Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:20
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:49
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
NTV - Haber Merkezi
Kabine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Saat 15.30'da başlayan Beştepe'deki toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamaya bayram tebriğinde bulunarak başladı. Bayramda trafikte ölen 70 kişi için başsağlığı dileyen Erdoğan ulaşıma yapılan yatırımlar neticesinde bayramda ölü ve yaralı sayısının azaldığına dikkat çekti ve ‘’Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır.'' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası başlayan tartışmalarla ilgili ise, “Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Kavgaya ve polemiğe ayıracak vaktimiz yok.” dedi. Erdoğan ayrıca, “Hangi bahaneyle olursa olsun, sokaklarımızın karıştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz” diye konuştu. Tartışmaların kendilerini ilgilendirmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin her türlü polemikten uzak bir biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
‘’DİPLOMASİDE GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR''
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:‘’Coğrafyamızda sınırların kan ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Yönümüzü nereye çevirsek aynı oyununun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bu oyunları bozmaya çalışırken diğer yandan 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. Bugün diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayide desten yazan bir Türkiye var. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var.
’'HER SATAŞANA CEVAP VERMEK GİBİ BİR LÜKSE DE SAHİP DEĞİLİZ''
İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır o da Türkiye'dir. Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz.
‘’ANA MUHALEFET İÇİNDEKİ TARTIŞMALAR BİZİ İLGİLENDİRMİYOR''
Ana muhalefet içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu mücadelenin hiçbir yerinde yokuz. Olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, hukuk tanımazlığa pirim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz.
‘’ÇÖZÜM ÇABALARINA KATKIDA BULUNMAK SİYASET KURUMUNUN GÖREVİDİR''
Böylesine hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya ihtiyacı vardır. Milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz.
‘’Terörsüz Türkiye'' sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir.''
Cumhurbaşkanı-
Recep Tayyip Erdoğan-
Kabine toplantısı
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:20
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:49
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
NTV - Haber Merkezi
Kabine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Saat 15.30'da başlayan Beştepe'deki toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamaya bayram tebriğinde bulunarak başladı. Bayramda trafikte ölen 70 kişi için başsağlığı dileyen Erdoğan ulaşıma yapılan yatırımlar neticesinde bayramda ölü ve yaralı sayısının azaldığına dikkat çekti ve ‘’Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır.'' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası başlayan tartışmalarla ilgili ise, “Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Kavgaya ve polemiğe ayıracak vaktimiz yok.” dedi. Erdoğan ayrıca, “Hangi bahaneyle olursa olsun, sokaklarımızın karıştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz” diye konuştu. Tartışmaların kendilerini ilgilendirmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin her türlü polemikten uzak bir biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
‘’DİPLOMASİDE GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR''
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:‘’Coğrafyamızda sınırların kan ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Yönümüzü nereye çevirsek aynı oyununun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bu oyunları bozmaya çalışırken diğer yandan 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. Bugün diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayide desten yazan bir Türkiye var. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var.
’'HER SATAŞANA CEVAP VERMEK GİBİ BİR LÜKSE DE SAHİP DEĞİLİZ''
İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır o da Türkiye'dir. Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz.
‘’ANA MUHALEFET İÇİNDEKİ TARTIŞMALAR BİZİ İLGİLENDİRMİYOR''
Ana muhalefet içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu mücadelenin hiçbir yerinde yokuz. Olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, hukuk tanımazlığa pirim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz.
‘’ÇÖZÜM ÇABALARINA KATKIDA BULUNMAK SİYASET KURUMUNUN GÖREVİDİR''
Böylesine hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya ihtiyacı vardır. Milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz.
‘’Terörsüz Türkiye'' sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir.''
Cumhurbaşkanı-
Recep Tayyip Erdoğan-
Kabine toplantısı
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:20
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:49
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
NTV - Haber Merkezi
Kabine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Saat 15.30'da başlayan Beştepe'deki toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamaya bayram tebriğinde bulunarak başladı. Bayramda trafikte ölen 70 kişi için başsağlığı dileyen Erdoğan ulaşıma yapılan yatırımlar neticesinde bayramda ölü ve yaralı sayısının azaldığına dikkat çekti ve ‘’Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır.'' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası başlayan tartışmalarla ilgili ise, “Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Kavgaya ve polemiğe ayıracak vaktimiz yok.” dedi. Erdoğan ayrıca, “Hangi bahaneyle olursa olsun, sokaklarımızın karıştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz” diye konuştu. Tartışmaların kendilerini ilgilendirmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin her türlü polemikten uzak bir biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
‘’DİPLOMASİDE GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR''
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:‘’Coğrafyamızda sınırların kan ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Yönümüzü nereye çevirsek aynı oyununun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bu oyunları bozmaya çalışırken diğer yandan 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. Bugün diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayide desten yazan bir Türkiye var. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var.
’'HER SATAŞANA CEVAP VERMEK GİBİ BİR LÜKSE DE SAHİP DEĞİLİZ''
İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır o da Türkiye'dir. Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz.
‘’ANA MUHALEFET İÇİNDEKİ TARTIŞMALAR BİZİ İLGİLENDİRMİYOR''
Ana muhalefet içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu mücadelenin hiçbir yerinde yokuz. Olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, hukuk tanımazlığa pirim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz.
‘’ÇÖZÜM ÇABALARINA KATKIDA BULUNMAK SİYASET KURUMUNUN GÖREVİDİR''
Böylesine hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya ihtiyacı vardır. Milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz.
‘’Terörsüz Türkiye'' sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir.''
Cumhurbaşkanı-
Recep Tayyip Erdoğan-
Kabine toplantısı
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:20
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:49
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
NTV - Haber Merkezi
Kabine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Saat 15.30'da başlayan Beştepe'deki toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamaya bayram tebriğinde bulunarak başladı. Bayramda trafikte ölen 70 kişi için başsağlığı dileyen Erdoğan ulaşıma yapılan yatırımlar neticesinde bayramda ölü ve yaralı sayısının azaldığına dikkat çekti ve ‘’Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır.'' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası başlayan tartışmalarla ilgili ise, “Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Kavgaya ve polemiğe ayıracak vaktimiz yok.” dedi. Erdoğan ayrıca, “Hangi bahaneyle olursa olsun, sokaklarımızın karıştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz” diye konuştu. Tartışmaların kendilerini ilgilendirmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin her türlü polemikten uzak bir biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
‘’DİPLOMASİDE GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR''
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:‘’Coğrafyamızda sınırların kan ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Yönümüzü nereye çevirsek aynı oyununun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bu oyunları bozmaya çalışırken diğer yandan 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. Bugün diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayide desten yazan bir Türkiye var. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var.
’'HER SATAŞANA CEVAP VERMEK GİBİ BİR LÜKSE DE SAHİP DEĞİLİZ''
İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır o da Türkiye'dir. Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz.
Ana muhalefet içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu mücadelenin hiçbir yerinde yokuz. Olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, hukuk tanımazlığa pirim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz.
Böylesine hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya ihtiyacı vardır. Milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz.
‘’Terörsüz Türkiye'' sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir.''
Cumhurbaşkanı-
Recep Tayyip Erdoğan-
Kabine toplantısı
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
HBO Max, "Bosch" ve "The Lincoln Lawyer"a Rakip Olacak Yeni Suç Dizisini Duyurdu!31 May 2026 - 23:49
Prime Video
Polisiye edebiyatının dünyaca ünlü ismi Michael Connelly’nin yarattığı karakterler, dijital platformlarda uzun süredir büyük başarılar yakalamaya devam ediyor. “Bosch” dizisi Prime Video’nun ilk büyük hitlerinden biri olurken, devamı niteliğindeki “Bosch: Legacy” bu başarıyı başka bir boyuta taşımıştı. Netflix’te izleyicilerle buluşan “The Lincoln Lawyer” ise platformun en çok izlenen hukuk dramalarından biri haline gelmişti. Harry Bosch karakterinin ekran macerasını tamamlaması ve "The Lincoln Lawyer" dizisinin de son davalarını geride bırakmasının ardından, televizyon dünyasında doğan polisiye boşluğunu HBO Max dolduruyor. Platform, Michael Connelly evreninden yeni bir uyarlamayla türe iddialı bir dönüş yapıyor.
Sakin Bir Adada Başlayan Yeni Bir Kâbus
HBO tarafından yapılan resmi açıklamaya göre platform, Michael Connelly’nin çok satan güncel romanı “Nightshade”den uyarlanacak "Welcome to Catalina" adlı yeni bir polisiye üzerinde çalışıyor. Projenin senaryosunu, daha önce Netflix’in "The Lincoln Lawyer" uyarlamasında da Connelly ile birlikte çalışan televizyon dünyasının usta ismi David E. Kelley kaleme alıyor.
Dizi, Los Angeles Bölge Şerifliği’nde görev yapan ancak departman içi politik sürtüşmeler nedeniyle gözden uzak, sakin bir yer olan Catalina Adası’na sürgün edilen Dedektif Stilwell’in hikayesini konu alacak. Stilwell, adadaki ilk günlerinde sarhoş taşkınlıkları ve küçük hırsızlıklar gibi düşük profilli asayiş olaylarıyla ilgilenirken, limanın dibinde ağırlık bağlanarak batırılmış bir cesedin bulunmasıyla adanın huzurlu atmosferi bir anda dağılır. Bu olay, adadaki görevi bir dinlenme sürecinden ziyade, dedektif için yeni bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürür.
"The Pitt" Modeli Uygulanacak
"Welcome to Catalina", HBO Max’in geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiği ve ödüllü medikal drama dizisi “The Pitt” ile ilk kez uyguladığı yeni bir yapım modeliyle ekrana taşınacak. Bu model, yüksek prodüksiyon maliyetlerini makul seviyelerde tutarak, her yıl düzenli olarak yüksek bölüm sayılarına sahip sezonlar üretmeyi hedefliyor. Tanınan bir yazar tarafından yaratılan güçlü olay örgüsü ve her sezon yeni davaların çözülebileceği polisiye yapısı, platformun bu ekonomik ve uzun soluklu yayın stratejisine tam uyum sağlıyor.
Dizinin yapımcı kadrosunda David E. Kelley’nin yanı sıra Matt Tinker, Barry Jossen, Tana Jamieson, Ross Fineman ve bizzat yazar Michael Connelly yer alıyor. Henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmayan yapım, şimdiden polisiye tutkunlarının radarına girmiş durumda.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
HBO Max, "Bosch" ve "The Lincoln Lawyer"a Rakip Olacak Yeni Suç Dizisini Duyurdu!31 May 2026 - 23:49
Prime Video
Polisiye edebiyatının dünyaca ünlü ismi Michael Connelly’nin yarattığı karakterler, dijital platformlarda uzun süredir büyük başarılar yakalamaya devam ediyor. “Bosch” dizisi Prime Video’nun ilk büyük hitlerinden biri olurken, devamı niteliğindeki “Bosch: Legacy” bu başarıyı başka bir boyuta taşımıştı. Netflix’te izleyicilerle buluşan “The Lincoln Lawyer” ise platformun en çok izlenen hukuk dramalarından biri haline gelmişti. Harry Bosch karakterinin ekran macerasını tamamlaması ve "The Lincoln Lawyer" dizisinin de son davalarını geride bırakmasının ardından, televizyon dünyasında doğan polisiye boşluğunu HBO Max dolduruyor. Platform, Michael Connelly evreninden yeni bir uyarlamayla türe iddialı bir dönüş yapıyor.
Sakin Bir Adada Başlayan Yeni Bir Kâbus
HBO tarafından yapılan resmi açıklamaya göre platform, Michael Connelly’nin çok satan güncel romanı “Nightshade”den uyarlanacak "Welcome to Catalina" adlı yeni bir polisiye üzerinde çalışıyor. Projenin senaryosunu, daha önce Netflix’in "The Lincoln Lawyer" uyarlamasında da Connelly ile birlikte çalışan televizyon dünyasının usta ismi David E. Kelley kaleme alıyor.
Dizi, Los Angeles Bölge Şerifliği’nde görev yapan ancak departman içi politik sürtüşmeler nedeniyle gözden uzak, sakin bir yer olan Catalina Adası’na sürgün edilen Dedektif Stilwell’in hikayesini konu alacak. Stilwell, adadaki ilk günlerinde sarhoş taşkınlıkları ve küçük hırsızlıklar gibi düşük profilli asayiş olaylarıyla ilgilenirken, limanın dibinde ağırlık bağlanarak batırılmış bir cesedin bulunmasıyla adanın huzurlu atmosferi bir anda dağılır. Bu olay, adadaki görevi bir dinlenme sürecinden ziyade, dedektif için yeni bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürür.
"The Pitt" Modeli Uygulanacak
"Welcome to Catalina", HBO Max’in geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiği ve ödüllü medikal drama dizisi “The Pitt” ile ilk kez uyguladığı yeni bir yapım modeliyle ekrana taşınacak. Bu model, yüksek prodüksiyon maliyetlerini makul seviyelerde tutarak, her yıl düzenli olarak yüksek bölüm sayılarına sahip sezonlar üretmeyi hedefliyor. Tanınan bir yazar tarafından yaratılan güçlü olay örgüsü ve her sezon yeni davaların çözülebileceği polisiye yapısı, platformun bu ekonomik ve uzun soluklu yayın stratejisine tam uyum sağlıyor.
Dizinin yapımcı kadrosunda David E. Kelley’nin yanı sıra Matt Tinker, Barry Jossen, Tana Jamieson, Ross Fineman ve bizzat yazar Michael Connelly yer alıyor. Henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmayan yapım, şimdiden polisiye tutkunlarının radarına girmiş durumda.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
HBO Max, "Bosch" ve "The Lincoln Lawyer"a Rakip Olacak Yeni Suç Dizisini Duyurdu!31 May 2026 - 23:49
Prime Video
Polisiye edebiyatının dünyaca ünlü ismi Michael Connelly’nin yarattığı karakterler, dijital platformlarda uzun süredir büyük başarılar yakalamaya devam ediyor. “Bosch” dizisi Prime Video’nun ilk büyük hitlerinden biri olurken, devamı niteliğindeki “Bosch: Legacy” bu başarıyı başka bir boyuta taşımıştı. Netflix’te izleyicilerle buluşan “The Lincoln Lawyer” ise platformun en çok izlenen hukuk dramalarından biri haline gelmişti. Harry Bosch karakterinin ekran macerasını tamamlaması ve "The Lincoln Lawyer" dizisinin de son davalarını geride bırakmasının ardından, televizyon dünyasında doğan polisiye boşluğunu HBO Max dolduruyor. Platform, Michael Connelly evreninden yeni bir uyarlamayla türe iddialı bir dönüş yapıyor.
Sakin Bir Adada Başlayan Yeni Bir Kâbus
HBO tarafından yapılan resmi açıklamaya göre platform, Michael Connelly’nin çok satan güncel romanı “Nightshade”den uyarlanacak "Welcome to Catalina" adlı yeni bir polisiye üzerinde çalışıyor. Projenin senaryosunu, daha önce Netflix’in "The Lincoln Lawyer" uyarlamasında da Connelly ile birlikte çalışan televizyon dünyasının usta ismi David E. Kelley kaleme alıyor.
Dizi, Los Angeles Bölge Şerifliği’nde görev yapan ancak departman içi politik sürtüşmeler nedeniyle gözden uzak, sakin bir yer olan Catalina Adası’na sürgün edilen Dedektif Stilwell’in hikayesini konu alacak. Stilwell, adadaki ilk günlerinde sarhoş taşkınlıkları ve küçük hırsızlıklar gibi düşük profilli asayiş olaylarıyla ilgilenirken, limanın dibinde ağırlık bağlanarak batırılmış bir cesedin bulunmasıyla adanın huzurlu atmosferi bir anda dağılır. Bu olay, adadaki görevi bir dinlenme sürecinden ziyade, dedektif için yeni bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürür.
"The Pitt" Modeli Uygulanacak
"Welcome to Catalina", HBO Max’in geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiği ve ödüllü medikal drama dizisi “The Pitt” ile ilk kez uyguladığı yeni bir yapım modeliyle ekrana taşınacak. Bu model, yüksek prodüksiyon maliyetlerini makul seviyelerde tutarak, her yıl düzenli olarak yüksek bölüm sayılarına sahip sezonlar üretmeyi hedefliyor. Tanınan bir yazar tarafından yaratılan güçlü olay örgüsü ve her sezon yeni davaların çözülebileceği polisiye yapısı, platformun bu ekonomik ve uzun soluklu yayın stratejisine tam uyum sağlıyor.
Dizinin yapımcı kadrosunda David E. Kelley’nin yanı sıra Matt Tinker, Barry Jossen, Tana Jamieson, Ross Fineman ve bizzat yazar Michael Connelly yer alıyor. Henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmayan yapım, şimdiden polisiye tutkunlarının radarına girmiş durumda.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
HBO Max, "Bosch" ve "The Lincoln Lawyer"a Rakip Olacak Yeni Suç Dizisini Duyurdu!31 May 2026 - 23:49
Prime Video
Polisiye edebiyatının dünyaca ünlü ismi Michael Connelly’nin yarattığı karakterler, dijital platformlarda uzun süredir büyük başarılar yakalamaya devam ediyor. “Bosch” dizisi Prime Video’nun ilk büyük hitlerinden biri olurken, devamı niteliğindeki “Bosch: Legacy” bu başarıyı başka bir boyuta taşımıştı. Netflix’te izleyicilerle buluşan “The Lincoln Lawyer” ise platformun en çok izlenen hukuk dramalarından biri haline gelmişti. Harry Bosch karakterinin ekran macerasını tamamlaması ve "The Lincoln Lawyer" dizisinin de son davalarını geride bırakmasının ardından, televizyon dünyasında doğan polisiye boşluğunu HBO Max dolduruyor. Platform, Michael Connelly evreninden yeni bir uyarlamayla türe iddialı bir dönüş yapıyor.
Sakin Bir Adada Başlayan Yeni Bir Kâbus
HBO tarafından yapılan resmi açıklamaya göre platform, Michael Connelly’nin çok satan güncel romanı “Nightshade”den uyarlanacak "Welcome to Catalina" adlı yeni bir polisiye üzerinde çalışıyor. Projenin senaryosunu, daha önce Netflix’in "The Lincoln Lawyer" uyarlamasında da Connelly ile birlikte çalışan televizyon dünyasının usta ismi David E. Kelley kaleme alıyor.
Dizi, Los Angeles Bölge Şerifliği’nde görev yapan ancak departman içi politik sürtüşmeler nedeniyle gözden uzak, sakin bir yer olan Catalina Adası’na sürgün edilen Dedektif Stilwell’in hikayesini konu alacak. Stilwell, adadaki ilk günlerinde sarhoş taşkınlıkları ve küçük hırsızlıklar gibi düşük profilli asayiş olaylarıyla ilgilenirken, limanın dibinde ağırlık bağlanarak batırılmış bir cesedin bulunmasıyla adanın huzurlu atmosferi bir anda dağılır. Bu olay, adadaki görevi bir dinlenme sürecinden ziyade, dedektif için yeni bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürür.
"The Pitt" Modeli Uygulanacak
"Welcome to Catalina", HBO Max’in geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiği ve ödüllü medikal drama dizisi “The Pitt” ile ilk kez uyguladığı yeni bir yapım modeliyle ekrana taşınacak. Bu model, yüksek prodüksiyon maliyetlerini makul seviyelerde tutarak, her yıl düzenli olarak yüksek bölüm sayılarına sahip sezonlar üretmeyi hedefliyor. Tanınan bir yazar tarafından yaratılan güçlü olay örgüsü ve her sezon yeni davaların çözülebileceği polisiye yapısı, platformun bu ekonomik ve uzun soluklu yayın stratejisine tam uyum sağlıyor.
Dizinin yapımcı kadrosunda David E. Kelley’nin yanı sıra Matt Tinker, Barry Jossen, Tana Jamieson, Ross Fineman ve bizzat yazar Michael Connelly yer alıyor. Henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmayan yapım, şimdiden polisiye tutkunlarının radarına girmiş durumda.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD'nin, İsrail'i durdurması gereken taraf olduğunu söyledi.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD'nin, İsrail'i durdurması gereken taraf olduğunu söyledi.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD'nin, İsrail'i durdurması gereken taraf olduğunu söyledi.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD'nin, İsrail'i durdurması gereken taraf olduğunu söyledi.
Tek Oturuşta Bitecek Sinema Tadında Başyapıtlar: Ekran Tarihinin En İyi 5 Bölümlük 7 Mini Dizisi!30 May 2026 - 15:27
.
Televizyon dünyasında uzun yıllar boyunca bir yapımın başarısı, ekran ömrünün uzunluğuyla ölçülüyordu. Ancak modern televizyon yayıncılığı, izleyiciyi gereksiz yan hikayelerle boğmayan, her dakikasının hakkını veren mini dizi formatını hayatımızın merkezine yerleştirdi. Gereksiz dolgu bölümlerden, ticari kaygılarla sakız gibi uzatılan senaryolardan sıkıldıysanız, beş saatlik bir zaman yatırımıyla zihninize kazınacak bir listeyle karşı karşıyasınız. Eleştirmenlerin tam puan verdiği bu 5 bölümlük yapımlar, ilk dakikadan final jeneriğine kadar izleyiciyi nefes kesen bir anlatının içine çekmeyi başarıyor.
7. The Nest (2020)
Glasgow'da yaşayan varlıklı bir çift olan Dan ve Emily'nin çocuk sahibi olma arzusu, 18 yaşındaki maddi zorluklar çeken Kaya ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir boyuta taşınır. Büyük bir ödeme karşılığında taşıyıcı annelik anlaşması yapan taraflar, lüks bir malikanede bir araya gelir. Ancak Kaya’nın geçmişindeki sırlar yüzeye çıktıkça, hikaye ağır tempolu bir psikolojik savaşa dönüşür. İskoçya’nın puslu, kasvetli ve tekinsiz atmosferi, sınıfsal uçurumları ele alan bu gizem dolu hikayenin adeta görünmez bir karakteri haline geliyor.
6. Thirteen(2016)
Henüz 13 yaşındayken kaçırılan Ivy Moxham (Jodie Comer), tam 13 yıl boyunca kapalı kaldığı bodrum katından kaçmayı başardığında 26 yaşındadır. Herkes onun bir kurban olduğuna inanırken, polisin sorgusu derinleştikçe Ivy’nin anlattıklarında büyük tutarsızlıklar belirir. Hafızası parçalanmış bu genç kadının sakladığı sırlar, izleyiciyi klostrofobik bir labirente hapsediyor. Jodie Comer'ın kariyerinin erken dönemindeki o muazzam ve tüyler ürpertici performansı, dizinin o karanlık ve gerçekçi tonunu tek başına omuzluyor.
5. Candy (2022)
1980'lerin Teksas'ında dışarıdan bakıldığında mükemmel bir eş ve anne gibi görünen Candy Montgomery'nin (Jessica Biel), komşusu Betty Gore'u bir baltayla vahşice katletmesine uzanan gerçek bir suç öyküsü. Benzeri diğer yapımlardan farklı olarak ucuz sansasyonlara başvurmayan dizi, kusursuz görünen banliyö hayatlarının ardına gizlenmiş bastırılmış kadınsal öfkeyi inceliyor. Jessica Biel’in bir canavar ile sıradan bir insan arasındaki o ince çizgide yürüyen performansı, izleyicide derin bir varoluşsal sancı bırakıyor.
