
Türk düşüncesinde “KIZILELMA”, büyük bir ideali ve arzu edilen bir hedefi ifade eden kavramlardan biridir. Tarihin farklı dönemlerinde farklı anlamlar kazanan bu fikir, adalet, barış ve huzura dayanmaktadır. Tarih boyunca şekillenen Türk halklarının zengin dünya görüşünün önemli özelliklerinden biri de hem göçebe hem de yerleşik yaşam tarzlarının yarattığı kültürel geleneklerdir.
Azerbaycan Cumhuriyeti Bilimler Akademisi Felsefe ve Sosyoloji Enstitüsü Bölüm Başkanı, Felsefe Doktoru, Doçent Faig Alakbarli, AZERTAC'a Türk halklarının kültüründeki göçebe ve yerleşik yaşamın yanı sıra eski çağlardan günümüze kadar korunmuş ortak değerler hakkında konuştu.
Bilim insanı, Türk halklarının tarihindeki yer değiştirmelerin doğal-coğrafi koşullar ve tarihi süreçlerle ilgili olduğunu söyledi. Aynı zamanda, bazı Türk toplulukları belirli bölgelere yerleşerek yerleşik bir yaşam sürdürmüştür: "Türk halklarının tarihini yalnızca göçebe bir kültür olarak nitelendirmek doğru değildir. Aslında, Türk halklarının hem yerleşik hem de göçebe bir kültürü olmuştur."
Göçebe yaşam tarzı, Türk toplumlarının yaşam biçimine, ekonomisine ve günlük yaşamına eşsiz özellikler kazandırdı. At yetiştiriciliği, göç ve seyahatle ilgili gelenekler zamanla kültürel mirasın bir parçası haline geldi. Yerleşik Türk toplumlarında ise kent kültürü, bilim, sanat ve devletçilik gelenekleri gelişti.

Farklı yaşam tarzlarına rağmen, Türk toplumlarını birleştiren manevi değerler de oluşmuştur. F. Alekberli'ye göre, aile ve toplum ilişkileri eski Türk dünya görüşünde önemli bir yer tutar: "Türk kültüründe, bir erkek, bir kadın ve çocuklar ailede kendi yerlerine sahip oldukları gibi, bir bey, bir yönetici ve bir tebaanın da toplumda kendi yerleri vardır. Eski felsefi düşüncedeki 'baba babadır, oğul oğuldur, anne annedir, yönetici kağandır, tebaa tebaadır' kavramı, herkesin aile ve toplumdaki sorumluluğunu anlamasıyla ilgilidir."
Tarih boyunca Yunan, Roma, İslam ve diğer kültürlerle olan temaslar Türk dünya görüşünün gelişimini etkilemiş olsa da, aile, toplum, adalet ve kahramanlık gibi temel değerler korunmuştur.
Ortak mirasın önemli örneklerinden biri de geleneksel halk oyunlarıdır. Güreş, at yarışı, çevken, okçuluk ve eskrim gibi sporlar bugün hala Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Anadolu, Kırım ve diğer bölgelerde uygulanmaktadır: "İster at yarışı, ister güreş, ister okçuluk veya eskrim olsun, bu oyunların özü farklı Türk halklarında neredeyse aynıdır."
Bilim insanı, bu geleneklerin modern zamanlarda nasıl yaşatıldığının açık bir örneği olarak Dünya Göçebe Oyunlarını gösterdi. Göçebe Oyunlarında farklı ülkelerden katılımcıların yüzyıllardır süregelen geleneksel sporlarda yarıştığını belirtti. Aynı zamanda, bu etkinlik çeşitli Türk halklarının yakın kültürel özelliklerini de ortaya koymaktadır.
Ona göre, göçebe ve yerleşik yaşam tarzlarının yan yana geliştiği bu zengin tarih, çeşitli gelenekleri, sosyal ilişkileri ve manevi değerleri bir araya getiriyor. Bu mirası yaşatmak, Türk halklarının geçmişle olan bağlarını korumaya ve gelecek nesillere aktarmaya hizmet eder.
Yazar - Lala Minasazova
KAYNAK:
“Olurmu sizce” için dikkat çeken nokta şu:...
“Güncel Sİgara fiyatları” için dikkat çeke...
“30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.....