Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, düzenlemenin şirketin m...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, düzenlemenin şirketin m...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, düzenlemenin şirketin mevcut finansal ve operasyonel koşulları çerçevesinde maliyet yapısının iyileştirilmesi ve kaynakların daha etkin kullanılması amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Personel azaltımının, şirketin operasyonel faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine ve mevcut nakit kaynaklarının daha etkin yönetilmesine katkı sağlamasının hedeflendiği bildirildi.
Açıklamada, personel düzenlemesinin ardından Alves Kablo ve iştiraklerinin faaliyetlerine, mevcut siparişlerin zamanında ve eksiksiz teslim edilmesini sağlayacak yeterli personel kadrosuyla kesintisiz devam ettiği ifade edildi.
Şirketin üretim, satış, tedarik, sevkiyat ve diğer operasyonel süreçlerinde herhangi bir faaliyet durdurulması veya aksama yaşanmadığı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, düzenlemenin şirketin mevcut finansal ve operasyonel koşulları çerçevesinde maliyet yapısının iyileştirilmesi ve kaynakların daha etkin kullanılması amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Personel azaltımının, şirketin operasyonel faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine ve mevcut nakit kaynaklarının daha etkin yönetilmesine katkı sağlamasının hedeflendiği bildirildi.
Açıklamada, personel düzenlemesinin ardından Alves Kablo ve iştiraklerinin faaliyetlerine, mevcut siparişlerin zamanında ve eksiksiz teslim edilmesini sağlayacak yeterli personel kadrosuyla kesintisiz devam ettiği ifade edildi.
Şirketin üretim, satış, tedarik, sevkiyat ve diğer operasyonel süreçlerinde herhangi bir faaliyet durdurulması veya aksama yaşanmadığı kaydedildi.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yap...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada,''2 Temmuz 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla başlatılan pay geri alım işlemleri kapsamında, 12 Ağustos 2026 tarihinde yapılan alımlar tabloya eklenmiştir. 12 Ağustos 2026 tarihinde 70 TL fiyatından 2 bin 6 adet pay geri alınmış ve şirketimizin sahip olduğu BALAT Payları 84. bin 985 adete ulaşmıştır.'' denildi. Hibya Haber Ajansı
Kaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada,''2 Temmuz 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla başlatılan pay geri alım işlemleri kapsamında, 12 Ağustos 2026 tarihinde yapılan alımlar tabloya eklenmiştir. 12 Ağustos 2026 tarihinde 70 TL fiyatından 2 bin 6 adet pay geri alınmış ve şirketimizin sahip olduğu BALAT Payları 84. bin 985 adete ulaşmıştır.'' denildi. Hibya Haber Ajansı
Kaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya gö...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya gö...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Ağustos 2026'da Türkiye'de ebebek mağazaları ve e-ticaret kanalından toplam 10 milyon 737 bin 113 adet ürün satıldı. Geçen yılın aynı ayında bu sayı 8 milyon 676 bin 273 adet olarak gerçekleşmişti.
Böylece Ağustos 2026 itibarıyla sona eren 8 aylık dönemde toplam ürün satış adedi 82 milyon 546 bin 307 oldu. 2025'in aynı döneminde ise 67 milyon 876 bin 582 adet ürün satılmıştı.
Buna göre 8 aylık dönemde toplam ürün satış adedi yıllık bazda yaklaşık yüzde 21,6 artış gösterdi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Ağustos 2026'da Türkiye'de ebebek mağazaları ve e-ticaret kanalından toplam 10 milyon 737 bin 113 adet ürün satıldı. Geçen yılın aynı ayında bu sayı 8 milyon 676 bin 273 adet olarak gerçekleşmişti.
Böylece Ağustos 2026 itibarıyla sona eren 8 aylık dönemde toplam ürün satış adedi 82 milyon 546 bin 307 oldu. 2025'in aynı döneminde ise 67 milyon 876 bin 582 adet ürün satılmıştı.
Buna göre 8 aylık dönemde toplam ürün satış adedi yıllık bazda yaklaşık yüzde 21,6 artış gösterdi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan ara dönem...
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan ara dönem...
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan ara dönem faaliyet raporuna göre, şirketin 2026 yılı ilk yarısında net satışları geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 20 artarak 509,3 milyon ABD Doları'na ulaştı.
Faaliyet karı 32,4 milyon ABD Doları, FAVÖK 93 milyon ABD Doları, net kar ise 44,5 milyon ABD Doları olarak gerçekleşti.
FAVÖK, geçen yılın aynı dönemindeki 62,7 milyon ABD Doları'na göre yaklaşık yüzde 48 artarken, FAVÖK marjı da yüzde 14,8'den yüzde 18,3'e yükseldi. Net kar marjı ise yüzde 1,7'den yüzde 8,7'ye çıktı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan ara dönem faaliyet raporuna göre, şirketin 2026 yılı ilk yarısında net satışları geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 20 artarak 509,3 milyon ABD Doları'na ulaştı.
Faaliyet karı 32,4 milyon ABD Doları, FAVÖK 93 milyon ABD Doları, net kar ise 44,5 milyon ABD Doları olarak gerçekleşti.
FAVÖK, geçen yılın aynı dönemindeki 62,7 milyon ABD Doları'na göre yaklaşık yüzde 48 artarken, FAVÖK marjı da yüzde 14,8'den yüzde 18,3'e yükseldi. Net kar marjı ise yüzde 1,7'den yüzde 8,7'ye çıktı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklam...
Şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklam...
Şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Dyo Boya'nın 2026 yılının ilk yarısındaki üretimi 40 bin 844 ton oldu. Geçen yılın aynı döneminde 52 bin 263 ton olan üretim miktarı böylece yaklaşık yüzde 22 geriledi.
Satış miktarı da 2025'in ilk yarısındaki 49 bin 425 tondan 39 bin 611 tona düşerek yaklaşık yüzde 20 azaldı.
Buna karşın şirketin net satış gelirleri 4 milyar 881 milyon TL, brüt karı ise 1 milyar 624,8 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Brüt kar marjı yüzde 31 olurken, esas faaliyet kar marjı yüzde 9 olarak kaydedildi.
Şirket, 2026 yılının ilk altı ayında toplam 138,9 milyon TL yatırım gerçekleştirdi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Dyo Boya'nın 2026 yılının ilk yarısındaki üretimi 40 bin 844 ton oldu. Geçen yılın aynı döneminde 52 bin 263 ton olan üretim miktarı böylece yaklaşık yüzde 22 geriledi.
Satış miktarı da 2025'in ilk yarısındaki 49 bin 425 tondan 39 bin 611 tona düşerek yaklaşık yüzde 20 azaldı.
Buna karşın şirketin net satış gelirleri 4 milyar 881 milyon TL, brüt karı ise 1 milyar 624,8 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Brüt kar marjı yüzde 31 olurken, esas faaliyet kar marjı yüzde 9 olarak kaydedildi.
Şirket, 2026 yılının ilk altı ayında toplam 138,9 milyon TL yatırım gerçekleştirdi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Akiş GYO'nun 2025 yılının ilk yarısında 2,57 milyar TL olan hasılatı, 2026'nın aynı döneminde...
Akiş GYO'nun 2025 yılının ilk yarısında 2,57 milyar TL olan hasılatı, 2026'nın aynı döneminde...
Akiş GYO'nun 2025 yılının ilk yarısında 2,57 milyar TL olan hasılatı, 2026'nın aynı döneminde yüzde 4 artışla 2,68 milyar TL'ye yükseldi. Ticari faaliyetlerden brüt kar ise 1,98 milyar TL oldu. Esas faaliyet karı da geçen yılın aynı dönemindeki 1,69 milyar TL'den 1,74 milyar TL'ye çıktı.
Akiş GYO'nun finansman gelirleri 524 milyon TL olurken, finansman giderleri 186,2 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Net parasal pozisyon kaybı 60 milyon TL oldu.
Şirketin sürdürülen faaliyetler vergi öncesi karı 2,02 milyar TL'ye yükselirken, ertelenmiş vergi giderinin etkisiyle dönem karı 1,12 milyar TL olarak kaydedildi. 2025'in aynı dönemindeki dönem karı 1,07 milyar TL seviyesindeydi.
Şirketin toplam varlıkları 30 Haziran 2026 itibarıyla 63,24 milyar TL oldu. Bunun 59,09 milyar TL'sini duran varlıklar oluştururken, yatırım amaçlı gayrimenkullerin toplam değeri 57,50 milyar TL olarak kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Akiş GYO'nun 2025 yılının ilk yarısında 2,57 milyar TL olan hasılatı, 2026'nın aynı döneminde yüzde 4 artışla 2,68 milyar TL'ye yükseldi. Ticari faaliyetlerden brüt kar ise 1,98 milyar TL oldu. Esas faaliyet karı da geçen yılın aynı dönemindeki 1,69 milyar TL'den 1,74 milyar TL'ye çıktı.
Akiş GYO'nun finansman gelirleri 524 milyon TL olurken, finansman giderleri 186,2 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Net parasal pozisyon kaybı 60 milyon TL oldu.
Şirketin sürdürülen faaliyetler vergi öncesi karı 2,02 milyar TL'ye yükselirken, ertelenmiş vergi giderinin etkisiyle dönem karı 1,12 milyar TL olarak kaydedildi. 2025'in aynı dönemindeki dönem karı 1,07 milyar TL seviyesindeydi.
Şirketin toplam varlıkları 30 Haziran 2026 itibarıyla 63,24 milyar TL oldu. Bunun 59,09 milyar TL'sini duran varlıklar oluştururken, yatırım amaçlı gayrimenkullerin toplam değeri 57,50 milyar TL olarak kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’yı mağlup edere...
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’yı mağlup edere...
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’yı mağlup ederek şampiyonluğa ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nı kutladı.
Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Avrupa’nın en büyüğü TÜRKİYE!” ifadelerini kullanarak Filenin Sultanları’nın elde ettiği tarihi başarıdan duyduğu gururu dile getirdi.Ersoy paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Finalde İtalya’yı mağlup eden Filenin Sultanları, Avrupa şampiyonu! Ay-yıldızlı formayla çıktıkları bu büyük yolculuğu İstanbul’da, kendi evimizde kupayla taçlandıran A Milli Kadın Voleybol Takımımızı yürekten kutluyorum.
Sinan Erdem Spor Salonu’nu dolduran ve maç boyunca millilerimize büyük bir coşkuyla destek veren taraftarlarımıza da teşekkür ediyorum.
Bayrağımızı Avrupa’nın zirvesinde dalgalandıran Filenin Sultanları tarihimize bir büyük başarı daha armağan etti.
Bu zafer, bu gurur hepimizin! Tebrikler Filenin Sultanları!”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’yı mağlup ederek şampiyonluğa ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nı kutladı.
Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Avrupa’nın en büyüğü TÜRKİYE!” ifadelerini kullanarak Filenin Sultanları’nın elde ettiği tarihi başarıdan duyduğu gururu dile getirdi.Ersoy paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Finalde İtalya’yı mağlup eden Filenin Sultanları, Avrupa şampiyonu! Ay-yıldızlı formayla çıktıkları bu büyük yolculuğu İstanbul’da, kendi evimizde kupayla taçlandıran A Milli Kadın Voleybol Takımımızı yürekten kutluyorum.
Sinan Erdem Spor Salonu’nu dolduran ve maç boyunca millilerimize büyük bir coşkuyla destek veren taraftarlarımıza da teşekkür ediyorum.
Bayrağımızı Avrupa’nın zirvesinde dalgalandıran Filenin Sultanları tarihimize bir büyük başarı daha armağan etti.
Bu zafer, bu gurur hepimizin! Tebrikler Filenin Sultanları!”
Ortalama üzerinde seyreden sektörler arasında akaryakıt, gıda, eğitim, havayolları, hizmet, konaklama, market ve alışveriş merkezl...
Ortalama üzerinde seyreden sektörler arasında akaryakıt, gıda, eğitim, havayolları, hizmet, konaklama, market ve alışveriş merkezl...
Ortalama üzerinde seyreden sektörler arasında akaryakıt, gıda, eğitim, havayolları, hizmet, konaklama, market ve alışveriş merkezleri, seyahat, telekomünikasyon, yapı malzemeleri, yemek ve bireysel emeklilik (BES) öne çıktı.
Analizde, Akaryakıt tarafında ortalama üzeri seyrin sürdüğüne dikkat çekilirken TRCAS, TUPRS ve AYGAZ duyarlı olabilecek şirketler arasında gösterildi. Gıdada canlı görünümün devam ettiği belirtilerek BESLR ve TATGD, eğitimde dönemsel etkinin geri gelmesiyle ADEL öne çıkarıldı.
Havayollarında canlı seyrin korunduğu ifade edilirken TAVHL ve THYAO, konaklamada ise XTRZM duyarlı olabilecek hisseler olarak değerlendirildi. Market ve alışveriş merkezlerinin dirençli seyrini sürdürdüğü belirtilerek SOKM ve CRFSA takip listesinde yer aldı.
Yapılan analizde Seyahatin görece dengeli seyrettiği değerlendirmesinde GRSEL, telekomünikasyonda dönemsel fatura ödemelerinin etkili olduğu belirtilerek TCELL öne çıktı.
Yapı malzemelerinin dönemsel iştahın etkisiyle yeniden toparlandığı ifade edilirken XINSA ve XTAST kısmen duyarlı olabilecek hisseler arasında gösterildi. Yemek sektöründe canlı seyrin sürdüğü belirtilerek BIGCH ve TABGD, bireysel emeklilik tarafında ise dönemsel katkı payı ödemelerinin etkisiyle AGESA ve ANHYT öne çıkarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ortalama üzerinde seyreden sektörler arasında akaryakıt, gıda, eğitim, havayolları, hizmet, konaklama, market ve alışveriş merkezleri, seyahat, telekomünikasyon, yapı malzemeleri, yemek ve bireysel emeklilik (BES) öne çıktı.
Analizde, Akaryakıt tarafında ortalama üzeri seyrin sürdüğüne dikkat çekilirken TRCAS, TUPRS ve AYGAZ duyarlı olabilecek şirketler arasında gösterildi. Gıdada canlı görünümün devam ettiği belirtilerek BESLR ve TATGD, eğitimde dönemsel etkinin geri gelmesiyle ADEL öne çıkarıldı.
Havayollarında canlı seyrin korunduğu ifade edilirken TAVHL ve THYAO, konaklamada ise XTRZM duyarlı olabilecek hisseler olarak değerlendirildi. Market ve alışveriş merkezlerinin dirençli seyrini sürdürdüğü belirtilerek SOKM ve CRFSA takip listesinde yer aldı.
Yapılan analizde Seyahatin görece dengeli seyrettiği değerlendirmesinde GRSEL, telekomünikasyonda dönemsel fatura ödemelerinin etkili olduğu belirtilerek TCELL öne çıktı.
Yapı malzemelerinin dönemsel iştahın etkisiyle yeniden toparlandığı ifade edilirken XINSA ve XTAST kısmen duyarlı olabilecek hisseler arasında gösterildi. Yemek sektöründe canlı seyrin sürdüğü belirtilerek BIGCH ve TABGD, bireysel emeklilik tarafında ise dönemsel katkı payı ödemelerinin etkisiyle AGESA ve ANHYT öne çıkarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, son 24 yılda Antalya’da kültür ve turizme 19,2 milyar lira yatırım yaptıklarını açıkladı.
Antalya’da 2002 yılında 523 olan işletme belgeli konaklama tesisi sayısının 2 bin 709’a, 150 bin 955 olan yatak kapasitesinin ise 619 bin 644’e yükseldiğini belirten Ersoy, COP31 hazırlıkları kapsamında yaklaşık 38 kilometrelik yeni yol imalatının tamamlandığını bildirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise COP31’de 100 bine yakın ziyaretçinin beklendiğini, EXPO 2016 alanının kalıcı bir fuar ve kongre merkezine dönüştürüldüğünü açıkladı.
Türk turizminin kalbi Antalya, tesisleşmeden altyapıya, ulaşımdan kültür yatırımlarına uzanan çalışmalarla uluslararası büyük organizasyonların tercihi olan merkezlerden biri hâline gelirken şehrin ulaşım ağına kazandırılan yeni yollar da hizmete açıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Antalya’da düzenlenen yol açılış programına katıldı.