4. The North Water (2021)
1859 yılında Yorkshire’dan Arktik buzullarına doğru yola çıkan bir balina avlama gemisi, geçmişinden kaçan lekeli bir askeri cerrah (Jack O'Connell) ile insan formundaki şeytan olarak nitelendirilen acımasız zıpkıncı Henry Drax’ı (Colin Farrell) karşı karşıya getirir. Bir tayfanın öldürülmesiyle başlayan süreç, dondurucu soğukla ve insan doğasının en vahşi yönleriyle verilen çiğ bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Colin Farrell’ın tanınmaz haldeki fiziksel dönüşümü ve ahlaki karanlığı, ekran başındakileri kelimenin tam anlamıyla sarsıyor.
3. Patrick Melrose (2018)
Edward St. Aubyn'in yarı otobiyografik romanlarından uyarlanan yapım, çocukluğunda en güvendiği insan tarafından ağır istismara uğrayan bir adamın, 1960'ların Fransa'sından 1980'lerin New York'undaki ağır uyuşturucu bağımlılığına ve ardından Londra’daki sancılı iyileşme sürecine uzanan hayatını beş ayrı zaman diliminde anlatıyor. Benedict Cumberbatch’in kariyer zirvesi olarak kabul edilen bu performans, travmanın yıkıcılığını trajikomik bir dille harmanlayarak televizyon tarihinin en dürüst karakter analizlerinden birini sunuyor.
2. The Narrow Road to the Deep North (2025)
Richard Flanagan’ın Booker Ödüllü dev romanından uyarlanan bu Avustralya yapımı savaş draması, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından esir alınarak meşhur "Ölüm Demiryolu" inşaatında çalışmaya zorlanan genç cerrah Dorrigo Evans’ın (Jacob Elordi) hikayesini merkezine alıyor. Anlatı; savaşın vahşeti, Dorrigo'nun geçmişteki yasak aşkı ve yaşlılığında (Ciarán Hinds) peşini bırakmayan o ağır suçluluk duygusu arasında gidip geliyor. Justin Kurzel'in imzasını taşıyan bu görsel şiir, tek bir saniyesini bile boşa harcamayan sarsıcı bir başyapıt.
1. Chernobyl (2019)
26 Nisan 1986'da Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen feci patlamayı ve sonrasındaki nükleer felaketi konu alan yapım, mini dizi formatının tartışmasız şah eseri kabul ediliyor. Sistem yalanlarının, bürokrasinin ve saklanan gerçeklerin bedelini hayatlarıyla ödeyen itfaiyecilerin, madencilerin ve ilk müdahale ekiplerinin trajedisi, izleyicide ağır bir nefessizlik hissi yaratıyor. Jared Harris ve Stellan Skarsgård'ın başrollerinde devleştiği, 10 Emmy ödüllü bu tarihi dram, kurgusal süslemeler yerine saf gerçekliğin gücüne inanarak sinema tarihinin zirvesine yerleşiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Tek Oturuşta Bitecek Sinema Tadında Başyapıtlar: Ekran Tarihinin En İyi 5 Bölümlük 7 Mini Dizisi!30 May 2026 - 15:27
.
Televizyon dünyasında uzun yıllar boyunca bir yapımın başarısı, ekran ömrünün uzunluğuyla ölçülüyordu. Ancak modern televizyon yayıncılığı, izleyiciyi gereksiz yan hikayelerle boğmayan, her dakikasının hakkını veren mini dizi formatını hayatımızın merkezine yerleştirdi. Gereksiz dolgu bölümlerden, ticari kaygılarla sakız gibi uzatılan senaryolardan sıkıldıysanız, beş saatlik bir zaman yatırımıyla zihninize kazınacak bir listeyle karşı karşıyasınız. Eleştirmenlerin tam puan verdiği bu 5 bölümlük yapımlar, ilk dakikadan final jeneriğine kadar izleyiciyi nefes kesen bir anlatının içine çekmeyi başarıyor.
7. The Nest (2020)
Glasgow'da yaşayan varlıklı bir çift olan Dan ve Emily'nin çocuk sahibi olma arzusu, 18 yaşındaki maddi zorluklar çeken Kaya ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir boyuta taşınır. Büyük bir ödeme karşılığında taşıyıcı annelik anlaşması yapan taraflar, lüks bir malikanede bir araya gelir. Ancak Kaya’nın geçmişindeki sırlar yüzeye çıktıkça, hikaye ağır tempolu bir psikolojik savaşa dönüşür. İskoçya’nın puslu, kasvetli ve tekinsiz atmosferi, sınıfsal uçurumları ele alan bu gizem dolu hikayenin adeta görünmez bir karakteri haline geliyor.
6. Thirteen(2016)
Henüz 13 yaşındayken kaçırılan Ivy Moxham (Jodie Comer), tam 13 yıl boyunca kapalı kaldığı bodrum katından kaçmayı başardığında 26 yaşındadır. Herkes onun bir kurban olduğuna inanırken, polisin sorgusu derinleştikçe Ivy’nin anlattıklarında büyük tutarsızlıklar belirir. Hafızası parçalanmış bu genç kadının sakladığı sırlar, izleyiciyi klostrofobik bir labirente hapsediyor. Jodie Comer'ın kariyerinin erken dönemindeki o muazzam ve tüyler ürpertici performansı, dizinin o karanlık ve gerçekçi tonunu tek başına omuzluyor.
5. Candy (2022)
1980'lerin Teksas'ında dışarıdan bakıldığında mükemmel bir eş ve anne gibi görünen Candy Montgomery'nin (Jessica Biel), komşusu Betty Gore'u bir baltayla vahşice katletmesine uzanan gerçek bir suç öyküsü. Benzeri diğer yapımlardan farklı olarak ucuz sansasyonlara başvurmayan dizi, kusursuz görünen banliyö hayatlarının ardına gizlenmiş bastırılmış kadınsal öfkeyi inceliyor. Jessica Biel’in bir canavar ile sıradan bir insan arasındaki o ince çizgide yürüyen performansı, izleyicide derin bir varoluşsal sancı bırakıyor.
4. The North Water (2021)
1859 yılında Yorkshire’dan Arktik buzullarına doğru yola çıkan bir balina avlama gemisi, geçmişinden kaçan lekeli bir askeri cerrah (Jack O'Connell) ile insan formundaki şeytan olarak nitelendirilen acımasız zıpkıncı Henry Drax’ı (Colin Farrell) karşı karşıya getirir. Bir tayfanın öldürülmesiyle başlayan süreç, dondurucu soğukla ve insan doğasının en vahşi yönleriyle verilen çiğ bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Colin Farrell’ın tanınmaz haldeki fiziksel dönüşümü ve ahlaki karanlığı, ekran başındakileri kelimenin tam anlamıyla sarsıyor.
3. Patrick Melrose (2018)
Edward St. Aubyn'in yarı otobiyografik romanlarından uyarlanan yapım, çocukluğunda en güvendiği insan tarafından ağır istismara uğrayan bir adamın, 1960'ların Fransa'sından 1980'lerin New York'undaki ağır uyuşturucu bağımlılığına ve ardından Londra’daki sancılı iyileşme sürecine uzanan hayatını beş ayrı zaman diliminde anlatıyor. Benedict Cumberbatch’in kariyer zirvesi olarak kabul edilen bu performans, travmanın yıkıcılığını trajikomik bir dille harmanlayarak televizyon tarihinin en dürüst karakter analizlerinden birini sunuyor.
2. The Narrow Road to the Deep North (2025)
Richard Flanagan’ın Booker Ödüllü dev romanından uyarlanan bu Avustralya yapımı savaş draması, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından esir alınarak meşhur "Ölüm Demiryolu" inşaatında çalışmaya zorlanan genç cerrah Dorrigo Evans’ın (Jacob Elordi) hikayesini merkezine alıyor. Anlatı; savaşın vahşeti, Dorrigo'nun geçmişteki yasak aşkı ve yaşlılığında (Ciarán Hinds) peşini bırakmayan o ağır suçluluk duygusu arasında gidip geliyor. Justin Kurzel'in imzasını taşıyan bu görsel şiir, tek bir saniyesini bile boşa harcamayan sarsıcı bir başyapıt.
1. Chernobyl (2019)
26 Nisan 1986'da Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen feci patlamayı ve sonrasındaki nükleer felaketi konu alan yapım, mini dizi formatının tartışmasız şah eseri kabul ediliyor. Sistem yalanlarının, bürokrasinin ve saklanan gerçeklerin bedelini hayatlarıyla ödeyen itfaiyecilerin, madencilerin ve ilk müdahale ekiplerinin trajedisi, izleyicide ağır bir nefessizlik hissi yaratıyor. Jared Harris ve Stellan Skarsgård'ın başrollerinde devleştiği, 10 Emmy ödüllü bu tarihi dram, kurgusal süslemeler yerine saf gerçekliğin gücüne inanarak sinema tarihinin zirvesine yerleşiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Tek Oturuşta Bitecek Sinema Tadında Başyapıtlar: Ekran Tarihinin En İyi 5 Bölümlük 7 Mini Dizisi!30 May 2026 - 15:27
.
Televizyon dünyasında uzun yıllar boyunca bir yapımın başarısı, ekran ömrünün uzunluğuyla ölçülüyordu. Ancak modern televizyon yayıncılığı, izleyiciyi gereksiz yan hikayelerle boğmayan, her dakikasının hakkını veren mini dizi formatını hayatımızın merkezine yerleştirdi. Gereksiz dolgu bölümlerden, ticari kaygılarla sakız gibi uzatılan senaryolardan sıkıldıysanız, beş saatlik bir zaman yatırımıyla zihninize kazınacak bir listeyle karşı karşıyasınız. Eleştirmenlerin tam puan verdiği bu 5 bölümlük yapımlar, ilk dakikadan final jeneriğine kadar izleyiciyi nefes kesen bir anlatının içine çekmeyi başarıyor.
7. The Nest (2020)
Glasgow'da yaşayan varlıklı bir çift olan Dan ve Emily'nin çocuk sahibi olma arzusu, 18 yaşındaki maddi zorluklar çeken Kaya ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir boyuta taşınır. Büyük bir ödeme karşılığında taşıyıcı annelik anlaşması yapan taraflar, lüks bir malikanede bir araya gelir. Ancak Kaya’nın geçmişindeki sırlar yüzeye çıktıkça, hikaye ağır tempolu bir psikolojik savaşa dönüşür. İskoçya’nın puslu, kasvetli ve tekinsiz atmosferi, sınıfsal uçurumları ele alan bu gizem dolu hikayenin adeta görünmez bir karakteri haline geliyor.
6. Thirteen(2016)
Henüz 13 yaşındayken kaçırılan Ivy Moxham (Jodie Comer), tam 13 yıl boyunca kapalı kaldığı bodrum katından kaçmayı başardığında 26 yaşındadır. Herkes onun bir kurban olduğuna inanırken, polisin sorgusu derinleştikçe Ivy’nin anlattıklarında büyük tutarsızlıklar belirir. Hafızası parçalanmış bu genç kadının sakladığı sırlar, izleyiciyi klostrofobik bir labirente hapsediyor. Jodie Comer'ın kariyerinin erken dönemindeki o muazzam ve tüyler ürpertici performansı, dizinin o karanlık ve gerçekçi tonunu tek başına omuzluyor.
5. Candy (2022)
1980'lerin Teksas'ında dışarıdan bakıldığında mükemmel bir eş ve anne gibi görünen Candy Montgomery'nin (Jessica Biel), komşusu Betty Gore'u bir baltayla vahşice katletmesine uzanan gerçek bir suç öyküsü. Benzeri diğer yapımlardan farklı olarak ucuz sansasyonlara başvurmayan dizi, kusursuz görünen banliyö hayatlarının ardına gizlenmiş bastırılmış kadınsal öfkeyi inceliyor. Jessica Biel’in bir canavar ile sıradan bir insan arasındaki o ince çizgide yürüyen performansı, izleyicide derin bir varoluşsal sancı bırakıyor.
4. The North Water (2021)
1859 yılında Yorkshire’dan Arktik buzullarına doğru yola çıkan bir balina avlama gemisi, geçmişinden kaçan lekeli bir askeri cerrah (Jack O'Connell) ile insan formundaki şeytan olarak nitelendirilen acımasız zıpkıncı Henry Drax’ı (Colin Farrell) karşı karşıya getirir. Bir tayfanın öldürülmesiyle başlayan süreç, dondurucu soğukla ve insan doğasının en vahşi yönleriyle verilen çiğ bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Colin Farrell’ın tanınmaz haldeki fiziksel dönüşümü ve ahlaki karanlığı, ekran başındakileri kelimenin tam anlamıyla sarsıyor.
3. Patrick Melrose (2018)
Edward St. Aubyn'in yarı otobiyografik romanlarından uyarlanan yapım, çocukluğunda en güvendiği insan tarafından ağır istismara uğrayan bir adamın, 1960'ların Fransa'sından 1980'lerin New York'undaki ağır uyuşturucu bağımlılığına ve ardından Londra’daki sancılı iyileşme sürecine uzanan hayatını beş ayrı zaman diliminde anlatıyor. Benedict Cumberbatch’in kariyer zirvesi olarak kabul edilen bu performans, travmanın yıkıcılığını trajikomik bir dille harmanlayarak televizyon tarihinin en dürüst karakter analizlerinden birini sunuyor.
2. The Narrow Road to the Deep North (2025)
Richard Flanagan’ın Booker Ödüllü dev romanından uyarlanan bu Avustralya yapımı savaş draması, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından esir alınarak meşhur "Ölüm Demiryolu" inşaatında çalışmaya zorlanan genç cerrah Dorrigo Evans’ın (Jacob Elordi) hikayesini merkezine alıyor. Anlatı; savaşın vahşeti, Dorrigo'nun geçmişteki yasak aşkı ve yaşlılığında (Ciarán Hinds) peşini bırakmayan o ağır suçluluk duygusu arasında gidip geliyor. Justin Kurzel'in imzasını taşıyan bu görsel şiir, tek bir saniyesini bile boşa harcamayan sarsıcı bir başyapıt.
1. Chernobyl (2019)
26 Nisan 1986'da Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen feci patlamayı ve sonrasındaki nükleer felaketi konu alan yapım, mini dizi formatının tartışmasız şah eseri kabul ediliyor. Sistem yalanlarının, bürokrasinin ve saklanan gerçeklerin bedelini hayatlarıyla ödeyen itfaiyecilerin, madencilerin ve ilk müdahale ekiplerinin trajedisi, izleyicide ağır bir nefessizlik hissi yaratıyor. Jared Harris ve Stellan Skarsgård'ın başrollerinde devleştiği, 10 Emmy ödüllü bu tarihi dram, kurgusal süslemeler yerine saf gerçekliğin gücüne inanarak sinema tarihinin zirvesine yerleşiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Tek Oturuşta Bitecek Sinema Tadında Başyapıtlar: Ekran Tarihinin En İyi 5 Bölümlük 7 Mini Dizisi!30 May 2026 - 15:27
.
Televizyon dünyasında uzun yıllar boyunca bir yapımın başarısı, ekran ömrünün uzunluğuyla ölçülüyordu. Ancak modern televizyon yayıncılığı, izleyiciyi gereksiz yan hikayelerle boğmayan, her dakikasının hakkını veren mini dizi formatını hayatımızın merkezine yerleştirdi. Gereksiz dolgu bölümlerden, ticari kaygılarla sakız gibi uzatılan senaryolardan sıkıldıysanız, beş saatlik bir zaman yatırımıyla zihninize kazınacak bir listeyle karşı karşıyasınız. Eleştirmenlerin tam puan verdiği bu 5 bölümlük yapımlar, ilk dakikadan final jeneriğine kadar izleyiciyi nefes kesen bir anlatının içine çekmeyi başarıyor.
7. The Nest (2020)
Glasgow'da yaşayan varlıklı bir çift olan Dan ve Emily'nin çocuk sahibi olma arzusu, 18 yaşındaki maddi zorluklar çeken Kaya ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir boyuta taşınır. Büyük bir ödeme karşılığında taşıyıcı annelik anlaşması yapan taraflar, lüks bir malikanede bir araya gelir. Ancak Kaya’nın geçmişindeki sırlar yüzeye çıktıkça, hikaye ağır tempolu bir psikolojik savaşa dönüşür. İskoçya’nın puslu, kasvetli ve tekinsiz atmosferi, sınıfsal uçurumları ele alan bu gizem dolu hikayenin adeta görünmez bir karakteri haline geliyor.
6. Thirteen(2016)
Henüz 13 yaşındayken kaçırılan Ivy Moxham (Jodie Comer), tam 13 yıl boyunca kapalı kaldığı bodrum katından kaçmayı başardığında 26 yaşındadır. Herkes onun bir kurban olduğuna inanırken, polisin sorgusu derinleştikçe Ivy’nin anlattıklarında büyük tutarsızlıklar belirir. Hafızası parçalanmış bu genç kadının sakladığı sırlar, izleyiciyi klostrofobik bir labirente hapsediyor. Jodie Comer'ın kariyerinin erken dönemindeki o muazzam ve tüyler ürpertici performansı, dizinin o karanlık ve gerçekçi tonunu tek başına omuzluyor.
5. Candy (2022)
1980'lerin Teksas'ında dışarıdan bakıldığında mükemmel bir eş ve anne gibi görünen Candy Montgomery'nin (Jessica Biel), komşusu Betty Gore'u bir baltayla vahşice katletmesine uzanan gerçek bir suç öyküsü. Benzeri diğer yapımlardan farklı olarak ucuz sansasyonlara başvurmayan dizi, kusursuz görünen banliyö hayatlarının ardına gizlenmiş bastırılmış kadınsal öfkeyi inceliyor. Jessica Biel’in bir canavar ile sıradan bir insan arasındaki o ince çizgide yürüyen performansı, izleyicide derin bir varoluşsal sancı bırakıyor.
4. The North Water (2021)
1859 yılında Yorkshire’dan Arktik buzullarına doğru yola çıkan bir balina avlama gemisi, geçmişinden kaçan lekeli bir askeri cerrah (Jack O'Connell) ile insan formundaki şeytan olarak nitelendirilen acımasız zıpkıncı Henry Drax’ı (Colin Farrell) karşı karşıya getirir. Bir tayfanın öldürülmesiyle başlayan süreç, dondurucu soğukla ve insan doğasının en vahşi yönleriyle verilen çiğ bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Colin Farrell’ın tanınmaz haldeki fiziksel dönüşümü ve ahlaki karanlığı, ekran başındakileri kelimenin tam anlamıyla sarsıyor.
3. Patrick Melrose (2018)
Edward St. Aubyn'in yarı otobiyografik romanlarından uyarlanan yapım, çocukluğunda en güvendiği insan tarafından ağır istismara uğrayan bir adamın, 1960'ların Fransa'sından 1980'lerin New York'undaki ağır uyuşturucu bağımlılığına ve ardından Londra’daki sancılı iyileşme sürecine uzanan hayatını beş ayrı zaman diliminde anlatıyor. Benedict Cumberbatch’in kariyer zirvesi olarak kabul edilen bu performans, travmanın yıkıcılığını trajikomik bir dille harmanlayarak televizyon tarihinin en dürüst karakter analizlerinden birini sunuyor.
2. The Narrow Road to the Deep North (2025)
Richard Flanagan’ın Booker Ödüllü dev romanından uyarlanan bu Avustralya yapımı savaş draması, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından esir alınarak meşhur "Ölüm Demiryolu" inşaatında çalışmaya zorlanan genç cerrah Dorrigo Evans’ın (Jacob Elordi) hikayesini merkezine alıyor. Anlatı; savaşın vahşeti, Dorrigo'nun geçmişteki yasak aşkı ve yaşlılığında (Ciarán Hinds) peşini bırakmayan o ağır suçluluk duygusu arasında gidip geliyor. Justin Kurzel'in imzasını taşıyan bu görsel şiir, tek bir saniyesini bile boşa harcamayan sarsıcı bir başyapıt.
1. Chernobyl (2019)
26 Nisan 1986'da Çernobil Nükleer Santrali'nde meydana gelen feci patlamayı ve sonrasındaki nükleer felaketi konu alan yapım, mini dizi formatının tartışmasız şah eseri kabul ediliyor. Sistem yalanlarının, bürokrasinin ve saklanan gerçeklerin bedelini hayatlarıyla ödeyen itfaiyecilerin, madencilerin ve ilk müdahale ekiplerinin trajedisi, izleyicide ağır bir nefessizlik hissi yaratıyor. Jared Harris ve Stellan Skarsgård'ın başrollerinde devleştiği, 10 Emmy ödüllü bu tarihi dram, kurgusal süslemeler yerine saf gerçekliğin gücüne inanarak sinema tarihinin zirvesine yerleşiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la süren görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olabileceğini belirterek, müzakerelerin Tahran'ın nükleer programıyla ilgili konuları da içereceğini bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la süren görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olabileceğini belirterek, müzakerelerin Tahran'ın nükleer programıyla ilgili konuları da içereceğini bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la süren görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olabileceğini belirterek, müzakerelerin Tahran'ın nükleer programıyla ilgili konuları da içereceğini bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la süren görüşmelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olabileceğini belirterek, müzakerelerin Tahran'ın nükleer programıyla
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 16:05
İHA
IHA
Dün akşam saatlerinde Gar Meydanı'nda trafik polisleri trafik denetimleri gerçekleştirdi.
Polis ekiplerince durdurulan otomobilin sürücüsü olan Suudi Arabistan uyruklu Canyel H., denetim sırasından alkolmetreyi üflemedi ve araçtan inmeyerek "Anksiyetem tuttu." dedi.
IHA
POLİSİN ÜZERİNE SÜRDÜ
Bu sırada "dur" ihtarında bulunan polis memurunun üzerine aracını sürdüğü öne sürülen sürücü nedeniyle polis memuru son anda kendisini yola atarak muhtemel bir kazadan kurtuldu.
Polis ekiplerinin kontrollü takibe aldığı sürücü, Alparslan Türkeş Bulvarında maddi hasarlı trafik kazası yaptıktan sonra yakalandı.
Yapılan kontrolde 1.04 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün ehliyetinin de daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı daimi olarak iptal edildiği tespit edildi.
IHA
TUTUKLANDI
Sürücü hakkında "alkollü araç kullanmak", "ehliyeti iptal edildiği halde araç kullanmak", "dur ihtarına uymamak" ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 557 bin 719 lira idari para cezası uygulanırken araç da 120 gün süreyle trafikten men edildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli kadın, "trafik güvenliğini tehlikeye düşürme" ve olayla ilgili diğer suçlamalar kapsamında çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.
X.comFacebookInstagram
Adana-
Trafik cezası-
Polis
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 16:05
İHA
IHA
Dün akşam saatlerinde Gar Meydanı'nda trafik polisleri trafik denetimleri gerçekleştirdi.
Polis ekiplerince durdurulan otomobilin sürücüsü olan Suudi Arabistan uyruklu Canyel H., denetim sırasından alkolmetreyi üflemedi ve araçtan inmeyerek "Anksiyetem tuttu." dedi.
IHA
POLİSİN ÜZERİNE SÜRDÜ
Bu sırada "dur" ihtarında bulunan polis memurunun üzerine aracını sürdüğü öne sürülen sürücü nedeniyle polis memuru son anda kendisini yola atarak muhtemel bir kazadan kurtuldu.
Polis ekiplerinin kontrollü takibe aldığı sürücü, Alparslan Türkeş Bulvarında maddi hasarlı trafik kazası yaptıktan sonra yakalandı.
Yapılan kontrolde 1.04 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün ehliyetinin de daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı daimi olarak iptal edildiği tespit edildi.
