Sermaye Piyasası...
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Seri:II No 15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 12-(4). maddesi gereğince yapılan açıklama şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Seri:II No 15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 12-(4). maddesi gereğince yapılan açıklama şöyle:
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklama...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklama...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin yüzde 66,33 dolaylı bağlı ortaklığı olan İyte RES Elektrik Üretim A.Ş'nin İzmir/Urla'da bulunan 13 MWe kurulu gücündeki Urla RES santralinin 8,4 MWe kapasite artışıyla 21,4 MWe'ye çıkarılması planlanıyor.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ile yürütülen üniversite-sanayi iş birliği kapsamında sürdürülen çalışmalar çerçevesinde, kurulacak T6 ve T7 türbinlerine ilişkin yapı ruhsatlarının alındığı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirketin yüzde 66,33 dolaylı bağlı ortaklığı olan İyte RES Elektrik Üretim A.Ş'nin İzmir/Urla'da bulunan 13 MWe kurulu gücündeki Urla RES santralinin 8,4 MWe kapasite artışıyla 21,4 MWe'ye çıkarılması planlanıyor.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ile yürütülen üniversite-sanayi iş birliği kapsamında sürdürülen çalışmalar çerçevesinde, kurulacak T6 ve T7 türbinlerine ilişkin yapı ruhsatlarının alındığı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Borsa İstanbul 100 Endeksi çarşamba gününü yüzde 0,70 değişimle 14.505 seviyesinden tamamladı. Gün içinde en düşük 14.357, en yüksek 14.673 seviyelerini gören endekste bugün 14.667...
Borsa İstanbul 100 Endeksi çarşamba gününü yüzde 0,70 değişimle 14.505 seviyesinden tamamladı. Gün içinde en düşük 14.357, en yüksek 14.673 seviyelerini gören endekste bugün 14.667...
Borsa İstanbul 100 Endeksi çarşamba gününü yüzde 0,70 değişimle 14.505 seviyesinden tamamladı. Gün içinde en düşük 14.357, en yüksek 14.673 seviyelerini gören endekste bugün 14.667 seviyesi öncelikli direnç olarak izlenecek. Bu seviyenin aşılması ve yukarı yönlü hareketin devam etmesi halinde 14.828 ve 14.983 seviyeleri direnç noktaları olarak takip edilecek. Aşağı yönlü hareketlerde ise 14.351 öncelikli destek olurken 14.196 ve 14.035 seviyeleri sonraki destek noktaları olarak öne çıkıyor.
Analizde, Ons altın perşembe sabahı yüzde 0,15 değişimle 4.408,18 seviyesinden işlem görüyor. Gün içinde 4.389,68 ile 4.420,99 seviyeleri arasında hareket eden ons altında 4.422,89 öncelikli direnç olarak izleniyor. Bu seviyenin aşılması halinde 4.437,60 ve 4.454,20 dirençleri takip edilecek. Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.391,57, 4.374,97 ve 4.360,26 seviyeleri destek konumunda bulunuyor.
Dolar/TL perşembe sabahı yüzde 0,03 değişimle 48,49 seviyesinden işlem görüyor. Gün içinde 48,47-48,52 aralığında hareket eden kurda 48,54 öncelikli direnç, 48,45 ise öncelikli destek seviyesi olarak izleniyor. Euro/TL yüzde 0,29 değişimle 56,56 seviyesinde bulunurken kurda 56,71 direnç, 56,31 destek seviyesi olarak takip ediliyor.
Euro/Dolar paritesi yüzde 0,04 değişimle 1,16 seviyesinde işlem görüyor. Paritede 1,16 direnç ve 1,16 destek seviyesi olarak belirtiliyor. Sterlin/Dolar paritesi ise yüzde 0,04 değişimle 1,36 seviyesinde bulunurken 1,36 direnç, 1,35 destek olarak öne çıkıyor. Gram altın yüzde 0,15 değişimle 6.872,67 seviyesinden işlem görüyor. Gram altında 6.918,15 direnç, 6.822,13 destek seviyesi olarak takip edilecek. Brent petrol ise yüzde 0,73 düşüşle 98,88 seviyesinde bulunuyor. Brent petrolde 100,03 direnç, 98,10 destek seviyesi olarak izlenecek.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Borsa İstanbul 100 Endeksi çarşamba gününü yüzde 0,70 değişimle 14.505 seviyesinden tamamladı. Gün içinde en düşük 14.357, en yüksek 14.673 seviyelerini gören endekste bugün 14.667 seviyesi öncelikli direnç olarak izlenecek. Bu seviyenin aşılması ve yukarı yönlü hareketin devam etmesi halinde 14.828 ve 14.983 seviyeleri direnç noktaları olarak takip edilecek. Aşağı yönlü hareketlerde ise 14.351 öncelikli destek olurken 14.196 ve 14.035 seviyeleri sonraki destek noktaları olarak öne çıkıyor.
Analizde, Ons altın perşembe sabahı yüzde 0,15 değişimle 4.408,18 seviyesinden işlem görüyor. Gün içinde 4.389,68 ile 4.420,99 seviyeleri arasında hareket eden ons altında 4.422,89 öncelikli direnç olarak izleniyor. Bu seviyenin aşılması halinde 4.437,60 ve 4.454,20 dirençleri takip edilecek. Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.391,57, 4.374,97 ve 4.360,26 seviyeleri destek konumunda bulunuyor.
Dolar/TL perşembe sabahı yüzde 0,03 değişimle 48,49 seviyesinden işlem görüyor. Gün içinde 48,47-48,52 aralığında hareket eden kurda 48,54 öncelikli direnç, 48,45 ise öncelikli destek seviyesi olarak izleniyor. Euro/TL yüzde 0,29 değişimle 56,56 seviyesinde bulunurken kurda 56,71 direnç, 56,31 destek seviyesi olarak takip ediliyor.
Euro/Dolar paritesi yüzde 0,04 değişimle 1,16 seviyesinde işlem görüyor. Paritede 1,16 direnç ve 1,16 destek seviyesi olarak belirtiliyor. Sterlin/Dolar paritesi ise yüzde 0,04 değişimle 1,36 seviyesinde bulunurken 1,36 direnç, 1,35 destek olarak öne çıkıyor. Gram altın yüzde 0,15 değişimle 6.872,67 seviyesinden işlem görüyor. Gram altında 6.918,15 direnç, 6.822,13 destek seviyesi olarak takip edilecek. Brent petrol ise yüzde 0,73 düşüşle 98,88 seviyesinde bulunuyor. Brent petrolde 100,03 direnç, 98,10 destek seviyesi olarak izlenecek.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ikon Menkul Değerler'in teknik analiz değerlendirmesinde, Brent petrolün adım adım yukarı yönlü hareketini sürdürerek en son temmuz ayında test edilen kritik 102,00 direncine ulaştığı aktarıldı. İlk etapta bu dirençten aşağı yönlü tepkilerin geldiği, ilerleyen süreçte direncin...
Ikon Menkul Değerler'in teknik analiz değerlendirmesinde, Brent petrolün adım adım yukarı yönlü hareketini sürdürerek en son temmuz ayında test edilen kritik 102,00 direncine ulaştığı aktarıldı. İlk etapta bu dirençten aşağı yönlü tepkilerin geldiği, ilerleyen süreçte direncin...
Ikon Menkul Değerler'in teknik analiz değerlendirmesinde, Brent petrolün adım adım yukarı yönlü hareketini sürdürerek en son temmuz ayında test edilen kritik 102,00 direncine ulaştığı aktarıldı. İlk etapta bu dirençten aşağı yönlü tepkilerin geldiği, ilerleyen süreçte direncin aşılamaması halinde 94,70 desteğine doğru geri çekilmelerin gündeme gelebileceği, 102,00 bölgesinin aşılması durumunda ise 111,60 seviyesinin bir sonraki direnç olarak izlenebileceği bildirildi. RSI göstergesinin 69 seviyesinde bulunmasının güçlü alım iştahını teyit ettiği ancak aşırı alım bölgesine yaklaşılması sebebiyle kâr realizasyonu riskinin göz ardı edilmemesi gerektiği ifade edildi. Brent petrolde destek seviyeleri 94,70 - 90,53 - 82,39; direnç seviyeleri ise 102,00 - 111,60 - 115,59 olarak sıralandı.
Ons altın fiyatlarının son günlerde 4.400 dolar bölgesinde tutunduğu belirtilen değerlendirmede, bu seviyenin korunması halinde 4.500 ve 4.600 dirençlerinin yeniden gündeme gelebileceği kaydedildi. Olası satış baskısında 4.200 ve 4.000 seviyelerinin önemli destekler olduğu, 51 seviyesindeki RSI göstergesinin ise aşırı alım veya satım bölgesinden uzak, nötr bir görünüme işaret ederek yön arayışını yansıttığı aktarıldı. Teknik görünümde trend kırılımının geçerliliğini koruduğu, fakat yükselişin sürmesi için 4.500 üzerindeki kapanışların izlenmesi gerektiği vurgulanırken; desteklerin 4.380 - 4.200 - 4.000, dirençlerin ise 4.500 - 4.600 - 4.780 dolar seviyelerinde bulunduğu ifade edildi.
Ons gümüş tarafında, uzun süredir etkili olan düşüş trend çizgisinin yukarı yönlü kırılmasının ardından yükseliş eğiliminin korunduğu ve fiyatın 67,00 dolar seviyesinde dengelenerek konsolidasyon sürecine girdiği bildirildi. 71,32 direncinin aşılması durumunda 78,02 ve 83,25 seviyelerine doğru yükseliş potansiyelinin artabileceği, geri çekilmelerde ise 61,18 ve 55,50 seviyelerinin destek konumunda olduğu paylaşıldı. RSI göstergesinin 56 seviyesinde kalarak pozitif momentumu koruduğu ve kritik desteklerin üzerinde kalındıkça orta vadeli yükseliş beklentisinin sürebileceği belirtildi. Gümüşte destek seviyeleri 67,00 - 61,18 - 55,50; direnç seviyeleri ise 71,32 - 78,02 - 83,25 olarak kaydedildi.
EURUSD paritesinin ise 1,1578 desteğinden aldığı euro lehine ivmeyi koruyarak güne sakin başladığı ifade edildi. Piyasaların Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı ile ABD üretici fiyat endeksi (ÜFE) verilerine odaklandığı, bu gelişmelerle birlikte paritede ani hareketliliklerin yaşanabileceği aktarıldı. Yukarı yönlü hareketlerde 1,1670 direnç, aşağı yönlü hareketlerde 1,1578 seviyesinin destek olarak öne çıktığı belirtilirken, 58 seviyesindeki RSI göstergesinin pozitif momentuma işaret ettiği ancak henüz aşırı alım bölgesine ulaşmadığı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ikon Menkul Değerler'in teknik analiz değerlendirmesinde, Brent petrolün adım adım yukarı yönlü hareketini sürdürerek en son temmuz ayında test edilen kritik 102,00 direncine ulaştığı aktarıldı. İlk etapta bu dirençten aşağı yönlü tepkilerin geldiği, ilerleyen süreçte direncin aşılamaması halinde 94,70 desteğine doğru geri çekilmelerin gündeme gelebileceği, 102,00 bölgesinin aşılması durumunda ise 111,60 seviyesinin bir sonraki direnç olarak izlenebileceği bildirildi. RSI göstergesinin 69 seviyesinde bulunmasının güçlü alım iştahını teyit ettiği ancak aşırı alım bölgesine yaklaşılması sebebiyle kâr realizasyonu riskinin göz ardı edilmemesi gerektiği ifade edildi. Brent petrolde destek seviyeleri 94,70 - 90,53 - 82,39; direnç seviyeleri ise 102,00 - 111,60 - 115,59 olarak sıralandı.
Ons altın fiyatlarının son günlerde 4.400 dolar bölgesinde tutunduğu belirtilen değerlendirmede, bu seviyenin korunması halinde 4.500 ve 4.600 dirençlerinin yeniden gündeme gelebileceği kaydedildi. Olası satış baskısında 4.200 ve 4.000 seviyelerinin önemli destekler olduğu, 51 seviyesindeki RSI göstergesinin ise aşırı alım veya satım bölgesinden uzak, nötr bir görünüme işaret ederek yön arayışını yansıttığı aktarıldı. Teknik görünümde trend kırılımının geçerliliğini koruduğu, fakat yükselişin sürmesi için 4.500 üzerindeki kapanışların izlenmesi gerektiği vurgulanırken; desteklerin 4.380 - 4.200 - 4.000, dirençlerin ise 4.500 - 4.600 - 4.780 dolar seviyelerinde bulunduğu ifade edildi.
Ons gümüş tarafında, uzun süredir etkili olan düşüş trend çizgisinin yukarı yönlü kırılmasının ardından yükseliş eğiliminin korunduğu ve fiyatın 67,00 dolar seviyesinde dengelenerek konsolidasyon sürecine girdiği bildirildi. 71,32 direncinin aşılması durumunda 78,02 ve 83,25 seviyelerine doğru yükseliş potansiyelinin artabileceği, geri çekilmelerde ise 61,18 ve 55,50 seviyelerinin destek konumunda olduğu paylaşıldı. RSI göstergesinin 56 seviyesinde kalarak pozitif momentumu koruduğu ve kritik desteklerin üzerinde kalındıkça orta vadeli yükseliş beklentisinin sürebileceği belirtildi. Gümüşte destek seviyeleri 67,00 - 61,18 - 55,50; direnç seviyeleri ise 71,32 - 78,02 - 83,25 olarak kaydedildi.
EURUSD paritesinin ise 1,1578 desteğinden aldığı euro lehine ivmeyi koruyarak güne sakin başladığı ifade edildi. Piyasaların Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı ile ABD üretici fiyat endeksi (ÜFE) verilerine odaklandığı, bu gelişmelerle birlikte paritede ani hareketliliklerin yaşanabileceği aktarıldı. Yukarı yönlü hareketlerde 1,1670 direnç, aşağı yönlü hareketlerde 1,1578 seviyesinin destek olarak öne çıktığı belirtilirken, 58 seviyesindeki RSI göstergesinin pozitif momentuma işaret ettiği ancak henüz aşırı alım bölgesine ulaşmadığı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Analiz'de, yurt dışındaki zayıf görünüme ve petroldeki yükselişe karşın yurt içinde pozitif ayrışma etkisinin sürdüğü belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının uzlaşma fiyatının hafif üzerinde 17.916 puandan gerçekleştiği aktarı...
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Analiz'de, yurt dışındaki zayıf görünüme ve petroldeki yükselişe karşın yurt içinde pozitif ayrışma etkisinin sürdüğü belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının uzlaşma fiyatının hafif üzerinde 17.916 puandan gerçekleştiği aktarı...
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Analiz'de, yurt dışındaki zayıf görünüme ve petroldeki yükselişe karşın yurt içinde pozitif ayrışma etkisinin sürdüğü belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının uzlaşma fiyatının hafif üzerinde 17.916 puandan gerçekleştiği aktarıldı.
ABD ile İran arasında Basra Körfezi'nde tırmanan askeri gerilim ve karşılıklı saldırıların enerji piyasalarında yükselişin hız kazanmasına neden olurken küresel risk iştahını baskıladığı ifade edildi. Bugün küreselde Avrupa Merkez Bankası ile yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz kararlarının yakından izleneceği kaydedildi.
ABD borsalarının dün günü düşüşlerle tamamladığı, bu sabah ABD vadeli endekslerinde hafif alıcılı bir seyir izlendiği belirtildi. Avrupa endekslerinin yatay açılışlara işaret ettiği, Asya piyasalarında ise kırmızı rengin hakim olduğu aktarıldı. Sözleşmenin güne yatay bir açılışla başlamasının beklendiği bildirildi.
Sözleşmede yukarı yönlü denemelerde 18.000 seviyesinin ilk direnç bölgesi olduğu belirtilen analizde, psikolojik öneme sahip 18.000 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş eğiliminin devamlılığı açısından önem taşıdığı ifade edildi. 18.000 üzerine yerleşmelerde 18.075-18.160 seviyelerinin kısa vadeli direnç noktaları olduğu, devamında 18.240-18.335 ve 18.410 seviyelerinin direnç konumunda bulunduğu kaydedildi.
Sözleşmede düzeltmelerin gözlenmesi halinde 17.850-17.800 aralığının kısa vadeli destek bölgesi olduğu, devamında 17.740, 17.690, 17.600, 17.510 ve 17.405 seviyelerinin destek olarak takip edilebileceği belirtildi.
Eylül vadeli dolar/TL sözleşmesinin ise dün 49,2380-49,2720 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 0,002 düşüşle 49,2600 uzlaşma fiyatından tamamladığı bildirildi. Veri akışının sakin seyrettiği spot kurda düşük volatilitede yataya yakın seyrin etkisini sürdürdüğü aktarıldı.
Bugün yurt içinde gündemin odağında TCMB PPK faiz kararı toplantısının yer aldığı belirtilirken, Gedik Yatırım ve piyasanın ortak beklentisinin politika faizinin yüzde 37 düzeyinde sabit bırakılması yönünde olduğu ifade edildi. Toplantı sonrası yayımlanacak karar metninin de piyasa tarafından yakından izleneceği kaydedildi.
ABD tarafında bugün ÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının takip edileceği, son açıklanan tarım dışı istihdam verisinin ardından TÜFE verisinin piyasaların odağına yerleştiği belirtildi. Cuma günü açıklanacak TÜFE verisinin, Fed'in yaklaşan faiz kararı öncesinde kritik önemini koruduğu aktarıldı.
Diğer taraftan Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yükseliş yönünde desteklemeye devam ettiği ifade edildi. Dolar/TL spot kurunun bu sabah saat 08.00 itibarıyla 48,47 civarında hafif yükseliş eğiliminde hareket ettiği, dolar endeksinin ise 98,74 civarında bulunduğu kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan VİOP Günlük Analiz'de, yurt dışındaki zayıf görünüme ve petroldeki yükselişe karşın yurt içinde pozitif ayrışma etkisinin sürdüğü belirtildi. Sözleşmede akşam seansı kapanışının uzlaşma fiyatının hafif üzerinde 17.916 puandan gerçekleştiği aktarıldı.