Açılışta; AK Parti Antalya milletvekilleri Mevlüt Çavu...
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, son 24 yılda Antalya’da kültür ve turizme 19,2 milyar lira yatırım yaptıklarını açıkladı.
Antalya’da 2002 yılında 523 olan işletme belgeli konaklama tesisi sayısının 2 bin 709’a, 150 bin 955 olan yatak kapasitesinin ise 619 bin 644’e yükseldiğini belirten Ersoy, COP31 hazırlıkları kapsamında yaklaşık 38 kilometrelik yeni yol imalatının tamamlandığını bildirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise COP31’de 100 bine yakın ziyaretçinin beklendiğini, EXPO 2016 alanının kalıcı bir fuar ve kongre merkezine dönüştürüldüğünü açıkladı.
Türk turizminin kalbi Antalya, tesisleşmeden altyapıya, ulaşımdan kültür yatırımlarına uzanan çalışmalarla uluslararası büyük organizasyonların tercihi olan merkezlerden biri hâline gelirken şehrin ulaşım ağına kazandırılan yeni yollar da hizmete açıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Antalya’da düzenlenen yol açılış programına katıldı.
Açılışta; AK Parti Antalya milletvekilleri Mevlüt Çavu...
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, son 24 yılda Antalya’da kültür ve turizme 19,2 milyar lira yatırım yaptıklarını açıkladı.
Antalya’da 2002 yılında 523 olan işletme belgeli konaklama tesisi sayısının 2 bin 709’a, 150 bin 955 olan yatak kapasitesinin ise 619 bin 644’e yükseldiğini belirten Ersoy, COP31 hazırlıkları kapsamında yaklaşık 38 kilometrelik yeni yol imalatının tamamlandığını bildirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise COP31’de 100 bine yakın ziyaretçinin beklendiğini, EXPO 2016 alanının kalıcı bir fuar ve kongre merkezine dönüştürüldüğünü açıkladı.
Türk turizminin kalbi Antalya, tesisleşmeden altyapıya, ulaşımdan kültür yatırımlarına uzanan çalışmalarla uluslararası büyük organizasyonların tercihi olan merkezlerden biri hâline gelirken şehrin ulaşım ağına kazandırılan yeni yollar da hizmete açıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Antalya’da düzenlenen yol açılış programına katıldı.
Açılışta; AK Parti Antalya milletvekilleri Mevlüt Çavuşoğlu, Atay Uslu, Mustafa Köse, Tuba Vural Çokal, İbrahim Ethem Taş, Serap Yazıcı Özbudun, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, AK Parti İl Başkanı Ali Çetin, MHP İl Başkanı Sadullah Güneş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcıları Ömer Bulut, Burak Demiralp ile Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan de yer aldı.
Programda konuşan Bakan Ersoy, Antalya’ya yapılan yatırımların, hayata geçirilen projelerin ve farklı bakanlıkların ortak vizyonla şehre kazandırdığı eser ve hizmetlerin Antalya’yı uluslararası büyük organizasyonların tercihi olan bir merkez konumuna taşıdığını söyledi.
COP31 9-20 KASIM'DA ANTALYA'DABu gelişmenin bir tezahürü olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin en üst düzey karar organı olan 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi liderliği, Emine Erdoğan’ın sosyal liderliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında bütün insanlığı tehdit eden en büyük sorunların masaya yatırılacağını ifade etti.
COP31’in hem Türkiye için hayırlı olmasını hem de sorumluluk sahasındaki sorunlara ilişkin ciddi bir fikir, iletişim ve çözüm masası olarak insanlığa ve dünyaya hizmet etmesini temenni eden Ersoy, Antalya’nın yükselişinde tesisleşmedeki kalite ve kapasite, güçlü altyapı hamleleri ile ulaşım ağının çeşitliliği ve konforunun önemli rol oynadığını vurguladı.
ANTALYA'YA 24 YILDA 19,2 MİLYAR LİRALIK YATIRIM
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Antalya’ya çok yönlü bir bakış açısıyla hizmet verdiklerini belirten Bakan Ersoy, “Son 24 yılda Antalya’da kültür ve turizme 19,2 milyar lira yatırım yaptık.” dedi.
Bu kapsamda 527 milyon liralık yatırımla Antalya Elmalı Muhammed Hamdi Yazır Kültür Merkezi’nin şehre kazandırıldığını aktaran Ersoy, 66,6 milyon liralık Antalya İbradı Ormana Kültür Merkezi’nde fiziki gerçekleşmenin yüzde 99’a ulaştığını, geçici kabul sürecinin devam ettiğini ve merkezin bu ay içinde hizmete alınmasının planlandığını söyledi.
Ersoy ayrıca Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarına Destek Projesi kapsamında 8 projeye 141 milyon lira destek sağlandığını, 2002-2026 yılları arasında Antalya’da gerçekleştirilen altyapı yatırımları ile yerel yönetimlerin turizm altyapı projelerine verilen desteğin toplam güncel değerinin ise yaklaşık 18,1 milyar liraya ulaştığını kaydetti.
TURİZMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İÇİN MİLYARLARCA LİRALIK ALTYAPIAntalya turizminin sürdürülebilirliğini sağlamak ve deniz kirliliğini önlemek amacıyla gerçekleştirilen atık su arıtma tesisi yatırımlarına da değinen Ersoy, Serik Bölgesi ve Belek Turizm Merkezi’ne hizmet veren Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi’nin 2021 yılında tamamlanarak hizmete açıldığını, Boğazkent Terfi Merkezi ve terfi çalışmalarının da 2022 yılı sonunda devreye alındığını söyledi. Projenin güncel maliyetinin 4,4 milyar lira olduğunu bildirdi.
Şubat 2023’te yapımına başlanan Antalya Kemer-Çamyuva Atıksu Arıtma Tesisi ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri’nin Nisan 2024’te tamamlanarak devreye alındığını belirten Ersoy, bu projenin güncel maliyetinin de 3,6 milyar lira olduğunu ifade etti.
Kadriye-Belek bölgesindeki turizm yoğunluğu, devam eden yapılaşma ve nüfus artışı nedeniyle ortaya çıkan yeni altyapı ihtiyacına yönelik çalışmalara da başladıklarını aktaran Ersoy, kanalizasyon terfi hatları ile Serik Atıksu Arıtma Tesisi’ne ilave son çöktürme havuzları ve disk filtre dezenfeksiyon ünitesi yapımının sürdüğünü bildirdi. Çalışmalar tamamlandığında Çandır Paket Arıtma Tesisi’nin devre dışı bırakılacağını ve bölgenin atık sularının Serik Atıksu Arıtma Tesisi’nde arıtılacağını belirten Ersoy, bu çalışmaların aynı zamanda COP31’e hazırlık sürecinin önemli bir ayağını oluşturduğunu söyledi.
14 ADET 5 YILDIZ KALİTESİNDE ÜCRETSİZ HALK PLAJI
Antalya’ya 14 adet 5 yıldız kalitesinde ücretsiz halk plajı kazandırıldığını da hatırlatan Bakan Ersoy, “En iyisini yaparak insanımıza layık oldukları üst düzey kalite ve konforu sunmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Arkeoloji tarihinin en kapsamlı projesi olan Geleceğe Miras kapsamında Antalya’nın antik kentlerini gün yüzüne çıkardıklarını ve restore ederek ayağa kaldırdıklarını belirten Ersoy, bu alanların Gece Müzeciliği ve sanat etkinlikleriyle şehrin turizmine, kültür ve sanat hayatına kazandırıldığını söyledi.
Ersoy, ciddi bir sosyoekonomik faydaya dönüşen bu uygulamaları geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı sürdüreceklerini ifade etti.
KONAKLAMA TESİSİ SAYISI 523'TEN 2 BİN 709'A ÇIKTIAntalya’ya yapılan yatırımların şehrin gelişimine ciddi bir ivme kazandırdığını ve turizmde uluslararası bir markaya dönüşmesini sağladığını belirten Ersoy, 2002 yılında Antalya’da 523 işletme belgeli konaklama tesisi ve 150 bin 955 yatak bulunduğunu hatırlattı.
Bugün işletme belgeli konaklama tesisi sayısının 5 kattan fazla artışla 2 bin 709’a, yatak kapasitesinin ise 4 kattan fazla artışla 619 bin 644’e yükseldiğini açıklayan Ersoy, bu büyümenin yeni ihtiyaçları da beraberinde getirdiğini söyledi.
4 Ana Arter, 12 Otel Bağlantı Yolu, Yaklaşık 38 Kilometre
Bu ihtiyaçlara cevap verirken Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla ciddi bir iş birliği içinde hareket ettiklerini belirten Ersoy, COP31 hazırlıkları kapsamında Bakan Murat Kurum ve çalışma arkadaşlarının Antalya için yoğun bir mesai yürüttüklerini söyledi.
EXPO alanında devam eden çalışmaların büyük uluslararası organizasyonlar için Antalya’yı öne çıkaracak kapasite ve nitelikte olduğunu ifade eden Ersoy, ulaşım alanında da yaklaşık 38 kilometrelik yeni yol imalatının gerçekleştirildiğini açıkladı.
Yeni ulaşım yatırımının 4 ana arter yolu ile 12 otel bağlantı yolunu kapsadığını belirten Ersoy, yeni yolların yanı sıra mevcut yol koşulları ve güzergâh özellikleri dikkate alınarak yol iyileştirme, düzenleme ve üstyapı imalatlarının da gerçekleştirildiğini ifade etti.
Ersoy, kavşaklardan kaldırımlara ve yol aydınlatmasına kadar yapılan çalışmalarla bütüncül bir ulaşım projesinin hayata geçirildiğini söyledi.
“COP31 ANTALYA MARKASINA CİDDİ BİR DEĞER KATACAK”
Antalya’ya kazandırılan projeler ve COP31’in şehirde gerçekleştirilecek olması dolayısıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile emeği geçenlere teşekkür eden Bakan Ersoy, konuşmasını COP31’in Antalya markasına ciddi bir değer katacağına inandığını ifade ederek tamamladı.
"COP31 ANTALYA İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR FIRSAT"Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da COP31 dolayısıyla dünyanın dikkatinin Antalya’ya çevrileceğini belirterek organizasyonun şehrin turizmine, ticaretine, ulaşımına ve uluslararası tanınırlığına önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Otellerden restoranlara, taksicilerden esnafa kadar Antalya ekonomisinin her kesiminin bu hareketlilikten faydalanacağını ifade eden Kurum, “Buraya gelen her misafir Antalya’nın güzelliğini görecek, misafirperverliğini tanıyacak ve ülkesine döndüğünde Antalya’yı anlatacak. Antalya kazanacak, esnafımız kazanacak, turizmcimiz kazanacak, vatandaşımız kazanacak, Türkiye kazanacak.” dedi.
BELEK TURİZM YOLU'NDA 38 KİLOMETRELİK ÇALIŞMA
Antalya’da 38 kilometrelik Belek Turizm Yolu’nun tamamlandığını açıklayan Bakan Kurum, dört ana arterin baştan sona ele alındığını ve 21 kilometrenin üzerindeki ana arter yolunda kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildiğini bildirdi.
Yolların genişletildiğini, ilave kavşakların yapıldığını, kaldırım ve bordürlerin yenilendiğini belirten Kurum; aydınlatma sistemlerinin tamamlandığını, çevre güvenlik unsurlarının eklendiğini, yol ve kaldırımlarda gerekli iyileştirmelerin gerçekleştirildiğini kaydetti.
Belek’te ana arterleri otellere bağlayan 12 ayrı bağlantı yolunda da toplam 16 kilometrelik çalışma yapıldığını aktaran Kurum, her güzergâhın kendi şartlarına göre değerlendirilerek gerekli iyileştirme, düzenleme ve üstyapı imalatlarının tamamlandığını söyledi.
EXPO 2016 ALANI KALICI BİR FUAR VE KONGRE MERKEZİNE DÖNÜŞÜYOR
EXPO 2016 alanını baştan sona yeniden ele aldıklarını belirten Bakan Kurum, 1 milyon metrekarelik alanı yalnızca birkaç günlük bir organizasyon için hazırlanan geçici bir merkez olarak görmediklerini vurguladı.
Alanı Antalya’ya uzun yıllar hizmet edecek güçlü bir fuar, kongre ve etkinlik altyapısına dönüştürdüklerini ifade eden Kurum, çalışmaların “Mavi Bölge” ve “Yeşil Bölge” olmak üzere iki temel bölümde yürütüldüğünü söyledi.
Mavi Bölge’nin resmî müzakerelerin yürütüleceği ve uluslararası kuruluşların bir araya geleceği merkez olacağını belirten Kurum, Yeşil Bölge’nin ise iş dünyası, akademi, gençler ve girişimcileri buluşturarak iklim zirvesini toplumla buluşturacağını kaydetti.
COP31'DE 100 BİNE YAKIN ZİYARETÇİ BEKLENİYOR
COP31 kapsamında Antalya’da 100 bine yakın ziyaretçi beklediklerini açıklayan Bakan Kurum, hazırlık çalışmalarının planlanan takvimin önünde ilerlediğini bildirdi.
Sahada 1.510 personel ile 334 makine ve ekipmanın görev yaptığını aktaran Kurum, çelik konstrüksiyondan çatıya, cepheden altyapıya, yoldan otoparka, iç mekânlardan peyzaja kadar geniş bir alanda eş zamanlı çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.
Ana imalatların önemli bölümünün tamamlandığını ifade eden Kurum, “COP zirvesinde dünyaya Antalya’yı, Türkiye’yi ve medeniyetimizi anlatacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın her alanda ortaya koyduğu barış, huzur ve çözümden yana tavrını bir kez daha duyuracağız.” dedi.
Açılışı gerçekleştirilen yolların Antalya’ya, bölgeye ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyen Bakan Kurum, süreçte verdiği desteklerden dolayı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, son 24 yılda Antalya’da kültür ve turizme 19,2 milyar lira yatırım yaptıklarını açıkladı.
Antalya’da 2002 yılında 523 olan işletme belgeli konaklama tesisi sayısının 2 bin 709’a, 150 bin 955 olan yatak kapasitesinin ise 619 bin 644’e yükseldiğini belirten Ersoy, COP31 hazırlıkları kapsamında yaklaşık 38 kilometrelik yeni yol imalatının tamamlandığını bildirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise COP31’de 100 bine yakın ziyaretçinin beklendiğini, EXPO 2016 alanının kalıcı bir fuar ve kongre merkezine dönüştürüldüğünü açıkladı.
Türk turizminin kalbi Antalya, tesisleşmeden altyapıya, ulaşımdan kültür yatırımlarına uzanan çalışmalarla uluslararası büyük organizasyonların tercihi olan merkezlerden biri hâline gelirken şehrin ulaşım ağına kazandırılan yeni yollar da hizmete açıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Antalya’da düzenlenen yol açılış programına katıldı.
Açılışta; AK Parti Antalya milletvekilleri Mevlüt Çavuşoğlu, Atay Uslu, Mustafa Köse, Tuba Vural Çokal, İbrahim Ethem Taş, Serap Yazıcı Özbudun, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, AK Parti İl Başkanı Ali Çetin, MHP İl Başkanı Sadullah Güneş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcıları Ömer Bulut, Burak Demiralp ile Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan de yer aldı.
Programda konuşan Bakan Ersoy, Antalya’ya yapılan yatırımların, hayata geçirilen projelerin ve farklı bakanlıkların ortak vizyonla şehre kazandırdığı eser ve hizmetlerin Antalya’yı uluslararası büyük organizasyonların tercihi olan bir merkez konumuna taşıdığını söyledi.
COP31 9-20 KASIM'DA ANTALYA'DABu gelişmenin bir tezahürü olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin en üst düzey karar organı olan 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi liderliği, Emine Erdoğan’ın sosyal liderliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında bütün insanlığı tehdit eden en büyük sorunların masaya yatırılacağını ifade etti.
COP31’in hem Türkiye için hayırlı olmasını hem de sorumluluk sahasındaki sorunlara ilişkin ciddi bir fikir, iletişim ve çözüm masası olarak insanlığa ve dünyaya hizmet etmesini temenni eden Ersoy, Antalya’nın yükselişinde tesisleşmedeki kalite ve kapasite, güçlü altyapı hamleleri ile ulaşım ağının çeşitliliği ve konforunun önemli rol oynadığını vurguladı.