IHA
TUTUKLANDI
Sürücü hakkında "alkollü araç kullanmak", "ehliyeti iptal edildiği halde araç kullanmak", "dur ihtarına uymamak" ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 557 bin 719 lira idari para cezası uygulanırken araç da 120 gün süreyle trafikten men edildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli kadın, "trafik güvenliğini tehlikeye düşürme" ve olayla ilgili diğer suçlamalar kapsamında çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.
X.comFacebookInstagram
Adana-
Trafik cezası-
Polis
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 16:05
İHA
IHA
Dün akşam saatlerinde Gar Meydanı'nda trafik polisleri trafik denetimleri gerçekleştirdi.
Polis ekiplerince durdurulan otomobilin sürücüsü olan Suudi Arabistan uyruklu Canyel H., denetim sırasından alkolmetreyi üflemedi ve araçtan inmeyerek "Anksiyetem tuttu." dedi.
IHA
POLİSİN ÜZERİNE SÜRDÜ
Bu sırada "dur" ihtarında bulunan polis memurunun üzerine aracını sürdüğü öne sürülen sürücü nedeniyle polis memuru son anda kendisini yola atarak muhtemel bir kazadan kurtuldu.
Polis ekiplerinin kontrollü takibe aldığı sürücü, Alparslan Türkeş Bulvarında maddi hasarlı trafik kazası yaptıktan sonra yakalandı.
Yapılan kontrolde 1.04 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün ehliyetinin de daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı daimi olarak iptal edildiği tespit edildi.
IHA
TUTUKLANDI
Sürücü hakkında "alkollü araç kullanmak", "ehliyeti iptal edildiği halde araç kullanmak", "dur ihtarına uymamak" ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 557 bin 719 lira idari para cezası uygulanırken araç da 120 gün süreyle trafikten men edildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli kadın, "trafik güvenliğini tehlikeye düşürme" ve olayla ilgili diğer suçlamalar kapsamında çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.
X.comFacebookInstagram
Adana-
Trafik cezası-
Polis
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 16:05
İHA
IHA
Dün akşam saatlerinde Gar Meydanı'nda trafik polisleri trafik denetimleri gerçekleştirdi.
Polis ekiplerince durdurulan otomobilin sürücüsü olan Suudi Arabistan uyruklu Canyel H., denetim sırasından alkolmetreyi üflemedi ve araçtan inmeyerek "Anksiyetem tuttu." dedi.
IHA
POLİSİN ÜZERİNE SÜRDÜ
Bu sırada "dur" ihtarında bulunan polis memurunun üzerine aracını sürdüğü öne sürülen sürücü nedeniyle polis memuru son anda kendisini yola atarak muhtemel bir kazadan kurtuldu.
Polis ekiplerinin kontrollü takibe aldığı sürücü, Alparslan Türkeş Bulvarında maddi hasarlı trafik kazası yaptıktan sonra yakalandı.
Yapılan kontrolde 1.04 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün ehliyetinin de daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı daimi olarak iptal edildiği tespit edildi.
IHA
TUTUKLANDI
Sürücü hakkında "alkollü araç kullanmak", "ehliyeti iptal edildiği halde araç kullanmak", "dur ihtarına uymamak" ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 557 bin 719 lira idari para cezası uygulanırken araç da 120 gün süreyle trafikten men edildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli kadın, "trafik güvenliğini tehlikeye düşürme" ve olayla ilgili diğer suçlamalar kapsamında çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.
X.comFacebookInstagram
Adana-
Trafik cezası-
Polis
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Will Arnett, 1980'lerin Uzay Faciasını Konu Alan "The Challenger"ın Kadrosuna Dahil Oldu!2 Haz 2026 - 19:58
The Playlist
Prime Video’nun gerçek olaylara dayanan yeni projesi "The Challenger", oyuncu kadrosunu sinema dünyasının tanıdık isimleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan resmi açıklamaya göre; "Arrested Development" ve "30 Rock" dizilerindeki performanslarıyla yedi kez Emmy ödülüne aday gösterilen ünlü aktör Will Arnett, mini dizinin başrolünde yer alan Kristen Stewart’ın karşısında başrolü paylaşmak üzere kadroya seçildi. Proje, şimdiden televizyon dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.
Challenger Faciası ve Tarih Yazan Bir Kadın
Meredith E. Bagby’nin büyük ses getiren “The New Guys” adlı kitabından esinlenen ve Maggie Cohn tarafından televizyona uyarlanan mini dizi, 1986 yılında tüm dünyayı yasa boğan Challenger uzay mekiği faciasına giden süreci odağına alıyor. Dizi, bu büyük trajedinin öncesinde yaşanan olayları, kazanın hemen ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmayı ve uzaya giden ilk Amerikalı kadın unvanına sahip olan astronot ve fizikçi Sally Ride’ın ilham verici yolculuğunu ekranlara taşıyacak. Kariyerinde ilk kez bir televizyon dizisinde başrol üstlenecek olan Kristen Stewart, fizikçi ve astronot Sally Ride karakteriyle izleyici karşısına çıkacak. Kadroya yeni katılan Will Arnett ise NASA’nın Uzay Mekiği Uçuş Mürettebatı Operasyonları Direktörü George Abbey’i canlandıracak. Abbey, tarihin akışını değiştiren bir kararla, Sally Ride’ı 1983 yılındaki efsanevi STS-7 uçuş mürettebatına atayarak onun uzaya giden ilk Amerikalı kadın olmasının önünü açan kilit bürokrat olarak dizide önemli bir rol oynayacak.
Projenin yapımcılığını Big Swing Productions, Amblin Television ve Nevermind Pictures şirketleri ortaklaşa üstleniyor. Dizinin yönetmen koltuğunda ise "Slow Horses" ve "Black Mirror" gibi başarılı yapımlardan tanıdığımız ödüllü yönetmen James Hawes oturacak. Dizinin senaryosunu kaleme alan Maggie Cohn, aynı zamanda projenin yürütücü yapımcılığını yürütüyor. Yapımcı kadrosunda ayrıca usta oyuncu Kyra Sedgwick, kitabın yazarı Meredith E. Bagby ve başrol oyuncusu Kristen Stewart da yer alıyor. Dizinin çekim tarihi henüz netleşmedi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Will Arnett, 1980'lerin Uzay Faciasını Konu Alan "The Challenger"ın Kadrosuna Dahil Oldu!2 Haz 2026 - 19:58
The Playlist
Prime Video’nun gerçek olaylara dayanan yeni projesi "The Challenger", oyuncu kadrosunu sinema dünyasının tanıdık isimleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan resmi açıklamaya göre; "Arrested Development" ve "30 Rock" dizilerindeki performanslarıyla yedi kez Emmy ödülüne aday gösterilen ünlü aktör Will Arnett, mini dizinin başrolünde yer alan Kristen Stewart’ın karşısında başrolü paylaşmak üzere kadroya seçildi. Proje, şimdiden televizyon dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.
Challenger Faciası ve Tarih Yazan Bir Kadın
Meredith E. Bagby’nin büyük ses getiren “The New Guys” adlı kitabından esinlenen ve Maggie Cohn tarafından televizyona uyarlanan mini dizi, 1986 yılında tüm dünyayı yasa boğan Challenger uzay mekiği faciasına giden süreci odağına alıyor. Dizi, bu büyük trajedinin öncesinde yaşanan olayları, kazanın hemen ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmayı ve uzaya giden ilk Amerikalı kadın unvanına sahip olan astronot ve fizikçi Sally Ride’ın ilham verici yolculuğunu ekranlara taşıyacak. Kariyerinde ilk kez bir televizyon dizisinde başrol üstlenecek olan Kristen Stewart, fizikçi ve astronot Sally Ride karakteriyle izleyici karşısına çıkacak. Kadroya yeni katılan Will Arnett ise NASA’nın Uzay Mekiği Uçuş Mürettebatı Operasyonları Direktörü George Abbey’i canlandıracak. Abbey, tarihin akışını değiştiren bir kararla, Sally Ride’ı 1983 yılındaki efsanevi STS-7 uçuş mürettebatına atayarak onun uzaya giden ilk Amerikalı kadın olmasının önünü açan kilit bürokrat olarak dizide önemli bir rol oynayacak.
Projenin yapımcılığını Big Swing Productions, Amblin Television ve Nevermind Pictures şirketleri ortaklaşa üstleniyor. Dizinin yönetmen koltuğunda ise "Slow Horses" ve "Black Mirror" gibi başarılı yapımlardan tanıdığımız ödüllü yönetmen James Hawes oturacak. Dizinin senaryosunu kaleme alan Maggie Cohn, aynı zamanda projenin yürütücü yapımcılığını yürütüyor. Yapımcı kadrosunda ayrıca usta oyuncu Kyra Sedgwick, kitabın yazarı Meredith E. Bagby ve başrol oyuncusu Kristen Stewart da yer alıyor. Dizinin çekim tarihi henüz netleşmedi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Will Arnett, 1980'lerin Uzay Faciasını Konu Alan "The Challenger"ın Kadrosuna Dahil Oldu!2 Haz 2026 - 19:58
The Playlist
Prime Video’nun gerçek olaylara dayanan yeni projesi "The Challenger", oyuncu kadrosunu sinema dünyasının tanıdık isimleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan resmi açıklamaya göre; "Arrested Development" ve "30 Rock" dizilerindeki performanslarıyla yedi kez Emmy ödülüne aday gösterilen ünlü aktör Will Arnett, mini dizinin başrolünde yer alan Kristen Stewart’ın karşısında başrolü paylaşmak üzere kadroya seçildi. Proje, şimdiden televizyon dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.
Challenger Faciası ve Tarih Yazan Bir Kadın
Meredith E. Bagby’nin büyük ses getiren “The New Guys” adlı kitabından esinlenen ve Maggie Cohn tarafından televizyona uyarlanan mini dizi, 1986 yılında tüm dünyayı yasa boğan Challenger uzay mekiği faciasına giden süreci odağına alıyor. Dizi, bu büyük trajedinin öncesinde yaşanan olayları, kazanın hemen ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmayı ve uzaya giden ilk Amerikalı kadın unvanına sahip olan astronot ve fizikçi Sally Ride’ın ilham verici yolculuğunu ekranlara taşıyacak. Kariyerinde ilk kez bir televizyon dizisinde başrol üstlenecek olan Kristen Stewart, fizikçi ve astronot Sally Ride karakteriyle izleyici karşısına çıkacak. Kadroya yeni katılan Will Arnett ise NASA’nın Uzay Mekiği Uçuş Mürettebatı Operasyonları Direktörü George Abbey’i canlandıracak. Abbey, tarihin akışını değiştiren bir kararla, Sally Ride’ı 1983 yılındaki efsanevi STS-7 uçuş mürettebatına atayarak onun uzaya giden ilk Amerikalı kadın olmasının önünü açan kilit bürokrat olarak dizide önemli bir rol oynayacak.
Projenin yapımcılığını Big Swing Productions, Amblin Television ve Nevermind Pictures şirketleri ortaklaşa üstleniyor. Dizinin yönetmen koltuğunda ise "Slow Horses" ve "Black Mirror" gibi başarılı yapımlardan tanıdığımız ödüllü yönetmen James Hawes oturacak. Dizinin senaryosunu kaleme alan Maggie Cohn, aynı zamanda projenin yürütücü yapımcılığını yürütüyor. Yapımcı kadrosunda ayrıca usta oyuncu Kyra Sedgwick, kitabın yazarı Meredith E. Bagby ve başrol oyuncusu Kristen Stewart da yer alıyor. Dizinin çekim tarihi henüz netleşmedi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Will Arnett, 1980'lerin Uzay Faciasını Konu Alan "The Challenger"ın Kadrosuna Dahil Oldu!2 Haz 2026 - 19:58
The Playlist
Prime Video’nun gerçek olaylara dayanan yeni projesi "The Challenger", oyuncu kadrosunu sinema dünyasının tanıdık isimleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan resmi açıklamaya göre; "Arrested Development" ve "30 Rock" dizilerindeki performanslarıyla yedi kez Emmy ödülüne aday gösterilen ünlü aktör Will Arnett, mini dizinin başrolünde yer alan Kristen Stewart’ın karşısında başrolü paylaşmak üzere kadroya seçildi. Proje, şimdiden televizyon dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.
Challenger Faciası ve Tarih Yazan Bir Kadın
Meredith E. Bagby’nin büyük ses getiren “The New Guys” adlı kitabından esinlenen ve Maggie Cohn tarafından televizyona uyarlanan mini dizi, 1986 yılında tüm dünyayı yasa boğan Challenger uzay mekiği faciasına giden süreci odağına alıyor. Dizi, bu büyük trajedinin öncesinde yaşanan olayları, kazanın hemen ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmayı ve uzaya giden ilk Amerikalı kadın unvanına sahip olan astronot ve fizikçi Sally Ride’ın ilham verici yolculuğunu ekranlara taşıyacak. Kariyerinde ilk kez bir televizyon dizisinde başrol üstlenecek olan Kristen Stewart, fizikçi ve astronot Sally Ride karakteriyle izleyici karşısına çıkacak. Kadroya yeni katılan Will Arnett ise NASA’nın Uzay Mekiği Uçuş Mürettebatı Operasyonları Direktörü George Abbey’i canlandıracak. Abbey, tarihin akışını değiştiren bir kararla, Sally Ride’ı 1983 yılındaki efsanevi STS-7 uçuş mürettebatına atayarak onun uzaya giden ilk Amerikalı kadın olmasının önünü açan kilit bürokrat olarak dizide önemli bir rol oynayacak.
Projenin yapımcılığını Big Swing Productions, Amblin Television ve Nevermind Pictures şirketleri ortaklaşa üstleniyor. Dizinin yönetmen koltuğunda ise "Slow Horses" ve "Black Mirror" gibi başarılı yapımlardan tanıdığımız ödüllü yönetmen James Hawes oturacak. Dizinin senaryosunu kaleme alan Maggie Cohn, aynı zamanda projenin yürütücü yapımcılığını yürütüyor. Yapımcı kadrosunda ayrıca usta oyuncu Kyra Sedgwick, kitabın yazarı Meredith E. Bagby ve başrol oyuncusu Kristen Stewart da yer alıyor. Dizinin çekim tarihi henüz netleşmedi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Ana içeriğe atlaDünyaFilistinBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Fotoğraf: Wisam Hashlamoun / AAKudüs
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Beytüllahim kentinin güneyindeki Gush Etzion kavşağında "araçla ezme" girişimi gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğunu öne sürdüğü el-Halil kenti sakini bir Filistinlinin askerlerin açtığı ateş sonucu öldüğünü duyurdu.
Ayrıca İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, olayda biri ağır 2 İsraillinin de yaralandığını bildirdi.
Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise İsrail askerlerinin öldürdüğü Filistinlinin 31 yaşındaki Emced Cevad Abdülfettah Netşe olduğu açıklandı.
Öte yandan İsrail basını, olayın ardından İsrail ordusunun, Batı Şeria'daki 60 numaralı otoyolu çift yönlü trafiğe kapattığını aktardı.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacakSonrakiİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
Ana içeriğe atlaDünyaFilistinBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Fotoğraf: Wisam Hashlamoun / AAKudüs
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Beytüllahim kentinin güneyindeki Gush Etzion kavşağında "araçla ezme" girişimi gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğunu öne sürdüğü el-Halil kenti sakini bir Filistinlinin askerlerin açtığı ateş sonucu öldüğünü duyurdu.
Ayrıca İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, olayda biri ağır 2 İsraillinin de yaralandığını bildirdi.
Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise İsrail askerlerinin öldürdüğü Filistinlinin 31 yaşındaki Emced Cevad Abdülfettah Netşe olduğu açıklandı.
Öte yandan İsrail basını, olayın ardından İsrail ordusunun, Batı Şeria'daki 60 numaralı otoyolu çift yönlü trafiğe kapattığını aktardı.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacakSonrakiİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
Ana içeriğe atlaDünyaFilistinBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Fotoğraf: Wisam Hashlamoun / AAKudüs
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Beytüllahim kentinin güneyindeki Gush Etzion kavşağında "araçla ezme" girişimi gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğunu öne sürdüğü el-Halil kenti sakini bir Filistinlinin askerlerin açtığı ateş sonucu öldüğünü duyurdu.
Ayrıca İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, olayda biri ağır 2 İsraillinin de yaralandığını bildirdi.
Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise İsrail askerlerinin öldürdüğü Filistinlinin 31 yaşındaki Emced Cevad Abdülfettah Netşe olduğu açıklandı.
Öte yandan İsrail basını, olayın ardından İsrail ordusunun, Batı Şeria'daki 60 numaralı otoyolu çift yönlü trafiğe kapattığını aktardı.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacakSonrakiİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
Ana içeriğe atlaDünyaFilistinBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Fotoğraf: Wisam Hashlamoun / AAKudüs
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Beytüllahim kentinin güneyindeki Gush Etzion kavşağında "araçla ezme" girişimi gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğunu öne sürdüğü el-Halil kenti sakini bir Filistinlinin askerlerin açtığı ateş sonucu öldüğünü duyurdu.
Ayrıca İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, olayda biri ağır 2 İsraillinin de yaralandığını bildirdi.
Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise İsrail askerlerinin öldürdüğü Filistinlinin 31 yaşındaki Emced Cevad Abdülfettah Netşe olduğu açıklandı.
Öte yandan İsrail basını, olayın ardından İsrail ordusunun, Batı Şeria'daki 60 numaralı otoyolu çift yönlü trafiğe kapattığını aktardı.
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacakSonrakiİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
Ana içeriğe atlaİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildiDünyaBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Kudüs
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'a yönelik saldırılar ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede Beyrut dahil olmak üzere Lübnan'a saldırılarını genişletmek için talepte bulunduğunu öne süren İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İsrail'in söz konusu talebi karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediğini savundu.
Haberde Netanyahu'nun Beyrut'un Hizbullah tarafından "korunaklı bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanı Rubio'ya ilettiği iddia edildi.
ABD ve İsrail yönetimlerinden telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusunun ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı nedeniyle Lübnan'ın başkenti Beyrut'a hava saldırıları düzenleyemediği ileri sürülüyor.
İsrail ordusu son olarak 28 Mayıs'ta ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde yer alan Şuveyfet bölgesine hava saldırısı gerçekleştirmişti.
İsrail'in Lübnan'a işgal ettiği alanlardan "kademeli çekilmeyi" teklif edeceği iddiası
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde Tel Aviv yönetiminin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ilişkin harekete geçmesi şartıyla Lübnan'a işgal ettiği alanlardan geri çekilmeyi teklif edeceği ileri sürüldü.
ABD'li kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin söz konusu teklifi Lübnan'la 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde masaya getireceğini iddia etti.
Haberde, söz konusu teklifin Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonları arttıkça, İsrail ordusunun aşamalı olarak işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesini içerdiği aktarıldı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda toplam 3 bin 371 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
Ateşkes kararına rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerini hedef almaya devam ediyor.
ÖncekiÖncekiİsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildiDünyaBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Kudüs
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'a yönelik saldırılar ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede Beyrut dahil olmak üzere Lübnan'a saldırılarını genişletmek için talepte bulunduğunu öne süren İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İsrail'in söz konusu talebi karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediğini savundu.
Haberde Netanyahu'nun Beyrut'un Hizbullah tarafından "korunaklı bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanı Rubio'ya ilettiği iddia edildi.
ABD ve İsrail yönetimlerinden telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusunun ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı nedeniyle Lübnan'ın başkenti Beyrut'a hava saldırıları düzenleyemediği ileri sürülüyor.
İsrail ordusu son olarak 28 Mayıs'ta ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde yer alan Şuveyfet bölgesine hava saldırısı gerçekleştirmişti.
İsrail'in Lübnan'a işgal ettiği alanlardan "kademeli çekilmeyi" teklif edeceği iddiası
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde Tel Aviv yönetiminin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ilişkin harekete geçmesi şartıyla Lübnan'a işgal ettiği alanlardan geri çekilmeyi teklif edeceği ileri sürüldü.
ABD'li kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin söz konusu teklifi Lübnan'la 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde masaya getireceğini iddia etti.
Haberde, söz konusu teklifin Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonları arttıkça, İsrail ordusunun aşamalı olarak işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesini içerdiği aktarıldı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda toplam 3 bin 371 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
Ateşkes kararına rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerini hedef almaya devam ediyor.
ÖncekiÖncekiİsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildiDünyaBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Kudüs
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'a yönelik saldırılar ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede Beyrut dahil olmak üzere Lübnan'a saldırılarını genişletmek için talepte bulunduğunu öne süren İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İsrail'in söz konusu talebi karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediğini savundu.
Haberde Netanyahu'nun Beyrut'un Hizbullah tarafından "korunaklı bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanı Rubio'ya ilettiği iddia edildi.
ABD ve İsrail yönetimlerinden telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusunun ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı nedeniyle Lübnan'ın başkenti Beyrut'a hava saldırıları düzenleyemediği ileri sürülüyor.
İsrail ordusu son olarak 28 Mayıs'ta ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde yer alan Şuveyfet bölgesine hava saldırısı gerçekleştirmişti.
İsrail'in Lübnan'a işgal ettiği alanlardan "kademeli çekilmeyi" teklif edeceği iddiası
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde Tel Aviv yönetiminin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ilişkin harekete geçmesi şartıyla Lübnan'a işgal ettiği alanlardan geri çekilmeyi teklif edeceği ileri sürüldü.
ABD'li kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin söz konusu teklifi Lübnan'la 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde masaya getireceğini iddia etti.
Haberde, söz konusu teklifin Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonları arttıkça, İsrail ordusunun aşamalı olarak işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesini içerdiği aktarıldı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda toplam 3 bin 371 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
Ateşkes kararına rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerini hedef almaya devam ediyor.
ÖncekiÖncekiİsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
Ana içeriğe atlaİsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildiDünyaBurak Dağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Kudüs
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'a yönelik saldırılar ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede Beyrut dahil olmak üzere Lübnan'a saldırılarını genişletmek için talepte bulunduğunu öne süren İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İsrail'in söz konusu talebi karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediğini savundu.
Haberde Netanyahu'nun Beyrut'un Hizbullah tarafından "korunaklı bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanı Rubio'ya ilettiği iddia edildi.
ABD ve İsrail yönetimlerinden telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusunun ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı nedeniyle Lübnan'ın başkenti Beyrut'a hava saldırıları düzenleyemediği ileri sürülüyor.
İsrail ordusu son olarak 28 Mayıs'ta ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde yer alan Şuveyfet bölgesine hava saldırısı gerçekleştirmişti.
İsrail'in Lübnan'a işgal ettiği alanlardan "kademeli çekilmeyi" teklif edeceği iddiası
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde Tel Aviv yönetiminin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ilişkin harekete geçmesi şartıyla Lübnan'a işgal ettiği alanlardan geri çekilmeyi teklif edeceği ileri sürüldü.
ABD'li kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin söz konusu teklifi Lübnan'la 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde masaya getireceğini iddia etti.
Haberde, söz konusu teklifin Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonları arttıkça, İsrail ordusunun aşamalı olarak işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesini içerdiği aktarıldı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda toplam 3 bin 371 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
Ateşkes kararına rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerini hedef almaya devam ediyor.
ÖncekiÖncekiİsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Almanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü Gör
A24 Tarihinde Bir İlk: "Backrooms" Stüdyo Tarihinin En Büyük Açılışına İmza Attı1 Haz 2026 - 11:41
A24
Bağımsız filmlerin kalesi olarak bilinen A24, tarihinin en büyük gişe patlamasına tanıklık ediyor. Kane Parsons’ın YouTube'da viral olan video serisinden sinemaya uyarlanan korku filmi "Backrooms", vizyondaki ilk gününde Kuzey Amerika'da adeta bir çığ yarattı. 3.442 sinema salonunda izleyiciyle buluşan yapım, sadece cuma günü 38 milyon dolar hasılat elde ederek A24’ün gelmiş geçmiş en iyi açılış hafta sonu rekorunu henüz ilk günden paramparça etti. Filmin pazar gecesi itibarıyla hafta sonunu 118 milyon dolarla kapattı. Bu açılış rakamı, şirketin 2024 yılında 25.5 milyon dolarla rekoru elinde tutan Alex Garland imzalı “Civil War” filminin başarısını neredeyse beşe katladığı anlamına geliyor.
Esrarengiz Bir Labirentte Hayatta Kalma Mücadelesi
Görülmemiş bir gişe başarısına imza atan "Backrooms", mobilya mağazası işleten kasabalı bir adamın, showroom'unda başka bir boyuta açılan gizemli bir portal keşfetmesiyle başlayan doğaüstü olayları konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve ve Mark Duplass gibi isimler yer alırken; yapımcı koltuğunda korku sinemasının dâhisi James Wan, Shawn Levy ve Osgood Perkins gibi güçlü isimler oturuyor. Chernin Entertainment ise projenin ortak stüdyosu ve finansörü olarak öne çıkıyor.
Gişeyi domine eden korku filminin gölgesinde kalan haftanın diğer yeni filmleri ise listeye alt sıralardan giriş yapabildi. Komedyen Nate Bargatze’nin başrolünde yer aldığı aile komedisi "The Breadwinner", cuma günü 2.75 milyon dolar kazanarak kendine ancak beşinci sırada yer bulabildi. Brendan Fraser’ın Dwight D. Eisenhower’ı canlandırdığı İkinci Dünya Savaşı draması "Pressure" ise ilk gününde 2.46 milyon dolar toplayarak altıncı sırada kaldı.
"Obsession" Yükselişini Sürdürürken "Star Wars" Çakıldı
Cuma gününün ikincilik madalyası, vizyondaki üçüncü haftasını geçiren bağımsız korku filmi "Obsession"a gitti. Anma Günü tatilindeki harika performansının ardından bu cuma da 8.1 milyon dolar kazanan film, kulaktan kulağa yayılan başarısıyla hasılatını geçen haftaya göre yüzde 19 artırarak hafta sonunu 26.4 milyon dolarla kapattı. Böylece tarihte ilk defa yaz gişe listesinin 1. ve 2. sırasını bağımsız filmler kapmış oldu.
Haftanın en büyük hayal kırıklığını ise Lucasfilm imzalı "Star Wars: The Mandalorian and Grogu" yaşadı. Vizyondaki ikinci cuma gününde sadece 6.5 milyon dolar toplayabilen film, ilk gününe oranla yüzde 70 gibi devasa bir düşüş kaydetti ve hafta sonu hasılatında üçüncülük koltuğuna oturabildi. Lionsgate’in Michael Jackson biyografisi "Michael" ise vizyondaki altıncı hafta sonunda cuma günü 3.5 milyon dolar ekleyerek istikrarlı gidişatını sürdürdü ve dördüncü sıradaki yerini korudu.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
A24 Tarihinde Bir İlk: "Backrooms" Stüdyo Tarihinin En Büyük Açılışına İmza Attı1 Haz 2026 - 11:41
A24
Bağımsız filmlerin kalesi olarak bilinen A24, tarihinin en büyük gişe patlamasına tanıklık ediyor. Kane Parsons’ın YouTube'da viral olan video serisinden sinemaya uyarlanan korku filmi "Backrooms", vizyondaki ilk gününde Kuzey Amerika'da adeta bir çığ yarattı. 3.442 sinema salonunda izleyiciyle buluşan yapım, sadece cuma günü 38 milyon dolar hasılat elde ederek A24’ün gelmiş geçmiş en iyi açılış hafta sonu rekorunu henüz ilk günden paramparça etti. Filmin pazar gecesi itibarıyla hafta sonunu 118 milyon dolarla kapattı. Bu açılış rakamı, şirketin 2024 yılında 25.5 milyon dolarla rekoru elinde tutan Alex Garland imzalı “Civil War” filminin başarısını neredeyse beşe katladığı anlamına geliyor.
Esrarengiz Bir Labirentte Hayatta Kalma Mücadelesi
Görülmemiş bir gişe başarısına imza atan "Backrooms", mobilya mağazası işleten kasabalı bir adamın, showroom'unda başka bir boyuta açılan gizemli bir portal keşfetmesiyle başlayan doğaüstü olayları konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve ve Mark Duplass gibi isimler yer alırken; yapımcı koltuğunda korku sinemasının dâhisi James Wan, Shawn Levy ve Osgood Perkins gibi güçlü isimler oturuyor. Chernin Entertainment ise projenin ortak stüdyosu ve finansörü olarak öne çıkıyor.
Gişeyi domine eden korku filminin gölgesinde kalan haftanın diğer yeni filmleri ise listeye alt sıralardan giriş yapabildi. Komedyen Nate Bargatze’nin başrolünde yer aldığı aile komedisi "The Breadwinner", cuma günü 2.75 milyon dolar kazanarak kendine ancak beşinci sırada yer bulabildi. Brendan Fraser’ın Dwight D. Eisenhower’ı canlandırdığı İkinci Dünya Savaşı draması "Pressure" ise ilk gününde 2.46 milyon dolar toplayarak altıncı sırada kaldı.
"Obsession" Yükselişini Sürdürürken "Star Wars" Çakıldı
Cuma gününün ikincilik madalyası, vizyondaki üçüncü haftasını geçiren bağımsız korku filmi "Obsession"a gitti. Anma Günü tatilindeki harika performansının ardından bu cuma da 8.1 milyon dolar kazanan film, kulaktan kulağa yayılan başarısıyla hasılatını geçen haftaya göre yüzde 19 artırarak hafta sonunu 26.4 milyon dolarla kapattı. Böylece tarihte ilk defa yaz gişe listesinin 1. ve 2. sırasını bağımsız filmler kapmış oldu.
Haftanın en büyük hayal kırıklığını ise Lucasfilm imzalı "Star Wars: The Mandalorian and Grogu" yaşadı. Vizyondaki ikinci cuma gününde sadece 6.5 milyon dolar toplayabilen film, ilk gününe oranla yüzde 70 gibi devasa bir düşüş kaydetti ve hafta sonu hasılatında üçüncülük koltuğuna oturabildi. Lionsgate’in Michael Jackson biyografisi "Michael" ise vizyondaki altıncı hafta sonunda cuma günü 3.5 milyon dolar ekleyerek istikrarlı gidişatını sürdürdü ve dördüncü sıradaki yerini korudu.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
A24 Tarihinde Bir İlk: "Backrooms" Stüdyo Tarihinin En Büyük Açılışına İmza Attı1 Haz 2026 - 11:41
A24
Bağımsız filmlerin kalesi olarak bilinen A24, tarihinin en büyük gişe patlamasına tanıklık ediyor. Kane Parsons’ın YouTube'da viral olan video serisinden sinemaya uyarlanan korku filmi "Backrooms", vizyondaki ilk gününde Kuzey Amerika'da adeta bir çığ yarattı. 3.442 sinema salonunda izleyiciyle buluşan yapım, sadece cuma günü 38 milyon dolar hasılat elde ederek A24’ün gelmiş geçmiş en iyi açılış hafta sonu rekorunu henüz ilk günden paramparça etti. Filmin pazar gecesi itibarıyla hafta sonunu 118 milyon dolarla kapattı. Bu açılış rakamı, şirketin 2024 yılında 25.5 milyon dolarla rekoru elinde tutan Alex Garland imzalı “Civil War” filminin başarısını neredeyse beşe katladığı anlamına geliyor.
Esrarengiz Bir Labirentte Hayatta Kalma Mücadelesi
Görülmemiş bir gişe başarısına imza atan "Backrooms", mobilya mağazası işleten kasabalı bir adamın, showroom'unda başka bir boyuta açılan gizemli bir portal keşfetmesiyle başlayan doğaüstü olayları konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve ve Mark Duplass gibi isimler yer alırken; yapımcı koltuğunda korku sinemasının dâhisi James Wan, Shawn Levy ve Osgood Perkins gibi güçlü isimler oturuyor. Chernin Entertainment ise projenin ortak stüdyosu ve finansörü olarak öne çıkıyor.
Gişeyi domine eden korku filminin gölgesinde kalan haftanın diğer yeni filmleri ise listeye alt sıralardan giriş yapabildi. Komedyen Nate Bargatze’nin başrolünde yer aldığı aile komedisi "The Breadwinner", cuma günü 2.75 milyon dolar kazanarak kendine ancak beşinci sırada yer bulabildi. Brendan Fraser’ın Dwight D. Eisenhower’ı canlandırdığı İkinci Dünya Savaşı draması "Pressure" ise ilk gününde 2.46 milyon dolar toplayarak altıncı sırada kaldı.
"Obsession" Yükselişini Sürdürürken "Star Wars" Çakıldı
Cuma gününün ikincilik madalyası, vizyondaki üçüncü haftasını geçiren bağımsız korku filmi "Obsession"a gitti. Anma Günü tatilindeki harika performansının ardından bu cuma da 8.1 milyon dolar kazanan film, kulaktan kulağa yayılan başarısıyla hasılatını geçen haftaya göre yüzde 19 artırarak hafta sonunu 26.4 milyon dolarla kapattı. Böylece tarihte ilk defa yaz gişe listesinin 1. ve 2. sırasını bağımsız filmler kapmış oldu.
Haftanın en büyük hayal kırıklığını ise Lucasfilm imzalı "Star Wars: The Mandalorian and Grogu" yaşadı. Vizyondaki ikinci cuma gününde sadece 6.5 milyon dolar toplayabilen film, ilk gününe oranla yüzde 70 gibi devasa bir düşüş kaydetti ve hafta sonu hasılatında üçüncülük koltuğuna oturabildi. Lionsgate’in Michael Jackson biyografisi "Michael" ise vizyondaki altıncı hafta sonunda cuma günü 3.5 milyon dolar ekleyerek istikrarlı gidişatını sürdürdü ve dördüncü sıradaki yerini korudu.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
A24 Tarihinde Bir İlk: "Backrooms" Stüdyo Tarihinin En Büyük Açılışına İmza Attı1 Haz 2026 - 11:41
A24
Bağımsız filmlerin kalesi olarak bilinen A24, tarihinin en büyük gişe patlamasına tanıklık ediyor. Kane Parsons’ın YouTube'da viral olan video serisinden sinemaya uyarlanan korku filmi "Backrooms", vizyondaki ilk gününde Kuzey Amerika'da adeta bir çığ yarattı. 3.442 sinema salonunda izleyiciyle buluşan yapım, sadece cuma günü 38 milyon dolar hasılat elde ederek A24’ün gelmiş geçmiş en iyi açılış hafta sonu rekorunu henüz ilk günden paramparça etti. Filmin pazar gecesi itibarıyla hafta sonunu 118 milyon dolarla kapattı. Bu açılış rakamı, şirketin 2024 yılında 25.5 milyon dolarla rekoru elinde tutan Alex Garland imzalı “Civil War” filminin başarısını neredeyse beşe katladığı anlamına geliyor.
Esrarengiz Bir Labirentte Hayatta Kalma Mücadelesi
Görülmemiş bir gişe başarısına imza atan "Backrooms", mobilya mağazası işleten kasabalı bir adamın, showroom'unda başka bir boyuta açılan gizemli bir portal keşfetmesiyle başlayan doğaüstü olayları konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve ve Mark Duplass gibi isimler yer alırken; yapımcı koltuğunda korku sinemasının dâhisi James Wan, Shawn Levy ve Osgood Perkins gibi güçlü isimler oturuyor. Chernin Entertainment ise projenin ortak stüdyosu ve finansörü olarak öne çıkıyor.
Gişeyi domine eden korku filminin gölgesinde kalan haftanın diğer yeni filmleri ise listeye alt sıralardan giriş yapabildi. Komedyen Nate Bargatze’nin başrolünde yer aldığı aile komedisi "The Breadwinner", cuma günü 2.75 milyon dolar kazanarak kendine ancak beşinci sırada yer bulabildi. Brendan Fraser’ın Dwight D. Eisenhower’ı canlandırdığı İkinci Dünya Savaşı draması "Pressure" ise ilk gününde 2.46 milyon dolar toplayarak altıncı sırada kaldı.
"Obsession" Yükselişini Sürdürürken "Star Wars" Çakıldı
Cuma gününün ikincilik madalyası, vizyondaki üçüncü haftasını geçiren bağımsız korku filmi "Obsession"a gitti. Anma Günü tatilindeki harika performansının ardından bu cuma da 8.1 milyon dolar kazanan film, kulaktan kulağa yayılan başarısıyla hasılatını geçen haftaya göre yüzde 19 artırarak hafta sonunu 26.4 milyon dolarla kapattı. Böylece tarihte ilk defa yaz gişe listesinin 1. ve 2. sırasını bağımsız filmler kapmış oldu.
Haftanın en büyük hayal kırıklığını ise Lucasfilm imzalı "Star Wars: The Mandalorian and Grogu" yaşadı. Vizyondaki ikinci cuma gününde sadece 6.5 milyon dolar toplayabilen film, ilk gününe oranla yüzde 70 gibi devasa bir düşüş kaydetti ve hafta sonu hasılatında üçüncülük koltuğuna oturabildi. Lionsgate’in Michael Jackson biyografisi "Michael" ise vizyondaki altıncı hafta sonunda cuma günü 3.5 milyon dolar ekleyerek istikrarlı gidişatını sürdürdü ve dördüncü sıradaki yerini korudu.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Camiaya güçlü bir yönetim ve birliktelik gerektiğini vurgulayan Yıldırım, "Zor zamanlar yaşadık. Hepimiz birlikte gözyaşı döktük. İhaneti de gördük, saldırılarla da mücadele ettik. Fenerbahçe, tarihinin her döneminde olduğu gibi yine operasyonlarla karşı karşıya kaldı. Kumpaslar kuruldu. Son maçlarda şampiyonluklar kaybettik. Mücadelemizi hep farklı cephelerde sürdürmek zorunda bırakıldık." ifadelerini kullandı.
Sarı-lacivertli camianın içinde bulunduğu durumdan duyduğu üzüntüyü dile getiren Aziz Yıldırım, "Bugün karşımızdaki tablo hepimizi üzüyor. Çoğumuz geleceğimiz konusunda endişeliyiz. Hatta konuştuğum bazı arkadaşlarımın gözlerinde korku gördüm. 'Nasıl olacak? İçine düştüğümüz bu karanlıktan nasıl çıkacağız?' diye soruyorlar." diye konuştu.
"Kötü duyguların karşısında umut biziz"
Fenerbahçe taraftarına umut mesajı veren Aziz Yıldırım, "Ancak unutmayın, bu kötü duyguların karşısında umut biziz. Cesaret ve cüret bizim karakterimizdir. Çünkü biz Fenerbahçeliyiz." dedi.
Kulübün yeniden yükselişe geçeceğine inandığını belirten Yıldırım, "Bu dönemi kapatıp yeni bir dönem açacağız. Fenerbahçe'nin yeniden yükseliş dönemini başlatacağız. Bunu birlikte başaracağız. Biz olarak başaracağız." değerlendirmesinde bulundu.
Camia içindeki ayrışmalara da değinen Yıldırım, "Bugün Fenerbahçe'nin çeşitli gruplara bölünmüş gibi göründüğünü görüyoruz. Gruplar, klikler, küçük hesaplar ve sosyal medyadaki ayrıştırıcı yaklaşımlar camiamıza zarar veriyor. Oysa omuz omuza olacağız, yan yana duracağız. Kendi küllerimizden doğacak, Zümrüdüanka gibi yeniden yükselecek ve kanaryamızı zafere taşıyacağız." ifadelerini kullandı.
Göreve gelmeleri halinde hayata geçirmek istedikleri projeler hakkında da konuşan Aziz Yıldırım, "Avrupa'da istikrarlı bir başarı modeli oluşturmak en büyük hedeflerimizden biri olacaktır. Yeni nesiller için gelir kaynakları oluşturmak, kulübümüzün dijital dönüşümünü tamamlamak, altyapı ve tesisleşmede yeniden öncü olmak ve 64 bin kişilik stadımızı hayata geçirmek önceliklerimiz arasında yer almaktadır." dedi.
Fenerbahçe'nin dünya markası kimliğini güçlendireceklerini belirten Yıldırım, "Tüm bunların sonunda dünya markası Fenerbahçe'yi yeniden ait olduğu yere taşıyacağımıza yürekten inanıyoruz. Yönetim kurulu aday listemde yer alan arkadaşlarımızın yedisi Ankara'dandır. Ankara'nın desteğini yanımızda görmekten büyük mutluluk duyuyorum." diye konuştu.
Aziz Yıldırım, konuşmasının ardından Fenerbahçe marşı eşliğinde kongre üyeleriyle fotoğraf çektirdi.
ÖncekiSonrakiÖncekiMeksika Milli Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası kadrosu açıklandıSonrakiTürkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finalinde Fenerbahçe Beko seride 1-0 öne geçti
İsrail polisi, zorunlu askerlik karşıtı gösteri yapan Haredilere ses bombalarıyla müdahale etti
Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Hiç kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına alınacak 680 personelin yerleştirme sonuçları açıklandı
Malta'daki havai fişek fabrikasında şiddetli patlama meydana geldi, 2 kişi hafif yaralandı
Tümünü Gör
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında bugüne kadar rotası değiştirilen gemi sayısının 118'e ulaştığını bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında bugüne kadar rotası değiştirilen gemi sayısının 118'e ulaştığını bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında bugüne kadar rotası değiştirilen gemi sayısının 118'e ulaştığını bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında bugüne kadar rotası değiştirilen gemi sayısının 118'e ulaştığını bildirdi.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 20:02
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit olan jandarma astsubayının ailesine başsağlığı mesajı gönderdi.
AA
Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün, dün Ankara-Niğde Otoyolu'nun Bala kesiminde yoldaki lastik parçalarını temizlemek için çalışma yaptığı sırada, Esra Ç'nin idaresindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı Gölbaşı Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu.
37 yaşındaki Ergün'ün cenazesi bugün memleketi Kırıkkale'de toprağa verildi.
Üç kardeş olduğu öğrenilen şehidin uzman çavuş olan erkek kardeşi, cenaze törenine kamuflajıyla katıldı.
Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Ergün'ün naaşı, Kırıkkale Şehitliği'nde toprağa verildi.
Cenaze törenine Ergün'ün ailesi, yakınları ile siyasiler ve vatandaşlar da katıldı.
Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da trafik kazasında şehit olan Ergün'ün ailesine mesaj göndererek başsağlığı dileklerini iletti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Cumhurbaşkanı-
Şehit
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 20:02
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit olan jandarma astsubayının ailesine başsağlığı mesajı gönderdi.
AA
Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün, dün Ankara-Niğde Otoyolu'nun Bala kesiminde yoldaki lastik parçalarını temizlemek için çalışma yaptığı sırada, Esra Ç'nin idaresindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı Gölbaşı Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu.
37 yaşındaki Ergün'ün cenazesi bugün memleketi Kırıkkale'de toprağa verildi.
Üç kardeş olduğu öğrenilen şehidin uzman çavuş olan erkek kardeşi, cenaze törenine kamuflajıyla katıldı.
Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Ergün'ün naaşı, Kırıkkale Şehitliği'nde toprağa verildi.
Cenaze törenine Ergün'ün ailesi, yakınları ile siyasiler ve vatandaşlar da katıldı.
Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da trafik kazasında şehit olan Ergün'ün ailesine mesaj göndererek başsağlığı dileklerini iletti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Cumhurbaşkanı-
Şehit
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 20:02
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit olan jandarma astsubayının ailesine başsağlığı mesajı gönderdi.
AA
Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün, dün Ankara-Niğde Otoyolu'nun Bala kesiminde yoldaki lastik parçalarını temizlemek için çalışma yaptığı sırada, Esra Ç'nin idaresindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı Gölbaşı Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu.
37 yaşındaki Ergün'ün cenazesi bugün memleketi Kırıkkale'de toprağa verildi.
Üç kardeş olduğu öğrenilen şehidin uzman çavuş olan erkek kardeşi, cenaze törenine kamuflajıyla katıldı.
Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Ergün'ün naaşı, Kırıkkale Şehitliği'nde toprağa verildi.
Cenaze törenine Ergün'ün ailesi, yakınları ile siyasiler ve vatandaşlar da katıldı.
Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da trafik kazasında şehit olan Ergün'ün ailesine mesaj göndererek başsağlığı dileklerini iletti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Cumhurbaşkanı-
Şehit
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 20:02
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit olan jandarma astsubayının ailesine başsağlığı mesajı gönderdi.
AA
Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün, dün Ankara-Niğde Otoyolu'nun Bala kesiminde yoldaki lastik parçalarını temizlemek için çalışma yaptığı sırada, Esra Ç'nin idaresindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı Gölbaşı Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu.
37 yaşındaki Ergün'ün cenazesi bugün memleketi Kırıkkale'de toprağa verildi.
Üç kardeş olduğu öğrenilen şehidin uzman çavuş olan erkek kardeşi, cenaze törenine kamuflajıyla katıldı.
Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Ergün'ün naaşı, Kırıkkale Şehitliği'nde toprağa verildi.
Cenaze törenine Ergün'ün ailesi, yakınları ile siyasiler ve vatandaşlar da katıldı.
Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da trafik kazasında şehit olan Ergün'ün ailesine mesaj göndererek başsağlığı dileklerini iletti.
Recep Tayyip Erdoğan-
Cumhurbaşkanı-
Şehit
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:16
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:15
DHANTV - Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek'in "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
TAHLİYE EDİLDİ SONRA YENİDEN TUTUKLANDI
Zuhal Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ağustos 2025'te "suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Böcek, 19 Aralık 2025'te tahliye edilmişti. Zuhal Böcek, 30 Nisan'da soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından, 3 Mayıs'ta çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.EK İFADE VERDİZuhal Böcek ifadesinde Veli Ağbaba'nın Gökhan Böcek 'ten Özgür Özel adına 1 milyon euro istediğini öne sürdü.
Zuhal Böcek'in ifadesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de Gökhan Böcek'in İstanbul Kapalıçarşı'da yaptığı para işlemleri oldu. Zuhal Böcek; eşinin medya işleriyle uğraşan E.B. ile birlikte küçük bir dövizciye girdiğini anlattı.
Çıkışta Gökhan Böcek'in kendisine “dövizciye şifre olarak para gösterildiğini” söylediğini iddia etti.
NTV
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek (sağda)
ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURULARI
Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Muhittin Böcek yerel seçimler öncesinde CHP'nin kampanya çalışmaları için maddi talepte bulunduğunu ve bununla ilgili yardım yapılması için oğluna talimat verdiğini savundu.
Gökhan Böcek ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Veli Ağbaba'nın kendisini aradığını, babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istediğini öne sürüp babasının da “Gereğini yap” dediğini iddia etti.
Muhittin Böcek ise “Oğlum Gökhan'ın 1 milyon euro istendiğine yönelik beyanı doğrudur.” iddiasını dile getirdi.
Gökhan Böcek, seçim döneminde parti yönetiminin taleplerinin devam ettiğini öne sürdü. Böcek, Özgür Özel'e verildiği öne sürülen 20 milyon dolar ile ve eşinin Ekrem İmamoğlu'na rüşvet verdiği iddiasını yalanlamıştı.
