Yeni eğitim-öğretim yılı önümüzdeki pazartesi günü başlayacak.
Milyonlarca öğrencinin d...
Yeni eğitim-öğretim yılı önümüzdeki pazartesi günü başlayacak.
Milyonlarca öğrencinin d...
Yeni eğitim-öğretim yılı önümüzdeki pazartesi günü başlayacak.
Milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı okullarda, kantin fiyatları da belli oldu.
Okul kantinlerinde bir tost, bir ayran 130 liraya satılacak. Kantinlerde tost, geçen yıl 90 liradan satılıyordu.
TAVUK DÖNER 145 LİRABu yıl simit 30 lira, açma ve poğaça 35 lira olacak. Tavuk dönerin fiyatı ise 145 lira olarak belirlendi.
Yarım litre suyun fiyatı 15, çay fiyatı ise 25 lira olacak.
TABLDOT YEMEK GÜNLÜK 245 LİRA OLACAKOkullardaki tabldot yemek fiyatları da belli oldu.
Üç çeşit yemeğin fiyatı 245, dört çeşit yemeğin fiyatı ise 285 lira olarak belirlendi.
"BU YIL CÜZZİ BİR ZAM YAPTIK"İstanbul Kantinciler Odası Başkanı Vahap Osmanoğlu, bu yıl cüzzi bir zam yaptıklarını söyledi.
Kantinciler olarak enflasyonla mücadele başlattıklarını söyleyen Osmanoğlu, genel toplamda yüzde 6,8 oranında zam yaptıklarını söyledi.
Yeni eğitim-öğretim yılı önümüzdeki pazartesi günü başlayacak.
Milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı okullarda, kantin fiyatları da belli oldu.
Okul kantinlerinde bir tost, bir ayran 130 liraya satılacak. Kantinlerde tost, geçen yıl 90 liradan satılıyordu.
TAVUK DÖNER 145 LİRABu yıl simit 30 lira, açma ve poğaça 35 lira olacak. Tavuk dönerin fiyatı ise 145 lira olarak belirlendi.
Yarım litre suyun fiyatı 15, çay fiyatı ise 25 lira olacak.
TABLDOT YEMEK GÜNLÜK 245 LİRA OLACAKOkullardaki tabldot yemek fiyatları da belli oldu.
Üç çeşit yemeğin fiyatı 245, dört çeşit yemeğin fiyatı ise 285 lira olarak belirlendi.
"BU YIL CÜZZİ BİR ZAM YAPTIK"İstanbul Kantinciler Odası Başkanı Vahap Osmanoğlu, bu yıl cüzzi bir zam yaptıklarını söyledi.
Kantinciler olarak enflasyonla mücadele başlattıklarını söyleyen Osmanoğlu, genel toplamda yüzde 6,8 oranında zam yaptıklarını söyledi.
ECOWAS Ekonomik İşler ve Tarım Komiseri Kalilou Sylla, Batı Afrika bölgesel karbon piyasası platformunun kurulmasına ilişkin Nijerya'nın başkenti Abuja'da düzenlenen çalıştayda konuştu.
S...
ECOWAS Ekonomik İşler ve Tarım Komiseri Kalilou Sylla, Batı Afrika bölgesel karbon piyasası platformunun kurulmasına ilişkin Nijerya'nın başkenti Abuja'da düzenlenen çalıştayda konuştu.
S...
ECOWAS Ekonomik İşler ve Tarım Komiseri Kalilou Sylla, Batı Afrika bölgesel karbon piyasası platformunun kurulmasına ilişkin Nijerya'nın başkenti Abuja'da düzenlenen çalıştayda konuştu.
Sylla, Batı Afrika'nın iklim değişikliğine karşı dünyanın en kırılgan bölgelerinden biri olduğunu söyledi.
Bölgede sıcaklıkların 2050'ye kadar 1,5 ila 3 derece artmasının beklendiğini belirten Sylla, iklim krizinin milyonlarca Batı Afrikalıyı yerinden edebileceği uyarısında bulundu.
Sylla, iklim krizinin etkileri nedeniyle bölgede yaklaşık 32 milyon kişinin ülke içinde yerinden edilebileceğini ifade ederek, iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için ise 294 milyar dolarlık finansmana ihtiyaç duyulduğunu anlattı.
Bu durumun bölgesel ölçekte ortak hareket edilmesini zorunlu kıldığına dikkati çeken Sylla, üye ülkelerin iklim hedeflerini yükseltmesiyle finansman açığının daha da büyüdüğünün altını çizdi.
BATI AFRİKA KARBON PİYASALARINDAKİ POTANSİYELİNİ KULLANAMIYOR
Sylla, Batı Afrika'nın karbon piyasalarında önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, bölgede 350 milyon hektardan fazla tarım arazisinin yanı sıra geniş ormanlık alanlar, mangrov ekosistemleri ve bozulan arazilerin yeniden kazanılması için büyük imkanlar bulunduğunu belirtti.
Bu varlıkların yüksek bütünlüğe sahip karbon kredileri üretmek için kullanılabileceğini ifade eden Sylla, buna rağmen bölgenin uluslararası karbon piyasalarında yeterince temsil edilmediğini söyledi.
Sylla, düzenleyici boşluklar, teknik kapasite eksikliği, izleme sistemlerindeki yetersizlikler ve sertifikasyon sorunlarının bölge ülkelerinin karbon piyasalarından daha fazla faydalanmasını engellediğini kaydetti.
Kalilou Sylla, çalıştay katılımcılarına taslak çerçeveyi ayrıntılı biçimde inceleyerek yatırımcılar açısından güvenilir, şeffaf ve cazip bir platform oluşturulmasına katkı sunmaları çağrısında bulundu.
ECOWAS Ekonomik İşler ve Tarım Komiseri Kalilou Sylla, Batı Afrika bölgesel karbon piyasası platformunun kurulmasına ilişkin Nijerya'nın başkenti Abuja'da düzenlenen çalıştayda konuştu.
Sylla, Batı Afrika'nın iklim değişikliğine karşı dünyanın en kırılgan bölgelerinden biri olduğunu söyledi.
Bölgede sıcaklıkların 2050'ye kadar 1,5 ila 3 derece artmasının beklendiğini belirten Sylla, iklim krizinin milyonlarca Batı Afrikalıyı yerinden edebileceği uyarısında bulundu.
Sylla, iklim krizinin etkileri nedeniyle bölgede yaklaşık 32 milyon kişinin ülke içinde yerinden edilebileceğini ifade ederek, iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için ise 294 milyar dolarlık finansmana ihtiyaç duyulduğunu anlattı.
Bu durumun bölgesel ölçekte ortak hareket edilmesini zorunlu kıldığına dikkati çeken Sylla, üye ülkelerin iklim hedeflerini yükseltmesiyle finansman açığının daha da büyüdüğünün altını çizdi.
BATI AFRİKA KARBON PİYASALARINDAKİ POTANSİYELİNİ KULLANAMIYOR
Sylla, Batı Afrika'nın karbon piyasalarında önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, bölgede 350 milyon hektardan fazla tarım arazisinin yanı sıra geniş ormanlık alanlar, mangrov ekosistemleri ve bozulan arazilerin yeniden kazanılması için büyük imkanlar bulunduğunu belirtti.
Bu varlıkların yüksek bütünlüğe sahip karbon kredileri üretmek için kullanılabileceğini ifade eden Sylla, buna rağmen bölgenin uluslararası karbon piyasalarında yeterince temsil edilmediğini söyledi.
Sylla, düzenleyici boşluklar, teknik kapasite eksikliği, izleme sistemlerindeki yetersizlikler ve sertifikasyon sorunlarının bölge ülkelerinin karbon piyasalarından daha fazla faydalanmasını engellediğini kaydetti.
Kalilou Sylla, çalıştay katılımcılarına taslak çerçeveyi ayrıntılı biçimde inceleyerek yatırımcılar açısından güvenilir, şeffaf ve cazip bir platform oluşturulmasına katkı sunmaları çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Cezire Arabic'te pazar akşamı yayımlanacak "Al Muqabala" programı için verdiği özel röportajda bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mekke'de imzalanan savunma anlaşmasına değinen Erdoğan, taraflardan birinin dış saldırıya uğraması halinde üç ülkenin birlikte hareket etmesini öngören anlaşmanın dünyaya önemli bir mesaj verdiğini söyledi.
Erdoğan, paktın ilerleyen dön...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Cezire Arabic'te pazar akşamı yayımlanacak "Al Muqabala" programı için verdiği özel röportajda bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mekke'de imzalanan savunma anlaşmasına değinen Erdoğan, taraflardan birinin dış saldırıya uğraması halinde üç ülkenin birlikte hareket etmesini öngören anlaşmanın dünyaya önemli bir mesaj verdiğini söyledi.
Erdoğan, paktın ilerleyen dön...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Cezire Arabic'te pazar akşamı yayımlanacak "Al Muqabala" programı için verdiği özel röportajda bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mekke'de imzalanan savunma anlaşmasına değinen Erdoğan, taraflardan birinin dış saldırıya uğraması halinde üç ülkenin birlikte hareket etmesini öngören anlaşmanın dünyaya önemli bir mesaj verdiğini söyledi.
Erdoğan, paktın ilerleyen dönemde genişletilebileceğini belirterek, Mısır'ın katılımının da seçenekler arasında olduğunu ifade etti.
BİR ÜLKEYE SALDIRI ÜÇÜNE SALDIRI SAYILACAK
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke'de imzalandı.
Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkeye birden yapılmış kabul edilecek. Bu yönüyle anlaşma, NATO'nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesine benzetiliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da daha önce anlaşmanın teknik açıdan NATO'nun 5. maddesindeki karşılıklı savunma mekanizmasına benzediğini belirtmiş, ancak herhangi bir ülkeye, İran dahil, karşı oluşturulmadığını vurgulamıştı.
Fidan ayrıca Mısır'ın ilerleyen aşamada pakta katılabileceğini, bunun önünde bazı teknik konular bulunduğunu söylemişti.
HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI
Erdoğan röportajda Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime de değindi.
Boğazın yeniden açılmasının Ankara açısından öncelikli olduğunu söyleyen Erdoğan, kapalı kalmasının hiçbir tarafın çıkarına olmadığını belirtti.
Erdoğan, bölgede çatışmaların sona erdirilmesine yönelik arabuluculuk girişimlerinde Katar'ın önemli rol oynadığını da ifade etti.
“SURİYE'Yİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”
Suriye, Gazze ve Lübnan'daki gelişmeler hakkında da konuşan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki komşularını yaşanan krizlerle baş başa bırakmayacağını söyledi.
Suriye'de istikrarın sağlanması için Ankara'nın elinden geleni yapacağını belirten Erdoğan, ülkeyi ziyaret etmeyi planladığını açıkladı.
Erdoğan, Suriye'deki Kürtlerin de "barış ve istikrardan paylarını alacağını" söyledi. Türkiye'nin bölgedeki Kürt toplumlarıyla ilişkilerini güçlendirmeyi ve haklarını korumayı sürdüreceğini belirtti.
“GAZZE'Yİ YALNIZ BIRAKAMAYIZ”
Gazze konusunda Türkiye'nin desteğini sürdüreceğini belirten Erdoğan, "Gazze'yi yalnız bırakamayız." dedi.
Hamas'ın yükümlülüklerini iyi niyetle yerine getirdiğini söyleyen Erdoğan, İsrail'in ise savaşı sürdürdüğünü belirtti.
Lübnan'a yönelik İsrail saldırılarının Ankara açısından ciddi endişe kaynağı olduğunu ifade eden Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen ay Türkiye'ye yaptığı ziyaret sırasında Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesi konusunu gündeme getirdiğini söyledi.
Erdoğan, çatışmaların durdurulmasında Washington'a önemli rol düştüğünü belirtti.
SUDAN VE LİBYA AÇIKLAMASI
Türkiye'nin Sudan'a desteğinin devam edeceğini söyleyen Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile ilişkilerinin iyi olduğunu belirtti.
Libya ile ilişkilerin de istikrarlı olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin Libya'yı yalnız bırakmayacağını söyledi.
AB ÜYELİĞİ: ARTIK ÖNCELİĞİMİZ DEĞİL
Avrupa Birliği ile ilişkileri de değerlendiren Erdoğan, AB'nin Türkiye'yi birliğe almaya istekli görünmediğini söyledi.
Türkiye'nin AB üyeliğinin artık Ankara açısından öncelik olmadığını belirten Erdoğan, bu durumdan "kaybedenin Avrupa olacağını" ifade etti.
“TRUMP'TAN F-35 SÖZÜ ALDIM”
Erdoğan, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına dönüşü konusunda da ABD Başkanı Trump'tan söz aldığını söyledi.
Erdoğan, bu sözün yerine getirilmesini beklediğini belirtti.
Türkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından 2019'da F-35 programından çıkarılmış, Washington Aralık 2020'de Ankara'ya CAATSA yaptırımları uygulamıştı.