ABD ile İran arasında Basra Körfezi'nde tırmanan askeri gerilim ve karşılıklı saldırıların enerji piyasalarında yükselişin hız kazanmasına neden olurken küresel risk iştahını baskıladığı ifade edildi. Bugün küreselde Avrupa Merkez Bankası ile yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz kararlarının yakından izleneceği kaydedildi.
ABD borsalarının dün günü düşüşlerle tamamladığı, bu sabah ABD vadeli endekslerinde hafif alıcılı bir seyir izlendiği belirtildi. Avrupa endekslerinin yatay açılışlara işaret ettiği, Asya piyasalarında ise kırmızı rengin hakim olduğu aktarıldı. Sözleşmenin güne yatay bir açılışla başlamasının beklendiği bildirildi.
Sözleşmede yukarı yönlü denemelerde 18.000 seviyesinin ilk direnç bölgesi olduğu belirtilen analizde, psikolojik öneme sahip 18.000 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş eğiliminin devamlılığı açısından önem taşıdığı ifade edildi. 18.000 üzerine yerleşmelerde 18.075-18.160 seviyelerinin kısa vadeli direnç noktaları olduğu, devamında 18.240-18.335 ve 18.410 seviyelerinin direnç konumunda bulunduğu kaydedildi.
Sözleşmede düzeltmelerin gözlenmesi halinde 17.850-17.800 aralığının kısa vadeli destek bölgesi olduğu, devamında 17.740, 17.690, 17.600, 17.510 ve 17.405 seviyelerinin destek olarak takip edilebileceği belirtildi.
Eylül vadeli dolar/TL sözleşmesinin ise dün 49,2380-49,2720 seviyeleri arasında dalgalanarak günü yüzde 0,002 düşüşle 49,2600 uzlaşma fiyatından tamamladığı bildirildi. Veri akışının sakin seyrettiği spot kurda düşük volatilitede yataya yakın seyrin etkisini sürdürdüğü aktarıldı.
Bugün yurt içinde gündemin odağında TCMB PPK faiz kararı toplantısının yer aldığı belirtilirken, Gedik Yatırım ve piyasanın ortak beklentisinin politika faizinin yüzde 37 düzeyinde sabit bırakılması yönünde olduğu ifade edildi. Toplantı sonrası yayımlanacak karar metninin de piyasa tarafından yakından izleneceği kaydedildi.
ABD tarafında bugün ÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının takip edileceği, son açıklanan tarım dışı istihdam verisinin ardından TÜFE verisinin piyasaların odağına yerleştiği belirtildi. Cuma günü açıklanacak TÜFE verisinin, Fed'in yaklaşan faiz kararı öncesinde kritik önemini koruduğu aktarıldı.
Diğer taraftan Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yükseliş yönünde desteklemeye devam ettiği ifade edildi. Dolar/TL spot kurunun bu sabah saat 08.00 itibarıyla 48,47 civarında hafif yükseliş eğiliminde hareket ettiği, dolar endeksinin ise 98,74 civarında bulunduğu kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İkon Menkul tarafından yayımlanan Günlük Analizler'de, BIST 100 endeksinin 14.381,24 puandan satıcılı açılışın ardından gün içinde 14.357,04 - 14.673,07 bandında hareket ettiği belirtildi. Zirvede yüzde 1,86'ya ulaşan...
İkon Menkul tarafından yayımlanan Günlük Analizler'de, BIST 100 endeksinin 14.381,24 puandan satıcılı açılışın ardından gün içinde 14.357,04 - 14.673,07 bandında hareket ettiği belirtildi. Zirvede yüzde 1,86'ya ulaşan...
İkon Menkul tarafından yayımlanan Günlük Analizler'de, BIST 100 endeksinin 14.381,24 puandan satıcılı açılışın ardından gün içinde 14.357,04 - 14.673,07 bandında hareket ettiği belirtildi. Zirvede yüzde 1,86'ya ulaşan kazancın yarısından fazlasının kapanışa doğru geri verildiği, endeksin gün içi zirvesinin yaklaşık 170 puan altında ve bandın ortasına yakın bir seviyede kapandığı aktarıldı. Toplam piyasa hacminin ise 407,7 milyar TL ile yüksek seyrettiği kaydedildi.
Günün asıl hikayesinin sert bir sektör rotasyonu olduğu belirtilen raporda, Brent petrolün 100 doları aşmasının rafineri ve petrokimya tarafını öne çıkardığı ifade edildi. Kimya endeksinin yüzde 3,25 primlendiği, TUPRS ve ASELS ikilisinin tek başlarına endekse 107 puanın üzerinde katkı ürettiği ve bu iki isim olmasaydı kapanışın negatif bölgede kalacağı aktarıldı.
Bankacılık endeksinin ise yüzde 2,43 gerileyerek endeksi aşağı çeken başlıca unsur olduğu, satışların ağır isimlerin tamamına yayıldığı belirtildi. EKGYO'nun ise gün boyu güçlü alıcılı seyrederek tavandan kapandığı kaydedildi.
Raporda, yarının ana gündeminin TCMB Para Politikası Kurulu kararı olacağı belirtildi. Politika faizinin yüzde 37'de sabit tutulmasının beklendiği, indirim patikasının son çeyrekte başlamasının öngörüldüğü aktarıldı. Kısa vadede kritik sorunun, petrol kaynaklı maliyet şokunun bu patikayı ötelemesi riskinin karar metnine ne ölçüde yansıyacağı olduğu ifade edildi.
Tonun sertleşmesinin, bugün zaten baskı altında kalan bankacılıkta satışın sürmesine zemin hazırlayabileceği belirtilen raporda, son dönemde olduğu gibi faiz kararından çok açıklama metnindeki alt mesajların takip edileceği bir faiz kararı olacağı kaydedildi.
Brent petrolün, ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kaybının etkisiyle 100 doların üzerine çıktığı belirtilen raporda, Fed'in faiz artırımı ihtimalinin yeniden gündeme geldiği aktarıldı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,8 seviyesine yakın seyrettiği, Wall Street endekslerinin gerilediği kaydedildi. Piyasalarda odağın, Fed'in para politikası kararını şekillendirebilecek ABD ÜFE ve TÜFE verilerine çevrildiği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İkon Menkul tarafından yayımlanan Günlük Analizler'de, BIST 100 endeksinin 14.381,24 puandan satıcılı açılışın ardından gün içinde 14.357,04 - 14.673,07 bandında hareket ettiği belirtildi. Zirvede yüzde 1,86'ya ulaşan kazancın yarısından fazlasının kapanışa doğru geri verildiği, endeksin gün içi zirvesinin yaklaşık 170 puan altında ve bandın ortasına yakın bir seviyede kapandığı aktarıldı. Toplam piyasa hacminin ise 407,7 milyar TL ile yüksek seyrettiği kaydedildi.
Günün asıl hikayesinin sert bir sektör rotasyonu olduğu belirtilen raporda, Brent petrolün 100 doları aşmasının rafineri ve petrokimya tarafını öne çıkardığı ifade edildi. Kimya endeksinin yüzde 3,25 primlendiği, TUPRS ve ASELS ikilisinin tek başlarına endekse 107 puanın üzerinde katkı ürettiği ve bu iki isim olmasaydı kapanışın negatif bölgede kalacağı aktarıldı.
Bankacılık endeksinin ise yüzde 2,43 gerileyerek endeksi aşağı çeken başlıca unsur olduğu, satışların ağır isimlerin tamamına yayıldığı belirtildi. EKGYO'nun ise gün boyu güçlü alıcılı seyrederek tavandan kapandığı kaydedildi.
Raporda, yarının ana gündeminin TCMB Para Politikası Kurulu kararı olacağı belirtildi. Politika faizinin yüzde 37'de sabit tutulmasının beklendiği, indirim patikasının son çeyrekte başlamasının öngörüldüğü aktarıldı. Kısa vadede kritik sorunun, petrol kaynaklı maliyet şokunun bu patikayı ötelemesi riskinin karar metnine ne ölçüde yansıyacağı olduğu ifade edildi.
Tonun sertleşmesinin, bugün zaten baskı altında kalan bankacılıkta satışın sürmesine zemin hazırlayabileceği belirtilen raporda, son dönemde olduğu gibi faiz kararından çok açıklama metnindeki alt mesajların takip edileceği bir faiz kararı olacağı kaydedildi.
Brent petrolün, ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kaybının etkisiyle 100 doların üzerine çıktığı belirtilen raporda, Fed'in faiz artırımı ihtimalinin yeniden gündeme geldiği aktarıldı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,8 seviyesine yakın seyrettiği, Wall Street endekslerinin gerilediği kaydedildi. Piyasalarda odağın, Fed'in para politikası kararını şekillendirebilecek ABD ÜFE ve TÜFE verilerine çevrildiği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Küresel piyasalarda ABD-İran arasındaki karmaşa devam ederken tahvil faizlerinde baskı ve emtia fiyatlarında, özellikle Brent petrolde, 100 dolar seviyesinin aşılması takip ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran...
Küresel piyasalarda ABD-İran arasındaki karmaşa devam ederken tahvil faizlerinde baskı ve emtia fiyatlarında, özellikle Brent petrolde, 100 dolar seviyesinin aşılması takip ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran...
Küresel piyasalarda ABD-İran arasındaki karmaşa devam ederken tahvil faizlerinde baskı ve emtia fiyatlarında, özellikle Brent petrolde, 100 dolar seviyesinin aşılması takip ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la aktif bir müzakere yürütmediklerini belirterek savaşın 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerinin hemen ardından sona ereceğini savundu. Pusula Yatırım analizinde, yeni günde makroekonomik verilerin odağa alındığı ve piyasada görece tepki alımlarının izlendiği belirtildi.
Yurt içi piyasalarda düzenlemelerin netleşmesiyle sancıların azaldığı ve rasyonaliteye yönelme çabasının sürdüğü ifade edildi. Borsa İstanbul'da sistemik riskin önlenmesi amacıyla Borsa Repo ve Ters Repo Pazarında merkezi takas hizmeti verilmeyen işlemler, repo işlemlerine konu menkul kıymetlerin işlem tarihinde Takasbank tarafından belirlenen saate kadar bildirilmemesi ve fon adına ilgili hesapta bloke edilmemesi durumunda geçersiz sayılmasına ilişkin düzenlemenin yürürlüğe girdiği aktarıldı.
Analize göre yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının saat 14.00'te açıklayacağı faiz kararı yakından takip edilecek. Pusula Yatırım, 50 baz puan ve üzeri faiz indirimi ile güvercin metnin olumlu, faiz değişikliği yapılmaması ve güvercin metnin sınırlı olumlu, faiz değişikliği yapılmaması ve ılımlı metnin nötr, faiz değişikliği yapılmaması ve şahin metnin sınırlı olumsuz, herhangi bir seviyede faiz artırımı ve şahin metnin ise olumsuz olacağını değerlendirdi. Avrupa Merkez Bankasının faiz kararının ise saat 15.15'te açıklanacağı, piyasa beklentisinin 25 baz puanlık artış yönünde olması nedeniyle ECB Başkanı Christine Lagarde'ın açıklamalarının önem taşıdığı belirtildi.
Pusula Yatırım analizinde BIST 100 endeksi için 13.800 ana destek, 14.549 ana direnç seviyelerinin takip edileceği, TCMB kararı sonrasında günlük bazda yönün belirginleşebileceği ifade edildi. Teknik görünümde endeksin trendin altında kalmaya devam ettiği ve yukarı yönlü ivme için 14.000 üzerinde kalıcı seyre ihtiyaç bulunduğu belirtildi. VİOP'ta ise yukarı yönlü ivme için 17.000 üzerinde kalıcı seyir gerektiği kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Küresel piyasalarda ABD-İran arasındaki karmaşa devam ederken tahvil faizlerinde baskı ve emtia fiyatlarında, özellikle Brent petrolde, 100 dolar seviyesinin aşılması takip ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la aktif bir müzakere yürütmediklerini belirterek savaşın 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerinin hemen ardından sona ereceğini savundu. Pusula Yatırım analizinde, yeni günde makroekonomik verilerin odağa alındığı ve piyasada görece tepki alımlarının izlendiği belirtildi.
Yurt içi piyasalarda düzenlemelerin netleşmesiyle sancıların azaldığı ve rasyonaliteye yönelme çabasının sürdüğü ifade edildi. Borsa İstanbul'da sistemik riskin önlenmesi amacıyla Borsa Repo ve Ters Repo Pazarında merkezi takas hizmeti verilmeyen işlemler, repo işlemlerine konu menkul kıymetlerin işlem tarihinde Takasbank tarafından belirlenen saate kadar bildirilmemesi ve fon adına ilgili hesapta bloke edilmemesi durumunda geçersiz sayılmasına ilişkin düzenlemenin yürürlüğe girdiği aktarıldı.
Analize göre yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının saat 14.00'te açıklayacağı faiz kararı yakından takip edilecek. Pusula Yatırım, 50 baz puan ve üzeri faiz indirimi ile güvercin metnin olumlu, faiz değişikliği yapılmaması ve güvercin metnin sınırlı olumlu, faiz değişikliği yapılmaması ve ılımlı metnin nötr, faiz değişikliği yapılmaması ve şahin metnin sınırlı olumsuz, herhangi bir seviyede faiz artırımı ve şahin metnin ise olumsuz olacağını değerlendirdi. Avrupa Merkez Bankasının faiz kararının ise saat 15.15'te açıklanacağı, piyasa beklentisinin 25 baz puanlık artış yönünde olması nedeniyle ECB Başkanı Christine Lagarde'ın açıklamalarının önem taşıdığı belirtildi.
Pusula Yatırım analizinde BIST 100 endeksi için 13.800 ana destek, 14.549 ana direnç seviyelerinin takip edileceği, TCMB kararı sonrasında günlük bazda yönün belirginleşebileceği ifade edildi. Teknik görünümde endeksin trendin altında kalmaya devam ettiği ve yukarı yönlü ivme için 14.000 üzerinde kalıcı seyre ihtiyaç bulunduğu belirtildi. VİOP'ta ise yukarı yönlü ivme için 17.000 üzerinde kalıcı seyir gerektiği kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, BIST 100 Endeksi'nin dün yüzde 0,70 yükselişle 14.505 seviyesinden günü tamamladığı aktarıldı. Endekste 14.620 direncinin üzerinde kalıcılık sağlanamadığı belirtilirken, fon kaynaklı alımların desteğini sürdürmesine karşın bankacılık tarafındaki zayıf görünümün yükselişleri sınırladığı ifade edildi.
Değerlendirmede, günün ana gündem maddesinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı olduğu belirtilerek, politi...
Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, BIST 100 Endeksi'nin dün yüzde 0,70 yükselişle 14.505 seviyesinden günü tamamladığı aktarıldı. Endekste 14.620 direncinin üzerinde kalıcılık sağlanamadığı belirtilirken, fon kaynaklı alımların desteğini sürdürmesine karşın bankacılık tarafındaki zayıf görünümün yükselişleri sınırladığı ifade edildi.
Değerlendirmede, günün ana gündem maddesinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı olduğu belirtilerek, politi...
Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, BIST 100 Endeksi'nin dün yüzde 0,70 yükselişle 14.505 seviyesinden günü tamamladığı aktarıldı. Endekste 14.620 direncinin üzerinde kalıcılık sağlanamadığı belirtilirken, fon kaynaklı alımların desteğini sürdürmesine karşın bankacılık tarafındaki zayıf görünümün yükselişleri sınırladığı ifade edildi.
Değerlendirmede, günün ana gündem maddesinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı olduğu belirtilerek, politika faizinin sabit tutulmasının beklendiği aktarıldı. Karar metninde yer alacak yönlendirmelerin piyasa fiyatlamaları açısından belirleyici olacağı ifade edildi. Teknik açıdan 14.620 seviyesinin direnç, 14.200 seviyesinin ise destek olarak takip edileceği kaydedildi.
ABD piyasalarına ilişkin değerlendirmede, endekslerin üst üste üçüncü işlem gününde de ekside kapandığı belirtildi. ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvillerde geri alım tutarını artırmasına rağmen 10 yıllık tahvil faizinin Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bu gelişmenin, piyasanın uzun vadeli faizlerdeki baskıyı likidite sorunundan ziyade enflasyon ve arz kaynaklı bir sorun olarak değerlendirdiğine işaret ettiği ifade edildi.
ABD-İran hattındaki gerilimin tırmanmasıyla Brent petrolün 100 doların üzerine çıkarak mayıs ayından bu yana en yüksek kapanışını gerçekleştirdiği belirtilirken, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini güçlendirdiği aktarıldı. Bugün açıklanacak ağustos ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisinin takip edileceği, yarın açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin ise haftanın ana gündem maddesi olmayı sürdüreceği ifade edildi. Yükselen tahvil faizleri ve enerji fiyatlarının piyasalar üzerindeki baskıyı devam ettirdiği, enflasyon verilerinin ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı açısından önem taşıdığı kaydedildi.
Asya-Pasifik piyasalarında ise petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon ve para politikalarına ilişkin endişeleri artırması nedeniyle risk iştahının baskı altında kaldığı belirtildi. Brent petrolün 100 dolar üzerindeki seyrinin özellikle enerji ithalatçısı Asya ekonomilerinde maliyet baskısını artırdığı, yüksek ABD tahvil faizlerinin de bölge borsalarını etkilediği aktarıldı.
Japonya'da Japonya Merkez Bankası (BoJ) yetkililerinden gelen ve enflasyonun hızlanması halinde daha hızlı faiz artırımlarına gidilebileceğine yönelik açıklamaların dikkat çektiği ifade edildi. Nikkei, Kospi, Hang Seng ve Avustralya piyasalarında temkinli görünümün öne çıktığı belirtilirken, yatırımcıların petrol fiyatları, küresel tahvil piyasası ve merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentileri takip ettiği kaydedildi.