AĞBABA: GERÇEKLE BAĞDAŞMAYAN İFTİRALAR
Veli Ağbaba'dan iddialara yönelik "Gerçekle bağdaşmayan iftiralar." yanıtı gelmişti.
Antalya-
Muhittin Böcek-
Rüşvet
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:16
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:15
DHANTV - Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek'in "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
TAHLİYE EDİLDİ SONRA YENİDEN TUTUKLANDI
Zuhal Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ağustos 2025'te "suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Böcek, 19 Aralık 2025'te tahliye edilmişti. Zuhal Böcek, 30 Nisan'da soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından, 3 Mayıs'ta çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.EK İFADE VERDİZuhal Böcek ifadesinde Veli Ağbaba'nın Gökhan Böcek 'ten Özgür Özel adına 1 milyon euro istediğini öne sürdü.
Zuhal Böcek'in ifadesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de Gökhan Böcek'in İstanbul Kapalıçarşı'da yaptığı para işlemleri oldu. Zuhal Böcek; eşinin medya işleriyle uğraşan E.B. ile birlikte küçük bir dövizciye girdiğini anlattı.
Çıkışta Gökhan Böcek'in kendisine “dövizciye şifre olarak para gösterildiğini” söylediğini iddia etti.
NTV
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek (sağda)
ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURULARI
Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Muhittin Böcek yerel seçimler öncesinde CHP'nin kampanya çalışmaları için maddi talepte bulunduğunu ve bununla ilgili yardım yapılması için oğluna talimat verdiğini savundu.
Gökhan Böcek ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Veli Ağbaba'nın kendisini aradığını, babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istediğini öne sürüp babasının da “Gereğini yap” dediğini iddia etti.
Muhittin Böcek ise “Oğlum Gökhan'ın 1 milyon euro istendiğine yönelik beyanı doğrudur.” iddiasını dile getirdi.
Gökhan Böcek, seçim döneminde parti yönetiminin taleplerinin devam ettiğini öne sürdü. Böcek, Özgür Özel'e verildiği öne sürülen 20 milyon dolar ile ve eşinin Ekrem İmamoğlu'na rüşvet verdiği iddiasını yalanlamıştı.
AĞBABA: GERÇEKLE BAĞDAŞMAYAN İFTİRALAR
Veli Ağbaba'dan iddialara yönelik "Gerçekle bağdaşmayan iftiralar." yanıtı gelmişti.
Antalya-
Muhittin Böcek-
Rüşvet
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:16
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:15
DHANTV - Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek'in "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
TAHLİYE EDİLDİ SONRA YENİDEN TUTUKLANDI
Zuhal Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ağustos 2025'te "suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Böcek, 19 Aralık 2025'te tahliye edilmişti. Zuhal Böcek, 30 Nisan'da soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından, 3 Mayıs'ta çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.EK İFADE VERDİZuhal Böcek ifadesinde Veli Ağbaba'nın Gökhan Böcek 'ten Özgür Özel adına 1 milyon euro istediğini öne sürdü.
Zuhal Böcek'in ifadesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de Gökhan Böcek'in İstanbul Kapalıçarşı'da yaptığı para işlemleri oldu. Zuhal Böcek; eşinin medya işleriyle uğraşan E.B. ile birlikte küçük bir dövizciye girdiğini anlattı.
Çıkışta Gökhan Böcek'in kendisine “dövizciye şifre olarak para gösterildiğini” söylediğini iddia etti.
NTV
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek (sağda)
ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURULARI
Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Muhittin Böcek yerel seçimler öncesinde CHP'nin kampanya çalışmaları için maddi talepte bulunduğunu ve bununla ilgili yardım yapılması için oğluna talimat verdiğini savundu.
Gökhan Böcek ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Veli Ağbaba'nın kendisini aradığını, babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istediğini öne sürüp babasının da “Gereğini yap” dediğini iddia etti.
Muhittin Böcek ise “Oğlum Gökhan'ın 1 milyon euro istendiğine yönelik beyanı doğrudur.” iddiasını dile getirdi.
Gökhan Böcek, seçim döneminde parti yönetiminin taleplerinin devam ettiğini öne sürdü. Böcek, Özgür Özel'e verildiği öne sürülen 20 milyon dolar ile ve eşinin Ekrem İmamoğlu'na rüşvet verdiği iddiasını yalanlamıştı.
AĞBABA: GERÇEKLE BAĞDAŞMAYAN İFTİRALAR
Veli Ağbaba'dan iddialara yönelik "Gerçekle bağdaşmayan iftiralar." yanıtı gelmişti.
Antalya-
Muhittin Böcek-
Rüşvet
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
01.06.2026 18:16
Son Güncelleme: 01.06.2026 19:15
DHANTV - Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek'in "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.
TAHLİYE EDİLDİ SONRA YENİDEN TUTUKLANDI
Zuhal Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Ağustos 2025'te "suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Böcek, 19 Aralık 2025'te tahliye edilmişti. Zuhal Böcek, 30 Nisan'da soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından, 3 Mayıs'ta çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.EK İFADE VERDİZuhal Böcek ifadesinde Veli Ağbaba'nın Gökhan Böcek 'ten Özgür Özel adına 1 milyon euro istediğini öne sürdü.
Zuhal Böcek'in ifadesinde dikkat çeken ayrıntılardan biri de Gökhan Böcek'in İstanbul Kapalıçarşı'da yaptığı para işlemleri oldu. Zuhal Böcek; eşinin medya işleriyle uğraşan E.B. ile birlikte küçük bir dövizciye girdiğini anlattı.
Çıkışta Gökhan Böcek'in kendisine “dövizciye şifre olarak para gösterildiğini” söylediğini iddia etti.
NTV
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek (sağda)
ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURULARI
Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Muhittin Böcek yerel seçimler öncesinde CHP'nin kampanya çalışmaları için maddi talepte bulunduğunu ve bununla ilgili yardım yapılması için oğluna talimat verdiğini savundu.
Gökhan Böcek ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Veli Ağbaba'nın kendisini aradığını, babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istediğini öne sürüp babasının da “Gereğini yap” dediğini iddia etti.
Muhittin Böcek ise “Oğlum Gökhan'ın 1 milyon euro istendiğine yönelik beyanı doğrudur.” iddiasını dile getirdi.
Gökhan Böcek, seçim döneminde parti yönetiminin taleplerinin devam ettiğini öne sürdü. Böcek, Özgür Özel'e verildiği öne sürülen 20 milyon dolar ile ve eşinin Ekrem İmamoğlu'na rüşvet verdiği iddiasını yalanlamıştı.
AĞBABA: GERÇEKLE BAĞDAŞMAYAN İFTİRALAR
Veli Ağbaba'dan iddialara yönelik "Gerçekle bağdaşmayan iftiralar." yanıtı gelmişti.
Antalya-
Muhittin Böcek-
Rüşvet
Bayram bitti trafik bitmediCHP kurultay soruşturması. Delegelerin MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları istendiBakan Fidan, Abbas Arakçi ile görüştü
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Harlan Coben İmzalı Netflix Dizisi "I Will Find You"dan Fragman Geldi!1 Haz 2026 - 19:10
Netflix
Küresel çapta 80 milyondan fazla kitap satan ve gerilim edebiyatının dünyadaki en güçlü kalemlerinden biri olan Harlan Coben, Netflix ile olan başarılı ortaklığına hız kesmeden devam ediyor. Bu yılın başlarında yayınlanan “Run Away” uyarlamasının ardından ünlü yazar, hayranlarını ekran başına kilitleyecek yeni projesi "I Will Find You" (Seni Bulacağım) ile geri dönüyor. Coben’ın 2023 yılında yayımlanan popüler romanından uyarlanan ve yürütücü yapımcılığını bizzat üstlendiği sekiz bölümlük mini dizinin ilk tanıtım fragmanı resmi olarak yayınlandı. Yapım, 18 Haziran tarihinden itibaren tüm dünyayla aynı anda Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.
Hapishaneden Kaçış ve Gerçeklerin Peşinde Bir Baba
"Quantum Leap" ve "Alcatraz" gibi yapımlarla tanınan Robert Hull tarafından ekrana taşınan dizi, işlemediği bir suç yüzünden hayatı kararan bir babanın trajik hikayesini merkezine alıyor. Başroldeki Sam Worthington, kendi oğlunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere ömür boyu hapis cezasına çarptırılan David Burroughs karakterine hayat veriyor. David, parmaklıklar ardında her gün kendini suçlayarak vicdan azabı çekerken, bir gün şok edici bir haber alır: Öldüğünü sandığı oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair güçlü kanıtlar eline ulaşır. Bu sarsıcı gelişmenin ardından David, gerçeği gün yüzüne çıkarmak ve oğlunu bulabilmek adına ne pahasına olursa olsun hapishaneden kaçmaya karar verir. Bu firar, onu yalanlar ve tehlikelerle dolu karanlık bir labirentin içine sürükleyecektir.
Dizinin arkasında, televizyon ve sinema dünyasının en yetenekli isimlerini bir araya getiren rüya gibi bir kadro var. Başroldeki Sam Worthington’a, David’in eski baldızı ve mesleğine geri dönmek için bu davayı büyük bir fırsat olarak gören eski muhabir Rachel Mills rolünde Britt Lower eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Boston'ın köklü ailelerinden birine mensup olan Hayden rolünde Milo Ventimiglia, FBI Kaçak Takip Timi ajanları olarak Logan Browning ve efsanevi aktör Chi McBride ile David'in çocuk cerrahı olan eski eşi rolünde Erin Richards yer alıyor.
Netflix
Coben Evreninde Bir İlk: Hikaye ABD Topraklarında Geçiyor
"I Will Find You", Harlan Coben ve Netflix ortaklığı için çok önemli bir ilke de sahne oluyor. Yazarın daha önce yayınlanan ve büyük ilgi gören "Fool Me Once", "The Stranger" ve "The Innocent" gibi popüler dizileri İngiltere, Fransa ve İspanya dahil olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinde, dört farklı dilde çekilmişti. Yeni dizi ise bu ortaklığın doğrudan Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde geçen ilk yapımı olma özelliğini taşıyor. Yazar Harlan Coben, "Netflix dünya çapında harika bir yaratıcı ortak oldu ve şimdi evimize dönüp bu hikayeyi ABD'de hayata geçirme şansı yakaladık. Gerçek bir rüya takımıyla çalışıyoruz." diyerek heyecanını dile getirdi. Gizem ve ters köşelerle dolu bu büyük kaçış hikayesi için geri sayım başladı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Harlan Coben İmzalı Netflix Dizisi "I Will Find You"dan Fragman Geldi!1 Haz 2026 - 19:10
Netflix
Küresel çapta 80 milyondan fazla kitap satan ve gerilim edebiyatının dünyadaki en güçlü kalemlerinden biri olan Harlan Coben, Netflix ile olan başarılı ortaklığına hız kesmeden devam ediyor. Bu yılın başlarında yayınlanan “Run Away” uyarlamasının ardından ünlü yazar, hayranlarını ekran başına kilitleyecek yeni projesi "I Will Find You" (Seni Bulacağım) ile geri dönüyor. Coben’ın 2023 yılında yayımlanan popüler romanından uyarlanan ve yürütücü yapımcılığını bizzat üstlendiği sekiz bölümlük mini dizinin ilk tanıtım fragmanı resmi olarak yayınlandı. Yapım, 18 Haziran tarihinden itibaren tüm dünyayla aynı anda Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.
Hapishaneden Kaçış ve Gerçeklerin Peşinde Bir Baba
"Quantum Leap" ve "Alcatraz" gibi yapımlarla tanınan Robert Hull tarafından ekrana taşınan dizi, işlemediği bir suç yüzünden hayatı kararan bir babanın trajik hikayesini merkezine alıyor. Başroldeki Sam Worthington, kendi oğlunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere ömür boyu hapis cezasına çarptırılan David Burroughs karakterine hayat veriyor. David, parmaklıklar ardında her gün kendini suçlayarak vicdan azabı çekerken, bir gün şok edici bir haber alır: Öldüğünü sandığı oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair güçlü kanıtlar eline ulaşır. Bu sarsıcı gelişmenin ardından David, gerçeği gün yüzüne çıkarmak ve oğlunu bulabilmek adına ne pahasına olursa olsun hapishaneden kaçmaya karar verir. Bu firar, onu yalanlar ve tehlikelerle dolu karanlık bir labirentin içine sürükleyecektir.
Dizinin arkasında, televizyon ve sinema dünyasının en yetenekli isimlerini bir araya getiren rüya gibi bir kadro var. Başroldeki Sam Worthington’a, David’in eski baldızı ve mesleğine geri dönmek için bu davayı büyük bir fırsat olarak gören eski muhabir Rachel Mills rolünde Britt Lower eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Boston'ın köklü ailelerinden birine mensup olan Hayden rolünde Milo Ventimiglia, FBI Kaçak Takip Timi ajanları olarak Logan Browning ve efsanevi aktör Chi McBride ile David'in çocuk cerrahı olan eski eşi rolünde Erin Richards yer alıyor.
Netflix
Coben Evreninde Bir İlk: Hikaye ABD Topraklarında Geçiyor
"I Will Find You", Harlan Coben ve Netflix ortaklığı için çok önemli bir ilke de sahne oluyor. Yazarın daha önce yayınlanan ve büyük ilgi gören "Fool Me Once", "The Stranger" ve "The Innocent" gibi popüler dizileri İngiltere, Fransa ve İspanya dahil olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinde, dört farklı dilde çekilmişti. Yeni dizi ise bu ortaklığın doğrudan Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde geçen ilk yapımı olma özelliğini taşıyor. Yazar Harlan Coben, "Netflix dünya çapında harika bir yaratıcı ortak oldu ve şimdi evimize dönüp bu hikayeyi ABD'de hayata geçirme şansı yakaladık. Gerçek bir rüya takımıyla çalışıyoruz." diyerek heyecanını dile getirdi. Gizem ve ters köşelerle dolu bu büyük kaçış hikayesi için geri sayım başladı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Harlan Coben İmzalı Netflix Dizisi "I Will Find You"dan Fragman Geldi!1 Haz 2026 - 19:10
Netflix
Küresel çapta 80 milyondan fazla kitap satan ve gerilim edebiyatının dünyadaki en güçlü kalemlerinden biri olan Harlan Coben, Netflix ile olan başarılı ortaklığına hız kesmeden devam ediyor. Bu yılın başlarında yayınlanan “Run Away” uyarlamasının ardından ünlü yazar, hayranlarını ekran başına kilitleyecek yeni projesi "I Will Find You" (Seni Bulacağım) ile geri dönüyor. Coben’ın 2023 yılında yayımlanan popüler romanından uyarlanan ve yürütücü yapımcılığını bizzat üstlendiği sekiz bölümlük mini dizinin ilk tanıtım fragmanı resmi olarak yayınlandı. Yapım, 18 Haziran tarihinden itibaren tüm dünyayla aynı anda Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.
Hapishaneden Kaçış ve Gerçeklerin Peşinde Bir Baba
"Quantum Leap" ve "Alcatraz" gibi yapımlarla tanınan Robert Hull tarafından ekrana taşınan dizi, işlemediği bir suç yüzünden hayatı kararan bir babanın trajik hikayesini merkezine alıyor. Başroldeki Sam Worthington, kendi oğlunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere ömür boyu hapis cezasına çarptırılan David Burroughs karakterine hayat veriyor. David, parmaklıklar ardında her gün kendini suçlayarak vicdan azabı çekerken, bir gün şok edici bir haber alır: Öldüğünü sandığı oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair güçlü kanıtlar eline ulaşır. Bu sarsıcı gelişmenin ardından David, gerçeği gün yüzüne çıkarmak ve oğlunu bulabilmek adına ne pahasına olursa olsun hapishaneden kaçmaya karar verir. Bu firar, onu yalanlar ve tehlikelerle dolu karanlık bir labirentin içine sürükleyecektir.
Dizinin arkasında, televizyon ve sinema dünyasının en yetenekli isimlerini bir araya getiren rüya gibi bir kadro var. Başroldeki Sam Worthington’a, David’in eski baldızı ve mesleğine geri dönmek için bu davayı büyük bir fırsat olarak gören eski muhabir Rachel Mills rolünde Britt Lower eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Boston'ın köklü ailelerinden birine mensup olan Hayden rolünde Milo Ventimiglia, FBI Kaçak Takip Timi ajanları olarak Logan Browning ve efsanevi aktör Chi McBride ile David'in çocuk cerrahı olan eski eşi rolünde Erin Richards yer alıyor.
Netflix
Coben Evreninde Bir İlk: Hikaye ABD Topraklarında Geçiyor
"I Will Find You", Harlan Coben ve Netflix ortaklığı için çok önemli bir ilke de sahne oluyor. Yazarın daha önce yayınlanan ve büyük ilgi gören "Fool Me Once", "The Stranger" ve "The Innocent" gibi popüler dizileri İngiltere, Fransa ve İspanya dahil olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinde, dört farklı dilde çekilmişti. Yeni dizi ise bu ortaklığın doğrudan Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde geçen ilk yapımı olma özelliğini taşıyor. Yazar Harlan Coben, "Netflix dünya çapında harika bir yaratıcı ortak oldu ve şimdi evimize dönüp bu hikayeyi ABD'de hayata geçirme şansı yakaladık. Gerçek bir rüya takımıyla çalışıyoruz." diyerek heyecanını dile getirdi. Gizem ve ters köşelerle dolu bu büyük kaçış hikayesi için geri sayım başladı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
Harlan Coben İmzalı Netflix Dizisi "I Will Find You"dan Fragman Geldi!1 Haz 2026 - 19:10
Netflix
Küresel çapta 80 milyondan fazla kitap satan ve gerilim edebiyatının dünyadaki en güçlü kalemlerinden biri olan Harlan Coben, Netflix ile olan başarılı ortaklığına hız kesmeden devam ediyor. Bu yılın başlarında yayınlanan “Run Away” uyarlamasının ardından ünlü yazar, hayranlarını ekran başına kilitleyecek yeni projesi "I Will Find You" (Seni Bulacağım) ile geri dönüyor. Coben’ın 2023 yılında yayımlanan popüler romanından uyarlanan ve yürütücü yapımcılığını bizzat üstlendiği sekiz bölümlük mini dizinin ilk tanıtım fragmanı resmi olarak yayınlandı. Yapım, 18 Haziran tarihinden itibaren tüm dünyayla aynı anda Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.
Hapishaneden Kaçış ve Gerçeklerin Peşinde Bir Baba
"Quantum Leap" ve "Alcatraz" gibi yapımlarla tanınan Robert Hull tarafından ekrana taşınan dizi, işlemediği bir suç yüzünden hayatı kararan bir babanın trajik hikayesini merkezine alıyor. Başroldeki Sam Worthington, kendi oğlunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere ömür boyu hapis cezasına çarptırılan David Burroughs karakterine hayat veriyor. David, parmaklıklar ardında her gün kendini suçlayarak vicdan azabı çekerken, bir gün şok edici bir haber alır: Öldüğünü sandığı oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair güçlü kanıtlar eline ulaşır. Bu sarsıcı gelişmenin ardından David, gerçeği gün yüzüne çıkarmak ve oğlunu bulabilmek adına ne pahasına olursa olsun hapishaneden kaçmaya karar verir. Bu firar, onu yalanlar ve tehlikelerle dolu karanlık bir labirentin içine sürükleyecektir.
Dizinin arkasında, televizyon ve sinema dünyasının en yetenekli isimlerini bir araya getiren rüya gibi bir kadro var. Başroldeki Sam Worthington’a, David’in eski baldızı ve mesleğine geri dönmek için bu davayı büyük bir fırsat olarak gören eski muhabir Rachel Mills rolünde Britt Lower eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Boston'ın köklü ailelerinden birine mensup olan Hayden rolünde Milo Ventimiglia, FBI Kaçak Takip Timi ajanları olarak Logan Browning ve efsanevi aktör Chi McBride ile David'in çocuk cerrahı olan eski eşi rolünde Erin Richards yer alıyor.
Netflix
Coben Evreninde Bir İlk: Hikaye ABD Topraklarında Geçiyor
"I Will Find You", Harlan Coben ve Netflix ortaklığı için çok önemli bir ilke de sahne oluyor. Yazarın daha önce yayınlanan ve büyük ilgi gören "Fool Me Once", "The Stranger" ve "The Innocent" gibi popüler dizileri İngiltere, Fransa ve İspanya dahil olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinde, dört farklı dilde çekilmişti. Yeni dizi ise bu ortaklığın doğrudan Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde geçen ilk yapımı olma özelliğini taşıyor. Yazar Harlan Coben, "Netflix dünya çapında harika bir yaratıcı ortak oldu ve şimdi evimize dönüp bu hikayeyi ABD'de hayata geçirme şansı yakaladık. Gerçek bir rüya takımıyla çalışıyoruz." diyerek heyecanını dile getirdi. Gizem ve ters köşelerle dolu bu büyük kaçış hikayesi için geri sayım başladı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Ana içeriğe atlaAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağıDünyaCüneyt Karadağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Berlin
Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için bulunduğu ABD'de yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı." ifadesini kullandı.
Tüm tarafları acilen çatışmaları durdurmaya ve mutabık kalınan ateşkese geri dönmeye çağıran Alman Dışişleri Bakanı, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonda sivilleri ve sivil altyapıyı korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Wadephul, ülkenin istikrarı için Lübnan devletinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun için Lübnan hükümetinin de Hizbullah'a karşı kararlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 412'ye ulaştı.
PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüSonrakiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Ana içeriğe atlaAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağıDünyaCüneyt Karadağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Berlin
Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için bulunduğu ABD'de yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı." ifadesini kullandı.
Tüm tarafları acilen çatışmaları durdurmaya ve mutabık kalınan ateşkese geri dönmeye çağıran Alman Dışişleri Bakanı, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonda sivilleri ve sivil altyapıyı korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Wadephul, ülkenin istikrarı için Lübnan devletinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun için Lübnan hükümetinin de Hizbullah'a karşı kararlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 412'ye ulaştı.
PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüSonrakiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Ana içeriğe atlaAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağıDünyaCüneyt Karadağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Berlin
Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için bulunduğu ABD'de yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı." ifadesini kullandı.
Tüm tarafları acilen çatışmaları durdurmaya ve mutabık kalınan ateşkese geri dönmeye çağıran Alman Dışişleri Bakanı, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonda sivilleri ve sivil altyapıyı korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Wadephul, ülkenin istikrarı için Lübnan devletinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun için Lübnan hükümetinin de Hizbullah'a karşı kararlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 412'ye ulaştı.
PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüSonrakiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Ana içeriğe atlaAlmanya: İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağıDünyaCüneyt Karadağ31 Mayıs 2026•Güncelleme: 31 Mayıs 2026Berlin
Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için bulunduğu ABD'de yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı." ifadesini kullandı.
Tüm tarafları acilen çatışmaları durdurmaya ve mutabık kalınan ateşkese geri dönmeye çağıran Alman Dışişleri Bakanı, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonda sivilleri ve sivil altyapıyı korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Wadephul, ülkenin istikrarı için Lübnan devletinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun için Lübnan hükümetinin de Hizbullah'a karşı kararlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 412'ye ulaştı.