ANTALYA'YA 24 YILDA 19,2 MİLYAR LİRALIK YATIRIM
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Antalya’ya çok yönlü bir bakış açısıyla hizmet verdiklerini belirten Bakan Ersoy, “Son 24 yılda Antalya’da kültür ve turizme 19,2 milyar lira yatırım yaptık.” dedi.
Bu kapsamda 527 milyon liralık yatırımla Antalya Elmalı Muhammed Hamdi Yazır Kültür Merkezi’nin şehre kazandırıldığını aktaran Ersoy, 66,6 milyon liralık Antalya İbradı Ormana Kültür Merkezi’nde fiziki gerçekleşmenin yüzde 99’a ulaştığını, geçici kabul sürecinin devam ettiğini ve merkezin bu ay içinde hizmete alınmasının planlandığını söyledi.
Ersoy ayrıca Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarına Destek Projesi kapsamında 8 projeye 141 milyon lira destek sağlandığını, 2002-2026 yılları arasında Antalya’da gerçekleştirilen altyapı yatırımları ile yerel yönetimlerin turizm altyapı projelerine verilen desteğin toplam güncel değerinin ise yaklaşık 18,1 milyar liraya ulaştığını kaydetti.
TURİZMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İÇİN MİLYARLARCA LİRALIK ALTYAPIAntalya turizminin sürdürülebilirliğini sağlamak ve deniz kirliliğini önlemek amacıyla gerçekleştirilen atık su arıtma tesisi yatırımlarına da değinen Ersoy, Serik Bölgesi ve Belek Turizm Merkezi’ne hizmet veren Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi’nin 2021 yılında tamamlanarak hizmete açıldığını, Boğazkent Terfi Merkezi ve terfi çalışmalarının da 2022 yılı sonunda devreye alındığını söyledi. Projenin güncel maliyetinin 4,4 milyar lira olduğunu bildirdi.
Şubat 2023’te yapımına başlanan Antalya Kemer-Çamyuva Atıksu Arıtma Tesisi ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri’nin Nisan 2024’te tamamlanarak devreye alındığını belirten Ersoy, bu projenin güncel maliyetinin de 3,6 milyar lira olduğunu ifade etti.
Kadriye-Belek bölgesindeki turizm yoğunluğu, devam eden yapılaşma ve nüfus artışı nedeniyle ortaya çıkan yeni altyapı ihtiyacına yönelik çalışmalara da başladıklarını aktaran Ersoy, kanalizasyon terfi hatları ile Serik Atıksu Arıtma Tesisi’ne ilave son çöktürme havuzları ve disk filtre dezenfeksiyon ünitesi yapımının sürdüğünü bildirdi. Çalışmalar tamamlandığında Çandır Paket Arıtma Tesisi’nin devre dışı bırakılacağını ve bölgenin atık sularının Serik Atıksu Arıtma Tesisi’nde arıtılacağını belirten Ersoy, bu çalışmaların aynı zamanda COP31’e hazırlık sürecinin önemli bir ayağını oluşturduğunu söyledi.
14 ADET 5 YILDIZ KALİTESİNDE ÜCRETSİZ HALK PLAJI
Antalya’ya 14 adet 5 yıldız kalitesinde ücretsiz halk plajı kazandırıldığını da hatırlatan Bakan Ersoy, “En iyisini yaparak insanımıza layık oldukları üst düzey kalite ve konforu sunmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Arkeoloji tarihinin en kapsamlı projesi olan Geleceğe Miras kapsamında Antalya’nın antik kentlerini gün yüzüne çıkardıklarını ve restore ederek ayağa kaldırdıklarını belirten Ersoy, bu alanların Gece Müzeciliği ve sanat etkinlikleriyle şehrin turizmine, kültür ve sanat hayatına kazandırıldığını söyledi.
Ersoy, ciddi bir sosyoekonomik faydaya dönüşen bu uygulamaları geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı sürdüreceklerini ifade etti.
KONAKLAMA TESİSİ SAYISI 523'TEN 2 BİN 709'A ÇIKTIAntalya’ya yapılan yatırımların şehrin gelişimine ciddi bir ivme kazandırdığını ve turizmde uluslararası bir markaya dönüşmesini sağladığını belirten Ersoy, 2002 yılında Antalya’da 523 işletme belgeli konaklama tesisi ve 150 bin 955 yatak bulunduğunu hatırlattı.
Bugün işletme belgeli konaklama tesisi sayısının 5 kattan fazla artışla 2 bin 709’a, yatak kapasitesinin ise 4 kattan fazla artışla 619 bin 644’e yükseldiğini açıklayan Ersoy, bu büyümenin yeni ihtiyaçları da beraberinde getirdiğini söyledi.
4 Ana Arter, 12 Otel Bağlantı Yolu, Yaklaşık 38 Kilometre
Bu ihtiyaçlara cevap verirken Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla ciddi bir iş birliği içinde hareket ettiklerini belirten Ersoy, COP31 hazırlıkları kapsamında Bakan Murat Kurum ve çalışma arkadaşlarının Antalya için yoğun bir mesai yürüttüklerini söyledi.
EXPO alanında devam eden çalışmaların büyük uluslararası organizasyonlar için Antalya’yı öne çıkaracak kapasite ve nitelikte olduğunu ifade eden Ersoy, ulaşım alanında da yaklaşık 38 kilometrelik yeni yol imalatının gerçekleştirildiğini açıkladı.
Yeni ulaşım yatırımının 4 ana arter yolu ile 12 otel bağlantı yolunu kapsadığını belirten Ersoy, yeni yolların yanı sıra mevcut yol koşulları ve güzergâh özellikleri dikkate alınarak yol iyileştirme, düzenleme ve üstyapı imalatlarının da gerçekleştirildiğini ifade etti.
Ersoy, kavşaklardan kaldırımlara ve yol aydınlatmasına kadar yapılan çalışmalarla bütüncül bir ulaşım projesinin hayata geçirildiğini söyledi.
“COP31 ANTALYA MARKASINA CİDDİ BİR DEĞER KATACAK”
Antalya’ya kazandırılan projeler ve COP31’in şehirde gerçekleştirilecek olması dolayısıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile emeği geçenlere teşekkür eden Bakan Ersoy, konuşmasını COP31’in Antalya markasına ciddi bir değer katacağına inandığını ifade ederek tamamladı.
"COP31 ANTALYA İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR FIRSAT"Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da COP31 dolayısıyla dünyanın dikkatinin Antalya’ya çevrileceğini belirterek organizasyonun şehrin turizmine, ticaretine, ulaşımına ve uluslararası tanınırlığına önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Otellerden restoranlara, taksicilerden esnafa kadar Antalya ekonomisinin her kesiminin bu hareketlilikten faydalanacağını ifade eden Kurum, “Buraya gelen her misafir Antalya’nın güzelliğini görecek, misafirperverliğini tanıyacak ve ülkesine döndüğünde Antalya’yı anlatacak. Antalya kazanacak, esnafımız kazanacak, turizmcimiz kazanacak, vatandaşımız kazanacak, Türkiye kazanacak.” dedi.
BELEK TURİZM YOLU'NDA 38 KİLOMETRELİK ÇALIŞMA
Antalya’da 38 kilometrelik Belek Turizm Yolu’nun tamamlandığını açıklayan Bakan Kurum, dört ana arterin baştan sona ele alındığını ve 21 kilometrenin üzerindeki ana arter yolunda kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildiğini bildirdi.
Yolların genişletildiğini, ilave kavşakların yapıldığını, kaldırım ve bordürlerin yenilendiğini belirten Kurum; aydınlatma sistemlerinin tamamlandığını, çevre güvenlik unsurlarının eklendiğini, yol ve kaldırımlarda gerekli iyileştirmelerin gerçekleştirildiğini kaydetti.
Belek’te ana arterleri otellere bağlayan 12 ayrı bağlantı yolunda da toplam 16 kilometrelik çalışma yapıldığını aktaran Kurum, her güzergâhın kendi şartlarına göre değerlendirilerek gerekli iyileştirme, düzenleme ve üstyapı imalatlarının tamamlandığını söyledi.
EXPO 2016 ALANI KALICI BİR FUAR VE KONGRE MERKEZİNE DÖNÜŞÜYOR
EXPO 2016 alanını baştan sona yeniden ele aldıklarını belirten Bakan Kurum, 1 milyon metrekarelik alanı yalnızca birkaç günlük bir organizasyon için hazırlanan geçici bir merkez olarak görmediklerini vurguladı.
Alanı Antalya’ya uzun yıllar hizmet edecek güçlü bir fuar, kongre ve etkinlik altyapısına dönüştürdüklerini ifade eden Kurum, çalışmaların “Mavi Bölge” ve “Yeşil Bölge” olmak üzere iki temel bölümde yürütüldüğünü söyledi.
Mavi Bölge’nin resmî müzakerelerin yürütüleceği ve uluslararası kuruluşların bir araya geleceği merkez olacağını belirten Kurum, Yeşil Bölge’nin ise iş dünyası, akademi, gençler ve girişimcileri buluşturarak iklim zirvesini toplumla buluşturacağını kaydetti.
COP31'DE 100 BİNE YAKIN ZİYARETÇİ BEKLENİYOR
COP31 kapsamında Antalya’da 100 bine yakın ziyaretçi beklediklerini açıklayan Bakan Kurum, hazırlık çalışmalarının planlanan takvimin önünde ilerlediğini bildirdi.
Sahada 1.510 personel ile 334 makine ve ekipmanın görev yaptığını aktaran Kurum, çelik konstrüksiyondan çatıya, cepheden altyapıya, yoldan otoparka, iç mekânlardan peyzaja kadar geniş bir alanda eş zamanlı çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.
Ana imalatların önemli bölümünün tamamlandığını ifade eden Kurum, “COP zirvesinde dünyaya Antalya’yı, Türkiye’yi ve medeniyetimizi anlatacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın her alanda ortaya koyduğu barış, huzur ve çözümden yana tavrını bir kez daha duyuracağız.” dedi.
Açılışı gerçekleştirilen yolların Antalya’ya, bölgeye ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyen Bakan Kurum, süreçte verdiği desteklerden dolayı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür etti.
Vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösterip, botlar ve yazılımlar aracılığıyla haksız şekilde ele geçirdikleri vize randevularını satan şüphelilere yönelik soruşturma sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yü...
Vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösterip, botlar ve yazılımlar aracılığıyla haksız şekilde ele geçirdikleri vize randevularını satan şüphelilere yönelik soruşturma sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yü...
Vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösterip, botlar ve yazılımlar aracılığıyla haksız şekilde ele geçirdikleri vize randevularını satan şüphelilere yönelik soruşturma sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında salı sabahı gerçekleştirilen operasyonlarda 42 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.
YAZILIMLARLA RANDEVULARI ELE GEÇİRDİLERSoruşturmada vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine bot olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla eriştikleri belirlendi.
Şüphelilerin randevuları toplu şekilde aldıkları ve vatandaşların doğrudan randevu almasını fiilen imkansız hale getirdikleri tespiti yapıldı.
DANIŞMANLIK ADI ALTINDA YÜKSEK TUTARLI TAHSİLATLARBelirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan yazılım, danışmanlık ve hizmet bedeli adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiği anlaşıldı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan incelemelerde Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarına ait hesaplarda 2 milyar 841 milyon lirayı aşan para hareketi bulunduğu belirlendi.
41 BİN KİŞİDEN 918 MİLYON LİRA TOPLANDIŞüphelilerin 41 bini aşkın kişiden 918 milyon lira topladığı belirlendi.
Tahsilatların önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği; yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu da yapılan tespitler arasında yer aldı.
WHATSAPP YAZIŞMALARI DOSYAYA GİRDİSoruşturma kapsamında bazı WhatsApp yazışmalarına da ulaşıldı. Bu yazışmalardan birinde sözde vize şirketi yetkilisinin 15 gün içinde randevu oluşturduklarına ilişkin vaadi yer alıyor.
Sözde danışman; asistan, randevu ücreti, yazılım sistemi ücreti ve başvuru formu gibi tüm belgeleri hazırlamak üzere 180 euro talep ediyor.
Yazışmada olası ret durumunda yüzde 100 garanti kapsamında ikinci başvuru gerçekleştirme vaadi dikkat çekiyor.
Bir başka yazışmada ise kendisine garanti verilmesine rağmen bir türlü randevu alamayan mağdurun mesajları yer alıyor.
Vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösterip, botlar ve yazılımlar aracılığıyla haksız şekilde ele geçirdikleri vize randevularını satan şüphelilere yönelik soruşturma sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında salı sabahı gerçekleştirilen operasyonlarda 42 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.
YAZILIMLARLA RANDEVULARI ELE GEÇİRDİLERSoruşturmada vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine bot olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla eriştikleri belirlendi.
Şüphelilerin randevuları toplu şekilde aldıkları ve vatandaşların doğrudan randevu almasını fiilen imkansız hale getirdikleri tespiti yapıldı.
DANIŞMANLIK ADI ALTINDA YÜKSEK TUTARLI TAHSİLATLARBelirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan yazılım, danışmanlık ve hizmet bedeli adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiği anlaşıldı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan incelemelerde Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarına ait hesaplarda 2 milyar 841 milyon lirayı aşan para hareketi bulunduğu belirlendi.
41 BİN KİŞİDEN 918 MİLYON LİRA TOPLANDIŞüphelilerin 41 bini aşkın kişiden 918 milyon lira topladığı belirlendi.
Tahsilatların önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği; yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu da yapılan tespitler arasında yer aldı.
WHATSAPP YAZIŞMALARI DOSYAYA GİRDİSoruşturma kapsamında bazı WhatsApp yazışmalarına da ulaşıldı. Bu yazışmalardan birinde sözde vize şirketi yetkilisinin 15 gün içinde randevu oluşturduklarına ilişkin vaadi yer alıyor.
Sözde danışman; asistan, randevu ücreti, yazılım sistemi ücreti ve başvuru formu gibi tüm belgeleri hazırlamak üzere 180 euro talep ediyor.
Yazışmada olası ret durumunda yüzde 100 garanti kapsamında ikinci başvuru gerçekleştirme vaadi dikkat çekiyor.
Bir başka yazışmada ise kendisine garanti verilmesine rağmen bir türlü randevu alamayan mağdurun mesajları yer alıyor.
AK Parti, 25. yıl vizyon belgesini açıkladı.
Vizyon belgesinin önsözünü Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yazdı: "İlk çeyrek asırda kendi yolunu çizen Türkiye’yi...
AK Parti, 25. yıl vizyon belgesini açıkladı.
Vizyon belgesinin önsözünü Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yazdı: "İlk çeyrek asırda kendi yolunu çizen Türkiye’yi...
AK Parti, 25. yıl vizyon belgesini açıkladı.
Vizyon belgesinin önsözünü Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yazdı: "İlk çeyrek asırda kendi yolunu çizen Türkiye’yi hep birlikte inşa ettik. Önümüzdeki çeyrek asır ise inşa ettiğimiz kapasitenin kurucu bir etkiye dönüşeceği dönem olacak."
Belgede, yeni anayasa, Terörsüz Türkiye, yüksek teknoloji, dijital egemenlik, enerji, aile ve nüfus politikaları, gençlik ile yeşil dönüşüm öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
10 ana bölümden oluşan vizyon belgesinde, “Küresel Sistemde Öncü Ülke”, “Yüksek Teknolojiyle Üreten, Yüksek Katma Değerle Büyüyen Türkiye”, “Milli Teknoloji ve Dijital Egemenlik”, “Öngörülebilir Hukuk, Güven Veren Yargı, Kuşatıcı Anayasa”, “Güçlü Aile, Müreffeh Toplum”, “Türkiye Yüzyılı Kadınla Mümkün”, “Geleceğin Mimarı Gençlik” ve “Yeşil Dönüşüm Çağında Türkiye” başlıkları öne çıktı.
