Türk basınında Birinci Bakü Türkoloji Kongresi

Akif Ashirli 

Ağustos 1924'te başlayan Bakü Türkoloji Kongresi hazırlıklarının hızlanması ve bir yıl sonra Ağustos ayında düzenleme komitesinin somut bir eylem planına geçmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyo-politik ortamında ve basınında bir canlanma yarattı. Türkiye'den bilim insanlarının da Kongreye davet edileceği ve Türkoloji alanındaki girişimlerin Rusya'ya aktarılacağı fikri, Türk resmi çevrelerinin konuya biraz temkinli yaklaşmasına neden oldu.

Türk kamuoyu, yüzyıllardır kullanılan Arap alfabesinin terk edilmesinin ciddi sorunlar yaratacağına inanarak, alfabe değişikliği konusuna karşı hassastı. Sovyetler Birliği'nde yaşayan Türk halklarının Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişinin kongrenin ana gündemi olacağı açık olduğundan, "Arap alfabesinin terk edilmesi Türk halkları arasındaki mevcut yazılı-kültürel bağları zayıflatabilir mi?" sorusu Türkiye'deki milliyetçi ve dini çevrelerde endişeye yol açtı.

Şubat 1926'da Ayaz İshaki, Türk Ocakları'nın basın organı olan "Türk Yurdu" dergisinde yayımlanan "Arap ve Latin Harfleri" başlıklı makalesinde, durumu her açıdan açıklayarak ve Sovyetlerin "kültür politikası" adı altında izlediği politikanın özünü izah ederek bu konudaki endişelerini ve görüşlerini dile getirdi. "Cumhuriyet", "Hakimiyeti-Milliyə", "İkdam", "Akşam", "Vakit" gazetelerinde ve "Türk Yurdu" dergisinde, Bakü kongresi, bu bilimsel-ideolojik toplantının amacı, hedefleri ve geleceğe yönelik kararları Türk basınının ana odak noktası oldu. 

Diğer ülkelerin aksine, Türk halklarının kaderinde ciddi bir rol oynayacak olan bu kongreyi takip etmek üzere Bakü'ye ayrı gazetecilerin gönderilmemesi, Türk basınında birçok boşluğa yol açtı. "Cumhuriyet" gazetesi, Arap alfabesinin Latin alfabesiyle değiştirildiği, Türk halklarının ortak kültürünün sorunlarının incelendiği ve ortak Türk tarihi, etnografyası ve arkeolojisi konularının gündeme getirildiği bu önemli kongre hakkında Türk temsilcilerinin Bakü'den döndükten sonra bilgi vereceklerini belirtti. "Vaht" gazetesinin 12 Mart 1926 tarihli sayısında Fatih Rıfkı Ağay şöyle yazdı: "Kongreye katılan Türk temsilcileri, devrim destekçilerinin Latin alfabesi lehine ve aleyhine söylenenleri nasıl yorumladıklarını yakında bize açıklayacaklar."

Görüşlerini gerçeklere dayandıran F. Rıfkı Ağay daha sonra şöyle yazmıştır: "Latin alfabesine karşı olanlar, kesin bir argüman sunarak yetkilileri ikna edemediler." Yazarın ortaya koyduğu bu argüman, Türkiye Cumhuriyeti'nin Latin alfabesine geçiş sürecindeki gerçek tarihini yansıtmaktadır.

A. Hüseyinzade ve F. Köprülüzade'nin açıklamalarında en doğru bilgiyi arayan Türk basını ve kamuoyu, kongreyle ilgili haberleri ağırlıklı olarak Moskova kanallarından ve İstanbul'da yayınlanan Azerbaycan göç basınından aldı. 

Bu durum, Türk gazetelerinin yaratıcı politikasında hem bilgi kısıtlamalarını hem de olayların bilimsel ve politik yorumunu etkiledi. Tüm bu boşluklara ve kısıtlamalara rağmen, gazeteler Kongre hakkında çok sayıda haber, analiz, röportaj ve yorum yayınladı. 

"Cumhuriyet" gazetesinin 12 Şubat 1926 tarihli sayısında, Köprülüzade Fuad Bey'in Bakü'de düzenlenecek Türkoloji Kongresi'ne katılmak üzere Rusya'ya gittiği ve Türkiye'nin bu kongrede birkaç delegeyle temsil edileceği bildirilmişti.

Kongre boyunca notlar tutan Ali Bey Hüseyinzade'ye göre, Köprülüzade, Mesaros, Bartold ve Menzel'den oluşan heyet Şubat 1926'da İstanbul'dan yola çıkarak kongre faaliyetlerine katılmıştır. 

Türk bilim çevreleri için bu, sadece Sovyet Türkolojisi'nin bir araya gelmesi değil, aynı zamanda uluslararası düzeyde Türkoloji alanında yeni bir aşama olarak da değerlendirildi.

"Latin alfabesi mi yoksa Arap alfabesi mi" sorusu, Türk kamuoyunun odaklandığı ve tartıştığı en ciddi konulardan biriydi.

18 Mart 1926 tarihli "Hakimiyeti-milliye" gazetesinde yer alan "Latin Harflerinin Çatışması" ve 12 Mart 1926 tarihli "İkdam" gazetesinde Ahmet Cevdet tarafından yazılan "Latin Harflerini Kabul Edersek" başlıklı makaleler, Bakü Kongresi'nin Türk kamuoyunda yarattığı entelektüel yankının göstergeleriydi.

Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkmış ve kültürel devrimler geçiren Türkiye'de Arap alfabesi hâlâ kullanılıyordu. Bakü'deki kongre, Türk aydınları için alfabe reformu, Türk dünyasının kültürel birliği ve dil sorunları konusunda önemli bir deneme alanı haline geldi.  

Türk basınının sayfalarında, Azerbaycan, Kazan ve Türkistan'da olduğu gibi, asıl mücadele, görüş ayrılıkları ve ideolojik savaşlar "Latinistler" ve "Arabistler" arasında iki kanatta yaşandı. 

12 Mart 1926 tarihli "Cumhuriyet" gazetesinde Yunus Hadi, Latin alfabesinin benimsenmesini şahsen desteklerken, bunun basit bir mesele olmadığını da belirtmiştir. "Milliyet" gazetesinde Şükrü Kara Bey, Latin alfabesinden yana olduğunu ifade etmiş ve Türk hükümetinin bu konuda henüz bir karar vermediğini, kendisinin de beklemede olduğunu yazmıştır: "Hükümet henüz Latin alfabesini benimsemeye karar vermedi, ancak bu alfabenin benimsenmesi her halükarda iyi bir şey olur. Biliyorsunuz ki mevcut alfabemiz parçalı. Latin alfabesi bu parçalılığı ortadan kaldıracak. O zaman herkes Türkçeyi daha çabuk öğrenecek."

A.H. Amir Bey, "Vaht" gazetesinde yayımlanan makalesinde Bakü'de düzenlenen Türkoloji Kongresi'ne dikkat çekerek şunları yazdı: "Geçtiğimiz hafta Latin alfabesi lehine kutlanacak en önemli olay, Bakü Kongresi'nde bu harflerin kabul edilmesine ilişkin alınan karardır."  

Arap alfabesinin savunucuları, alfabe devriminin Türk dünyasını kadim yazılı mirasından mahrum bırakacağını ve Latin alfabesine geçişin, Arap alfabesini korumak ve küçük reformlarla geliştirmek isteyen diğer Türk topluluklarıyla kültürel bağları koparacağını savundu. Ahmet Cevdet (Oran), "İkdam" gazetesindeki makalesinde Latin alfabesine geçişin kolay olmayacağına ve ortaya çıkacak boşluklara dikkat çekti.  

"Hakimiyeti-milliye" gazetesinde çıkan makalelerde, Arap alfabesinin Türk dilinin fonetiğine uymadığı ve okuma yazma bilmemezliği ortadan kaldırmak için Latin alfabesine geçişin gerekli olduğu vurgulanmıştı. Kongrede yapılan tartışmalar, Latin alfabesi savunucularının üstün görüşleri ve alfabe reformunun gerekliliğine yönelik bilimsel yaklaşımlar, Latin alfabesi savunucularının Türkiye'deki konumunu önemli ölçüde güçlendirdi.  

Türk basını, Bakü'ye giden Profesörler M.F. Köprülü, Ali Bey Hüseyinzade ve İsmail Hikmet Ertaylan'ın faaliyetlerini yakından takip etti ve dönüşlerinde Türk heyetinin açıklama yapmasını bekledi.

Heyet başkanı Mehmet Fuad Köprülü, başlangıçta Arap alfabesinin korunmasından yana konuştu, ancak Azerbaycan basınına verdiği röportajlarda temkinli bir tavır takındı ve sorulara diplomatik yanıtlar verdi.

Bakü'deki sosyo-politik ortamın, özellikle Bekir Çobanzade, J. Mammadzade, F. Ağazade, Samadaga Ağamalioğlu gibi Azerbaycanlı dilbilimcilerin ve aydınların ve Sovyet Türk cumhuriyetlerinin temsilcilerinin Latin alfabesine geçiş konusundaki kararlı tutumlarının da F. Köprülü'nün fikirlerini etkilediği belirtildi.  

Basında yapılan ilginç tartışmalardan biri, Türkiye'nin dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türklerin kaderinde ve milli kültürlerinin korunmasında oynayacağı rol ile Türk bilim insanlarının Türkoloji alanındaki yeri ve konumu hakkındaydı.  

Türk aydınları ve "Öğretmenler Dergisi" yazarları, Türkiye'nin bu alanda Avrupa ve özellikle Rusya'daki Türkoloji araştırmalarının seviyesine kıyasla çok geride olduğunu kabul ettiler. 

Basında yayımlanan çeşitli makalelerde, Bakü Kongresi Türk bilim insanlarının bilimsel potansiyelini artırmaya yönelik bir çağrı olarak değerlendirildi.

Öte yandan, Türk gazetelerinde yer alan bazı makaleler de Sovyet hükümetinin bu kongreyi siyasi propaganda unsuru olarak kullanmasını, Türk halkını kontrol etme aracı olarak kullanmasını ve komünistlerin Türkiye'deki sürgündeki liderlere karşı sergilediği son derece olumsuz tavrı ciddi şekilde eleştirdi.

26 Şubat-10 Mart 1926 tarihleri arasındaki konuların ciddi bir analizi ve incelenmesi, Türk basınının Kongreyi sadece dilbilimsel bir olay olarak değil, aynı zamanda tüm Türk dünyasını aynı kültürel platformda birleştirecek tarihi bir adım olarak gördüğünü göstermektedir. 

Bu makale, "Azerbaycan Türk Ocağı" Kamu Birliği tarafından, Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği bağışıyla hayata geçirilen "Arşiv Belgeleriyle Birinci Bakü Türkoloji Kongresi" projesi kapsamında hazırlanmıştır. 

İlk yayın için kaynak:

Kaynak favicons görseli tarihistan.org

Yorumlar

0/500
İlk yorumu sen yaz.