PODCASTTÜMÜNÜ GÖREN SON
İsrail'in Beyrut'a hava saldırıları düzenlemek için ABD'den onay istediği iddia edildi
İsrail ordusu, "araçla ezme" girişiminde bulunduğu iddiasıyla Batı Şeria'da bir Filistinliyi öldürdü
İran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
Beşiktaş'ta teknede çıkan yangın söndürüldü
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın istifa ettiği yönündeki iddiaları yalanladı
CENTCOM: ABD'nin İran'a uyguladığı abluka kapsamında 118 geminin rotası değiştirildi
Tümünü GörÖncekiSonrakiÖncekiSuriye Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump, ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri görüştüSonrakiİran, olası mutabakat zaptında kendi değişikliklerini uygulayacak
"Oyuncak Hikayesi 5"in Şarkısı Bir Pop İkonunun Elinden Çıkacak1 Haz 2026 - 23:13
Pixar
Pop müziğin küresel ikonu Taylor Swift, günlerdir süren gizemli geri sayımın ardından hayranlarının merakla beklediği büyük haberi nihayet duyurdu. New York’taki Times Meydanı’ndaki dev dijital panolardan sanatçının resmi web sitesine kadar her yerde senkronize şekilde geri sayan saatler, Taylor Swift hayranlarını çıldırtmaya yetti. Ünlü şarkıcı, Disney ve Pixar ortaklığında hazırlanan fenomen animasyon serisinin yeni filmi “Toy Story 5” (Oyuncak Hikayesi 5) için orijinal bir şarkı bestelediğini açıkladı. "I Knew It, I Knew You" adını taşıyan bu özel parça, 5 Haziran Cuma günü tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak.
Bu gönderiyi Instagram'da görTaylor Swift (@taylorswift)'in paylaştığı bir gönderi
Disney tarafından yapılan resmi basın açıklamasında, bu projenin Taylor Swift’in kariyerinde köklerine, yani country müzik tarzına büyüleyici bir geri dönüş olacağı vurgulandı. Şarkı, serinin ikinci filminden bu yana izleyicilerin sevgilisi olan neşeli kovboy kız Jessie’nin "Toy Story 5" boyunca devam eden kişisel yolculuğundan ilham alıyor. Pop kulvarında kırdığı rekorların ardından eski günleri yâd edecek olan Swift, bu parçanın söz ve yapımcılığını, The Tortured Poets Department albümünde de birlikte çalıştığı uzun yıllardır ortağı olan ünlü prodüktör Jack Antonoff ile birlikte üstlendi.
Taylor Swift, hayranlarına gönderdiği duygusal mesajda heyecanını şu sözlerle paylaştı:
"Bu tam anlamıyla bir Oyuncak Hikayesi. Henüz 5 yaşında ilk filmi izleyen bir çocukken tapmaya başladığım bu karakterler için bir şeyler yazabilmek her zaman en büyük hayalimdi. Filmi yapım aşamasındayken izleme şansı yakaladım ve hikayeye anında aşık oldum. Gösterimden eve döner dönmez de bu şarkıyı yazdım. Bazen sadece hissedersiniz, değil mi?"
Filmin yazar ve yönetmeni Andrew Stanton ise yaptığı açıklamada, Swift'in projeye dahil olmasının kendileri için ne kadar anlamlı olduğunu şu sözlerle özetledi: "Taylor’ın Jessie karakteriyle kurduğu bağ ve onun neler yaşadığını bu kadar hızlı kavraması tek kelimeyle inkar edilemezdi. Şarkıyı ilk dinlediğimizde, sanki en başından beri bu filmin bir parçasıymış, uzun süredir kayıp olan bir aile üyemiz eve dönmüş gibi hissettik. Bu tam bir kısmetti."
Fiziksel olarak da satışa sunulacak olan şarkının CD single versiyonu, stüdyo kaydının yanı sıra akustik ve piyano yorumlarını da içerecek. Sınırlı sayıdaki bu CD'ler, filmin dünya genelinde vizyona gireceği 19 Haziran 2026 tarihinde sahiplerine kargolanacak. Gelecek hafta gerçekleştirilecek olan görkemli galada, bu şarkının Swift’in filme tek katkısı olup olmadığı da netlik kazanacak.
Oyuncak Hikayesi 5YönetmenAndrew Stanton,
McKenna Harris
beraberinde
Tom Hanks,
Tim Allen,
Joan Cusack
Vizyon tarihi
19 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Oyuncak Hikayesi 5"in Şarkısı Bir Pop İkonunun Elinden Çıkacak1 Haz 2026 - 23:13
Pixar
Pop müziğin küresel ikonu Taylor Swift, günlerdir süren gizemli geri sayımın ardından hayranlarının merakla beklediği büyük haberi nihayet duyurdu. New York’taki Times Meydanı’ndaki dev dijital panolardan sanatçının resmi web sitesine kadar her yerde senkronize şekilde geri sayan saatler, Taylor Swift hayranlarını çıldırtmaya yetti. Ünlü şarkıcı, Disney ve Pixar ortaklığında hazırlanan fenomen animasyon serisinin yeni filmi “Toy Story 5” (Oyuncak Hikayesi 5) için orijinal bir şarkı bestelediğini açıkladı. "I Knew It, I Knew You" adını taşıyan bu özel parça, 5 Haziran Cuma günü tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak.
Bu gönderiyi Instagram'da görTaylor Swift (@taylorswift)'in paylaştığı bir gönderi
Disney tarafından yapılan resmi basın açıklamasında, bu projenin Taylor Swift’in kariyerinde köklerine, yani country müzik tarzına büyüleyici bir geri dönüş olacağı vurgulandı. Şarkı, serinin ikinci filminden bu yana izleyicilerin sevgilisi olan neşeli kovboy kız Jessie’nin "Toy Story 5" boyunca devam eden kişisel yolculuğundan ilham alıyor. Pop kulvarında kırdığı rekorların ardından eski günleri yâd edecek olan Swift, bu parçanın söz ve yapımcılığını, The Tortured Poets Department albümünde de birlikte çalıştığı uzun yıllardır ortağı olan ünlü prodüktör Jack Antonoff ile birlikte üstlendi.
Taylor Swift, hayranlarına gönderdiği duygusal mesajda heyecanını şu sözlerle paylaştı:
"Bu tam anlamıyla bir Oyuncak Hikayesi. Henüz 5 yaşında ilk filmi izleyen bir çocukken tapmaya başladığım bu karakterler için bir şeyler yazabilmek her zaman en büyük hayalimdi. Filmi yapım aşamasındayken izleme şansı yakaladım ve hikayeye anında aşık oldum. Gösterimden eve döner dönmez de bu şarkıyı yazdım. Bazen sadece hissedersiniz, değil mi?"
Filmin yazar ve yönetmeni Andrew Stanton ise yaptığı açıklamada, Swift'in projeye dahil olmasının kendileri için ne kadar anlamlı olduğunu şu sözlerle özetledi: "Taylor’ın Jessie karakteriyle kurduğu bağ ve onun neler yaşadığını bu kadar hızlı kavraması tek kelimeyle inkar edilemezdi. Şarkıyı ilk dinlediğimizde, sanki en başından beri bu filmin bir parçasıymış, uzun süredir kayıp olan bir aile üyemiz eve dönmüş gibi hissettik. Bu tam bir kısmetti."
Fiziksel olarak da satışa sunulacak olan şarkının CD single versiyonu, stüdyo kaydının yanı sıra akustik ve piyano yorumlarını da içerecek. Sınırlı sayıdaki bu CD'ler, filmin dünya genelinde vizyona gireceği 19 Haziran 2026 tarihinde sahiplerine kargolanacak. Gelecek hafta gerçekleştirilecek olan görkemli galada, bu şarkının Swift’in filme tek katkısı olup olmadığı da netlik kazanacak.
Oyuncak Hikayesi 5YönetmenAndrew Stanton,
McKenna Harris
beraberinde
Tom Hanks,
Tim Allen,
Joan Cusack
Vizyon tarihi
19 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Oyuncak Hikayesi 5"in Şarkısı Bir Pop İkonunun Elinden Çıkacak1 Haz 2026 - 23:13
Pixar
Pop müziğin küresel ikonu Taylor Swift, günlerdir süren gizemli geri sayımın ardından hayranlarının merakla beklediği büyük haberi nihayet duyurdu. New York’taki Times Meydanı’ndaki dev dijital panolardan sanatçının resmi web sitesine kadar her yerde senkronize şekilde geri sayan saatler, Taylor Swift hayranlarını çıldırtmaya yetti. Ünlü şarkıcı, Disney ve Pixar ortaklığında hazırlanan fenomen animasyon serisinin yeni filmi “Toy Story 5” (Oyuncak Hikayesi 5) için orijinal bir şarkı bestelediğini açıkladı. "I Knew It, I Knew You" adını taşıyan bu özel parça, 5 Haziran Cuma günü tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak.
Bu gönderiyi Instagram'da görTaylor Swift (@taylorswift)'in paylaştığı bir gönderi
Disney tarafından yapılan resmi basın açıklamasında, bu projenin Taylor Swift’in kariyerinde köklerine, yani country müzik tarzına büyüleyici bir geri dönüş olacağı vurgulandı. Şarkı, serinin ikinci filminden bu yana izleyicilerin sevgilisi olan neşeli kovboy kız Jessie’nin "Toy Story 5" boyunca devam eden kişisel yolculuğundan ilham alıyor. Pop kulvarında kırdığı rekorların ardından eski günleri yâd edecek olan Swift, bu parçanın söz ve yapımcılığını, The Tortured Poets Department albümünde de birlikte çalıştığı uzun yıllardır ortağı olan ünlü prodüktör Jack Antonoff ile birlikte üstlendi.
Taylor Swift, hayranlarına gönderdiği duygusal mesajda heyecanını şu sözlerle paylaştı:
"Bu tam anlamıyla bir Oyuncak Hikayesi. Henüz 5 yaşında ilk filmi izleyen bir çocukken tapmaya başladığım bu karakterler için bir şeyler yazabilmek her zaman en büyük hayalimdi. Filmi yapım aşamasındayken izleme şansı yakaladım ve hikayeye anında aşık oldum. Gösterimden eve döner dönmez de bu şarkıyı yazdım. Bazen sadece hissedersiniz, değil mi?"
Filmin yazar ve yönetmeni Andrew Stanton ise yaptığı açıklamada, Swift'in projeye dahil olmasının kendileri için ne kadar anlamlı olduğunu şu sözlerle özetledi: "Taylor’ın Jessie karakteriyle kurduğu bağ ve onun neler yaşadığını bu kadar hızlı kavraması tek kelimeyle inkar edilemezdi. Şarkıyı ilk dinlediğimizde, sanki en başından beri bu filmin bir parçasıymış, uzun süredir kayıp olan bir aile üyemiz eve dönmüş gibi hissettik. Bu tam bir kısmetti."
Fiziksel olarak da satışa sunulacak olan şarkının CD single versiyonu, stüdyo kaydının yanı sıra akustik ve piyano yorumlarını da içerecek. Sınırlı sayıdaki bu CD'ler, filmin dünya genelinde vizyona gireceği 19 Haziran 2026 tarihinde sahiplerine kargolanacak. Gelecek hafta gerçekleştirilecek olan görkemli galada, bu şarkının Swift’in filme tek katkısı olup olmadığı da netlik kazanacak.
Oyuncak Hikayesi 5YönetmenAndrew Stanton,
McKenna Harris
beraberinde
Tom Hanks,
Tim Allen,
Joan Cusack
Vizyon tarihi
19 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Oyuncak Hikayesi 5"in Şarkısı Bir Pop İkonunun Elinden Çıkacak1 Haz 2026 - 23:13
Pixar
Pop müziğin küresel ikonu Taylor Swift, günlerdir süren gizemli geri sayımın ardından hayranlarının merakla beklediği büyük haberi nihayet duyurdu. New York’taki Times Meydanı’ndaki dev dijital panolardan sanatçının resmi web sitesine kadar her yerde senkronize şekilde geri sayan saatler, Taylor Swift hayranlarını çıldırtmaya yetti. Ünlü şarkıcı, Disney ve Pixar ortaklığında hazırlanan fenomen animasyon serisinin yeni filmi “Toy Story 5” (Oyuncak Hikayesi 5) için orijinal bir şarkı bestelediğini açıkladı. "I Knew It, I Knew You" adını taşıyan bu özel parça, 5 Haziran Cuma günü tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşacak.
Bu gönderiyi Instagram'da görTaylor Swift (@taylorswift)'in paylaştığı bir gönderi
Disney tarafından yapılan resmi basın açıklamasında, bu projenin Taylor Swift’in kariyerinde köklerine, yani country müzik tarzına büyüleyici bir geri dönüş olacağı vurgulandı. Şarkı, serinin ikinci filminden bu yana izleyicilerin sevgilisi olan neşeli kovboy kız Jessie’nin "Toy Story 5" boyunca devam eden kişisel yolculuğundan ilham alıyor. Pop kulvarında kırdığı rekorların ardından eski günleri yâd edecek olan Swift, bu parçanın söz ve yapımcılığını, The Tortured Poets Department albümünde de birlikte çalıştığı uzun yıllardır ortağı olan ünlü prodüktör Jack Antonoff ile birlikte üstlendi.
Taylor Swift, hayranlarına gönderdiği duygusal mesajda heyecanını şu sözlerle paylaştı:
"Bu tam anlamıyla bir Oyuncak Hikayesi. Henüz 5 yaşında ilk filmi izleyen bir çocukken tapmaya başladığım bu karakterler için bir şeyler yazabilmek her zaman en büyük hayalimdi. Filmi yapım aşamasındayken izleme şansı yakaladım ve hikayeye anında aşık oldum. Gösterimden eve döner dönmez de bu şarkıyı yazdım. Bazen sadece hissedersiniz, değil mi?"
Filmin yazar ve yönetmeni Andrew Stanton ise yaptığı açıklamada, Swift'in projeye dahil olmasının kendileri için ne kadar anlamlı olduğunu şu sözlerle özetledi: "Taylor’ın Jessie karakteriyle kurduğu bağ ve onun neler yaşadığını bu kadar hızlı kavraması tek kelimeyle inkar edilemezdi. Şarkıyı ilk dinlediğimizde, sanki en başından beri bu filmin bir parçasıymış, uzun süredir kayıp olan bir aile üyemiz eve dönmüş gibi hissettik. Bu tam bir kısmetti."
Fiziksel olarak da satışa sunulacak olan şarkının CD single versiyonu, stüdyo kaydının yanı sıra akustik ve piyano yorumlarını da içerecek. Sınırlı sayıdaki bu CD'ler, filmin dünya genelinde vizyona gireceği 19 Haziran 2026 tarihinde sahiplerine kargolanacak. Gelecek hafta gerçekleştirilecek olan görkemli galada, bu şarkının Swift’in filme tek katkısı olup olmadığı da netlik kazanacak.
Oyuncak Hikayesi 5YönetmenAndrew Stanton,
McKenna Harris
beraberinde
Tom Hanks,
Tim Allen,
Joan Cusack
Vizyon tarihi
19 Haziran 2026
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:27
Son Güncelleme: 02.06.2026 21:27
Anadolu Ajansı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı
AA
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün dışişleri bakanları, sık sık İsraillilerin saldırısına uğrayan Mescid-i Aksa’da İsrail bayrağı açılmasını kınadı.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Dışişleri bakanları, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskınlarını ve Mescid-i Aksa avlusunda İsrail bayrağı açılmasını en güçlü şekilde kınamaktadırlar. Bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğunu vurgulamaktadırlar."
’'MESCİD-İ AKSA MÜSLÜMANLARA AİT BİR İBADET YERİ''
Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik süregelen sistematik ihlallerini ve önlemlerini kınadı.
Bakanlar, Kudüs ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini yineleyerek, tarihi Haşimi vesayetinin bu konudaki özel rolünü tanıyarak, bu statünün korunması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, kutsal Mescid-i Aksa'nın işlerini yürütme ve buraya girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yineledi.
‘’İSRAİL'İN SORUMLULUĞU''
Dışişleri bakanları, bu tırmandırıcı eylemlerin durdurulmasını İsrail makamlarının sorumluluğu olarak gördüklerini ve tekrarlanan İsrail ihlallerinin gerilimi tırmandırdığı, istikrarsızlığı ve aşırıcılığı körüklediği, barışa yönelik uluslararası çabaları baltaladığı ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlalini teşkil ettiği hususlarında uyarıda bulundu.
Bakanlar açıklamada, "Bu tür tüm yasa dışı ve provokatif İsrail uygulamalarının derhal durdurulması çağrısında bulunmakta ve Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüye bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini yeniden teyit etmektedirler." ifadesini kullandı.
Dışişleri bakanları, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmasını ve başta kendi kaderini tayin hakkı ile başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yeniden teyit etti.
Bakanlar ayrıca, İsrail işgalini sona erdirmeyi ve uluslararası hukuk, ilgili BM kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca, iki devletli çözüm temelinde, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı sağlamayı amaçlayan tüm çabalara desteklerini bir kez daha beyan etti.
İsrail-
Filistin-
Mescid-i Aksa
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştü2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:27
Son Güncelleme: 02.06.2026 21:27
Anadolu Ajansı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı
AA
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün dışişleri bakanları, sık sık İsraillilerin saldırısına uğrayan Mescid-i Aksa’da İsrail bayrağı açılmasını kınadı.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Dışişleri bakanları, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskınlarını ve Mescid-i Aksa avlusunda İsrail bayrağı açılmasını en güçlü şekilde kınamaktadırlar. Bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğunu vurgulamaktadırlar."
’'MESCİD-İ AKSA MÜSLÜMANLARA AİT BİR İBADET YERİ''
Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik süregelen sistematik ihlallerini ve önlemlerini kınadı.
Bakanlar, Kudüs ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini yineleyerek, tarihi Haşimi vesayetinin bu konudaki özel rolünü tanıyarak, bu statünün korunması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, kutsal Mescid-i Aksa'nın işlerini yürütme ve buraya girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yineledi.
‘’İSRAİL'İN SORUMLULUĞU''
Dışişleri bakanları, bu tırmandırıcı eylemlerin durdurulmasını İsrail makamlarının sorumluluğu olarak gördüklerini ve tekrarlanan İsrail ihlallerinin gerilimi tırmandırdığı, istikrarsızlığı ve aşırıcılığı körüklediği, barışa yönelik uluslararası çabaları baltaladığı ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlalini teşkil ettiği hususlarında uyarıda bulundu.
Bakanlar açıklamada, "Bu tür tüm yasa dışı ve provokatif İsrail uygulamalarının derhal durdurulması çağrısında bulunmakta ve Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüye bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini yeniden teyit etmektedirler." ifadesini kullandı.
Dışişleri bakanları, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmasını ve başta kendi kaderini tayin hakkı ile başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yeniden teyit etti.
Bakanlar ayrıca, İsrail işgalini sona erdirmeyi ve uluslararası hukuk, ilgili BM kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca, iki devletli çözüm temelinde, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı sağlamayı amaçlayan tüm çabalara desteklerini bir kez daha beyan etti.
İsrail-
Filistin-
Mescid-i Aksa
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştü2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:27
Son Güncelleme: 02.06.2026 21:27
Anadolu Ajansı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı
AA
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün dışişleri bakanları, sık sık İsraillilerin saldırısına uğrayan Mescid-i Aksa’da İsrail bayrağı açılmasını kınadı.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Dışişleri bakanları, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskınlarını ve Mescid-i Aksa avlusunda İsrail bayrağı açılmasını en güçlü şekilde kınamaktadırlar. Bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğunu vurgulamaktadırlar."
’'MESCİD-İ AKSA MÜSLÜMANLARA AİT BİR İBADET YERİ''
Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik süregelen sistematik ihlallerini ve önlemlerini kınadı.
Bakanlar, Kudüs ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini yineleyerek, tarihi Haşimi vesayetinin bu konudaki özel rolünü tanıyarak, bu statünün korunması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, kutsal Mescid-i Aksa'nın işlerini yürütme ve buraya girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yineledi.
‘’İSRAİL'İN SORUMLULUĞU''
Dışişleri bakanları, bu tırmandırıcı eylemlerin durdurulmasını İsrail makamlarının sorumluluğu olarak gördüklerini ve tekrarlanan İsrail ihlallerinin gerilimi tırmandırdığı, istikrarsızlığı ve aşırıcılığı körüklediği, barışa yönelik uluslararası çabaları baltaladığı ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlalini teşkil ettiği hususlarında uyarıda bulundu.
Bakanlar açıklamada, "Bu tür tüm yasa dışı ve provokatif İsrail uygulamalarının derhal durdurulması çağrısında bulunmakta ve Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüye bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini yeniden teyit etmektedirler." ifadesini kullandı.
Dışişleri bakanları, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmasını ve başta kendi kaderini tayin hakkı ile başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yeniden teyit etti.
Bakanlar ayrıca, İsrail işgalini sona erdirmeyi ve uluslararası hukuk, ilgili BM kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca, iki devletli çözüm temelinde, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı sağlamayı amaçlayan tüm çabalara desteklerini bir kez daha beyan etti.
İsrail-
Filistin-
Mescid-i Aksa
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştü2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:27
Son Güncelleme: 02.06.2026 21:27
Anadolu Ajansı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı
AA
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün dışişleri bakanları, sık sık İsraillilerin saldırısına uğrayan Mescid-i Aksa’da İsrail bayrağı açılmasını kınadı.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Dışişleri bakanları, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilerin, İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskınlarını ve Mescid-i Aksa avlusunda İsrail bayrağı açılmasını en güçlü şekilde kınamaktadırlar. Bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğunu vurgulamaktadırlar."
’'MESCİD-İ AKSA MÜSLÜMANLARA AİT BİR İBADET YERİ''
Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının kutsiyetini ve statüsünü baltalamaya yönelik süregelen sistematik ihlallerini ve önlemlerini kınadı.
Bakanlar, Kudüs ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini yineleyerek, tarihi Haşimi vesayetinin bu konudaki özel rolünü tanıyarak, bu statünün korunması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, kutsal Mescid-i Aksa'nın işlerini yürütme ve buraya girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yineledi.
‘’İSRAİL'İN SORUMLULUĞU''
Dışişleri bakanları, bu tırmandırıcı eylemlerin durdurulmasını İsrail makamlarının sorumluluğu olarak gördüklerini ve tekrarlanan İsrail ihlallerinin gerilimi tırmandırdığı, istikrarsızlığı ve aşırıcılığı körüklediği, barışa yönelik uluslararası çabaları baltaladığı ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlalini teşkil ettiği hususlarında uyarıda bulundu.
Bakanlar açıklamada, "Bu tür tüm yasa dışı ve provokatif İsrail uygulamalarının derhal durdurulması çağrısında bulunmakta ve Mescid-i Aksa'daki tarihi ve hukuki statüye bütünüyle saygı gösterilmesi gerektiğini yeniden teyit etmektedirler." ifadesini kullandı.
Dışişleri bakanları, Filistin halkıyla sarsılmaz dayanışmasını ve başta kendi kaderini tayin hakkı ile başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmak üzere, meşru ve devredilemez ulusal haklarının hayata geçirilmesine yönelik kararlı desteklerini yeniden teyit etti.
Bakanlar ayrıca, İsrail işgalini sona erdirmeyi ve uluslararası hukuk, ilgili BM kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca, iki devletli çözüm temelinde, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı sağlamayı amaçlayan tüm çabalara desteklerini bir kez daha beyan etti.
İsrail-
Filistin-
Mescid-i Aksa
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştü2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Ana içeriğe atla"Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı" Kars'ta düzenlendiGündemGökhan Çeliker, Cüneyt Çelik02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Fotoğraf: Cüneyt Çelik / AAKars
Kars'taki bir otelde düzenlenen toplantıya, Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer, Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (KATSO) Kadir Bozan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Iğdır, Ardahan ve Erzurum Ticaret Odaları ve Borsalarından yetkililer ve iki ülkeden iş insanları katıldı.