Belgede, yeni anayasa gelecek vizyonunun en önemli bileşenlerinden biri olarak gösterildi. İnsan merkezli, sivil iradeye dayanan, özgürlük alanlarını genişleten ve denge-denetleme mekanizmalarını güçlendiren yeni bir anayasa hedefi ortaya konuldu.
TERÖRSÜZ TÜRKİYETerörsüz Türkiye sürecine de geniş yer ayrılan belgede, sürecin herhangi bir arabulucu olmadan ve kamu düzeni ile güvenlikten taviz verilmeden sürdürüldüğü belirtildi. Vizyon belgesinde "Devletimizin yürüttüğü etkin mücadele neticesinde PKK terör örgütü 2025 yılında kendini feshetme kararı almış ve silahlarını bıraktığını açıklamıştır. Terörsüz Türkiye süreci başarıya ulaştığında, Türkiye tarihinin en büyük kazanımlarından biri olacaktır. Bu süreç, herhangi bir müzakere ve pazarlık yapılmadan, kamu düzeninden ve güvenliğinden hiçbir taviz verilmeden yürütülmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Hedefin Türkiye ile sınırlı olmadığı, Suriye ve Irak başta olmak üzere “Terörsüz Bölge” vizyonunun da hayata geçirilmesinin amaçlandığı kaydedildi.
AK Parti, 25. yıl vizyon belgesini açıkladı.
Vizyon belgesinin önsözünü Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yazdı: "İlk çeyrek asırda kendi yolunu çizen Türkiye’yi hep birlikte inşa ettik. Önümüzdeki çeyrek asır ise inşa ettiğimiz kapasitenin kurucu bir etkiye dönüşeceği dönem olacak."
Belgede, yeni anayasa, Terörsüz Türkiye, yüksek teknoloji, dijital egemenlik, enerji, aile ve nüfus politikaları, gençlik ile yeşil dönüşüm öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
10 ana bölümden oluşan vizyon belgesinde, “Küresel Sistemde Öncü Ülke”, “Yüksek Teknolojiyle Üreten, Yüksek Katma Değerle Büyüyen Türkiye”, “Milli Teknoloji ve Dijital Egemenlik”, “Öngörülebilir Hukuk, Güven Veren Yargı, Kuşatıcı Anayasa”, “Güçlü Aile, Müreffeh Toplum”, “Türkiye Yüzyılı Kadınla Mümkün”, “Geleceğin Mimarı Gençlik” ve “Yeşil Dönüşüm Çağında Türkiye” başlıkları öne çıktı.
Belgede, yeni anayasa gelecek vizyonunun en önemli bileşenlerinden biri olarak gösterildi. İnsan merkezli, sivil iradeye dayanan, özgürlük alanlarını genişleten ve denge-denetleme mekanizmalarını güçlendiren yeni bir anayasa hedefi ortaya konuldu.
TERÖRSÜZ TÜRKİYETerörsüz Türkiye sürecine de geniş yer ayrılan belgede, sürecin herhangi bir arabulucu olmadan ve kamu düzeni ile güvenlikten taviz verilmeden sürdürüldüğü belirtildi. Vizyon belgesinde "Devletimizin yürüttüğü etkin mücadele neticesinde PKK terör örgütü 2025 yılında kendini feshetme kararı almış ve silahlarını bıraktığını açıklamıştır. Terörsüz Türkiye süreci başarıya ulaştığında, Türkiye tarihinin en büyük kazanımlarından biri olacaktır. Bu süreç, herhangi bir müzakere ve pazarlık yapılmadan, kamu düzeninden ve güvenliğinden hiçbir taviz verilmeden yürütülmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Hedefin Türkiye ile sınırlı olmadığı, Suriye ve Irak başta olmak üzere “Terörsüz Bölge” vizyonunun da hayata geçirilmesinin amaçlandığı kaydedildi.
Beyninde oluşan tümö...
Beyninde oluşan tümör nedeniyle bir süredir İstanbul’da tedavi gören Tanyeli, yaşam mücadelesini kaybetti.
Tanyeli’nin vefat haberi, ailesi, yakınları ve eğitim camiasında büyük üzüntüye neden oldu.
Beyninde oluşan tümör nedeniyle bir süredir İstanbul’da tedavi gören Tanyeli, yaşam mücadelesini kaybetti.
Tanyeli’nin vefat haberi, ailesi, yakınları ve eğitim camiasında büyük üzüntüye neden oldu.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklama...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklama...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, 'Şirketimiz Yönetim Kurulu'nun 31.07.2026 tarihli kararı ile başlatılan pay geri alım işlemleri kapsamında; Şirketimizce 13.08.2026 tarihinde Borsa İstanbul'da pay başına 9,70 TL - 9,73 TL (ağırlıklı ortalama 9,715 TL) fiyat aralığından toplam 20.000 adet TEZOL payı geri alınmıştır. Bu işlemle birlikte geri alınan payların nominal değeri 2.711.775 TL'ye, geri alınan payların sermayeye oranı ise yüzde 0,5424'e ulaşmıştır' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, 'Şirketimiz Yönetim Kurulu'nun 31.07.2026 tarihli kararı ile başlatılan pay geri alım işlemleri kapsamında; Şirketimizce 13.08.2026 tarihinde Borsa İstanbul'da pay başına 9,70 TL - 9,73 TL (ağırlıklı ortalama 9,715 TL) fiyat aralığından toplam 20.000 adet TEZOL payı geri alınmıştır. Bu işlemle birlikte geri alınan payların nominal değeri 2.711.775 TL'ye, geri alınan payların sermayeye oranı ise yüzde 0,5424'e ulaşmıştır' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Şirketin faaliyet raporunda yer alan verilere göre, Penta Teknoloji'nin 2025 yılının ilk yarısında 14,03 milyar TL ola...
Şirketin faaliyet raporunda yer alan verilere göre, Penta Teknoloji'nin 2025 yılının ilk yarısında 14,03 milyar TL ola...
Şirketin faaliyet raporunda yer alan verilere göre, Penta Teknoloji'nin 2025 yılının ilk yarısında 14,03 milyar TL olan hasılatı, 2026'nın aynı döneminde 17,30 milyar TL'ye çıktı. ABD doları bazında hasılat artışı yaklaşık yüzde 4 olarak gerçekleşti.
Şirketin brüt karı 2026'nın ilk yarısında 1,30 milyar TL oldu. 2025'in aynı döneminde 994,4 milyon TL olan brüt kar böylece yaklaşık yüzde 30,3 arttı.
Esas faaliyet karı ise 534,6 milyon TL'ye yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde 390,4 milyon TL olan esas faaliyet karındaki artış yaklaşık yüzde 36,9 oldu. Raporda, esas faaliyetlerden diğer gelir ve giderler öncesi faaliyet kar marjının da yüzde 2,9'dan yüzde 3,2'ye yükseldiği belirtildi.
Penta Teknoloji'nin finansman giderleri 2026'nın ilk yarısında 414,8 milyon TL olarak gerçekleşirken, 2025'in aynı döneminde bu tutar 243,8 milyon TL seviyesindeydi. Bunun etkisiyle vergi öncesi kar 166,6 milyon TL'den 155,1 milyon TL'ye geriledi.
Dönem karı ise geçen yılın ilk yarısındaki 60,9 milyon TL'den 43,7 milyon TL'ye düştü. Net kar marjı yüzde 0,4'ten yüzde 0,3'e geriledi. FAVÖK marjı ise her iki dönemde de yüzde 3,6 seviyesinde kaldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Şirketin faaliyet raporunda yer alan verilere göre, Penta Teknoloji'nin 2025 yılının ilk yarısında 14,03 milyar TL olan hasılatı, 2026'nın aynı döneminde 17,30 milyar TL'ye çıktı. ABD doları bazında hasılat artışı yaklaşık yüzde 4 olarak gerçekleşti.
Şirketin brüt karı 2026'nın ilk yarısında 1,30 milyar TL oldu. 2025'in aynı döneminde 994,4 milyon TL olan brüt kar böylece yaklaşık yüzde 30,3 arttı.
Esas faaliyet karı ise 534,6 milyon TL'ye yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde 390,4 milyon TL olan esas faaliyet karındaki artış yaklaşık yüzde 36,9 oldu. Raporda, esas faaliyetlerden diğer gelir ve giderler öncesi faaliyet kar marjının da yüzde 2,9'dan yüzde 3,2'ye yükseldiği belirtildi.
Penta Teknoloji'nin finansman giderleri 2026'nın ilk yarısında 414,8 milyon TL olarak gerçekleşirken, 2025'in aynı döneminde bu tutar 243,8 milyon TL seviyesindeydi. Bunun etkisiyle vergi öncesi kar 166,6 milyon TL'den 155,1 milyon TL'ye geriledi.
Dönem karı ise geçen yılın ilk yarısındaki 60,9 milyon TL'den 43,7 milyon TL'ye düştü. Net kar marjı yüzde 0,4'ten yüzde 0,3'e geriledi. FAVÖK marjı ise her iki dönemde de yüzde 3,6 seviyesinde kaldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıkl...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıkl...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, 'Şirketimiz Yönetim Kurulu'nun 20.11.2025 tarihi ile başlatılan pay geri alım programı kapsamında; 14.08.2026 tarihinde Borsa İstanbul'da pay başına ortalama 9,86 TL fiyat ile 500 bin TL nominal tutarlı Dagi Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. payları geri alınmıştır. Şirketimizin sahip olduğu DAGI payları 8.848.196 adet paya ulaşmıştır. Toplam geri alınan payların sermayeye oranı yüzde 2,21'dir' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, 'Şirketimiz Yönetim Kurulu'nun 20.11.2025 tarihi ile başlatılan pay geri alım programı kapsamında; 14.08.2026 tarihinde Borsa İstanbul'da pay başına ortalama 9,86 TL fiyat ile 500 bin TL nominal tutarlı Dagi Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. payları geri alınmıştır. Şirketimizin sahip olduğu DAGI payları 8.848.196 adet paya ulaşmıştır. Toplam geri alınan payların sermayeye oranı yüzde 2,21'dir' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yap...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''13.08.2026 tarihinde Borsa İstanbul'da pay başına ortalama 9,73 TL fiyatla 1.000.000 TL nominal tutarlı Dagi Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş payı geri alınmıştır. Şirketimizin sahip olduğu DAGI payları 8.348.196 adet paya ulaşmıştır. Toplam geri alınan payların sermayeye oranı yüzde 2,08'dir.'' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ''13.08.2026 tarihinde Borsa İstanbul'da pay başına ortalama 9,73 TL fiyatla 1.000.000 TL nominal tutarlı Dagi Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş payı geri alınmıştır. Şirketimizin sahip olduğu DAGI payları 8.348.196 adet paya ulaşmıştır. Toplam geri alınan payların sermayeye oranı yüzde 2,08'dir.'' denildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) y...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin kar dağıtım politikası ile nakit akışı birlikte değerlendirilerek geçmiş yıl karlarından söz konusu tutarda kar payı dağıtılmasına karar verildi.
Yönetim kurulunun kar payı dağıtımına ilişkin önerisinin, ilk genel kurulda pay sahiplerinin onayına sunulacağı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin kar dağıtım politikası ile nakit akışı birlikte değerlendirilerek geçmiş yıl karlarından söz konusu tutarda kar payı dağıtılmasına karar verildi.
Yönetim kurulunun kar payı dağıtımına ilişkin önerisinin, ilk genel kurulda pay sahiplerinin onayına sunulacağı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Halk Yatırım'ın değerlendirmesine göre BIST 30 Endeksi, son işlem gününü yüzde 0,33 yükselişle 16 bin 024 seviyesinden tamamladı. Endeks gün içerisinde en düşük 15 bin 908...
Halk Yatırım'ın değerlendirmesine göre BIST 30 Endeksi, son işlem gününü yüzde 0,33 yükselişle 16 bin 024 seviyesinden tamamladı. Endeks gün içerisinde en düşük 15 bin 908...
Halk Yatırım'ın değerlendirmesine göre BIST 30 Endeksi, son işlem gününü yüzde 0,33 yükselişle 16 bin 024 seviyesinden tamamladı. Endeks gün içerisinde en düşük 15 bin 908, en yüksek ise 16 bin 131 seviyesini gördü.
Endeks genelinde azalışların çoğunlukta olduğu belirtilen değerlendirmede, ASELS'in 88,31 puan ve ASTOR'un 29,8 puanla endekse en fazla pozitif katkı sağlayan şirketler olduğu aktarıldı. BIMAS'ın 30,91 puan ve TUPRS'ın 25,03 puanla endeksi negatif etkilediği kaydedildi.
Teknik göstergelere ilişkin değerlendirmede Halk Yatırım, 'BIST 30 hisselerinin 1. bölgede yer alan şirketlerden en yüksek puana sahip olan KRDMD, ASTOR ve ASELS hisseleri için AL/Pozitif önerisi, BIST 30 hisselerinin 3. bölgede yer alan şirketlerden en yüksek puana sahip olan MGROS, AEFES ve GUBRF hisseleri için SAT/Negatif önerisi verilmesinin uygun olduğunu değerlendiriyoruz' ifadelerini kullandı.
BIST 30 Endeksi'nde işlem hacminin son bir aylık ortalamanın üzerinde olduğu belirtilirken, 15 hissenin işlem hacminin bir aylık ortalamanın üzerine çıktığı, diğer 15 hissenin işlem hacminin ise ortalamaya kıyasla yüzde 20 azaldığı ifade edildi.
Hacmi artan hisselerin son işlem günündeki ortalama performansının yüzde 0,15, hacmi azalan hisselerin ortalama performansının ise yüzde eksi 0,24 olduğu kaydedildi.
RSI göstergesine ilişkin değerlendirmede, BIST 30 hisselerinin 9'unun yukarı yönlü trend bölgesi olan 50-70 aralığında bulunduğu belirtildi. Hisse bazında ise TUPRS ve ASTOR'un en yüksek RSI göstergesine sahip olduğu aktarıldı.
Halk Yatırım, akıllı grafiklerde pozitif tarafta ASELS, ASTOR ve KRDMD'nin, negatif tarafta ise AEFES, MGROS ve SASA'nın öne çıktığını bildirdi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Halk Yatırım'ın değerlendirmesine göre BIST 30 Endeksi, son işlem gününü yüzde 0,33 yükselişle 16 bin 024 seviyesinden tamamladı. Endeks gün içerisinde en düşük 15 bin 908, en yüksek ise 16 bin 131 seviyesini gördü.
Endeks genelinde azalışların çoğunlukta olduğu belirtilen değerlendirmede, ASELS'in 88,31 puan ve ASTOR'un 29,8 puanla endekse en fazla pozitif katkı sağlayan şirketler olduğu aktarıldı. BIMAS'ın 30,91 puan ve TUPRS'ın 25,03 puanla endeksi negatif etkilediği kaydedildi.
Teknik göstergelere ilişkin değerlendirmede Halk Yatırım, 'BIST 30 hisselerinin 1. bölgede yer alan şirketlerden en yüksek puana sahip olan KRDMD, ASTOR ve ASELS hisseleri için AL/Pozitif önerisi, BIST 30 hisselerinin 3. bölgede yer alan şirketlerden en yüksek puana sahip olan MGROS, AEFES ve GUBRF hisseleri için SAT/Negatif önerisi verilmesinin uygun olduğunu değerlendiriyoruz' ifadelerini kullandı.
BIST 30 Endeksi'nde işlem hacminin son bir aylık ortalamanın üzerinde olduğu belirtilirken, 15 hissenin işlem hacminin bir aylık ortalamanın üzerine çıktığı, diğer 15 hissenin işlem hacminin ise ortalamaya kıyasla yüzde 20 azaldığı ifade edildi.
Hacmi artan hisselerin son işlem günündeki ortalama performansının yüzde 0,15, hacmi azalan hisselerin ortalama performansının ise yüzde eksi 0,24 olduğu kaydedildi.
RSI göstergesine ilişkin değerlendirmede, BIST 30 hisselerinin 9'unun yukarı yönlü trend bölgesi olan 50-70 aralığında bulunduğu belirtildi. Hisse bazında ise TUPRS ve ASTOR'un en yüksek RSI göstergesine sahip olduğu aktarıldı.