Avrupa piyasalarında petrol fiyatları, tahvil faizleri ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararının ana gündem maddeleri olduğu aktarıldı. Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkmasının enerji kaynaklı enflasyon endişelerini artırdığı, küresel tahvil faizlerindeki yükselişin ise risk iştahını baskıladığı belirtildi.
Avrupa borsalarının güne temkinli ve sınırlı bir görünümle başlamasının beklendiği ifade edilirken, yatırımcıların odağında ECB'nin faiz kararı ve Başkan Christine Lagarde'ın açıklamalarının bulunduğu aktarıldı. Piyasalarda ECB'nin faiz artırmasının beklendiği, karar sonrasında bankanın önümüzdeki döneme ilişkin para politikası mesajlarının Avrupa piyasalarının yönü açısından belirleyici olacağı değerlendirildi.
Emtia tarafında, ABD-İran hattındaki gerilimin tırmanmasıyla Brent petrolün 101 dolar seviyesine yükselerek mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi. Altının ise enflasyon endişelerinin desteğiyle 4.400 doların üzerine toparlandığı aktarıldı.
Marbaş Menkul Değerler'in şirket haberleri değerlendirmesinde Bantaş Bandırma Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (BNTAS) entegre tesis yatırımının tamamlanmasına yönelik inşaat çalışmalarının başlatıldığı ve rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılarak kesilmesi, kullanılması, levha ve baskılı levha olarak iç ve dış pazara satılmasına ilişkin işlemlerin planlandığı şekilde sürdüğü ifade edildi.
Alves Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (ALVES) 10 Eylül itibarıyla Ana Pazar'dan Yakın İzleme Pazarı'nda işlem görmeye başlayacağı aktarıldı.
Borsak Kırklareli Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BORSK) tarafından Adapazarı Şeker Fabrikası paylarının devralınmasına yönelik işlemin tamamlandığı belirtildi.
Akhan Un ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin (AKHAN) FOODIST 2026 İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katılım sağladığı, fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmine ulaşıldığı ve bunun şirketin gelecekteki faaliyetleri üzerinde olumlu etki yaratmasının beklendiği aktarıldı.
Jantsa Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (JANTS) bağlı ortaklığı JMW Jant'ın, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programı kapsamında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan piyasa değerlendirmesinde, BIST 100 Endeksi'nin dün yüzde 0,70 yükselişle 14.505 seviyesinden günü tamamladığı aktarıldı. Endekste 14.620 direncinin üzerinde kalıcılık sağlanamadığı belirtilirken, fon kaynaklı alımların desteğini sürdürmesine karşın bankacılık tarafındaki zayıf görünümün yükselişleri sınırladığı ifade edildi.
Değerlendirmede, günün ana gündem maddesinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı olduğu belirtilerek, politika faizinin sabit tutulmasının beklendiği aktarıldı. Karar metninde yer alacak yönlendirmelerin piyasa fiyatlamaları açısından belirleyici olacağı ifade edildi. Teknik açıdan 14.620 seviyesinin direnç, 14.200 seviyesinin ise destek olarak takip edileceği kaydedildi.
ABD piyasalarına ilişkin değerlendirmede, endekslerin üst üste üçüncü işlem gününde de ekside kapandığı belirtildi. ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvillerde geri alım tutarını artırmasına rağmen 10 yıllık tahvil faizinin Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bu gelişmenin, piyasanın uzun vadeli faizlerdeki baskıyı likidite sorunundan ziyade enflasyon ve arz kaynaklı bir sorun olarak değerlendirdiğine işaret ettiği ifade edildi.
ABD-İran hattındaki gerilimin tırmanmasıyla Brent petrolün 100 doların üzerine çıkarak mayıs ayından bu yana en yüksek kapanışını gerçekleştirdiği belirtilirken, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini güçlendirdiği aktarıldı. Bugün açıklanacak ağustos ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisinin takip edileceği, yarın açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin ise haftanın ana gündem maddesi olmayı sürdüreceği ifade edildi. Yükselen tahvil faizleri ve enerji fiyatlarının piyasalar üzerindeki baskıyı devam ettirdiği, enflasyon verilerinin ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı açısından önem taşıdığı kaydedildi.
Asya-Pasifik piyasalarında ise petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon ve para politikalarına ilişkin endişeleri artırması nedeniyle risk iştahının baskı altında kaldığı belirtildi. Brent petrolün 100 dolar üzerindeki seyrinin özellikle enerji ithalatçısı Asya ekonomilerinde maliyet baskısını artırdığı, yüksek ABD tahvil faizlerinin de bölge borsalarını etkilediği aktarıldı.
Japonya'da Japonya Merkez Bankası (BoJ) yetkililerinden gelen ve enflasyonun hızlanması halinde daha hızlı faiz artırımlarına gidilebileceğine yönelik açıklamaların dikkat çektiği ifade edildi. Nikkei, Kospi, Hang Seng ve Avustralya piyasalarında temkinli görünümün öne çıktığı belirtilirken, yatırımcıların petrol fiyatları, küresel tahvil piyasası ve merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentileri takip ettiği kaydedildi.
Avrupa piyasalarında petrol fiyatları, tahvil faizleri ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararının ana gündem maddeleri olduğu aktarıldı. Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkmasının enerji kaynaklı enflasyon endişelerini artırdığı, küresel tahvil faizlerindeki yükselişin ise risk iştahını baskıladığı belirtildi.
Avrupa borsalarının güne temkinli ve sınırlı bir görünümle başlamasının beklendiği ifade edilirken, yatırımcıların odağında ECB'nin faiz kararı ve Başkan Christine Lagarde'ın açıklamalarının bulunduğu aktarıldı. Piyasalarda ECB'nin faiz artırmasının beklendiği, karar sonrasında bankanın önümüzdeki döneme ilişkin para politikası mesajlarının Avrupa piyasalarının yönü açısından belirleyici olacağı değerlendirildi.
Emtia tarafında, ABD-İran hattındaki gerilimin tırmanmasıyla Brent petrolün 101 dolar seviyesine yükselerek mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi. Altının ise enflasyon endişelerinin desteğiyle 4.400 doların üzerine toparlandığı aktarıldı.
Marbaş Menkul Değerler'in şirket haberleri değerlendirmesinde Bantaş Bandırma Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (BNTAS) entegre tesis yatırımının tamamlanmasına yönelik inşaat çalışmalarının başlatıldığı ve rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılarak kesilmesi, kullanılması, levha ve baskılı levha olarak iç ve dış pazara satılmasına ilişkin işlemlerin planlandığı şekilde sürdüğü ifade edildi.
Alves Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (ALVES) 10 Eylül itibarıyla Ana Pazar'dan Yakın İzleme Pazarı'nda işlem görmeye başlayacağı aktarıldı.
Borsak Kırklareli Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BORSK) tarafından Adapazarı Şeker Fabrikası paylarının devralınmasına yönelik işlemin tamamlandığı belirtildi.
Akhan Un ve Gıda Sanayi A.Ş.'nin (AKHAN) FOODIST 2026 İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katılım sağladığı, fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmine ulaşıldığı ve bunun şirketin gelecekteki faaliyetleri üzerinde olumlu etki yaratmasının beklendiği aktarıldı.
Jantsa Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (JANTS) bağlı ortaklığı JMW Jant'ın, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programı kapsamında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Halk Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, piyasalardaki baskının ana unsurlarının yüksek petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş olmaya devam ettiği belirtild...
Halk Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, piyasalardaki baskının ana unsurlarının yüksek petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş olmaya devam ettiği belirtild...
Halk Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, piyasalardaki baskının ana unsurlarının yüksek petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş olmaya devam ettiği belirtildi. ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması ve enerji arzına ilişkin endişelerin güçlenmesiyle Brent petrolün 100 dolar seviyelerindeki seyrini sürdürdüğü aktarıldı.
ABD'nin İran'a ait beş petrol tankerini imha etmesinin ardından çatışmanın enerji arzı üzerindeki etkilerine yönelik endişelerin arttığı belirtilen raporda, Goldman Sachs'ın gerilimin deniz taşımacılığına daha fazla yansıması durumunda petrol fiyatlarının 120 doların üzerine çıkabileceğine dikkat çektiği ifade edildi.
Tahvil piyasasında ise ABD Hazinesi'nin bugün 10-20 yıl vadeli tahvillerde 6 milyar dolara kadar geri alım gerçekleştirecek olmasına rağmen uzun vadeli faizlerdeki yüksek seyrin devam ettiği bildirildi. ABD 10 yıllık tahvil faizinin dün Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesini gördüğü, bu sabah yüzde 4,84 civarında seyrettiği belirtildi. 30 yıllık tahvil faizinin de yüzde 5,30 seviyesine yakın olduğu aktarıldı.
ABD'de bugün açıklanacak ÜFE'nin yükselen enerji fiyatlarının ulaştırma ve depolama maliyetlerini artırması nedeniyle aylık yüzde 0,4 artışla yıllık yüzde 5,2'ye yükselmesinin öngörüldüğü belirtildi. Çekirdek verinin de aylık yüzde 0,3 artışla yıllık yüzde 4,6'ya çıkmasının beklendiği ifade edildi.
ÜFE'nin PCE'ye giren bazı bileşenlerinin Ağustos aylık PCE enflasyonuna yaklaşık 5 baz puan katkı yapmasının beklendiği, uçak biletlerinde sınırlı artış ve sağlık hizmetlerinde yaklaşık yüzde 0,3 yükseliş öngörüldüğü kaydedildi.
Euro Bölgesi'nde ise ECB'nin faiz kararı ve Lagarde'ın konuşmasının takip edileceği belirtilirken, ECB'nin faizleri 25 baz puan artıracağının tahmin edildiği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Halk Yatırım tarafından yayımlanan Günlük Rapor'da, piyasalardaki baskının ana unsurlarının yüksek petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş olmaya devam ettiği belirtildi. ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması ve enerji arzına ilişkin endişelerin güçlenmesiyle Brent petrolün 100 dolar seviyelerindeki seyrini sürdürdüğü aktarıldı.
ABD'nin İran'a ait beş petrol tankerini imha etmesinin ardından çatışmanın enerji arzı üzerindeki etkilerine yönelik endişelerin arttığı belirtilen raporda, Goldman Sachs'ın gerilimin deniz taşımacılığına daha fazla yansıması durumunda petrol fiyatlarının 120 doların üzerine çıkabileceğine dikkat çektiği ifade edildi.
Tahvil piyasasında ise ABD Hazinesi'nin bugün 10-20 yıl vadeli tahvillerde 6 milyar dolara kadar geri alım gerçekleştirecek olmasına rağmen uzun vadeli faizlerdeki yüksek seyrin devam ettiği bildirildi. ABD 10 yıllık tahvil faizinin dün Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesini gördüğü, bu sabah yüzde 4,84 civarında seyrettiği belirtildi. 30 yıllık tahvil faizinin de yüzde 5,30 seviyesine yakın olduğu aktarıldı.
ABD'de bugün açıklanacak ÜFE'nin yükselen enerji fiyatlarının ulaştırma ve depolama maliyetlerini artırması nedeniyle aylık yüzde 0,4 artışla yıllık yüzde 5,2'ye yükselmesinin öngörüldüğü belirtildi. Çekirdek verinin de aylık yüzde 0,3 artışla yıllık yüzde 4,6'ya çıkmasının beklendiği ifade edildi.
ÜFE'nin PCE'ye giren bazı bileşenlerinin Ağustos aylık PCE enflasyonuna yaklaşık 5 baz puan katkı yapmasının beklendiği, uçak biletlerinde sınırlı artış ve sağlık hizmetlerinde yaklaşık yüzde 0,3 yükseliş öngörüldüğü kaydedildi.
Euro Bölgesi'nde ise ECB'nin faiz kararı ve Lagarde'ın konuşmasının takip edileceği belirtilirken, ECB'nin faizleri 25 baz puan artıracağının tahmin edildiği aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük Analiz'de, ABD ordusunun bir Amerikan savaş gemisine yönelik saldırı girişimlerine misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini elverişsiz hale...
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük Analiz'de, ABD ordusunun bir Amerikan savaş gemisine yönelik saldırı girişimlerine misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini elverişsiz hale...
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük Analiz'de, ABD ordusunun bir Amerikan savaş gemisine yönelik saldırı girişimlerine misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini elverişsiz hale getirmesinin gerilimi tırmandırdığı ve çatışmaların petrol fiyatlarını varil başına 120 doların üzerine çıkarma riski taşıdığı belirtildi. Beyaz Saray danışmanlarının ise Wall Street Journal'a göre çatışmanın Başkan Donald Trump'ın görev süresinin sonuna kadar uzayabileceği ihtimalini değerlendirdiği bildirildi.
Geçiş hacimlerindeki düşüş ve enerji altyapısına yönelik tehditlerin fiziki piyasayı daha da sıkılaştırarak fiyatları yukarı taşıyabileceği ifade edildi.
ABD Hazine Bakanlığı'nın, tahvil piyasalarının düzenli işleyişini sağlamak ve 2008 küresel finans krizinden bu yana en yüksek seviyelere ulaşan tahvil faizlerini dizginlemek amacıyla hükümet borcunun 6 milyar dolara kadar olan kısmını geri satın alacağını duyurduğu aktarıldı. Gelecekteki operasyonların ise en az 4 milyar dolar olacağı ve normal işlemlerin üç katına çıkarıldığı belirtildi.
Kararın ardından 10 yıllık gösterge tahvil faizinin yüzde 4,841'e, 20 yıllık faizin yüzde 5,314'e ve 30 yıllık faizin 5 baz puan artışla yüzde 5,307'ye yükselerek olumsuz bir piyasa reaksiyonuna yol açtığı kaydedildi. Kamuya açık borcun yüzde 8,2 artarak 31,8 trilyon dolara ulaştığı, toplam hükümet borcunun 40 trilyon doları aştığı ve Hazine ihraçlarının 2025'e göre yüzde 11,8 arttığı ortamda bu adımın piyasa beklentilerinin alt sınırında kaldığı belirtildi.
Tarife kaynaklı enflasyon endişeleri, İran savaşı ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doları aşmasıyla yükselen faiz baskılarına karşı alınan bu önlemin, temel piyasa dinamiklerine müdahale edildiği gerekçesiyle eleştirildiği ifade edildi.
Fed Başkanı Kevin Warsh'un piyasalara daha az müdahale vurgusu yaptığı ve piyasaların gelecek haftaki Fed faiz kararına kilitlendiği dönemde Hazine'nin bu hamlesinin, mali politika veya faiz oranlarında gerçek bir değişim yaratmadan baskıyı hafifletmeye yetmeyebileceği değerlendirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Pusula Yatırım tarafından yayımlanan Yurt Dışı Piyasalar Günlük Analiz'de, ABD ordusunun bir Amerikan savaş gemisine yönelik saldırı girişimlerine misilleme olarak beş İran ham petrol tankerini elverişsiz hale getirmesinin gerilimi tırmandırdığı ve çatışmaların petrol fiyatlarını varil başına 120 doların üzerine çıkarma riski taşıdığı belirtildi. Beyaz Saray danışmanlarının ise Wall Street Journal'a göre çatışmanın Başkan Donald Trump'ın görev süresinin sonuna kadar uzayabileceği ihtimalini değerlendirdiği bildirildi.
Geçiş hacimlerindeki düşüş ve enerji altyapısına yönelik tehditlerin fiziki piyasayı daha da sıkılaştırarak fiyatları yukarı taşıyabileceği ifade edildi.
ABD Hazine Bakanlığı'nın, tahvil piyasalarının düzenli işleyişini sağlamak ve 2008 küresel finans krizinden bu yana en yüksek seviyelere ulaşan tahvil faizlerini dizginlemek amacıyla hükümet borcunun 6 milyar dolara kadar olan kısmını geri satın alacağını duyurduğu aktarıldı. Gelecekteki operasyonların ise en az 4 milyar dolar olacağı ve normal işlemlerin üç katına çıkarıldığı belirtildi.
Kararın ardından 10 yıllık gösterge tahvil faizinin yüzde 4,841'e, 20 yıllık faizin yüzde 5,314'e ve 30 yıllık faizin 5 baz puan artışla yüzde 5,307'ye yükselerek olumsuz bir piyasa reaksiyonuna yol açtığı kaydedildi. Kamuya açık borcun yüzde 8,2 artarak 31,8 trilyon dolara ulaştığı, toplam hükümet borcunun 40 trilyon doları aştığı ve Hazine ihraçlarının 2025'e göre yüzde 11,8 arttığı ortamda bu adımın piyasa beklentilerinin alt sınırında kaldığı belirtildi.
Tarife kaynaklı enflasyon endişeleri, İran savaşı ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doları aşmasıyla yükselen faiz baskılarına karşı alınan bu önlemin, temel piyasa dinamiklerine müdahale edildiği gerekçesiyle eleştirildiği ifade edildi.
Fed Başkanı Kevin Warsh'un piyasalara daha az müdahale vurgusu yaptığı ve piyasaların gelecek haftaki Fed faiz kararına kilitlendiği dönemde Hazine'nin bu hamlesinin, mali politika veya faiz oranlarında gerçek bir değişim yaratmadan baskıyı hafifletmeye yetmeyebileceği değerlendirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ikon Menkul Değerler'in yurt dışı piyasalar analizinde, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararını açıklayacağı bildirildi. Piyasa beklentilerinin faiz oranının 25 baz puanlık artışla yü...
Ikon Menkul Değerler'in yurt dışı piyasalar analizinde, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararını açıklayacağı bildirildi. Piyasa beklentilerinin faiz oranının 25 baz puanlık artışla yü...
Ikon Menkul Değerler'in yurt dışı piyasalar analizinde, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararını açıklayacağı bildirildi. Piyasa beklentilerinin faiz oranının 25 baz puanlık artışla yüzde 2,65 seviyesine çıkarılacağı yönünde olduğu, karar ve sonrasında yapılacak basın açıklaması sırasında euro bacaklı paritelerde ani fiyat değişimlerinin yaşanabileceği aktarıldı.