Trump, 7 Temmuz'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında Erdoğan'la görüşmesinde Türkiye'ye yönelik yaptırımları kaldıracağını açıklamış ve F-35 satışı konusunda olumlu mesaj vermişti.
Ancak F-35 konusunda ABD Kongresi'ndeki itirazlar ve S-400'lerle ilgili yasal engeller devam ediyor. ABD yasaları, Türkiye S-400 sistemine sahip olduğu sürece F-35'lerin Ankara'ya devredilmesini engelliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Cezire Arabic'te pazar akşamı yayımlanacak "Al Muqabala" programı için verdiği özel röportajda bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mekke'de imzalanan savunma anlaşmasına değinen Erdoğan, taraflardan birinin dış saldırıya uğraması halinde üç ülkenin birlikte hareket etmesini öngören anlaşmanın dünyaya önemli bir mesaj verdiğini söyledi.
Erdoğan, paktın ilerleyen dönemde genişletilebileceğini belirterek, Mısır'ın katılımının da seçenekler arasında olduğunu ifade etti.
BİR ÜLKEYE SALDIRI ÜÇÜNE SALDIRI SAYILACAK
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke'de imzalandı.
Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkeye birden yapılmış kabul edilecek. Bu yönüyle anlaşma, NATO'nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesine benzetiliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da daha önce anlaşmanın teknik açıdan NATO'nun 5. maddesindeki karşılıklı savunma mekanizmasına benzediğini belirtmiş, ancak herhangi bir ülkeye, İran dahil, karşı oluşturulmadığını vurgulamıştı.
Fidan ayrıca Mısır'ın ilerleyen aşamada pakta katılabileceğini, bunun önünde bazı teknik konular bulunduğunu söylemişti.
HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI
Erdoğan röportajda Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime de değindi.
Boğazın yeniden açılmasının Ankara açısından öncelikli olduğunu söyleyen Erdoğan, kapalı kalmasının hiçbir tarafın çıkarına olmadığını belirtti.
Erdoğan, bölgede çatışmaların sona erdirilmesine yönelik arabuluculuk girişimlerinde Katar'ın önemli rol oynadığını da ifade etti.
“SURİYE'Yİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”
Suriye, Gazze ve Lübnan'daki gelişmeler hakkında da konuşan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki komşularını yaşanan krizlerle baş başa bırakmayacağını söyledi.
Suriye'de istikrarın sağlanması için Ankara'nın elinden geleni yapacağını belirten Erdoğan, ülkeyi ziyaret etmeyi planladığını açıkladı.
Erdoğan, Suriye'deki Kürtlerin de "barış ve istikrardan paylarını alacağını" söyledi. Türkiye'nin bölgedeki Kürt toplumlarıyla ilişkilerini güçlendirmeyi ve haklarını korumayı sürdüreceğini belirtti.
“GAZZE'Yİ YALNIZ BIRAKAMAYIZ”
Gazze konusunda Türkiye'nin desteğini sürdüreceğini belirten Erdoğan, "Gazze'yi yalnız bırakamayız." dedi.
Hamas'ın yükümlülüklerini iyi niyetle yerine getirdiğini söyleyen Erdoğan, İsrail'in ise savaşı sürdürdüğünü belirtti.
Lübnan'a yönelik İsrail saldırılarının Ankara açısından ciddi endişe kaynağı olduğunu ifade eden Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen ay Türkiye'ye yaptığı ziyaret sırasında Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesi konusunu gündeme getirdiğini söyledi.
Erdoğan, çatışmaların durdurulmasında Washington'a önemli rol düştüğünü belirtti.
SUDAN VE LİBYA AÇIKLAMASI
Türkiye'nin Sudan'a desteğinin devam edeceğini söyleyen Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile ilişkilerinin iyi olduğunu belirtti.
Libya ile ilişkilerin de istikrarlı olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin Libya'yı yalnız bırakmayacağını söyledi.
AB ÜYELİĞİ: ARTIK ÖNCELİĞİMİZ DEĞİL
Avrupa Birliği ile ilişkileri de değerlendiren Erdoğan, AB'nin Türkiye'yi birliğe almaya istekli görünmediğini söyledi.
Türkiye'nin AB üyeliğinin artık Ankara açısından öncelik olmadığını belirten Erdoğan, bu durumdan "kaybedenin Avrupa olacağını" ifade etti.
“TRUMP'TAN F-35 SÖZÜ ALDIM”
Erdoğan, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına dönüşü konusunda da ABD Başkanı Trump'tan söz aldığını söyledi.
Erdoğan, bu sözün yerine getirilmesini beklediğini belirtti.
Türkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından 2019'da F-35 programından çıkarılmış, Washington Aralık 2020'de Ankara'ya CAATSA yaptırımları uygulamıştı.
Trump, 7 Temmuz'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında Erdoğan'la görüşmesinde Türkiye'ye yönelik yaptırımları kaldıracağını açıklamış ve F-35 satışı konusunda olumlu mesaj vermişti.
Ancak F-35 konusunda ABD Kongresi'ndeki itirazlar ve S-400'lerle ilgili yasal engeller devam ediyor. ABD yasaları, Türkiye S-400 sistemine sahip olduğu sürece F-35'lerin Ankara'ya devredilmesini engelliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararl...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararl...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Sayıştay Savcılığına Milli Emlak Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Akcan getirildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Bitlis İl Kültür Turizm Müdürlüğüne Osman Fadıl Üner atandı.
Kararla birlikte, Mersin İl Kültür Turizm Müdürü Hakan Doğanay görevinden alınırken yerine, Malatya İl Kültür Turizm Müdürü Yener Oba getirildi. Abdullah Oğuz Aksaray İl Kültür Turizm Müdürlüğüne, Süleyman Demirtaş ise Samsun İl Kültür Turizm Müdürlüğüne atandı.
Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğüne Faruk Berat Akçeşme getirildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Sayıştay Savcılığına Milli Emlak Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Akcan getirildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Bitlis İl Kültür Turizm Müdürlüğüne Osman Fadıl Üner atandı.
Kararla birlikte, Mersin İl Kültür Turizm Müdürü Hakan Doğanay görevinden alınırken yerine, Malatya İl Kültür Turizm Müdürü Yener Oba getirildi. Abdullah Oğuz Aksaray İl Kültür Turizm Müdürlüğüne, Süleyman Demirtaş ise Samsun İl Kültür Turizm Müdürlüğüne atandı.
Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğüne Faruk Berat Akçeşme getirildi.
51 yaşındaki oyuncu Serhat Mustafa Kılıç, Kağıthane’deki evinde sevgilisi tarafından ölü bulunmuştu.
Serhat Kılıç'ın son görüntüsü yaşadığı binanın güvenlik kamerasına yansırken, kız arkadaşının emniyetteki ifade de ortaya çıktı.
DUVARA YASLANARAK ASANSÖR BEKLEDİİkamet ettiği binanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, evine gelen Kılıç'ın, duvara yaslanarak asansör beklediği, asansörün gelmemesi üzerine ise merdivenlere yöneldiği görüldü.
"BİR SÜRÜ İLAÇ İÇTİĞİNİ, AĞRILARININ OLDUĞUNU VE ACI ÇEKTİĞİNİ SÖYLEDİ"Kılıç’ın ölümüyle ilgil...
51 yaşındaki oyuncu Serhat Mustafa Kılıç, Kağıthane’deki evinde sevgilisi tarafından ölü bulunmuştu.
Serhat Kılıç'ın son görüntüsü yaşadığı binanın güvenlik kamerasına yansırken, kız arkadaşının emniyetteki ifade de ortaya çıktı.
DUVARA YASLANARAK ASANSÖR BEKLEDİİkamet ettiği binanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, evine gelen Kılıç'ın, duvara yaslanarak asansör beklediği, asansörün gelmemesi üzerine ise merdivenlere yöneldiği görüldü.
"BİR SÜRÜ İLAÇ İÇTİĞİNİ, AĞRILARININ OLDUĞUNU VE ACI ÇEKTİĞİNİ SÖYLEDİ"Kılıç’ın ölümüyle ilgil...
51 yaşındaki oyuncu Serhat Mustafa Kılıç, Kağıthane’deki evinde sevgilisi tarafından ölü bulunmuştu.
Serhat Kılıç'ın son görüntüsü yaşadığı binanın güvenlik kamerasına yansırken, kız arkadaşının emniyetteki ifade de ortaya çıktı.
DUVARA YASLANARAK ASANSÖR BEKLEDİİkamet ettiği binanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, evine gelen Kılıç'ın, duvara yaslanarak asansör beklediği, asansörün gelmemesi üzerine ise merdivenlere yöneldiği görüldü.
"BİR SÜRÜ İLAÇ İÇTİĞİNİ, AĞRILARININ OLDUĞUNU VE ACI ÇEKTİĞİNİ SÖYLEDİ"Kılıç’ın ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, kız arkadaşı Özlem E.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı.
Özlem E., ifadesinde, “Erkek arkadaşım Serhat Mustafa Kılıç ile yaklaşık 8 yıllık bir birlikteliğimiz vardır. Serhat ile aramızda kısa süreli küslükler olurdu. 3 Eylül günü saat 11.00 sıralarında set çekimi vardı. Saat 11.45 sıralarında Serhat’ın bu set çekimine gitmediğini öğrendim. Akabinde Serhat’ı arayarak neden sete gitmediğini ve herkesin kendisini merak ettiğini söyledim." dedi.
Serhat Kıalıç'ın boynunda fıtık nedeniyle iyi hissetmediğini söylediğinin aktaran Özlem E. "Bir sürü ilaç içtiğini fakat ağrılarının devam ettiğini çok acı çektiğini, menajeri ile konuşup sete neden gitmediğinin bilgisini vereceğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırdı. Ben bir süre sonra kendisini tekrardan arayarak kendini sete gitmediği için sorumsuz davrandığını söyleyerek sitem ettim. Serhat da raporunu olduğunu sorun olmayacağını söyleyerek yine görüşmeyi sonlandırdı” diye konuştu.
"AĞLAMAKLI SES TONUYLA ARAYARAK SETTEN ATILDIĞINI SÖYLEDİ"
Özlem E., ifadesini şöyle sürdürdü:
“Aynı gün saat 16.00 sıralarında ağlamaklı bir ses tonu ile beni arayarak setten atıldığını, çok üzgün olduğunu, ne yaparsa yapsın ağrısının bir türlü geçmediğini, canı sıkkın olduğu için kimseyle görüşmek istemediğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırdı. Bende üzgün olduğu için kendisi ile baş başa kalsın, toparlasın istediğim için üzerine gitmemeye çalıştım"
“Bu süreçte sürekli gerek arayarak gerekse mesaj atarak destek olmaya çalıştım fakat Serhat mesajlarıma da aramalarıma da hiçbir şekilde bana geri dönüş yapmadı. Ben de yalnız kalmak istediğini düşünerek ve kullandığı ilaçların uyku yaptığını düşünerek fazla aramamaya çalıştım. En son bugün yani 5 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Serhat’ı tekrardan aradığımda telefonunun kapalı olduğu fark ettim ve kendisini merak ettiğim için Serhat’ın Nurtepe Mahallesi’nde bulunan evine geldim.”
"Serhat’ın evinin yedek anahtarı bende olduğu için daireye direk giriş yaptığımda salon kısmında bulunan tekli koltukta Serhat’ın elleri göğsünün üzerinde çıplak vaziyette oturur olduğu gördüm. Akabinde Serhat’ın uyuduğunu düşünerek kendisine seslendim kolundan tutarak kendisini salladım. Teninin soğuk olmasından ve tepki vermemesinden bir sorun olduğunu anlayarak ilk önce kız kardeşi Sinem Kılıç’ı arayarak durumu bildirdikten sonra hemen 112 ekiplerini arayarak yardım talebinde bulundum.”
“YÜKSEK TANSİYON, GASTRİT VE BOYUN FITIĞI HASTALIKLARI VARDI”
Özlem E., “Olay yerine gelen 112 ekipleri ve polis ekipleri gelerek gerekli kontrolleri yaptılar ve Serhat’ın vefat ettiği bilgisini verdiler. Serhat’ın bildiğim kadarıyla yüksek tansiyon, gastrit ve boyun fıtığı gibi hastalıkları vardı. Bu hastalıkları için kullanmış olduğu 2 farklı türde olan boyun fıtığı için adını hatırlayamadığım yeşil reçeteli bir hap, yine adını hatırlayamadığım tansiyon ilacı ve günde 7-8 adet kullanmış olduğu bir hapı kullanmaktaydı. Bildiğim kadarıyla herhangi bir madde ya da alkol bağımlılığı yoktur. Ayrıca erkek arkadaşım Serhat Mustafa Kılıç’ın ne zaman ve ne şekilde vefat ettiğini de bilmiyorum” dedi.
SERHAT KILIÇ'IN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜBirçok başarılı yapımda yer alan 51 yaşındaki Serhat Mustafa Kılıç dün akşam saatlerinde evinde ölü bulunmuştu.