Halk Yatırım, akıllı grafiklerde pozitif tarafta ASELS, ASTOR ve KRDMD'nin, negatif tarafta ise AEFES, MGROS ve SASA'nın öne çıktığını bildirdi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
KYK yurt başvuru sonuçları için geri sayım başladı. Üniversite kayıtlarını tamamlayan ve daha sonrasında GSB KYK yurtları için başvuruda bulunan öğrenciler gözlerini sonuç tarihine çevirdi.
20...
KYK yurt başvuru sonuçları için geri sayım başladı. Üniversite kayıtlarını tamamlayan ve daha sonrasında GSB KYK yurtları için başvuruda bulunan öğrenciler gözlerini sonuç tarihine çevirdi.
20...
KYK yurt başvuru sonuçları için geri sayım başladı. Üniversite kayıtlarını tamamlayan ve daha sonrasında GSB KYK yurtları için başvuruda bulunan öğrenciler gözlerini sonuç tarihine çevirdi.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı için üniversite kayıtlarını tamamlayan ve Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) yurt başvurularını gerçekleştiren yüz binlerce öğrencinin heyecanlı bekleyişi sürüyor. 29 Ağustos'ta sona eren başvuru sürecinin ardından gözler e-Devlet GSB Yurt Başvuru Sonucu Sorgulama ekranına çevrildi. Peki, 2026 KYK yurt sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak?
KYK YURT SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın yayımladığı son duyuruda, 2026-2027 KYK yurt sonuçlarının açıklanacağı tarihle ilgili henüz net bir bilgi bulunmuyor.
Geçtiğimiz yılı dikkate alırsak, KYK yurt sonuçlarının eylül ayının ikinci haftası itibarıyla açıklanması bekleniyor.
KYK YURT SONUÇLARI NASIL SORGULANIR?KYK yurt yerleştirme sonuçları e-Devlet üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle birlikte sorgulanabilecek.
Yerleştirme sonuçları ilan edildikten sonra sonuç ekranında durumu “ Yurt kazandı” olarak yer alan adaylar yurtlara konaklama hakkı elde edecek.
KYK yurt yerleştirme sonuçları ekranında kayıt hakkı elde edilen yurdun adı, açık adresi ve kayıt için gerekli bilgiler yer alacak.
SONUÇLARIN ARDINDAN ADAYLAR NE YAPACAK?KYK yurt sonuçları ilan edildikten sonra adayların sırasıyla kayıt işlemlerini gerçekleştirmesi gerekiyor. Belirlenen süre zarfında işlem yapmayan adayların yurt hakkı, yedek adaylara devrediliyor.
Sonuçlar ilan edildikten sonra adaylar, taahhütname onayı yapacak ve ilk kayıt ücretini yatıracak. Yurt hakkı elde eden ancak yurtta kalmak istemeyen öğrenciler, ilk kayıt ücretini yatırmadığı durumda yurt hakkı iptal olacak.
İlk kayıt ücretinin süresi içerisinde ödenmesi durumunda ilgili yurt müdürlüğüne başvurarak taahhütname onayının yapılması gerekmektedir.
KYK yurt başvuru sonuçları için geri sayım başladı. Üniversite kayıtlarını tamamlayan ve daha sonrasında GSB KYK yurtları için başvuruda bulunan öğrenciler gözlerini sonuç tarihine çevirdi.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı için üniversite kayıtlarını tamamlayan ve Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) yurt başvurularını gerçekleştiren yüz binlerce öğrencinin heyecanlı bekleyişi sürüyor. 29 Ağustos'ta sona eren başvuru sürecinin ardından gözler e-Devlet GSB Yurt Başvuru Sonucu Sorgulama ekranına çevrildi. Peki, 2026 KYK yurt sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak?
KYK YURT SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın yayımladığı son duyuruda, 2026-2027 KYK yurt sonuçlarının açıklanacağı tarihle ilgili henüz net bir bilgi bulunmuyor.
Geçtiğimiz yılı dikkate alırsak, KYK yurt sonuçlarının eylül ayının ikinci haftası itibarıyla açıklanması bekleniyor.
KYK YURT SONUÇLARI NASIL SORGULANIR?KYK yurt yerleştirme sonuçları e-Devlet üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle birlikte sorgulanabilecek.
Yerleştirme sonuçları ilan edildikten sonra sonuç ekranında durumu “ Yurt kazandı” olarak yer alan adaylar yurtlara konaklama hakkı elde edecek.
KYK yurt yerleştirme sonuçları ekranında kayıt hakkı elde edilen yurdun adı, açık adresi ve kayıt için gerekli bilgiler yer alacak.
SONUÇLARIN ARDINDAN ADAYLAR NE YAPACAK?KYK yurt sonuçları ilan edildikten sonra adayların sırasıyla kayıt işlemlerini gerçekleştirmesi gerekiyor. Belirlenen süre zarfında işlem yapmayan adayların yurt hakkı, yedek adaylara devrediliyor.
Sonuçlar ilan edildikten sonra adaylar, taahhütname onayı yapacak ve ilk kayıt ücretini yatıracak. Yurt hakkı elde eden ancak yurtta kalmak istemeyen öğrenciler, ilk kayıt ücretini yatırmadığı durumda yurt hakkı iptal olacak.
İlk kayıt ücretinin süresi içerisinde ödenmesi durumunda ilgili yurt müdürlüğüne başvurarak taahhütname onayının yapılması gerekmektedir.
Gülistan Doku soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı.
Doku soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı.
Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye’ye gönderilen 34 sayfalık tutanakta Altaş; Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü gördüğünü, cesedin bagaja taşındığını, olayın ardından dönemin valisinin koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini ve kendisine “babam bu işi halledecek” denildiğini öne sürdü.
Altaş ayrıca cesedin Pertek yolu çevresine gömülmüş olabileceğini, olay yerine daha sonra aynı araçla dönülerek kameraların kontrol edildiğini ve kendisinin cinayet sırasında olay yerinde bulunduğunu FBI görevlilerine doğruladı.
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında çok önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan, ABD’de olduğu belirlenen ve Türkiye’ye iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından sorgulandığı ortaya çıktı.
FBI TARAFINDAN İKİ GÜN SORGULANDI
ABD makamlarıyla gerçekleştirilen adli yardımlaşma sürecinde Altaş’ın ifadesinin alınması amacıyla Türkiye tarafından hazırlanan kapsamlı soru seti Amerikan makamlarına gönderildi. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Va...
Gülistan Doku soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı.
Doku soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı.
Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye’ye gönderilen 34 sayfalık tutanakta Altaş; Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü gördüğünü, cesedin bagaja taşındığını, olayın ardından dönemin valisinin koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini ve kendisine “babam bu işi halledecek” denildiğini öne sürdü.
Altaş ayrıca cesedin Pertek yolu çevresine gömülmüş olabileceğini, olay yerine daha sonra aynı araçla dönülerek kameraların kontrol edildiğini ve kendisinin cinayet sırasında olay yerinde bulunduğunu FBI görevlilerine doğruladı.
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında çok önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan, ABD’de olduğu belirlenen ve Türkiye’ye iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından sorgulandığı ortaya çıktı.
FBI TARAFINDAN İKİ GÜN SORGULANDI
ABD makamlarıyla gerçekleştirilen adli yardımlaşma sürecinde Altaş’ın ifadesinin alınması amacıyla Türkiye tarafından hazırlanan kapsamlı soru seti Amerikan makamlarına gönderildi. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Va...
Gülistan Doku soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı.
Doku soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı.
Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye’ye gönderilen 34 sayfalık tutanakta Altaş; Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü gördüğünü, cesedin bagaja taşındığını, olayın ardından dönemin valisinin koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini ve kendisine “babam bu işi halledecek” denildiğini öne sürdü.
Altaş ayrıca cesedin Pertek yolu çevresine gömülmüş olabileceğini, olay yerine daha sonra aynı araçla dönülerek kameraların kontrol edildiğini ve kendisinin cinayet sırasında olay yerinde bulunduğunu FBI görevlilerine doğruladı.
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında çok önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan, ABD’de olduğu belirlenen ve Türkiye’ye iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından sorgulandığı ortaya çıktı.
FBI TARAFINDAN İKİ GÜN SORGULANDI
ABD makamlarıyla gerçekleştirilen adli yardımlaşma sürecinde Altaş’ın ifadesinin alınması amacıyla Türkiye tarafından hazırlanan kapsamlı soru seti Amerikan makamlarına gönderildi. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde iki gün boyunca sorguladı.
FBI'ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, sorguyu belgeleyen FD-302 soruşturma raporunun Türkiye'nin adli yardımlaşma talebine cevap olarak hazırlandığı belirtildi. Dosya, adli yardımlaşma kanalları üzerinden Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla adli mercilere ulaştırıldı.
ALTAŞ'A SORULMAK İÇİN 109 SAYFA SORU HAZIRLANDI
FBI tutanağında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden soruşturma yürüttüğü kayda geçirildi. Türk makamlarınca hazırlanan adli yardımlaşma talebinde Altaş’a yöneltilmek üzere tam 109 soru bulunduğu belirtildi.
“MUSTAFA TÜRKAY SONEL’İN GÜLİSTAN’I ÖLDÜRDÜĞÜNE İNANIYOR MUSUN?”
FBI sorgusunun en çarpıcı bölümü, Umut Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi sorulduğunda yaşandı. Altaş, Sonel için önce “Beni kullandı” dedi. FBI görevlileri nasıl kullanıldığını sorduğunda ise Altaş, Sonel’in kendisini “Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak” amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü.
Bunun üzerine FBI görevlileri doğrudan “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” diye sordu. Altaş başını sallayarak “Evet” cevabını verdi. “Neden buna inanıyorsun?” sorusuna verdiği cevap ise soruşturmanın seyrini etkileyecek nitelikteydi: Gördüğünü söyledi.
“GÜLİSTAN ARKA KOLTUKTAYDI, SİLAHI ÇIKARIP VURDU”
Altaş’ın FBI’a anlattığı iddiaya göre olay 5 Ocak 2020 günü gerçekleşti. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’le birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra Gülistan’ın BMW marka araca bindiğini ileri sürdü.
Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltuktaydı. Altaş, araç içerisinde Gülistan Doku’nun kendilerini “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde uyardığını, tartışmanın ardından çığlık atmaya başladığını iddia etti.
Ardından Mustafa Türkay Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Gülistan Doku’yu vurduğunu öne sürdü. Silahın üzerinde Türk bayrağı işlendiğini de söyledi. FBI görevlileri Altaş’a Gülistan’a bakıp bakmadığını sordu. Altaş “Evet” dedi. “Ölü müydü?” sorusuna da “Evet.” cevabını verdi.
“CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK”
Altaş'ın anlatımına göre olay bununla da sınırlı kalmadı. Altaş, ateş edilmesinin hemen ardından Mustafa Türkay Sonel’e bağırarak neden Gülistan’ı öldürdüğünü sorduğunu ileri sürdü.
Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini iddia etti. Altaş başlangıçta bunu reddettiğini ancak sonunda Gülistan Doku’nun cesedini birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını söyledi.
OLAYDAN SONRA KORUMA POLİSİ ŞÜKRÜ EROĞLU'NU ARADI
Altaş’ın FBI'a verdiği ifadede, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu hakkında da çok önemli iddialar yer aldı. Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel’in Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını ileri sürdü.
“BABAM BU İŞİ HALLEDECEK VE ORADAN KALDIRACAK”
Daha sonra Sonel ve Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüklerini, kendisinin konuşmanın dışında tutulduğunu söyledi. Altaş’a göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Sus, kimseye bundan bahsetme.” dedi. Altaş'ın “Bu mesele ortadan kalkmaz” demesi üzerine ise Sonel'in “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak.” dediğini öne sürdü.
ERTESİ SABAH: “MERAK ETME, HALLETTİK”
Altaş’ın iddiasına göre ertesi sabah Mustafa Türkay Sonel kendisini yeniden aradı. Altaş, Sonel’e neler olduğunu sorduğunu, aldığı cevabın ise “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme.” olduğunu anlattı.
Altaş daha sonra Gülistan Doku'nun cesedine ne olduğunu sorduğunu, Sonel’e “Nereye gömdün?” dediğini de FBI görevlilerine söyledi.
CESET İÇİN PERTEK YOLUNU İŞARET ETTİ
FBI tutanağındaki en önemli yeni iddialardan biri de Gülistan Doku'nun cesedinin muhtemel yeriyle ilgili. Altaş’ın anlatımına göre Mustafa Türkay Sonel, cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söyledi.
Altaş daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti. Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü. Ancak Altaş, bunun kendi gördüğü bir olay değil, Sonel’den aldığı bilgiye dayanan bir tahmin olduğunu da belirtti.
BAZ KAYITLARI: ÜÇ İSİM AYNI BÖLGEDE
FBI sorgusunda Altaş’ın önüne Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de konuldu.
Soruya aktarılan dosya tespitlerine göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarındaydı. Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede bulunduğu belirtiliyordu.
PTS verilerine göre Mustafa Türkay Sonel tarafından kullanılan BMW, saat 22.17.51’de araçta yalnızca Sonel varken Tunceli’den Elazığ yönüne çıktı. Aynı araç saat 22.30.17’de Tunceli yönüne geri dönerken, sürücü koltuğunda Mustafa Türkay Sonel, ön yolcu koltuğunda ise Umut Altaş görüntülendi.
FBI SORDU: “CİNAYETİN İŞLENDİĞİ ARAÇLA KÖPRÜYE NEDEN GERİ DÖNDÜNÜZ?”
Bu kayıtlar Umut Altaş'ın ilk günkü anlatımıyla çelişince FBI ajanları sorguyu derinleştirdi. Altaş sonunda, olayın ardından Mustafa Türkay Sonel'le aynı BMW ile yeniden köprü bölgesine döndüklerini anlattı.
FBI görevlileri “Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri dönesiniz ki?” diye sordu. Altaş’ın cevabına göre Sonel, “Herhangi bir kamera var mı diye bakmak için oraya gideceğiz.” demişti.
“KAMERALAR KAYIT YAPMAYACAK” İDDİASI
FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun son görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerasının kayıtlarına ilişkin de dikkat çekici bir soru yöneltildi.
Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine köprüye geri döndükleri sırada kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini öne sürdü. Altaş kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğini ise bilmediğini söyledi.
“BENİM GÜCÜMÜ BİLİYORSUN, SENİ VE AİLENİ ÖLDÜREBİLİRİM”
Altaş, cinayetten sonra tehdit edildiğini de ileri sürdü. İfadesine göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim.” dedi.
Altaş ayrıca Sonel’in “Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar.” şeklinde konuştuğunu iddia etti. Susması için kendisine para teklif edildiğini, bunu kabul etmediğini ancak Sonel’in cüzdanına para koyduğunu da öne sürdü.
HAMİLELİK VE KÜRTAJ İDDİASI FBI SORGUSUNDA
Dosyanın en hassas başlıklarından biri ise Gülistan Doku’nun hamile bırakıldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialardı. Altaş, FBI sorgusunda bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin’le yaptığı görüşmenin içeriği kendisine okununca önemli bir gelişme yaşandı.
Altaş’ın Keskin’e, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan’ın hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Gülistan’ın bunu kabul etmeyerek çığlık attığını ve bunun üzerine başından tek el ateş ederek öldürdüğünü anlattığını söylediği kayıtlara yansımıştı.
FBI görevlileri bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sordu. Altaş önce cevap vermek istemedi. Ardından kararından vazgeçerek, bu beyanların kendisine ait olduğunu kabul etti. Ancak hemen ardından hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını savundu.
TEK SEFERLİK VİDEO İDDİASI: PARÇALANMIŞ CESET
FBI dosyasındaki bir diğer çarpıcı başlık ise Altaş’ın eski işverenine anlattığı WhatsApp videosu oldu. Sorgu tutanağına göre Altaş daha önce, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine WhatsApp üzerinden yalnızca bir kez görüntülenebilen bir video gönderdiğini; videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü anlatmıştı.
FBI sorgusunda Altaş, videoyu aldığını ve Mustafa Türkay Sonel'in gönderdiğini doğruladı. Videonun birkaç saniye sürdüğünü ve bir kişinin bir ceset parçasını tuttuğunu söyledi. Ancak videodaki cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini savundu.