Altın piyasasına ilişkin değerlendirmede, yatırımcıların ABD faiz oranlarının seyrini şekillendirebilecek üretici enflasyonu (ÜFE) verileri öncesinde temkinli bir duruş sergilediği ifade edildi. Spot altının ons başına 4.400 dolar seviyesine yakın kalarak yatay bir görünüm sunduğu, piyasa katılımcılarının kritik veri öncesinde yeni pozisyon almaktan kaçındığı belirtildi.
Japonya cephesinde ise Japonya Merkez Bankası (BOJ) Yönetim Kurulu Üyesi Kazuyuki Masu'nun açıklamalarına dikkat çekildi. Masu'nun petrol, gıda, üretici fiyat endeksi ve yen kaynaklı enflasyon risklerinin bir araya gelmesi sebebiyle merkez bankasının faiz oranlarını artırmaya devam etmesinin beklendiğini ifade ettiği aktarılırken, bu mesajların BOJ'un 17-18 Eylül tarihlerindeki para politikası toplantısı öncesinde faiz artırımı beklentilerini güçlendirdiği kaydedildi.
Siyasi gelişmeler tarafında ise ABD Başkanı Donald Trump'ın ara seçim vaadinin öne çıktığı paylaşıldı. Trump'ın, Cumhuriyetçilerin kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre'nin kontrolünü tamamen ele geçirmesi halinde her Amerikan vatandaşına 5 bin dolarlık temettü çeki dağıtılacağını söylediği bildirildi. Söz konusu vaadin hayata geçmesi durumunda 1,3 trilyon dolardan fazla bir maliyete yol açarak mevcut bütçe açığını daha da büyüteceği ifade edilirken, Cumhuriyetçilerin her iki meclisi birden kazanma ihtimali düşük görülse de teklifin büyüklüğünün seçim sürecindeki mali taahhütlerin dikkat çekici boyutunu ortaya koyduğu aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Ikon Menkul Değerler'in yurt dışı piyasalar analizinde, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararını açıklayacağı bildirildi. Piyasa beklentilerinin faiz oranının 25 baz puanlık artışla yüzde 2,65 seviyesine çıkarılacağı yönünde olduğu, karar ve sonrasında yapılacak basın açıklaması sırasında euro bacaklı paritelerde ani fiyat değişimlerinin yaşanabileceği aktarıldı.
Altın piyasasına ilişkin değerlendirmede, yatırımcıların ABD faiz oranlarının seyrini şekillendirebilecek üretici enflasyonu (ÜFE) verileri öncesinde temkinli bir duruş sergilediği ifade edildi. Spot altının ons başına 4.400 dolar seviyesine yakın kalarak yatay bir görünüm sunduğu, piyasa katılımcılarının kritik veri öncesinde yeni pozisyon almaktan kaçındığı belirtildi.
Japonya cephesinde ise Japonya Merkez Bankası (BOJ) Yönetim Kurulu Üyesi Kazuyuki Masu'nun açıklamalarına dikkat çekildi. Masu'nun petrol, gıda, üretici fiyat endeksi ve yen kaynaklı enflasyon risklerinin bir araya gelmesi sebebiyle merkez bankasının faiz oranlarını artırmaya devam etmesinin beklendiğini ifade ettiği aktarılırken, bu mesajların BOJ'un 17-18 Eylül tarihlerindeki para politikası toplantısı öncesinde faiz artırımı beklentilerini güçlendirdiği kaydedildi.
Siyasi gelişmeler tarafında ise ABD Başkanı Donald Trump'ın ara seçim vaadinin öne çıktığı paylaşıldı. Trump'ın, Cumhuriyetçilerin kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre'nin kontrolünü tamamen ele geçirmesi halinde her Amerikan vatandaşına 5 bin dolarlık temettü çeki dağıtılacağını söylediği bildirildi. Söz konusu vaadin hayata geçmesi durumunda 1,3 trilyon dolardan fazla bir maliyete yol açarak mevcut bütçe açığını daha da büyüteceği ifade edilirken, Cumhuriyetçilerin her iki meclisi birden kazanma ihtimali düşük görülse de teklifin büyüklüğünün seçim sürecindeki mali taahhütlerin dikkat çekici boyutunu ortaya koyduğu aktarıldı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İş Yatırım'ın piyasa analizinde, Orta Doğu'daki çatışmaların hafiflememesi ve İran'ın ABD saldırılarının sürmesi durumunda karşılık verileceğine yönelik açıklamalarının enerji arzına dair endişeleri tırmandırdığı bildirildi. Brent petrolün 101 doların üzerine çıkmasıyla enflasyon beklentilerinin yen...
İş Yatırım'ın piyasa analizinde, Orta Doğu'daki çatışmaların hafiflememesi ve İran'ın ABD saldırılarının sürmesi durumunda karşılık verileceğine yönelik açıklamalarının enerji arzına dair endişeleri tırmandırdığı bildirildi. Brent petrolün 101 doların üzerine çıkmasıyla enflasyon beklentilerinin yen...
İş Yatırım'ın piyasa analizinde, Orta Doğu'daki çatışmaların hafiflememesi ve İran'ın ABD saldırılarının sürmesi durumunda karşılık verileceğine yönelik açıklamalarının enerji arzına dair endişeleri tırmandırdığı bildirildi. Brent petrolün 101 doların üzerine çıkmasıyla enflasyon beklentilerinin yeniden yükseldiği, hisse senetleri ile tahvillerin eş zamanlı satış baskısı altında kaldığı ifade edildi. ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli tahvillerde 6 milyar dolara kadar alım yapacağını açıklamasına rağmen, bu adımın piyasa beklentilerinin altında kalarak uzun vadeli faizlerdeki yükselişi sınırlamakta yetersiz kaldığı aktarıldı.
ABD borsalarında ana endekslerin üst üste üçüncü işlem gününde de gerilediği, S&P 500 endeksinin yüzde 0,5, Dow Jones'un yüzde 0,8 ve Nasdaq 100 endeksinin yüzde 0,3 kayıp yaşadığı belirtildi. MSCI Dünya Endeksi'nin de yüzde 0,6 düştüğü kaydedilirken; rekor seviyelere ulaşan hisse senedi piyasalarında yüksek enerji maliyetlerinin şirket kârlılıkları ve enflasyon üzerindeki olası etkilerinin yeniden fiyatlandığı vurgulandı. Teknoloji tarafında şirket haber akışının canlılığını koruduğu, Apple'ın yeni katlanabilir telefon modelini tanıttığı, Google'ın Finlandiya'da yapay zeka altyapısına 13 milyar euro yatırım yapacağını duyurduğu, Dell'in ise 5 milyar dolarlık tahvil ihracına güçlü talep geldiği paylaşıldı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın petrol fiyatlarındaki yükselişe dair endişeleri sınırlamaya çalışmasına karşın gerilimin düşeceğine yönelik somut bir işaretin bulunmadığı, petrol fiyatlarının çatışmanın seyrine dair en önemli gösterge konumuna geldiği ifade edildi. Makroekonomik cephede ise gözlerin bu hafta açıklanacak ABD ağustos ayı üretici ve tüketici enflasyonu verilerine çevrildiği kaydedildi. Enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle Fed'in 15-16 Eylül toplantısında faiz artırma ihtimalinin para piyasalarında yüzde 60 seviyesine yükseldiği, enflasyon verilerinin bu beklentiler üzerinde belirleyici olacağı aktarıldı.
Döviz piyasalarında dolar endeksinin yüksek tahvil getirilerine rağmen yataya yakın kalarak son yedi ayın dip seviyelerine yakın seyrini koruduğu bildirildi. Euro/dolar paritesinin 1,1630, sterlin/dolar paritesinin ise 1,3545 seviyesinde yatay seyrettiği, Japon yeninin ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in açıklamaları doğrultusunda dolar karşısında yüzde 0,2 değer kazandığı paylaşıldı. Emtia piyasasında WTI ham petrolün yüzde 3,9 yükselişle 96,69 dolara, Brent petrolün ise 101 doların üzerine çıktığı; güvenli liman talebiyle ons altının yüzde 1 artarak 4.399 dolar seviyesine ulaştığı aktarıldı.
Tahvil piyasasında satışların belirginleştiğine dikkat çekilerek, ABD 10 yıllık tahvil getirisinin 5 baz puan artışla yüzde 4,84 seviyesine çıkarak 2023'ten bu yana en yüksek seviyesini test ettiği aktarıldı. Almanya 10 yıllık tahvil getirisinin 8 baz puan artışla yüzde 3,44'e, İngiltere 10 yıllık tahvil getirisinin ise 9 baz puan yükselerek yüzde 5,26 seviyesine tırmandığı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
İş Yatırım'ın piyasa analizinde, Orta Doğu'daki çatışmaların hafiflememesi ve İran'ın ABD saldırılarının sürmesi durumunda karşılık verileceğine yönelik açıklamalarının enerji arzına dair endişeleri tırmandırdığı bildirildi. Brent petrolün 101 doların üzerine çıkmasıyla enflasyon beklentilerinin yeniden yükseldiği, hisse senetleri ile tahvillerin eş zamanlı satış baskısı altında kaldığı ifade edildi. ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli tahvillerde 6 milyar dolara kadar alım yapacağını açıklamasına rağmen, bu adımın piyasa beklentilerinin altında kalarak uzun vadeli faizlerdeki yükselişi sınırlamakta yetersiz kaldığı aktarıldı.
ABD borsalarında ana endekslerin üst üste üçüncü işlem gününde de gerilediği, S&P 500 endeksinin yüzde 0,5, Dow Jones'un yüzde 0,8 ve Nasdaq 100 endeksinin yüzde 0,3 kayıp yaşadığı belirtildi. MSCI Dünya Endeksi'nin de yüzde 0,6 düştüğü kaydedilirken; rekor seviyelere ulaşan hisse senedi piyasalarında yüksek enerji maliyetlerinin şirket kârlılıkları ve enflasyon üzerindeki olası etkilerinin yeniden fiyatlandığı vurgulandı. Teknoloji tarafında şirket haber akışının canlılığını koruduğu, Apple'ın yeni katlanabilir telefon modelini tanıttığı, Google'ın Finlandiya'da yapay zeka altyapısına 13 milyar euro yatırım yapacağını duyurduğu, Dell'in ise 5 milyar dolarlık tahvil ihracına güçlü talep geldiği paylaşıldı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın petrol fiyatlarındaki yükselişe dair endişeleri sınırlamaya çalışmasına karşın gerilimin düşeceğine yönelik somut bir işaretin bulunmadığı, petrol fiyatlarının çatışmanın seyrine dair en önemli gösterge konumuna geldiği ifade edildi. Makroekonomik cephede ise gözlerin bu hafta açıklanacak ABD ağustos ayı üretici ve tüketici enflasyonu verilerine çevrildiği kaydedildi. Enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle Fed'in 15-16 Eylül toplantısında faiz artırma ihtimalinin para piyasalarında yüzde 60 seviyesine yükseldiği, enflasyon verilerinin bu beklentiler üzerinde belirleyici olacağı aktarıldı.
Döviz piyasalarında dolar endeksinin yüksek tahvil getirilerine rağmen yataya yakın kalarak son yedi ayın dip seviyelerine yakın seyrini koruduğu bildirildi. Euro/dolar paritesinin 1,1630, sterlin/dolar paritesinin ise 1,3545 seviyesinde yatay seyrettiği, Japon yeninin ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in açıklamaları doğrultusunda dolar karşısında yüzde 0,2 değer kazandığı paylaşıldı. Emtia piyasasında WTI ham petrolün yüzde 3,9 yükselişle 96,69 dolara, Brent petrolün ise 101 doların üzerine çıktığı; güvenli liman talebiyle ons altının yüzde 1 artarak 4.399 dolar seviyesine ulaştığı aktarıldı.
Tahvil piyasasında satışların belirginleştiğine dikkat çekilerek, ABD 10 yıllık tahvil getirisinin 5 baz puan artışla yüzde 4,84 seviyesine çıkarak 2023'ten bu yana en yüksek seviyesini test ettiği aktarıldı. Almanya 10 yıllık tahvil getirisinin 8 baz puan artışla yüzde 3,44'e, İngiltere 10 yıllık tahvil getirisinin ise 9 baz puan yükselerek yüzde 5,26 seviyesine tırmandığı kaydedildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Alnus Yatırım tarafından paylaşılan günlük piyasa analizinde, BİST 100 endeksinin son işlem gününe 24,01 puanlık düşüşle başlamasına karşın seans içindeki alımlarla 14.673,07 puanı test ettiği, ardından gelen kâr satışlarıyla günü yüzde 0,70 artışla 14.505,48 puandan tamamladığı bildirildi. Toplam işlem hacminin 254,32 milyar TL'den 327,42 milyar TL'ye yükseldiği belirtilirken, e...
Alnus Yatırım tarafından paylaşılan günlük piyasa analizinde, BİST 100 endeksinin son işlem gününe 24,01 puanlık düşüşle başlamasına karşın seans içindeki alımlarla 14.673,07 puanı test ettiği, ardından gelen kâr satışlarıyla günü yüzde 0,70 artışla 14.505,48 puandan tamamladığı bildirildi. Toplam işlem hacminin 254,32 milyar TL'den 327,42 milyar TL'ye yükseldiği belirtilirken, e...
Alnus Yatırım tarafından paylaşılan günlük piyasa analizinde, BİST 100 endeksinin son işlem gününe 24,01 puanlık düşüşle başlamasına karşın seans içindeki alımlarla 14.673,07 puanı test ettiği, ardından gelen kâr satışlarıyla günü yüzde 0,70 artışla 14.505,48 puandan tamamladığı bildirildi. Toplam işlem hacminin 254,32 milyar TL'den 327,42 milyar TL'ye yükseldiği belirtilirken, endekse en çok pozitif katkıyı 59,81 puanla TUPRS, 46,58 puanla ASELS ve 18,54 puanla KTLEV'in sunduğu, negatif tarafta ise AKBNK (-15,95), ODINE (-14,99) ve YKBNK'nin (-9,91) yer aldığı aktarıldı.
Yurt içi piyasalarda SPK'nın pay sahipliği ve fiili dolaşım oranlarının şeffaflığına dair kararlarının yankıları sürerken, gözlerin TCMB/PPK faiz kararı, sanayi üretimi ve rezerv rakamlarına çevrildiği ifade edildi. Teknik seviyelere ilişkin olarak BİST 100 endeksinde 14.500 puanın altında 14.400, 14.260 ve 14.130 destek; yukarı yönlü hareketlerde ise 14.600, 14.690 ve 14.870 seviyelerinin direnç olarak izlendiği kaydedildi. VİOP BİST-30 yakın vade kontratında 17.600 ve 17.380 destek, 18.200 ve 18.340 puanın direnç konumunda bulunduğu, Dolar/TL kurunun ise 48,48 düzeyinde yatay seyrettiği bildirildi.
Küresel tarafta ABD ve İran arasındaki karşılıklı tanker geriliminin Brent petrol fiyatını 101 doların üzerine taşıdığına dikkat çekildi. ABD Başkanı Trump'ın savaşın ara seçimler öncesinde biteceğine dair açıklamalarına karşın basında yer alan çelişkili haberlerin tedirginliği tırmandırdığı vurgulandı. Piyasaların gün içinde Almanya TÜFE, ECB faiz kararı, Christine Lagarde'ın açıklamaları ile ABD ÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları verilerini yakından takip edeceği aktarıldı.
Şirket cephesindeki gelişmelere bakıldığında; Özak GYO'nun Kemer arazisindeki 141 odalı otelin 'The Ritz-Carlton, Kemer' markası altında işletilmesi amacıyla Marriott International ile yönetim sözleşmesi imzaladığı, Qua Granite iştiraki NBS Tile'ın Porto Riko'daki otel projesi için 738 bin 405 dolarlık mermer tedarik anlaşması sağladığı ve Zeray GYO'nun Harmony City Projesi B Blok için Yapı Ruhsatı aldığı paylaşıldı. CW Enerji'de Yönetim Kurulu Başkanı Tarzan Tarık Sarvan'ın 130 milyon TL sermaye avansı aktarmasıyla toplam tutarın 2,84 milyar TL'ye ulaştığı, ayrıca hisse satışından sağlanan 363,6 milyon TL gelirin de şirkete avans olarak aktarılacağı kaydedildi.
Diğer şirket haberlerinde ise Altınay Gayrimenkul'ün Küçükçekmece'deki ihalede fiyatların kriterleri aşması nedeniyle açık artırmadan çekildiği, Vanet Gıda'nın kiralanan fabrika ve makinelerin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için mahkemeden ihtiyati tedbir kararı aldığı, Koton'un ise Bahreyn'de üçüncü mağazasını açtığı bildirildi. Tera Grubu'nun Pusula Finans Holding ve bağlı ortaklıkları ile Katılımevim paylarının devralınması için bağlayıcı olmayan görüşmelere başladığı duyurulurken, Bor Şeker'in Adapazarı Şeker Fabrikası devrini tamamlayarak üretim kotasını yüzde 5'e çıkardığı aktarıldı.
Günün diğer öne çıkan başlıklarında; Jantsa bağlı ortaklığının Togg'un yeni araç programına tedarikçi seçildiği, Kuzu Grup GYO'da 6 milyon TL nominal değerli payın Tera Yatırım'a toptan satışının yapılacağı ve Gelecek Varlık Yönetimi'nin Akbank'ın 1,54 milyar TL anapara büyüklüğündeki alacak portföyü ihalesini kazandığı ifade edildi. Rönesans Gayrimenkul'ün Feriköy Gayrimenkul'ün yüzde 50 payını 68,9 milyon euroya devraldığı, VBTS kapsamında Anadolu Elektrik paylarına 9 Ekim seans sonuna kadar yasak getirildiği ve Alves Kablo paylarının Yakın İzleme Pazarı'na alındığı duyuruldu. Son olarak Etiler Gıda'da 62,8 milyon TL'lik tahsisli satışın tamamlandığı, pay geri alımları kapsamında ise Dagi Giyim'in 757 bin 827 adet, Enerya Enerji'nin 411 bin 417 adet ve Ahlatcı Doğal Gaz'ın 389 bin 275 adet hisse geri aldığı açıklandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Alnus Yatırım tarafından paylaşılan günlük piyasa analizinde, BİST 100 endeksinin son işlem gününe 24,01 puanlık düşüşle başlamasına karşın seans içindeki alımlarla 14.673,07 puanı test ettiği, ardından gelen kâr satışlarıyla günü yüzde 0,70 artışla 14.505,48 puandan tamamladığı bildirildi. Toplam işlem hacminin 254,32 milyar TL'den 327,42 milyar TL'ye yükseldiği belirtilirken, endekse en çok pozitif katkıyı 59,81 puanla TUPRS, 46,58 puanla ASELS ve 18,54 puanla KTLEV'in sunduğu, negatif tarafta ise AKBNK (-15,95), ODINE (-14,99) ve YKBNK'nin (-9,91) yer aldığı aktarıldı.