Göz çevresinde, kol ve bacaklarında morluklar tespit edilen Serhat Kılıç'ın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatılmıştı.
SERHAT KILIÇ NEDEN ÖLDÜ?
İddialara göre kız arkadaşı Kılıç'ın kanser tedavisi gördüğü bilgisini verdi ancak ilk bilgiler oyuncunun troid dışında rahatsızlığı olmadığı yönündeydi.
İHA'nın haberine göre ekipler tarafından yapılan incelemelerde, Kılıç’ın evinde uyuşturucu madde bulunduğu iddia edilmişti.
Serhat Kılıç'ın eski rol arkadaşı Şoray Uzun, Kılıç hakkındaki iddialarasert tepki göstermişti.
CENAZE PROGRAMI NETLEŞTİÜnlü oyuncunun cenaze programı da netleşti.
Serhat Kılıç'ın menajeri, “Çok ani bir kayıp oldu. Çok üzgünüz.” sözleriyle şu bilgileri paylaştı:
“Sevenleri sürekli bize mesajlar atıyorlar. İstanbul'da da yarın Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde saat 12.00'da bir anma töreni düzenlenecek. Buraya tüm dostlarını bekliyoruz. Salı günü cenazemiz öğle namazında Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Ankara'da defnedilecek.”
SEVGİLİSİNDEN VEDA PAYLAŞIMI
Oyuncunun sevgilisi Özlem Esmergül, sosyal medya hesabından duygu dolu bir veda paylaşımında bulundu.
Esmergül paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"Dünyaya bin daha gelirsek eğer yine seni bulacağım, yine sana aşık olacağım, yalnız seni seveceğim…
Gözümün nuru, başımın tacı, içimin yarası, yoldaşım, sırdaşım, hayatımın en büyük aşkı, sevdiğim, ömrüm… Ben hayatımda hiç böyle sevilmedim, hiç böyle sevmedim. Beni hasretine mahkum ettin…"
SEVENLERİNİ YASA BOĞDUÜnlü oyuncunun ani kaybı hem hayranlarını hem yakınlarını yasa boğdu. Serhat Kılıç'ın rol arkadaşları, sosyal medya hesaplarından acılarını dile getirdi.
51 yaşındaki oyuncu Serhat Mustafa Kılıç, Kağıthane’deki evinde sevgilisi tarafından ölü bulunmuştu.
Serhat Kılıç'ın son görüntüsü yaşadığı binanın güvenlik kamerasına yansırken, kız arkadaşının emniyetteki ifade de ortaya çıktı.
DUVARA YASLANARAK ASANSÖR BEKLEDİİkamet ettiği binanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, evine gelen Kılıç'ın, duvara yaslanarak asansör beklediği, asansörün gelmemesi üzerine ise merdivenlere yöneldiği görüldü.
"BİR SÜRÜ İLAÇ İÇTİĞİNİ, AĞRILARININ OLDUĞUNU VE ACI ÇEKTİĞİNİ SÖYLEDİ"Kılıç’ın ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, kız arkadaşı Özlem E.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı.
Özlem E., ifadesinde, “Erkek arkadaşım Serhat Mustafa Kılıç ile yaklaşık 8 yıllık bir birlikteliğimiz vardır. Serhat ile aramızda kısa süreli küslükler olurdu. 3 Eylül günü saat 11.00 sıralarında set çekimi vardı. Saat 11.45 sıralarında Serhat’ın bu set çekimine gitmediğini öğrendim. Akabinde Serhat’ı arayarak neden sete gitmediğini ve herkesin kendisini merak ettiğini söyledim." dedi.
Serhat Kıalıç'ın boynunda fıtık nedeniyle iyi hissetmediğini söylediğinin aktaran Özlem E. "Bir sürü ilaç içtiğini fakat ağrılarının devam ettiğini çok acı çektiğini, menajeri ile konuşup sete neden gitmediğinin bilgisini vereceğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırdı. Ben bir süre sonra kendisini tekrardan arayarak kendini sete gitmediği için sorumsuz davrandığını söyleyerek sitem ettim. Serhat da raporunu olduğunu sorun olmayacağını söyleyerek yine görüşmeyi sonlandırdı” diye konuştu.
"AĞLAMAKLI SES TONUYLA ARAYARAK SETTEN ATILDIĞINI SÖYLEDİ"
Özlem E., ifadesini şöyle sürdürdü:
“Aynı gün saat 16.00 sıralarında ağlamaklı bir ses tonu ile beni arayarak setten atıldığını, çok üzgün olduğunu, ne yaparsa yapsın ağrısının bir türlü geçmediğini, canı sıkkın olduğu için kimseyle görüşmek istemediğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırdı. Bende üzgün olduğu için kendisi ile baş başa kalsın, toparlasın istediğim için üzerine gitmemeye çalıştım"
“Bu süreçte sürekli gerek arayarak gerekse mesaj atarak destek olmaya çalıştım fakat Serhat mesajlarıma da aramalarıma da hiçbir şekilde bana geri dönüş yapmadı. Ben de yalnız kalmak istediğini düşünerek ve kullandığı ilaçların uyku yaptığını düşünerek fazla aramamaya çalıştım. En son bugün yani 5 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Serhat’ı tekrardan aradığımda telefonunun kapalı olduğu fark ettim ve kendisini merak ettiğim için Serhat’ın Nurtepe Mahallesi’nde bulunan evine geldim.”
"Serhat’ın evinin yedek anahtarı bende olduğu için daireye direk giriş yaptığımda salon kısmında bulunan tekli koltukta Serhat’ın elleri göğsünün üzerinde çıplak vaziyette oturur olduğu gördüm. Akabinde Serhat’ın uyuduğunu düşünerek kendisine seslendim kolundan tutarak kendisini salladım. Teninin soğuk olmasından ve tepki vermemesinden bir sorun olduğunu anlayarak ilk önce kız kardeşi Sinem Kılıç’ı arayarak durumu bildirdikten sonra hemen 112 ekiplerini arayarak yardım talebinde bulundum.”
“YÜKSEK TANSİYON, GASTRİT VE BOYUN FITIĞI HASTALIKLARI VARDI”
Özlem E., “Olay yerine gelen 112 ekipleri ve polis ekipleri gelerek gerekli kontrolleri yaptılar ve Serhat’ın vefat ettiği bilgisini verdiler. Serhat’ın bildiğim kadarıyla yüksek tansiyon, gastrit ve boyun fıtığı gibi hastalıkları vardı. Bu hastalıkları için kullanmış olduğu 2 farklı türde olan boyun fıtığı için adını hatırlayamadığım yeşil reçeteli bir hap, yine adını hatırlayamadığım tansiyon ilacı ve günde 7-8 adet kullanmış olduğu bir hapı kullanmaktaydı. Bildiğim kadarıyla herhangi bir madde ya da alkol bağımlılığı yoktur. Ayrıca erkek arkadaşım Serhat Mustafa Kılıç’ın ne zaman ve ne şekilde vefat ettiğini de bilmiyorum” dedi.
SERHAT KILIÇ'IN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜBirçok başarılı yapımda yer alan 51 yaşındaki Serhat Mustafa Kılıç dün akşam saatlerinde evinde ölü bulunmuştu.
Göz çevresinde, kol ve bacaklarında morluklar tespit edilen Serhat Kılıç'ın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatılmıştı.
SERHAT KILIÇ NEDEN ÖLDÜ?
İddialara göre kız arkadaşı Kılıç'ın kanser tedavisi gördüğü bilgisini verdi ancak ilk bilgiler oyuncunun troid dışında rahatsızlığı olmadığı yönündeydi.
İHA'nın haberine göre ekipler tarafından yapılan incelemelerde, Kılıç’ın evinde uyuşturucu madde bulunduğu iddia edilmişti.
Serhat Kılıç'ın eski rol arkadaşı Şoray Uzun, Kılıç hakkındaki iddialarasert tepki göstermişti.
CENAZE PROGRAMI NETLEŞTİÜnlü oyuncunun cenaze programı da netleşti.
Serhat Kılıç'ın menajeri, “Çok ani bir kayıp oldu. Çok üzgünüz.” sözleriyle şu bilgileri paylaştı:
“Sevenleri sürekli bize mesajlar atıyorlar. İstanbul'da da yarın Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde saat 12.00'da bir anma töreni düzenlenecek. Buraya tüm dostlarını bekliyoruz. Salı günü cenazemiz öğle namazında Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Ankara'da defnedilecek.”
SEVGİLİSİNDEN VEDA PAYLAŞIMI
Oyuncunun sevgilisi Özlem Esmergül, sosyal medya hesabından duygu dolu bir veda paylaşımında bulundu.
Esmergül paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"Dünyaya bin daha gelirsek eğer yine seni bulacağım, yine sana aşık olacağım, yalnız seni seveceğim…
Gözümün nuru, başımın tacı, içimin yarası, yoldaşım, sırdaşım, hayatımın en büyük aşkı, sevdiğim, ömrüm… Ben hayatımda hiç böyle sevilmedim, hiç böyle sevmedim. Beni hasretine mahkum ettin…"
SEVENLERİNİ YASA BOĞDUÜnlü oyuncunun ani kaybı hem hayranlarını hem yakınlarını yasa boğdu. Serhat Kılıç'ın rol arkadaşları, sosyal medya hesaplarından acılarını dile getirdi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'in Taşucu Limanı'na hareke...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'in Taşucu Limanı'na hareke...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'in Taşucu Limanı'na hareket ettiği sırada alabora olarak batan feribot kazasında kayıp yolcuları arama çalışmaları sürüyor.
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, bir kişinin daha cansız bedeninin bulunduğunu açıkladı.
Cansız bedenin 55-60 yaşlarında bir erkeğe ait olduğunu ifade eden Üstel, can kaybının 14'e yükseldiğini duyurdu. Üstel, kimlik tespit çalışmalarına başlandığını bildirdi.
Kayıp 14 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor.
NELER OLDU?
Girne'den Mersin'deki Taşucu Limanı'na seyir halindeyken 31 Ağustos'ta alabora olarak batan Filo Jet isimli yolcu feribotunda kaybolanları bulmak için yürütülen arama kurtarma çalışmaları yedinci gününde devam ediyor. Çalışmalar kapsamında TCG Işın ve TCG Alemdar gemileri su altında inceleme yapıyor.
Kaza, KKTC tarihinin en büyük deniz kazalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kentinden Mersin'in Taşucu Limanı'na hareket ettiği sırada alabora olarak batan feribot kazasında kayıp yolcuları arama çalışmaları sürüyor.
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, bir kişinin daha cansız bedeninin bulunduğunu açıkladı.
Cansız bedenin 55-60 yaşlarında bir erkeğe ait olduğunu ifade eden Üstel, can kaybının 14'e yükseldiğini duyurdu. Üstel, kimlik tespit çalışmalarına başlandığını bildirdi.
Kayıp 14 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor.
NELER OLDU?
Girne'den Mersin'deki Taşucu Limanı'na seyir halindeyken 31 Ağustos'ta alabora olarak batan Filo Jet isimli yolcu feribotunda kaybolanları bulmak için yürütülen arama kurtarma çalışmaları yedinci gününde devam ediyor. Çalışmalar kapsamında TCG Işın ve TCG Alemdar gemileri su altında inceleme yapıyor.
Kaza, KKTC tarihinin en büyük deniz kazalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde 3 yaşındaki N.K.'da kuduzvirüsü tespit edildi.
Yaklaşık 4 ay önce 3 yaşındaki kız çocuğunun dudağını kedi ısırdı.
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, kediden kuduz geçmesine ilişkin NTV'ye değerlendirmelerde bulundu.
"BAŞKA BİR H...
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde 3 yaşındaki N.K.'da kuduzvirüsü tespit edildi.
Yaklaşık 4 ay önce 3 yaşındaki kız çocuğunun dudağını kedi ısırdı.
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, kediden kuduz geçmesine ilişkin NTV'ye değerlendirmelerde bulundu.
"BAŞKA BİR H...
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde 3 yaşındaki N.K.'da kuduzvirüsü tespit edildi.
Yaklaşık 4 ay önce 3 yaşındaki kız çocuğunun dudağını kedi ısırdı.
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, kediden kuduz geçmesine ilişkin NTV'ye değerlendirmelerde bulundu.
"BAŞKA BİR HAYVANLA TEMAS OLMUŞ OLABİLİR"Ertuğrul, tarihsel verilere bakıldığında Türkiye'de kediden kaynaklı kuduz olgusunun son 10 yılda olmadığını dile getirdi.
Kuduzun entübasyon periyodunun 20-90 gün arasında olduğunu da sözlerine ekleyen Ertuğrul, "Kafaya ya da beyne yakın ısırma varsa 4 güne kadar kısalabiliyor. Kuduzun kediden olma olasılığı yüksek ama bu arada 4 aylık süre içerisinde başka bir hayvanla temas sonrası da kuduz olmuş olabilir." dedi.
NELER YAPILMALI?Şüpheli temas karşısında hemen kuduz merkezine gidilip aşı yaptırmaya başlanılmasının altını çizen Ertuğrul, "Eğer olanağınız varsa hayvanı gözetim altında tutmanız gerekir." diye konuştu.