FBI görevlileri, eski işverenine videodaki kişinin Gülistan olduğunu söylediği yönündeki eski beyanını hatırlattığında, Altaş bu sözlerin de kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net göremediğini ileri sürdü.
FBI’DAN KRİTİK SORU: “CİNAYET SIRASINDA ORADA MIYDIN?”
İki günlük sorgunun en kritik anlarından biri 91'inci soru oldu. Altaş’a, eski patronuyla yaptığı konuşmada cinayet sırasında Mustafa Türkay Sonel'le birlikte olduğunu ima eden sözleri hatırlatıldı ve açıkça “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” diye soruldu.
Altaş'ın cevabı FBI tutanağına şöyle geçti: “Hepsine evet.” FBI ajanları daha sonra bir kez daha, iki günlük sorgu boyunca verdiği çelişkili beyanlara rağmen cinayet sırasında olay yerinde bulunduğu yönündeki açıklamasının geçerli olup olmadığını sordu. Altaş, 0lay yerinde olduğunu doğruladı.
BABASINA MESAJI: “ROL YAPMAYI BIRAK, BENİ SUSTURAN SENDİN”
Dosyanın çarpıcı delillerinden biri de Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda ele geçirilen WhatsApp mesajı oldu. Soruşturma makamlarının telefon incelemesinde Umut Altaş’ın babasına “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin.” mesajını gönderdiği tespit edildi. FBI görevlileri mesajı Umut Altaş’a sordu.
Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti. Ancak neden böyle yazdığını açıklamakta zorlandı ve hatırlamadığını söyledi. FBI görevlileri, mesajın Umut Altaş’ın Gülistan Doku olayı nedeniyle susturulduğu ve ABD’ye gönderilmesinde babasının rolü bulunduğu anlamına gelebileceğini söyledi. Altaş önce ABD’ye gitme kararının kendi fikri olduğunu söyledi. Sorgu derinleştirildiğinde ise “Hepimizin fikriydi.” cevabını verdi.
Altaş, Türkiye’den 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek amacıyla bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini söyledi. Altaş’a göre bu para Tunceli’de babası tarafından doğrudan ilgili kişiye ödendi.
GENÇLİK MERKEZİNDEKİ 27 ARALIK BULUŞMASI DA SORULDU
Soruşturmada Gülistan Doku'nun kaybolmasından önce yaşandığı iddia edilen olaylar da FBI sorgusunun gündemindeydi. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019 saat 15.31-16.22 arasında Umut Altaş ile Gülistan Doku’nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı konumda bulunduğu Altaş’a soruldu.
Altaş; kendisinin, Mustafa Türkay Sonel’in ve muhtemelen Gülistan'ın orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın yürüdüğünü, Sonel’in onu takip ettiğini, ikisinin binaya girerek yaklaşık 15 dakika sonra döndüğünü anlattı.
FBI görevlileri bu kızın Gülistan olup olamayacağını sorduğunda “Mümkün olabilir.” cevabını verdi. Altaş, gizli tanığın Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu kullanıldığı ve Gülistan’a cinsel saldırıda bulunulduğu yönündeki iddialarını ise doğrulamadı
SORGU SONUNDA ESKİ VALİYE AĞIR SUÇLAMA
İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlileri Umut Altaş’a Gülistan Doku hakkında bildiklerinin bundan ibaret olup olmadığını sordu. Altaş “Evet” cevabını verdi. Ardından soruşturmanın adil yürütülmediğini öne sürdü ve dönemin Tunceli Valisini, olayı örtbas etmek ve oğlunu adalete teslim etmemekle suçladı.
34 sayfalık dosyada önemli bir teknik ayrıntının da altı çizildi. FBI, raporun başında ve ikinci gün bölümünde, Altaş’ın sözlerinin kelimesi kelimesine yapılmış bir ifade çözümü olmadığını, ajanlar tarafından görüşmenin içeriğinin özetlenmesi suretiyle hazırlandığını özellikle belirtti.
SORUŞTURMANIN İÇERİĞİNİ ETKİLEYEBİLECEK İFADE
Umut Altaş'ın ABD'de verdiği ifade şimdi Türk adli makamlarının elinde. İfadenin en kritik başlıklarını; Altaş'ın cinayet sırasında araçta ve olay yerinde bulunduğunu doğrulaması, Gülistan Doku'nun araç içinde vurulduğu iddiası, cesedin bagaja taşındığı anlatımı, Şükrü Eroğlu'nun olay sonrasında devreye girdiği iddiası, “babam bu işi halledecek” sözü, Pertek yolundaki muhtemel ceset noktası, aynı BMW ile köprüye geri dönülmesi, kamera kayıtlarına ilişkin iddia ve babasına gönderilen “Beni susturan sendin” mesajı oluşturuyor.
Bununla birlikte Altaş'ın sorgu boyunca bazı kritik ayrıntılarda çelişkili ifadeler vermesi, hamilelik, kürtaj ve cesedin sonraki akıbetine ilişkin bazı anlatımlarının doğrudan gözleme değil duyuma ve aktarıma dayanması nedeniyle, FBI tutanağındaki iddiaların diğer deliller, HTS ve PTS kayıtları, dijital materyaller ve tanık ifadeleriyle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada, Gülistan Doku’ya ne olduğu ve cesedinin nerede bulunduğunun ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar çok yönlü olarak sürüyor.
Gülistan Doku soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı.
Doku soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı.
Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye’ye gönderilen 34 sayfalık tutanakta Altaş; Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü gördüğünü, cesedin bagaja taşındığını, olayın ardından dönemin valisinin koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini ve kendisine “babam bu işi halledecek” denildiğini öne sürdü.
Altaş ayrıca cesedin Pertek yolu çevresine gömülmüş olabileceğini, olay yerine daha sonra aynı araçla dönülerek kameraların kontrol edildiğini ve kendisinin cinayet sırasında olay yerinde bulunduğunu FBI görevlilerine doğruladı.
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında çok önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan, ABD’de olduğu belirlenen ve Türkiye’ye iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından sorgulandığı ortaya çıktı.
FBI TARAFINDAN İKİ GÜN SORGULANDI
ABD makamlarıyla gerçekleştirilen adli yardımlaşma sürecinde Altaş’ın ifadesinin alınması amacıyla Türkiye tarafından hazırlanan kapsamlı soru seti Amerikan makamlarına gönderildi. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde iki gün boyunca sorguladı.
FBI'ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, sorguyu belgeleyen FD-302 soruşturma raporunun Türkiye'nin adli yardımlaşma talebine cevap olarak hazırlandığı belirtildi. Dosya, adli yardımlaşma kanalları üzerinden Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla adli mercilere ulaştırıldı.
ALTAŞ'A SORULMAK İÇİN 109 SAYFA SORU HAZIRLANDI
FBI tutanağında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden soruşturma yürüttüğü kayda geçirildi. Türk makamlarınca hazırlanan adli yardımlaşma talebinde Altaş’a yöneltilmek üzere tam 109 soru bulunduğu belirtildi.
“MUSTAFA TÜRKAY SONEL’İN GÜLİSTAN’I ÖLDÜRDÜĞÜNE İNANIYOR MUSUN?”
FBI sorgusunun en çarpıcı bölümü, Umut Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi sorulduğunda yaşandı. Altaş, Sonel için önce “Beni kullandı” dedi. FBI görevlileri nasıl kullanıldığını sorduğunda ise Altaş, Sonel’in kendisini “Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak” amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü.
Bunun üzerine FBI görevlileri doğrudan “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” diye sordu. Altaş başını sallayarak “Evet” cevabını verdi. “Neden buna inanıyorsun?” sorusuna verdiği cevap ise soruşturmanın seyrini etkileyecek nitelikteydi: Gördüğünü söyledi.
“GÜLİSTAN ARKA KOLTUKTAYDI, SİLAHI ÇIKARIP VURDU”
Altaş’ın FBI’a anlattığı iddiaya göre olay 5 Ocak 2020 günü gerçekleşti. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’le birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra Gülistan’ın BMW marka araca bindiğini ileri sürdü.
Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltuktaydı. Altaş, araç içerisinde Gülistan Doku’nun kendilerini “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde uyardığını, tartışmanın ardından çığlık atmaya başladığını iddia etti.
Ardından Mustafa Türkay Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Gülistan Doku’yu vurduğunu öne sürdü. Silahın üzerinde Türk bayrağı işlendiğini de söyledi. FBI görevlileri Altaş’a Gülistan’a bakıp bakmadığını sordu. Altaş “Evet” dedi. “Ölü müydü?” sorusuna da “Evet.” cevabını verdi.
“CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK”
Altaş'ın anlatımına göre olay bununla da sınırlı kalmadı. Altaş, ateş edilmesinin hemen ardından Mustafa Türkay Sonel’e bağırarak neden Gülistan’ı öldürdüğünü sorduğunu ileri sürdü.
Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini iddia etti. Altaş başlangıçta bunu reddettiğini ancak sonunda Gülistan Doku’nun cesedini birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını söyledi.
OLAYDAN SONRA KORUMA POLİSİ ŞÜKRÜ EROĞLU'NU ARADI
Altaş’ın FBI'a verdiği ifadede, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu hakkında da çok önemli iddialar yer aldı. Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel’in Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını ileri sürdü.
“BABAM BU İŞİ HALLEDECEK VE ORADAN KALDIRACAK”
Daha sonra Sonel ve Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüklerini, kendisinin konuşmanın dışında tutulduğunu söyledi. Altaş’a göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Sus, kimseye bundan bahsetme.” dedi. Altaş'ın “Bu mesele ortadan kalkmaz” demesi üzerine ise Sonel'in “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak.” dediğini öne sürdü.
ERTESİ SABAH: “MERAK ETME, HALLETTİK”
Altaş’ın iddiasına göre ertesi sabah Mustafa Türkay Sonel kendisini yeniden aradı. Altaş, Sonel’e neler olduğunu sorduğunu, aldığı cevabın ise “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme.” olduğunu anlattı.
Altaş daha sonra Gülistan Doku'nun cesedine ne olduğunu sorduğunu, Sonel’e “Nereye gömdün?” dediğini de FBI görevlilerine söyledi.
CESET İÇİN PERTEK YOLUNU İŞARET ETTİ
FBI tutanağındaki en önemli yeni iddialardan biri de Gülistan Doku'nun cesedinin muhtemel yeriyle ilgili. Altaş’ın anlatımına göre Mustafa Türkay Sonel, cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söyledi.
Altaş daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti. Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü. Ancak Altaş, bunun kendi gördüğü bir olay değil, Sonel’den aldığı bilgiye dayanan bir tahmin olduğunu da belirtti.
BAZ KAYITLARI: ÜÇ İSİM AYNI BÖLGEDE
FBI sorgusunda Altaş’ın önüne Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de konuldu.
Soruya aktarılan dosya tespitlerine göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarındaydı. Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede bulunduğu belirtiliyordu.
PTS verilerine göre Mustafa Türkay Sonel tarafından kullanılan BMW, saat 22.17.51’de araçta yalnızca Sonel varken Tunceli’den Elazığ yönüne çıktı. Aynı araç saat 22.30.17’de Tunceli yönüne geri dönerken, sürücü koltuğunda Mustafa Türkay Sonel, ön yolcu koltuğunda ise Umut Altaş görüntülendi.
FBI SORDU: “CİNAYETİN İŞLENDİĞİ ARAÇLA KÖPRÜYE NEDEN GERİ DÖNDÜNÜZ?”
Bu kayıtlar Umut Altaş'ın ilk günkü anlatımıyla çelişince FBI ajanları sorguyu derinleştirdi. Altaş sonunda, olayın ardından Mustafa Türkay Sonel'le aynı BMW ile yeniden köprü bölgesine döndüklerini anlattı.
FBI görevlileri “Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri dönesiniz ki?” diye sordu. Altaş’ın cevabına göre Sonel, “Herhangi bir kamera var mı diye bakmak için oraya gideceğiz.” demişti.
“KAMERALAR KAYIT YAPMAYACAK” İDDİASI
FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun son görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerasının kayıtlarına ilişkin de dikkat çekici bir soru yöneltildi.
Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine köprüye geri döndükleri sırada kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini öne sürdü. Altaş kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğini ise bilmediğini söyledi.
“BENİM GÜCÜMÜ BİLİYORSUN, SENİ VE AİLENİ ÖLDÜREBİLİRİM”
Altaş, cinayetten sonra tehdit edildiğini de ileri sürdü. İfadesine göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim.” dedi.
Altaş ayrıca Sonel’in “Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar.” şeklinde konuştuğunu iddia etti. Susması için kendisine para teklif edildiğini, bunu kabul etmediğini ancak Sonel’in cüzdanına para koyduğunu da öne sürdü.
HAMİLELİK VE KÜRTAJ İDDİASI FBI SORGUSUNDA
Dosyanın en hassas başlıklarından biri ise Gülistan Doku’nun hamile bırakıldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialardı. Altaş, FBI sorgusunda bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin’le yaptığı görüşmenin içeriği kendisine okununca önemli bir gelişme yaşandı.
Altaş’ın Keskin’e, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan’ın hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Gülistan’ın bunu kabul etmeyerek çığlık attığını ve bunun üzerine başından tek el ateş ederek öldürdüğünü anlattığını söylediği kayıtlara yansımıştı.
FBI görevlileri bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sordu. Altaş önce cevap vermek istemedi. Ardından kararından vazgeçerek, bu beyanların kendisine ait olduğunu kabul etti. Ancak hemen ardından hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını savundu.
TEK SEFERLİK VİDEO İDDİASI: PARÇALANMIŞ CESET
FBI dosyasındaki bir diğer çarpıcı başlık ise Altaş’ın eski işverenine anlattığı WhatsApp videosu oldu. Sorgu tutanağına göre Altaş daha önce, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine WhatsApp üzerinden yalnızca bir kez görüntülenebilen bir video gönderdiğini; videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü anlatmıştı.
FBI sorgusunda Altaş, videoyu aldığını ve Mustafa Türkay Sonel'in gönderdiğini doğruladı. Videonun birkaç saniye sürdüğünü ve bir kişinin bir ceset parçasını tuttuğunu söyledi. Ancak videodaki cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini savundu.
FBI görevlileri, eski işverenine videodaki kişinin Gülistan olduğunu söylediği yönündeki eski beyanını hatırlattığında, Altaş bu sözlerin de kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net göremediğini ileri sürdü.
FBI’DAN KRİTİK SORU: “CİNAYET SIRASINDA ORADA MIYDIN?”
İki günlük sorgunun en kritik anlarından biri 91'inci soru oldu. Altaş’a, eski patronuyla yaptığı konuşmada cinayet sırasında Mustafa Türkay Sonel'le birlikte olduğunu ima eden sözleri hatırlatıldı ve açıkça “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” diye soruldu.
Altaş'ın cevabı FBI tutanağına şöyle geçti: “Hepsine evet.” FBI ajanları daha sonra bir kez daha, iki günlük sorgu boyunca verdiği çelişkili beyanlara rağmen cinayet sırasında olay yerinde bulunduğu yönündeki açıklamasının geçerli olup olmadığını sordu. Altaş, 0lay yerinde olduğunu doğruladı.
Dosyanın çarpıcı delillerinden biri de Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda ele geçirilen WhatsApp mesajı oldu. Soruşturma makamlarının telefon incelemesinde Umut Altaş’ın babasına “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin.” mesajını gönderdiği tespit edildi. FBI görevlileri mesajı Umut Altaş’a sordu.
Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti. Ancak neden böyle yazdığını açıklamakta zorlandı ve hatırlamadığını söyledi. FBI görevlileri, mesajın Umut Altaş’ın Gülistan Doku olayı nedeniyle susturulduğu ve ABD’ye gönderilmesinde babasının rolü bulunduğu anlamına gelebileceğini söyledi. Altaş önce ABD’ye gitme kararının kendi fikri olduğunu söyledi. Sorgu derinleştirildiğinde ise “Hepimizin fikriydi.” cevabını verdi.
Altaş, Türkiye’den 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek amacıyla bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini söyledi. Altaş’a göre bu para Tunceli’de babası tarafından doğrudan ilgili kişiye ödendi.