Uzer, buradaki konuşmasında, toplantıyla Türkiye ile Ermenistan arasında tarihi bir eşiğe daha tanıklık edildiğini vurgulayarak iki ülke iş temsilcilerinin bu düzeyde bir araya gelmesinin önemine işaret etti.
Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde bugüne kadar atılan adımlar hakkında konuşan Uzer, üst düzey ziyaretlere de değindi.
Uzer, bu temasların ilişkilere sadece diplomatik bir boyut kazandırmadığını aynı zamanda geleceğe dair ortak bir irade beyanına da dönüştüğünü vurguladı.
Normalleşme sürecinde atılan adımlara işaret eden Uzer, "(Söz konusu adımlar) Sadece iki ülkenin değil tüm Güney Kafkasya ve Avrasya coğrafyasının refah ve istikrarına katkıda bulunacaktır." diye konuştu.
Uzer, görüşmelerin iki ülke iş dünyası için hayırlı, bereketli ve kazançlı ortaklıklara vesile olmasını diledi.
"(Türkiye-Ermenistan) Sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Darbinyan da iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin toplantının yapılmasındaki önemine değinerek "Türkiye ve Ermenistan olarak bizim, sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var." dedi.
Yetkililere iki ülke arasında ticari ilişkilerin sağlanması konusundaki katkıları nedeniyle teşekkürlerini sunan Darbinyan, demir yolu aracılığıyla direkt ticaretin mümkün olacağının altını çizdi.
Darbinyan, ticaretin Avrupa'ya kadar ulaşacağını vurgulayarak iki ülke ticaretinin gelişmesinin iş insanları için önemine atıfta bulundu.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sürecin ticari ilişkilerin de gelişmesini sağlayacağı mesajını veren Darbinyan, toplantının iş insanlarının birbirini daha iyi tanımasına olanak sağlayabileceğini söyledi.
Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bozan da sadece bir ekonomik forum için değil, aynı zamanda bölgenin geleceğini birlikte konuşarak, yeni işbirliklerinin temellerini atmak ve ortak bir ekonomik vizyon oluşturmak için bir araya geldiklerini ifade etti.
Bozan, Kars'ın güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, tarım ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
"Coğrafi işaretli Kars kaşarı, Kars gravyeri, Kars balı gibi markalaşmış ürünlere sahibiz. Hayvancılık, süt ürünleri, gıda sanayi, lojistik, turizm, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde önemli bir potansiyel barındırıyoruz. Aynı şekilde Ermenistan'ın da özellikle sanayi, gıda, teknoloji, turizm ve ticaret alanlarında önemli bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bugün artık dünyada rekabet sadece ülkeler arasında değil, bölgeler arasında yaşanıyor. Bu nedenle birbirimizi rakip olarak değil, tamamlayıcı ekonomik ortaklar olarak görmeliyiz."
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özakalın da toplantının sadece iş dünyasının bir araya getirdiği bir platform değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin, diyaloğun ve ortak geleceğe dair umutların güçlendirilmesi açısından da çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Özakalın, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini aktararak, "Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillendiriyor, tedarik zincirleri çeşitleniyor. Enerji güvenliği, lojistik hatlar ve bölgesel işbirliklerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığının farkındayız. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de ekonomik işbirliğinin ve istikrarın değerini daha da artırmaktadır. Bu yeni dönemde ülkeler arasında rekabet kadar işbirliği de belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve girişimcilik kapasitesi ile dünyanın en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır." dedi.
Konuşmaların ardından hediye takdimi yapılırken toplantı, Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanlarının ikili görüşmeleriyle devam etti.
Ana içeriğe atla"Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı" Kars'ta düzenlendiGündemGökhan Çeliker, Cüneyt Çelik02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Fotoğraf: Cüneyt Çelik / AAKars
Kars'taki bir otelde düzenlenen toplantıya, Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer, Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (KATSO) Kadir Bozan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Iğdır, Ardahan ve Erzurum Ticaret Odaları ve Borsalarından yetkililer ve iki ülkeden iş insanları katıldı.
Uzer, buradaki konuşmasında, toplantıyla Türkiye ile Ermenistan arasında tarihi bir eşiğe daha tanıklık edildiğini vurgulayarak iki ülke iş temsilcilerinin bu düzeyde bir araya gelmesinin önemine işaret etti.
Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde bugüne kadar atılan adımlar hakkında konuşan Uzer, üst düzey ziyaretlere de değindi.
Uzer, bu temasların ilişkilere sadece diplomatik bir boyut kazandırmadığını aynı zamanda geleceğe dair ortak bir irade beyanına da dönüştüğünü vurguladı.
Normalleşme sürecinde atılan adımlara işaret eden Uzer, "(Söz konusu adımlar) Sadece iki ülkenin değil tüm Güney Kafkasya ve Avrasya coğrafyasının refah ve istikrarına katkıda bulunacaktır." diye konuştu.
Uzer, görüşmelerin iki ülke iş dünyası için hayırlı, bereketli ve kazançlı ortaklıklara vesile olmasını diledi.
"(Türkiye-Ermenistan) Sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Darbinyan da iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin toplantının yapılmasındaki önemine değinerek "Türkiye ve Ermenistan olarak bizim, sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var." dedi.
Yetkililere iki ülke arasında ticari ilişkilerin sağlanması konusundaki katkıları nedeniyle teşekkürlerini sunan Darbinyan, demir yolu aracılığıyla direkt ticaretin mümkün olacağının altını çizdi.
Darbinyan, ticaretin Avrupa'ya kadar ulaşacağını vurgulayarak iki ülke ticaretinin gelişmesinin iş insanları için önemine atıfta bulundu.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sürecin ticari ilişkilerin de gelişmesini sağlayacağı mesajını veren Darbinyan, toplantının iş insanlarının birbirini daha iyi tanımasına olanak sağlayabileceğini söyledi.
Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bozan da sadece bir ekonomik forum için değil, aynı zamanda bölgenin geleceğini birlikte konuşarak, yeni işbirliklerinin temellerini atmak ve ortak bir ekonomik vizyon oluşturmak için bir araya geldiklerini ifade etti.
Bozan, Kars'ın güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, tarım ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
"Coğrafi işaretli Kars kaşarı, Kars gravyeri, Kars balı gibi markalaşmış ürünlere sahibiz. Hayvancılık, süt ürünleri, gıda sanayi, lojistik, turizm, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde önemli bir potansiyel barındırıyoruz. Aynı şekilde Ermenistan'ın da özellikle sanayi, gıda, teknoloji, turizm ve ticaret alanlarında önemli bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bugün artık dünyada rekabet sadece ülkeler arasında değil, bölgeler arasında yaşanıyor. Bu nedenle birbirimizi rakip olarak değil, tamamlayıcı ekonomik ortaklar olarak görmeliyiz."
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özakalın da toplantının sadece iş dünyasının bir araya getirdiği bir platform değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin, diyaloğun ve ortak geleceğe dair umutların güçlendirilmesi açısından da çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Özakalın, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini aktararak, "Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillendiriyor, tedarik zincirleri çeşitleniyor. Enerji güvenliği, lojistik hatlar ve bölgesel işbirliklerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığının farkındayız. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de ekonomik işbirliğinin ve istikrarın değerini daha da artırmaktadır. Bu yeni dönemde ülkeler arasında rekabet kadar işbirliği de belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve girişimcilik kapasitesi ile dünyanın en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır." dedi.
Konuşmaların ardından hediye takdimi yapılırken toplantı, Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanlarının ikili görüşmeleriyle devam etti.
Ana içeriğe atla"Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı" Kars'ta düzenlendiGündemGökhan Çeliker, Cüneyt Çelik02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Fotoğraf: Cüneyt Çelik / AAKars
Kars'taki bir otelde düzenlenen toplantıya, Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer, Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (KATSO) Kadir Bozan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Iğdır, Ardahan ve Erzurum Ticaret Odaları ve Borsalarından yetkililer ve iki ülkeden iş insanları katıldı.
Uzer, buradaki konuşmasında, toplantıyla Türkiye ile Ermenistan arasında tarihi bir eşiğe daha tanıklık edildiğini vurgulayarak iki ülke iş temsilcilerinin bu düzeyde bir araya gelmesinin önemine işaret etti.
Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde bugüne kadar atılan adımlar hakkında konuşan Uzer, üst düzey ziyaretlere de değindi.
Uzer, bu temasların ilişkilere sadece diplomatik bir boyut kazandırmadığını aynı zamanda geleceğe dair ortak bir irade beyanına da dönüştüğünü vurguladı.
Normalleşme sürecinde atılan adımlara işaret eden Uzer, "(Söz konusu adımlar) Sadece iki ülkenin değil tüm Güney Kafkasya ve Avrasya coğrafyasının refah ve istikrarına katkıda bulunacaktır." diye konuştu.
Uzer, görüşmelerin iki ülke iş dünyası için hayırlı, bereketli ve kazançlı ortaklıklara vesile olmasını diledi.
"(Türkiye-Ermenistan) Sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Darbinyan da iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin toplantının yapılmasındaki önemine değinerek "Türkiye ve Ermenistan olarak bizim, sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var." dedi.
Yetkililere iki ülke arasında ticari ilişkilerin sağlanması konusundaki katkıları nedeniyle teşekkürlerini sunan Darbinyan, demir yolu aracılığıyla direkt ticaretin mümkün olacağının altını çizdi.
Darbinyan, ticaretin Avrupa'ya kadar ulaşacağını vurgulayarak iki ülke ticaretinin gelişmesinin iş insanları için önemine atıfta bulundu.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sürecin ticari ilişkilerin de gelişmesini sağlayacağı mesajını veren Darbinyan, toplantının iş insanlarının birbirini daha iyi tanımasına olanak sağlayabileceğini söyledi.
Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bozan da sadece bir ekonomik forum için değil, aynı zamanda bölgenin geleceğini birlikte konuşarak, yeni işbirliklerinin temellerini atmak ve ortak bir ekonomik vizyon oluşturmak için bir araya geldiklerini ifade etti.
Bozan, Kars'ın güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, tarım ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
"Coğrafi işaretli Kars kaşarı, Kars gravyeri, Kars balı gibi markalaşmış ürünlere sahibiz. Hayvancılık, süt ürünleri, gıda sanayi, lojistik, turizm, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde önemli bir potansiyel barındırıyoruz. Aynı şekilde Ermenistan'ın da özellikle sanayi, gıda, teknoloji, turizm ve ticaret alanlarında önemli bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bugün artık dünyada rekabet sadece ülkeler arasında değil, bölgeler arasında yaşanıyor. Bu nedenle birbirimizi rakip olarak değil, tamamlayıcı ekonomik ortaklar olarak görmeliyiz."
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özakalın da toplantının sadece iş dünyasının bir araya getirdiği bir platform değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin, diyaloğun ve ortak geleceğe dair umutların güçlendirilmesi açısından da çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Özakalın, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini aktararak, "Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillendiriyor, tedarik zincirleri çeşitleniyor. Enerji güvenliği, lojistik hatlar ve bölgesel işbirliklerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığının farkındayız. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de ekonomik işbirliğinin ve istikrarın değerini daha da artırmaktadır. Bu yeni dönemde ülkeler arasında rekabet kadar işbirliği de belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve girişimcilik kapasitesi ile dünyanın en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır." dedi.
Konuşmaların ardından hediye takdimi yapılırken toplantı, Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanlarının ikili görüşmeleriyle devam etti.
Ana içeriğe atla"Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı" Kars'ta düzenlendiGündemGökhan Çeliker, Cüneyt Çelik02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026Fotoğraf: Cüneyt Çelik / AAKars
Kars'taki bir otelde düzenlenen toplantıya, Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Uzer, Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (KATSO) Kadir Bozan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Iğdır, Ardahan ve Erzurum Ticaret Odaları ve Borsalarından yetkililer ve iki ülkeden iş insanları katıldı.
Uzer, buradaki konuşmasında, toplantıyla Türkiye ile Ermenistan arasında tarihi bir eşiğe daha tanıklık edildiğini vurgulayarak iki ülke iş temsilcilerinin bu düzeyde bir araya gelmesinin önemine işaret etti.
Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde bugüne kadar atılan adımlar hakkında konuşan Uzer, üst düzey ziyaretlere de değindi.
Uzer, bu temasların ilişkilere sadece diplomatik bir boyut kazandırmadığını aynı zamanda geleceğe dair ortak bir irade beyanına da dönüştüğünü vurguladı.
Normalleşme sürecinde atılan adımlara işaret eden Uzer, "(Söz konusu adımlar) Sadece iki ülkenin değil tüm Güney Kafkasya ve Avrasya coğrafyasının refah ve istikrarına katkıda bulunacaktır." diye konuştu.
Uzer, görüşmelerin iki ülke iş dünyası için hayırlı, bereketli ve kazançlı ortaklıklara vesile olmasını diledi.
"(Türkiye-Ermenistan) Sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Darbinyan da iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin toplantının yapılmasındaki önemine değinerek "Türkiye ve Ermenistan olarak bizim, sanayi ve ticari olarak işbirliği yapabilmemiz için büyük imkanlarımız var." dedi.
Yetkililere iki ülke arasında ticari ilişkilerin sağlanması konusundaki katkıları nedeniyle teşekkürlerini sunan Darbinyan, demir yolu aracılığıyla direkt ticaretin mümkün olacağının altını çizdi.
Darbinyan, ticaretin Avrupa'ya kadar ulaşacağını vurgulayarak iki ülke ticaretinin gelişmesinin iş insanları için önemine atıfta bulundu.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sürecin ticari ilişkilerin de gelişmesini sağlayacağı mesajını veren Darbinyan, toplantının iş insanlarının birbirini daha iyi tanımasına olanak sağlayabileceğini söyledi.
Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bozan da sadece bir ekonomik forum için değil, aynı zamanda bölgenin geleceğini birlikte konuşarak, yeni işbirliklerinin temellerini atmak ve ortak bir ekonomik vizyon oluşturmak için bir araya geldiklerini ifade etti.
Bozan, Kars'ın güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, tarım ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
"Coğrafi işaretli Kars kaşarı, Kars gravyeri, Kars balı gibi markalaşmış ürünlere sahibiz. Hayvancılık, süt ürünleri, gıda sanayi, lojistik, turizm, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde önemli bir potansiyel barındırıyoruz. Aynı şekilde Ermenistan'ın da özellikle sanayi, gıda, teknoloji, turizm ve ticaret alanlarında önemli bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bugün artık dünyada rekabet sadece ülkeler arasında değil, bölgeler arasında yaşanıyor. Bu nedenle birbirimizi rakip olarak değil, tamamlayıcı ekonomik ortaklar olarak görmeliyiz."
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özakalın da toplantının sadece iş dünyasının bir araya getirdiği bir platform değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin, diyaloğun ve ortak geleceğe dair umutların güçlendirilmesi açısından da çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Özakalın, dünya ekonomisinin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini aktararak, "Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillendiriyor, tedarik zincirleri çeşitleniyor. Enerji güvenliği, lojistik hatlar ve bölgesel işbirliklerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığının farkındayız. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de ekonomik işbirliğinin ve istikrarın değerini daha da artırmaktadır. Bu yeni dönemde ülkeler arasında rekabet kadar işbirliği de belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve girişimcilik kapasitesi ile dünyanın en önemli ekonomileri arasında yer almaktadır." dedi.
Konuşmaların ardından hediye takdimi yapılırken toplantı, Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanlarının ikili görüşmeleriyle devam etti.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:48
Anadolu Ajansı
HSK'nın konuya ilişkin incelemesi sürüyor.
NTV - Haber Merkezi
Rüşvet ile tahliye iddiası Adana Adliyesi'ni karıştırdı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli ağır ceza mahkemesi başkanı ve aynı zamanda hakimin "maddi menfaat" karşılığında tahliye kararları verdiği iddia edildi.
RAPORLARA YANSIDI
İlgili iddialar, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi tarafından tutulan raporda yer aldı. İddiaların odağındaki hakimin 4 avukatla ortak hareket ettiği ve birden fazla suça karışan 8 zanlının rüşvet karşılığı tahliye ettiği öne sürüldü.
Şüpheli hakim hakkında Baygaralar suç örgütü üyesi olduğu tespit edilen zanlının "nitelikli yağma" suçu kapsamında gözaltına alındığı ve maddi menfaat karşılığı tahliye edildiği iddiası yer aldı.
"Görevli memura direnme", "ruhsatsız silah", "kumar oynanması için yer ve imkan sağlama" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine rağmen iddialar odağındaki söz konusu hakimin tutuklama kararı vermediği de öne sürüldü.
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
HSK, 3 ay süreyle ilgili hakimi görevden uzaklaştırıldı.
Şüpheli hakim ilerleyen günlerde ifade verecek.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunTahliye-
Rüşvet-
Hakim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:48
Anadolu Ajansı
HSK'nın konuya ilişkin incelemesi sürüyor.
NTV - Haber Merkezi
Rüşvet ile tahliye iddiası Adana Adliyesi'ni karıştırdı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli ağır ceza mahkemesi başkanı ve aynı zamanda hakimin "maddi menfaat" karşılığında tahliye kararları verdiği iddia edildi.
RAPORLARA YANSIDI
İlgili iddialar, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi tarafından tutulan raporda yer aldı. İddiaların odağındaki hakimin 4 avukatla ortak hareket ettiği ve birden fazla suça karışan 8 zanlının rüşvet karşılığı tahliye ettiği öne sürüldü.
Şüpheli hakim hakkında Baygaralar suç örgütü üyesi olduğu tespit edilen zanlının "nitelikli yağma" suçu kapsamında gözaltına alındığı ve maddi menfaat karşılığı tahliye edildiği iddiası yer aldı.
"Görevli memura direnme", "ruhsatsız silah", "kumar oynanması için yer ve imkan sağlama" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine rağmen iddialar odağındaki söz konusu hakimin tutuklama kararı vermediği de öne sürüldü.
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
HSK, 3 ay süreyle ilgili hakimi görevden uzaklaştırıldı.
Şüpheli hakim ilerleyen günlerde ifade verecek.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunTahliye-
Rüşvet-
Hakim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:48
Anadolu Ajansı
HSK'nın konuya ilişkin incelemesi sürüyor.
NTV - Haber Merkezi
Rüşvet ile tahliye iddiası Adana Adliyesi'ni karıştırdı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli ağır ceza mahkemesi başkanı ve aynı zamanda hakimin "maddi menfaat" karşılığında tahliye kararları verdiği iddia edildi.
RAPORLARA YANSIDI
İlgili iddialar, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi tarafından tutulan raporda yer aldı. İddiaların odağındaki hakimin 4 avukatla ortak hareket ettiği ve birden fazla suça karışan 8 zanlının rüşvet karşılığı tahliye ettiği öne sürüldü.
Şüpheli hakim hakkında Baygaralar suç örgütü üyesi olduğu tespit edilen zanlının "nitelikli yağma" suçu kapsamında gözaltına alındığı ve maddi menfaat karşılığı tahliye edildiği iddiası yer aldı.
"Görevli memura direnme", "ruhsatsız silah", "kumar oynanması için yer ve imkan sağlama" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine rağmen iddialar odağındaki söz konusu hakimin tutuklama kararı vermediği de öne sürüldü.
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
HSK, 3 ay süreyle ilgili hakimi görevden uzaklaştırıldı.
Şüpheli hakim ilerleyen günlerde ifade verecek.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunTahliye-
Rüşvet-
Hakim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 16:48
Anadolu Ajansı
HSK'nın konuya ilişkin incelemesi sürüyor.
NTV - Haber Merkezi
Rüşvet ile tahliye iddiası Adana Adliyesi'ni karıştırdı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli ağır ceza mahkemesi başkanı ve aynı zamanda hakimin "maddi menfaat" karşılığında tahliye kararları verdiği iddia edildi.
RAPORLARA YANSIDI
İlgili iddialar, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi tarafından tutulan raporda yer aldı. İddiaların odağındaki hakimin 4 avukatla ortak hareket ettiği ve birden fazla suça karışan 8 zanlının rüşvet karşılığı tahliye ettiği öne sürüldü.
Şüpheli hakim hakkında Baygaralar suç örgütü üyesi olduğu tespit edilen zanlının "nitelikli yağma" suçu kapsamında gözaltına alındığı ve maddi menfaat karşılığı tahliye edildiği iddiası yer aldı.
"Görevli memura direnme", "ruhsatsız silah", "kumar oynanması için yer ve imkan sağlama" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine rağmen iddialar odağındaki söz konusu hakimin tutuklama kararı vermediği de öne sürüldü.
GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
HSK, 3 ay süreyle ilgili hakimi görevden uzaklaştırıldı.
Şüpheli hakim ilerleyen günlerde ifade verecek.
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olunTahliye-
Rüşvet-
Hakim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
"Superman"in Devam Filmi "Man of Tomorrow"dan İlk Lex Luthor Görseli Yayınlandı!1 Haz 2026 - 20:19
Warner Bros.
DC Sinematik Evreni’ni yeni baştan inşa eden yönetmen James Gunn, merakla beklenen yeni Superman devam filminden heyecan verici bir paylaşıma imza attı. Resmi adı "Man of Tomorrow" olarak açıklanan devam halkasının çekimleri tüm hızıyla sürerken Gunn, sosyal medya hesabından Nicholas Hoult’un canlandırdığı efsanevi kötü karakter Lex Luthor’ın ikonik savaş zırhını ilk kez gün yüzüne çıkardı. Ünlü yönetmen setten paylaştığı fotoğrafın altına "Kostüm kontrolü. 'Man of Tomorrow' setinden canlı yayın." notunu düşerek sinema dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.
Bu gönderiyi Instagram'da görJames Gunn (@jamesgunn)'in paylaştığı bir gönderi
Çizgi Roman Efsanesi Beyaz Perdede
DC çizgi romanlarında dahi milyarder Lex Luthor, Superman'in tanrısal güçleriyle baş edebilmek ve aradaki fiziksel farkı kapatabilmek için ileri teknoloji ürünü, silahlarla donatılmış özel zırhlar geliştirir. Bu zırhlar Luthor'a insanüstü bir güç, uçma yeteneği, koruyucu güç kalkanları ve yıkıcı bir cephane kapasitesi sağlar. Paylaşılan ilk görsel, Lex Luthor'ın parmaklıklar ardında çok fazla kalmayacağını gösteriyor.
Yönetmen koltuğuna yeniden James Gunn’ın oturduğu bu yeni macerada, David Corenswet'in hayat verdiği Superman ile Hoult'un canlandırdığı Lex Luthor, galaksiler arası çok daha büyük bir tehdide karşı yan yana gelmek zorunda kalacak. Lars Eidinger tarafından canlandırılacak olan Brainiac'ı alt etmek için Superman ve ezeli düşmanı ittifak kuracak. Bu sıra dışı ortaklığı konu alan film, 9 Temmuz 2027 tarihinde vizyona girecek.
Devam filminde Lois Lane rolüyle Rachel Brosnahan, Jimmy Olsen rolüyle Skyler Gisondo ve Eve Teschmacher rolüyle Sara Sampaio gibi tanıdık yüzler geri dönüyor. Ayrıca DC evreninin diğer kahramanları Hawkgirl (Isabela Merced), Green Lantern üyesi Guy Gardner (Nathan Fillion) ve Mister Terrific (Edi Gathegi) de kadrodaki yerlerini koruyor. İlk filmde kısa bir süre görünen, Superman'in kuzeni Kara Zor-El (Milly Alcock) ise bu yaz vizyona girecek kendi solo filmi "Supergirl"ün ardından "Man of Tomorrow" ile ana hikayeye güçlü bir geri dönüş yapacak.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Superman"in Devam Filmi "Man of Tomorrow"dan İlk Lex Luthor Görseli Yayınlandı!1 Haz 2026 - 20:19
Warner Bros.