Kuduz aşısıyla birlikte yaklaşık 2 yıl koruma altına alındığını da ifade eden Ertuğrul,"Aşıları tamamlanmış bir hayvanla karşı karşıyaysanız burada ısırma ve tırmalama sonrasında kuduz riskinin olmadığını söyleyelim. Çünkü o hayvanın periyodik olarak aşıları yapılmıştır." değerlendirmelerinde bulundu.
YILDA 200 BİNDEN FAZLA KUDUZ AŞISI YAPILIYORVerilere göre, Türkiye'de her yıl 200 bin civarında şüpheli ısırık nedeniyle kuduz aşısı yapılıyor.
Aşılamanın yüzde 80'i kedi ısırığı ya da tırmalamasından kaynaklanıyor.
VALİLİK AÇIKLAMA YAPMIŞTIDiyarbakır Valiliği, söz konusu bölgede tedbirlerin artırıldığı bildirmişti.
Açıklamada, N.K'nın yaklaşık 4 ay önce kedi tarafından tırmalandığı, 10 Ağustos'ta rahatsızlanması üzerine hastaneye başvurulduğu ve yapılan tetkikler sonucunda kuduz şüphesiyle çocuktan gerekli numunelerin alındığı ifade edilmişti.
Hastadan alınan numunelerin ilgili referans laboratuvarında incelenmesi sonucunda 13 Ağustos itibarıyla test sonucunun pozitif çıktığı ve bu bilginin ilgili kurumlara iletildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedilmişti:
“Vakanın tespit edilmesinin ardından İl Sağlık Müdürlüğü ve Sur İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince bölgede filyasyon, temaslı taraması ve sağlık kontrolleri başlatılmış, temaslı olduğu belirlenen kişilere gerekli kuduz profilaksisi (ölümcül bir virüs olan kuduzun insana bulaşmasını önlemek için ısırık veya temas sonrasında uygulanan acil ve hayat kurtarıcı tıbbi tedavi) uygulanmaya başlanmıştır. Bölgede vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları da sürdürülmektedir. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince bölgede önlemler alınmış, gerekli saha çalışmaları başlatılmıştır. İlgili belediyeler bilgilendirilerek sahipsiz hayvanlara yönelik gerekli çalışmaların ivedilikle yürütülmesi sağlanmıştır. Söz konusu vakaya ilişkin süreç, Valiliğimiz koordinasyonunda diğer kurumlarımızla birlikte koordineli bir şekilde titizlikle takip edilmektedir.”
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde 3 yaşındaki N.K.'da kuduzvirüsü tespit edildi.
Yaklaşık 4 ay önce 3 yaşındaki kız çocuğunun dudağını kedi ısırdı.
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, kediden kuduz geçmesine ilişkin NTV'ye değerlendirmelerde bulundu.
"BAŞKA BİR HAYVANLA TEMAS OLMUŞ OLABİLİR"Ertuğrul, tarihsel verilere bakıldığında Türkiye'de kediden kaynaklı kuduz olgusunun son 10 yılda olmadığını dile getirdi.
Kuduzun entübasyon periyodunun 20-90 gün arasında olduğunu da sözlerine ekleyen Ertuğrul, "Kafaya ya da beyne yakın ısırma varsa 4 güne kadar kısalabiliyor. Kuduzun kediden olma olasılığı yüksek ama bu arada 4 aylık süre içerisinde başka bir hayvanla temas sonrası da kuduz olmuş olabilir." dedi.
NELER YAPILMALI?Şüpheli temas karşısında hemen kuduz merkezine gidilip aşı yaptırmaya başlanılmasının altını çizen Ertuğrul, "Eğer olanağınız varsa hayvanı gözetim altında tutmanız gerekir." diye konuştu.
Kuduz aşısıyla birlikte yaklaşık 2 yıl koruma altına alındığını da ifade eden Ertuğrul,"Aşıları tamamlanmış bir hayvanla karşı karşıyaysanız burada ısırma ve tırmalama sonrasında kuduz riskinin olmadığını söyleyelim. Çünkü o hayvanın periyodik olarak aşıları yapılmıştır." değerlendirmelerinde bulundu.
YILDA 200 BİNDEN FAZLA KUDUZ AŞISI YAPILIYORVerilere göre, Türkiye'de her yıl 200 bin civarında şüpheli ısırık nedeniyle kuduz aşısı yapılıyor.
Aşılamanın yüzde 80'i kedi ısırığı ya da tırmalamasından kaynaklanıyor.
VALİLİK AÇIKLAMA YAPMIŞTIDiyarbakır Valiliği, söz konusu bölgede tedbirlerin artırıldığı bildirmişti.
Açıklamada, N.K'nın yaklaşık 4 ay önce kedi tarafından tırmalandığı, 10 Ağustos'ta rahatsızlanması üzerine hastaneye başvurulduğu ve yapılan tetkikler sonucunda kuduz şüphesiyle çocuktan gerekli numunelerin alındığı ifade edilmişti.
Hastadan alınan numunelerin ilgili referans laboratuvarında incelenmesi sonucunda 13 Ağustos itibarıyla test sonucunun pozitif çıktığı ve bu bilginin ilgili kurumlara iletildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedilmişti:
“Vakanın tespit edilmesinin ardından İl Sağlık Müdürlüğü ve Sur İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince bölgede filyasyon, temaslı taraması ve sağlık kontrolleri başlatılmış, temaslı olduğu belirlenen kişilere gerekli kuduz profilaksisi (ölümcül bir virüs olan kuduzun insana bulaşmasını önlemek için ısırık veya temas sonrasında uygulanan acil ve hayat kurtarıcı tıbbi tedavi) uygulanmaya başlanmıştır. Bölgede vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları da sürdürülmektedir. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince bölgede önlemler alınmış, gerekli saha çalışmaları başlatılmıştır. İlgili belediyeler bilgilendirilerek sahipsiz hayvanlara yönelik gerekli çalışmaların ivedilikle yürütülmesi sağlanmıştır. Söz konusu vakaya ilişkin süreç, Valiliğimiz koordinasyonunda diğer kurumlarımızla birlikte koordineli bir şekilde titizlikle takip edilmektedir.”
İstanbul'da yarın 2026 Uluslararası Asya ve Avrupa Triatlon Şampiyonası düzenlenecek.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, kentte kapanacak yolları ve alt...
İstanbul'da yarın 2026 Uluslararası Asya ve Avrupa Triatlon Şampiyonası düzenlenecek.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, kentte kapanacak yolları ve alt...
İstanbul'da yarın 2026 Uluslararası Asya ve Avrupa Triatlon Şampiyonası düzenlenecek.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, kentte kapanacak yolları ve alternatif güzergahları duyurdu.
SAAT 04.45'TE KAPANACAK
Saat 04.45'ten program bitimine kadar Beykoz ve Üsküdar'da Atatürk Caddesi sahil istikametine çıkan tüm yollar, Cuma Yolu Caddesi ile Körfez Caddesi trafiğe kapatılacak.
Küçüksu ve Göksu caddeleri ile Mehmet Ali Birand ve Atatürk caddelerinin Kavacık istikameti alternatif güzergah olarak kullanılabilecek.
Ayrıca, TEM Otoyolu güney istikametinde Maslak-Sarıyer yan yol ayrımlarından Ankara istikametine transit yol, TEM Otoyolu güney Maslak yan yoldan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikameti, Levent ve Etiler-Baltalimanı istikametinden TEM güneye katılım, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Ankara istikameti, TEM güneyden Anadolu istikameti ayrımları ile Yeni Riva yolu ve Kavacık'tan Atatürk Caddesi'ne giden trafik akışı kapatılacak.
Alternatif olarak Büyükdere Caddesi, Kuzey Marmara Otoyolu istikameti, D-100 güney 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Avrasya Tüneli Ankara istikameti ile Yeni Riva Yolu ve Kavacık'tan köprü üzerinden TEM güney Ankara istikameti kullanılabilecek.
BÜYÜKDERE CADDESİ KAPATILACAK
Sarıyer ve Beşiktaş'ta Büyükdere Caddesi Sarıyer ve Zincirlikuyu-Levent istikametleri ile Çilekli Tesisleri'nden TEM güneye giden trafik akışı kapalı olacak.
Sürücüler, alternatif güzergah olarak Büyükdere ile Uğur Mumcu caddelerine yönlendirilecek.
İstanbul'da yarın 2026 Uluslararası Asya ve Avrupa Triatlon Şampiyonası düzenlenecek.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, kentte kapanacak yolları ve alternatif güzergahları duyurdu.
SAAT 04.45'TE KAPANACAK
Saat 04.45'ten program bitimine kadar Beykoz ve Üsküdar'da Atatürk Caddesi sahil istikametine çıkan tüm yollar, Cuma Yolu Caddesi ile Körfez Caddesi trafiğe kapatılacak.
Küçüksu ve Göksu caddeleri ile Mehmet Ali Birand ve Atatürk caddelerinin Kavacık istikameti alternatif güzergah olarak kullanılabilecek.
Ayrıca, TEM Otoyolu güney istikametinde Maslak-Sarıyer yan yol ayrımlarından Ankara istikametine transit yol, TEM Otoyolu güney Maslak yan yoldan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikameti, Levent ve Etiler-Baltalimanı istikametinden TEM güneye katılım, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Ankara istikameti, TEM güneyden Anadolu istikameti ayrımları ile Yeni Riva yolu ve Kavacık'tan Atatürk Caddesi'ne giden trafik akışı kapatılacak.
Alternatif olarak Büyükdere Caddesi, Kuzey Marmara Otoyolu istikameti, D-100 güney 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Avrasya Tüneli Ankara istikameti ile Yeni Riva Yolu ve Kavacık'tan köprü üzerinden TEM güney Ankara istikameti kullanılabilecek.
BÜYÜKDERE CADDESİ KAPATILACAK
Sarıyer ve Beşiktaş'ta Büyükdere Caddesi Sarıyer ve Zincirlikuyu-Levent istikametleri ile Çilekli Tesisleri'nden TEM güneye giden trafik akışı kapalı olacak.
Sürücüler, alternatif güzergah olarak Büyükdere ile Uğur Mumcu caddelerine yönlendirilecek.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada liderliğini Alihan Kuriş'in üstlendiği Kuriş suç örgütüne yönelik cuma günü operasyon gerçekleştirildi.
Ankara merkezli 17 ilde yürütülen operasyonda 123 adreste arama ve el koyma tedbirleri uygulanırken aralarında Alihan Kuri...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada liderliğini Alihan Kuriş'in üstlendiği Kuriş suç örgütüne yönelik cuma günü operasyon gerçekleştirildi.
Ankara merkezli 17 ilde yürütülen operasyonda 123 adreste arama ve el koyma tedbirleri uygulanırken aralarında Alihan Kuri...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada liderliğini Alihan Kuriş'in üstlendiği Kuriş suç örgütüne yönelik cuma günü operasyon gerçekleştirildi.
Ankara merkezli 17 ilde yürütülen operasyonda 123 adreste arama ve el koyma tedbirleri uygulanırken aralarında Alihan Kuriş'in de olduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Operasyona ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
EVRAKLARI İMHA ETMEYE ÇALIŞMIŞLARSoruşturma kapsamında İstanbul’un Ümraniye ilçesindeki bir adreste örgütle bağlantılı bazı evrakların imha edildiği yönünde ihbar alındığı ortaya çıktı.
İhbar üzerine ekipler harekete geçti ve adreste arama kararı çıkarıldı.
PARÇALANAN EVRAK ELE GEÇİRİLDİİstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince adreste gerçekleştirilen aramada, ihbarın doğru olduğu tespit edilirken, imha edilmek amacıyla parçalandığı belirlenen evraklara da el konulduğu öğrenildi.
GİZLİ BÖLMEDE YAKALANMIŞTINTV muhabiri Öykü Tüccar, NTV canlı yayınında suçlamalara ilişkin bilgi vermiş ve Kuriş'in bir evdeki gizli bölmede yakalandığını aktarmıştı.
Tüccar'ın aktardıkları şöyle:
“Sabah 05.00'de operasyon gerçekleştirildi. Operasyon yapılan adreslerden biri de Kuriş'in ikametgahıydı ancak burada ele yakalanamadı. Ekipler, Kuriş'in telefonunu evde bıraktığını tespit etti ve şüphelinin başka bir adrese geçtiğini tespit etti. Bu adrese düzenlenen operasyonda ekipler, Kuriş'e rastlamadı. Fakat yapılan ikinci aramada evde gizli bölme olduğu belirlendi. Kuriş de bu bölgede saklanırken yakalandı.”
SUÇLAMALAR NELER?Dosyanın ana odağının “örgütlü mali suçlar” olduğu ifade ediliyor.
Şüphelilere “yolsuzluk”, “kara para aklama”, “yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma” ve “milyarlarca liralık ticari hacme ilişkin usulsüzlük yapma” suçlamaları yöneltildiği öğrenildi.
