarıda yaşadı. Sınav merkezinin çevresinde çocuklarını bekleyen Elvan Eren, "Oğlum diyetisyenlik mezunu, KPSS'ye sıkı hazırlandı. Girdi bakalım sonuç ne olacak. Daha önceden deneyimi var, ama sadece çocuğumuz değil bizlerde her defasında ilk kez giriyormuş gibi heyecan yaşadık aile olarak. İyi bir puan alıp Antalya'ya atanmasını istiyoruz. Devletine, milletine faydalı bir diyetisyen olarak sağlık alanında hizmet vermesini istiyoruz" dedi.
"Hayatın tamamı bir sınav"
Ayhan Eren ise, "Oğlumuz bu sene tekrar bir sınav denemesi yapacak. İnşallah iyi bir puan alır. Gönlüne göre iyi bir yere atanması, çalışmak nasip olur. Sınav heyecanı yıllardır devam ediyor. Lise, üniversite, KPSS bu sınav maratonu hiçbir zaman bitmeyecek, devam edecek. Hayatın tamamı bir sınav, her aşamada başarılı olması için mutlaka bir çaba göstermesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Ali Sarıca ise, "Tabi ki onun da bir beklentisi var, ama her şeyin hayırlısı diyelim. Tüm çocuklarımıza başarılar dilerim" şeklinde konuştu.
Türkiye genelinde milyonlarca memur adayının katılımıyla gerçekleştirilen Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu Antalya'da hareketli anların yaşanmasına sahne oldu. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) takvimi doğrultusunda organize edilen Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans oturumları için adaylar sabah erken saatlerden itibaren sınav merkezlerinde hazır bulundu. Sınav merkezlerinin bulunduğu bölgelerde sabah saatlerinden itibaren yoğunluk dikkat çekerken, memur olma hayali kuran binlerce aday sınav salonlarına girerek ter döktü.
Yalın ayak koşarak geldi, saniyelerle kaçırdı
Adayların birçoğu erken saatlerde geldikleri sınav merkezlerinde yerlerini alırken, kimileri ise son dakikada sınav merkezine yetişebildi. Bazı adaylar ise tüm çabalarına rağmen kapıların kapanmasına yetişemedi. İlk kez KPPS'ye girecek olan Baran Bayraklı ise elinde terlik yalın ayak koşarak geldiği sınav merkezinde kapının kapanmasını saniyelerle kaçırdı. Nefes nefese geldiği sınav merkezinde kapıların kapandığını gören Bayraklı "Spor yapmış olduk. Seneye tekrar gireriz artık" dedi. Bayraklı çevredeki vatandaşların uzattığı suyu içerek bir süre dinlendikten sonra sınav merkezinden ayrıldı.
"Bizde heyecan yaşadık"
Sınava giren adayların yanı sıra onları yalnız bırakmayan veliler okul bahçeleri ve çevrelerinde heyecanla sınavın bitmesini bekledi. Çocuklarının geleceği için okul önlerinde bekleyen aileler, sınav heyecanını dışarıda yaşadı. Sınav merkezinin çevresinde çocuklarını bekleyen Elvan Eren, "Oğlum diyetisyenlik mezunu, KPSS'ye sıkı hazırlandı. Girdi bakalım sonuç ne olacak. Daha önceden deneyimi var, ama sadece çocuğumuz değil bizlerde her defasında ilk kez giriyormuş gibi heyecan yaşadık aile olarak. İyi bir puan alıp Antalya'ya atanmasını istiyoruz. Devletine, milletine faydalı bir diyetisyen olarak sağlık alanında hizmet vermesini istiyoruz" dedi.