GENÇLİK MERKEZİNDEKİ 27 ARALIK BULUŞMASI DA SORULDU
Soruşturmada Gülistan Doku'nun kaybolmasından önce yaşandığı iddia edilen olaylar da FBI sorgusunun gündemindeydi. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019 saat 15.31-16.22 arasında Umut Altaş ile Gülistan Doku’nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı konumda bulunduğu Altaş’a soruldu.
Altaş; kendisinin, Mustafa Türkay Sonel’in ve muhtemelen Gülistan'ın orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın yürüdüğünü, Sonel’in onu takip ettiğini, ikisinin binaya girerek yaklaşık 15 dakika sonra döndüğünü anlattı.
FBI görevlileri bu kızın Gülistan olup olamayacağını sorduğunda “Mümkün olabilir.” cevabını verdi. Altaş, gizli tanığın Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu kullanıldığı ve Gülistan’a cinsel saldırıda bulunulduğu yönündeki iddialarını ise doğrulamadı
SORGU SONUNDA ESKİ VALİYE AĞIR SUÇLAMA
İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlileri Umut Altaş’a Gülistan Doku hakkında bildiklerinin bundan ibaret olup olmadığını sordu. Altaş “Evet” cevabını verdi. Ardından soruşturmanın adil yürütülmediğini öne sürdü ve dönemin Tunceli Valisini, olayı örtbas etmek ve oğlunu adalete teslim etmemekle suçladı.
34 sayfalık dosyada önemli bir teknik ayrıntının da altı çizildi. FBI, raporun başında ve ikinci gün bölümünde, Altaş’ın sözlerinin kelimesi kelimesine yapılmış bir ifade çözümü olmadığını, ajanlar tarafından görüşmenin içeriğinin özetlenmesi suretiyle hazırlandığını özellikle belirtti.
SORUŞTURMANIN İÇERİĞİNİ ETKİLEYEBİLECEK İFADE
Umut Altaş'ın ABD'de verdiği ifade şimdi Türk adli makamlarının elinde. İfadenin en kritik başlıklarını; Altaş'ın cinayet sırasında araçta ve olay yerinde bulunduğunu doğrulaması, Gülistan Doku'nun araç içinde vurulduğu iddiası, cesedin bagaja taşındığı anlatımı, Şükrü Eroğlu'nun olay sonrasında devreye girdiği iddiası, “babam bu işi halledecek” sözü, Pertek yolundaki muhtemel ceset noktası, aynı BMW ile köprüye geri dönülmesi, kamera kayıtlarına ilişkin iddia ve babasına gönderilen “Beni susturan sendin” mesajı oluşturuyor.
Bununla birlikte Altaş'ın sorgu boyunca bazı kritik ayrıntılarda çelişkili ifadeler vermesi, hamilelik, kürtaj ve cesedin sonraki akıbetine ilişkin bazı anlatımlarının doğrudan gözleme değil duyuma ve aktarıma dayanması nedeniyle, FBI tutanağındaki iddiaların diğer deliller, HTS ve PTS kayıtları, dijital materyaller ve tanık ifadeleriyle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada, Gülistan Doku’ya ne olduğu ve cesedinin nerede bulunduğunun ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar çok yönlü olarak sürüyor.
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 10 Ağustos 2026 tarihli özel durum açıklamasına konu adli soruşturma kapsamında Karamercan hakkında 10 Ağustos 2...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 10 Ağustos 2026 tarihli özel durum açıklamasına konu adli soruşturma kapsamında Karamercan hakkında 10 Ağustos 2...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 10 Ağustos 2026 tarihli özel durum açıklamasına konu adli soruşturma kapsamında Karamercan hakkında 10 Ağustos 2026 tarihinde Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklama tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğu belirtilen açıklamada, soruşturmanın içeriği, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile üçüncü kişilere ilişkin ayrıntıların hukuken kamuoyuyla paylaşılamayacağı ifade edildi.
Şirket hukuk danışmanları tarafından tutuklama kararına karşı gerekli kanuni başvurunun hazırlandığı ve 21 Ağustos 2026 tarihinde yetkili mercie sunulduğu bildirildi. Başvurunun sonucu ve kamuya açıklanması gereken diğer somut gelişmelerin ayrıca duyurulacağı kaydedildi.
Şirket faaliyetlerinde kesinti bulunmuyor
Açıklamada, şirket tüzel kişiliğine yönelik bir soruşturma, şirket malvarlığı hakkında verilmiş bir el koyma veya müsadere tedbiri, şirket yönetimine ilişkin bir kayyım kararı ya da şirketin üretim ve ticari faaliyetlerini durduran adli veya idari bir kararın şirkete tebliğ edilmediği belirtildi.
Şirketin yönetim, temsil ve operasyonel karar mekanizmalarının kesintisiz şekilde çalışmaya devam ettiği ifade edildi.
Yönetim kurulu başkanının görevlerini fiilen yerine getiremediği süre boyunca şirketin sevk ve idaresinin, 13 Ağustos 2026 tarihli yönetim kurulu kararı doğrultusunda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hikmet Alabıcak tarafından, belirlenen yetki ve görev dağılımı çerçevesinde yürütüldüğü aktarıldı.
Şirket, adli sürecin sonucu hakkında bu aşamada kesin bir değerlendirme yapılamayacağını belirterek, yalnızca resmi adli mercilerce verilen kararlar ile şirket faaliyetleri açısından önem taşıyan somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin 10 Ağustos 2026 tarihli özel durum açıklamasına konu adli soruşturma kapsamında Karamercan hakkında 10 Ağustos 2026 tarihinde Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklama tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğu belirtilen açıklamada, soruşturmanın içeriği, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile üçüncü kişilere ilişkin ayrıntıların hukuken kamuoyuyla paylaşılamayacağı ifade edildi.
Şirket hukuk danışmanları tarafından tutuklama kararına karşı gerekli kanuni başvurunun hazırlandığı ve 21 Ağustos 2026 tarihinde yetkili mercie sunulduğu bildirildi. Başvurunun sonucu ve kamuya açıklanması gereken diğer somut gelişmelerin ayrıca duyurulacağı kaydedildi.
Şirket faaliyetlerinde kesinti bulunmuyor
Açıklamada, şirket tüzel kişiliğine yönelik bir soruşturma, şirket malvarlığı hakkında verilmiş bir el koyma veya müsadere tedbiri, şirket yönetimine ilişkin bir kayyım kararı ya da şirketin üretim ve ticari faaliyetlerini durduran adli veya idari bir kararın şirkete tebliğ edilmediği belirtildi.
Şirketin yönetim, temsil ve operasyonel karar mekanizmalarının kesintisiz şekilde çalışmaya devam ettiği ifade edildi.
Yönetim kurulu başkanının görevlerini fiilen yerine getiremediği süre boyunca şirketin sevk ve idaresinin, 13 Ağustos 2026 tarihli yönetim kurulu kararı doğrultusunda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hikmet Alabıcak tarafından, belirlenen yetki ve görev dağılımı çerçevesinde yürütüldüğü aktarıldı.
Şirket, adli sürecin sonucu hakkında bu aşamada kesin bir değerlendirme yapılamayacağını belirterek, yalnızca resmi adli mercilerce verilen kararlar ile şirket faaliyetleri açısından önem taşıyan somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.
İstanbul Avrupa Yakası'nda elektrik hizmeti sunan Boğaziçi Elektrik Dağıt...
İstanbul Avrupa Yakası'nda elektrik hizmeti sunan Boğaziçi Elektrik Dağıt...
İstanbul Avrupa Yakası'nda elektrik hizmeti sunan Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), şebeke yenileme ve periyodik altyapı çalışmaları kapsamında yeni bir planlı elektrik kesintisi yapacak.
İstanbul'da yaşayan ve milyonlarca vatandaşı etkileyecek elektrik kesintisi duyurusu BEDAŞ tarafından yapıldı. Şehir genelinde yürütülen şebeke yenileme, bakım ve isale hattı bağlantı çalışmaları nedeniyle Avrupa Yakası genelinde geniş kapsamlı planlı elektrik kesintileri uygulanacak. Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) tarafından 24 ilçeyi kapsayan elektrik kesintisi duyurusunda bazı ilçelerde kesintiler 9 saat sürecek. Peki, hangi ilçelerde elektrik kesintisi yaşanacak? İşte 9 Eylül BEDAŞ elektrik kesintisi programı.
İstanbul Avrupa Yakası'nda elektrik hizmeti sunan Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), şebeke yenileme ve periyodik altyapı çalışmaları kapsamında yeni bir planlı elektrik kesintisi yapacak.
İstanbul'da yaşayan ve milyonlarca vatandaşı etkileyecek elektrik kesintisi duyurusu BEDAŞ tarafından yapıldı. Şehir genelinde yürütülen şebeke yenileme, bakım ve isale hattı bağlantı çalışmaları nedeniyle Avrupa Yakası genelinde geniş kapsamlı planlı elektrik kesintileri uygulanacak. Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) tarafından 24 ilçeyi kapsayan elektrik kesintisi duyurusunda bazı ilçelerde kesintiler 9 saat sürecek. Peki, hangi ilçelerde elektrik kesintisi yaşanacak? İşte 9 Eylül BEDAŞ elektrik kesintisi programı.
Milli Eğitim Bakanlığınca, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi, ilkokula ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayan öğrencilere yönelik Uyum Haftası, yarından itibaren 11 Eylül'e kadar sürecek.
Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için 5, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri içinse 3 gü...
Milli Eğitim Bakanlığınca, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi, ilkokula ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayan öğrencilere yönelik Uyum Haftası, yarından itibaren 11 Eylül'e kadar sürecek.
Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için 5, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri içinse 3 gü...
Milli Eğitim Bakanlığınca, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi, ilkokula ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayan öğrencilere yönelik Uyum Haftası, yarından itibaren 11 Eylül'e kadar sürecek.
Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için 5, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri içinse 3 gün olarak uygulanacak. Bu kapsamda hazırlanan "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi"nde 5 günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi.
Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı.
Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.
HER KADEME İÇİN AYRI HEDEFLER BELİRLENDİ
Okul öncesi eğitim programında ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının sağlanması ve çocukların okulda edindikleri bilgi, beceri ile değerleri aile ve günlük yaşam deneyimleriyle ilişkilendirmelerine katkı sunulması amaçlanıyor.
İlkokul 1'inci sınıf programında öğrencilerin okul müdürünü, öğretmenlerini, okul personelini, okul ortamlarını ve rutinlerini tanımaları, aidiyet geliştirmeleri, gereksinimlerini ifade etmeleri ve yaşlarına uygun sorumluluklar üstlenmeleri hedefleniyor.
Ortaokul 5'inci sınıf programında da öğrencilerin ortaokulun yeni düzenini, branş öğretmenlerini, öğrenme ortamlarını ve yardım yollarını tanımaları, öğretmenleri ve akranlarıyla sağlıklı iletişim kurmaları, aidiyet geliştirmeleri ve ders ile sorumluluklarını giderek daha düzenli biçimde yönetmeleri öngörülüyor.
KAMU PERSONELİNE 3 SAAT UYUM HAFTASI İZNİ
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen yazı doğrultusunda, kamuda çalışan velilerden biri, talep edilmesi halinde uyum haftası eğitimlerinde öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun olarak 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılacak.
MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimine göre, okullarda birinci dönem 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.
UYUM HAFTASINA VELİLER DE DAHİL EDİLECEKMilli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okul yönetmeliğinde kapsamlı değişikliklere gitmişti.
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme çanta aramasından, devamsızlık şartına; disiplin ve kayıt kurallarından, velilerle yapılacak görüşmelere kadar birçok yenilik içeriyordu. O düzenlemelerden biri okul öncesi ve birinci sınıfa başlayacak öğrenciler için yapılan uyum haftalarıyla ilgili. Okul-aile işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla okul öncesi ve birinci sınıfa başlayacak öğrenciler için eğitim öğretim yılı başlamadan önce düzenlenen uyum haftasında veliler de sürece aktif olarak dahil edilecek.
Bu kapsamda ebeveynlere yönelik özel programlar hazırlanacak. Programlarla ailelerin çocukların okula uyum sürecine daha bilinçli katkı sağlaması ve okul ile aile arasındaki iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Böylece öğrencilerin yeni eğitim ortamına daha kolay uyum sağlamaları amaçlanıyor.
Milli Eğitim Bakanlığınca, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi, ilkokula ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayan öğrencilere yönelik Uyum Haftası, yarından itibaren 11 Eylül'e kadar sürecek.
Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için 5, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri içinse 3 gün olarak uygulanacak. Bu kapsamda hazırlanan "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi"nde 5 günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi.
Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı.
Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.
HER KADEME İÇİN AYRI HEDEFLER BELİRLENDİ
Okul öncesi eğitim programında ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının sağlanması ve çocukların okulda edindikleri bilgi, beceri ile değerleri aile ve günlük yaşam deneyimleriyle ilişkilendirmelerine katkı sunulması amaçlanıyor.
İlkokul 1'inci sınıf programında öğrencilerin okul müdürünü, öğretmenlerini, okul personelini, okul ortamlarını ve rutinlerini tanımaları, aidiyet geliştirmeleri, gereksinimlerini ifade etmeleri ve yaşlarına uygun sorumluluklar üstlenmeleri hedefleniyor.
Ortaokul 5'inci sınıf programında da öğrencilerin ortaokulun yeni düzenini, branş öğretmenlerini, öğrenme ortamlarını ve yardım yollarını tanımaları, öğretmenleri ve akranlarıyla sağlıklı iletişim kurmaları, aidiyet geliştirmeleri ve ders ile sorumluluklarını giderek daha düzenli biçimde yönetmeleri öngörülüyor.
KAMU PERSONELİNE 3 SAAT UYUM HAFTASI İZNİ
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen yazı doğrultusunda, kamuda çalışan velilerden biri, talep edilmesi halinde uyum haftası eğitimlerinde öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun olarak 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılacak.
MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimine göre, okullarda birinci dönem 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.
UYUM HAFTASINA VELİLER DE DAHİL EDİLECEKMilli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okul yönetmeliğinde kapsamlı değişikliklere gitmişti.
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme çanta aramasından, devamsızlık şartına; disiplin ve kayıt kurallarından, velilerle yapılacak görüşmelere kadar birçok yenilik içeriyordu. O düzenlemelerden biri okul öncesi ve birinci sınıfa başlayacak öğrenciler için yapılan uyum haftalarıyla ilgili. Okul-aile işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla okul öncesi ve birinci sınıfa başlayacak öğrenciler için eğitim öğretim yılı başlamadan önce düzenlenen uyum haftasında veliler de sürece aktif olarak dahil edilecek.
Bu kapsamda ebeveynlere yönelik özel programlar hazırlanacak. Programlarla ailelerin çocukların okula uyum sürecine daha bilinçli katkı sağlaması ve okul ile aile arasındaki iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Böylece öğrencilerin yeni eğitim ortamına daha kolay uyum sağlamaları amaçlanıyor.
ALTIN SİPARİŞİ DİJİTAL EKRANDAN VERİLECEKDüğün ve nikah gibi organizasyonlarda altın almak isteyenler için geliştirilen kiosk sistemiyle, fiziki altın siparişi dijital ekran üzerinden verilebiliyor. Seçilen altın, sigortalı kargoyla belirtilen adrese gönderiliyor.
Altın Anne tarafından geliştirilen uygulamada kullanıcılar, kiosk ekranından almak istedikleri ürün ve gramajı seçe...
ALTIN SİPARİŞİ DİJİTAL EKRANDAN VERİLECEKDüğün ve nikah gibi organizasyonlarda altın almak isteyenler için geliştirilen kiosk sistemiyle, fiziki altın siparişi dijital ekran üzerinden verilebiliyor. Seçilen altın, sigortalı kargoyla belirtilen adrese gönderiliyor.
Altın Anne tarafından geliştirilen uygulamada kullanıcılar, kiosk ekranından almak istedikleri ürün ve gramajı seçe...
ALTIN SİPARİŞİ DİJİTAL EKRANDAN VERİLECEKDüğün ve nikah gibi organizasyonlarda altın almak isteyenler için geliştirilen kiosk sistemiyle, fiziki altın siparişi dijital ekran üzerinden verilebiliyor. Seçilen altın, sigortalı kargoyla belirtilen adrese gönderiliyor.