MASAK RAPORUNDAN AYRINTILARMali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analizlerin de incelemeye alındığı öğrenildi.
Dosyadaki iddialara göre, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor.
Söz konusu rakamın ve para transferlerinin suçtan elde edilen gelirle bağlantısının, yürütülecek mali ve adli incelemeler sonucunda kesinlik kazanacağı belirtiliyor.
Yurt dışı kaynaklı para transferlerinin de mercek altına alındığı, para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamında araştırıldığı ifade ediliyor.
2020'den sonra finansal işlemlerinin belirgin şekilde arttığı belirtiliyor. Bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir kaynağının bulunmadığı, bu şirketlerin aktif olarak ticaret yapmadığı da MASAK raporunda yer aldı.
Ortaklar tarafından şirketlere izahata muhtaç yüksek miktarda nakit girişi gerçekleştirdiği belirtildi.
Son olarak İsrail bağlantılı hareketlere dair iddialar da inceleniyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada liderliğini Alihan Kuriş'in üstlendiği Kuriş suç örgütüne yönelik cuma günü operasyon gerçekleştirildi.
Ankara merkezli 17 ilde yürütülen operasyonda 123 adreste arama ve el koyma tedbirleri uygulanırken aralarında Alihan Kuriş'in de olduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Operasyona ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
EVRAKLARI İMHA ETMEYE ÇALIŞMIŞLARSoruşturma kapsamında İstanbul’un Ümraniye ilçesindeki bir adreste örgütle bağlantılı bazı evrakların imha edildiği yönünde ihbar alındığı ortaya çıktı.
İhbar üzerine ekipler harekete geçti ve adreste arama kararı çıkarıldı.
PARÇALANAN EVRAK ELE GEÇİRİLDİİstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince adreste gerçekleştirilen aramada, ihbarın doğru olduğu tespit edilirken, imha edilmek amacıyla parçalandığı belirlenen evraklara da el konulduğu öğrenildi.
GİZLİ BÖLMEDE YAKALANMIŞTINTV muhabiri Öykü Tüccar, NTV canlı yayınında suçlamalara ilişkin bilgi vermiş ve Kuriş'in bir evdeki gizli bölmede yakalandığını aktarmıştı.
Tüccar'ın aktardıkları şöyle:
“Sabah 05.00'de operasyon gerçekleştirildi. Operasyon yapılan adreslerden biri de Kuriş'in ikametgahıydı ancak burada ele yakalanamadı. Ekipler, Kuriş'in telefonunu evde bıraktığını tespit etti ve şüphelinin başka bir adrese geçtiğini tespit etti. Bu adrese düzenlenen operasyonda ekipler, Kuriş'e rastlamadı. Fakat yapılan ikinci aramada evde gizli bölme olduğu belirlendi. Kuriş de bu bölgede saklanırken yakalandı.”
SUÇLAMALAR NELER?Dosyanın ana odağının “örgütlü mali suçlar” olduğu ifade ediliyor.
Şüphelilere “yolsuzluk”, “kara para aklama”, “yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma” ve “milyarlarca liralık ticari hacme ilişkin usulsüzlük yapma” suçlamaları yöneltildiği öğrenildi.
MASAK RAPORUNDAN AYRINTILARMali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analizlerin de incelemeye alındığı öğrenildi.
Dosyadaki iddialara göre, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor.
Söz konusu rakamın ve para transferlerinin suçtan elde edilen gelirle bağlantısının, yürütülecek mali ve adli incelemeler sonucunda kesinlik kazanacağı belirtiliyor.
Yurt dışı kaynaklı para transferlerinin de mercek altına alındığı, para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamında araştırıldığı ifade ediliyor.
2020'den sonra finansal işlemlerinin belirgin şekilde arttığı belirtiliyor. Bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir kaynağının bulunmadığı, bu şirketlerin aktif olarak ticaret yapmadığı da MASAK raporunda yer aldı.
Ortaklar tarafından şirketlere izahata muhtaç yüksek miktarda nakit girişi gerçekleştirdiği belirtildi.
Son olarak İsrail bağlantılı hareketlere dair iddialar da inceleniyor.
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
MİLLETLERARASI ANDLAŞMALAR
– Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Kapsamında Akdedilen 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümet...
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
MİLLETLERARASI ANDLAŞMALAR
– Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Kapsamında Akdedilen 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümet...
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
MİLLETLERARASI ANDLAŞMALAR
– Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Kapsamında Akdedilen 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Komisyonu Arasında 23/6/2026 ve 24/7/2026 Tarihli Mektupların Teatisi Yoluyla İmzalanan Ekli Değişiklik Protokolünün Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11777)
– Türkiye Cumhuriyeti Adına 15 Mayıs 2026 Tarihinde Ankara’da İmzalanan Ekli 2016 Yılı İçin Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Altında Türkiye’ye Yönelik Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasına 4 No’lu Zeyilnamenin İlişik Notalarla Birlikte Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11778)
– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekreteryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının Otuz Birinci Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Yirmi Birinci Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Sekizinci Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11779)
– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Verilere İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11780)
CUMHURBAŞKANI KARARLARI
– 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11781)
– 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11782)
ATAMA KARARLARI
– Cumhurbaşkanlığı Tarafından Yapılan Atamalar Hakkında Kararlar (Karar: 2026/303, 304, 305, 306, 307, 308, 309)
YÖNETMELİK
– Sahil Güvenlik Komutanlığına Ait Araç, Gereç, Mal ve Malzemelerin Satış, Hibe, HEK ve Hurda Durum ve İşlemleri ile Hizmet Satışına Dair Yönetmelik
TEBLİĞLER
– Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 4/9/2026 Tarihli ve 2026/ÖİB-K-35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 Sayılı Kararları
İLÂN BÖLÜMÜ
a - Yargı İlânları
b - Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
c - Çeşitli İlânlar
– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
MİLLETLERARASI ANDLAŞMALAR
– Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Kapsamında Akdedilen 2020 Yılı Türkiye İçin Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Komisyonu Arasında 23/6/2026 ve 24/7/2026 Tarihli Mektupların Teatisi Yoluyla İmzalanan Ekli Değişiklik Protokolünün Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11777)
– Türkiye Cumhuriyeti Adına 15 Mayıs 2026 Tarihinde Ankara’da İmzalanan Ekli 2016 Yılı İçin Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Altında Türkiye’ye Yönelik Yıllık Eylem Programına Ait Finansman Anlaşmasına 4 No’lu Zeyilnamenin İlişik Notalarla Birlikte Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11778)
– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekreteryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının Otuz Birinci Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Yirmi Birinci Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Sekizinci Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11779)
– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Verilere İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11780)
CUMHURBAŞKANI KARARLARI
– 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11781)
– 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11782)
ATAMA KARARLARI
– Cumhurbaşkanlığı Tarafından Yapılan Atamalar Hakkında Kararlar (Karar: 2026/303, 304, 305, 306, 307, 308, 309)
YÖNETMELİK
– Sahil Güvenlik Komutanlığına Ait Araç, Gereç, Mal ve Malzemelerin Satış, Hibe, HEK ve Hurda Durum ve İşlemleri ile Hizmet Satışına Dair Yönetmelik
TEBLİĞLER
– Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 4/9/2026 Tarihli ve 2026/ÖİB-K-35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 Sayılı Kararları
İLÂN BÖLÜMÜ
a - Yargı İlânları
b - Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
c - Çeşitli İlânlar
– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
Üsküdar Belediyesi'nde cumartesi günü salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen belediye başkanvekili seçimi bugün saat 09.00'da yapıl...
Üsküdar Belediyesi'nde cumartesi günü salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen belediye başkanvekili seçimi bugün saat 09.00'da yapıl...
Üsküdar Belediyesi'nde cumartesi günü salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen belediye başkanvekili seçimi bugün saat 09.00'da yapılacak.
Söz konusu seçimin 6 Eylül'de yapılması planlanıyorduancak CHP ile YENİ Parti, Üsküdar Belediye başkan vekilliği seçimine katılmadı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, seçime katılmama kararını YENİ Parti'yle birlikte aldıklarını duyurmuştu. Sarı, gözaltında bulunan CHP'li Belediye Meclis Üyeleri'nin oy kullanabilmeleri için bu yola başvurduklarını bildirmişti.
YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINDI
NTV muhabiri Özgür Yılmaz, son gelişmeleri aktardı.
"İkinci kez başkanvekili seçimi gerçekleştiriyor. Yoğun güvenlik önlemi alındı. Belediyenin çevresi bariyerler kapatıldı. Sadece Meclis üyelerinin girişine izin verilecek. Cumhur İttifakı'nın 21 üyesi, CHP ve Yeni Parti'nin de 21 üyesi bulunuyor."
SİNEM DEDETAŞ GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMIŞTI
Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.
Bu karar sonrası 1 Ağustos'ta başkanvekili seçimi yapılmıştı. Seçimi CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 4 oy farkla kazanmıştı.
Seçimlerde CHP'den 28, Cumhur ittifakından 17 üye sandık başına gitmişti. AK Parti Grubu usulsüz oy sayımı yapıldığı ve seçim sürecinde hukuka aykırılıklar bulunduğu gerekçesiyle yargıya başvurmuştu.
Üsküdar Belediyesi'nde cumartesi günü salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen belediye başkanvekili seçimi bugün saat 09.00'da yapılacak.
Söz konusu seçimin 6 Eylül'de yapılması planlanıyorduancak CHP ile YENİ Parti, Üsküdar Belediye başkan vekilliği seçimine katılmadı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, seçime katılmama kararını YENİ Parti'yle birlikte aldıklarını duyurmuştu. Sarı, gözaltında bulunan CHP'li Belediye Meclis Üyeleri'nin oy kullanabilmeleri için bu yola başvurduklarını bildirmişti.
YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINDI
NTV muhabiri Özgür Yılmaz, son gelişmeleri aktardı.
"İkinci kez başkanvekili seçimi gerçekleştiriyor. Yoğun güvenlik önlemi alındı. Belediyenin çevresi bariyerler kapatıldı. Sadece Meclis üyelerinin girişine izin verilecek. Cumhur İttifakı'nın 21 üyesi, CHP ve Yeni Parti'nin de 21 üyesi bulunuyor."
SİNEM DEDETAŞ GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMIŞTI
Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.
Bu karar sonrası 1 Ağustos'ta başkanvekili seçimi yapılmıştı. Seçimi CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 4 oy farkla kazanmıştı.
Seçimlerde CHP'den 28, Cumhur ittifakından 17 üye sandık başına gitmişti. AK Parti Grubu usulsüz oy sayımı yapıldığı ve seçim sürecinde hukuka aykırılıklar bulunduğu gerekçesiyle yargıya başvurmuştu.
Mayıs 2023'te düzenlenen seçimlerde 44 milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giren İYİ Parti'de bir ayrılık daha yaşandı.
Aydın Milletvekili Ömer Karakaş...
Mayıs 2023'te düzenlenen seçimlerde 44 milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giren İYİ Parti'de bir ayrılık daha yaşandı.
Aydın Milletvekili Ömer Karakaş...
Mayıs 2023'te düzenlenen seçimlerde 44 milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giren İYİ Parti'de bir ayrılık daha yaşandı.
Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, “gördüğü lüzum üzerine” partisinden istifa ettiğini duyurdu.
Bu gelişmeyle birlikte partinin Meclis'teki sandalye sayısı 27'ye düştü.
Meclis'e İYİ Parti listelerinden giren ancak günümüzde siaysete farklı partilerde veya bağımsız devam eden milletvekilleri şöyle:
Ankara Milletvekili Koray Aydın
Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu
Ankara Milletvekili Yüksel Arslan
Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu
Sakarya Milletvekili Ümit Dikbakır
Ankara Milletvekili Adnan Beker
İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu
İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz
İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir
Konya Milletvekili Ünal Karaman
İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz
İstanbul Milletvekili Ahmet Ersagun Yücel
İstanbul Milletvekili Mehmet Salim Ensarioğlu
Adana Milletvekili Bilal Bilici
İzmir Milletvekili Ümit Özlale
Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gurban
Aydın Milletvekili Ömer Karakaş
ÖMER KARAKAŞ KİMDİR?Ömer Karakaş, ilk ve ortaöğrenimini Sivas Koyulhisar’da tamamladı; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Amasya MYO Elektronik Haberleşme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi.
Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Cumhuriyet Tarihi Bölümünde yüksek lisans yaptı.
Sahibi olduğu mühendislik firmasıyla inşaat ve elektrik sektörlerinde faaliyet gösterdi.
İYİ Parti'nin kurucuları arasında yer alan Karakaş, Mayıs 2023'te 28. Dönem Aydın Milletvekili olarak TBMM'ye girdi.
14 Ağustos 2026 tarihinde İYİ Parti'den istifa etti.
Mayıs 2023'te düzenlenen seçimlerde 44 milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giren İYİ Parti'de bir ayrılık daha yaşandı.
Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, “gördüğü lüzum üzerine” partisinden istifa ettiğini duyurdu.