"Hayatın tamamı bir sınav"
Ayhan Eren ise, "Oğlumuz bu sene tekrar bir sınav denemesi yapacak. İnşallah iyi bir puan alır. Gönlüne göre iyi bir yere atanması, çalışmak nasip olur. Sınav heyecanı yıllardır devam ediyor. Lise, üniversite, KPSS bu sınav maratonu hiçbir zaman bitmeyecek, devam edecek. Hayatın tamamı bir sınav, her aşamada başarılı olması için mutlaka bir çaba göstermesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Ali Sarıca ise, "Tabi ki onun da bir beklentisi var, ama her şeyin hayırlısı diyelim. Tüm çocuklarımıza başarılar dilerim" şeklinde konuştu.
Yargıtay, işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılına ait 1495 sayılı kararıyla, çalışma yaşamında önemli bir anlaşmazlık konusu oluşturan yıllık izinler için önemli bir hüküm verdi.
10 gün...
Yargıtay, işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılına ait 1495 sayılı kararıyla, çalışma yaşamında önemli bir anlaşmazlık konusu oluşturan yıllık izinler için önemli bir hüküm verdi.
10 gün...
Yargıtay, işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılına ait 1495 sayılı kararıyla, çalışma yaşamında önemli bir anlaşmazlık konusu oluşturan yıllık izinler için önemli bir hüküm verdi.
10 günden az kullanılan izinlerin haklı fesih nedeni sayılacağını yönünde yasal uygulamalar bulunuyor ve bazı çalışanlar, bu nedenle iş sözleşmelerini fesih ediyordu. Yüksek Mahkeme, önüne gelen bir anlaşmazlıkta, “İşçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına” karar verdi.
Dava dosyasına göre, davacı işçi, 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 tarihleri arasında davalı şirkette gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştı. İşçi, çalışma süresi boyunca yıllık izin taleplerinin işlerin yoğunluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, kendisine bir defada en fazla altı gün izin kullandırıldığını ve kullanılmayan izinlerinin ücretinin ödenmediğini ileri sürdü. Dava dilekçesinde 68 günlük kullanılmayan yıllık izni bulunduğunu belirten işçi, yıllık izinlerinin gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu. Ayrıca 2017 yılının ikinci yarısı ile 2020 yılına ilişkin primlerinin ödenmediğini ileri sürdü. İşçi; kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve prim alacağının işverenden tahsilini talep etti.
İLK DERECE MAHKEME ÇALIŞANI HAKLI BULDU
İlk Derece Mahkemesi, imzalı izin talep formlarına göre işçinin toplam 48 gün yıllık izin kullandığını belirledi. Mahkeme, işçinin kıdem süresine göre toplam 130 gün yıllık izne hak kazandığını ve 82 günlük kullanılmayan izninin bulunduğunu kabul etti. Yıllık izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı sonucuna ulaşan Mahkeme, işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine karar verdi. Bu nedenle kıdem tazminatı ile 82 günlük yıllık izin ücreti hüküm altına alındı. İşçi prim alacağını ispatlayamadığı için bu talep reddedildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını bozdu. Bozma kararında şu üç konu üzerinde duruldu: Kısa Süreli İzinler Tek Başına Haklı Fesih Nedeni Sayılmadı
YASAYA GÖRE BÖLÜNEMEZ ANCAK İŞÇİNİN RIZASI VARDI
4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesine göre yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Tarafların anlaşmasıyla bölünmesi durumunda ise izinlerden birinin 10 günden az olmaması gerekir. Yargıtay, somut olayda izin belgelerinde yer alan sürelerin 10 günden kısa olduğunu kabul etti. Ancak bu izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla bölündüğünü belirledi. Kararda, işçinin daha uzun süre izin kullanmak istediğini en az bir ay önceden yazılı olarak işverene bildirdiğinin ve bu talebin işveren tarafından daha kısa süreye indirildiğinin ispatlanamadığı belirtildi. İşverenin çok uzun süre hiç izin kullandırmadığı veya işçinin izin talebini gerekçesiz biçimde reddettiği de kanıtlanamadı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerleşik uygulamasına göre yıllık iznin işçinin talebiyle 10 günden kısa sürelerle kullandırılması durumunda bu izinlerin geçerli olduğunu belirtti. Bu nedenle işçinin yaptığı feshin haklı nedene dayanmadığına ve kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.