DC Sinematik Evreni’ni yeni baştan inşa eden yönetmen James Gunn, merakla beklenen yeni Superman devam filminden heyecan verici bir paylaşıma imza attı. Resmi adı "Man of Tomorrow" olarak açıklanan devam halkasının çekimleri tüm hızıyla sürerken Gunn, sosyal medya hesabından Nicholas Hoult’un canlandırdığı efsanevi kötü karakter Lex Luthor’ın ikonik savaş zırhını ilk kez gün yüzüne çıkardı. Ünlü yönetmen setten paylaştığı fotoğrafın altına "Kostüm kontrolü. 'Man of Tomorrow' setinden canlı yayın." notunu düşerek sinema dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.
Bu gönderiyi Instagram'da görJames Gunn (@jamesgunn)'in paylaştığı bir gönderi
Çizgi Roman Efsanesi Beyaz Perdede
DC çizgi romanlarında dahi milyarder Lex Luthor, Superman'in tanrısal güçleriyle baş edebilmek ve aradaki fiziksel farkı kapatabilmek için ileri teknoloji ürünü, silahlarla donatılmış özel zırhlar geliştirir. Bu zırhlar Luthor'a insanüstü bir güç, uçma yeteneği, koruyucu güç kalkanları ve yıkıcı bir cephane kapasitesi sağlar. Paylaşılan ilk görsel, Lex Luthor'ın parmaklıklar ardında çok fazla kalmayacağını gösteriyor.
Yönetmen koltuğuna yeniden James Gunn’ın oturduğu bu yeni macerada, David Corenswet'in hayat verdiği Superman ile Hoult'un canlandırdığı Lex Luthor, galaksiler arası çok daha büyük bir tehdide karşı yan yana gelmek zorunda kalacak. Lars Eidinger tarafından canlandırılacak olan Brainiac'ı alt etmek için Superman ve ezeli düşmanı ittifak kuracak. Bu sıra dışı ortaklığı konu alan film, 9 Temmuz 2027 tarihinde vizyona girecek.
Devam filminde Lois Lane rolüyle Rachel Brosnahan, Jimmy Olsen rolüyle Skyler Gisondo ve Eve Teschmacher rolüyle Sara Sampaio gibi tanıdık yüzler geri dönüyor. Ayrıca DC evreninin diğer kahramanları Hawkgirl (Isabela Merced), Green Lantern üyesi Guy Gardner (Nathan Fillion) ve Mister Terrific (Edi Gathegi) de kadrodaki yerlerini koruyor. İlk filmde kısa bir süre görünen, Superman'in kuzeni Kara Zor-El (Milly Alcock) ise bu yaz vizyona girecek kendi solo filmi "Supergirl"ün ardından "Man of Tomorrow" ile ana hikayeye güçlü bir geri dönüş yapacak.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Superman"in Devam Filmi "Man of Tomorrow"dan İlk Lex Luthor Görseli Yayınlandı!1 Haz 2026 - 20:19
Warner Bros.
DC Sinematik Evreni’ni yeni baştan inşa eden yönetmen James Gunn, merakla beklenen yeni Superman devam filminden heyecan verici bir paylaşıma imza attı. Resmi adı "Man of Tomorrow" olarak açıklanan devam halkasının çekimleri tüm hızıyla sürerken Gunn, sosyal medya hesabından Nicholas Hoult’un canlandırdığı efsanevi kötü karakter Lex Luthor’ın ikonik savaş zırhını ilk kez gün yüzüne çıkardı. Ünlü yönetmen setten paylaştığı fotoğrafın altına "Kostüm kontrolü. 'Man of Tomorrow' setinden canlı yayın." notunu düşerek sinema dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.
Bu gönderiyi Instagram'da görJames Gunn (@jamesgunn)'in paylaştığı bir gönderi
Çizgi Roman Efsanesi Beyaz Perdede
DC çizgi romanlarında dahi milyarder Lex Luthor, Superman'in tanrısal güçleriyle baş edebilmek ve aradaki fiziksel farkı kapatabilmek için ileri teknoloji ürünü, silahlarla donatılmış özel zırhlar geliştirir. Bu zırhlar Luthor'a insanüstü bir güç, uçma yeteneği, koruyucu güç kalkanları ve yıkıcı bir cephane kapasitesi sağlar. Paylaşılan ilk görsel, Lex Luthor'ın parmaklıklar ardında çok fazla kalmayacağını gösteriyor.
Yönetmen koltuğuna yeniden James Gunn’ın oturduğu bu yeni macerada, David Corenswet'in hayat verdiği Superman ile Hoult'un canlandırdığı Lex Luthor, galaksiler arası çok daha büyük bir tehdide karşı yan yana gelmek zorunda kalacak. Lars Eidinger tarafından canlandırılacak olan Brainiac'ı alt etmek için Superman ve ezeli düşmanı ittifak kuracak. Bu sıra dışı ortaklığı konu alan film, 9 Temmuz 2027 tarihinde vizyona girecek.
Devam filminde Lois Lane rolüyle Rachel Brosnahan, Jimmy Olsen rolüyle Skyler Gisondo ve Eve Teschmacher rolüyle Sara Sampaio gibi tanıdık yüzler geri dönüyor. Ayrıca DC evreninin diğer kahramanları Hawkgirl (Isabela Merced), Green Lantern üyesi Guy Gardner (Nathan Fillion) ve Mister Terrific (Edi Gathegi) de kadrodaki yerlerini koruyor. İlk filmde kısa bir süre görünen, Superman'in kuzeni Kara Zor-El (Milly Alcock) ise bu yaz vizyona girecek kendi solo filmi "Supergirl"ün ardından "Man of Tomorrow" ile ana hikayeye güçlü bir geri dönüş yapacak.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
OK
Back to Top
"Superman"in Devam Filmi "Man of Tomorrow"dan İlk Lex Luthor Görseli Yayınlandı!1 Haz 2026 - 20:19
Warner Bros.
DC Sinematik Evreni’ni yeni baştan inşa eden yönetmen James Gunn, merakla beklenen yeni Superman devam filminden heyecan verici bir paylaşıma imza attı. Resmi adı "Man of Tomorrow" olarak açıklanan devam halkasının çekimleri tüm hızıyla sürerken Gunn, sosyal medya hesabından Nicholas Hoult’un canlandırdığı efsanevi kötü karakter Lex Luthor’ın ikonik savaş zırhını ilk kez gün yüzüne çıkardı. Ünlü yönetmen setten paylaştığı fotoğrafın altına "Kostüm kontrolü. 'Man of Tomorrow' setinden canlı yayın." notunu düşerek sinema dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.
Bu gönderiyi Instagram'da görJames Gunn (@jamesgunn)'in paylaştığı bir gönderi
Çizgi Roman Efsanesi Beyaz Perdede
DC çizgi romanlarında dahi milyarder Lex Luthor, Superman'in tanrısal güçleriyle baş edebilmek ve aradaki fiziksel farkı kapatabilmek için ileri teknoloji ürünü, silahlarla donatılmış özel zırhlar geliştirir. Bu zırhlar Luthor'a insanüstü bir güç, uçma yeteneği, koruyucu güç kalkanları ve yıkıcı bir cephane kapasitesi sağlar. Paylaşılan ilk görsel, Lex Luthor'ın parmaklıklar ardında çok fazla kalmayacağını gösteriyor.
Yönetmen koltuğuna yeniden James Gunn’ın oturduğu bu yeni macerada, David Corenswet'in hayat verdiği Superman ile Hoult'un canlandırdığı Lex Luthor, galaksiler arası çok daha büyük bir tehdide karşı yan yana gelmek zorunda kalacak. Lars Eidinger tarafından canlandırılacak olan Brainiac'ı alt etmek için Superman ve ezeli düşmanı ittifak kuracak. Bu sıra dışı ortaklığı konu alan film, 9 Temmuz 2027 tarihinde vizyona girecek.
Devam filminde Lois Lane rolüyle Rachel Brosnahan, Jimmy Olsen rolüyle Skyler Gisondo ve Eve Teschmacher rolüyle Sara Sampaio gibi tanıdık yüzler geri dönüyor. Ayrıca DC evreninin diğer kahramanları Hawkgirl (Isabela Merced), Green Lantern üyesi Guy Gardner (Nathan Fillion) ve Mister Terrific (Edi Gathegi) de kadrodaki yerlerini koruyor. İlk filmde kısa bir süre görünen, Superman'in kuzeni Kara Zor-El (Milly Alcock) ise bu yaz vizyona girecek kendi solo filmi "Supergirl"ün ardından "Man of Tomorrow" ile ana hikayeye güçlü bir geri dönüş yapacak.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:59
DHA
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konuların ele alındı
DHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir görüşme gerçekleştirdi. “BÖLGESEL KONULAR ELE ALINDI”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye'nin, Sudan'da akan kanın durması için gayretlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Erdoğan, Türkiye ile Sudan ilişkilerini ticaret, tarım, enerji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan-
Sudan-
Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:59
DHA
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konuların ele alındı
DHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir görüşme gerçekleştirdi. “BÖLGESEL KONULAR ELE ALINDI”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye'nin, Sudan'da akan kanın durması için gayretlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Erdoğan, Türkiye ile Sudan ilişkilerini ticaret, tarım, enerji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan-
Sudan-
Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:59
DHA
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konuların ele alındı
DHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir görüşme gerçekleştirdi. “BÖLGESEL KONULAR ELE ALINDI”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye'nin, Sudan'da akan kanın durması için gayretlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Erdoğan, Türkiye ile Sudan ilişkilerini ticaret, tarım, enerji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan-
Sudan-
Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
02.06.2026 21:59
DHA
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konuların ele alındı
DHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir görüşme gerçekleştirdi. “BÖLGESEL KONULAR ELE ALINDI”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Görüşmede, Türkiye-Sudan ikili ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye'nin, Sudan'da akan kanın durması için gayretlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Erdoğan, Türkiye ile Sudan ilişkilerini ticaret, tarım, enerji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan-
Sudan-
Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüştüTürkiye dahil 8 ülke, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınları kınadı2 işçinin öldüğü maden faciasında ilk duruşma. Tutuklu maden sahibi tahliye edildi
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Ankara'da nişanlısıyla yaşadığı 7'nci kattaki evin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Türkan Biçer'in (30), düşme anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Görüntüde, Türkan Biçer'in yaklaşık 1,5 dakika balkonda asılı kaldığı ve ardından aşağı düştüğü anlar yer aldı.
Ankara'da nişanlısıyla yaşadığı 7'nci kattaki evin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Türkan Biçer'in (30), düşme anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Görüntüde, Türkan Biçer'in yaklaşık 1,5 dakika balkonda asılı kaldığı ve ardından aşağı düştüğü anlar yer aldı.
Ankara'da nişanlısıyla yaşadığı 7'nci kattaki evin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Türkan Biçer'in (30), düşme anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Görüntüde, Türkan Biçer'in yaklaşık 1,5 dakika balkonda asılı kaldığı ve ardından aşağı düştüğü anlar yer aldı.
Ankara'da nişanlısıyla yaşadığı 7'nci kattaki evin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Türkan Biçer'in (30), düşme anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Görüntüde, Türkan Biçer'in yaklaşık 1,5 dakika balkonda asılı kaldığı ve ardından aşağı düştüğü anlar yer aldı.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 18:12
Son Güncelleme: 31.05.2026 18:16
Anadolu Ajansı
TEM Otoyolu'nda yol bakım onarım çalışması başlatılıyor.
NTV - Haber Merkezi
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre TEM Otoyolu İstanbul yönünde yol çalışması yapılacak. 2 Haziran Salı günü saat 08.00'den itibaren Muallimköy Kavşağı-Gebze Kavşağı arasında 24 saat esasına göre yapılacak iyileştirme ve onarım çalışması sebebiyle yol ulaşıma kapatılacak. Çalışma süresince trafik akışı Muallimköy Kavşağı'ndan D-100 Devlet Yolu'na ve Kuzey Marmara Otoyolu'na yönlendirilecek.D-100 ve Kuzey Marmara Otoyolu'ndan gelip, TEM Otoyolu Muallimköy Kavşağı üzerinden İstanbul yönüne girişler de bu sürede kapalı olacak. Bu istikamete gitmek isteyenler D-100 Devlet Yolu'nu kullanabilecek veya Bilişim Vadisi Kavşağı öncesindeki alt geçitten U dönüşü yapabilecek.Ayrıca Osmangazi Köprüsü istikametinden gelip, TEM Otoyolu İstanbul ve Ankara istikametine bağlanan kollar Muallimköy Kavşağı'nda trafiğe kapatılacak. İstanbul ve Ankara yönündeki ulaşım yine D-100 Devlet Yolu'na aktarılacak.
Anadolu Otoyolu-
Kapanan yollar-
Trafik
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 18:12
Son Güncelleme: 31.05.2026 18:16
Anadolu Ajansı
TEM Otoyolu'nda yol bakım onarım çalışması başlatılıyor.
NTV - Haber Merkezi
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre TEM Otoyolu İstanbul yönünde yol çalışması yapılacak. 2 Haziran Salı günü saat 08.00'den itibaren Muallimköy Kavşağı-Gebze Kavşağı arasında 24 saat esasına göre yapılacak iyileştirme ve onarım çalışması sebebiyle yol ulaşıma kapatılacak. Çalışma süresince trafik akışı Muallimköy Kavşağı'ndan D-100 Devlet Yolu'na ve Kuzey Marmara Otoyolu'na yönlendirilecek.D-100 ve Kuzey Marmara Otoyolu'ndan gelip, TEM Otoyolu Muallimköy Kavşağı üzerinden İstanbul yönüne girişler de bu sürede kapalı olacak. Bu istikamete gitmek isteyenler D-100 Devlet Yolu'nu kullanabilecek veya Bilişim Vadisi Kavşağı öncesindeki alt geçitten U dönüşü yapabilecek.Ayrıca Osmangazi Köprüsü istikametinden gelip, TEM Otoyolu İstanbul ve Ankara istikametine bağlanan kollar Muallimköy Kavşağı'nda trafiğe kapatılacak. İstanbul ve Ankara yönündeki ulaşım yine D-100 Devlet Yolu'na aktarılacak.
Anadolu Otoyolu-
Kapanan yollar-
Trafik
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 18:12
Son Güncelleme: 31.05.2026 18:16
Anadolu Ajansı
TEM Otoyolu'nda yol bakım onarım çalışması başlatılıyor.
NTV - Haber Merkezi
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre TEM Otoyolu İstanbul yönünde yol çalışması yapılacak. 2 Haziran Salı günü saat 08.00'den itibaren Muallimköy Kavşağı-Gebze Kavşağı arasında 24 saat esasına göre yapılacak iyileştirme ve onarım çalışması sebebiyle yol ulaşıma kapatılacak. Çalışma süresince trafik akışı Muallimköy Kavşağı'ndan D-100 Devlet Yolu'na ve Kuzey Marmara Otoyolu'na yönlendirilecek.D-100 ve Kuzey Marmara Otoyolu'ndan gelip, TEM Otoyolu Muallimköy Kavşağı üzerinden İstanbul yönüne girişler de bu sürede kapalı olacak. Bu istikamete gitmek isteyenler D-100 Devlet Yolu'nu kullanabilecek veya Bilişim Vadisi Kavşağı öncesindeki alt geçitten U dönüşü yapabilecek.Ayrıca Osmangazi Köprüsü istikametinden gelip, TEM Otoyolu İstanbul ve Ankara istikametine bağlanan kollar Muallimköy Kavşağı'nda trafiğe kapatılacak. İstanbul ve Ankara yönündeki ulaşım yine D-100 Devlet Yolu'na aktarılacak.
Anadolu Otoyolu-
Kapanan yollar-
Trafik
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Canlı İzleSon Dakika
31.05.2026 18:12
Son Güncelleme: 31.05.2026 18:16
Anadolu Ajansı
TEM Otoyolu'nda yol bakım onarım çalışması başlatılıyor.
NTV - Haber Merkezi
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre TEM Otoyolu İstanbul yönünde yol çalışması yapılacak. 2 Haziran Salı günü saat 08.00'den itibaren Muallimköy Kavşağı-Gebze Kavşağı arasında 24 saat esasına göre yapılacak iyileştirme ve onarım çalışması sebebiyle yol ulaşıma kapatılacak. Çalışma süresince trafik akışı Muallimköy Kavşağı'ndan D-100 Devlet Yolu'na ve Kuzey Marmara Otoyolu'na yönlendirilecek.D-100 ve Kuzey Marmara Otoyolu'ndan gelip, TEM Otoyolu Muallimköy Kavşağı üzerinden İstanbul yönüne girişler de bu sürede kapalı olacak. Bu istikamete gitmek isteyenler D-100 Devlet Yolu'nu kullanabilecek veya Bilişim Vadisi Kavşağı öncesindeki alt geçitten U dönüşü yapabilecek.Ayrıca Osmangazi Köprüsü istikametinden gelip, TEM Otoyolu İstanbul ve Ankara istikametine bağlanan kollar Muallimköy Kavşağı'nda trafiğe kapatılacak. İstanbul ve Ankara yönündeki ulaşım yine D-100 Devlet Yolu'na aktarılacak.
Anadolu Otoyolu-
Kapanan yollar-
Trafik
Cam silerken 5'inci kattan düşen kadın öldüSon dakika deprem mi oldu? Az önce deprem nerede oldu? İstanbul, Ankara, İzmir ve il il AFAD son depremler 01 Haziran 2026Kabine toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, dış yardımlarda yapılan kesintileri savunduDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026New York
Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde bakanlığının 2027 bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, USAID fonlarında yapılan kesintileri ve Dışişleri Bakanlığının ABD'nin küresel ölçekte yardım sağlama yöntemini yeniden yapılandırma politikasını savundu.
ABD'nin "bir hayır kurumu olmadığını" söyleyen Rubio "Burada sosyal hizmet görevlisi rolü oynamaya gelmedik. Buraya kazanmaya geldik." ifadelerine yer verdi.
Senato oturumunda, USAID fonlarının kapatılmasından dolayı kimsenin ölmediğini savunan Rubio'ya Oregon Senatörü Jeff Merkley itiraz etti.
Merkley, alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine atıfta bulunarak Rubio'nun iddiasının doğru olmadığını belirterek, "Bu ülkeyi baştan sona yürüseniz, yaklaşık her 30 metrede bir ölü çocuk görürsünüz. İşte katliamın boyutu bu." ifadelerini kullandı.
Merkley, ABD medyasında da bu nedenle "500 binden fazla çocuğun ve yüz binlerce yetişkinin hayatını kaybettiğine dair" tahminlere yer verildiğini söyledi.
Geçen yıl ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığına bağlı bir kurum olan USAID'ın küresel yardım programlarını durdurmuş, sivil toplum kuruluşları ile yerel ortaklarını uzun süredir yararlandıkları hibe ve fonlardan mahrum bırakmıştı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, dış yardımlarda yapılan kesintileri savunduDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026New York
Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde bakanlığının 2027 bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, USAID fonlarında yapılan kesintileri ve Dışişleri Bakanlığının ABD'nin küresel ölçekte yardım sağlama yöntemini yeniden yapılandırma politikasını savundu.
ABD'nin "bir hayır kurumu olmadığını" söyleyen Rubio "Burada sosyal hizmet görevlisi rolü oynamaya gelmedik. Buraya kazanmaya geldik." ifadelerine yer verdi.
Senato oturumunda, USAID fonlarının kapatılmasından dolayı kimsenin ölmediğini savunan Rubio'ya Oregon Senatörü Jeff Merkley itiraz etti.
Merkley, alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine atıfta bulunarak Rubio'nun iddiasının doğru olmadığını belirterek, "Bu ülkeyi baştan sona yürüseniz, yaklaşık her 30 metrede bir ölü çocuk görürsünüz. İşte katliamın boyutu bu." ifadelerini kullandı.
Merkley, ABD medyasında da bu nedenle "500 binden fazla çocuğun ve yüz binlerce yetişkinin hayatını kaybettiğine dair" tahminlere yer verildiğini söyledi.
Geçen yıl ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığına bağlı bir kurum olan USAID'ın küresel yardım programlarını durdurmuş, sivil toplum kuruluşları ile yerel ortaklarını uzun süredir yararlandıkları hibe ve fonlardan mahrum bırakmıştı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, dış yardımlarda yapılan kesintileri savunduDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026New York
Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde bakanlığının 2027 bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, USAID fonlarında yapılan kesintileri ve Dışişleri Bakanlığının ABD'nin küresel ölçekte yardım sağlama yöntemini yeniden yapılandırma politikasını savundu.
ABD'nin "bir hayır kurumu olmadığını" söyleyen Rubio "Burada sosyal hizmet görevlisi rolü oynamaya gelmedik. Buraya kazanmaya geldik." ifadelerine yer verdi.
Senato oturumunda, USAID fonlarının kapatılmasından dolayı kimsenin ölmediğini savunan Rubio'ya Oregon Senatörü Jeff Merkley itiraz etti.
Merkley, alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine atıfta bulunarak Rubio'nun iddiasının doğru olmadığını belirterek, "Bu ülkeyi baştan sona yürüseniz, yaklaşık her 30 metrede bir ölü çocuk görürsünüz. İşte katliamın boyutu bu." ifadelerini kullandı.
Merkley, ABD medyasında da bu nedenle "500 binden fazla çocuğun ve yüz binlerce yetişkinin hayatını kaybettiğine dair" tahminlere yer verildiğini söyledi.
Geçen yıl ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığına bağlı bir kurum olan USAID'ın küresel yardım programlarını durdurmuş, sivil toplum kuruluşları ile yerel ortaklarını uzun süredir yararlandıkları hibe ve fonlardan mahrum bırakmıştı.
Ana içeriğe atlaABD Dışişleri Bakanı Rubio, dış yardımlarda yapılan kesintileri savunduDünyaMücahit Oktay02 Haziran 2026•Güncelleme: 02 Haziran 2026New York
Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde bakanlığının 2027 bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, USAID fonlarında yapılan kesintileri ve Dışişleri Bakanlığının ABD'nin küresel ölçekte yardım sağlama yöntemini yeniden yapılandırma politikasını savundu.
ABD'nin "bir hayır kurumu olmadığını" söyleyen Rubio "Burada sosyal hizmet görevlisi rolü oynamaya gelmedik. Buraya kazanmaya geldik." ifadelerine yer verdi.
Senato oturumunda, USAID fonlarının kapatılmasından dolayı kimsenin ölmediğini savunan Rubio'ya Oregon Senatörü Jeff Merkley itiraz etti.
Merkley, alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine atıfta bulunarak Rubio'nun iddiasının doğru olmadığını belirterek, "Bu ülkeyi baştan sona yürüseniz, yaklaşık her 30 metrede bir ölü çocuk görürsünüz. İşte katliamın boyutu bu." ifadelerini kullandı.
Merkley, ABD medyasında da bu nedenle "500 binden fazla çocuğun ve yüz binlerce yetişkinin hayatını kaybettiğine dair" tahminlere yer verildiğini söyledi.
Geçen yıl ABD yönetimi, Dışişleri Bakanlığına bağlı bir kurum olan USAID'ın küresel yardım programlarını durdurmuş, sivil toplum kuruluşları ile yerel ortaklarını uzun süredir yararlandıkları hibe ve fonlardan mahrum bırakmıştı.