Bu gelişmeyle birlikte partinin Meclis'teki sandalye sayısı 27'ye düştü.
Meclis'e İYİ Parti listelerinden giren ancak günümüzde siaysete farklı partilerde veya bağımsız devam eden milletvekilleri şöyle:
Ankara Milletvekili Koray Aydın
Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu
Ankara Milletvekili Yüksel Arslan
Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu
Sakarya Milletvekili Ümit Dikbakır
Ankara Milletvekili Adnan Beker
İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu
İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz
İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir
Konya Milletvekili Ünal Karaman
İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz
İstanbul Milletvekili Ahmet Ersagun Yücel
İstanbul Milletvekili Mehmet Salim Ensarioğlu
Adana Milletvekili Bilal Bilici
İzmir Milletvekili Ümit Özlale
Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gurban
Aydın Milletvekili Ömer Karakaş
ÖMER KARAKAŞ KİMDİR?Ömer Karakaş, ilk ve ortaöğrenimini Sivas Koyulhisar’da tamamladı; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Amasya MYO Elektronik Haberleşme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi.
Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Cumhuriyet Tarihi Bölümünde yüksek lisans yaptı.
Sahibi olduğu mühendislik firmasıyla inşaat ve elektrik sektörlerinde faaliyet gösterdi.
İYİ Parti'nin kurucuları arasında yer alan Karakaş, Mayıs 2023'te 28. Dönem Aydın Milletvekili olarak TBMM'ye girdi.
14 Ağustos 2026 tarihinde İYİ Parti'den istifa etti.
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Yisrael Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.
Açıklamaya göre bakanlar...
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Yisrael Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.
Açıklamaya göre bakanlar...
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Yisrael Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.
Açıklamaya göre bakanlar, Filistinlileri zorla topraklarından çıkarmayı amaçlayan plan ve mekanizmalara yönelik öneriler dahil olmak üzere, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik iki İsrailli yetkilinin yaptığı açıklamaları şiddetle kınadı.
Bakanlar, bu tür kışkırtıcı açıklamaların ve önerilerin, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal ettiğini ve Filistin halkının meşru ve devredilemez haklarına doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Bakanlar, herhangi bir bahane veya gerekçeyle işgal altındaki Filistin toprakları içinde veya dışında Filistin halkını yerinden etmeyi amaçlayan her türlü girişimi veya planı kesin bir dille reddettiklerini ve kınadıklarını teyit etti.
Zorla yerinden etme çağrılarının "Filistinlileri topraklarından söküp atmayı amaçlayan" resmi bir politikaya veya somut önlemlere dönüştürülmesinin yol açacağı ciddi sonuçlara karşı uyarıda bulunan bakanlar, bu tür eylemlerin, zorla yerinden edilmeyi kesin bir dille reddeden ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı dahil, barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara doğrudan bir zorluk oluşturduğunu ve bölgedeki istikrar umudunu ciddi şekilde tehlikeye attığını belirtti.
Bakanlar, Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistin topraklarının bütünlüğünün korunmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.
Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün uygulanması olduğunu kaydeden bakanlar, uluslararası meşruiyetin ilgili kararlarına uygun olarak 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasını teyit etti.
Bakanlar, uluslararası topluma, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, sorumluluklarını üstlenmeleri ve işgal altındaki Filistin topraklarında "yeni bir demografik veya coğrafi gerçeklik dayatmaya yönelik her türlü girişime kararlılıkla karşı çıkmaları ve uluslararası hukuk kurallarına uyulmasını sağlamaları" çağrısında bulundu.
Ayrıca bakanlar, Filistin halkının kendi topraklarında gösterdiği metanete verdikleri tam desteği ve Filistin davasını ortadan kaldırmayı veya Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettiklerini bir kez daha teyit etti.
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Yisrael Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.
Açıklamaya göre bakanlar, Filistinlileri zorla topraklarından çıkarmayı amaçlayan plan ve mekanizmalara yönelik öneriler dahil olmak üzere, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik iki İsrailli yetkilinin yaptığı açıklamaları şiddetle kınadı.
Bakanlar, bu tür kışkırtıcı açıklamaların ve önerilerin, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal ettiğini ve Filistin halkının meşru ve devredilemez haklarına doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Bakanlar, herhangi bir bahane veya gerekçeyle işgal altındaki Filistin toprakları içinde veya dışında Filistin halkını yerinden etmeyi amaçlayan her türlü girişimi veya planı kesin bir dille reddettiklerini ve kınadıklarını teyit etti.
Zorla yerinden etme çağrılarının "Filistinlileri topraklarından söküp atmayı amaçlayan" resmi bir politikaya veya somut önlemlere dönüştürülmesinin yol açacağı ciddi sonuçlara karşı uyarıda bulunan bakanlar, bu tür eylemlerin, zorla yerinden edilmeyi kesin bir dille reddeden ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı dahil, barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara doğrudan bir zorluk oluşturduğunu ve bölgedeki istikrar umudunu ciddi şekilde tehlikeye attığını belirtti.
Bakanlar, Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistin topraklarının bütünlüğünün korunmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.
Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün uygulanması olduğunu kaydeden bakanlar, uluslararası meşruiyetin ilgili kararlarına uygun olarak 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasını teyit etti.
Bakanlar, uluslararası topluma, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, sorumluluklarını üstlenmeleri ve işgal altındaki Filistin topraklarında "yeni bir demografik veya coğrafi gerçeklik dayatmaya yönelik her türlü girişime kararlılıkla karşı çıkmaları ve uluslararası hukuk kurallarına uyulmasını sağlamaları" çağrısında bulundu.
Ayrıca bakanlar, Filistin halkının kendi topraklarında gösterdiği metanete verdikleri tam desteği ve Filistin davasını ortadan kaldırmayı veya Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettiklerini bir kez daha teyit etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz hakkında soruşturma başlattı. Müzisyenin, “Ha Leylim” adlı şarkının “müstehcenlik” suçu kapsamına girdiği öne sürülüyor.
Şarkıcı Mabel Matiz, "Perperişan" şarkısı n...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz hakkında soruşturma başlattı. Müzisyenin, “Ha Leylim” adlı şarkının “müstehcenlik” suçu kapsamına girdiği öne sürülüyor.
Şarkıcı Mabel Matiz, "Perperişan" şarkısı n...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz hakkında soruşturma başlattı. Müzisyenin, “Ha Leylim” adlı şarkının “müstehcenlik” suçu kapsamına girdiği öne sürülüyor.
Şarkıcı Mabel Matiz, "Perperişan" şarkısı nedeniyle yargılandığı müstehcenlik davasından yaklaşık üç ay önce beraat etmişti.
Sanatçı hakkında bu sefer de "Ha Leylim" şarkısıyla inceleme başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şarkının sözlerinin ve klibinin müstehcenlik suçu kapsamında değerlendirdi.
Başsavcılık, olayla ilgili adli işlemlerin başlatıldığını duyurdu.
"PERPERİŞAN" ŞARKISINA DA SORUŞTURMA AÇILMIŞTIKamuoyunda Mabel Matiz olarak bilinen Fatih Karaca'nın geçtiğimiz yıl da "Perperişan" isimli şarkısına soruşturma başlatılmıştı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın talebi üzerine, “Perperişan” isimli şarkı hakkında erişim engeli getirilmişti. Bu kararın hemen ardından da şarkıcı Mabel Matiz, İçişleri Bakanlığı'nın suç duyurusuyla 22 Eylül 2025'te Çağlayan Adliyesi'ne giderek savcılığa ifade vermişti.
Müzisyen savcılık ifadesinde şarkı sözlerinde herhangi bir şekilde müstehcenlik içeren bir kasıt ya da amaç bulunmadığını ve üzerine atılan suçlamayı kabul etmediğini söylemişti. Sanatçı, "Müziğimin amacı insanları tetiklemek ya da insanlarda negatif yönlendirme yapmak değil, aksine insanları birleştirmek ve iyi duygular uyandırmaktır." demişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede de şarkının cinsel arzuyu dolaylı yoldan tahrik edici, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar oluşturduğu, cinsel birleşmeye yönelik betimlemelerin yapıldığı ve bu betimlemelerin ve sözlerin herkes tarafından kolayca anlaşılabildiği anlatılmıştı. Sözlerin çocukların korunması açısından tehlike arz ettiği belirtilmişti.
3 YILA KADAR HAPİS İSTENMİŞTİ
Hazırlanan iddianamede şüpheli Fatih Karaca’nın ‘müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek’ suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
BERAAT ETMİŞTİ
Mabel Matiz, müstehcenlik suçlamasıyla açılan davada suçun unsurlarının oluşmadığı tespitiyle 8 Mayıs 2026'da görülen davada beraat etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz hakkında soruşturma başlattı. Müzisyenin, “Ha Leylim” adlı şarkının “müstehcenlik” suçu kapsamına girdiği öne sürülüyor.
Şarkıcı Mabel Matiz, "Perperişan" şarkısı nedeniyle yargılandığı müstehcenlik davasından yaklaşık üç ay önce beraat etmişti.
Sanatçı hakkında bu sefer de "Ha Leylim" şarkısıyla inceleme başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şarkının sözlerinin ve klibinin müstehcenlik suçu kapsamında değerlendirdi.
Başsavcılık, olayla ilgili adli işlemlerin başlatıldığını duyurdu.
"PERPERİŞAN" ŞARKISINA DA SORUŞTURMA AÇILMIŞTIKamuoyunda Mabel Matiz olarak bilinen Fatih Karaca'nın geçtiğimiz yıl da "Perperişan" isimli şarkısına soruşturma başlatılmıştı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın talebi üzerine, “Perperişan” isimli şarkı hakkında erişim engeli getirilmişti. Bu kararın hemen ardından da şarkıcı Mabel Matiz, İçişleri Bakanlığı'nın suç duyurusuyla 22 Eylül 2025'te Çağlayan Adliyesi'ne giderek savcılığa ifade vermişti.
Müzisyen savcılık ifadesinde şarkı sözlerinde herhangi bir şekilde müstehcenlik içeren bir kasıt ya da amaç bulunmadığını ve üzerine atılan suçlamayı kabul etmediğini söylemişti. Sanatçı, "Müziğimin amacı insanları tetiklemek ya da insanlarda negatif yönlendirme yapmak değil, aksine insanları birleştirmek ve iyi duygular uyandırmaktır." demişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede de şarkının cinsel arzuyu dolaylı yoldan tahrik edici, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar oluşturduğu, cinsel birleşmeye yönelik betimlemelerin yapıldığı ve bu betimlemelerin ve sözlerin herkes tarafından kolayca anlaşılabildiği anlatılmıştı. Sözlerin çocukların korunması açısından tehlike arz ettiği belirtilmişti.
3 YILA KADAR HAPİS İSTENMİŞTİ
Hazırlanan iddianamede şüpheli Fatih Karaca’nın ‘müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek’ suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
BERAAT ETMİŞTİ
Mabel Matiz, müstehcenlik suçlamasıyla açılan davada suçun unsurlarının oluşmadığı tespitiyle 8 Mayıs 2026'da görülen davada beraat etti.
Bursa’nın Kestel ilçesi Kayacık M...
Bursa’nın Kestel ilçesi Kayacık Mahallesi’ndeki bir bahçede bulunan anızların yakılmasıyla başlayan yangın rüzgarın etkisiyle ormana sıçradı.
Sabah saatlerinde çıkan yangına 3 hava aracı, 15 arazöz, iş makinesi ve 66 personel ile müdahale edildi.
Yangın iki saatte kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.
Bursa’nın Kestel ilçesi Kayacık Mahallesi’ndeki bir bahçede bulunan anızların yakılmasıyla başlayan yangın rüzgarın etkisiyle ormana sıçradı.
Sabah saatlerinde çıkan yangına 3 hava aracı, 15 arazöz, iş makinesi ve 66 personel ile müdahale edildi.
Yangın iki saatte kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.
Yargıtay, işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılına ait 1495 sayılı kararıyla, çalışma yaşamında önemli bir anlaşmazlık konusu oluşturan yıllık izinler için önemli bir hüküm verdi.
10 gün...
Yargıtay, işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılına ait 1495 sayılı kararıyla, çalışma yaşamında önemli bir anlaşmazlık konusu oluşturan yıllık izinler için önemli bir hüküm verdi.
10 gün...
Yargıtay, işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılına ait 1495 sayılı kararıyla, çalışma yaşamında önemli bir anlaşmazlık konusu oluşturan yıllık izinler için önemli bir hüküm verdi.
10 günden az kullanılan izinlerin haklı fesih nedeni sayılacağını yönünde yasal uygulamalar bulunuyor ve bazı çalışanlar, bu nedenle iş sözleşmelerini fesih ediyordu. Yüksek Mahkeme, önüne gelen bir anlaşmazlıkta, “İşçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına” karar verdi.