Yargıtay, işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılına ait 1495 sayılı kararıyla, çalışma yaşamında önemli bir anlaşmazlık konusu oluşturan yıllık izinler için önemli bir hüküm verdi.
10 günden az kullanılan izinlerin haklı fesih nedeni sayılacağını yönünde yasal uygulamalar bulunuyor ve bazı çalışanlar, bu nedenle iş sözleşmelerini fesih ediyordu. Yüksek Mahkeme, önüne gelen bir anlaşmazlıkta, “İşçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına” karar verdi.
Dava dosyasına göre, davacı işçi, 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 tarihleri arasında davalı şirkette gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştı. İşçi, çalışma süresi boyunca yıllık izin taleplerinin işlerin yoğunluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, kendisine bir defada en fazla altı gün izin kullandırıldığını ve kullanılmayan izinlerinin ücretinin ödenmediğini ileri sürdü. Dava dilekçesinde 68 günlük kullanılmayan yıllık izni bulunduğunu belirten işçi, yıllık izinlerinin gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu. Ayrıca 2017 yılının ikinci yarısı ile 2020 yılına ilişkin primlerinin ödenmediğini ileri sürdü. İşçi; kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve prim alacağının işverenden tahsilini talep etti.
İLK DERECE MAHKEME ÇALIŞANI HAKLI BULDU
İlk Derece Mahkemesi, imzalı izin talep formlarına göre işçinin toplam 48 gün yıllık izin kullandığını belirledi. Mahkeme, işçinin kıdem süresine göre toplam 130 gün yıllık izne hak kazandığını ve 82 günlük kullanılmayan izninin bulunduğunu kabul etti. Yıllık izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı sonucuna ulaşan Mahkeme, işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine karar verdi. Bu nedenle kıdem tazminatı ile 82 günlük yıllık izin ücreti hüküm altına alındı. İşçi prim alacağını ispatlayamadığı için bu talep reddedildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını bozdu. Bozma kararında şu üç konu üzerinde duruldu: Kısa Süreli İzinler Tek Başına Haklı Fesih Nedeni Sayılmadı
YASAYA GÖRE BÖLÜNEMEZ ANCAK İŞÇİNİN RIZASI VARDI
4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesine göre yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Tarafların anlaşmasıyla bölünmesi durumunda ise izinlerden birinin 10 günden az olmaması gerekir. Yargıtay, somut olayda izin belgelerinde yer alan sürelerin 10 günden kısa olduğunu kabul etti. Ancak bu izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla bölündüğünü belirledi. Kararda, işçinin daha uzun süre izin kullanmak istediğini en az bir ay önceden yazılı olarak işverene bildirdiğinin ve bu talebin işveren tarafından daha kısa süreye indirildiğinin ispatlanamadığı belirtildi. İşverenin çok uzun süre hiç izin kullandırmadığı veya işçinin izin talebini gerekçesiz biçimde reddettiği de kanıtlanamadı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerleşik uygulamasına göre yıllık iznin işçinin talebiyle 10 günden kısa sürelerle kullandırılması durumunda bu izinlerin geçerli olduğunu belirtti. Bu nedenle işçinin yaptığı feshin haklı nedene dayanmadığına ve kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz hakkında soruşturma başlattı. Müzisyenin, “Ha Leylim” adlı şarkının “müstehcenlik” suçu kapsamına girdiği öne sürülüyor.
Şarkıcı Mabel Matiz, "Perperişan" şarkısı n...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz hakkında soruşturma başlattı. Müzisyenin, “Ha Leylim” adlı şarkının “müstehcenlik” suçu kapsamına girdiği öne sürülüyor.