Altın Anne tarafından geliştirilen uygulamada kullanıcılar, kiosk ekranından almak istedikleri ürün ve gramajı seçerek gerekli bilgileri sisteme giriyor.
İşlemin tamamlanmasının ardından fiziki altın, İstanbul Kuyumcular Odası güven etiketiyle sigortalı olarak alıcıya ulaştırılıyor.
Sistemle, düğün veya nikah öncesinde kuyumcuya gitme ve satın alınan altını organizasyon boyunca yanında taşıma ihtiyacının ortadan kaldırılması hedefleniyor. Böylece altının kaybolması veya çalınması gibi risklerin de azaltılması amaçlanıyor.
Kioskların ilerleyen dönemde düğün ve nikah salonlarının yanı sıra oteller, havalimanları ve altına ihtiyaç duyulan farklı noktalarda yaygınlaştırılması planlanıyor.
"ÖNCEDEN ALTIN ALMA TELAŞINA SON VERİYORUZ"Altın Anne Kurumsal İletişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ecem Karaman, projenin ilk adımını Kocaeli'de attıklarını belirterek şöyle konuştu:
“Altın Anne tarafından geliştirdiğimiz kiosk projemizin ilk adımını Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden olan Antikkapı'da attık. Pilot uygulamamızda bize destek olan Antikkapı ailesine ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etmek istiyoruz.
Bugün bir düğüne giderken altınımızı önceden alıp cebimizde taşıyoruz. Kiosk ile birlikte bulunduğumuz yerden ürün ve gramajını seçerek altının fiziksel olarak belirttiğiniz adrese gönderilmesini sağlıyoruz. Böylece önceden altın alma telaşına son veriyoruz; kaybolma ve çalınma gibi riskleri de ortadan kaldırmış oluyoruz.
KİOSKLAR NİKAH VE DÜĞÜN SALONLARINA YERLEŞTİRİLECEK
Kiosk üzerinden ürün ve gramajlarını inceleyerek özgürce seçim yapabiliyorsunuz. İstenilen bilgileri dijital olarak vermeniz yeterli. İşleminiz sistem üzerinden kayıt altına alınarak gerçekleştiriliyor. Sonrasında ise tercih ettiğiniz ürün, sigortalı kargo ile hızlı şekilde belirttiğiniz adrese teslim ediliyor. Altın Anne markamızdan gönderilen bütün ürünler ise İstanbul Kuyumcular Odası güven etiketiyle birlikte teslim ediliyor.
Aslında biz kiosk ile birlikte altının fiziki olma özelliğini ortadan kaldırmıyoruz. Dijital dünyanın kolaylığıyla birlikte fiziki altına ulaşmayı daha erişilebilir ve daha pratik hale getiriyoruz. Kiosklar nerede olacak? Özellikle altına ihtiyaç duyulan nikah ve düğün salonlarında, otellerde, havalimanlarında. Altına ihtiyaç duyulan her yerde olmayı hedefliyoruz."
"ZAMANDAN BÜYÜK TASARRUF SAĞLIYOR"Kiosku kullanan İrem Yılmazer ise cihazı ilk gördüğünde şaşırdığını ifade ederek, "Aslında cihazı görünce başta çok şaşırdım, 'Altın alınır mı, nasıl alınır?' diye. Ama cihazın karşısına geçtiğinizde cihaz sizi çok kolay bir şekilde yönlendiriyor. Hemen ürünü seçiyorsunuz, adresinizi giriyorsunuz ve altını alabiliyorsunuz. Zamandan büyük tasarruf sağlıyor. Ben çok sevdim, keşke her yerde olsa." diye konuştu.
"ARTIK ALTINI YANIMDA TAŞIMA GİBİ BİR DERDİM YOK" Erdem Yılmazer de uygulamaya ilk başta temkinli yaklaştığını belirterek, "İlk başta tedirgin yaklaşmıştım ama fiziki POS olması cihazda güven verdi. Altını evde unutma gibi derdi kalmadığı için de hoşumuza gitti. Satın alımı yaptık. Bundan sonra nerede görsem alırım. Artık altını yanımda taşıma gibi bir derdim yok. Cihazı çok sevdik" ifadelerini kullandı.
"MİSAFİRLERİMİZDEN GELEN TALEPLER GAYET OLUMLU, GÜZEL"Antikkapı Düğün Salonu yetkilisi Haydar Yavuz ise uygulamanın yaklaşık bir yıldır devam ettiğini belirterek, "Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin iştiraklerinden Antikkapı Düğün Salonu'nda yaklaşık bir yıldan beri Altın Anne'nin uygulaması devam etmektedir. Misafirlerimizden gelen talepler gayet olumlu." dedi.
ALTIN SİPARİŞİ DİJİTAL EKRANDAN VERİLECEKDüğün ve nikah gibi organizasyonlarda altın almak isteyenler için geliştirilen kiosk sistemiyle, fiziki altın siparişi dijital ekran üzerinden verilebiliyor. Seçilen altın, sigortalı kargoyla belirtilen adrese gönderiliyor.
Altın Anne tarafından geliştirilen uygulamada kullanıcılar, kiosk ekranından almak istedikleri ürün ve gramajı seçerek gerekli bilgileri sisteme giriyor.
İşlemin tamamlanmasının ardından fiziki altın, İstanbul Kuyumcular Odası güven etiketiyle sigortalı olarak alıcıya ulaştırılıyor.
Sistemle, düğün veya nikah öncesinde kuyumcuya gitme ve satın alınan altını organizasyon boyunca yanında taşıma ihtiyacının ortadan kaldırılması hedefleniyor. Böylece altının kaybolması veya çalınması gibi risklerin de azaltılması amaçlanıyor.
Kioskların ilerleyen dönemde düğün ve nikah salonlarının yanı sıra oteller, havalimanları ve altına ihtiyaç duyulan farklı noktalarda yaygınlaştırılması planlanıyor.
"ÖNCEDEN ALTIN ALMA TELAŞINA SON VERİYORUZ"Altın Anne Kurumsal İletişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ecem Karaman, projenin ilk adımını Kocaeli'de attıklarını belirterek şöyle konuştu:
“Altın Anne tarafından geliştirdiğimiz kiosk projemizin ilk adımını Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden olan Antikkapı'da attık. Pilot uygulamamızda bize destek olan Antikkapı ailesine ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etmek istiyoruz.
Bugün bir düğüne giderken altınımızı önceden alıp cebimizde taşıyoruz. Kiosk ile birlikte bulunduğumuz yerden ürün ve gramajını seçerek altının fiziksel olarak belirttiğiniz adrese gönderilmesini sağlıyoruz. Böylece önceden altın alma telaşına son veriyoruz; kaybolma ve çalınma gibi riskleri de ortadan kaldırmış oluyoruz.
KİOSKLAR NİKAH VE DÜĞÜN SALONLARINA YERLEŞTİRİLECEK
Kiosk üzerinden ürün ve gramajlarını inceleyerek özgürce seçim yapabiliyorsunuz. İstenilen bilgileri dijital olarak vermeniz yeterli. İşleminiz sistem üzerinden kayıt altına alınarak gerçekleştiriliyor. Sonrasında ise tercih ettiğiniz ürün, sigortalı kargo ile hızlı şekilde belirttiğiniz adrese teslim ediliyor. Altın Anne markamızdan gönderilen bütün ürünler ise İstanbul Kuyumcular Odası güven etiketiyle birlikte teslim ediliyor.
Aslında biz kiosk ile birlikte altının fiziki olma özelliğini ortadan kaldırmıyoruz. Dijital dünyanın kolaylığıyla birlikte fiziki altına ulaşmayı daha erişilebilir ve daha pratik hale getiriyoruz. Kiosklar nerede olacak? Özellikle altına ihtiyaç duyulan nikah ve düğün salonlarında, otellerde, havalimanlarında. Altına ihtiyaç duyulan her yerde olmayı hedefliyoruz."
"ZAMANDAN BÜYÜK TASARRUF SAĞLIYOR"Kiosku kullanan İrem Yılmazer ise cihazı ilk gördüğünde şaşırdığını ifade ederek, "Aslında cihazı görünce başta çok şaşırdım, 'Altın alınır mı, nasıl alınır?' diye. Ama cihazın karşısına geçtiğinizde cihaz sizi çok kolay bir şekilde yönlendiriyor. Hemen ürünü seçiyorsunuz, adresinizi giriyorsunuz ve altını alabiliyorsunuz. Zamandan büyük tasarruf sağlıyor. Ben çok sevdim, keşke her yerde olsa." diye konuştu.
"ARTIK ALTINI YANIMDA TAŞIMA GİBİ BİR DERDİM YOK" Erdem Yılmazer de uygulamaya ilk başta temkinli yaklaştığını belirterek, "İlk başta tedirgin yaklaşmıştım ama fiziki POS olması cihazda güven verdi. Altını evde unutma gibi derdi kalmadığı için de hoşumuza gitti. Satın alımı yaptık. Bundan sonra nerede görsem alırım. Artık altını yanımda taşıma gibi bir derdim yok. Cihazı çok sevdik" ifadelerini kullandı.
"MİSAFİRLERİMİZDEN GELEN TALEPLER GAYET OLUMLU, GÜZEL"Antikkapı Düğün Salonu yetkilisi Haydar Yavuz ise uygulamanın yaklaşık bir yıldır devam ettiğini belirterek, "Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin iştiraklerinden Antikkapı Düğün Salonu'nda yaklaşık bir yıldan beri Altın Anne'nin uygulaması devam etmektedir. Misafirlerimizden gelen talepler gayet olumlu." dedi.
Edirne'de müteahhitlik yapan Nazmi Ö. (71), 23 Ağustos günü İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne giderek Kavgaz mevkisinde 2013 yılında belediyeden aldığı ruhsat onayı ile inşaata başladığını, 2016 yılında ruhsat ye...
Edirne'de müteahhitlik yapan Nazmi Ö. (71), 23 Ağustos günü İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne giderek Kavgaz mevkisinde 2013 yılında belediyeden aldığı ruhsat onayı ile inşaata başladığını, 2016 yılında ruhsat ye...
Edirne'de müteahhitlik yapan Nazmi Ö. (71), 23 Ağustos günü İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne giderek Kavgaz mevkisinde 2013 yılında belediyeden aldığı ruhsat onayı ile inşaata başladığını, 2016 yılında ruhsat yenilemek için gittiğinde ise kendisine binanın yola uzaklığında sorun olduğunu ve yıkılması gerektiğinin söylediğini iddia etti.
Yıllarca inşaatında ilerleme kaydedemediğini öne süren Nazmi Ö., 17 Ağustos günü daha önceden tanıdığı avukat E.Y.'nin (42) kendisini telefonla arayarak “belediye imar komisyonu başkanı olduğunu ve gerekli ruhsat onayını da kendisinin çıkarabileceğini” ileri sürdüğünü, aynı gün Edirne Adliyesi önünde bulunan kafede buluştuklarını anlattı.
Nazmi Ö., Edirne Belediyesi'nde CHP'li Meclis ve İmar Komisyonu Üyesi Avukat E.Y.'nin kendisinden 200 bin euro para istediğini ve parayı da Bulgaristan'da almak istediğini söylediğini öne sürdü.
Nazmi Ö.'nün başvurusu üzerine, “İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ve teknik araçla izleme” kararı alındı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Nazmi Ö.'nün E.Y. ile Edirne'de Üç Şerefeli Camisi'nde buluşacaklarının bilgisinin alınması üzerine polis tarafından gerekli önlemler alındı. Buluşma noktasına görüntü ve ses kaydı düzeneği kuruldu.
Nazmi Ö. ile E.Y.’nin buluşmasında, görüntüye de alınan şu diyalog geçti:
E.Y: Sen hallet işini, 5 dakika bizim ofise gel. 5 dakika gelirsin, ne olacak?
Nazmi Ö: Ofise gelmem abi. Sen benden şüphe duydun, ben ofise gelmem. Sen bilirsin.
E.Y: Şüphe duyduğumdan değil, şuradaki arkadaşlar emniyetten.
Nazmi Ö: Hangisi?
E.Y: Arkada oturanlar, bakma şimdi bakma. Huzursuzluk yaratma.
Nazmi Ö: Sen bilirsin abi. Ben anlamam. Polis lokaline gelmiş olabilirler buradaki.
E.Y: Olabilir, her türlü olabilir.
Nazmi Ö: Ben bir tek Turgay'ı tanıyorum. Adliyede evraklara bakıyor, polis.
E.Y: Sen işin bitince ofise gelirsin. Ben burayı hallediyorum.
Yaklaşık 10 dakika süren görüşmenin ardından E.Y., polis tarafından rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan karar doğrultusunda şüpheli E.Y.’nin evinde ve avukatlık ofisinde yapılan aramalarda 4 bilgisayar, 2 defter, 5 yapraktan oluşan evraka el konuldu.
E.Y. hakkında ayrıca, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan bir soruşturma daha başlatıldı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, susma hakkını kullanan şüphelinin mal varlığı hareketlerinin tespiti için gerekli araştırmaya başlanması ve hakkında MASAK raporu temin edilmesi hususunda kolluk ekiplerine talimat verdi.
Edirne'de müteahhitlik yapan Nazmi Ö. (71), 23 Ağustos günü İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne giderek Kavgaz mevkisinde 2013 yılında belediyeden aldığı ruhsat onayı ile inşaata başladığını, 2016 yılında ruhsat yenilemek için gittiğinde ise kendisine binanın yola uzaklığında sorun olduğunu ve yıkılması gerektiğinin söylediğini iddia etti.
Yıllarca inşaatında ilerleme kaydedemediğini öne süren Nazmi Ö., 17 Ağustos günü daha önceden tanıdığı avukat E.Y.'nin (42) kendisini telefonla arayarak “belediye imar komisyonu başkanı olduğunu ve gerekli ruhsat onayını da kendisinin çıkarabileceğini” ileri sürdüğünü, aynı gün Edirne Adliyesi önünde bulunan kafede buluştuklarını anlattı.
Nazmi Ö., Edirne Belediyesi'nde CHP'li Meclis ve İmar Komisyonu Üyesi Avukat E.Y.'nin kendisinden 200 bin euro para istediğini ve parayı da Bulgaristan'da almak istediğini söylediğini öne sürdü.
Nazmi Ö.'nün başvurusu üzerine, “İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ve teknik araçla izleme” kararı alındı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Nazmi Ö.'nün E.Y. ile Edirne'de Üç Şerefeli Camisi'nde buluşacaklarının bilgisinin alınması üzerine polis tarafından gerekli önlemler alındı. Buluşma noktasına görüntü ve ses kaydı düzeneği kuruldu.
Nazmi Ö. ile E.Y.’nin buluşmasında, görüntüye de alınan şu diyalog geçti:
E.Y: Sen hallet işini, 5 dakika bizim ofise gel. 5 dakika gelirsin, ne olacak?
Nazmi Ö: Ofise gelmem abi. Sen benden şüphe duydun, ben ofise gelmem. Sen bilirsin.
E.Y: Şüphe duyduğumdan değil, şuradaki arkadaşlar emniyetten.
Nazmi Ö: Hangisi?
E.Y: Arkada oturanlar, bakma şimdi bakma. Huzursuzluk yaratma.
Nazmi Ö: Sen bilirsin abi. Ben anlamam. Polis lokaline gelmiş olabilirler buradaki.
E.Y: Olabilir, her türlü olabilir.
Nazmi Ö: Ben bir tek Turgay'ı tanıyorum. Adliyede evraklara bakıyor, polis.
E.Y: Sen işin bitince ofise gelirsin. Ben burayı hallediyorum.
Yaklaşık 10 dakika süren görüşmenin ardından E.Y., polis tarafından rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan karar doğrultusunda şüpheli E.Y.’nin evinde ve avukatlık ofisinde yapılan aramalarda 4 bilgisayar, 2 defter, 5 yapraktan oluşan evraka el konuldu.
E.Y. hakkında ayrıca, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan bir soruşturma daha başlatıldı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, susma hakkını kullanan şüphelinin mal varlığı hareketlerinin tespiti için gerekli araştırmaya başlanması ve hakkında MASAK raporu temin edilmesi hususunda kolluk ekiplerine talimat verdi.
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....