Yurt içi piyasalarda SPK'nın pay sahipliği ve fiili dolaşım oranlarının şeffaflığına dair kararlarının yankıları sürerken, gözlerin TCMB/PPK faiz kararı, sanayi üretimi ve rezerv rakamlarına çevrildiği ifade edildi. Teknik seviyelere ilişkin olarak BİST 100 endeksinde 14.500 puanın altında 14.400, 14.260 ve 14.130 destek; yukarı yönlü hareketlerde ise 14.600, 14.690 ve 14.870 seviyelerinin direnç olarak izlendiği kaydedildi. VİOP BİST-30 yakın vade kontratında 17.600 ve 17.380 destek, 18.200 ve 18.340 puanın direnç konumunda bulunduğu, Dolar/TL kurunun ise 48,48 düzeyinde yatay seyrettiği bildirildi.
Küresel tarafta ABD ve İran arasındaki karşılıklı tanker geriliminin Brent petrol fiyatını 101 doların üzerine taşıdığına dikkat çekildi. ABD Başkanı Trump'ın savaşın ara seçimler öncesinde biteceğine dair açıklamalarına karşın basında yer alan çelişkili haberlerin tedirginliği tırmandırdığı vurgulandı. Piyasaların gün içinde Almanya TÜFE, ECB faiz kararı, Christine Lagarde'ın açıklamaları ile ABD ÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları verilerini yakından takip edeceği aktarıldı.
Şirket cephesindeki gelişmelere bakıldığında; Özak GYO'nun Kemer arazisindeki 141 odalı otelin 'The Ritz-Carlton, Kemer' markası altında işletilmesi amacıyla Marriott International ile yönetim sözleşmesi imzaladığı, Qua Granite iştiraki NBS Tile'ın Porto Riko'daki otel projesi için 738 bin 405 dolarlık mermer tedarik anlaşması sağladığı ve Zeray GYO'nun Harmony City Projesi B Blok için Yapı Ruhsatı aldığı paylaşıldı. CW Enerji'de Yönetim Kurulu Başkanı Tarzan Tarık Sarvan'ın 130 milyon TL sermaye avansı aktarmasıyla toplam tutarın 2,84 milyar TL'ye ulaştığı, ayrıca hisse satışından sağlanan 363,6 milyon TL gelirin de şirkete avans olarak aktarılacağı kaydedildi.
Diğer şirket haberlerinde ise Altınay Gayrimenkul'ün Küçükçekmece'deki ihalede fiyatların kriterleri aşması nedeniyle açık artırmadan çekildiği, Vanet Gıda'nın kiralanan fabrika ve makinelerin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için mahkemeden ihtiyati tedbir kararı aldığı, Koton'un ise Bahreyn'de üçüncü mağazasını açtığı bildirildi. Tera Grubu'nun Pusula Finans Holding ve bağlı ortaklıkları ile Katılımevim paylarının devralınması için bağlayıcı olmayan görüşmelere başladığı duyurulurken, Bor Şeker'in Adapazarı Şeker Fabrikası devrini tamamlayarak üretim kotasını yüzde 5'e çıkardığı aktarıldı.
Günün diğer öne çıkan başlıklarında; Jantsa bağlı ortaklığının Togg'un yeni araç programına tedarikçi seçildiği, Kuzu Grup GYO'da 6 milyon TL nominal değerli payın Tera Yatırım'a toptan satışının yapılacağı ve Gelecek Varlık Yönetimi'nin Akbank'ın 1,54 milyar TL anapara büyüklüğündeki alacak portföyü ihalesini kazandığı ifade edildi. Rönesans Gayrimenkul'ün Feriköy Gayrimenkul'ün yüzde 50 payını 68,9 milyon euroya devraldığı, VBTS kapsamında Anadolu Elektrik paylarına 9 Ekim seans sonuna kadar yasak getirildiği ve Alves Kablo paylarının Yakın İzleme Pazarı'na alındığı duyuruldu. Son olarak Etiler Gıda'da 62,8 milyon TL'lik tahsisli satışın tamamlandığı, pay geri alımları kapsamında ise Dagi Giyim'in 757 bin 827 adet, Enerya Enerji'nin 411 bin 417 adet ve Ahlatcı Doğal Gaz'ın 389 bin 275 adet hisse geri aldığı açıklandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Halk Yatırım tarafından paylaşılan Akıllı Grafikler analizinde, endeksin son işlem gününde 135 puanlık (yüzde 0,79) artışla 17.239 puana ulaştığı bildirildi. Gün içinde en düşük 17.110, en yüksek ise 17.516 sevi...
Halk Yatırım tarafından paylaşılan Akıllı Grafikler analizinde, endeksin son işlem gününde 135 puanlık (yüzde 0,79) artışla 17.239 puana ulaştığı bildirildi. Gün içinde en düşük 17.110, en yüksek ise 17.516 sevi...
Halk Yatırım tarafından paylaşılan Akıllı Grafikler analizinde, endeksin son işlem gününde 135 puanlık (yüzde 0,79) artışla 17.239 puana ulaştığı bildirildi. Gün içinde en düşük 17.110, en yüksek ise 17.516 seviyesinin test edildiği aktarıldı.
Son işlem gününde endeks genelinde artışların çoğunlukta olduğu belirtilirken, TUPRS'ın 94,16 puan ve ASELS'in 73,34 puan ile endekse en çok pozitif katkı sağlayan şirketler konumunda yer aldığı ifade edildi. Buna karşın AKBNK'nin eksi 27,31 puan ve YKBNK'nin eksi 16,97 puanla endekse en fazla negatif etki yapan paylar olduğu kaydedildi.
Teknik göstergeler kapsamında, 1. bölgede yer alan hisseler arasında en yüksek puana sahip PETKM, AEFES ve TTKOM için 'AL/Pozitif' önerisi sunulduğu; 3. bölgede bulunan şirketlerden en yüksek puana sahip ASTOR hissesi için ise 'SAT/Negatif' değerlendirmesinde bulunulmasının uygun görüldüğü aktarıldı.
BIST 30 Endeksi'nde toplam işlem hacminin son bir aylık ortalamanın üzerinde gerçekleştiği bilgisi verildi. Endekse dahil 26 hissenin işlem hacminin bir aylık ortalamasının üzerine çıktığı, geriye kalan 4 hissenin işlem hacminin ise son bir aylık ortalamaya göre ortalama yüzde 24 azaldığı bildirildi. Hacmi artan hisselerin son işlem günündeki ortalama performansı yüzde 0,57 olurken, hacmi azalan hisselerin ortalama performansının yüzde 0,51 seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı.
Hisselerin momentum trendi incelendiğinde, RSI göstergesine göre 24 hissenin yukarı yönlü trend bölgesi olan 50 ile 70 bandında yer aldığı ifade edildi. Hisseler özelinde ise PETKM ve TUPRS'ın aşırı alım bölgesi olarak kabul edilen 70 seviyesinin üzerine çıktığı vurgulandı.
Analizde son olarak hisse bazlı görünüme değinilerek; pozitif tarafta EKGYO, KRDMD ve TUPRS hisselerinin öne çıktığı, negatif tarafta ise ASTOR, MGROS ve TAVHL hisselerinin dikkat çektiği paylaşıldı. Ayrıca son 14 işlem günlük relatif performansta PETKM'nin yüzde 24,85 ile en yüksek pozitif getiriyi sağladığı (14 günün 9'unda pozitif), ASTOR'un ise yüzde 9,16 ile en yüksek negatif relatif performansı sergilediği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Halk Yatırım tarafından paylaşılan Akıllı Grafikler analizinde, endeksin son işlem gününde 135 puanlık (yüzde 0,79) artışla 17.239 puana ulaştığı bildirildi. Gün içinde en düşük 17.110, en yüksek ise 17.516 seviyesinin test edildiği aktarıldı.
Son işlem gününde endeks genelinde artışların çoğunlukta olduğu belirtilirken, TUPRS'ın 94,16 puan ve ASELS'in 73,34 puan ile endekse en çok pozitif katkı sağlayan şirketler konumunda yer aldığı ifade edildi. Buna karşın AKBNK'nin eksi 27,31 puan ve YKBNK'nin eksi 16,97 puanla endekse en fazla negatif etki yapan paylar olduğu kaydedildi.
Teknik göstergeler kapsamında, 1. bölgede yer alan hisseler arasında en yüksek puana sahip PETKM, AEFES ve TTKOM için 'AL/Pozitif' önerisi sunulduğu; 3. bölgede bulunan şirketlerden en yüksek puana sahip ASTOR hissesi için ise 'SAT/Negatif' değerlendirmesinde bulunulmasının uygun görüldüğü aktarıldı.
BIST 30 Endeksi'nde toplam işlem hacminin son bir aylık ortalamanın üzerinde gerçekleştiği bilgisi verildi. Endekse dahil 26 hissenin işlem hacminin bir aylık ortalamasının üzerine çıktığı, geriye kalan 4 hissenin işlem hacminin ise son bir aylık ortalamaya göre ortalama yüzde 24 azaldığı bildirildi. Hacmi artan hisselerin son işlem günündeki ortalama performansı yüzde 0,57 olurken, hacmi azalan hisselerin ortalama performansının yüzde 0,51 seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı.
Hisselerin momentum trendi incelendiğinde, RSI göstergesine göre 24 hissenin yukarı yönlü trend bölgesi olan 50 ile 70 bandında yer aldığı ifade edildi. Hisseler özelinde ise PETKM ve TUPRS'ın aşırı alım bölgesi olarak kabul edilen 70 seviyesinin üzerine çıktığı vurgulandı.
Analizde son olarak hisse bazlı görünüme değinilerek; pozitif tarafta EKGYO, KRDMD ve TUPRS hisselerinin öne çıktığı, negatif tarafta ise ASTOR, MGROS ve TAVHL hisselerinin dikkat çektiği paylaşıldı. Ayrıca son 14 işlem günlük relatif performansta PETKM'nin yüzde 24,85 ile en yüksek pozitif getiriyi sağladığı (14 günün 9'unda pozitif), ASTOR'un ise yüzde 9,16 ile en yüksek negatif relatif performansı sergilediği ifade edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
A1 Capital tarafından yayımlanan araştırma ürününde, ECB açısından bugünkü toplantının temel başlığının yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıktığı, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. ECB'nin petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatları, ücretler ve hizmet enflasyonu üzerindeki etkisini değerlendirdiği belirtildi.
Bugünkü ECB toplantısında 25 baz puanlık faiz artışının ana senaryo olduğu, böylece mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükselmesinin beklendiği ifade edildi. ECB'nin karşı karşıya olduğu temel riskin, enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşme ihtimali olduğu kaydedildi.
Araştırmada, ECB'yi faiz artışına yönelten nedenler arasında Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükselmesi gösterildi. Aynı dönemde enerji enflasyonunun yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı ve enerji şokunun enflasyon verilerinde daha belirgin hale geldiği ifade edildi.
Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişesini artırdığı, ECB'nin ise bu gelişmenin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki etkisini izlediği aktarıldı.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek ölçüde zayıf olmadığına dikkat çekildi. Ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde bulunduğu ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde kalmayı sürdürdüğü, özel sektör ihracat siparişlerinin ise dört buçuk yıl sonra ilk kez arttığı ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesinin de karar üzerinde etkili olabileceği belirtildi. Haziran ayında enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle mevduat faizinin 25 baz puan artırılarak yüzde 2,25'e çıkarıldığı, o dönemde 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği hatırlatıldı.
25 baz puanlık faiz artışının büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riskini beraberinde getirebileceği değerlendirildi.
ECB'...
A1 Capital tarafından yayımlanan araştırma ürününde, ECB açısından bugünkü toplantının temel başlığının yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıktığı, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. ECB'nin petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatları, ücretler ve hizmet enflasyonu üzerindeki etkisini değerlendirdiği belirtildi.
Bugünkü ECB toplantısında 25 baz puanlık faiz artışının ana senaryo olduğu, böylece mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükselmesinin beklendiği ifade edildi. ECB'nin karşı karşıya olduğu temel riskin, enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşme ihtimali olduğu kaydedildi.
Araştırmada, ECB'yi faiz artışına yönelten nedenler arasında Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükselmesi gösterildi. Aynı dönemde enerji enflasyonunun yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı ve enerji şokunun enflasyon verilerinde daha belirgin hale geldiği ifade edildi.
Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişesini artırdığı, ECB'nin ise bu gelişmenin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki etkisini izlediği aktarıldı.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek ölçüde zayıf olmadığına dikkat çekildi. Ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde bulunduğu ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde kalmayı sürdürdüğü, özel sektör ihracat siparişlerinin ise dört buçuk yıl sonra ilk kez arttığı ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesinin de karar üzerinde etkili olabileceği belirtildi. Haziran ayında enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle mevduat faizinin 25 baz puan artırılarak yüzde 2,25'e çıkarıldığı, o dönemde 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği hatırlatıldı.
25 baz puanlık faiz artışının büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riskini beraberinde getirebileceği değerlendirildi.
ECB'...
A1 Capital tarafından yayımlanan araştırma ürününde, ECB açısından bugünkü toplantının temel başlığının yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıktığı, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. ECB'nin petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatları, ücretler ve hizmet enflasyonu üzerindeki etkisini değerlendirdiği belirtildi.
Bugünkü ECB toplantısında 25 baz puanlık faiz artışının ana senaryo olduğu, böylece mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükselmesinin beklendiği ifade edildi. ECB'nin karşı karşıya olduğu temel riskin, enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşme ihtimali olduğu kaydedildi.
Araştırmada, ECB'yi faiz artışına yönelten nedenler arasında Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükselmesi gösterildi. Aynı dönemde enerji enflasyonunun yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı ve enerji şokunun enflasyon verilerinde daha belirgin hale geldiği ifade edildi.
Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişesini artırdığı, ECB'nin ise bu gelişmenin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki etkisini izlediği aktarıldı.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek ölçüde zayıf olmadığına dikkat çekildi. Ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde bulunduğu ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde kalmayı sürdürdüğü, özel sektör ihracat siparişlerinin ise dört buçuk yıl sonra ilk kez arttığı ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesinin de karar üzerinde etkili olabileceği belirtildi. Haziran ayında enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle mevduat faizinin 25 baz puan artırılarak yüzde 2,25'e çıkarıldığı, o dönemde 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği hatırlatıldı.
25 baz puanlık faiz artışının büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riskini beraberinde getirebileceği değerlendirildi.
ECB'nin bugünkü yüzde 3,3 seviyesindeki enflasyondan ziyade 2027 yılındaki enflasyon görünümünü güvence altına almaya çalıştığı ifade edildi. Reuters anketinde ekonomistlerin 2026 enflasyon tahminini yüzde 2,9'a yükselttiği ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün ancak 2027 sonlarına doğru gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.
Bununla birlikte ağustos ayındaki enflasyon bozulmasının büyük ölçüde enerji fiyatlarından kaynaklandığına dikkat çekildi. Enerji hariç enflasyonun yüzde 2,2 seviyesinde bulunduğu, hizmet enflasyonunun ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,0'a gerilediği belirtilerek, enerji şokunun henüz geniş tabanlı bir çekirdek enflasyon sorununa dönüştüğüne ilişkin kesin kanıt bulunmadığı ifade edildi.
Bu çerçevede olası 25 baz puanlık faiz artışının klasik bir sıkılaştırma hamlesinden ziyade, enerji kaynaklı enflasyon risklerine karşı bir 'sigorta faiz artırımı' olarak değerlendirilebileceği aktarıldı.
A1 Capital'in değerlendirmesinde TCMB açısından ise bugünkü toplantıda temel konunun yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, önümüzdeki aylarda enflasyonun izleyeceği patika ile enerji, kur ve beklentiler kanalından oluşabilecek yeni riskler olduğu ifade edildi.
Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutan TCMB'nin, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseldiğine ve bunun enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğine dikkat çektiği belirtildi.
Küresel enerji fiyatlarındaki yeni yükselişin TCMB açısından doğrudan para politikası denklemine giren bir risk olduğu kaydedildi. Değerlendirmede, faiz indirimi için alan bulunup bulunmadığından ziyade mevcut reel faiz tamponunu azaltmanın zamanlamasının önem taşıdığı ifade edildi.
Türkiye açısından petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, enerji ithalatı nedeniyle enflasyonu, cari dengeyi ve döviz talebini de etkilediği belirtildi. Petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki artışın enerji ve ulaştırma fiyatlarından üretim ve lojistik maliyetlerine, buradan da mal ve hizmet fiyatlarına yayılabileceği aktarıldı.
TCMB'nin dezenflasyon süreci ile Türk lirasına olan güveni aynı anda koruması gerektiği ifade edildi. Faizin erken indirilmesi durumunda iç talep koşullarının gevşemesinin yanı sıra TL'de kalmayı destekleyen reel getirinin de azalabileceği, bunun döviz ve altın talebini artırarak kur beklentilerini olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Para politikasının başarısının politika faizinin seviyesinin yanı sıra beklenen enflasyona göre reel faiz, rezerv birikimi, dolarizasyon eğilimi ve kur istikrarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Küresel merkez bankalarının yeniden daha şahin bir tutuma yöneldiği ortamda TCMB'nin hızlı bir gevşeme sürecine girmesinin Türkiye'nin faiz farkını daraltabileceği ve TL varlıkların göreli cazibesini azaltabileceği değerlendirildi. ECB'de faiz artışının beklendiği, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) sıkılaşmaya yöneldiği ve ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında da faiz artışı tartışmalarının yeniden güçlendiği aktarıldı.