Şarkıcı Mabel Matiz, "Perperişan" şarkısı n...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz hakkında soruşturma başlattı. Müzisyenin, “Ha Leylim” adlı şarkının “müstehcenlik” suçu kapsamına girdiği öne sürülüyor.
Şarkıcı Mabel Matiz, "Perperişan" şarkısı nedeniyle yargılandığı müstehcenlik davasından yaklaşık üç ay önce beraat etmişti.
Sanatçı hakkında bu sefer de "Ha Leylim" şarkısıyla inceleme başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şarkının sözlerinin ve klibinin müstehcenlik suçu kapsamında değerlendirdi.
Başsavcılık, olayla ilgili adli işlemlerin başlatıldığını duyurdu.
"PERPERİŞAN" ŞARKISINA DA SORUŞTURMA AÇILMIŞTIKamuoyunda Mabel Matiz olarak bilinen Fatih Karaca'nın geçtiğimiz yıl da "Perperişan" isimli şarkısına soruşturma başlatılmıştı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın talebi üzerine, “Perperişan” isimli şarkı hakkında erişim engeli getirilmişti. Bu kararın hemen ardından da şarkıcı Mabel Matiz, İçişleri Bakanlığı'nın suç duyurusuyla 22 Eylül 2025'te Çağlayan Adliyesi'ne giderek savcılığa ifade vermişti.
Müzisyen savcılık ifadesinde şarkı sözlerinde herhangi bir şekilde müstehcenlik içeren bir kasıt ya da amaç bulunmadığını ve üzerine atılan suçlamayı kabul etmediğini söylemişti. Sanatçı, "Müziğimin amacı insanları tetiklemek ya da insanlarda negatif yönlendirme yapmak değil, aksine insanları birleştirmek ve iyi duygular uyandırmaktır." demişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede de şarkının cinsel arzuyu dolaylı yoldan tahrik edici, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar oluşturduğu, cinsel birleşmeye yönelik betimlemelerin yapıldığı ve bu betimlemelerin ve sözlerin herkes tarafından kolayca anlaşılabildiği anlatılmıştı. Sözlerin çocukların korunması açısından tehlike arz ettiği belirtilmişti.
3 YILA KADAR HAPİS İSTENMİŞTİ
Hazırlanan iddianamede şüpheli Fatih Karaca’nın ‘müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek’ suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
BERAAT ETMİŞTİ
Mabel Matiz, müstehcenlik suçlamasıyla açılan davada suçun unsurlarının oluşmadığı tespitiyle 8 Mayıs 2026'da görülen davada beraat etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz hakkında soruşturma başlattı. Müzisyenin, “Ha Leylim” adlı şarkının “müstehcenlik” suçu kapsamına girdiği öne sürülüyor.
Şarkıcı Mabel Matiz, "Perperişan" şarkısı nedeniyle yargılandığı müstehcenlik davasından yaklaşık üç ay önce beraat etmişti.
Sanatçı hakkında bu sefer de "Ha Leylim" şarkısıyla inceleme başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şarkının sözlerinin ve klibinin müstehcenlik suçu kapsamında değerlendirdi.
Başsavcılık, olayla ilgili adli işlemlerin başlatıldığını duyurdu.
"PERPERİŞAN" ŞARKISINA DA SORUŞTURMA AÇILMIŞTIKamuoyunda Mabel Matiz olarak bilinen Fatih Karaca'nın geçtiğimiz yıl da "Perperişan" isimli şarkısına soruşturma başlatılmıştı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın talebi üzerine, “Perperişan” isimli şarkı hakkında erişim engeli getirilmişti. Bu kararın hemen ardından da şarkıcı Mabel Matiz, İçişleri Bakanlığı'nın suç duyurusuyla 22 Eylül 2025'te Çağlayan Adliyesi'ne giderek savcılığa ifade vermişti.