Dava dosyasına göre, davacı işçi, 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 tarihleri arasında davalı şirkette gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştı. İşçi, çalışma süresi boyunca yıllık izin taleplerinin işlerin yoğunluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, kendisine bir defada en fazla altı gün izin kullandırıldığını ve kullanılmayan izinlerinin ücretinin ödenmediğini ileri sürdü. Dava dilekçesinde 68 günlük kullanılmayan yıllık izni bulunduğunu belirten işçi, yıllık izinlerinin gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu. Ayrıca 2017 yılının ikinci yarısı ile 2020 yılına ilişkin primlerinin ödenmediğini ileri sürdü. İşçi; kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve prim alacağının işverenden tahsilini talep etti.
İLK DERECE MAHKEME ÇALIŞANI HAKLI BULDU
İlk Derece Mahkemesi, imzalı izin talep formlarına göre işçinin toplam 48 gün yıllık izin kullandığını belirledi. Mahkeme, işçinin kıdem süresine göre toplam 130 gün yıllık izne hak kazandığını ve 82 günlük kullanılmayan izninin bulunduğunu kabul etti. Yıllık izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı sonucuna ulaşan Mahkeme, işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine karar verdi. Bu nedenle kıdem tazminatı ile 82 günlük yıllık izin ücreti hüküm altına alındı. İşçi prim alacağını ispatlayamadığı için bu talep reddedildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını bozdu. Bozma kararında şu üç konu üzerinde duruldu: Kısa Süreli İzinler Tek Başına Haklı Fesih Nedeni Sayılmadı
YASAYA GÖRE BÖLÜNEMEZ ANCAK İŞÇİNİN RIZASI VARDI
4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesine göre yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Tarafların anlaşmasıyla bölünmesi durumunda ise izinlerden birinin 10 günden az olmaması gerekir. Yargıtay, somut olayda izin belgelerinde yer alan sürelerin 10 günden kısa olduğunu kabul etti. Ancak bu izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla bölündüğünü belirledi. Kararda, işçinin daha uzun süre izin kullanmak istediğini en az bir ay önceden yazılı olarak işverene bildirdiğinin ve bu talebin işveren tarafından daha kısa süreye indirildiğinin ispatlanamadığı belirtildi. İşverenin çok uzun süre hiç izin kullandırmadığı veya işçinin izin talebini gerekçesiz biçimde reddettiği de kanıtlanamadı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerleşik uygulamasına göre yıllık iznin işçinin talebiyle 10 günden kısa sürelerle kullandırılması durumunda bu izinlerin geçerli olduğunu belirtti. Bu nedenle işçinin yaptığı feshin haklı nedene dayanmadığına ve kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.
Yargıtay, işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılına ait 1495 sayılı kararıyla, çalışma yaşamında önemli bir anlaşmazlık konusu oluşturan yıllık izinler için önemli bir hüküm verdi.
10 günden az kullanılan izinlerin haklı fesih nedeni sayılacağını yönünde yasal uygulamalar bulunuyor ve bazı çalışanlar, bu nedenle iş sözleşmelerini fesih ediyordu. Yüksek Mahkeme, önüne gelen bir anlaşmazlıkta, “İşçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullanılan yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına” karar verdi.
Dava dosyasına göre, davacı işçi, 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 tarihleri arasında davalı şirkette gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştı. İşçi, çalışma süresi boyunca yıllık izin taleplerinin işlerin yoğunluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, kendisine bir defada en fazla altı gün izin kullandırıldığını ve kullanılmayan izinlerinin ücretinin ödenmediğini ileri sürdü. Dava dilekçesinde 68 günlük kullanılmayan yıllık izni bulunduğunu belirten işçi, yıllık izinlerinin gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu. Ayrıca 2017 yılının ikinci yarısı ile 2020 yılına ilişkin primlerinin ödenmediğini ileri sürdü. İşçi; kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve prim alacağının işverenden tahsilini talep etti.
İLK DERECE MAHKEME ÇALIŞANI HAKLI BULDU
İlk Derece Mahkemesi, imzalı izin talep formlarına göre işçinin toplam 48 gün yıllık izin kullandığını belirledi. Mahkeme, işçinin kıdem süresine göre toplam 130 gün yıllık izne hak kazandığını ve 82 günlük kullanılmayan izninin bulunduğunu kabul etti. Yıllık izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı sonucuna ulaşan Mahkeme, işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine karar verdi. Bu nedenle kıdem tazminatı ile 82 günlük yıllık izin ücreti hüküm altına alındı. İşçi prim alacağını ispatlayamadığı için bu talep reddedildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını bozdu. Bozma kararında şu üç konu üzerinde duruldu: Kısa Süreli İzinler Tek Başına Haklı Fesih Nedeni Sayılmadı
YASAYA GÖRE BÖLÜNEMEZ ANCAK İŞÇİNİN RIZASI VARDI
4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesine göre yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Tarafların anlaşmasıyla bölünmesi durumunda ise izinlerden birinin 10 günden az olmaması gerekir. Yargıtay, somut olayda izin belgelerinde yer alan sürelerin 10 günden kısa olduğunu kabul etti. Ancak bu izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla bölündüğünü belirledi. Kararda, işçinin daha uzun süre izin kullanmak istediğini en az bir ay önceden yazılı olarak işverene bildirdiğinin ve bu talebin işveren tarafından daha kısa süreye indirildiğinin ispatlanamadığı belirtildi. İşverenin çok uzun süre hiç izin kullandırmadığı veya işçinin izin talebini gerekçesiz biçimde reddettiği de kanıtlanamadı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerleşik uygulamasına göre yıllık iznin işçinin talebiyle 10 günden kısa sürelerle kullandırılması durumunda bu izinlerin geçerli olduğunu belirtti. Bu nedenle işçinin yaptığı feshin haklı nedene dayanmadığına ve kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.
BALIKESİRAltıeylül ilçesi Büyükbostancı Mahallesi yakınlarında saat 13.30 sırala...
BALIKESİRAltıeylül ilçesi Büyükbostancı Mahallesi yakınlarında saat 13.30 sırala...
BALIKESİRAltıeylül ilçesi Büyükbostancı Mahallesi yakınlarında saat 13.30 sıralarında orman yangını çıktı.
Alevleri ve dumanları gören mahallelinin ihbarı üzerine bölgeye 4 uçak, 5 helikopter, 20 arazöz, 7 su ikmal aracı, 4 iş makinesi ile 100 personel sevk edildi.
ANTALYAKemer ilçesi Ulupınar Mahallesi Çıralı mevkiinde de saat 11.30 sıralarında orman yangını çıktı.
İhbarla bölgeye ekipler sevk edildi. Yangına ilk etapta 4 helikopter, 2 uçak, 7 arazöz, 3 su ikmal aracı, 55 teknik personel ve yangın işçisiyle havadan ve karadan müdahaleye başlandı.
KONTROL ALTINDAYangın, havadan ve karadan müdahaleyle saat 15.30'da kontrol altına alındı.
Bölgenin sarp arazi olması, yangın söndürme ekiplerinin müdahalesini güçleştirdi. Yangın söndürme çalışmalarına çok sayıda gönüllü de destek verdi.
BALIKESİRAltıeylül ilçesi Büyükbostancı Mahallesi yakınlarında saat 13.30 sıralarında orman yangını çıktı.
Alevleri ve dumanları gören mahallelinin ihbarı üzerine bölgeye 4 uçak, 5 helikopter, 20 arazöz, 7 su ikmal aracı, 4 iş makinesi ile 100 personel sevk edildi.
ANTALYAKemer ilçesi Ulupınar Mahallesi Çıralı mevkiinde de saat 11.30 sıralarında orman yangını çıktı.
İhbarla bölgeye ekipler sevk edildi. Yangına ilk etapta 4 helikopter, 2 uçak, 7 arazöz, 3 su ikmal aracı, 55 teknik personel ve yangın işçisiyle havadan ve karadan müdahaleye başlandı.
KONTROL ALTINDAYangın, havadan ve karadan müdahaleyle saat 15.30'da kontrol altına alındı.
Bölgenin sarp arazi olması, yangın söndürme ekiplerinin müdahalesini güçleştirdi. Yangın söndürme çalışmalarına çok sayıda gönüllü de destek verdi.
İstanbul'da sahte altın üretildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, mahkeme...
İstanbul'da sahte altın üretildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, mahkeme...
İstanbul'da sahte altın üretildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi.
NZP Gold isimli şirkete yönelik hazırlanan iddianamede yedi tutuklu sanık hakkında 73 yıla kadar hapis cezası istendi.
İddianamede çarpıcı ayrıntılar ve suçlamalar yer aldı.
DEĞERSİZ METALLERİ İŞLEYİP ALTIN GÖRÜNÜMÜ VERDİLERİddianameye göre şüpheliler, çinko ve bakır gibi değersiz metalleri işleyerek altın görünümü verdi.
Şüphelilerin sahte sertifika ve ambalajlarla internet üzerinden satış yaptığı savunuldu.
Yine iddianamede üretimde kullanılan bazı materyallerin kaçak yollarla yurda sokulduğu, Kapalıçarşı'daki Ayaklı Borsa'dan ürün temin edildiği aktarıldı.
OSMANLI SİKKELERİ TAKLİT EDİLDİSoruşturmada Sultan V. Mehmet Reşad dönemine ait sikke kalıplarının da taklit edildiği tespit edildi.
İddianamede NZP Gold ve bağlantılı şirketlerin yetkili rafineri statüsüne sahip olmamasına rağmen altın ürettiği belirtildi.
İddianamede ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumu'nun taklit edilen ürünlerin piyasadan çekilmesi için şirkete ihtar gönderdiği ancak bu uyarının dikkate alınmadığı bilgisine yer verildi.
"DEMO ÜRETİM" SAVUNMASIDosyaya giren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda ise şirketteki 50 milyon liralık sermaye artırımının şüpheli bulunduğu ifade edildi.
Şüpheliler savunmalarında bazı ürünlerin demo yani deneme amaçlı üretildiğini, bazılarının ise 2023'teki mevzuat değişikliğinden önce üretildiğini iddia etti.
İstanbul'da sahte altın üretildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi.
NZP Gold isimli şirkete yönelik hazırlanan iddianamede yedi tutuklu sanık hakkında 73 yıla kadar hapis cezası istendi.
İddianamede çarpıcı ayrıntılar ve suçlamalar yer aldı.
DEĞERSİZ METALLERİ İŞLEYİP ALTIN GÖRÜNÜMÜ VERDİLERİddianameye göre şüpheliler, çinko ve bakır gibi değersiz metalleri işleyerek altın görünümü verdi.
Şüphelilerin sahte sertifika ve ambalajlarla internet üzerinden satış yaptığı savunuldu.
Yine iddianamede üretimde kullanılan bazı materyallerin kaçak yollarla yurda sokulduğu, Kapalıçarşı'daki Ayaklı Borsa'dan ürün temin edildiği aktarıldı.
OSMANLI SİKKELERİ TAKLİT EDİLDİSoruşturmada Sultan V. Mehmet Reşad dönemine ait sikke kalıplarının da taklit edildiği tespit edildi.
İddianamede NZP Gold ve bağlantılı şirketlerin yetkili rafineri statüsüne sahip olmamasına rağmen altın ürettiği belirtildi.
İddianamede ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumu'nun taklit edilen ürünlerin piyasadan çekilmesi için şirkete ihtar gönderdiği ancak bu uyarının dikkate alınmadığı bilgisine yer verildi.
"DEMO ÜRETİM" SAVUNMASIDosyaya giren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda ise şirketteki 50 milyon liralık sermaye artırımının şüpheli bulunduğu ifade edildi.
Şüpheliler savunmalarında bazı ürünlerin demo yani deneme amaçlı üretildiğini, bazılarının ise 2023'teki mevzuat değişikliğinden önce üretildiğini iddia etti.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) HBO Max, Amazon Prime, Netflix ve Disney+'a üst sınırdan ceza verdi.
RTÜK'ten yapılan açıklamaya göre, üst kurul gündemdeki yayın ihlallerini görüşmek üzere toplandı.
HBOX MAX'TEKİ BELGESEL İÇİN KATALOGDAN ÇIKARMA KARARI
Kurul, HBO Max adlı medya hizm...
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) HBO Max, Amazon Prime, Netflix ve Disney+'a üst sınırdan ceza verdi.
RTÜK'ten yapılan açıklamaya göre, üst kurul gündemdeki yayın ihlallerini görüşmek üzere toplandı.
HBOX MAX'TEKİ BELGESEL İÇİN KATALOGDAN ÇIKARMA KARARI
Kurul, HBO Max adlı medya hizm...
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) HBO Max, Amazon Prime, Netflix ve Disney+'a üst sınırdan ceza verdi.
RTÜK'ten yapılan açıklamaya göre, üst kurul gündemdeki yayın ihlallerini görüşmek üzere toplandı.
HBOX MAX'TEKİ BELGESEL İÇİN KATALOGDAN ÇIKARMA KARARI
Kurul, HBO Max adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayımlanan "Bang My Box: The Robin Byrd Story" adlı belgesel filmdeki yayın ihlallerini görüştü.