Brent petrolün 100 dolar civarında seyretmesinin Türkiye açısından hem enflasyon hem de ithalat faturası ve cari denge bakımından ek risk oluşturduğu ifade edildi.
Bu kapsamda TCMB açısından faizi bir toplantı daha yüksek seviyede tutmanın maliyetinin kredi ve finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalması olduğu, ancak erken faiz indirimi sonucunda kur ve enflasyon beklentilerinin bozulmasının daha yüksek maliyet yaratabileceği belirtildi.
Değerlendirmede, TCMB'nin mevcut aşamada önceliğinin faiz indirimlerini hızlandırmak yerine indirim döngüsünün güvenilirliğini korumak olması gerektiği ifade edildi.
A1 Capital'in şirket haberleri bölümünde ise AKHAN'ın, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen FOODIST 2026 Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katıldığı belirtildi. Şirketin fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmi yakaladığı ve bu gelişmenin gelecekteki faaliyetler üzerinde olumlu etki yaratmasının beklendiği aktarıldı. Şirketin 2026 yılının ilk altı ayı itibarıyla nakit ve nakit benzerleri varlıklarının yaklaşık 623 milyon TL seviyesinde olduğu da ifade edildi.
BNTAS'ın ise yatırım programı kapsamında entegre tesis yatırımının tamamlanmasına yönelik inşaat çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılması, kesilmesi ve levha ile baskılı levha olarak iç ve dış pazarlara satılmasına yönelik işlemlerin planlı şekilde devam ettiği kaydedildi.
BORSK tarafından, Yıldız Holding'den Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş. paylarının devralınmasına ilişkin sürecin tamamlandığı açıklandı. Satışa konu payların 9 Eylül itibarıyla şirket tarafından devralındığı, işlem sonucunda şirketin toplam şeker üretim kotası içindeki payının yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldiği ifade edildi. Böylece Bor Şeker'in kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'nin en yüksek şeker üretim kotasına sahip şirket haline geldiği aktarıldı.
GLCVY'nin, Akbank'ın 9 Eylül'de gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında toplam 1 milyar 548 milyon TL anapara büyüklüğündeki üç bireysel ağırlıklı karma portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı belirtildi. İhale sonuçlarının Akbank Yönetim Kurulu'nun onayına bağlı olduğu, onay sonrasında sözleşme ve devir sürecinin başlatılacağı ifade edildi.
JANTS'ın bağlı ortaklığı JMW Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programı kapsamında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği açıklandı. Projenin bağlı ortaklığın faaliyet hacmi ve uzun vadeli büyüme hedeflerine olumlu katkı sağlamasının beklendiği aktarıldı.
KZGYO'da Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş.'nin sahip olduğu şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli payların, pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye toptan alış satış işlemleri kapsamında 10 Eylül'de satılacağı belirtildi.
RGYAS'ın müşterek yönetime tabi ortaklığın yüzde 50 payı için 68,9 milyon euro tutarında satın alım fiyatı belirlediği, bu tutara göre hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değerinin 137,8 milyon euro olduğu ifade edildi.
VANGD'nin kira sözleşmesine konu fabrika, makine, teçhizat, taşıtlar ve diğer varlıklarla ilgili İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir kararı verildiği aktarıldı. Ara karar kapsamında sözleşmeye konu varlıkların alt kiraya verilmesi, üçüncü kişilere devredilmesi, satılması veya tesis dışına çıkarılmasının tedbiren engellendiği, kiralananların şirkete tedbiren teslimine karar verildiği belirtildi. Yargılama sürecinin ise devam ettiği ifade edildi.
Pay alım satım haberlerinde Serkan Bahadır'ın BAHKM paylarında gerçekleştirdiği alımlar sonucunda şirketteki pay oranının yüzde 60,026'ya yükseldiği belirtildi. Önder Bülbüloğlu'nun BVSAN paylarında gerçekleştirdiği satış sonrasında doğrudan pay oranının yüzde 17,94'e gerilediği aktarıldı.
Tarzan Tarık Sarvan'ın CWENE paylarında 11 milyon 415 bin 836 TL nominal tutarlı satış yaptığı ve pay oranının yüzde 48,68'e düştüğü belirtildi. Bulls Portföy Yönetimi A.Ş. bünyesindeki fonların da CWENE'de 10 milyon nominal pay satışı gerçekleştirdiği, fonların fiili dolaşımdaki pay oranının yüzde 14,64'e gerilediği ifade edildi.
EFOR Holding'in EFOR Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş. paylarında 18,50 TL fiyattan 23 milyon 217 bin 478 TL nominal tutarlı alım yaptığı ve pay oranını yüzde 6,58'e yükselttiği aktarıldı.
Gökhan Saygı'nın FLAP paylarında gerçekleştirdiği alım sonrasında pay oranının yüzde 12,99'dan yüzde 13,10'a çıktığı, Mehmet Kutman'ın GLYHO paylarında 200 bin TL nominal tutarlı alım yaptığı ve pay oranının yüzde 36,338'e ulaştığı belirtildi.
Bank of America Corporation'ın iştiraki Merrill Lynch International aracılığıyla HATEK paylarında net 295 bin 764 adet alım gerçekleştirdiği ve dolaylı pay oranının yüzde 5,032 seviyesine ulaştığı ifade edildi.
Orhun Kartal'ın KGYO paylarında 4 milyon 200 bin adet alım yaptığı ve pay oranını yüzde 55,15'e yükselttiği, Yusuf Şenel'in ise MAGEN paylarında 4 milyon 4 bin 569 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği aktarıldı.
Tera Portföy fonlarının MANAS paylarında gerçekleştirdiği işlemler sonucunda toplam pay oranının yüzde 14,470253'ten yüzde 15,799868'e yükseldiği belirtildi. Aynı portföylerin TMPOL paylarında yaptığı alımlarla toplam pay oranının yüzde 24,784233'ten yüzde 25,169347'ye çıktığı ifade edildi.
Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin TKFEN paylarında 100 bin adet karşılığı 21,3 milyon TL tutarında alım gerçekleştirdiği, birlikte hareket eden taraflarla toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,707'ye ulaştığı aktarıldı.
ChatGPT Seçenek 2
Başlık: ECB ve TCMB kararları öncesi piyasalarda enflasyon ve enerji riski öne çıktı
Spot: İstanbul, 10 Eylül (Hibya) - A1 Capital, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplantıları öncesinde enerji fiyatları, enflasyon görünümü ve faiz politikalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Haber metni: A1 Capital'in araştırma ürününde yer alan değerlendirmede, ECB açısından bugünkü toplantıda temel meselenin yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin üzerine çıkması ve enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. Merkez bankasının petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatlarına, ücretlere ve hizmet enflasyonuna ne ölçüde yansıyacağını değerlendirdiği belirtildi.
A1 Capital'in değerlendirmesinde, ECB'nin 25 baz puanlık faiz artışıyla mevduat faizini yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükseltmesinin piyasanın ana senaryosu olduğu kaydedildi. ECB'nin faiz artırma ihtiyacının yalnızca enflasyonun yüzde 3,3 seviyesine çıkmasından kaynaklanmadığı, asıl riskin enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşmesi olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükseldiği, enerji enflasyonunun ise yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı aktarıldı. Böylece enerji şokunun enflasyon verilerindeki etkisinin daha belirgin hale geldiği belirtildi.
Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk unsuru olduğu ifade edildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişelerini artırdığı, ECB'nin ise enerji maliyetlerinin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki olası etkilerini izlediği kaydedildi.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek kadar zayıf olmadığına dikkat çekilen değerlendirmede, ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde bulunduğu belirtildi. Euro Bölgesi özel sektör ihracat siparişlerinin de dört buçuk yıl sonra ilk kez artış gösterdiği ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesini koruma ihtiyacının da faiz kararı üzerinde etkili olduğu belirtilirken, bankanın haziranda enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle 25 baz puanlık artışla mevduat faizini yüzde 2,25'e çıkardığı hatırlatıldı. O dönemde ECB'nin 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği ve enerji fiyatlarının yeniden artış gösterdiği aktarıldı.
25 baz puanlık artışın büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riski yaratabileceği ifade edildi. ECB'nin mevcut yüzde 3,3'lük enflasyondan çok 2027 yılı enflasyon görünümünü güvence altına almaya çalıştığı belirtildi.
Reuters anketinde ekonomistlerin 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 2,9'a yükselttiği ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün ancak 2027 sonlarına doğru gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.
Bununla birlikte, ağustos ayındaki enflasyon bozulmasının büyük bölümünün enerjiden kaynaklandığına dikkat çekildi. Enerji hariç enflasyonun yüzde 2,2 seviyesinde bulunduğu, hizmet enflasyonunun ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,0'a gerilediği ifade edildi. Bu nedenle enerji şokunun henüz geniş tabanlı bir çekirdek enflasyon sorununa dönüştüğüne ilişkin kesin kanıt bulunmadığı belirtildi.
A1 Capital değerlendirmesinde, ECB'nin olası 25 baz puanlık faiz artışının klasik bir sıkılaştırma hamlesinden ziyade enflasyon risklerine karşı bir 'sigorta faiz artırımı' olarak değerlendirilebileceği aktarıldı.
TCMB açısından ise bugünkü toplantıda mevcut enflasyon seviyesinin yanı sıra önümüzdeki aylardaki enflasyon patikasının, enerji fiyatlarının, döviz kurunun ve beklentilerin önem taşıdığı ifade edildi. Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutan TCMB'nin jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseldiğine ve bunun enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğine dikkat çektiği hatırlatıldı.
Küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin TCMB açısından doğrudan para politikası denklemine giren bir risk olduğu belirtilirken, kararın 'faiz indirimi için alan var mı' sorusundan ziyade mevcut reel faiz tamponunu azaltmanın zamanlaması üzerinden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Türkiye'nin enerji ithalatçısı olması nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, enflasyonu, cari dengeyi ve döviz talebini de etkileyebileceği aktarıldı. Petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki yükselişin enerji ve ulaştırma fiyatlarının ardından üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden mal ve hizmet fiyatlarına yansıyabileceği, döviz kurundaki eş zamanlı hareketlerin ise bu geçişkenliği artırabileceği belirtildi.
TCMB'nin dezenflasyon süreci ile Türk lirasına olan güveni aynı anda koruması gerektiği ifade edildi. Faizlerin erken indirilmesi halinde iç talep koşullarının gevşeyebileceği ve Türk lirasında kalmayı destekleyen reel getirinin azalabileceği aktarıldı. Bunun döviz ve altın talebini artırarak kur beklentilerinde bozulmaya yol açabileceği ve enflasyonist baskıların yeniden güçlenebileceği belirtildi.
Türkiye'de para politikasının başarısının yalnızca politika faizinin seviyesiyle değil, beklenen enflasyona göre reel faiz, rezerv birikimi, dolarizasyon eğilimi ve kur istikrarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Faiz indiriminin enflasyon beklentilerinin bozulmasına ve Türk lirasından çıkış algısının güçlenmesine neden olması halinde para politikasının aktarım mekanizmasının tersine çalışabileceği aktarıldı.
Küresel merkez bankalarının daha şahin bir noktaya yöneldiği ortamın da TCMB açısından karar sürecini zorlaştırdığı belirtildi. ECB'de faiz artışı beklentilerinin öne çıktığı, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) sıkılaşmaya yöneldiği ve ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında da faiz artışı tartışmalarının güçlendiği ifade edildi.
Reuters'ın son anketinde Fed için faiz artışı bekleyen ekonomistlerin sayısının belirgin şekilde yükseldiği aktarılırken, küresel merkez bankalarının yeniden sıkılaşma eğilimine yöneldiği bir dönemde TCMB'nin hızlı gevşemesinin Türkiye'nin faiz farkını daraltabileceği ve Türk lirası cinsinden varlıkların göreli cazibesini azaltabileceği kaydedildi.
Brent petrolün 100 dolar civarına yükseldiği mevcut ortamın Türkiye açısından daha hassas sonuçlar doğurabileceği belirtilirken, enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye'de yalnızca enflasyon şoku değil, aynı zamanda ithalat faturası ve cari denge üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme olduğu ifade edildi.
A1 Capital'in değerlendirmesinde, TCMB açısından faizi bir toplantı daha yüksek tutmanın maliyetinin kredi ve finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalması olduğu, ancak erken faiz indiriminin kur ve enflasyon beklentilerini bozması halinde daha yüksek maliyetler yaratabileceği aktarıldı. Böyle bir durumda TCMB'nin yeniden sıkılaşmaya yönelmek veya likidite araçlarıyla faiz indiriminin etkilerini geri almak zorunda kalabileceği belirtildi.
Değerlendirmede, TCMB'nin mevcut aşamada önceliğinin faiz indirimlerini hızlandırmak yerine indirim döngüsünün güvenilirliğini korumak olması gerektiği ifade edildi.
Şirket haberlerinde ise AKHAN'ın, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP'ta düzenlenen FOODIST 2026 İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katıldığı belirtildi. Şirketin makarna ve un ürünleriyle sektör profesyonelleriyle bir araya geldiği, fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmine ulaşılmasının beklendiği aktarıldı. Bu gelişmenin şirketin gelecekteki faaliyetleri üzerinde olumlu etki yaratmasının öngörüldüğü kaydedildi.
AKHAN'ın 2026 yılının ilk altı ayı finansal sonuçlarına göre yaklaşık 623 milyon TL seviyesindeki nakit ve nakit benzerleri varlıklarının operasyonel açıdan yukarı yönlü pozitif etki oluşturmasının beklendiği ifade edildi. Şirketin yüksek likidite seviyesini korumaya, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında mevcut pazarlardaki payını korumaya ve yeni pazarlara yönelmeye devam ettiği belirtildi.
BNTAS tarafından, daha önce açıklanan yatırım programı kapsamında stratejik büyümenin sürdürülmesi ve entegre tesis yatırımının tamamlanması amacıyla inşaat çalışmalarının devam ettiği aktarıldı. Rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılması, kesilmesi, kullanılması ve levha ile baskılı levha olarak iç ve dış pazarlara satışına yönelik işlemlerin planlı şekilde sürdürüldüğü ifade edildi.
BORSK'nin Yıldız Holding A.Ş. ile yürüttüğü süreç kapsamında Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş.'nin yüzde 99,584 oranındaki paylarının 9 Eylül 2026 tarihinde devralındığı belirtildi. İşlem sonucunda şirketin toplam şeker üretim kotası içindeki payının yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldiği aktarıldı. Böylece Bor Şeker'in kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'nin en yüksek şeker üretim kotasına sahip şirket konumuna ulaştığı ifade edildi.
GLCVY'nin, Akbank T.A.Ş.'nin 9 Eylül'de gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında toplam 1 milyar 548 milyon TL anapara büyüklüğündeki üç bireysel ağırlıklı karma portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı belirtildi. İhaleye 15 varlık yönetim şirketinin katıldığı, sonuçların kesinleşmesinin Akbank Yönetim Kurulu'nun onayına bağlı olduğu aktarıldı.
JANTS'ın bağlı ortaklığı JMW Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği ifade edildi. Projenin bağlı ortaklığın faaliyet hacmine ve uzun vadeli büyüme hedeflerine olumlu katkı sağlamasının beklendiği kaydedildi.
KZGYO ortaklarından Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş.'nin sahip olduğu şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli payların, pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye toptan alış satış işlemleri kapsamında 10 Eylül 2026 tarihinde satılacağı belirtildi.
RGYAS'ın Feriköy Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yüzde 50 payına ilişkin satın alma fiyatının 68,9 milyon euro olduğu aktarıldı. Buna göre hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değerinin 137,8 milyon euro olduğu ifade edildi.
VANGD tarafından ise Van'ın Edremit ilçesindeki taşınmazlar ile fabrika, makine, teçhizat ve diğer varlıkların kiralanmasına ilişkin dava kapsamında mahkemenin 9 Eylül'de ara karar verdiği belirtildi. Karar uyarınca kira sözleşmesine konu taşıtların, fabrika makinelerinin, teçhizatların ve diğer varlıkların alt kiraya verilmesi, üçüncü kişilere devredilmesi, satılması veya tesis dışına çıkarılması tedbiren engellendi. Söz konusu varlıkların şirkete tedbiren teslimine karar verildiği, yargılama sürecinin ise devam ettiği aktarıldı.
Pay alım satım haberlerinde BAHKM'de Serkan Bahadır'ın 8 ve 9 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdiği alımlarla şirketteki pay oranının yüzde 60,026'ya ulaştığı ifade edildi.
BVSAN'da Önder Bülbüloğlu'nun 9 Eylül'de 95,67 TL fiyattan toplam 1 milyon 128 bin TL nominal tutarlı satış işlemi gerçekleştirdiği, doğrudan pay oranının yüzde 17,94 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bülbüloğlu Holding A.Ş.'nin sahip olduğu yüzde 42,49 oranındaki payların da yönetim kontrolü altında bulunduğu belirtildi.
CWENE'de Tarzan Tarık Sarvan'ın 8 Eylül'de 31,80-31,90 TL fiyat aralığından toplam 11 milyon 415 bin 836 TL nominal tutarlı satış gerçekleştirdiği ifade edildi. Ayrıca Bulls Portföy Yönetimi A.Ş. bünyesindeki fonların 10 milyon nominal adet CW Enerji payı sattığı, bu fonların fiili dolaşımdaki pay oranının yüzde 14,64'e gerilediği aktarıldı.
EFOR Holding A.Ş.'nin, 9 Eylül'de Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş. paylarında 18,50 TL fiyattan 23 milyon 217 bin 478 TL nominal tutarlı alım yaptığı ve sermayedeki pay oranını yüzde 6,58'e çıkardığı belirtildi.