Müzisyen savcılık ifadesinde şarkı sözlerinde herhangi bir şekilde müstehcenlik içeren bir kasıt ya da amaç bulunmadığını ve üzerine atılan suçlamayı kabul etmediğini söylemişti. Sanatçı, "Müziğimin amacı insanları tetiklemek ya da insanlarda negatif yönlendirme yapmak değil, aksine insanları birleştirmek ve iyi duygular uyandırmaktır." demişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede de şarkının cinsel arzuyu dolaylı yoldan tahrik edici, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar oluşturduğu, cinsel birleşmeye yönelik betimlemelerin yapıldığı ve bu betimlemelerin ve sözlerin herkes tarafından kolayca anlaşılabildiği anlatılmıştı. Sözlerin çocukların korunması açısından tehlike arz ettiği belirtilmişti.
3 YILA KADAR HAPİS İSTENMİŞTİ
Hazırlanan iddianamede şüpheli Fatih Karaca’nın ‘müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek’ suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
BERAAT ETMİŞTİ
Mabel Matiz, müstehcenlik suçlamasıyla açılan davada suçun unsurlarının oluşmadığı tespitiyle 8 Mayıs 2026'da görülen davada beraat etti.
Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirmede bulundu.
Duran, sosyal medya hesabından yap...
Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirmede bulundu.
Duran, sosyal medya hesabından yap...
Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirmede bulundu.
Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 2027-2029 OVP'nin Türkiye ekonomisinin gelecek üç yılına ilişkin hedefleri ve öncelikleri net bir çerçevede ortaya koyduğunu belirtti.
Güçlü Türkiye için istikrarlı bir ekonomi ve müreffeh gelecek anlayışıyla hazırlanan programın; temel olarak makroekonomik istikrarı güçlendirmeyi, ekonomide dengelenmeyi sağlamayı, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmeyi ve kazanımları sürdürülebilir hale getirmeyi amaçladığına işaret eden Burhanettin Duran, şunları kaydetti:
"Kamu kurumlarımızın, özel sektörün ve meslek kuruluşlarının katkılarıyla, ortak akıl ve istişare temelinde hazırlanan program, kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme ile kalıcı bir sosyal refah anlayışı için güçlü bir yol haritası sunuyor. Bu çerçevede 2027-2029 Orta Vadeli Program ile ekonomik öngörülebilirliğimiz güçlendirilecek, yatırım ve üretim ortamı desteklenecek, sürdürülebilir sosyal refah kalıcı hale getirilecek. Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üretmek, ülkemizin ekonomik ölçeğini büyütmek ve oluşturulan refahı toplum geneline daha güçlü biçimde yansıtmak hedefleniyor."
"TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başta olmak üzere programın hazırlanmasında emeği geçen Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamu kurum ve kuruluşları ile katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür eden Duran, "Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, üretimi, istihdamı ve refahı birlikte büyüten, güçlü ve müreffeh Türkiye idealini esas alan Türkiye Yüzyılı hedeflerimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. 2027-2029 Orta Vadeli Program'ın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum." dedi.
Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirmede bulundu.
Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 2027-2029 OVP'nin Türkiye ekonomisinin gelecek üç yılına ilişkin hedefleri ve öncelikleri net bir çerçevede ortaya koyduğunu belirtti.
Güçlü Türkiye için istikrarlı bir ekonomi ve müreffeh gelecek anlayışıyla hazırlanan programın; temel olarak makroekonomik istikrarı güçlendirmeyi, ekonomide dengelenmeyi sağlamayı, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmeyi ve kazanımları sürdürülebilir hale getirmeyi amaçladığına işaret eden Burhanettin Duran, şunları kaydetti:
"Kamu kurumlarımızın, özel sektörün ve meslek kuruluşlarının katkılarıyla, ortak akıl ve istişare temelinde hazırlanan program, kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme ile kalıcı bir sosyal refah anlayışı için güçlü bir yol haritası sunuyor. Bu çerçevede 2027-2029 Orta Vadeli Program ile ekonomik öngörülebilirliğimiz güçlendirilecek, yatırım ve üretim ortamı desteklenecek, sürdürülebilir sosyal refah kalıcı hale getirilecek. Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üretmek, ülkemizin ekonomik ölçeğini büyütmek ve oluşturulan refahı toplum geneline daha güçlü biçimde yansıtmak hedefleniyor."
"TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başta olmak üzere programın hazırlanmasında emeği geçen Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamu kurum ve kuruluşları ile katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür eden Duran, "Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, üretimi, istihdamı ve refahı birlikte büyüten, güçlü ve müreffeh Türkiye idealini esas alan Türkiye Yüzyılı hedeflerimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. 2027-2029 Orta Vadeli Program'ın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum." dedi.
Yeni eğitim-öğretim yılı öncesi Bursa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri kırtasiye ürünleri satan işletmelere yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Ağustos ayı baş...
Yeni eğitim-öğretim yılı öncesi Bursa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri kırtasiye ürünleri satan işletmelere yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Ağustos ayı baş...
Yeni eğitim-öğretim yılı öncesi Bursa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri kırtasiye ürünleri satan işletmelere yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Ağustos ayı başından bu yana bilgilendirme ve uyarı ziyaretleri gerçekleştiren ekipler, okulların açılmasına sayılı günler kala denetimlerini sahaya taşıdı. Yapılan incelemelerde ürünlerin fiyat etiketlerinin bulunup, bulunmadığı ve raf ile kasa fiyatı arasındaki uyuşmazlıklar tek tek kontrol edildi. Raflarda etiket bulunmaması veya raf-kasa fiyatının farklı çıkması halinde her bir aykırılık için 3 bin 973 lira idari para cezası kesilirken, fahiş fiyat uygulayan işletmeler de yakın takibe alındı. Bakanlık kanalıyla fahiş fiyat artışı yapan firmalara, 180 bin 617 liradan 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar idari para cezası verilebiliyor.
4 BİN 800 İŞLETMEDE 1 MİLYON 400 BİN ÜRÜN KONTROL EDİLDİ
Kırtasiye ürünlerinin yanı sıra restoran, kafe, fırın, market ve sebze-meyve hallerinde de denetimler aralıksız sürerken, kent genelinde 2026 yılının başından itibaren 4 bin 800 işletmedeki 1 milyon 400 bin ürün kontrol edildi. Mevzuata aykırı hareket eden işletmelere toplamda 42 milyon lira idari para cezası uygulanırken, fahiş fiyat artışı tespit edilen 600 işletme hakkında da işlem başlatıldı.
Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, tüketicilerin haklarını korumak, fırsatçılığın önüne geçmek ve dürüst esnafı mağdur etmemek adına denetimlerin kararlılıkla devam edeceğini belirtilerek, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının öğrencilere ve velilere hayırlı olması temennisinde bulunuldu
Yeni eğitim-öğretim yılı öncesi Bursa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri kırtasiye ürünleri satan işletmelere yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Ağustos ayı başından bu yana bilgilendirme ve uyarı ziyaretleri gerçekleştiren ekipler, okulların açılmasına sayılı günler kala denetimlerini sahaya taşıdı. Yapılan incelemelerde ürünlerin fiyat etiketlerinin bulunup, bulunmadığı ve raf ile kasa fiyatı arasındaki uyuşmazlıklar tek tek kontrol edildi. Raflarda etiket bulunmaması veya raf-kasa fiyatının farklı çıkması halinde her bir aykırılık için 3 bin 973 lira idari para cezası kesilirken, fahiş fiyat uygulayan işletmeler de yakın takibe alındı. Bakanlık kanalıyla fahiş fiyat artışı yapan firmalara, 180 bin 617 liradan 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar idari para cezası verilebiliyor.