Belgesel filmin cinsellik ile pornografi sergilediği ve eş cinsel ilişkileri meşrulaştırdığını tespit eden RTÜK, HBO Max'a katalogdan çıkarma ve yüzde 3 idari para cezası uyguladı.
AMAZON PRIME'A SPARTACUS: HOUSE OF ASHUR CEZASI
Prime Video logolu isteğe bağlı yayın hizmeti sunan kuruluşta yayımlanan "Spartacus: House of Ashur" isimli dizideki ihlaller de görüşüldü.
Söz konusu yapımda, tarihsel bir kurgu ve aksiyon-macera şemsiyesi altında sunulmasına rağmen içerdiği ağır çekim kan sıçraması, uzuv kopması, şiddetin bir haz sahnesi olarak detaylandırılması; kadın ve erkek bedeninin sürekli teşhiri, aşırı müstehcenlik ile insan doğasına ve evrensel ahlak normlarına aykırı cinsel ilişki sahnelerinin yoğun bir şekilde gösterildiği kaydedildi.
Bu gerekçelerle Prime Video'ya katalogdan çıkarma ve yüzde 5 idari para cezası uygulandı.
NETFLIX'E DE CEZA KESİLDİ
Üst Kurul, Netflix ünvanlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayımlanan "Heartstopper: Sonsuza Dek" adlı filmdeki yayın ihlallerini de ele aldı.
Yetişkinlik düzeyi "18+, cinsellik, argo" koruyucu sembolleri ve "Bu film, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Muzır Neşriyat Kurulunca küçükler için uygun olmadığı karara bağlanan 'Kalp Çarpıntısı' kitabından uyarlanmıştır" uyarısı ile katalog içerisinde yayımlanan filmin konusu itibarıyla, hedef kitlesinin gençler olduğu ve eş cinsel birlikteliğe yönelik sahnelerin kullanılan müzikler ve efektlerle görsel olarak estetik ve sevimli biçimde sunulduğu anlatıldı.
Kurul, söz konusu yapımda eş cinsel yaşam tarzının genç yaş grubuna özendirici bir biçimde yansıtıldığı tespitine yer verdi.
Bu açıdan ilgili filmde LGBTQ+ ilişkilerinin olumlanmasının ve normalize edilmesinin Türk aile yapısına, manevi değerlerimize ve genel ahlak anlayışına aykırı olduğu ifade edidi.
Üst Kurul, söz konusu film nedeniyle Netflix'e katalogdan çıkarma ve yüzde 3 idari para cezası verdi.
DISNEY+'A CEZA
Üst Kurul, Disney+'ta yayımlanan "A Teacher" isimli dizideki yayın ihlallerine de yaptırım uyguladı.
RTÜK, bir öğretmen ile reşit olmayan öğrencisi arasında yaşanan ilişkiyi konu alan dizinin, yetişkin öğretmenin öğrencisine yönelik istismar niteliğindeki davranışlarının belirli sahnelerde romantikleştirilmiş ve erotikleştirilmiş bir ilişki biçiminde sunulduğunu, böylece çocuk istismarının niteliğinin belirsizleştirildiğini ve olağanlaştırılma riskinin ortaya çıktığını vurguladı.
Bu gerekçelerle Disney+'a katalogdan çıkarma ve yüzde 5 idari para yaptırımı uygulandı.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) HBO Max, Amazon Prime, Netflix ve Disney+'a üst sınırdan ceza verdi.
RTÜK'ten yapılan açıklamaya göre, üst kurul gündemdeki yayın ihlallerini görüşmek üzere toplandı.
Kurul, HBO Max adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayımlanan "Bang My Box: The Robin Byrd Story" adlı belgesel filmdeki yayın ihlallerini görüştü.
Belgesel filmin cinsellik ile pornografi sergilediği ve eş cinsel ilişkileri meşrulaştırdığını tespit eden RTÜK, HBO Max'a katalogdan çıkarma ve yüzde 3 idari para cezası uyguladı.
AMAZON PRIME'A SPARTACUS: HOUSE OF ASHUR CEZASI
Prime Video logolu isteğe bağlı yayın hizmeti sunan kuruluşta yayımlanan "Spartacus: House of Ashur" isimli dizideki ihlaller de görüşüldü.
Söz konusu yapımda, tarihsel bir kurgu ve aksiyon-macera şemsiyesi altında sunulmasına rağmen içerdiği ağır çekim kan sıçraması, uzuv kopması, şiddetin bir haz sahnesi olarak detaylandırılması; kadın ve erkek bedeninin sürekli teşhiri, aşırı müstehcenlik ile insan doğasına ve evrensel ahlak normlarına aykırı cinsel ilişki sahnelerinin yoğun bir şekilde gösterildiği kaydedildi.
Bu gerekçelerle Prime Video'ya katalogdan çıkarma ve yüzde 5 idari para cezası uygulandı.
NETFLIX'E DE CEZA KESİLDİ
Üst Kurul, Netflix ünvanlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayımlanan "Heartstopper: Sonsuza Dek" adlı filmdeki yayın ihlallerini de ele aldı.
Yetişkinlik düzeyi "18+, cinsellik, argo" koruyucu sembolleri ve "Bu film, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Muzır Neşriyat Kurulunca küçükler için uygun olmadığı karara bağlanan 'Kalp Çarpıntısı' kitabından uyarlanmıştır" uyarısı ile katalog içerisinde yayımlanan filmin konusu itibarıyla, hedef kitlesinin gençler olduğu ve eş cinsel birlikteliğe yönelik sahnelerin kullanılan müzikler ve efektlerle görsel olarak estetik ve sevimli biçimde sunulduğu anlatıldı.
Kurul, söz konusu yapımda eş cinsel yaşam tarzının genç yaş grubuna özendirici bir biçimde yansıtıldığı tespitine yer verdi.
Bu açıdan ilgili filmde LGBTQ+ ilişkilerinin olumlanmasının ve normalize edilmesinin Türk aile yapısına, manevi değerlerimize ve genel ahlak anlayışına aykırı olduğu ifade edidi.
Üst Kurul, söz konusu film nedeniyle Netflix'e katalogdan çıkarma ve yüzde 3 idari para cezası verdi.
DISNEY+'A CEZA
Üst Kurul, Disney+'ta yayımlanan "A Teacher" isimli dizideki yayın ihlallerine de yaptırım uyguladı.
RTÜK, bir öğretmen ile reşit olmayan öğrencisi arasında yaşanan ilişkiyi konu alan dizinin, yetişkin öğretmenin öğrencisine yönelik istismar niteliğindeki davranışlarının belirli sahnelerde romantikleştirilmiş ve erotikleştirilmiş bir ilişki biçiminde sunulduğunu, böylece çocuk istismarının niteliğinin belirsizleştirildiğini ve olağanlaştırılma riskinin ortaya çıktığını vurguladı.
Bu gerekçelerle Disney+'a katalogdan çıkarma ve yüzde 5 idari para yaptırımı uygulandı.
İstanbul Küçükçekmece'de iddiaya göre, iki akraba arasında alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışm...
İstanbul Küçükçekmece'de iddiaya göre, iki akraba arasında alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışm...
İstanbul Küçükçekmece'de iddiaya göre, iki akraba arasında alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek silahlı kavgaya dönüştü.
Tarafların birbirine silahla ateş açtığı kavgada bacağından yaralanan Erhan A. kendi imkanlarıyla hastaneye giderken, diğer şüpheli ise kaçtı.
SİLAHTAN ÇIKAN KURŞUN OYUN OYNAYAN ÇOCUĞA İSABET ETTİ
Silahlı çatışma sırasında tabancadan seken kurşunlardan biri sokakta oyun oynayan çocuğa isabet etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin kontrollerinde olayda bacağından yaralandığı belirlenen çocuk ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasıyla kaydedildi.
Görüntülerde, çocuğun bacağından yaralandığı, yoldan geçen bir kadının ise yardım ederek ambulansın gelmesini beklediği anlar yer aldı.
Yaralanan çocuk, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
İstanbul Küçükçekmece'de iddiaya göre, iki akraba arasında alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek silahlı kavgaya dönüştü.
Tarafların birbirine silahla ateş açtığı kavgada bacağından yaralanan Erhan A. kendi imkanlarıyla hastaneye giderken, diğer şüpheli ise kaçtı.
SİLAHTAN ÇIKAN KURŞUN OYUN OYNAYAN ÇOCUĞA İSABET ETTİ
Silahlı çatışma sırasında tabancadan seken kurşunlardan biri sokakta oyun oynayan çocuğa isabet etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin kontrollerinde olayda bacağından yaralandığı belirlenen çocuk ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasıyla kaydedildi.
Görüntülerde, çocuğun bacağından yaralandığı, yoldan geçen bir kadının ise yardım ederek ambulansın gelmesini beklediği anlar yer aldı.
Yaralanan çocuk, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Trabzon'da Koskarlı Mağ...
Trabzon'da Koskarlı Mağarası'nda yapılan kazılar, bölgede 14.000 yıl öncesine ait insan yerleşimine dair ilk kanıtları ortaya koyuyor. Devamı burada: Trabzon’da 14.000 Yıl Önce İnsanlar Geniş Bir Ağın Parçasıymış Arkeofili.
Trabzon'da Koskarlı Mağarası'nda yapılan kazılar, bölgede 14.000 yıl öncesine ait insan yerleşimine dair ilk kanıtları ortaya koyuyor.
Devamı burada: Trabzon’da 14.000 Yıl Önce İnsanlar Geniş Bir Ağın Parçasıymış Arkeofili.
Antalya'daki Aspendos A...
Antalya'daki Aspendos Antik Kenti'nde kazı yapan arkeologlar, üzerinde güreşçi betimleri olan sikkelerle birlikte gömülmüş bir iskelet buldu. Devamı burada: Antalya’da Olası Bir Güreşçinin 2.400 Yıllık Mezarı Bulundu Arkeofili.
Antalya'daki Aspendos Antik Kenti'nde kazı yapan arkeologlar, üzerinde güreşçi betimleri olan sikkelerle birlikte gömülmüş bir iskelet buldu.
Devamı burada: Antalya’da Olası Bir Güreşçinin 2.400 Yıllık Mezarı Bulundu Arkeofili.
Göbeklitepe'de bulunan...
Göbeklitepe'de bulunan dörtgen planlı yapılar konut olarak kullanılmış olabilir. Bulgular, buranın bir yerleşim olduğu fikrini güçlendiriyor. Devamı burada: Göbeklitepe’de Konut Olabilecek Dörtgen Yapılar Bulundu Arkeofili.
Göbeklitepe'de bulunan dörtgen planlı yapılar konut olarak kullanılmış olabilir. Bulgular, buranın bir yerleşim olduğu fikrini güçlendiriyor.
Devamı burada: Göbeklitepe’de Konut Olabilecek Dörtgen Yapılar Bulundu Arkeofili.
Burdur'daki Kibyra A...
Burdur'daki Kibyra Antik Kenti'nde imparator Hadrianus ve eşi Sabina'ya ait yaklaşık 1.950 yıllık mermer heykeller bulundu. Devamı burada: Burdur’da İmparator Hadrianus Heykeli Bulundu Arkeofili.
Burdur'daki Kibyra Antik Kenti'nde imparator Hadrianus ve eşi Sabina'ya ait yaklaşık 1.950 yıllık mermer heykeller bulundu.
Devamı burada: Burdur’da İmparator Hadrianus Heykeli Bulundu Arkeofili.
İstanbul Avcılar'da Cihangir Mahallesi D-100 kara yolunun yan...
İstanbul Avcılar'da Cihangir Mahallesi D-100 kara yolunun yan...
İstanbul Avcılar'da Cihangir Mahallesi D-100 kara yolunun yan yolunda seyreden İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı asfalt kamyonu, virajı alamayarak sürücüsünün kontrolünden çıktı.
Yoldan çıkan kamyon, Avcılar Ambarlı Alt Geçidi'nin yoluna düşerek yan yattı.
SÜRÜCÜ HASTANEYE KALDIRILDIİhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan sürücü, sağlık ekiplerince ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
ALT GEÇİT YOLU TRAFİĞE KAPATILDIKaza nedeniyle alt geçit yolu çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.
-Kamyonun kaldırılmasına yönelik çalışma başlatıldı.
İstanbul Avcılar'da Cihangir Mahallesi D-100 kara yolunun yan yolunda seyreden İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı asfalt kamyonu, virajı alamayarak sürücüsünün kontrolünden çıktı.
Yoldan çıkan kamyon, Avcılar Ambarlı Alt Geçidi'nin yoluna düşerek yan yattı.
SÜRÜCÜ HASTANEYE KALDIRILDIİhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan sürücü, sağlık ekiplerince ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
ALT GEÇİT YOLU TRAFİĞE KAPATILDIKaza nedeniyle alt geçit yolu çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.
-Kamyonun kaldırılmasına yönelik çalışma başlatıldı.
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....