FLAP'ta Gökhan Saygı'nın ortalama 11,34 TL fiyattan 106 bin 289 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği, pay oranının yüzde 12,99'dan yüzde 13,10'a yükseldiği ifade edildi.
GLYHO'da Mehmet Kutman'ın 8 Eylül'de 16,91 TL fiyattan 200 bin TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği ve şirketteki pay oranının yüzde 36,338 seviyesine ulaştığı aktarıldı.
HATEK'te Bank of America Corporation'ın yüzde 100 kontrolündeki Merrill Lynch International aracılığıyla 8 Eylül'de gerçekleştirdiği işlemler sonucunda net 295 bin 764 adet pay satın alındığı ifade edildi. Dolaylı olarak sahip olunan pay oranının yüzde 5,032 seviyesine ulaştığı belirtildi.
KGYO'da Orhun Kartal'ın 9 Eylül'de 4 milyon 200 bin nominal değerli pay alımı gerçekleştirdiği ve şirketteki pay oranının yüzde 55,15'e yükseldiği aktarıldı.
MAGEN'de Yusuf Şenel'in 8 Eylül'de 4 milyon 4 bin 569 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği, pay oranının yüzde 0,809 seviyesine ulaştığı belirtildi.
MANAS'ta Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen fonların 8 Eylül itibarıyla gerçekleştirdiği işlemler sonucunda toplam pay oranının yüzde 14,470253'ten yüzde 15,799868'e yükseldiği ifade edildi.
TKFEN'de Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin 8 Eylül'de 207,70 TL ile 216,10 TL fiyat aralığından toplam 100 bin adet pay karşılığı 21,3 milyon TL tutarında alım yaptığı belirtildi. Birlikte hareket eden taraflarla birlikte Tekfen Holding A.Ş.'deki toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,707'ye, pay adedinin ise 135 milyon 818 bin 329'a ulaştığı aktarıldı.
TMPOL'de ise Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen fonların 8 Eylül itibarıyla gerçekleştirdiği alımlar sonucunda şirket sermayesindeki toplam pay oranının yüzde 24,784233'ten yüzde 25,169347'ye yükseldiği ifade edildi.
Hibya Haber Ajansı
Kaynak: RSS
A1 Capital tarafından yayımlanan araştırma ürününde, ECB açısından bugünkü toplantının temel başlığının yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıktığı, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. ECB'nin petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatları, ücretler ve hizmet enflasyonu üzerindeki etkisini değerlendirdiği belirtildi.
Bugünkü ECB toplantısında 25 baz puanlık faiz artışının ana senaryo olduğu, böylece mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükselmesinin beklendiği ifade edildi. ECB'nin karşı karşıya olduğu temel riskin, enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşme ihtimali olduğu kaydedildi.
Araştırmada, ECB'yi faiz artışına yönelten nedenler arasında Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükselmesi gösterildi. Aynı dönemde enerji enflasyonunun yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı ve enerji şokunun enflasyon verilerinde daha belirgin hale geldiği ifade edildi.
Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişesini artırdığı, ECB'nin ise bu gelişmenin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki etkisini izlediği aktarıldı.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek ölçüde zayıf olmadığına dikkat çekildi. Ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde bulunduğu ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde kalmayı sürdürdüğü, özel sektör ihracat siparişlerinin ise dört buçuk yıl sonra ilk kez arttığı ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesinin de karar üzerinde etkili olabileceği belirtildi. Haziran ayında enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle mevduat faizinin 25 baz puan artırılarak yüzde 2,25'e çıkarıldığı, o dönemde 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği hatırlatıldı.
25 baz puanlık faiz artışının büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riskini beraberinde getirebileceği değerlendirildi.
ECB'nin bugünkü yüzde 3,3 seviyesindeki enflasyondan ziyade 2027 yılındaki enflasyon görünümünü güvence altına almaya çalıştığı ifade edildi. Reuters anketinde ekonomistlerin 2026 enflasyon tahminini yüzde 2,9'a yükselttiği ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün ancak 2027 sonlarına doğru gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.
Bununla birlikte ağustos ayındaki enflasyon bozulmasının büyük ölçüde enerji fiyatlarından kaynaklandığına dikkat çekildi. Enerji hariç enflasyonun yüzde 2,2 seviyesinde bulunduğu, hizmet enflasyonunun ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,0'a gerilediği belirtilerek, enerji şokunun henüz geniş tabanlı bir çekirdek enflasyon sorununa dönüştüğüne ilişkin kesin kanıt bulunmadığı ifade edildi.
Bu çerçevede olası 25 baz puanlık faiz artışının klasik bir sıkılaştırma hamlesinden ziyade, enerji kaynaklı enflasyon risklerine karşı bir 'sigorta faiz artırımı' olarak değerlendirilebileceği aktarıldı.
A1 Capital'in değerlendirmesinde TCMB açısından ise bugünkü toplantıda temel konunun yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, önümüzdeki aylarda enflasyonun izleyeceği patika ile enerji, kur ve beklentiler kanalından oluşabilecek yeni riskler olduğu ifade edildi.
Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutan TCMB'nin, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseldiğine ve bunun enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğine dikkat çektiği belirtildi.
Küresel enerji fiyatlarındaki yeni yükselişin TCMB açısından doğrudan para politikası denklemine giren bir risk olduğu kaydedildi. Değerlendirmede, faiz indirimi için alan bulunup bulunmadığından ziyade mevcut reel faiz tamponunu azaltmanın zamanlamasının önem taşıdığı ifade edildi.
Türkiye açısından petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, enerji ithalatı nedeniyle enflasyonu, cari dengeyi ve döviz talebini de etkilediği belirtildi. Petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki artışın enerji ve ulaştırma fiyatlarından üretim ve lojistik maliyetlerine, buradan da mal ve hizmet fiyatlarına yayılabileceği aktarıldı.
TCMB'nin dezenflasyon süreci ile Türk lirasına olan güveni aynı anda koruması gerektiği ifade edildi. Faizin erken indirilmesi durumunda iç talep koşullarının gevşemesinin yanı sıra TL'de kalmayı destekleyen reel getirinin de azalabileceği, bunun döviz ve altın talebini artırarak kur beklentilerini olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Para politikasının başarısının politika faizinin seviyesinin yanı sıra beklenen enflasyona göre reel faiz, rezerv birikimi, dolarizasyon eğilimi ve kur istikrarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Küresel merkez bankalarının yeniden daha şahin bir tutuma yöneldiği ortamda TCMB'nin hızlı bir gevşeme sürecine girmesinin Türkiye'nin faiz farkını daraltabileceği ve TL varlıkların göreli cazibesini azaltabileceği değerlendirildi. ECB'de faiz artışının beklendiği, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) sıkılaşmaya yöneldiği ve ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında da faiz artışı tartışmalarının yeniden güçlendiği aktarıldı.
Brent petrolün 100 dolar civarında seyretmesinin Türkiye açısından hem enflasyon hem de ithalat faturası ve cari denge bakımından ek risk oluşturduğu ifade edildi.
Bu kapsamda TCMB açısından faizi bir toplantı daha yüksek seviyede tutmanın maliyetinin kredi ve finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalması olduğu, ancak erken faiz indirimi sonucunda kur ve enflasyon beklentilerinin bozulmasının daha yüksek maliyet yaratabileceği belirtildi.
Değerlendirmede, TCMB'nin mevcut aşamada önceliğinin faiz indirimlerini hızlandırmak yerine indirim döngüsünün güvenilirliğini korumak olması gerektiği ifade edildi.
A1 Capital'in şirket haberleri bölümünde ise AKHAN'ın, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen FOODIST 2026 Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katıldığı belirtildi. Şirketin fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmi yakaladığı ve bu gelişmenin gelecekteki faaliyetler üzerinde olumlu etki yaratmasının beklendiği aktarıldı. Şirketin 2026 yılının ilk altı ayı itibarıyla nakit ve nakit benzerleri varlıklarının yaklaşık 623 milyon TL seviyesinde olduğu da ifade edildi.
BNTAS'ın ise yatırım programı kapsamında entegre tesis yatırımının tamamlanmasına yönelik inşaat çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılması, kesilmesi ve levha ile baskılı levha olarak iç ve dış pazarlara satılmasına yönelik işlemlerin planlı şekilde devam ettiği kaydedildi.
BORSK tarafından, Yıldız Holding'den Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş. paylarının devralınmasına ilişkin sürecin tamamlandığı açıklandı. Satışa konu payların 9 Eylül itibarıyla şirket tarafından devralındığı, işlem sonucunda şirketin toplam şeker üretim kotası içindeki payının yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldiği ifade edildi. Böylece Bor Şeker'in kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'nin en yüksek şeker üretim kotasına sahip şirket haline geldiği aktarıldı.
GLCVY'nin, Akbank'ın 9 Eylül'de gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında toplam 1 milyar 548 milyon TL anapara büyüklüğündeki üç bireysel ağırlıklı karma portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı belirtildi. İhale sonuçlarının Akbank Yönetim Kurulu'nun onayına bağlı olduğu, onay sonrasında sözleşme ve devir sürecinin başlatılacağı ifade edildi.
JANTS'ın bağlı ortaklığı JMW Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programı kapsamında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği açıklandı. Projenin bağlı ortaklığın faaliyet hacmi ve uzun vadeli büyüme hedeflerine olumlu katkı sağlamasının beklendiği aktarıldı.
KZGYO'da Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş.'nin sahip olduğu şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli payların, pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye toptan alış satış işlemleri kapsamında 10 Eylül'de satılacağı belirtildi.
RGYAS'ın müşterek yönetime tabi ortaklığın yüzde 50 payı için 68,9 milyon euro tutarında satın alım fiyatı belirlediği, bu tutara göre hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değerinin 137,8 milyon euro olduğu ifade edildi.
VANGD'nin kira sözleşmesine konu fabrika, makine, teçhizat, taşıtlar ve diğer varlıklarla ilgili İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir kararı verildiği aktarıldı. Ara karar kapsamında sözleşmeye konu varlıkların alt kiraya verilmesi, üçüncü kişilere devredilmesi, satılması veya tesis dışına çıkarılmasının tedbiren engellendiği, kiralananların şirkete tedbiren teslimine karar verildiği belirtildi. Yargılama sürecinin ise devam ettiği ifade edildi.
Pay alım satım haberlerinde Serkan Bahadır'ın BAHKM paylarında gerçekleştirdiği alımlar sonucunda şirketteki pay oranının yüzde 60,026'ya yükseldiği belirtildi. Önder Bülbüloğlu'nun BVSAN paylarında gerçekleştirdiği satış sonrasında doğrudan pay oranının yüzde 17,94'e gerilediği aktarıldı.
Tarzan Tarık Sarvan'ın CWENE paylarında 11 milyon 415 bin 836 TL nominal tutarlı satış yaptığı ve pay oranının yüzde 48,68'e düştüğü belirtildi. Bulls Portföy Yönetimi A.Ş. bünyesindeki fonların da CWENE'de 10 milyon nominal pay satışı gerçekleştirdiği, fonların fiili dolaşımdaki pay oranının yüzde 14,64'e gerilediği ifade edildi.
EFOR Holding'in EFOR Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş. paylarında 18,50 TL fiyattan 23 milyon 217 bin 478 TL nominal tutarlı alım yaptığı ve pay oranını yüzde 6,58'e yükselttiği aktarıldı.
Gökhan Saygı'nın FLAP paylarında gerçekleştirdiği alım sonrasında pay oranının yüzde 12,99'dan yüzde 13,10'a çıktığı, Mehmet Kutman'ın GLYHO paylarında 200 bin TL nominal tutarlı alım yaptığı ve pay oranının yüzde 36,338'e ulaştığı belirtildi.
Bank of America Corporation'ın iştiraki Merrill Lynch International aracılığıyla HATEK paylarında net 295 bin 764 adet alım gerçekleştirdiği ve dolaylı pay oranının yüzde 5,032 seviyesine ulaştığı ifade edildi.
Orhun Kartal'ın KGYO paylarında 4 milyon 200 bin adet alım yaptığı ve pay oranını yüzde 55,15'e yükselttiği, Yusuf Şenel'in ise MAGEN paylarında 4 milyon 4 bin 569 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği aktarıldı.
Tera Portföy fonlarının MANAS paylarında gerçekleştirdiği işlemler sonucunda toplam pay oranının yüzde 14,470253'ten yüzde 15,799868'e yükseldiği belirtildi. Aynı portföylerin TMPOL paylarında yaptığı alımlarla toplam pay oranının yüzde 24,784233'ten yüzde 25,169347'ye çıktığı ifade edildi.
Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin TKFEN paylarında 100 bin adet karşılığı 21,3 milyon TL tutarında alım gerçekleştirdiği, birlikte hareket eden taraflarla toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,707'ye ulaştığı aktarıldı.
ChatGPT Seçenek 2
Başlık: ECB ve TCMB kararları öncesi piyasalarda enflasyon ve enerji riski öne çıktı
Spot: İstanbul, 10 Eylül (Hibya) - A1 Capital, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplantıları öncesinde enerji fiyatları, enflasyon görünümü ve faiz politikalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Haber metni: A1 Capital'in araştırma ürününde yer alan değerlendirmede, ECB açısından bugünkü toplantıda temel meselenin yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil, enerji kaynaklı fiyat baskılarının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi'nde enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefinin belirgin üzerine çıkması ve enerji fiyatlarındaki yükselişin ECB'nin hareket alanını daralttığı aktarıldı. Merkez bankasının petrolün mevcut seviyesinden ziyade yüksek enerji maliyetlerinin önümüzdeki aylarda üretici ve tüketici fiyatlarına, ücretlere ve hizmet enflasyonuna ne ölçüde yansıyacağını değerlendirdiği belirtildi.
A1 Capital'in değerlendirmesinde, ECB'nin 25 baz puanlık faiz artışıyla mevduat faizini yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükseltmesinin piyasanın ana senaryosu olduğu kaydedildi. ECB'nin faiz artırma ihtiyacının yalnızca enflasyonun yüzde 3,3 seviyesine çıkmasından kaynaklanmadığı, asıl riskin enerji şokunun geçici bir manşet enflasyon artışından kalıcı bir enflasyon sürecine dönüşmesi olduğu ifade edildi.
Euro Bölgesi yıllık enflasyonunun temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 3,3'e yükseldiği, enerji enflasyonunun ise yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e çıktığı aktarıldı. Böylece enerji şokunun enflasyon verilerindeki etkisinin daha belirgin hale geldiği belirtildi.
Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkmasının da ECB açısından önemli bir risk unsuru olduğu ifade edildi. Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin petrol ve enerji maliyetlerinin yüksek kalabileceği endişelerini artırdığı, ECB'nin ise enerji maliyetlerinin ulaştırma, üretim, gıda, hizmet ve ücretler üzerindeki olası etkilerini izlediği kaydedildi.
Euro Bölgesi ekonomisinin faiz artışını tamamen engelleyecek kadar zayıf olmadığına dikkat çekilen değerlendirmede, ağustos bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin (PMI) 52,0 seviyesinde ve ekonomik aktivitenin genişleme bölgesinde bulunduğu belirtildi. Euro Bölgesi özel sektör ihracat siparişlerinin de dört buçuk yıl sonra ilk kez artış gösterdiği ifade edildi.
ECB'nin kredibilitesini koruma ihtiyacının da faiz kararı üzerinde etkili olduğu belirtilirken, bankanın haziranda enerji kaynaklı enflasyon riskleri nedeniyle 25 baz puanlık artışla mevduat faizini yüzde 2,25'e çıkardığı hatırlatıldı. O dönemde ECB'nin 2026 yılı ortalama enflasyon tahmininin yüzde 3,0 olduğu, mevcut enflasyonun ise yüzde 3,3'e yükseldiği ve enerji fiyatlarının yeniden artış gösterdiği aktarıldı.
25 baz puanlık artışın büyük ölçüde fiyatlanmış durumda olduğu, bu nedenle faiz artırmamanın euroda değer kaybı ve kısa vadeli enflasyon beklentilerinde yükseliş riski yaratabileceği ifade edildi. ECB'nin mevcut yüzde 3,3'lük enflasyondan çok 2027 yılı enflasyon görünümünü güvence altına almaya çalıştığı belirtildi.
Reuters anketinde ekonomistlerin 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 2,9'a yükselttiği ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün ancak 2027 sonlarına doğru gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.
Bununla birlikte, ağustos ayındaki enflasyon bozulmasının büyük bölümünün enerjiden kaynaklandığına dikkat çekildi. Enerji hariç enflasyonun yüzde 2,2 seviyesinde bulunduğu, hizmet enflasyonunun ise yüzde 3,3'ten yüzde 3,0'a gerilediği ifade edildi. Bu nedenle enerji şokunun henüz geniş tabanlı bir çekirdek enflasyon sorununa dönüştüğüne ilişkin kesin kanıt bulunmadığı belirtildi.
A1 Capital değerlendirmesinde, ECB'nin olası 25 baz puanlık faiz artışının klasik bir sıkılaştırma hamlesinden ziyade enflasyon risklerine karşı bir 'sigorta faiz artırımı' olarak değerlendirilebileceği aktarıldı.
TCMB açısından ise bugünkü toplantıda mevcut enflasyon seviyesinin yanı sıra önümüzdeki aylardaki enflasyon patikasının, enerji fiyatlarının, döviz kurunun ve beklentilerin önem taşıdığı ifade edildi. Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutan TCMB'nin jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseldiğine ve bunun enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğine dikkat çektiği hatırlatıldı.
Küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin TCMB açısından doğrudan para politikası denklemine giren bir risk olduğu belirtilirken, kararın 'faiz indirimi için alan var mı' sorusundan ziyade mevcut reel faiz tamponunu azaltmanın zamanlaması üzerinden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Türkiye'nin enerji ithalatçısı olması nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, enflasyonu, cari dengeyi ve döviz talebini de etkileyebileceği aktarıldı. Petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki yükselişin enerji ve ulaştırma fiyatlarının ardından üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden mal ve hizmet fiyatlarına yansıyabileceği, döviz kurundaki eş zamanlı hareketlerin ise bu geçişkenliği artırabileceği belirtildi.