4 BİN 800 İŞLETMEDE 1 MİLYON 400 BİN ÜRÜN KONTROL EDİLDİ
Kırtasiye ürünlerinin yanı sıra restoran, kafe, fırın, market ve sebze-meyve hallerinde de denetimler aralıksız sürerken, kent genelinde 2026 yılının başından itibaren 4 bin 800 işletmedeki 1 milyon 400 bin ürün kontrol edildi. Mevzuata aykırı hareket eden işletmelere toplamda 42 milyon lira idari para cezası uygulanırken, fahiş fiyat artışı tespit edilen 600 işletme hakkında da işlem başlatıldı.
Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, tüketicilerin haklarını korumak, fırsatçılığın önüne geçmek ve dürüst esnafı mağdur etmemek adına denetimlerin kararlılıkla devam edeceğini belirtilerek, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının öğrencilere ve velilere hayırlı olması temennisinde bulunuldu
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Yisrael Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.
Açıklamaya göre bakanlar...
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Yisrael Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.
Açıklamaya göre bakanlar...
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Yisrael Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.
Açıklamaya göre bakanlar, Filistinlileri zorla topraklarından çıkarmayı amaçlayan plan ve mekanizmalara yönelik öneriler dahil olmak üzere, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik iki İsrailli yetkilinin yaptığı açıklamaları şiddetle kınadı.
Bakanlar, bu tür kışkırtıcı açıklamaların ve önerilerin, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal ettiğini ve Filistin halkının meşru ve devredilemez haklarına doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Bakanlar, herhangi bir bahane veya gerekçeyle işgal altındaki Filistin toprakları içinde veya dışında Filistin halkını yerinden etmeyi amaçlayan her türlü girişimi veya planı kesin bir dille reddettiklerini ve kınadıklarını teyit etti.
Zorla yerinden etme çağrılarının "Filistinlileri topraklarından söküp atmayı amaçlayan" resmi bir politikaya veya somut önlemlere dönüştürülmesinin yol açacağı ciddi sonuçlara karşı uyarıda bulunan bakanlar, bu tür eylemlerin, zorla yerinden edilmeyi kesin bir dille reddeden ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı dahil, barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara doğrudan bir zorluk oluşturduğunu ve bölgedeki istikrar umudunu ciddi şekilde tehlikeye attığını belirtti.
Bakanlar, Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistin topraklarının bütünlüğünün korunmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.
Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün uygulanması olduğunu kaydeden bakanlar, uluslararası meşruiyetin ilgili kararlarına uygun olarak 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasını teyit etti.
Bakanlar, uluslararası topluma, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, sorumluluklarını üstlenmeleri ve işgal altındaki Filistin topraklarında "yeni bir demografik veya coğrafi gerçeklik dayatmaya yönelik her türlü girişime kararlılıkla karşı çıkmaları ve uluslararası hukuk kurallarına uyulmasını sağlamaları" çağrısında bulundu.
Ayrıca bakanlar, Filistin halkının kendi topraklarında gösterdiği metanete verdikleri tam desteği ve Filistin davasını ortadan kaldırmayı veya Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettiklerini bir kez daha teyit etti.
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Yisrael Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.
Açıklamaya göre bakanlar, Filistinlileri zorla topraklarından çıkarmayı amaçlayan plan ve mekanizmalara yönelik öneriler dahil olmak üzere, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik iki İsrailli yetkilinin yaptığı açıklamaları şiddetle kınadı.
Bakanlar, bu tür kışkırtıcı açıklamaların ve önerilerin, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal ettiğini ve Filistin halkının meşru ve devredilemez haklarına doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Bakanlar, herhangi bir bahane veya gerekçeyle işgal altındaki Filistin toprakları içinde veya dışında Filistin halkını yerinden etmeyi amaçlayan her türlü girişimi veya planı kesin bir dille reddettiklerini ve kınadıklarını teyit etti.
Zorla yerinden etme çağrılarının "Filistinlileri topraklarından söküp atmayı amaçlayan" resmi bir politikaya veya somut önlemlere dönüştürülmesinin yol açacağı ciddi sonuçlara karşı uyarıda bulunan bakanlar, bu tür eylemlerin, zorla yerinden edilmeyi kesin bir dille reddeden ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı dahil, barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara doğrudan bir zorluk oluşturduğunu ve bölgedeki istikrar umudunu ciddi şekilde tehlikeye attığını belirtti.
Bakanlar, Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistin topraklarının bütünlüğünün korunmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.
Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün uygulanması olduğunu kaydeden bakanlar, uluslararası meşruiyetin ilgili kararlarına uygun olarak 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasını teyit etti.
Bakanlar, uluslararası topluma, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, sorumluluklarını üstlenmeleri ve işgal altındaki Filistin topraklarında "yeni bir demografik veya coğrafi gerçeklik dayatmaya yönelik her türlü girişime kararlılıkla karşı çıkmaları ve uluslararası hukuk kurallarına uyulmasını sağlamaları" çağrısında bulundu.
Ayrıca bakanlar, Filistin halkının kendi topraklarında gösterdiği metanete verdikleri tam desteği ve Filistin davasını ortadan kaldırmayı veya Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettiklerini bir kez daha teyit etti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'in Taşucu Limanı'na hareke...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'in Taşucu Limanı'na hareke...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'in Taşucu Limanı'na hareket ettiği sırada alabora olarak batan feribot kazasında kayıp yolcuları arama çalışmaları sürüyor.
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, bir kişinin daha cansız bedeninin bulunduğunu açıkladı.
Cansız bedenin 55-60 yaşlarında bir erkeğe ait olduğunu ifade eden Üstel, can kaybının 14'e yükseldiğini duyurdu. Üstel, kimlik tespit çalışmalarına başlandığını bildirdi.
Kayıp 14 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor.
NELER OLDU?
Girne'den Mersin'deki Taşucu Limanı'na seyir halindeyken 31 Ağustos'ta alabora olarak batan Filo Jet isimli yolcu feribotunda kaybolanları bulmak için yürütülen arama kurtarma çalışmaları yedinci gününde devam ediyor. Çalışmalar kapsamında TCG Işın ve TCG Alemdar gemileri su altında inceleme yapıyor.
Kaza, KKTC tarihinin en büyük deniz kazalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'in Taşucu Limanı'na hareket ettiği sırada alabora olarak batan feribot kazasında kayıp yolcuları arama çalışmaları sürüyor.
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, bir kişinin daha cansız bedeninin bulunduğunu açıkladı.
Cansız bedenin 55-60 yaşlarında bir erkeğe ait olduğunu ifade eden Üstel, can kaybının 14'e yükseldiğini duyurdu. Üstel, kimlik tespit çalışmalarına başlandığını bildirdi.
Kayıp 14 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor.
NELER OLDU?
Girne'den Mersin'deki Taşucu Limanı'na seyir halindeyken 31 Ağustos'ta alabora olarak batan Filo Jet isimli yolcu feribotunda kaybolanları bulmak için yürütülen arama kurtarma çalışmaları yedinci gününde devam ediyor. Çalışmalar kapsamında TCG Işın ve TCG Alemdar gemileri su altında inceleme yapıyor.
Kaza, KKTC tarihinin en büyük deniz kazalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Bursa’nın Kestel ilçesi Kayacık M...
Bursa’nın Kestel ilçesi Kayacık Mahallesi’ndeki bir bahçede bulunan anızların yakılmasıyla başlayan yangın rüzgarın etkisiyle ormana sıçradı.
Sabah saatlerinde çıkan yangına 3 hava aracı, 15 arazöz, iş makinesi ve 66 personel ile müdahale edildi.
Yangın iki saatte kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.
Bursa’nın Kestel ilçesi Kayacık Mahallesi’ndeki bir bahçede bulunan anızların yakılmasıyla başlayan yangın rüzgarın etkisiyle ormana sıçradı.
Sabah saatlerinde çıkan yangına 3 hava aracı, 15 arazöz, iş makinesi ve 66 personel ile müdahale edildi.
Yangın iki saatte kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....