TCMB'nin dezenflasyon süreci ile Türk lirasına olan güveni aynı anda koruması gerektiği ifade edildi. Faizlerin erken indirilmesi halinde iç talep koşullarının gevşeyebileceği ve Türk lirasında kalmayı destekleyen reel getirinin azalabileceği aktarıldı. Bunun döviz ve altın talebini artırarak kur beklentilerinde bozulmaya yol açabileceği ve enflasyonist baskıların yeniden güçlenebileceği belirtildi.
Türkiye'de para politikasının başarısının yalnızca politika faizinin seviyesiyle değil, beklenen enflasyona göre reel faiz, rezerv birikimi, dolarizasyon eğilimi ve kur istikrarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Faiz indiriminin enflasyon beklentilerinin bozulmasına ve Türk lirasından çıkış algısının güçlenmesine neden olması halinde para politikasının aktarım mekanizmasının tersine çalışabileceği aktarıldı.
Küresel merkez bankalarının daha şahin bir noktaya yöneldiği ortamın da TCMB açısından karar sürecini zorlaştırdığı belirtildi. ECB'de faiz artışı beklentilerinin öne çıktığı, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) sıkılaşmaya yöneldiği ve ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında da faiz artışı tartışmalarının güçlendiği ifade edildi.
Reuters'ın son anketinde Fed için faiz artışı bekleyen ekonomistlerin sayısının belirgin şekilde yükseldiği aktarılırken, küresel merkez bankalarının yeniden sıkılaşma eğilimine yöneldiği bir dönemde TCMB'nin hızlı gevşemesinin Türkiye'nin faiz farkını daraltabileceği ve Türk lirası cinsinden varlıkların göreli cazibesini azaltabileceği kaydedildi.
Brent petrolün 100 dolar civarına yükseldiği mevcut ortamın Türkiye açısından daha hassas sonuçlar doğurabileceği belirtilirken, enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye'de yalnızca enflasyon şoku değil, aynı zamanda ithalat faturası ve cari denge üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme olduğu ifade edildi.
A1 Capital'in değerlendirmesinde, TCMB açısından faizi bir toplantı daha yüksek tutmanın maliyetinin kredi ve finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalması olduğu, ancak erken faiz indiriminin kur ve enflasyon beklentilerini bozması halinde daha yüksek maliyetler yaratabileceği aktarıldı. Böyle bir durumda TCMB'nin yeniden sıkılaşmaya yönelmek veya likidite araçlarıyla faiz indiriminin etkilerini geri almak zorunda kalabileceği belirtildi.
Değerlendirmede, TCMB'nin mevcut aşamada önceliğinin faiz indirimlerini hızlandırmak yerine indirim döngüsünün güvenilirliğini korumak olması gerektiği ifade edildi.
Şirket haberlerinde ise AKHAN'ın, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP'ta düzenlenen FOODIST 2026 İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'na katıldığı belirtildi. Şirketin makarna ve un ürünleriyle sektör profesyonelleriyle bir araya geldiği, fuarda yaklaşık 10 milyon dolar tutarında yeni sipariş hacmine ulaşılmasının beklendiği aktarıldı. Bu gelişmenin şirketin gelecekteki faaliyetleri üzerinde olumlu etki yaratmasının öngörüldüğü kaydedildi.
AKHAN'ın 2026 yılının ilk altı ayı finansal sonuçlarına göre yaklaşık 623 milyon TL seviyesindeki nakit ve nakit benzerleri varlıklarının operasyonel açıdan yukarı yönlü pozitif etki oluşturmasının beklendiği ifade edildi. Şirketin yüksek likidite seviyesini korumaya, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında mevcut pazarlardaki payını korumaya ve yeni pazarlara yönelmeye devam ettiği belirtildi.
BNTAS tarafından, daha önce açıklanan yatırım programı kapsamında stratejik büyümenin sürdürülmesi ve entegre tesis yatırımının tamamlanması amacıyla inşaat çalışmalarının devam ettiği aktarıldı. Rulo ambalaj çeliğinin ebatlandırılması, kesilmesi, kullanılması ve levha ile baskılı levha olarak iç ve dış pazarlara satışına yönelik işlemlerin planlı şekilde sürdürüldüğü ifade edildi.
BORSK'nin Yıldız Holding A.Ş. ile yürüttüğü süreç kapsamında Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş.'nin yüzde 99,584 oranındaki paylarının 9 Eylül 2026 tarihinde devralındığı belirtildi. İşlem sonucunda şirketin toplam şeker üretim kotası içindeki payının yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldiği aktarıldı. Böylece Bor Şeker'in kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'nin en yüksek şeker üretim kotasına sahip şirket konumuna ulaştığı ifade edildi.
GLCVY'nin, Akbank T.A.Ş.'nin 9 Eylül'de gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında toplam 1 milyar 548 milyon TL anapara büyüklüğündeki üç bireysel ağırlıklı karma portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı belirtildi. İhaleye 15 varlık yönetim şirketinin katıldığı, sonuçların kesinleşmesinin Akbank Yönetim Kurulu'nun onayına bağlı olduğu aktarıldı.
JANTS'ın bağlı ortaklığı JMW Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, Togg tarafından yürütülen yeni bir araç programında geliştirme, doğrulama ve seri üretim süreçleri için tedarikçi olarak seçildiği ifade edildi. Projenin bağlı ortaklığın faaliyet hacmine ve uzun vadeli büyüme hedeflerine olumlu katkı sağlamasının beklendiği kaydedildi.
KZGYO ortaklarından Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş.'nin sahip olduğu şirket sermayesinin yüzde 3'üne karşılık gelen 6 milyon TL nominal değerli payların, pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye toptan alış satış işlemleri kapsamında 10 Eylül 2026 tarihinde satılacağı belirtildi.
RGYAS'ın Feriköy Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yüzde 50 payına ilişkin satın alma fiyatının 68,9 milyon euro olduğu aktarıldı. Buna göre hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değerinin 137,8 milyon euro olduğu ifade edildi.
VANGD tarafından ise Van'ın Edremit ilçesindeki taşınmazlar ile fabrika, makine, teçhizat ve diğer varlıkların kiralanmasına ilişkin dava kapsamında mahkemenin 9 Eylül'de ara karar verdiği belirtildi. Karar uyarınca kira sözleşmesine konu taşıtların, fabrika makinelerinin, teçhizatların ve diğer varlıkların alt kiraya verilmesi, üçüncü kişilere devredilmesi, satılması veya tesis dışına çıkarılması tedbiren engellendi. Söz konusu varlıkların şirkete tedbiren teslimine karar verildiği, yargılama sürecinin ise devam ettiği aktarıldı.
Pay alım satım haberlerinde BAHKM'de Serkan Bahadır'ın 8 ve 9 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdiği alımlarla şirketteki pay oranının yüzde 60,026'ya ulaştığı ifade edildi.
BVSAN'da Önder Bülbüloğlu'nun 9 Eylül'de 95,67 TL fiyattan toplam 1 milyon 128 bin TL nominal tutarlı satış işlemi gerçekleştirdiği, doğrudan pay oranının yüzde 17,94 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bülbüloğlu Holding A.Ş.'nin sahip olduğu yüzde 42,49 oranındaki payların da yönetim kontrolü altında bulunduğu belirtildi.
CWENE'de Tarzan Tarık Sarvan'ın 8 Eylül'de 31,80-31,90 TL fiyat aralığından toplam 11 milyon 415 bin 836 TL nominal tutarlı satış gerçekleştirdiği ifade edildi. Ayrıca Bulls Portföy Yönetimi A.Ş. bünyesindeki fonların 10 milyon nominal adet CW Enerji payı sattığı, bu fonların fiili dolaşımdaki pay oranının yüzde 14,64'e gerilediği aktarıldı.
EFOR Holding A.Ş.'nin, 9 Eylül'de Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş. paylarında 18,50 TL fiyattan 23 milyon 217 bin 478 TL nominal tutarlı alım yaptığı ve sermayedeki pay oranını yüzde 6,58'e çıkardığı belirtildi.
FLAP'ta Gökhan Saygı'nın ortalama 11,34 TL fiyattan 106 bin 289 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği, pay oranının yüzde 12,99'dan yüzde 13,10'a yükseldiği ifade edildi.
GLYHO'da Mehmet Kutman'ın 8 Eylül'de 16,91 TL fiyattan 200 bin TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği ve şirketteki pay oranının yüzde 36,338 seviyesine ulaştığı aktarıldı.
HATEK'te Bank of America Corporation'ın yüzde 100 kontrolündeki Merrill Lynch International aracılığıyla 8 Eylül'de gerçekleştirdiği işlemler sonucunda net 295 bin 764 adet pay satın alındığı ifade edildi. Dolaylı olarak sahip olunan pay oranının yüzde 5,032 seviyesine ulaştığı belirtildi.
KGYO'da Orhun Kartal'ın 9 Eylül'de 4 milyon 200 bin nominal değerli pay alımı gerçekleştirdiği ve şirketteki pay oranının yüzde 55,15'e yükseldiği aktarıldı.
MAGEN'de Yusuf Şenel'in 8 Eylül'de 4 milyon 4 bin 569 TL nominal tutarlı alım gerçekleştirdiği, pay oranının yüzde 0,809 seviyesine ulaştığı belirtildi.
MANAS'ta Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen fonların 8 Eylül itibarıyla gerçekleştirdiği işlemler sonucunda toplam pay oranının yüzde 14,470253'ten yüzde 15,799868'e yükseldiği ifade edildi.
TKFEN'de Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin 8 Eylül'de 207,70 TL ile 216,10 TL fiyat aralığından toplam 100 bin adet pay karşılığı 21,3 milyon TL tutarında alım yaptığı belirtildi. Birlikte hareket eden taraflarla birlikte Tekfen Holding A.Ş.'deki toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,707'ye, pay adedinin ise 135 milyon 818 bin 329'a ulaştığı aktarıldı.
TMPOL'de ise Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen fonların 8 Eylül itibarıyla gerçekleştirdiği alımlar sonucunda şirket sermayesindeki toplam pay oranının yüzde 24,784233'ten yüzde 25,169347'ye yükseldiği ifade edildi.
Hibya Haber Ajansı
Kaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan a...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 10 Mart 2025 tarihli genel kurulda 3 yıl süreyle bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak seçilen Savuran, 8 Eylül 2026 itibarıyla görevinden ayrıldı.
Şirket, boşalan bağımsız yönetim kurulu üyeliği için bağımsızlık kriterlerini taşıyan adayın belirlenmesinin ardından, gerekli değerlendirmelerin yapılması amacıyla Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) başvuracak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 10 Mart 2025 tarihli genel kurulda 3 yıl süreyle bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak seçilen Savuran, 8 Eylül 2026 itibarıyla görevinden ayrıldı.
Şirket, boşalan bağımsız yönetim kurulu üyeliği için bağımsızlık kriterlerini taşıyan adayın belirlenmesinin ardından, gerekli değerlendirmelerin yapılması amacıyla Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) başvuracak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) ya...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 19 Ağustos 2026 tarihindeki olağanüstü genel kurulda, şirket sermayesinin 100 milyon TL artırılmasına ve artırımın olağanüstü yedeklerden karşılanmasına karar verildi.
Söz konusu sermaye artırım kararı, 8 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından tescil edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 19 Ağustos 2026 tarihindeki olağanüstü genel kurulda, şirket sermayesinin 100 milyon TL artırılmasına ve artırımın olağanüstü yedeklerden karşılanmasına karar verildi.
Söz konusu sermaye artırım kararı, 8 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından tescil edildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Bor Şeker ile Yıldız Holding A.Ş arasında 21 Nisan 2026 tarihinde imzalanan pay alım satım sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilen devir işlemi 9 Eylül 2026 tarihinde sona erdi.
İşleme ilişkin Rekabet Kurulu onayı 30 Nisan 2026 tarihinde alınmıştı.
Devir işlemi sonucunda Bor Şeker'in toplam şeker üretim kotasındaki payı yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldi. Şirket, bu artışla kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'de en yüksek şeker üretim kotasına sahip firma konumuna geldi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Bor Şeker ile Yıldız Holding A.Ş arasında 21 Nisan 2026 tarihinde imzalanan pay alım satım sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilen devir işlemi 9 Eylül 2026 tarihinde sona erdi.
İşleme ilişkin Rekabet Kurulu onayı 30 Nisan 2026 tarihinde alınmıştı.
Devir işlemi sonucunda Bor Şeker'in toplam şeker üretim kotasındaki payı yüzde 2,5'ten yüzde 5'e yükseldi. Şirket, bu artışla kamu ve kooperatif sahipliğindeki şirketlerin ardından Türkiye'de en yüksek şeker üretim kotasına sahip firma konumuna geldi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklam...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklam...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, fon kullanıcısının Fikret Petrol Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş olduğu TRDATAVA2613 ISIN kodlu kira sertifikasının 9 Eylül 2026 tarihli kupon ödemesi gerçekleştirilmedi.
Bu nedenle kira sertifikasının Borçlanma Araçları Piyasası Gözaltı Pazarına alınmasına karar verildi.
Kira sertifikasının işlem sırası 10 Eylül 2026 tarihinde kapalı kalacak ve 11 Eylül 2026 tarihinden itibaren yeniden işleme açılacak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, fon kullanıcısının Fikret Petrol Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş olduğu TRDATAVA2613 ISIN kodlu kira sertifikasının 9 Eylül 2026 tarihli kupon ödemesi gerçekleştirilmedi.
Bu nedenle kira sertifikasının Borçlanma Araçları Piyasası Gözaltı Pazarına alınmasına karar verildi.
Kira sertifikasının işlem sırası 10 Eylül 2026 tarihinde kapalı kalacak ve 11 Eylül 2026 tarihinden itibaren yeniden işleme açılacak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP)...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, ortalama 9,63 TL fiyat üzerinden toplam 757 bin 827 TL nominal değerli Dagi Giyim payı geri alındı.
Gerçekleştirilen işlemle şirketin sahip olduğu DAGI paylarının toplamı 17 milyon 473 bin 248 adede, geri alınan payların sermayeye oranı ise yüzde 4,36'ya ulaştı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, ortalama 9,63 TL fiyat üzerinden toplam 757 bin 827 TL nominal değerli Dagi Giyim payı geri alındı.
Gerçekleştirilen işlemle şirketin sahip olduğu DAGI paylarının toplamı 17 milyon 473 bin 248 adede, geri alınan payların sermayeye oranı ise yüzde 4,36'ya ulaştı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 68,9 milyon avroluk satın alma fiyatı, Feriköy Gayrimenkul'ün yüzde 50 payına karşılık geliyor. Buna göre, hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değer 137,8 milyon avro olarak hesaplanıyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, 68,9 milyon avroluk satın alma fiyatı, Feriköy Gayrimenkul'ün yüzde 50 payına karşılık geliyor. Buna göre, hedef şirketin yüzde 100 payına karşılık gelen toplam değer 137,8 milyon avro olarak hesaplanıyor.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açık...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açık...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirket ortaklarından Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş'nin sahip olduğu 6 milyon TL nominal değerli pay, 1 TL nominal değerli pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım'a satılacak.
Toptan alış satış işlemi 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. İşleme Tera Yatırım alıcı ve satıcı üye olarak aracılık edecek. Nakit ve menkul kıymet takası ise pay piyasası takas süreci kapsamında yapılacak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirket ortaklarından Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş'nin sahip olduğu 6 milyon TL nominal değerli pay, 1 TL nominal değerli pay başına 21 TL fiyatla Tera Yatırım'a satılacak.
Toptan alış satış işlemi 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. İşleme Tera Yatırım alıcı ve satıcı üye olarak aracılık edecek. Nakit ve menkul kıymet takası ise pay piyasası takas süreci kapsamında yapılacak.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan...
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 31 Ağustos 2026 tarihli onayının ardından esas sözleşmenin 'Sermaye' başlıklı 6. maddesine ilişkin tadil metni, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 8 Eylül 2026 tarihinde tescil edildi.
Söz konusu tescil işlemi, 8 Eylül 2026 tarihli ve 11661 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 31 Ağustos 2026 tarihli onayının ardından esas sözleşmenin 'Sermaye' başlıklı 6. maddesine ilişkin tadil metni, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 8 Eylül 2026 tarihinde tescil edildi.
Söz konusu tescil işlemi, 8 Eylül 2026 tarihli ve 11661 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandı.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Çin'deki mağarada Deni...
Çin'deki mağarada Denisovalılara ait ilk doğrulanmış kol kemiği bulundu. Burası, Sibirya dışındaki en zengin Denisovalı fosilini barındırıyor. Devamı burada: Denisovalılara Ait İlk Kol Kemiği Çin’de Bulundu! Arkeofili.
Çin'deki mağarada Denisovalılara ait ilk doğrulanmış kol kemiği bulundu. Burası, Sibirya dışındaki en zengin Denisovalı fosilini barındırıyor.
Devamı burada: Denisovalılara Ait İlk Kol Kemiği Çin’de Bulundu! Arkeofili.
Kervansaray Yatırım Holding A.Ş'nin Ka...
Kervansaray Yatırım Holding A.Ş'nin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, 9 Eylül 2026 tarihli yönetim kurulu kararıyla Ziya Akgün, Türk Ticaret Kanunu'nun 363. maddesi kapsamında yönetim kurulu üyesi olarak atandı.
Akgün'ün atamasının yapılacak ilk genel kurul toplantısında ortakların onayına sunulacağı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
Kervansaray Yatırım Holding A.Ş'nin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, 9 Eylül 2026 tarihli yönetim kurulu kararıyla Ziya Akgün, Türk Ticaret Kanunu'nun 363. maddesi kapsamında yönetim kurulu üyesi olarak atandı.
Akgün'ün atamasının yapılacak ilk genel kurul toplantısında ortakların onayına sunulacağı bildirildi.
Hibya Haber AjansıKaynak: RSS
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....